• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  

       sakli-sifa çoban
              
                                
Site Menusu
Site Haritası
Takvim

RÜZGAR SU VE GÜNEŞ ENERJİSİ ÜRETİM RAPORLARI PİRİİ WORLD

     sakli sifa  sakli şifa  sakli şifa

     VARAMAYACAĞINI ANLAYACAK VE SONUNDA BAŞARACAKSIN

İlla ben buradayım demene gerek yok sağ veya sol elinle ekle ,çıkart bunu duyurma na gerek yok merak etme kimsede fark etmez, ama fark edilmek için ekle, çünkü bir şeyler olmak için mücadele ediyon..Ama bir türlü başaramıyor şimdiki hayatın gibi...Aslında anlayabilseydin bu kadar teknoloji karşısında başarılı olduğunu hayatta da her şeyi başaracağını bilirdin...

Nefsin sıra beklemiyor şan şöhreti hemen yakalamak istiyor, sen bil ki kendini oyalamaktalar, sen istersen ağzınla kuşta tutsan ,dış dünyanın istemiş olduğu kadar gider ,bil ki hiçbir yere gidemeyecek hiç bir şey yapamayacaksın seni ve senin gibileri sadece oyalamak, ve içindeki hareketliği hareket ettirip masa başındakileri zengin ekmek için seni kullanıyorlar, beğen, paylaş, yorum yap...Sonra hasta ederler...Bilgiye ulaşmak için önce reklamlardan geçer zihniyet...

Bak şimdiki şu an aklın da şu geçiyor kendini bir şey zannediyor... Hiçbir sistem %70 kendisine çalıştırır geri kalan sisten de %30 da yumak iplikle bırakırlar...Seni derinlere çeker.... Bilgi , Bilgisayardan ,şiddet kaos programına geçer ,şimdi ne kadar mutlusun, yağlı kazan içine düşmüş, beni bulmaları için ,ben olmak için ,o siteden bu site açmaktan öte bir yere va ra ma ya çak sın....

Akıl öylemi fikir düşünce ona benzemez o senin içindeki öz yapıcılığın.. Sen başarılı olmuşsun ama yön bulamıyorsun ila birilerini arıyorsun ,okusaydın doğruyu yanlışı bilir, bilirdin içindeki enderindeki korkusuzluğu ve dışarı çıkarıp her şeyi başaracağını anlardın...VE eninde sonunda anlayacak Başaracaksın..

Su soğuk daha da soğursa bir birin tetikler buz olur güneş çıkar erir, denize atılan taşta bir dalgacıktan başlar sona erer, Bilgisayarda bir birine veri tabanlarla bas istasyon vazifesi yapar, bir birini tetikler, iç içe geçerek sonsuz yol alır..

Derinlere çeker ,günü gelince çöker, arayış yaparak insanoğlunu kullanırlar ,elektrik bedava ,internet bedava der bilgisayarların içine ufak veri tabanları güçlendirerek, bir birini tetikleyecek baz istasyonları kurarak sonsuz veri tabanı yaparak sizleri kullanırlar, dışarıda gördükleriniz bas istasyonları gibi...Sizlere teşvik için para bile verirler...

Ama bilselerdi bunun daha kolayı varı, bilirler de o teknolojileri yok.. Düşünemeyen nefis dünya malı için insan çok...Hep kısa yolu tercih ederler...

                                        Çoban saklı şifa  


       İLK HAREKET BİR ENERJİDİR SONRASI SONSUZ ENERJİ        

   İlk hareketten sonrası çıkan artı eksi bir enerjinin başlangıcı olup su ,havada,ateşte birleşimlerden , mıknatıs zıt kutupları ,dünyanın kuzey ve güney kutupları bir şeyi fanus olarak çevirmekteki ilk hareket dünya yaratılış ta ilk hareket var olduğu gibi  bir enerji çıkacağı her kes tarafından bilinmekte . Bu herkes tarafından bilinirken yanı yenilebilir enerji varken hala fosil yakıp kullanmak nedir sorusu hala bir şeylerin çıkar var anlamını taşımakta .Hala insan sağlığıyla oynamak neyin nesi demek derken tek bir yolu çıkar dünyaya sahiplenmek.Şunu bilin ki dünyaya sahiplenemezsiniz  SİZİ BİR ŞEKİLDE DATIRIR ve BİTİRİR ta ki var olan enerjiyi “rabbimin “ sizlere akıl beceri vererek insan oğluna sunasınız diye Hikmet ve nimetlerden yararlanmak için sunmuş olup ve bunlardan yararlanın diye sunarken sizler bir şeyler yaparak kaoslara sürümektesiniz.Nedeni yoktur açık olarak bellidir.Kafa yapılarda başarı sağlamaksa son durakta EL ÜSTÜNDE gidecek siniz, Venedik te tek kollu gondola binersiniz eninde sonunda dört kürekli ye veya limuzini de konforlu yatakta.Tercih geride kalanların .Para bile sağlığınızı getiremeyecek.Giderken de bir şey götüremeyecek siniz.Parayı var olanda yiyemiyor ,yok olanda .Geride bir şey bırakmak.

 Var olan dünyamı bozmayın, Bu gün ülke toprakları savunduğunuz ,gelecek nesiller dünya toprakları kaybolmasın diye savunacaklar. 

     Dürüstlüğün kuralı yoktur..sadece dürüsttür..Tarih kayıtlarında yazar..anılır 
                                           
                                           Çoban sakli-sifa

        
          HER SEFERİNDE YENİ HEDEFLER ÇİZME TEK HEDEF     

  Her hedefe ulaştıkça yeni hedefler çizme sadece işine odakla hedefini  genişlet Başka hedeflere ulaşmak için her seferinde sizden bir parça götürür. Hedeflerinden  geleceğe azda olsa yanındaki gençlere ve hedeflerin doğrusunda onlara da ileriye itmek, bilin ki hem gençleri onlarına hedeflerini yakalamasına yardımcı olmak sizle ruhen sıhat ve sağlık gelecek .

  Ama bu günün dünyasında oyunlar değişti herkes bir alttakini yukarıya çekmiyor aksine ayaklarıyla eziyor,  paranın gücü insanlı unutturmuş ,geçte olsa insanoğlu anlayacak .

  Teknoloji üst seviyede bulundu ,ama insanoğlu son  teknolojiyi  katogorilere bölerek en alt katogoriden başlayarak her yıl yeni model çıkıyormuş  gibi insanoğlunu sömürmekte masa başı zenginlik insanları ve ülkeleri nasıl hortumlarız hesaplama dertlerinde .Tabi bizlerinde katkıları var ,hastalık var ,onda var bende niye yok ,onlarda arz ve talep yaparak zehirliyorlar.

 Yeni bir teknoloji olarak yenilebilen enerji de öyle çünkü ilk hareketten sonra sonsuz enerji elde edilir,bitmen enerjiyi buldukları halde ,…..

  Bu gün 3 saniyede 100 km hıza çıkan bir arabayı ,bir doluşta batarya 450 km gittiğini söylemekteler ama demezler ki  bitmiyen  bir enerji yaptık demezler,çünkü her sene bir model çıkarmak nasıl hortumlamak 4,5 üretim  imalatçılar fabrikalar dünyayı  nasıl hortumlarız  hesabını yapmakla ,düşüne dursun yeni araba  fabrikaları kurmak isteyen ülkelere eski tekmoloji 3,5 milyar dolara kurulan bir fabrikayı o ülkelere kurmak isterler ama demezler daha iyi gelecek teknolojiyi kurdurmazlar ,kurup ne yapacaksın der havasıyla biz sizlere daha ucuz veririz  diyerek geçmişten gelen zihniyet bir kez daha kamılmaz….Çünkü net kararlar  yenilikçi  bu hükümete 2023 yakışır çünkü güçlü devlet ,güçlü mühendis ,güçlü iş adamları varken hükümette hala eskileri düşünürsek muhakkak bir çapanoğlu vardır.Çoban sakli-sifa 


                                       
         ENERJİ           

   Dünya nüfusunun sürekli artışı, küresel ısınma, sera etkisi ile yağışlarda görülen ani değişiklikler, aşırı yağışlar, uzun süren kuraklıklar,  tatlı su rezervlerinin azalması, suların israf edilmesi ve aşırı derecede kirletilmesi gelecekte yaşanacak tatlı ,içme su ve toprak altından çıkan zenginlik ekonomi ve çıkar savaşlarına götürüyor.Geleceğin  karşı koyulmaz silahı parasal kırız göç ve göçe zorluyor, zorlayacak.   

 (Geçmişlerde,şimdikilerde,geleçeklerde,parmak izlerı aynı olan varmı,hiç böyle bir teknolaji varmı,böyle bir güç,sadece kainatın  sahibi )( RABBİMDEN Başka)            

                                   PROJE YENİLEBİLİR 

 -Çatı kat projesi yenilebilir enerji den yararlanmak çok basit ve sonsuz enerji yapıla bilir ama ne dense teknoloji varken bile ne hikmetse tek daire için mükemmel ama metropol şehirlerde çatı katları yetmiyor.Sebebi  enerji toplayan paneller  hücre yetersiz deyip geniş hücreli paneller üretilmiyor bir daireye 42.734 kw günlük 12 tam enerji vermek için 44 panel gitmekte 5 ampul 12 saat, buzdolabı 24 saat,uydu 12 saat,şarj makineleri 12 saat,leptop 12 saat,vantilatör 12 saat,su sebili 12 saat,elektrik motoru 5 saat , bulaşık 5 saat ,çamaşır 5 saat,elektrik süpürge 5 saat,diğer motorlar 5 saat toplam 42.734 kw dır.Tek daireli evler için Mükemmel peki 12 daireli bir apartman çatısına 528 adet panel konması lazım panel boyutları 150-50 buda hemen, hemen  750 metre kare demek bir apartman dairesi bu kadar olamaz.

  -Dünya da bu kadar üstün teknoloji varken ne hikmetse yapılamıyor.BUNUN ALTINDA CAPANOĞLU YATMAKTA.

  -Düşünün elektrik ye ,Sıçak suya para vermeden yaşamak üreticilerin işine gelmiyor,hani nerde kaldı insanoğluna hizmet.

-Veya varda birileri birilerinden çekiniyor veya demode enerjileri en alt tabandan başlayıp neni modeller yaratarak haksiz kazanç yapmaya ,kazanma ve kaybetme korkusu olanlar,fırsatlardan yararlanmak istiyen zihniyetler.

-Ama insanları yok edecek bombalar üret desek hemen yapılır insan zihniyeti yok etmek için yaratılmadı yaşatmak için yaratıldı.

-Evet böyle bir bomba yapıldı ama kendileri de korkmakta DÜNYAYI yok ederiz korkusu iğne batınca canım denir.Ve sadece NASADA ve uzaya gönderilen UYDULARDA kulanı lır  Hidrojendir roket fırlatma da kullanılır..Dünyada bunlar olurken biz insan oğluna bir göz banttı takılmış.

-Gerçekten böyle bulunmamışsa Çobanın projesi bir yapın anlarsınız. 

ÖRNEK :Araba arka spot lambalarını herkes bilmekte 12 volt ışıkla kilometrelerce uzaktan görmektesiniz nedeni ışık kırılması ve ışığı dağıtma onları yapan içi doğru küçük piramitler 5 cm yüzlerce piramitlerdir.

 -Birinci aşama (arı gözü petek göz) şeklinde 20 ye 20   kalıp yapılır,  ve cam olarak dökülür.

 -İkinci aşama( mısır piramit) şeklinde 20 ye 20 kalıp yapılır ve cam olarak dökülür.

 -Üçüncü aşama (arı gözü petek göz , mısır piramit) iç içe geçirilir.

 -Dört düncü aşama daha önce den hazırlaman panellere yerleştirilir.

- Beşinci  aşama piramit uçlar güneşe ve ısıya yönlen dirilerek aydınlık yeter enerji toplamaya başlayacağından enerjinin çıkışına toplama çekirdek yerleştirilecek aparatlar  göre mühendisler ölçüm yaparak şarj cihazı ,jel aküler ,invertörler hazırlanarak .İşlem tamamlanır.

 -Dairesel  360 derece 24 Kör noktayı yakalayarak az panelle çok enerjiyi yakalayacak  Çoban sakli-sifa   


Bir dünya vatandaşı, dünya için söz söylemeye 

hakkim var.Var sayımları yok saymayın.   
 
 sakli enerji ilyas ishak                 

  Dünya üzerinde kuzey güney kutup arında araştırmalar yaptıkça dünya ekolojisi  bozup insan olluna gelecekte çok büyük tehlikeler ,virüsler,bakteriler,yeni canlı  türleri , üretecek olup 50,100 yıl içinde çok farklı canlılar,çıkarak,onla kalmayıp deniz üzerinde baraj planları yapanlar dünya akış akordunu bozarak,denizlerin nefes almasını kesip ,denizleri kurutarak,çok büyük tuz çöllü haline getirip gelecek nesillere tehlike  yaratmak tan başka hiçbir şey olmayacak.Doğan güneşi,batıdan doğdurmak istiyorsunuz,5 milyar yıldan beri yaşayan dünya ile şaka olmaz,insan oğlunu yok etmekten başka bir şeye yaramaz,bu gün örnekler verir sek kara barajlar göletler,kanallar gerek siz yerlere kuruldukça ,ve yer altı su yollarını bozdukça yer altı ısıtmayı akordunu bozarsanız ,hava akımları bozuldukça ,yazı yaz olarak,kışı , kış  olarak yaşayamaz sak,iklimlerin dehiştiğini göremiyorsak,gelecekte ne büyük tehlikeler olacağını göremiyorsak ,teknoloji değiştikçe ,tarım alanları kısaldıkça yer altı sularını kaybettiğimizi ,30 yıl ve yüz yılın içinde,bir damla içecek su bulamayacağımızı bilmeniz.bildiğiniz halde ,hala fosil yakıtlar,yakmaya çalıştırmanız,fosil yakıtlar yandığı sürece havaya salınan gazları,dünya ekolojiyi bozduğunu,bildiğiniz halde,hala neden…..Bu gün spor olsun diye safari  yaparsınız,ama gelecekte,okla mızrakla avcılık yaparsınız . Dünya sahiplidir.yaşamak içim fırsatlar veriyor...Çoban.sakli-sifa.

                                        sakli sifa     

    Tek gelecek çağ hidrojen çağ.    Yoksa gerileme cağ.    sonrası yok cağ..

 Bu gün savunduğunuz vatan toprakları,gelecek nesil. 

 Dünya toprakları kaybolmasın diye 
SAVUNAÇAKLAR   Çoban sakli-sifa   
               

  Küresel ısınmaya fren zamanı geldi önüne geçilmezse geçmiş yaşantılar yok olduğu gibi bu nesilde yok olmaya yolunda yaratan RABBİM  ikazları vermekte ben yaşamıyaçam  tabi zamanı gelince sizlerde ama nesillere anlatılmaya aktararak birileri duyar, sen, ben ,bizler şimdiden herkes bir şeyler söyleyerek ikazlarla bir noktaya varılır. Çoban sakli sifa  


               Su  Dur:Hidrojen gelecek yüz yılın yakıtıdır    

   Isı ve patlama enerjisi gerektiren her alanda kullanımı temiz ve kolay olan hidrojenin yakıt olarak kullanıldığı enerji sistemlerinde, atmosfere atılan ürün sadece su ve/veya su buharı olur. Bunun dışında çevreyi kirleten hiçbir gaz ve zararlı kimyasal madde (

Karbonmonoksit veya karbondioksit gidi üretimi olmaz.

-Gelecek yüz yıllarda deniz seviyesi 75 m bazı yerlerde 50,30,20,10,m yükseldiğinde kendi ellerimizle yok ettiğini anlayacağız,doğayla savaş yapıp doğayı yendiğimiz zaman,kendimizi yok ettiğini anlayacağız. Fosil yakıtlar yakmadığımız sürece, karbonmonoksit ,karbondioksit,yaymadığımız zaman, yaşana bilir ölçüyü geçmedikten sonra sureyi uzatarak ,gelecek nesiller bu yüz yılda düşünenler gelecek yüz yıllarda daha iyi düşünecekler.

-Hem maliyetler durur,6,5 milyar insan ferah,ve rahat yaşam sürer,ve fosil yakıt için,kavgalar, susar,dünya barışı gelir.Huzur ve istikram gelir .sakli-sifa.

  Dünya da 5 milyar yıl dan fazla dünyanın keşfi var.Bu günkü keşifler,sadece insan oğlunun bilmediğini ,matematik,fizikçiler, astronomiçilere, öğren ve öğret .  (Öğrenmenin,öğretmenin yaşı yok )

  Öğretmeyi ve öğrenmeyi vesileyle değerli bilim adamlarına ve insan  oğluna  sunmuş ,enerji keşfini  vesileyle değerli bilim adamlarına, beyin,beden azimle keşfini yaptırarak aracı olarak insanoğluna sunar .(insan oğlu et,kemik parçası değil,evet bir enerji.) tüm din kitaplarda yazar alim ve bilim okuyun ve öğrenin buyurmuştur. (sahibi RABBİM)  sakli-sifa                          

    Dünya üzerinde herkes bir şeyler yapmak ister,insan oğlunun içinde var,gelecek günleri daha kolay,ferah,refah,yaşamak hayalimdedir.Gelecek günlerini göremez, bilemez,gelecek günlerini her kelimesine ..mek  ,mak…kelimesi eklemeye başlar.Görmek,yaşayabilmek, vd..Hep bu yoldan çıkar.Gelecek çocukların onunu acın.

  Hiçbir şey imkansız değildir, ama bilmediğimiz çok şey var o kadar kör rettiler ki bizi hiçbir şeyi araştırma, geliştirme ihtiyacımız kalmadı. Nasıl olsa birileri yapıyor demi ? Ya ben bir şey icat ettim şöyle falan fişman gibi sözler duyunca ne diyoruz, Alemin en akıllısı sen misin, ne mühendisler, ne bilim adamları, ne profosör var onlar bulamadı da sen mi  buluyosun git işine ya falan fişman..... Nikola Teslada sıradan bir insan aynı bizim gibi evet bizim gibi, hiç araştırdınızmı edison ampulü kaç denemede bulmuş ve ona ne demişler... bir araştırın !

     Her insanın kesin bir icadı ve düşüncesi vardır buna kesinlikle eminim en basitinden düşünecek olursak bir işle meşgulken ya keşke şöyle bir şey  olsa ne kolay olurdu.....  işte tam o anda onu yapmaya çalışan insan başarılı oluyor ve mucit olarak anılıyor, illaki bir şey icat etmek için okul okumak , mühendis olmak veya profesör olmak gerekmiyor bence işine yoğunlaş ve yap evet yap senin buna ihtiyacın var ama bunu yaparken de yapılmışlara saygı göstermek ,Evet  bu var olan enerjiler bir doğa harikası ve gizemi koruyor,dünya kurulduğundan beri var,rabbimin hediyesi,ama bu gücü bu enerjiyi salarken insan sağlığına  zarar vermeden yapıyor,evet bir şeyler keşif,icatlar yapılır,var olan buluş bir vesileyle bulunur icat yatılır ama,insan sağlığına ,dünya üzerindeki yaşayan canlılara  faydası,yaşam kolaylığı olabilir,ama yaşayan canlılığa zararı.sağlığa zararı.Biz insan oğlu hep yok ediciyiz…Bir şeyler yapma gayretinde olanlar ,bilin hep erken yaşta ölmüşler,beş para siz,otel odalarında ölmüşlerdir.Yapılmışı kop ye edip insan sağlığını düşünmeyen,uyanıklar,kazandığını zannedip,yiyip içenler,Dünyanın enerjisi altında ezilir er,dünya bir fanustur sonu yoktur,dünya enerjisi bir piriz,bir anahtar kadar kısasa,kısastır.(sakli-sifa);Yaratan,yaratılanın sahibi vardır;(RABBİM)Sis sadece seçilmiş vesilesiniz.Çoban sakli-sifa  

                 SUYUN İTME GÜCÜ/BOŞA GİDEN ZENGİNLİK 

           Boğazlar , şelale,dağ dorukları ve deniz kıyı akıntılar 

     Simav Çayı (Susurluk) Gönen Çayı Meriç Ergene Bakır çay Gediz Büyük Menderes Küçük Menderes Aksu Asi Ceyhan Dalaman Çayı Göksu Manavgat Çayı Seyhan Çoruh Sakarya Yeşilırmak Kızılırmak Fırat Dicle daha bir çok nehir akarsular 100 yıllardan beri boşa akmadalar köy,kasaba,ilçe iller den geçerek boşa giden enerji 5,10,20,50,100, sonsuz KvA  elektrik enerjiler , et entegre , ciflikler , fabrikalar , kendi elektriklerini kullanabilirler ve kooperatifler kurmakla hem bölgelerine kar ve fazlasını satmakla kara geçerek devlet kalkınmasına ve bölge zenginline katkı sağlayacak   suyun itme gücünden yararlanmak.

Karadeniz'e; Sakarya, , Kızılırmak, Yeşilırmak, Çoruh ırmakları;

Akdeniz'e; Asi, Seyhan, Ceyhan, Tarsus, Dalaman ırmakları; 

Ege Denizi'ne; Büyük Menderes, Küçük Menderes, Gediz ve Meriç nehirleri; 

Marmara Denizi'ne; Susurluk/Simav Çayı, Biga Çayı, Gönen Çayı dökülür.  

   Elektriksiz çiftlikler, dağ evleri, yazlıklar- Elektriği olmayan şehre uzak köyler- Deprem, doğalgaz, su gibi ölçüm istasyonları- Farklı akademik uygulamalar, ar-ge projeleri- Sanayi uygulamalarına otoprodüktör sistemleri- Acil iletişim sistemleri- Telekomünikasyon sistemleri-Tekneler, deniz uygulamaları- Askeri uygulamalar …Devlet karı düşünmek.Basit üretimlerle göz bantlarımızı  açmak lazım havanın çok  kirlenmemesi ve iklim değişikliğine katkı, bölgesel temiz hava ve oksijen,Küresel ısınma bu oluşumların önüne geçmek elimizde ve artı yeni sektörler ,ve yeni iş sahaları. BUNLAR HEP SAKLİ ŞİFA Enerjilerimiz.

 Elektrik üretim sistemimiz bilinen yöntemlerin dışında tamamen kendiniz üretebilirsiniz 24 saat elektrik üretir, ürettiğiniz elektriği ister kendiniz kullanın isterseniz devlete satılır. Örnek Bir Hesaplama 50 Kw Üretim yapan bir sistemin ortalama aylık geliri 6000 TL dır. Günümüz teknoloji dünyasında, enerji ihtiyacı her geçen gün artmakta ve bu nedenle de enerji üretmen teknikleri geliştirilmektedir. Bu amaçla, rüzgar, güneş ve buhar enerjisinden faydalanma yollarına başvurulmuştur.

                               KULLANILAÇAK MALZEME

 5.5 KvA sistem  2.5 kva rüzgar türbini ,şarj cihazları, Tam sinüs inverter ,3 kva güneş paneli4 adet jel 200 amp akü artı degirmenler.

                             
                SICAK SU KAYNAKLARININ KULLANIM ALANLARI  

                           Elektrik enerjisi Üretiminde:

 Sıcaklığı 60-180OC arasında değişen sular, elektrik enerjisi üretiminde kullanılabilir. Bunlardan sıcaklığı 150OC üzerinde olan jeotermal kaynaklar, yüksek basınçlı bir buhar haline geldiğinden buhar makinelerini işleterek elektrik enerjisi üretecek güce ulaştırır. Nitekim ülkemizde Afyonkarahisar-Gecek, Denizli-Kızıldere ve Sarayköy, Aydın Germencik, İzmir-Seferihisar ve Balçova, Kütahya-Sivas şu anda tespit edilmiş, en zengin jeotermal alanlardır. Ancak bunlardan sadece Denizli-Sarayköy ve Aydın-Germencik yakınlarındaki jeotermal alanlara santral kurulmuş ve üretime geçirilmiştir. Söz konusu alanlardan Afyonkarahisar-Gecek yaklaşık120-900m derinlikte dört önemli jeotermal enerji rezervine sahip, oldukça önemli bir kesimdir. Diğer enerji kaynakları ile karşılaştırıldığında son derece ekonomik olan jeotermal enerji için, yukarıda adı geçen diğer alanlarımızda da bir an önce santraller kurulmalıdır. Santrallerin ekonomik işletme ömürlerinin 40-60 yıl arasında değiştiği, kapasitelerinin ise sınırlı olduğu yolundaki görüşler hatalıdır. Çünkü jeotermal enerji, kendini yenileyen ve hammaddesi bedava olan bir enerji türüdür. Santral işletmeye açıldıktan 5-6 yıl sonra kendi masraflarını tamamen karşılar. Hammaddenin bedava oluşu diğer kaynaklara oranla enerjinin, %50-80 daha ucuza mal olmasını sağlar.

 Son yıllarda buharlaşma noktası düşük gazlar kullanılarak, sıcaklığı 60-90OC arasında değişen sıcak sulardan elektrik enerjisi elde edilmektedir. Bu durum enerji açığı bulunan ülkemiz için oldukça sevindiricidir. Çünkü ülkemizde sıcaklığı 60OC ve üzerinde çok sayıda termal kaynak vardır.

 Bursa-Merkez ilçe Bademlibahçe kaplıcası (53-84OC),Yalova Valide Hamamı kaynağı, Balıkesir Gönen
kaplıcaları (77-83OC), Balya ilçesi Ilıcadağ kaplıcası (58-63OC),Edremit ilçesi Derman kaplıcası (54-60OC), Çanakkale Ayvacık ilçesi Gülpınar kaplıcası (38-100OC), Ezine ilçesi Kestanbol kaplıcası (62-73OC), Yenice ilçesi Hamdibey kaplıcası (38-80OC), İzmir Dikili ilçesi Bademli kaplıcası (41-70OC), Dikili kaplıcası (42-64OC), Manisa Salihli ilçesi Kurşunlu kaplıcası (52-73OC), Turgutlu ilçesi Urganlı kaplıcası (50-78OC), Kula ilçesi Şehitler kaplıcası (60OC), Soma ilçesi Menteş kaplıcası (42-62OC), Afyonkarahisar Sandıklı ilçesi Sandıklı kaplıcaları (60-70OC) ile İhsaniye ilçesi Gazlıgöl kaplıcası (60-80OC), Kütahya Simav ilçesi Eynal kaplıcası (66-78OC), Gediz ilçesi Gediz Ilıcası (57-75OC), Bolu Seben ilçesi Bağlum kaplıcası (62-73OC), Mudurnu ilçesi Sarot kaplıcası (60-63OC), Ankara Kızılcahamam ilçesi Kızılcahamam kaplıcası (44-86OC), Kırşehir Çiçekdağı ilçesi Mahmutlu kaplıcası (63-70OC) bunlara örnek oluşturur. Adı geçen hidrotermal kaynaklardan bir kısmının şehir merkezinde yer alması (Bursa-Bademlibahçe kaplıcası), bir kısmının ünlü termal tesisler olmaları (Afyonkarahisar-Sandıklı kaplıcaları, Yalova-Valide Hamamı kaynağı, Balıkesir-Gönen kaplıcaları, Ezine-Kestanbol kaplıcası) nedeniyle santral kurulmasına uygun görünmemektedir. Ancak bu sıcak sulardan konut ve işyeri ısıtmasında yararlanılabilir. Diğer kaynaklar ise ekonomik fizibilitelerinin araştırılmasından sonra santral yapımına açılmalıdır. 

                        SAKLI VADİDE ŞİFALİ RÜZGARLAR
   
   SUYUN RÜZGARIN HAVANIN VE HAVA KABARÇIKLARIN
                                İTME GÜCÜYLE ELEKTRİK
           

    İyi bir şekilde balansı yapılmış bir ufacık rulman suyun itme gücü ile  10,100,1000 rulmanı döndürür .Yapılacak ilk iş  şase üzerine konumlandırılmış bilye yatakları,yanı rulmanlar,güç volantları ,ve volant milleri ,ilk hareket dinamosu , bağlantı kasnakları , bağlantı kasnak kayışları , birinci güç volanta montalı sabit dişli ,alternatör , ikinci hareket destek dinamosu ,ikinci hareket destek dinamosuna bağlı büyük kasnak ,ikinci güç volantı milindeki küçük bağlantı  kasnakları sol kısım iki adet ,bir ve ikinci güç volant millerine montalı bağlantı kasnakları sağ taraf , ilk hareket dinamosuna bağlı büyük kasnak , birinci güç volant miline sağ iç tarafta montalı küçük kasnak.geriye kalan suyun itme gücü ne kalıyor .

  Belki size isimler yabancı gelebilir bir tornacı, bir bobinajcı işi bilir geri kalan mucitliğinizde ,ondan sonra bak neler düşüneceksin .BULDUM , BULDUM  deme çoktan bulundu sen sadece işletme giderlerine çare buldun arazindeki çaresizliğe bir şey yapmayı buldun. 

Öğle fabrikalar var ki : Bir aylık elektrik giderinde 100 personel çalıştırır.  


                                 STUTTGART ALMANYA 


      (Sarı,mavi,kırmızı,yeşil Renklerde çöp toplama poşetleri)

1991 - 1997 Yılında Almanya da gezerken bir çöp arıtma tesisi gezerken aklıma gelen bir fikri Türkiye ye  uygulama aklıma gelerek çöp arıtma tesisi kurmak istedim ama ne yazık buna müsade etmeyerek geri çevrildim. Rapor yüzlerce kişiye iş ,köy ,ilçe ,il ısıtması , elektrik maliyeti yarıya düşmesi  yanı kısaca doğaya ve insanlığa yararı olan projeyi geri itilmesi beni tamamen üzmesi şunu anladım bir gün geleceği   (Çöp arıtma yakıt rüzgar türbin su itme gücü ve hidrojen soğuk vizyon) gerçekleşecek  anladım . O zamanları alkışçı olsaydım farklı olurdu

Bir köy de çöp artığı 30 günde!!!!

Bir ilçe de çöp artığı 30 günde!!!!

Bir il de çöp artığı 30 günde ne kadar olcuğunu biliyor musunuz.!!!!


 
Çünkü maliyet sıfır hammaddeyi insanlar üretiyordu !!!! 
                                                                                   
                                          Çoban sakli-sifa  


 
GÜNEŞ PANELİ            (GELECEĞİN ENERJİSİ)      RÜZGAR TÜRBİNİ

                        sakli       sakli                        

 Havanın bir akışkan olduğunu hayal etmek oldukça zor. Çünkü hava görünmez. Sıvılardan farklı olarak hava daha çabuk hareket eder ve bulunduğu ortamın her yerini kaplar. Havanın hızlı yerleştirmesi ile içindeki parçacıkların hareketi de hızlı olur. Havanın bu özelliğini kinetik enerjiye dönüştürme işlemine Rüzgar Enerjisi adı verilir.

   Aynı mantıkla su gibi sıvı maddelerin yer değiştirme özelliğini kullanarak enerji elde etmeye de hidro elektrik adı verilmektedir ve üretilen merkeze Hidro Elektrik Santrali denilir. Rüzgar enerjisinden elektrik üreten merkezlere de Rüzgar Santrali denilmektedir.

   Rüzgar Santralleri kurulduktan sonra pervaneler rüzgarın (havanın) hareketiyle bağlı oldukları şaftı döndürür. Uygun bir jeneratör ile de bu hareket enerjisi elektrik enerjisine dönüştürülür.

   Rüzgar enerjisi güneşin doğmasıyla başlar. Gece oluşan soğuk hava tabakasının yere yakın bölümleri, güneşin ışınlarıyla hemen ısınmaya başlar. Fizik derslerinden de hatırlayacağınız üzere ısınan hava genleşir ve yükselir. Bu anda atmosferdeki soğuk hava tabakası yere doğru iner. Sıcak ve soğuk havanın yer değiştirmesiyle de rüzgar oluşur.

Rüzgar Türbini
En basit anlamda bir rüzgar türbini 3 bölümden oluşur.

1.Pervane Kanatları:

   Rüzgar estiği zaman pervanenin kanatlarına çarparak onu döndürmeye başlar. Bu sayede rüzgar enerjisi ile kinetik(hareket) enerjisi elde edilmiş olur. Pervaneler rüzgar estiğinde aynı yönde dönecek şekilde tasarlanmışlardır.

2.Şaft:

   Parvenelerin dönmesiyle ona bağlı olan şaft da dönmeye başlar. Şaftın dönmesiyle de motor içinde hareket oluşur ve motorun çıkışında elektrik enerji sağlanmış olur.

3.Jeneratör(Üreteç):

  Oldukça basit bir çalışma yöntemi vardır. Elektromanyetik indüksiyon ile elektrik enerjisi üretilmiş olur. Küçük oyuncak arabalardaki elektrik motoruna benzer bir sistemdir. İçinde mıknatıslar bulunur. Bu mıknatısların ortasında da ince tellerle sarılmış bir bölüm bulunur. Pervane şaftı döndürdüğü zaman motor içindeki bu sarım bölgesi , etrafındaki mıknatısların ortasında dönmeye başlar. Bunun sonucunda da alternatif akım (AC) oluşur.

  Günümüzde kullanılan rüzgar türbinleri, tarlalarda kullanılan yel değirmenlerinden daha karmaşık bir yapıdadır. Ülkemizde yel değirmenleri pek yaygın kullanılmaz.

  Güneş panelleri, barındırdığı silikon hücreler sayesinde üzerine düşen güneş ışığını doğrudan elektrik enerjisine çeviren modüler yapılardır. Foto prensibine göre çalışan güneş panellerinin üzerine güneş ışığı düştüğünde panel uçlarında doğru akım üretilir. Monokristal, Polikristal yada Amorf yapıda olabilen güneş panellerinin verimleri %5 ile %20 arasında değişmekte olup, en yüksek verime sahip olan türü Monokristal dır.

  Güneş panelleri istenilen güce bağlı olarak seri yada paralel olarak bağlanabilmektedir. Güneş panelleri, şarj regülatörleri vasıtasıyla her mevsim en ideal şarj alınmasına olanak sağlarlar

   Aslında hidrojen 150 yıl önce keşfedildi. Dünyada petrol ve otomotiv endüstrisi hidrojenden önce büyük pazarlar oluşturdular. Hidrojenin gelişmesine de engel oldular. Şu anda hidrojene engel olunamıyor. Çünkü eskiden olduğu gibi fosil yakıtları ile enerji elde ederek yürümeyeceği anlaşıldı. Para için değil ama belki geleceği kurtarmak için insanlar alternatif çareler aramak zorunda kaldılar. Bu nedenle hidrojen bugün daha önemli hale geldi. Diğer önemli konu da, petrol bölgelerine egemen olmak için yapılan savaşlar ve devletlere getirdiği maliyetler. Şu anda savaşların faturasını insanlar ödüyorlar. Bunun göstergesi de eskiden varili 20 dolar olan petrolün şimdi 60 dolara çıkmasıdır.

  Buhar türbinlerinin de, bu amaçlarla üretilmiş olan bir sistemdir. Buhar türbini, yüksek bir basınç altında olan buharın sahip olmuş olduğu termal enerjiyi, mekanik enerjiye dönüştüren sistemin adıdır. Burada bir enerji üretimi söz konusudur. Buhar türbinlerinin en önemli kısımlarından bir tanesi, tambur şeklinde döner bir mildir.
   Bu mile rotor adı verilmekle birlikte, rotor silindir biçimindeki koruyucu yapıdaki bir kılıfın içerisine konumlandırılmış durumdadır. Kazandan gelen buhar silindirden geçer ve de bir buhar jeti haline dönüşür. Ardından da rotora takılmış olan bileziğin üstündeki kanatlara çarpar. Bu çarpma işlemiyle birlikte, buharın boşa gitmesi engellenir ve de bir enerji üretilmiş olur.
   En iyi sonucu alabilmek adına buharın püskürme hızının, kanatların dönme hızının iki katı olması gerekmektedir. Kazandan gelmekte olan buharın atmosfer basıncı, 14 kadardır. Bu basınca sahip buharın buhar türbinindeki silindirden püskürme hızı ise saniyede 600 metreden daha fazladır. Buhar türbinlerinde bir ya da birden fazla rotora takılmış bilezik bulunabilmektedir. 
   Eğer ki türbinde bir bilezik bulunursa, saniyede 600 metrenin üstünde bir hızla buhar gelirse, buharın bütün enerjisinin alınabilmesi için kanatların oldukça hızlı bir şekilde dönmesi gerekmektedir. Bu durumda kanatların oldukça hızlı dönebilmesi oldukça zor bir eylemdir. Bu nedenle de, buhar ilk kanar bileziğinden çıkar ve ardından silindir üzerinde bulunan başka bir kanat dizisinden geçirilmektedir. Bu kanatların ismi ise, statordur. Yani buhar ilk kanattan ikincisine aktarılır. Ardından da ilk kanata geri aktarılır. Bu yenilenip duran bir süreçtir. 
   Her geçiş sırasında, buharın hızı biraz daha düşürülmüş olmaktadır. Buharın hızı azaldıkça, basınç oranı da düşmektedir. Bunun sonucunda ise, buharın türbinde kapladığı alan daha da fazla olmaktadır.Buhar türbini, İngiliz mühendis olan Charles Parsons tarafından geliştirilmiştir. Bu mucidin geliştirdiği buhar türbini, günümüzde bütün dünyada kullanılmaktadır. Buhar türbinlerinin kullanıldığı alanlar ise öncelikle elektrik santralleridir. 
   Elektrik santrallerinde bulunan üreteçler, bu türbinler sayesinde çalıştırılmaktadır. Aynı zamanda buharlı gemilerin pervanelerinin döndürülmesinde de, buhar türbinlerinden faydalanılmaktadır. Parsons’un üretmiş olduğu ilk türbin, 7,5 kw gücünde bir türbindi. Bu da 10 beygir gücüne tekabül etmekteydi. 
   Günümüzde, ise 2000 megawattın üzerinde buhar türbinleri tasarlanmaktadır. Bu da 2.680.000 beygir gücü anlamına gelmektedir. Parsons dışında başka mühendisler tarafından da değişik türlerde buhar türbinleri tasarlanmıştır. Bu türbinlerden birisi, yüksek hıza ve de tek dizi kanata sahip olan küçük buhar türbinidir. Bu türbin, 1882 senesinde mühendis Karl Gustaf de Laval tarafından geliştirilmiştir. Bu mühendis aynı zamanda, redüktör adı verilen dişli çark donamını da bulmuştur.
   Bu donanımın bulunmasındaki amaç ise, yüksek bir hızla dönmekte olan türbin aracılığıyla düşük hızdaki bir pervaneyi döndürebilmek ya da bir makineyi çalıştırabilmektedir. Buhar türbinleri, günümüzde gemilerde oldukça yaygın bir şekilde kullanılmaktadır. Gemilerdeki buhar türbinlerinde pervanenin hızı düşürülmesi gerekmektedir. Bunun nedeni ise, yüksek hızda dönen pervanelerin veriminin az olmasıdır.

    Buhar türbinleri, iki tipte olmaktadır. Bu tipler, yoğunlaştırıcısız veya yoğunlaştırıcılı tiplerdir. Yoğunlaştırıcı türbinlerde, türbinden çıkan buhar, soğumak için bir yoğunlaştırıcıya gönderilmektedir. Bu sayede buhar su haline getirilmektedir. Bundaki amaç ise, bir vakum ortamı sağlamaktır. Vakum, buharın türbin içinde püskürmesi amacıyla kullanılmaktadır. Suya dönüşen buhar, kazana pompalanır ve burada tekrar buhar haline getirilir. Bu türbinler, gemilerde ve elektrik santrallerinde kullanılır. Yoğunlaştırıcısız türbinler ise, türbinden çıkan buhar sanayi işlemlerinde ve de binaların ısıtılmasında sık bir biçimde kullanılır. 

   Bizde bu teknolojiyi kendi sistemimize uyarlayıp elektirik üretim işini 24 saat sürekli hale getirip hem doğaya hemde insanlığa faydalı olmaya çalıştık . Sudan elde ettiğimiz hidrojen enerjisini kullanarak elde ettiğimiz buhar enerjisinde elektirik  enerjisine  rahatlıkla çevrilir. 

                             Neden temiz enerji  

1- Tertemiz bir dünya;
Fosil yakıtlar bir gün bitecek, fakat artıkları bize yaşanılmaz bir dünyayı miras bırakacak, rüzgar ve güneş ise bize sunulan , değerini bilemediğimiz  tertemiz kaynaklardır.

2- Üretimin onuru;
Temiz enerji; her evden, her tesisten, ülke üretimine yapılan bir katkıdır. Güneş veya rüzgar yeterli iken küçük yatırımlar sisteme destek verir. Güneş enerjisi açısından Avrupa ülkeleri bizden çok daha dezavantajlı durumda olmalarına rağmen konutlarda  devlet tarafından desteklenen ciddi yatırımlar gerçekleştirmişler ve bu yatırımlarına artarak devam etmektedirler.

3- Güçlü bir yedek enerji;
Yapacağınız yatırım günlük kullanımlarınıza ilave olarak, size her an karşılaşabileceğiniz elektrik kesintilerinde uzun süreli yedek enerji   kaynağı olarak hizmet edecektir. Bugünden öngöremeyeceğimiz, temenni edilmeyen acil durumlarda paha biçilemiyen faydalar sağlıyabilir. En basit örnek olarak, çok önemli bir milli maçın ortasında kesilen elektrikle karşılaşıldığında, komşularla birlikte maça sizin evde devam etmenin hazzına paha biçilemez. Bir başka önemli örnek ise elektrikler kesildiğinde çalışmayan doğalgaz kombi cihazları basit bir sistem ile çalışır halde tutulabilir. Alarm sistemleri, haberleşme sistemleri, acil  ikaz sistemleri vb. gibi çok önemli örnekler çoğaltılabilir.

 4- Hayalperest değil, gerçekçi yatırım ;   
1,5 kW 'lık bir rüzgar jeneratörü veya 300 watt'lık güneş paneli ile evinizin tüm elektrik ihtiyacını karşılarız.. diyenlere lütfen inanmayınız. Bilimsellikten uzak abartılı teklifler sizi yanıltacak ve  bu sistemlere karşı güvensizlik yaratacaktır.
Rüzgar jeneratörleri; yüksek ve etrafı açık olan şehir dışındaki alanlar için daha uygundur. Buna ilave olarak sisteme PV( fotovoltaik) paneller (güneş panelleri)  ilave edilmesi tavsiye olunur.
Şehir içi (yoğun yerleşimli) alanlarda  güneş panelleri  daha uygundur.

Elektriği olmayan, benzin veya dizel jeneratörle çalışan, şebekeden uzak yerler için rüzgar jeneratörü veya güneş panelleri son derece uygun ve kazançlıdır.

Yatırımların geri dönüş süresi  normal şartlarda 5-6 seneden kısa olmamaktadır. Kurulacak sistemlerin ortalama 20-25 yıl ömürlü olduğu düşünülürse, uzun vadede kârlı bir yatırımdır. Çevreye olan pozitif katkısı ve yedek enerji olarak faydaları da düşünüldüğünde tercih edilebilecek bir yatırımdır. Bilinçsiz ve yetersiz projeler size fayda sağlamak yerine sizi uğraştıracak yeni elektromekanik çöpler yaratabilir.

Temiz enerji ne demektir ?

Temiz enerjiyi kısaca kendini sınırsız tekrarlayan yenilenebilir ve hammadde bağımlısı olmayan enerji olarak tanımlayabiliriz. Temiz enerji kaynaklarının kullanımı için önemli olan diğer kriterler ise taşınabilirlik, bakım ihtiyacı olmaması, ihtiyacın olduğu yerde üretim, hiçbir atık çıkmaması, sessiz üretim olarak sıralanabilir. Türkiye hem güneş bakımından hem de rüzgâr bakımından oldukça zengin bir ülkedir. Bu zenginliği boşa harcama lüksüne sahip olmayan yurdumuz için tükenmeyen bir kaynak olan rüzgâr ve güneş önümüzdeki yılların temel ısıl enerji ve elektrik kaynağı olmaya adaydır. 

Güneşten nasıl elektrik elde edilebilir ?

Güneş panelleri güneş kolektörlerinden farklı olarak sıcak su değil, elektrik enerjisi üretirler. Panel yüzeyine gelen güneş ışığı, panellerin yapıldığı özel yarı iletken malzeme sayesinde elektrik üretmesini / dönüştürmesini sağlar. Sistemin çalışması için direk güneş ışığı almasına gerek yoktur, aydınlık da yeterlidir, bu sayede bulutlu havalarda dahi üretim yapılabilir. 

Rüzgârdan nasıl elektrik elde edilir ?

Rüzgâr türbinleri kanatları sayesinde rüzgârın kinetik enerjisini elektrik enerjisine çevirirler. Üretim kapasitesi / gücü, türbin kanatları büyüdükçe ve rüzgâr hızı arttıkça artar. 

Solar enerjinin avantajları nelerdir ?

Solar enerji üretmek ve kullanmak için gerekli cihazları elde ettikten sonra güneş bizlere bedava enerji vermektedir. Bu yıllar boyu sürer. Solar eneji devamlı ihtiyaç duyduğumuz diğer enerji kaynaklarına olan bağımlılığımızı azaltır. Ayrıca güneş enerjisi temiz ve yenilenebilir bir enerji olduğu için doğayı korur. 

Güneş ve Rüzgar enerji sistemleri nerelerde kullanılabilir ?

Rüzgâr ve güneş enerjisi sistemleri ülkemizde şebeke elektriğinin ulaşmadığı ve/veya mevcut olduğu her yerde kullanılabilirler. 

- Elektriksiz çiftlikler, dağ evleri, yazlıklar

- Elektriği olmayan şehre uzak köyler

- Deprem, doğalgaz, su gibi ölçüm istasyonları

- Farklı akademik uygulamalar, ar-ge projeleri

- Sanayi uygulamalarına otoprodüktör sistemleri

- Acil iletişim sistemleri

- Telekomünikasyon sistemleri

- Tekneler, deniz uygulamaları

- Askeri uygulamalar … 

Rüzgâr ve güneş enerjisinin kullanıldığı başlıca örnekler olarak sıralanabilir. 

Temiz enerji sistemleri sadece elektrik olmayan yerlere mi kuruluyor ?

Elektrik bulunmayan bir araziye şebeke elektriğinin çekilmesi trafo kurulması gerekebileceği ve direk dikim masrafları nedeniyle bir hayli maliyetli olmaktadır. Güneş ve rüzgârla kurulan bir sistem şebeke elektriği çekilmesinden daha ucuza gelecektir. Şebeke elektriğinin bulunduğu durumlarda ise kurulan güneş ya da rüzgâr enerjisi sisteminin kendini geri ödeme süresinin uzunluğundan dolayı şimdilik tercih edilmemektedir. Kısacası şebeke elektriğinin mevcut olmadığı yerlerde de kullanılabilir. 

Bulunduğum yerde şebeke elektriği var, ama ben yine de temiz enerji sistemi kurmak istiyorum, yasal olarak bir sakıncası var mı ?

Şebeke elektriği olan yerlerde güneş ya da rüzgâr enerjisi kullanımıyla ilgili yasal bir sakınca yoktur. Belediyeden veya başka bir kurumdan herhangi bir izin belgesi almanıza da gerek yoktur. Fakat bu bölgelerde sistemin kendini geri ödeme süresi uzun olabileceğinden dolayı teoride mümkün olmasına rağmen pratikte uygulama yapılamayabilir. 

Temiz enerji kaynakları ile hangi cihazları çalıştırabilirim ?

Güneş ve rüzgâr enerjisi ile teoride her türlü cihazı çalıştırmak mümkündür. Fakat tüketim arttıkça ilk yatırım maliyet de artacaktır. Bunun yanı sıra, güneş panelleri ve rüzgâr türbinleri doğru akımda elektrik üretirler, günlük hayatımızda kullandığımız birçok cihaz ise ALTERNATİF AKIM (AC) kullanır. Bu nedenle sistemlerde üretilen elektriği ALTERNATİF AKIMA çevirmek için bir invertör kullanılır. Anlık olarak çok fazla güç çeken klima, elektrikli ısıtıcı, dalgıç pompa gibi cihazlar ekipman masrafını çok arttıracak ve projenin ilk yatırım maliyetini yükseltecektir. 

Hangi temiz enerji kaynağını tercih etmeliyim ?

Hangi enerji kaynağının sizin için daha uygun olduğu, sistemi kurmak istediğiniz bölgedeki doğal şartlara bağlıdır. Çok güneş alan bölgelerde güneş panelleri yüksek verimde çalıştığı gibi rüzgârlı alanlarda da rüzgâr türbinlerinden faydalanılması uygundur. Fakat genel olarak bu iki kaynağın birlikte kullanılması yaz aylarında güneş panelleri ve kış aylarında rüzgâr türbini yüksek verimde çalışacağı için daha iyi bir sonuç verecektir. Rüzgâr sistemlerinin kurulumu güneş enerjisi sistemlerine göre daha ucuzdur, fakat rüzgârdan verimli faydalanılabilecek yerler güneşten faydalanılabilecek yerlerden çok daha az olduğundan iki sistem de tercih edilmekte ve uygulanmaktadır. 

Ne kadar büyüklükte bir sisteme ihtiyacım olduğunu nasıl belirleyebilirim ?

Ne kadar büyüklükte bir sistem kurmanız gerektiğine dair bir fikir edinebilmek için paket sistemlerimizi inceleyebilirsiniz. Bu paket sistemlerde kurulacak sistemin gücü, hangi elemanlardan oluştuğu, ne kadar üretim yaptığı, bu üretim değerleri ile hangi elektrikli cihazları hangi sürelerde çalıştırabileceğiniz ve bütçe fiyat bilgisi bulunmaktadır. Bulunduğunuz bölge, şehir ile lokal çevre şartları da ( güneş ve/veya rüzgar potansiyeli ) ilk yatırım maliyetini etkiler. 

Projelendirme için size hangi bilgileri iletmem gerekecek ?

Paket sistemleri inceledikten sonra bir temiz enerji sistemi kurmaya karar verdiyseniz projenin size özel detaylandırılması için bizi aramanız gerekmektedir. Paket sistem tümüyle sizin gereksinimlerinizi karşılıyor ise direkt olarak sipariş verebilirsiniz. Proje üzerinden bazı değişiklikler yapılması istenildiği durumda ise bize, -anlık çekilen maksimum güç miktarı (W)- ve -günlük toplam tüketim (Wh/gün)- verilerinizi ulaştırdığınız takdirde projenize ait teklif en kısa zamanda size ulaştırılacaktır. Bu verileri kendiniz elde edemiyorsanız, projenin yapılacağı yerde kullanılacak elektrikli cihazların tam bir listesini ve kullanım alışkanlıklarınızı (hangi cihazı kaç gün ne kadar süreyle kullandığınız gibi) yazarak bize gönderirseniz tüketim verileriniz hesaplanarak size uygun bir proje hazırlanacaktır. 

Temiz enerji sistemi nelerden oluşur, bütün bu cihazları sizden temin edebilir miyiz ?

Temiz enerji sistem birimleri:

Üretim Elemanı (güneş paneli ya da rüzgâr türbini)

Akü / Batarya (üretilen enerjiyi depolayabilmek için -opsiyonel-)

Şarj Kontrol Cihazı (akülerin şarj seviyesini ayarlayabilmek için)

İnverter (doğru akımı ALTERNATİF AKIMA çevirebilmek için)

Metal Konstrüksiyon

PV Konnektör, Solar Kablo ve diğer … 

Olarak sıralanabilir. Rüzgâr enerjisi sistemlerinde şarj kontrol birimi türbine dâhil olduğundan ayrıca kullanılması gerekmez. Sistem için gereken bütün cihazları firmamızdan temin edebilirsiniz. 

Hava kapalı olsa ya da rüzgâr dursa da yine kesintisiz olarak gece-gündüz elektrik kullanmaya devam edebilir miyim ?

Sistemlerimiz asgari 2 gün süreyle hiç üretim yapmasa dahi kesintisiz (gece-gündüz) elektrik kullanmanıza olanak verecek şekilde hazırlanmaktadır. Bu 2 günlük süre sizin isteğinize veya ihtiyaca göre arttırılabilir. 

Bahçe ya da tarla sulama için güneş veya rüzgâr enerjisinden faydalanmak mümkün müdür ?

Sulama sistemlerinde kullanılan geleneksel pompa cihazlarının anlık çektiği güç miktarının yüksek oluşu sistem maliyetini çok arttırmaktadır, bu nedenle pratikte uygulama yapılamayabilir, yani ekonomik olarak cazip olmayabilir. Temiz enerji sistemleri için özel ekonomik pompa sistemleri bulunmaktadır, eğer siz bu pompalardan edinebilirseniz rüzgâr ve güneş uygulaması yapılabilmektedir.  

Evimin ısıtma ihtiyacını güneş veya rüzgâr enerjisinden sağlayabilir miyim ?

Elektrikli ısıtıcılar çok yüksek miktarda akım çektikleri için yatırım maliyetini büyük oranda artırmaktadırlar, bu nedenle ısıtma amaçlı bir sistem kurulması mantıksızdır. Fakat sadece ısı pompası sistemi uygulandığı takdirde ısı pompası için gereken enerji güneş ve rüzgârdan temin edilebilir ya da güneş kolektörleri kullanılabilir. NORM ENERJİnin ısı pompası veya güneş kolektörü vb. TERMAL alanda çalışmaları bulunmamaktadır. 

Ürettiğim elektriği devlete ya da başka bir kuruma satabilir miyim ?

Avrupa ülkelerinde uygulanan çift yönlü sayaç sistemi ülkemizde henüz uygulanmamaktadır. Bu sistem ürettiğiniz elektriği akülerde depolamaya gerek kalmadan şebekeye satıp kullanacağınız elektriği de yine şebekeden satın almanız prensibine dayanır. Bu sayede akü / batarya ve şarj kontrol masrafı ortadan kalkmakta ve temiz enerji sistemlerinin şebeke elektriği bulunan yerlerde de uygulanmasına olanak sağlanmaktadır. Çift yönlü sayaç sistemlerinde eğer üretiminiz tüketiminizden fazla ise fatura ödememenin yanı sıra ürettiğiniz enerjiden gelir elde etmeniz de mümkündür. Bu sistemin Türkiyede ne zaman faaliyete geçeceği hakkında kesin bir bilgi olmamakla beraber enerji kanunlarında son dönemde yapılan değişiklikler böyle bir uygulamaya giden yolu açmıştır. Tarifeler ile altyapı ve uygulamalara yönelik yönetmelikler / düzenlemeler beklenmektedir. 

Güneş enerjisini aydınlatma için nasıl kullanabilirim ?

Güneş panellerinden gündüz boyunca elde edeceğiniz enerjiyi aküler vasıtasıyla depolayarak gece boyunca da kullanabilirsiniz. Ev, bahçe, ofis, teras, park vs kullanım alanlarında bedava aydınlatma sağlama imkanına sahip olabilirsiniz. Bu sayede kesintisiz aydınlatma yapabilirsiniz. Alarm, güvenlik sistemleri ile afet vb. acil durumlar için de son derece güvenlidir. Özellikle şebeke elektriğinin olmadığı yerler ile CFL, LED gibi tasarruflu / ekonomik aydınlatma ürünleri ile ideal sonuçlar almak mümkündür. 

Güneş panellerini taşınabilir olarak kullanmak mümkün müdür? ( Örneğin, karavanımın üst kısmına monte ederek kullanma imkanı var mıdır ? )

Elektirğinizi yanınızda taşıyabilirsiniz. Karavanınızın üst kısmına panelleri yerleştirerek gündüz boyunca elektiğinizi kullanabilir ya da akü yardımıyla depolayabilirsiniz. Bu sayede karavan içindeki cihazlarınızı kolaylıkla çalıştırabilirsiniz. 

Satın alacağım güneş panellerinin ömrü ne kadardır ?

Güneş panelleri 50+ yıl çalışabilmektedir. İlk 20 / 25 yıl süresince anma kullanma koşullarında ve fabrikasyon imalat hatalarına karşı performans garantileri mevcuttur. 

Eğer ürünlerinizden satın almak istersem nasıl sipariş verebilirim ?

İhtiyaç duyulan güç ve bunu karşılamak için gerekli panel, regülatör, akü ve inverter ya da direkt kendi istediğiniz herhangi bir ürün için teklifinizi bize yazılı olarak iletmeniz yeterlidir. Sizinle mail ya da telefonla irtibata geçilecektir. 

Yenilenebilir enerji ile çalışan bir sistem kurduğumda sürekli bakım yapmam gerekir mi ?

Güneş panelleri ve rüzgar türbinleri sürekli bakım gerektirmez. Güneş panellerinin arada bir temizlenmesi, rüzgar türbinlerinin de yağlanması gerekebilmektedir. Bunun dışında özel bir bakıma ihtiyaç duyulmamaktadır. Akülü sistemlerde batarya seçimi, uygunluğu ve işletme ömrü önemlidir. 

Bazı güneş panelleri ile diğer ekipmanın fiyatları ucuz, bunun sebebi nedir ?

Güneş panelleri yüksek verimli, kaliteli, belgeli, garantili ve uzun ömürlü olmalıdır. İnvertör ve regülatör gibi ürünlerde de verimin yüksek olması çok önemlidir. Akümülatörler ise solar uygulamalara uygun yapıda, uzun işletme ömrüne ve yüksek döngü (şarj-deşarj) sayısına haiz olmalıdır. Markası, üreticisi ve menşei belli ürünler tercih edilmelidir. Çok uzun yıllar boyunca kullanacağınız güvenilir ekipmanlar ile uzun vadede ilk yatırım ve bakım-işletme maliyetiniz çok daha ucuza gelecektir. 

ŞEBEKE BAĞLANTILI / ON-GRID / GRID CONNECTED sistemler nedir, nasıl çalışır ?

Tüm dünyada ve Avrupa ülkelerinde yaygın uygulanan çift yönlü sayaç veya çift sayaç sistemi ülkemizde henüz etkin uygulanmamaktadır. Bu sistemde ürettiğiniz elektriği akülerde depolamaya gerek kalmadan şebeke ile karşılıklı alışveriş imkanı mevcuttur. Ürettiğiniz fazla elektriği şebekeye satmanız, üretiminizden fazlasına ihtiyacınız olduğunda ise fazla elektriği yine şebekeden satın almanız prensibine dayanır. Bu sayede akü ve şarj kontrol masrafı ortadan kalkmakta, çevre dostu temiz enerji sistemlerinin şebeke elektriği bulunan yerlerde de uygulanmasına olanak sağlanmaktadır. Çift yönlü sayaç sistemlerinde eğer üretiminiz tüketiminizden fazla ise, fatura ödememenin yanı sıra ürettiğiniz enerjiden gelir elde etmeniz de mümkündür. Bir diğer olasılık da karşılıklı mahsuplaşma olabilmektedir. Bu sistemin KKTC ise ne zaman faaliyete geçeceği hakkında kesin bir bilgi olmamakla beraber, enerji kanunlarında son dönemde yapılan iyileştirmeler / değişiklikler ile böyle bir uygulamaya giden yol açmıştır. Yoğun ve uzun güneşlenme potansiyeli olan bu coğrafyada enerjide özgürlüğe giden en kolay, pratik, ekonomik ve kesin çözümdür. Sistemler yaz-kış kullanıma müsaittir. Kendi santralınıza sahip olabilirsiniz ? 

BAĞIMSIZ / OFF-GRID / STAND ALONE sistemler nedir, nasıl çalışır ?

Bu sistemlerde ise prensip olarak yedek enerjiye, yani gündüz güneşten sağlanan elektrik enerjisini depolamaya ihtiyaç vardır. Bu amaçla uygun akümülatör / batarya grupları kullanılır. Fotovoltaik modüller ile aküler arasında özel solar şarj regülatörleri bulunur. Depolanan enerji direkt dc olarak örneğin 12, 24, 48 volt gibi kullanılabilir. 220 volt ac gerilim gereken yerlerde solar serisi dc / ac invertörler kullanılır. Hatta 380 VAC - 3 Faz elektrik enerjisi elde etmek bile mümkündür. Uygulama ve ihtiyaca bağlı olarak, kapalı havalar da öngörülmektedir. Asgari 2-3 günden başlayan otonomi (kapalı hava) süreleri için önlem alınır. Gündüz depolanıp gece kullanılan uygulamaların yanı sıra 7 / 24, yaz / kış kesintisiz çalışacak şekilde tasarım ve projelendirme yapılabilir. Genellikle şebeke enerjisinin hiç olmadığı yerlerde kullanılır. Ancak elektrik enerjisi olup da sık kesinti veya ciddi voltaj problemleri yaşanan yerler için de güvenli ve ideal çözümdür. Kendi ürettiğiniz bağımsız, kesintisiz ve güvenli elektrik enerjisine sahip olabilirsiniz ? 

Yukarıdaki hususlar bağlayıcı olmayıp, güncel mevzuatlara ve teknolojik gelişmelere göre revize edilebilir.   



            BİR YAZI DİZİSİ VAR OLAN GÜÇ RABBİMDEN İNSAN OĞLUNA VERİLEN NİMET              


                                              VESİYLEYLE YAŞADİYE HİKMET

  
BİZ İNSAN OĞLU NE YAPTİK DÜNYA YAŞAYANLARI İZİN VERDİMİKİ BU DÜNYA HEPİMİZİN     


          RÜZGAR,GÜNEŞ VE SU DAKİ ENERJİ HİDROJEN     

  Günümüz teknoloji dünyasında, enerji ihtiyacı her geçen gün artmakta ve bu nedenle de enerji üretmen teknikleri geliştirilmektedir. Bu amaçla, rüzgar, güneş ve buhar enerjisinden faydalanma yollarına başvurulmuştur.

 Buhar türbinlerinin de, bu amaçlarla üretilmiş olan bir sistemdir. Buhar türbini, yüksek bir basınç altında olan buharın sahip olmuş olduğu termal enerjiyi, mekanik enerjiye dönüştüren sistemin adıdır. Burada bir enerji üretimi söz konusudur.

  Buhar türbinlerinin en önemli kısımlarından bir tanesi, tambur şeklinde döner bir mildir. Bu mile rotor adı verilmekle birlikte, rotor silindir biçimindeki koruyucu yapıdaki bir kılıfın içerisine konumlandırılmış durumdadır.

  Kazandan gelen buhar silindirden geçer ve de bir buhar jeti haline dönüşür. Ardından da rotora takılmış olan bileziğin üstündeki kanatlara çarpar. Bu çarpma işlemiyle birlikte, buharın boşa gitmesi engellenir ve de bir enerji üretilmiş olur.

 En iyi sonucu alabilmek adına buharın püskürme hızının, kanatların dönme hızının iki katı olması gerekmektedir. Kazandan gelmekte olan buharın atmosfer basıncı, 14 kadardır. Bu basınca sahip buharın buhar türbinindeki silindirden püskürme hızı ise saniyede 600 metreden daha fazladır.

 Buhar türbinlerinde bir ya da birden fazla rotora takılmış bilezik bulunabilmektedir. Eğer ki türbinde bir bilezik bulunursa, saniyede 600 metrenin üstünde bir hızla buhar gelirse, buharın bütün enerjisinin alınabilmesi için kanatların oldukça hızlı bir şekilde dönmesi gerekmektedir.

  Bu durumda kanatların oldukça hızlı dönebilmesi oldukça zor bir eylemdir. Bu nedenle de, buhar ilk kanar bileziğinden çıkar ve ardından silindir üzerinde bulunan başka bir kanat dizisinden geçirilmektedir. Bu kanatların ismi ise, statordur. Yani buhar ilk kanattan ikincisine aktarılır. Ardından da ilk kanata geri aktarılır. Bu yenilenip duran bir süreçtir.

 Her geçiş sırasında, buharın hızı biraz daha düşürülmüş olmaktadır. Buharın hızı azaldıkça, basınç oranı da düşmektedir. Bunun sonucunda ise, buharın türbinde kapladığı alan daha da fazla olmaktadır.Buhar türbini, İngiliz mühendis olan Charles Parsons tarafından geliştirilmiştir.

  Bu mucidin geliştirdiği buhar türbini, günümüzde bütün dünyada kullanılmaktadır. Buhar türbinlerinin kullanıldığı alanlar ise öncelikle elektrik santralleridir. Elektrik santrallerinde bulunan üreteçler, bu türbinler sayesinde çalıştırılmaktadır.

  Aynı zamanda buharlı gemilerin pervanelerinin döndürülmesinde de, buhar türbinlerinden faydalanılmaktadır. Parsons’un üretmiş olduğu ilk türbin, 7,5 kw gücünde bir türbindi. Bu da 10 beygir gücüne tekabül etmekteydi. Günümüzde, ise 2000 megawattın üzerinde buhar türbinleri tasarlanmaktadır. Bu da 2.680.000 beygir gücü anlamına gelmektedir. Parsons dışında başka mühendisler tarafından da değişik türlerde buhar türbinleri tasarlanmıştır. Bu türbinlerden birisi, yüksek hıza ve de tek dizi kanata sahip olan küçük buhar türbinidir. Bu türbin, 1882 senesinde mühendis Karl Gustaf de Laval tarafından geliştirilmiştir.

  Bu mühendis aynı zamanda, redüktör adı verilen dişli çark donamını da bulmuştur. Bu donanımın bulunmasındaki amaç ise, yüksek bir hızla dönmekte olan türbin aracılığıyla düşük hızdaki bir pervaneyi döndürebilmek ya da bir makineyi çalıştırabilmektedir. Buhar türbinleri, günümüzde gemilerde oldukça yaygın bir şekilde kullanılmaktadır. Gemilerdeki buhar türbinlerinde pervanenin hızı düşürülmesi gerekmektedir. Bunun nedeni ise, yüksek hızda dönen pervanelerin veriminin az olmasıdır.

 Buhar türbinleri, iki tipte olmaktadır. Bu tipler, yoğunlaştırıcısız veya yoğunlaştırıcılı tiplerdir. Yoğunlaştırıcı türbinlerde, türbinden çıkan buhar, soğumak için bir yoğunlaştırıcıya gönderilmektedir. Bu sayede buhar su haline getirilmektedir. Bundaki amaç ise, bir vakum ortamı sağlamaktır. Vakum, buharın türbin içinde püskürmesi amacıyla kullanılmaktadır.

 Suya dönüşen buhar, kazana pompalanır ve burada tekrar buhar haline getirilir. Bu türbinler, gemilerde ve elektrik santrallerinde kullanılır. Yoğunlaştırıcısız türbinler ise, türbinden çıkan buhar sanayi işlemlerinde ve de binaların ısıtılmasında sık bir biçimde kullanılır. 


                                     SU DAKİ ENERJİ 


  Atom..ağırlığı 1,00797, yoğunluğu 0,0899 g/1, kaynama noktası -252,76°C ve erime noktası -259,06°C'dir. Sıvı hidrojenin yoğunluğu 0,070 g/cm3tür. Kristal hâlindeki yoğunluk ise 0,088 g/cm3tür. 1H, 2H, 3H şeklinde üç tâne izotopu vardır. En hafifi ve en çok bulunanı kütle numarası 1 olan (1H) izotopudur.    Bu izotopa protiyum da denir.
 
    Bir proton ve bir elektrondan meydana gelmiştir.

  - Döteryum ..2H olup kararlı izotoptur ve çekirdeğinde bir Proton

ile bir nötron vardır. Tabiî olarak meydana gelen hidrojen yaklaşık % 0,0156 kadar döteryum izotopu ihtivâ eder. 

   Aynı şekilde tabiî su, az oranda döteryum oksit (D2O, ağır su) ihtivâ eder.

Trityumun (3H) çekirdeğinde 2 nötron 1 proton bulunur. Trityum radyoaktif element olup, yarılanma süresi yaklaşık 12,5 yıldır. 

  - Trityum tabiî olarak eser miktarda bulunur. Nükleer reaktörlerde elde edilir ve "reaksiyon mekanizması"nı inceleyen ilim adamları tarafından geniş ölçüde kullanılır.

Hidrojen, iki atomlu moleküler yapıya sâhiptir. Hidrojen molekülünden serbest hidrojen atomu elde etmek için çok büyük enerjiye ihtiyâç vardır. Serbest hidrojen atomları tekrar molekül vermek üzere birleşirken çok miktarda ısı ve enerji salar (103,4 kcal). Bir tâne olan elektronunu kaybetmiş hidrojen atomu 1+ yüklü olur ve buna proton denir. 

   Proton dâimâ bileşik hâlindedir. Yalnız başına bulunmaz. Ancak iyonlaştırılmış gaz içinde bulunabilir. Suda iyonlaşma sonucu meydana gelen proton, su molekülü ile birleşerek hidronyum iyonunu (H3O+) meydana getirir.

Hidrojen atomları arasındaki bağ hemen hemen kovalenttir.

   Moleküllerde iki hidrojen çekirdeği arasındaki mesâfe 0,74 Å'dur. Hidrojenin indirgen özelliği vardır. Metal oksidleri metale kadar indirgeyebilir. Doymamış organik ve azot bileşikleri hidrojen ile doyurulabilir.

Bulunuşu: Hidrojen tabiatta çok yaygın olarak bulunur. 

   Bileşikleri yönünden de en zengin elementtir. Dünyâyı meydana getiren elementler arasında atom yüzdesi olarak, 15,5, ağırlık yüzdesi olarak da 0,8'dir. En çok, su bileşiğinde, azotlu bileşiklerde ve karbonlu bileşiklerde bulunur.

Hidrojen serbest hâlde az olarak tabiî gaz kuyularında, kömür depolarında ve organik bozulmalarda bulunur. Atmosferin yeryüzüne yakın yerlerinde ortalama % 5.10-5 oranında bulunur. 

   Atmosferin yüksek kısımlarında daha yoğundur. Güneş ve yıldızlarda da mevcut olduğu spektral analizlerle anlaşılmıştır.

Elde edilişi: Hidrojen ticârî olarak en çok hidrokarbon yakıtlarından, çeşitli metodlar uygulanarak elde edilir. Metan, etan ve bâzı hafif hidrokarbonlar, 650 ilâ 1000°C arasında nikelin katalitik etkisi ve buhar ile muâmele edilir. Bu işlemin sonunda hidrojen ve karbonun oksidleri elde edilir. 

   Kızgın kok üzerinden sıcak su buharı geçirilerek karbonmonoksit (CO) ve hidrojen elde edilir ki bu karışıma sugazı denir.

-Kömür

ün koklaştırılması sırasında da hidrojen elde edilir.
Laboratuvar çapında hidrojen aktif metallere asit etki ettirmekle:
Zn + H2SO4 ® ZnSO4 + H2
ve suyun elektrolizi ile elde edilir:
2H++ 2e ® H2 (katodda) 2OH--2e ® H2O+ 1/2O2 (anotta)
Keşfedilişi: 1776 yılında Sir H.Cavendish tarafından çinko, kalay ve demire seyreltik sülfat veya hidroklorik asit etki ettirilerek elde edildi. H.Cavendish hidrojenin hava ile karışımının su buharı vermek üzere patladığını gördü ve bu elemente tutuşucu hava ismini verdi.

   1783'te Atoine Lavoisier bu elemente hidrojen ismini verdi ki bunun mânâsı su meydana getirici demektir. Hidrojenin kendinden daha ağır iki izotopu olan D ve T, 150 yıl sonra keşfedildi. Döteryum 1931'de ağır sudan elde edildi. Trityum ise 1934'te bulundu. 

   Bileşikleri: Hidrojenin bileşikleri diğer elementlerinkinden daha fazladır. Çünkü, asal (necip) gazlar hâric bütün elementler ile reaksiyon verir. Hidrojenin herkes tarafından bilinen ve tabiatta çok miktarda bulunan bileşiği sudur. Su ve karbondioksid bileşiklerinde hidrojen, daha elektronegatif olan elemente kovalent bağla bağlıdır. 

   Mamafih hidrojen atomları daha elektro pozitif olan alkali metallerle ve kalsiyum, baryum gibi, elementlerle iyonik bileşikler teşkil edebilir.

Ortaya çıkan ve hidrür denilen bileşikler suda hidrojen vererek ayrışır.
Hidrojenin flor, klor, brom veya iyot ile yaptığı bileşiklerin sudaki çözeltileri asittir. 

   Diğer yaygın asitlerin bileşikleri nitrat (HNO3), sülfat (H2SO4) ve fosfat (H3PO4) asitleridir. Hidrojen iyonlarının bir çözeltideki konsantrasyonu pH cinsinden ifâde edilir. ( PH cetveli) 

   Reaksiyona girme kâbiliyeti pek fazla olmamakla berâber ısı veya güneş ışığı gibi bâzı şartlar altında oksijen ve klorla patlama şeklinde reaksiyon verir. İçerisinde % 4 ile % 74 arasında hidrojenle ihtivâ eden hava yanıcı ve patlayıcıdır. Hidrojen, oksijen ile yakıldığında çok yüksek sıcaklıkta bir alev elde edilir. 

   Oda sıcaklığında hidrojenle oksijen arasındaki reaksiyon, çok tanecikli platin katalizörü olmadığında çok yavaştır. Hidrojen 700°C'de pratik olarak ânında tutuşur.

Halojenler, bor ve benzeri elementlerle, verdiği bileşikler uçucudur. Metallerin elektropozitif karakterlerine bağlı olarak iyon bağlı veya kovalent bağlı bileşikler verir.
Kullanılışı: Hidrojen üretiminin üçte ikisi amonyak elde edilmesinde kullanılır. İkinci derecede önemli kullanma alanı petrol rafinasyonundaki katalitik parçalama işlemidir. 

   Üçüncü derece kullanıldığı alan metanol îmâlatıdır. Bundan başka yağların hidrojene edilmesinde de kullanılır. Doymamış, yağların hidrojenlendirilmesi ile margarin elde edilir ( Hidrojenlendirme). Hidrojenlendirme işi aynı zamanda birçok organik bileşiklerin îmâlâtında da kullanılır. Plastik madde yapımında plastifiyan olarak kullanılır. Metalurjide kaynak işlerinde yakıt olarak kullanılır.

Hidrojen yandığı zaman çevreye kirletici artıklar vermemektedir. 

   Bu yüzden otomobillerde yakıt olarak kullanılmak istendiğinden bu konuda çalışmalar yapılmaktadır. 

Atom numarası:   1 Simge:   H Kütle numarası:   1.00797 Kaynama Noktası (C):   -252.7 Erime Noktası (C):   -259.2 Yoğunluk:   0.071 Buharlaşma Isısı:   .108 Kaynaşma (Füzyon) Isısı:   0.014 Elektriksel iletkenlik:   --Isıl iletkenlik:   0.0004 Özgül Isı Kapasitesi:   3.45
Özellikle suyun bileşimine giren gaz halindeki basit cisimdir. 

   Hidrojen, Evren'de en bol bulunan elementtir. Güneş'in ve yıldızların maddesinin büyük bir bölümü hidrojenden oluşur. Dünyada hidrojeni serbest halde bulmak kolay değildir. Havada pek düşük miktarda hidrojen vardır, ancak volkanların fışkırttığı gazlarda veya doğal kaynaklardan fışkıran gazlarda geniş oranda hidrojen vardır. 

   Atmosferin yüksek kesiminde, hidrojen, hidrojen tacı adı verilen bir örtü meydana getirmiştir.

Maddelerin En Hafifi 

   Renksiz, kokusuz bir gaz olan hidrojen, bütün maddelerin en hafif olanıdır (havadan 14 kat hafiftir). Böylece bütün öteki gazlara oranla, gözenekli duvarlardan, hattâ akkor durumuna gelecek derecede ısıtılmış demir gibi bazı maddelerin içinden bile, daha hızlı geçebilir, iyi bir ısı ve elektrik iletkenidir ve sıvı hale getirilmesi pek güçtür.

   Kimyasal yönden hidrojen basit bir maddedir (bir hidrojen atomu tek bir çekirdek veya proton ile bunun çevresinde dönen tek bir elektrondan oluşur).

Isıtılmış halde birçok elementle karışır. Bu çeşitli tepkileri, sanayide geniş uygulama alanları bulmuştur. 

   Oksijenle birleşince su (doğal halde pek çok bulunur) meydana getirir. Oksijen ve su karışımı, oksihidrik üfleç'te de (kaynak makinesinin alevinin mavi rengi, yanan hidrojenin özelliğidir) kullanılır. 

   Azot ile birleşince, yapay gübre ve patlayıcı maddeler üretiminde kullanılan amonyak oluşur. Başlıca sanayi gazlarından olan metan, hidrojen ile karbon karışımıdır.


  Güdümlü Balonlar ve Füzeler

Eskiden hidrojen, hava gemilerini (balonlar, güdümlü balonlar v.b.) şişirmekte kullanılırdı, ama çabuk alev aldığından, yerini helyum gazına bıraktı.

  Silâh sanayii günümüzde hidrojeni, füze yakıtı olarak kullanmaktadır. Gerçekten de, sıvı halde (üretimi ve depolanması güç bile olsa), çok yüksek bir enerji verme gücü olmasına karşılık az yer kaplar. 

   Nihayet, insanların yarattığı en öldürücü silâhlardan birinin, korkunç hidrojen bombasının da yapımına girer.

Hidrojen, evrenin kütlesinin %75'ni oluşturan ve evrende en çok bulunan elementtir.

   Ana hatta bulunan yıldızların çoğunluğu plazma halinde olan hidrojenden oluşur. Elementel hidrojen dünyada az bulunur. Endüstride

Metan

gibi

Hidrokarbonlardan

üretilebildiği gibi, pahalı olsa da suyun elektrolizinden de üretilebilir.   
Hidrojenin en yaygın doğal izotopu, nötronsuz protiyumdur.

   Hidrojen pek çok elementle bileşik verebilir, suda ve pek çok organik molekülde bulunur. 

   Suda çözünen moleküller arasındaki

 Asit-baz tepkimlerinde önemli rol oynar.

Schrödinger denkleminin

analitik olarak çözülebildiği tek nötral molekül olduğu için, hidrojen atomunun enerji basamakları ve bağ özellikleri

Kuantum mekaniğinin

gelişmesinde önemli rol oynamıştır. 

Hidrojenin tarihi

Hidrojen 1500'lü yıllarda keşfedilmiş, 1700'lü yıllarda yanabilme özelliğinin farkına varılmış, evrenin en basit ve en çok bulunan elementi olup, renksiz, kokusuz, havadan 14.4 kez daha hafif ve tamamen zehirsiz bir gazdır.


   Güneş ve diğer yıldızların termonükleer tepkimeye vermiş olduğu ısının yakıtı hidrojen olup, evrenin temel enerji kaynağıdır. -252.77°C'da sıvı hale getirilebilir. 

   Sıvı hidrojenin hacmi gaz halindeki hacminin sadece 1/700'ü kadardır. Hidrojen bilinen tüm yakıtlar içerisinde birim kütle başına en yüksek enerji içeriğine sahiptir. 1 kg hidrojen 2.1 kg doğalgaz veya 2.8 kg petrolun sahip olduğu enerjiye sahiptir. 

   Ancak birim enerji başına hacmi yüksektir.

Hidrojen gazını yapay olarak ilk defa T. Von Hohenheim (ayrıca Paracelsus, 1493 - 1521, olarak da bilinir) tarafından güçlü asitlerle metalleri karıştırarak elde etmiştir.

   Bu kimyasal reaksiyon sonucu elde edilen bu yanıcı gazın yeni bir element olduğunun farkına varamamıştır. 1671 yılında hidrojen Robert Boyle tarafından demir çubuk ve seyreltik asit çözeltilerinin reaksiyonu sonucu üretilerek yeniden keşfedilmiştir. 1766 yılında Henry Cavendish metal asit reaksiyonuyla elde edilen, havada yanan, yandığı zaman su açığa çıkaran hidrojenin ayrı bir element olduğunun farkına varmıştır. 

   Cavendish'in hidrojenle tanışması cıva ve asitlerle yaptığı deneyler zamanında olmuştur. Başlangıçta hidrojenin cıvayı oluşturan birimlerden biri olduğunu, cıvanın asitle reaksiyonundan ortaya çıktığını düşünmüş, buna rağmen hidrojenin pek çok önemli özelliğini gerçekci şekilde tasvir edebilmiştir. 

   1783'te Antoine Lavoiser Laplace ile Cavendish'in bulduklarını tekrarlarken, yandığı zaman su üreten bu gaza hidrojen adını vermiştir. Hidrojenin ilk kullanım yerlerinden biri balonlar ve daha sonraları zeplinlerdir. Bu amaçlar için hidrojen metalik demir ve sülfürik asidin reaksiyona girmesiyle elde edilmiştir.

   Hidrojen Hindenburg adlı, havada yanarak yok olan zeplinde kullanılmıştır. Balonlarda daha sonraları oldukça patlayıcı olan hidrojenin yerine inert helyum kullanılmıştır.

Hidrojenin keşfi

Hidrojen gazını yapay olarak ilk defa T. Von Hohenheim (ayrıca Paracelsus,  

-1493--1521

, olarak da bilinir) tarafından güçlü asitlerle metalleri karıştırarak elde etmiştir. Bu kimyasal reaksiyon sonucu elde edilen bu yanıcı gazın yeni bir element olduğunun farkına varamamıştır. 

1671

yılında hidrojen

Robert boyle

tarafından demir çubuk ve seyreltik asit çözeltilerinin reaksiyonu sonucu üretilerek yeniden keşfedilmiştir. 

1766

yılında

Henry cavendish

metal asit reaksiyonuyla elde edilen, havada yanan, yandığı zaman su açığa çıkaran hidrojenin ayrı bir element olduğunun farkına varmıştır. 

   Cavendish'in hidrojenle tanışması cıva ve asitlerle yaptığı deneyler zamanında olmuştur. 

   Başlangıçta hidrojenin cıvayı oluşturan birimlerden biri olduğunu, cıvanın asitle reaksiyonundan ortaya çıktığını düşünmüş, buna rağmen hidrojenin pek çok önemli özelliğini gerçekci şekilde tasvir edebilmiştir. 

1783

'te Antoine Lavoiser Laplace ile Cavendish'in bulduklarını tekrarlarken, yandığı zaman su üreten bu gaza hidrojen adını vermiştir. 
Hidrojenin ilk kullanım yerlerinden biri balonlar ve daha sonraları zeplinlerdir.

   Bu amaçlar için hidrojen metalik demir ve sülfürik asidin reaksiyona girmesiyle elde edilmiştir. Hidrojen Hindenburg adlı, havada yanarak yok olan  zeplinde kullanılmıştır. 

   Balonlarda daha sonraları oldukça patlayıcı olan hidrojenin yerine inert

Helyum

kullanılmıştır.

Kuantum teorisinin gelişmesindeki yeri

1 proton ve 1 elektrondan oluşan hidrojen atomu, basit atomik yapısı, ışık emilim ve yayma spekturumu sayesinde atomik yapının geliştirilmesinde önemli rol oynamıştır.

   Hidrojen molekülünün ve ona karşılık gelen H
2+ katyonu basit yapısı kimyasal bağların doğası hakkında önemli bilgiler vermiş, bunu 

1920

'li yıllların ortalarında hidrojen atomunun kuantum mekaniği uygulaması izlemiştir.

Evrende hidrojen

Hidrojen evrenin kütlece %75'ini, atom sayıca %90'nı oluşturur ve bu oranlarıyla evrende en çok bulunan elementtir. 

   Bu element yıldızlarda, dev gaz gezegenlerinde büyük miktarda bulunur. Moleküler hidrojen bulutları yıldızların oluşumuyla bağlantılıdır. Hidrojen yıldızların proton-proton

Nükleer füzyon

reaksiyonuyla enerji üretmesinde önemli rol oynar. 
Evrende hidrojen atomik ya da plazma halinde bulunur. Plasma hali atomik halinden oldukça farklıdır. Bu halde hidrojen elektronu ve protonu bağlı değildir ve bu oldukça yüksek elektrik iletkenliği ve ışık yayılımına (güneş ve diğer yıldızlar ışık yayar) sahiptir. 

   Yüklü partiküller elektrik ve manyetik alanlarda oldukça etkilenirler. Mesala, güneş rüzgarında dünyanın magnetospheri ile etkileşerek Birkeland akımları ve auroraya yol açarlar. Uzayda hidrojen nötral atomik halde bulunur. 



   Normal şartlar altında hidrojen biatomik gaz (H
2) halinde bulunur. Hafifliği nedeniyle diğer daha ağır gazlara göre yerçekimi kuvvetinden kolayca kurtulur. Bu nedenle dünya atmosferinde hidrojen gazı oranı oldukça düşüktür (hacimce 1

ppm

)   . Hidrojen atomu ve H2 molekülü uzayda bolca bulunduğu halde dünya da bunların üretimi ve saflaştırılması oldukça güçtür. Bütün bunlara rağmen hidrojen dünyada en çok bulunan üçüncü elementtir. yeryüzündeki hidrojen su, hidrokarbonlar gibi kimyasal bileşiklerin içinde bulunur. 

   Hidrojen gazı bazı bakteri ve algae tarafından üretilir. Günümüzde methan gazı önemi artan bir hidrojen kaynağıdır.

Hidrojen Atomu

Izotopları

Hidrojenin doğada üç izotopu vardır. Bunlar 1H, 2H, ve 3H. Oldukça kararsız diğer izotoplar (4H - 7H) laboratuar koşullarında sentezlenmiştir.

1H %99.98 ile hidrojenin doğada en çok bulunan izotopudur. Bu izotop çekirdeğinde yanlızca bir proton içerdiğinden protium denilmiştir.

2H `hidrojenin diğer kararlı izotopudur.

Döteryum

olarak da bilinir. Çekirdeğinde 1 proton ve 1 nötron içerir. Deuterium yeryüzündeki hidrojenin %0.0184'nü oluşturur. Radyoaktif değildir ve belirgin bir kirliliğe yol açmaz.

Suyun içinde hidrojen yerine deuterium bakımından zenginleştirilmiş suya ağır su denir. Deuterium ve bileşikleri kimyasal reaksiyonlarda radyoaktif olmayan etiketlemelerde ve 1H-NMR da çözücü olarak kullanılır. Ağır su nükleer reaktörlerde nötron kontrolü ve soğutucu olarak kullanılır. Deuterium ayrıca ticari çekirdek füzyonda olası yakıttır.

3H ayrıca tritium olarak da bilinir. Çekirdeğinde 2 nötron ve 1 proton içerir. Radyoaktiftir ve 12.32 yıl yarı hayatıyla beta bozunmasıyla Helyum-3 e dönüşür. Az miktarda trityum cosmik ışınların atmosferik gazlarla etkileşmesi sonucu ortaya çıkar. Ayrıca nükleer silah testlerinde de havaya salınır. Tritium kimya da ve biolojide radyoetiketleme deneylerinde kullanılır.

   Hidrojen, izotoplarının değişik isimleri olan tek elementtir. IA grubu elementleri, Ca, Sr,Ba gibi aktif metallerin su ile reaksiyonu sonucunda hidrojen gazı elde edilir.  
Ca(k) + 2H2O à Ca2+ (aq) + 2OH-(aq) + H2 (g)

Uygulamaları

Hidrojen zehirsiz ve havadan 14,4 kez daha hafif bir gazdır. 

Güneş

ve diğer yıldızların termonükleer tepkimeyle vermiş olduğu ısının yakıtı hidrojen olup, evrenin temel enerji kaynağıdır. 

   -252,77 °C'ta sıvı hale getirilebilir. Sıvı hidrojenin hacmi gaz halindeki hacminin sadece 1/700'ü kadardır. Hidrojen bilinen tüm yakıtlar içerisinde birim kütle başına en yüksek enerji içeriğine sahiptir (Üst ısıl değeri 140,9 MJ/kg, alt ısıl değeri 120,7 MJ/kg).

   1 kg hidrojen, 2,1 kg doğalgaz veya 2,8 kg petrolün sahip olduğu enerjiye sahiptir. 

Petrol

yakıtlarına göre ortalama 1,33 kat daha verimli bir yakıttır. Buna karşın, enerji olarak kullanılabilmesi için doğadaki bileşiklerden ayrıştırılması gerekir. Üretilmesi de göz önünde bulundurulduğunda petrol gibi hazır yakıtlar kadar kârlı değildir.

Ancak hidrojenin diğer yakıtlardan önemli bir farkı, güneş veya rüzgar enerjisinin yardımıyla sudan üretilebilmesi ve kullanıldığında tekrar suya dönüşebilmesidir. Bu özellik hidrojenin herkesin üretimine ve kullanımına açık bir yakıt olmasını sağlar.

   Hidrojen doğada serbest halde bulunmaz, bileşikler halinde bulunur. En çok bilinen bileşiği ise 

Su  Dur:Hidrojen geleçek yüz yılın yakıtıdır.

.  Isı ve patlama enerjisi gerektiren her alanda kullanımı temiz ve kolay olan hidrojenin yakıt olarak kullanıldığı enerji sistemlerinde, atmosfere atılan ürün sadece su ve/veya su buharı olur. Bunun dışında çevreyi kirleten hiçbir gaz ve zararlı kimyasal madde (

Karbonmonoksit veya karbondioksit gidi üretimi olmaz.  

 DEVAM EDEÇEK

 

 Bu sitede yer alan yazıların tümü, bilgi edinmek isteyen ziyaretçiler için hazırlanmıştır.

 

  All of the fonts contained in this site is intended for visitors who wish to learn

 
  Alle auf dieser Website enthaltenen Fonts ist für Besucher, die lernen wollen bestimmt
 

  Bu bilgiler, hiç bir zaman hastalık ve diğer sorunlara yönelik teşhis ve tedavi amaçlı olarak kullanılmamalıdır..  

  This information should never be used for the purpose of diagnosis and treatment for diseases and other problems ..


  Diese Information sollte nicht zum Zweck der Diagnose und Behandlung von Krankheiten und anderen Problemen verwendet werden ..
 


  Doktor  diyetisyen ve herbalisler tarafından yetkili eczacılar güvenilir,yaninda bitki aromatik okul mezunu veya kimyager çaliştiran, izni alınmiş aktarlar tarafından güvenlı şekilde kullanılmalıdır.


  Herbalist authorized by doctors and pharmacists, dieticians reliable, besides aromatic plants operate on school graduate or chemist, is secured by way of the transfer has been granted permission must be used


  Herbalist von Ärzten und Apothekern, Diätassistenten zuverlässig, neben aromatischen Pflanzen arbeiten auf Schulabsolvent oder Chemiker, autorisiert ist, wird im Wege der Übertragung gesichert erteilt worden Erlaubnis verwendet werden muss

  
   Sitede yer alan yazıların her türlü kullanımı ve uygulanması sonucu doğan hukuki, ahlaki,  mesleki, sağlık ve yaşamsal sorunlar sadece  bu eylemi gerçekleştiren kişilerin    sorumluluğundadır

 
   Any use and the adoption of legal writing on the Site nature, moral, professional, health and life issues are the sole responsibility of the person performing the action


    Jede Verwendung und die Annahme des Rechts schriftlich auf der Website der Natur, moralischen, beruflichen, Gesundheit und Lebensfragen in der alleinigen Verantwortung der Person, die die Aktion
  

  Bunlardan dolayı ortaya çıkabilecek hiçbir sorundan site ve yazarları sorumlu kılınamaz.  


  Site for any problems that may arise from these and writers responsible can not be overridden 


 Website für Probleme, die aus diesen und Autoren verantwortlich entstehen können, können nicht überschrieben werden
 

   

                                                                   saklisifa@gmail.com

                                                                   premix12345678@gmail.com
            
                                                                   saklisifapiriiworld@gmail.com

 

 


NOT
:KAN BİLGİLERİNİZİ BİLMEDEN BİYOKİMYANIZI TARAMADAN,ARAŞTIRMACI DOKTORUNUZA, AKTARLARA DANIŞMADAN BİTKİ VE BİTKİ TÜRLERİNİ KULLANMANIZ TAVSİYE EDİLMEZ.

 

 

  HINWEIS: Wenn Sie scannen Ihre BIOCHEMISTRY wissen, dass Ihr Blut DATA, Forscher-Arzt, DARF PFLANZEN UND PFLANZENARTEN nicht ohne Rücksprache mit dem TRANSFER NICHT EMPFOHLEN.

 

 

NOTE: If you scan your BIOCHEMISTRY know your blood DATA, RESEARCHER DOCTOR, DO NOT USE PLANTS AND PLANT SPECIES without consulting the TRANSFER NOT RECOMMENDED

 

        

      

 

 

 




   

                         


                              

 


Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi9
Bugün Toplam778
Toplam Ziyaret737906
BAKIR-GÜMÜŞ-ALTIN
AlışSatış
Dolar3.83633.8517
Euro4.50604.5241
Hava Durumu
Anlık
Yarın
11° -1°
PİRİİWORLD/SAKLİ ŞİFA TV