• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  

       sakli-sifa çoban
              
                                
Site Menusu
Site Haritası
Takvim

İSLAM TARİHİNİN GİZEMLİ RUHHANİ SAKLİ ŞİFA SÖZLERİ


       İSLAM TARİHİNİN GİZEMLİ RUHHANİ SAKLİ ŞİFA SÖZLERİ 
 

                                    ( Sen ALLAH' a güven )                 

                ( Hiç beklemediğin anda çiçek açar umutlar  ) 

                                                      

   SAKLİ ŞİFA  SAKLİ ŞİFA  ÇOBAN SAKLİ ŞİFA                          

                                                          24 SAAT                                                                       

  İnsanlar yaşantılarını 24 saat yaşayan sinekten evrende az yaşadığını bilseydi hayatlarını dolu Başarılı ,Hak ,Hukuk tanıyan, Töre, Kültür, Din, Bilim ,Evrensel yaşam enerjisini,çıplak ayakla bastığı toprak kendi canı yandığı gibi onun da canı yandığı hissedip yandığını bilseydi bu dünyada her şeylerini  paylaşırlardı.. Her şey kapıda… Ama nafile geri dönüş yok…

                 Sözcüklerin gücünü anlamadan, insanların gücünü anlayamazsınız                                                  
                     Gücünüzden şüphe ederseniz, şüphelerinize güç verirsiniz 
 

           “ Dürüstlüğün kuralı yoktur.. sadece dürüst dür ..Tarih kayıtlarında yazar. .anılır. “                                                        
                                              Her şeyi gören ve duyan “ odur ki ”

                                         Şeytandan sakınır “RABBİME” sığınırım

                                                           Çoban sakli şifa    
  
     
        
  "Göklerin ve yerin mülkü yalnız “Allah'ındır”. O diriltir ve öldürür.   

           Sizin için "Allah'tan" başka ne bir dost ne de bir yardımcı vardır"  

Her şey hayırlara 
AHRETİ HATIRLAMAK / Kimse kalmadı kalaçam diye umut etme.. 

Her şey güzel olacak...
Yeter ki sen dürüst ol yeter..Bazen birileri gelir dürüstlüğü altüs eder,onların düşündükleri seni altüs etmesin ,sen dürüst kal o yete,o her şeyi bilendir...
Mevlid Kandili 2017 yılında 29 Kasım 2017 tarihine denk gelmektedir. Mevlid Kandili ya da Veladet Kandili, İslam dininin peygamberi olan Muhammed bin Abdullah'ın doğum gecesi ve aynı zamanda Hicrî Rebiülevvel ayının On ikinci gecesidir.

İşte her kandil gecesinde okumalı araştırmalı anlamalı 
29 kasım 2017 bağlayan gece.. Geçenin bir yarısından bir yarısına kadar..

(Şeytan, ölesiye çığlık kopardı. Daha ne gizemli olaylar iç içe ve peş peşe yaşandı)

Mevlid Kandili, Peygamberin doğum günü anlamına gelir. Sözcük anlamı ise; ''doğmak, doğum yeri ve doğum zamanı" anlamlarına gelmektedir. Mevlid Kandili Hazreti Muhammed'in doğduğu gece olması sebebiyle ön önemli gecelerden biridir.

Bir nefes yaşam Bir nefes ölüm

Tefekkürde bulunulmalı; “Ben kimim, nereden geldim, nereye gidiyorum, Allah'ın benden istekleri nelerdir” gibi konular başta olmak üzere hayatî meselelerde derin düşüncelere girmeli...

Günahlara samimi olarak tövbe ve istiğfar edilmeli; idrak edilen geceyi son fırsat bilerek ne damet ve inabe de bulunulmalı.

Küs ve dargın olanlar barıştırılmalı; gönüller alınmalı; kederli yüzler güldürülmeli.
Mü'minlerle helalleşilmeli; onlarla irtibatımız cihetinden rızaları alınmalı....

Üzerimizde hakları olanlar aranıp sorulmalı; vefa ve kadirşinaslık ahlâkı yerine getirilmeli.

Vefat etmiş yakınlarımızın, dostlarımızın ve büyüklerimizin kabirleri ziyaret edilmeli; iman kardeşliğine ait sadakati yerine getirilmeli...

Bu kandil gecelerinin gündüzlerinde mümkün olduğunca oruç tutulmalı. Daha çok araştırın okuyun. .Anlayın….

“İnabe, halk arasında “tövbe almak” tabiriyle ifade edilen tövbe edip günahlardan dönmek, yönelmek fiilidir. İşlenen küçük ya da büyük günahlardan pişmanlık duyup bu günahları işlemeye tövbe edip ALLAH Teâlâ’nın yoluna dönmek, halktan Hakk’a yönelmek anlamında kullanılan bir kavrama. İnabe denir”

Tövbe Aracı olmadan tövbe kalben Allah’a yönelme seni her yerde görendir....Şu almış bu almış neydi ney olmuş belirtiler seni benlik yapar...Sadece kalbinle “Allah'a” yönel yeter...

Hz .Ali a.s Şöyle Buyuru “Yeryüzünde Allah’ın azabından iki eman vardır .Onlardan biri kandırılmış (elden çıkmış )diğeri ise yanınızdadır ,o halde ona sarılım Kandırılmış olan (eman) Resulullah: baki kalan (eman) ise istiğfardır”.
.
Eman Bir kimseye veya düşmana; söz, işâret veya yazı ile, mal ve can güvenliğinin emniyet (güven) altında olduğunu bildirme.

İlticâ edenlere emân vermekte bütün Müslüman lar eşittir. Halktan herhangi biri de bu hakka sâhiptir. O hâlde kim bir Müslümanın ahdini (verdiği sözü) bozarsa, ona ihânet ederse, Allah'ın, meleklerin ve bütün insanların lâneti onun üzerine olur.

İstiğfar İstiğfar kelimesinin sözlük anlamı bağışlanmayı dilemektir. Terim anlamı ise: yaptığı kötülüklerden pişman olup, Allah’tan bağışlamasını dilemektir.

Allahu Teâlâ’yı seven kimse, elbette O’nun sevdiklerini de sever. Önce Allah’ın Habibi Hz. Rasûlullah’ı (s.a.v) sever. Sonra ona ait olan, ondan sayılan, onunla anılan her şeyi sever. Sevmesi de gerekir. Bunların başında Ehl-i Beyt gelir.

Ehl-i Beyt, Hz. Rasûlullah (s.a.v) Efendimizin ailesi ve evlâtlarıdır. Mü’minlerin anneleri, Hz. Fatıma, Hz. Ali, Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin Ehl-i Beytin şerefli ferdleridir

Rasûlullah (s.a.v) Efendimizin şerefli nesebi Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin vasıtasıyla devam ettiği için, onların kıyamete kadar gelecek olan evlâtları da Ehl-i Beyt’in birer parçasıdır Onları sevmek her mü’minin vazifesidir. Bu sevgi çok şerefli ve gereklidir.

Kalbinde azıcık Ehl-i Beyt sevgisi bulunmayan kimse, Hz. Rasûlullah’ın sevgisinde yalancıdır…Yalanı Bırakmak her şeyin yolun açılmasıdır.VE Daha çok imana gelmek…

Batılı Her başlangıcında sağ elini kaldırarak inancıyla başlar….Dünyaya son iman ve 4 kitap dan son (Kuranı kerim ) okumanızı ve anlamanız için hediye gönderdi ..Tüm insanoğluna.. OKU…..Her şey onun içinde İlim ,bilim ,şifa, ve gelecek….

Hz Ali a.s Şöyle buyurdu " İnsanlarla konuşun insanların akıllarının erebildiği kadar." Her şeyi anlatırken yavaş anlat ki anlaya bilsin …

Yollarınız ,bereket ,bolluk, sağlıklı ,gelecek zamanlarınız vakitleriniz tevekkülle, geçsin.. “O her şey bilendir”..

                                             Çoban sakli sifa   


 “Kul hakkıyla gitme derler” Sadece geleceği ne olacağını bilen

                                         “Allah’tır”.
 
       

Kimseye yorum yapamazsın, zaman vakit geldiğinde cehennem ateşi gibi yüzün kızarır....Yanarsın....

Kul hakkı .Diyenler bu soruyu sorarken kendine inçe ayar verdimi sorgulaması, ve ne nerede eksikliklerle tamamladık mı sorusuyla tam benliğinle özleştiğini sorgulamadan o kişinin ne sebebiyetle senin hayatta olduğun gibi ,bu tat sis oluşumu sorgulamadan erken konuşmakta o kişinin gıyabında konuşmak o kişinin be sen de kul hakkı olduğunu unutmamak...Kul hakkı olduğunu belirtmem...O Kişiyi geleceğini bilmeden konuşman ,sanki yarını olmayan dünyayı bilmen gibi.. Sende bir şey çağrıştırmıyor mu.....

Bazen olur ki çok dürüst olursun ama birileri çıkar senin dürüstlüğünü alt tüs eder zannederler ki yanıldık dürüstlüğüne aldandık deseler de kendileri aldanmıştır o hala dürüsttür…Aldandık diyenler bilin ki nemalanan kişilerdir…O hala dürüsttür.. Yoluna devam eder….Zaman gelince anlaşılır….

"Belki de Bir gün anlayacaksın kıymetimi ama o gün ben olmayacağım keşke yaşasaydı da ondan özür dileseydim diyeceksin .Ama ne yazık ki ben o gün orda olmayacağım Belki için cız edecek gözlerin beni arayacak ama ne yazık ki çok geç olacak o gün ben orda olmayacağım..

OĞUL : Gel Çoban oğlum .Kimsenin hakkını yeme kimsenin yerini zapt etme beddua alma gel anlatayım.

Bir zamanlar eski tarihte Allaha iman etmiş bir kadın çocuk yok ,koca yok ,akraba yok ,2 gözlü kerpiç ten evi var zenginlerin çocuklarına bakarak geçimini sağlıyor ,kerpiç evin yanına büyük bir ev yapılır inşa halinde büyük ev birkaç hafta sonra evine döner evi yerinde yok….

Feryatlar figan komşularına gider evim buradaydı ne oldu …Derler ki büyük ev yapılırken görüntüsünü bozduğu için yıktılar.. İmanlı kadın Allaha yönelir yarabbi ben bur da yoktum ama sen burday dın niye yıktırdın ben nerde kala cam ben hakkımı bu dünyada almak istiyorum ahirete bırakmam …Ve HERKESİN gözü önünde ihtişam ev yerle bir olur ..Kadının İMANI daha çok artarak etrafındaki herkes imana gelir .

                                  Çoban sakli şifa 


                
 1439 YIL ŞU ANKİ YIL 2017 BU AKILLA 3017 AYNI

                                  OLMAKTAN ÖTE GİDİLMEYECEK

1439 Yılından beri79 yıldan beri  yaş 61 kasnak gibi dönüyor. Değişen bir şey yok..  Yoksulluğu azaltmadan, paylaşımı bilmeden, eşitliği görmeden, ilmi bilimi ,anlamadan, Her adım sadece yürüme banttın da oluşun yürümekten öte olmaz..

Farkına varsaydın Evreni yakalar ,ilim bilimle Allah yolunda, Allah’ın buyur etmiş ışık tutmuş hediyesi Hz Muhammed ve Ehlibeyt arkasında yürüyerek İslamiyet yolunda ,son kitap kılavuz yolunda yürür .ilim bilimle 2017 varırdık...

Sadece yürüyor zammediyor aslı yürüme bantlında gidiyoruz, Çünkü ölüm yılından sonra İslamiyet anahtarını sandığa kitlenmiş ,sadece çıkar uğruna, o tarihleri 2017 yılında da yaşatıyoruz...Bu zihniyet devan ettikçe bilin ki 3017 de aynı olacaktır...Ta ki 2116 yılına kadar.. (Bu tarih ne diyeceksiniz  insanoğlunun kırılma noktası.).

Diş şeytan ruhlu iblisler sizleri Allah’ın  göndermiş olduğu kitapları, .hiçe sayan iblis, insanoğlunun kulaklarına üfleyerek, sizleri ,aşırı din ,ve dinler arası savaşa götürürken ,kendi aralarında bölünmeler ,kardeş kardeşi yok edecek şekle getirerek ,insanoğlunu yok etmeyle uğraşan uğraştıran akıl içine nefsi sokan iblis...

Sizleri eski tarihlerde yaşatarak, akıllarınıza o zamanın yaşamında olmanızı isteyerek, bazı din tüccarlarına da, okuyup anlasa da, anlamaz lığa, gerçekleri yansıtmayarak, nefsine giren iblis şan şöhret, kin kibir, geleceği olmayan diş dünyayla işbirliğiyle, kendi halkını yok sayacak kadar, kibirlenen ham cahil halkını arkalarından götürmekte...

Şimdi sor kendine, ağızdan çıkan laflarla mı, yoksa ‘ Allah’ın Tanrının, yaratanın, göndermiş olduğu son kuran ne kadar okuyup anlıyorsun....Hz Peygamberlerin, Son kitapla gönderilen müjdeyle Hz Muhammed ve ehlibeytlerin  ilminden biliminden adaletinden ne kadar ileridesin sadece o tarihte yürüme bant tına koyulmuş güzel İslamiyet’i sandığa konmuş ve kitlenmiş yürüme banttı kervanındasın...

Müslümanlığı anlayarak okuyup bilinseydi, okuma bilmesen de dünya üzerinde var olan her şey ayeti olduğunu anlasaydın veya şekilleriyle, şekille, gerçekleri okurdun...

Şan şöhretle ,Zenginliği arttıran ve suç işleme bakımından, sayılardan daha hızlı artış gösteren bir toplumsal şan ,ihtişam, haram zihniyet azaltılmıyorsa sistemin önünde dışa bağlılık tozlanmış dosyalar vardır .Bu da diğer dinleri, kurnaz tüccarların oyunu bunların kulaklarına üflenmiş iblislerin oyununu anlardınız...

Dışa bağlı yasaklık kalmadıkça.. Fikir sahibi olmaya, mal sahibi olmaktan fazla ihtiyaç duyacağımız gün, gerçek zenginliğin sırrını bulacağız..  

Şunu bilin ki Türk bu oyunlara gelmez İslamiyet’in koruyucusu Türk oğlu Türk’tür Geçmişi de aynı geleceği de.. İblis bilir Türkün Azrail olduğunu ondan yok edemez, Sadece yaratana inanır emredilen gibi dünyanın sonuna kadar korunacakları korur.. Türk aç kalabilir açıkta kalabilir ,ölünden hiç korkmaz. İblis hiç mi hiç yaklaşamaz hep şaşırmıştır, hep te  şaşıracaktır, çünkü Türküde Koruyan güç Vardır o da “Yaratandır. Allah’tır. .Tanrı ALLAH Türkü korusun”...  

 Korkmanıza gerek yok İnsanoğluna "Yaratanın gönderdiği koruyucu " hediyesidir...Türk tür..

          "Diş Dünya geçmişteki  (Ankara savaşını) oynamakta oyun kurmaktalar"

                                                  Çoban saklı-şifa                        

                         
Sen sadece Bu günü yaşıyorsun sadece çıkar     

“Amel  ettiğinde zarara uğramayacağın şu dört hususu  öğrenmek. En büyük zenginlik  Akıldır akıl her gördüğünüz Kur’an dır AYETLELER ,Denizler içinde yaşayan, Havada ucan , Karalar yaşayan canlı cansız yaşam, ve sonsuz  evren. İçlerinde yaşayan yaratan tarafından can ve yaşatılan hepsi “ayet” içinde yer alır..

Bunlarla  birlikte düşünce bilim ilimle Kara üzerinde yapılan, Deniz üzerinde yüzdürülen ,Hava üzerinde uçurulan yapılan yaptırılanlarda insanoğluna verilen “Tüm kitaplarda ve son Kur’an da ayet içinde yer alır, Bunların hepsine inanmak gelecek düşünceler hepsi ayettir ve ayette yer alır...Tevekkülle Kur’an içinde yazan yazanı anlamak .. İşte bu en büyük  zenginlik tir,

Bunlara inanmış gibi yapıp çıkar için yapılan değişiklikler yoksulluk  Kanmak ve kandırmak gelecekte yapılan işler kendi çıkarlarına kullanmak tüm dünyayı  ve geleceği yok etmek Kula kulluk edip kendini sömürtmek ilim bilim dişi davranışlar sadece akılı düşünceyi kapatmak kaptırmak .Ahmaklıktır. 

En korkunç şey ise var olan “güce  inanmayarak “ Hep benim demek şan şöhret kendini beğenmek yarını olmayan dünyada ve geçici zenginlikle ,bu gün varsa yarın yok olacağını bilmemek ,kendini beğenmektir.

 En değerli büyüklük güze şey var olanı yoksullarla paylaşmak, para olmasa da ,bilgi ilim, gülmek sağını solunu hatırlarını sormakta ,din ırk ayrım etmeden, yardımlaşma ise, Arkadaş, dost, Anne babayı, kardeş eş çocukları , ve tüm akrabaları sevmek saygı göstermek... AHLAKTIR..  

Sadece kendini kandırılacak şekilde yaşarsan bil ki bir gün esir köle olarak yaşarsın. Ve bil ki gelecek yıllarda sadece 79 yıl önce yerleştirilmiş sadece çıkar için diş dünya ajanları tarafında.. Yönlendirilir, yönlenirsin zaman gelir ,bir gün anlarsın....Devir İyi olanların dünyasından çıktı, sadece iyi oynayanların dünyasındayız..

                                             Çoban saklı şifa  

                                        FETİH SÜRESİ

Fetih Suresi, İçinde İslâm'ın elde edeceği fetih, başarı ve zaferden bahsedildiği için Fetih adını alan bu sûre, hicretin altıncı yılında Hudeybiye antlaşması dönüşünde Mekke ile Medine arasında inmiş ve Medine'de inen sûrelerden sayılmıştır; 

Doğrusu biz sana apaçık bir fetih ihsân ettik. Böylece Allah senin geçmiş ve gelecek günahını bağışlar. Sana olan nimetini tamamlar ve seni doğru yola iletir. Ve sana Allah, şanlı bir zaferle yardım eder. İmanlarına iman katsınlar diye müminlerin kalplerine güven indiren O'dur. Göklerin ve yerin orduları Allah'ındır. Allah bilendir, her şeyi hikmetle yapandır. Mümin erkeklerle mümin kadınları, içinde ebedi kalacakları, altlarından ırmaklar akan cennetlere koyması, onların günahlarını örtmesi içindir. İşte bu, Allah katında büyük bir kurtuluştur. Ve o Allah hakkında kötü zanda bulunan münâfık erkeklere ve münâfık kadınlara, Allah'a ortak koşan erkeklere ve ortak koşan kadınlara azap etmesi içindir. Kötülük onların başlarına gelmiştir. Allah onlara gazap etmiş, lânetlemiş ve cehennemi kendilerine hazırlamıştır. Orası ne kötü bir yerdir! Göklerin ve yerin orduları Allah'ındır. Allah çok güçlüdür, hüküm ve hikmet sahibidir. Şüphesiz biz seni, şâhit, müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik. Ki, Allah'a ve Resulüne iman edesiniz, ve bunu takviye edip, O'na saygı gösteresiniz ve sabah akşam O'nu tesbih edesiniz. Herhalde sana bey'at edenler ancak Allah'a bey'at etmektedirler. Allah'ın eli onların ellerinin üzerindedir. Kim ahdi bozarsa ancak kendi aleyhine bozmuş olur. Kim de Allah'a verdiği ahde vefa gösterirse Allah ona büyük bir mükâfat verecektir. Yakında a'râbilerden geri kalmış olanlar sana diyecekler ki, "Mallarımız ve ailelerimiz bizi alıkoydu. Allah'tan bizim bağışlanmamızı dile." Onlar kalplerinde olmayanı dilleriyle söylerler. De ki: Allah size bir zarar gelmesini dilerse veya bir fayda elde etmenizi isterse O'na karşı kimin bir şeye gücü yetebilir? Hayır! Allah yaptıklarınızdan haberdardır. Aslında siz Peygamber ve müminlerin, ailelerine geri dönmeyeceklerini sanmıştınız. Bu sizin gönüllerinize güzel göründü de kötü zanda bulundunuz ve helâki hak etmiş bir topluluk oldunuz. Kim Allah'a ve Rasulüne iman etmezse şüphesiz biz, kâfirler için çılgın bir ateş hazırlamışızdır.  Göklerin ve yerin mülkü Allah'ındır. O, dilediğini bağışlar dilediğini azaplandırır. Allah çok bağışlayan çok merhamet edendir Siz ganimetleri almak için gittiğinizde geri kalanlar: "Bırakın biz de arkanıza düşelim." diyeceklerdir. Onlar, Allah'ın sözünü değiştirmek isterler. De ki: Siz bizimle gelemeyeceksiniz. Allah daha önce böyle buyurmuştur. Onlar size: "Bizi kıskanıyorsunuz." diyeceklerdir. Bilakis onlar, pek az anlayan kimselerdir.. A'rabilerin geri bırakılmış olanlarına de ki: Siz yakında çok kuvvetli bir kavme karşı savaşmaya çağırılacaksınız. Onlarla savaşırsınız veya müslüman olurlar. Eğer itaat ederseniz, Allah size güzel bir mükâfat verir. Ama önceden döndüğünüz gibi yine dönecek olursanız sizi acıklı bir azaba uğratır. Köre vebal yoktur, topala da vebal yoktur, hastaya da vebal yoktur. Bununla beraber kim Allah'a ve peygamberine itâat ederse, Allah onu, altından ırmaklar akan cennetlere sokar. Kim de geri kalırsa, onu acı bir azaba uğratır. Andolsun o ağacın altında (Hudeybiye'de) sana bey'at ederlerken Allah, müminlerden razı olmuştur. Kalplerinde olanı bilmiş onlara güven indirmiş ve onları pek yakın bir fetih ile mükâfatlandırmıştır. Allah onları elde edecekleri birçok ganimetlerle de mükâfatlandırdı. Allah çok güçlüdür, hüküm ve hikmet sahibidir. Allah size, elde edeceğiniz birçok ganimetler vaad etmiştir. Bunu size hemen vermiş ve insanların ellerini sizden çekmiştir ki bu, müminlere bir işaret olsun ve Allah sizi doğru yola iletsin. Bundan başka sizin güç yetiremediğiniz, ama Allah'ın sizin için kuşattığı ganimetler de vardır. Allah her şeye kâdirdir Eğer kâfirler sizinle savaşsalardı arkalarına dönüp kaçarlardı. Sonra bir dost ve yardımcı da bulamazlardı.. Allah'ın öteden beri gelen kanunu budur. Allah'ın kanununda asla bir değişiklik bulamazsın. O sizi onlara karşı muzaffer kıldıktan sonra Mekke'nin göbeğinde onların ellerini sizden, sizin ellerinizi de onlardan çekendir. Allah, yaptıklarınızı görendir. Onlar inkâr eden ve sizin Mescid-i Haram'ı ziyaretinizi ve bekletilen kurbanların yerlerine ulaşmasını men edenlerdir. Eğer kendilerini henüz tanımadığınız mümin erkeklerle, mümin kadınları bilmeyerek ezmek suretiyle bir vebalin altında kalmanız ihtimali olmasaydı, Allah savaşı önlemezdi. Dilediklerine rahmet etmek için Allah böyle yapmıştır. Eğer onlar birbirinden ayrılmış olsalardı elbette onlardan inkâr edenleri elemli bir azaba çarptırırdık.  O zaman inkâr edenler, kalplerine taassubu, câhiliyet taassubunu yerleştirmişlerdi. Allah da elçisine ve müminlere sükûnet ve güvenini indirdi. Onları takva sözü üzerinde durdurdu. Zaten onlar buna pek layık ve ehil kimselerdi. Allah herşeyi bilendir. Andolsun ki Allah, elçisinin rüyasını doğru çıkardı. Allah dilerse siz güven içinde başlarınızı tıraş etmiş ve saçlarınızı kısaltmış olarak, korkmadan Mescid-i Haram'a gireceksiniz. Allah sizin bilmediğinzi bilir. İşte bundan önce size yakın bir fetih verdi.  Bütün dinlerden üstün kılmak üzere, Peygamberini hidayet ve hak din ile gönderen O'dur. Şahit olarak Allah yeter. Muhammed Allah'ın elçisidir. Onun yanında bulunanlar da kâfirlere karşı çetin, kendi aralarında merhametlidirler. Onları rükûa varırken secde ederken görürsün. Allah'tan lütuf ve rıza isterler. Yüzlerinde secdelerin izinden nişanları vardır. Bu, onların Tevrat'taki vasıflarıdır. İncil'deki vasıfları da şöyledir: Onlar filizini yarıp çıkarmış, gittikçe onu kuvvetlendirerek kalınlaşmış, gövdesi üzerine dikilmiş bir ekine benzerler ki bu, ziraatçıların da hoşuna gider. Allah böylece onları çoğaltıp kuvvetlendirmekle kâfirleri öfkelendirir. Allah inanıp iyi işler yapanlara mağfiret ve büyük bir mükâfat vaad etmiştir.  
                                                       
                                                            Çoban saklı şifa 

     KURBAN VAZİFESİ ,KURBAN OLUŞUMU, KURBAN SAĞLIĞI, ŞİFASI ÇOKTUR.

           çoban sakli şifa

Bir incelerseniz ayrıntılı görürsünüz, Her dinde kurban vardır, Burada kurban edilecek hayvanların sağlığına ,soyuna bakılması gerekir.. Sağlıksız hayvan kesimlerinde çok ciddi sorunlar çıkabilir. Büyük küçük baş hayvanlardan sıçrayan milyonda bir görülecek sağlık sorunları önlemek için, sağlıklı hayvan kesimlerine bakmak lazım....

Muhakkak satım pazarlarında veya belediyeler bu yılla birlikte gelecek yıllara önem vermek ,birde soy kütükleri, gebe hayvanlara, kısır olmayan hayvanlara dikkat edilmesi ,bunlar başlıca gelecekte sorun getirecek faktörlerdir, zinciri kırıldı mı, GELEÇEK YILLARDA İTHALATA GEÇİLİR.. İşte o zaman ekonomi çok farklı boyutlarda olur... 

Kurban bayramı nasıl oluştu, ve kurban bayramı nasıl ortaya çıktı sorusunun yanıtı için, kurban bayramının oluşumu, ve kurban bayramının ortaya çıkışı ile birlikte, kurban bayramının hikayesine birlikte bakmak istersek:

Hz. İbrahim’in bir çocuğu olmuyordu. Bunun üzerine Hz İbrahim, bir adak adamış bulunmakta idi: eğer kendisine bir erkek evlat verilecek olursa, onu Allah’a kurban edecekti. Allah tarafından, bunun üzerine Hz İbrahim’e bir erkek evlat verilmiştir. Hz İsmail çok iyi niyetli, yumuşak başlı bir evlat olmakla birlikte, aynı zamanda söz dinleyen itaatkar bir çocuktu.

Hz İbrahim’in oğlu İsmail büyüdü; ve Hz İbrahim ile birlikte dağ bayırda koşmaya, dolaşmaya başladı. Bunun üzerine, bir gece Hz İbrahim uyurken rüyasında, İsmail’i boğazladığını gördü. Ertesi gün yine İsmail ile birlikte dolaşırlarken, bu rüyasını İsmail’e anlattı. İsmail de Hz İbrahim’e, kendisine emredilen ne ise onu yapmasını söyledi; Allah’ın sabreden kullarından olacağını belirtti…

Bunun üzerine Hz İbrahim, İsmail’i bir taşa, şakağının üzerine yatırdı, ve boğazını kesecekti. Tam bu sırada Hz İbrahim’e Allah tarafından bir koç gönderildi. Evladı yerine onu kurban etmesi söylendi. Hz İbrahim de kendisine söyleneni yaptı, ve gönderilen koçu kesti…

Kurban bayramının hikayesi, Hz İbrahim ile İsmail arasında gerçekleşmektedir. Bunun sonrasında, kurban bayramı kutlanmaya, insanlar yerine hayvanların kurban edilmesine başlanmış bulunulmaktadır…

Korku ve ürperdi gelebilir, Şunu unutmayın ki, bazı din görüşleri ,öncesi ve sonrası kız çocuklarını diri ,diri gömenler, İSLAMİYET yayılınca ortadan kaldırıldı. .Kurban et saklamak değil, eti dağıtmak ,vekalette olsa ,gözlerinizle görüp ellerinizle hayır almak...Çünkü bu bir adak...Tevekkülle yolculuk..

Şunu bilin ki öyle ihtiyaç sahipleri var ki, gelip bir parça et istemez, ve ,hele hele yoldan geçen tanıdık tanımadık ,sacın üzerinde, adettendir deyip te saç kavurma yapanlar bilmelidir ki, Koku açlıkta aş erenlere ulaşamazsa ,bilin ki, “ ne bilmek isterseniz.”.. O kurbanın şifası bir insanoğlunu ayağa kaldıracak güçte ,o gücü şifayı verende, bekleyende, “Yaratan rabbimde kudretinde”..

30 Ağustos ZAFER BAYRAMI Tüm şehitlerin ATALARIMIZIN, şu anda Asker ,Polisimizin bizler için görevlerinde ,görev yapanların, tüm şehitler için, Şu anda Vatan bayrak için ,hem içte ,hem dışta, görev yapan Önder ve Önderler için, ve Halkım için, Ülkemde tanrı misafirleri için, ÖLMÜŞLERİ için “Ruhlarına Fatiha, ”

 KURBAN BAYRAMI tüm İslam alemine hayırlar, bereketler ,huzur dolu geçmesi, ve sabırla beklenmesi, inanarak tevekkül edilmesi dileğimle. .Tüm beklentiyle adak, dilek dileyenlere de hayırla vermesini, tüm dualarının kabul olması içinde Duacıyım.. Dağdaki Çobanın yaratanından Dünya üzerindeki tüm insanoğlunun istemiş olduğu Huzuru ,Barışı ,Sevgiyi Saygıyı ,tüm İSTEKLERİNİ, getirmesi içinde YARATANIMDAN” duacıyım..

Toroslarda ki ,ve Toroslardan Akrabalara Eş ve Dost Arkadaşlara...

  Eş ve dostlarıma arkadaşlarıma, Kısaca tüm dünyadaki, tanrı misafirlere duacıyım.  Mutluluk ve başarılar...Yeni bir   dünya...Dileğimle...Kalan suremiz belki son bayram ,belki an ,belki andan da yakın.. Bu gün olmasa da yakında hep oradayız...

                                     Çoban saklı şifa     


 
 GELEN HAYIRLI GÜNLERİNİZE BOL BEREKETLİ OLMA ADIMLARINIZA

Her insan konuşur, ya ol, yada olman gibi ol 
Kendine köle ,başkasına köle olma, Her şeyinin sahibi var...
Bedenin borcu var ruhuna Daha yapacak çok işin var
İnsanlar konuştuklarında duygularını gizlemeyi başarabilirler fakat gözler asla yalan söyleyemez ve duyguları saklayamaz…. Sözcüklerin gücünü anlamadan, insanların gücünü anlayamazsınız 
Gücünüzden şüphe ederseniz, şüphelerinize güç verirsiniz“ Dürüstlüğün kuralı yoktur.. sadece dürüst dür ..Tarih kayıtlarında yazar. .anılır. “ Her şeyi gören ve duyan “ odur ki ”Şeytandan sakınır “RABBİME” sığın ,sığınırım.


                          BİR DOSTTUN TAVSİYESİ HATIRLATMASI

Başarmak kendi düşünceyi yapan yapılandıran iş gerçek iştir, Bir çalışmadır. Kopya başarıyı başarısız ve haksız kazanç yapar. Bazı insana cahil deriz eğitim deriz. HAYIR (Yanlış o sadece kurnazdır.)

                                  SADECE KENDİNİ KANDIRIR

Kendini kandıran her kimse bilsin ki Kendini ateşe atar. Bu gün kandırmış olduğun her kimse bil ki sana beddua eder evet dersin onun bedduası ne yazar dersin o yazmaz yazan başkası çok iyi bilirsin amma işine gelmez içine girmiştir şeytan ….
Ya o gün sevdiklerin veya gelecekte ki seveceklerin…Belki onlar için bir şeyler yapıyorsun düşünürsün amma bilmelisin ki Hakla helalle kazanılmayan para kuracağın temel bir gün çökeceğini…

Hz Ali a.s Buyurdu ki “Sana vefasızlık edenden ayrılman senin mükafatındır .İştişare hidayetin kendisidir. Kendi görüşüyle yetinen , kendini tehlikeye atmıştır. Sabır, musibetleri uzaklaştırmaktadır. Sabırsızlık, zamanın (insanı yok etmedeki) yardımcılarındandır. Dostluk istifade edilen yakınlıktır.. 
Her gün insanoğlunu kucaklayın ve selam verin, veriyor ,vermiyorsa bile ona hatırlatın sonsuz selam verin.. Çünkü unutuluyor unutturuluyor...

                            EVRENSELİ BUYSA ….İNSANLIĞI NEREDE….

                                 ARAŞTIRIN KÜLTÜRÜNÜ TÖRESİNİ

Hz. Ali as buyurdu ki: “Öfkeden sakın. Çünkü o şeytanın sebep olduğu düşük akıllılıktır. Seni Allah’a yaklaştıran şeyin, ateşten uzaklaştırdığını, Allah’tan uzaklaştıranın da ateşe yaklaştırdığını bil”

Dünyanın bir kısmını Avrupa’yı tamamını ,Dağdaki Çoban Gitti, gördü, gezdi ,geldi …Yaratan insanoğlunu ne güzel yaratmış ama...Amaaaa O Maske takmış insan görünümlü bazı çıkar peşin de koşan şeytanlar olmasa insanlar çok güzel anlaşır….Bir büyüğümüzün elini öperken kötü …Bir birileri başkaları Kral önünde eğilmek diz çökmek evrensel..

Avrupalı evrensel diyorsunuz Pazar günü kiliselere gidip ayin yapar iş adamı politikacı üst ve alt tabaka Pazar günleri dualar ayinler yaparken ve bizim için kutsal saydığımız kiliseler namaz kılacağımız yer bile olabilir ve güzel saydığımız yaratanın evi gibi gördüğümüz kutsal yerleri biz kabullenirken ve hastanelerinde kilise papazlar bulunurken hotel odalarında "İncil" ,her an her yerde bulunurken……

Nedense bizde bazı kesimler gördüğümüz bazı kişiler ve Avrupalılar bırakın kendi vatanımızda bile inancımıza imanımıza namaz, Camimize "Kuran" dil uzatanlar bizi bizleri bir en alt kesimde hakir görmeleri …. Bu yolda hakir gören insanları anlamıyor, anlı yamıyorum , anlamakta istemiyorum … Atasözü Her koyun bacağından asılır…Daha çok anlatılır ama kısa öz ve Akıl….Ders çalışıyorlar ama sınıfta kalıyorlar..

                                                   KISA DERS

İnsanlık ailesinin tüm üyelerinde bulunan onuru ve onların eşit ve ayrılmaz haklarını tanımanın dünyada özgürlük, adalet ve barışın temeli olduğunu, İnsan haklarının tanınmamasının ve hor görülmesinin insanlık vicdanını yaralayan barbarca eylemlere yol açtığını, korkudan ve yoksulluktan kurtulmuş insanların söz ve inanç özgürlüğüne sahip olacakları bir dünyanın herkesin en yüksek amacı olduğunun ilan edilmiş bulunduğu nu, ve devam eder gider …Nere de evrensel demokrası... Gene bir atasözü Görünen Avrupa kılavuz istemez.. Sadece gözümüzde uyku göz bandı var .. Biraz aralasak net göreceğiz…… Avrupa gemisini batırmış kaptanları kararsız yanaşacak limanları yok

                      DERS ALACAĞIMIZA.. DERS ALMALARI LAZIM

                                                 BÜYÜK DERS 
Hz Ali Oğlu Hz Hasan’a şöyle buyurdu “Amel ettiğinde zarara uğramayacağın şu dört hususu benden öğren. En büyük zenginlik akıldır, en büyük yoksulluk ahmaklıktır, en korkunç şey kendini beğenmektir, en değerli büyüklük güzel AHLAKTIR

                                                  DÜŞÜNMEK

Çünkü kimi tanıdıysam, hep kendini düşünüyor... Memlekette düşünen yok diyen, Yalan söylüyor .Çoban bile dağda düşüncede…Düşünüyor kimi alkıştan cesaret alır sonu yakındır, Kimi halktan alır cesaretini çıkarlar konusunda dağıtır kendini, Kimi tek güvendiği inancına, imanına güvenerek, yaratana sığınarak ,basiretten alır cesareti ,bilir Haramı helalı, bilir kanunu adaleti, yolda tek başına yürüse de bilir arkadaki doğru yolu seçenleri kin tutmaz ki düşman olsun karanlıktan aydınlığa yürür, bilir gözü kapalıda olsa kalp de nur inmiştir ne arasın tümsekler taşlar bilir sonunda varacağı cennet kapısını cesareti vardır korkmaz çünkü yapmamıştır ve seçmemiştir yanlış yolu…

                  DOĞRU ADIM DOĞRU ÇİZGİ DOĞRU HEDEF DOĞRU İSTİKRAR.


Neden orda taş varken bağırmıyoruz canımız yanmıyor, taşa vurunca canımız yanıyor bağırıyoruz … Taş orda ayak sende akıl sende taşın suçu ne….

Resûlullah (s.a.a.), ahir zaman alametleri hakkında buyurdu ki: “Münker (kötü) maruf (iyi) olacak, maruf da münker olacak, haine güvenilecek, güvenilen kimse ihanet edecek, yalan söyleyenler tasdik edilecek ve doğru söyleyenler de yalanlanacaklardır”

Maruf, güzelliği akıl ve nakille bilinen her fiilin adıdır. (Zıddı ise münkerdir.) Yine herkesçe bilinen tanınan, belli olan, meşhur ve ünlü olan veya şeriatin güzel görüp emrettiği şey manasına da gelmektedir.

Akıl ve dinin kötü gördüğü her şey münkerdir. Münkeri sınırlandırmak imkânsızdır. Kur'ân-ı Kerim'de münkerlerin bazı örnekleri açıklanmasına rağmen tüm münkerleri saymak ve teker teker tanımak hiç de kolay bir iş değildir. 
Bu gün için Bazen insan bir münkere tutulduğu hâlde onu münker olduğunu bilmediği için yapar. Yıkanırken, abdest ve gusül alırken israf etmek, ekmeği, meyveyi, elbiseyi ve kağıdı haddinden fazla kullanmak, aşırı yemek, otomobili uygun olmayan bir yere park etmek, çöpleri yola dökmek, yolu kapatmak, insanları korkutan yersiz korna çalmak ve gaza basmak, israf olup sağlığa ve solunum sistemine zararlı olması dışında beraberindekilerin hava alanına tecavüz sayılan, kardeş kardeşin arasına dostuna ,arkadaşına ,komşuna, hatta düşmanına bile münafıklık sokmak, güzel havayı kirletip onu dumanlı bir havaya dönüştüren sigara ve her türlü duman, halkın büyük bir çoğunluğunun münker saymadığı münkerlerdedir..
İnsan vücut Aura çakralara derin yaralar açar ve sağlığı bozulur gittikçe psikolojik ruh alemi bozulur...Çünkü anlamak istemezler Erdem olamazlar .Sadece okumak anlamak.. İyiyi kötü kötüyü iyi ederler. .Bazen de kötüyü iyi iyiyi kötü ederler....Bunlar hep atacağın adımlara bağlıdır.

“Her insanoğlu gölgesinden bile sorumlu olduğunu bilseydi.. Yaşamları düzgün devam ederdi”

                                      SORUMSUZLUK İNSAN IRKI.

Resulullah (s.a.v.)Beni yemene gönderirken tavsiye mahiyetinde şöyle dedi :”Ey ALİ !! İstihare eden şaşırmaz , İstişare eden pişman olmaz .Sakın gecenin başında kalkıp yola çıkma. Çünkü Yüce Allah ,gündüzde saklamadığı şeyleri, gecede saklayıp dürer. Allah adıyla sabah erkenden yola çık.”

Bazen bakıyorum insanı zora sokan olaylar (her olay) , bazen insan hayatını ucuza sanan kişiler bilmiyor mu o insan kendisi olamaz mı aynı yerden çocuğu ailesi geçmeyecek mi şaşılacak kendisi kendisini görmeyen insanlar çok yazık insan bedenine ruhuna zarar verenler haram işlediklerini gerçekten bilmiyor mu yapanlar ve görevi almış kişiler….
Aman sende deyip kenara atmak neyin nesi birde biraz ilerde din sömürme konuşmalarıyla neyi karşılaştırıyor bilmez mi az önce haram işlediklerini…Evet bilmezler çünkü o anı öteler şimdiki anı benimser sonrada ahkam kesilir, başına iş geldiklerinde" Allah’ım" ben ne yaptım bana bunları gösterdin, der yakınırlar bu bir kısastır farkına varmaz….Varmaz çünkü istişare etmediler kendini hep haklı buldular….

Başkasının kendi üzerinde hakkı olanın da, başkası üzerinde hakkı vardır. Birinin üzerinde hakkı olan, ama başkasının kendi üzerinde hakkı olmayan biri olsaydı, bu yaratıkları değil, ancak münezzeh olan “Allah “olurdu.

Hz. Ali (a.s.) buyurdu: “Kim Allah’tan sakınırsa Allah, onun için fitnelerden bir çıkış yolu ve karanlıklarda bir nur verir. Gölgesi Allah’ın Arş’ı, nuru O’nun cemali, ziyaretçileri melekler, arkadaşları peygamberler olur”

Allahü teâlânın ilâhlıkta şeriki, ortağı yoktur. Mülkü hiç yok olmayan bir meliktir. Noksanlık olan her şeyden münezzehtir. Ayıplardan ve kudretsiz lik ten uzaktır. Müminleri sonsuz azabdan emîn kılmıştır. Her şey üzerine hâkim ve hâfızdır. Hükmünde galib dir. İnsanlar bir şey yapmak isteyince, O da irade ederse, isterse o şeyi yaratır. Halık (yaratıcı) yalnız O'dur. O'ndan başka kimse hiçbir şey yaratamaz. O'ndan başka kimseye halık (yaratıcı) denilemez. İnsanların dünyada ve ahirette rahat ve huzur içinde yaşamalarını, sonsuz saadete kavuşmalarını sağlayan kurtuluş yolunu göstermiş ve bu yolda yaşamalarını emretmiştir. Azamet (büyüklük) ve kibriyâ (yücelik) ancak O'na mahsustur. Allahü teâlâ müşriklerin (puta tapanların) şirklerinden (ortak koşmalarından) ve iftiralarından münezzehtir.

Öyle insanlar var ki okumuş okumamışları aralarında istemez bir fark görür hep ama okumamış hep saygılıdır hürmet gösterir sevgi gösterir hep tüm insanları hoş sevgi görür…Çünkü Akıldır. .Okumak üstünlük değildir okuyup anlamaktır… Toplum her zaman dinamik tır .Bunu bil ki..Allahın iman gücüyle Halk her zaman dinamik başı secdeden başka eğilmez. Bir nefes yaşama bir nefes ölüm perde arkası her kes aynı ayrıcalık yok bil ki bilgi sadece okuduğunuz okulda kitap da yazmaz çevrendeki insanın aklındadır sadece logoyu birleştirmek senin ayrım görmeden gezmek, okumak, akıl almak doğadan….İşte yaşam ve gelecek budur….
Herkesin bilgisi vardır bilgi toplamak akılda yorumlamak dinlemek gerçek yolu bulup kendini terbiye etmek gene okumak ve anlamak…Benlik her zaman zarar getirir…Dışarı da her bir doğa şeklini okumak bir işarettir...Herkes kendine göre çıkardığı şekil sadece çıkarlardır...

                                      AHRETİ HATIRLAMAK

İşte her günün her gecesinde okumalı araştırmalı anlamalı

Bir nefes yaşam Bir nefes ölüm

Tefekkürde bulunulmalı; “Ben kimim, nereden geldim, nereye gidiyorum, Allah'ın benden istekleri nelerdir” gibi konular başta olmak üzere hayatî meselelerde derin düşüncelere girmeli. Günahlara samimi olarak tövbe ve istiğfar edilmeli; Küs ve dargın olanlar barıştırılmalı; gönüller alınmalı; kederli yüzler güldürülmeli...Müminlerle helalle şilmeli; onlarla irtibatımız cihetinden rızaları alınmalı. Üzerimizde hakları olanlar aranıp sorulmalı; vefa ve kadirşinaslık ahlâkı yerine getirilmeli. Vefat etmiş yakınlarımızın, dostlarımızın ve büyüklerimizin kabirleri ziyaret edilmeli; iman kardeşliğine ait sadakati yerine getirilmeli. Daha çok araştırın okuyun. .Anlayın….

Halk arasında Atalarında “el almak-tövbe almak” tabiriyle ifade edilen tövbe edip günahlardan dönmek, yönelmek fiilidir. İşlenen küçük ya da büyük günahlardan pişmanlık duyup bu günahları işlemeye tövbe edip ALLAH Teâlâ’nın yoluna dönmek, halktan Hakk’a yönelmek anlamında kullanılan bir kavram....

Allahu Teâlâ’yı seven kimse, elbette O’nun sevdiklerini de sever. Önce Allah’ın Habibi Hz. Rasûlullah’ı (s.a.v) sever. Sonra ona ait olan, ondan sayılan, onunla anılan her şeyi sever. Sevmesi de gerekir. Bunların başında Ehl-i Beyt gelir.

Ehl-i Beyt, Hz. Rasûlullah (s.a.v) Efendimizin ailesi ve evlâtlarıdır. Müminlerin anneleri, Hz. Fatıma, Hz. Ali, Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin Ehl-i Beytin şerefli fertleridir..

Rasûlullah (s.a.v) Efendimizin şerefli nesebi Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin vasıtasıyla devam ettiği için, onların kıyamete kadar gelecek olan evlâtları da Ehl-i Beyt’in birer parçasıdır Onları sevmek her mü ‘minin vazifesidir. Bu sevgi çok şerefli ve gereklidir.

Kalbinde azıcık Ehl-i Beyt sevgisi bulunmayan kimse, Hz. Rasûlullah’ın sevgisinde yalancıdır…Yalanı Bırakmak her şeyin yolun açılmasıdır.VE Daha çok imana gelmek…

Batılı Her başlangıcında sağ elini kaldırarak inancıyla başlar….Dünyaya son iman ve 4 kitap dan son (Kuranı kerim ) okumanızı ve anlamanız için hediye gönderdi ..Tüm insanoğluna.. OKU…..Her şey onun içinde İlim ,bilim ,şifa, ve gelecek aydınlık günler….

Hz Ali a.s Şöyle buyurdu " İnsanlarla konuşun insanların akıllarının erebildiği kadar." Her şeyi anlatırken yavaş anlat ki anlaya bilsin …

Geçmişi anlarsak daha çok yakınlaşır öz olduğumuz daha iyi anlaşılır Çünkü diş dünya maske takmış şeytan insanlarla dolu… 
Her adımını oku ve anla Cuma hayırlar gelen kurban bayramlarınız hayırlara kurban keserken, gebe ,dişi ,neslini son getirmeden, kesimlere ,dikkat etmenizi, geçmişte ağaçlara bunlar size gelecekte odun olur diyen “sakız ağaçlarını” yok eden maskeli şeytanlardan uzak durun...Doğada her gördüğünüz canlı ,her bastığınız toprak,, sizlere basılmış gibi hissedin ,hesabı adımlar, bilin ki gelecekte muhasebeniz olacak... Her şey "son kitap Kuran da" hatırlatılmıştır.
               Bakın önünüzdeki ekrandaki reklamlara "Kim şeytanı, kimi rahmanı"

                                             Okursan anlarsın kendini

                              Çoban sadece Çoban aranızdaki bir insan 
                                                   
                                                     Çoban sakli sifa

                   

                       Hiç kimse kimseden üstün değildir, ERDEM olamayan

                                  NEFSİNE kapılan şeytan adaleti uygular
  

 Hiç kimse hiç kimseye çok ihtiyacı yok da dese ,bil ki kendini büyük görmekte, ama bazen  olur ki seni görmeden edemez çünkü o senden bir nokta almakta o noktayla kendi sözcüğünü bitirmek için ,ben kimseden almam kendi bildiğim yoldan giderim dese de ,inanın, “rahmaniyse, kibirli değilse “Allahtan”, Bura da bir şey söylenmez tevekkül edilmiştir biliyordur..

Gurur kibir kim, benlik şeytaniyse ,iblise, özünü sözünü satmıştır, ebedîyi  cehennem yolundadır… Çünkü o halkı için yaşamaz ,kendi vatan bayrak ,içinde yaşamaz insanoğluna mazlumlara yardımcı olmak içinde yaşamaz, sadece bir kuklacı, maske takmış sahnededir ,o kendini kendi olduğunu bilseydi, şah Damarından yakın olanı bilseydi, ”Yaratanını” kapı ,kapı dolaşmazdı, otur sör kendine, ne geçti eline, ne yaptın ,ne haldesin hala kukla oynamakla ,ne nereye gideceksin ,gideceğin adres, neresi olduğunu biliyor musun “şahdamarına yakın olanda şahdamarına yakın olan yere gidecek” Hala tek yön varken doğudan batıya geçiş varken ila batıdan doğuya geçmek isteyenler bilmelidir ki, “vakit her zaman “doğudan başlar batıya giden yol “tevekkülle”…

En yakın toprak gideceksin ,ruhunda ana merkeze, şimdi hangisi yakın…Bu dünyadaki merkez hayalin sadece “merkez efendi cami, Şifa ve eman” dilemen…

Tevekkülünle ebedi cehenneme gitmenden kurtulur, cehenneme gene gider hassas teraziden geçer tevekkülünle giden en kestirme yolunu bulursun… Şah damarına yakın olan yere gider, oradan da serinlemek için “Kevser havuzuna “  Ödüllenirsin.. Tüm din kitapları yazar,  Son kitap Kuran "son fırsatı verir…

Yaratan dünyada Çanlıların içinde, insanoğlunu üstün kıldı ,diğer Çanlıları korusun diye, insanoğlunun ,içinde de kimseyi bir birlerinden üstün kılmadı her kesi eşit yarattı ,isteyene zenginlik isteyene de ilin verdi ,üstünlük kılın diye değil, bu dünyada kim ne yapacak intihana tuttu, “alan da o verende o” her kes fani gidici olduğunu bilseydi ,bilselerdi, şahdamarından yakın olmadıklarını anlarlardı…

İnsanoğluna diğer canlıları korusun ,diye akıl, insanoğlunu da aralarında anlaşsınlar diye bir birilerinden üstün kılmasınlar diye , ırkı, dili ,dini, saygıyı sevgiyi ,paylaşmayı, verirken mazlumları şeytanlardan korumak için imam gücü verdi, şimdi sör kendine kim şah damarından yakın….

Bu dünyada herkes birbirileri sollarken yıkarken ,ezerken ve kendilerine hep ben diyenler, gidecek dünyada inanın sollamamak için yolu kapanacak ama ”tevekkül eden “emniyet şeridinden yoluna devam edecek.. Şah damarı olanda senle yola devam edecek ,ya ondan sonra gelenler geride kalanlar yaşam dünyasında tapu dağıtarak ,yola devam etseler de nefisleriyle, helak olacaklar…

Sen bu dünyada neslini, asrını yaşıyorsun ,süren en fazla 100 yıl geride 100 bin yıllar, kimler geldi geçti ,yurtlar, geçici bir orada bir burada sadece “ iblisler”, aramızda, sonu gelmeyen, şan ,şöhret ,nefisle ,kalacak çünkü imtihanın soruları…Kendi yurdunu, halkını nefsin için diş şeytanlara ruhunu sat… Sonrası kelime oyunlarıyla zikzak çizerken doğru yola koy, Yap yap yap sonra pardon yok öyle…

Sizlere bırakılan atalarınız sizleri hiç affetmez.. Bu yurda, bu halka ,bu askere ,bu polise ,bu önder ve önderlere, düşmanlığın maske takmış düşmansan o başka.. Sonuçta düşmansın maske takmış düşmansın ,bir şekilde mazlum ,görünen, renk değiştiren ,tapularla vaatler veren, kandıran sonradan asan, yaprak dökümü yapan mevsimsiz zaman içinde kötüyü iyi eden iyiyi kötü eden, insanoğlunun içinde fitne fesat,” kardeş Habil, Kabil  kardeşi “düşüren ,kaoslarınla, insanoğlunu yok etmeye çalışan iyi ve kötünün aklına girip, kuklalarınla şirin mi şirin gösteren şeytandan iblisten başkası değil ..

İnanın son fırsatınız, ölüm an kapınızda eman sizi ve ailenizi ,gelecek neslinizi vatan bayrak halkınızı koruyacak olan tek şey tevekkül…Doğduğuna bak, yaşamına bak, musalla taşına bak, Kabre bak, sonrası tahta toprak ,sadece duyacağın, küt…

 “Nimet ve hikmetlerden, bu dünyada yararlanmayan ,paylaşmayı bilmeyen tevekkül etmeyen ,

                                           o tadı alamaz” saklı şifayı da bulamaz..

     Sabah uyanıyorsan o sana büyük hediye, ya uyanamazsan geride bırakacakların.    

         Yarını olmayan dünyadasın sadece verilen hediyende adımına dikkat et yeter  

                                                  Çoban sadece Çoban   

                                                     Çoban Sakli şifa                                                                 

        
 Yanlış olan yaşam değil, yanlış olan insanoğlunun nefsi      

Her bitki, insanoğlu için bir şifa kaynağıdır ve bitkilerde insan sağlığına iyi gelebilecek pek çok madde vardır. Aynı toprakta yetiştikleri; aynı suyu, gü­neşi ve mineralleri aldıkları halde her bitkinin farklı özellikleri farklı bir tadı, kokusu vardır…

Doğanın insanoğlundan üstün kabiliyeti bu gizemli dünyadır…Her şey yaratanın elindedir ,sadece sizlere yol haritası ve imanla inanarak ,”son kitabı gönderdi Kuran” içinde her şey yazılı, “Kuranı bilmiyorsan bilmediğim gibi” ,okuyarak anlamadığın ,anlamadığın gibi ,sadece etrafına bak kendine bir diken batır, bil ki acıyı hissettiysen ,bir başkasında hissedecek, ne kadar canın yandıysa onunda canı yanacakBu gün diş dünya ilim ,bilim, için “kuranı” anlamak için özel anlayanları işe almakta ya sız… 

Sizleri okuyarak ,anlamamak için göz bantlarıyla kapamaktalar…Bu gün teknoloji ve hukuk eğitimde “Kuranda” yazılan tevekküle inanan ve Hz Muhammedi derya iman dolu derya Kevser’i ne, ilim bilim dersi verilseydi ,Hz Ali İrfanı  ilimi ne ve Hz Ömer i adaletini  kazanacaklardı.. İşte o zaman Helali Haramı Şükür ü daha iyi anlaşılacaktı…

Bu gerçekten yola çıkarak öncelikle  sen toprağa ne ekersen onu biçersin ve alırsın doğanım kendi şifası çok olduğu halde içinde bilim ilim kimya saklı olduğu halde ve senin her yaptığın yanlışlık ,bil ki insanoğlunu yok etmekte ,kalmıyor, doğadaki ekoyu bozuyorsun, sen ilaçlarla yok ettiğin canlılar, sonradan sana çok zarar getirecekler, dengeyi bozdukça bil ki daha yaşanmaz güçler gelecek, canlıların yaşamlarını altüst ediyor ,bir sonrakine güç hazırlıyorsun sonradan gıda ve ürünlere geçerek sen kendini tehlikeye atmaktasın sonrası pardon demekle yetinir yetineceksin…

Bir dahaki sefere buldum buldum la yeni maceralara yol alırsın…Kendi kendinle savaşıyor ,kendini yenemiyorsun çünkü üsten ,alta attan ,üste çıkmak için  “erdem” olamıyorsun ve bu şekilde aynı kamuflajla sahada boy gösteriyorsun..…Diş dünyadan falan, falan ,falan üniversitesinde araştırma sonuncu bu madde insanı zehirliyor, pardon arkadan başka zehir verelim menüye…

Bu gün ne yapsan da kazansam diyenler, bu gün ne söylesem de zirvede olsam diyenler ,bu gün ne yapsam da orada olduğumu şan şöhret gösterenlerel üstünde tutulurum” diyenler…. Bilsin ki…..

Demeyerek oturup bu gün nasıl helal lokma yerim deyip, evime çocuklarıma nafaka rızık nasıl götürürüm aza kanaat getirenler sonrası Vatanıma Bayrağıma Halkıma, yanlışlıkla zarar verirsen korkusuyla geçen zarar vermeden düşünen kişiyle “tevekkülle şükür” edenlerle, diğer şan şöhret kin ,kibirle ,para kazananlarla, gene aynı terazide olacakları gün…

Eninde sonunda kendi gün, saat bitiminde dört kürekliye binerek . El üstünde gidecekler. Bazıları da limuzinle giderler ama toprağa girerler… Bu dünyada şaşırsan da ,Oraya giderken terazinin hassa ayarı şaşmaz…Bir gün hiç uyanamayacağın gibi.. Belki bu gün Belki yarını olmayan gün gibi ,Belki de andan yakın olan an gibi… Yaptıklarınla Hazır mısın…

              “Biri korkacak biri korkmadan gidecek ara çok yakın bir çizgi kadar”      

                    Her şey bu ikişer kelimede yazılı her şeyi açıklıyor.    

                        "Her kim zerre kadar hayır işlemişse onu görecektir. "    

  Helal :  İse insanın sağlığına ve ruhuna kendine ve başkasına faydalı şeyler veren dır 

                         "Her kim, zerre kadar şer işlemişse onu görecektir."    

  Haram İnsanın vücuduna ve ruhuna kendine ve  başkasına, zararlı şeyler veren dır.     
                                      
                                   
Çoban sadece Çoban     

                                          Çoban Sakli şifa                                                     


                                             
DÜNYA SON DURAK ADALETİ     

Kurduğun hayal son durağa kadar ötesi yok ,yaptığın iş iyi veya kötü sınıfına göre ilim bilimle anılır karanlık dünyada yolun aydınlıksa bil ki geçmişinde bıraktığın aydınlık enin yoldur… Yok değilse bil ki şimdi hatırlatmadır…Öleceğini bildiğin halde orada nasıl dünyayla karşılaşacağını bilmediğin ve şimdiki tedirginliğin varsa akıl düşünce varsa, bir et kemik parçası nasıl ayak üstünde duruyorsa hala bilimle sırlar dünyası çözülemiyorsa, son duraktan sonra… ilk ebedi yaşam durağını bil….Her haksız bastığın toprak, her gereksiz kıldığın dal, yaratılan her canlıya davranışın bil ki hesabı ağır olacak…Yükünü hafifletmen bil ki bu dünyada samimi davranışın…Çoban… 

                                          Çoban sakli şifa   

                  

                                 ÇOBANIN SABAH VAKTİ     

Hayat öyle ki vadiye çukura alçak alana indikçe yıldızlar öyle yaklaşırsın sanki tutacak gibi olursun milyarlarca, ama zirveye çıktıkça yıldızlar uzaklaşır senden kaçar erişeceğin yerde erişemez olurla bir anda milyarlarca yıldız milyonlara binlere düşer…

Hayatta böyledir alçak gönüllü olursan her şeye erişir herkes olur etrafında hayır dünyası, yüksekler de ararsan kendini, bir anda yalnız kalıverirsin menfaat dünyasında buluverirsin kendini..

Soruver kendine ilk başladığın dünya damısın, yoksa yalan dünyada mı .Okurken ,yazarken otur rahat mısın ..Boşuna debelenme her şey varacağı yeri Bilir, fazlası olmaz şaşırtır.. Çoban… 

“Sende menfaati çıkarı olan bir kişi seni altın semerlerde gezdirir .Çıkarlar menfaatler bitince çivili semeri senin  sırtında gezdirir. Başkasına sadakatiniz, kendi başarı kapasitenize ihanetiniz anlamına gelmeye başladıysa, gitme zamanı gelmiş demektir”    

                                       Çoban sakli şifa   


Hz Ali a.s
Buyurdu ki Doğru idrak eden  
ilmin derinliğini kavrayan da şeriat kaynağından kanmış olarak döner ,hilm sahibi olan yaptığı işlerde aşırılığa kaçmaz ve insanlar arasında övgüye  layık bir şekilde yaşar.  

         Kendisine ve başkasına İnsan ruhuna bedenine güzel şeyler verendir. 

                 “Dünyada suçlu arıyorsanız suçsuz zu bulursanız suçluyu bulursunuz.”      

                                               Çoban sakli şifa       

Hz Ali a.s  Şöyle Buyurdu “Dünya kalmak yurdu değil geçiş yurdudur .Orada iki tip insan vardır. Biri özünü  (nefsi  isteklere )satarak kendisini satarak helak eder ,diğeri  de özünü  (Allah’a )satarak kendini (azaptan) kurtarmış olur “

 Dünya, ona doğru davranana doğruluk yurdu ,ondan bir şey  anlayana afiyet yurdu ,ondan azık ,toplayana zenginlik yurdu ve onunla öğüt alana öğüt yurdudur. Dünya ,Allah dostlarının secde yeri (mescidi) meleklerinin namazgahı ,vahyinin iniş yeri ve dostlarının ticaret yurdudur.

                    DÜNYA ELDEN ELE GEZEN BİR YURTTUR      

 124.000 Peygamber ,Kuranda 27 peygamber 2 Salih 4 büyük kitap Kuran  gelip hatırlatsa da… Kaos galip geldiğini sansa da…Bil ki RABBİM yaratmış olduğu insan karşısında Kaos yok denecek kadar  şifrelenmiş  ilizyon dur . İş gözde değildir Akıldadır. Sadece okumak Anlamak gerekir … Yok etmenin yolu YALANI bırakmak NEFSİNİ köreltmek ten geçer..

 Hz Ali   (a.s)  Buyurdu ki Zaman iki türlüdür. Bir gün lehine ,Bir gün de aleyhinedir.Dünya elden ele gezen bir yurttur .Her ne kadar zayıfta olsa ondan senin olanlar sonunda sana ulaşır her ne kadar güçlüde olsan zararına olan şeyleri  kendinden uzaklaştıramazsın.

   Hz.Ali (a.s.) Duyurdu ki Halkın arzularını yerine getir ,onlara güzel övgü de bulun ,tahammül ettikleri zorlukları sürekli dile getir .Çünkü yaptıkları güzel işler çokça zikretmek yiğitlikleri hareketlendirir geri kalmış olanları işe teşvik eder. Ön çelikle tanıtın.  

 

 İnsanlar huzurluysa bilin ki orda Allah korkusu eşitlik, iman ,ilim, bilim, edep ve adalet vardır                
                                                 
YANI KISACA Cumhuriyet vardır.   

     Cumhuriyet gücü “yaratanın adaletin” den ve insanlara vermiş olduğu güçten gelir                                                                                    

                    Kan ve kemik tüm insanlarda bulunur. Farklı olan yürek ve niyettir                                                              

                                                           Çoban saklı şifa     

                                                                SABIR  

                             "Her kim zerre kadar hayır işlemişse onu görecektir. "            


                              "Her kim, zerre kadar şer işlemişse onu görecektir."       

                                              Çoban sakli şifa         

                                VAR ETMEK ALLAHIN İZNİ İLE

   Hz .Alinin (s.a.a) Çocuklarına  yazdığı mektupla, (Hz ALİ (a.s.) Hz Hasan ve Hz Hüseyin’e yazdığı  mektupta  şöyle buyurdu. ”ALLAH" ‘tan korkmanızı, dünya sizi istese bile onu istememenizi  vasiyet ederim. Ona  ait bir şeye ulaşmadığınız veya kaybettiğiniz için üzülmeyin .Hakkı söyleyin ,ahiret ecri için çalışın .Zalime düşman ,mazluma yardımcı olun.)  

    Basîret; hakla-batılın, hidâyetle-dalaletin, hayırla-şerrin, doğru ile yanlışın birbirinden ayrıldığı marifet, bilgi ve kalp nurudur. Basîret; ilham ile veya tecrübe ve öğrenme sonucunda oluşur. Çoğulu, besâir dir. 

          ” Hayırlı insanlarla arkadaşlık etki onlardan biri sayılasın şer insanlardan    

                                                sakın ki onlardan sayılmayasın”    

                                            Çoban sakli şifa      

                         "Her kim zerre kadar hayır işlemişse onu görecektir. "    
                                   
                          
"Her kim, zerre kadar şer işlemişse onu görecektir."         

                     
                                 
                       Çoban sakli şifa    


H.z Ali (s.a.a) ilim kapısı
” İlim bir noktadır. Cahiller onu çoğaltmış insan oğlunun ne kadar yetersiz anlayış körlüğü kavrama yetersizliği dir”. Allahın bizlere bağış etmiş olduğu beynimizi kullanmadan acıziyet için de olduğumuzu  anlattığı gibi, aynı zamanda var oluş, büyük patlamayla ulaştı”… Şimdi Bunun adına  Big bang diyorlar..

          “Cahil yoktur sadece o kurnazdır.. Bir gün gerçekler ortaya konulacak “.

                                         Çoban sakli şifa   

          Her asırda birkaç kişi düşünür. Diğerleri onların düşündüklerini düşünür.     

 Rivayet 124.000 Peygamber geldiği söylenir .Allah sadece iman etmemizi söylese de sadece iman edilen peygamberler yaşarken gerçek iman edilmesi  vefatları sonrası kendi çıkarları doğrutusun da hareketleri …. Her seferinde sabırla  ALLAH  imana çağırması her gelen peygamber zamanları dürüst ve doğru hareket… Peygamber ölümleri sonrası  iyi niyet doğruluk görülmediğinden rabbim bir şekilde felaketler gönderse de insanoğlu anlamamakta doğruları yapmamaktadır….Kuranda geçen 27 peygamber 2 salih Semavi kitap 4gönderilmiş… Son Peygamber (Hz Muhammed )(Ölüm öncesi vekil bırakılsa da…)  Kuranı kerim Kitap olarak göndermiş… Sabırla imana yönlendirilmiş artık şimdiki zamanın son olduğu artık imtihan da olduğumuzu kısa notlarla anlatmaktadır…Okuyup anlamak.. Oku....İZAFİ ZAMANI HER ŞEYİ ANLATMAKTA   

İzafi hareket ya da ``nispi``, ``bağıl`` veya ``relatif hareket``   belirli iki hızda hareket halindeki iki cismin, birinin diğerine göre nisbeten hareketine izafi hareket denilir. Yani iki cimin hızlarının farkı izafi hareketin hızını vermektedir

 Einstein’ın en meşhur keşfi İzafiyet Teorisi’dir. Fizikle ciddi bir şekilde ilgilenmeyen birçok kişi hâlâ bu teorinin ne demek istediğini anlayabilmiş değildir. Oysa  Kuran ancak bu teoriyle anlaşılabilen gerçeklere 1400 yıl önce işaret etmektedir.   Einstein, izafiyet ile ilgili açıklamalarını “özel İzafiyet Teorisi” ve “Genel İzafiyet Teorisi” diye iki çalışmada toplamıştır.

Dedi ki “Yeryüzünde kaç yıl kaldınız?” Dediler ki Bir gün veya bir günün birazı kadar kaldık, sayanlara sor. 23 Muminun Suresi 112-113

Onları toplayacağı gün sanki sadece birbirleriyle tanışacakları gündüzün bir saati kalmışlar gibi gelir 10 Yunus Suresi 45

 Hamdolsun Evren’i, yeryüzünü ve ikisinin arasında bulunanları altı devir de(yevm)yarattık, hiçbir yorgunluk da duymadık. 50Kaf Suresi 38

Gökten yere her işi çekip çevirir. Sonra sizin saymakta olduğunuz bin yıla denk bir günde O’na yükselir. 32 Secde Suresi 5

Melekler ve Ruh, süresi elli bin yıl olan bir günde O’na yükselirler. 70 Mearic Suresi 4

Öldüğümüz gün benim mahşeri göreceğim gündür .Benin ve dünyada olup biteceğini göreceğim gündür… Sadece gelecek zaman birimi Allah yaratana mahsus dur…

Gelecek gün bil ki konuşulan sesler gelecek insan oğluna akacak ve yaşayacaklar geçmişe dönerek daha iyi anlayacaklar…Geleceklerine umutla bakacaklar….Savaşmıyacaklar Ekmeğini aşını paylaşacaklar..

       Her asırda birkaç kişi düşünür. Diğerleri onların düşündüklerini düşünür.        


   
 Müslümanlık bir sandıkta kitli, açılmış olsa Dünyada herkez  Müslüman olur…
     

                    "Her kim zerre kadar hayır işlemişse onu görecektir. "                          

                            "Her kim, zerre kadar şer işlemişse onu görecektir."  

                                              Çoban sakli şifa           

  

                      H.z  Muhammed  ve Ehlibeyte inananların

                      GADİR-İ HUM BAYRAMI MÜBAREK OLSUN 

  Gadir-i Hun’da Hz Ali (s.a)  Hakkında nazil olan ayetlerden biri de şu ayettir. ”Bugün size dininizi kamil ettim. Üzerinizdeki  nimetimi tamamladım ve size  din olarak islam’ ı seçip beğendim”                                                  

                                          Çoban sakli şifa        

                                                              (S.A.V)                 

                                      (Hz Muhammed)                           

           "Hepiniz Çobansınız her biriniz kendi sürünüzden mesulsünüz."     

Resulullah(s.a.v.)Beni yemene gönderirken tavsiye mahiyetinde şöyle dedi :”Ey ALİ !! İstihare eden şaşırmaz ,İstişare eden pişman olmaz .Sakın gecenin başında kalkıp yola çıkma. Çünkü Yüce Allah ,gündüzde saklamadığı şeyleri, gecede saklayıp dürer.Allah adıyla sabah erkenden yola çık.”

Bu günkü işi yarına bırakma. ÖNCE danış .Danışa danışa dağları aş. Danışmadan iş yaparsan olduğun yerde Bocalarsın ve kendini üzersin. Bu günü yarına yarınları başka günlere bağlama. Niyeti temiz tut.  “Ya Allah de yeter. Gerisini yaratana” bırak yeter. Çoban sakli şifa

 

Resulullah ( s.a.v.)Gadir-i Hun’da Hz Ali ‘yi Halife tayin ettiğinde orada bulunanlar o’nun tebriğk etmeye başladılar Hz Ebu bekir  ve Hz Ömer Hz.aLİ’yi ilk kutlayan kimselerdendirler .Onlar dan her biri Bu makam sana kutlu olsun ey Ebu talibin oğlu ..Sen her  mü’min  erkek kadının mevlası  oldun diyorlardı..


Resulullah ( s.a.v)
Buyurdu’ ki :”Allah ‘tan  ve sizleri muhatap kılan Peygamber ‘inden yani benden sonra da Ali, Allah’ın emriyle sizin irade sahibiniz ve imamınızdır. İmamet makamı ondan sonra da Allah ve Resulüyle görüşeceğiniz güne kadar benim neslimin ,onun çocuklarının hakkıdır.

 

Resulullah (s.a.v)” Buyurdu ki :Ben sizden önce (Kevser )havuzun  başına  gideceğim ,siz orada benim yanıma geleceksiniz .O havuzun genişliği San ‘a ve Busra  arası kadardır O havuzda yıldızlar sayısında kadehler vardır Benden sonra iki değerli emanet olan Kur’an ve Ehl-i Beythakkında  nasıl davranacağınıza bakın .”İki değerli emanete sahip çıkın

 Ehl-i beyt, bir İslam dini terimi. İslam dininin son peygamberi Muhammed'in ev ahalisi ve akrabalarını, kısacası ailesini tanımlamak için kullanılır.

San’a Yemen de

Busra Suriye de

Havz yani, kevser havuzu yüce Mevla’mızdan biz kullara ikramdır. Rabbimiz bu güzel ikramı peygamberine vermiştir. Allah’ımızdan ümidimiz isteğimiz dünyada havz hakkındaki bilgiyi, ahirette de o güzelliğin tadını biz kullara nasip etmesidir. Havzun özelliklerinden biri şöyledir; Havzdan içen bir kişi hiçbir zaman susamaz. Kevser İslam dinimize göre, cennette olan değerli bir nehirdir.


 Re
sulullah
  (s.a.a) Ahir zaman alametleri  hakkındaki  bir hitabında buyurdu ki “Namazı zayi etmek ,şehvet peşinde gitmek ,heva hevese uymak zenginleri  ululamak  ve dini dünyaya satmak ahir zamanın alametlerindendir. O zaman  mü ’minin  kalbi, gördüğü kötülüklerden ve onları önlemeye gücünün olmadığından dolayı ,tuzun suda eridiği gibi karnında erir.”

  (Nefsin arzû ve isteklerine hevâ denmesi, kimde bulunursa onu Cehennem'edüşürdüğü içindir. Hevâ sâhiblerine de ehl-i hevâ denmesi, bunlar Cehennem'e düşeceği içindir. )                                                          
                                                             
     
Resülullah (s.a.a.)Ahir zamanla ilgili yaptığı konuşmada buyurdu ki “O zaman ihtiramkalkacak ,günah kazanılacak ,kötüler iyilere musallat olacak ,yalan yaygınlaşacak ,inat aşikar olacak ,fakirlik çoğalacak elbiselerle övünecekler ,zamansız yağmurlara uğrayacaklar.

 ihtiram :Hürmet olunmak, tazim olunmak, hürmet, saygı.

Başını yastığına koy ve fakirliği kucakla ,şehvetleri kov ,heva  ve hevese karşı çık, hiçbir zaman Allah’ ın  gözünden  kaçmadığını bil, dolayısıyla nasıl olduğuna nasıl olacağına dikkat et. Her şeyi gören bilen RABBİM dir.


Resülullah (s.a.v) 
Buyurdu ki: “Şahadette bulunurum ki her şeyin azameti karşısında tevazu gösterdiği ve her şeyin izzeti karşısında  zelil olduğu ve her şeyin kudreti karşısında teslim olduğu ve her şeyin heybeti karşısında boyun eğdiği ilah o’dur.”

Zillete düşmiyerek şeref ve haysiyeti muhafazaya çalışmak. Vakar.(Gıybet, ehl-i adavet ve hased ve inadın en çok istimal ettikleri alçak bir silahtır. İzzet-i nefis sahibi, bu pis silaha tenezzül edip istimal etmez. M.) (Osmanlıca'da yazılışı: izzet-i nefis)

Zelil olmak nedir ile ilgili Hadis“Nefsini zelil eden, dinini aziz etmiş, nefsini aziz eden dinini aşağılamış olur.”

Zelil olmak nedir hakkında ki Ayet: “Onları görürsün; zilletten başlan önlerine düşmüş bir halde, ona (ateşe) sunulurlarken göz ucuyla sezdirmeden bakarlar. İman eden­ler de: Gerçekten hüsrana uğrayanlar, kıyamet günü hem kendi nefisle­rini, hem yakın akraba (veya yandaşlarını da hüsrana uğratmışlardır’ de­diler. Haberiniz olsun; gerçekten zalimler, kalıcı bir azab içindedirler.  

                              Çoban sakli şifa                 

                                          
                                            
(Hz Ali)   

            "  İnsanlarla konuşun insanların akıllarının erebildiği kadar."            

Hz Ali a.s şöyle buyurdu “Beni bir dağ bile sevse parça parça olur.”

Hz Ali (a.s)Üzerinde yamalı gömlek görüp nedenini sorduklarında şöyle buyurdular ”Bununla kalp mütevazı  olur , asi nefis ram olur ve mü’minler ondan örnek alır. Dünya ve ahiret iki uyumsuz düşman ve iki farklı yoldurlar . O halde kim dünyayı  sever ve gönül verirse ,ahirete buğzeder  ve ona düşman kesilir Bunlar doğu ve batı gibidirler.”   

    Hz ALİ (a.s.) Hz Hasan ve Hz Hüseyine yazdığı  mektupta  şöyle buyurdu. ”ALLAH" ‘tan korkmanızı, dünya sizi istese bile onu istememenizi  vasiyet ederim. Ona  ait bir şeye ulaşmadığınız veya kaybettiğiniz için üzülmeyin .Hakkı söyleyin ,ahiret ecri için çalışın .Zalime düşman ,mazluma yardımcı olun.    

   Hz Ali (a.s) Akıllı olan nasihatten öğüt alır ve yola gelir .Sabrın gücü  güzel ,yakınken sana yönelen dertleri ,belaları kendinden uzaklaştır .İtibarı bırakan zulme sapmıştır. Gerçek dost senin yokluğunda bile doğru dost olandır…

   Hz.Ali (a.s.) Duyurdu ki Halkın arzularını yerine getir ,onlara güzel övgü de bulun ,tahammül ettikleri zorlukları sürekli dile getir .Çünkü yaptıkları güzel işler çokça zikretmekyiğitlikleri hareketlendirir geri kalmış olanları işe teşvik eder. Önçelikle tanıtın.                           

H.z Ali(a.s.) Diyor ki Çocuklarınıza servet bırakma telaşına girme çünkü çocuklar Salihevlatlar ise servet dünyalık istemezler…Yok Salih  değilseler onlara bırakacağınız servet onların günahlarını arttırır ve bir nevi zülümdür..

   Hz ALİ (a.s.) Hz Hasan ve Hz Hüseyine yazdığı  mektupta  şöyle buyurdu. ”ALLAH" ‘tan korkmanızı, dünya sizi istese bile onu istememenizi  vasiyet ederim. Ona  ait bir şeye ulaşmadığınız veya kaybettiğiniz için üzülmeyin .Hakkı söyleyin ,ahiret ecri için çalışın .Zalime düşman ,mazluma yardımcı olun.    

  Resulullah  (s.a.a) Ahir zaman alametleri  hakkındaki  bir hitabında buyurdu ki “Namazı zayi etmek ,şehvet peşinde gitmek ,heva hevese uymak zenginleri  ululamak  ve dini dünyaya satmak ahir zamanın alametlerindendir. O zaman  mü ’minin  kalbi, gördüğü kötülüklerden ve onları önlemeye gücünün olmadığından dolayı ,tuzun suda eridiği gibi karnında erir.”

  (Nefsin arzû ve isteklerine hevâ denmesi, kimde bulunursa onu Cehennem'e düşürdüğü içindir. Hevâ sâhiblerine de ehl-i hevâ denmesi, bunlar Cehennem'e düşeceği içindir. )

 

 Hz Ali (a.s) Duyurdu ki “Ordu Allah ın izniyle halkın sığınağı ,valilerin ziyneti ,dininizzeti ,emniyetin vasıtasıdır .Halk ,ancak onunla ayakta durur .Ordu da ancak Allahın onlar için çıkardığı vergiyle ayakta durabilir ve düşmanlarına karşı güç kazanır.”      

                                   
                                       Çoban Sakli şifa 


Devlet para toplamayla büyümez ,Taban yapılanmayla  büyür, taban sağlamsa yapıda sağlamdır
   

          Yapılanmayla alınan vergi Helal dır. Harcanılan para yapılanmamışsa Haram dır.    

          İnsanlar huzurluysa bilin ki orda Allah korkusu iman ,ilim, bilim ve adalet vardır 

                                                        Çoban Sakli şifa  

    Hz Ali (s.a.a) Buyurdu ki “Allah’a yemin olsun ,onların karşısına tek başına çıksam onlarda bütün yeryüzünü kaplamış olsalar yine korkmam .Rabbimle yakın ile birlikteyim Ben Allah’a  kavuşmayı özlüyorum .O’nun güzel karşılığını ümit ediyor bekliyorum”        
                                             
Çoban sakli şifa   

Hz Ali Oğlu Hz Hasan’a şöyle buyurdu Amel  ettiğinde zarara uğramayacağın şu dört hususu benden öğren. En büyük zenginlik  akıldır, en büyük yoksulluk  ahmaklıktır, en korkunç şey  kendini beğenmektir, en değerli büyüklük güzel AHLAKTIR..   
 
                                    
 Çoban sakli şifa                                      

Hz Ali (a.s )Şöyle buyurdu  “Sana selam verildiğinde ,sen daha güzel bir şekilde selam ver, sana doğru iyilikle uzanan ele sen daha üstün bir şekilde karşılık ver ,her halükarda üstünlük ,ilk iyilik yapanındır.

  Böylece Müslüman fertler inancını aşkla yaşayacaklar Feraset ve Basiret ile olaylara bakmayı  doğruya sahip çıkıp yanlışa karşı durmayı başaracaktır. O zaman mazlum sahip bulacak zulüm ortadan kalkacaktır.

(Feraset ve basiret sahibi bir insan, karşılaştığı bir olayı, bir tavrı ya da bir sözü en doğru şekilde analiz edebilme yeteneğine sahiptir. Geçmişte edindiği tecrübelerdenen akılcı sonuçları çıkarır ve bu bilgileri ilerisi için en isabetli şekilde kullanmayı bilir. İçerisinde bulunduğu ortamı, şartları ve imkanları akılcı bir bakış açısıyla değerlendirir ve bu şartları olabilecek en iyi seviyeye getirmeyi ve elindeki imkanları en iyi şekilde kullanmayı başarır. Bir işe atılacağı zaman mutlaka bu konuda gerekli olabilecek her türlü tedbiri alır, olası aksaklıkları tespit eder ve bu doğrultuda hareket eder. Her konuşması isabetli, her tavrı itidalli ve her düşüncesi keskin bir aklın ve kavrayışın ürünüdür.)  

    Hz .Ali  a.s  Şöyle Buyuru “Yeryüzünde Allah’ın azabından iki eman vardır .Onlardan biri kandırılmış (elden çıkmış )diğeri ise yanınızdadır ,o halde ona sarılım Kandırılmış olan (eman)  Resulullah: baki kalan (eman) ise istiğfardır”..

Eman

Bir kimseye veya düşmana; söz, işâret veya yazı ile, mal ve can güvenliğinin emniyet (güven) altında olduğunu bildirme.

İlticâ edenlere emân vermekte bütün Müslüman lar eşittir. Halktan herhangi biri de bu hakka sâhiptir. O hâlde kim bir Müslümanın ahdini (verdiği sözü) bozarsa, ona ihânet ederse, Allah'ın, meleklerin ve bütün insanların lâneti onun üzerine olur.

İstiğfar  

İstiğfar kelimesinin sözlük anlamı  bağışlanmayı dilemektir. Terim anlamı ise: yaptığı kötülüklerden pişman olup, Allah’tan bağışlamasını dilemektir. 

                                      Çoban sakli şifa                    

                                  ALLAH KORKUSU          

Hz.Muhammed (s.a .v) Câhiliye toplumunda yaygın olan ve aldanmaya, haksızlığa ve sömürüye yol açan alışveriş türlerini yasaklamıştır.

Hz.Muhammed (s.a.v)  Ticari bir malı pahalanması gayesiyle stoklayıp piyasaya arzını geciktirmeyi (ihtikâr) yasaklamıştır. 

 Hz. Muhammed (s.a.v)  Mallarını ucuza kapatmak maksadıyla köylüyü, üreticiyi ve ihracatçıyı şehir dışında karşılamayı yasaklamıştır 

 Hz.Muhammed (s.a.v)  Hilenin haram, kötü ve yanlış bir davranış olduğunu, dünyada ve ahirette sorumluluğa neden olduğunu bildirmiştir. Bu meyanda "Bizi aldatan bizden değildir. 

Hz.Muhammed (s.a.v)  Tüketicinin korunması için gerekli tedbirleri almıştır. Mesela bu amaçla kalite kontrolü üzerinde durmuştur. Çürük ve bozuk mal satmayı, kalitesiz malı kaliteli malla karıştırmayı yasaklamıştır. 

   Haram : İnsanın vücuduna ve ruhuna kendine ve  başkasına, zararlı şeyler veren dır.

    Helal : İse insanın sağlığına ve ruhuna kendine ve başkasına faydalı şeyler veren dır                                   
   Hz Ali a.s Buyurdu ki Doğru idrak eden  ilmin derinliğini kavrayan da şeriat kaynağından kanmış olarak döner ,hilm sahibi olan yaptığı işlerde aşırılığa kaçmaz ve insanlar arasında övgüye  layık bir şekilde yaşar. 

 Hz Ali (a.s) Duyurdu ki Ordu Allah ın izniyle halkın sığınağı ,valilerin ziyneti ,dininizzeti ,emniyetin vasıtasıdır .Halk ,ancak onunla ayakta durur .Ordu da ancak Allahın onlar için çıkardığı vergiyle ayakta durabilir ve düşmanlarına karşı güç kazanır.”    


 
Hz Ali (s.a.a) Buyurdu ki Allah’a yemin olsun ,onların karşısına tek başına çıksam onlarda bütün yeryüzünü kaplamış olsalar yine korkmam .Rabbimle yakın ile birlikteyim Ben Allah’a  kavuşmayı özlüyorum .O’nun güzel karşılığını ümit ediyor bekliyorum” 

   Geçmişte 8 milyon nüfuslu orduyduk, şimdi 80 milyon her kez de et kemik vardır ama imanyoktur. Bazıları mesai saatine bakar  , bazıları şehadet  saatine  .Bazıları joistik destek bekler, Bazıları  namusunu vatanını  ben den sonra  korunacağını bilir, bilir benden  sonra yerini  dolduracak imanlıyı beklemeden .Dünya gelen dört kitaba inanarak …Allahu ekber der.   

                                             Çoban sakli şifa          

Hz. Ali (a.s.) Duyurdu ki Halkın arzularını yerine getir ,onlara güzel övgü de bulun ,tahammül ettikleri zorlukları sürekli dile getir .Çünkü yaptıkları güzel işler çokça zikretmek yiğitlikleri hareketlendirir geri kalmış olanları işe teşvik eder. Öncelik le tanıtın.     

  Her kim “Allah yolunda” yürüyen  kimseyle  uğraşılırsa bilsin ki . Parçalanacak ülke beklerken parçalanacak ülke olursunuz “ Allah” yolundaki samimiyetiniz  yok ise İçinizdeki parçalanma zamanınız  gelmiştir. 

  20 Milyon altın verip devlet kurmadık, Kardeş kanları dökülerek kuruldu bu topraklar.    

 Bu topraklara vatan bayrak ve namus  için bedel ödenecek se vereceğimiz can ve kandır..   

          Sadece Dağlarda yaşayan çoban gerisini siz düşünün …Bir gider Bin gelir...                                  
Hz Ali   (a.s)
  Buyurdu ki Zaman iki türlüdür. Bir gün lehine ,Bir gün de aleyhinedir Dünya elden ele gezen bir yurttur .Her ne kadar zayıfta olsa ondan senin olanlar sonunda sana ulaşır her ne kadar güçlüde olsan zararına olan şeyleri  kendinden uzaklaştıramazsın.  

                Kaç para kaybettiğim değil, Kaç insan kazandığım önemli.

                                       Parayı kolay kazanırsın ama insanı zor.     

                                                          Çoban saklı şifa  


H.z Ali (s.a.a) ilim kapısı…” İlim bir noktadır. Cahiller onu çoğaltmış insan oğlunun ne kadar yetersiz anlayış körlüğü kavrama yetersizliği dir”.” Allahın bizlere bağış etmiş olduğu beynimizi kullanmadan acıziyet için de olduğumuzu  anlattığı gibi, aynı zamanda var oluş,büyük patlamayla ulaştı”… Şimdi Bunun adına  Big bang diyorlar.. 

          “Cahil yoktur sadece o kurnazdır.. Bir gün gerçekler ortaya konulacak “ 

 

                             NESİLLERDEN  GELEÇEK NESİLLERE DÜNYA                                               

H.z Ali(a.s.) Diyor ki Çocuklarınıza servet bırakma telaşına girme çünkü çocuklar Salih evlatlar ise servet dünyalık istemezler…Yok Salih  değilseler onlara bırakacağınız servet onların günahlarını arttırır ve bir nevi zülümdür..

  "Eğer çocuğunuzu iyi yetiştirmek istiyorsanız ona harcadığınız parayı yarıya indirmeniz,  

                  onunla geçirdiğiniz vakiti ise iki katına çıkarmanız yeterlidir...."    

     ''Ona bir yaşam kurmayın; çocuğunuzun, kendi yaşamının mimarı olmasına yardımcı olun.''

                                                       Çoban sakli şifa          

 

   Hz Ali a..s. Şöyle buyurdu “Ey insanlar Konuştuğunuzda duyan ve gizlendiğinizde bilen Allah’tan korkun .Kaçtığınızda size yetişen ,durduğunuzda sizi yakalayan ve unuttuğunuzda sizi  unutmayan ölüme hazırlanın.”

                                                  Çoban sakli şifa

.Hz Ali a.s Buyurdu ”İnsan ölüm okların hedefidir. Ömründen bir günde ayrılmadıkça yeni bir güne kavuşamaz o halde biz ölümün yardımcılarıyız vücudumuz ölüm oklarının hedefidir. O halde nasıl ebedi kalmayı ümit edebilirsiniz..”

                                     Çoban sakli şifa                        

   “Akıllıyı bize tarif et” dediklerinde Hz Ali  (a s) buyurdu ki “Akıllı, her şeyi  layık olduğu yere koyandır.” “Cahili de tarif et “dediklerinde ise “Akıllıyı tarif etmekle cahili de tarif ettim” buyurdular.   

Hz Ali a.s Buyurdu ki “Sana vefasızlık edenden ayrılman senin mükafatındır .İştişare hidayetin kendisidir. Kendi görüşüyle yetinen , kendini tehlikeye atmıştır. Sabır, musibetleri uzaklaştırmaktadır. Sabırsızlık, zamanın (insanı yok etmedeki) yardımcılarındandır .Dostluk istifade edilen yakınlıktır..                                                      

                                    Çoban sakli şifa              

   ” Resûlullah (s.a.a.) Gadir günü Hz. Ali’nin kolunu kaldırarak, “Ey Allah’ım! Onu seveni sen de sev; ona düşman olana Sen de düşman ol! Ona yardım edene Sen de yardım et; onu yalnız bırakanı Sen de yalnız bırak ve her nereye gitse hakkı onunla beraber kıl” buyurdu.

Resûlullah’a, “Yarışıp öne geçenler de, öne geçmiş öncülerdir işte onlar yakınlaştırılmış olanlardır” ayeti hakkında sorulduğunda, “O ayet peygamberler ve vasileri hakkında nâzil olmuştur. Ben, bütün peygamberlerin en üstünüyüm, Ali de bütün vasilerin en üstünüdür” buyurdu

Hz. Ali (a.s.) buyurdu: “Övünmeyi ve kibri bırak, kabri hatırla, çünkü varacağın yer oradan geçer, ne yaparsan onu bulursun, ne ekersen onu biçersin, bugün ne hazırladıysan, yarın sana o sunulur. Adımına yer hazırla, o gün için bir şeyler gönder”

Hz. Ali (a.s.) buyurdu ki: “Gönlünüzde gizlediğiniz şu asabiyet ateşini, cahiliye kinini söndürün. Çünkü Müslüman’daki bu yersiz kıskançlık, şeytanın tehlike, tekebbür, bozgunculuk ve üflemesindendir”

 Resûlullah (s.a.a.) buyurdu ki: “Her kim kurtuluş gemisine binmek isterse, Ali’yi sevmeli, onun düşmanına düşman olmalı ve onun evlatlarından olan hidayet İmamlarını imam edinmelidir. Şüphesiz onlar benim halifelerim, vasilerim ve benden sonra Allah’ın halka hüccetleridirler”

Resûlullah (s.a.a.) buyurdu ki: “Allah, Ali’yi sizlere veli ve İmam olarak tayin etmiş, itaatini bütün herkese farz kılmıştır. Onun sözü ve hükmü geçerli ve haktır; karşı gelenler mel’un, tasdik edenler rahmet içerisindedirler. İşte bunu işitin ve itaat edin”

Resûlullah (s.aa) şöyle buyurdu: “Mâide Suresi Kur’an’ın en son inen bölümüdür; onun helal ettiği şeyleri helal ve haram ettiği şeyleri de haram olarak kabul ediniz”

Resûlullah (s.a.a.) bir duasında buyurdu ki: “Ey Allah’ım, ben de Senin kulun ve peygamberinim; Sen benim de göğsümü aç; işimi kolaylaştır. Bana kendi ehlimden Ali’yi vezir (halife, yardımcı) karar ver; onunla beni güçlendir”

Hz. Ali (a.s.) buyurdu: “Peygamberinizin Ehl-i Beyt’ine dikkat edin; onların yolundan ayrılmayın; onlara uyun. Onlar sizi asla doğru yoldan çıkarmazlar. Onların önüne geçmeyin. Aksi takdirde yolunuzu kaybedersiniz; sersemleşir, sapıtır gidersiniz. Onlardan geride de kalmayın; yoksa helak olur bitersiniz”

Hz. Ali (a.s.) buyurdu ki: “Dünyanın yüceliği ve övüncü hususunda yarışmayın. Ziynet ve nimetlerine aldanmayın. Derdinden, mihnetinden sızlamayın. Zira izzeti de övüncü de bir gün biter. Dünyadaki her müddetin sonu gelir. Her diri, sonunda fani olur”

Resûlullah (s.a.a.), “Tuba, Cennette bir ağaçtır. O ağacın kökü benim evimde, dalları ise cennet ehlini gölgelemektedir” buyurduğunda, “Ya Resûlallah, sana daha önce sorduğumuzda, Tuba’nın kökü Ali’nin evinde, demiştiniz” denilince, “Benim evimle Ali’nin evi bir değil mi?” buyurdu

Resûlullah (s.a.a.), Hz. Ali ve İmamlar hakkında buyurdu ki: “Allah’ın bana öğrettiği bütün ilim ve hikmetler Ali’nin nezdindedir. O halde, ondan sorun, ona ve ondan sonra olan vasilerime bir şey öğretmeye kalkışmayın, ne onlara bir şey öğretin, ne onlardan öne düşün, ne de onlara karşı gelin”

Hz. Ali (a.s.) buyurdu ki: “Yükünüzü hafifletin de kervana katılın; çünkü ilk gideniniz, son geleni beklemektedir. Kulları ve beldeleri hakkında Allah’tan korkun. Allah’a itaat edin, O’na isyan etmeyin, hayrı gördüğünüz zaman onu alın, şerri gördüğünüzde onu terk edin 

Hz. Ali (a.s.) buyurdu ki: “Geceler ve gündüzler Allah’ı eskitemez, aydınlıklar ve karanlıklar, O’nu değiştiremez. Hakkında bir had, nihayet, inkıtaa uğramak veya son söz konusu edilemez. Dil ve damak olmadan haber verir. Alet ve işitme cihazı olmadan işitir. Konuşur fakat laf söylemez”

Hz. Ali (a.s.) buyurdu ki: “Ölümü çokça hatırlamanızı ve O’ndan gafletinizi azaltmanızı tavsiye ederim. Sizden gaflet etmeyen bir şeyden nasıl gafil olabiliyorsunuz? Gözlerinizle gördüğünüz kimselerin ölümü size öğüt olarak yeter. Onları bineksiz olarak kabirlere taşıdılar, iradesi olmadan oraya gömüldüler”

Hz. Ali (a.s.) buyurdu: “Kim Allah’tan sakınırsa Allah, onun için fitnelerden bir çıkış yolu ve karanlıklarda bir nur verir. Gölgesi Allah’ın Arş’ı, nuru O’nun cemali, ziyaretçileri melekler, arkadaşları peygamberler olur”

Başkasının kendi üzerinde hakkı olanın da, başkası üzerinde hakkı vardır. Birinin üzerinde hakkı olan, ama başkasının kendi üzerinde hakkı olmayan biri olsaydı, bu yaratıkları değil, ancak münezzeh olan Allah olurdu.

Hz. Ali (a.s.) münafıklar hakkında buyurdu ki: “Onlar saptırıcı sapıklar ve hata işleyip insanı hataya sevk edenlerdir. Renkten renge giren, her türlü entrikayı çeviren, her yoldan sizi kasteden, her gözetleme yerinde sizi gözetleyenlerdir. Kalpleri hasta, zahirleri ise temizdir. Sinsi sinsi yürür, görünmeden gizlice hareket ederler”

Hz. Ali (a.s.) buyurdu ki: “Muttakilerin kalpleri mahzundur. Kötülüklerinden herkes emindir, bedenleri zayıf, ihtiyaçları az ve iffetlidirler. Rableri onlara bu kârlı alışverişi kolaylaştırmıştır. Dünya onları ister, onlar dünyayı istemezler”

Hz. Ali vasiyetinde buyurdu ki: “Sapıklık olacağından korktuğun bir yola girme. Çünkü sapma ihtimali olan yollardan kaçınmak, o korkunç yerlere girmekten daha iyidir. Marufu emret ve ona uyanlardan ol, münkeri elinle ve dilinle ortadan kaldır. Münkeri yapanlardan tüm çabanla sakın ve uzaklaş”

Hz. Ali (a.s.), oğlu Hz. Hasan’a buyurdu ki: “Ey oğlum! Şunu bil ki hiç kimse, Allah’tan Resûlün (s.a.a) getirdiği gibi haber getirmemiştir. O’nu, mutluluğu sağlayan rehber ve kurtuluşa götüren lider olarak kabul et. Ben sana öğüt vermekte kusurlu davranmadım. Ne kadar çabalarsan çabala, benim seni düşündüğüm kadar sen kendini düşünemezsin”.

Hz. Ali (a.s.) Muaviye'ye yazdığı mektupta şöyle buyurdu: "Heva ve hevesi onu çağırmış, o da uymuş; sapıklık onu gütmüş, o da kendisine tabi olmuş; anlaşılmaz hezeyanlar savurur, çarpar ve sapıtır"

Resûlullah (s.a.a.) buyurdu ki: “Şahadette bulunurum ki her şeyin azameti karşısında tevazu gösterdiği ve her şeyin izzeti karşısında zelil olduğu ve her şeyin kudreti karşısında teslim olduğu ve her şeyin heybeti karşısında boyun eğdiği ilah O’dur”

Resûlullah (s.a.a.) buyurdu ki: “Ali bin Ebi Tâlib benim kardeşimdir, vasimdir, ümmetim üzerinde benim halifemdir ve benden sonra imamdır. O’nun bana oranı Harun’un Musa’ya olan oranı gibidir. Sadece şu farkla ki benden sonra peygamber gelmeyecektir. O Allah ve Resulünden sonra sizlerin ihtiyar sahibidir”

Hz. Ali  a.s buyurdu ki: “Öfkeden sakın. Çünkü o şeytanın sebep olduğu düşük akıllılıktır. Seni Allah’a yaklaştıran şeyin, ateşten uzaklaştırdığını, Allah’tan uzaklaştıranın da ateşe yaklaştırdığını bil”

Hz. Ali (a.s.), Muaviye’ye buyurdu ki: “Durmadan akan, çamura benzeyen cıvık ve kaygan bir yerde veya yolu tanımadan çöllerde yürüyen kimse gibisin. Sana çok uzak ve ulaşması zor olan bir zirveye yükselmeye çalışıyorsun, işareti olmayan yolda yürüyorsun”

Resûlullah (s.a.a.), ahir zaman alametleri hakkında buyurdu ki: “Münker (kötü) maruf (iyi) olacak, maruf da münker olacak, haine güvenilecek, güvenilen kimse ihanet edecek, yalan söyleyenler tasdik edilecek ve doğru söyleyenler de yalanlanacaklardır”

Resûlullah (s.a.a) şöyle buyurdu: “Yüce Allah buyuruyor ki: Benim katımda mahlûkatın en üstünü Muhammed ile kardeşi Ali’dir, sonra da Allah’a doğru vesile olan İmamlar gelirler. Benden bir şey dileyen, Muhammed ve O’nun masum soyu (Ehl-i Beyt’i) vasıtasıyla dilesin”

                                                    Çoban sakli şifa 

  Resûlullah (s.a.a.), ahir zaman alametleri hakkında buyurdu ki: “Münker (kötü) maruf (iyi) olacak, maruf da münker olacak, haine güvenilecek, güvenilen kimse ihanet edecek, yalan söyleyenler tasdik edilecek ve doğru söyleyenler de yalanlanacaklardır” 

Geçmişi anlarsak daha çok yakınlaşır öz olduğumuz daha iyi anlaşılır Çünkü diş dünya maske takmış insanlarla dolu…                                                                       

                                       Çoban sakli şifa  

                            

                  10 MAYIS 11 MAYIS  RERAT KANDİLİ

2017 yılında Berat Kandili 10 Mayıs 2017 gecesini 11 Mayıs 2017’e bağlayan gece kutlanacak. Ramazan ayından öncesi son kandil olan Berat anlamı itibariyle de büyük öneme sahip. Berat Kandili fazileti bol bir gecedir. Bu gecede amel defteri yazılır. O yıl içinde doğaca ve ölecek olanlar ile rızıklar Berat Kandili gecesinde amel defterine işlenir. Berat (Berâet),  Arapça' da temize çıkma anlamına gelir. Berat Kandili aynı zamanda Rahmet Gecesi gibi adlarla da anılır. Bu gün her şey yazılır çizilir an ve zaman geldiğinde varılacak olan son duraktır  

                      "Her kim zerre kadar hayır işlemişse onu görecektir. "             

                             "Her kim, zerre kadar şer işlemişse onu görecektir.”     

Bu gece Elini açmış dua ile şifa isteyen ,sağlık isteyen çoluk çocuk isteyen helal yoldan rızık isteyen herkesin duası kabul olması içn ellerimi açarak, ailemin, eşimin, çocuklarımın, onların arkadaşlarının ,ve bu güne kadar tüm tanıdıklarımın, onların tanıdıklarına, vatanıma, milletime bayrağıma, ölmüşlerin ruhlarına bu geçe el açan her kese el açıp “Allahlından” duacıyım duaları kabul olması için son isteğim olarak “rabbime” şükür ederek kabul olması dileğimle. .Asker polis ,önder önderler, vatan bayrağım ve kardeşliğimi sonsuza kadar birlik beraberlik olma dileğimle şükür ederek, (Şeytan fesat ,kin kusan toplumdan uzak kalmamızı uzak kalmaları isteğimdir) “yaratanımdan” Her kesin berat kandilini kutlarım.

     Dünyaya verilen güzel bir işarettir “Paylaşmak yardım etmek”

“Rabbim “ Ama ben seni sağlığına kavuşturacak, yaralarını iyileştireceğim” diyor…Yer yüzüne inen yardım senin geçmişlerini acı çektikleri için ,bu gün senin yardımın geleceklerin acısını almak için her sevgi yardım paylaşma gelecek hastalıklara şifa olacaktır.. Bu gün elini açıp ettiğin dua bil ki sana bu dünyada bilgi, ilim , hediyeni verecek gelecek dünyada sonsuz kapılar açacak…Sen el açıp isteki yaratanın kullarına ,mazlumların, dulların ,öksüzlerin ,yetimlerin, aç açıkta kalanların ön ayağı ol….Çoban   

                                          Çoban sakli şifa   

           İNSANLIĞA VE İNSANOĞLUNA VERİLEN  GÜN HATIRLATMA GÜNÜ              

                                                        23 24 NİSAN MİRAÇ

Mirac Gecesi Hakkin da Bilgi : Bu gece, peygamberimizin bütün insanlığı temsilen Cenab-i Hakkin yüksek huzuruna kabulü anlamına  gelen Miraç Gecesidir. 
Hicri Recep Ayinin 27 gecesinin tanık olduğu bu 'Büyük Buluşma' bizlere 
insanın ilahi rızaya ve desteğe ulaştığı akil ve idraki zorlayan nice üst derecelere 
ulasa bileşeceğini gösterdiği gibi, mana alemin de yükselip ilahi rahmet ve huzura erişmenin öncelikle gönül ve ruh temizliğinden, ahlaki erdemlere yükselişten her şeyin sahibi olan Yüce Allah'a bağlılık ve boyun eğmeden geçtiğini  hatırlatmaktadır.

 Bu gecede farz kılınan ve bizzat Peygamberimizin tarafından müminlerin miraç olarak nitelendiren oruç ,namaz da, iç dünyamızdaki yükselişi ve arin mayi ifade eder.

Binlerce çiçek var, ama gül başka. Milyonlarca insan var, ama dost başka. Milyarlarca gün var, ama bugün başka,” Rabbimden” çiçek istedik kırları verdi, ağaç istedik ormanları verdi, su istedik denizleri verdi, dost istedik insanlık verdi, “Allah “ biz insanlığa sana dana her kese  sevdiklerinle beraber mutlu ve huzurlu bir şekilde yaşamayı nasip etmesi için ,aç ,açıkta kalanları dul yetimleri, öksüzleri ,helal, haramı ,Şükür’ü ,bilerek,. sabaha kadar namaz kılmak, her gün oruç tutan ,kadar “ Allah “ yanında rütbesi vardır….Gül bahçesine girenler gül olmasa da gül kokarlar, kainatın en güzel gülünün kokusu üzerinizde olsun , Mevla çekirdeğe orman gizlemiş, yılanın zehrine derman gizlemiş, tahıl tanesine harman gizlemiş, mübarek gecelere cennet gizlemiş, Bu geçe ayrı geçe…Yıldızlara bakın Çoban insanlık için dua etmekte bu güne ve gelecek yaşam günlere…

” Rabbim Vatan Bayrağımı Halkımı Halk kardeşliğimi, birlik beraberliğimi ,obanı obanda yaşayan yarattığın her canlıyı, senin misafirin olarak gözüm gibi baktığım,” HER YERDE GÖRDÜN”…

 Benin senden istediğim bu geçe güzelliğine ,Her şeyi yerli yerine koyduğun güzellikler, insan oğlunun ,aklına ,düşünceler verdiğin bilim ,ilmi şu insan ırkına ,nimet ve hikmetleri, şu güzelim dünyayı anlasınlar diye verdin, ama insanoğlunun şu doyumsuzluk nefsini kör etkör etki nimet ve hikmetleri anlamaları, zaman birimi anı ver ki nimet ve hikmetleri anlasınlar…Kimin kimden üstünlüğünü görmeleri, kimin kimden üstünlüğünü görmeleri için bu dünyaya gideceğini bildiği halde, geldiği andan beri gideceği yeri göstermek bile bu dünyada nimet ve hikmetleri ,paylaşmanın sadaka olduğunu dünyanın huzur ve barış kardeşlik olduğu anlaması olacaktır.” Rabbim” ,Dul, yetim, öksüzleri, aç açıkta kalanları ,dar, darda olanları, kavuşmak isteyip te kavuşamayanları, anneliğe babalığa çocuk hasretiyle yaşayanları, bu geçe hürmetine yaratana el açıp ta dua edenlerin dualarını kabul et, Asker ,polis vatan görevleri için bizler için bekleyenlere sabır, ve muzaffer eyle tüm “dileklerini” kabul eyle, Vatanımı Bayrağımı Kardeşliği Önder ve Önderleri diş düşmanlardan koru…, “Rabbim”. Tek dileğim isteğimdir…. Doğada verdiğin nimet ve hikmetlere şükür…

 “Rabbim ihtiyacımız olduğunda yanımızdasın ,biz çölde avare dolaşan  insanoğluna doğru yolu gösteren,  Karanlıkta yol gösteren bir ışıksın, ve düşmanlarımızı ,yerle bir eden bir kılıçsın , dürüstlük yolumdan ayrılmayan, yalansız Dünya ,ve  insanoğlu… Nasip et… 

“ Dürüstlüğün kuralı yoktur.. sadece dürüst dür ..Tarih kayıtlarında yazar. .anılır. Sözcüklerin gücünü anlamadan, insanların gücünü
 anlayamazsınız  Gücünüzden şüphe ederseniz, şüphelerinize güç verirsiniz” 

İki yurt arasında dolaşan insanoğluna doğru yolu göster Rabbim” Vatan Bayrağımız Halkımı, ve dünyadaki insanoğlunu  yüzü maskeli şeytanlardan koru Rabbim” Her şeye gücün yeter Allah’ım” İstersen çöle su, ister yağmur, ister kar, yağdıran, çölü yeşile ,yeşili çöle döndüren, dünyayı yaratan güç sende var Rabbim” Senin yarattığın kulların bu dünyada eziliyor, mazlumlar göz yaşı, çocuklar yetim öksüz kalıyor, her şeyi gören ,her şeyi yerli yerine koyan  ,her şeyin zamanını bilen ,bu geçe ve yaşan gününe el açıp dua edenlerin  “Hayrlı “ dileklerini isteklerini ,bu geçe el açıp dua eden Çobanın bu isteklerini kabul et Allah’ım”  ." 

 
Gün bu gün zaman bu zamandır. Her şeyi gören ve duyan “ odur ki ” Şeytandan sakınır “RABBİME” sığınırım 

" Her kim zerre kadar hayır işlemişse onu görecektir. "  "Her kim, zerre kadar şer işlemişse onu görecektir…  


                                          Çoban saklı şifa   

  KURBAN VAZİFESİ ,KURBAN OLUŞUMU, KURBAN SAĞLIĞI, ŞİFASI ÇOKTUR

Bir incelerseniz ayrıntılı görürsünüz, Her dinde kurban vardır, Burada kurban edilecek hayvanların sağlığına ,soyuna bakılması gerekir.. Sağlıksız hayvan kesimlerinde çok ciddi sorunlar çıkabilir. Büyük küçük baş hayvanlardan sıçrayan milyonda bir görülecek sağlık sorunları önlemek için, sağlıklı hayvan kesimlerine bakmak lazım....

Muhakkak satım pazarlarında veya belediyeler bu yılla birlikte gelecek yıllara önem vermek ,birde soy kütükleri, gebe hayvanlara, kısır olmayan hayvanlara dikkat edilmesi ,bunlar başlıca gelecekte sorun getirecek faktörlerdir, zinciri kırıldı mı, GELEÇEK YILLARDA İTHALATA GEÇİLİR.. İşte o zaman ekonomi çok farklı boyutlarda olur... 

Kurban bayramı nasıl oluştu, ve kurban bayramı nasıl ortaya çıktı sorusunun yanıtı için, kurban bayramının oluşumu, ve kurban bayramının ortaya çıkışı ile birlikte, kurban bayramının hikayesine birlikte bakmak istersek:

Hz. İbrahim’in bir çocuğu olmuyordu. Bunun üzerine Hz İbrahim, bir adak adamış bulunmakta idi: eğer kendisine bir erkek evlat verilecek olursa, onu Allah’a kurban edecekti. Allah tarafından, bunun üzerine Hz İbrahim’e bir erkek evlat verilmiştir. Hz İsmail çok iyi niyetli, yumuşak başlı bir evlat olmakla birlikte, aynı zamanda söz dinleyen itaatkar bir çocuktu.

Hz İbrahim’in oğlu İsmail büyüdü; ve Hz İbrahim ile birlikte dağ bayırda koşmaya, dolaşmaya başladı. Bunun üzerine, bir gece Hz İbrahim uyurken rüyasında, İsmail’i boğazladığını gördü. Ertesi gün yine İsmail ile birlikte dolaşırlarken, bu rüyasını İsmail’e anlattı. İsmail de Hz İbrahim’e, kendisine emredilen ne ise onu yapmasını söyledi; Allah’ın sabreden kullarından olacağını belirtti…

Bunun üzerine Hz İbrahim, İsmail’i bir taşa, şakağının üzerine yatırdı, ve boğazını kesecekti. Tam bu sırada Hz İbrahim’e Allah tarafından bir koç gönderildi. Evladı yerine onu kurban etmesi söylendi. Hz İbrahim de kendisine söyleneni yaptı, ve gönderilen koçu kesti…

Kurban bayramının hikayesi, Hz İbrahim ile İsmail arasında gerçekleşmektedir. Bunun sonrasında, kurban bayramı kutlanmaya, insanlar yerine hayvanların kurban edilmesine başlanmış bulunulmaktadır…

Korku ve ürperdi gelebilir, Şunu unutmayın ki, bazı din görüşleri ,öncesi ve sonrası kız çocuklarını diri ,diri gömenler, İSLAMİYET yayılınca ortadan kaldırıldı. .Kurban et saklamak değil, eti dağıtmak ,vekalette olsa ,gözlerinizle görüp ellerinizle hayır almak...Çünkü bu bir adak...Tevekkülle yolculuk..

Şunu bilin ki öyle ihtiyaç sahipleri var ki, gelip bir parça et istemez, ve ,hele hele yoldan geçen tanıdık tanımadık ,sacın üzerinde, adettendir deyip te saç kavurma yapanlar bilmelidir ki, Koku açlıkta aş erenlere ulaşamazsa ,bilin ki, “ ne bilmek isterseniz.”.. O kurbanın şifası bir insanoğlunu ayağa kaldıracak güçte ,o gücü şifayı verende, bekleyende, “Yaratan rabbimde kudretinde”..

30 Ağustos ZAFER BAYRAMI Tüm şehitlerin ATALARIMIZIN, şu anda Asker ,Polisimizin bizler için görevlerinde ,görev yapanların, tüm şehitler için, Şu anda Vatan bayrak için ,hem içte ,hem dışta, görev yapan Önder ve Önderler için, ve Halkım için, Ülkemde tanrı misafirleri için,ÖLMÜŞLERİ için “Ruhlarına Fatiha, ”

 KURBAN BAYRAMI tüm İslam alemine hayırlar, bereketler ,huzur dolu geçmesi, ve sabırla beklenmesi, inanarak tevekkül edilmesi dileğimle. .Tüm beklentiyle adak, dilek dileyenlere de hayırla vermesini, tüm dualarının kabul olması içinde Duacıyım.. Dağdaki Çobanınyaratanından Dünya üzerindeki tüm insanoğlunun istemiş olduğu Huzuru ,Barışı ,Sevgiyi Saygıyı ,tüm İSTEKLERİNİ, getirmesi içinde “YARATANIMDAN” duacıyım..

Toroslarda ki ,ve Toroslardan Akrabalara ve Dost Arkadaşlara...

 Eş ve dostlarıma arkadaşlarıma, Kısaca tüm dünyadaki, tanrı misafirlere duacıyım. .Mutluluk ve başarılar...Yeni bir dünya...Dileğimle...Kalan suremiz belki son bayram ,belki an ,belki andan da yakın.. Bu gün olmasa da yakında hep oradayız...

                                     Çoban saklı şifa  


YAZILIM DEVAM EDECEK



Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi10
Bugün Toplam767
Toplam Ziyaret737895
BAKIR-GÜMÜŞ-ALTIN
AlışSatış
Dolar3.83633.8517
Euro4.50604.5241
Hava Durumu
Anlık
Yarın
11° -1°
PİRİİWORLD/SAKLİ ŞİFA TV