• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  

       sakli-sifa çoban
              
                                
Site Menusu
Site Haritası
Takvim

KEMİKLERI GÜÇLENDİRME,OSTEOPOROZ ,UNUTKANLİK,KAS GÜÇLENDİRME,HAFIZAYI TOPLAMA ALZHEMER

     
  SAKLİ ŞİFA ÇOBAN    SAKLİ ŞİFA ARI ZEHİRİ     SAKLİ ŞİFA PİRİİWORLD
         
                   
KEMİKLERI GÜÇLENDİRME,UNUTKANLİK,KAS

                           GÜÇLENDİRME,HAFIZAYI TOPLAMA

                                               ALZHEMER                         

    Demir Fosfat, Kalsiyum Sülfat, Magnezyum Fosfat.- Fib-rozit, kas ağrısı ve buna bağlı haller.

Doğal gida yönlenme ve fazla pişirmeden yemek munkünse mikserde çekip,sulandırarak kullanmak

  Yemek tuzlarına eklenen bir madde de iyottur.Bu iyotlama işleminden sonra kalp çarpıntıları,kalp ritim bozuklukları,yorgunluk,konsantrasyon bozuklukları,uzun süre iyileşmeyen yaralar ve kronik SİYAH NOKTA gibi rahatsızlıklarda artış görülür.Yemek tuzlarına birde irade gücünüz tamamen zayıflatan flor eklenmekedir.Ayrıca tuza,kimyasal isimleri çok fazla yer tutacağından üzerinde hiçbir zaman yazılmayan ve zaman zaman harfler ve rakamlarla kısaltılan madde de katılır.Mesela sofra tuzunun iyi serpilebilmesi için alüminyum ilave edilir ki çocukluğunuzdan beri yediğiniz bu tuz Alzhemer hastalığına yakalanma riskimizi artırmaktadır.

Bağışıklık Sistemi Temel Organları:

Lenf Sistemi, Üreme Sistemi, Üreme Organları, Dolaşım Sistemi, Dolaşım Organları, Hareket Sindirim Sistemi,Sindirim Organları, Boşaltım Organları, Sinir Sistemi, Solunum Sistemi, Sistemi, Duyu Organları,sistemlerı öğrenmek için site menusun de ayrıntılı  yazilmiştir,vitamin bölümünü,mineral bölümünü,insan vüçüt yapısını okursaniz sizlere yardimçi olaçaktir,sizlerı kisa zamanda güçlendireçektir.Site menusunde insan vucud yapısı okuyun 

AYRICA ORGANİK YEMEK KURALLARI OKUYUN  

               
  KALBİ KUVVETLENDİRME                

   Biberiye ,mentol, nane, oğul otu, krabaş otu, ökse otu, kuş konmaz, akdi­ken, maydonoz, lavanta, fesleğen, mürver ciğeri, papatya, alıç çiçeği çay dem­ ler gibi demlenir, az az konarak içilir hepsi veya bir kısmı Çörek otu sirke bal karıştırılarak bir fincan içilir Hekim ve doktorlarla görüşülerek alternatif tıpta. çaresi çoktur, 

                 DAMAR TIKANIKLIĞI                

   Damarların iltihaplanması sonucu çeşitli mikroplar kanı pıhtılaştırır bu se­beple damar tıkanır.

Biberiye ve zerdeçal damar tıkanıklığı için kullanılan şifalı bitkilerdendir.

Rezene, nohut, anason, acı badem toz haline getirilir, yenir.

Kabak, dolmalık sirke ile kaynatılır yenir.

Keten tohumu kürü uygulanır.

Karabaş otu çayı, melisa çayı, alıç çiçeği çayı, kekik suyu içilir.DEVAMI  


          
  KEMİK ERİME VE EKLEM AĞRILARI        

   Kadınlarda dönemden sonra başlayan bir tür rahatsızlık ortaya çıkar Doğal kalsiyum (yumurta kuru) yapılır (2. kur balı yumurta kuru)

   Şekere kalsiyumu yok etkiyi için kemik erimesi ve eklem ağrıları peydah o­lur Onun için 48 saat seker kullanmayarak ayda 3 kere tekrarlanır Limon içine 6 adet aspirin koyarak ateş içine koyup pişmiş halde dize bağlanır Bu her tür­lü eklem ağrılara koyulur.

   Ayrıca alabalık yağı sürülür Kendiniz yaparsanız daha güvenceli olur Yapı­lışı alabalık parçalarak süzüldükten sonra yağ elde edilir Hibuskus kekik çayla­rı içilir 40 kilit çaylarıda yaparak diğer kısımlarada faydalı duruma düşerek bu hastalıklardan kurtulursunuz.

Limon rendelenir, 1 litre suda kaynatılır karışım afiyetle yenir.

Genel kontrol olunması lazımdır Sebebiyet doğada çoktur.Sarımsak, karabiber, günlük, defne yemişi veya çiçeği pişirilerek yenecektir.

                  TEDİRGİN VE BELİRSİZLİK                


    Mide şişer, hazmı bozulur, kulağı çınlar, gözler kararır, baş ağrısı, kalbi çar­pıntı yapar, sıkıntı başlar, burada yapılacak tek şey karaciğer hararetini söndür­mek bol havuç suyu, nar suyu, limon suyu hareti söndürür vişne kışık ekşi tür­ler yenir ve içilir.        

                        GERGİNLİK HALİ                 

   Sakinleştirici ilaçların tersine, sinirsel gerginliği rahatlatmaya ek olarak şifalı bitkiler merkezi sinir sistemini düzene koyup canlandırırlar.

     Burada en iyi iki tedavi şekli takkeotunun pek çok sinirsel şikâyete iyi gelen çiçekli tepesi ile ve kediotu ile yapılan; sinirsel spazmalara, ürpermelere, fobile­re, uykusuzluk ve huzursuzluk hallerine iyi gelen iyileştiricilerdir. bu iki fayda­lı ot birlikte çok iyi iş gören bileşim oluşturur. Bu otlar ayrı ya da bileşim o­larak infüzyonları hazırlanıp içilir . Ağır stres halinde günde üç kez 1 fincan ya da her üç saatte yanın fincan içmek faydalıdır. Ama, bu tedaviyi çok uzun sürdür­meyin. Hodan yapraklannın standart infüzyonu böbreküstü bezleri için tonik olup streslere karşı tepki gösterir. Hodanın çiçek ve yaprakları cesaret artırma­da geleneksel üne sahiptir.

     Çok heyecanlı ve telaşlı geçen bir günden sonra ginseng ya da ıhlamur çi­çeği veya lavanta çayını merkezi sinir sisteminizi rahatlatıp düzene koymala­rı için içiniz. İhlamur çiçeği ve lavanta sinirsel yorgunluğa karşı savaşmak üze­re çok iyi bir bileşim oluştururlarken oğul otu depresyona karşı beden etkin­liğini hafifçe artırıp gerginliği azaltır. Oğul otu da lavanta ve ıhlamur çiçekle­ri ile iyi bir bileşim oluşturur. Gerektikçe bu bileşimin çayını sabah ye akşam­lan birer fincan içiniz.
 


                     ARI SÜTÜ ve KEMİK ERİMESİ  

Japonya Nagasaki Üniversitesi’nde gerçekleştirilmiş olan bir çalışmada arı sütünün kemik dokusunu geliştirici ve destekleyici etkisi araştırılmıştır. Sadece arı sütü verilen deneklerde kemik yoğunluğunda %85 oranında artış saptanmıştır. Araştırmada arı sütünün bağırsaktan kalsiyum emilimini artırdığı ortaya konmuştur. Yine Japonya’da yapılmış başka bir araştırma ise hücre kültürü ortamında arı sütünün kemik yapımında görevli osteoblast hücreleri üzerinde etkili olarak kemik yapımı için gerekli tip 1 kollajen ve benzeri maddelerin sentezini uyardığını göstermiştir. Kemik erimisine karşı arı sütüyle birlikte kalsiyum değeri yüksek besinler ya da doğrudan kalsiyum ve magnezyum içeren destekler alınması önerilir.

Yaşlılıkta, arı sütü Hücre yenilenmesini tetikler. Yaşlandıkça ortaya çıkan hücre bölünmelerindeki arızaları giderir. Böylece Yaşlanma etkilerinin önüne geçerek, uzun ve sağlıklı bir gençliğin sürdürülmesine yol açar. Polen ise ileri yaşlarda çabuk hazmolan ve kolay emilim özelliği ve içerdiği inanılmaz oranda esansiyeller ile mükemmel gıdalanma imkanı sunar. Arı sütü ve polen kullanımı ikinci bir bahar etkisi getirir.

Kolesterolü düşürür: Üniversitelerde bilim adamlarınca yapılan araştırmalarda saf arı sütü kullanımının kolesterol’de yüzde 14 civarında ve trigliseridlerde ise yüzde 38’e kadar düşüşlere yol açtığı tesbit edilmiştir.Ayrıca, Kroner damarların ve karaciğerin incelenmesi sonucu arı sütü alanlarda önemli üstünlük gözlenmiştir. Yani mevcut kolesterol’ün kalpdamar ve karaciğer üzerindeki zararlarını tolere ettiği de saptanmıştır. Arı sütü yanında propolis de kan değerlerinin iyileşmesinde etkindir.

                                            Çoban sakli şifa                      


                                
OSTEOPOROZ   

  Osteoporoz için ilaç unutun ve doğal bir şekilde kemik sağlığını inşa! 

Uzun yıllar boyunca, doktorlar histerik kadınlara osteoporoz için ilaç reçete var. Bu hastalığın tedavisinde doğal yollar tavsiye edilen alternatif doktorlar, deliler kabul edildi. Ama bugün, pek çok bilim adamı tamamen alternatif doktorlar katılıyorum. Verimsizlik ve osteoporoz tedavisinde geleneksel ilaçların zararlılığın uyar. Bu hastalığı tedavi etmek için artık ekstra vitamin ve mineraller sağlıklı birdiyet, egzersiz ve alımını tavsiye ederiz. 

                    
                       Osteoporoza karşı ilaçların zararlarını 

Bilim adamları, osteoporozun tedavisi için geleneksel ilaçlar sadece pahalı olduğunu uyarmak, aynı zamanda, tehlikeli yan etkilere sahiptir. İronik, yan etkileri, kalça kırığı ve nekroz (kemik ölümü) çatal riskinin artması sayılabilir. 
"bisfosfonatları Örneğin, normal kemik yapısı rahatsız. Eski kemik ve yeni kemik oluşumu için doğru yer yıkmak hücreleri - Bisfosfonatlar osteoklastlan engellemek. 

Sonuç olarak, yeni kemik eski yerine, ayrıştırmak ve yerine eski kemiğin üstüne inşa edilmiştir. Evet, artar kemik yoğunluğu ile, ama onların yapısı bozulduğunu. Sağlık kemik sorgulanabilir. - Besinler "" Karen Chapman, dergide yayınlanan yeni bir çalışmada bir Illinois Üniversitesi'nde beslenme profesörü ve yazar diyor ". 

Buna ek olarak, son zamanlarda yapılan çalışmalar bisfosfonatlar ölümcül olabilir tehlikeli kardiyak aritmi neden olduğunu göstermiştir. "Testler ne yazık ki doğruluk uzak kemik yoğunluğunu ölçmek için. Onlar sadece yoğunluğu değil, kemiğin kalitesi ölçmek. Testler her şeyin yolunda olduğunu göstermesine rağmen, kırık riski vardır -. Ve tam tersi " 

                    Yerine ilaçların bir sağlıklı beslenme 

"Çoğu insan için, konvansiyonel ilaçların kullanımı son çare olmalıdır." - Bilim adamları söylüyor. 

Araştırma 10 yıl kalsiyum ve D vitamini yetişkinlerin alımı ölçüde kalça kırığı riskini azaltır yoğunluğu ve kemik kalitesini artırır sonuca geldi sonra. (Ne alternatif tıp yıllardır söyleyerek edilmiştir.) 

Kemik kalitesi de, magnezyum, potasyum ve lisin faydalı bir etkisi vardır. Osteoporoz, bu besinlerin büyük miktarda içeren gıdalar tavsiye edilir nedeni budur. Aynı sonuç takviyeleri girilerek elde edilebilir. Vitamin yeterli düzeyde düzenli güneş alabilirsiniz D. 

                                Kemik bina için Besinler

Besin

Etkisi

Kaynak

Kalsiyum

Kemikleri güçlendirir

süt ürünleri, susam, yosun, lahana, badem, fasulye, horoz ibiği, brokoli

Lizin

kalsiyum emilimini artırır, vücuttan kaybını önlemek, kemik dokusunun gelişimini teşvik

soya, fasulye, süt, peynir, nohut, horoz ibiği, mercimek

D vitamini

Dolayısıyla kalsiyumun emilmesindeki sorumlu

Düzenli olarak güneşe

Magnezyum

geliştirir kalsiyum emme kemikleri güçlendirir

yeşil yapraklı sebzeler, fasulye, kepekli tahıllar, fındık ve tohumlar

   Egzersizler 

Eğer düzenli egzersiz yoksa bir kas gibi, bizim kemik kütlesi zamanla azalır. Bu nedenle, düzenli spor aktiviteleri osteoporozun önlenmesi için çok önemlidir. Egzersiz sırasında sadece kasları değil, aynı zamanda kemikleri çalışmaz.Egzersize yanıt olarak, kemikler yeniden oluşmaya başlar. Önlenmesi ve farklı egzersizler kullanabilir osteoporoz, ancak ağırlık kaldırma için güçlü kemik oluşumu için özellikle etkili olduğu kanıtlanmıştır. Eğer yaşlı ve biraz taşırsanız, düzenli yürüyüş ile başlamak, yani geri iyi durumda olsun. Genç ve güçlü insanlar hemen gücü eğitimi ile başlayabilirsiniz. 

   Çiğ gıda 

Çiğ gıda, tıbbi ve birçok hastalığa karşı etkili olduğu kanıtlanmıştır olduğunu. Beklendiği gibi, işlenmemiş gıda osteoporoz ile yardımcı olur.    

 (En iyi gıda Geleneksel Yaşayan bizim içimizdeki hücreler)  

 Kolayca kemik içine dahil edilebilir en kaliteli kalsiyum, büyük miktarda içerir çünkü osteoporoz Hope karşı onun en güçlü silahı, çiğ lahana inanıyor. Çiğ yiyecek değil, sadece osteoporoz çözmek için umut, ama alerji ve yağ mevduat ve gelişmiş ve kan çalışmaları ile. 

Kullanılan katkı maddeleri 

Şimdiki zaman tarım ilaçları, hormonlar ve diğer kimyasalların tam ölü gıdalar besliyor.      

    Lahana ile ham kahvaltı için çeşitli yemek tarifleri 

                       Lahana ile Çikolata tatlıyı

1 büyük muz 
, taze lahana birkaç yaprak 
 10 gr çekirdeksiz üzüm
1 fincan yaban mersini 
1 yemek kaşığı kakao tozu 
, 5 buz küpleri 
1 1/2 su bardağı su

  Lahana ile tropikal tatlıyı

1 büyük muz 
1/4 avokado 
150 gr taze lahana 
3/4 bardak ananas 
3/4 bardağı mango 
1 yemek kaşığı hindistan cevizi sütü (isteğe bağlı) 
1 çorba kaşığı agave şurubu..Frenk inçiri,dikenli inçir. 
1 su bardağı su 1/2


  Yaban mersini ve çilek ile Kale

1 büyük muz 
1 fincan yaban mersini 
1/2 fincan çilek 
150 gr lahana 
1 su bardağı su 1/2

 Hazırlık

Karışım pürüzsüz olana kadar tüm blender içine malzemeyi ve 1-2 dakika boyunca eziyet. Suyu, hemen küçük yudumlar halinde içilir.Suyu miktarı bir kişi için bir yemek için yeterlidir.Hangi tedavi ve osteoporozun önlenmesi sizi seçecek?  

         Soğan, kemik erimesini engelliyor

    Özellikle hanımlarda menopoz sonrası ortaya çıkan kemik     erimesi (osteoporoz) hastalığına karşı en etkin ilacın soğan olduğu bildirildi.   sonuçlarına göre deneyler üzerinde yapılan deneyler, beyaz kuru soğanda bulunan bir bileşimin kemikleri güçlendirdiğini ve kemik erimesini önlemede faydalı olduğunu ortaya koydu. 

Kemikleri sağlam ve sağlıklı tutmanın başlıca yolunun sağlıklı beslenme, içki ve sigaradan uzak durma ve şişmanlığı önleyecek ölçüde egzersiz yapmak olduğunu söyleyen araştırmacılar, kuru beyaz soğanda bulunan ve GPCS adını verdikleri bir bileşimin kemik erimesine karşı son derece etkin olduğunu kaydettiler. 
Kadınlarda menopoz, erkeklerde ise özellikle 65 yaş sonrası ortaya çıkan kemik erimesine karşı beyaz kuru soğanın iyi geldiğini ifade eden araştırmacıların yaptıkları deneylerde, kuru beyaz soğanla beslenen farelerin kemiklerindeki zayıflamanın diğer farelere göre çok daha yavaş olduğunu gördükleri bildirildi. Araştırmacılar, kemik erimesine yol açan paratiroid hormonunu uyguladıkları fareleri beyaz kuru soğanla beslediklerinde de bu hormondan etkilenen hücrelerin bir kısmının tedavi olduğunu gözlemlediklerini ifade ettiler. 

   B1 VİTAMİNİ: Karbonhidrat sindirimini sağlar, kalp ve sinir sistemini ko­rur. Sinir sisteminin çalışmasını oksijen almayı ve kalp atışlarının düzenli olma­sını sağlar. Sinirsel hastalıklarda, kasların zayıflamasında, zayıflamayı durdurup yeniden kilo almada faydalıdır. Solunum yetersizliğini giderici etkisi vardır. Ka­bızlık ve iştahsızlıkta faydaları görülür.

   Eksikliğinde çocuklarda büyüme ve gelişme bozuklukları olur. Yorgunluk, güçsüzlük, depresyon, beriberi hastalığı, kabızlık, iştahsızlık, ödemler, kramp­lar, damar genişlemesi, diş ve diş eti hastalıklarına yol açar.

 GIDA ÇEŞİTLERİ:(günlük ihtiyaç: 1,2-1,3 mg)
  
   En çok pirinç ve kepeğinde, tahıl ürünlerinde, kepekli ekmek, yulaf ezme­si, filizler, et, sakatat, balık, ay çekirdeği, fasulye, türleri, kuruyemişler, Fındık, ceviz, çikolata, yeşilbiber, salatalık, kereviz, lahana, limon, ayva, nar, karnaba­har, bulgur ve mercimek,toz maya ,kepek,fıstık,darı,tane bezelye,arpa,bira mayası,sığır eti,koyun eti süt,çavdarda  bulunur.

   B3 VİTAMİNİ: Bağırsakları çalıştırma, Sinir sistemleri düzenleme, Beyin fonksiyonlarını ayarlama; Bitkinlik, uyuklama, depresyon ve cildin sağlığını ko­rumada çok faydalıdır.

   Eksikliğinde çocuklarda büyüme durur. Pellegra hastalığı görülür.

  GIDA ÇEŞİTLERİ:(günlük ihtiyaç:18 mg)

  Yer fıstığı, bitter çikolata, karaciğer, süt, peynir, yoğurt, yumurta baklagiller, ke­pekli ekmek, balık, taze meyveler, yağlı tohumlar ve patateste ,kuzu eti,mercimek,bira mayası,bulunur. Pek çok besinlerde, B1 ve B2 ile birlikte bulunur.

  BİOTİN B8: vitamini de denir. Hücre metabolizması, kan hücrelerinin bes­lenmesi, saç, deri ve sinirlere faydalıdır. Derinin sağlığı, kas ağrıları ve iştahsız­lık için önemlidir. Dolaşım sistemleri ve cinsel bezelerin çalışmasına faydası vardır. Yağ ve şeker gibi gıdaların yakımı için gereklidir.

  GIDA ÇEŞİTLERİ:(günlük ihtiyaç:100-300 mg)

Eksikliğinde yağ bezelerinde aşırı salgılanma ve sinirsel bozukluklara yol a­çabilir. Yer fıstığında, kuru bezelyede, çikolatada, mantarlarda ve hayvansal gı­dalarda toz maya,yumurta,kuru fasulye,kuru bezelye,sığır karaciğeri,fıstık,mantar,dana etinde bulunur.


  
B11 VİTAMİNİ: Mide ekşimesinde İştahsızlık, beslenme bozukluğu Bol yedirir, kilo aldırır Pankreas salgısını arttırır Gelişme bozukluğunu düzenler Kasların zayıflamasını ve kemik erimesini önler.Karaciğer,böbrek,kırmızı et,ıspanak,marul,yumurta,ekmek,sebzelerde bolca bulunur.


  
C VİTAMİNİ: C Vitamini, bağışıklık sisteminin güçlendirilmesi, kemik ve dişlerin gelişimi gibi pek çok fonksiyonda görev alan önemli bir vitamindir. Vücutta kemiklerin, dişlerin, cildin ve eklemlerin gelişmesini ve güçlenmesini sağlar. Yaraları iyileştirir ve dokuları yeniler. Kanser ve kalp hastalıklarına kar­şı koruyucudur. Bağışıklık sistemini güçlendirir. Hastalıklara karşı direnci artı­rır. Enerji üretiminde ve strese karşı hormonların yapımında görevlidir. Özel­likle çocuklar için büyümeye ve gelişmeye yardımcı olur. Kanı zehirlerden te­mizler. Tansiyonu düşürür. Kandaki şeker miktarını azaltır. Böbreküstü bez­lerinin çalışmasını arttırarak erkeğin erkeklik gücünü sürdürmesini sağlar. Diş, kemik yapısı, bağışıklık sisteminin güçlenmesi, kaslarda esneklik ve gücün art­ması, nezle grip gibi enfeksiyonlara karşı vücudun direncini artırması, eksikli­ğine yorgunluk, iştahsızlık, kas ağrıları, nefes alıp verme zorluğu, çırpıntı, kan­ser, damar yapısı, zedelenme ve yaralanmalar ve iskorpit hastalığına sebep olur.

   C vitamini bağışıklık sistemini desteklediği için yeterince alınmadığı takdir­de bağışıklık sistemi zayıflar ve sık hastalanmaya yol açar. Ayrıca, enerji azlığı, kıl diplerinde kanamalı döküntüler, vücudun kolay morarması, burun kanama­sı, yaraların geç iyileşmesi, dişeti kanamaları gibi sorunlar görülür. PİRİİ WORLD

  D VİTAMİNİ: D vitamini, Dişlerin ve kemiklerin gelişmesi açısından ö­nemli bir vitamindir. Bebeklerin ve büyüme çağındaki çocukların gelişiminde çok faydalıdır. Kalsiyum ve fosfor emilimini düzenleyerek kemiklerin ve dişle­rin güçlenmesini sağlar. Raşitizmi önler. Sindirim sistemine iyi gelir, bağırsakla­rın düzenli çalışmasını sağlar. Kaslar, cilt ve pankreas için de faydaı vardır. Tro­id fonksiyonları ve normal kan pıhtılaşması için gereklidir.

  GIDA ÇEŞİTLERİ:(günlük ihtiyaç:0,003-0,01 mg.)

Süt ve sütlü besinlerde, yoğurt, peynir, tereyağı gibi, ayrıca karaciğer, balık ve balık yağı ve yumurta sarısında bulunur.

   Yeterli miktarda güneş ışığı alan yetişkinlerde ve çocuklarda D vitamini vü­cut tarafından yeterince üretilir. Bununla birlikte; yeni doğanlarda, büyüme ça­ğındaki çocuklarda, gebelikte ve süt emziren kadınlarda D Vitamini ihtiyacı arttığı için besinlerle dışarıdan daha fazla miktarda alınması gerekir.

   Yetersizliği, kemik ve diş yapısının bozulmasına, kemiklerin gücünü ve sert­liğini kaybetmesine neden olur. Çocuklarda raşitizm denilen kemiklerde geli­şim bozukluğu ve dişlerin geç çıkması gibi hastalık ve şikâyetlere neden olabi­lir. Yetişkinlerde ise kemik yumuşaması, diş çürümesi, huzursuzluk, uyku bo­zukluklarına sebep olur.

   D vitamininden çok fazla alındığı takdirde, mide bulantısı, kusma, ishal, iş­tahsızlık, yüksek tansiyon ve kolesterol yüksekliği, baş ağrısı, kılcal damarlarda deformasyon hatta ölümler görülmektedir.

Balıketi, balıkyağı, süt ve yumurta sarısı ,tereyağı,karaciğeret,sebzeler, D Vitamini içeren besinler olarak sayılabilir.

 

   Her türlü yeşil yapraklı sebzelerde, narenciye, patates, kivi, çilek, muz, ma­rul, salatalık, kabak, biber, domates, ıspanakta, lahanada, pırasada, kerevizde, baklada, soğan, sarımsak, turp, karnabahar, portakal, limon, mandalina, grey­furt, turunçgiller, sirke,siyah üzüm,bezelye,kivi, şeftali, muz, dut, ayva ve narda bulunur.

 

  E VİTAMİNİ: E Vitamini, bağışıklık sistemi açısından pek çok fonksiyon­da görev alan önemli bir vitamindir. C ve selenyum ile birlikte çalışır. E Vita­mini çok güçlü bir antioksidandır. Hücre duvarlarını ve karaciğeri zehirli et­kenlerden korur, hücre yapısının bozulmasını engeller. Yaraların iyileşmesini hızlandırır. Kalbe ve kan dolaşımına faydalıdır, damar sertliğini ve tıkanmala­rını engeller. Cildi güzelleştirir. Göz sağlığı için hayati önem taşır. Vücuda alı­NIR.SAKLI ŞİFA

nan ağır metaller, zehirli bileşikler, radyasyon ve bazı ilaçların yarattığı toksin­lere karşı koruma sağlar. Yaşlanmaya bağlı hafıza kayıplarını önler, cinsel haya­tı güçlendirir, kanserden korur, kas erimesini önler.

Bu vitaminin eksikliğinde başta kansızlık ve göz bozuklukları kalp ve kas­lar    bozulur. Kolay yorulma, yaraların geç iyileşmesi, cinsel isteksizlik ve kısırlık ortaya çıkabilir. Sinirsel bozukluklar, cilt ve saç bozulması, ciltte buruşukluk, vakitsiz yaşlanma meydana gelir; kadın ve erkekte iktidarsızlığa yol açar. E Vi­tamini eksikliği kalp hastalıkları ve kanser riskini de artırır. Ayrıca, vücutta su toplanmasına bağlı şişkinlikler görülebilir. Özellikle cinsel gelişimin hızlandığı ergenlik döneminde E Vitamini ihtiyacı yeteri kadar karşılanmalıdır.

   GIDA ÇEŞİTLERİ:(günlük ihtiyaç:10-35 mg.)

Başta tahıllar olmak üzere kuruyemiş, bitkisel yağlar ıspanak, kabak, laha­na, marul gibi yeşil sebzelerde, zeytinyağı, balık yağı, fındık, ceviz, ton balığı, sardalye, yumurta sarısı, fındık, domates ve patateste,arpa çimi,mısır çimi,soya fasulyesi ve yulafda bol miktarda bulunur.


  
K VİTAMİNİ: K Vitamini (Naftakinon), kanın pıhtılaşmasında ve damar yapısında görev alan önemli bir vitamindir. Trombositi artırır. Kemiklerin sağ­lıklı olması ve kırıkların iyileşmesi için gereklidir. Kanın pıhtılaşmaması nede­niyle burun kanamaları, idrarda kan görülmesi, deri altında mavi ve siyah nok­talar K vitamininin yetersizlik belirtileridir. Emilim bozukluğu, çok düşük ka­lorili diyetle beslenme, uzun süreli antibiyotik kullanma ve damar yoluyla bes­lenme durumlarında ihtiyacımız artar.

   K vitamini hayvansal ve bitkisel yiyeceklerin çoğunda bulunur. En zengin olanları, ıspanak, yeşil yapraklı sebzeler,inek sütü,peynir,tereyeğı,pirinç, yeşil çay ve karaciğer,mısır,muz,şeftali,çilek, kuru baklagiller ve balıklardır. İnsanlarda yetersizliğine pek rastlanmaz, fakat aşırı kanamalar­da, doğumda, yaralanmalarda ve bağırsak florası bozukluklarında ihtiyacı artar. PİRİİ WORLD

   K vitamini yağda eriyen bir vitamin olması sebebiyle bağırsaklardan yağlarla e­milerek karaciğere gelir, ısıya dayanıklıdır, alkali, kuvvetli asitler, radyasyon ve okside edici ajanlar tarafından etkisizleşir. Yoğurt, kefir, asitlenmiş süt bağır­saklardaki bakterilerin K vitamini üretimini artırır.

Fazla alındığında yüzde ateş basması, kızartı, kaşıntı ve karaciğer bozuklu­ğu gibi sorunlara yol açabilir.

  P VİTAMİNİ: P vitamini, doğada saf halde bol bulunan bir vitamin türü­dür. Vücut direncinin artmasında ve kılcal damar geçirgenliğinin azalmasın­da önemli etkileri vardır. Suda çözünebilir, C vitaminine oldukça benzer özel­liklere sahiptir. Genellikle C vitamini ile ayni besinlerde bulunurlar. Kılcal da­marların yırtılmasını ve kanamasını önler. Ayrıca bunların dayanıklılığını artı­rarak enfeksiyonlara karşı korur. Beyin ve gözde retina kanamaları önler. Va­riste çok faydalıdır.Menekşe yaprağı,marul,taze biber,mersin ağacı meyvesi,portakal,yumurta,yer fıstığı,at kestanesi kabuğunda bulunur.

  P Vitamini Eksikliği: Belirtileri C Vitamini eksikliğine benzer. Ayrıca kılcal damar yırtılmaları ve kanamaları, İnflamasyon denilen dokuların şişme ve kı­zararak ağrılı bir hal alması oluşur.

P Vitamini en fazla; menekşe yaprağı, marul, taze biber, mersin, portakal, yumurta yer fıstığı, biberde ve atkestanesi kabuğunda bulunur

   PANTOTEKNİK ASİT: B vitaminlerine girer. Besin maddelerinin sindiri­mi, saç ve deri için önemlidir. Vücudun ve derinin gelişmesinde ve korunma­sında rol oynar. Eksikliğinde; fiziksel yapıda bozukluklar, kas kasılmaları, el ve ayaklarda karıncalanmalar görülür.

   Yeşil yapraklı bitkiler bu vitamini üreterek tohumlarında depolarlar. Tahıl kabukları, maya, kavun, brokoli, mantar, bakla, patates, soğan, karaciğer, böb­rek, sakatatlar, süt, taze mantar, yumurta sarısı ve tahıllarda bulunur.

  KALSİYUM: Özellikle kemik oluşumu ve diş sağlığı açısından önemli bir mineraldir. Kalsiyumun, kas büyümesi ve kasların gerginliği, enerji üretimi, si­nir iletimi ve kalbin ve kan damarlarının verimli ve düzenli çalışmasında önem­li görevleri vardır. Hamilelik ve doğumdan sonra süt yapımında etkilidir. Ro­matizmayı giderir, kemik erimesini önler, akciğerin normal çalışmasını sağlar, kanın pıhtılaşmasını kolaylaştırır. Ayrıca kanser ve kalp hastalıkları riskini azal­tır. Hayat boyu her gün düzenli olarak yeterli miktarda kalsiyum alınması ke­miklerin çabucak kırılmasına, kamburluğa ve insan boyunun kısalması riski­ne karşı korur. Sırt ağrıları çeken insanlara kemiklerini ve kıkırdaklarını güç­lendirmek için kalsiyum ve magnezyum takviyesi kullanmaları önerilmektedir. 
    Kolon kanseri riski taşıyan kişilerin kalsiyum bakımından zengin bir beslen­me programı uygulamaları ya da kalsiyum takviyesi kullanmaları halinde hasta­lıklarının önlenebileceğine dair tespitler yapılmıştır. 
   Kadınların adet dönemlerinde kalsiyum, magnezyum takviyesi kullanmala­rının ağrılarında rahatlama sağlamaya yardımcı olabileceği görülmüştür. 
   Kalsiyum ve magnezyumun uzun süre bir arada kullanılması halinde beyin damarlarının da bulunduğu kan damarlarının sağlığı korunacak, migren kay­naklı baş ağrıları hafifleyecektir. Kalsiyum ve magnezyum takviyesi uyku prob­lemlerini çözmede de etkilidir. 
    Kalsiyum eksikliğinde raşitizm, kemik erimesi ve diş çürümesi gibi sorunlar ortaya çıkar. Saç ve tırnaklarda kırılmalar meydana gelebilir. Ayrıca, eklem ağ­rıları, kas krampları, egzama, kalp çarpıntısı, yüksek tansiyon, sinirlilik, uyku­suzluk ve depresyona neden olabilir. 
    Fazla kalsiyum alınması böbrek taşı ve kireçlenmesi, kas güçsüzlüğü, ke­miklerde kireçlenme gibi sağlık sorunlarına neden olabilmektedir. 
    Kalsiyum en fazla süt ve süt ürünleri, yumurta, un, susam, çikolata, soya fa­sulyesi, şalgam, ıspanak, patlıcan, patates, soğan, lahana, pırasa, karnabahar, küçük balıklar, fındık, fıstık, çilek, dut, portakal, limon, ayva, nar, hurma, kar­puz, pekmez, pirinç, nohut, mercimek ve zeytinde bulunur. 

 

 SODYUM: Sodyum, vücutta su dengesinin korunmasında ve besinlerin hücre duvarından geçişinde görev alan bir mineraldir. Sinir ve kas fonksiyon­larının sağlıklı bir şekilde yapılabilmesi için de gereklidir. 
   Yeterince alınmazsa gelişmede bozukluk, kilo kaybı, mide ekşimesi görü­lür. Halsizlik ve güçsüzlük, baş dönmesi, çarpıntı, tansiyon düşüklüğü, hafı­za bozukluğu ve konsantrasyon zayıflığı, baş ağrısı, depresyon, mide bulantı­sı ve kas krampları gibi sağlık sorunları oluşur. Yetersiz tuz alımı, tuz alınma­dan fazla miktarda su tüketilmesi, böbrek hastalıkları, yanıklar ile ishal, kusma ve terleme yolu ile vücudun tuz kaybetmesi sodyum eksikliği oluşmasının baş­lıca nedenleridir. 
   Normalde, vücuttaki sodyumun fazlası idrar ve terleme yoluyla vücuttan u­zaklaştırılır. Buna rağmen vücutta, sodyum fazlalığı olması halinde yüksek tansiyon, potasyum kaybı, vücutta su tutulması ve ödemler görülür. ­PİRİİ WORLD
 
   Sodyum fazlalığının en önemli sebepleri aşırı tuzlu besinler tüketmek ve ye­tersiz su alımıdır. İshal, terleme ve kusma yoluyla vücudun fazla su kaybetmesi de kandaki sodyum oranının artmasına sebep olabilir. Sodyum fazlalığında po­tasyum takviyesi yaparak, potasyum eksikliğinden doğabilecek zararlı sonuç­lardan korunmaya çalışılmalıdır. 
   Başlıca sodyum kaynağı yemeklik sofra tuzudur. Ayrıca, maden suları, baş­ta hamsi olmak üzere deniz ürünleri, peynir, kırmızı ve yeşilbiber, fındık, fıs­tık, ceviz,peynir,süt tozu,yumurta,ıspanak,ekmek,zeytin, kereviz ve havuç bol miktarda sodyum içeren besin maddeleri ara­sındadır. 

    POTASYUM: Potasyum minerali, insan beslenmesinde hayati önem taşı­yan bir mineraldir. Potasyum, kalp ve kaslar için oldukça önemli olan, besin­lerin hücrelere taşınması ve sinir sistemindeki mesajların ulaştırılması gibi gö­revleri de yerine getirir. Vücuttaki alkolün, fazla suyun, fazla şekerin ve fazla tuzun atılması, insan vücudundaki su ve mineral dengesinin korunması da po­tasyum sayesinde gerçekleşir. Vücuttaki potasyumun %98i hücre duvarlarının içindedir.  
   Potasyum, yetersizliğinin en belirgin sebepleri arasında yetersiz beslenme, ishal durumu, kullanılan idrar söktürücü ilaçlar, kusarak veya terleyerek vücut­tan atılan minerallerdir. Kişinin gün içinde çok fazla miktarda kahve tüketme­si ve stresli hayat tarzının olması da potasyum eksikliği sebeplerindendir. Po­tasyum yetersizliğinin ardından da kan dolaşım bozukluğu, kaslarda güçsüzlük yüzünden ortaya çıkan yorgunluk ve halsizlik halleri, iştahsızlık, mide bulantı­sı ve kusma, kabızlık, zihin bulanıklığı, dalgınlık, konsantrasyon eksikliği, baş ağrısı ve karın ağrısı, kramplar ve kalpte ritim bozuklukları gibi şikayetler or­taya çıkmaya başlar. Bunun yanında sporcularda meydana gelen sakatlanmala­rının en önemli sebeplerinin magnezyum ve potasyum eksikliğinden meyda­na geldiği bilinmektedir. 
   Potasyumun gün içinde olması gerekenin çok üzerinde bir miktarda tüketil­mesi, böbreklerde ve kalpte bazı sağlık sorunlarına sebep olur. Aşırı potasyum tüketimi, kaslarda zayıflamaya, kalp ritim bozukluklarına, böbrek hastalıkları­na, idrar azlığına gibi bazı sağlık sorunlarına sebep olabilir. 
   Lahana, brokoli, pazı gibi yeşil yapraklı sebzeler, zeytin, balık, sarımsak, portakal suyu, patates, muz, hurma, incir, avokado, kayısı, badem, fındık, ıspa­nak, pırasa, soğan, armut, karpuz, erik, tahıl kabukları, kepekli ekmek, bulgur ve pekmez ve süt ürünleri, yeşil yapraklı sebzeler, bol miktarda potasyum içe­ren besinler arasındadır. 

     DEMİR: İnsan vücudu için önemi ve faydaları açısından vazgeçilmez bir mineraldir. B vitaminlerinin kullanımı, kanda oksijeni taşıyan kırmızı kan hüc­relerinin ve çeşitli enzimlerin üretimi için gereklidir. Demir minerali, bağışıklık  sistemini güçlendirerek hastalıklardan korunmaya yardımcı olur. Vücut diren­cini arttıran demir yorgunluğu gidermede faydalıdır. (SAKLI ŞİFA) 
   Demir minerali vücudun büyümesine de yardım eder. Özellikle gelişme ça­ğındaki çocukların vücut ve beyin gelişimi açısından çok önemlidir. Eksikliğinde kansızlık oluşur. Önemli belirtileri, halsizlik, baş dönmesi gi­bi şeylerdir. Kadınlar erkeklerden daha fazla demir tüketirler. Bu nedenle kadınlarda de­mir eksikliği daha fazla görülür. Demir eksikliğine bağlı olarak kansızlık yani a­nemi, yorgunluk ve çalışma kapasitesinde azalma görülür. 
   Karaciğer, böbrek, yürek, yumurta sarısı, bazı kuru baklagiller, deniz ürün­leri tahıl kabukları, kepekli ekmek, sakatat, yoğur, peynir, tereyağı, kakao, kuru meyveler, kaysı, badem, kuru üzüm, et, tavuk, , sebzeler, enginar, patates, laha­na, ıspanak, patlıcan, maydanoz, soğan, pırasa, karnabahar,, çilek, pirinç, bul­gur, nohut, mercimek, pekmez, muz, ayva, nar, hurma, karpuz ve susam demir içeren besinler arasındadır. 
  
 

 FLOR: Kemik ve diş yapısında yer alan, eksikliği veya fazlalığı vücutta za­rarlı sonuçlar doğuran elementlerden biridir. Diş çürümelerini önler. Kemikle­ri güçlendirerek kemik erimesi ve kırılmalarını engeller. Yetersizliği, dişleri zayıflatır ve diş çürümesini hızlandırır. Kemiklerin zayıf­lamasına ve kemik erimesine yol açar. İçme suyuna flor katılarak, flor eksikli­ği önlenmeye çalışılır. Ayrıca, pek çok diş macununa da eklenmektedir. Özel­likler bebeklerde ve çocuklarda flor eksikliği önlenmelidir. 
   Flor fazlalığı dişlerde sararmaya ve diş minesinin tahrip olmasına neden o­lur. Ayrıca, kemiklerde ve eklemlerde de normal dışı gelişimler ortaya çıkabilir. 
   Patates, soğan ve ıspanakta bulunur. Çay ve deniz balıkları, özellikle de so­mon balığı da flor ihtiva eden besinlerdendir. 
  

  İYOT: Hayat için oldukça önemli bir element de iyottur. İyot mineralinin büyük bir kısmı Tiroid bezinde bulunur ve Tiroid bezinin fonksiyonlarını dü­zenler. İyot, aynı zamanda kanı temizler, ana damarların sertleşmesini önler, zihinsel fonksiyonları düzenler, kilo almayı sağlar. Normal büyüme ve gelişme, enerji kullanımı ve kilo kontrolü, beyin ve sinir sisteminin düzenli çalışması gi­bi başlıca fonksiyonlarda önemli görevler alır. 
   İyot eksikliği, troid bezinin fonksiyonlarını yerine getirmesine engel o­larak başta guatr olmak üzere, zekâ geriliği, gelişim bozukluğu, kısırlık gibi şikâyetlerin oluşmasına neden olur. 
   Deniz ürünleri, süt, başta yeşil yapraklı sebzeler olmak üzere; brokoli, laha­na, çilek, ıspanak ve havuçta bulunur. 
 

    MAGNEZYUM: Magnezyum hayati önem taşıyan mineralden belki de en önemlisidir. Vücudun kendisi bu minerali üretmediği için magnezyumun be sinler yoluyla alınması gerekir. ­PİRİİ WORLD Vücudumuz için gerekli olan magnezyumu bazı gıdalardan, içtiğimiz sulardan özellikle maden sularıyla alırız. Magnezyum toprakta ve deniz suyunda saklıdır. Vücudumuzda da sürek­li doldurulması gereken bir magnezyum rezervi vardır. Yanlış beslenme, top­rakta bu mineralin giderek azalması magnezyumun vücut tarafından yeteri ka­dar alınmamasına neden olur. Ayrıca fazla terleyen, müshil veya idrar söktürü­cü ilaç alan kişilerde vücuttan daha fazla magnezyum gider. Stres, hamilelik ve emzirme gibi durumlarda ise vücudun magnezyuma olan ihtiyacı daha da ar­tar. Vücut bu minerali yeteri kadar almadığı zaman kemiklerde depo edilmiş olan magnezyumu kullanır. Rezervi bittiği zaman da alarm verir. Mide barsak bölgesindeki, idrar yollarında, baldırlardaki kramplar, kalp ritmindeki bozuk­luklar, boyunda ve omuzlarda kasılmalar veya sinirlilik, ellerde uyuşukluk ve karıncalanma, migren, dikkat azlığı, gürültüye karşı hassasiyet magnezyum ek­sikliğinin işaretleridir. 
   Magnezyum, sinir sisteminin aşırı duyarlılığını azaltarak sakinleşmeye yar­dımcı olduğu için “Antistres minerali” olarak da bilinir. Astım ve alerjik nezle­yi hafifletir. Ayrıca cildi düzgünleştirir, saçı güzelleştirir, tırnakları kuvvetlendi­rir. Kas ve sinir fonksiyonlarının yürütülmesi, kalp ritminin düzeninin sağlan­masında magnezyum büyük önem taşımaktadır. 
   Magnezyum, enzimlerin harekete geçirilmesi ve kandaki şekerin enerjiye dönüştürülmesinde rol alır. C vitamini, sodyum, potasyum, kalsiyum ve fos­for gibi vitamin ve minerallerin daha etkili kullanılması için de gereklidir. As­tım ve alerjik nezleyi hafiflemesi de magnezyumun faydaları arasındadır. Adet dönemi öncesi magnezyum takviyesi adet sancılarını azaltır. Hamilelikte görü­len kramplara karşı koruyucudur. 
   Bilim insanları hastalıkların yüzde 13’ünün magnezyum eksikliğine bağlı ol­duğunu belirtertiyor, Magnezyum olmadan vücutta enerji dönüşümü olmaz. Magnezyum eksikliği kalp, böbrek, beyin ve karaciğer fonksiyonlarında aksak­lıklara yol açarak halsizlik, iştahsızlık, huzursuzluk ve uyku bozukluları, dal­gınlık, hafıza zayıflığı, öğrenme güçlüğü, böbrek yetmezliği, kalp çarpıntısı, kramp gibi sağlık sorunlarına neden olabilmektedir. Özellikle alkol bağımlıla­rında ve sık alkollü içki içenlerde magnezyum eksikliğine bağlı kalp hastalık­ları daha sıktır. Ayrıca sigara da aynı etkiyi yaptığı için sigara içenlerde ihtiyaç daha fazladır. Bu da kalp ve damar hastalıklarına zemin hazırlamaktadır. Ha­milelikte magnezyum eksikliği erken doğum riskini arttırır. Yeni doğanda ise magnezyum eksikliği bebeğin ısı kaybetmesine ve ölümüne yol açabilmektedir. Magnezyum fazlalığı bitkinlik, yorgunluk, uyuşukluk, böbrek ve sindirim sistemi hastalıkları, kaslarda istek dışı titremeler, terleme ve depresyon gibi sağlık sorunlarına yol açar.
 SAKLI ŞİFA  ) 
   
GIDA ÇEŞİTLERİ:(günlük ihtiyaç:300-500 mg.)

Kuru sebze ve meyveler, lahana, patates, pırasa, tahıllar, soya, badem, yer fıstığı, fındık, çikolata, muz, çilek, hurma, esmer pirinç, bulgur, kepekli ekmek soya,semiz otu,maydanoz,kuru bezelye ve etler kemik yapımı için gereklidir. 
 

 

  FOSFOR: Fosfor; insan vücudunda kalsiyumun ardından en çok bulunan mineraldir. En fazla kemiklerde ve dişlerde bulunur. Fosfor, hücrelerin büyümesi için yardımcıdır. Proteinlerin sentezlenmesine, enzimlere ve hücrede enerji üretiminde etkilidir. Kemik yapan, vücuda enerji veren bir maddedir. Kalbin dengeli çalışmasını sağlar, böbrek çalışmasını dü­zenler, sinir sistemi ve tüm organların çalışmasını arttırır. 
   Fosfor eksikliğinde iştahsızlık, halsizlik, kilo kaybı, huzursuzluk, gerginlik gibi ruhsal sorunlar yaşanır. Aynı zamanda eklem sertliği, kemik ağrıları, ke­miklerin kırılganlığı ve duyu kusurları, büyüme yavaşlaması, kemik ve diş geli­şimi geriliği gibi raşitizm benzeri belirtiler görülebilir; diş kayıpları, cilt sorun­ları ve eklem iltihapları ortaya çıkabilir. 
   Fosfor mineralinin fazlalığı da sağlık bakımından zararlıdır. Fosfor fazlalı­ğı, vücuttaki kalsiyum dengesini bozarak kemik yoğunluğunun ve gücünün a­zalmasına sebep olmaktadır. Bunun sonucunda kemikler direncini kaybederek kolay kırılmaktadır. Fosfor fazlalığı, tansiyonu da yükseltmektedir. Bunların dı­şında, çeşitli tarım ilaçları gibi aşırı fosfor içeren maddelerin tüketilmesi veya bu maddelerle temas edilmesiyle fosfor zehirlenmesi ortaya çıkabilir. 
   Et, balık, süt ve süt ürünleri, yumurta gibi protein açısından zengin olan be­sinler bol miktarda fosfor içeren besinlerdir. Bunların yanısıra fındık, çikolata, yumurta, kepek, kepekli ekmek, patlıcan, ıspanak, pırasa, patates, soğan, kar­nabahar, pirinç, bulgur, nohut, zeytin, portakal, çilek, nar, hurma maden sula­rı, meyveler ve meyve suyu, mısır, pırasa gibi besinler de fosfor minerali bakı­mından zengin besinler arasındadır. 

     KÜKÜRT: Solunum sisteminin sağlıklı çalışmasına katkıda bulunur ve vü­cudun oksijen dengesini korur. Beyin fonksiyonlarının çalışmasını destekler. Saç, tırnak ve cilt sağlığı için gereklidir. Alerjik rahatsızlıklara karşı koruyucu­dur. Uyuz ve egzama gibi deri hastalıklarının tedavisinde kullanılır. Karaciğerin düzenli çalışmasına yardımcı olur ve safra salgılarını arttırır. B Grubu vitamin­lerinin kullanılmasına yardımcı olur. Beyin fonksiyonları için gereklidir Oksi­jen dengesini sağlar .Bazı zararlı bakterileri öldürücü etkisi vardır. Kükürtün faydaları arasında yaşlanmanın belirtilerini azaltması da sayılabilir. 
   Kükürt eksikliği saçlarda zayıflık ve deride solgunluk görülebilir.Aşırı kükürt böbreklere zarar verir. İnsan vücudu fazla kükürt alması duru­munda baş ağrısı, boğaz ve mide yanması, kusma gibi belirtiler gösterir. Ayrı­ca, alerjik deri hastalıklarına neden olur. Kükürt fazlalığı en çok astım hastala­rını olumsuz etkiler.Sağlıklı saç,cilt ve tırnaklar için gereklidir.Oksijen dengesinin muhazafasına yardımcı olur.Bu da beyin fonksiyonları için çok önemlidir.

 

GIDA ÇEŞİTLERİ(günlük ihtiyaç:1000-1500 mg.)

Kükürt Kırmızı et, tavuk ve balıketi, yumurta, zeytin, havuç, soğan, sarım­sak, kereviz, turp, lahana, ıspanak, çilek, muz, maydanoz, marul, patates, incir,tere,soya,dana yürek,kuru fasulye,balıklar,yumurta,buğday çimi,karides mercimek,yulaf ezmesi,maydanoz ve hurma kükürt içeren besinler arasındadır. 
 
 

   BAKIR: Bakır karaciğerde depolanan; C vitaminini oluşumunda, vücut do­kusunun yenilenmesinde ve kemik yapısının sağlamlığı için gerekli olan bir mi­neraldir. Başta beyin ve sinir sistemi sağlığı üzere er türlü hastalığa karşı koru­ yucudur.SAKLI ŞİFA 
    Protein sentezlenmesinde ve enerji üretiminde görev alır. Alyuvarla­rın oluşumuna katkıda bulunur. Saç ve deri sağlığı için faydalıdır. 
   Bakır eksikliği, bakır açısından yetersiz beslenme, bakırın yeterince emile­memesi ya da fazla çinko alımı gibi nedenlerden kaynaklanabilmektedir. 
   Bakır eksikliği; bağışıklık sistemi zayıflamasına vücut direncinin azalması­na, güçsüzlük, kansızlık, sinir ve asabi bozukluklara, deride yara ve egzama gi­bi sorunlar ortaya çıkmasına yol açar. Kalp hastalıkları ve kalp krizleri meyda­na gelir. Ayrıca, saç dökülmesi, iştahsızlık, ishal ve çarpıntı meydana gelebilir. Kemikler ve dokuların yapısı olumsuz etkilenir.Bakırın aşırı dozda alınması, kanser riskini büyük oranda arttırmasının yanı sıra depresyon, şizofreni, bunaklık, hipertansiyon gibi ciddi zihinsel ve beden­sel rahatsızlıklar meydana gelir.

 GIDA ÇEŞİTLERİ:(günlük ihtiyaç:2-3,5 mg.)

 Zeytin, badem, fındık, ceviz, taze ve kuru üzüm, arpa, tam ekmek, bal, ku­zu ciğeri, sarımsak, portakal, pancar, pekmez, brokoli, fasulye,sığır karaciğeri,buğday çimi,ceviz,kayısı,mercimek,yulaf ezmesi,badem,soya,fındık,mantarlar,tere,limon.  ve bezelye bol miktarda bakır içeren besinler arasındadır. 
  
 

  BOR: Bor sağlık açısından önemli bir mineraldir. Vücudun fosfor denge­sini sağlar Kalsiyum, magnezyum ve fosfor mineralleri ile D Vitamininin vü­cutta korunmasına ve etkili bir şekilde kullanılmasına yardımcı olarak diş ve kemik sağlığının korunmasına katkıda bulunur. Beyin fonksiyonlarını gelişti­rir, östrojen hormonunun çalışmasını destekler. Borun bir diğer özelliği de do­ğal bir antibiyotik oluşudur. Özellikle, kemik erimesi, migren, sinir hastalıkları, halsizlik, uykusuzluk ve kanser tedavilerinde kullanılmaktadır. 
   Bor eksikliği, D vitamini eksikliğine ve buna bağlı olarak da kemik erimesi ve zayıflamasına ve kemiklerin daha kolay kırılmasına neden olur. Eksikliğinde ayrıca, konsantrasyon zorluğu ve hafıza zayıflığı görülebilir.Yüksek dozda alınması zehirleyici etki gösterebilir.

   Badem, fındık, elma, üzüm, çilek, hurma, şeftali, erik, patates, sarımsak, brokoli ve domates bol miktarda bor içeren besinler arasındadır. 
  
   BROM:Uykusuzlukta çok faydası vardır ve sinir sistemini rahatlatır.Bu minarel,çilek,domates,elma,havuç,üzüm,kayısı,kavun,kereviz,lahana,pırasa,sarımsak,soğan ve turpta yeteri kadar bulunur.  

  KROM: Kan şekeri ve kolesterol seviyesini kontrol eder ve dengede tutar. Böylece özellikle şeker hastaları için çok faydalıdır, insülin etkisi yapar. Kemik erimesini ve yaşlanmanın etkilerini azaltır. Ayrıca, krom minerali vücuttaki ya­ğı kasa dönüştürerek, kilo vermeye, vücut hatlarının daha düzgün görünme­sine ve kas yapmaya yardımcı olur. Erkeklerde cinsel gücün normal olmasını sağlar. Damarların sertleşmesini önler. Kalp ve damar hastalıkları önüne geçer 
   Dengesiz beslenme sonucu oluşan krom eksikliği, huzursuzluk, halsizlik ve yorgunluğa neden olur. Kalp ve damar sağlığını olumsuz etkileyerek damar sertliği ve şeker hastalığı riskini artırır. Krom eksikliği olanlarda sürekli açlık hissi ve yeme isteği, tatlılara düşkünlük görülür. 
   Fazlası krom zehirlenmesine neden olacağı için bilinçli ve ölçülü tüketilme­lidir. Bazı durumlarda baş dönmesi ve deri döküntüsü görülebilir. Özellikle şe­ker hastaları doktora danışmadan krom desteği almamalıdır. 
   Kara kovan balı peteğinde, Et, pirinç, yer fıstığı, üzüm suyu, peynir, buğ­day, süt ve süt ürünleri, yumurta, tavuk, mısır, mantar ve patates bol miktarda krom içeren besinler arasındadır. Ayrıca, ısırgan otu, civanperçemi, meyan kö­kü ve yulaf da krom minerali açısından zengin bitkilerdir. Sebze ve meyve ka­buğunda bol miktarda krom vardır.

 

 LİTYUM: Beyin için çok faydalı etkilere sahip birçok su sisteminde bulu­nan çok önemli bir mineral kaynağıdır. Lityum, içme suyunun doğal bir bileşe­nidir ve gözlemlere göre intiharı ve genel kötü davranışları azaltır ve uzun ö­mür sağlar. 
   Mmanik-depressif hastalık tedavisinde ilk tercih olarak duygu durum dü­zenleyicisi olarak lityum karbonat tuzu kullanılır. Türkiye’de yaklaşık 30 bin ki­şi tarafından lityum kullanılmaktadır. Tekrarlanan hastalıklarda lityum tabletle­rinin ömür boyu alınması gerekebilir. 
   Lityum eksikliğinde psikolojik bozulmalar, depresyonlar, bunalım ve sinir­sel rahatsızlıklar, dikkat dağınıklığı, kişilik değişikliği ortaya çıkabilir.Fazlası zarardır.

 

 MANGANEZ: Antioksidandır. Sindirimde ve besinlerden enerji üretilme­sinde yardımcı olur. Kemiklerin gelişmesi ile bağ dokuları için gerekli bir mine­raldir. Tüm vücuttaki kırıkların yenilenmesini sağlar Sinir fonksiyonlarında ve -        
   Gelişiminde  etkilidir. Cinsel gücü arttırır ve kısırlıkta faydalıdır. Kanın normal pıhtılaşması için gereklidir. Romatizmayı geçirir Beyin kaslarının beslenmesine yardımcı olur. Kadın ve erkeklerde üreme sistemine faydalıdır. 
   Manganez yetersizliği, sürekli yorgunluk, hafıza problemleri, kısırlık, kilo kaybı, özellikle çocuklarda ve bebeklerde büyüme geriliği ve gelişim bozuk­lukları, kemik ve kıkırdaklarda anormal oluşumlar, bulantı, kusma, saçlarda beyazlaşma ve saç uzamasında yavaşlamaya neden olabilir. Ayrıca, diyabet ve pankreas bozuklukları görülebilir. Diyabet hastalarında vücutta olması gereke­nin yarısı kadar manganez bulunmaktadır.

.GIDA ÇEŞİTLERİ:

  Yeşil yapraklı sebzeler, meyveler, kepekli tahıllar, fındık, ceviz, badem, avo­kado,ince kepek,fındık,kepekli ekmek,badem,buğday çimi,buğday,kuru fasulye,kestane, kuşkonmaz ve çay manganez içeren besinler arasındadır.

 

 SİLİSYUM: Zarları kuvvetlendirerek kanamaları önler. Organların vakitsiz yaşlanmasını, bozulmasını engeller. Beyin yorgunluğunu giderir. Yaraların ça­buk iyileşmesini sağlar.Bu minarel hücre zarlarını kuvvetlendirerek kanamalarını inceler.Organların vakitsiz yaşlanmasını ve bozulmasını engeller.Beyin yorgunluğunu giderir.Yaraların çabuk iyileşmesini sağlar.Buğday kepeği,sarımsak,kuru fasulye,enginar ve kırkkilit otu (at kuyruğu) 


  NOT..Zebze lerı munkun oldukca az pişmiş,veya mikserde,cekilmiş çig olarak tüketmek sulandırarak.  

                      VÜCUDUN UYUMLU CAY BİTKİLERİ

 

KARA ÜZÜM ÇEKİRDEĞİ                              ÇÖREK OTU

ÖKSE OTU                                                  KAKULLİ    
 
MELİSA                                                      SİNİRLI OT 

LAVANTA                                                    MENTOLLÜ NANE
 
REZENE                                                      FESLEĞEN

YILDIZ ANASON                                          KEDİ OTU

ZENCEFİL                                                   KIRLANGIÇ OTU

HAYIT                                                        OĞUL OTU

KEREVİZ TOHUMU                                      KEREVİZ TOHUMU

TARÇIN                                                      ADA ÇAYI

HAVLUCAN                                                 ZERDEÇAL

KANTARON                                                 KARABAŞ OTU
 
YAPIMI:                                                               

-Bitkiler birer tutam 
-Kökler çok küçük parça
-Tozlar yarım çay kaşığı
-İçine tatlandırıcı bal 
-İçine bir dilim kabuğuyla limon

KULLANIMI:                                                                 

(Çayın üzerine  bol Miktarda lahana,soğan,sarımsak,turp salatası,pazı,elma,armut,kayısı yenir. )

- Migreni olanlar tarçını çıkartır.Ayrıca vanilya kullanamaz.
- Hamilerde ve aşırı alerjik kişilerde kullanılmamalıdır.
- Hamile sonrası faydalıdır.
- Hazım sisteminin düzenli çalışmasında faydalıdır.
- Tüm sinir ve ruh hastalıklarının tedavisine destek verir.
- Şeker hastaları tatlandırıcı bal kullanamaz.(KARAKOVAN BALI HARİÇ )
- 2,5 yaşından küçüklere zencefil çıkartılır.
- Ayrıca çocuklarda 13 yaşına kadar bitki ve bitki türleri kontrollü verilir.
- Ihlamur,limon kabuklu çocuklara tavsiye edilir.
- Ateşli çocuklarda şeker ürünleri tatlandırıcılar kullanamaz.Eşkimsi türler tercih edilir.

FAYDALARI:

- Beyin yorgunluğu
- Sinirsel ağrılar
- Rahatlatıcı
- Zihin açıcılığı
-Kemik,kas erimesı

 

 İster hepsı ister 5,6 bitki cayı soguk demleme üsülü demlenir içilir,demleme üsülü alta su kaynarken üstekini demleyin tam vitaminler distile edin.

 

                         DEVA VE ŞİFA İÇEÇEK

 

 

 

Kirmizi lahana                  Dört te bir kadar
Pirasa                                Bir adet
Brokoli                              Dört te bir kadar
Ahududu                           Bir avuc içi kadar   
Yaban mersin                   Bir avuc içi kadar
Siyah havuç                      Bir adet
Spırulina                            Parmak ucu kadar yani tutam

    Bunların hepsini mikserde cirpin 3 bardak temiz su dökün 2 saat  zaman içinde temiz tülbentte süzün sabah ,ögle, akşam birer bardak süzdüğünüz suyunu kullanın. 
Bağişiklik güçleneçek tüm hastaliktan kisa zaman da kurtulacaksıniz.Ayrıntı yok tüm hastalik.


NOT
 .Bir dilim limon kabuğuyla kullanın       

                         UZUN ÖMÜR YAŞAMI

 

       Sarmisak,limon ,kırık köy yumurta kabuğu toz hali,peynir suyu  

 

  100   gr  soyulmüş sarımsak

   4    adet kabuğuyla rendelenmiş limon

   1   lt su  terbiye edin ve suzün.

 

   Kullanir ken bir bardak süzdüğünüz sarmisaklı limon içine,bir çay kaşik yumurta tozun dan,bir yemek kaşiği peynir suyundan kariştirarak için..

 

 -Tüm damar iltihaplarını tedavi ederek, tıkanan damarları açar damar sertliklerini ve hipertansiyonu önler.

 -Kolesterol  , zararlı yağların yakılmasını sağllar, kilo verdirir, bazal metabolizmayı hızlandırıp yağların yakılmasını sağladığı için iştahı açar, vücuttaki şeker oranını dengeliyor, pankreasin yenilemesini sağlar.

 -Böbrek ve safra taşlarını eritir, idrar söktürur vücuttaki şişkinliği yok eder ve dokularda ödem oluşmasını engeller.

 -  Ülser mikrobunu öldürerek, mide ve oniki parmak bağırsağı ülserinin kesin tedavisini yapar lif li besin de yanında alirsa niz mükemmel olur..Udi hindiyle alinirsa hastalik ortadan kalkar.)

 -Tüm romatizmal iltihabi önler  her tür romatizmal ağrıları dindirir, kireçlenmeyi önller, eklem yüzeylerinin yenilenmesini sağlar ve her türlü ağrıyı keser.

 -Beyin hücreleri ve tüm sinir sistemlerini yeniler, sinirdeki aksiyon potansiyelini düzenleyip ileri refleks hızını artırır, felç ve inme riskini azaltır.
 
-Vücudun bağışıklık sistemini son derece mükemmel hale getirir ve her türlü alerjiyi, özellikle de damarsal kökenli ve strese bağlı cilt alerjilerini kökünden engeller. Kanser oluşumlarına karşı tüm vücudu kor            

-çindeki asitle enfeksiyonlarla savaşır. Kalp krizi, kalp-damar rahatsızlıkları ve kanser gibi hastalıklardan vücudu koruyan bir antioksidandır.
  
-Tansiyonu düşürür ve iyi kolesterolü arttırır. Kolon, prostat ve göğüs kanserini azaltan bir anti-kanserojen besindir. Hücrelerdeki metabolizma sorunlarını girerir ve bu sayede kanser oluşumunu engeller.Lapası yenil diğin de veya izlere bağlanığinda kemik ağrılarını alir.
 
-  Limon suyu cilde parlaklık kazandırır.Bir kaç damla limon suyunu sıcak suya ekleyip içtiğinizde sindirim sistemi sorunlarına iyi gelir ve karaciğeri temizler.
  

-Savunma sistemlerını güçlendirir. 
 


Udi hindi marifeti:

   Tütsü yapılıp buruna çekilirse, nezleden kurtarır. Soğuk su ile içilirse erkekliği kuvvetlendirir. Kumları döker, mide ve karaciğer ağrılarını, titremeyi, sıtmayı, siyatiği ve mafsal ağrılarını giderir. Tozu buruna çekilirse bademciği iyileştirir.

 

Bir hadiste, “Udihindiye kıymet veriniz. Onda yedi hastalık için şifa olduğu muhakkaktır. Boğaz şişliği (bademcikte) tozu zeytinyağına karıştırılır, buruna damlatılır. Zatülcenpte tozu içilir.” buyurulmuştur. 

 

                                    KAYA TUZU VEYA LAMBALARI    


   Kristal tuzdan üretilen tuz lambaları in­san sağlığına da ciddi katkı sağ­lar. İçerisi dikkatli bir şekilde el­le oyularak ampul konulan kaya tuzları tıbbi bir cihaz olmama­sına rağmen ısınma sonucu bu­lunduğu ortama eksi iyonlar (ha­va vitaminleri) bırakarak havanın kalitesini arttırırlar. Tuz lambala­rı yorgunluğu, stresi, astım nöbetlerini, alerjileri, baş ağrılarını, cilt rahatsızlıklarını, havadaki nemi ve kokuyu hafifletir. Tuz lambasından yayılan temiz, saf hava tansiyonu, ruhsal ve psiko­lojik sorunları olan hastalara yardımcı olur, insanlar için sakinlik ve huzur ve­rici bir ortam yaratır.

   Tuz lambaları tarafından havaya salınan eksi iyonlar bilgisayar, cep telefo­nu, televizyon gibi elektronik cihazlardan yayılan radyasyonu etkisizleştirir, ha­vadaki bakterileri yok eder, oksijeni daha kullanışlı hale getirir. Astım ve aler­jiye karşı ciddi fayda sağlamasıdır. Tuz lambaların büyüklüğü konulan ortamın büyüklüğüne göre hesaplanmalıdır. Gelişigüzel kullanılması halinde sağlık açı­sından bekleneni veremeyebilir. Kaya tuzunun sigara içilen ortamlardaki siga­ra dumanını emici özelliği vardır.

   Tuz lambasından yayılan eksi iyonlar kanın kolesterin miktarını azaltmakta ve böylece kan basıncını düşürüp kalbimizin yorulmasını önlemektedir.

  Tuz lambasından yayılan eksi iyonlar hastalıklara neden olacak bu unsurları yok etmek üzere, kanımızı dezenfekte eder.

   Kızgınlık, korku veya strese bağlı olarak mide rahatsızlıkları artar, bağırsak­ların foksiyonları bozulur ya da durur. Karaciğer ve safra kesesi arızaları bun­ların hazım işlevlerini yerine getiremediklerini gösterir. Bu sorunlar, daha faz­la eksi (-) iyonlar verilerek/alınarak, Tuz kristali Lambasının yardımı ile hafif­letilebilir.

   Eksi (-) iyonların yeterli olmaması durumunda romatizma ile aynı zamanda baş ve sinirucu ağrıları çoğalır. Eksi (-) iyonları çok olan hava buna karşın ro­matizma ve eklem ağrılarını hafifletip iyileştirebilmektedir.

   Hafıza, canlılık, konsantrasyon kabiliyeti ve reaksiyon özelliği eksi (-) iyon­lar alındığında gelişmekte ve böylece yaşlanma süreci de geciktirilebilmektedir.

   Tuz kristalinden yayılan yoğun eksi (-) iyonlar ile stresten, sorunlardan, kor­kulardan ve depresyonlar­dan daha az etkilenerek, daha iyi konsantre olup verimimizi arttırabiliriz. Kendimize güvenimiz ge­lişir ve gerçek potansiyeli­mize tekrar kavuşabiliriz.

  Yani eksi iyonlar hava­yı şu unsurlardan temiz­ler: havadaki toz zerrecik­leri, polen çim, yabani ot ve ağaç poleni, toz zerre­cikleri, hayvan tüyleri, küfSAKLI ŞİFA

   lü sporlar... Eksi iyonlar iyi bir hava arındırıcısı ve ferahlatıcısı, koku azaltıcı, dumanın yok edilmesi, Saman nezlesi, astım, mevsimsel etkili rahatsızlık, dep­resyon, kronik yorgunluk gibi hastalıkların tedavisinde kullanılır. eksi iyonların yanıkları daha çabuk kurutup daha az yara iziyle kısa sürede iyileştirme sağlar eksi iyonların çok acı çeken hastaları sakinleştirir

   Tuz lambasına kesinlikle su serpiştirilmemeli; her zaman kuru, tercihen ha­valandırılmış ortamlarda muhafaza edilmelidir.

 

                        FAYDA VE ZARARLARINI OKUYARAK BİLGİLENİN DEVAMI     

                   BAGİŞİKLİK VE SAVUNMA SİSTEMLERI GİDALAR    

 

  YEŞİLÇAY
En önemli bitkisel antioksidanlardan  içerdiği için  sistem üzerinde çok etkilidir, hatta grip virüsünün vücutta yayılmasını önlediği saptanmıştır.Bir dilim limonla tuketin.İçindekiler bölümünü okuyun.

 

 PORTAKAL
C vitamininin en zengin kaynağı, diğer turunçgillerle,limon birlikte meyvelerinin ,sarmisak,tere otlu mersin yemişi,böğütlen,brokoli koktey süper bağişiklik kaynağı.İçindekiler bölümünü okuyun.

 

 BROKOLİ
İçerdiği sulforan maddesi ile antioksidan aktivite gösterir ve bağışıklık sistemini uyarır. İçin dekiler bölümü okuyun C vitamin ve E vitamini bir arada içerdiği için bağışıklığı kuvvetlendirir.

 

 YUMURTA  
A vitamini ve betakarotenden zengin beslenme, iyi kaynaklı protein alımı ve yeterli çinko almak bağışıklık sistemini güçlendirmek için başlıca ilkelerdir. İşte bu üç ilkeyi de fazlasıyla içinde barındıran besin ise; yumurta.Diş kabugu ile sarmisaklı ,limon şürübü kokteyı kullanın.İçindekiler bölümünü okuyun.

 

BAL KABAK

C vitamini ve E vitamini zengini, demir, potasyum gibi mineraller ve antioksidanlar içerir. Bağışıklık sistemininde görevli hücreleri güçlendirir.İçindekiler bölümünü okuyun.

 

  ISPANAK
Ispanak bağışıklık sisteminin süper besinlerinden.. A,B,C,E vitaminleri, kalsiyum, magnezyum, hepsi bir arada bulunur. Enfeksiyonları önleyip, bağışıklığı güçlendirir.İçin dekiler bölümünü okuyun.

 

  KIRMIZIBİBER
İçindeki C vitamini ve Beta karoten gibi vitaminler ve diğer fitokimyasallar,  bağışıklık sistemini . Çok az sebzede olan E vitaminini de içerir .A dan Z ye de okuyun

 

SPİRULİNA

 %100 doğal ve oldukça besleyici mikro tuzlu su bitkisidir.Doğal alkali göllerde Güney Amerika ve Afrikada keşfedildi.Bu spiral şekilli yosun zengin bir besin kaynağıdır.Uzun birsüre için (yüzyıllar) bu algler birçok toplulukların diyetin önemli bir bölümünü oluşturmuştur.1970 yılından bu yana,Spirrulina iyi bilinmektedir ve bazı ülkelerde yaygın bir besin takviyesi olarak kullanılır.Spirulina zengin bitkisel protein içerir.(60 - % 63 balık veya eti daha 3- 4 kat daha yüksek) çoklu vitaminler özellikle vejetaryen diyet eksik olan,(B12 vitamini hayvan karaciğerinde  3-4 kat daha fazladır.)Bu hücreler koruyan beta karoten yüksek ses (havuç 5 kat daha fazla,ıspanak 40 kat daha fazla ),yüksek hacimli (demir,potasyum,magnezyum,sodyum, fosfor,kalsiyum v.b dahil) minareller geniş bir yelpaze içerir.Gama linolein asit.(kolestrol düşürmek ve kalp hastalığı önlemek olabilir.)Ayrıca Spirulina sadece bulunabilir.Phycocyanin içerir.

Balıkların hepsi özellikle deniz balıkları…Balık yağ (deniz)

 

                   OSTEOPOROZ    SARDALYE BALIGI         

   Sardalye balık konserve servis tabağına boşaltın,meşe odununda mangal yakarak közde,etli kırmızı biber,kırmızı soğan,sarımsak,domates kızartın kabuklarını soyarak servis tabağına koyun üstüne tere otu,maydanoz,acı tadı alabile çek kadar acı sos,limon kabuğu ile rendeleyin bir saat dinlendirerek servis yapın.

 

Faydası: D Vitamini-B12 Vitamini-Kalsiyum –Fosfor-EVİTAMİN-  bol bol fosfor ve vitaminleri, cinsiyet hormonu, bol E vitamini ve protein içerir. Bu maddeleri ile cinsel gücü arttırır, buna bağı olarak kalp rahatsızlıklarını da giderir. 

 Sardalye çanakkale ve ege ye has konser ve ciğ balık okuyun

  Derin suda yaşayan balıkları terçih edin %100 doğal ve oldukça besleyici mikro  organizmalarla beslendiğinden  ve sizlere daha çok şifalar verecek tır. Çorba olarak içmeniz,az pişmiş yemeniz çiğ tüketmeniz sizlere daha çok şifa verecek tır.  Ayrıca unut mayın tuz pişirici dır,bol yeşillik de,aynı görevi görür.Taze çekilmiş baharatlarda pişirici dır.

          Bilgi:Japon kadınları gövus (meme) kanseri ne yakalanmaları yüzde bir dır.    

    - Sardalye balık konserve servis tabağına boşaltın,meşe odununda mangal yakarak közde,etli kırmızı biber,kırmızı soğan,sarımsak,domates kızartın kabuklarını soyarak servis tabağına koyun üstüne tere otu,maydanoz,acı tadı alabile çek kadar acı sos,limon kabuğu ile rendeleyin bir saat dinlendirerek servis yapın.

 

 Sardalye yağı maasj şeklinde kullanın


Sardalye baliğini tümüyle kimya olarak veya parçalayarak zeytin yağla bir kavanoza veya kaba koyun on gün boyunca güneşte kalarak kokuncaya kadar bekletin sonradan pul bentten geçirerek temiz bir kaba alin bu yağı diz ağrılara kullanın çok eski tarihte Giritli yaşlılar kemik ağrıları dindirmek için kullanırlar.

 

 

        BALIK VE ATEŞ   GERİSİ MARİFET  YILAN BALIGI

  Yılan balığın derisini soyun tulum şeklinde çıkarın derisini atmayın bir kavanoza koyun bu size sonradan yağ yapımında lazım olacak.(Derisini neden çıkarıyoruz sorusuna cevap olarak hava geçirmez oluşu sebebi tavaya mangala koyduğunuzda balık patlar veya yağ sıçratır korkusu yaşamayın diye ayrıntı yazıyorum bilginize.)(Devamını okuyun Ayrıntılı olarak marifetleri)

   Hangi vitaminler ve mineraller var sorusu :YOK,YOK

 

   -Hamilelikte hem anneye hem de bebeğe katkıları büyüktür.
   -
Cinsel gücü kuvvetlendirir. Erkekliği arttırır.
    -Gövus meme kansere karşı koruyucu

   -Beyin hücrelerini güçlendirir. Migren rahatsızlığında faydalıdır.
   -Kalp ve damarları korur. 
  
 -Kolesterolü düşürür.
   -Alerji ve astım hastalığında oldukça ciddi yararları vardır.
   -Fazla kilolardan kurtulmada zayıflamaya yardımcı olur.
  
 -Cildi kuvvetlendirir. Çatlak ve pişiklerde faydalıdır.
  - Bağışıklık sistemini kuvvetlendirerek hastalıklara karşı zayıflığa iyi gelir.
   -Eklem romatizmaya iyi gelir.
 
  -ALZHEMER  
   -BEYİN ALTINI
  


 -Balıkların üzerine tuzu, pul biber i, karabiberi, kimyonu ve reyhanı serpiştirin. Defne yapraklarını iyice sarın . Üzerini streç film veya folyo ile kapatarak 5-6 saat buzdolabında terbiye edin.

  -Bekli yen balık baha sonra ayrı sade olarak folyo ya sarılır kendi yağı yeterli dır,meşe koruna koyularak pişme sı beklenir bu arada domates,biber kırmızı,sarımsak ,soğan pişirilir,pişen balık,servis tabana folyo ile konur,pişirilen malzeme,kabukları soyularak,aynı balık üzerine koyularak,limon,defne,dere otu,acı sos ve baharatı isteyene göre servis yapılır.(Aynı şekilde fırında da yapılır.)Geri kalan pişirmek sizin marifetli ellerde hazırlanmış malzemeyi çorba yapa bilirsiniz.

 

 YILAN BALIĞINDAN YAĞ ELDE ETMEK

 

 Balığın çıkarmış olduğunuz deriyi(çıkarırken elinizi külleyin deri çok kaygandır)bir kavanoza koyun baliğin omurgasını da çıkarın  onu da koyun omurgasındaki et kafidir, kavanoza koyarak saf zeytin yağı ekleyin 10 gün güneşte bekletin sonrası tülbentten geçirin.Yağın içine saf kırmızı kantaron yağı ekleyerek kullanılır az sık yapılması makbul dur.(Sarı kantaron yara acıcıdır,Kırmızı kantaron yara kapatıcıdır.)Ekzama ve çatlaklar da kullanılır. Nemlendirici dır.(Çok eski tarif tir.) 

 Munkun oldugu kadar ,sebzelerı,çiğ olarak tüketin,sizler için çok faydalı olaçaktir.Zamanıniz var ise bir saatlik belgesel sizleri daha çok yardimçi olaçaktir.belgeseli seyretmek isterseniz bas maniz yeterli olaçaktir. 

  DEVAM EDEÇEK 

  Bu sitede yer alan yazıların tümü, bilgi edinmek isteyen ziyaretçiler için hazırlanmıştır.

  Bu bilgiler, hiç bir zaman hastalık ve diğer sorunlara yönelik teşhis ve tedavi amaçlı olarak kullanılmamalıdır..

  Doktor  diyetisyen ve herbalisler tarafından yetkili eczacılar güvenilir,yaninda bitki aromatik okul mezunu veya kimyager çaliştiran, izni alınmiş aktarlar tarafından güvenlı şekilde kullanılmalıdır.

  Sitede yer alan yazıların her türlü kullanımı ve uygulanması sonucu doğan hukuki, ahlaki,  mesleki, sağlık ve yaşamsal sorunlar sadece  bu eylemi gerçekleştiren kişilerin    sorumluluğundadır.

  Bunlardan dolayı ortaya çıkabilecek hiçbir sorundan site ve yazarları sorumlu kılınamaz.


                                                                   saklisifa@gmail.com

                                                                   premix12345678@gmail.com
            
                                                                   saklisifapiriiworld@gmail.com

 

 

 

 

NOT:KAN BİLGİLERİNİZİ BİLMEDEN BİYOKİMYANIZI TARAMADAN,ARAŞTIRMACI DOKTORUNUZA, AKTARLARA DANIŞMADAN BİTKİ VE BİTKİ TÜRLERİNİ KULLANMANIZ TAVSİYE EDİLMEZ.

     

              

 

Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi7
Bugün Toplam652
Toplam Ziyaret737780
BAKIR-GÜMÜŞ-ALTIN
AlışSatış
Dolar3.83633.8517
Euro4.50604.5241
Hava Durumu
Anlık
Yarın
11° -1°
PİRİİWORLD/SAKLİ ŞİFA TV