• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  

       sakli-sifa çoban
              
                                
Site Menusu
Site Haritası
Takvim

CİLT GÜZELLİĞİ VE HASTALIKLARI

   SAKLI ŞİFA ARI ZEHİRİ  SAKLİ ŞİFA ARI ZEHİRİ  PİRİİWORLD ARİ ZEHİRİ  
                                           
                             
Arı zehir i gençleştiren iksir Polen İksir Propolis İksir 

                  CİLT HASTALIKLARI

   Ciltte görülen, kaşıntı, sivilce, çıban, uyuz, siğil, yanık, yara, bere, ben eg­zama, selülit, sedef hastalığı, cilt çatlakla siyah noktalar çiller, kırışıklık, leke ve sivil­ce izleri, , zona, cilt alerjileri, çıban, cilt kanseri, kurdeşen, kellik, nasır, saçkıran, sakal iltihabı, sıraca, siğil, şirpençe, temriye, uçuk, uyuz, yılancık gi­bi rahatsızlıklardır.

                                         YAĞLI CİLT

            cilt bakımı

  Cilt yağlanması kandan kaynaklanmaktadır. Dıştan yapılan kremler, mas­keler ciltteki yağlanmayı geçici olarak önler. Cilt yağlanması kolesterolle doğ­ru orantılıdır.

   Bitkisel Tedavi: Kekik, ıhlamur gibi kaynatılıp balla tatlandınlarak günde 3 su bardağı içilir. Limon içilir. Maydanoz kaynatılıp balla tatlandırılarak günde 3 su bardağı içilmeye devam edilir. Kükürtlü sabun kullanılır. (uzun süre) Grey­furt yenmeye devam edilir.    

                                      CİLT LEKELERİ 

   Vücut derisinde oluşan renk değişimleridir. Beslenme bozuklukları, iklim şartları, hormon dengesizliği gibi sebepler sonucuda meydana gelir. Güneş le­keleri ve hamilelikten kaynaklanan cilt lekeleri gençlerin büyük derdidir.

   Cilt lekeleri her yaşta oluşabilir. Cildin pürüzlü ve cansız görünmesine ne­den olan bu lekeler sıklıkla yanaklarda, çene bölümünde ve alın bölgesinde o­luşmaktadır. Başta yüz olmak üzere en sık göğüs, el, sırt ve omuz bölgelerin­de görülmektedirler. Cilt lekelerinin sağlığımızı olumsuz etkileyen bir durumu yoktur. Ancak görüntü bozukluğu nedeni psikolojik sıkıntılara neden olabilir. 204│SAKLI ŞİFA

  Cilt lekeleri en fazla derimizin güneşle temas ettiği bölümlerde oluşmaktadır.

   Açık renk cilt lekeleri albinizm ve beyaz leke  isimli hastalıklara yol açabilir. Hücrelerin görevlerini yerine getirememeleri ve ölmeleri halinde oluşan bu sı­kıntılar için mutlaka doktor desteği alınmalıdır. En fazla görünen cilt lekele­ri şunlardır: , çil, et benleri, normal deri benleri, yaşlılık beni, doğum le­kesi, hamilelik lekesi...

   Bitkisel Tedavi: 1 yumurtanın akı ile limon kabuğunun rendesini karıştıra­rak elde edilenkarışım duş öncesinde lekeli bölgelere masaj yapılarak yedirilir.

   Killi toprak, zeytinyağı ve havuç suyu karıştırılarak krem yoğunluğuna geti­rilir. 2 güne bir lekeli alanlara sürülür.

   Limon suyu ile karıştırılan elma suyu içerine zeytinyağı ve süt ilave edilerek kaynatılır. Soğuduktan sonra vücuda masaj ile uygulanır.

   Bal ve nişadırdan elde edilen karışım her gün 2 defa olmak üzere uygulan­ması tavsiye edilir.

   3 günde bir tekrarlanmak üzere, 1,5 bardak suya 3 kaşık elma sirkesi ilave e­derek kaynatılır. Baş üzerine bir havlu konularak lekeli yüzün buhara tutulma­sı fayda sağlar. İşlemin sona ermesinin ardından su ile karıştırılarak inceltilmiş olan elma sirkesi ile yüzün silinmesi tavsiye edilirr.

  1 tatlı kaşığı yoğurt ile 1 çay kaşığı kabartma tozu karıştırılarak cilde sürülür. Her 15 dakikada bir aynı işlem tekrarlanır. 1 saat sonra yüz yıkanarak işlemson­landırılır. Bu uygulamanın haftada 1 defa  yapılması faydalıdır.

   Rendelenmiş patatesin içerisine 1 çay kaşığı zeytinyağı, 1 kaşık süt ilave edi­lerek krem kıvamına gelene kadar yulaf unu eklenir. Bu karışım yarım saat yüz­de bekletilir. Cilt, sık sık kükürtlü sabunla yıkanır.

Cevizin yeşil kabuğu ezilip suyu ile lekeler pansuman yapılır. Cevizin yeşil kabuğu cildi kına gibi boyar.

   Maydanoz suyu sıkılıp ciltlere pansuman yapılır. Kavun kabuğu ile cilt leke­lerine pansuman yapılır. Kiraz cilt lekelerine sürülür.

                           ERGENLİK SİVİLCELERİ 

Ergenlik sivilceleri genellikle karaciğerle ilgilidir. Yağlı gıdalar vücutta sivil­ce olarak ortaya çıkar. Eğer basit bir sivilce ise aşağıdaki bitkisel kürler 1 hafta­da sivilceleri kurutur. Tekrar çıkarsa karaciğer tedavisine başvurulur.

Bitkisel Tedavi: Önce cilt kükürtlü sabunla yıkanır. Şap, zeytinyağında eriti­lip cilde sürülür. Çakaleriği, sirke içinde kaynatılıp cilde sürülür. Pelinotu kay­natılıp cilde pansuman yapılır. 

                                      Sivilceler sıkıntı olanlara    

                                            Günüm sıkıntısı  

Doktorunuzun  önemi ,kadın hastalıklarına ,diyetisyen, beslenme ,önem taşır ,hormonlu  gıda uzak,kalori,spor,30 perhiz ,sindirim  sistemine önem verin sıkıntılardan kurtulun ,yaşama düzen verirseniz bilin hiçbir sıkıntınız kalmaz.. Düşünceleri içinde sız den kötüleri düşünün.. Mevsime göre gıda kullanın vücut kendini, yeniye çek…vücudunuza her yabancı madde derin yaralar açabilir… Diyetisyen doktorunuz sıkıntıları çözecektir..

Temizledikçe alttan daha fazla çıkacaktır, derim yaralar açabilirsiniz belki bu gün yüzünüzde tepecikler yanı sivilce çıkıyor diye problem edebilirsiniz, bilin kullanacağınız her ürün tehlike saçabilir sadece vücuda zarar vermeyin yeterli , olsun belki bir gün belki bir hafta, psikolojini  bozabilir ,ama bil ki gelecekte, haklıymışsın be abi diyeceksin. Hormonlar ,kemik yapılarınız ,daha önceden  aldığınız antibiyotik, çünkü vücudun rahat çalışmasına engelliyorsunuz, dışardan aldığınızla yabancı maddeyle savaşırken, kendini yenilemiyor, hep savunmaya çekiliyor, Bazen evde yalnız kalıp  korktuğun gibi bir yerde kendinizi savunmaktasınız….Yemeyi bile unuttu günlerce beklediğiniz gibi…Aslında bilseydin senden daha çok korkan karşındakidir…Bilirsen her şey yolundadır….

O bu şu diye ayrılmaz şunu bilin ki yağ bezeleri çalışıyorsa ,arkadan gelecektir hele sıkıntı ederseniz daha çok gelmeye başlayacak, ama dert etmeyin sonunda siz galip gelecek siniz rast gele ürünler kullanırsanız bilin derin yaralar açarsınız... Sadece sindirim sistemlerini çalıştırın. .yağ bezelerinde çalışması dayanıklılık güçlü oluşunuz ,size ömrünüze ömür katmakta gel rast gele ürünlerden kaçın doğa bırak doğa günün ürünlerini kullanınca her şey yoluna girecek. Yaşam sadece insan kendine bakmak değildir,, Dışarı da yaşam hayatın var olduğuna inanmaktır. İşte o zaman kazanan olursun …

                                           Çoban sakli şifa                                                                   


                                                             
EGZAMA
                        EKZAMA ÇEŞİTLERİNİ OKUYUN KARACİGER BÖLÜMÜ 

                  
 egzama   

  Derinin çeşitli madde ve etkiler sonunda derinin sulanmasıyla meydana ge­len, iltihap şeklinde görülen bir çeşit deri hastalığıdır. Çeşitli sebeplere bağlı o­larak ortaya çıkabilir. Fiziki sebepler: deterjanlar, yağlar, sabunlar, asitler, anti­septikler, cila macunları, çamaşır sodası, alkaliler vb. Allerjik sebepler: çiçekler, penisilin ile diğer antibiyotik ve kemoterapötikler, bazı kumaş maddeleri, ni­kel, kozmetikler, boyalar vb. Strese bağlı olarak ortaya çıkan türleri de vardır.

      Egzama olan vücut bölgesinde kaşıntı, sulanma, yanma, kabuklanma, içi su dolu kabarcıklar, kıl köklerinde iltihap gibi çeşitli görüntüler meydana gelir. Mikroorganizmalar bulaşıp çoğalırsa cerahatlenme de görülür.

   Genellikle hasta dinlenmeli, yünlü giyecekler giyilmemeli, sık banyo yapıl­mamalı, vücudu tahriş eden maddeler tespit edilip temas kesilmeli, kimyasal sabunlardan kaçınılmalıdır.

Bitkisel Tedavi: Sarımsak otu sıkılır, çıkan su egzamalı yerlerin derisine sü­rülerek yedirilir.

   İki avuç beyaz dut kurusu geniş bir tenceredeki yarım litre suyun içine atı­lır. 7-8 dakika kaynatıldıktan sonra altı kapatılır. Eli hafif yakacak kadar bekle­dikten sonra egzamalı el içine konur ve 15 dakika bekletilir, daha sonra çıkar­tılır. El yarım saat sonra yıkanır. Bu uygulama 2-3 günde bir tekrar edilir. Bü­yük ölçüde şifası görülecektir.

   İnce defne yaprakları tohumlarıyla birlikte 2 su bardağı suda kaynatılır. E­li yakmayacak dereceye gelinceye kadar bekletilip el bu suyun içine sokulurak 15-20 dakika beklenir. Daha sonra el temiz su ile yıkanır.

    A VİTAMİNİ: A Vitamini, bağışıklık sistemi, kemik gelişimi gibi pek çok faaliyette görev alan önemli bir vitamindir. Deriyi yeniler, gözleri korur; saçla­rı, tırnakları güçlendirir. Büyümemizde, dişlerde mine tabakasının oluşmasın­da etkisi vardır.  

K vitamini yağda eriyen bir vitamin olması sebebiyle bağırsaklardan yağlarla e­milerek karaciğere gelir, ısıya dayanıklıdır, alkali, kuvvetli asitler, radyasyon ve okside edici ajanlar tarafından etkisizleşir. Yoğurt, kefir, asitlenmiş süt bağır­saklardaki bakterilerin K vitamini üretimini artırır.

Fazla alındığında yüzde ateş basması, kızartı, kaşıntı ve karaciğer bozuklu­ğu gibi sorunlara yol açabilir.

B10 VİTAMİNİ: Güneş ışınlarından korur. Cildi korur, pürüzsüz yapar. Deri sertleşmesini önler. Vücutta leke ve renk yapan kısmın oluşmasını önler. Tüm cilt hastalıkları için faydalıdır

 

BİOTİN B8: vitamini de denir. Hücre metabolizması, kan hücrelerinin bes­lenmesi, saç, deri ve sinirlere faydalıdır. Derinin sağlığı, kas ağrıları ve iştahsız­lık için önemlidir. Dolaşım sistemleri ve cinsel bezelerin çalışmasına faydası vardır. Yağ ve şeker gibi gıdaların yakımı için gereklidir.

 B6 VİTAMİNİ: Deri, saç, sinir gelişiminde rol oynar. Ana rahmindeki be­beğin oluşum ve gelişiminde çok gereklidir. Diş sağlığının korunmasında et­kilidir. Kan hücrelerini arttırarak kansızlığın giderir, İnsülin ve adrenalin hor­monlarının oluşmasını sağlar. Kolesterolün düşmesini sağlar. Vücudun diren­cini arttırarak kansere karşı korur. Romatizma, astım, diyabetlerde faydalıdır 

B3 VİTAMİNİ: Bağırsakları çalıştırma, Sinir sistemleri düzenleme, Beyin fonksiyonlarını ayarlama; Bitkinlik, uyuklama, depresyon ve cildin sağlığını ko­rumada çok faydalıdır.

   Eksikliğinde çocuklarda büyüme durur. Pellegra hastalığı görülür.

B2 VİTAMİNİ: Beden biyokimyasında rol oynar, büyüme gelişmeyi sağ­lar. Enerji vitaminidir. Karaciğerin normal çalışmasında etkilidir. Kansızlığın giderilmesini, alyuvarların ve dokuların yenilenmesini sağlar. Ağız içi dil iltiha­bı, göz hastalıklarını önler. Migren, cilt hastalıkları ve ince bağırsak iltihapları­nın tedavisinde çok faydalıdır  

 

 MAGNEZYUM: Magnezyum hayati önem taşıyan mineralden belki de en önemlisidir. Vücudun kendisi bu minerali üretmediği için magnezyumun be sinler yoluyla alınması gerekir  

 

   FOSFOR: Fosfor eksikliğinde iştahsızlık, halsizlik, kilo kaybı, huzursuzluk, gerginlik gibi ruhsal sorunlar yaşanır. Aynı zamanda eklem sertliği, kemik ağrıları, ke­miklerin kırılganlığı ve duyu kusurları, büyüme yavaşlaması, kemik ve diş geli­şimi geriliği gibi raşitizm benzeri belirtiler görülebilir; diş kayıpları, cilt sorun­ları ve eklem iltihapları ortaya çıkabilir.  

ÇİNKO: Büyüme ve bağışıklık sistemini güçlendiren, vücudun hastalıklara karşı direncini artıran bir mineraldir. Vücudun kendi kendini yenilemesi ve çe­şitli görevleri için gereklidir. 
   Çinko eksikliğinin en önemli belirtisi iştahsızlıktır. Eksikliğinde saçlar dö­külür ve vücut kılları kaybeder. Sedef hastalığı ve ciltte akneler sık görülür. Tat ve koku hissi kaybolur. Gözde katarak oluşur. Erkeklerde erken prostat bü­yümesi görülür, yumurtalıkların gelişmesi aksar. Cinsel organ gelişmesi durur. İnsan organizmasının büyüme ve gelişme geriliği oluşabilir.Ayrıca ergenlik çağında cinsel olgunluğa erişememe ,enfeksiyonlara dayanıksızlık,,iştahsızlık ve kilo alamama,öğrenme ve dikkat eksikliği ,tat alma  duyusunda bozuklul siyah noktalar dermatit,saçlarda incelme ve dökülme gibi cilt sorunları yaşanabilir.  

KÜKÜRT: Solunum sisteminin sağlıklı çalışmasına katkıda bulunur ve vü­cudun oksijen dengesini korur. Beyin fonksiyonlarının çalışmasını destekler. Saç, tırnak ve cilt sağlığı için gereklidir. Alerjik rahatsızlıklara karşı koruyucu­dur. Uyuz ve egzama gibi deri hastalıklarının tedavisinde kullanılır. Karaciğerin düzenli çalışmasına yardımcı olur ve safra salgılarını arttırır. B Grubu vitamin­lerinin kullanılmasına yardımcı olur. Beyin fonksiyonları için gereklidir Oksi­jen dengesini sağlar .Bazı zararlı bakterileri öldürücü etkisi vardır. Kükürtün faydaları arasında yaşlanmanın belirtilerini azaltması da sayılabilir. 
   Kükürt eksikliği saçlarda zayıflık ve deride solgunluk görülebilir.Aşırı kükürt böbreklere zarar verir. İnsan vücudu fazla kükürt alması duru­munda baş ağrısı, boğaz ve mide yanması, kusma gibi belirtiler gösterir. Ayrı­ca, alerjik deri hastalıklarına neden olur. Kükürt fazlalığı en çok astım hastala­rını olumsuz etkiler.Sağlıklı saç,cilt ve tırnaklar için gereklidir.Oksijen dengesinin muhazafasına yardımcı olur.Bu da beyin fonksiyonları için çok önemlidir.

 

  BAKIR Bakır eksikliği; bağışıklık sistemi zayıflamasına vücut direncinin azalması­na, güçsüzlük, kansızlık, sinir ve asabi bozukluklara, deride yara ve egzama gi­bi sorunlar ortaya çıkmasına yol açar. Kalp hastalıkları ve kalp krizleri meyda­na gelir. Ayrıca, saç dökülmesi, iştahsızlık, ishal ve çarpıntı meydana gelebilir. Kemikler ve dokuların yapısı olumsuz etkilenir.Bakırın aşırı dozda alınması, kanser riskini büyük oranda arttırmasının yanı sıra depresyon, şizofreni, bunaklık, hipertansiyon gibi ciddi zihinsel ve beden­sel rahatsızlıklar meydana gelir                      

                                   SEDEF HASTALIĞI:

   Kafa derisi, diz ve dirseklerde görülen; kırmızı renkli ve üzerinde sedefimsi beyaz pullar bulunan yaralara sedef hastalığı denir. Sedef, kalıcı bir deri hasta­lığıdır. Egzamadan tek farkı sadece karaciğerden kaynaklanmamasıdır Bir kaç döküntü ile sınırlı olabileceği gibi bunun tam tersi bir şekilde vücutta geniş a­lanları tutabilir. Sedef, kadınlarda erkeklerden biraz daha sık görülür. Çoğun­lukla 15-35 yaş arasında ortaya çıkar. Sedef hastalığının sebebi tam olarak bi­linmemektedir. Sedef bulaşıcı değildir.

   Sedef sıklıkla açık kırmızı renkli lekeler şeklinde başlar. Zaman içinde ge­nişleyerek üzerinde pullar görülür. Diz, dirsek, kasıklar ve cinsel bölge, kol­lar, bacaklar, avuç içi ve ayak tabanı, saçlı deri sedefin sık görüldüğü alanlardır.

   Doğal güneş ışığının sedef üzerine olumlu etkisi vardır. Ancak yanacak ka­dar güneşlenmek sedefi alevlendirebilir. Kış aylarında nem oranının azalması derinin kurumasına ve kaşınmasına yol açar. Kaşımak da sedefi alevlendirebi­lir. Bu nedenle nemlendirici krem ve merhemlerin kullanılması gerekir.

   Sedef hastalığına yatkınlık ebeveynlerden çocuğa geçebilir. Ancak bu çocu­ğun kesin sedef olacağı anlamına gelmez. Sedefe yatkınlığı olan kişilerde psi­kolojik stres ve sıkıntılar sedefi başlatabilir veya var olan sedefin artışına yol a­çabilir. Sedefin kesin tedavisi yoktur. │SAKLI ŞİFA

   Bitkisel Tedavi: Bitkisel tedaviden önce mutlaka bir doktora başvurulma­lıdır. Nemlendirici kremler pullanmayı azaltır, ölü hücrelerin atılımını kontrol altına alır ve kaşıntıyı azaltır. Bazı nadir hastalar dışında diyet yapılması sedef hastalığında fayda sağlamaz.     

                                            VİTİLOGO   

   Deriye renk veren pigment hücrelerinin ölümü ve kaybı nedeniyle oluşan, halk arasında ala, baraş, ebreş denilen cilt hastalığıdır. Karaciğerin kanı temiz­lememesi ile de ortaya çıkabilir. Derinin rengi gider. Büyük beyaz lekeler o­lur. En çok yüz, dudaklar, eller, kollar, bacaklar ve cinsel organlarda görülür.

   Sabır isteyen ve psikolojik destekler alınarak uzun bir tedavi süreci gerekir. Mutlaka bir uzmandan yardım alınmalıdır. Bu kitaptaki teste bakarak doğru tespit yaparsanız, kullanım rahatsılıklarınız varsa onları da gözden geçirerek ö­nerilen tedavileri uygularsanız çok şeyin önüne gecersiniz.

   Ailede gelen ağır psikolojik sorunlar, stresler, aile kaybı, deprem doğal a­fetlere uğrama, ailevi sorunların çocuğa yansıması da beyaz leke sebep olabilir.

   Bu hastalığın şifası mümkündür. Tavsiye edeceğimiz bitkiyi kullanın bu has­talığı yenersiniz. beyaz leke tedavisine geçmişte yaşadığınız sıkıtıları ve hasta­lığı yenemeyeceğiniz konusundaki karamsarlıkları unutarak başlamalısınız. Ya­şadığınız depresyonu, karamasarlığı ve stresi yenmeniz için kedi otu, lavanta karışımını veya kedi otu kapsülünü tavsiye ederiz.

   Melamin pigmenti ve melamin hücrelerinin yenilenmesi için kuşburnu ök­sesini kullanırsanız hastalığınızda iyiye doğru bir değişme seyrettiğini görecek­siniz. Kan dolaşımını dengede tutan kuşburnu öksesi; , zona (gece ya­nığı) pelega hastalıklarnda hücre yapımı için faydalanılabilecek en önemli bitki­dir. (Laborant ve biyokimyacılar kuşburnu ökse otunu çok iyi incelerlerse tüm insalığa hizmet edeceklerdir.)

   Kanı temizleme bitkilerinden yapılan çaylar bol bol içilir. Kayısı, üzüm, in­cir, enginar, kereviz, havuç, domates, lahana, pırasa, şeftali bol yenir.

   Çörek otu, kebabiye, anason, hazanbel, mürver, havlican, zerdeçal, keten tohumu, çam poleni, saf arı sütü, üzüm suyu ve yoğurt da alınabilecek şifalı bitkilerdendir. Keten tohumu kürü de faydalı tedavi yöntemlerindendir.

   Evin için pelin, lavanta ve kekikle tütsülenir. Su buharı tütsüsü yapılır: O­kaliptüs, nane, greyfurt, limon yağları... 10 damla damlat. Tütsü yap. 10 günde bir yapılırsa faydası görülür

-Site menusun de ökse yi okuyun az yardinçi olaçaktir. 

  Yapılmayacaklar:
sigara, alkol, asitli içeceklerden uzak durmak ve (teste ba­karak) çamaşır suyu, deterjan, tiner metal namına bir şey kullanmayın. Yemek­lerinizi güveçte pişirmeye, tahta kaşık kullanmaya dikkat edin. Pehrize dikkat ederek yukarıdaki bitki kürlerini kullanırsanız 6 ay içerisinde şifasını görürsü­nüz.PİRİİ WORLD│

  
                                        ZONA HASTALIĞI

    Daha çok yaşlılarda görülen bir cilt hastalığıdır. Çocukluk çağında yaşanan suçiçeği mikrobunun sinirlere yerleşerek yıllar sonra vücudun savunma siste­mi bozmasıyla ortaya çıkan bir hastalıktır. Daha çok sırt ve göğüs bölgelerin­de, nadiren bel, boyun ve baş bölgelerinde görülür. Dokunmayla artan aşırı ağ­rılar ve yanma olur. Halsizlik ve ateşe sebep olabilir. Gerekli tedavisi yapılmaz­sa vücutta önemli hasarlara yol açabilir. Baş bölgesinde ortaya çıkan vakalarda körlüğe sebep olabilir. Zona hastalığı kas güçsüzlüğü şeklinde ortaya çıkan si­nir sistemini etkileyen felçlere de sebep olabilir.

    Bitkisel tedavi: Klinik vakalar ama güneş ışınları ve diğer hastalıkları yar­dımcı olursanız testeki sebebiyet getiren unsurları azaltırsınız. Dıştan antısep­tik ilaçlar kullanılarak; bol besleyici, B1.B6 vitamini içeren gıdalardan alınarak atlatılır. Şayet talığa sebep olan virüsleri ortadan kaldırmazsanız hastalık yeni­den ve kolaylıkla ortaya çıkacaktır.

   Lahana yaprakları ezilir, lapa haline getirilerek günde 4 defa yenir.

   Vücut sirkeli suyla yıkanır.

Ağrıyan yerler badem yağıyla ovulur.

4 kaşık suya 4 kaşık erimiş kuşburnu konarak 30 dakika kaynatılır. Nöbet şekeriyle tatlandırılarak günde üç defa birer bardak içilir. 

"10 gün stressiz bir ortamda vücut kendini yenileyecek ve kısa zamanda kurtulacak"…   

                         ÇIBAN

    Çıban saç dibinde veya yağ bezinde başlayan bir cilt enfeksiyonudur. Çıban­lar daha çok koltuk altında, sırtta, oturulan yerlerde ve baldırda görülür. Çe­şitli büyüklüte olabilir. Şeker hastalıkları, bağışıklık sistemi sorunları, kötü bes­lenme, ildi tahriş eden kimyasallara maruz kalma ve kötü temizliğe bağlı olarak ortaya çıkar. Çıbana sebep olan aslında bir bakteridir.

    Cilt ilk başta enfeksiyon olan kısımda kızarır, ardından kabartı oluşur, bir süre sonra beyaza dönüşür ve iltihaplanır. Çıban patlayıp cerahat dışarı akınca ağrı azalır. Enfeksiyonlu bölge yara iyileşene kadar günde iki üç kez temizlen­melidir. Çıban büyükse mutlaka doktora başvurulmalıdır.

  Bitkisel Tedavi: Soğan, sarmısak ezilip, kına ve zeytinyağıyla karıştırılıp çı­banlara bağlanır.Site menusunde premix okuyun.

Bal ile un kanştırılıp lapa hâlinde çıban üzerine konulduğunda çabucak ol­gunlaştırıp iyileştirir.

                                        BERE ve MORARMA

İncilme ve burkulmalardan kaynaklanır.

    Soğan, az maydanoz ezilir, (mümkünse kıyma makinesinde çekilir) az tuz ve zeytinyağıyla kaştınlıp bezenin morartının üzerine bağlanır. 2 gün bağlı ka­lır. Şişi ve ağrıyı alır, morluğu dağıtır Muz kabuğu ile beraber ezilip bağlanır.

                                         ÇİÇEKHASTALIĞI

   Çiçek hastalığının nedeni virüstür. Solunum yoluyla geçer. Hastada halsiz­lik, ateş, başağrısı kusma görülür. Kırmızı başlayan çiçek hastalığında deri dö­küntüleri olur.

   Bitkisel Tedavi: Çörek otu öğütülüp balla macun yapılıp günde 3 kere bi­rer tatlı kaşığıyla yenir.

    Gül çiçekleri kaynatılıp soğutulur, cilde pansuman yapılır.

   Zeytinyağına sirke katılıp yenir.

    Çam sakızı, antep fıstığı öğütülüp balla macun yapılıp günde 3 kere tatlı ka­şığı ile yenmeye devam edilir.

    Hurma, salatalık, muz yenmeye devam edilir.

   Kekik kaynatılıp balla tatlandırılarak birer su bardağı içilmeye devam edilir.

                                   

   

DEVAM EDECEK

 Bu sitede yer alan yazıların tümü, bilgi edinmek isteyen ziyaretçiler için hazırlanmıştır.

 

  All of the fonts contained in this site is intended for visitors who wish to learn

 
  Alle auf dieser Website enthaltenen Fonts ist für Besucher, die lernen wollen bestimmt

 

  Bu bilgiler, hiç bir zaman hastalık ve diğer sorunlara yönelik teşhis ve tedavi amaçlı olarak kullanılmamalıdır..



  This information should never be used for the purpose of diagnosis and treatment for diseases and other problems ..


  Diese Information sollte nicht zum Zweck der Diagnose und Behandlung von Krankheiten und anderen Problemen verwendet werden ..

 


  Doktor  diyetisyen ve herbalisler tarafından yetkili eczacılar güvenilir,yaninda bitki aromatik okul mezunu veya kimyager çaliştiran, izni alınmiş aktarlar tarafından güvenlı şekilde kullanılmalıdır.


  Herbalist authorized by doctors and pharmacists, dieticians reliable, besides aromatic plants operate on school graduate or chemist, is secured by way of the transfer has been granted permission must be used


  Herbalist von Ärzten und Apothekern, Diätassistenten zuverlässig, neben aromatischen Pflanzen arbeiten auf Schulabsolvent oder Chemiker, autorisiert ist, wird im Wege der Übertragung gesichert erteilt worden Erlaubnis verwendet werden muss

  
   Sitede yer alan yazıların her türlü kullanımı ve uygulanması sonucu doğan hukuki, ahlaki,  mesleki, sağlık ve yaşamsal sorunlar sadece  bu eylemi gerçekleştiren kişilerin    sorumluluğundadır

 
   Any use and the adoption of legal writing on the Site nature, moral, professional, health and life issues are the sole responsibility of the person performing the action


    Jede Verwendung und die Annahme des Rechts schriftlich auf der Website der Natur, moralischen, beruflichen, Gesundheit und Lebensfragen in der alleinigen Verantwortung der Person, die die Aktion



  Bunlardan dolayı ortaya çıkabilecek hiçbir sorundan site ve yazarları sorumlu kılınamaz.


 

  Site for any problems that may arise from these and writers responsible can not be overridden



 Website für Probleme, die aus diesen und Autoren verantwortlich entstehen können, können nicht überschrieben werden

 

 

   

                                                                   saklisifa@gmail.com

                                                                   premix12345678@gmail.com
            
                                                                   saklisifapiriiworld@gmail.com

 

 

 



NOT
:KAN BİLGİLERİNİZİ BİLMEDEN BİYOKİMYANIZI TARAMADAN,ARAŞTIRMACI DOKTORUNUZA, AKTARLARA DANIŞMADAN BİTKİ VE BİTKİ TÜRLERİNİ KULLANMANIZ TAVSİYE EDİLMEZ.

 

 

  HINWEIS: Wenn Sie scannen Ihre BIOCHEMISTRY wissen, dass Ihr Blut DATA, Forscher-Arzt, DARF PFLANZEN UND PFLANZENARTEN nicht ohne Rücksprache mit dem TRANSFER NICHT EMPFOHLEN.

 

 

NOTE: If you scan your BIOCHEMISTRY know your blood DATA, RESEARCHER DOCTOR, DO NOT USE PLANTS AND PLANT SPECIES without consulting the TRANSFER NOT RECOMMENDED








Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi11
Bugün Toplam778
Toplam Ziyaret737906
BAKIR-GÜMÜŞ-ALTIN
AlışSatış
Dolar3.83633.8517
Euro4.50604.5241
Hava Durumu
Anlık
Yarın
11° -1°
PİRİİWORLD/SAKLİ ŞİFA TV