• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  

       sakli-sifa çoban
              
                                
Site Menusu
Site Haritası
Takvim

SAĞLIKLI BESLENME

  SAKLİ ŞİFA  ÇOBAN    PİRİİWORLD     

              BİR SÖYLEŞİ İKİ KİŞİ ARASINDA GEÇEN KONUŞMA             

Yoldaki bir sohbet           

Burada konu odegil,61 yaşındayım hayatta bilerek  ,bilmeyerek yemekler yemekteyiz, burada bayanların yapması gereken konu şu ,hasta hastalık korkusu, hastalanma korkusu, sonuçta, kendisi, kendine bir şeyler yemesi gerekenleri, öğrenmesi lazım, birileri de, yazıp, öğrenmesi lazım ,ben dağda yaşayan bir insan olarak ,diğer yılarımda da büyük şehirlerde, yaşamış bir insan olarak,80 öncesi gıdalar ,yok,80 öncesi daha öncelerine geçersek gdo diye bir şeyler bilinmiyor ve gelecekte ön çalışmalar, için nasıl para kazanabiliriz, nasıl ucuza mal edebiliriz, derler ,ve yaparlar, ben çobanım, sizlerde benim için değerli öğretmen, eğitmen, öğrenmek için, mücadele eden ,biri olarak ,sizlere, şöyledensem ,kanser veya kansere sebebiyet taşıyan ürünlere ne der diniz ,bu günlerde yıllar öne yapılmış ürünler ,devlet kontrolü  araştırma yapmadan mevzuatlar ,bu ,bu kadar ,şu, şu kadar koyup, üretim mevzuatlardan geçerek üretilen  ürünlere yıllar sonra
 PARDON, bu ürünler kanser taşımakta deniliyorsa,

GDO yadaGenetiği değiştirilmiş Organizma adının kısaltılmışı olup yine aynı isimlendirmeden anlaşılacağı üzere "Genetiği değiştirilmiş yada oynanmış organik besin" anlamına gelmektedir. Denirken. .

Bir zencefil, toz nohut, bir karabiber tozu kara nohut, bir pul biber içinde buğday kepeği biber yağı karıştırılmış bir toz biber içinde domates kabukları, Bir adana yerken tavuk taşlığı kıyma yapılmış, peynir 8 kilodan,4 kilo sütten yapılırsa, bir kaşar peyniri 13 sütten 6 kilo sütten yapılırsa, bir çiğköfte  soya (zararlı değildir ama çok yedirir, hazmı bozar karışım yeri değildir) ile yapılırsa, bir de nar ekşisi guargamla krema glikozla yapılırsa, yem fabrikalarında kan unu kullanılıyorsa nerden geldiği belli olmayan ve ne kesildiği silolara hangi kan alındığı vd saymakla bitmeyen ürünlerle insan sağlığını nasıl yaşatılacak, ben tevekkül eden bir insan olarak tek şunu söylesem ,konuya daha Akif oluruz….  

Bitki ve ilaçlar bir bilen elinde değerlenir, bitkilerden  ayrıştırılarak çıkan yağlar ,sular, ekstıratlar, mucizevidir, ve şifası çok tur ,bu gümün doğa kimyasıdır, yaratanın bizlere vermiş olduğu nimet ve hikmetlerdir….

Ama gene haram zihniyet, asıl ağları ,Ayçiçek ,zeytinyağı, pamuk yağlarıyla ,kimyevi yağlarla çoğaltılmaktadır, içlerindeki şifa yağ olanda zeytinyağıdır, insanoğlu zeytinyağı  almıyor ,kekik yağ alıyor, kekik yağın kilosu 100 kilo kekikten bir kilo yağ çıkar oda bu gün fiatı 1200 tl, nasıl olurda,300 tl den satılır, gül yağ 3,5 ton yapraktan 1 kilo yağ çıkar onunda fiyatı ihale üsülüdür,1 kilo yağ fiyatı 22,000 tl dır, nasıl olurda 25 cc 10 tl satılır ,daha saymakla bitmeyen yağ gurupları, birde masaj yoluyla sürülecek, yağın en afif halıdır ,vücuda geçen yağ başka hastalıkları tetikleyecek ,bu da insanoğlunun  yanı adını siz koyun hali….Daha sulara ,macunlara gelmedik ,birde tırpanla toplanan güzelim bitkileri saymadık bunlara da ad koyun…

"Ben çoban, sadece yüzlerce ürün yapacak kabiliyetim varken, nefsime yenik düşseydim Türkiye’nin yarısını alırdım, bir laboranttım olsaydı daha görülmemiş ürünlerle Avrupa’nı bir kısmını alacak güçte olurdum"  

"Senin iyi olmaman için diş güçler elinden geleni yapmak, sen araştırma geliştirme yapmadıktan sonra bil ki, tarımında olmayacak, Sen sadece koltukta olduğun süre ne koltuk nede mevkiin kalacak.". 

Bunlar sadece insanoğlunun uyguladıkları, birde devletler  arası gıda sizce sonradan PARDON deniliyorsa, buğday, domates, patates, say say bitmeyen ürünler ne ne kadar insan sağlığına faydası varken, en basit Niğde de afyonda bir toprak altı yumrudan üzerinde 5 yıl ekimden sonra çıkan toprak altı üründe besin kaynağı ne olacağını oranın tarım ofisleri ne kadar bilmekte..

Benim bu şekilde yazmam biz insanoğluna, bitkilerde ,ilaçlarda zehir, olduğunu bilen kişiler karafandan korunmasını ve yapılmasını bir diploma kiralamakla  TÜRKİYENİN sanayisinde, sayısız ,tarım gübre yapanlar var ki, bilip bilmedik dışarıdan ürünler kullanılıyor ki, kullanan rahatlığı mevzuatlar de şu kadar koyacaksın ,deniliyorsa, verilenlere de ruhsat alınıyorsa, ve bunun borsası İngiltere’ye bağlıysa, size gelecek dünyanızda mesleğine göre insanoğluna ne ne kadar şeyler hatırlatın denmeyecek mi…Ben de 61yıl içinde gördüğüm yanlış şeyleri yazarken bu yapılanlar gdo değil mi…

 Benim yaptığım bir ürün sizin sağlığını bozacaksa gelecek neslinizi bozacaksa ,yaşamanın ne anlamı var…Benim  
GDO çıkarın demem biraz daha dikkatli olun dememden geçer…Biraz daha derinlere gidersek 80 den sonra organik hiçbir şey kalmadığını göreceksiniz.. Kısa yıl önce kara iklimde organik ,fide yetiştirdim ,kimse yüzüne bakmadı ,çiliz, yamuk şekilde idi, bende 400 bin fideyi bedava dağıttım kimileri ya bu tutmaz deseler de, kalem gibi oynanmış fide aldılar, ne oldu biliyor musun ,yamuklar öyle domates verdi ki bol bol, onların kalem gibi fideleri tat olmayan cılız domatesler verdi…

Bir sene sonra çiliz diyen anne 
,”oğlum o çiliz fideden al da gel dese de”  beni ve kara iliklim projemi kapattım sözleriyle bitirdim….İş mevzuat iş alttan destek ,iş gerçekleriyle merkezi idarenim Anadolu da sizlerin başarı göz, gözler, sizleri görmezlikten gelinirse  olmadığı süre, yemeğe kullanmaya devam edilecektir.. Artık adını siz koyun bunlara NE DEMELİ…Daha yaşayacak zaman var ise bilin ki ilaç kullanman ve yediklerime dikkat ederim ..Yanlışlıklar olsa da kendimi aldıklarımdan arındırırım.. Ben de elimden ne geliyorsa yazmaktayım kimseyle tartışma ,kimseye de küsmem, çünkü çobanım….

Genetik oynanmış, adına da organik dense de.. Hile hurdayla, 
Haram zihniyet var olduğu süre…100 Daha yol almamız lazımken, onların şimdiki yıllarını yakalarız ,tabi insanoğlu kalırsa..

Organik asıldır. (sebze, meyve vb. için) kimyevi gübre, hormon vb. kullanılmaksızın, doğal yolla üretilen .Asıl dururken fotokopisine ne gerek var kafayı karıştıran bu.. Sonrası PARDON….

Öncelikle  eğitimde haram, ve helali bilmek, bunları bilinmiyorsa, şükür ü arasan da bulamazsın. ÖNCELİKLE “TEVEKKÜL” .yakalamış isen doğru yoldasın..

Sibirya da o soğukta yakın yıllarda domates yetiştirecekler, ve Akdeniz deki domatesleri, çöpe gidecek ,şimdiden siz rahat yaşarken, bil ki gelecek nesil, ne yapacak şimdiden yıl çalışması yap..

 
Kısaca özet GDO yadaGenetiği değiştirilmiş Organizma adının kısaltılmışı olup yine aynı isimlendirmeden anlaşılacağı üzere "Genetiği değiştirilmiş yada oynanmış organik besin" anlamına gelmektedir .Denirken. .Ve gerekçe istenirken…

Şöyle başlasak, yaratan insan vücudunu, yarattığı dünyaya göre yarattı, alacağı virüs sakken var olan vücutta  vücudun  bağışıklık sistemi her zaman galip geldiği den dolayı, siz ve bizleri hasta düşürmüyordu, Ta ki insanoğlu oynamış gıdaya kadar, oynanmış olup ona da organik derseniz ,neden var olan gıdayı, oynama gerek simine girdiğinizi açıkladığınız an gdo yuğda sebeplerini bulursunuz.

Bu gün için şimdiki nine dede, guruplardan, onlardan doğan çocukları, annesinin karnındayken aldığı gıdayı, bu zamanda bulamamış ,onunda anne oluşu yediği gıdalar ,doğal kaynaktan bulamayışı, olmayışı, sebepleriyle ,ondan doğan çocuklarında, gelecekte anne baba ,oluşlarıyla, onlardan da gelecek nesilleri, hasta ,kısır, ve insanoğlunun yavaş yavaş yok oluşların sebebi ortalara çıkınca, pardon lar çoğalınca gerekçeyi daha iyi göreceksiniz..

Aslı var olan, suretine gerek var oluş aslın yok oluşu sadece insanoğlunun ,nefsinden kaynaklanan ,hırs, şan şöhret, doyumsuz istek, genetik yapının bozulduğu, eko zincirin kırıldığı ,hep benlik ,hâkimiyet, felaket zincirlerin geldiğini gösterse de hala insan oğlu gerekçe aramakta…

Gerekçe aramak  istiyorsan "tevekküle" yönlenmek. işte o zaman, gerçeği sadece gerçeği görmek SADECE HELALDIR. yarını göremeyen, bir sonrakine GÜNE  gerekçe bulamaz…Sadece zaman geçer pardon çıkar…

Bu gün kolundaki saate bakar zamanı tarihi görebilir ,o anki yaşantını, rahatlatabilir ,bir sonra ki güne değişken dünya yarına bu günü sabitleyemezsin sabitlediğinde ,gerekçe aramazsın.. Sabitlediğinde başka gerekçeler çıkmaz…

           Ama bir yol var ki gerekçe istemez oda tevekküldür “              

                        “onun anahtarı da Helaldir ”   

ilkokuldan başlar prof olur, okur diplomayı duvara asar,  zorunlu okusa da başarmıştır..   Kimileri vardır çoban dır ,hayatı okumuştur, işletme için ,muhasebe için, mimar, mühendis ,biyolog ,kendi sağlığı için doktor ,diyetisyen, hayvancılık, hak, hukuk ,adalet ,her şeyi görmüş geçirmiştir ,sonuca bakınca “ tevekkülle” yaratana inanmış ondan başka ne dost ,nede yardımcı bulamamıştır…ve yaratan yaşam diploması olarak ne aç, ne açıkta, nede ölüm korkusu yaşatmamıştır..

 Maddiyat istemedim, isteseydim belki nefsime göre verebilirdi ,sadece  ve sadece istediğim dolu, dolu bilim ilim hak hukuk  istedim, yaşam ve insanlık için dürüstlük istedim, helal yedim, şükür ettim.. Bazı zaman olur ki ve oldu ki dürüstlüğünüzü  altüst edeler ,ama o hala dürüst yolundan devam eder, aldandık diyenler, nemalanan kişiler, sonradan gerçekten dürüstmüş deseler de, o bu dünyada yoktur, ve bir helalleşseydik deseler de, o sağken helal etmiştir ,onlardan gelecek nesline, ölürken bile haram yedirmemeye yaşarken, kimsenin "yaratanın" yanına giderken kul hakkıyla gitmemesine çalışmıştır…

 İnsan vücudu asıldır ,sadece yaratana aittir ,yaratan dünya başlangıcından dünya sonuna kadar, çıkacak hastalık virüs ,doğacak aksiliklere  göre donatılmış savunma silahlarıyla kendi kendini koruyacak şekilde yaratılmıştır… 

Doğayı da  uyun sağlayan elementler birleşimleriyle ,bitkiler, sebzeler, meyveler yaratmıştır ,ve zaman asırlar geldikçe bilinmeyen tohumlar sırayla gelecektir ,senin asrın olmaya bilir, gelecek asırlarda insan vücuduna göre asıllar toprakla birleşimler gerçekleşecek biz insanoğluna sunacaktır…Çünkü içinde insanoğluna ihtiyaç ,vitaminler ,mineraller ,le dolu insan yaşamı için ihtiyaç ne varsa bulunacak…

Şimdiki insanoğlunun da buldum duldum ne ,ne kadar dese de ,bulunan elementlerle sonsuz elementler olmadan , doğaya uygun sonsuz yaşam  vadedemez  .Kısır dünyaya getiren tohumlar, vücuda uyum sağlayamaz., sadece asıl gibi dese de asıl üretemez, asıl  gibi üretilen ürün ,dünya gelecek elementler ,ve virüslere karşı savunmasız, ve zamanla yok olmaya yüz tutmaya  zorunludur.. gelecek  tehlikede karşı  vücut savunmasız kalmıştır…

Şunu bilin her şey gerçekleşecek ve asıl değil, aslı gibi her şey üretilecek  ama hiçbir zaman sonsuz elementlere savunacak et ve kemik kan üretilemeyecek, Evrenin içinde bir zerre kadar dünya varise dünyanın içinde insanoğlu görünmüyor ise ,insanoğlunun bir pırtıyla var oluş yoktan gelen güç enerji var ise. Buldum buldum la yola çıkmak.. Sizce ne olabilir.. 

O sadece yaratana aittir .Asıl hiçbir zaman insanoğlunun ürettiğine  göre hazırlanmadı, çünkü ona üretilene karşı ,savunma silahı bağışıklık sistemiyle kendini koruyacak şekilde ,donatıldı ,bunları hiçe saymayan hala gerekçe arayan ,şunu bilsin ki topraktan ,havadan ,sudan, ateşten ,gelen, evrenin sıvı ,bir element yaşam olduğunu anladığı gün, onun birleşimiyle büyük patlamanın ,sağladığı birleşim, yaratanın ol demesiyle olan tüm canlılar, bu güne kadar gelen ilim bilim ,insanoğluna verilen beyinle, akılla ,sonsuz elementler ,mevcut olan elementlerle ,birleşimlerle sadece üretmek değil hızla insan oğlunu yok etmekten öteye bir adım gidemeyecekleri  gün. sonsuz  elementlerin var olduğunu anladıkları gün de ,bir yaratanın anladıkları gün olacak…

Yaratanın asılları sebzeler, bitkiler temizleyici, meyveler besleyiciliği, nimet ve hikmetleri insanoğluna bir armağanıdır,  insanoğlunun ürettikleri tüm ürünler şan şöhret hırs nefis ise ,hasta düşürmekten, insanoğlunu yok etmekten öteye varamayacaktır…,

Bunu bu yüz yılda göremezseniz bilin gelecek yüz yılarda daha iyi anlayacaklar.. Sizler kaç yaşına kadar  yaşayacağınızı  hayal etmektesiniz,  karşı tarafı küçük görmekle ,ne ,ne kadar yaşayacağınızı bilmemekle ve sonsuza kadar yaşayacağınızım hayal ediyorsunuz sadece yaratan bilir “o öldürür o diriltir”.

Vücudu rahat bırakırsanız, vücut savunmasını yaparak şifa olacaktır. Çünkü o virüs içinizde var doğuşunuzdan beri, sadece ne yiyip içmenize bağlı, doktor ,ilim, bilim senle birlikte gelmedi ,o içinde vardı sadece öncelikle şekille ,GELİŞME  kapasitenle var olan beyinle  okuyarak  anla anlaman içinde akıl ,beş duyu organınla, hissede bilmen için ,algı verdi, gerisi sana kalmış bir şey, vücuduna zararlı verirsen hasta ,faydalı şey alırsan, sakli şifa.

Bunlar içinde de yaratana şükür etmen içinde haramla helalı ayırman içinde, iman temizliği ve tevekkül etmeni  en sevdiği insanoğluna verdi,… Helal ve haramı Ayrılmasıyla şükür ederek sakli şifayı bularak,  yaratanın nimet ve hikmetlerinden doğaya gelen sevgi , saygı, paylaşımı, mucizevi kurtuluşlara vakıf olacağınız gün olur…

Aslı  yaratana ait şifa varoluş, aslı gibi yapanda hasta düşüren insanoğlu, sonsuza kadarda, böyle biline, bil ki sonsuz element ortamı varken ,Bazı şeyleri yakalamak istiyor isen sonsuza kadar yaşaman ve geleceğe bilgi aktarmak istiyor isen  yalanı bırakman helal haramı tanıman Şükürle yola gitmenden başlayarak gerekçeler aramadan sadece gerçeği görmenden başlar..

Çünkü görmüyor, duymuyor ,hissedemiyor, algılayamıyorsun, korkuyor, korkutuyor, korkusuzluğunu kaydediyorsun, maneviyatın güçlü olsaydı, daha kötüleri düşünseydin ,içindeki virüs bağışıklığa yenik düşüp savaşı kazanacaktın…Doğuştan gelen virüsü ,besliyor bağışıklığı bitiriyor hasta düşüyorsun ,daha sonra paniğe kapılıp ölüm korkusuyla, haplara, denliyi olmayan söylentilerle vücudunuzu tanımadan bilen kişiyle istişare etmeden, bitkilere sarılıp şifayı arıyorsun ,“Rabbim” akıl vermiş, okuyun, araştırın ,sadece gerçeği, hem kendine hem başkasına ,anlatın anlatabildiğiniz kadar ,işte o zaman gerçek saklı olan şifayı bulacaksınız ,bilin ki en büyük “şifa dua ve tevekküldür”

                “İnsanoğlunun tek kafasındaki şey nasıl kazanırım ,     

          nereye kadar nereye  götürecek, sonradan Habil Kabil”            

Sizlere tüm  canlıları koruyun bir hikmet var demiş, yok  edin dememiş, sizler yok ettikçe eko zincir kırsanız da doğa kendini yeniliyor farkında değilseniz bilin eko zincir kırıldıkça doğa kendini yenilemek zorunda, işareti de yakın afetlerdir (içinde hastalıkta), dünyada evrene göre canlı, o nu koruyanda yaratan “Allah” “Tanrı” anahtarı “tevekkül  ve  Helaldir”.

Dünya içinde her şeyi yaşatıyor ise, sadece kendi hanende ve kendi dünyanda, ne kadar yaşaya bilirsin ne kadar yaşata bilirsin ,Çanın sıkılasıya kadar ,senin lüks sorumluluğuna kadar ,veya hakimin kalem kırması kadar, sadece benliğin kadar, ama dünya ben demiyor, evrenin sahibine dağlı, büyük oluşumuna, her şeyi bilen duyan, gören yanı “yaratana”

Bazen sorarsın ben dünyada yaşıyorum desende hiçbir şeye inanmasan da, yaşadığın gibi ölün anıda var. Bu dünyayı bırakmak istemeyecek korku anların başlayınca ,hayatını yeniden yazmak istesen de ,bir karanlık dünyadan geldiğini biliyor ama oradaki yaşantını bilmiyorsan ,gün dünyasında geldiğin yeri görüyor bir pırtıyla oluşumu anladığın an, oradaki yaşamı hatırlamıyorsan, ölündüğün gün ayrıldığın görecek ne neler yaptığını göreceğin gün, ayrıldığın dünyaya dönmek istesen de dönemeyecek, ve o zaman yaşadığın gibi ölümü var olduğunu hissetsen de çok geç olacağını anladığın an dünyada yaşam süresinin var oluşu orada zamanın saatin olmadığını hayat filimin bir göz kıpması olduğu andır. 

            Onun asrı kapanmış ,sadece gelecek  nesille, elinden ne gelmişse
 
                                           bırakmış ve paylaşmıştır…

                  “ Sadece tevekkül, musallat taşı ,kabir, dua dır. Gerisi hepsi boştur”  

                                                Çoban sakli şifa   

                                    BESLENME 

Beslenme,vücut için gerekli olan besinlerin dışarıdan alınması ve vücut­ta kullanılmasıdır.

Vücudumuzun büyümesi, dokuların yenilenmesi ve çalışması için gerekli o­lan besinlerin yeterli miktarlarda alınması ve vücutta uygun şekilde kullanılma­sı “yeterli ve dengeli beslenme” denir. Besinler vücudun ihtiyacı kadar alına­mazsa buna da “yetersiz beslenme” denir.

Bazen de insanlar yeterince yemesine karşı, uygun besin seçimini yapama­dığı ya da besinleri yanlış pişirdiği için vücudunun ihtiyacı olan besinlerin ba­zılarını alamadığı zaman için sağlık bozukluğu oluşur. Bu duruma da “denge­siz beslenme” denir.

İnsanın ihtiyacı olan 40’ı aşkın besin bileşiminde yer alan maddelere ve vücut çalışmasındaki etkinliklerine göre 6 grupta toplanır. Bunlar; proteinler, yağlar, karbonhidratlar, madenler, vitaminler ve sudur.

     Proteinler: Proteinler, hücrelerin esas yapısını oluşturur. Belirli hücreler bir­leşerek vücut organlarını ve dokuları meydana getirir. Protein, büyüme ve ge­lişme için en önemli besin öğesidir. Protein aynı zamanda vücutta enerji kay­nağı olarak da kullanılır. Yetişkin insan vücudunun ortalama % 16’sı protein­den oluşur. │SAKLI ŞİFA

    Yağlar: Yetişkin in­san vücudunun ortalama %18’i yağdır. Birey har­cadığından çok yediğinde vücudun yağ oranı artar, harcadığından az yediğin­de ise azalır. Bu nedenle vücut yağı insanın başlıca enerji deposudur. Enerji kaynağı olmadığında, vü­cuttaki yağ deposu kulla­nılır. Vitaminlerin bir bö­lümü vücuda yağla alınır.

    Karbonhidratlar: Kar­bonhidratların başlıca gö­revi vücuda enerji sağla­masıdır. Günlük enerji­mizin çoğunu karbonhidratlardan sağlarız. Yetişkin insan vücudundaki kar­bonhidrat miktarı % 1’in altındadır. Başlıca karbonhidrat kaynakları; baklagil­ler, tahıllar, meyveler, sebzeler ve şekerli besinlerdir.

     Mineraller (Madenler): Yetişkin insan vücudunun ortalama % 6’sı mineral­lerden oluşmuştur. Minerallerin bir bölümü iskelet ve dişlerin yapıtaşıdır. Di­ğer bir bölümü vücut suyunun dengede tutulmasını sağlar. Bazı madenler, vü­cutta besin öğelerinden enerji oluşmasında ve zorunlu oksijenin taşınması i­çin gereklidir.

    Vitaminler: Vitaminlerin bir bölümü, besinlerle aldığımız karbonhidrat, yağ ve proteinden enerji elde edilmesine ve hücrelerin oluşması ile ilgili biyokim­yasal olayların düzenlenmesine yardımcı olurlar. Bazı vitaminler, kalsiyum ve fosfor gibi madenlerin kemik ve dişlere yerleşmesine yardımcıdır. Bazı vita­minler de vücut için gerekli bazı besin öğelerinin bozulmadan görevini sür­dürmesi ve bazı zararlı maddelerin etkilerinin azaltılmasında yardımcıdırlar.

    Su: Su, besinlerin sindirimi, dokulara taşınmaları, hücrelerde kullanılmala­rı sonucu oluşan zararlı atıkların ve vücutta oluşan fazla ısının atılması için ge­reklidir. Vücuttaki bütün kimyasal olaylar çözelti içinde oluştuğundan, vücut­ta yeterince su bulunması hayat için zorunludur. Yetişkin insan vücudunun or­talama %59’u sudur. Bebeklerin vücudunda su oranı yetişkinlerden daha yük­sektir.

Bütün besin öğeleri birlikte alındığında vücut normal büyüme ve gelişimi­ni, sağlıklı ve güçlü çalışmasını sürdürür.PİRİİ WORLD│

  GÜNLÜK ALINMASI GEREKEN BESİNLER :

    Yeterli ve dengeli beslenmek için değişik yaş, cinsiyet ve özel durumlardaki insanların ihtiyaçları farklıdır.

Yediğimiz besinlerden bazıları proteinden, bazıları karbonhidrattan zengin­dir. Bu nedenle, besinlerimizi, besleyici değerleri yönünden 4 grup altında top­layabiliriz. Bu grup içinde yer alan besinler, birbirinin yerini tutar. Günlük bes­lenmemizde her gruptan besin bulunur ve bunların miktarları ihtiyacımıza uy­gun olursa, yeterli ve dengeli besleniriz:

1. Grup: Süt ve sütten yapılan yiyecekler: Bu grup kalsiyum için en iyi kay­naktır. Süt, yoğurt, peynir, çökelek, süt ile yapılan tatlılar bu gruba girer.

 2. Grup  : Et, tavuk, balık, yumurta, kuru nohut, fasulye, mercimek ve bu be­sinlerden yapılan ürünler. Bu gruptaki besinler protein, B vitaminleri ve demir açısından zengindir. Enerji de verirler.

Grup 3: Taze sebze ve meyveler: C vitamini, birçok vitamin ve mineral ih­tiyacımızı bu gruptaki besinlerle karşılarız. Kereviz, karnabahar, domates, pat­lıcan, enginar, pancar, kabak, salatalık, biber, yeşil yapraklı sebze ve otlar, ha­vuç, her türlü meyve bu gruba girer.

Grup 4: Tahıllar ve tahıllardan yapılan yiyecekler: Bu grup temel enerji kay­nağımızı oluşturur. Ekmek, makarna, şehriye, pirinç, bulgur, kuskus, börekler, un ve irmikten yapılan tatlılar bu gruptandır.

Bu gruplarda belirtilmeyen, fakat yiyeceklerimize lezzet vermek için kul­landığımız yağlar, şeker, salça ve baharat vardır. (Bunların da tamamen orga­nik olmasına dikkat edin)

                         SAĞIKLI BESLENME KURALLARI

     Dengeli olmak, hayatta olduğu gibi beslenmede de son derece önem taşır. Bu sebeple yemek yeme alışkanlıklarımızın gözden geçirmemiz, yıllar öncesin­den edindiğimiz yanlış alışkanlıklardan kurtulmamız gerekir.

     Hayat için gerekli olan temel besin öğelerinin kaynağı gıdalarımızdır. Gıda­lar, uygun ve doğru miktarlarda alınırsa sağlıklı bir hayat mümkündür. Ancak, yetersiz ve dengesiz beslenme durumu uzun sürerse sağlımızın bozulması ka­çınılmazdır. Her insan kendini en iyi bilen ve vücudunu tanıyandır. Sağlıklı bir hayat için temel besin grupları dikkate alınarak, sağlıklı beslenmenin kuralları doğrultusunda hayat tarzımızı yeniden tanzim etmemiz gerekir.

İşte birkaç tanesi:

    Beslenirken fizyolojik besin piramidine mümkün olduğunca uymak gerekir. Kalp ve beyin gibi hayati organların ve kasların ana enerji kaynağı glikoz oldu­ğu için, normal sağlıklı beslemede de, diyabetik durumda da, diğer rahatsızlık­lar da besin içeriğinin % 50-60 kadarı karbonhidratlardan alınmalıdır.

Günlük kalori ihtiyacımızın% 15 kadarını da proteinlerden alınmalıdır. Pro­tein insan vücudunda birçok yapının temel taşıdır. Sağlıklı kas iskelet yapısı ve hormonal durum için mutlaka belli oranda tüketilmelidir. Et, balık, tavuk, yu­murta ve baklagiller başlıca protein kaynağıdır.

Günlük kalorinin %15 kadarı da yağlarda alınmalıdır, ancak bunun içinde doymuş katı yağ oranı mümkün olduğunca az olmalıdır.

    Alınan kalori miktarına dikkat edilmelidir. Alınan her fazla kalori, yağa dö­nüşerek vücutta depolanır ve birçok hastalığın oluşmasına neden olur. Besin­ler iyice çiğnenerek ve yavaş yavaş yenmelidir.

Enerji olarak kullanılacak kalori alımında taze meyve ve sebze tüketimine dikkat edilmelidir. Böylece vitamin ve posa alımı da sağlanmış olur. Tahıl ü­rünleri de belli oranda öğünlerde yer almalıdır. Hem kan şekerinin düzenlen­mesi hem de doyma hissi oluşması açısından önemlidirler. Özellikle kepekli ta­hıllar tüketilmelidir.

    Margarin yağlar yerine tereyağı ve zeytinyağı tercih edilmelidir. Zeytinyağı en iyi antioksident yağdır. İçerdiği E vitamini ile vücudun genç kalmasını sağ­lar. Margarinler aslında yağ değil, Bu yolla elde edilen trans yağlar sentetiktir. Bu maddeler vücuda girdikten sonra kılcal damarlarda tıkanıklıklar yapıyor. Tı­kanıklık olduğu zaman da organlara yeteri miktarda oksijen ve gıda gelmiyor ve hastalıklar başlar.

    Salata yaparken mutlaka mevsimlik meyveler ve sebzeler kullanınız. Mese­la; yazın havuç lahana gibi kışlık sebzeler, kışın domates, salatalık yeşilbiber gi­bi yazlık sebzeler kullanmayınız.

Ekmeği mümkün olduğu kadar az tüketmeye çalışın. Özellikle beyaz ekme­ği hayatınızdan tamamen çıkarın. Yulaf, çavdar, mısır ve tam buğday unundan yapılmış ekmek sağlıklı ve besleyicidir.

Yemeklerin hemen arkasından tatlı ve meyve yemeyin; çay, kahve içmeyin. Siyah çayı yemeklerden bir saat önce veya bir saat sonra olmak kaydıyla müm­kün olduğu kadar az içebilirsiniz. Günde 3-4 bardağı geçmemek kaydıyla bitki çayları içebilirsiniz. Bitki çaylarını tatlandırırken bal, hurma, kuru üzüm, dut gi­bi doğal tatlandırıcılar kullanabilirsiniz. Bitki çayınızı birkaç damla limon dam­latarak daha iştah açıcı hale getirebilirsiniz.

     Basit şeker ve şekerli ürünler günlük kalori içinde mümkün olduğunca a­zaltılmalıdır. Basit şekerler hem kan şekerini hızla yükseltir, hem de fazla kalo­ri nedeniyle şişmanlamaya neden olur. Bal, kuru üzüm, dut gibi doğal tatlan­dırıcılar kullanılmalıdır.

                  Rafine tuz, beyaz un ve suni şekerden kaçının.

    Günlük su ve sıvı tüketimi hem sindirimin düzenli olması hem de fizyolo­jik olayların düzgün oluşması için önemlidir. İnsan vücudundaki birçok biyo­kimyasal reaksiyon su ile gerçekleşir. Yemek sırasında su içmemeye dikkat e­dilmelidir. Yemeklerden yaklaşık yarım saat önce ve yemeklerden en az bir sa­at sonra içeceğiniz su vücudunuzun toksinlerden temizlenmesinde önemli bir rol oynar.

Besin maddelerinin tazeliklerini, lezzetini korumak için saklama ve pişirme tekniklerine dikkat etmelidir. Uygun pişirilmeyen besinlerin vitamin ve prote­in değerlerinin azalacağı da unutulmamalıdır.

    İnsan vücudunun sağlam kalması ve ideal kilo için düzenli egzersiz çok ö­nemlidir. Özellikle yürüyüş, yüzme, bisiklete binme kas gruplarını çalıştıran egzersizler hem vücudun direnç kazanması hem de enerji harcama yönünden önemlidir.

Tokluk vücut için her zaman zararlıdır. Günde iki öğün yemek sağlıklı bes­lenmenin önemli kurallarındandır.

     İştah varken yemek yemeye son verilmeli ve yemekler iyice çiğnenerek ya­vaş bir şekilde yenmelidir. Bir önceki öğün sindirilmeden kesinlikle tekrar ye­nilmemelidir. En önemli sağlık sorunları ihtiyacımızdan fazla miktarda yemek yememizden kaynaklanır. Fazla miktarda alınan kalori harcanmadığında bede­nin farklı organlarında veya bölgelerinde yağlanmaya neden olur. Özellikle ö­nemli organlarımızdan biri olan karaciğerdeki yağlanmanın ortaya çıkarmış ol­duğu sonuçlar son derece önemlidir. Böylelikle insan bedeninin sağlıklı çalış­ması bozulur.│SAKLI ŞİFA

Sağlığımızın bozulması, çok yememizle ve yediğimiz gıdaları aynı öğünde karıştırmamızla çok alakalıdır. Değişik şekillerde sindirim vardır. Nişastalı yi­yecekler (pirinç, ekmek gibi) ağızda oluşan pityalin enzimiyle sindirilir. Prote­inli yiyecekler ise (et, süt ürünleri gibi) hidroklorik asit ve pepsin enzimiyle sin­dirilir. İki değişik gıdanın aynı öğünde alınması enzimlerin birbirlerini nötrali­ze etmesine sebep olur ve sindirim bozulur. Bu gıdaların karıştırılmasıyla mi­dede mayalanma oluşur. Asit ortamı ve mayalanmanın neticesinde alınan gıda­lar kanın koyulaşmasına, dolaşımın bozulmasına yol açar. Bu tarz beslenme, u­zun yıllar yapılmaya devam edildiğinde bedende birçok kronik hastalık kendi­liğinden ortaya çıkar.

     İnsanlar, genellikle aynı öğünde birçok değişik gıdanın tadına bakmak ister­ler. Oysa sağlıklı beslenmek için en önemli şartlardan biri yemek sırasında çe­şit miktarını olabildiğince az tutmaya çalışmaktır. Tek bir yemek çeşidi yenile­rek kalkılan öğünlerde, insanlar, bir sonraki öğüne kadar çok rahat ederler. Ta­rih boyunca sağlıklı beslenen pek çok insanın imkânları olduğu halde her öğün yalnız bir çeşit yemekle yetindikleri bilinmektedir. Örneğin yemek yeme sıra­sında sıcak olanları soğukla, tatlı olanları ekşi ile kabızlık yapanları yağlı gıdalar ile desteklemek yerinde olacaktır.

Mide ve hazım sorunu olanlara bu yönde beslenmeleri tavsiye edildiğinde hazımsızlıklarında, mide ve bağırsak şikâyetlerinde belirgin bir rahatlama olur. Bu yöntemi tavsiye ettiğim yüzlerce hasta bu uygulamanın faydasını belirgin derecede fark etti. Mide ağrısı çekenler, kabızlığı bulunanlar ve gaz sorunu o­lanlar kendilerini daha iyi hissettiler. 
DEVAM EDECEK

  
Bu sitede yer alan yazıların tümü, bilgi edinmek isteyen ziyaretçiler için hazırlanmıştır.

  
Bu bilgiler, hiç bir zaman hastalık ve diğer sorunlara yönelik teşhis ve tedavi amaçlı olarak kullanılmamalıdır..

 
 Doktor  diyetisyen ve herbalisler tarafından yetkili eczacılar güvenilir,yaninda bitki aromatik okul mezunu veya kimyager çaliştiran, izni alınmiş aktarlar tarafından güvenlı şekilde kullanılmalıdır.

 
 Sitede yer alan yazıların her türlü kullanımı ve uygulanması sonucu doğan hukuki, ahlaki,  mesleki, sağlık ve yaşamsal sorunlar sadece  bu eylemi gerçekleştiren kişilerin    sorumluluğundadır.

  
Bunlardan dolayı ortaya çıkabilecek hiçbir sorundan site ve yazarları sorumlu kılınamaz.


                                                                   saklisifa@gmail.com

                                                                   premix12345678@gmail.com
            
                                                                   saklisifapiriiworld@gmail.com

 

NOT:KAN BİLGİLERİNİZİ BİLMEDEN BİYOKİMYANIZI TARAMADAN,ARAŞTIRMACI DOKTORUNUZA, AKTARLARA DANIŞMADAN BİTKİ VE BİTKİ TÜRLERİNİ KULLANMANIZ TAVSİYE EDİLMEZ





Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi9
Bugün Toplam778
Toplam Ziyaret737906
BAKIR-GÜMÜŞ-ALTIN
AlışSatış
Dolar3.83633.8517
Euro4.50604.5241
Hava Durumu
Anlık
Yarın
11° -1°
PİRİİWORLD/SAKLİ ŞİFA TV