• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  

       sakli-sifa çoban
              
                                
Site Menusu
Site Haritası
Takvim

ÇOBANIN KAYDI EDİLMEMİŞ NOTLAR….ŞU ANDA DAĞLARDA ÇOBAN


                Çoban sakli şifa        

        “ Dağlardan, Ovalara İnişimiz Dirilişimiz, Ovalardan Dağlara Gidişimiz Hilal”

             “Her Bıraktığımız Şehit Yıldızımız ,Her Diktiğimiz Sancak Obamızdır”                   

                      Çoban sakli şifa             Çoban sakli şifa

                                               Çoban sadece çoban

Bazen olur ki çok dürüst olursun ama birileri çıkar senin dürüstlüğünü alt tüs eder zannederler ki yanıldık dürüstlüğüne aldandık deseler de kendileri aldanmıştır o hala dürüsttür…Aldandık diyenler bilin ki nemalanan kişilerdir…O hala dürüsttür.. Yoluna devam eder….Zaman gelince anlaşılır…


     “ Dürüstlüğün kuralı yoktur.. sadece dürüst dür ..Tarih kayıtlarında yazar. .anılır. “ 
                                       
                                               
Çoban   

                          sakli şifa dost          SAKLİ ŞİFA        


                         
Çobanın kayıt edilmemiş yazıları     

            Tarih ve tarihler değişti şimdi zaman vakit saatleri   

İyiyi kötü eden kötüyü iyi eden zaman içinde kim iyi kimin kötü olduğunu anlamayan insanlık bil ki kaos içine gir seniz de onlar kaos içindeler, çıkar içinde çıkar kaos kutucuklar, iyiyi kötü kötüyü iyi olarak gösterecekler, siz isteseniz de istemeseniz de ,onlar onların kendi isteklerine göre getirecekler, sadece size geçici refah ülke sunarlar şayet sadece kendinizi düşünürseniz bilin ki sizleri de saat  gün ay yıl kendi tik takları ,geldiğinde yok edecekler...

“Yaratanın Allah, Tanrı zamanı vakitleri” geldiğinde kazdıkları çukura ,kendi kendilerini kendi seçtikleri başkanı kendi açtıkları çukurlarına atacaklar, kendi açtıkları çukura seçtikleri başkanı attıkları gibi kendi çukurlarına kendileri de girecek...

Yarın bir şeyler almak istiyor, bir şeyler kazanmak istiyor, başarmak isteseniz de ,bilin toprak gibi size yatırın getiriler olmayacak ,yarını olmayan garantisi olmayan bir dünyada hala doğal güzelliğiniz varken hala olmayan dünyaya kime güzel görünmek istersiniz siz kendinize bir anlam veriyorsunuz, ve ne anlamlar altında benlikten öte yol alamıyorsunuz yatıyor, bir sabah hediyeyle kalkıyor bir umut şan şöhret te anlamsız koşuyorsunuz....

Umuttu bulmanız çok kolay kaos derinlikte kaybolmayın, ve benlikten kurtulursanız bilin umut ettiğiniz her şey elinizde olacak...Şimdi dünya bu para olmazsa olmaz dediğinizin karşılığı var olduğuna emin misiniz...Yok...

Peki sabah akşam basılan para size ne kadar umut veriyor...Paranın sonsuz limiti, bir dünyada terörü bitiremiyorsa bilin karşılığı yoktur, vadeli dünyayı almak gibi, vadelide alınsa da, kendine güvenen ülkeler kendi kendilerine yetinemiyorsa ,kendi ,kendi yandaşlarına maaşlarını ,geçimlerini refah ülkesinde toprak zenginliğinden ,petrol zenginliği varken, hala kendi halkına bakamıyorsa ,kendileri kendi halkı dişin da kendilerini düşünüyorsa hiçbir zaman bağımsızlığa kavuşamaz.. Sizler kendi güvene ulaştığınızda nasıl kandırıldığınızı anlayacaksınız...

Ülke içinde görünmeyen kutucuklar bu zaman vakit içinde rahatsız olduklarından kendi ülkelerinde seçtikleri başkanları yok edecek şekilde hırçınlaştılar.. Artık yer altında nefes alamıyorlar, kurtçuklar kutucuklardan çıkmaya başladı...Kendi virüsleriyle kendilerini yok edecekler tabi insanoğlunu da....

Dağlardaki çobanı anlayamazsınız zaman vakitte anlamış, anlaşılmış ,anlamış olduğum yollarda kavşak taşlı yollar çıkmasaydı, şimdiki zamanın vaktim ayrı bir dünya zaman perdesinde olurdum...Allahlıma şükür ediyorum iyi ki olmamışım...

Zaman vakitti boş olduğunu sadece zaman vaktimi hayatı yaşarken öğrenmem, ve gelecek dünyaya dirilişimin yolu var olduğunu anladım, dünya malında ne nereye kadar oluşu senin dünya malında çıkamayışın ,senin sağlığını bozmakla kalmıyor ,geride bırakacağın izler, iyide olsa kötüde olsa kaoslara götürmekten öte gitmiyor...

Geçmişte bırakılan izler gibi, asırlarda bırakacağın o zamanın çıkarları çıkarcıların elinde malzeme oluyor.. İz bırakanlar sizler için hepimiz için bir çıkış anahtarıydı ,şeytanlara malzeme olsun diye bırakılmadı.. O anahtarla Tüm sandıklar açılsaydı ,açabilseydin ,yaratanın gönderilmiş dinleri, son kitap son peygamberi, dini ,huzuru ,barışı ,dil ,ırk, adaleti, hak ,hukuk, hayat yaşamı okuduğun gibi anlasaydın, eşitliği özgürlüğü çok iyi anlar, o sandık anahtarı hiç yanından ayırmazdın.....Nefsine giren şeytanı net görebilirdin..

Okuyup anlarsan başın ağrımayacak ağrıyorsa geçecek, hayata yaşamına kulak arkası yaptıkça baş ağrıların geçmeyecek. .Ağrıların geçmesini istiyorsan yaşam hayatını gözden geçir kafi ,o senin ilacın...

                                     Çoban saklı şifa 

                       Çobanın kayıt edilmemiş yazıları

  HAM HAM YAPARLAR BU DÜNYA onlar bunlar deniyor denir ya.

Diş dünyanın yapmayacağı yok işi gücü kalkınan ülkeyi nasıl fitillerim üç beş kuruş bir yemek partisinde nasıl kaoslar çıkarırım, önce seçer kendi dünyasından başka dünyayı tanımayanları bulur buluşturur sivil gurupları ortaya sürer amacı kaos çıkarmak....

Çocuk eş evlilik ilk diş dünyaya onlara bakın bir araştırın sorun soruşturun ,ondan sonra nikahlar ne nerede kılınıyor ,dini evlerinde kıyılmayan nikahları TANRI KATINDA olmayınca evlilikleri sayılmıyor onlar öyle diyor...Ben okumadım sizlerde okumadınız mı ,ben cahilim sizlerde cahilmişsiniz... Ben erdem düşünen araştıran bir konuşarak tartışarak geçmişi araştırarak olgun Çobanım ...Acaba sizler nefsinizle hangi gurubuna giriyorsunuz....(Resmi düğün öncesi imam nikahı yapmadınız mı yasaktı yasaklar kalkmasında ne olabilir..Sen sen değil misin)..

Dünya kurulduğundan beri eş sahiplenme vardı ve artık namustur ,( hatta eş seçilmiş çocuğu başkaları tarafından kaçırılmış ise onun için kabine arasında savaşlar çıkardı ) yaşları olgunluk cağına geldi mi kabine oba birleşir yeni eşe ev açarlar gelenek neyse birlik beraberlikle töre birleşir boy soy ortaya çıkardı ve ( (orada hiç boşanma olmaz),Hatta yeni doğmuş çocukları bile göbek bağı ile birleştiren (Beşik kerpmesi ) töreler vardı......Ya şimdi....

Onu da geçelim Her bayramlarda köy kasabalarda bir yol boyu vardı o yol boyunda bir tarafta kızlar bir tarafta erkekler yürür eş beğenen gelenekler bile unutuldu.. Bunları çok iyi bilmektesiniz de sadece kaos çıkarmaktan öteye gitmiyorsunuz...Askeri polisi, kendi halkını kötülemekten öte bir şey sin..Anlatanlarda gerçekleri anlatmıyor ,gelecek nesle töre kültürü unutturuyorlar..

Unutma harfler değiştirerek her türlü kaos planı hazırlarlar senin içindeki nefsine kulağına şeytan üfler,işte oradaki kurtuluşun sadece tevekkülün erdemliğin...
.
Sizleri kışkırtma hastalığı ile kışkırtıyor ve sen kaosa başlangıcı olarak kullanılıyorsun..O beyin senin gücü başkalarına kullandırtılıyorsun..Şunu bilin ki diş dünya insanoğlu ile birbirinize düşman etmek,Onlar içindeki şeytanlar senin içindeki hain şeytanlarla işbirlikçileridir..

Kaos anlamı bir tetikleyicisidir,anlamak kolay anlatılması zor kaos planı dır,bunu anlamak için arı petek göz olmak lazımdır..Onların görüntüsüyle bakmak baktığın gördüğünü oynadıkları dansla yorum yapmak..Koloniyi yok etmek istersen içindeki nefis benlik yok etmekle başla o zaman kaos yok olur...

Şimdi sınır ötesi bilgi toplayın konuşun Şu Türkiye de gerçek Müslümanlığı İslam’ı yaşayan yaşatan BAŞKA millet var mı görün, ileri boyda 3,5 devlet görür ondada kaoslar çıkartırlar onların diş düşmanları aslında düşman aynı iblis şeytan kaos su yazanlar ,Diğer ,Diş dünyada Müslümanlığı ileri bilim olarak görmüyorlar sadece kaos kargaşa taşa bile para alan cahil yetiştiriyorlar.. Taş aynı taş kafalar taş olduktan sonra... Sıkılacak sünger beyin çok...

Kur’an son kitap hepsi onun içine toplanmış son kitap olduğundan iyiliklerle doğru yolu gösteren olduğundan dolayı "son kitap Değiştirilemediğinden" bazı çıkar uğruna kitap üzerinden anlamlarını bazı oyunlar yaparak kaos Habil Kabiller ortaya çıkarmaktalar.. Sende hala yemekten kalmadın, kalkmadın...

Sana bir düşünce bir Kur'an harfi çok sayılı kelimeler ise sonsuz anlam taşır...Ömrünün yetmeyeceği anlatamayacağın kadar geniştir..

Şu iki ayet yeter...Her kim hayır işlemişse fazlasıyla görecektir.. Her kim şer işlemişse misli misli görecektir..

Yapanda yaptıranda söyleyende söyletende, yayınlaşanda yayınlamasan da, aynı düzenin aynı zihniyetin içinde olduğun süre bil ki.. Okumuşluk devam edecek ,ne zaman okumuşluk okuduğu zaman anladığı zaman erdem olduğu zaman gerçek okumamış ortaya çıkacak, çünkü hayat devam ettikçe sen hayatı okumaya keşfetmeye ,yeni başlayacaksın...Çünkü önce Ahlak öreneceksin...

Bir toplumda ahlak, gelenek, görenek ve ortaklaşa alışkılarca belirlenmiş, benimsenmiş davranışların ve yaşama biçimlerinin, öteden beri uyula gelen toplumsal kuralların, şu ya da bu konuda tutula gelen yolların tümüne TÖRE DENİR..

Ben Dağlarda Çobanım Doğa benim öğretmenim ,beni Tabiatın çocuğu yetiştiriyor ,büyüsem de o hala öğretmeye devam ediyor.. Sizler doğadan ne zaman mezun oldunuz...Önce eğitim deriz ama çoktan kurnaz olunmuş...

Falanca falanca yerde balık etmek cay kokteyli var bedava ,oradan da toplu sporunuz aksiyonumuz var gelin katılın.. Yanız dağa çıkarken şehir gibi zannetmeyin ..Yoksa doğa ham ham yapar.. Kekemeler durursunuz..

"Yoksulluğu azaltmadan, inancı ve doğruluğu ilimi bilimi yükseltmeden, zenginliği arttıran ve suç işleme bakımından, sayılardan daha hızlı artış gösteren bir toplumsal şan ,ihtişam, haram zihniyet azaltılmıyorsa sistemin önünde dışa bağlılık tozlanmış dosyalar vardır" Çıkarlar için Kaostur.

                                   Çoban sakli şifa 

                             
                          Çobanın yazılmamış kayıtları           
            

                 İnsan oğlu hep yaşar ama bir türlü yaşayamaz         

Savaş virüsü devamı öncelerini okumak için. Kaos kitabı yazılmışta olsa Türkün ters yazılmış kaos kitabını okuyun...Buyur kitaba ...Sizlere okuyalım... Kısa uzun gerek yok. 
(51 ,52 ,53, Eyaletler)  Bölüm  4 Yeraltı şifreyi verdi eski ajanlar abayı gösterir gibi gösterirler hâksiz yere girilen ülkeye bırakılan virüs hırçın şekilde çıban yaptılar şimdi bir bahaneyle tekrar petrol için girdikleri yere çıkardıkları çıbanı yok ederek tekrar petrole sahiplenmek işleri çok iyi yönetenler 1969 tekrar yaşatarak şu andaki başkanlarının başını yakmak için plana girerler bir atışta 3,4 kuş vurmak amaçları ,parçaladıkları ülkeyi üst kurarak gelecek 100 yılın temelini atmakla orta doğuya sahip olmak.. 

Amaç kaos çıkaranlar şirket petrollerine sahip olarak zenginliklerine zenginlik yaparak oradan (uyur gibi gözüken ülke ülkelerine daha güç vererek (BÜ) yolunda yürüyeceklerini hayal eder durur)…Amaçları devlet kurmak değil göstermelik şirket devleti kurmak nasıl dünyayı ele geçiririz hesap peşindeler Çünkü onlarda biliyor devlet kuramayacaklarını kitap yazmakta.. İnanmayan iblis şeytan şirketler oyun savaş virüsleri yaymakta Çıkarları için kendi mazlum halkını bile öldürür ikinci dünya savaşında olduğu gibi bir araştır sor sorgula kendini...

Ama çok derim tehlikelere girecek farkında değiller…. Çünkü gören çok iyi bilmekte.. Az ramak kaldı mazlumların intikamını doğanın gücü farkında değiller.. Sahnelerin devamı çok. Siz istediğiniz kadar finişi bitirebilirsiniz..

O halkın yurttaşları güzel masum insanlarına ,sizlere sesleniyorum mazlum insanları çocukları öldürenler, kadar sizde sorumlusunuz sizde katıl oluyorsunuz şirket oyunlarına düşmeyin onlar yeri geldiğinde sizleri de tanımazlar.. Kazanılan para bilin ki haram yemektesiniz sizlerin kitabında da yazar, Tüm kitaplar  “Allahlın Tarının” buyruğudur.. Siz asıları okuyun Sahteleri değişmişleri okumayın, çünkü bilin ki kaos için değiştirilmiş eklenmiş şeytanların oyununa düşmeyin.. 

Ama gören göz felaketler zincirini gösterecek Anlasınlar diye.. (Siz ve hainler mazlumları öldürenler ) bunları düşünseniz de, bilin ki geçmiş topraklar vatan topraklar verilmez , Sizler 51 düşünürken, bilin alt yapıyı yapmış 82 83 84 bizim zamanınız ömrümüz yetmez ama bilin ki gelecek nesiller dede  85 86 gelir gelirde gelir.....Savaş oyunları bitermi, bitmez ta tevekkülü anlayana kadar şeytanları ve hainleri yok edene kadar biter mi ...Çık... Bitmez NEFİS olduktan sonra AKIL olmadıktan sonra....

Bu Türk milleti Çok devlet kurmuştur bu son yoktur sadece akıllanmak için mola verir ,bazen 1 yıl bazen 10 yıl bazen 100 yıl Bilin ki son gelmez bakmışın an ve ansızın oracıkta, (Şeytanın hesaplayamadığı tek adres asker ocağı sancaktır) hep yeni başlamış olur, uzak diyar da desen bil ki aslında yanı başında biter.. 

Bazen de içerdeki hainler, yol verilir serbest dolaşım hakkı verilir oynar ......Başı ,hep kutucukların içindedir bir türlü bolu kutuyu bulamazlar o kutu bu kutu derken sarhoş tekerlek gibi döner dururlar.. Sizler kaosu yazarken bizler tersine yazmıştık, akıllınızı odaklarsanız.. TERSİ DÜZ OKUYABİLİRSİNİZ... Siz hangi devletle çelik, çomak oynarsınız... BİZ ASIRLARDAN BERİ ÇELİK GÖRDÜK..

                                           Çoban saklı şifa                                          

                              81 İL İLÇELERE KURACAK GÜÇ VAR MI   
  

                                                ÇOBAN HAYALİNİ KUR          

                  BU KADAR HAYALİNİZ VARDI DA GEÇMİŞTE NEDEN KURMADINIZ                    

81 il ve ilçelerde yeni gelişim bir gurup parti, kuruluyorsa bilin o kurulan gurup ve kişiler araştırılması lazımdır.. Çoban vatan bayrak aşkıyla giderken ve benim gibiler bir şekilde bu gücü bulamazken bu gücü kurmak için bir toplu hal halkı ne nereden nasıl bulacakları bir şüphedir. Tamam 81 il ve ilçeler nasıl güç bu kaynak altyapı gücü nerden çıkmakta hiç kendinize sordunuz mu....Ta sen kendini sorgulayana kadar..

Fatma ,Nesibe, Türkan hanim, sen Ahmet ,Feridun, metin bey sende düşünmektesin bir başkan olmak ülkeyi kurtarmak dünyaya barışı getirmek ,sende ve çevrende vardır, haydi sana bir yıl muhasebe haydi 81 il ve ilçelerde kur şubeleri otur hesap yap var mı güç ...Yok... kim seni destekleyecek sor kendine sorgula kendini...Ta sen sen kendini tanıyana anlayana kadar...

Tabandan çıkmak için başkan başvekil olmak için bu gücü sahip olman lazım yanı kısaca paran olması lazım...Lotodan çıksa da en küçük ilin sadece kooperatif başkanı olursun onu da allem ,kulem başkası olur elindeki paralarda yok olur gider.. Sen hayalden rüyasından cık tam 79 yıl hayal rüyasındasın ve yaşatmadalar bir 79 yıl daha hayalinle yaşa gene bir yere varamazsın.....Ta sen, sen olasıya kadar.

Bir dahakine 4 yılda bir gün hayallerle yaşar hep buğday ambarında olacaksın....Her kes vatan ülke kurmak isterler her kes kurmak isteseler de bilin kısa zaman da oda başkalarıyla hep tartışır aynı nakarat beste aynı şarkılar başka sanatçılarla ,yorumlarla dinlemeye başlayacağımız bilin... 06 10 2017.. yazdığım gibi aynısının gelecekteki yıllarda iyi kötü kötüyü iyi ederek iyinin kötüsünü seçerek gene başkası var mı diye yakınacaksın neslinde yakınacak...Ta sen ,sen olasıya kadar..

Bu hep böyle devam edecek yol alacak ver evde aynı nakarat kaoslar konuşarak meçhule yol alacağız alınacak aldıracaklar teknoloji geldiğinden beri genç nesilleri “akıllıya” gömüyorlar seni bir şekilde oyun, ve kutucuklara koyarak seni akıl ve düşüncelerini gömüyorlar.. Ta sen ,sen farkına varasıya kadar...

Bu gün elinizdeki akıllı ve Bilgisayarlarınıza bakın bilim ,ilim öğrenmek için kullansanız da hemen en iyileri bile reklam koymakta kumar, ahlaksız görüntülerle iç içe geçmiş sahtekarlıktan öte gidilemeyecekleri göremeyecek kadar gözleriniz bağlanmış bu yolun doğru ve yanlış olduğuna at ve üst işlerine geldiklerince her kes işine geldikçe iyi kötüyü doğruyu yanlışı bir bilgi örenene kadar ,ileri gidilemeyecek, Ta sen ,sen olana anlayana yanlışları görene kadar..

            "Ya ol yada olduğun gibi ol, Başkasının istediği gibi olma”   

Ne kadar halk söylese de başkası gibi olma ,Halk gene ister başkası gibi olmayı.. Halk içinden diş güçler ,gene fitne hainler başlatır kaos konuşmaları bilmez ben kaosun başlangıcıyım demez ...Hiç aklına getirmez, getirmekte istemez, olmuştur bir sarhoş tekerlek misali bir sağ bir sola döner durur.. Kaosun temeli ben benim demez...

Atayı, karıştırır ,Osmanlıyı karıştırır, Türkiye’yi karıştırırlar şu partiyi, bu partiyi karıştırır dururlar ,bilmezler hepsi biziz demezler ,hep beklerler birilerini beklenen de birisini.. Der dururlar beklenen kişi hiç gelmez gelmeyecektir, Hep Kaos yürüyen bantlındadır halkla birlikte...Ta sen yürüme bant tından inesiye kadar..

             “Yıl 3017 gelecek Gene Türk var ama gene Kaosta var”    

İşleri güçleri Türk Türkü yok edersek her şey bizim der dururlar boş dolu ambarda didinip dururlar.. Hala kan kokar, kokmaya da devam eder.. 14 YILA KADAR İstanbul kurtuluşu kadar Türkün kurtuluşu ve Dünyanın Kurtuluşu olacağını bilmez dururlar.. Kimileri para peşinde kimileri mazlumları kurtarma peşinde..Ta sen birilerin peşinden bırakıncaya kadar...Bırakacaklarında yalanı bırakasıya kadar.  

 İşte orada yaşam Hürriyet anlayış Tevekkül Adalet, Halk Vatan Bayrak Sancaklar Töre Kültür Önder  olasıya kadar..

          “Her şeyi anlamak çok basit ta sen kendini anlayana kadar”  

Bu günün hesabını yaptın, göbeğini kaşıdın, elini avuçladı, pantolonunun ağını düzettin, oturdun yarının hesabını da yaptın ,peki yarın olmazsa, yarından sonrasının hesabını yaptın mı…Yok...Son nu anlayasıya kadar..

                                                 Çoban saklı şifa  

                               Çobanın kayıt edilmemiş yazıları     
                     Anlatmak zor anlatılması da zor çünkü adı Kaos                              

Tam kırk yıl “yüz okuyan olarak” beni bilirler bilen bilir sen ve başkası bilmese de olur...Ne den yazdım diyeceksiniz ,inanın her kesi sterse noktasına getirmişler ..

Şimdi sizle zıt konuşsan benle ben haklıyım diyesiye kadar konuşacak ben ikna etmeye çalışacaksın ,ama o ara sana desen beni ikna etmeye çalışırken konuyu açık net biliyor musun desem ,inadına biliyorum diyecek...Şimdi ona tek cevap vermek isterdim ama kafam kalabalık der koçmar kafası gibi sallar geçerim...Çünkü bu iş uzayacak bildiğimden...Suç onun değil...Algıladığı bir noktaya diktiği KAOSUN yansıması...Çünkü öyle isteniliyor ne çıkarı olmasa bile, korkutulan korkudan korkuyor...Buda Kaosun bir parçası...Şifreleme çok basit anlaması zor...Çünkü Kaos çif taraflı oynar sarhoş tekerlek gibi döner....

Ana planı sadece kaosun sadece üstekiler bilir yaprağın en tepedekiler..  Tepedekiler desem ülkenin tepesindekiler değil, Ülker’i parçalayacak planlayıcılar onlarda 3 geçmeyen baronlar deyin, ihtiyarlar deyin ,kutsal din adamları deyin.. Ne derseniz deyin kaos planlayıcılar, bunlarda attan seçile ,seçile gelen ,kişi ve kişiler, O ÜLKEYİ ENİNDE SONUNDA YIKARLAR...

“Azılı Kurt olursan kendine güvendiğin kadar yanındakine güvenirsen, bu güvenlerin bir takım, güvenlerin arttıkça ülke olursun.. Buna kaos işlemez. Haini çabuk bulursun.. .Kaos anti kaos kurmak için bunlarda gerekli...” Özde sana bağlı, yaptığı işlerden mesul olmayanlar. İki gruptur, ikiye ayrılır,(a) özündür sahip çıkarsın gönlünde..(.b) yemdir, ve hain dir yeri geldiğinde yok edersin bunlar plan içinde kutucuktur..” Bu bir kaostur anlaması ve anlatılması yok yokun zorudur. Her an her saniye değişen oyun içinde oyun dur.. Her şey ana bağlıdır.. Sadece güvendir. Cephede geri bakmadan yerini dolduracak gibidir ”

Önce kral yaparlar sonra asallar, her şey ellerinde olduğu için iyi hemen kötü ediverirler.. Bazen de asıl gelmez üstüne bir oyun daha yaparak bu sefer kötü iyi ederler ,olmadı iyi kötü ederek yol alır, sen artık borç batana ,faiz, tefeciye suç başını alır gider, sistem onların elinde olunca, sarhoş tekerlekten çıkar İspanyol eteğine ,bazen de doğa sırtında beş saniye ayak da duramadığın gibi çalkalanır durursun...Bu da KAOSUN başka yönleri..
 

Kaoslar bitmez geçmişler unutulur 30 ,40 bin aldatılmış genç ölür içlerinde her türlü din grubu vardır mesele toprak değil dır sadece para ,büyük paralar cebe girer aldatılanlar sahaya sürerler çok sonra anlaşılır ve öldürülür ve ölüm devam eder anaçları savaşın bitmesi değildir öldükçe ilerde istemediklerini bu şekilde öldürmeye devam ederler..... çiban hala aynı virüsler çoğaltarak yol alır... 

Bir o kadar KAHRAMAN VATAN EVLATLARI veririz.. Çünkü çok önceden planlanan, anaç durur kendi evinde bakarsın ,dışarıda kalmış olsaydı ölür korkusuyla sadece bekletirler ve sonradan krallık verseler de sonradan gelenler asacaktır çünkü o bir hedef tır, sadece gelecek için maske dır... Çünkü sosyalizmle başlatılır ,daha sosyalizm dağılmamıştır...

Daha önceden gene planlayıcılar (İran ırak savaşı çıkartılır) ,ülkeye karşı gelenler savaşta kaçanlar ,tehditle bomba yer, ülke kaçanlar yakın ülkeye sığınırlar, amaçları 25 yıl sonra yapacakları plana malzeme koyarlar  üstekiler bildiği için alttakileri daha sonra o ülkede Kaos planı olarak tutarlar.. Bunlar iç içe geçmiş kutucuktur her kutudan ayrı plan çıkar bu gün müttefik gözüken bile gelecek zaman içinde başka kutucuk içinde kaos planı hazırdır....

DİĞER KUTUÇUGA GEÇERLER GENE 25 YIL PLANLARI Suriye gibi gene taban halk bilmez önder leri yoktur zaman kaos planı gelince bir önder çıkarıp sonrada asarlar, o ülkeyi de üst planlayıcı Kaos bir başkasına vermiştir ,yıl geçse de iş başından belli dır, zaman vakit koymazlar, sadece sığınılan ülkenin Başkanını anında iyi kötü ediverirler, kötüyü iyi ederek  bir bakmış sın 79 yıl gibi 25 yıl daha ileriye gitmeden ,içerileri Kaos sokarak yeni yeni oyunlara kutucuklara sokarak, ekmek alamayacak sıkıntılara sokarlar ,borç batağında yüzdürürler para onlardadır, siz sadece ortada çalışan işlerini yapan ofis boy olursunuz.....

Bıkar isyanları çeker istedikleri gibi haykırırsın, Dediğin tek kelime olur ya kim gelirse gelsin ülke refaha uğrasında kim gelirse gelsin der...Sonra ekmek yapacak buğdayı bulamazsın...KAOS planıdır...Planı okumak çok basittir...

Çünkü hala göz banttınız var göremiyorsunuz.. Ya aralayın yada bir sabah köle olun.. Halkın gücünden başka güç var mı sorun kendinize....” Durdurmak üsteki kırmızı yazıdır ”

Bunların korkuları Gerçek “ Kutsal İncil de ” yazılanlar... Kutsal kitaba inanmazlar. Bunların Kitapları tek seçilenler inandıkları kendi yazdıkları iblis şeytan kaos kitabıdır... Kendi halkı bile bilmez, kendi halkına bile bakın bize böyle şöyle der durur KAOS kendi içerisinde bile oynarlar amaçları.. Dünya küresel para ve güç...Sonrası gelecek yüz yıl sadece ölüm....Çünkü oralarda devlette kursalar savaşların bitmesini istememekte hem öldürüyorlar ,istediklerini yaptırıyorlar ,hem para kazanıyorlar.. Sen hala didin dur..

.”Allah’ın gönderdiği aslı dört kitaba ve "son kitaba" inanan Çobanım.. Tabi sizin çıkar yorumunuzla değil ” Üç  ayet yeterli..  

1/ 116 "Göklerin ve yerin mülkü yalnız “Allah'ındır”. O diriltir ve öldürür.   Sizin için "Allah'tan" başka ne bir dost ne de bir yardımcı vardır"  

2/116 Her şey bu ikişer kelimede yazılı her şeyi açıklıyor. "Her kim, zerre kadar şer işlemişse onu görecektir." "Her kim zerre kadar hayır işlemişse onu görecektir. "  

3/ 116 Helal :  İse insanın sağlığına ve ruhuna kendine ve başkasına faydalı şeyler verendir. Haram : İnsanın vücuduna ve ruhuna kendine ve  başkasına, zararlı şeyler verendir.  Sizce yeterli değil mi...

124.000 Peygamber ,Kuranda 27 peygamber 2 Salih 4 büyük kitap " Kuran"  gelip hatırlatsa da… Kaos galip geldiğini sansa da…

Bil ki RABBİM yaratmış olduğu insan karşısında Kaos yok denecek kadar güçlü kurt retli gören duyandır sadece zaman ve vakitti bekler...Kaos şifrelenmiş  iliz yon dur . İş gözde değildir Akıldadır. Sadece okumak Anlamak gerekir …

Yok etmenin yolu YALANI bırakmak NEFSİNİ köreltmek ten geçer..

Ve tek bir sözle biter.. Hz Ali (s.a.a) Buyurdu ki “Allah’a yemin olsun ,onların karşısına tek başına çıksam onlarda bütün yeryüzünü kaplamış olsalar yine korkmam..  

Şimdi diyeceksin ya bunları biliyoruz...Eeeee ne duru yon...Biliyordun da pardon duymayı mı bekliyorsun.. Yada yanılmışımı...Düşmanını uzakta arama içerde içlerinde çok yakından da yakındır buda kaosun planıdır..

Duvarda asılacak diploma veya kelle yok, sancak dikecek yürek var sen yeter ki iste kendi ülkenin sancakların mimarı ol yeter....Gelecek hep oyun ve kutucuktur... Ta her şeyi anlayasıya kadar... 

                                Çoban sakli şifa                              
                           
                            
Çobanın kayıt edilmemiş yazıları..

Emperyalizm güçlerin oyununa gelmeyin, tabanı kış kırmak, önce incele çıkan kanunları kime yarıyor ,kime ne kazandırıyor, bilin ki emperyalizm güçlerin cebini doldurmaktan başka işe yaramaz.. Mazot sattırarak ,araba sattırarak, cebinize sonradan ödeyemeyeceğiniz kredi kartları doldurarak, sağlıklarınızı bozarak ,ayda bir ay traktör sattırarak ,her türlü oyunları oynayarak, hep onlara akar...Kaoslar çıkararak ,mili değerler satılmış ,bir bakarsınız, torunlarınızın nesilleri de borçlanmış borçlandırırmış...Boşuna debelenip durmayın önce kendini sorgula, karşındakini düşman görmeye başladın mı ,aileni de düşman görünce bil ki, emperyalizm güçlerin yağlı kazanına düşmüşündür..

Sonradan ikinci oyuna geçerler, din ,sana inçe ayar verirler, maske takarlar senden koyu din aşığı olurlar, geri kalmışlıkla, şekline girerek, şite bak ne geliyorsa batıdan, emperyaliz güçlerden der seni çan damarınla oynar, seni dinini ,diş dünyaya yobaz olarak göstererek, geri kalmışlık ,ileri adım attırmazlar, kardeş kardeşi aynı dini paylaşanlar,  ayrıştırmaya, ayırmalara başlarlar, sonradan kaos planını geçirerek ortadan kaybolurlar ,sende senin kardeşlerinde ne yazık kaybolursunuz..

Sizin anlayamadığınız bir nokta ,bu hak sizdeyken ,uzak diyarlardan göçmen kuşlar gelirken, yakınındaki kuşlar neden uzaklaşır.. Bir sorgula iki yol var ya aslı değilsin, yada bir şekilde ses çıkaramayan ,sert dağlardasın ,birde geçmişten gelen sert dağlar içinde kaybolup gitmiş isen ,uyanma zamanın geldi Ferhatlar, şirin gibi dağları delmek...Bunların amaçları bilin ki sizleri yok etmeden ülkeyi parçalayarak hem kazanç hem de esir etmek.. Sizler bizler diye bir şey yoktur ,bilin ki hepinizi yok etmek için plandasınız...Bilin ki hala uyuyacak uyanamayacaksınız, içinizdeki ruhu unutturmuşlar, ve uyuşturmuşlar.. Hep bir olduğunuz kafa akıl, içlerinden birileri çıkar ,bize ne ,karışma ,etme eyleme der dursalar da, gelecek tehlikeden farkın dalar ve bilmekteler...

Aslında tehlike yoktur ,tehlikeli diye korkutma sindirme vardır, hepiniz sadece kendimizi düşünmekteyiz eğitimi bile emperyalizm güçlere bırakıyor yaşarken eğitim vermiyorsunuz, çünkü hep çıkan ben kralım demekte öteye gitmiyorsunuz....

Birde onlara bakin 100 yıldan beri nesillerine aşılayarak ders çalıştırarak kaos plan oyunları hazırlayarak gelmekteler nesilleri boyu zincir halkasıyla Öncelikle Türklüğü ,sonra İslamiyet’i, sonrası da tün insanoğlunu kurdukları şirketlere köle etmek...Çünkü biliyorlar Tüm Kitaplar da yazar, bir ırk kıyamete kadar devlet kuracak sonra yıkılacak Siyonizm kafası da devlet kuramayacaklarını bilerek ,dev şirketler kurarak ,tüm küresel el altında tutmak insanoğlunu sayılı emperyalizm güçlere köle etmek..

Olacak mı olacak Karşı kaos planı uygulanınca ileride kırılma noktasına gelerek iyiler, ve kötüler kaosu başlatarak gene emperyalizm güçler kazanacak.. Mazlumların göz yaşı bitmeyecek...

Ta ki her kez her şeyi anlayana kadar...Çünkü nefsinize yenik düşüyorsunuz...Çıkarılan her şey sizi kışkırtıyor, onlar cebi dolduruyor... Ya sonrası....Düşünecek zaman bırakmayanlar sizlere ekmek makarnayla, alamayan ,hatta zamanı gelince bedava alan zamanı içinde, son çıkan % 40 faiz bile emperyaliz güçlere yaramakta her yönden yaramakta olan kışkırtma kaos senin sağlığını bozmakta, şimdi İstanbul’dasın, otobüstesin ,camdan bak son model araba içinde bir kişi, diğerine bak bir kişi, bir, bir, bir devam eder gider ,kime yarıyor bir sorgula....Şirket YIL SONU vergisinden düşer, GENE KİME ZARAR.. Bunu da sorgula...İşşşşt önce kendini sorgula....

“Baba ceza yedim benim hata...Neden... Park yerinde  arabayı çalışır vaziyete bırakmışım hem ceza hem de vergisini ödedim. .O neden o... Havayı kirlettiğim için ve insan sağlığını bozduğumdan...Biradakine dikkat ön cezaya bir şey demen ama son cezaya olayına yanı insan sağlığı önemli insan ruhuna bedenine zarar veren haram işler buna dikkat et.. Sağlık olsun...Yer Almanya BERLİN....

Zıt hareketlerden bir tanesi eşit oldu mu  ,tekrar zıt hareket başlar...DAHADA GÜCLENİR...Örneğin  firma kendini kötüleme programı yapar ,herkes inat eder zıt görüş zıt hareket inatlaşarak daha fazla kullanır.. Yaşam hayatınızda Her yol vardır bu oyunlarda...Hassasiyeti bildiğinden bu hareketi sunarlar ,bu gün hangi aksiyonun haber arar durursunuz...Kuzey ve güneyi hareketi eşitleyemediğiniz gibi ...Eşitleyemezsiniz yoksa dünya durur...

İnsanoğlunun içindeki zıt enerjiyi çok iyi kullanırlar.. Bazı kişiler şöyle der, emperyalizmler, biz yoksak sizler yok olursunuz ,kimse çıkıp demez köle olmuştur ,bizlerde olmasa sizler olamazsınız diyemezler...

Çünkü nefsine köle olmuştur...Sadece bir gün enerji kesilse dünyada bilin ki tüm güçler sonu gelir...Geri sayımla grafik tek noktaya toplanır...Tevekküle.. Oda Emperyalizmin çöküşü olur...Zaman vakit gelince...

                                             
                                      Çoban saklı şifa                 
 
                               

                                        SAKLİ ŞİFA  


                           “Dağlarda yaşlı kurtlar kalmayınca, Fareler Aslan olur”   

 “ Kör Kurt obasında otursa da tevekkül rızkını gönderir ,Her diktiği sancakta yavru kurtlar türer”    

                             “Kör Kurt’un  gözcüsü Kerkenez Şahin Kartallardır”                           
                           
                                   ÇOBANIN KAYIT EDİLMEMİŞ YAZILARI
                                      
                   
                                KAOS PLANLAYICILARI AKLI DÜŞÜNCEYİ  
                                       
                                          KARIŞTIRAN MAYMUNCUK  

Kaos Dış Dünya kendi normal hayatlarını yaşarken geleceğine 25 yılda devle alırken, sen sağlıklı yaşama tutunurken bazılarına da 4 yılda bir kaoslu hükümet kurdururlar...

Kaos bir kışkırtma hastalığıdır. İçine doğru son hızla çekmekte...

Kaos onlar için o ülkenin geçmişte yerleştirilmiş para kaynağıdır...

Kaos görsel duyumsal ,konuşan adamlar, ve her yerde gözüken illüzyonlu Reklam alanları çekici hastalığına çekmektir..

Kaos 30 veya 50 yıl sonra tekrar yıkılacak ev alanlarıyla pembe rüyalarda gözüktüren sende var ben de yok hastalığına hızla yol aldırmak..

Kaos marifetmiş gibi adını söyleyemediğin ilacın ismini söylerken ikinci adam oluşun seni hastalık hastalığına son sürat götürmek...

Kaos şu böyle yapmış bu böyle yapmış, der duranlar bil ki hep kaosla bir çalışan yedek parçası gibi ayrılmaz bir hastalıktır..

Kaos karşı görüşten olsa da sana şarkılarla, marşlar, zafer  işaretleri yaptırarak yaparak, senden gözüken sen bir şey yapmak istesen de bir anda yanız kalışın zamanı biraz daha geri atmana sağlar sinir sistemleri yatıştırıcı sinir ilacı yutmuş haldeyken bir gün sonrasına geçersin...

Kaos her sabah katlığında yeni hikayelerle uyanmaktır ,Sabah kalktığında ilk işin görselleri açıp dünyadaki aksiyonları gördürme hatalığından hiç çıkamayacaksın ,yeni illüzyonlara girip hayal pembe rüyalarda gezecek ve hayalinde Dünya kurtarıcısı olarak gün boyu yaşayacaksın, o gün için verilen komut o....

Kaos insanoğlunun içindeki iyilik ,yapılan haksızlığa karşı koyamayışın koysan da cezalar korkusuyla hayal etmen, seni hayata küskün kılma ve yaşam alanını daha kısmaktan öte bir hastalığa itmekte..

Kaos sana gösterilen sana karşı kötü ülkeden ,dış dünyadan ülkelerden bir kaçını kaos karmaşa görmende, içindeki kin sen yapmış gibi hayalinde geçirmen ,içindeki en derindeki cesaretini çıkarmak, ve birkaç saat sonra o cesaretini kör etmektir.

”Bu kaosları ana temeli nerden çıktığını görmek isterseniz sandalyeye otur, yaslan ,kahveni yudumlarken düşün O kaos planlayıcı ülkeyi...O ülkenin sadece askerini görüyor, o ülkenin şehir kasabasını göremiyorsan ,o ülkenin sokaklarında gezen çocukları oynayan çocukları gösterilmiyorsa, halkı sokaklarda gezerken gösterilmiyorsa, eğlence, inanç evleri gösterilmiyorsa ,düğün dernek, kültürü yansıtılmıyorsa ,bil ki ders çalışıyorlar, kendisi yaşamı yaşasa da geleceği ve nesli için çalışarak kaos planlayıcılar savaş virüsleri yetiştirerek Kurulamayacak devletlerini ,kurmak yerine devletleri kaybolmasın diye, başka ülkeleri parçalayarak, kandırarak, sonu olmayan savaşın içine sokarak, şirket devletlerine imkânlar sağlayarak, gelecekte ülke yerine Dünya şirketi kurarak ” DEVLET ÜLKE KURAMADIK AMA DÜNYA ŞİRKETİ KURDUK ”  hayalleriyle yaşatılan halkı insanoğlu  ve Dünyayı Kaosa sokanlar. “Tevekkülü unuturlar unuttururlar dünyanın sonu çoktan yazıldı” ....ve son yudum kahvende sançtıran oynarken hamle düşünsen kural desende, karşısı kural tanımaz seni bir şekilde beyni okumuş, şah mat olursun”..

Kaosun anahtarı düşünmek düşündürmek hata orada başlar..

Kaosu konuşmanın anlamı yoktur laf, laf, laf ...Tek hamle bir adım indir.. Savaş galibi sen olursun “Cesaret varsa zafer” orada olur...

Bir devlet kuramaz kurnaz geçinir Kaos, kargaşa yaratır, Biri imparatorluk, beylik ,cumhuriyet sayısız devlet kurar, yeni devlet kurar ,Ama Dış dünya  79 yıl bir huzur hükümet kurdurmazlar...

Hala bir eksiklik varsa bil ki Türk ırkından değil, Sadece ”Tevekkülü” anlaşamazlar. Oda ” Benliktir ”.. Anlaşılmayacak bir şey yoktur “Yaratan ol dedi mi olunur, yok olmayı sadece senin yapacağın hatayı ,neslin yapmasın diye fırsatlar verir ,o da olmayınca çizgiyi, hizaya çeker ,işte o zaman denizlerin kaynadığı ,göklerin ,yarıldığı gün, çöllerin yeşerdiği ,zamanlı zamansız yağışların olduğunda ,sana sadece son “Tevekküllü sunar“ oda olmayınca dönüşü  olmayan yola sokar....

“Sadece pencereden sen ne dersen de...Bak atalarının hali, senin zaman ve bıraktığın nesil ,buda senin bıraktığın neslinin hali...Şimdi bu dünyadasın halin ne olacak, hiç mi dünyada yüzün kızarmadı mı, hiç mi bir işaret almadın gelecek dünyadan, hiç mi okumadın, hiç mi sen nasıl ve insanoğlu nasıl olduğunu...

Binlerce yıldır aramaktasınız çöllerde dolaşan avare gibi ,Hala bulamadınız bir zerrecik küpünü...Bilseydiniz “ Tevekkülü ” çok çabuk anlardınız... Biriniz birbirlerini anlamadınız hep biri birbirilerini, beklenen biride beklemektesiniz...İşte son duraktasın beklediğin yer..

İşte menünüz ,Bak ebedîyi  cehennemi , geçici cehennemi ,yek Ün’e bakma orası eksi ,artı oradan “KEVSER” havuzundan “CENNET” kapısından çıkarsın...

Şeytan uzaktan “Azrail’le” çelik çomak oynayan “Türkü” görmüş, “Azrail’e” seslenir , canlarını almıyor oyun oynarsın. .”Azrail “ şeytana “ seslenir bana gerek yok KENDİLERİ geliyor.. Birde bu sahada oyalanma bir yerine saplanır ,belki de bir kovana oradan ya  eşek arısı da  çıkabilir ,yada bal arısı hele hiç oyuna girişme, aklına gelmeyen oyun, bu ırkta var.. Sadece gözler...Sabırla bekler...

                                    Çoban saklı sifa    

                                 
Çobanın kayıt edilmemiş yazıları  


                              Fotoraf malik şahin


Şu anda anlamaya bilirsin, bil ki yakın da çok iyi anlayacaksın.. Belki pembe rüyalarda ,geziyor, ulaşmaya çalışıyorsun, ya birilerin üzerine çıkarak, yada birilerini ezerek...Şunu bil ki başaramayacaksın...Ta ki...Başarı bir öndekini geçmekle başarı elde edilmeyeceğini  anlayana kadar..

Tam 61 yıl 30 yılını tek başıma mücadele etsem de, şunu anladım ki, İç ve dışarı dünyalıkla onların isteklerine göre başarı sağlayacağımı anladım.....Ama ben tevekkülle, Yaratanımın isteğine göre hareket ettim...Çok hesap yaptım çok....

Sadece 5 gün 10 gün benlik yapa bilir, sonradan hüsranla işe başlarsın.. Yorgun ve bitkin...Veya bir iş yeri kurarsın haramla kurulan bir işyeri sonu yoktur.. Ya sonra muhasebe yaptın mı...Yok...Herkes yapıyor da ben niye yap miyim der yola çıkarsın.. Yok öyle bir şey ,işte burada başlar muhasebe.. Muhasebeni yap.. Bil ki sağlamasıyla tevekkülle hesabın doğru çıkacak...

Yapmaz isen şu yolara gider isen, bil ki nefsine hareket, sonrası  siz gerçek İSTEYENİ DEĞİL, çıkarınız için ve nefsiniz için getirmektesiniz ,sanat sanatçıyı ,medyayı, başkanları, beyin  yıkarsınız, çocukların akılını çalar, görsellerde ,iz bıraktırırsınız . Bu da diş dünyanın şeytanların isteği, İSTESELERDİ TEVEKKÜLLE, 79 yıl Şeytanların oyununa gelmezdi gelinmezdi...Şu anda anlasaydınız, şeytanın oyununu bozar, hep birlikte tek tek tek tek der yola devam ederdiniz.. Nefsinize hakım olup tekleri bilseydiniz sonradan seçer, halktan birini.. Demezdiniz diş dünya şeytan ne der demeyi.., Etseydiniz TEVEKKÜL dize getirir 7 deve düveyi...

Politikaya veya siyaset atılır, bir iki yalakalıkla tırman bir iki ihale al, biraz horozlan, biraz şak ,şak, biraz gül şakra, yanı on takla, on göbek, sonra göbek kaşırsın, el avuçlar ,pantolon ağını toplar bacak ,bacak üstüne atar, bazen taş  atar, bazen devlet kurar, bazen de, ne biliyor musun sen kendini yersin ,sonrası ne biliyor musun hala parklarda koltuk arar olursun, oturmak için ayakta olman lazım, ama ayağa kalkacak halin yatacak toprağın olmaz ,oraya nasıl geldiğini hangi yoları aşarak ,ezerek, ha bitmedi, ya senden sonrakiler...Şunu bil şimdiki lokmandan tat alamadığın gibi, gelecek neslinde ,hayatlarından tat alamayacak...

Şeytanla ,şeytan oyunları oynadın ,şimdi şeytan gelecek çelmeyi takacak, Azrail’e seslenecek, şurada bir yolcun var seni özlemiş, senle dalga geçecek...Bilseydin görebilseydin, gene de yapar mıydın  bilmem veya bilinmez...

Benim yol sadece helal yoldu, şaşmadı derler bir baltaya sap olamadın.. Çoban der baltaya sap olamadım ama baltaya malzeme oldum...Zaman geçe gündüz değil mi, sonrası gene geçe gündüz, geçen gündüz de ne değişti, belki sen şeytanı yoldan ,ben rahmanı  inandığım yoldan.. Gene geçe gündüz ,ya geçe gündüzlerde birinde gündüz veya gece olma ise...

Hazır mısın...Tam yerin göğün kaynadığı günler, zaman ve zamanların bittiği günler ,senden sonrada dünyanın yaşayacağı var olacağını gösterdiği günler, an ve nadan yakın günler, senin uzun günlerin bil ki göz kıpması kadar yok gün ve zamanlar.. Hazır mısın.. Adalet hassas terazide, sen bir tarafta “son kitap Kuran” bir tarafta “Çünkü son durak”

  “Her gün çıkarken helalleşin ,her gün selamlaşın, her gün bayram gibi yardımlaşın,

                                    Bilin her gün bir gün bir an olmayabilir.”

                    “Her gün ,Her an Ölümü zikret zikredersen kendini hatırlarsın”

                                           Çoban sakli şifa   


                           Çobanın şimdiye kadar yayınlamamış kayıtları      

               Çobanın gerçek ama uçuk der 7 saniye sonra kahveyle hak verirsiniz         

                 Adamın biri alüminyum oksitle nemi kurutmuş sonradan arılarım                    

                             neden uçmuyor demiş çünkü arılarını kör etmiş..              

            Fotoraf malik şahin 

Aydınlık kadar karanlığın gücü vardır, evrende de aynı ,evrendeki güçte hiçbir elementin oluşumunu sağlayacak güç vardır, bu güce nispet, var olan dünyanın dışa doğru basıncı ,atmosfer katmanları en inçe bir şeyin geçmeyeceği ,bir perdeyle gözle görünmeyen, bir perdenin hesabı çok farklıdır, dışardan gelen bir maddeyi kısa zaman içinde parçalanması, sürtünmeyle çıkan enerji daha bu  dünyada yok denilir...

Bu düşünerek bir distile kazanı yaparak ,içeride hiçbir hava kalmaksızın ısı vererek bir bitki örtüsünü daha sonradan soğutma sistemi vererek, bitki örtüsünü suya kopyaladım ,daha sonra ikinci ayrıştırmada istediğim tentürü elde ettim, bunu her türlü bitkisel, kül olmadan ilaç sanayisinde kullanılır hale getirerek, bitkinin hiçbir maddesi ,kimyasalı ,içindeki içerikleri kaydolmadan, şekil hal alarak...

Ortaya çıkarman ,Bitkiler de ,kendi arı kolonimde, ağaçlarda, sera ortamda, koruyucu, uzun, ağaçlara zarar veren ,haşerelerden kendi, mahsulümü ,ve Ayçiçek ,buğday  gibi ,ürünlerde deneyerek ,hem gelişmesini, hem de zararlı maddelerden ,koruduğunu gözledim, Ayrıca kümes hayvanlarda, kullanarak premix 116 adını koyarak gelecekte, 44 yıllık çalışma sadece dıştan kullanılmak kaydıyla mantar oluşumu, Afrika çıbanı, gibi ,dıştan bakteri yok etmeyi gözlemledim...

Benim burada bulunanı gelecekte kaybolmayan yazılımı bir birileri okuyacak , kavraknol u yüksek kekik, pelin ,acıvayşan ,defne yaprağı ve tohumu, okaliptüs ,zeytin yaprağı, Avusturalya  Melaleuca agacı ,lavanta, karakafes otu, biberiye, cıvan pençe ,solucan otu, ister ayrı ayrı ister 4,5 biti karışı mi premix, bunlarla daha 18 bitkiyle kendi çoban halimle geleceğe ,bu sitede “arı piriiword dosyasında” daha çok yayınlanacak  daha çok bilgiyi de, sislerle paylaşılacak ,tabi sisler diyeceksiniz, sen neden bu kadar para kazanacakken neden paylaşıyorsun dersiniz..

Öncelikle şunu bilin bu işler kolay işler değil sadece kendinizi düşünmeyelim, her bir arıcı bu sistemi kurmak için altyapı yapması lazım, “ben 44 yılımı ve kendi gücümü giderken götürecek değilim”  her kez yapsa bile,100,200,bin tl altyapı lazım  ,yapamayacağına göre böyle bir ürünü bilgilenip satın alması daha iyi geldiğinden sadece bilgilendirmek ve bitkilerin dillini biliyor ve altyapıyı imkanı var ise oda yapmasında benim için sıkıntı olmaz amaç daha ilerilere gidip daha iyi yapma adımlar olursa hem sağlığımız hem de paylaşarak daha büyük ekonomilere yol alırız...

Sağlığı daha ilerilere taşınır.. Buna da kup takılır sana mı kaldı.. kuplar bitmez devam eder gider...Erdem olunsaydı  “Habil kabil” olunmazdı....

“Size bir örnek dışarıda dolaşan boşa frekanslar toplanmasıyla bir evde bir daz istasyonu kurarak internet yayını mahalleye dağıtım yapılır.. Şunu bilin at yapı devletler arası bir birleriyle güçlendirilmezse bilin şu andaki, bilgisayarlar 10 ,20 yıl sonra çöker, bir gün bankamatikler para saçarsa bilin, bilin ekonomi dibe vurur, bilin tüm elektronik ev aletleri ,bilin ateşleyiciler, bilin silahlar bile şaşırır...

Sonrası düşünülemez, büyük sandığınız şey çöker... Bilgisayar aslında paylaşım ağı kuvvetlendirme dünya malı olması lazım. Bir elden değil...Onun öncülüğünü de, şu andaki kuruluş yapması lazım...Yoksa küresel tehdit yakın yıları an dan da yakın...İletişimle haberleşme tehdit altında...Şu anda sanal çökün neler olacak çöküşe yerine kullanılacak hazır olan bir şeyiniz var mı yok.. "Düşündüklerinizin hiç biri işe yaramaz” Uydular bile dökülür.. Arılar gibi kör kalınır.. Sadece “ Allaha, Tanrıya ”, duadan başka hiçbir şey kalmaz o duanın enerjisiyle göklere açılan kapı olur kurtuluş olur Bu gün en büyük enerjiler, “Camiler ,ve kiliseler ,tanrı evleri “ göklere açılan penceredir....

İşte bunları hep keser olup hep bana değil, biraz testere olmak lazım bir sana bir buna işte o zaman başarılı olunur ,61 yaşına geldim bir gün bir günü dünya huzurlu görmedim ,hep  “HABİL KABİL ”...Her kez devlet kuruyor, “yaratan “ sizlere dünyayı kurmuş vermiş, insanoğlu üstün varlık olarak ,ama gene secde etmeyen ” iblis, şeytanlığını yapmış ”, yaratanda bu dünyayı da insanoğlu için NEFİS  intihan yeri kılmış...”Var eden yok etmesini bilmez mi,” sadece düşün imtihanı.. Kaç zaman kaç vaktin kaldı...

Şu anda 1 milyar daha sonra 5 milyar olursa hazır mısınız haydi mühendisler kolları sıvama zamanı oyunlar kurma zamanı değil, eskiden çocuklar arkadaş canlısıydı ,şimdi arkadaşlıkları unuttular, yeni arkadaşları var, kırsa da bir şey demiyor.....Arkadaşının akranının kalbini bilseydi onu nasıl tamir gönlünü alırım ederim diye uğraşırdı... Yeni arkadaşı için Baba tuvalete düşürdüm yenisini al...Bu yıl ilaç tutmadı yeni ilaç yazalım...Geçmişe dönük kayıt bulursanız...Sonrası A pardon...  

Okuyup uçuk diyenlere..Geçmişten hatırlatma 

 Bölgeler arası başı boş dolaşan sinyaller, baz yansıtıcılar proje yapılmazsa bilin çöküş yakındır...Örnek geçmiş çok bilim adamı var, her asırda düşünülür gelecek asırlara işarettir... 

Dünya üzerinde herkes bir şeyler yapmak ister, insan oğlunun içinde var, gelecek günleri daha kolay ,ferah, refah, yaşamak hayalimdedir. Gelecek günlerini göremez, bilemez, gelecek günlerini her kelimesine ..mek  ,mak…kelimesi eklemeye başlar. Görmek, yaşayabilmek, vd.. Hep bu yoldan çıkar .Gelecek çocukların onunu acın...

 Hiçbir şey imkansız değildir, ama bilmediğimiz çok şey var o kadar kör rettiler ki bizi hiçbir şeyi araştırma, geliştirme ihtiyacımız kalmadı. Nasıl olsa birileri yapıyor demi ? Ya ben bir şey icat ettim şöyle falan fişman gibi sözler duyunca ne diyoruz, Alemin en akıllısı sen misin, ne mühendisler, ne bilim adamları, ne profesör var onlar bulamadı da sen mi  buluyorsun git işine ya falan fişman.....

Dünyaya bedava  elektrik  huzur, getirenler ve gelecekte , bulut uydu tasarımları ,bu geçmişteki bilim adamlar, Nikola Teslada esinlenerek yapılan projeler ,sıradan bir insan aynı  sizler gibi ,sizin gibi evet bizim gibi, hiç araştırdınız mı  edison ampulü kaç denemede bulmuş ve ona ne demişler ve sonrasına bakın... bir araştırın !

Her insanın kesin bir icadı ve düşüncesi vardır buna kesinlikle eminim en basitinden düşünecek olursak bir işle meşgulken ya keşke şöyle bir şey  olsa ne kolay olurdu.....  işte tam o anda onu yapmaya çalışan insan başarılı oluyor ve mucit olarak anılıyor, illaki bir şey icat etmek için okul okumak  , mühendis olmak veya profesör olmak gerekmiyor bence işine yoğunlaş ve yap evet yap senin buna ihtiyacın var ama bunu yaparken de yapılmışlara saygı göstermek...

Evet  bu var olan enerjiler bir doğa harikası ve gizemi koruyor ,dünya kurulduğundan beri var, rabbimin hediyesi ,ama bu gücü bu enerjiyi salarken insan sağlığına  zarar vermeden yapıyor ,evet bir şeyler keşif, icatlar yapılır ,var olan buluş bir vesileyle bulunur icat yatılır ama ,insan sağlığına ,dünya üzerindeki yaşayan canlılara  faydası ,yaşam kolaylığı olabilir ,ama yaşayan canlılığa zararı .sağlığa zararı . 

Biz insan oğlu hep yok ediciyiz…Bir şeyler yapma gayretinde olanlar ,bilin hep erken yaşta ölmüşler ,beş para siz, otel odalarında ölmüşlerdir. Yapılmışı kop ye edip insan sağlığını düşünmeyen, uyanıklar  ,kazandığını zannedip, yiyip içenler ,Dünyanın enerjisi altında ezilir er ,dünya bir fanustur sonu yoktur ,dünya enerjisi bir piriz ,bir anahtar kadar kısasa ,kısastır.(sakli-sifa) Yaratan, yaratılanın sahibi vardır;(RABBİM) Sis sadece seçilmiş vesilesiniz.. Herkes gelecek asırlara bilgi, aktarması, ve her kes geçmişlere saygı göstermesi.. İşte yaşamın sırrı burada...Kendine "tevekkülle" güvenmek... 

                            Her bulduğun yeni şey budumla 20, 30 yıl sonra eskidir

   30 yıldaki teknoloji ,bir 30 yılda ne kadar büyür...Geçmiş sizlere bir şey söylemiyorum

             Santranç tahtasını düşün her karenin cif katı 32 kareden sonra ne olacak..    

              
Ben biliyorum diyenlere değil bilmeyenlere hatırlatmak bir daha düşünmek    

                                    Çoban sadece Çoban

                                       Çoban sakli şifa     


                                
Çobanın kayıt edilmemiş yazıları   

                          Bu işler dünya kuruluşunda başlar                                 

                        Fotoraf malik şahin 

Bu günleri bu günü yok sayarak, yarınlara umut le bakıyorsan ,yarınlar olmayabileceğini , bilseydi ,bu gün yok saymazdı...Bu gün ki işi  başarıyla bitirseydi, ve “tevekkülle”, tamamlasaydı yarınları garantiye alırdı...

Yeni devlet kurmaya kalkanlar ,bilsin ki, “yaratanın” dünya üzerinde çizdiği çizgiden öte gidemesin, bu gün vermiş olan nimet ve hikmetten yararlanamıyorsan, yurduna vatanına sahip çıkmıyorsan, bil ki ,seni kandırmışlardır...

Hatırlayabildiğin ,akıl adamların bulabildiği ,geriye doğru bak ,kimi 30,kimi 100,kimi 300,kimi 600,yıl acaba sen toprakların altındaki zenginlik olmasa, sen kaç yıl yıllık hüküm sürecen ,toprakları bıraktığın neslin  kaç yıl sürdürecek , o kadar masum insanları öldürüp,1000 yıl mı..

 Bu gün insanların halkının, kafasını yıkayan düşmanların içinde yaşamaktasın , seni devlet olarak gösterirler, kendileri devlet kurarlar...

Yazmakla, insan hakları söylerler, arkadan fitili yakarlar, savaş biteceğini düşünüyorsanız ,aldanırsınız, her sabah kalkarsanız ,bilin ki ölünler devam edecek...Çünkü öyle olmasını isteyen şeytanlar çok ki...Burası uzak o ,bu, şu, yok, her şey  akılda, akıl kadar an ve anda...Şeytan için ölün kanlı para...

Küresel dünyaya sahip olmak isteyen, 9 geçmeyen, kendilerini ayrı bir güç sayanların elindesiniz, şeytanların ta kendisi, ölüm onun için masa başında oturup ,sabah kahvelerini yudumlarken elindeki sopalarıyla ,masa başın da oyun oynamaktalar hatta bahis yapmaktalar...  

Ham, sam, yafes  soyundan ,geldin, Hz Nuh peygamber zamanı öncesi, yaratana inanmayanlar, tevekkül etmeyenler, tufanlara yenik düştü...Ondan öncede dünyaya gelen peygamberler geldi, odan öncede Hz adem.. Hz ademe secde etmeyen iblis....Ben geriye doğru saydım ,şimdi siz ileri doğru yarını olmayan dünyayı sayın, kaç yıl kaç asır daha...

Güvendiğiniz bir şeylere sarılmayın o da seni çeker ,sadece tevekkülle inan ve sarıl o seni kurtaracak.. Tek ben mi evet tek sen ebediyete tek olarak gideceksin...Bedenin yaşlanmış toprak olabilir, ruhun ve enerjin, yeni doğuşta daha yeni başlayacak...Yaratan hep tek gidiş kesmiştir dönüşü yoktur...Ensende hissettiğin ses ölüm sesidir...Sana verilen can şeytanlardan “insan ırkını korumak” için göğsünü siper eden  verilen candır “Nefis için değil” sadece “Allah” içindir.....

Şimdi hadi be dersin, kendini düşünürsün ,düşünmediğin kişi şimdi senin için orada bilmezsin, bilir ama nefsine düşersin ,kim gelirse gelsin dersin, ama sonrasını düşünmezsin.. Gelelim sonrasına.. Yok.. Sadece korkutulmuş korku... Bilseydin korkunun korkusu, korkusuzluk işi başa alırdın...Bilirler son kana kadar yok etmeyi, bir kan bıraktıklarında ,bilirler son kanları olacağını...

Hz Nuh’un o3. oğul Yafes ise, bizim, bütün Türk boylarının atasıdır. görüldüğü gibi, hadislerden ve Kur’an 'dan çok önce Tevrat' ta da, en büyük iltifata mazhar olmuş millet Türkler' dır. Hz. Nuh 'un, en sevgili oğlu Yafes için ettiği dua, çok derin manalıdır ve olduğu gibi gerçekleşmiştir.

Yafes’in torunu soyları Türkler, dünyaya en çok yayılan millet olma özelliğine sahiptirler. aynı zamanda dünyada en çok devlet kurmuş olan millet olma imtiyazını da ellerinde bulundurmaktadırlar!..

Şu halde Türkler, Nuh tufanı' n dan beri var olan, ilk devleti kuran, dünyanın en eski dilini kullanan; ve hem Tevrat 'ta, hem de Kur’an' da övülmüş, dünyanın dört bir yanına yayılmış bir millet 'tir...Şu anda hem İslamiyet’in öncüsüdür.. “Yaratan boşa göndermedi bu milleti bu ırkı Türkü” .....Dünya hakemliğini...

Bilirler Türkü yok edersek” İslamiyet’i” yok ederiz dertleri o “yaratana” karşı şeytanlar devlet kuracaklarını zannederler.. Bilmezler göklerin yere denizlerin göğe kalkacağını, nasıl nereden geldiğini göremeden, helak olacaklarını, insan ırkının hiçbir derdi yok sadece maskeli şeytanların işleri ,insan ırkının içlerine girip nefisleriyle oynaması ve  helak olması. .  

İnsan ırkıyla oynayanları YOK EDİN ,kardeş kardeşi düşman edeni YOK EDİN, Müslüman, Müslümanı fitne fesat sokanları YOK EDİN, Vatan bayrak ,Halka hainlik yapanı YOK EDİN, Düşmanım düşmanları, Düşmanınım masum halkına zülüm ediyorsa YOK EDİN, Savunmasız dostum düşmanları haksız yere saldırıyorsa düşmanlarını YOK EDİN...

Yaratan insan ırkını KORU, inananların inançlarını KORU, Töresini KORU, halk kültür ,gelenek göreneklerini KORU ,Dünyadaki maske takmış şeytanlardan insanoğlunu KORU, Kim hayır işlemişse KORU, Kadınları çocukları, yetimleri, öksüzleri şeytanlardan KORU ,Doğayı menfaat için yok eden hainlerin elinden KORU....Dünyadaki insanoğlu, insanoğlunu maske takmış şeytanlardan KORUYUN.. 

   "RABBİMDE KAYITLISINIZ UNUTMAYIN BİR İŞARETİ YETER"  

Hepimizin güzelliği, anlayışı farklıdır ,dilimiz, dinimiz ,rengimiz aynı olmasa da
“RABBİM” Yaratmış olduğu ağacın dalındayız ve aynı tohumdanız

                                         Çoban sadece Çoban

                                    Çoban sakli şifa    


                            Çobanın yazılmamış kayıtları   

                                           
                                             DOĞA 


    
 Fotorof malik şahin     Fotoraf malik şahin       Fotoraf malik şahin       

Tükettiğiniz ürünler ,ihtiyaca göreyse sıkıntı yok ,ama aksine bozulanları tamir ediyorsanız  , yediklerinizin fazlasını çöplere atmıyorsanız ,bunda da  sıkıntı yok, şayet müsriflik yapıp bunları daha çok kullanıp çöplere atıyorsanız ,yakın geleceğiniz yok, bir de çabuk bozulan ürünleri ucuz olsun diye alıyor bir dahakine devamlı eşyalarınızı değiştiriyor iseniz ,bilin ki alış veriş çılgınlığındasınız ,çünkü üreticiler bunları istemekte, daha çok ekonomi hesabı yapanlar bilsinler ki dünyanın geleceğini tehlikeye atmaktasınız...Daima daha iyi yapılmış ürünleri tercih edin...

Her attığınız adım korkarak atarsanız bilin hiçbir işi başaramazsınız ,helal yönden atacağınız adımlar zirveden zirveye taşıyacak ,sizleri şekillerle kandırırlar beyninize işlerler, bazen de zıt yaparak ,gene kendileri bir haberi zıt  ve kendilerini kötü göstererek ,sizlerin aklınızda kalmanızı sağlarlar ,aslında hepsi aynıdır, aynı guruba çalışırlar ,devamlı haberlerden düşmemesini sağlarlar, ben bur dayım ,buradayım, buralarda dayım, yanı ben her yerdeyim imajlarıyla beyin yıkarlar, sizlerde a böyleymiş, a buymuş, şüphe ve kışkırtıcı hastalığına sokarak, tedirgin hal durumunuzda, psikolojik hastalığa iterler, yani hep gündemde otomatikman tutarlar ve sen, başkasına o başkalarına ,başkaları daha başkalarına yayılır gider...

Sonradan ne alacağınızı ,ne yiyeceğinizi ne içeceğinizi, şaşırır, o günün stresiyle hasta düşersiniz, isterseniz bir gün bu işe adette olun anlarsınız ,çünkü illa önemli bir insanın dudak arasından çıkan sözlere bakar, reklamları kulak verir, çanınız çeker, almak ister, yedikçe yemek isteği kabarır ,bir şekilde doyumsuz gıda, formatlarıyla, kısa zamanda bana ne oldu der durur ,zarflamak için kanallar değiştirir ,bu seferde zayıflama frekansına  takılır yol alırsınız..

Hiç aklınıza gelmez, ilim bilim okumak neler getirdi neler götürdü ,bilseydiniz akılla beyniniz, bu günün teknolojiyle  nasıl kalori alırım, nasıl kalori veririm  düşünülmez ,sadece parklarda kurulan güzel yapılan kurulan aletleri, bedenen spor yapmak yerine , ne yazık ki beyin düşünceyle yapılan spor aletleri sadece bak ben buradayım bana nasıl bakıyorlar ,ufak benlik beğenilme hareketleriyle inanın bir kilo veremezsiniz..

Birde  koşar, beden aletleriyle sadece vücudunu hissederek, kendini dinleyerek yapılan spor, işte o zaman beyin dinlenir , vücut forma girerek gelecek saatlere güzel günler yaşarsın, ama ne yazık ,hala spor yaparken ,vitrinlere bakarak baktırılarak spor yapılmakta ama oda onların istemiş oldukları hal ve hareketler çünkü öyle olmanı istiyor “a bu böyle yapıyordu şu böyleydi, bu bunu yapıyordu”, (ama hiçbir zaman sen ,sen olmadın)..Seni şişmanlatan stres, ve stresle ne yemek yesem hallerin...Ondan sonra vay haline ,ararsın bulursun, sonrasını görürsün...

Daha biter mi ,bitmez ,akşamdan başlar ,ertesi güne beş partisinde ,ev gününde neler yapmaya ,o gün ne yemek yesem e kadar devam eder durur, siz spor yapmadınız kendinize stres aldınız, eve geldi stresi aldığınız kadarın fazlasını da yerken aldınız ,adını da bitmeyen spor ,spora başlarken 75 kilo idea vücudunuz varken çıktımı 85 kiloya ,girdiniz depresyona...Ne olacak şimdi der durursunuz...Her şeyi bırakmak akılda ,vücudunuza helal girerse bilin her şey yolunda olacak..   Helal : insanın sağlığına ve ruhuna kendine ve başkasına faydalı şeyler verendir.. Haram : İnsanın vücuduna ve ruhuna kendine ve  başkasına, zararlı şeyler verendir.  

Her şeyin başlangıcı sensin Görmek, duymak ,hissetmek ,akılla uygulamak sen bil ki herkes gibi aynısın ve her canlı gibi diğer canlılardan üstünsün yaratan herkesi eşit yarattı, size ve başkalarına ayrı üstünlük vermedi. İlimi, bilimi, bilmek için herkese verdi, Helal yoldan kullananda zenginlik, verdi ,başarı, başarmak için isteyene de yaratan verdi, intihan da NEFSİNE yenik düşende geçici zenginlik verdi, Şimdi sen hangi yoldasın ona bakarsan oraya gidersin... “Tevekkülle yol alırsan gerçek yola gidersin”...

Kararı vermek içinde an ve an zaman koydu...İnsan oğlu zamanı saat yaptı gün yaptı ay yaptı yıl yaptı, zamanı dilimlere böldü onlara da para kazanmak için, geçmişlerini hatırlamak için...

“Yaratan emriyle , Doğaya ol yap demesiyle ,yaşam ve yaşamda ışıkla, geçeyi gündüzü ,soğuk sıcak, hissede bilmek için ruh enerji verdi ,anlaya bilmek içinde, beynin içinde akıl, ruhunla birlikte ve vicdanınla hayat verdi”...
      
                   

                          (Kur'an-ı Kerim, Abese Süresi,24-32.)     

 " İnsan aldığı gıdalara bir baksın !Biz yağmuru gökten bol bol yağdırdık .Sonra toprağı nasıl yardık Kendinize ve hayvanlarınıza bir gıda ve fayda olması için yeryüzünde ekinler ,üzüm bağları, yoncalar, zeytinler, hurmalar ,iri ve sık ağaçlı bahçeler, meyveler ve çayırlar bitirdik. "
"Yerden sizin için üretip türettiği çeşitli renklendiricileri de fayda .Şüphesiz bunda düşünen bir toplum için ayetler var. "( Nahl Süresi 13 )

  Rabbin bal arısına şöyle vahdetti   ¨Dağlardan ,ağaçlardan ve insanların kurdukların çardakların dan kendilerine göz, göz  ev  edin Sonra  da her türlü meyveden  yede rabbinin sana yayılman için belirlediği yolları tut¨ Onların karınlarından renkleri  çeşit çeşit bir şerbet  çıkar ki ondan insanlara şifa vardır. Elbette düşünen kimseler için bunda  alacak ibret vardır ..Nahl, 16/68,69.

Nimetlerin hikmetlerini tanıma yolunda atacağımız her samimi adım bize tüm şifalı  sırlarını açacaktır inşallah. Kâinatta ve içimizde saklı olan enerjiyi keşfedip aralarındaki ilahi münasebete vakıf oldukça her şey daha i­yi anlaşılacaktır.

Kararı verecek olan sensin, “yaratanın verdiği içinde imanla tevekkülle” Akılı çıkarmak senin düşünmende...Tereddütle yapılan iş yanış ve yanlış yoldur.. Kaza kaçınılmaz...Hele hele istişare etmeden hiçbir iş olmaz...

                                               Çoban saklı şifa   

                                            Çobanın yazılmamış kayıtları

                     Bu yazılanların ayrı ayrı destanları vardır

                Bu Kartal zirvelerinde ovaları net görmektedir

       Malik şahin fotoraf   Malik şafin fotoraf    Malik şahin fotoraf     


 Dirildik çe diril zaman yok zaman bu günden başlar geciken her adım gelecek günlerinde bu atacağın adımı bu gün atılması adım olduğunu aklından çıkarma.. Gel kim olursan gel.. İnsanlık için gel. Gücünüzden şüphe ederseniz, Şüpheleriniz e güç verirsiniz.. Sözcüklerin gücünü anlamadan, İnsanların gücünü anlayamazsınız.. Çobana derler çoban çok büyük konuşuyorsun ...

Söz konusu Vatan Bayrak Halkım ve Türk ,Türk topluluğu Sancağı "yaratanın" insan ırkı korumak ise bu sadece gölgesi dır, aslı arkadan gelir...Gündüzleri saklanan şeytan geceleri ansızın çıkar...Zamanında kıvılcım çakmayan da gelecek yolunu aydınlatamaz... O zaman ne gölgesi olur ne de aslı....

Yeni devlet kurmaya kalkanlar ,bilsin ki, “yaratanın” dünya üzerinde çizdiği çizgiden öte gidemesin, bu gün vermiş olan nimet ve hikmetten yararlanamıyorsan, yurduna vatanına sahip çıkmıyorsan, bil ki ,seni kandırmışlardır...

Yazmakla, insan hakları söylerler, arkadan fitili yakarlar, savaş biteceğini düşünüyorsanız ,aldanırsınız, her sabah kalkarsanız ,bilin ki ölünler devam edecek...Çünkü öyle olmasını isteyen şeytanlar çok ki...Burası uzak o ,bu, şu, yok, her şey akılda, akıl kadar an ve anda...Şeytan için ölün kanlı para... 

Onun için dirildikçe dirilin...onlar devlet kurma işini garantiye alıyorlar sadece ama hiçbir şekilde kurulamayacağını bilmekteler, sadece aralarında maske takmış, birkaç kanlı para babaları...

Kendi halkıymış gibi gözüken ,sadece seni kullanarak sadece ölüme sürükleyen.. Bir kaç cambaz, bu arada İslamiye tide yok ederiz hayallerindeler...Bil Dünya üzerinde Türk yoksa huzur yoktur...Sen her şeye her şekilde bu gün için huzur istersin yarını olmayan dünyada dünyalık ister, ama yarınlara hiç hazırlık yapmazsın, gelecek neslini düşünmeden bu gün nefsini düşünmektesin...

Bu günleri bu günü yok sayarak, yarınlara umut le bakıyorsan ,yarınlar olmayabileceğini , bilseydi ,bu gün yok saymazdı...Bu gün ki işi başarıyla bitirseydi, ve “tevekkülle”, tamamlasaydı yarınları garantiye alırdı... Dirilin dirildikçe dirileceksiniz...

Dünyaya “son kitap kuran” dır.. Dünyadaki tüm insanoğlunu şeytanlardan korumak için gönderildi...Koruyucusu Türk tür...Hiç Aklınızdan çıkarmayın ,akıllarını sıkıştıranlarda, sıkıştığı yerden çıkarsınlar..

       Siz son kan deseniz de bilin ki o ilk kandır, bilin ki dünyanın son kanı olur..

OĞUL: Birde adalet: Dünya adaleti kendi çıkarlar dorusunda ilerler sen "görünmez adaletine sığın" o hep yol göstericidir. Geldiğin karanlık dünya da misafirdin bu dünya da yol misafirisin Helal , haram , şükür ü bu dünyada tanı bunlar yol gösterecek yükünü afifletir zamanı gelimçe ve yol bitiminde karanlık dünyaya geçecek sin yollarda yapacakların buraya geldiğinde geldiğin yerde yaptıklarınla sorguya çekileceksin ve ebedi yete gireceksin…

Yollarda haksızlığa uğrayışın şunu bil ki görünmez adalet zamanı ve günü gelince tecelli edecek ..Sen görünmez adalete güven yeter…RABBİM her şeyi gören ve bilendir.

OĞUL: Şeytanın aklına gelmeyen oyunlardan sakın sana anlatayım otur binle. Oyunlara gelme oğul. 
İki şeytan taş üstünde oturmakta oyunlar kurmakta birisi perişan oradan AZRAİL geçerken bunları görür.
-Haliniz ne
- Sorma sahada TÜRKLER var
-Senin işin yok mu git çanlarını alsana
-Gerek yok onlar şahadet şerbeti içiyorlar bana gerek yok.
-Peki arkadaşın haline öyle
-Sorma şahadet şerbeti içenlerin hışmına uğradı onun için oturup akla gelmeyen plan yapıyoruz.
-Varın gidin işinize sahada TÜRKLER var ise Onların savaş oyunları sizin aklınıza gelmez. Hele hele hava sahasına girmeyin...neyin nerede çıkacağını bilemezsiniz... Onun için ben vazgeçtim....Sizler sayesinde kendileri geliyor...Sizlerde başı boş dolaşıp beni yormayın zamanınız gelince sizlere de uğrarım şimdi varın gidin eceliniz gelmedi......  

                                      Çoban sakli şifa. 

       Dünyadaki seslere kulak verin. Başka söze gerek var mı..  

Düşmanın başkaları tarafından aldatılmış, aldatan yandaşını gözden çıkarmış Dünyayı kaosa sürüklüyor ise adaletçe düşmanını korumak sana düşer ,düşmanın senin düşmanını aldatan kimse senin düşmanındır ..Kardeş ,kardeşi Dostu, Dosta Müslümanı ,Müslümana düşüren kim var ise bilinsin ki maske takmış şeytandır….. Bir duvar onu koruyanlar kadar güçlüdür . Korkularına boyun eğenler özgürlüğüne , sağlığına ,ve yaşamına sırt çevirir...  

Hz Nuh’un 3. oğul Yafes ise, bizim, bütün Türk boylarının atasıdır. görüldüğü gibi, hadislerden ve Kur’an 'dan çok önce Tevrat' ta da, en büyük iltifata mazhar olmuş millet Türkler' dır. Hz. Nuh 'un, en sevgili oğlu Yafes için ettiği dua, çok derin manalıdır ve olduğu gibi gerçekleşmiştir. 

Yafes’in torunu soyları Türkler, dünyaya en çok yayılan millet olma özelliğine sahiptirler. aynı zamanda dünyada en çok devlet kurmuş olan millet olma imtiyazını da ellerinde bulundurmaktadırlar!.. 

Şu halde Türkler, Nuh tufanı' n dan beri var olan, ilk devleti kuran, dünyanın en eski dilini kullanan; ve hem Tevrat 'ta, hem de Kur’an' da övülmüş, dünyanın dört bir yanına yayılmış bir millet 'tir...Şu anda hem İslamiyet’in öncüsüdür.. “Yaratan boşa göndermedi bu milleti bu ırkı Türkü” .....Dünya hakemliğini... 

Bilirler Türkü yok edersek” İslamiyet’i” yok ederiz dertleri o “yaratana” karşı şeytanlar devlet kuracaklarını zannederler.. Bilmezler göklerin yere denizlerin göğe kalkacağını, nasıl nereden geldiğini göremeden, helak olacaklarını, insan ırkının hiçbir derdi yok sadece maskeli şeytanların işleri ,insan ırkının içlerine girip nefisleriyle oynaması ve helak olması.   

Yaratanın yarattığı en üstün ırk insanoğludur ,ilim bilimle doludur ,zere kadar kin nefret yoktur ,insan içinde dolaşan ,maske takmış öyle şeytanlar vardır ki, iyi gününde nefsin girer, kötü gününde ,arkadan vuracak kadar ,düşmandır...Sadece sana düşen göz bandını çıkarmak Tevekkül etmekle ,şeytanları görür, ebedi cehennemden kurtulursun...Şunu bilin ki, İyi kötü, kötüyü iyi eden zamandayız...Maske katmış şeytanlar olduğu süre savaşlar bitmeyecek ,bu dünya geçici, sınav dünyası, ama bilin ki, gelecek savaşlar iyiler, ve kötüler savaşı olacak.. İyiler Göz yaşı, kan hiç mi hiç durmayacak...Kötüler Evrensel demokrasi altına sığınmış, bukalemundan farksız olacak .. 

 Ta ki son damlaya kadar, işte o son damla bilin, renk ve maske değiştirenlerin sonu olacak...Çünkü bu dünya iyiliklerle kuruldu, son çıkan iblis, tevekkül etmeyerek, insanoğluna düşman oldu ..Yaratan da “Allah Tanrı, inanç evleri ” bu dünyayı insanoğluna imtihan yeri olarak bıraktı.. “ o her şeyi bilendir ”Her adım Korkunun korkusu Tevekkülle korkusuzluk tur...  

                                              Çoban saklı şifa   

Hala dünyayı büyük görmektesiniz sadece bir nefes aldığınız kadar, bir nefes verdiğiniz kadar anlıktır ,Dünyadaki Türk ve Türk topluluğu 2 milyar geçkindir.. Dünyanın büyük olduğunu sananlar ,dünyanın küçük olduğunu görmezler mi...Hala illüzyonda ,hala ,göz bantları, hala kolları bağlı olanlar.. Şeytanlardan kurtulma zamanı gelmedi mi ,hala son Türk kanlarıyla uğraşanlar bilsinler ki, ilk doğacak Türk kanı dünyadaki şeytanların son kanları olacak.. Nefis için değil Allah için, ilimle bilimle, ,yaratılan insanoğlu için, maske takmış milletlerle savaş İn , Güç gelecek sadece yaratanın insanoğlunun içinde... Dağların yüksek zirvesinden kartal gözündeniz, yükseklerden net gören ,akılla ,düşünce fikir, sır, imanla akılla, şüphe etmeden gelecek insanlık için maske takmış şeytanlarla savaşırız..

                                       Çoban sakli şifa  

                                            Çobanın yazılmamış kayıtları      

             Bir gözünü kapa evrene bak, birde, şimdiki nerelerden geldiğin derinlere bak.

               Ama şeytan aklına girecek sen bakma onlara diyecek ,o bir cahil çobandır..

                                Sen üstün ırksın dese de, içinden kıs kıs gülecek…

Yaratan topraktan” Aden “insanları yarattı  insanlara yön önderlik yaşam için, baş liderlik yapması içinde Çoban koydu, “Hz adem peygamber” ,”yaratan tüm canlıları çağırdı” ve buyurdu bundan sonra peygamberiniz Hz ”Adem” İtaat edin ve secde edin, Tüm canlılar ,ve melekler bile secde etti ,içlerinden bir tanesi,” şeytan “ beni neden peygamber etmedi diye, isyan edip, çekti gitti, giderken de, tüm yarattığın ademlerini ,aklıyla oynayıp yoldan çıkaracağım, söylenerek  ayrılsa da ,”yaratan” oracıkta şeytanı yok edebilecek gücü  kudreti varken ,bilerek “ademlerine insanlara “intihan için şeytanı koyuverdi bu dünyaya..

 Bu dünyada sana ihtiyacı yok gel dünyada seni helal, haram ,nefis, şan şöhret, şükür, ibadet ,inanç ,imam ,intihandan geçene ihtiyaç var aslında ona da ihtiyacı yok çünkü var olanı hatırlatıyor cennet  ve cehennemi.. “Eman” dileyenlere ebediyeti hatırlatıyor…

Şeytana tapa bilir, Ateist olabilir ,putperest ola bilir ,her dinden ola bilir, yaratan tek bir şey verdi, “tevekkül” “ insan gelişini ademleri “,1000 sene yaşaya bilecek ve kendi kendini onara bilecek vücutla, insan ırkını yarattı ,okumadan önce şekille ,işaretle, konuşma anlaşa bilme akıl verdi, ama şeytan ,İki kardeşin arasına girerek, kibirli ,üstünlük aklına şeytanın kulağına üflemesi ,”Habil, kabili”, kardeşin arasına girdi, bu günde dünyasına bakınca  dil, ırk, renk, sırayla anlaya bilmek için “tevekkül “dinler, verse de, son ikaz “son kitabı kuranı “ gönderse de, “Habil, kabilleri,” görmektesiniz…

Eskiden şeytan görülse de, şimdi şeytan akılda her kılığa girer maske takar, şeytanlık yapar, şeytana uymuş, şeytanca oyunları yaparak yaşamı birazda uzatmakta, ama nafile olacağı, aklındaki şeytan onunda ,yolunu kısaltmakta ,anladığı an çok geçmişte olsa, tek bir anahtarla, aklındaki şeytanı yok eder, “eman ve tevekkül”..

Yüz yıllar ,bin yıllar, yüz bin yıllar, geldi geçiyor ,bitecek değil, bu sonu olmayan imtihan dünyası, uçuk biye bilir, aman sende biye bilir ,bu içindeki ,kibir, şeytan üflemesi, beğenme beğenilme, arzuları ,uçuruma kestirme yol, bu dünya sadece senin yanı insanoğlunun yaşam alanın olmadığı anladığın  gün senin kurtuluş anın, şeytanın yok oluş anı aklınla tarih olacak ,bunun yolu da "Her kim zerre kadar hayır işlemişse onu görecektir. " "Her kim, zerre kadar şer işlemişse onu görecektir” bunlar senin “tevekkül” anahtarındır.

Bu dünyada kimse boş yaratılmadı ,kimse kimsenin üstün değil dır..Sadece akıl görmektir görmek istediğin değil, var olanı hissederek görmek ,biraz erdemlikle, daha çok görmektir, eskilerden “gelen peygamber” soyları da olabilir, ve vardır 500 yıl da bazen 250 yılda bazen de 100 yıllar içinde gelirler ,ikazlar ederler ,onlarda bazen nefsine bazen üstünlük sayanlar şeytanların üflemesiyle ilk çıkıştan son yolculuğa giderler.. 

Dünya yaşaması için “ yaratan “devam ettire bilmesi için, insanoğlu için afet gördüğümüz şey, sana ,dünya yaşayan bir canlı, olduğunu hatırlatmak istese de, inatla şeytanın üflemesine ,eko düzeni bozmakla ,maruz kalsanız da, ”yaratan” son ikazları etse de ,hala anlamayacaksın…

Kendilerini üstün ırk sayanlar “Habil, kabile” devam edecek ,o zaman dön bak cesaretin varsa, bil ki gelecek zamanın yok, yerlerin ,Denizlerin kaynamakta olduğunu gör yakın ve yakındadır gemilerin ,uçakların ,bir anda yok oluşları, senin büyük silah saydıkların ,bil ki senin düşmanın senin insanoğlunu yok etmek için şeytanların “habil kabili” kinlik ,benlik yaratmasın dan öte değil, senin zamanın uzun olabilir, evrende bir göz kıpması kadarsın, sen hiçbir zaman kendini bil ki, evrende, gözle görünmeyen kadar bir virüssün…

Bağışıklığın küvetliyse virüsün, düşman virüsle savaşır ,yok değilse ,bil ki, son duraktasın…o güne hazır mısın….An ve yakın dır..Çoban için tek şey dünya üzerinde tek kalsam gene savaşır, ve savaşırım.

.Bilirinki yaratanıma “tevekkül” eder ve eden son kanda olsa ” o ol “ dedikten sonra ilk kan dünya ve  şeytanların maske takmış hainlerin son kanları olur…Nefsinle savaşman, sadece yaratan adına, oda bana imanla kılmış olduğu yurtla VATAN BAYRAK ,HALKIMA, ve dünyadaki İNSANOĞLUNA zülüm edenlere.. Göğsümü siper ederim.. Bu dünya köprü… 

Hz Ali ye Savaş esnasında, son darbeyi vuracakken düşman kendisine hakaret etmesiyle canını bağışlamış… Sormuşlar ya” ali “neden bağışladın, son darbeyi vururken bana hakaret etti ondan…Daha ne bahane varken derler…Ben İslam için Allah için savaşıyorum ,bana hakaret etmesi nefsim için öldüremem…Nefsime yenik düşerim…”Sadece Allah için savaşın” İçlerine şeytan girmiş olabilir, "eman son tevekkül" edebilir…Nefsinle öldürmek ,cehennemde ebedi kalmaktır…

Hz Ali a.s  Şöyle Buyurdu “Dünya kalmak yurdu değil geçiş yurdudur .Orada iki tip insan vardır. Biri özünü  (nefsi  isteklere ) satarak kendisini satarak helak eder ,diğeri  de özünü  (Allah’a ) satarak kendini (azaptan) kurtarmış olur “ 

Bunu da aklınızdan çıkarmayın “Resulullah” kulak verin.    

Resulullah  (s.a.a) Ahir zaman alametleri  hakkındaki  bir hitabında buyurdu ki “Namazı zayi etmek ,şehvet peşinde gitmek ,heva hevese uymak zenginleri  ululamak  ve dini dünyaya satmak ahir zamanın alametlerindendir. O zaman  mü ’minin  kalbi, gördüğü kötülüklerden ve onları önlemeye gücünün olmadığından dolayı ,tuzun suda eridiği gibi karnında erir.”

(Nefsin arzû ve isteklerine hevâ denmesi, kimde bulunursa onu Cehennem' düşürdüğü  içindir. Hevâ sahiplerine de ehl-i hevâ denmesi, bunlar Cehenneme düşeceği içindir.  

 Şunu da aklınızdan çıkarmayın…Dinleyin..

Resülullah (s.a.a. ) Ahir zamanla ilgili yaptığı konuşmada buyurdu ki “O zaman ihtiram kalkacak ,günah kazanılacak ,kötüler iyilere musallat olacak ,yalan yaygınlaşacak ,inat aşikar olacak ,fakirlik çoğalacak elbiselerle övünecekler ,zamansız yağmurlara uğrayacaklar.

 ihtiram : Hürmet olunmak, tazim olunmak, hürmet, saygı.

Başını yastığına koy ve fakirliği kucakla ,şehvetleri kov ,heva  ve hevese karşı çık, hiçbir zaman Allah’ ın  gözünden  kaçmadığını bil, dolayısıyla nasıl olduğuna nasıl olacağına dikkat et. Her şeyi gören bilen RABBİM dir.

İnsanoğlu kendi çıkarlar doğrusunda kanunlar çıkarsa da, yaratan kendi kanunlarını en kısa zamanda gösterir.. Hal çıkarları konusunda dünya ile anlaşamamış olanlar gelecekte, gelecekler kendi kanunlarını çıkarıp, gene aynı oyunlara girseler de ,dünyanın kanunları yaratanın kanunu, üstün çıkacak…Sen sadece vatanını bayrağını halkın için ,nefsine yenik düşmemiş önder ve önderlerin için, halk insanoğlu için mazlumlar için ,Allah için ,savaş.. Savaş sadece öldürmek değil, savaş ,dille ,yazarak ,sözle, korkunun korkusu korkusuzlukla ,anlamayanı da kısasa kısasla…

 Hz Ali (s.a.a) Buyurdu ki “Allah’a yemin olsun ,onların karşısına tek başına çıksam onlarda bütün yeryüzünü kaplamış olsalar yine korkmam .Rabbimle yakın ile birlikteyim Ben Allah’a  kavuşmayı özlüyorum .O’nun güzel karşılığını ümit ediyor bekliyorum. 

    “Düşman seni yendim dese de, son anlayacağı an ve zaman kendinin yenildiğini,anlayacak.” 

                         “Bazen pişman olduğunuz zaman gibi”         

                                       Çoban sadece çoban                                                   

                                                       Çoban Saklı şifa 

                                     Çobanın yazılmamış kayıtları

                  Sen olabilmek için öncelikle sen olman lazım

               Sen olabilmek içinde komşuna sahip olman lazım  

İnsanoğlu kendini çok büyük gösteriyor, evrende ne kadar küçük olduğunu bilseydi, Kelimelerin gücünü anlardı.. Gözler, beden ve eller ,insanın karakter yapısını ve içindeki ruhu ölçer neydin ne olacaksın.… 

             Her şey bunlara sahip olmak bizlere çok görürler,

                   çünkü kendilerini üstün ırk görürler
 
           “ Toros’un yüksek uçan kartalı keskin gözleriyle "
                                       ENERJİ DOLU

"Yozgat sorgunu ve Endemik bitki diyarı Aydıncık'ı Dünya tanıyacak ” 
Enerji ve maden Kaynıyor 
Toroslar tümü enerji kaynağı 
Merkez Yozgat tan 250 km alan tamamen enerji kaynağı
Kütahya merkezin den 300 km alan tamamen enerji kaynağı
Diyarbakır çermik merkezinden 400 km alan enerji kaynağı
Denizli saray merkezden 200 km alan enerji kaynağı
Van merkezden 200 km alan enerji kaynağı
Kars merkezden 250 km alan enerji kaynağı
Eskişehir merkezden 250 km alan enerji kaynıyor
Vişne mermer, siyah mermer bu vatandan başka yerde yok
Biri Elâzığ biri Eskişehir
Başlı başına enerji kaynağı olan Sivas, Erzincan ,Erzurum ,Artvin ,Balıkesir
                             
                             BU ANADOLU TOPRAĞI 

İnsanlığı kardeşliği sevgiyi saygıyı Havası suyu enerjisi sıcak su gibi kaynıyor çünkü sağlık kaynıyor .  

Senin baktığına herkes bakar, ama senin orda göremediğin benim gördüğümü göremez.  

                 " İnsanlarla konuşun insanların akıllarının erebildiği kadar."  

Sırlar kitabında vatanın her karış maden enerjileri yazılacak ve sakli şifaları anlatılacak. Yalansa dünyanın derdine ..Kaybolan yıllarını geri al o senin elinde
İşşşşttt Uyan uyuma…Destanlara tekrar hikaye yazmaya gerek yok.. Var olana da, gözden geçirmeye gerek yok.. Hele oyun içinde oyuna hiç gerek yok...Dünyada tek hazine var ise hikmet ve nimetlerle dolu…Bil ki senin vatanında…

 Türkün son kanı diyenler şunu akıllarından çıkarmasın ,bilinsin ki son kanları diyenler!! 

                       İlk kanı doğacak ve dünyanın son kanı olacaktır  

Sen gücünü başka yerlerde diş dünyada arama bil ki erdem olamadığın yerde illa benlikle gelecek nesline diş dünyaya köle edersin etrafına bak insanlar senin için vardı, sen olmasan da vatan bu bayrak bu halk olacak sen kendini düşünmekten 3 nesil sonrasını düşünemeyecek kadar, akıldan yoksul veya bu gün için diş dünyaya çalışan maske takmış insanoğlu olamaz, sadece hain olursun.… 

Avrupa’nı   rezerveler i bizim madenlerden daha aşağıdayken 45 ten sonra 30 yılda dünya lideri olanlar, bizim madenlere küçük diyenler,79 yılda beri  neden göz bantlarıyla kapadılar ,küçük büyüyor ise büyük neden küçülüyor, sorusuna cevap ararsanız ,bilin küçük ,her zaman büyükten büyüktür, çünkü konuşan adamlar ,iyi pazarlar ,siz yapmayın biz verelim, senden alırlar boyarlar tekrar sana satarlar, hiç farkına varmadan, adamlar yapıyor der çıkarsınız, ama bilmeden ,tarlada çalışan, yer yerinden oynatacak, mühendisleri, sen mi ,kurtaracak der ,kendini ,bir şekilde, avutur masa başında, ay sonunu bekler, iş yapacakları da engellersin, çünkü onu da kendine benzetir ,hanım bu akşam ne yaptın ,der ,
”mühendis hakkı yemeği “ yaptım der…”Yanında da vatan türlüsü var” Bir şekilde yer, diş dünyadan da  misafirler  var dersin..

Dünyaya bakın ne diyorlar ekonomimizi bozanlar en güçlülerine kafa tutuyorlar ,sınırların da uzakta olsalar ,güç denemesi ,yapmaktalar, bunlar sadece Müslümanlara kafa tutuyorlar, dertleri bu, karın ağrısı çekenler ,arada, parasal ekonomileri çöküşlerinde, kendi aralarında gelinim anla misali masa altından sapa gösterirler ,bazıları Rus ruleti ,bazıları da Amerikan pokeri,  blöften öte gidemezler, yaparlarsa da servetlerini kaybetme riskine girmezler ,sadece maşa ile ,elleri yanmadan, kendilerinden olmayanlara krallık vadederek, piyonları sürerler, yerse misali…

Eskilerden Marşal yardımı almadan içten içe büyüyen ,güç ,rezerveler inin yarısı gelmeden güçlenen sonradan, küresel güçlerle ,sizler yapmayın bizler verelim diyenler, çok  güçlenseler de, daha güçlü, gücü kaybetme korkusuyla bu sefer fitne fesat, kaos ,çıkarmak için içeriye sızan ,ve şan şöhrete nefsine yenilen hainler, bu seferde, içerden güçlenen önder ve önderleri yene bilmek için iyiyi kötü kötüyü iyi ederek, yola koyulsalar da..79 yıl denediler…

Bu halkı,önderi,100 yıl fırsat geçen gücü  zayıflatmak için, içerden içeri ,oyun ve entrikalar oynamakla ,yıkılacağını zannedenler ,her defasında hüsrana uğramakla kalmıyor, hala sinsi oyunlara devam edenler, yıkmaya çalışmak isteseler de, hep daima hüsrana uğrayacaklar…

Atalarımız bu güne gelesiye kadar, bu yerlere bedel ödeyerek geldi ,bizler rahat edelim diye, şimdi sen gelecek nesillerine bedel ödeyerek koruyamıyorsan, nefsine yenilmişindir, daha ne ,ne kadar yaşayacaksın,1 yıl,5 yıl,10 yıl , ya daha sonra bıraktığın oğlun ,torunun, onlarda daha ne kadar yaşayacak ,hiç hesapladın mı….

Şimdi bir tarihi fırsattır, güç sahada eşittir, sen gücünü imanınla korkunun korkusu korkusuzlukla , önder ve önderlerin arkasında olursan, asker ,polisin arkasında ,gerekirse ,önünde ,bedel ödeyerek, vatanı bayrağını ilelebet ,korursun… 

Yok sen ben der koruyamıyorsan, şimdiki gününe isyan etme, gelecek neslini yok etmekle kalmıyor, geçmişini ,okuyacak tarih kitaplarını yok ediyorsun…Sizden sonrakiler onların nesline ne diyerek, ve nasıl dünya küresel gücü olacaklar..

Korkarak panik ataktan ileri gidemeyecek, ve tamamen hastalık hastası olup, herkesi suçlu görecek ve neslini kendi kendine yok edecek….

Sen hala yanlış şeyler düşünüyorsan diş dünyaya verecek 1 mikro yerimiz yok.. Mikro deliklerini kapatacak çok mikro toz madenlerimiz var..      

     Çoban asasına yaslanmış gölgesiyle söğüt gölgesindeki çınar büyümesini bekler   

                                Sen en büyük silahına ister Ana de ister baba..   

                                        Anadolu Anadan ,Anadolu Babadan   
                         
                                Oğuzları, Cengizler i ,Osmanları Ca
n dostlardan  
                                       
                                          Daha Büyük İman silahın
var 

                                      Çoban sadece çoban   

                                                      Çoban sakli şifa      


                                    ÇOBANIN KAYDI EDİLMEMİŞ NOTLAR

                                                              TEK      

                                            KİMSEYE SIRTINI DAYAMAZ                                                 

                                           GÜCÜNÜ YARATANDAN ALIR            

Tek yaratana inanır, Tek gönderdiklerine inanır, Tek yaşar ,ikiyi sırtında taşımaz ,iki hep ayak dağı olacağını bilir “işleri bozar” , Düşmana Bir’in yerini söyler “çıkarı için onla olur “,Bir hem tehlikeli ve sonu yoktur ,Düşman hep başkası var mı diye işlerini  korkuyla yapar “Bir adam geleceğini bilir”, Bir başladı mı sonu gelmez “Vatan Bayrak Halkı “ için.. Bilir ölümüne gider, arkasından bir birilerin geleceğini ,o birin gölgesi sonsuza kadar gider, Düşman her zaman kendi gölgesin den  korkarak,” bir başladı mı sonu gelmeyeceğini bilir”…Taşlar oturdu mu kenara çekilir, sadece gelecek “tehlikeli zamanı bekler”…O her zaman şan şöhret mevki beklemez ,sadece vakit gel zamanı tek “yaratanı gideceği zamanı bekler…Bilir sancağı arkadan gelen asrına TEK’e bırakır…                    

                                   “Asırlardan beri bir kandır kan çeker”    

                           Ben belki erken giderim et kemik kan geldiğin toprağa   ,

                          ama yaptıkların ruhunla sen gene arkadan geleceksin

                                “Ha yarın, Ha bu gün ,belki an dan bile yakın” 

                                                 Çoban sadece çoban             

                                                     Çoban sakli şifa             

            ÇOBANIN KAYDI EDİLMEMİŞ NOTLAR….ŞU ANDA DAĞLARDA ÇOBAN
    
   

Çoban yayla çardağında otururken sabah kahvesini yudumlarken arkadaşları gelir…İşleri bitirdin Keçileri saldın meraya ,oh keyif çayı içersin….Yok Ahmet efe kahve içerim, hele ayaktayken sende ocakta yapıver arkadaşlara…Kim var malın başında….Hiç sorma başarır mı bilmen ama gençler cesaret vermek için Zeliha halanın şehirden gelmiş yeğeni ziraatta okuyormuş ,deli oğlan hakanla meraya gittiler, yanlarında benim çomar var, onlar beceremezse çomar göğsüyle hayvanlara yön verir ,sağ sağlım de getirir….Nerden merak salmışlar…. Mezun olunca hayvancılık yapacaklarmış ağzımdan da çıktı çobanlık bilmiyorsan hayvancılık yapamazsın dedim….. Doğru söylemişsin  gene de af ferim inşallah bu meralar boş kalmaz bizden sonra…Kalmaz, kalmaz Ahmet efe ilerde her şey anlaşılır, buralar boş kalırsa şehirler hiç olmaz, şehirler kolay alınır ama dağları zor alırlar….Gene dertli dertli  söylendin be çoban anlat ta dinleyelim….

Ne anlatayım her şey ortada, şu karşı tepeler görü yon değil mi, hiçbir ağaç yok, Birde ilerideki tepelere bak yemyeşil….Ağaç dikmemişlerdir de ondan …Yok öyle değil oralarda da hikmet vardır, geyik tepesini bilirsin kimsenin erişmediği yerde ağaç var. Onudamı biri ekti…” Yaratanın hikmeti ”….Ah şöyle….Yağmurlar, tozlar ,Akansular, kuşlar, arılar, uçuşan toprak taneleri o sarp kayalara tutulunca  kendisini sağlama almak içinde bir tohuma ihtiyacı vardır, onu da  sağladı mı gerisi gelir çim ,fidan olur ağaç….Şimdi bu çocuklara yaylanın deli rüzgarına bırakmazsan onlarda kendilerini ve malı sağlama alamazlar ,onun için yanlarında gitmedim bil sinler ki tutunacak zeminleri olsun yeter…Gene de sağlama almışsın….Evet çomar varken  iş sağlamda “yaratan” ona da vermiş bir akıl….

Bu bir şey değil Ahmet efe diş dünyanın gözü sende bende değil ,bu topraklarda, sana ihtiyaçları var seni beni yok etmezler ,köle ,esir olarak çalışır gidersin, görmüyor musun şehir ,işletme yabancı şirketleri, çoğaldıkça milliği değerler değişiyor ,zamanla da ok olmaya başlayacak sen karşıdan geldin arkadaşlarınla bak dertleşiyoruz bir birimize bir konuşuyor hal hatır soruyoruz ,bak şehirde at komşunu senelerce tanıyamazsın derdini bilemezsin ,ne kaldı değerler sor bil hele kendine, şimdi  bat bahçeye organik tohumla domates, biber, salatalık kokusu buralara kadar gelmekte, bak  Zeliha hala misafirleri geldi diye ekmek açarlar tezek, ocak ekmek kokusu buralara kadar geldi ,bak birazdan sizler geldiniz diye görmediği halde peynirli, patatesli bazlama gelir şimdi sende yaş olarak küçüksün ocağa çay koyda içelim…Tamam masadaki domatesleri kilere kaldırayım….Yok sabah topladım bazlama geleceğini bildiğim için Zeliha halana gidecek ,sen de giderken misafirlerine de topla yengeme de götür…Ha bak bazlamalarda geliyor….

Çoban saat ve dakiksin nereden bilirsin…Bilmeme gerek yok paylaşmayı bilen ne aç ne açıkta kalır, aç kalmak, açıkta kalmak korkudur, sen “yaratana” sığındın mı  fazla malını paylaştın mı, ortada ne aç, açıkta kalır…Korku endişe getirir, bak görmez misin diş dünyayı telaş dalar, bizlerde onlardan telaşlı, bizimkiler bilse bizden alıp tekrar bize sattıklarını hiç mi hiç telaşa düşmezler ama ne hikmetse nefis ,nefeslerine hakım olamamaktan geçer bu işler….

Çoban Seni bakan etmeleri lazım aslında….Ben bir şey olmak istemen ,istemiş olsaydım halkımdan tek şey  isterdim, Sizlere ekonomi vadedemem çünkü her şey var size kolaylık sunarım yapmak ,etmek için, sizden istediğin tek şey vatan bayrak halkı korumak  için 1 milyon asker, koruduktan sonra her şeyiniz olur, öyle insanlar var ki yüzlerine maske takmış ,maskenin altında  şeytanlar yatar….

Kızım hoş geldin…Annen misafirle geldi diye fazla gönderdi  yetmezse sesleniver dayı…Tamam kızım şunu da götür sepeti ,çocukların da  çanın çeker elindeki boş tasada kaysı ,kiraz topla bahçeden….Tamam dayı…..

Her şey yolunda çoban….İş bu kadar Ahmet efe….Mühim olan nefsi kör etmek nimet ve hikmetlerden insanları “ yaratanın” rızkından faydalandırmak…Bee kardeşlikler hep beni konuşturdunuz, birazda sizleri konuşalım….Çoban her şeyi ortada döktün konuştun başka konuşmaya haça et yok…Var kardeşlikler var….Senin bir konuşman benim tamamlayacak bir kelimeye öğrenme ihtiyacım var….Hz Ali a.s  şöyle der… "  İnsanlarla konuşun insanların akıllarının erebildiği kadar."    

       ” Hayırlı insanlarla arkadaşlık etki onlardan biri sayılasın şer insanlardan    

                                            sakın ki onlardan sayılmayasın”    

                                                         Çoban sakli şifa    

           Çobanın kayıt edilmemiş yazıları.. O şimdi dağda   

İnsanlar hep kızar kaba hatları  kendilerinde de olsa hep kendilerini haklı görürler ,kural, din ,ahlak ,bir kenara bırakırlar ,insanoğlunun hep içinde  birilerini üstünden, birilerini kullanarak ,birilerinin birileri gider durur, iyi kötü kötüyü iyi olarak hep kendileri çıkarına uğraşır dururlar ,bu da dünyanın afir zamanın geldiğini “yaratan Rabbim” bildirse de ,yok olmaya aklarcasına yer dururlar, yok vatan severim der, yok milliğim der ,yok haram yemen der ,yok yok der der der dururlar….

Önce  akrabasına, yakınına ,komşusuna, komşusunun yakınına, yardımlarına koşmayan, uzaklara çok uzaklara koşan bir millet varsa ,bilsin ki yakınları yakalamadan uzaklara koşan hiçbir zaman istikrara buluşamaz yakınları uzak ,uzakları yakın etmeye  çalışsalar da bil ki yakınları yok edersin, ve hiçbir zaman da uzaklara erişemezsin….

Birileri senin ahlakı inancına, yardımlaşmana suiistimal yapıyorsa sende onun kadar, haram işliyorsun, göle taş atarsın attığından itibaren  dalgalanır, ve gittikçe büyür, hiçbir taş atıldığında büyükten gelen dalga küçüğe gittiğini  gördüyseniz düşüncenizde haklı olursunuz…Sadece deniz kenarında laf sektirir gibi taş sektirirsiniz….

Şöyle bir gün otur bak ister çardakta ,ister balkonda, ister her nerde olursan ol önce aileni, ve komşunu, memleketindekileri, belki tatilde yapamadığın kişileri görüp yapmak istediğin yardımlar yapamadıysan bu son zamanın olabilir…Karar ve kararları kendi kendine yârdim edemiyorsan, bil ki, bir başkalarına yardım edemezsin, sadece kendini kandırır bir başkalarına haksız kazanç yaptırırsın, ve sende onlar gibi yanar tutuşursun ,çünkü yardımın yükü ağırdır  ve yerli yerine koyunca verdikçe afifle tirsin işte o zaman kazanan sen olursun….

Bu her yerde aynıdır sadece yardımlaşmada değil ,memleket, gurbet, zulümlerden  kaçan, her kes yardım ve yardımlaşmadan sorumlu ihtiyacı olmadığı halde yardın almak “Allah” katında, çalmak gibidir…Gittiği yerde yardım alıyor ve ayrıca haksız kazanç yapıyorsa o milletin hakkını çalıyor demektir, o da “Allah” katında çalmak gibidir….O devletin yardım aldığı halde çalışıyorsa ve o devletin  iş adamları kendi yurttaşı işsizken, yabancıyı ucuza çalıştırıp haksız kazanç yapıyor ise bilsin ki hem haram, hem devleti dolandırmaktır ,hem de işçilik hakkı dır, (maliyete işçilik payı koyduğundan ) oda “Allah” katında çalmak gibidir…Çalmak haram ve hak yemektir…Şimdi tırnağına bak kafayı kaşıyacak şekilde uzat…Yok ise sünneti yerine getirmişsindir….

Yok tırnak yemiş isen, bil ki haram yemişindir ,neden mi  söyleyeyim, tüm Avrupa’yı  gezen çoban, sadece şunu gördü, memleketinden niye gider sorusuna , sorduğu soru hep şöyle dendi sağlıktan, sonra işsizlikten, sonra, terörden, sonra, bur da bedava para var…..

Bir başkası da  yakınır, memlekette bu kadar çalışsaydım zengin olurdum  gurbete çıkmazdım ,memlekette çalışıp maden ,çöp, zor olan yerde çalışsaydım sağlığım yerinde olurdu şimdi bak ne haldeyim ,bir başkası da bu işi beğenmedim der diğer iş gelesiye kadar devlet devada parayı bekler ayrıca gider izinsiz çalışır ,hastayım der bedavada para alır, zannederler ki bunlar da  insanoğlu “Allah ın” kulu değil zannederler, bu haksız kazancı yaparken bir fenik yesen bile, kim ve kimlerin hakkını yediğini bilmediğinden, haram yediğini  fark etmeyen tövbeye çekilen kişi ve gelen nesli, servetini eşine dostuna dağıtsa da ,kurtulamazlar ve kurtulamaz sın ,”Allah “ diyor ki kul hakkıyla gelme ,hele benden olmayan hakkıyla da hiç gelme….

Benin katında insanoğlu ayrımı yoktur, her kesi eşit yarattım ve “son kitapta da “vahi olarak indirdim, “peygamberinize” indirdiğim tek tek vahiyle söyleyerek kullarıma yazdırdım hatırlamanız için ilk kelime “OKU OKUYUN “ işareti verdiğim halde ilim bilimle, ahlak, iman, tevekkül etmenizi de söyledim size kılavuz rehber  “SON KİTABI” gönderdim… 

Şimdi gelelim bize bu kadar yardıma muhtaç varken, muhtaç olmadığı halde ,eskiden yeşil kart vardı, yeşil karta ihtiyacı yokken faydalanmak, devlet kapısını, kapısını açmadan maaş alanlar, işsizim diye dışardan çalışıp devletten para alanlar ,haksız yere borç ödeye cem diye gençlik projesi altında devletin kredisini kullananlar, bu gün eti palı yeniyorsa zamanında hayvan kredileri alıp ahırları dört duvar bırakıp kredi alanlar ,dışarıdan ithal düve projesi adına gelen rüşvet yiyerek kısır hayvan getirenler, haksız yere işe almalar, işin ehli olmadığı halde halksız yere atananlar ,saymakla bitmeyen örtülü ödenekler, ve  bu gün servetine servet katanlar “RABBİN “ Unuttuğunu zannedenler, ”Allah ın” bir kulu unutmadıysa bilin ki onun gazabını unutmayın….

“Allah” Mazlumlara zülüm den kaçanlara bakin ,ihtiyacı olanlara bakın ,Devletin ve senin yapabildiğin kadar, senin yaşayacağından fazlasını ver, rızık kapın kapanmaz, yerini ,vatanını ,insanoğlunu, maske takmış şeytanlardan koru, iman ,inanç ,kan ,kemik akıl verdim ,asla vatan hainlerini affetme ,sana verdiğim emanetleri insanoğlunu şeytanlar dan koruman için verdim önce ailen, akraban, komşun, halkın ,maske takmış şeytanlardan koru…

Gelen misafirler maske takmış şeytanda olabilir ,ama sen gene de yardımcı ol bil ki imanı bilmiyor ise inancı bilmiyor ise bir şekilde sebepsiz yok oluverirler …Sen aç susuzda kalsan tuzlu su tatlı, senin ocaklarını da yaksalar bil ki ateş gül olur, ama sana yapılan gelecek zülüm bil ki onlar için cehennem az olur…Onlar kör da yürüyen Çinlerdir…

   “ Dünyada büyük olduğunu zannediyorsan bil ki evrende Dünya bir toz zerresi  kadar olduğunu bil ”

           “Görmen için sen sadece  çoban yıldızına bak yeter, gördüğün duman kadarsın”     

 Gök taşında bilimi aramana gerek yok, gök taşına göre dünyada bir göktaşı farkına vardığın zaman her şeyin taş olduğunu gören bir gün Ateşi görünce sıvı olduğunu bildiği zaman Suyu ,Havayı, Toprağı, keşif yaptıklarında, anlayacaklar ki her şeyin sahibi olduğuna far kedince gelecek yaşamı daha iyi anlayacaklar. İş çoktan geçmiş olacak…Çünkü her kez kendi asrını yaşayacak…Karanlık enerjiyi ,ışığa çevirmek sadece insanoğlunun gönderilen “Son kitapta” Sır herkesin kendi asrında…Sadece geleceğe kendi yaşam asrını yazarak hatırlatmadan öteye gidemezsin.. Gelecekte bıraktığın yazıdan devam eder…..Her asırda birkaç kişi düşünür. Diğerleri onların düşündüklerini düşünür.

Hz Ali a.s  Şöyle Buyurdu “Dünya kalmak yurdu değil geçiş yurdudur .Orada iki tip insan vardır. Biri özünü  (nefsi  isteklere ) satarak kendisini satarak helak eder ,diğeri  de özünü  (Allah’a ) satarak kendini (azaptan) kurtarmış olur “

 Dünya, ona doğru davranana doğruluk yurdu ,ondan bir şey  anlayana afiyet yurdu, ondan azık ,toplayana zenginlik yurdu ve onunla öğüt alana öğüt yurdudur. Dünya ,Allah dostlarının secde yeri (mescidi) meleklerinin namazgahı ,vahyinin iniş yeri ve dostlarının ticaret yurdudur.

                                         Çoban sakli şifa     

             Çobanın kayıt edilmemiş yazıları.. O şimdi dağda   

                                                 İŞİN SIRRI   

Hayat bazen öyle ki bir beklenti olmadan sana yardım etmek isterler sadece gürler konuşurlar, sende onur olduğun dan istemesen de  ısrarla teklif ederler, artık o kişiye  güven duymuşundur ,yardımcı olma isteğin artmış ,her konuda maddiyat beklemeden zirvelere taşımak istersin ve yardımcı olursun, onun bilmediği bir şeyler yapar ,zirvelere taşır, sonunda da kaybeden sen olursun, senin 30 yılda zor yıllarında araştırman bir başkaları için  1 gün 1 ay 1 yılda, belki bunlar bile az bir zamanda ,ulaştıklarından seni bir bozuk para gibi harcanmış görürsün ,ama sen sadece insanlık yapsan da seni yok sayar, artık senin gitme zamanın gelmiş olur ,aradan zaman geçer, ve aramak ister ,hala sana karşı bir şekilde ulaşmak ister, iş çoktan bitmiştir, biye düşünen ,aldanmış, olur, çünkü helalleşmemiş sayılır, ona belki bir yol daha açılacaktır, ama sadakat ,sabır daha ona ulaşamamıştır….

Hayatın püf noktasını ulaşamadan sabırsız vazıyette ağaca çıkmış ,ham meyveyi koparmış, dallanacak ağacı budamadan ,aşı olmadan sene ve senelerde meyve verir diye uğraşsa da göz aşısını yapmamıştır..

Beklenen ağaç kurumuştur, ama gene de bilmez,” yaratan” kurumaya  yüz tütmüş  ağacı hiçbir zaman kurutmaz kuruyacak ağacı da diktirmez sadece sahibine bakar, oda anlarsa bakarsan bağ olur. Anlanın dan yola çıkarak kolları sıvar, ağaç yeşermiş bahçe olmuştur…..

Bu günlerde her kez doktor ,usta ,iş bilen olmuş ,bir günde hijyen, bir günde ,bir ayda işin profesörü olmuş ,inanın doğu Asya da ,pazarlarda diş çekenler gibi ,neşteri alan operasyonlara ,katılıyor ,ceza verseler de caydırıcı olmuyor çünkü  cezanın 10 katı kazanıyor ,bir gün krem ci, bir gün şampuan cı ,bir gün balcı ,bir günde kimyacı, yanı konuşan adam satıyor ,felsefesiyle yola çıkarak, kazancına kazanç katıyor…Diyeceksin  hırsızlık mı, dolandırıcımı, sahtekar mı ,olsun diyeceksin…OLMASADA OLUYOR….

İşi yerli yerinde yapmak, evet işe yarıyorsa mesleğin erbabıysa  yetkili mercilere  ve kimyagerleri bulup ustalık çırak bilgileri verip istediğin ürünleri  yapabilirsin işte o zaman konuşan adam eksiksiz yapmış olduğu işte hayırlara ve bereketli yollara girer…

Eskiden eski radyoyu tamire götürdüğümde fazladan bir vida fazla çıkmaz aksine bir vida eksik kalırdı şimdi “leb topu” tamire götürdüğümde bir avuç vida çıkartıyorlar, ya mühendisler fazladan koyuyor ,yada  çakma mühendisler mühendislik harikası yaratarak vida ekonomisine katkı yapıyorlar….

“Bir gün tarihinde çanakçı arif usta var, yanında da çırak çalıştırıyormuş,3 ayda 6 ayda birde ustası boynuz kulağı geçti mi söylenip duran usta çırak hiç anlam veremeyerek işi öğrenmeye başlamış yıllar gelmiş geçmiş, ama usta boyuz kulağı geçti mi lafı hep söylermiş, gün olmuş çırak ustasından ayrılmış, ve kendisi de çanak  fırını açmış, ama tüm çanaklar hep sırları çatlıyor, çanaklar hep bozuk çıkıyor bir tane bile satamıyor, ve iflas ederek ustasının yanına gelerek, ustasından iş istiyor ,ama ustası çok sevdiğinden, çırağı gene işe alıyor gümler aylar geçerken ,ustası boynuz kulağı geçti mi lafını hiç eksik etmiyor söylenip bıyık altından gülüyor, ustasını pür dikkat eden ustasını inceliyor ,ustası da dikkat etmesine ,işi öğrenme hırsı çok hoşuna gitmesinden bazı incelikleri ,ortaya koyarcasına, ocağın fırınlama zamanında  hiç çağırmayan usta çağırır gelince bak çırak işin sırrı bu ,kolları sıvıyan usta işe koyulur ,ve çanaklar güzel çıkmaya başlar ,boynuz kulağı geçti mi lafını söylenerek bıyık altından güler, bu sefer öğrendim diyen çırak, malını mülkünü satarak bir daha fırın açar ,bu seferde çanaklar çatlak çıkar mallarını mülklerini  satan çırak bir daha ustasının yanına gidemez, seneler geçer, yıllar geçer, usta yaşlanmış, çırağın ne zaman geleceğini bekler, çırak senelerden beri ustasını rüyasında gördüğünden ona yaptıklarını ,güvenini yitirdiğini düşen çırak bir bayram günü elini öpmeye gider ,helalleşmek için ama ustası yaşlanmış, ve hastadır ,ustası boynuz kulağı geçti mi lafını eksik etmeden söylenir ,durur çırağına hal hatır sorarlar, ustası der beni ocağın yanına kadar götür der, usta sen hastasın kalkma istediğini söyle be getireyim der, sen kaldıramazsın, o yükü der ve dükkana kadar yardım eder, sandalyeye oturur, şimdi geç bakalım bir çanak yap der ,ustasının sözünü dinleyerek çanak yapar, şimdide fırının yanına geç der, çanağı fırının içine at der, çıkaracağın zaman çanağın üzerine üfle der yanı püf le der…

Çırak ustasının dediği gibi üfler püf der….Bakar çanaklar sırları çatlamamış ….Sevinç’iyle …Usta ,usta başardım der….Ustası sandalyede rahmetine kavuşmuş. Elinde bir mektup almakla açması bir olur….

Çırak bu mektubu okuyorsan rahmete kavuşmuşumdur ,sana ilk geldiğin gün bu mektubu yazmıştım ,ölürsem dükkan ,fırın, ev, mirasım senin dir, sende seni yetiştirdiğim gibi çırak yetiştir, işin püf noktasını sıkı tut ki ,bu meslekler kaybolmasın, sadakat, sabır, güven, müsriflik, nefis, hırs, senin yaşam boyunca geldi geçti, şimdi  ayırma zamanı senin elinde hayat sana öğrettiklerini  hiç aklından çıkarma  ve dünya malına göz dikmez isen, kaybettiklerini hepsini kazanırsın…

Geri kalan hayatının püf noktası senin elinde…Sen benden sonra  üflemeyi değiştireceksin der…"Boynuz kulağı geçecek"... Usta bilircesine ocak üflemesine de püf noktasını söylemiş…Çırak hakikaten aklıyla iklimiyle bilimiyle fırının ocak çıkışına hava körüğü koymuş…

Bir kere daha anlamış ki helallik ve helal li kaybettiğin rızkını kaybolmadığını tekrar sana döndüğünü  bir kere daha inancına inaç katarak sadece  ve sadece rızkın kadar, sadaka dağıtmak kadar vermesini istemiş yaratan verdikçe vermiş….Gel nesilde….

                                             Çoban saklı şifa    

                  Çobanın kayıt edilmemiş yazıları.. O şimdi dağda  

                            ŞİMDİ ANLATMA AKILLANMA ZAMANI   

Geçmiş bir zamanda hayat dönüşü canlılık bazen de seni başarılarını ,sen üç kuruşa satanlarla hesaplaşma anlarsın sadece  “Allaha “ havale edersin, çünkü dünya iyi olanların Dünyası değil ,iyi oynayanların Dünyası girdiğini anladığın zaman ,geçmişte yaptıklarını gelecekte yapmaman için ,şifayı  sıhhatti sabırla beklemendir..

Bazen bir bardak su, bazen de bir ekşi  erik, bazen de  buzla dolu küvet, bazen de  rüyalar kabuslar, bazen de içindeki  hisler, ve sana gösterilen okuyarak gördüğün ,araştırarak, ilime ,bilime bir adım yakalamam sabırla, bunlar hayatınızın yaşamı içinde geçer ,öyle bir olayı dinleyici bulamasanız da konuşup, yazmak, çizmek, paylaşmak, size sadece deli derler ,aslında siz içinizle sadece hesaplaşıyor. Onların çünkü bilim dalı olarak hiç psikologlara  gitmiyorlar, bana deli muamelesi yapmayın diyerek ,daha isyankar oluyor…. Eziyorlar ,kırıyorlar, yanı insanoğlunu bir kaşık suda doğuyorlar….

Ya şunlara ne demeli 3 lira cep telefonu borcun varken 395 tl ödemene, modem  bağlanmadığı halde 675 tl , hele telefon bağlanmadığı ve konuşma yapılmadığı halde yatılsa da 50 tl borcu varken 1500 tl borç çıkaranlara ,o anda kapatılmayan telefon senelerce borç  birikmesine şaşmalı  mi, Bitmeyen haksızlıkla alınan ödemeler ,yoksa diş dünyaya esir köle olarak çalışmalımı, sabır bir kere daha dese de, adı sanı belli olmayan telefon numaralara merak edip belirli yerleri arayıp sonradan faturana yüklü hesap getiren firmalara ,mı yoksa esemez atmak zorunda  bırakan firmalara mı ,reklamlarla kredi bilgileri esemez le  sorduranlara mı, dünya bilin bedavadan para kazananları görmek istemezken …

Haberlerde çılgına dönenleri namus, borç bataklarına düşenleri kınarken öncelikle aylık maaşlarına kartlara baksınlar, sizde o duruma düşebilirsiniz, Suçlu suçu ispat edilesiye kadar suçsuzdur, suçluyu arıyorsanız ,önce kendinizden başlayın o zaman suçluyu bulursun, bazen ülkelerde seçim olur ,ve seçilir ,sonunda ben kazandım desende diş dünya şirketleri kazanmıştır çünkü eskiden gelmiş çöreklenmişlerdir….Geçmiş olsun, oğlunuzda ne var sorma kardeşim, kendinden geçti…İşimiz SADECE “Allaha “ kaldı….Birde Namuslu vicdanlı, diş dünyanın yaptıkları oyunu bozacak Önderlere kaldı….

Kendi kendine ne konuşuyor…. Ona birileri soruyor, Dünyayı düzetmek için ne yapardın, Beni bir günlüğüne kral yapsalar ,önce kraldan, başlardım…Yılanı başından, balığı başından kopartırdım der durur…Demiri tavında döver…Dünyayı kurtarırdım…Durmadan söylenir durur garibim…..Doğuştan mı oldu …Yok insanoğluna haksızlıktan….Desene gene bizler için kendinden geçti….Yaratanında bir bildiği var….

Hastalığa hastalık katarak, ilerliyor, bazen de gidiyor para hırsı giren muayene sonu bir torba ilaç vererek, hastalığı, daha çok ilerlemesine, yol açarak, hastalık hastalığının son limitine ulaşan kişi ve kişiler, simülasyon ,gerçek dünyada hayalli dünyayı yakalama gibi ,bazen de ,yaşamdayken, yürürken, yürüdüğü yol onun dünyasında yürümesi, etrafı onun dünyasıyla kaplı, olduğunu anlamayanlar, ona yan bakarak, deli, korkarak kaçmaları, onun gördüğü dünyasında ona daha çok zarar açtıklarını insan oğlu anlasaydı, onlara veya hayal dünyasında yaşayanlara biraz daha yakınlaşmak onlara vereceğiniz sevgi, onların ilacı olduğunu bilselerdi…

“Rahmetli ninem gelir aklıma oğlum karşına deli çıkarsa bil ki onun dünyası, onun dünyasında kimse olmasını istemez, sende onun dünyasına gir, deliyle deli ol ki seni akıllandırsın , işte o zaman akılla sırsın  gerçek dünyasına  koşarak dünyasına döner, sende oralarda takılım deme, geyik tepesinde avazın çıktığı gibi bağır ,oralar da kimse sana deli demez”

İçindekileri döke bilseydi, inanın bir kuş kadar ,hafifler huzura kavuşurdu, ne zaman haykırarak çocukluk günlerinizi yaşadınız, hayata tutunmak için ,her oyunları deneyerek ,yarını olmayan dünyaya, para hayalleriyle girdiniz, siz de o dünyaya ait olmuyor musunuz, yanı……….Bence hiçbir farkı yok, hayalınız de yata, kata, dünyaya, ertesi güne  kadar ,çılgın ,……olmadınız mı .Sonradan hüsran ve hemen filim bitmesin diye ertesi güne bilet almadınız mı şans filim sonu olmayan filime kuyruklara girip sıralar beklemediyseniz….BEN DELİYİM….Çünkü buda bir hastalık….Ya buna ne  ad vereceksiniz biraz şaşarım,

 Şimdi kendine bir sör ev hanımı, veya emekli evde oturan, genç ihtiyar, bağlayıcı programlar seyrederek, beyin güçlerinizi  ,beyin yıkama sana sorarsam benim hayatım dersin, hiçbir şey demeye hakkım yok ,geçirdiğin zamanı bir hesapla, bak neler kaybettin, gerçek yaşamlarda yaşayanlara, bakmadın, bak saydın ,meşguliyetlerle uğraş saydın ,neler kazandığını görüp neler kaybettiğini anladığın zaman ya ben manyakmışım der içinden isyan ederdin….Bazen olmuş demişsinizdir.

Çünkü dünya seni bekliyor, mazlumlar, sefiller, yoksullar ,ihtiyaç sahipleri seni, senin gibi, güzel kalpli sevgi dolu, dolu kardeşlerini beklerken ,sen neredeydin ,demeyecek mi sandın , onların ihtiyacı varken, sen senin hayal dünyada yarını olmayan dünyadaydın…

Şu pencereden bak geldiğin dünyayı gör ne halde, şimdi sonuna bak ne halde, şimdide olduğun yere bak, ne haldesin, hiç bu anı düşünmedin ,düşünseydin, şimdi geldiğin dünyayı  kendi dünyanı kurardın vazifeni bilirdin….

Şimdi gidim der kelimesinde ne derdim diliyor musunuz  “Gidim hayatta kalan anıları yazım derdim delki sağlığın olmaya bilir” Ya Siz ne derdiniz……

“Bil ki dünya sen ve senin gibileri bekliyor, nerden başlarım diyorsan önce ailenden başla gerisi gelir”          

   “Bana 3 gün deli denir, sonra akıllanır bu geçici dünyada hayalle yaşasan da gel dünyada akıllanır”

Simülasyon veya farklılık, teknik olmayan anlamda bir şeyin benzeri veya sahtesi anlamında kullanılır. Teknik anlamda gerçek bir dünya süreci veya sisteminin işletilmesinin zaman üzerinden taklit edilmesidir. Sistem nesneleri arasında tanımlanmış ilişkileri içeren sistem veya süreçlerin bir modelidir

           Bu dünyada böyle diyorlar…Gel dünyada ne diyecekler, “son kitabı oku”

                “Benzemek sadece sana verilen ruha inanışına vicdanına benzemek”

                              “ Sabırla bekleyen benzerle karşılaşmaz ,aslı gelir”   

                             "Her kim zerre kadar hayır işlemişse onu görecektir.                      

                            "Her kim, zerre kadar şer işlemişse onu görecektir."       

                                                        Çoban sakli şifa   

          Çobanın kayıt edilmemiş yazıları.. O şimdi dağda      

                          NEREYE KADAR NE ,NE KADAR ADALET              

Paranın azlığı, ödemelerde ,para bitiyor ,ödeme bitmiyor ise, kendine sorman lazım, paranın çokluğu ödemenin azlığına çok diyor isen, hal ve hareketliğine bakman lazım, arasındaki iki fark, aynı, biri nefsine, hırsına, kontrole  alamayışı ,biri ise, dünyalık nefsine sahip oluşu, ikisi de yakınır, ama bir üçüncüsü var ki sadece şükür eder ,elindekiyle yetinir ,hayatta ihtiyacı olacağı zaman, “Yaratan” kapıları açar, hiç yakınmaz, dünyalık bıraka cam diye uğraşmaz, çünkü  görmüştür, akraba akrabayı istemez, kardeş kardeşi istemez ,bu dünyada paylaştıramadığı gibi ,bıraktığı dünyalığı, kalanlar paylaşamadığı gibi, ister birileri bir  birbirleriyle dalaşmasını demezler ki o benim kardeşim, anlarlar sonrasında kardeş kardeşi yar başına kadar, o zaman anlar ben ne yaptım…..

Hey çoban kara kara gene ne düşünün….Hiç elimdeki çanağı  çevirip dururum….Sen nerden gelirsin ,akşam didişip duruyordunuz, hayırdır, gele bir soluklan hele ...Çanağı çevirip duru yon …Hiç akılla doldurmaya çalışı yom….Hiç görünmeyen ,şey akılla dolar mı…Dolmaz doğru söylüyor ama bir sebep çıkar, onu doldurmak için, ne o cebin dolu….Sorma Sigarayı bıraktım, aklıma gelince ,çekirdek çitlerim…Desene iş çekirdeğe kaldı ,Verde bizde çitleyelim….Hele anlat….Uyumsuz birde mürekkep yalamış ila benim dediği olacak der durur bizim oğlan…,Var git onun yolundan ol sende….Çoban sendemi ya….Gel hele sinirlenme otur ben senin derdini dinlerim ,bir başkasının değil, ondan  çanağı doldurmak isterim, otur hele bir dinle….

Bana vakti zamanında hep uyumsuz derlerdi bir yerde Sabahat etmeyen ,kuralında parkurda koşan derlerdi ondan uyumsuz kaldı gitti, onların çıkarına oynarsan uyumlu olur gidersin, oda bize yakışmaz ,yakışan tarafta olmak istersin uyumlu olursun ama iman adaletine ters ,uyumsuz olursun, onlar için dinsiz olursun….

Adalet herkesin çıkarına göre olursa adalet olmaz, şimdi adalet senden yana olsa, uyumlu olursun değil mi, evet dersin, peki ondan yana olursa onun için uyumlu, senin için uyumsuz…..Neyi paylaşamazsınız atadan kalan mirası, kim ne kadar düşer telaşı ,şimdi o şehirde sen köyde ,hepsi sizinse oturursun hesap yaparsın kim ne kadar alacak çıkartır ,hesaplar ,ortaya her şey serilir, şimdi sana söylemiştir, o kadar sene mahsul aldın, bunun hesabını sana soracak, birde baba evinde oturdun bunun hesabını soracak, senin için uyumsuz olacak…

Şimdi sana gelelim ,o kadar sene okuttunuz ,o kadar  sene ,zor hallerde ,mücadele etin, didindin ,az çok gönderdin ,o kadar sene ,arsaya ,tarlaya eve atalarına baktın ,onun için sen uyumsuz olancan, çünkü bir türlü hiçbir zaman bir arada uyumlu gezmez eninde sonunda fitne fesat girer, onun için sen uyumsuz ol ki bir şekilde uyumlu galip gelir sen zararlı çıkarsın, sen sadece “Allah’ın” adaletine bırak ki, gerçek uyumu görür…

Şimdi gelelim Dursun , efendiye ,bak gör ,esnaflar için ne kadar uyumluydu, çıkarlar ters düşünce ,traktör parası ödemeyince , uyumlular tabelayı ters çeviri verdiler, onların çıkarına devam edilseydi, ilimleriyle beyin yıkarlar ,bilimleriyle, konuşan adamlıklarıyla da uyumlu kesilirler….İlim ,bilim, cesaret, adalet çıkarlarına ters düşersen bil ki seni uyumsuz olarak aralarına almazlar…..Sen gel çoban kardeşini dinle el âlem ne derse desin sen hakkını ver fazlasını da ver ki gerisini “Allah “ görüyor, münafıkların gözünü kör etki, görünmeyen yüce adaleti gör….

Bak o kadar saat geçti, çekirdek çitledin tas doldu, birde dolmaz derdin….Ama bu çöp….Dünyada aynı değil mi, uyumlu uyumsuzla doldurdun, etrafa da dökmüşsün…..Telaşla anlatınca hep insan etrafına sıçratır buda hep haklıyım izleridir….Gerçek adalet her şeyi yerli yerine koyandır….

Gel bu dünya boş sen gerçek adalete bak, o adalet öyle ki, bu dünyada ,bir beddua obur tarafa bırakmaz bu dünyada oracıkta adaleti gösteriverir sen ,sen ol yaşarken beddua alma….Ben sana ancak bunları vere bilirim için rahat olduysa ne mutlu….

Biri gelir diye, kör ateşe cay koymuştum laflarken tısladı, az konuştuk  tıkırdadı, son cümlede fokurdadı, bardakları getiresiye kadarda demlenir ,keyif çayı yap, gerisi sağlık, giden helal ise bereketiyle döner, bunu da aklından hiç çıkarma…..Şimdi onlar düşünsün…Sen hak ve adalet imam “Allah” yolundan ayrılma yeter….

Çalıştırılmadan çıkarlar doğrusunda kazanılan her kuruşu haramdır, milliği ekonomiyi vurulan en büyük darbedir… Çıkarlar doğrusunda her gördüğün uyum bil ki, seni altüst eder, işine gelip gelmeyen uyumsuz gördüğün ,gerçek adalet “Allah yolundaki gerçek uyumlu yoldur….İçinde ilim, bilim, cesaret ,akademi doludur. Çıkarlara göre sınıflandırılmaz, sınıflanamaz….” Tek dir ” Görende duyanda “ o dur”…..

Hz. Muhammed (s.a.v)  Hilenin haram, kötü ve yanlış bir davranış olduğunu, dünyada ve ahirette sorumluluğa neden olduğunu bildirmiştir. Bu meyanda "Bizi aldatan bizden değildir”. 

 Hz Ali Oğlu Hz Hasan’a şöyle buyurdu Amel  ettiğinde zarara uğramayacağın şu dört hususu benden öğren. En büyük zenginlik  akıldır, en büyük yoksulluk  ahmaklıktır, en korkunç şey  kendini beğenmektir, en değerli büyüklük güzel AHLAKTIR..   

İnsanlar huzurluysa bilin ki orada "Allah" korkusu eşitlik iman ilim bilim edep ve adalet vardır yanı kısaca  CUMHURİYET vardır… CUMHURİYET gücü “Yaratanın adaletin” den  ve insanlara vermiş olduğu güçten gelir. Başarıda Halkın seçtiği önderden gelir , Önderin arkasında dik durulduğu süre Önderde aldığı o güçle Vatan ,Bayrak ve komutanlar gelir .Uyum adalet ”Allah’ın emirleriyle sancak gelir, duası Fetih süresidir .

Her kes secimle gelir, seçimle gider ,”Allah’ın Halka vermiş olduğu yol işaretidir. Uyumlu uyumsuz diş dünyanın oyunudur, ”Allah’ın Tüm  inanç yolundan ayrılan nefisleriyle HELAK olur

Benim için uyumsuz diyorsanız tüm uyumlular sizin olsun, ”Ben Allah” yolunda uyumlu olayım yeter. Benim başlama sancağım bulunduğum dağlarımdır ,gerisi Diriliştir.. Şeytanın görmediği yere düşen "bir mıh "vardır. Gerisi iyi “kılınc” kuşananındır, “Zülfikar” da duvarda asılıdır.                                                             

         “ Her ayım hatırlama her günüm kırbaçla kendimi dövdüğüm gündür “                 

                                                       Çoban sakli şifa   

               Çobanın kayıt edilmemiş yazıları.. O şimdi dağda       

Her kez dünya telaşında kimileri sağa sola koşuyor, kimiler ay sonu nu heyecanla bekliyor, borcunu ödüyor ,gel karttan yemeye başlıyor, gelen aylarda o kart dolu bunu buraya ver şunu al öbür karta öde diyerek kör topal emekli zamanı gelmeye başlayınca aldığı ikramiye sadece borcu ödemeyecek burumdayken emekli olmamak için bin bir takla atarak yüksek maaşa devam etseler de ellerinden bir iş gelmeyene kadarı bırak ömür sonuna kadar, etseler de yapılan işleri beğenmezler tekrar yaptırırlar, baba çiftliği gibi kullanırlar ,sanki onlar olmayınca iş yürümez felsefeleri ,işin hep üstünde olmak isterler ,çünkü o koltuktur, bazen eve bile gitmezler, koltuğu kaptırırım diye, aynalara bakıp sadece gerçeği anlasalar, sana üstünlük saygınlık makamdan geldiğini ne zaman tekrar kaldırılan ayna ya bakınca gerçeği anlayacaklar ,ama cesaretleri yoktur aynaya bakmaya, halkın yaşamayı bildiği yaşayabildiği ,kendisinin yaşayamayacağını bildiği için ,ama şunu  bilseydi, ben nerden geldim…

Beni “yaratanı “ bilseydi aç açıkta kalmayacağını ,ilk dünyasını bilmediği gibi annesine baksaydı, orada bir dünya suyun içinde bir dünya, süreyi bilmeden yaşarken ve yaşarken orayı hatırlamayacak kadar ,bilinmeyen, dünyayı ,dünya zamanı 9 ay 10 gün sora yaşam dünyasını, Yaratan “Alah” can verdi öğrendi anne demeyi anne, bir kadın ailesi, merhamet çizgisi olduğunu anlasa da, bu dünyanın geçiş gel dünyanın kalıcı olduğunu bilseydi, geldiği dünyada yaşamayı, yaşadığını nasıl yaşadığını bilse, geldiği dünyada aç açıkta kalmayacağını bilseydi müsriflik yapmaz, san şöhreti ,bırakır, yamalı gömlek giyer ,gidecek dünyaya hazırlanırdı ,geldiğin yeri nasıl yaşadığını bilmiyorsan, sonradan geldiğin dünyayı öğrensen de, gelecek dünyayı bilmediğin için gel dünyada bu yaşam dünyasını görecek neler yaptığını hizmetleri, kötüyü iyiyi görecek ,düzeltmek için çok geç olacak….

Yaşarken dünya zamanıyla 24 saat  yaşayan bir böceğe anlardı bu dünyada bu kadar büyük zaman olduğunu şimdiki zamanı olmadığı dünyada anlardı bir böceğin zamanını…..

Telaşlı ,telaşlı gene gelir bizin Rüstem hayırdır Rüstem…..Bert li çobanım bert li.. Hele anlat…Hele gene bizim mektepli başımı belaya sokacak….Hele sabır eyle gene ne ister…gecen yıl her istediğini verdim biliyorsun, gene misafir olarak geldi vır ,vır, vır konuşup moralimizi bozmaya ,hanımda gerekeni verdik nene ne isterler benimde çocuk var, bende öğrenci okutuyorum ,onlardan bir şey istiyor muyuz, hele geçen yıllar harçlık göndermiş, onu bile başımıza  kaktılar, ben onların kölesi değilim der ,buda başka bela ,iki arada kaldım.. Biri kardeş ,biri ailem….Gene tapumu ister…Yok sadece sen çok aldın ben azdım der birde bıyık altından güler…Hanında Moralı bozuk, sırtını döner yatar ben de moral bozuk, çardağa gider ,oracıkta uyur kalırım, sabahleyin de kaşınır dururum, sivri sinekten, sabahleyin de ocaktan dumanın tüter, çoban ekmek yapar der, çayda vardır der gelirim….Desene işin kötü bak hanım olmayınca ekmekte yok değil mi, atsan atılmaz satsan satılmaz bir yandan da kardeşin…Yallah ,şuradan tereyağı peynir getiriyim de, hele bir karnını doyur, sende ocak yanında örtü altında taze ekmeği getir, cay da demlendi semaveri de masaya köy,3,5 yumurtada kırıvereyim sana.. Evdeler mi.. Yok akşam gittiler şehirde borçlanmış emekli olasıya kadar biraz borç ister.. Verdim mi.. Nerden vereyim çoban pazarda satacak sermayem kalmadı geçen sene birikenleri verdim ,bayramda geliyor, geçen hanıma söylemiştim ,hanın biraz sıkışığız diye hanımda altınlar var sat demişti ama şimdi hiç vermez bizim keçe gibi inatçı… .Aferin yengeme kadın dedin mi böyle olacak tutumlu korkar çünkü seni düşünür, sana bir şey olunca, çocukları ,nasıl okutur ,sana nasıl bakar ,her şey hazır afiyetle ye sermayeyi de düşünme, benim 4,5 tane altın var ,onları  satar, sermaye edersin, bayram sonu da tekrar yerine koyarsın olur biter, şimdi afiyetle ye, yoksa dertten yemek dokanır birde senle uğraşmayayım ,Nerden aldığını da söyleme ki başarın zirvede kalsın, sadece zamanında yerine koy, yeter senden….Ben niçin geldim neye kısmet oldu….Bunun gibi çok hikayeler ama gerçek hikayeler var sonra anlatırım ,rızkını badatta, Şam da ararken evin altında bulursun Rızkı “Allahtan iste bir emirle Salihleri gönderir, sen kalıbını temiz tut yeter gidecek postaya adres sorulmaz o yerini bulur ,yastık altında ,doladın bir yerinde yatan altından, hayır gelmez ,o bulur ,gidecek yeri, helal ise yerine gelir, sen hiç merak etme, çayları tazele, şimdi benim derdimi anlatsam ,şaşarsın, senin hanım kardeşine evini açtıysa  o sana yeter ,nice kişiler var kardeşinle helalleşmek için parka gidersin o sözler sana da kardeşine de koyar, hatta ,fazla kazanırsan ,benden tarafa elbiselik al.. Nerden çıktı derse olup biteni anlatırsın…Bak bir de Yaylalı Yusuf’u kız hakkı dediler deniz kenarından sazlığı verdiler ,kendisine de muzluk ,dağdaki ev kaldı gel zaman oldu sazlıklar para etti ,kendisi ne halde, zamanında eşit olsaydı her şey yolundaydı ,hakkın adaleti hak mazlumların yanındadır bunu da aklımdan çıkarma….Senin yanından hiç gitmek istemiyor bur da huzurluyum…Var git sırtımda çok yük var olsa da sırtımda taşırım iste “Mekke ye” taşıyım ,iş hayırlısıyla her şey olur .Mühim olan niyettir taşıyacağın ne kadar ağırda olsa işinde helal ise var dünyada afifler, Her şey olacağı yere varır…

Eeee anlat be çoban içimi rahatlatıyorsun…..Her şey zamanında yerinde anlatılır, yoksa akıl almaz sır dipsiz kuyuya benzer  yarınları göremediğin gibi…Çok bilen kim var ise bil ki hiçbir şey bilmiyordur ,bilseydi, yaşamı ona göre çizerdi, tek bir şey varsa” tevekkül” etmek….

                                           Çoban saklı şifa                        

            Çobanın kayıt edilmemiş yazıları.. O şimdi dağda        

İman gücün bil ki elimdekinden daha güçlü elin dekini kay bede bilirsin, muhakkak sebebi  vardır ,ama iman gücünle o sebebi  yendin mi kay betiklerini  bulacaksın ,çünkü iman gücün gelecek nesline haram yedirme ecenden seni düzene sokmakta ama yok dersen de bil ki eski kaybettiklerin gelmeyecek gelse de, sana her seferinde hatırlatacak bil ki diş dünyada sana hep bir şeyi beceremiyorsun diyecekler, işte onlar aldananlar… Her şeyi yaratan odur ki varı o anda var, yok edebilir, sen bunda da bir hayır var dedikçe rabbim daha iyisini verecektir ,yok hırsa nefsine kapıldıkça, ağzın tadın zehir olacak.

Çoban evde misin… bu saatte eve de olmaz bilmiyorsun unutmuşsun pembe dünyalar seni bilgini kör etmiş dursun efendi….Doğru söylersin ağılda olduğunu unuttum….Haydi deli oğlan sen eve git ,giderken şu çıkıyı babana götür  kızım sende bir şeyler öğreniyorsun değil mi…Evet amca keşke okul bur da olsaydı .o da olur kızım ne zaman görüş Pıratık çalışmaları hocalar, görürse  belirlenmiş yerlere staj giderler, ve akıllarına düşerse ,o zaman bir yerlere varılır, sen onları bekleme başarı sen öğrenmene bağlı, sen istersen burası bir kendi hayalın olur, deli oğlan sabah erken gelin  bende gel ecem, kekik durumu nedir, diye….

E dursun efendi cay koymamışın ,tabi unuttun kibar oldun ayağına beklersin….İğneleme çoban senin sözünü dinlemedim.. Ne var ki  sözümde ,dost acı söyler, ama hiçbir zaman yanız bırakmaz….Geçen gün çocuklarla yumurta ,peynir ,yoğurt, ekmek göndermişsin, hem teşekküre, hem de  hatır sormaya hem de nasihat almaya geldim, görmüş geçirmişsin ne olacak halim çoban…Sen yat kak dua et son çırpınışların da başka insanların çocuklarını zehirlemedin ya ona şükret….O niye …Bak dursun efendi ,bazı insanlar zenginlik ,pembe dünya bitmek üzeriyken her türlü yasak işleri yaparlar, sen asla yapmadın ,sen sadece kendi servetini yedin sen zannettin ki benim ,hayır rabbim senin ailen için çocukların rızkını  verdi ama sen yedirdin, sen kötü işler yapsaydın bizim deli oğlan haylazın biri olur çıkardı ,onu da başkaları zehirlerdi ,sen yat kak dua et bu işten sen karlısın ,gördün ve “rabbim” gösterdi, hani neredeler sen den nemalananlar, ani o masadaki insanlar senden uzak ara kalıyorlar ,şimdi ellerini avuçluyorlar, geçen birini gördüm telaşla koşar durur, senin sağa sola koştuğun gibi….

Ebe çoban onları bile izliyorsun….Şeytanlar hainler hep pusuda beklerler, izleyeceksin ki  malını çakallara kaptırmayasın…Benim halım ne olacak çoban….Halinde ne var kakta çay koy bak ,Rüstem de gelir ,eli bolu…Hanımı Rüstemlere uğradı bende senin yanına gelmiştim evden kovmuşlardır….

Aynen öyle olmuştur, ne o Rüstem evden mi kovdular…Hanın kek gönderdi, birde elmalı turtayı sevdiğinden ,yapmış ,kadınlar korusu başladı beni de kovdular sizde çoban amcanın yanında dedikodu edin dedi ,şimdi kerimle ,ramazanda gelir,…onlar niye gelmedi…Gelir dursun gelir kerim yeni buza almıştı onu gösteriyordur ,gelir hele sen çayı getir hele….

Çaylarda  geldi kekte güzel olmuş, “Allaha “ şükürde aç açıkta değiliz işte bu elbirliğiyle ayağa kakmaktır, beyler, her şeyini kaybet ama aileni, dostunu kaybetme ,her şey yerine aslı gibi gelir, dursun efendi, sen nereden başladıysan oradan Allahlın izniyle başla Allah daha çok verecek, sen  ailene  haram yedirmediğin için neslin harama bulaşmasın diye sana ufak ders verdi, sana zenginliğin devamını da verirdi, ama sen şeytana uyarsın diye oracıkta kesti, sana da birisinin hatırlatması var olacak duyduğuma göre de yayladaki yeri satacakmışsın ,sakın ha seni şeytan nefsine çekiyor ,eline az çok geçer, ve biter, ya sonra, köydeki ,arsaya ,tarlaya ,köydeki eve, daha sonraları, gel bu sevdadan vazgeç bak sana bir sene en fazla iki sene sonra aynı varlığını rabbim toprak anaya emir vererek kaybettiklerini verecek, ondan sonra yaşarsam hak verirsin, yaşamazsan, mezarımda dua edersin…

Satarak bir yere varılmaz, emaneten bir yere bırakılmaz ,kerimle de ramazan geliyor, bu  konuyu da burada kapadın, sen hiçbir şeyi kafana takma ,iş gücü dersen biz ne güne duruyoruz, traktör desen ,her kesin önünde garajında duruyor, malzeme desen ,alabildiğine ,tohum desen ,ambarda ,durmakta ,üç beşte para toplandı mı ,gerisi “Allah a”, oda niyetin, doğruysa kaybettiğinin fazlasını verecek sen ben dürüst olduktan sonra gerisi gelir…Acilen de köy halkını kooperatif için toplayalım….

Çoban emmiiii….Ne deli oğlan benim deli horoz gibi bağırıp durursun Ökkeş deden mi zannettin vay be nur içinde yatsın, işine geleni duyar işine gelmeyeni duymazdı….Aynen çoban emmiii….Haydi hayırlı olsun…Sağ ol çoban emmiii….Son gelen çayı koyuversin bardaklar orada masada burada oturuverin ,bereketi çok..

Duydun mu dursun emmi senin adamları…Yok….etme eyleme dünyası bu emmi üzülme “Allah” gereken cevabı bu dünyada sen yaşarken gösterir….Anlat da binleyelim kerim ne olmuş….Senin adam hastanede, yatar…Niye ki geçen gün ayaktaydı ………

Geçen yıl babası ölmüştü, oda iki yıldan beri çolak alinin ,mahsullerini alır ,çolak alide mahsul parasını almaz sende kalsın dermiş ,daha sonra alırım ,dese de her seferimde daha ne  söyler erkesi aylara atarmış, gel git derken ,oğlunun yanına gider gelirmiş, oğlu da babam öldü hesap kapandı der dururmuş, bu da be dua eder “Allahlından” bu der çekmiş gitmiş dışarıdan birileri gelir senin adamı indirmişler …Desene su testisi suyolunda kırıldı…Doğru söylen de çoban emmi….Sen kimden duydun…Başkası  çolak aliyi emniyetten çıkarken görmüşler ,ayrıca ramazan amcada söyledi…Doğrumu ramazan….

Doğrudur ama boş verin çoban emmi söyledi su testisi su yolunda kırıldı….Şimdi beni de sorguya çağırırlar…Yok çağırmazlar, yapan kişiyi yakalamışlar ,adam kaçmamış ,sandalyeye oturmuş ,emniyeti beklemiş, öldürmeye atmamış, yaşamda hatırlatmak için iz bırakmış….

Beyler hayırlı konuşun hayırlı işler olsun, herkes bacağından asılır, koskoca devletler ,arasında ,parasını başka devletlere bırakan, ve sonrasında hüsrana uğrayan daha sonrasında sopa gösterip, kendi kardeşlerini ,satan, korkarak mecburi, bir şekilde ,savunmaya geçen, bir halk toplum ,var ise, bil ki," kutsal emanetlere" sahip çıkamazlar, korkarak iş yapılanda ,haksız yere gasp eden bir kişiyi de, Allah görmekte ve duymakta ,gereken her şeyi Allah a emanet ederseniz bilin ki Korkusuzlukla iman gücü gelir karşısında kimse duramaz, huzurlu yaşamınız olur…Gereken cezayı oracıkta verir….

Günün birinde Yaşlı bir kadın varmış…Bana da ninen  anlatırdı

Bir zamanlar eski  tarihte Allaha iman etmiş bir kadın çocuk yok ,koca yok ,akraba yok ,2 gözlü kerpiç ten  evi var zenginlerin çocuklarına bakarak geçimini sağlıyor ,kerpiç  evin yanına büyük bir ev yapılır inşa halinde büyük ev  birkaç hafta sonra evine döner evi yerinde yok….Feryatlar figan komşularına gider evim buradaydı ne oldu …Derler ki büyük ev yapılırken görüntüsünü bozduğu için yıktılar.. İmanlı kadın Allaha yönelir yarabbi ben bur da yoktum ama sen buradaydın  niye yıktırdın ben nerde kala cam ben hakkımı  bu dünyada almak istiyorum ahirete  bırakmam …Ve HERKESİN  gözü önünde ihtişam ev yerle bir olur ..Kadının İMANI daha çok artarak etrafındaki herkes imana gelir…   

 "Belki de Bir gün anlayacaksın kıymetimi ama o gün ben olmayacağım keşke yaşasaydı da ondan özür dileseydim diyeceksin .Ama ne yazık ki ben o gün orda olmayacağım Belki için cız edecek gözlerin beni arayacak ama ne yazık ki çok geç olacak o gün ben orda olmayacağım"(Hayatken yarına bırakmaz bu gün hesabını görü. ) 

   
  Anneme, ağaca çıkacağım yardım et der. Başkasının çıkardığı yerden inemezsin düşersin dedi

                                    Ne kadar doğru olduğunu büyüyünce anladım                 

Sizsiz olun   bu dünyada kimsenin hakkıyla gitmeyin ,sizden çıkmaz oluşuna bakmayın zamanı gelince neslinden çıkacağını da unutmayın…  Dursun efendi sende sabah erken gel biraz dağlarda sohbet ederiz…Emmi bizi de davet etmezsin, her şeyin zamanı var hele sen çay attırmamanı yap zamanı gelince de senle çıkarız dağlara….

                                             Çoban sakli şifa    

         Çobanın kayıt edilmemiş yazıları.. O şimdi dağda              

                       HA VARIM DE YADA SONSUZA KADAR SUS                 

Halkım ne der korkusuyla  kendini düşünmek değil amaç  halk vatan bayrak sancak  der….Sana her türlüsünü söylerler ,borç kalmadı, başka borçlar var der, zannederler ticaret pamuk helva, şu nu bu nu der dururlar ,çok eskiden de derlerdi ,şu an için anmazlar milyon dolar faiz veriler, kendilerine yakışanı güzel derler ,yırtık modayı seçerler ,kulak verirler siz yapmayın biz verelim derlerdi, ele alkışlarlar ,öpüp başa koyarlardı ,çünkü sana yakıştıramazlar ,hep kendileri haklı sananlar, diş dünyaya ses çıkaramazlar ,demezler ,karşı çıkamazlar ,ses çıkaramazlar bilirler kendileri nemalanırlar ortamdan ,kilometreden gelene dur demezler, mazlumlar ölür dur demezler, sana yardım edene ticaretine karışırlar, çünkü korkarlar ,yapmayın hiç demezler, işleri güçleri içten içe karıştırıp dururlar..

Kendi topraklarından korkanlar ,bana bir şey olur düşüncesiyle, yatırır diş bankalara, sudan bahaneyle diş dünya el koyu verir, servetine, Diş dünya borç almış gözükse de içerden alkışlanır ağız ucuyla ,sonradan birileri gelir, orada çıkarır bir kaos kardeş arasında, bahaneyle verir eski borç karşılığı savunma ,geri kalanı da yeni para gelmeye başladı mı veririz deseler de, Altan alta sopa gösterirler ,içerden sana da ,sen ne oluyor der dururlar ,çünkü alışmışlardır, köle olmaya….

Geçen gün alış verişe gittim  ,yoldan inerken, bir baktım ,park alanına ,çağırdım oradan üç beş köylüyü ,toplayı verdik ,yazdık bir tabela, iki ayaklı girmesi yasak, cezası dört ayaklı…sonradan savunurlar 3 ,5 ağacı, yaparlar ,iz bırakmak için akıtırlar suyu, yaparlar ağaçlara dövmeyi, bilmezler bir çınar dikmeyi. .

Bilirler diş dünya  nesilleri, yok olacağından korkanlar, Yaparlar kaos kargaşa, zannettik derler uzaklarda savunma yapıyoruz baha neyle deseler de halkını kandırır ,bir gün yok olacağını bilmezler…

Ömrünüz 5 yoksa 10 daha sonrası…siz arkadan daha çanı iblis yetiştiriyorsanız bilin ki her söğüdün altında çınar fidesini çağrıdır dirilişin sesi….Her yaşlı kenara çekilmez oğullarına bırakır meydanı, zamanı gelince oğul emir verir geç ordunun başına kâfidir gür sesi…Bunu da böyle biline…

Hain sadece vatan bayrak uğraşmaz nefsine yenik düşen, pembe dünyalarda kulaç atanlar denizde hep beni görsün diyenler ,gözler bende olsun diyenler, hep bunlar şan şöhretin getirdiği tehlikeli an ve zamanlardır..  

Hep ödül  bekler, hiç yenilgiyi hazmedemez ,hep ben varım diyenlerden ,hiçbir şeyin bilmediği kanıtıdır ,işte onun için yerini korur, aslında hastadır ,hastalığını belli etmeyen yan tipler, karşı tarafı düşünmeden, insanlara zararı dokunmayan, aslının içinde sahte ürün yaparak hileli ürünlerle şan şöhreti yakalarım diyenler bu dünyada yapmış be biye alkış tutanlar, biten plak gibi başa alır konuşan yan tipler dIr...

Kişi ve kişilere kendisi de haram işlediğini bilmeden çoluk çocuklarına yediren kimseler bilsinler ki haram yediriyor ,veya kullanıyor , bazen de boykot edip yedirilmemeye çalışan gene yan tipler, bil ki çıkar için mücadele eden milyon yatırımları hiçe ve çöpe atmaktan, milli ekonomiye zarar vermekten ileri gidemezler, çünkü hain ise yoluna devam eder, okuyup araştırıp bilinçli şekilde ,kullanıcı, ve tüketici   bilgilenme, bilgiyle ,raf ömrüne ,markaya, yağ, katkı , ,E sine bakar, bakmaz, ve anlamaz, sütün pastörize edilmiş, ürünlerden bir meyvenin, bir sebzenin ,hazır gıdanın ömrü,30 günlük olduğunu anlar, anlamaz  uzun ömürlü oluşundan fayda gelmeyeceğini anlardı, üreticide farkına varır daha iyi kaliteli ürün çıkarır demez ,dedirtmezler, aynı yol devam eder gider..

Bu gün makyaj yapıp, parfüm sürüp, saçlarına  jöle, sprey sıkıp ,dışarı çıkman kime kim kanıtlaman ,sana faydası yok İse akşam eve gelip aynaya bakınca aynı yüz daha solgun ,bitkin görüyorsan ,sadece ne yediğine bak, işte o zaman belki anlarsın…Her an her saniye her hizmet ten beklenti, hüsrana uğrasa da ,gelecekteki  itirazların verdiğin itirazlar ÖNÇELİKLE HELAL hayır, sağlık getirecektir, , sana ve beklentine sağlık getirecektir…

Olmaz be dedirten sizlere bir şey söylesem beni taşlarsınız ,sağlığa dokunmayan ürünler yapmış, senin tavuk taşlığımı, döner mi ,kebap mı, ayrı ayrı yesen helal ,helal kazanç ,helal yemek, Birde şöyle düşün

3 kilo kıyma 2 kilo tavuk taşlığı….Döner olur mu ,kebap olur mu…Kararı siz verin….?              

Bir şehirde ,kasabada, tavuk taşlığı 5 kat fiyatı artmış ise….Ona göre döner kebap yiyin…           

                            Bu hain yan tipler de sağlık terörü.                         

 Hz .Muhammed (s.a.v)  Hilenin haram, kötü ve yanlış bir davranış olduğunu, dünyada ve ahirette sorumluluğa neden olduğunu bildirmiştir. Bu meyanda "Bizi aldatan bizden değildir ”der.. 

 Hz Ali a.s  ye SESLENMİŞLER  ya Ali konuşuyorsun seni taşlıyorlar kaçsana .Hz Ali söylenir doğru konuşanı taşlarlar meyve veren ağacı da taşlarlar ona benzer  şimdi senin yanlışlarını da söylesem doğru yola itsem sen de taşlayacaksın…Söyle neymiş…SEN BİLİRSİN demeye kalmamış oda taşlamaya kalkmış…. 

Doğrular her zaman başkalarına göre doğrudur, sen doğrulukta başka yola gitmez isen inan doğru yoldan tek bildiğin yoldan ayrılmayacak ve gölgen de  aynı yoldan devam edecek…

                                         Çoban saklı şifa.        

           Çobanın kayıt edilmemiş yazıları.. O şimdi dağda      

                        CAHİLLİK YAŞAMIN VAR OLDUĞUNU ANLAMAMAK    

                 SADECE KOL BACAK AZALARA AKLINLA BAK BELKİ ANLARSIN                      

Hayat karmakarışık derler  eğer düzeni göre bilseydi ,hayat akışını rahat görebilirdi, ama her kes hemen olsun şimdi olsun, demekten ileri  gidememektedir, çabuk bıkan ,sağlığına yaklaşmışken uzaklaşan, bir yaşantımız var ,oda acelecilik ,panik atak ,şu ana kadar yazabildiğim kadar yazdım hala ömür olasıya ,yaşamın sonuna kadar yaza çam, ben olmasam da benim birikintilerimi, yazacaklar ,Çünkü yazdıklarım anlayacak şekilde ,yazamadıklarım ,uçuk şekilde yazılacak işte o gün ..

Karma karışık dünyada karma karışık yazı diye bilirsiniz, demeyenler asrını yakalar ,ve sağlığına kavuşur, ama, ama yaşam devam ettikçe eko dünya bozuldukça dünya kendini yenilese de, senin kirlettiğin asra yetişmez sadece “yaratan Hızır Salih”  gönderir oda sana bağlıdır…Ama dünyadaki Gelecek tehlikeyi görür tedbirini alır..

“ Her şeyi anlatırken yavaş anlat ki anlaya bilsin Her şeyi anlatırken  hepsini anlatırsan yok edersin insan dayanamaz. Akılları erebildiği kadar anlatırsan ona yaşama öğrenme ve fırsatı verirsin”  

Bitki ayrıştırma ile maden birleştirmede öyle enerjiler var ki anlayamazsınız milyon tesiste kursanız, bulamaz bulsanız da izin vermezler, savaş borsası gibi ,ilaç borsası yaşatmaz ara sıra bazı bölümler atsam da, sitede karma karışık yerlerde, birleştirmek belki 1 yılınızı alır ama 60 yılın yazılarıdır ,gene de 59 yıl önde olursunuz..

Siz zannediyor musunuz bu kadar, evreni keşfedenler ,hastalık sonuçlarını bulamadılar zannediyorsanız boşuna her şeyi çok iyi bilmekteler, sadece laf olsun torba dolsun misali bilim adamı bunu buldu şunu buldu der dururlar ,sadece adatılıyorsunuz, sadece bu zamanı keşfini yapanlar, gerçekleri bulsalar da, sizlere anlatmaz, bilgi vermezler, çünkü onlarda biliyor, bilimin sonsuz olduğunu ,her an ,her zaman saniyesi değişen dünyada, buldum buldum demeyecek kadar cahiliz ,yarından öteye gidilemeyen bilim asrını yaşamakta, ondan dolayı, yarına varılamaz, yarın var diye bilmek için asrın öncesini verilen şifreleri, sonrasını keşfetmek için okumak araştırmak lazım oda akıllı bilmek lazım…

Kağıt üzerinde hesaplar ,sonuçlara var bilir ,her asrı aynı zannedenler ,yaşam duvarına toslarlar ,bunları sezemeyenlerde, hala yaşamak için ,kaos kargaşa çıkarırlar, korkuyla esir olarak yaşa giderler ,toprakların kızdığı, suların asitleştiği, ormanların kuruduğu, soğuğu daha soğuk ,sıcağı daha sıcak yaşarken, işareti verse de, değişen çöllerin yeşerdiği günü ,Yaratan son işarete “Oku dense de” Hastalıklara şifa veren  doğayı anladıkları gün iman kervanına katıldıkları günde, gerçeği buldum diyecekler…

Son işaret son çağrıda olsa insanoğlu doyumsuzluğu iblis nefsine girmiş olduğundan ,tövbe kervanına katılmayanlar ,gel gerçek ebedi dünyaya kavuşamayacaklar ,bazıları daimi cehennemde, bazıları geçici cehennemde ,ama aslı olanlar “Kevser havuzunda” serinleyecekler…

             "Göklerin ve yerin mülkü yalnız “Allah'ındır”. O diriltir ve öldürür.   

               Sizin için "Allah'tan" başka ne bir dost ne de bir yardımcı vardır"  

       “Dermanın saklanmış ise bilin ki şu an yaşantınızdandır”.           

                  “Düşünen en inçe noktayı anlayacaktır”    

                  "Her kim zerre kadar hayır işlemişse onu görecektir. "            


                       "Her kim, zerre kadar şer işlemişse onu görecektir."       

                                                       Çoban sakli şifa         

               Çobanın kayıt edilmemiş yazıları.. O şimdi dağda   

                                     Okumak dua bir ilaçtır..

           Yaşamak kendine zarar vermeden ve stres etmeden                   

Bu gün gazetede bir haber okudum  ,güzel sonuç gen kimya kokmakta, duman sız sigara üretmişler, ama ÇOBAN 15 yıl önce daha öncesi de var,5 yıl yakında marka ve paten aldığı halde, hem duman hem de daha önce kullanılan zehirleri temizleyen sigara yapsa da inanın burada yaşıyorsak gerçekten konuşan adam satıyor, bunu bir kere daha anlamış oldum, bu nu okuyan biri birileri çıkarda yatırımcı el attı mı dünyada her kez sigarayı bırakır, ve de evde tütsü olarak kullanılsa bile, hem evdeki duman ve zehirli gazları yok ettiğini anlar ,ve de tüm haşereleri evden def eder, dedim ya hikaye yazmaz yazarsa destan yazar, Halep ordaysa arşın bur da deyimi ile bir örneğini incelemeye götürmeniz, her şeyi gerçek olarak ortaya koyacak ,sadece gaz motogofi ölçümü yeterli, ama şunu bilin ki doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlar, buna da bir kup takarlar…

Oda içinde yapılan tütsü inanın tüm kansere maddeleri yok etmekte sadece inceleyin inceletin, bakın o zaman ne demek istediğimi anlayacak yaşa gelir siniz..

Hatta daha da ileri gideyim bir bitki daha koyarsam inanın esrar, vd. Zehirli bağımlı maddelerden kurtulurlar….Sadece tütsü  ve bu hu 

Başka milletler ise hasta odalarını biberiye, kekik, yavşan, günlük ile tütsüleyerek dezenfekte etmişlerdir. Resulul­lah (s.a.v.) Efendimizin “Evlerinizi kekik ve yavşan otu ile tütsüleyiniz    

Her kes bir şey olma peşinde, veya daha sonra bir şeyleri getirme peşinde, bazıları da umut peşinde ,Bunların hepsini vermiş olan” yaratan”, hala birileri birilerine kuyu kazmakla uğraşır, Yaşamak istiyorsan doğaya bırak seni tedavi eder, dağlarda doğanın sanatoryum bol oksijen yabanı meyveler, Böğürtlen, ardıç sadece iki bitkinin içindekiler daha gerisi doğada yüzlerce bitki, çıkan sonucu hesaplayın,  doğal koruyucu  asitler, yar c vidamınım  yağ yakan her şey var şeker, glukoz, fruktoz, sakaroz, pektin, ham selüloz, protein, prolin, ham yağ, askorbik asit, kül, toplam fenolik antosiyanin, mineral analiz­leri yapılmıştır. fenolik bileşikler, organik asitler, terpen, acı madde, tanen, reçine, pektin, pentasone, inosit, karın­ca asidi, asedik asit, kalsiyum, potasyum, C vitamini, üzüm şekeri, organik a­sid, uçucu yağ, glikoz, sakaroz, adlarını koymuşlar ,doğada ne ararsan var, şifa nimet ve hikmetleri az çok anlamak…..

Bunu insanoğlu isimlerini koydu ,bulmadı saken dünya kurulduğun dan beri var, var olanı keşfetti ,keşfin içinde daha bilinmeyen isimsiz elementler ,ya onlar.. ya onlardan sonra onlar ,gözle görünmeyecek kadar, isimsizler…

Bir pırtıdan ,yaratıldın, gözle göremediğin, soluduğun ,nefesin ,okuyarak duan ,nefsin ,helal ,haram ,şükür ,bunlarla aldığın, gözle göremediğin, hastalık ,şifan olabilir..

Ama insan oğlunun güzelim yerlere yapılmış sanatoryumları şimdi baykuşlar yuva yapmış, sadece el değiştirip  sanatoryum hotel şekline geçmesi milyon dolar hasta gelir.. Her şey hazır ama……boş….  Avrupa dünyadan bir arayış yaptın mı ne demek istediğimi anlarsınız….

Her denetimsiz ürümler ,reklama doymayan, bir türlü inmeyen istem her iki tarafında kazanç dünyasında oluşumu bilin onları taverna bekler sizleri açıl kapısı ,yağ ,ve masajla sürülen ,her türlü sıvı ,gerçek ise şifa ,sahte ise ,maddenin en afif olduğu hücre derilerinden geçerek diğer hastalıklarınızı tetikleyecek, ve içilen her denetimsiz ürünlerde, bilin ki sindirim sistemlerinden, kana karışarak ,damarlarda sünger vazifesi görerek ,sıkıntılı günler yaşarsınız ,doğa size her şifayı göndermiş, yenile bilen her besin ,kimileri temizleyici kimisi de besleyici, yıllarca bunun  üzerimde çalıştım, ama ben önce insan sağlığı derim…Para her zaman kazanılır, ama gel dünya bir keredir dönüşü yok tur…

“Bizlerde ödüle nöbetle gerek yok, hele paraya hiç ihtiyaç yok.. Şan şöhret bir yana, dağlarda yamalı pantolon çok, Kokuya gerek yok has Yörük süt kokusu yeter artar, bile, koyunlar, keçiler arkadan, akşam olunca da ,senin önünden koşar, o ada evleri ,suyu, yemi var olduğunu bilir, Aynalara da gerek yok, 5 yıldızlı restoranda hiç gerek yok, masada muma da yemek, sadece doğadaki yıldızlar çok bile”

                             HACAMAT  zaman gelmiş tır.       

5 bin yıl önceye ait en eski tıbbi bilgileri içeren Eber papiruslarında bahsedi­len hacamat, yüzyıllar boyunca kültür ve din farkı olmadan bütün insanlığa bir rahmet gibi gönderilmiş çok basit, çok etkili, çok pratik bir uygulamadır. Mo­dern tıbbın babası Hipokrat bile bu tedaviyi anlatmıştır. Tedavinin Müslüman­lar içinse ayrı bir yeri vardır. Peygamber Efendimiz (sav) bu olayı hadis-i şeri­finde şöyle buyurur: Miraç’tan inerken hangi melek cemaatine rastlasam, ‘Ey Muhammed! Ümmetine hacamat olmalarını emret!’ dediler.” buyurmaktadır.

 Hacamat ayları O ayın 17 den gel ayın 21 rine kadar Doğum ayıdır, 

Ateş      17 -21   Mart ,     Temmuz   ,Kasım,

Toprak  17-21    Nisan  ,  Ağustos ,   Aralık

Hava     17-21    Mayıs,    Eylül ,       Ocak

Su         17 -21   Haziran,  Ekim ,      Şubat 


                      4 Temel Mizaç Tip vardır DNA        

                         AYIN 17 / 21 ARASI    Perhiz                   

  HAVA  Demevi Kan:  Mizaç:    Kan Bu kişilerde kan hıltı baskındır                  .

  ATEŞ Safravi           :  Mizaç:    Safra  hıltı baskındır.                  

  SU  Balgami            :   Mizaç:   Akciğer Balgam hıltı baskındır              .   

  TOPRAK  Sevdavi   :   Mizaç:  Karaciğer Sevda hıltı baskındır    

   Hıltı annamı ( sıvı )

  ALYUVARLAR: Sayı olarak daha fazladır ve hayat için gerekli oksijeni sağlarlar.
  AKYUVARLAR :İnsanın organizmasını dış etkilere karşı savunurlar.
 
TROMBOSİTLER: Pıhtılaşmayı sağlar.  

Bir anda sıcaktan soğuğa geçişte, hava türbülans hava akımına maruz kalıp tekrar sıcağa dönüşlerde alerjiye maruz kalabilirsiniz kızarıklar, kaşıntı, yeme içmenize dikkat edilmesi, kanı pıhtılaştırmadan kaçınmak ,mevsimlere göre sebze yemekleri tüketmek, sındırdım sistemleri çalıştıracak ,meyveler ,ekşimsi meyveleri tercih edin…Diyetisyen ve aile hekimlerinize danışın. 

 KAN HASTALIKLARI: 

1.Kan hücrelerinin veya hemoglobin 'in ilikteki üretimlerinde bozulma.
2.Kan hücrelerinin yıkımlarının hızlanması.
3.Kan hücrelerinin işlevlerinin bozulması.
4.Kanın pıhtılaşmasının bozulması.
5.Kanın damar içinde gereksiz yere pıhtılaşması.
6.Kanın üreten ilik hücrelerinin ve lenf bezi hücrelerinin kanserleşmeleri,

 ÖNCELİKLE  HASTALIKLARDAN KORUNMA   

 Hastalıklardan korunmak için en başta yapılması gereken helal ve haramlara dikkat etmektir .Haram, insanın vücuduna ve ruhuna zararlı şeylerdir, helal ise insanın sağlığına ve ruhuna faydalı şeylerdir.

Aslında vücudumuzun bağışıklık sistemini koruyarak tüm hastalıkların önüne geçebiliriz. Vücut, neyi nasıl düzeltmesi gerektiğini bilecek kabiliyette yaratılmıştır.   

 Bildiğiniz gibi insan vücudu mükemmel bir yapıda ve özellikte  

 İnsanoğlunun en önemli görevlerinden biri de bu mükemmel yapıyı korumak ve yaratılışa uygun çalışmasını sağlamaktır.

Çün­kü o zaman bağışıklık sistemi canlanmaya başlıyor .Bağışıklık sistemi canlandı­ğında kimseye ihtiyaç kalmadan  iyileşme başlıyor, süreç kendi kendine işliyor

 Alınacak bazı basit önlemlerle hastalıklardan korunmak mümkündür. Bu önlemler, soğuk algınlığının ve gribin yaygın olduğu soğuk kış ve kılıma sıçak aylarda ateşli hallere dikkat edin…Eko değişim dünyada aylarında daha önemli hale gelmektedir. Devamını hastalık dan korunmada okuyun

Tüm hastalığın başlangıcı, Kan ,beslenme, ve sındırdım  ,bunlar düzen var ise hasta değilsiniz, her şey yolunda …  

                                             Çoban saklı şıfa..    

                                  Çobanın Kayıt edilmemiş  yazıları    

                  Öğren bu gün nü ,yarının yarınların olmayacağını her bir kırdığın,

                           senin can dostun olduğunu hiç mi hiç aklından çıkarma

Yoğun sıcak bazen farkına olmasanız da  tehlike biraz daha yaklaşmakta kıyı şeritlerin daha dikkatli ormanlarda ise ağaçların nemle birleşmesiyle, doğa  kendini içindeki belirli asitleri salmakta, çıkan yoğun aitler, bazı ağaçlarda bir arabayı çalıştıracak ,bir su motoru çalıştıracak güçte olup, çıkan ufacık bir cam kırığı, ufacık bir ile çatal bile ,metal enerji toplayarak ,o anki bir soğuk sıcaktan çıkan rüzgar ateşi farlıya çak şekilde ,ateşi körükleyebilir, belki anlayamazsınız ,benim anlatmanla, ama anlayanlar, biraz bilimsen okuyarak bilimse anlatmaları, bir çobanın yaşayan ihtiyar tecrübesinden aydınlatmak, sizlere düşen ,kamplarınızda çam ,poşet ,mangal ,çatal bıçak ,vd. yansıtıcı ,iletken ,daha dikkatli kullanmanız ,evinizde zannederek, yaşam, eğlenmeniz, orada tekrar gelecek olduğunuzu düşünüp, yaşam enerjinizi kaybetmeyin…

  “Dağlarda, orman içlerinde keçi, ve koyunlara yasak koymayın onlar ormanların kurtarıcısı”       

Erozyon, sel  afetler ,yapanda yaptıranda sebebiyet taşıyan biz insanoğlu.. “Yaratan” gelecek daha tehlikeyi, doğa yaşamayı koruyor, Sadece sizler, bizler yokuz, sonradan ,hep sağlık arar oluruz…Bazen de sağlık aramak için öneriler duyarak şifa arasanız da ,para hırsına kapılan daha çok daha çok kazanmak isteyen ,kariyerleri le insan oğlun kandıran ,nefsine yenik düşmüş kişi ve kişiler ,onlarında az zaman kaldıklarını hatırlamak isterim..

İzler Torosları aşmış, nemin murat dağlara ,içlere kadar gelişi, gelecekte daha çok afetlere ulaşılması zannetmeyiniz dün sizler, insanoğlu kadar ve diğer canlılar kadar yaşamakta ,yaratan gelecek asırlara taşlarını koymakta sadece sizler, biraz daha tevekkülle yaşamanız ,bilin ki sizlere verilen yaşama şansı ,bu gün en geç senin bırakacağın izler kadar ,geride bıraktığın iz senin erdemliğinle düzelecektir… 

Yoksa sen sonun başlangıcısın, yarın kim bilir, olmayabilir…Ağustos sıcakları geceleri soğuk geçse de, sabahları çok sıcak ,ve erkenden çok soğukları yaşayacağınız ,geride bıraktığınız eko dengesizliğidir ,bıraktığınız izlerdir…Girdiğimiz aylar tohum bırakılan aylardır, bunları koruyamazsak gelecek yıl ,ve asırlar, bu bitkiler yerine çölden farksız olacağını unutmayın…Bir dağlarda yaşayan çobandan ,benim alanım yaşam var ya sizdeki yaşam alanınız….

Dağlarda toplanan bitkiler, bırakın makası oraklarla yok ediliyor ,ağaçlar ,motor kesim makineleriyle, yok edilmekte, böyle olduğu halde bile gerçek yağ yapanlardan alınan yağlar o yetmezmiş gibi insanoğlunu hastalıklar açmak tan geri kalmıyorlar, sahte ürün yapmaktan ,kendilerini alıkoymuyorlar, bilselerdi o yağ akrabası kullandığını hasta yatakta görmezdi neslini…

Şimdi bil ki bir markan gelecekte asıl kullanmadığından şimdiki hayatını yaşarsın ,ya sonra bıraktığın maneviyat hasar…Hiç aklına getirmedin, şimdi rahat olabilirsin, hatta inanmayabilirsin de, ya şüphe etiğin an geç olmuş olabilir….

Örnek olarak şunu bilmeleri bilmeniz, on çelikle tanımak ,Bir ardıç tan çıkan yağ ,üreticiden kğ olarak alınan, ve sonradan cc ye bölüp orada başlayan haksız kazanç, ve sonrası 350 tl alınan ve kariyerleriyle 1500 tl satılan, kendilerini uzaman  sananlar, ve hala bitki ve erdemdik bitkileri son 500 yıldan beri yeni bitki örtülerini bulamayan, insan oğlu neyin peşinde olduğunu anlamak bilmek le ufak araştırmayla, her şey daha iyi anlaşılır, gene insan oğlu ikinci oyunu oynar, kğ aldığı ürünü ,içine 4 kğ Ayçiçek ,bazen de ,pamuk ,bazen de kin nevi yağlar katarak, ürünü 1.750 tlye oradan da 25 cc bölerek haksız kazanç ve sağlık bozucu ürünler satılı yorsa, siz hala vücudunuz dan ,nasıl temiz havaya bırakacaksınız. .

Bazen de gerçekten pahalıya mal olan kekik yağda 1 kğ 1200 tl leye mal olan yağın içine bazen 5 katı bazen de 6 katı katkı koyarak, grafik muhasebelerinde çıkarıp 6000 gr 25 gr bölüp,240 adetle 360 adet çıkartarak bunları da  10 tl bazen de yemin billah edip 15,20 tl satanlar ,arasında ne ,ne kadar sağlığınızı bulacaksınız…Sizlere şimdiden gelecek hastalıklara geçmiş olsun…Elimden sadece bu gelir ,zihniyet değişmez ise bilin ki sağlığı aramak daha da zorlaşacak…

İki kişi arasında samımı konuşmalarında geçen sohbette.. Nasılsın şaban abi.. İyiyim çoban…Hala kekik işiyle uğraşıyor musun …Bıraktım şimdi kozmetik yapıyorum.. Desene işi büyüttün…Aynen öyle oldu….Bana kekik yağı lazım ama aslı sen bu işi yapıyordun bir çalışma sonu bir ürün yapılacak ama güvenemiyorum ,söylesen ,söylesen söylersin nerde bulabilir senden nasıl alırım….Toptan satma işini bıraktım çıkan yağları dan  ben kullanıyorum ,ama gene sana veremem…neden… 

Gerçek satmaya çalıştım kimse almadı hakkını vermedi ,bende başka samımı olduğum yağcıyı aradım ,durumu anlattım bana verdiği cevap şu ,aslı olarak satamazsın ,her kes gibi çoğaltarak satarsın ,çünkü piyasa bunu istiyor, der bende aynısını yaptım şimdi fabrikam var, sen aynen devam edersen çobanlıktan öteye gidemezsin çoban…..

”Rabbim affet samimi olduğum bu kulunun  ürününe sahte karıştırmayan ,katmayan yağcının ürününe “gıyabında” bazı insanlara gerçek yağı nerden buluruz çoban dediklerinde “tek sahte olmayan yağ varsa şunda var” Dediğim kullarına sözü kelimeyi affet “Allah’ım” Bilmiyordum şeytanın nefsine katılmış…

Ankara, İstanbul, İzmir, Antalya da, afyon da bir çok fabrikaları gezdim, Ayçiçek, pamuk ,çoğaltıcı yağların işi ney dedim….Kendi kendime çoban işi ne olacak arz talep memnun ise gerisi boş..

Gel de şaşma bu ”ruhsatı bakanlık” nasıl verirler.. Ne amaçla ,neden ,mesleki aşkları yok mu ,yoksa ,kocmar mı her şeye kafa sallayan orada işleri ney…Çoban gel sen buralardan ikile, daha yaşın küçük ,bu işleri anlamazsın ,sana kekik ihtiyacın mı var şuradan kara imdik yap, işi biliyorsun, şu tepelere git karvekanı, yüksek kekikler var sen topla getir ,ihtiyacın kadar çıkar kullan… 

Tam tamına 20 çeşit kekik var sadece kekik için 12 senem geçti…

Gelin kekik yağ yapımın başına dönelim. Kekik 1 tl den başlar 12 tl ye kadar maliyeti içinde kekik toplama başlar,100 kg kekikten 1 kg yağ elde edilir, % 1 bazı kekikler de % 1,8 ve 100 kg kekikten de ede edilen su miktarı 300 kg dır….Bu raya kadar anlaşılmış mıdır…Çıkan yağ katı yağdır koyudur….

Birde uçucu yağ latif halı masaj ve keskin kokulu haline bakalım iyi bir kokulu ürün yapacaksak ,çıkan suyu da  premix  ilaç dezenfekte yapacaksak burayı dikkatle okuyun…Bir önce ki yağın kekik  suyun dan 10 kazana tekrar atarak ,içine bir önceki yağdan 2 kilo atarsak, bunu tekrar distile edilirse su bitesiye kadar 1.2/ 1.5 civarında sert kokulu kekik yağı alınır…Suyu da yağla homojen olarak elde edilir, çıkan su artık ilaç olmuş tüm canlılarda dezenfekte  ilaç elde edilir ve edilmiş olur…Buradaki maliyet hesabı sis hesaplayın…Bu tamamen yapılacak işe göre HELALDİR…İstenirse çok üstün basınçla buhar vererek sonradan soğutulup ,tekrar buharlaştırarak suyu distile eder, çok kaliteli hijyenik yağ ve su elde edilir… 

Şimdide öbür tarafına bakalım…Tırnağı ile kafayı kaşıdı, duvarlara baktı, düşündü taşındı çıkış yolu bulamadı ,baktı ki arz talep var, elini ovuşturarak ,nefsine yenik düşerek, yukardaki muhasebeyi daha aşağılara imalat etmeye ve  satarken daha yukarlara satmak için ,kolları sıvarken ,kimse görmez kimse bilmez hayallere ,girerek ,piyasada 1 tl ye başlayan 15 tl ye kadar çoğaltıcı yağlarla normal yağ  kin nevi  yağ hesaplarıyla ,el vicdan hesabı yaparak BASTI HARAMI….Arz taleple kaşıdı göbeğini…Şimdi yap hesabı  Bitti mi daha biter mi aldı kekik suyunu ver coşkuyu dedi bastı ter kozu şebeke suyunu…

Bunlar kendi memleketinde yetişen ürünlerin yağlarını yapmazlar ne olduğu belirsiz ,ne oldum delisi olup yağ ithal ederler ,sen var git işine…Desene “Allaha” kaldı işimiz…Bunu bile…

Sadece bunlar mı dünya fırsatlar ülkesi derler asla Türkiye fırsatlar ülkesi ,Cennet gibi vatanımı diş güçler, her yolu deneyerek ,içerdeki para kazandık derseler de kendi halkını yok etmekte bazıları da maske takarak senin nefsin le oynayarak ,kandırılmakla, kandırmakla kalmıyorsun, çünkü sen haram yemekle ömrünün ne kadar uzadığını ne kadar uzatacağını düşünmektesin, düşünsen de mazlumları “Allaha” daha çok yakınlaştırdığını ,anlamayacak kör ve sağırsın, sadece eksperlikle bu kadar şifayı önermek arasında cebindeki  ilacı ne yazdırırsın  hesabını da yapmanı öneririm..

Onu da geçelim ,bir seyahat gezimde yolda doğayı seyrederken ,sıcağın artışı içerdeki kılıma nın  çalışmasıyla, araba hareket halın de nem artışı ile basıncın artışı hatsa faya  gelişi önde oturan bir bayan ,muavine seslenir yanına çağırarak ,dudak hareketlerini az okumakla, işaret el hareketiyle ,muavinden baş ağrısı ilacı ister ,muavin hizmet anlayışıyla yardımcı olur ,elindeki ilacın ne olduğunu bilmeden, muavin yolcusuna verir, hemen arkadaki ,bana da ,bir arkadaki bana da ver deseler de, ilk yardım gibi şifa yerine ölüm dağıtmak ta olduğunu bilmez ..

Biraz zaman geçince muavin arka koltuklara oturarak ,muhabbet açarım, siz daha önce sağlıkçımındınız….Yok…Peki sağlıkçı gibi az önce ilaç dağıttınız ,kutu içini okudunuz mu.. Yok…

Getirin dirlikte okuyalım.. Olur bende merak ettim…Buyur beyefendi….Ben çok okudum buyurun siz okuyun…Okudun mu okudum, gerçekten hata etmişim, ya alerjisi, ya hamileyse ,ya sindirim bozukluğu, birde ne yazmışlar kendileri bile bilmiyor, ağrı kesici şu bir ( ……) Maddeyi yazmışlar bilenmeyen hala araştırılan ağrı kesiciyi, açıklayamıyorlar ibaresi yazmışlar…Peki bu ne abi…Bu mu doğada çok göz alabildiğine(…..)  sen okumuyor hatırlatarak okuyorsun, görmüyor, vücudu susuz bırakıyorsun, az önce servis yaptın o bayan kahve  içti, arkadaki de meyve suyu, vücutları  ph yükselttin, ve yükselttiler ,istedikleri zaman içselerdi bunlar yaşanmayacaktı, yerine üç bardak su içselerdi ,koltukaltlarını soğutsalardı bunları yaşamayacaklardı…Ağrıları da olmayacak huzurlu seyahat edeceklerdi…

Sana geçmiş olsun seyahat bitesiye kadar, dua et ve yanlışlıklarına karşıda dua af dile “yaratandan” bilmiyordum, sendende “Allah razı olsun” beni dinledin, ve hürmetle dinledin….Hala ısrar ederlerse… yok de.. Halalll…yolda 112 en yakın ambulansı çağır ve öner.. Ve bol su, az bir mola, dolabında bir limon taşı sık içir gerekirse kabuğu ile ufak bir parça yedir, nem anında doğal hava sala kısa bir müddet sonra her şey yoluna girecek…Abi adınız…Çoban sadece çoban….

                                             Çoban saklı şifa    

                                 Çoban kayıt edilmemiş yazıları.                     

        "Kışkırtma, ve benlik ne nereye kadar sadece zamana kadar ya sonrası"            

Dünyada “Allah ,Tanrı” herkesi eşit yarattı, kimse kimseden üstün değildir, sadece herkesin kimseye zarar vermememesin için dağılmaması için bir öncü lider vererek, görev paylaşımı için vazifeler kıldı, Örnek olarak ta hayat yaşamında canlı örneklerin içinde arı kolonisi arı kovanlarını az incelemesi kâfi geleceğini gösterse de insanoğluna yaşamlarında nefsi  yenilenler maske takmış insan görünümünde, şeytanlarla, sosyalizm sosyal, eşitlik denilen ve diyenler, ”Allah’ın dediği yoldan yürüseler de ,yürümeseler de içlerinde inanma ruhları olsa da olmasa da ,o yolda yürütme geçenler maskeli şeytanlarla emperyalizm zenginler lobisiyle güçlerle kol kola  gezerek, tabanına maskeyle kamuflaj edenler ,hiç yok yere kendi halkıymış gibi gözüken bir avuç kişi ve kişiler ,bir gün, bir an, bir zaman ,içinde kendi halkını yok edenler ,kendi aslı toplumunu yok olacağını bilse de, kendisi içinde halkıda yoktur…

Çünkü o sadece kendi çıkarlarıyla sadece parayı ve para gücünü düşünmektedir…Paranın geçerli olmadığı an ..Kendi kendini yok ettiği anı olacağını hiç hesaba katmamıştır..

Çünkü kovan kraliçelerle dolmuş ben, ben  kraliçe olancam deseler de, içeri erkek arılarla, dolarak ,kimse bal, yapamayacağını anlayan arılar ,dağılma kolonileri yok olmaya yüz tutmuş olup, bazen de kovanda ikinci oğul genç olduğundan yaşlı arı kraliçeye söyler, ya terk et ,yada savaş benle ,yaşlı kraliçe, yeni yurt aramakta olup bazen ağaç kovuğu bazen de, yeni bir kovan bularak, yeni sağlıklı kovanda yapmaya kalkıştığı an bu seferde ,kovanla ilişkisi olmayan aç ,doyumsuz ,diş güçler, sağlık bozacak ürünler verdikçe kovanları da hasta düşürerek, nesil, ve nesilleri ni yok ettikleri gibi arı kolonisini de yok etmeye devam etseler de kendi geleceğini de yok ederek, dünyanın da yaşanmaz olduğunu düşünen kişi ve kişiler..

Şunu iyi düşünsün ki  4 ,5 milyar yıldan beri var olan , “yaratan güç sonsuz elementlerle” ,sizin sadece 10 bin yıl yaşamınızda, şu zamana geldiğinizi, her geçen gün yeni bir teknolojiyle ,ve aklınızdan geçen her teknolojiyi yaparken ,Geçmiş 4, milyar 490bin yılı sadece düşünün..

Ne neler oldu,124.000 peygamber, ikazlar gönderse de, 4 kitap aslı, son kitabi ve son Peygamberi gönderdi ikazlarıyla, sonrası ikaz olmayan işaretler verse de sizler nereye gitmeye gitme yolunda hazırlık yapmaktasınız…

Benim Vakit doldu dolmak üzere, sen dünya için ne yaptın.. Sen haksız yere ,insanları bir birine düşürdün, halkını kıydın, ticarin için arkadaşını  kandırdın ,kandırarak, arısını çaldın ,ondan gelecek ,balla şifasını çaldın ,sen arkadaşının kandırdın, ahırına hayvan bağladın ,ahırın doldu taştı, ettin den, sütünden yedin, kazandın ,aileni ,halkını  Haramla doyurdun, kendi alacağın için başkasına aracı olarak arkadaşını dolandırttın  yaşantında geçerken hayatında, bunları hesaba katmadın ,arkadaşına halkına şunu ,bunu yapmacam dedin, hakkını yedin, bir gün postanede para çekmek için sıra kavgasına girdin benlikle geldim ,diye kırdın kalpleri, sor kendine, gel dünyada gel sen önde ol diye, ikram yarışa girsen de, bil ki, bu dünyada kalp kırmaya gerek yokmuş desen de ,bil ki kendi bacağından asılacaksın..  

Sadece bu mu yok sen devletin arabasıyla istediğin, her şeyi kendi çıkarlarına çalıştırdın, o kalemin, dosyanın ,masa başında her oyunluların hesabı dakikası ,zamanı, rüşvet, sıra hak yeme, halkın parasıyla silah ,güç, haksızlık ,çıkar düşünceler ,ve ortak olanlar, ve bunları rüşvet yiyerek ,başkalarının, hesapları kendi dönemim başkan, başkanlarının doğruluk çizgisine yanaşmayarak başkalarının şeytan maskelerine kapıldın, hep sorulacağını zaman içinde neler olacağını hesapladın mı…Hesaplamadıysan şimdi tam zamanı…Belki yarından sonrası hiç olmaya bilir…

Bu gün halkı için bir şeyler yapıyor ise ,sana düşen tek şey beğenmek ve o plana katkılar, şöylede, böylede olmasını önermek, itirazlar bil ki hep kışkırtma olmaktan öteye hiç gitmeyeceğini bilmekle, diş güçlere, boyun eğmekten öte gidilmeyeceğini bilmek..

“Bu gün bir iş yaptırırsan dene bak işler istediğin gibi olacak”…Şurayı da burayı da yap demen bil ki işler olmayacağını bilmen,… Sadece çok yoruldun gel biraz dinle ,gel şu ikramdan yararlan yaparsın daha vakit var demen bil ki o işin daha çabuk bitmesini sağlar…

       “Bu bir hastalıktır kışkırtma insan oğlunun nefsi hep “ben” olmak nereye kadar.”   

  “Bu gün bir yıldız daha kaydı yarın her an bende veya sende insanoğlunu yaratana inananlar etsin”  

                                                 Çoban sadece  çoban                                                         

   “ Yaratanın vermiş olduğu İçindeki gücü anlayabilseydin her şeyin yolunda olduğunu anlardın ”

                                                      Çoban saklı şifa           

Devam edeck               

 Bu sitede yer alan yazıların tümü, bilgi edinmek isteyen ziyaretçiler için hazırlanmıştır.

 Bu bilgiler, hiç bir zaman hastalık ve diğer sorunlara yönelik teşhis ve tedavi amaçlı olarak kullanılmamalıdır..

 Doktor  diyetisyen ve herbalisler tarafından yetkili eczacılar güvenilir, yanında bitki aromatik okul mezunu veya kimyager çalıştıran, izni alınmış aktarlar tarafından güvenli şekilde kullanılmalıdır.

    Sitede yer alan yazıların her türlü kullanımı ve uygulanması sonucu doğan hukuki, ahlaki,  mesleki, sağlık ve yaşamsal sorunlar sadece  bu eylemi gerçekleştiren kişilerin    sorumluluğundadır

    Bunlardan dolayı ortaya çıkabilecek hiçbir sorundan site ve yazarları sorumlu kılınamaz.

   

                                                                        saklisifa@gmail.com

                                                         premix12345678@gmail.com

                                                        saklisifapiriiworld@gmail.com

  


NOT:KAN BİLGİLERİNİZİ BİLMEDEN BİYOKİMYANIZI TARAMADAN,ARAŞTIRMACI DOKTORUNUZA, AKTARLARA DANIŞMADAN BİTKİ VE BİTKİ TÜRLERİNİ KULLANMANIZ TAVSİYE EDİLMEZ.

  



Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi6
Bugün Toplam652
Toplam Ziyaret737780
BAKIR-GÜMÜŞ-ALTIN
AlışSatış
Dolar3.83633.8517
Euro4.50604.5241
Hava Durumu
Anlık
Yarın
11° -1°
PİRİİWORLD/SAKLİ ŞİFA TV