• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  

       sakli-sifa çoban
              
                                
Site Menusu
Site Haritası
Takvim

SAĞLIK İÇİN ALKALİN SU CİAZLARI SAKLI ŞİFA



                                 SAKLI ŞİFA İŞ BİRLİĞİYLE  

                                     saklisifa@gmail.com                       

                             ORGANİK YAŞAMA İLK ADIM         

 Bu durum suda tat ve koku yapılarına neden olan yapıların NANO ALKA WATER sistemi sayesinde elimine edildiğine işaret etmektedir. Öte yandan ,musluk suyundaki Ca*2 parametresi 69,7 mg/L seviyesinden 55.7 seviyesine düşürülmüştür. Bu sonuç bize alkali sisteminin sudaki sertlik miktarını bir miktar düşürdüğünü göstermektedir.Ca*2 açısından zengin olan suların tüketilmesi insan vücudundaki dişlerin ve kemiklerin gelişimi ve onarımı aşamasında çok faydalı olur .İnsan vücudunda ayrıca sindirim kolaylığı ve kalp ritim dengesinin korunmasına da yardımcı olduğu belirtmektedir. Böylece atardamarların ve kasların dengesi de korunmuş olur.   Mg*2 açısından zengin olan suların tüketilmesi insan vücudundaki bağışıklık sistemi ,kan akış dengesi gibi 300 den fazla fiziksel ve kimyasal fonksiyonların gerçekleştirilmesinde kullanılmaktadır. Ayrıca  kanser ,damar tıkanıklığı ,böbrek hastalığı gibi hastalıkları engellemektedir.    

                Biz işimizi yaptık gerisi size kalmış önce sağlık.  

 MODEL :NANO ALKA WATER / NK- PLUS Alkali iyonize Su Cihazı

1.Pamukkale Ünv.Çevre Müh.Su Analiz Raporlu NANO ALKA WATER  Alkali İyonize Su Teknolojisi

2.Alkali İyonize Su Üretir.

3.Saatte 10 LT alkali iyonize su üretir.

4.Kolay Montaj

5.Montaj Kiti Dahil

Alkali Su Cihazımız ; piyasadaki suyu elektroliz ederek alkali su üreten cihazlardan farklı olarak; nanoteknoloji ürünü ve doğal biyoseramik taşlarla suya yaydığı kızılötesi ışınlar, negatif iyonlar ve suya verdiği alkali minerallerle suyu alkali hale getirir ve ORP yi düşürür.

Sizin için; kaliteli, sağlıklı ve yaşayan su üretir. İleri teknoloji ürünü olan cihaz ,musluk suyunu önce arındırır daha sonra  alkali ion suya dönüştürür.

Nano alka water  İçin 4 Temel Neden:

1.     pH'ı yüksek su vermesi: Çağımızdaki kirlenmiş çevre koşulları ve kötü beslenme alışkanlıkları vücudumuzun alkali dengesini bozar. Bu da vücudumuzun asit alkali dengesini (pH) aşağıya çekip bağışıklık sistemimizin zayıflamasına neden olarak çeşitli hastalıkların oluşmasına zemin hazırlar. Nano alka waterpH'ı yüksek su vererek vücudun asit alkali dengesinin düzenlenmesine yardımcı olur.

2.     Suyun ionlarının ayrılması ve suyu moleküler yapıda küçültmesi: Çağımızda içtiğimiz suyun moleküler grup yapısı kirlilikten dolayı büyümüştür. Oysa sağlıklı suyun her bir grubunun 5-6 adet su molekülünden oluşması gerekir. Nano alka water'den içilen alkali su, ionlarına ayrılmış olduğundan ve moleküler yapısı küçüldüğünden hücrelerimize çok daha etkili nüfuz ederek hidrotasyonu sağlar.

3.     Antioksidan özellikte su sağlaması: Vücudumuzda zamanla biriken toksik maddeler nedeniyle oluşan "serbest radikaller" bir çok hastalığın temel nedenidir. Serbest radikaller ancak antioksidan maddeler ile vücuttan uzaklaştırılabilir. Nano alka water alkali su yoğun miktarda antioksidan negatif elektrik yükü taşıması nedeniyle güçlü bir antioksidan görevi görür.

4.     Suyu klordan ayırması: Zararlı organizmaları sudan arıtmak amacı ile kullanılan klor, suda kanserojen trihalometan (THM) oluşturabilir. Nano alka water'den içilen su, musluk suyundaki kloru ve diğer mikrobik kirlilikleri arıtarak sağlıklı su içmemize yardımcı olur.

Gelişen teknoloji sayesinde Nizamoğlu Su Arıtma tarafından geliştirilen NANO ALKA WATER alkali su arıtma sistemi cihazları ambalajlı sulardan daha sağlıklı, daha mineralli ve daha lezzetli su üretebiliyor.

Su yaşam kaynağıdır.Sağlıklı yaşamak için su şarttır.

Su içildikten 30 saniye sonra kanınızın bir parçası haline gelir ; 1 dakika içinde beyin dokularına ve üreme organlarına ; 30 dk içinde de vücudunuzun her bölgesine ulaşır.

Bir çok uzmanın suyun sağlık üzerindeki faydalarını vurgulamasının nedeni de budur.

Su yaşamın ve sağlığın temeli olduğu için içilecek su tercih edilirken seçici davranılmalıdır.

" Canlı " Suyun 6 Kriteri

Birincisi, su temiz olmalıdır.

İkincisi, mineral yönünden zengin olmalıdır.

Üçüncüsü,alkali olmalıdır.

Dördüncüsü,serbest radikalleri yok edebilmelidir.

Beşincisi, altıgen su molekülleri açısından zengin olmalıdır.

Altıncısı ,canlı ve enerji dolu olmalıdır.

PH: 7.5 - 10.0  ORP: (-50)~(-200)

  Hakan Nizamoğulları Kimya Müh. İ.T.Ü

PAMUKKALE ÜNİVERSİTESİ MÜH. FAK.ÇEVRE MÜH. BÖLÜMÜNDEN NANO ALKA WATER Alkali içme suyu arıtma sistemi cihazlarımızın Teknik Uygunluk Raporu Vardır.

DENİZLİ ŞEBEKE SUYU GİRİŞLERİNE GÖRE ARITMA PERFORMANS SONUÇLARI

ANALİZ SONUÇLARI:

ORP           -50 / -180  mV

PH                7.5      10

ALKALİNİTE  312   mg/l  CACO3

TOPLAM ÇÖZÜNMÜŞ MADDE  224 mg/l

OKSİTLENEBİLİRLİK         0.12  mg/l

Ca++     55,7 mg/L

Mg++    18,5 mg/L

Na+       6,5 mg/l

K+          1,3 mg/L

 

 NANO ALKA WATER Alkali İçme Suyu Arıtma Sistemi analiz sonuçlarına göre  ORP değeri azalması ile suya antioksidan özellik kazanmıştır.Ph değerinin yükselmesi ile alkali su kazanmıştır.Alkali su içilmesi insan vücudunda fiziksel olarak oluşan asidliği engelleyerek yaşlılık hastalıklarından korunmaya destek ve vücudun homeostazi fonksiyonunun desteklenmesine neden olur.Küçük molekül yapısı nedeniyle vücut tarafından diğer göre çok daha hızlı ve daha iyi emilebilen alkali su içildiğinde daha fazla antioksidan,alkalilik ve kalsiyum alınmasına neden olur. Toplam çözünmüş madde ölçümünde azalma olması sudaki askıda ve kolodial formdaki maddelerin giderimine işaret etmektedir.Organik madde 0,2 g/l seviyesine indirilerek suyun içerisindeki organik maddemuhteviyatı düşürülmüştrü.Bu durum suda tat ve koku problemine neden olan yapıların NANO ALKA WATER sistemi sayesinde elimine edildiğine işaret etmektedir.NANO ALKA WATER SİSTEMİ suya mineral açısından zengin özellik kazandırmıştır.İnsan Vücudundaki hücrelerin beslenmesi ve fonksiyonlarının aksamaması için hücre içi ve çevresindeki uygun bir polariteye sahip olması gerekmektedir.NANO ALKA WATER içme suyu arıtma sitemi bu özellikleri bünyesinde barındıran bir sudur. 

SONUÇ olarak NANO ALKA WATER Alkali İçme Suyu Arıtma Sistemi ile musluk suyunun ORP değerinin +160 dan negatif seviyeye ( -180 mV) indirildiği,PH değerinin 7.7 den 10.52 ye yükseldiği,alkalinite parametresinin ise 225 mg/lt den 312 mg/ lt  ye yükseltilerek suya antioksidan ve alkali özellik kazandırıldığı tespit edilmiştir.

 NANO ALKA WATER NK PLUS ALKALİ SU CİHAZI  

 NZ-80 İNOKS SOĞUK SU SEBİLİ 80 LT PASLANMAZ KROM   

SANAYİ TİPİ ALKALİ SU ÜRETİM TESİS   

          SU DAKİ HAYAT YAŞAM VİTAMİN VE MİNERALLER 
SİLİSYUM: Zarları kuvvetlendirerek kanamaları önler. Organların vakitsiz yaşlanmasını, bozulmasını engeller. Beyin yorgunluğunu giderir. Yaraların ça­buk iyileşmesini sağlar.Bu minarel hücre zarlarını kuvvetlendirerek kanamalarını inceler.Organların vakitsiz yaşlanmasını ve bozulmasını engeller.Beyin yorgunluğunu giderir.Yaraların çabuk iyileşmesini sağlar.Buğday kepeği,sarımsak,kuru fasulye,enginar ve kırkkilit otu (at kuyruğu)

 ÇİNKO: Büyüme ve bağışıklık sistemini güçlendiren, vücudun hastalıklara karşı direncini artıran bir mineraldir. Vücudun kendi kendini yenilemesi ve çe­şitli görevleri için gereklidir. 

   Çinko eksikliğinin en önemli belirtisi iştahsızlıktır. Eksikliğinde saçlar dö­külür ve vücut kılları kaybeder. Sedef hastalığı ve ciltte akneler sık görülür. Tat ve koku hissi kaybolur. Gözde katarak oluşur. Erkeklerde erken prostat bü­yümesi görülür, yumurtalıkların gelişmesi aksar. Cinsel organ gelişmesi durur. İnsan organizmasının büyüme ve gelişme geriliği oluşabilir.Ayrıca ergenlik çağında cinsel olgunluğa erişememe ,enfeksiyonlara dayanıksızlık,,iştahsızlık ve kilo alamama,öğrenme ve dikkat eksikliği ,tat alma  duyusunda bozuklul siyah noktalar dermatit,saçlarda incelme ve dökülme gibi cilt sorunları yaşanabilir.
   Tahıl kabukları, kepekli ekmek, karaciğer, süt ürünleri (yoğurt peynir, tere­yağı) kuru fasülye, lahana, sarımsak, bulgur, dana eti, kına kına otu, çobançan­tası, marul, pancar, şalgam, yulaf tuzda tütsülenmiş balık, yumurta, konserve yiyecekler, bisküviler, süt tozu, domates, ıspanak, pırasa, patates, soğan, merci­mek, karpuz ve hardal çok miktarda çinko içeren besinlerdir.   

 SODYUM: Sodyum, vücutta su dengesinin korunmasında ve besinlerin hücre duvarından geçişinde görev alan bir mineraldir. Sinir ve kas fonksiyon­larının sağlıklı bir şekilde yapılabilmesi için de gereklidir. 
   Yeterince alınmazsa gelişmede bozukluk, kilo kaybı, mide ekşimesi görü­lür. Halsizlik ve güçsüzlük, baş dönmesi, çarpıntı, tansiyon düşüklüğü, hafı­za bozukluğu ve konsantrasyon zayıflığı, baş ağrısı, depresyon, mide bulantı­sı ve kas krampları gibi sağlık sorunları oluşur. Yetersiz tuz alımı, tuz alınma­dan fazla miktarda su tüketilmesi, böbrek hastalıkları, yanıklar ile ishal, kusma ve terleme yolu ile vücudun tuz kaybetmesi sodyum eksikliği oluşmasının baş­lıca nedenleridir. 
   Normalde, vücuttaki sodyumun fazlası idrar ve terleme yoluyla vücuttan u­zaklaştırılır. Buna rağmen vücutta, sodyum fazlalığı olması halinde yüksek tansiyon, potasyum kaybı, vücutta su tutulması ve ödemler görülür. ­PİRİİ WORLD
 
   Sodyum fazlalığının en önemli sebepleri aşırı tuzlu besinler tüketmek ve ye­tersiz su alımıdır. İshal, terleme ve kusma yoluyla vücudun fazla su kaybetmesi de kandaki sodyum oranının artmasına sebep olabilir. Sodyum fazlalığında po­tasyum takviyesi yaparak, potasyum eksikliğinden doğabilecek zararlı sonuç­lardan korunmaya çalışılmalıdır. 
   Başlıca sodyum kaynağı yemeklik sofra tuzudur. Ayrıca, maden suları, baş­ta hamsi olmak üzere deniz ürünleri, peynir, kırmızı ve yeşilbiber, fındık, fıs­tık, ceviz,peynir,süt tozu,yumurta,ıspanak,ekmek,zeytin, kereviz ve havuç bol miktarda sodyum içeren besin maddeleri ara­sındadır. 

  POTASYUM: Potasyum minerali, insan beslenmesinde hayati önem taşı­yan bir mineraldir. Potasyum, kalp ve kaslar için oldukça önemli olan, besin­lerin hücrelere taşınması ve sinir sistemindeki mesajların ulaştırılması gibi gö­revleri de yerine getirir. Vücuttaki alkolün, fazla suyun, fazla şekerin ve fazla tuzun atılması, insan vücudundaki su ve mineral dengesinin korunması da po­tasyum sayesinde gerçekleşir. Vücuttaki potasyumun %98i hücre duvarlarının içindedir.  
   Potasyum, yetersizliğinin en belirgin sebepleri arasında yetersiz beslenme, ishal durumu, kullanılan idrar söktürücü ilaçlar, kusarak veya terleyerek vücut­tan atılan minerallerdir. Kişinin gün içinde çok fazla miktarda kahve tüketme­si ve stresli hayat tarzının olması da potasyum eksikliği sebeplerindendir. Po­tasyum yetersizliğinin ardından da kan dolaşım bozukluğu, kaslarda güçsüzlük yüzünden ortaya çıkan yorgunluk ve halsizlik halleri, iştahsızlık, mide bulantı­sı ve kusma, kabızlık, zihin bulanıklığı, dalgınlık, konsantrasyon eksikliği, baş ağrısı ve karın ağrısı, kramplar ve kalpte ritim bozuklukları gibi şikayetler or­taya çıkmaya başlar. Bunun yanında sporcularda meydana gelen sakatlanmala­rının en önemli sebeplerinin magnezyum ve potasyum eksikliğinden meyda­na geldiği bilinmektedir. 
   Potasyumun gün içinde olması gerekenin çok üzerinde bir miktarda tüketil­mesi, böbreklerde ve kalpte bazı sağlık sorunlarına sebep olur. Aşırı potasyum tüketimi, kaslarda zayıflamaya, kalp ritim bozukluklarına, böbrek hastalıkları­na, idrar azlığına gibi bazı sağlık sorunlarına sebep olabilir. 
   Lahana, brokoli, pazı gibi yeşil yapraklı sebzeler, zeytin, balık, sarımsak, portakal suyu, patates, muz, hurma, incir, avokado, kayısı, badem, fındık, ıspa­nak, pırasa, soğan, armut, karpuz, erik, tahıl kabukları, kepekli ekmek, bulgur ve pekmez ve süt ürünleri, yeşil yapraklı sebzeler, bol miktarda potasyum içe­ren besinler arasındadır. 
   

 MAGNEZYUM: Magnezyum hayati önem taşıyan mineralden belki de en önemlisidir.
Vücudun kendisi bu minerali üretmediği için magnezyumun be sinler yoluyla alınması gerekir. ­PİRİİ WORLD Vücudumuz için gerekli olan magnezyumu bazı gıdalardan, içtiğimiz sulardan özellikle maden sularıyla alırız. Magnezyum toprakta ve deniz suyunda saklıdır. Vücudumuzda da sürek­li doldurulması gereken bir magnezyum rezervi vardır. Yanlış beslenme, top­rakta bu mineralin giderek azalması magnezyumun vücut tarafından yeteri ka­dar alınmamasına neden olur. Ayrıca fazla terleyen, müshil veya idrar söktürü­cü ilaç alan kişilerde vücuttan daha fazla magnezyum gider. Stres, hamilelik ve emzirme gibi durumlarda ise vücudun magnezyuma olan ihtiyacı daha da ar­tar. Vücut bu minerali yeteri kadar almadığı zaman kemiklerde depo edilmiş olan magnezyumu kullanır. Rezervi bittiği zaman da alarm verir. Mide barsak bölgesindeki, idrar yollarında, baldırlardaki kramplar, kalp ritmindeki bozuk­luklar, boyunda ve omuzlarda kasılmalar veya sinirlilik, ellerde uyuşukluk ve karıncalanma, migren, dikkat azlığı, gürültüye karşı hassasiyet magnezyum ek­sikliğinin işaretleridir. 
   Magnezyum, sinir sisteminin aşırı duyarlılığını azaltarak sakinleşmeye yar­dımcı olduğu için “Antistres minerali” olarak da bilinir. Astım ve alerjik nezle­yi hafifletir. Ayrıca cildi düzgünleştirir, saçı güzelleştirir, tırnakları kuvvetlendi­rir. Kas ve sinir fonksiyonlarının yürütülmesi, kalp ritminin düzeninin sağlan­masında magnezyum büyük önem taşımaktadır. 
   Magnezyum, enzimlerin harekete geçirilmesi ve kandaki şekerin enerjiye dönüştürülmesinde rol alır. C vitamini, sodyum, potasyum, kalsiyum ve fos­for gibi vitamin ve minerallerin daha etkili kullanılması için de gereklidir. As­tım ve alerjik nezleyi hafiflemesi de magnezyumun faydaları arasındadır. Adet dönemi öncesi magnezyum takviyesi adet sancılarını azaltır. Hamilelikte görü­len kramplara karşı koruyucudur. 
   Bilim insanları hastalıkların yüzde 13’ünün magnezyum eksikliğine bağlı ol­duğunu belirtertiyor, Magnezyum olmadan vücutta enerji dönüşümü olmaz. Magnezyum eksikliği kalp, böbrek, beyin ve karaciğer fonksiyonlarında aksak­lıklara yol açarak halsizlik, iştahsızlık, huzursuzluk ve uyku bozukluları, dal­gınlık, hafıza zayıflığı, öğrenme güçlüğü, böbrek yetmezliği, kalp çarpıntısı, kramp gibi sağlık sorunlarına neden olabilmektedir. Özellikle alkol bağımlıla­rında ve sık alkollü içki içenlerde magnezyum eksikliğine bağlı kalp hastalık­ları daha sıktır. Ayrıca sigara da aynı etkiyi yaptığı için sigara içenlerde ihtiyaç daha fazladır. Bu da kalp ve damar hastalıklarına zemin hazırlamaktadır. Ha­milelikte magnezyum eksikliği erken doğum riskini arttırır. Yeni doğanda ise magnezyum eksikliği bebeğin ısı kaybetmesine ve ölümüne yol açabilmektedir. Magnezyum fazlalığı bitkinlik, yorgunluk, uyuşukluk, böbrek ve sindirim sistemi hastalıkları, kaslarda istek dışı titremeler, terleme ve depresyon gibi sağlık sorunlarına yol açar.│ SAKLI ŞİFA  )  
 

 SELENYUM: Güçlü bir antioksidan olan selenyum, bağışıklık sistemini güçlendirir ve kanser riskini azaltır. Hücreleri korur ve yaşlanmayı geciktirir. Doku esnekliğini arttırarak ve kalp hücrelerini destekleyerek kalp ve damar sağlığının korunmasına yardımcı olur. Başta sperm üretimi ve canlılığı olmak üzere, üreme sağlığında rol alır. Akyuvarları güçlendirerek kanser ve tümör o­luşmasını engeller. Vücuttaki zehirli maddelerin zararlı etkilerini azaltır ve vü­cuttan atılmalarına yardımcı olur. Karaciğerin faaliyetlerini düzenli olarak sür­dürmesine katkıda bulunur. 
   Selenyum eksikliğinde, miyokart enfarktüsü ve katarak riski artar. Halsiz­lik ve yorgunluk yapar çocuklarda da gelişimin yavaşlamasına neden olur. Göz sağlığını olumsuz etkiler. Erken yaşlanma, sinir sistemi hastalıkları ve zekâ ge­riliğine neden olabilir. Sperm üretimi ve kalitesi azalarak kısırlık oluşabilir. Ü­reme sağlığı açısından, erkeklerin Selenyum ihtiyacı kadınlara oranla daha faz­ladır 
   Selenyum fazlalığında sindirim sistemi sorunları, saç, tırnak ve diş kaybı, çe­şitli deri, omurilik ve kemik iliği hastalıkları, ateş gibi sağlık sorunları görülür. Daha yüksek dozları öldürücü olabilir. 
   Selenyum en fazla arpa, buğday gibi tahıllar, deniz ürünleri, et, karaciğer, pekmez, süt ve süt ürünleri, yumurta, tereyağı, mantar, soğan, lahana, broko­li gibi yeşil yapraklı sebzeler ve tavuk eti Et, yumurta, tahıl, baklagiller, susam, Hindistan cevizi, kuru yemişlerde ve bol miktarda balıklarda bulunur. 

  KALSİYUM: Özellikle kemik oluşumu ve diş sağlığı açısından önemli bir mineraldir. Kalsiyumun, kas büyümesi ve kasların gerginliği, enerji üretimi, si­nir iletimi ve kalbin ve kan damarlarının verimli ve düzenli çalışmasında önem­li görevleri vardır. Hamilelik ve doğumdan sonra süt yapımında etkilidir. Ro­matizmayı giderir, kemik erimesini önler, akciğerin normal çalışmasını sağlar, kanın pıhtılaşmasını kolaylaştırır. Ayrıca kanser ve kalp hastalıkları riskini azal­tır. Hayat boyu her gün düzenli olarak yeterli miktarda kalsiyum alınması ke­miklerin çabucak kırılmasına, kamburluğa ve insan boyunun kısalması riski­ne karşı korur. Sırt ağrıları çeken insanlara kemiklerini ve kıkırdaklarını güç­lendirmek için kalsiyum ve magnezyum takviyesi kullanmaları önerilmektedir. 
    Kolon kanseri riski taşıyan kişilerin kalsiyum bakımından zengin bir beslen­me programı uygulamaları ya da kalsiyum takviyesi kullanmaları halinde hasta­lıklarının önlenebileceğine dair tespitler yapılmıştır. 
   Kadınların adet dönemlerinde kalsiyum, magnezyum takviyesi kullanmala­rının ağrılarında rahatlama sağlamaya yardımcı olabileceği görülmüştür. 
   Kalsiyum ve magnezyumun uzun süre bir arada kullanılması halinde beyin damarlarının da bulunduğu kan damarlarının sağlığı korunacak, migren kay­naklı baş ağrıları hafifleyecektir. Kalsiyum ve magnezyum takviyesi uyku prob­lemlerini çözmede de etkilidir. 
    Kalsiyum eksikliğinde raşitizm, kemik erimesi ve diş çürümesi gibi sorunlar ortaya çıkar. Saç ve tırnaklarda kırılmalar meydana gelebilir. Ayrıca, eklem ağ­rıları, kas krampları, egzama, kalp çarpıntısı, yüksek tansiyon, sinirlilik, uyku­suzluk ve depresyona neden olabilir. 
    Fazla kalsiyum alınması böbrek taşı ve kireçlenmesi, kas güçsüzlüğü, ke­miklerde kireçlenme gibi sağlık sorunlarına neden olabilmektedir. 
    Kalsiyum en fazla süt ve süt ürünleri, yumurta, un, susam, saf bitter çikolata, soya fa­sulyesi, şalgam, ıspanak, patlıcan, patates, soğan, lahana, pırasa, karnabahar, küçük balıklar, fındık, fıstık, çilek, dut, portakal, limon, ayva, nar, hurma, kar­puz, pekmez, pirinç, nohut, mercimek ve zeytinde bulunur. 

     DEVAM EDEÇEK
   

                                                      saklisifa@gmail.com

                                                      premix12345678@gmail.com
            
                                                      saklisifapiriiworld@gmail.com

 

 






NOT:Kan bilgilerinizi bilmeden biyokimyanızı taramadan,araştırmacı doktorunuza, aktarlara danışmadan bitki ve bitki türlerini kullanmanız tavsiye edilmez.

 

 

 

                                          







 



Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi8
Bugün Toplam778
Toplam Ziyaret737906
BAKIR-GÜMÜŞ-ALTIN
AlışSatış
Dolar3.83633.8517
Euro4.50604.5241
Hava Durumu
Anlık
Yarın
11° -1°
PİRİİWORLD/SAKLİ ŞİFA TV