• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  

       sakli-sifa çoban
              
                                
Site Menusu
Site Haritası
Takvim

DİŞ BAKIMI VÜCÜT SAĞLIĞI İÇİN BAŞLANGİÇ

                      

    SAKLİ ŞİFA ÇOBAN  SAĞLIK ÇOK ÖNEMLİ HELE DİŞ EN BAŞTA GELİR   SAKLİ ŞİFA ÇOBAN 

         
       
VÜCÜTLAR İÇİN ÖNEMLİ HER ŞEY AĞİZDAN BAŞLAR
 
Vücudumuz için gerekli o­lan yiyecek, içecek ve hava­nın ilk girdiği, sindirim siste­mimzin başladığı yer ağızdır. Dışarıdan gelen mikroparın pek çoğunun vücudumuza gi­riş kapısı da ağızdır. Bu yüz­den sık sık olumsuzluklarla ve hastalıklarla karşılaşır. Ağız­daki olumsuzluklar diş sağlı­ğının bozulmasına, sindirimin olumsuz etkilenmesine yol açar.

   Dişlerin besinlerin parçalanması, öğütülmesi görevlerinin yanı sıra konuş­mada ve görünümümüzde önemli etkileri vardır. Dişleri eksilmiş kişilerin bazı sesleri çıkarabilmeleri zorlaşır, çiğnemede veya ısırmada da zorluk olur.

   Ağız ve diş sağlığında en önemli iki hastalık diş çürükleri ve diş eti iltihap­lanmalarıdır. Diş eti hastalıkları kimi zaman çene kemiğinin erimesine kadar i­lerleyen bir etki yapabilir. Diş sağlığının bozulması vücuttaki diğer organları da etkileyebilir. Dişler neredeyse bütün sistemleri olumsuz etkileyen sürekli en­feksiyon odağı haline gelebilir ve kalp, böbrek, eklemler vb. yapılarda önemli sağlık sorunlarına yol açabilen enfeksiyonlara kaynaklık edebilir.

   Bunun için hergün düzenli olarak dişleri fırçalamak, misvak kullanmak, garagara yapmak gerekir.

Günümüzde ağız ve diş sağlığı açısından yaşanılan en büyük sorunlardan biri de içinde çeşitli kimyasalların bulunduğu diş macunlarının kullanılmasıdır. Piyasada bulunan diş macunlarının tamamına yakını aşındırıcı, tadlandırıcı ve deterjan ögeler içerir. Çok diş macunu kullanıldığında dişlerin daha iyi temiz­lendiği sanmak doğru değidir. Diş macunu çok kullanıldığında diş etlerine bü­yük zarar verir, diş etlerini eritir.

 Tüm dünyada satılan birçok  diş macunu ve sabunun için­de bulunan triclosan   maddesi sağlık açısından çok zararlıdır. Islak mendillerde de bulunan bu madde anne karnındaki bebeğin yeterli oksijeni almasına engel olmakta, bu da bebeklerin beyinlerinde hasara neden olmaktadır.

   Diş macunlarının içinde ‘sodyum florür’ adı verilen zehirli bir kimyasal da yer alır. Bu kimyasal doğada kullanılan flor gibi doğal özelliklere sahip değildir ve birden çok zararı vardır. Diş çürüğünü engellediği gerekçesiyle çocuklar i­çin üretilen diş macunlarında da bu madde kullanılmaktadır.

   Küçük çocuklar dişlerini fırçalarken genelde macunu yutmaktadır. Bu çok sakıncalıdır. Kanserojen özelliklere sahip olan bu kimyasal madde çocuklar­da zekâ geriliğine yol açar. Ayrıca, bağışıklık sistemini çökertir, enfeksiyonla ra karşı direnci düşürür, üreme sistemine zarar verir ve kalıcı dişlerin çıkması­nı geciktirir. O nedenle 5-6 yaş öncesi çocuklara macun kullandırtmamalıyız. O yaşta sadece uygun bir diş fırçası kullanılması diş sağlığı için yeterli olacaktır.

   ABD’de satılan bir diş macunu üzerinde; “Eğer çocuğunuzun diş macu­nundan yemiş olduğunu fark ederseniz, derhal yakınınızdaki zehirlenme istas­yonuna götürün ve doktorunuz ile temasa geçin.” Uyarı notu yer alır. En doğ­rusu ev yapımı diş macunu kullanmaktır.

 

   Doğal diş temizliği: Bir adaçayı yaprağıyla dilerinizi ovarsanız onların par­layıp temizlendiğini görürsünüz. Arkasından,1 çay kaşığı adaçayı, 1 çay kaşığı karbonat,1 çay kaşığı taçını karıştırın. Bu karışıma fırçanızı batırarak dişlerini­zi fırçalayın. Bu işlemi birkaç kez tekrarladıktan sonra yavaş yavaş dişleriniz is­tediğiniz beyazlığa ulaşacaktır.

   Bir başka formül ise, 1 çay kaşığı karbonat, yarım limon suyu ve 2 damla zeytinyağı damlatarak karıştırın. Bu karışıma diş fırçanızı batırın ve dişlerinizi fırçalayın. Bir kaç fırçalamdan sonra farkı göreceksiniz.

  Çilek mevsiminde dişlerinizi olgun sodyum, 1 kaşık karbonat, 1 kaşık limon suyu. 
   

   Hazırlanışı: Malzemeleri karıştırıp kapaklı bir kaba alın. Diş fırçanızı kabın içine daldırıp tozdan bir miktar alarak dişlerinizi fırçalayın. 0-12 yaş arası ço­cuklara bu formülü uygulamayın.

   Ağız sağlığı ve diş bakımı için de karbonat çok önemlidir. Yatmadan önce bire bir oranında tuz ile karıştıracağınız karbonat ile dişlerinizi fırçalayın. Saba­ha kadar ağzınızda ve dişlerinizdeki bakteri ve virüsler karbonat ve tuzun et­kin temizleyiciliği ile tamamen temizlenmiş şekilde uyuyacaksınız. Ayrıca ağız ve diş kokuları da önlenmiş olacaktır.

   Diş fırçalamanın tekniği süresi: Diş fırçalanırken kesinlikle fazla bastırılma­ması gerekir. Diş ve diş etlerinde sorun olmayanlar orta sert fırça, diş etleri ka­nayanlar ise yumuşak fırça tercih etmeli. Fırçalama süresi de 3 dakikayı geçme­meli. Tesirli bir fırçalama diş etinden dişe doğru yapılan süpürme tarzındaki fırçalamadır. Alt ve üst damak birbirinden bağımsız şekilde fırçalanması fayda­lı olur. Diş fırçalama sırasında yanağın iç kısmı ve dilde yoğun bakteri birike­ceğinden yanaklar ve dilde fırçalanarak temizlenmelidir. Doğru diş fırçalama tekniği uygulandığı takdirde 12 saatte bir dişlerin fırçalanması yeterli olacaktır.

    Çürük Yapıcı Maddeler: Çok şeker kullanan toplumlarda ve ailelerde çürük­ler sık ve ağırdır. Bakteri plaklarında çoğalan mikroplar asit yapımına yol açar­lar. Bu asitler çürüğü başlatır, varolan çürükleri derinleştirir. Bu nedenle bakte­ri plağının oluşumunu engellemek kadar şekerli besinlerden ve özellikle dişle­re yapışan türlerinden kaçınmak da faydalıdır. Bakteri plağı ve yapışkan şekerli maddelerden korunmanın ana öğesi dişlerin fırçalanmasıdır. SAKLI ŞİFA          

                                            MİSVAK 


 Diş temizliğinde kullanılan misvakta her şeyden önce iyi bir an­tiseptiktir. Ağız kokusunu giderir, diş çürümelerini önler. Diş etlerini güçlen­dirir. Sürekli kullanımda diş eti kanamalarını bitirir. Balgamı bertaraf eder. A­ğız kuruluğunu önleyerek akıcı konuşmayı sağlar. Misvak yağı eklem ağrıları­na karşı faydalıdır. Misvak tohumu mide kuvvetlendiricidir. Sürekli kullanımda hem sesi hem de cildi güzelleştirme özelliği vardır.

Misvak ihtiva ettiği kimyevi maddeler dolayısıyla gözler için de faydalı bir ağaçtır.

   Uykudan ve namazdan önce muhakkak misvak kullandığını öğrendiğimiz Resulullah’ın (sallallahu aleyhi ve sellem) ümmetine misvak ile ilgili tavsiyeleri:

“   Oruç tutanlar sabahları misvak kullansınlar, akşama doğru kullanmasın­lar çünkü iftarda iki dudağı kurumuş olan kimsenin kurumuş ağzı kıyamet gü­nünde nur olacaktır.”

   “Ağızlarınız Kur’an’ın geçtiği yollardır. O yolları misvakla temizleyiniz.”

Hz. Ayşe validemiz (r.a.) şöyle rivayet eder: Resulullah (sav) eve girdiği za­man ilk iş olarak dişlerini misvakla temizlerdi.

                 
                     
  DOĞAL DİŞ MACUNU YAPIMI

                                         Naneli dişmacunu

   Kendi dişmacununuzu yapmak için, 1 tatlı kaşığı bikarbonat  , odun kömürü meşe ya da toz durumuna getirilmiş çilek kökü ile 2 damla nane esansını a­lın. Bunların içine damlalıkla su koyarak macun oluşturun. İyice karıştırıp diş­macunu olarak kullanın.

   Dişteki lekeleri çıkarıcılar

   Çilek: Bir çilekle (en iyisi Alp çileği olur) dişlerinizin üzerini oğun.

   Limon kabuğu: Kabuğun iç tarafı ile dişlerinizi ogun. Limonun ağartma ö­zelliği, çay ve diğer kahverengi lekeleri çıkarmada çok iyidir.

   Kayısı ve limonlu dudak merhemi:1 tatlı kaşığı balmumu, 1 tatlı kaşığı

     1 tatlı kaşığı aynısefa çiçeği yağı Kayısı çekirdeği yağı 1 birkaç damla limon ya da portakal esansı

   Yapılışı: Balmumunu eritin. Kayısı çekirdeği ve aynısefa çiçeği yağlarını bu­na ekleyip kaşıkla sürekli karıştırın.

   Kaşıkla karıştırmaya devam ederken ateşin üzerinden alın. Biraz soğur gibi olunca esansı katın. Karıştırıp küçük bir kavanoza aktarın.

                        AĞIZ KOKUSUNA BİTKİSEL ÇÖZÜMLER          

Ağız kokusu kişinin kendisini ve çevresindekileri rahatsız eden nefese ve­rilen addır. Genellikle çürük dişler, ağız ve boğazda meydana gelen iltihaplan­malar, sinüzit, solunum yolu hastalıklarından meydana gelir. Fazla hayvansal gıda yemek de ağız kokusuna sebep olabilir.

   Nefesinizin güzel kokusu olmasını isterseniz öncelikle ağız bakımına özen göstermemeli, yeşil yapraklı sebzeler yemelisiniz. Maydanoz çiğnemek, ısırgan yaprağını ve su teresini ezerek çıkardığınız suyla ağzı çalkalamak da nefesin gü­zel kokmasında etkilidir.

   Hazımsızlık veya mide gazından yakınmalarınız varsa, mideniz yeterince a­sit üretmiyor demektir. Bu durum ağız kokusuna sebep olabilir. Sindirim sis­teminizi normal düzeninde çalıştırmak için et, balık veya yumurtalı yemekle­re sirke koyun. Elma sirkesinde normal mide asidi kuvvetinde asetik asit bulu­nuyor. Yarım litre ılık suya elma sirkesinden iki çay kaşığı koyup karıştırın. Her gün bu karışımla gargara yapmak her durumda olmasa bile çoğu durumda a­ğız kokusunun giderilmesine yardımcı olur.

   Bal ve rendelenmiş hindistan cevizi macun yapılıp yutulursa mide kaynaklı kokuların giderilmesine yardımcı olur.

   Ağız kokusundan şikâyetçiyseniz yanınızda küçük bir kutu içinde kakule ve­ya kuru karanfil taşıyın ve sakız çiğner gibi bunları çiğneyin.

   Alıç tohumunu çiğnemek ve yutmak da ağız kokusun giderilmesinde et­kilidir.

   İki-üç çay kaşığı dereotu yaprağını ya da dövülmüş tohumunu iki-üç bardak suda kaynatın ve için.

   Kişniş veya anason tohumunu kaynatarak elde edeceğiniz suyu çay olarak ya da ağız gargarası olarak kullanırsanız ağız kokusunu giderebilirsiniz.

   Her gün düzenli olarak ekinezya çayı ile ağzınızı çalkalamak da ağız kokusu yapan diş eti enfeksiyonlarının tedavisinde faydalıdır. Bunun için iki çay kaşığı ekinezya kökünü bir çay bardağı suya koyun. Ağzını kapatarak on dakika kadar ağır ateşte kaynatın ve soğuduktan sonra kullanabilirsiniz.

 Sarımsaktaki kimyasal maddeler sindirim esnasında kana karışır ve sonra nefesle dışarı çıkar. Bunu önlemek için sarımsak yedikten sonra kokudan ra­hatsız olacağınız bir ortamda bulunmadan önce duş alın, ardından bir bardak suya koyacağınız üç damla nane yağı ile gargara yapın ve maydanoz yaprağı i­le karanfil çiğneyin. 

                       BİTKİSEL GARGARALAR; 

 Ağız kokusu için gargara kullanımında dikkat edilmesi gereken noktalar vardır. Genellikle kişiler ağız kokusundan kurtulmak için gargara kullanırlar. Fakat bu bazen ağız kokusunu daha çok tetikleyebilmektedir. İçerisinde alkol bulunan gargaralar öncelikle ağız kokusunu geçici olarak yok edebilirler fakat daha sonra ağız kokusunu artırarak devam ettirirler. Piyasadaki bazı gargaralar da çok güçlü kimyasallar içerdikleri için vücuttaki sindirici sıvıların dengesini bozar. En doğrusu bitkisel ilaçlarla ağız kokusu azaltarak yok etmektir.

                                          Karışım Gargara

   Malzemeler: 2 damla lavanta yağı, 1 adet limonun suyu, 1 adet limonun ka­buğu, 1 litre su, Yarım çay bardağı ile adaçayı

   Gargaranın yapılışı; 1 litre kaynamış suyun içerisine 1 adet limonun suyu­nu ve bir adet limonun rendelenmiş kabuğunu 2 damla lavanta yağını ve yarım çay bardağı ada çayını koyup demlendirin. Bu karışımı gün içerisinde istediği­niz kadar gargara yapabilirsiniz. İçilebilir olan bu karışımı içmenizi tavsiye et­meyiz. Ağzınızı çalkalayıp tükürmeniz yeterlidir.

                     Biberiye Gargarası:

   Malzemeler: Biberiye çiçekleri, sıcak su, 1 adet limon

   Yapılışı: Biberiye çiçekleri kaynar suyun içine atılır. İçine 1 adet limon dilim­lenerek eklenir. Bu karışım 20 dakika bekletilir. Sürenin sonunda karışım sıkı­larak su elde edilir. Elde edilen bu su biraz daha dinlendirildikten sonra sabah­PİRİİ WORLD

ları aç karnına ve yemek sonrası bir fincan içilir.

  Malzemeler: Menekşe çiçekleri, maydanoz, nane ruhu

   Yapılışı: Menekşe çiçekleri ve maydanoz bir miktar suyun içinde 10 daki­ka kaynatılır. Elde edilen karışım süzülür. Bu suya bir miktar nane ruhu katı­larak bir gün bekletilir. Artık ağız kokusu sorununuz için gargaranız hazırdır. Bu suyla rahatsızlığınız devam ettiği sürece yemeklerden önce ve sonra garga­ra yapabilirsiniz.

   Malzemeler: Adaçayı, nane ruhu

   Yapılışı: Bir avuç kadar adaçayı sıcak suyun içine katılarak 15 dakika dem­lenmesi beklenilir. Elde edilen karışım sıkılarak içine bir miktar nane ruhu ka­tılır. Bu su gün boyunca dinlendirilir. Dinlendirilmiş olan su yarı oranda içme suyuyla karıştırılarak ağız sık sık çalkalanarak gargara yapılabilir.

    Adaçayı Gargarası: Gün boyu birkaç defa yapacağınız adaçayı gargarası ilk günlerde sizi rahatlatacak, ilerleyen günlerde haftada birkaç defa bu gargara­yı tekrarlamanız sizi bademcik ve boğaz enfeksiyonlarına karşı koruyacaktır.

   Gargaranın Yapılışı: Yaklaşık bir su bardağı suda bir tatlı kaşığı taze adaça­yı on dakika demlenir. Demleme süresi tamamlandıktan sonra bitki daha fazla suyun içinde bekletilmemeli, mutlaka süzüp ayrılmalıdır.

   Günde 2-3 defa gargarası yapılır. Ayrıca, beraberinde bir ay boyunca hergün bir çay bardağı adaçayı içilir.

   Not: Aktarlardan satın alacağınız adaçayı hem çok daha ucuz hem de ama­cınıza daha uygundur.

   Uyarı: Adaçayı, memleketimizde son yıllarda sıkca tüketilmeye başlanmış bir çaydır. Ancak, hamile bayanların hamileliklerinin ilk üç ayında adaçayını temkinli kullanmaları gerekir. Eğer düşük tehlikesi söz konusu ise kesinlikle a­daçayından uzak durmaları gerekir. Çünkü, adaçayı yaprakları, dört tane düşük yapma riskini artıran madde içermektedir.

  Biberiye Gargarası: İncecik kıydığınız bir tatlı kaşığı taze biberiyenin üzeri­ne bir su bardağı kaynar su ekleyin. On dakika kadar demlendikten sonra çay olarak içebilir ya da gargara olarak kullanabilirsiniz.. Eğer taze biberiyeniz yok­sa aynı çayı aktardan temin edeceğiniz kurutulmuş biberiye yaprakları ile dem­leyebilirsiniz.

   Gargara olarak kullanmadan önce demlediğiniz biberiye çayının içine bir­kaç dal adaçayı yaprağı atın. Biraz ılıdıktan sonra bu çayla gargara yapın. Bo­ğaz ağrılarında ve ağzınızda oluşan çeşitli mikrobik durumlarda bu gargara si­zi rahatlatacaktır.

     

 DEVAM EDEÇEK    

   

Bu sitede yer alan yazıların tümü, bilgi edinmek isteyen ziyaretçiler için hazırlanmıştır.

 Bu bilgiler, hiç bir zaman hastalık ve diğer sorunlara yönelik teşhis ve tedavi amaçlı olarak kullanılmamalıdır..

 Doktor  diyetisyen ve herbalisler tarafından yetkili eczacılar güvenilir,yaninda bitki aromatik okul mezunu veya kimyager çaliştiran, izni alınmiş aktarlar tarafından güvenlı şekilde kullanılmalıdır.

    Sitede yer alan yazıların her türlü kullanımı ve uygulanması sonucu doğan hukuki, ahlaki,  mesleki, sağlık ve yaşamsal sorunlar sadece  bu eylemi gerçekleştiren kişilerin    sorumluluğundadır

    Bunlardan dolayı ortaya çıkabilecek hiçbir sorundan site ve yazarları sorumlu kılınamaz.

   

                                                                        saklisifa@gmail.com

                                                         premix12345678@gmail.com

                                                        saklisifapiriiworld@gmail.com

  


NOT:KAN BİLGİLERİNİZİ BİLMEDEN BİYOKİMYANIZI TARAMADAN,ARAŞTIRMACI DOKTORUNUZA, AKTARLARA DANIŞMADAN BİTKİ VE BİTKİ TÜRLERİNİ KULLANMANIZ TAVSİYE EDİLMEZ.

 

  

 

 



Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi12
Bugün Toplam778
Toplam Ziyaret737906
BAKIR-GÜMÜŞ-ALTIN
AlışSatış
Dolar3.83633.8517
Euro4.50604.5241
Hava Durumu
Anlık
Yarın
11° -1°
PİRİİWORLD/SAKLİ ŞİFA TV