• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  

       sakli-sifa çoban
              
                                
Site Menusu
Site Haritası
Takvim

SİNDİRİM SİSTEMİ HASTALIKLARI

       sakli sifa   sakli sifa çoban    sakli sifa    

   
 Tatildesiniz bu durumlara el koyun kışın zorluk çekersiniz..   

               Her şey doğada, gelecek alerjilere maruz kalmayın.. 

Her şey kolay olarak gönderilse de bilmek bilinçlenmek yemeklerde taze kullanın bilin ki vitamin ve mineraller ekşitmeden pişen yemek besin kaymakları sizlere şifa olarak dönecek. 

Bağırsak Solucanları 

Bağırsak solucanları genel olarak, çocuklarda görülmekle birlikte anal bir kaşında sebebiyet vermekte ve sıkça görülmektedir. Bulaşıcı bir hastalıktır. 

Belirtiler

Geceleri  Kalça ağzı ve anüs etrafında kaşınma

Kız çocuklarında, idrar yaparken vajina kısmında yanma veya kaşınma

Düzensiz uyku

Huzursuzluk

bağırsak solucanının belirtileri arasındadır. Fakat, bazen bu hastalığa yakalanan çocuklarda herhangi bir belirti görülmemektedir. 

İnce bağırsağın emme görevini yerine getirememesi sonucu oluşmaktadır. Emilemeyen besinler, dışkı olarak dışarı atılır. 

Kötü emilime yakalanan kişilerde, kilo kaybı ve ishal görülmektedir. Ayrıca kişilerde vitamin ve mineral eksikliğinin yanı sıra kansızlıkta görülmektedir. 

Hastalığı, sindirim kanalı kısımlarında görülen bir iltihap çeşididir. İnce bağırsağın en son kısımlarında veya kalın bağırsak kısmında görülmektedir. 

Kişide yüksek ateş ,İshal Kilo Kaybı ,Kramp ve karın ağrısı , Şişkinlik durumu Anal akıntı ve ağrı ,Kalınbağırsağın son kısmında, Anal bölgede çatlak ,Deride oluşan yaralar ,Eklemdeki ağrılar ,Bazı bağırsak hastalığının belirtileri olarak görülmektedir. Geceleri kalça ağzı ve anüs etrafında kaşınma bunlar hep belirtidir ,gene de hastalık hastası olmamak lazım her şey akılda, ve kontrollerde, korkuyla bir yere varılmaz… 

Kız çocuklarında, idrar yaparken vajina kısmında yanma veya kaşınma Düzensiz uyku, Huzursuzluk bağırsak solucanının belirtileri arasındadır. Fakat, bazen bu hastalığa yakalanan çocuklarda herhangi bir belirti görülmemektedir. İnce bağırsağın emme görevini yerine getirememesi sonucu oluşmaktadır .Emilemeyen besinler, dışkı olarak dışarı atılır. 

Kötü emilime yakalanan kişilerde, kilo kaybı ve ishal görülmektedir. Ayrıca kişilerde vitamin ve mineral eksikliğinin yanı sıra kansızlıkta görülmektedir.

Bağırsak hastalıklarını önlemek için eskilerden beridir kullanılan bir çok şifalı bitki kullanılmaktadır.  

İşte bağırsak hastalıklarını önlemek için kullanılacak şifalı bitkiler.. Bazı Zamanlar geçerli ve mevsime göre yemekte ,tazeyken kullanılmakta haytalarını görmekte olacaksınız.. 

Adaçayı: Bağırsakta oluşan gazların kesilmesine yardımcı olmaktadır.

Ardıç: Adaçayı gibi bağırsaktaki gaz oluşumlarının kesilmesine yardımcı olur. Şu aydan itibaren tazesi..

Ayva: İshali keserek, bağırsakları kuvvetlendirmektedir. Ayrıca ince bağırsak iltihabını giderir. Şu andan itibaren,

Buğday: Kepekli buğday ununu kullandığınız yiyecekleri yemeniz, bağırsaklarınızın düzenli bir şekilde çalışmasını sağlar. Ayrıca kabızlığı ve bağırsak kanserini önlemektedir .Her şey harman sonrası ,bir sebep taşır

Dut: Aç karnına yiyeceğiniz beyaz dut meyvesi bağırsak solucanlarını söktürmede etkilidir. ..

Havuç: Bağırsak kanamalarını önlerken, bağırsaktaki gaz oluşumunu keser.

İncir: Kabızlığı gidererek, bağırsakları yumuşatmaktadır.

Kekik: Bağırsak iltihapların iyileştirmektedir. Ayrıca bağırsak solucanlarının düşürülmesinde etkilidir.

Kuşburnu: Bağırsaklarınızı yumuşatır.

Böğürtlen şu anlar zamanı..

Sarımsak: Bağırsak kanserini önlemede yardımcı olur.

Sarımsak Kürü, veya macunu

Zencefil: Bağırsaklarda oluşan bozuklukları gidermektedir.

Zeytin: Bağırsak solucanlarının düşürülmesinde etkilidir.  

        Tazelerini yemek piştikten sonra üzeri serpilebilir.         

                          Doktorunuzla iç içe olun..
                                 
                                 Çoban sakli şifa
  

                   SİNDİRİM SİSTEMİ HASTALIKLARI 

   Kastalıkların kaynağını gösteren şu Hadis-i Şerifte, hem teşhis, hem de tedavi vardır. “Mide hastalıkların evidir. Perhiz ise tedavinin özüdür!”

    Bugün ilaçların, yapılan tedavile­rin netice vermemesini ya da geç et­ki etmesinin en önemli sebebi pa­ket gıdalar ve dengesiz beslenme­dir. Dengesiz ve bu tür gıdalarla beslenenler daha doğrusu biz, mo­dern çağın insanları, genellikle mi­de ve mideden kaynaklanan hasta­lıklara çare bulamayız. (Ülser, mide ekşimesi, safra bozukluğu, kabızlık basur, egzama, sedef, sivilce, gaz, kalp, şişmanlık, damar tıkanıklıği cild yağlanması, kolestrol, v.s.) bul­sak bile bu kısa sürer. Mücadelenin boğazla olması gerekir.

   Bu mücadelede kendi kendimi­zin doktoru olmalıyız. Midemizi ya­kan, ekşiten o yemekleri, gıdayı tes­pit edip yememeliyiz.

   Mideden geçip bağırsaklarda e­milen besinlerle kana geçen zararlı maddeler kan yoluyla karaciğere ulaşır. Ka­raciğer gıdaların zararlı kısmını kan, sivilce, sedef hastalığı, egzama gibi yollar­la dışarı atar.

   Kızartmalar, domates, domates salçası, fındık, fıstık, çikolatalar, yağlı gıda­lar, susam, ayçiçeği, hararet vericiler (karabiber, acı biber, turşu ve tuzlu gıda­lar), fazla proteinli mercimek v.s. gibi gıdalar fazla yenmemelidir.

  W Kantaron, nane, rezene, kimyon, kekik, çörek otu, civanperçemi, kabak, havuç, soğuk bal şerbeti, misvak kullanmak, patates haşlaması, kepek ekme­ği, meyveler, (kabukIarıyla beraber) marul, tere, roka, zeytinyağı yenmeye de­vam edilmelidir.

         Mide Hastalıklarını 7 ana bölümde toplayabiliriz:

  1. Mide Kanseri 2. Reflü 3. Gastrit 4. Hazımsızlık 5. Mide Ülseri 6. Mide yanması 7. Mide tembelliği234│SAKLI ŞİFA

                                    MİDE KANSERİ

   Mide kanseri, dünyada akciğer kanserinden sonra ikinci sıklıkta görülen kanser türüdür. Her on kanser hastasından biri mide kanseridir.

    Tam olarak sebebi bilinmemekle birlikte büyük oranda nişasta, turşular, tuzlanmış et ve balık gibi yiyeceklerin mide kanserleri ile ilişkili olduğu dü­şünülmektedir. Önemli risk faktörlerinden biri de sigaradır. Süt, taze sebze­ler, turunçgiller, C vitamini ve soğuk gıdalarla beslenenlerde mide kanseri da­ha az görülmektedir. Lif oranı düşük gıda alımında kanser riskinde azalma o­lurken, çikolata ile beslenmenmenin riski artırdığı görülmüştür. Mide kanser­li hastalarda yapılan çalışmalarda, bu hastaların rafine tuz tüketiminin fazla ol­duğu tespit edilmiştir.

   Bazı ailelerde mide kanserinin sık görülmesine bakılınca genetik yatkınlık ihtimali artmaktadır. Kan grubu A olan insanlarda mide kanseri sıklığı daha yüksektir. Mide kanseri erkeklerde kadınlara göre 2 kat daha fazla ve 50-70 yaşlar arasında daha sık görülür.

   Belirtileri: Midenin yemek borusuyla birleşim bölümüne yerleşen tümörler­de yutma güçlüğü ilk belirti olabilir. Mide bölgesinde hissedilen ağrıyla birlik­te iştahsızlık ve kilo kaybı sık görülen bulgulardandır. İlerleyen vakalarda bu­lantı ve kusma görülür. Nadiren yoğun bir kanama veya mide delinmesi gö­rülmektedir.

   Bugün mide kanserinin radikal tedavisi cerrahi müdahaledir. Erken dönem­de teşhis konulup bir an önce cerrahi müdahale yapılmalıdır.

    Eğer kemoterapi uygulanıyorsa bu esnada kesinlikle sucuk, salam, sosis, konserve tüketilmemelidir.

    Destek olarak şeker ve beyaz undan uzak durulmalı; yağsız ev yoğurdu, çö­kelek, köy yumurtası yenmeli; günde 1 yemek kaşığı zeytinyağı içilmelidir. Sa­rımsak, zencefil ve zerdeçalın mide kanserlerine karşı koruyucu etkisi vardır.

   2 su bardağı organik elma suyu kabuğuyla birlikte çekilerek 2 ay boyunca tüketilirse faydalı olur (diyabetli ve hipertansiyonu olanlar risklidir.)

   Elma ya da elma suyuyla birlikte alınacak meyan kökü tozu da tedavide bü­yük fayda sağlar.

Fesleğenin tümörleri küçülttüğü ve mide kanseri riskini düşürdüğü tespit e­dilmiştir.

Karahidiba, mide kanserlerinde vazgeçilmez bir bitkidir. .

   Mide kanserinin tedavisinde faydalı olan gıdalardan şunları sayabiliriz: tu­runçgiller, havuç suyu, domates suyu, yeşil çay, böğürtlen yağrağı çayı ve ada­çayı, nar suyunun yanı sıra narçiçeği çayı ve nar yağı, kuşkonmaz suyu, maydo­noz suyu, kereviz suyu...

                                                KOLİT 

Bağırsaklarda görülen iltihap ve yaradır. Mide ülserinde açıkladığımız bitki­sel tedavi kürleri uygulanır.

                                               REFLÜ: 

   Reflü tanım olarak mide içindeki yemek ve asitin bir zorlama olmaksızın ye­ mek borusuna geçmesi ve yakınmalara ya da yemek borusu alt ucunda hasara (ülser vs gibi) yol açmasıdır.

   Reflü hastalığı Batı Avrupa ve ABD’de tıbbın en yaygın hastalığı olarak ka­bul edilmekle birlikte ülkemizdeki tanınma oranı çok düşüktür. Her beş eriş­kinden birisinde reflü hastalığı vardır.

Özellikle yemeklerden birkaç saat sonra bazen de gece uykudan uyandıra­cak şiddette oluşur.

   Ağza acı-ekşi su veya yemeklerin gelmesi: Genellikle ağır bir yemeği izleye­rek ortaya çıkar. Bazen göğüs kemiğinin arkasında yanma ile birlikte, bazen de tek başına ortaya çıkabilir.

    Sebepleri arasında mide ile yemek borusu arasındaki kapağın gevşemesi, şişmanlık, mideden fazla asit salgılanması, mideden yiyeceklerin barsaklara ge­çişinin yavaşlaması, sigara ve alkol kullanımı, fazla yağlı yiyeceklerin yenme­si sayılabilir.

   Bitkisel Tedavi: Nane çayı günde 3-4 kez içilir.

 Oğulotu demlenip günde 1 kez içilir.

   Yarım çay kaşığı meyan kökünün üzerine soğuk su konulup ağır ağır 10- 15 dakika kaynatılır, sonra süzülür. Yemeklerden sonra 1 bardak olmak üzere, günde 2-3 bardak içilir.

   Mide yanma şikâyeti başladığında 2 yudum süt içilir ve her yanmada bu tek­rarlanır. 10-15 gün içinde faydası görülecektir. Su oda sıcaklığında ya da so­ğuk olmalıdır.

                                               GASTRİT: 

   Gastrit mide mukozasının bir çeşit yangısıdır. Bu değişik etkenlerin yaptı­ğı uyarı sonrasında beyaz kan hücrelerinin mukozada birikmesi anlamına gelir. Gastrit akut veya kronik olabilir.

    Kronik gastritin en sık görülen nedeni ağız yoluyla alınarak midede yerleşen ve burada gastrit olarak adlandırdığımız bir iltihap oluşturan, bir bakteridir.

   Sebepler arasında yanlış beslenme, fazla yenmesi, çiğnemeden yemek, za­mansız tıka basa, çok soğuk ya da çok sıcak yemeklerin yenmesi; yemek sıra­sında su içilmesi; çay, kahve, kola ve sigaranın fazla içilmesi, mideye zararlı i­laçlar (ağrı kesiciler); hamurlu gıdaların fazla yenmesi; acı, ekşi ve baharat kul­lanımı sayılabilir. Önüne gecilmezse ülser ve kansere yol açar.

   Belirtileri: Akut gastritte karnın üst kısmında ağrı, gaz, geğirme, yanma, ek­şime, bulantı ve kusma görülürken kronik gastritte ağrı daha az belirgin olup yemek sonrasında şişkinlik ve dolgunluk hissi, erken doyma, bulantı hissi, ge­ğirme, iştahsızlık ve ağızda kötü tat gibi dispeptik yakınmalar daha sık görülür.

   Tedavi: Bunun için midenin asidi azaltılmalı, diyet yapılmalıdır. Bakteriye bağlı gastritlerde bakteriyi temizleme tedavisi antibiyotiklerle yapılmalıdır. Mide hastalıkların en önemli sebebi strestir. Mümkün olduğu kadar üzüntü­den, stresten uzak durmak; sakin bir hayat yaşamak gerekir. çiğ soğan sarımsak bolca yenir. Her yemekten en az yarım saat önce bir bardak ılık su içilir. Üzüm suyu, elma suyu, nar suyu gibi meyve suları her gün 2-3 bardak içil­meye devam edilir. Temiz havada bol bol yürüyüş yapılmalıdır.

  Yemeklerden once günde üç öğün bir çay bardağı çiğ patates suyu içilirse gastritin tedavisinde çok faydası görülür.

Doğal bal şerbeti gastrit için çok faydalıdır.

    Lahana, etkili bir ülser ve gastrit ilacıdır. Lahana, kereviz ve havucu katı meyve presinde sıkılıp sabah, akşam suyu içilir.

Yemeklerden sonra içine bir parça tarçın katılmış meyan kökü çayı içilir.

  2 tatlı kaşığı kurumuş ebegümeci yaprak ve çiçek karışımı üzerine 1 bardak kaynar su dökülerek 10-15 dakika demlendirilip çayı hazırlanır. Bu çaydan gün­de üç kez birer bardak içilir.

Zencefil, kadife çiçeği, pirinç lapası, hindistancevizi suyu gastrit tedavisin­de kullanılan şifalı bitkilerdendir.

                                         HAZIMSIZLlK:
 

   Yemeklere en çok tat ve baharat katan şifalı bitkiler aynı zamanda sindiri­me yardımcı olan gıdalardır. Biberiye, yağlı koyun eti, rezene, yağlı balıklar, ba­yır turpu ve sığır eti sindirimine yardımcı olur.

   Kokulu şifalı bitki tohumlarından çoğu iyi sindiricilerdir. 1 yemek kaşığı a­nason tohumunu 1 fincan süt ile birlikte kaynatılır ve içilir.

   Kakule, tükürük akışını artırır ve sindirim sularına hoşnutluk veren bir ko­ku katar. Her yemekten önce 1 fincan infüzyonunu içiniz. Sıcak nane çayı da yemeklerden sonra alınabilir. Hint yemeklerinin sonunda anason, frenkkimyo­nu, dereotu ve rezeneyi içeren bir infüzyon sunulur ve bu çok güçlü besinlerin sindirimine yardımcı olur.

   Eğer hastalık dışında, sindirimde sürekli güçlükler çekiyorsanız nedenleri hızlı yemek yeme, dengesiz beslenme ya da yaşadığınız ruhsal gerilimler olabi­lir. Meyve-sebze yerine fazla hamurlu, posasız gıdalar ya da cips türü hazır gı­dalardan yemek hazımsızlığa yol açar. Bağırsak çalışma düzeninin bozulması, hamilelik, alışkanlığın bozulması, yatak hastalıkları, safra azlığı, hormon den­gesizliği fazla ilaç veya sürgün verici ilaç kullanma, kanser, ülser, prostat, rahim hastalıkları, hemoroid hazımsızlığın sebeplerindendir.

Şişmanlık, gastrit, karaciğer hastalıkları, kalp, basur da hep hazımsızlığın so­nuçlarıdır.

    Belirtileri: Sabahları zor uyanmak, sürekli uyku ihtiyacı, cilt sağlığı bozuk­luğu, yüzün solgun olması, ciltte sivilce oluşumu, karında şişlik, bağırsaklarda gaz, yorgunluk, takatsizlik, baş ağrısı, dil üzerinde pas, üzüntü ve sinir bozuk­luğu ile ortaya çıkar.

 Hazmı kolaylaştıran gıdalar alınmalıdır.

    Bitkisel Tedavi: Kebabiye, karanfil, andız kökü, kakuli, mastaki, tarçın ma­cun yapılır yenir. Şeker hastaları nar ekşisi ile yaparsa daha makuldür.

Ihlamur kaynatılıp balla tatlandırılarak içilmeye devam edilir.

İncir, yemeklerden önce yenmeye devam edilir.

Bamya yemeğine önem verilir.

Meyve ve sebzelere önem verilir.

Öğünün biri meyve ile geçirilir.

Kepekli ekmek yenir.

                                                   KABIZLIK:
         
                 kabızlık

                          
  Yenen yiyeceklerin sindirilemeyen kısımları kalın barsağa ulaşmakta ve o­rada bulunan bakteriler tarafından parçalanabilmektedir. Kalın barsak birbu­çuk kilo kadar büyük abdesti (gaita) depolayabilmekte ve her gramında yüz­lerce milyar bakteri bulunmaktadır. Bu bakteriler gaz üretmektedir. Bu gazlar ya yellenme ile ya da kana geçip akciğerler veya böbrekler ile dışarı atılmakta­dır. Bu nedenle günde iki litre kadar gaz üretilmesine rağmen kalın barsak için­de normal halde sadece 200 santimetreküp gaz bulunmaktadır. Kabız kişiler­de barsak içinde hem daha fazla gaita hem de daha fazla gaz bulunur. Yemek­le birlikte kalın bağırsakta oluşan yetersiz hareketler, biriken gaitanın ve gazla­rın sıkışmasına ve şikâyete neden olur.

Haftada iki kez barsaklarını boşaltamayan kişi kabız sayılır.

   Kabızlık tespit edilmesi halinde beslenme alışkanlıklarının düzeltilmesi, ye­terli miktarda lifli gıda alınımının sağlanması gerekmektedir. Meyveler kabuk­larıyIa beraber yenmelidir. Şeftali, kayısı, elma, kiraz, ıspanak, incir, hurma, marul, salatalık, bamya yenmeye özen gösterilir. Midemizde 1/3 yemek, 1/3 su, formüne dikkat edilir.

Kabızlık anında bir su bardağı sıcak bal şerbeti içilmeye devam edilir.

   Bitkisel Tedavi: Kabızlıkta, sinameki, ıhlamur gibi kaynatılıp balla tatlandı­rılarak birer su bardağı içilmeye devam edilir.

   Kavak yaprağı kabızlığı çözen en iyi bitkilerdendir. Kavak yaprağı, ıhlamur gibi kaynatılıp balla tatlandırılarak bir er su bardağı içilmeye devam edilir.

  Keten tohumu kaynatıhp, balla tatlandınlarak 1’er su bardağı içilmeye de­vam edilir, kalan posa da balla macun yapılarak yenir.

Kabızlık anında yarım kilo yaş kayısı yemek kabızlığı kısa sürede çözer

Kabızlık esnasında bol kiraz yemek (yetişkinler için azami 850 gr.) kabızlı­ğı kısa sürede çözer.

Zeytinyağı, hind yağı, defne tohumu yağı içilirse, kabızlığı kısa sürede çözer.

Inciri, anasona batırıp bir müddet yenmelidir.

Sumak, kimyon, ikiri karışacak, sabahları ekmek ile yenecektir.

Kekik, Kimyon, Karabiber, Karanfil Hardal, Safran - Sakız Mayalı hamur bunlardan çorba yapılarak içilirse insan yemeğe doymaz


                KABIZLIK KABIZ

                                MİDE YANMASI:
 

  Midede, oldukça fazla miktarda asit salgılanmasına karşın, asidin zararlı et­kilerinden kendini koruyacak birçok koruma mekanizması da mevcuttur.

Yemek borusunun alt kısmında, halka gibi bir kas vardır. Bu kas aynı bir valf gibi çalışır. Bir yiyecek yuttuğunuzda, bu halka benzeri kas yiyeceğin mi­deye girmesi için açılır. Bu halka daha sonra, yiyeceklerin yemek borusuna kaç­maması için kapanır. Bu kas düzgün çalışmadığında ise, midedeki yiyecekler ve asit yemek borusuna geri döner. Yemek borusu kendi doğal hareketleri ile ken­dine gelen asitli içeriği mide içerisinde doğru göndermeye çalışır. Yemek bo­rusunda midedeki gibi koruyucu bir tabaka olmadığı için, asit burada acıya ve yanmaya neden olur.

Fışkıran asidin miktarı ve yemek borusu ile temasta kalma süresi gibi bazı faktörlerin etkisi ile yemek borusu iç yüzeyinin yanması sonucunda hafif kıza­rıklıktan derin ve kanayan ülserlere kadar değişik hasarlar görülebilir.

Yatmadan önce yiyecek ve içeceklerden uzak durmak, eğer kullanılıyorsa si­gara ve alkolü bırakmak gerekir.

Hazmı kolay olmayan kızartmalar ve yağlı yiyecekler; fazla kremalı, ağır yağ­lı ya da soslu besinler yenmemelidir. Çikolata, içerdiği yüksek dozdaki yağ ve kafein nedeniyle hassas mideye zarar vererek yanma hissine yol açar. Sütlü çi­kolata, daha az yağ içeren bitter çikolataya oranla daha tehlikeli olduğundan çi­kolata sevenler genelde sütsüz olanını tercih etmelidir.

   Kahve, çay ve kola gibi içecekler hassas mideyi yorar. Eğer mide yanmasın­dan şikâyet ediyorsanız kafeinsiz kahveyi tercih edin.

   Gazozlu içecekler ve asitli meyve sularını dikkatli için. Domates veya por­takal suyu asitli olduğu için mide yanmasını şiddetlendirebilir. Bu nedenle su­landırarak ve balla tatlandırarak için.

Et suyu ile hazırlanmış çorbalardan uzak durun. Diğer çorbaları ise çok sı­cak içmeyin. Ilımasını bekleyin.

Çiğ soğan ve çiğ meyve de mide asidini artıran etkenlerdendir.

Mide ağrılarınıza son verecek sağlıklı ve mide dost besinlerle beslenmelidir.

Karnabahar: Haşlanmış karnabahar, mideyi asit saldırılarından koruyarak tüm sorunları giderebilir. İçeriğinde bulunan gefarnato maddesi ülser ilacının hammadesi olarak kullanılıyor.

   Lahana: Lahanayı çiğ olarak yemeyi tercih edin. İnce şeritler halinde doğ­rayıp salata yapın. Meyve presinde lahananın suyunu sıkıp aynı miktarda elma suyu ile karıştırın ve için. Lahana, etkili bir ülser ve gastrit ilacıdır. Dörtte bir lahanayı yıkayıp kalın şeritler halinde doğrayın. 1 kerevizi soyup doğrayın. 1 ha­vucu temizleyip dilimleyin. Lahana, kereviz ve havucu katı meyve presinde sı­kıp sabah akşam suyunu için.

   Patates: Çiğ patates suyu mide yanmasının doğal ilacıdır. Patatesi soyup ka­tı meyve presinde suyunu sıkın. Su, havuç suyu ya da kereviz suyu ile karıştı­rıp için.

Elma sirkesi: Salatalarda ya da mezelerde elma sirkesi kullanın.

Maden suyu: Mide asidinin büyük bir bölümünü etkisiz hale getiriyor.

Ispanak: Ispanağı buharda pişirin ya da haşlayarak tüketin. Taze yaprakla­rını salata olarak yiyin.

Zeytinyağı: Çiğ olarak kullanıldığında besinlerin midede kalma süresini a­zaltıyor ve yağların sindirimi için safra salgısını artırıyor.

Baklagil: Fasulye, bezelye ve mercimekte bulunan bioflavionid maddesi, midenin koruma faktörünü artırıyor.

    Muz: Mideyi seven meyvelerin başında geliyor. Ara öğünlerde birer muz ye­mek, midedeki yanma hissini ortadan kaldırabilir. Muz, mide enzimleri ve hüc­relerinin üretimini de artırıyor.

Kızarmış ekmek: Midenin salgıladığı aşırı asidi kurutarak yanma hissini gi­deriyor.

Meyankökü: Güçlü bir mide koruyucusudur. Yapılan son araştırmalara gö­re midedeki aşırı asitlenmeyi azaltıyor

                                          MİDE ÜLSERİ:  

Midenin iç yüzündeki belirli bir kısmın aşınması sonucu meydana gelen ya­raya mide ülseri denir. En önemli sebebi düzensiz beslenme sonucu oluşan mide asididir. . Stres sonucu ilk arızalan organ midedir. Onun için mide rahat­sızlıklarının ikinci sebebi strestir. Son zamanlarda yapılan araştırmalarda mide asidi olmayanlarda da mide ülseri olduğu tesbit edlilmiştir. Bunun sebebinin ülser yapan bir mikrop olduğu görülmüştür. Ülserin üçüncü sebebi mikobiktir.

   Sinir bozukluğu, midede asit fazlalığı, zamanında ve iyi tedavi edilmeyen gastrit, mide zafiyeti, karaciğer yetersizliği veya safra azlığı, kalp hastalıkları, sindirilmesi güç yiyeceklerin aşırı derecede yenmesi, haddinden fazla sigara, çay, kahve veya asit yapıcı meşrubat içmek, alkol kullanmak veya bazı ilaçların uzun süre kullanılması mide ülserini doğuran nedenler arasındadır.

     Hastalığın başlangıcında mide ekşimesi ve ağırlık hissi vardır. Hastanın ağ­zına sık sık ekşi su gelir. Tat alma duyusu azalmıştır, dil paslıdır, hastanın rengi solmuştur. Karnın üst kısmına bastırılınca, acıma hissedilir.

   Mide ülseri, özellikle ilkbahar ve sonbahar aylarında artar, çok rahatsız edici bir hal alır. Bu durumda yapılacak ilk iş, üzüntüye kapılmamaktır.

    Tedavi süresince istirahat edin. Yemeklerinizi, her gün belirli saatlerde yi­yin. Bağırsaklarınızın düzenli bir şekilde çalışmasını sağlayın. Sigara, çay, kah­ve ve alkolü bırakın. Diş sağlığına önem verin. Süt ve sütlü yiyecekler, yumur­ta, tereyağı, pelte ve haşlanmış balık, sebze püreleri ve patates yemeğini sofra­nızdan eksik etmeyin. Stresten uzak durun.

   Perhiz: Fazla asitli gıdalardan kaçınmalıdır. Aç karına cola ve gazoz türle­ri kesinlikle içilmemeli, normalde bile çok az içilmelidir. Zeytin, susam, doma­tes, .kızartına, konserve, limon, hamur işleri, yağhlar, acı ve tuzlular, bayat çay, kahve, sigara, alkol kullanılmamalı.

Bitkilerle tedavi: Mide duvarını sıvayıp koruyan mukus adlı maddeye ben­zer gıdalar yenmelidir.

    Salçasız, bamya yemeği bol bol yenir. Eşit miktarda keten tohumu ve çörek otu öğütülüp balla macun yapılarak günde 3 kere aç karnına birer şeker kaşığı yenmeye devam edilir. Eşit miktarda çam sakızı, altındamla sakızı öğütülüp 1 kg. balla karıştırılarak günde 3 kere aç karnına birer tatlı kaşığı yenmeye devam edilir. Mide asidini düzenleyici çaylar içilir. Okaliptus yaprağı, ıhlamur gibi kay­natıIıp balla tatlandırılarak günde 3 su bardağı içilmeye devam edilir. Civanper­çemi, az pelin otu karışımı ıhlamur gibi kaynatılıp balla tatlandırılarak günde 3 su bardağı içilmeye devam edilir. Acıdır. Hem mikrop öldürür, hem mide asi­dini regüle eder, çok kıymetlidir.

    Karabaş otu, oğul otu karışımı ıhlamur gibi demlenerek, balla tatlandırılıp günde 3 su bardağı içmeye devam edilir. Hem stresi yok eder, hem kalp atış­larını düzenler, hem mikrop öldürür, hem ağrı dindirir. Sarmısak, zeytinyağı, bal aç karına yenir. Söğüt yaprakları ıhlamur gibi kaynatılıp balla tatlandırıla­rak günde 3 su bardağı içmeye devam edilir. Ihlamur demlenip balla tatlandırı­larak içilmeye devam edilir. Stresi önler, hazını kolaylaştırır. Sarmısak yenmeye devam edilir. Stresi önler mikrop öldürür. Kekik, misvak, çörek otu, sinameki karışımı ıhlamur gibi demlenip balla tatlandırılarak günde 3 su bardağı içilme­ye devam edilir. Halis zeytinyağına, halis sirke (daha az) katılarak ekmekle yen­meye devam edilir. Hazmı kolaylaştırır, mikrop öldürür. Elma, hurma, patates haşlaması, havuç, incir, salatalık, armut, ayva, lahana yenmeye devam edilir. 3 Uduhindi, yarım fincan zeytinyağının içinde toz yapılarak karıştırılır, aç karnı­na içilirse ülseri iyileştirir. Ebegümeci, eğirotu, erkeçsakalı, günlük, meyankö­kü kürlerinden biri uygulanır, perhiz de yapılırsa, kısa sürede mide rahatsızlık­larından kurtulursunuz. Şifa, Allah’tandır.

                                      MİDE TEMBELLİĞİ:

 

    Midenin besinleri gereği gibi ve normal sürede hazmedememesine mide tembelliği bir başka ifadeyle mide zafiyeti denir. Nedeni, midede asit fazlalı­ğı, mide kaslarının zayıflamış olması veya midenin hazım için gerekli olan sal­gıyı yapamamasıdır.

   Mide borusunda yapmalar, ağızda ekşimeler, geğirmeler, Sinirlilik, korku halleri, geğirmek, kusmak, yanma, ekşime, yellenme…

   Çörek otu- kekik- misvak, sinameki kaynatılıp balla tatlandırarak içilmeye devam edilir.

Uzun süre soğan, sarımsak yenmeye devam edilir. Sarımsak hapı yutulabi­lir. Romatizma için çok iyidir.

Maydanoz, Roka, tere otu, turp yenmeye devam edilir.

200 gr. Çörek otu öğütülüp 1kg balla macun yapılıp yenmeye devam edilir.

Ayva, elma, armut, kuru üzüm yenmeye devam edilir.

Ihlamur içilmeye devam edilir.

Hurma, portakal, mandalin yenmeye devam edilir.

                                 MİDE BULANTISI KUSMA 


Kusmak, karın etrafındaki kasların ani ve kuvvetli kasılması sonucu mide­nin boşalmasıdır.

   Bozuk ve tiksenerek yenilen gıdalar, ilaçların yan etkisi, hamilelik, gastrit, ta­şıt tutması, duygusal altüstlük, migren, ülser, başta yaralanma, menenjit, apan­disit, akut glokom, diyafram fıtığı, safra kesesi taşı, iç kulağa bağlı nedenler mi­de bulantısı ve kusmaya sebep olur. Bozuk gıdalardan kaynaklanan mide bu­lantısı ve kusma genellikle bozuk yiyeceği yedikten 6-48 saat sonra başlar ve bu belirtiler 1-2 gün içinde kendiliğinden geçer.

   Yeni öğütülmüş zencefil ya da tarçın kabuğu infüzyonu yapılır ve gerektik­çe alınır. Ya da bunlar normal çayın üzerine serpilip içilirse kusma ve mide bu­lantısını yatıştırır. Karanfil ağacı kuru çiçekleri yemek ve içeceklere hoş koku verirken, infüzyonu hazırlanıp içüirse sindirim sistemini uyarıp mide bulantı­sını bastırır. Bunun için 10 karanfil ağacı çiçeğini bir fincan kaynar suda dem­leyin ve gerektikçe için.

   En pratik ve tesirli yolu, nanenin, ıhlamur gibi kaynatılıp 1 su bardağı içi­lesidir.

Ekşi nar veya ekşi nar pekmezi yenir.

Limon kabuğuyla beraber yenir.

Tatlı elma kabuğuyla yenir.

Nane veya Okaliptüs kaynatılıp içilir.

   Yolculuklarda en iyi tedavi mideyi sakinleştirmek ve kusmayı önlemek üze­re zencefil kökü infüzyonu almaktır. Yolculuğa çıkarken bir şişe zencefilin is­pirtolu eriyiğini yanınıza alın. Yarım fincan (125 ml.) ılık suya büyük insanlar i­çin 10 damla, küçükler için 2-3 damlasını katıp karıştırarak için.

   Melekotunun iri yapraklarını da yolculuğa çıkarken yanınıza alın. Bunların kokusu kusma refleksini yatıştırır. Ve kokuşmuş durgun havayı tazeler.

                                           incir 

                                               MİDE EKŞİMESİ 

Halk arasında sık görülen bir sağlık sorunudur. Mide ekşimesi başka bir hastalığın göstergesi olarak da kişide görülebilir. Bu yüzden çok önemlidir. Mide ülseri veya gastrit nedeniyle mide ekşimesi olabilir. mide ekşimesi uya­rı niteliği taşıyabilir. Mide ekşimemiz başladığında hemen mide asidini tama­men sıfırlayan ilaç alınmamalı, doğal tedavi uygulanmalıdır. Bu doğal tedavile­rin başında karbonatlı su içmek gelir. 1 çay kaşığı karbonatı bir bardak ayrana veya bir bardak doğal maden suyu sodasına karıştırarak içebiliriz. Bu yöntem en risksiz ve kısa vadede en uygun yöntemdir.

                                                           İSHAL

                          ishal

   Üşütme, bağırsak bozukluğu, bozuk gıdalar ishale neden olabilir. İshal bir haftadan fazla sürerse mutlaka bir hekime başvurmak gerekir.

   Halkımız ishalin bir bardak limonla geçmesini ister. Bu, çok az kişide sağla­nır. İshalin tedavisi bir hafta sürebilir.

   Resulullah (s.a.v.) Efendimize Ashab-ı Kiram’dan bir sahabi (r.a), kardeşi­nin ishal olduğunu söyler. R.esuhıIlah (s..a..v) Efendimjz (soğuk) bal şerbeti i­çilmesini tavsiye buyururlar.

   İshalde daha düne kadar serum tedavisi uygulanırdı. Bugün modern tıp uz­manları da artık ishalde ağız yoluyla sulu tedavi tedaviyi tavsiye ediyor. Ağız yoluyla şekerli su tedavisi ve ağız yoluyla bal şerbeti tedavisi.

  - 200 gr, Bal, 1 şeker kaşığı tuz, 1 çay kaşığı karbonat Ilitre suda eritilerek günde 3-5 su bardağı içilmeye devam edilir.

  - Limonlar sıkılıp 1 su bardağına doldurulur, 1 çay kaşığı kahve ile karıştırılıp balla tatlandırılarak soğuk olarak içilmeye devam edilir.

-Palamut, meşe yaprağı kaynatılıp balla tatlandırılarak soğuk olarak içilme­ye devam edilir.

-Üzüm koruğu, balla tatlandırılarak 1’er su bardağı içilmeye devam edilir.

-En yakıniz da kaysı yaprağı yıkayın bir limon kabugu ile yeyin .

-Böğürtlen yaprağı, meşe yaprağı, ıhlamur gibi kaynatılıp balla tatlandırıla­rak günde 1-5 su bardağı içilmeye devam edilir.  

                                                     GAZ 

   Mide ya da bağırsaklarda genellikle gaz yapıcı gıdalarla ve üşümeden sonra meydana gelen hava gazıdır. Bazı kişiler, bağırsaklarında bozukluk olduğu için bu gazı dışarı atamaz. O tür kişiler, yellenmenin ne kadar büyük nimet olduğu­nu hep söylerler. Bazen bebekler bilinmeyen bir sebeple ağlayıp dururlar, sırt­ları oğuşturulunca gazı çıkar, bebek ağlamayı keser. Yellenme problemi olanla­rın turp, fasülye ve nohut gaz yapıcı gıdaları yememesi gerekir.

   Bitkilerle Tedavisi: Anason, rezene, kimyon, kakule, karanfil, sumak ve gün­lük toz haline getirerek  bir çay kaşığı ile yutulur.

  Yatarken bir dilim limon (kabuğuyla) yenir.

    Anason tohumu, frenk kimyonu ya da rezene gaz çıkarma durumunda te­ker teker etkili iken, bunların bileşimi daha da etkili olur. Üç şifalı bitki karış­tırılıp infüzyon hazırlanarak her yemekten 30 dakika önce 1’er fincan içilir.

   Birçok baharat tohumu da gaz çıkarmaya yardımcı olurken, istenilen sıklık­la karanfil ağacı kurumuş çiçeği veya yenibahar tohumlan çiğnenir ya da infüz yonları içilir. Yemeğe serpilen karabiber de gazı çıkarır. Zencefil kökü, kakule ve kişnişin çok hoş kokulan olup bunlar gaz ve neden olduğu ağrılan geçirir.

   Oğul otu gazlı olma halinin bedende yarattığı spazmları rahatlatır. Yarım çay kaşığı toz halindeki melekotu kökü mide ve karın boşluğundaki gazları çı­karır.

                                   
                                 BAĞIRSAK KURTLARI:

 

   Yediğimiz yemeklerle beslenen ortaklarımızdır. Gıdaların özünü alıp bizi şişmanlamaktan kurdar.

    Belirtileri: Aşırı zayıflama, kansızlık, karın şişliği, bulantı, iştahsızlık, uyu­şukluk, bezginlik, dolaşım bozukluğu, sinir sistemi bozukluğu.

Yediğimiz halde çabuk acıkırız.

   BitkilerIe Tedavisi:

   200 gr çörek otu, 100 gr. kabak çekirdeği öğütülüp 1 kg. balla karıştırıla­rak aç iken l’er yemek kaşığı yenmeye devam edilir. Yemek 1 saat sonra yenir.

   Bu küre 15 gün devam edilir. 15 gün sonra, sabahleyin 1-2 yemek kaşığı bu macundan yenir. Kabak çekirdeği dövülüp kaynatıIıp 1 su bardağı içilir. Bu es­nada kurtlar, parazitler felç olur ya da ölür. 1 saat sonra 1 baş sarımsak az ek­mekle yenir. Öğleye doğru parazitlerden tamamen kurtulmak için müsil içilir.

Müsil olarak 50 gr hind yağı alınabilir.

Sinameki kaynatılıp, bana tatlandırılarak 1-2 su bardağı sıcak olarak içile­bilir.

                                    İŞTAHSIZLIK

   Vitamin eksikliği, mide ve bağırsak fermenti eksikliği, pankreas bezi rahat­sızlığı gibi rahatsızlardan kaynaklanır.

    BitkilerIe tedavisi: Hasır otu kaynatılıp, ba11atatlandınlarak 1’er su barda­ğı içilmeye devam edilir. 200 gr çörek otu öğütülüp 1 kg. ba11amacun yapılırI ‘er tatlı kaşığı yemeye devam edilir. Soğan, sarmısak, marul, semizotu yenme­ye devam edilir. Nane, okaliptus, kantaron karışımı kaynatılıp balla tatlandınla­rak içilmeye devam edilir. Elma, greyfurt, yenmeye devam edilir. Karahindiba yenmeye devam edilir. Salatası yapılabilir.

                                        BASUR/HEMOROİD

Kalın bağırsakta bulunan toplar kılcal damarları, kabızlık gibi zorlama ne­denlerle genişler, silindir veya düğüm biçiminde uzanmış şekilde ortaya çıkar.

Sebepleri: Kronik kabızlık, hamilelik, şişmanlık, çok ve baharatlı, acı yemek yeme, soğuk yerlerde fazla oturma, alkol alışkanlığı; makatı zedeleyecek şekil­de uzun süre motosiklete, bisiklete binmek, günün büyük bir kısmını oturarak geçirmek, hareketsizlik...

       Basur olmamak için az yemek, sünnet üzere belirtilen miktarda mideyi dol­durmak gerekir. Yani midenin 1/3’ünü yemekle, 1/3’ünü sulularla, 1/3’ünü de havayla boş bırakmak: gerekir. İncir, kabak, kabak tatlısı, zeytinyağı, elma, armut, kayısı, şeftaliyi devamlı yemek basura yakalanmayı engeller. Basurla birlikte karaciğer fonksiyonu bozukluğu, kadınlarda yumurtalık ve rahim uru, erkeklerde prostat şişmesi olabilir. Perhiz: Basura yakalananların atıkları rahat atmaları için yenilenleri kontrol altına almaları şarttır. Acılılar, tuzlular, kızartmalar, patlıcan, domates, doma­tes salçası, karabiber, nohut, mercimek, kesinlikle perhiz edilecektir. Siz aynca, kendinize dokunan gıdayı tecrübe ile bulup yemeyiniz. Yoğurt, sirke, süt, ekşi.

     Bitkilerle tedavisi: Hemoroid tedavisi için en önemli besin zeytinyağıdır. Gece yatmadan önce bir parça pamuğa zeytinyağı döküp makat kısmınıza ko­yun. Bunu tam yedi gece uygulayın, hemoroidinizin düzeldiğini göreceksiniz. Sinirli ot kaynatılıp, balla tatlandınlarak günde 3 kere su bardağı ile yemek­lerden önce içilmeye devam edilir. Pelin, civanperçemi, kantaron karışımı kaynatılıp balla tatlandırılarak ye­meklerden önce birer su bardağı içilmeye devam edilir. Atkestanesi doğranıp kaynatılır, balla tatlandırılarak yemeklerden önce birer su bardağı içilmeye devam edilir Sinameki, kekik, rnisvak, çörek otu karışımı kaynatılıp balla tat1andırılarak yemeklerden önce yenmeye devam edilir.

  Kanlı basura, meşe palamutu, meşe yaprağı, sinameki karışımı kaynatılıp balla tatlandırılarak yemeklerden önce l’er su bardağı içilmeye devamedilir. .

Uzerlik tohumu kavrulup öğütülür, yemeklerden önce 1’er tatlı kaşığı yutul­maya devam edilir. Midesi rahatsız olanların kullanmaması tavsiye edilir.

Meşe odun kömürü külüyle cay ağacı yağini kerem haline getirerek pansuman yapin.

Zeytinyağı, kına ile merhem yapılıp taharetten sonra günde 2 kere basu­ra sürülür.

                               KALIN BAĞIRSAK HASTALIKLARI: 

   Kalın bağırsak insan vücudunda emme, boşaltma, ayırma, mikroflora, ısıt­ma, enerji oluşturma, stimüle etme gibi birçok fonksiyona sahiptir. İnsanların genel olarak algıladıkları gibi kalın bağırsağın sadece boşaltım fonksiyonu yok­tur. Aynı zamanda kalın bağırsak bir gaita deposu değildir. İnsanlar doğru bes­lenmedikleri için metabolizmalarının diğer fonksiyonel özelliklerini azaltmak­ta veya tamamen yok etmektedirler.

Belirtileri: Baş ağrısı, derinin sivilce ile kaplanması, ağızda iltihap, eklem il­tihabı, karaciğer hastalıkları, sinüzit, bronşit, astım, dudak ve dil üzerinde ka­barıklıklar. Ağız ve beden kokusu, uykulu olma hali, karında şişme, ağrı, seste bozulma, iştahsızlık, düzensiz adet kanaması, karın hastalıkları.

Lifli besinler tüketin kabak sirkeli lapa. 

 Kalın bağırsak hastalıkları insan üzerinde devamlı bir rahatsızlık hissi ver­mektedir. Eğer bu rahatsızlıklar yoğun şekilde yaşanıyorsa kalın bağırsak te­mizlenmelidir.

 DEVAM EDEÇEK

  

  Bu sitede yer alan yazıların tümü, bilgi edinmek isteyen ziyaretçiler için hazırlanmıştır.

  Bu bilgiler, hiç bir zaman hastalık ve diğer sorunlara yönelik teşhis ve tedavi amaçlı olarak kullanılmamalıdır..

  Doktor  diyetisyen ve herbalisler tarafından yetkili eczacılar güvenilir,yaninda bitki aromatik okul mezunu veya kimyager çaliştiran, izni alınmiş aktarlar tarafından güvenlı şekilde kullanılmalıdır.

  Sitede yer alan yazıların her türlü kullanımı ve uygulanması sonucu doğan hukuki, ahlaki,  mesleki, sağlık ve yaşamsal sorunlar sadece  bu eylemi gerçekleştiren kişilerin    sorumluluğundadır.

  Bunlardan dolayı ortaya çıkabilecek hiçbir sorundan site ve yazarları sorumlu kılınamaz.


                                                                   saklisifa@gmail.com

                                                                   premix12345678@gmail.com
            
                                                                   saklisifapiriiworld@gmail.com

 


                                                                 

 



NOT:KAN BİLGİLERİNİZİ BİLMEDEN BİYOKİMYANIZI TARAMADAN,ARAŞTIRMACI DOKTORUNUZA, AKTARLARA DANIŞMADAN BİTKİ VE BİTKİ TÜRLERİNİ KULLANMANIZ TAVSİYE EDİLMEZ.



Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi8
Bugün Toplam764
Toplam Ziyaret737892
BAKIR-GÜMÜŞ-ALTIN
AlışSatış
Dolar3.83633.8517
Euro4.50604.5241
Hava Durumu
Anlık
Yarın
11° -1°
PİRİİWORLD/SAKLİ ŞİFA TV