• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  

       
              
   www.sakli-sifa.com  Doğanın ve yaşam dengesi                                                                        

                                              
 Yaratanın yaratmış olduğu evrendeki Dengeyi yakalamak                                                   
Site Menusu
Site Haritası
Takvim

PROLAKTİN






                                       PROLAKTİN          


    Kan prolaktini yüksek olan kadınlarda 
adet düzensizliği sıklıkla saptanırken, beraberinde göğüslerden süt gelmesi yakınması olabilir veya olmayabilir. Bunun belirleyicisi bir yandan yükselmenin ne kadar zamandan beri var olduğu öte yandan kadının meme dokusunun prolaktin hormonuna duyarlılığıdır. Gebelik döneminden uzak bir kadının meme dokusunun kan prolaktin yüksekliğine süt üretimiyle cevap vermesi gebelik ve emzirme döneminde olduğu kadar kolay değildir.

  Öte yandan göğüslerinden bariz süt gelme şikayeti olan kadınlarda bazen prolaktin hormonu ölçümleri normal bulunabilmektedir. Bunun muhtemel nedeni günümüz laboratuvar yöntemleriyle ölçülemeyen  ancak güçlü süt yapıcı özellikleri olan bazı prolaktin hormonu alt türlerinin bulunmasıdır.

                         Prolaktin Hormonunun İşlevleri

 

  Beyinde bulunan ve birçok hormonun salgılandığı hipofiz salgı bezinde üretilerek salgılanan ve lohusalık ve emzirme döneminde süt üretiminden, yumurtlamanın ve böylece adetlerin durmasından sorumlu olan, böylece emzirme döneminde kadını yeniden gebe kalmaktan  koruyan prolaktin hormonu çeşitli nedenlere bağlı olarak uygunsuz salgılandığında adet döngüsünün düzeninin bozulmasına ve beraberinde göğüslerden süt veya süt benzeri bir sıvının salgılanmasına neden olabilir.

  Prolaktin hormonu hipofiz bezi dışında rahim dokusundan da salgılanan ve muhtemelen adet döngüsü üzerinde henüz tam olarak aydınlatılamamış olan başka işlevleri de bulunan bir hormondur.

  Prolaktin hormonu gebeliğin 8. haftasından itibaren kanda artmaya başlar. Bu artışın amacı kadını bebek doğar doğmaz emzirebilir duruma getirmektir. Prolaktin hormonu bu amaçla gebelikte meme dokusunun büyümesini uyarır ve memelerde halk arasında ağız   olarak bilinen kolostrum adı verilen ilk sütün üretimini sağlar. Bazı kadınlarda kolostrum memelerden henüz gebelik döneminde salgılanabilir ve bunun normal olduğu kabul edilir.

                     Prolaktin Hormonu Neden Yükselir

  Prolaktin hormonunun emzirme dönemi dışında kendiliğinden uygunsuz bir şekilde salınımına neden olan durumlar net olarak belirlenmiş değildir ve çoğu durumda araştırmalar sonuçsuz kalır.

  Bunun yanında göğüs bölgesine rastlayan şiddetli darbeler, bu bölgeye uygulanan büyük ameliyatlar, uzun süreli ruhsal stres, meme uçlarının sürekli olarak uyarılması (kadının sürekli olarak memelerinden süt gelip gelmediğini kontrol etmek için sıkması belli bir süre sonunda gerçekten süt akışının başlamasına neden olabilir!), bazı karaciğer ve böbrek hastalıkları, prolaktin hormonunun yükselmesine neden olabilmektedir.

  Yine depresyon için kullanılan ilaçların bazıları, hipertansiyon tedavisinde kullanılan ilaçların bazıları, östrojen hormonu, doğum kontrol hapları ve diğer bazı ilaçlar yan etki olarak prolaktin yükselmesine neden olabilmektedirler.

  Hormonal dengesizlikler de prolaktin yükselmesine neden olabilmektedir. Bunlar arasından özellikle tiroid bezinden salgılanan hormonların yetersiz olması  prolaktin yükselmesine neden olan ve nispeten sık görülen bir durumdur. Bu nedenle kan prolaktin hormonu ölçümüne sık görülen bu hastalığın ortaya çıkarılabilmesi için TSH adı verilen hormon ölçümü mutlaka eklenir.

  Prolaktin hormonu hipofiz bezinden salgılanan ve buradaki salgısı da hipofizin hemen üstünde yer alan hipotalamus bölgesi tarafından kontrol edilen bir hormondur. Bu nedenle hipofiz veya hipotalamusun tüm hastalıklarında kan prolaktin hormonu yükselebilir.

  Hipofiz Bezinde Kitleye  Bağlı Olarak Prolaktin Yükselmesi

  Hipofiz bezinden prolaktin hormonu salgısı yapan hücreler bazı durumlarda kontrolsüz bir şekilde çoğalabilmekte ve bu çoğalan hücrelerden vücudun ihtiyacından daha fazla prolaktin hormonu salgılanmaktadır. Çoğalan bu hücreler bazı durumlarda ufak kitlesel oluşumlara dönüşebilmektedir. Adenom adı verilen bu kitleler çoğu durumda hipofiz bezinin ve beynin diğer bölgelerini olumsuz yönde etkilememekte, çok ender bazı durumlardaise büyüyerek çevre dokulara (özellikle görme sinirine) etki ederek çeşitli sorunlara neden olabilmektedir.

       Prolaktin Hormonu Yükselmesi Ne Gibi Belirtiler Yapar

  Hiperprolaktinemi sorunu olan bir kadında en sık görülen belirti memelerden kendiliğinden süt gelmesi  ve özellikle gecikmeler şeklinde adet düzensizliğidir. Ancak hiperprolaktinemi ara kanamaları, sık adet görme, adet kanamasının azalması ve diğer tüm adet düzensizliklerine de neden olabilir. Adet düzensizliğinin en muhtemel nedeni adet döngüsünde yumurtlamanın olmamasıdır.

  Yumurtlamanın olmaması kadında gebe kalamama sorunu ortaya çıkarabilir. Gebe kalamama nedeniyle başvuran kadınlarda yapılan araştırmalarda %5-10 oranında prolaktin hormonu yüksekliği saptanabilmektedir.

  Prolaktin hormonu yüksekliği bir hipofiz adenomuna bağlı olduğunda yukarıdaki belirtilere ek olarak baş ağrıları ve görme bozuklukları ortaya çıkabilmektedir. Bu iki belirti hiperprolaktinemi sorunu olan kadınlarda oldukça ender görülür.

                                        Tanı Nasıl Konur

  Adet düzensizliği, gebe kalamama, göğüslerden emzirme dönemi dışında süt gelmesi şikayetlerinden herhangi biri veya birkaçı ile başvuran kadınlara doktorlar tarafından kanda prolaktin hormonu ölçümü istenir.

  Hiperprolaktinemi tanısı alan bir kadında hormon düzeyi belli bir seviyenin üzerinde  bulunduğunda genellikle hipotalamus ve hipofizi görüntüleyen bir yöntemle bu bölgede bir sorun olup olmadığı araştırılır. Bu incelemenin amacı kadında hipofiz adenomu bulunup bulunmadığının ortaya konması ve bölgede hiperprolaktinemi sorununa neden olabilecek diğer ender durumların araştırılmasıdır.

 

                                  Nasıl Tedavi Edilir

  Prolaktin hormonu yüksekliğinin yarattığı sorunlar farklı olabileceğinden tedavi şekilleri de farklıdır.

  Özellikle göğüslerden süt gelmesi  durumunda kan prolaktin hormonu ölçümü birkaç kez alınan kan numunelerinde normal bulunsa bile, hiperprolaktinemi kabul edilerek tedavi etmek uygun bir yaklaşım olarak görülmektedir. Yazının başında anlatıldığı gibi prolaktin hormonunun bazı alt türleri laboratuvar ölçümlerine yansımamakta, böylece gerçekte prolaktin hormonu yüksek olan bir kadının prolaktini "normal" bulunabilmektedir. Ancak bu çok ender görülen bir durumdur.

Tiroid beziyle ilgili bir sorun saptandığında tedavi bu bölgeye yönlendirilir.

                    Prolaktin Seviyesini Düşüren İlaçlar

  Bu ilaçlar hipofiz bezinde prolaktin hormonu üreten hücrelere direkt etkiyle üretimi azaltırlar ve ağızdan kullanılan, vajinal uygulanan veya kalçadan enjeksiyon şeklinde uygulanan şekilleri vardır.

  Tedaviye başlamadan önce genellikle yukarıda anlatılan ve prolaktin hormonunun yükselmesine neden olabilecek dış etkenler saptanır ve giderilmeye çalışılır ilaç kullanımı, meme uçlarının sürekli sıkılması gibi.

  Sorun gebe kalamama olduğunda genelde prolaktin seviyesini düşüren ilaçlar ve bazen beraberinde yumurtlamayı sağlayıcı ilaçlar kullanılır.

  Sorun göğüslerden süt gelmesi olduğunda prolaktin seviyesini düşüren ilaçlardan faydalanılır.

  Sorun adet düzensizliği olduğunda yine prolaktin seviyesini düşüren ilaçlardan faydalanılır. Çocuk istemeyen bir kadında böyle bir durumda yalnızca belirtiyi ortadan kaldıran, yani adet kanamalarını düzene sokan ilaçlardan da faydalanılabilir.

  Tesadüfen saptanan ve belirtiye neden olmayan hafif prolaktin yükselmelerinde genellikle tedavi gerekmez. Belli aralıklarla takip edilir.

                              Hipofiz Adenomunun Tedavisi

  Görüntüleme yönteminde adenom saptandığında öncelikle adenomun bası belirtileri yaratıp yaratmadığı araştırılır.
 Adenomlar iyi huylu tümörlerdir, kanserleşme eğilimi göstermezler ve genellikle çok yavaş büyürler ve hatta çoğu durumda küçülme eğilimindedirler. Otopsilerde hiçbir şikayeti olmadığı bilinen kadınlarda bile %1-5 oranında hipofiz adenomuna rastlanabilmektedir.

  Hipofiz adenomlarının çapları bir santimetreden küçük olanlara mikroadenom, büyük olanlara makroadenom adı verilmekle beraber önemli olan adenomun boyutu değil çevre dokulara baskı yapıp yapmadığı, büyüme ve hormon salgılama hızıdır.

 Hipofiz adenomunun yaptığı basının yaygınlık derecesi genellikle görüntüleme yöntemine net olarak görülmekle beraber görme sinirine bası varlığını araştırmak amacıyla görme alanı muayenesine sıklıkla başvurulur.

  Adenomların büyük kısmı prolaktin hormonunu düşürücü ilaçlarla tedavi edilebilir niteliktedir. Bu ilaçlar hücrelerin sayıca çoğalmasını etkili bir şekilde önleyebilmektedirler ve artık burun yoluyla tümörü çıkarma şeklinde gerçekleştirilen ameliyatlara oldukça ender başvurulmaktadır. Özellikle şiddetli belirtilere neden olan şiddetli baş ağrısı, görme alanının çok daralmış olması veya hızlı büyüme eğilimi gösteren adenomlarda ameliyat gerekebileceği göz önünde bulundurulmalıdır.

                                                  Takip

  Hiperprolaktinemi belirtileri ilaçla giderildikten sonra doktorun belirlediği aralıklarla düzenli olarak kan prolaktin ölçümlerine devam edilir. Adenom varlığında yine belli aralıklarla görüntüleme yöntemleri ve görme alanı muayeneleri tekrarlanır.

  Takip tedavinin ilk aylarında daha sık aralıklarla yapılırken, hormon seviyelerinin yükselme eğiliminde olmadığı durumlarda takiplerin arası giderek açılır.

  Gebelik döneminde takipte kanda prolaktin hormonu doğal olarak yükseldiğinden bu hormonun ölçümü takipte kullanılmaz.





BİTKİSEL ÖNERİLER


YAZILAÇAK


 Bu sitede yer alan yazıların tümü, bilgi edinmek isteyen ziyaretçiler için hazırlanmıştır. 

  Bu bilgiler, hiç bir zaman hastalık ve diğer sorunlara yönelik teşhis ve tedavi amaçlı olarak kullanılmamalıdır.. 


  Doktor  diyetisyen ve herbalisler tarafından yetkili eczacılar güvenilir,yaninda bitki aromatik okul mezunu veya kimyager çaliştiran, izni alınmiş aktarlar tarafından güvenlı şekilde kullanılmalıdır.
 

   Sitede yer alan yazıların her türlü kullanımı ve uygulanması sonucu doğan hukuki, ahlaki,  mesleki, sağlık ve yaşamsal sorunlar sadece  bu eylemi gerçekleştiren kişilerin    sorumluluğundadır 

  Bunlardan dolayı ortaya çıkabilecek hiçbir sorundan site ve yazarları sorumlu kılınamaz. 

 

   

                                                                   saklisifa@gmail.com

                                                                   premix12345678@gmail.com
            
                                                                   saklisifapiriiworld@gmail.com

 

 

 



NOT
:KAN BİLGİLERİNİZİ BİLMEDEN BİYOKİMYANIZI TARAMADAN,ARAŞTIRMACI DOKTORUNUZA, AKTARLARA DANIŞMADAN BİTKİ VE BİTKİ TÜRLERİNİ KULLANMANIZ TAVSİYE EDİLMEZ.

  



Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam80
Toplam Ziyaret889840
Hava Durumu
Anlık
Yarın
14° 30° 14°
PİRİİWORLD/SAKLİ ŞİFA TV