• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  

       sakli-sifa çoban
              
                                
Site Menusu
Site Haritası
Takvim

TUZDAG HOTEL VE SAĞLIK MERKEZİ SAKLİ ŞİFA PİRİİWORLD VE ZAYIFLAMA


   SAKLİ ŞİFA  SAKLİ ŞİFA  TUZ DAĞ KAYBOLAN HAZİNE  SAKLİ ŞİFA

                      TUZDAG HOTEL VE SAĞLIK MERKEZİ

            (Düşünce sanal ama gerçek olabilir ve olacakta.)

 Bir girişimci  yapacak inanıyorum. Sağlık hizmet. .Uyuyan Hazine...

          (Yapmak istediğim yapamadığım Şimdiki geçlerin
   
          projeyle çok şey yapılır. Sağlık için kolları sıvayın)

   Tuz Dag Astım mağarası Deniz seviyesinden 1.173 mt yükseklik te Türkiye Cumhuriyetinde kurulacaktır. Şu anda yapım aşamasında dır. Astım terapi merkezimiz Hotelimizden 500 m uzaklıkta dır.

Magra içerisinde Türkiye Cumhuriyeti Sağlık bakanlığı  ve Özel Tuzdag Hotel Astım Terapi merkezi  olmak üzere 2 ayrı bolümden tedavi merkezi vardır. Tuzdag  Hotel Astım Terapi merkezi hava akimini kesmeyen beton bloklardan oluşan  Hastaların ve refakatçilerinin  tüm ihtiyaçları düşünülerek oluşturulmuş toplam 5 galeriye dağılan 5 yıldızlı  hotel hizmet kalitesi anlayışıy la  100 oda 200 yatak, fitnes, spa, çamur havuzu, sülük havuzu, sıcak ve soğuk havuzlar, Türk hamamı, kafeterya TV salonu  ve  kitaplıktan oluşan kompleksimiz hizmet sunacaktır.

Özel Tuzdag Hotel Astım terapi merkezinde Doktor ,24 saat güvenlik, temizlik, hastabakıcı  nezaretinde tedavilerini olan hastalarımız  Gündüz saatlerinde Hotelimizin rahat konforlu odaları , Aqua park acık kapalı havuzları basketbol futbol tenis spor ve sağlık merkezlerinde günün yorgunluğunu nu stresini atabilirler.

Spleoterapi Hakkında Bilgi:

20. yüzyılda dünyada doktorları kaygılandıran alerjik hastalıklar çoğalmaktaydı ve uzun araştırmalar sonucu bu tür hastalıkların tuz mağaralarında (madenlerinde) tedavi olunabileceği fark edilmişti. Mağara ortamında ilk kez tedavi 1871-de İtalya’da, Floransa yakınlarında (Monsummam bölgesinde) sarkıt (yunanca: stalactite) ve dikit (yunanca: stalagmite) mağaralarda romatik poliartritten (çok kısa aralıklarla ya da aynı anda birden çok eklemde ortaya çıkan iltihabi süreç)  rahatsız hastalar üzerinde denenmiş ve başarılı olunmuştu. Bu madenler, karst madenleri (kayaların erimesi sonucu oluşan) olup mikro iklimi kalsiyum iyonları ile daha zengindir.

Maden içi mikro iklimi sodyum ve klor iyonları ile zengin madenler de mevcut. Bu tür madenlerden bir kaçına örnek verecek olursak; 1968-den Polonya’nın Krakow kentinde faaliyet gösteren, Ukrayna’nın Ujgorod kentinde ve 1979’dan itibaren Azerbaycan’ın Nahçivan Özerk Bölgesinde, Nahçivan kenti yakınlarında faaliyet gösteren madenleri gösterebiliriz.

Eskiden bu sağlık ocağı Nahçivan Özerk Cumhuriyeti’nin Babek ilçesi Devlet Hastanesine bağlı 50 yataklık bir şube olar ak, 1982 yılından itibaren de tuz madeni yakınlarında 100 yataklık binada faaliyetini sürdürmüştür.

Hastane yerleşkesi deniz seviyesinden 1.173 metre yükseklikte, Kırşehir ve Yozgat yer köy tuzla mevkiinde. Tuz madeninin 2. taş atölyesinde girişten 300 metre mesafede olup dışarıdaki  PİRİİ WORLD 'un kendi arazisinde 74.500 m kendi arazisi olup tuzdağına sıfır olup elle işlenmiş 9 adet galeri ve 110 metre derinlikte olup faaliyet göstermekte. Şehir merkezinden 29 km, E-5 karayolundan 5km mesafededir.(Düşünce sanal ama gerçek olabilir ve olacakta.) Bir girişimçi yapaçak inanıyorum.Sağlık hizmet..Uyuyan Hazine...

Yeraltı kısmın mikro ilkimi aşağıdaki gibidir:

Deniz seviyesinden yükseklik:1.173 metre

Sıcaklık: 18–20 C

Basınç: 740 mm hg/st

Nem oranı 24–50%

Hava akışı hızı: 0.1m/san

Yüksek dağılımlı Sodyum Klor iyonları

—hasta olmayanlar için: 17,5 mg/ m³

—hasta olanlar için: 12,5 mg/m³

Oksijen oranı: 20%

Ses—15-20db

Karbondioksit, metan ve azot gazları bulunmamaktadır.

Mikropların hemolitik türleri ve küf mantarları yoktur.

Bakterilerin miktarı 650–850 m³ (havada mikropların miktarı yerüstü seviyesinden %8–10 azdır)

Yeraltı madeni 9 ana galeriden oluşmaktadır ki, bunlardan ikisi erkek, 3-ü bayan, 1-i çocuk, 2-si sanuzel, 1-i ise dinlenme salonundan ibarettir. İşlenmiş galerilerin uzunluğu 30-40 metre, eni 8-10 metre, yüksekliği ise 3.5 metredir.

Hastaneye başvuran hastalar 3–4 günlük süre zarfında mevcut şarlara adapte olacaklar. Bu şekilde saat 18.00 den (19.00) 8.00 (09.00) a kadar büyükler, 16–20 seans, çocuklarsa 10–15 seans olmakla spleoterapi tedavisi görecekler. Tedavi sırasında seansların sıklığı hastanın durumuna bağlı olarak değişebiliyor. Madende olmakla beraber gerekirse bazı ilaç preparatlar, fizik tedavi uygulamaları, göğüs kafesi masajı yapılma ihtimali de var, fakat olabildiğince az ilaç tavsiye ediliyor. Bu bakımdan eğer hasta hormonal ilaçlar kullanıyorsa, bu ilaçların kullanımı yavaş-yavaş azaltacaktır

Tuzdağ Fizyoterapi Merkezinde görülen tedavi, diğer turizm mağaralarından daha etkili olacaktır. Mağara yatay olarak şekillendiğinden, hastalar yeraltına girerken rakıma adapte olarak girerler, bu da hastaların kendilerini daha rahat hissetmelerine sebep olur. Ayrıca mağaradaki havalandırma doğaldır ve mikroplar düşük seviyededir, alerjenler yok denecek kadar azdırlar.

Uzun süreli tecrübeye dayanarak, hafif-orta ağırlıklı astımlı hastalarda (büyüklerde) %80–86, (çocuklarda) %90–98’lik iyileşme kaydedildiğini söylemek mümkün olacaktır.

Tedavi hastanın boğulma krizlerinin görülmediği veya kısmen azaldığı zamanlarda uygulanacaktır. Mağarada tedavi gören hastalarda 3–5 günden sonra olumlu gelişmeler görülecektir; balgam ifrazatı azalacak, boğulma krizleri hiç yaşanmayacaktır. Akciğerlerde, bronşlarda gözlemlenen hırıltılar azalacaktır. Hastalara yılda 1 gerekirse 2 kez tedavi süreci görmeleri tavsiye olunacaktır. (peş peşe 3 sene olmak kaydıyla)

Spleoterapi – akciğer, bronş sisteminin tedavisi için etkili tedavi yöntemidir. Ancak spleoterapinin bazı direkt ve yan etkilerini de belirtmekte fayda var. Bu etkiler aşağıdaki gibi sıralanabilirler:

Predastma

Bronş astım 1. aşama –enfeksiyon-alerjik ve atopik tür, hafif, orta ve ağır dereceli

Kronik obstrüktif (tıkanmaya yol açan) bronşit ve kronik pnömoni (zatürree, akciğer iltihabı)  -1. ve 2.

aşama remisyon (hafifleme) bazında. Kronik bronşit, astımsal birleşimde-remisyon bazında.

Alerjik sinüs, kronik alerjik rinosinüsopatiler.

Pollinoz

Bronşit astım-nefes alama zorluğu 1. ve 2. aşamada ve 1. aşamada kalp sorunu

   Yan etkiler aşağıdaki gibidir

Solunum sistemi hastalıklarının keskinleştiği devre

Bronşit astımın 1. aşamasının ağır fazı ve 2.aşama

Kalp sorunlarının sübkompensasyon ve dekompensasyon devresine

Kan dolaşımı sorunu 1–2 merhale ve arterosklerotik kardiyoskleroz varsa

Böbreklerin keskin ve kronik hastalıkları zamanı, ayrıca, böbrek, safra taşı

hastalıkları varsa

Mide ve 12 parmak bağırsağının koral hastalıkları varsa

Kronik hepatit ve kolesistitler varsa

Tiretoksikoz varsa

Şekerli diyabet hastalığının orta ve ağır aşamaları

Burun polipi ve haymoritler varsa

Verem ve kötü huylu tümörler varsa

Bunlardan başka mağara tedavisinde

Hormonal durumlar

Radikulitler (Omurilikten çıkan sinirlerin(spinal sinir) kök iltihabı

Poliartritler (Çok kısa aralıklarla ya da aynı anda birden çok eklemde ortaya çıkan                        iltihabi süreç)

Belden aşağı ampütasyon hali (kol veya bacağın ya da vücudun her hangi bölümünün kesilip alınması)

 Spleoterapinin tedavi etkisi, yani iyileşmeler çocuklarda 4. veya 5.gün sonunda gözlemleniyor. Büyüklerde ise biraz daha farklıdır. Hastalık sürecinde, bir grup hastalarda iyileşme 2 haftadan sonra, bazılarında tedavinin sonunda, bazılarında ise bulundukları ortama geri döndükten 15–30 gün sonra kaydediliyor.

Bu zamanlarda boğulma krizleri, öksürük azalıyor. Çocuklarda ise boğulma krizleri 4. veya 5. gün tamamen kesilir. Tedavinin sonunda kanda lökositlerin-eozinofillerin (granülosit veya asidofil olarak ta adlandırılan lökosit hücresi) yüksek olan miktarı düşer, ayrıca balgamdaki eozinofil miktarı da azalır, eritrositlerin (kanda en çok sayıda bulunan hücre türü) azalma hızı ise normale döner veya azalır. Akciğerlerin teneffüs zamanı bazen normale döner, bronş yolları temizlenir. Hastalar havayı daha rahat teneffüs eder, nabız normalleşir yahut taşikardi (kalbin dakikadaki vuruş sayısının artması) biraz görüle bilir, artmış olan sistolik ve diastolik (tansiyon) azalır. (bu tip doğal mağaralarda)

Elektro-diyagramda yüklenmiş T-dişinin genişliği düşer, kan plazmasındaki histaminin (vücut dokularında bulunan kimyasal) miktarı azalır. Kaybedilmiş potasyum normal düzeyine ulaşır. Kalsiyum venatriumun arttığı oranda azalır. (bu tip doğal mağaralarda) 

Özet olarak, spleoterapinin tedavi etkisi –mağaranın özel mikro iklimi, alerjenlerin bulunmaması, sabit baro metrik basınç sonucu olarak alerjik iltihabı önlemesi ve pozitif etki etmesi, alerjik reaksiyonlar zincirini kırması ve sonuç olarak kliniksel, biyokimyasal etkilere sebep olur. (bu tip doğal mağaralarda) 

Atalarımız bize baş eğmeyi  öretmedi  ..o zaman (ABİ ,DAYILARA)  baş eğseydik gerçekleştirir dik.  Kimseye de baş eğmedik ve eyvallah dedik ayrıldık…Hazineye sen biraz daha uyu zaman gelince uyandırırlar.. Dedik bir başka zamana deyip ayrıldık… 

                                                      Çoban sakli şifa
                                
   
TUZ HASTANESİ SAĞLIK GRUBU  MİNERALLER, VİTAMİNLERLER VE BİTKİSEL

                          BESİNLERİN 
ETKİLERİ MİNERALLER VE ETKİLERİ  


KALSİYUM:
Süt ve süt ürünleri, yoğurt, peynir, tereyağı, yumurta, un fındık, fıstık, susam, çikolata, soya fasulyesi, şalgam,  sebzeler, ıspanak, patlıcan, patates, soğan, çilek, dut, portakal, limon, ayva, nar, hurma, karpuz, lahana, pırasa, karnabahar, küçük balıklar, limon, ayva, nar, pekmez, pirinç, nohut, mercimek ve zeytinde bulunur.
Kemik ve dişler ile kas sinir sisteminin çalışmasında ve streste önemli rol oynar. 

 DEMİR: Tahıl kabukları, kepekli ekmek, balıklar, karaciğer, böbrek, sakatat, yumurta, yoğur, peynir, tereyağı, kakao, kuru meyveler, kaysı, badem, kuru üzüm, et, tavuk, balık,  sebzeler, enginar, patates, lahana, ıspanak, patlıcan, maydanoz, soğan, pırasa, karnabahar,, çilek, pirinç, bulgur, nohut, mercimek, pekmez, muz, ayva, nar, hurma, karpuz ve susamda bulunur Eksikliğinde kansızlık oluşur. Önemli belirtileri, halsizlik, baş dönmesi gibi şeylerdir. 

 FLOR: Patates, soğan ve ıspanakta bulunur.Kemik yapımı ve diş sağlığı için gereklidir.  

İYOT: Deniz ürünleri, süt, brokoli, lahana, çilek, ıspanak ve havuçta bulunur. Tiroit bezlerinin çalışması içi gereklidir.Eksikliğinde guatr ve kretenizm ortaya çıkar. 

 POTASYUM: Patates, ıspanak, pırasa, soğan, muz, kayısı, armut, hurma, karpuz, erik, tahıl kabukları, kepekli ekmek, bulgur ve pekmezde bulunur.Kaslarda enerji birikimi için gereklidir.

  MAGNEZYUM: Kuru sebze ve meyveler, lahana, patates, pırasa, tahıllar, soya, badem, yer fıstığı, fındık, çikolata, muz, çilek, hurma, esmer pirinç, bulgur, kepekli ekmek ve etler kemik yapımı için gereklidir. Eksikliğinde, yorgunluk, uyuşukluk, sıkıntı hissi, kaslarda istek dışı titremeler, saç ve tırnaklarda kırılganlık ortaya çıkar. 

 FOSFOR: Süt ürünleri, yoğur, peynir, tereyağı, gibi, ayrıca; fındık, çikolata, yumurta, kepek, kepekli ekmek, balık, patlıcan, ıspanak, pırasa, patates, soğan, karnabahar, pirinç, bulgur, nohut, zeytin, portakal, çilek, nar,  hurma ve ette bulunur.     Kemik yapar bedene enerji veren bir maddedir. 

  ÇİNKO: Tahıl kabukları, kepekli ekmek, karaciğer, süt ürünleri,(yoğurt peynir, tereyağı) yumurta lahana, sarımsak, bulgur ve ette bulunurBüyüme ve bağışıklık sistemi için gereklidir. En önemli belirtisi iştahsızlıktır..

 Tuzda tütsülenmiş balık, yumurta, konserve yiyecekler, kepekli ekmek, bisküviler, süt tozu, domates, salçası, ıspanak, pırasa, patates, soğan, mercimek, karpuz, peynir ve hardalda bulunur. Bedenin çeşitli işlevleri için gereklidir.

SELENYUM: Et, yumurta, tahıl, baklagiller, susam, Hindistan cevizi, kuru yemişlerde ve bol miktarda balıklarda bulunur.Eksikliğinde, miyokart enfarktüsü ve katarak riski artar. Akyuvarları güçlendirerek kanser ve tümörlerde etkilidir. Akyuvarların güçlenmesi bağışıklık sistemiyle ve bil hassa moralle alakalıdır. Yaşlanmayı yavaşlatır.

                                                      Çoban sakli şifa

                             VİTAMİNLER VE ETKİLERİ 

  A VİTAMİNİ: Deriyi yeniler, gözleri korur, özellikle gece görüşünüzü sağlar, büyümemizde, kemiklerin gelişmesinde, mine tabakasının oluşmasında etkisi vardır. Saçları tırnakları, bağışıklığı güçlendirir. Mukoza tabakasının sağlıklı ve dirençli olmasını sağlar. Akciğer, mide, yemek borusu, gırtlak, idrar kesesi ve birçok tümörü engeller.

 Et, karaciğer, süt ve sütlü besinler, tereyağı, peynir, havuç, patates, Marul, soğan, yumurta, kavun, kayısı ve sarı meyveler, yeşil sebzeler, şeftali, erik, Trabzon hurması, havuç, kereviz, bakla, ıspanak, domates, pırasa, sarımsak, karnabahar, limon, ayva, balık ve balık yağında bulunur.

 B VİTAMİNİ: Eksikliğinde konuşma yavaşlaması, ses çatallaşması görülür

 Karaciğer, buğday kepeği, esmer pirinç, marul, kabak, domates, ıspanak, pırasa, kereviz, patates, sarımsak, portakal, süt ve sütlü besinler, yumurta, kabuklu yemişler, fındık, fıstık, ceviz, badem, çilek, şeftali ve erikte bulunur 

  B1 VİTAMİNİ: Karbonhidrat sindirimini sağlar, kalp ve sinir sistemini korur. Eksikliğinde çocuklarda büyüme ve gelişme bozuklukları olur. Yorgunluk, güçsüzlük, depresyon, kabızlık, beri beri hastalığı, iştahsızlık, ödemler, kramplar, damar genişlemesi, kan dolaşımı bozuklukları, diş çürümeleri ve diş eti hastalıklarına yol açar. 

 En çok pirinç ve kepeğinde, tahıl ürünlerinde, kepekli ekmek, yulaf ezmesi, filizler, et, sakatat, balık, ay çekirdeği, fasulye, türleri, kuruyemişler, Fındık, ceviz, çikolata, yeşilbiber, salatalık, kereviz, lahana, limon, ayva, nar, karnabahar, bulgur ve mercimekte bulunur. 

 B2 VİTAMİNİ: Beden biyokimyasında rol oynar., büyüme gelişmeyi sağlar. Eksikliğinde, büyüme bozuklukları, göz hastalıkları, sinirsel bozukluklar ve deri hastalıkları görülür. Enerji vitaminidir. 

  Fındık, fıstık, ceviz, süt ve süt ürünleri, çikolata, filizler, kuru maya, yeşil yapraklı sebzeler, salatalık, lahana, pırasa, bakla, soğan, karnabahar, limon, ayva, nar, et, pirinç, bulgur, yumurta, bal, kabuklu buğday ve tereyağında bulunur. 

   B3 VİTAMİNİ: Eksikliğinde çocuklarda büyüme durur. Pellegra hastalığı görülür. Pek çok besinlerde, B1 ve B2 ile birlikte bulunur. 

Yer fıstığı, çikolata, karaciğer, süt, peynir, yoğurt, yumurta baklagiller, kepekli ekmek, balık, taze meyveler, yağlı tohumlar ve patateste bulunur.

 B5 VİTAMİNİ: Patates ve çikolatada bulunur.

B6 VİTAMİNİ: Protein metabolizmasında rol oynar. Deri, saç, sinir gelişiminde rol oynar. Ana rahmindeki bebeğin oluşum ve gelişiminde çok gereklidir. Eksikliğinde çocuklarda çırpınmalı kasılma krizleri olur. Sinir bozuklukları, deri, göz, ağız iltihapları, kolesterol artması ve damar tıkanıklarına sebep olur.  

 Koyun eti, balık, piliç, çiğ yumurta, süt ve süt ürünleri, çiğ sebze ve meyveler, kavrulmuş fıstık, karaciğer, böbrek, patates, erik, kuru üzüm, çikolata, avokado, tahıl kabukları, buğday kabuğu, makarna, soya, lahana, pırasa ve muzda bulunur. 

 BİOTİN: B8 vitamininde denir. Hücre metabolizması, kan hücrelerinin beslenmesi, saç, deri ve sinirlere yararlıdır. Derinin sağlığı, kas ağrıları ve iştahsızlık için önemlidir. 

B9 VİTAMİNİ: Eksikliğinde; kansızlık, güçsüzlük, depresyon, dirençsizlik orataya çıkar.  Yapraklı bitkiler, yumurta, karaciğer ve kuru sebzelerde bulunur. 

B12 VİTAMİNİ: Eksikliğinde kan hastalıkları ve sinirsel bozukluklar olur. Alyuvar ve akyuvarların oluşumunda önemlidir. Hücreleri korur. Bağ dokusunu güçlendirir, beden savunmasını artırır. Kansızlık, sinirlilik, sıkıntı, baş ağrısı, uyuşma, bacaklarda duyu azalması ve ağrılar görülür.Et, süt, süt ürünleri, balık, peynir, karaciğer, böbrek, sebze, süt asitleri ve yumurtada bulunur.  

 C VİTAMİNİ: Diş, kemik yapısı, bağışıklık sisteminin güçlenmesi, kaslarda esneklik ve gücün artması, nezle grip gibi enfeksiyonlara karşı vücudun direncini artırması, eksikliğine yorgunluk, iştahsızlık, kas ağrıları, nefes alıp verme zorluğu, çırpıntı, kanser, damar yapısı, zedelenme ve yaralanmalar ve iskorpit hastalığına sebep olur. 

  Her türlü yeşil yapraklı sebzelerde, narenciye, patates, kivi, çilek, muz, marul, salatalık, kabak, biber, domates, ıspanakta, lahanada, pırasada, kerevizde, baklada, soğan, sarımsak, turp, karnabahar, portakal, limon, mandalina, greyfurt, turunçgiller, sirke, çilek, kivi, şeftali, muz, dut, ayva ve narda bulunur.     

D VİTAMİNİ: Kalsiyum alımı ve tutulumu ile dişlerin ve kemiklerin gelişmesinde rol oynar.Süt ve sütlü besinlerde, yoğurt, peynir, tereyağı gibi, ayrıca karaciğer, balık ve balık yağı ve yumurta sarısında bulunur.      

 E VİTAMİNİ: Hücre duvarlarını ve karaciğeri zehirli etkenlerden korur. Kalbe ve kan dolaşımına faydalıdır. Cinsel yaşamı güçlendirir, kanserden korur, kas erimesini önler.Tahıllarda, kepekli ekmek, kuru yemiş, bitkisel yağlar, zeytinyağı, et, yeşil sebzeler, soğan ve yumurta sarısında bulunur. 

 FOLİK ASİT: B vitamini türlerindendir. Eksikliğinde kansızlık ve gastrit olur. Yeni hücre yapımında yaşamsal önemdedir. Ayrıca kan yapar.Yeşil sebzeler, ıspanak, lahana, marul, dereotu, tere, patates, domates, biber, şalgam, karnabahar, fasulye, çilek, Yeşilay ve karaciğerde bulunur.

 K VİTAMİNİ: Kanın pıhtılaşmasında ve damar yapısında rol oynar. Trombositi artırır.Yeşil sebzeler, ıspanak, lahana, marul, dereotu, tere, patates, domates, biber, şalgam, karnabahar, fasulye, çilek, yeşil çay ve karaciğerde bulunur.

 NİASİN: Enerjinin bütün bedene dağılımı sağlar.Tahıl kabukları, bulgur, fındık, mantar, karnabahar, et ve patates. 

P VİTAMİNİ: Biberde bulunur.            

PBVİTAMİNİ:Ciltsinirvesindirimsisteminikorur. Eksikliğinde; “Pellegra” hastalığı, vücutta ve ellerde iyileşmeyen yaralar görülür.Karaciğer, böbrek, kalp, beyin, kuzu eti, kuru baklagiller, ceviz, fındık, fıstık, yağlı tohumlar, balık, süt, süt ürünleri, patates, yeşil sebze ve yapraklar, taze meyve ve turunçgillerde bulunur.        

PP VİTAMİNİ: Lahana ve patateste bulunur.                

 PANTOTEKNİK ASİT: B vitaminlerine girer. Besin maddelerinin sindirimi, saç ve deri için önemlidir. Bedenin ve derinin gelişmesinde hastalıklardan korunmasında rol oynar. Eksikliğinde; fiziksel yapıda bozukluklar, kas kasılmaları, el ve ayaklarda karıncalanmalar görülür. Yeşil yapraklı bitkiler bu vitamini üreterek tohumlarında depolarlar. Tahıl kabukları, maya, kavun, brokoli, mantar, bakla, patates, soğan, karaciğer, böbrek, sakatatlar, süt, taze mantar, yumurta sarısı ve tahıllarda bulunur. 

                                         Çoban sakli şifa

                               ZAYIFLAMAK İÇİN ÖNEMLİ TAVSİYELER

 

1.      Sabah kahvaltısını ihmal etmeyeceğiz. Sabah kahvaltısını yapmazsak, vücut aç kalacağım diye tedbir alır, öğle yemeğinde yediklerimizi depolar ve iç yağına dönüşerek şişmanlatır. Aynı şey diğer öğünler içinde geçerlidir. Öyle ise öğün atlamayacağız. Yemeği zevkle, neşe içinde, az ve sık yemeliyiz.

2.      Meyve aç karnına yenmelidir. Ara öğünlerde, şekeri yükseltme endeksi düşük olan meyveler yiyebiliriz. Yemeklerden hemen sonra meyve yemek sakıncalıdır. Hem şişmanlatır, hem de yemekten sonra yendiğinde midedeki besinlerle mayalaşarak alkole dönüşür ve alkolün verdiği zararlar ortaya çıkar. Siroz gibi.

3.      Şişmanlama endeksi yüksek olan: Bakla, Patates, Balkabağı, Beyaz pirinç, (esmer pirinç veya bulgur tercih edilmeli) Beyaz ekmek, (Kepek ekmek tercih edilmeli.) Pekmez ve Çiçek balı, (hakiki çam balı tercih edilmeli.) Muz, Kavun, Karpuz, Üzüm, Gazoz ve kol. Sütün ve yoğurdun yağsız olanı tercih edilmelidir. Bu gıdalar şişmanlatır. Çok az ve ölçülü yenebilir. Ayrıca mısırın her türlüsü, pişmiş havuç, pancar, şeker, kurabiye, kek vs. kola gazoz ve hazır meyve suları.

4.      Kepeksiz beyaz undan yapılmış gıdaların tamamı şişmanlatır. Kepekli undan yapılırsa afiyet olsun.

5.      Lifli gıdalar şişmanlatmaz. Enerji değeri sıfıra yakındır. Çünkü bağırsaklarda parçalanmazlar. Suda dağılmazlar, suyu çekerler. Bu sayede doygunluk hissi verirler. Bağırsakları çalıştırırlar ve kabızlığı önlerler. Midede eriyen lifler tokluk hissi verirler ve midenin boşalmasını sağlayarak, kolesterolün düşmesine yardımcı olurlar. Yağ ve şekerlerin emilmesini yavaşlatarak, yağ deposu olmayı azaltırlar. Tüm zararlı maddeleri sürükleyerek, emilmelerini önlerler ve dışarı atılmasını sağlarlar. Bu sayede kanser yapıcı maddeleri engelleyerek, kanseri önlerler.

6.      Şişmanlamamak için, yemekten sonra egzersiz, spor veya yürüyüş yapmalıyız. Güneşli ve oksijenli ortamı değerlendirmeliyiz.

7.      Ayakta yiyip içtiğimiz zaman, besinler midede durmadığı için doyma tokluk hissi oluşmaz. Doyma hissi oluşmadığı zaman, çok yeriz ve şişmanlarız. Sindirim açısından en güzel pozisyon, oturarak yemektir. Ayaküstü yenen, Fast Fooddan kaçınmalıyız. Şişmanlatır.

8.      Lokmalar küçük olmalı ve çok çiğnemeliyiz. Çok çiğnemek beyindeki tokluk hissini uyandırır ve yemeye ara verilir. Yani, tokluk hissi çok çiğneme ile alakalıdır.

9.      Vücudun ihtiyaç duyduğu, çeşitli ve değişik gıdaları sebzeleri ve meyveleri mevsiminde yemeliyiz. Salata yemeğini ihmal etmemeliyiz. Lahana, tere, soğan, marul, salatalık, turp, domates, yer elması, maydanoz karıştırılarak salata yapılır. Limon ve zeytinyağı ilave edilir. Yemeklerden 30 dakika önce yenir. Şekeri düşürür, tansiyonu ve kolesterolü dengeler, kanı temizler, damarları açar ve hazmı kolaylaştırır. Lifli besinler olduğu için şişmanlatmaz.

10.  Peygamberimizin buyurduğu gibi; Acıkmadan sofraya oturmamalıyız, doymadan sofradan kalkmalıyız” Yani yerken aşırıya kaçmamalıyız. İki öğün arası en az 4 veya 5 saat olmalıdır.

11.  Kepeği alınmış beyaz un, şeker, aşırı tuz, margarinler, bunlardan yapılanlar, ilaçlı konserveler, kimyasal mayalı gıdalar, alkollü içecekler, rafine edilmiş gıdalar. E maddeli; Uzun süre dayanabilmeleri için kimyasal maddeler katılmış, renklendirilmiş, tatlandırılmış veya koyultulmuş gıdalar şişmanlatır. Bu sakıncalı gıdalar, sağlığımız için zararlıdır, hem hasta eder, hem de şişmanlatır.

12.  Şişmanlamamak için; bol su içmeliyiz, içme suları ilaçsız doğal memba suları olmalı. Çünkü vücutta ortaya çıkan zararlı ve zehirli maddeleri temizleyip idrarla dışarı atmak için bol miktarda su içmemiz gerekiyor. Kabızlığı önler. Tokluk hissi verir. Yağ depolanmasına engel olur. Böbrekleri çalıştırır. Günlük su ihtiyacımız 2 litre kadardır. Bitki ve meyve çayları ile, doğal meyve suları susuzluğu gidermek için idealdir.

 

                                      DOYARAK ZAYIFLAMAK MÜMKÜNDÜR.

 

    Zayıflamak için yaptığız tavsiyelerin yanı sıra, doyarak zayıflamak için şunları söyleyebiliriz. Yerken ve içerken dikkat edeceğimiz en önemli husus; yediğimiz ve içtiğimiz gıdaların, şişmanlatma endekslerini dikkat ederek, endeksi yüksek olanlardan kaçınmaktır.        

Glisemik endeksi; yani şişmanlatma ve şekeri yükseltme endeksi yüksek olan gıdalar şunlardır;             

Bakla %80 – Patates yüksek – Balkabağı %75 – Beyaz pirinç yüksek, Esmer pirinç veya bulgur tercih edilmeli. Beyaz ekmek yüksek, kepekli ekmek tercih edilmeli. Pekmez ve Çiçek balı %90 hakiki çam balı tercih edilmeli – Muz yüksek – Kavun %60 – Karpuz %75 – Üzüm yüksek. Gazoz ve kola, yüksek. Sütün ve yoğurdun yağsız olanı tercih edilmelidir.

 

                 Şişmanlatma endeksi düşük olan gıdalarda şunlardır;

  Armut, ayva, balık, biber, bulgur, çilek, domates, elma, erik, erkeç eti, greyfurt, havuç, ıspanak, kabak, karnabahar, kaysı, kepekli un ve kepekli ekmek, kereviz, kiraz, kivi, koyun eti, lahana, limon, mandalina, mantar, marul, maydanoz, mercimek, nar, nohut, patlıcan, peynir, pırasa, pirinç, portakal, sarımsak, sirke, soğan, soya, süt, şeftali, tavuk eti, tere otu, turp, yoğurt, yumurta, zeytin, zeytinyağı, salatalar ve sebzeler gibi lifli besinlerin yanında; dut, hurma, kabuklu yemişler, incir, tereyağı, kuyruk yağı, tuz gibi gıdaları da ölçülü yemek şartıyla, diyet yapanlar yiyebilirler. Şişmanlatmaz ve şekeri yükseltmezler. Ayrıca zayıflamak isteyenlere günde en az 2 litre su içmeleri tavsiye olunur.

Besinlerin kalori grafik bakın...

         Bu açıklamalardan sonra sabah, öğle ve akşam yemeği için örnekler verebiliriz.         

            

  

                                              SABAH KAHVALTISI:

1.      Kahvaltıdan önce şişmanlatma endeksi düşük olan meyvelerden bir tane yenebilir

2.      Kepekli ekmek yenir.

3.      Kahvaltı yaparken, şişmanlatma endeksi düşük olan meyvelerden, taze sıkılmış meyve suyu veya domates suyu içilebilir.

4.      Şekersiz bitki çayları içilebilir. Siyah çay açık, limonlu ve şekersiz içilebilir.

5.      Zeytin, az yağlı peynir ve yoğurt yenebilir.

6.      Kaynamış yumurta tokluk hissi verir, uzun süre midede kalır. Rafadan ekmek yedirir.

7.      Domates, salatalık veya şişmanlatma endeksi az olan sebzeler ve gıdalar eklenebilir. Sabah kahvaltısı için tavsiye ettiğimiz, bu gıdaları bir insan yiyince, doyarak zayıflamış olur.

 

ÖĞLE YEMEĞİ:

1.      Kepek ekmek

2.      Limonlu ve zeytinyağı bol yeşil salata çeşidi yenmelidir. (Sirkelide olabilir)

3.      Izgara veya haşlama tavuk, yağsız koyun veya erkeç eti, balık, yağsız yoğurt veya ayran, şekersiz çay, maden suyu veya ilaçsız memba suyu, sertlik oranı az olmalı. Yemek arasında su içilebilir. Yemekten sonra, mide çalışıncaya kadarda içilebilir. Mide çalışmaya başladıktan sonra 2 saat su içilmez. Hararet olunca, sıcak bitki çayları şekersiz içilebilir. Çünkü pişmiş aşa soğuk katılmaz diye bir tabir vardır. Aynı kaide mide çalışırken de geçerlidir.

 

AKŞAM YEMEĞİ:

1.      Kepek ekmek.

2.      Limonlu ve zeytinyağlı bol yeşil salata çeşidi yenmelidir. (sirkelide olabilir)

3.      Sebze ağırlıklı, hafif olmalıdır. Et sebzelerin içinde olmalı. Etli olduğu zaman yemeğe ayrıca yağ konmamalı.

4.      Yemekten 2 saat sonra meyve yenebilir.

5.      Öğle yemeğinde su için tavsiye ettiğimiz şey, diğer öğünlerde de geçerlidir.

 

ARA ÖĞÜNLER:

Ara öğünlerde şişmanlatma endeksi düşük olan meyveler yenebilir. Ayrıca ara öğünlerde bir dilim, kepekli ekmek ve kaynamış yumurta yenebilir.

Zayıflatmak için yaptığımız önemli tavsiyeleri unutmamak için tekrar  özetliyoruz.   

1.      Şişmanlatma endeksi düşük olan gıdalar, tercih edilecek.

2.      Öğün atlanmayacak, lokmalar küçük ve çok çiğnenecek.

3.      Ayakta yenmeyecek, lifli gıdalar tercih edilecek, yemekten sonra egzersiz, spor veya yürüyüş yapılacak.

4.      Acıkmadan yenmeyecek, sofradan doymadan kalkılacak. Kepekli ekmek tercih edilecek, bol su içilecek.

5.      Yemekten hemen sonra meyve yenmeyecek.

 

                           HEM GIDA HEM ŞİFA OLAN BAZI BESİNLER

 

 ARMUT: Ödemler, kalp ve böbrek, kansızlık, damar rahatsızlıkları, bağırsak, idrar söktürme, arterit, gut ve romatizmaya iyi gelir. Diyet yapanlar yiyebilir.           

 AYVA: Kalbe kuvvet verir, rahatlatır. Harareti keser. Mideyi kuvvetlendirir, hazmı kolaylaştırır. Bağırsak gazlarını giderir. Komposto ve şurupları, ishallerde etkilidir. Şişmanlatmaz ve şekeri yükseltmez.

            

BAL: Soframızdan eksik olmasın, şifalıdır. “İki şifa biri Kur’an, biri bal Hadisi Şerif. Mikropların üremesini önler, beyin hücrelerinin beslenmesinde büyük rolü vardır. Vakitsiz ihtiyarlamaya engel olur. Çiçek balı zayıflamak isteyenlere ve şeker hastalarına tavsiye edilmez. Şeker hastaları ve zayıflamak isteyenler çam balının ikinci ve üçüncü sağım veya mahsulünü kullanmalıdırlar.

 BALIK: Etle aynı besin değerine sahiptir. Daha az yağlıdır. Zayıflamak isteyenler ve şeker hastaları balığın, haşlanmışını ve ızgarasını tercih edebilir.           

BALKABAĞI: Mikrobik hastalıklara karşı vücut direncini artırır. Zayıflamak isteyenlerin ve şeker hastalarının yememesi gereken bir gıdadır.            

BİBER: Mideyi kuvvetlendirir. Mide tembelliğini önler, sindirimi kolaylaştırır ve iştah açar. Nefes yollarını açar. Grip ve bronşite iyi gelir. Balgam söktürür. Zayıflamak isteyenler bol miktarda yiyebilir.            

 BULGUR: Bulgur fıtri olarak yetişen buğdaydan yapılırsa, pilavını, üzüm hoşafı ile bol miktarda yiyiniz. Bulgur pilavı üzüm hoşafı ile yenir ise kan yapar.           

  ÇİKOLATA: Beyin için faydalıdır. Kilo ve şekeri olanlar az miktarda bitter çikolata yiyebilirler. Bitterin şişmanlatma ve şekeri yükseltme endeksi düşüktür. %20 Kakao yağı, yağları eritir, kolesterolü artırmaz. Dişleri çürütmez. Kabızlık yapmaz. Bağışıklık sistemini harekete geçirir. Vücudu sakinleştirir. İçindeki katkı maddeleri alerji yapabilir. Ölçülü yenmelidir.          

 ÇİLEK: Romatizmanın ilacıdır. Gut, arterit ve idrar söktürür. Kilo ve şekeri olanlar bol miktarda yiyebilirler.           

  DANA VE SIĞIR ETİ: Dana ve sığır etini, devamlı yemeyiniz. Dana ve sığır eti devamlı yenirse kalın bağırsak kanseri, kötü huylu tümör, basur, cilt hastalıkları, damarların büzülmesi ve daralması gibi hastalıklar meydana gelir. Dana ve Sığır etinin zararı baharatla telafi edilir. “Sütü şifa, yağı deva, eti marazdır.” Hadisi Şerif.          

 DOMATES: Zayıflamak isteyenler, şeker hastaları, midedeki asitleşme, kabızlık, kanın temizlenmesi, üreyi azaltmak, böbrek taşlarını düşürmek, damla hastalığı, karaciğer ve romatizmaya iyi gelir. Damarları açar.           

  DUT: Saç dökülmesi, kansızlık, böbrek ve idrar yolları, ishal ve yorgunluğa iyi gelir. Şişmanlatma ve şekeri yükseltme endeksi düşüktür. Ölçülü yenmelidir.          

 ELMA:  Gastrit ve ülser için faydalıdır. Kanı temizler. Kolesterolü düşürür. Damar sertliğini önler. Bağırsakları çalıştırır. Şeker ve tansiyonu düşürür. Dişleri temizler. Migren krizine engel olur. Cildi güzelleştirir. Ve yaşlanmayı geciktirir. Kabuğu ile yenmesi tavsiye edilir.           

  ERİK: Vücut sıvılarının yeterli oranda olmasını, sinirlerin uyarımını, kas dokusunun çalışmasını sağlar. Zayıflamak isteyen ve şeker hastaları yiyebilir.          

 ERKEÇ ETİErkeç teke değildir. Keçinin erkeğinin kısırlaştırılmışıdır, Erkeç eti yemekte sakınca yoktur. Kıymayı erkeç etinden yaptırabilirsiniz.           

 GREYFURT: Karaciğeri çalıştırır. İştah açar. Cinsel gücü artırır. Sabahları aç karnına içilmelidir. Şişmanlatmaz ve şekeri yükseltmez.           

 HAVUÇ: Gözler, cildimiz ve bağırsaklar için çok faydalıdır. Zayıflamak isteyenler ve şeker hastalarının yiyebileceği bir gıdadır. Çiğ ve rendelenerek yenilebilir.           

 HURMAVücudun sağlıklı ve zinde kalmasını sağlar, organlara bol miktarda hareket ve ısı enerjisi verir. Şişmanlatma ve şekeri yükseltme endeksi düşüktür.           

 ISPANAK: Zihinsel ve fiziksel yorgunlukları giderir. Kan yapar, zayıflamak isteyen ve şeker hastaları yiyebilir.           

İÇME SULARI: İçme suları ilaçsız olmalıdır. Doğal memba suları içiniz. Çünkü vücutta ortaya çıkan zararlı ve zehirli maddeleri temizleyip idrarla dışarı atmak için bol miktarda su içmeliyiz. Kabızlığı önler. Tokluk hissi verir. Yağ depolanmasına engel olur. Böbrekleri çalıştırır. Günlük su ihtiyacımız 2 litre kadardır. Bitki çayları ile, doğal meyve suları susuzluğu gidermek için idealdir.

 İNCİR VE ZEYTİN: İncir ve zeytin konusunda Ayeti Kerime var. Kuru incir, zeytinyağı içinde 15-20 gün, güneşte bekletilerek yenir ve yağından içilirse, sperm sayısını artırır. “Zeytinyağı 70 derde devadır” Hadisi Şerif. Zeytinyağı; vücudu besler, tok tutar, kolesterolü düşürür, kalp ve damarları korur, safra kesesi ve raşitizm hastalığı için faydalıdır. Karaciğerin temizlenmesine yardımcı olur. Kabızlık için faydalıdır. Böbrekleri temizler ve taşların düşmesine yardımcı olur.           

 İNCİR: Hamileler ve çocuklar için çok faydalıdır. Az yenirse şekeri yükseltmez, kolit, akciğer ve yorgunluğa iyi gelir. Hazmı kolaylaştırır, kabızlığı giderir.           

  KABAK: Kabızlık, hemoroit ve bağırsak kanserine karşı önleyici etkiye sahiptir. Zayıflamak isteyenler ve şeker hastalarının yiyebileceği bir gıdadır.          

 KABUKLU YEMİŞLERFındık, fıstık, ceviz, badem gibi kolesterolü yükseltmezler, kalp ve damarları koruyucudurlar. Enerji verirler, cinsi gücü artırırlar. Bedensel ve zihinsel yorgunluğa iyi gelirler. Kilo ve şekeri olanlar ölçüyü kaçırmadan yiyebilirler.                                             

 KARNABAHAR: Bağırsakların çalışmasını düzenler. Kabızlık yapmaz. Besleyici ve güç vericidir. Zayıflamak isteyenler ve şeker hastalarının yiyebileceği bir gıdadır.         

KARPUZ: Böbrekleri çalıştırır., taşları düşürür, kanı temizler. Şişmanlatma ve şekeri yükseltme endeksi çok yüksektir. Ölçülü yiyiniz. Aç karnına tavsiye edilir.           

 KAVUN: Kansızlık, böbrek ve safra kesesi taşları, basur, romatizmaya iyi gelir. Deriyi yeniler, bağırsakları yumuşatır, idrar söktürür. Şişmanlatma ve şekeri yükseltme endeksi yüksektir. Aç karnına tavsiye edilir.           

KAYSI: Sindirim sistemi, beyin, kemikler, dişler, mide ve oniki parmak bağırsağı ülseri, cinsel gücün artması, kalp kaslarının kuvvetlenmesinde çok faydalıdır. Şişmanlatma ve şekeri yükseltme endeksi düşüktür.            

  KEPEKLİ UN VE KEPEKLİ EKMEKKepeği alınmamış undan yapılmış ekmek yiyiniz Kepek ekmeği; Östrojenin (kadınlık hormonu) dolaşımını da azaltır. Bu da kadınlarda, göğüs ve rahim kanserini önleyen bir faktör oluşturur. Kepek ekmeği; kalp ve dolaşım hastalıklarına iyi gelir. Besin değeri yüksek, ekonomik bir gıdadır..Kepek ekmeği; Metabolizmanın çalışmasını hızlandırdığı için, sindirimle ilgili rahatsızlıklara ve kabızlığa da birebir çözümdür. Bağırsakların çalışmasını sağladığı gibi, bağırsak kanserini ve hemoroit oluşumunu da engeller.Kepekli ekmek; Bağırsak kanserine yakalanma ihtimalini yüze 50 oranında azaltır.   Kepekli ekmek; Safra kesesinde taş oluşması ihtimalini de azaltıyor.  Çünkü kepek ekmeği; beyaz ekmek, çavdar ekmeği ve mısır ekmeği gibi diğer ekmek türlerinde bulunan bütün vitamin ve mineralleri içerir. Bunun yanında kabızlığı önleyen kepekli ekmek, iştahı keser kilo vermeye yardımcı olur. Kolay hazmedilir. Kepekli ekmek; Şeker hastalarının ve kilo problemi olan kişilerin rejim listesinin başında olmalıdır.    

  KEREVİZGut hastalığına ve romatizmaya iyi gelir. Mideyi ve böbrekleri tedavi eder, cinsel gücü artırır. Zayıflamak isteyenler ve şeker hastalarının yiyebileceği bir gıdadır.          

 KİRAZ: Böbrekler, romatizma yorgunluk, safra kesesi, ağrıların dindirilmesinde faydalıdır. Şişmanlatma ve şekeri yükseltme endeksi düşüktür.          

 KİVİ: Göğüs kanserini önler, kan basıncını ve kolesterolü dengeler, bağışıklık sistemini güçlendirir. C vitamini bakımından çok zengindir.            

  KOYUN ETİ: Peygamberimiz Hz. Muhammed As. Bir yaşındaki koyunun sağ ön kolunu severmiş. İç yağları sakıncalıdır, ölçülü yenmelidir.

  KUYRUK YAĞI: Üç yaşında dağda otlamış olanı tercih edilmelidir. Romatizma, siyatik, bel ağrısı, eklem kireçlemesi ve menüsküs için tavsiye edilir. Hadisi Şerif.

  LAHANA   Kanı zehirlerden temizler, idrar söktürür, cildi güzelleştirir, sinirleri yatıştırır, zindelik verir. Ayrıca; böcek sokmalarına ve sivilcelere karşı etkilidir. Tansiyonu ve kolesterolü dengeler, kanı temizler, damarları açar, hazmı kolaylaştırır ve şekeri düşürür. Zayıflamak isteyenlerin yiyebileceği bir gıdadır.   

 
LİMON: İdrar söktürücü, kurt düşürücü etkiye sahiptirŞişmanlatma ve şekeri yükseltme endeksi düşüktür. C vitamini boldur.                

MANDALİNA: Kanı temizlerŞişmanlatma ve şekeri yükseltme endeksi düşüktür. C vitamini boldur.         

MANTAR: Bağışıklık sistemini güçlendirir. Kanın pıhtılaşmasını önler, kolesterolü düşürür. Virüsleri etkisiz hale getirir. Romatizmaya iyi gelir.  Şekeri düşürür. Zayıflamak isteyenlerin rahatça yiyebileceği bir gıdadır.             

  MARUL: Sinirleri teskin eder, şekeri düşürür, kanı yeniler, Zayıflamak isteyenler bol miktarda yiyebilir.           

 MAYDANOZŞekeri düşürür. Damarları açar. Zayıflamak isteyenler bol miktarda yiyebilir.          

  MERCİMEK: Vücudunda kist ve tümör bulunan hastaların iyeleşinceye kadar mercimek yemesi uygun değildir. Kabızlık için birebirdir. Görme kuvvetini artırır, zekâyı geliştirir.           

MUZ: Enfarktüs riskini azaltır, hazmı kolaylaştırır, baş ağrılarına iyi gelir. Bağışıklık sistemini güçlendirir, sperm üretimi artırır. Mide ülserine tavsiye edilir. Şişmanlatma ve şekeri yükseltme endeksi çok yüksektir.           

 NAR: Çarpıntıya, mideye, susuzluğa, böbreklere ve vücudun zehirli atıklardan temizlenmesine iyi gelir. Şişmanlatma ve şekeri yükseltme endeksi düşüktür.      

NOHUT: Kolesterole iyi gelir. Pankreas ve mideye yardımcı olur. Bağırsakları yumuşatır. İdrar söktürür. Anne sütünü artırır. Kanı temizler. Cilt lekelerine losyon kadar etkilidir. Kilo ve şekeri olanlara tavsiye edilir.     

PATATES: Kanı zehirlerden temizler. Hücreleri yeniler. Mide hastalıklarına, gastrite, ülsere, karaciğer iltihaplanmasına ve basura, yani hemoroite iyi gelir. Zayıflamak isteyenlerin ve şeker hastalarının şiddetle kaçınması gereken bir gıdadır. Bilhassa kızartmasından.          

PATLICAN: Vücudunda kist ve tümör bulunan hastaların iyeleşinceye kadar patlıcan yemesi uygun değildir. Karaciğer, böbrekleri kuvvetlendirir. Kolesterolü düşürür, damar tıkanıklığına iyi gelir. Çarpıntıyı önler. Gut (eklem ağrıları) romatizma ve mideye iyi gelir. Ayrıca şeker hastalarına közlemesi ve salatası tavsiye edilir.            

PEKMEZKan yapar. Kemikleri geliştirir. Vücudun su dengesini sağlar. Tansiyonu düzenler. İshallerde; kaynamış suya biraz tuz katılarak şerbeti içilir. Cam kaplarda muhafaza edilir.Şeker hastaları ve zayıflamak isteyenler için uygun değildir. Tahinle karıştırılarak tüketilirse daha güzeldir.          

PEYNİR: Süte göre daha besleyici, hazmedilmesi daha kolaydır. Kilo, şeker ve kolesterolü olanlar, yağsız peynir tercih etmelidirler.              

PIRASA: Sinirleri yatıştırır, kan yapar, idrar söktürür, bağırsakları çalıştırır. Cildi güzelleştirir. Kanı temizler. Gut hastalığına iyi gelir. Sütü çoğaltır. Şişmanlatma ve şekeri yükseltme endeksi düşüktür.           

 PİRİNÇ: Esmer pirinci evinizden eksik etmeyiniz. Bağırsak rahatsızlıkları için bire birdir. Kabuğu alınmamış esmer pirinç şekeri yükseltmez.              

 PORTAKAL: Soğuk algınlığı ve gribe karşı direncimizi artırır. Sinir sistemimizin iyi çalışmasını sağlar ve güçlendirir. Bedensel v ruhsal yorgunluğu giderir. Kanı sulandırır ve hazmı kolaylaştırır. Şişmanlatma ve şekeri yükseltme endeksi düşüktür.

  SALATALIK: Zayıflamak isteyenler, şeker hastaları, gut hastalığı, bağırsak iltihaplanması, sinirlerin yatışması, uykusuzluk, cilt, sivilceler ve yüzdeki çıbanlar için iyidir. Lifli bir gıdadır. Çok çiğnettirir.          

 SARIMSAK: Bağırsaklarda görülen tenya ve şeritlerin düşürülmesinde tavsiye edilir. Bağırsakları yumuşatır. Mikropları öldürür, hazmı kolaylaştırır. Balgam söktürür. Ateş düşürür. Zayıflamak isteyenlerin ve şeker hastalarının yemesinde sakınca yoktur.           

 SİRKE: Hakkında Hadisi Şerif var. İştah açar, sindirim salgılarının artırır, hazmı kolaylaştırır. Kalbin elektrik enerjisini takviye eder. Zayıflamak isteyenlerin ve şeker hastalarını için içilmesi tavsiye edilir.          

 SOĞAN: İdrar söktürür, terlemeye yardımcı olur, iskorbüt hastalığına iyi gelir, şekeri düşürür, kurt düşürücüdür, çok etkin bir antiseptiktir, suyu; küçük kesiklerin ve hafif yanıkların iltihaplanmasını engeller, ergenlik sivilcelerine iyi gelir, pişmişinin; yumuşatıcı, gerginlikleri giderici, öksürük ve astım krizlerini yatıştırıcı etkisi vardır. Nezle ve anjinlerde çok faydalıdır. Çiğ soğan; böcek, örümcek, sokmaları ve köpek ısırmalarına karşı iyidir. Kalp ve damar hastalıkları, pıhtılaşmayı sağladığı için, kanamaların durdurulmasında etkilidir. Zayıflamak isteyenler bol miktarda yiyebilirler.          

 SOYA: Mükemmel bir kalp ilacıdır. Kolesterolü düşürür. Safra kesesini taşlardan korur. Oluşan taşların yok olmasında yardımcı olur. Sindirim sistemini çalıştırır. Kabızlığa iyi gelir. Kandaki şeker oranını dengeler. Kadınlarda dişilik hormonunu artırır. Zayıflamak isteyenlerin yemesi gereken bir gıdadır.          

         
 
ÜZÜM: Beyin için faydalıdır. Hafıza için her gün 21 adet kuru üzüm tavsiye edilmiştir. Zayıflamak isteyenlerin ve şeker hastalarının yememesi gerekir. Glisemik endeksi yüksektir. 


SÜT: Süt şifalıdır. Bilhassa inek sütü anne sütüne en yakın süttür. Katkısız olmak şartıyla tavsiye edilir.


ŞEFTALİ: 
Böbreklere, uykusuzluğa, yorgunluğa, idrar sökmeye, kabızlığa iyi gelir. Şişmanlatma ve şekeri yükseltme endeksi düşüktür.


TAVUK ETİ: Köy tavuğu yemekte sakınca yoktur. Çiftlik tavukların hormonlu olma ihtimali çok yüksektir. Dikkatli olmalıyız. Hormonlu olması çok sakıncalıdır.


TERE OTU: Şekeri düşürür, kanı temizler, damarları açar. Zayıflamak isteyenler bol miktarda yiyebilir.


TURP: Kanserojen maddelere, kalp damarlarındaki kan pıhtılaşmasına iyi gelir. Ayrıca böbrekleri temizler ve diş etlerine kuvvetlendirir. Şekeri düşürür, kanı temizler.  Zayıflamak isteyenler bol miktarda yiyebilir.


TUZ: Tuzu fazla kullanmak sakıncalıdır. Tuz 70 derde devadır, fazlası zarardır. Vasatı muhafaza etmek şarttır. Perhize dikkat etmeliyiz. Her şeyin normali, vasatı, sünnete uygun olanı iyidir. Ölçülü kullanmalıyız.


YERELMASI: 
Şekeri düşürür. Kanı temizler. Zayıflamak isteyenler bol miktarda yiyebilir.


YOĞURT: Yoğurt; İnek sütünden yapılanı tavsiye edilir. Bolca yenmelidir. Sindirim sistemini korur. Kabızlığı, mide ülserini önler. Mide ve bağırsakları zinde tutar. Doğal bir antibiyotiktir. Zayıflamak isteyenler ve şeker hastaları bol miktarda yağsız yoğurt yiyebilir.


YUMURTA: Yumurta; büyüme, üreme, süt meydana gelişi, kandaki alyuvarların oluşumu ve vücudun kendi kendini tamirinde önemli rolü vardır. Fıtri ortamda beslenen tavuğun yumurtası tavsiye edilir. Doğada beslenen bir tavuk yumurtası (köy yumurtası) çiftliklerde yapay gübre ile beslenen tavukların yumurtası arasındaki tat farkını hepimiz biliriz. Zayıflamak isteyenler kaynamışını yiyebilirler, midede uzun süre kalır, tok tutar.


ZEYTİN: Zayıflamak isteyenler ve şeker hastaları yiyebilirler. Hakkında ayet var. Yağı 70 derde devadır Hadisi Şerif.

 


ZEYTİNYAĞI: Vücudu besler; tok tutar, kolesterolü düşürür, kalp ve damarları korur, safra kesesi ve raşitizm hastalığı için faydalıdır. Karaciğerin temizlenmesine yardımcı olur. Kabızlık için faydalıdır. Böbrekleri temizler ve taşların düşmesine yardımcı olur. Zeytin konusunda ayeti kerime var. Kuru incir, zeytinyağı içinde 15-20 gün, güneşte bekletilerek yenir ve yağından içilirse, sperm sayısını artırır.Zeytinyağı 70 derde devadırHadisi Şerif. 

                BİTKİSEL BESİNLER VE ETKİLERİ 

  Havuç, brokoli, karnabahar, lahana, ıspanak, domates, bal, kabağı, kaysı, turunçgiller ve kuru kaysı:       

Savunma sistemini güçlendirir. Tehlikeli maddelerin hücre ve dokulara zarar vermesini engeller. Kanser tehlikesini azaltır. 

Kiraz, mürdüm eriği, çilek, böğürtlen, ahududu, elma, kırmızı lahana, patlıcan ve soğan:            

 Bulaşıcı hastalık ve iltihaplardan korur. Bağışıklık sistemini güçlendirir. Kanın pıhtılaşmasını engeller. Kanser oluşumunu engeller. 

  Kuru fasulye, mercimek, nohut, kuru bakliyat, tahıllar ve patates:          

  Kan şekerini ve kan basıncını düzenler. İltihaplardan korur. Hücreleri korur ve kanser oluşumunu engeller. 

  Havuç, patates, yeşil salatalar, buğday, taze çilek, böğürtlen, fıstık ve ceviz:          

 Bakteri ve virüslerin çoğalmasını engeller.  

  Kara turp, kırmızı turp ve kıvırcık salata:          

  Bulaşıcı hastalıklar ve kanserden korur.     

Kuru Bakliyat ve bezelye:            

Kolesterolü düşürür. Bakteri, virüs ve mantarların çoğalmasını engeller. Kalın bağırsak kanseri tehlikesini azaltır. 

  Soya fasulyesi, buğday ve keten tohumu:          

  Meme, döl yatağı, prostat kanserinde etkilidir.      

 Nane, limon ve kimyon yağı:           

  Kanser tehlikesini azaltır.          

  Soya fasulyesi, fındık, susam, zeytin yağı ve bitkisel yağlar:       

   Kolesterolü düşürür. Kalın bağırsak tehlikesini azaltır.         

   Sarımsak, pırasa, taze ve kuru soğan:      

  Bakteri virüs ve mantarların gelişimini engeller. Bağışıklık sistemini güçlendirir. İltihapların iyileşmesinde yardımcı olur. Kan pıhtılaşmasını yavaşlatır. Kanda kolesterolü düşürü.            

                                     Çoban sakli şifa
DEVAM EDEÇEK





Bu sitede yer alan yazıların tümü, bilgi edinmek isteyen ziyaretçiler için hazırlanmıştır.

 Bu bilgiler, hiç bir zaman hastalık ve diğer sorunlara yönelik teşhis ve tedavi amaçlı olarak kullanılmamalıdır..

 Doktor  diyetisyen ve herbalisler tarafından yetkili eczacılar güvenilir,yaninda bitki aromatik okul mezunu veya kimyager çaliştiran, izni alınmiş aktarlar tarafından güvenlı şekilde kullanılmalıdır.

    Sitede yer alan yazıların her türlü kullanımı ve uygulanması sonucu doğan hukuki, ahlaki,  mesleki, sağlık ve yaşamsal sorunlar sadece  bu eylemi gerçekleştiren kişilerin    sorumluluğundadır

    Bunlardan dolayı ortaya çıkabilecek hiçbir sorundan site ve yazarları sorumlu kılınamaz.

   

                                                                        saklisifa@gmail.com

                                                         premix12345678@gmail.com

                                                        saklisifapiriiworld@gmail.com

  


NOT:KAN BİLGİLERİNİZİ BİLMEDEN BİYOKİMYANIZI TARAMADAN,ARAŞTIRMACI DOKTORUNUZA, AKTARLARA DANIŞMADAN BİTKİ VE BİTKİ TÜRLERİNİ KULLANMANIZ TAVSİYE EDİLMEZ.

 

  

 

 







Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi8
Bugün Toplam466
Toplam Ziyaret738499
BAKIR-GÜMÜŞ-ALTIN
AlışSatış
Dolar3.82963.8450
Euro4.52844.5466
Hava Durumu
Anlık
Yarın
12° -2°
PİRİİWORLD/SAKLİ ŞİFA TV