www.sakli-sifa.com      www.sakli-sifa.com
                                                              Gün Sayı 1963/ Yıl 06   
https://Site Menusu
https://Takvim
 www.sakli-sifa.com

Uzanan ışığı yakalamak

Global sanal para borsayı takip etmek isteyenler veya ilgisini çekenlere

 www.sakli-sifa.com

Renklam değil içimizden biri 

 

 www.idealminer.com
 
www.sakli-sifa.com

SERALAR FİDEÇİLİK VE MANTAR ÇOBAN 
www.sakli-sifa.com

ANTİTOR SAVAR
   www.sakli-sifa.com
 
www.sakli-sifa.com
 
ÇOBAN SAKLİ ŞİFA


www.sakli-sifa.com
 
YAKINDA TAM ORGANİK ÜRÜNLER  

DÜMYANIN HER YERİNDE TÜRKİYEDE TEK APİTERAPİ
  
   PROPOLİS

www.sakli-sifa.com

www.sakli-sifa.com

SAKLI ŞİFA
AKILLI SU
SMART WASSER
SMART WATER

Sebzelerde meyvelerde kozmetik sağlık ta dezenfekte ve her yerde

YIKANMAMIŞ 

www.sakli-sifa.com  

YIKANMIŞ
AKILLI SU İLE
www.sakli-sifa.com

Dışardaki ortam

35.37 derecede


ŞU AN 45 GÜN AMAÇ  90 GÜN

 

www.sakli-sifa.com

TARIM İLAÇLARI YOKEDİÇİ 
DİŞ VİRÜSLERE 90 GÜN
 KALKAN     ORGANİK

Bunu  bilin her kez evde yapa bilecek.. yakında  

DALINDA YIKANMIŞ DIŞ ETKENLERDEN KALKAN   

www.sakli-sifa.com

AYNI AĞAÇ AMA FARKLI BIRDAL YIKANMIŞ BİR DAL YIKANMAMIŞ AKILLI SU

DEZENFEKTE
 
www.sakli-sifa.com

PREMİX 116  

TUZDAG HOTEL VE SAĞLIK MERKEZİ VE ZAYIFLAMA



  www.sakli-sifa.com

PETEK GÖZ 6 GEN PİRAMİT

 
EKSİ 30 DERECE
ARTI 40 DERECE
 www.sakli-sifa.com

DE ENERJİ TOPLAMA  

            RB
 Recycling Battery


  www.sakli-sifa.com

 www.sakli-sifa.com

BİTMEYEN AKÜ ESKİMİŞ AKÜYÜ, YENİLENEN AKÜLERİN BİR EK PARÇASI  YAKINDA 88 YILINDA 15X20 BÜYÜKLÜĞÜNDE YAPTIĞIM BİR ÇILGIN UFAK PROJE YAKINDA SONSUZ ENERJİ SAKLİ-ŞİFA DA SAKLI ENERJİ   


www.sakli-sifa.com  

ARABALARDA 

UÇAKLARDA

TANKLARDA 

GEMİLERDE 

FORKLİFT TE  

KISACA AKÜLÜ

MAKİNALARDA

www.sakli-sifa.com

 İLYAS torundur 

 İSHAK türü tükenmek üzeri  kuştur 

ÇOBANIN ruhudur 
 
YÜRÜYEBİLEN TÜM ARAÇLARA


SAKLI ŞİFA SONU OLMAYAN SON MEKTUP

                     SAKLI ŞİFA SONU OLMAYAN SON MEKTUP.. 

                                                   SON MEKTUP         

  KİM GELİRSE NEFSİ ADALET HÜKÜM SAYILACAK SİZCE ADALET BU MU 

                                              SONU OLMAYAN         

                               BU NE TALAŞ HER YER BOMBOŞ.             .

Sanki bu ülkede siyaset bilimi bilirler yok olmuş savcısı hakimi avukat siyasi bilimler yeni yüzler ve asıl tertemiz  ak yüzler geleceğin toplum insanı bitmiş geçmişten gelen bir grubun ila içerden kaleyi hançerlemek yıkmak için geçmişte çuvaldız yerine ine batan sonra çuvaldız batacağını hissedenler geçmiş yanlışlıklarla dışa hizmetleri ve şimdide sırttan hançerlemek isteyenler birde karşılıklı bu ne telaş dercesine kışkırtıcı sözlerle dolu bir hal varken aslında maske altında mağdurluk halk tarafından şirinlikleriyle benimsemek altında bir çapanoğlu olduğu göstermeyen aynalar..

Aslı amaç gelecek yok olmak gibi bu  endişe yaşayanların hal durumlarına ne kadar benzemekte grup parçalamak acilen seçim arkasından dokunmazlık almak . .Sonrası gelsin kaos kutucuklar sonrası istikrarsız düzen bu şu o gibi der şimdiki okullular olur dış dünyanın ofis boyu bazıları da taş ocakları daha bazıları da çiftlikler bir yatak karşılığı de esir köle.

Şimdi dokunmazlık kalksın yarın her yer bom boş.. Şimdi hiç mi yok herkes den akıllı illa birilerini getirmek mi akıl.. Onları bunları getirip sonrasından asmak mı yaşatmak sizce ideoloji çıkarlarınız mı  veya ila birilerine çalışmak mi siz bu kadar başarılı ve üstün iseniz buyurun kurduğunuz sofraya  korkmayın bu halk sizin lokmasında gözü olmaz vardır bir somun bir soğan aktan da ak yoğurtları. Sizlerin antibiyotik yoğurtları yoktur..

Var olan güç varken  sadece benlikle çıkarla başkasına başkalarına çalışmakla korkularınıza yeniksiniz.. Ezberlenmiş politikada politikacı yönetici yoktur sadece dışa çalışan ofis boylar vardır..

Dik duruşla olma çabasındaki dik duranı  bizi yakıyor diye hal ve hareketlerle yıkarlar parçalarlar ve sonrası makaslarla kesip ekleyerek  gölge ederler bazen görsel bazen çok konuşanlar bakarlar gölge soğuk gölgeyi yıkarlar güneşi arar olurlar.. Şimdi bak Gölgede durdun  dondun güneş oldu soğuk arasın.. Arayış içinde olmayan olaylarla oldu olduğu olaylarla görmezden gelirsin.. 

Şimdi ya dışarıdan iğne yerine çuvaldız battı kıvranmaktasın yada var gücünüzle gözleriniz bu topraklar da. Sen veya bir başkası da kim gelirse gelsin bu topraklar “tek olmadıkça “ ne alınır nede verilir benden ve halktan daha çok bilirsin”  çünkü ve amaç sadece iyi veya kötü kurulan düzeni yıkarak bir 100 yıl  daha geçmiş gibi gideri eklemek. "Gelin geride bırakılan 3 yılı daha dik aydınlık yola denmez iğne ve çuvaldız batar"..

Gene istikrar peşine oldu olmadı bu şu keseler cüzdanlar dolar  her türlü yardımlar en küçüğünden en büyüğüne süt  kaşık ayran bu topraklarda  ak yoğurt çalmak için nefis mayasını tutmasını beklersin.. Ama bir türlü soğuk sıcağı ayarlayamaz edersin cacık.. 

Tutar mı   fesatlık tutar nefis girmiştir artık azan düşman yere “bir damla kanı görmez” olur toprakta hamur pişer tabiatın çocukları doğar fırtınalar şimşekler çakar  gölge ve güneş arayanlar geçe oldu zanneder doğar oradan “bir nur ışık görenler derler ki “ onları affet “ derki onları affedersen sizleri kim  affedecek” sözleriyle bu tarih sayfası  kapanır. Tarih bir daha yazar “bir  çağ kapandı bir çağ açıldı “sözüyle biter ..Biter mi bitmez bu insanoğlunda  içinde zıt iki kutupla yaşar.. Habil kabil gibi..

Saklı şifa sırlar kitabi bu günden yarına, Her zaman bir şeyler var, Çuvaldız İğne ,Terzinin ustanın provadaki iğnesi , Var yoklarla dolu dünya ,Bir cağ  kapanan ve açılan Sema orduları, şehir efsane kanunlar Bölümlerinden kısa kısa alıntılar.
                            
selçuk uysal çoban saklı şifa...       

AMAÇ KUYU KAZMAK DEĞİL HEP BİRLİKTE HEPİMİZ OLMAK KORKULARI HEPİMİZ OLMAKTAN KORKARLAR İŞTE ORADA ARADIĞIN İSTİKRARI BULURSUN
İyisi kötüsü, kötüsü iyisi hepsi içinde olduğunu görememek yazı karmaşık desende ya hayatın karmakarışık değil mi
Hepimiz çok iyi bilmekteyiz ama ne hikmetse hep üstün olmak ister varı yok yoku var ederek bu fani dünyada bak yarın varsa eğer zaman perden de neredesin..
Yüz yıllardan beri gelen her şey tüm dinlerde anlatılsa da...Dünya malına tapanlar bir gün nesilleriyle yok olacaklar...

100 yıl hala son 3 yıl içinde hiç anlayamayış hala bir kaosun peşinde koşuyor ve Koşuyorsanız ..İçeride ki hükumetler muhalefetler içinde  hala geçici toplum ise aslı asıl olan toplum var ise dış dünyanın şekil vermesine fotokopisine ne gerek var..
.
SON GENE 25 YIL değil tam 76 yıldan beri de olsa 1938 den beri kurulan kaos alt planlar.. Her başlangıçta başlarken yıkılmaz diye başlanır ..Diğer kahramanlar gibi . 

YÜKÜ GÖTÜRÜR , Her dönem  geriye bak kalan YANI HALKIN elinde ne var kalır.. Geçinmek geçinebilmek için yontmak yontulmak  için her türlü oyunu oynayan oynatılan toplum çıkar.. 

Çıkaranlar ise hala pastadan pay almak.. Zaman gelir artık git biz varız, yok olmaz derler çıkar için dik dünyaya duruşlar sahte görüntüleriyle gerçek dik durana ..Başlarlar içinde menfaattarı bitince yapılanları görmeden  göremeyenler iyiyi kötü eder kötüyle iyi olurlar kafalar karışır gedikler açılır süzgeç eleğe döner.. 

Halk olmuş derya denizde her gelecekte yemeyen boğulur olmuş, süt olmuş yoğurt çalmışlar yüzüne ak kaşık olmuş bekler yeni derya denizlerin dolmasını . 25 yıldan daha öncesine 76 yıldan.bu güne akar sel olmuş gönül yolunda hak yolunda sen eğirdur.. .nemi... 

Yıllardan beri bitmeyen yollar bu yoldan zengin olanlar, Daha yaşını doldurmamış kiralara verilen saraylar  batanı kurtarırlar, bankalar, bankerler ,menfaat adına yazsında basınlar yayın evlerine kredi pompalayanla ,bedavadan devlet parasıyla banka kurmalar saymakla bitmeyen hükümet yanlıları şimdi neredeler içinizde bitmeyen derya denizde çıkarlar gemi içinde menfaatler bitince  anında mürettebat değiştiren personeller.  

Hiç sadece mazotlar harcansın diye yollar mı veya yolları yapanların şekli alıp içinde taşeronlara verip yolların yapılırken taşeronların yol kalitesine bakılmadan üstelik etrafındaki esnafları zora sokan taşeronların derya denizimi.. Kara da denizde rayda tren elektrik her türlü yolara açık bir işletmeler..

Sabit şirketleşme olmuşlar iyi iken kötü olmuş şimdide ak kaşık baktılar her yana oynayan sarhoş tekerlek oluvermişler çıvalı hacı yatmaz.  

76 yıldan beri bir salmışlar bir virüs .Her hükümet yakınları zengin olmak için mi.. Bu kadar veya halkı fakir her türlü oynayan şekle göre mi var oldunuz menfaat için işe göre masalar dan bayrak çıkartanların kervanına kakılacaksınız bu devleti yok etmek içten halkı bölmek alt temelleri kazmak bu fırsatlardan yararlanmak isteyen her şekle giren vekiller mi buna benzer çıkara göre eşleşen KÖY KASABA İLCE İL masalarda oynanan oyunlar mı tarımda ormanda sosyal yardımlarda asıl halk yerine o an hükümete yakınlarına mi tam 76 yıl yeme hastalık virüsüne mi yenildiniz. 

Toplunda halkı bile stres eden bir ortam yaratarak hastayı bol etmek için hastaneler mi, ilaç firmalarına halka bedava ilaç verip devlet kasalarını veya krediler verip dağlara gidip gelmeyen arılar koyunlar büyük baş hayvanların getirilerimi et yok diye ithal etler için mi, isteğe göre hurdalar getirmek mi ,bir gecede vergi afların üstü çizilmeler ,kasası parayla dolu batıyor diye fabrika satışlarımı her türlü kasaları hortumlamaları için çıkartılan eski ye dayanıklı mevzuatlar mi 76 YILDAN BERİ kim gelirse gelsin devletin kasası bir şekilde boşaltılarak bir şekilde boşaltılmayla eş çalışan muhteşem bir kaos oyunu hastalık virüsüne kapılmışlık nedir bu koltuk yoksa  ebedîyi kalmak mi hesabınız..... 

Bir şekil vermek için her şekle ayakkabı giymek mi durma dan oldu bu olmadı artık yenisi gelsin “oldu olmadı” her başlangıcın ilk anahtarı değil mi.. 

İyin kötüsü kötünün iyisi derken . Şimdi arka yüze bakalım 9 yıl öncesine şimdi oldu denilen pastaya kaşık sallarlar baktılar tatlı değildi tuzlu tuzluymuş ver “takke ver külah"  

Halkın gözüne bir bant hop bitmeyen 76 yılın 50 yıl için de önce turuva atına gizlenmiş kaleyi içten fethetmeye başlayanlar o ondanmış gözüken sahne perdeler oyuna kaos entrikalar YUNAN ATEŞİ YAKARAK yağı kazan HOP SONRADAN açılacak sayfalar anında tehditlerle kapanan dosyalar halkın halk tarafından seçilen eylem planlarıyla DIŞARIDAN VE İÇERİDEN yok edilmeye GÖZE ALANLAR ,halkı düşünmeden darbe darbeyle planlana sahte kutucuklar Şimdiki an bulunduğunuz an ,eski tarih şimdikini gösterdiği an.. ESKİNİN YENİSİ YENİNİN ESKİSİ DEĞİL mi.. 

Şimdi 50 yıldan beri halkı neye alıştırdılar a bakalım  ..Şimdi birde olanlara bunlara bakalım eş değer önce köylerden sıkıntı çok helali düşünmeden ver diler onlar yapar da biz neden yapmayalım dercesine köydeki vatandaş süt satar yarısına su koyar o yetmezmiş gibi sütün kalitesi yağını çeker ,Biter mi bitmez süt alım sütü antibiyotik bilerek alır ve fabrikaya süt toplama merkezinden ucuza alınan süt fabrika yapar mamul ,bite mi bitmez,10 dönüm sürdüğü yeri 100 dönüm sürdü gözükür destek hop nereye cebe ,biter mi bitmez köye kasaba ilçe il sosyal yardım altında 4 tırı evleri olana kömür her türlü destek sosyal yardım yerine adını değiştirmek lazım “enperyal yardım”, biter mi bitmez ormandan kes Allah kes ne oldi talaş ,o ondan bu bundan derken.. Kimileri danışmanlık adına kimlik kimileri dil kimileri ideoloji fikirler ,yaparlar. gelsin yemeler gitsin gelsin der dururlar.. Harama zikir çekmekteler..

Sonradan baktılar sular kesiliyor Çakıştı menfaatler.. zamanında içeriden dışarıya dışarıdan içeriye destekler getiremeyeceğini anlayanlar zamanı gelince mağduruz der vicdanları kamçılarlar bak tehditlere kaosu çıkartırlar çıkarmak için uğraşırlar içeride kin gidenlerle birlikte olurlar akar paralar sel gibi gitsin de yenisinden ne gelir hesaplara.. Ver yansın halk gelecek 76 yıla...

Bakalım seneler geçti artık ne nereden nerelerden gelecek hesaplara, başlarlar karşılıklı planlar hem içlerinde hem de dışarıdan fikirler çakışır çevrilir karşılıklı oklar ver ondan bundan kapılar akasından yansın yunan ateşi ülke içine önceden hazırlanmış kaynatmaya hazır yağlı kazan, yakarlar artık kazan başında , başlar ateş dansı toteme çevirmişler bu halkı nasıl bir daha ezimete uğratırız halkı nasıl yıkarız bu halkı bu toplum yaşamlarını ve tasaları dertleri daha da derinler çekilir ...Başlarlar oyun kurmaya.. 

Atalarına saygılı insan halkını kimi kime kışkırtırız oldu olmadı yazarlar yazar gelir menfaatler  bir mektup kazarlar deşerler  ne nereden bir kaos çıkarı hesaplara otururlar seçilen önder okur okumaz iyisi kötüsüyle yaşatıyorsa her sözü dinler olmuştur artık bekler her kesin içindeki safrayı boşaltmasını..  

Düşman Bakarlar bu maya tutuyor DER çıkarlar gelecek 76 yıl oyununa iyiyi kötü ediverirler ,iyi idin kötü oldun kötü yolunda iyi oldun nasıl demeden çakışan menfaatler başlarlar yaylım oklarına.. Kimin uğrunda halk önce yapılanları  yıkalım yakalım ondan sonra sıra halka sıra gelir der otururlar.. 

Çoban hiç tasa etmez görmüştür 50 yıldan beri söyler hep her türlü oyunlarıyla önce keseleri doldurmaya sonradan pazarlarız devleti getiririz adamı adamları dış güçleri yazarçizerler senaryolar başlar sahneler  kim gelirse gelsin hayal dünyasını kurarlar önce çıplak kralı oynatırlar sonra “menfaatler” bitince “çıkarlar” bitince ziftli tüyü geçirirler.. Bir bakarsın üç maymun bir bakmışsın renk değiştiren kertenkele bir bakarsın maske altında insanlık nasbını almamış “bir birle kalıyor” en iyisi adını siz koyun bunlar ne..  

Ama hep unuttukları bir şey vardır  bu toplum üzerinde kırılamayan zinciri..

Kin nefret kurulması gereken toplumu böler hayalleriyle yola çıkanlar.. Çıkartılan çıkarcılar bunlar ise diş dünyanın iyi olman için değil sadece kaos planlayıcıları hainleri diri bunlar şirinlik maskesi takanlardır ı. Seni yok etmek için bu düzeneği kurarlar çekirdeği hazırlasalar da unuturlar bu halkın asıl kanını .. Bilirler toplum tek olursa barut patlar savaş çıkartanlar savaşı başından kaybetmiş sayılırlar ı . 

Önder anlamını bilmezler..

Hz Ali a.s Şöyle buyurdu " İnsanlarla konuşun insanların akıllarının erebildiği kadar." Her şeyi anlatırken yavaş anlat ki anlaya bilsin …

TEKRARLAYALIM...Önder nedir.. İyi olan... ÖNDER: Güçlü ve ünlü oluşu, yeteneği ya da toplum içindeki yeri dolayısıyla, ilişkili bulunduğu toplumsal kümenin ya da toplumun tutum, davranış ve etkinliklerini, belli zaman ve koşullar içinde değiştirip yöneltme yeteneğini gösteren, topluluğa, topluma kılavuzluk eden, toplumu örgütleyen ve dıştan ve içten gelecek tehlikeleri halkı için kurduğu istihbaratı hazırlayan hazırlatan her şeyi önceden tehlikeleri halkı için dilen  kimseye .Önder denir. .Tersi ise. oda kolay.. İyi olanın içinde anlattım.. VE Hak adalet seçimle gelir.. 

Güvenilir önder insanın kalıbının özünde Hak vardır , Hukuk vardır ,Vefa vardır ,Dürüstlük vardır ,İnanç vardır, Vicdan vardır , Töre vardır ,Sadakat vardır , Kurallar vardır ,Yüksek karakter vardır ,İnsanlık vardır ,Toplum birleştirme vardır.

Toplumu birleştirme sadece töreye kültüre gelenek göreneklere bağlı oluşumumuz dan beri gelen örf adetlerimizden bir birileri birleştirmeye gerek kalmadan ezelden beri gelen bir leşim vardır.

BU da .Birlik toplumunu oluşturur.. İnsanlar huzurluysa bilin ki orda “Allah” korkusu eşitlik, iman , ilim, bilim, edep ve adalet vardır.

YANI KISACA Cumhuriyet vardır. Cumhuriyet gücü “yaratanın adaletin” den ve insanlara vermiş olduğu güçten gelir.

Bu gün sahip ve sahip çıktığın topraklar, ve birileri birilerine bakarak birileri de birbirine bakarak ,biride birisine bakarak ,biride birileri birini beklerse beklentilerle beklentilerinle bu toplumu tek yürek istemiyorsalar akıl fikirleriyle bölücü fırtınalar estiriliyorsa hainler ve dış dünya Vatan Bayrağa Halka sahiplenmek isteniliyorsa bil ki , neslin diş güçlere gelecek yıllarda köle ve esir olmaya mahkûmdur bunu bildiğinden tek kan akışına gider bilir....Bu halk bilir içindeki asıl kanı hep unuturlar.. Tek yürek anahtarı unuturlar..

Hz. Ali (a.s.) buyurdu ki: “Gönlünüzde gizlediğiniz şu asabiyet ateşini, cahiliye kinini söndürün. Çünkü Müslüman’daki bu yersiz kıskançlık, şeytanın tehlike, tekebbür, bozgunculuk ve üflemesindendir”

Bilin ki..Resûlullah (s.a.a.), ahir zaman alametleri hakkında buyurdu ki: “Münker (kötü) maruf (iyi) olacak, maruf da münker olacak, haine güvenilecek, güvenilen kimse ihanet edecek, yalan söyleyenler tasdik edilecek ve doğru söyleyenler de yalanlanacaklardır”


Göremediklerin...Ahlak....

Sen sadece Bu günü yaşıyorsan çıkarı sadece bil ..

Ya sonra gelecek nesillerin.. Geriye bakmadan çıkarların için nefsinle oynayarak yenilerine bakalım dan çıkamayacaksın çıkamayacaklar.. 

“Amel ettiğinde zarara uğramayacağın şu dört hususu öğrenmek. En büyük zenginlikAKILDIR akıl her gördüğünüz Kur’an dır AYETLELER ,Denizler içinde yaşayan, Havada ucan , Karalar yaşayan canlı cansız yaşam, ve sonsuz evren. İçlerinde yaşayan yaratan tarafından can ve yaşatılan hepsi “ayet” içinde yer alır..

Bunlarla birlikte düşünce bilim ilimle Kara üzerinde yapılan, Deniz üzerinde yüzdürülen ,Hava üzerinde uçurulan yapılan yaptırılanlarda insanoğluna verilen “Tüm kitaplarda ve son Kur’an da ayet içinde yer alır, Bunların hepsine inanmak gelecek düşünceler hepsi ayettir ve ayette yer alır...Tevekkülle Kur’an içinde yazan yazanı anlamak .. İşte bu en büyük ZENGİNLİK tir,

Bunlara inanmış gibi yapıp çıkar için yapılan değişiklikler yoksulluk Kanmak ve kandırmak gelecekte yapılan işler kendi çıkarlarına kullanmak tüm dünyayı ve geleceği yok etmek Kula kulluk edip kendini sömürtmek ilim bilim dişi davranışlar sadece akılı düşünceyi kapatmak kaptırmak .AHMAKLIKTIR.

En korkunç şey ise var olan “güce inanmayarak “ Hep benim demek şan şöhret kendini beğenmek yarını olmayan dünyada ve geçici zenginlikle ,bu gün varsa yarın yok olacağını bilmemek ,kendini BEĞENMEKTİR.

En değerli büyüklük güze şey var olanı yoksullarla paylaşmak, para olmasa da ,bilgi ilim, gülmek sağını solunu hatırlarını sormakta ,din ırk ayrım etmeden, yardımlaşma ise, Arkadaş, dost, Anne babayı, kardeş eş çocukları , ve tüm akrabaları sevmek saygı göstermek...AHLAKTIR..

Sadece kendini kandırılacak şekilde yaşarsan bil ki bir gün esir köle olarak yaşarsın. Ve bil ki gelecek yıllarda sadece 76 YIL önce yerleştirilmiş sadece çıkar için diş dünya ajanları tarafında.. Yönlendirilir, yönlenirsin zaman gelir ,bir gün anlarsın....Devir İyi olanların dünyasından çıktı, sadece iyi oynayanların dünyasındayız..

Çoban hayatı boyunca 50 yıl gördüğü çıkarcılar.. Bunları yapan yaptıran dışa karşı meyil li olanlar oralardan gelecek çıkarlar istediklerini getiren götürenler bunları göremeyenler ise ne gelire çıkara alıştırılmış alışmış bir avuç toplumun diğerlerine kulaklarına üfleyerek kapılmaları açlık açıkta kalma ölüm korkuları aşılayarak korkularıyla pembe dünyaları hayal etmek..

Toplumu hep bölmeye çalışılıyorlar göremeyiş içimizdeki nefis çıkar ve kin nefreti bir başkalarının çıkardığını anlamak anlamamak sadece bilmek bilmeme kliğe göz kırpması kadar iyi kötü kötü iyi olarak geçer ..

Toplum birleşmez ise 76 sene gibi bir 76 sene daha geçerken son mektuplar sonrası neslin bu yola devam ederken ufalanmış parçalamış şimdiden göremeyişin içindeki çıkar benlikte bir yandan istikrarsızlığa yol açan düzeni görmeyişin bir yandan yaşam korkun yapılan alt yatırımlara birilerine hazırlanmasında atalarımız geçmişten ve gelecek 100 sene daha esir yaşadıklarını anlayacak anlatılacak ve sonu olmayan özgürlük savaşını yaşayacaklar.. esir yaşamaları tek sebebi ise senin şimdiki nefis çıkar yaşantında göremeyişimdir...

Asırlardan beri Dik duruşunuz Bu güne ,yakın tarihlerini, asır tarihleriniz ,hep bu topluma her zaman bakın geliyor gene geliyorlar kelimesi aynen şudur “Türkler Türk toplumu” geliyor demeleridir..

Kinle nefretle bakışın karşı görüşleri geçmişlerini bilmeden şimdi mağdur yatarlar timsah göz yaşı dökerler...Bir birilerine dokunacak ve kaos kargaşalarla iyiyi kötü kötüyü iyi edileceklerin arasında ise eskiden gelen iyi kötü olanları göremeyişinizdir..

İki güçlü devlet derler emperyalist sosyalist bular halkını sadece menfaat çıkar için çalışırlar çalıştırırlar ama gördükleri içlerindeki korku vardır 3 .vardır Birlik halk topluluğu ...

Bu hiç birleştirmezler arayı hep bozarlar çünkü özgürlüğün huzurun anahtarıdır.. Bunları hep biliyoruz der eee nereye kadarı hiç demez akşama cebe ne girdiğine bakarsınız yoksa onlardan mısınız.  

“Kan ve kemik tüm insanlarda bulunur. Farklı olan yürek ve niyettir Dağlardan, Ovalara İnişimiz Dirilişimiz, Ovalardan Dağlara Gidişimiz Hilal Her Bıraktığımız Şehit Yıldızımız , Her Diktiğimiz Sancak Obamızdır Kendini sorgula sen neden varsın kim için yaşar ,neden yaşarsın ”  

Ne onlardan ne de bunlardan demekle tarih 15 07 2016 dik duruş başlamıştır .Bu dik duruş bu gün tarih yazın hala İÇ VE DIŞ DÜNYA bu düzeni yıkmak isterler.. Ayakta dik duruş oldukça  çekinmekteler. .Dik duruşa devam ederseniz.. Devam edilirse bil senin istikrarını başarın artar arttırır ..Her kes gelip geçicidir.. Baki olan halkınız devletiniz ulusunuzdur.. Bu tarih 3 önce yazıldı.. Bilin ki kaos bilinçli çıkartılmakta Hacerlerle sırtlara saplamadalar yaylım oklarıyla saldırmaktalar unutmayın her şey geçicidir.. Halkını düşünen  dik duran önder ve gelecek önderler yetiştirin.. 

Asıl kan taşıyorsan eğer bil bu senin ikinci kurtuluş savaşındı 15 07 2016  şimdiden 76 gelecek esir yıllarınızı 04 07 2019 demokrasi özgürlük savaşınızı bu günden hatırlayın.. Bu sizin anahtarınız.. Yeni geri kalan 97 yıl sizin esir esaret zincir vuramayışlarıdır.. Ezelden zincir vurulmuş tek akan kan Asıl kanlarınızdır 

Hz.Ali (a.s.) Duyurdu ki Halkın arzularını yerine getir , onlara güzel övgü de bulun, tahammül ettikleri zorlukları sürekli dile getir .Çünkü yaptıkları güzel işler çokça zikretmek yiğitlikleri hareketlendirir geri kalmış olanları işe teşvik eder. Ön çelikle tanıtarak dış düşmanlara dik duruş başlar.. 

BU VATAN 
BU ANADOLU TOPRAĞI İnsanlığı kardeşliği sevgiyi saygıyı Havası suyu enerjisi sıcak su gibi kaynıyor çünkü sağlık kaynıyor . Senin baktığına herkes bakar, ama senin orda göremediğin benim gördüğümü göremez içteki ve dış dünyanın göz bantlarıyla bağlı...

“Bu sabah yüksek ovadan gelen balla kahvaltı yaptım afyon dan gelen kaymakKonya’nın lavaşıyla Erzincan’ın tulum peyniri ile güvenilir evin bahçesin den geçen seneden kalan cevizimle daha saymakla bitmeyen bolluk bereketle tek miyim dersen dostlar birazdan gelir ocaktaki cay a..

         " İnsanlarla konuşun insanların akıllarının erebildiği kadar."          

saklı şifa sırlar kitabin dan inanış ,ahlakı güzel sözler, çıkar kanunlar, X labirent yolları,3 den korkan çıkarcılar, önder önderleri tanımamak, iyi in içinde kötü kötünün içinde iyiyi farklı bakış acısı ,eskiden gelen yol eski yollara farklı yollar, bazen onlardan bazen bullardan hiç olmayan orta yol ,zor yolculuk ,bölümlerinden kısa kısa alıntılar .. 

                               Selcuk uysal Çoban saklı şifa
 

 

               Hayat geleceği hissedemeyen nefise gömülenler

                         çıkar için hiç olmayı göremeyenler

Bakın işte böyle bir hayat orta çizgi halk harici herkes kıyasıya mücadele ediyor bazıları pusa yatmış bazıları kazan kaynatmakta dertleri hiç sadece bir mektupla iç içe geçmiş kutucukları derin vadiye biraz daha çekmek dış dünya derki bakın sabah her şey değişecek bunlar eski asırlık tarihleri getirerek Fransız giyotinine sokmak bazıların arkasından  namazda sırttan hançerlemek ne den niçin hiç sorguladınız mi kardeşlerim Kürt kardeşim Laz kardeşim Yörük kardeşim Rumeli kardeşim roman kardeşim  tek Allah a inanan tek yol ermeni kardeşim ,Tek Allah a inanan tek yol Yahudi kardeşim  halkçı kardeşim ,milliyetçi kardeşim  hey can kardeşlerim hey Türk oğlu Türk kardeşim...

Hoş görülü bu toprakları sırlardan beri yaşayan atalarınızın emanet ettiği düşmana karşı birlikte savaşanların akan kanları renkli değildi tek renk al kırmızıydı kanlarıydı hoşgörülü kardeşlerim...Bir olmazsak diri olamayız gelecek uzak 100 yıl en yakın 50 yıl son 5 yıl içinde birlikte  geçmiş topluluk huzurunu bulmayacaksın .şimdi birlik bir olma zamanı...

Düşmanın silahın çekirdeği kaos.. Barutları ise kimlik, din ,ırk...Silahı çekemeyişleri bu topluğun üzerine bir üstün silah olmayışlarından. Hala var olan asıl atalarımızın kanı kimin kimden üstünlüğünü görememek..  

Kız  aldık kız verdik kapı komşumuzu nereli oldu ne olduğunu bilmez ayrım gayrim yapmadan yaşar yaşatırdık o zaman ne teknoloji vardı nede bu kadar ahlaksızlık nede bu kadar çıkar vardı hepimiz bir olarak sarılırdık , daha önceleri de yukarıda saydığım topluluk la omuz omuza atalarımız savaştı ondan daha önceleri de  birlik beraberlerdi paşa krallar oyunlarla kendi öz kardeşini öldürse de  o zamanın halkı dur diye bildi ekecek bir avuç mısır bir avuç buğday ekerek yakın komşusunu da doyurdu.

Şimdi bir bakın herkes  sadece yaşadığın yer değil dünya bakın bu toplulukların işi de değil bunlar sadece insanca yaşamak isteseler de  son 400 yıllık insan ben hâkime etliği yer altı zenginliği artıkça son 150 senede savaşanların  modern silahlar çoğaldıkça son 100 yılında savaşlar yavaşça kalkarak teknoloji hızlandıkça son 50 yılda  gider oyunları.

Kaos kışkırtıcı karıştırıcı küçük veya büyük devlet ulusları içten ajanlarla darbelerle yeni nesil danışmanlık hizmetleriyle yok etmek yıkmak isteyenleri bir gözden geçirin kime çalışmaktalar 400 yıldan beri insanlık düşünmeyen global dünya kurmak için dinler arası kamuflaj giymiş her yöne meyilli bir sarhoş tekerlek gibi sağ ve sola gülücükler saçan dip derin denizden çıkan sadece her şeye sahip olmak isteyen kendi aralarında bile savaşan 5 kıta arasında onlarda global dünyaya sahip olancam diyen onlarında kulacı kukla iplerinde bağlı şan şöhret  devlet kurma hayallerine bel dağlamış ve onunda elinde bir maşayla orada kardeş kardeşliğimizi yok eden insan olmayan sadece dünyaya sahip olmak isteyenleri görememek bu dünya  insanlık toplumunu yıkacak..

Çünkü her devletin içinde orta  Amerika’dan orta Asya ya olduğu gibi  son 50 yıldan beride içe yayılmış tek felomen kokulu ölümcül  virüs savaş örümcekleri sarmış 100 yıla yakın bir türlü ele geçirilemeyen tek ülke ise Türkiye ne kadar dik dursan da dirensen de kardeş kardeşin arasını açarlar çünkü gelin hep olalım denmez dedirtmezler.

Artık tek kurtuluş vardır oda birlik olmak sadece 2000 yıldır yakın 100 yıl atalarımızın ahlak yapıların atalarımıza çekmesi...Hep bir şey vardır yıkıldı tamam bu iş oldu denildiği zaman yere düşecek kan aynı damardan akar hep unuturlar. .

Az olsun geleceği plancılara anlata bilmek..

Artık şeytan son hali Azrail’e seslenişi şöyleydi. .Ya Azrail sen ne dikilip durursun git çanlarını alsana... Azrail durur gitmeme gerek yok onlar gelir yanıma sen bak çarene Bu topluluğa akıl sır ermez...

Şeytanlar toplanır Azrail’i aramaya artık son mektupları dağıtırken yakalarlar ...Azrail döner a aaa bende size gelecektim siz dana geldiniz.. Şerrin ne ..

Bizde şer olmaz 3 yıl önceki mektuplar yeni elime geçti onları alın...Neden...Azrail Gelecekten bir mektup der bir de pusula birde bana yazılmış mektup  önce pusulayı okuyun not düşmüşler şeytanlara notta şöyle yazar...

Şayet bu pusulayı okuyorsanız daha Azrail mektubunu açmamıştır o zaman hemen bulunduğunuz hava sahasını terk edin biz buralarda geçmişi geleceği şaşırdık şimdi ki zamanınız sizin geleceğiniz olabil şimdiki zamanımız sizlerin gelecek yeriniz olabilir ondan hatalar yapmayın biz buralarda yaktığımız yunan ateşin içine düştük...

Azrail seslenir hey ,hey nereye daha mektubun sonu bitirmedin bir de bendeki mektubu okumadım...Daha sonra daha sonra...

Şöyle aşağılara gideyim som mektupları yerlerine ulaştırayım bu kadar meşguliyet yeter..

“Öfkeden sakın. Çünkü o şeytanın sebep olduğu düşük akıllılıktır. Seni Allah’a yaklaştıran şeyin, ateşten uzaklaştırdığını, Allah’tan uzaklaştıranın da ateşe yaklaştırdığını bil”

Sakı şifa sırlar kitabi gelecekten bir haber var ,andan oğluna anlatımlar, dik duruş , doğu batı , batı doğuya uzanan kardeşlik ,halkın orta yolu, son mektup  bölümlerinden kısa alıntılar .

                         selcuk uysal çoban saklı şifa..
 


Son mektup 28 06 2019 Sonsuz sayfasından bir yaprağı. Dışta ve içte sönmeyen kin Eski çağ dönemi yunan ateşi .. 

“Sonrası yazılmış yayına geçmemiş sonu olmayan son mektup bir bölüm kısa alıntılar ..
Ama bilim ki eninde sonunda herkese gelecek SON MEKTUPLAR .. Sonunda ölüm varsa eğer şimdiden boynun dik olmak sonradan sonrasında açı çeker ölmekten iyidir” Benlik ve Çıkar beklemeden İnsanlık için bir şeyler yapmıyorsan eğer vaktini boşa harcamaktır. 
Evet bir olup bir çizgi üzerinde yürümek isteyenleri dış dünyanın sarhoş tekerleğinde bir oyana bir buyana derken orta çizgiden içerisinden istikrarlı bir yola giderken şimdilik ateşi körükleyip sonradan püf olan kenara çekilirken orta oyuncular ortaya konulan yağlı kazan içinde münafık fitneler tıslarlarken az bir zaman sonrada fokurdayacak suyun içine konulan maddeler başlar hop hop oynamaya firsat ti yakaladık diyen çıkar bekleyen insanoğlu halkını hiç düşünmeden ila ben der başkan yönetici olancam diyenler ve amansız ideoloji fikirleri fırsatlar içinde dış dünyanın fitne fesat oyunlarla kışkırtarak var olan devlet içinde yenilenen hükumetler içinde gizlenmiş dış dünyanın desteğiyle aralarında yeni bir düzen kurmaya çalışmak isteyenler bu bir yeni fırsatlar ülkesi der. Yıllardan beri aynı bu sefer farklı boyutlarda ilerlerler..

100 yıllı geçkin ve 25 yılda kurulan yağlı kazan nı son 6 yıl içerisinde dış dünyanın fikirleriyle 3 yıl önce başaramadıklarını dışarıdan baktılar olmuyor yeni kutucuklar oyunlarla truva atı içindeki ve kale içinde ki iş birlikçileri görsellerle ,yazılarla, konuşmalar la kelime oyunlarıyla gene son günde yeni kaos açanlar dışarıdan kulaklara gelen sesler bağrışanlar bu işi bitirin tüm oklarınızı bu sefer yunan ateşine su dökün der ateşleyin farlayım der, bu iş defalarca olmuyor şimdi gedik açtık derlerse de içteki uyuyan hücreler başlar amaçları tektir bu ülkeyi almak bu gün fark edemezsiniz değişimler yakında fark edecek yunan ateşini su ile söndürüz hayalleriniz bitecek suyun daha şiddet getireceğini yakından da yakın görecek olan halk bunu sezen dış dünya ise içerideki uyuyan hücreyi erken uyandırarak 4,5 yıl uzun bir şekilde erkene çekin sonrası kaoslar yeni bir kutucuklar açarak kafaları kuma gömelim arkadan birde ekonomi derken yeni sıkıntılar dertler açarak yanan yunan ateşine su dökerek ateşi farklılaştırırlar.

Evet farkı görenler ağızlarından iştahları açan kabartan güzel sözler bu sözlere bakanlar bakarak bu sefer yeni düzen için istikrarlı yolda giden 4,5 yıla yol alacak trene tümsekler kavşaklar tuzaklar kaos kutucuklar açarak yeni oyun kurucuları bir sonraki durakta alması için trene arıza vererek bazen kurulan hayal için hayaliyle yol üzerinde durak bile olmayan yeni bir ihtiyaç durağı koyarlar olmadı bir yerlerde hayalleri için imdat freni çekerek bineceklere 54397 sayılı trene, geçmiş bir yıl öncesinden kutucukların içinden biri açılır yeni bir bildirimle kontenjan açarlar..

Hiç sorulmaz hey hükümette görev yapmışlar halk tarafından benimsemiş amaçlarınız hep bu vatan topraklarıydı o zaman neredeydi aklınız, o zamanın yaptıklarınız gelecekte aynıysa var olan düzeni bu kadar israfı önlemek için orta çizgini dışında kalanlar gelin hep birlikte var olalım düzeltelim demezken en üst makamlarda görev yapmış işleri üslenmişken şimdi bir ve diri olmak lazımken dış dünyaya karşı dik ve güçlü olmak lazımken...Neredesiniz nerede olmak hepimiz olmaktır..

Hala 100 yılılı geçkin her 25 senede Habil kabil eksi artı kuzey güney olmaktan öte varamayacaksınız neden mi hemen arife den sonra kazana biraz daha yunan ateşine su dökmektesiniz, demez vakti geldiğinde gider diyecek zamanınız yok nedeni ise benlik dış dünyayla şirketler arası maşa elinizde halkı ateş üzerinde çevirmek..

Aslında insanoğlu var olduğundan beri benlik var,nefis çıkar ise kardeşi bile düşüren oğlunu bile asan halkını bile bile yok eden bu insanlık yaratılış öncesi içinde saklı maddeleşmemiş şeytan var oluş kanıtı olmak değil mi..

Kim nereden kimler şimdi sizleri harekete geçirdi .Sizler o zaman isteğinizle var veya yok olur olamazken hiç mi itiraz etme hakkınız yok muydu vatan bayrak halk için şimdi yırtarcasına yakmak yıkmak istersiniz o zaman hangi bayrak hangi vatan hayaliniz var olacaktır..

Şimdi hangi samimiyet var olacak. .Korkarak korkuyla vatan korunmaz hapis edilmiş sen eğer tırnaklarınla kazıyacak akan kan bayrağın çizdiğin eksen vatan diyebilirsin..

Sor kendine geçmiş ve gelecekte ve geleceğin oyunları kurularak kurarak illa var olman var olması içinde olsan da aynı geçmişler gibi ve onun veya senin geleceğinde gelecek daha iyimi olacak. .Bir sorgula...

İyisinin kötüsü kötünün iyisi kötünün kötüsü olacağını göremiyorsanız ve ya mevki sahibi şan şöhret içinde yada koltuk yapışması yaşıyor sizlerinde ağız iştahı kabarıyorsa yada derin dip deniz akıntısı yaratarak dış dünyanın kuklacısı ipin ucunda kukla olmanız kuklanın elinde maşa olarak bu halkı yunan ateşinde kaynatılan yağlı kazan yanında bu halkı bir daha kızartmak kızartılmak mı amacınız..

Var olan geçmiş dönem genç bakanlık yapan aslı işin bu halk bayrak vatan ise şimdiki düzene yardımcı olmak istikrarlı dik duruşu perçinleyip kötünün iyisi iyinin de iyisi olmaya çaba varken kazan kaynatmak neyin nesi bu vatan topraklarında yaşayan eninde sonunda demeyecek mi .Hey ne oldu ki kapılar arkasında ne olduğunu hiç mi söyleyemeyecek..

“Bilin ki orta çizgi son kan damlamasıyla doğar gecikmiş 100 yılı son 25 yıl son 6 yılın gecen 3 yılı önüne gene geçerek ayrıma sokanları ve kandırılan hakla bu iki yola sokmak isteyenleri ve gidenleri yok etmekten başka çaresi kalmaz ve ebediyete kadar siler oda olmasa da son durağınız da bu halkın eli yakanızda olur hangi dinden olursan ol bil ki tek yol var Allah Allah de zikret..”.

Bir sebeple yaratan yaratır “ her şeyi yerli yerine gene koyar” .Olan mazlum insanlara helal süt içmişlere faturalar kesilse de “muhasebeyi “O” yapar ”.. "Yaratan “O” ki her şeyi bilen".

Kendi zaman perdeniz “afetlere kalır kalacak olan afet ise son mektup sonrası mezarına su döküldükçe cehennem ateşi daha da şiddet hale gelecek ” şimdiden irsaliye kesenler faturaları kapatmak için muhasebeci arasalar da cehennem ateşini yunan ateşinden sıçrayan bir kıvılcım cehennem ateşini de şimdi yaşam hayatınızda yaşayacak içinde bulunacaklar..

Ateş yakılsa da ateş ocaklarında yurtlarında bitecek hem dış dünyanın hem de yağlı kazanı hazırlayanların ocağında..

Tarih yazın ,yazın, yazın olup bitenleri görüp te görmemezliğe gelişiniz nefsinizden göz bantlarınızı sıkıca bağlanışından çıkarmazsanız bir 25 yıl daha aha oldu yaptık ettik der yaptıklarınız hep dış dünyaya bu toprakları hak ve emekleriniz le hazırlayışınızdır.

Evet bu yola iyi yolu istikrarlı yolu seçmek bu halkın elinde elinde ne geliyorsa yapacaklar.. 4,5 yıl yeni modern tüketimi kısarak üretimi envanterler listesinde istikrarı çıkarıp hızla üreterek başlıca gıda tarım ve katma değer ürünleri hızla üreterek eksen değiştirerek dışı devletlere ihracat yapmak yapılması lazımken toprakları ekim alanlarına çevirerek ve betonlaşmayı durdurarak kaldırarak halkın refahı yolu için yetiştirilen teknik elamanları ötekileştirme etmeden işleri işinize gelene vermekten uzaklaşarak, toprakları şirketleştirme den kaldırarak bir normal vatandaşın gücüne göre düzen getirerek aynı şartları şirketlere vermiş olduğunuz hizmeti vererek daha rahat üretim sağlayarak verilenleri sıkı kontrol şekle getirerek var olan gücü hiçe saymak sadece içerideki kuyu kazıcılar dır....

Her yanlış eskiyi getirir maliyeti artırarak daha sonradan mali sıkışıklığı önüne geçemeyerek bankalara borçlanarak ödemeyi yapamayarak elinden alınacak toprakları şimdiden görememek, bir geleceğe dış dünya bankalarına toprak satışı olduğunu görememek ve adım adın istikrarsızlaştırarak bunları da göremiyorsak...

Adım adım toprakları satmakla var olan bu toprakları istikrar zor bela tümsekler kavşaklar varken ilerleyen 4 ,5 yılda zirveye taşımak dururken boş kanunlar çıkar kanunları çıkartanlar bil ki içerideki aslı olmayan sahte çukur kazıcılar dır..Çok fırsatlar varken yok olmak İyi olandan ayrılmış iyi oynayanların içinde yer almaktadırlar.

Çukur kazma yerine hala ateşle oynamanın ne şekli var olacağını anlatın alayın.. İşte o zaman başlar oyunları bozulması net görünür. saman altından su yürütenleri net görürsün..

Şimdi biraz kafalarına girelim kazanın yanında bekleyen okçuların “sizler bu vatan toprakların asıl evlatları değil misiniz sizleri aslan önderler içinde değil miydiniz” yoksa bu devleti yok etmek için susan diğerleri gibi uyuyan hücreler misiniz yoksa ateşin suyunda açılacak ipek kozalağımı bekler çıkacak ipekten kaftan mı gömlek mi geçirmek istersiniz bu devlete..

Bu hükümet içinde yönetici oldunuz ve elinizden gelen her şeyi yaptınız ve “geldiniz yaptınız gördünüz ” yöneticiler oldunuz şimdi ne hikmetse bu hükümete ne varsa okları çevirdiniz ..

Aslında düşünülecek tek şey var “ne den gelmek istersiniz düzelmek için mi ama burada hizmet ettiniz o zaman akıl akıl üstünlüğü nerede saklıydı şimdi nerede ortaya çıkardınız ” o zaman aklınız neredeydi yoksa top yekûn devletti alıp halkı esir dış dünyaya esaret içinde yaşatmak miydi.. Birilerine ipek kaftan giydirmek için miydi bu maskeli asıllığınız.

Bak tınız tuzunuz kuru kenara çekilip zamanı gelince oyunlar oynatarak hükümeti itibarını yok etmek son ham le oynayıp bir oyunda hazırlayarak yeni kutucuklarla 4,5 yılı erkene çekip birazda ha ateşe su dökerek orta çizgiden dışarı oyuncularla yağlı kazan etrafında ateş dansına başladıysanız şunu unutmayın.. Yunan ateşi sönmez bir yerleriniz gene tutuşur.. cehennem ateşinde görürsünüz kendinizi..

ASLINDA ORTA ÇİZGİ HALKTIR sizler bir birlerini birilerini getirmeye çalışan sarhoş tekerlek gibi birilerisiniz...Ama bu toprak son kanı bekler son kan sizlerin korkulu rüyanızda olacak.. Korkulacak biri ise ARALARINIZDAN asıl KAN ağır basacak

“Artık yazılacak çizilecek hiçbir şey kalmamıştır kalan zaman perdeniz de yüz yılın felaketler zinciri geri sayım başlayarak yok edecektir”

“Şimdi ise yaşadığınız nefise bakın her şey orada” 

Yazılış sondan başa doğru yazmak efsane içerir korkunun korkusuzluğudur... Hikaye masal ise Baştan sona doğru işte o zaman konuşan adam çıkar çıkar için edebiyatçılar tarafından düzetilebilir buda korkusuzluğun korkusudur. yaşam hayatınız nefis ateş içinde aklınız pembe dünyadan farksız olur ..

Halkın asıl kanı haince yaktığınız sönmeyen ateş içinde bir asıl kan gül bahçesinden çıkar bir kere daha vatan bayrak diye "alla hu Ekber "der gürler..
Son mektup
Sonrası yazılmış yayına geçmemiş sonu olmayan son mektup ama bilim ki eninde sonunda herkese gelecek.. Sonunda ölüm varsa eğer şimdiden boynun dik olmak sonradan sonrasında açı çeker ölmekten iyidir..

Saklı şifa sırlar kitabin dan Son mektup ,Asıl kanın içinde sönmeyen ateş ,Zor yolculuk ,Zoru kolay yerde değil zor yerde başarmak bölümlerinden kısa kısa alıntılar.

                             selçuk uysal çoban saklı şifa 


"Doğru yazıldığı" halde yalan haberler deniyorsa "yalan haberlerin" doğruluğunu kim kanıtlayacak.. Buda "Merak hastalığına" götürür...Teknoloji derinlere çekmekte ve hastalıklarda başlamakta. .Dikkatli olun.. Uyarı ..Kaos kutucuk kargaşa yok ediliş ,hırs, kim, kırıcılık...Üstünlük beğenme hastalıktan başka bir virüs. Şimdi bir kendinize bakın eşinizle ilgilenmiyor ve aynı şekilde beyinizle ilgilenmiyor çocuğu sokakta unutacak kadar yemeği ocakta evi su basası ya unutulmuş akıl sizleri şeytanı derinlere çekmekte. şimdi sor kendine açım dersin haydi bakalım masaya çıkarın telefonları ev 4 kişiyse 6 telefon çıkacak bir o kadar da eski moda geçmiş telefonlar.. Şimdi sor akıl nerelere gidiyor..

Bir pirinç tanesi yemese bir Japon kenara atsa.toplana taneler bir devletin Bütçesi kadar olduğunu biliyor muydunuz..İllerde Köylerde ve şehirlerde bir bilim ekmek toplandığı zaman ne olacağını bilmeden evde ki iki telefonu toplansa iç ve dış borç kapanacağını hesapladınız mı..

Sosyal yardım diye alınan yardımlar ihtiyacı olmayanlar almasa hiç aç açıkta kalan olur mu.. Hayırlı günlerde siz kendinize ne şekilde dualar ederek kim kimleri kandırarak hayırlar alacaksınız .Sizlerde biliyorsunuz daha oraya çok var demeyi..."Tövbe affeder" dersiniz yok öyle değil her şey için "gel ama kul hakkıyla gelme" yazılan ayeti hiç okumadığınız belli. .Bu kul hakkının üstünde bu tövbe de geçmez..

Bunları bilip durumlarını bildikleri halde görevliler yarından sonra şan şöhret için yarınlarına şimdiden yer hazırlayanlar hak olanı haksıza ,haksızdan başkaların hakkını haksız kazanç elde ediyorsa alan, satan, yardımcı olan her kim varsa ve yerinden kalkmayıp sadece masa başında kafa sallayıp imza atarak görevlerini yerine getirdim diyen aslıyı görmeden asılsız yardıma bilmeyerek yerine getiriyorsa oda görevini aslı yapmayışıdır .Bu da tövbeye geçmez..

Görevi yerine getirmeyenler ihtiyacı olmadığı halde yardım alanlardan daha kötüsünü yaptıkları ne hale düşeceğini bilmiyorsalar ..Dehşet mi dehşet...

Peygamberlik zamanları biraz düşünsünler, sırtlarında kapı kapı dolaşan kim aç kim tok Dolaşan Hz. Görev yaptıklarını düşünürlerse.. Bir yer varırlar...

Sonradan birileri çıkar bir kılıf uydurur ama oradan onlar olmayacak sen tek başına orada olacaksın her koyun bacağından asılacak gibi.. Bunun kısa yolu yok sihirbazı hiç yok..

Aşağıdaki yazacağım "salgından" daha tehlikeli yukarıdaki YAZDIKLARIM YAZACAKLARIM Bu bitmeyen son mektup olarak...saklı şifa sonu olmayan sırlar kitabin da sonu olmayan son mektup olarak kalacak. .ve zalimi zulüm ü, iyiyi kötü eden ,kötüyü iyi edenleri ayıracak.. Sizlere şeffaf perde ak perdede nur ışıkları gösterecek..

Tabi hayatınızı bundan sonra nasıl görmenize bağlı...Ben sadece yazıyorum yazmaya da devam ediyorum gerisi aslı görevinize bağlı...Bu böyle devam eder alınacak bir nefes var ise yarınlara bu son mektup akar gider.. Evet akıyor ve akacak Bu şimdi içerdeki eko zincir.. Şimdi gelelim başka yüz fenomenlere..

Eskilerden gelen bir haber vardır...Öncelikle vatan bayrağı ve halkı koruyan ordudur, o yetişemiyor ise vali ve yönetimlerdir onlarda yetişemiyor ise eğitimcilerdir onlarda yetişemiyor ise din adamlarıdır ve bunlarda yetişemiyor ise 15 07 2016 gibi fakir halka düşer.. Nefis almış başını gidiyor ise vatan bayrağı halkın düşünmez...İçlerine kaos zincir halkaları takılmıştır.. Başaramadılar. Başaramayacaklarda...

Ama uyuyan larvalar artık gelecek gelecek fenomen kokularıyla tekrar kılıf değiştirerek orduyla başaramadıklarını şimdi 10 ,15, 20 seneye yayama planları içinde gezen ve şantaj gizli çekim ve insanı orada yaşatamayacak kaos fitne iftiraya atmalar yavaş, yavaş başlamakta oldu 61 göz evinden ufak ama büyük tehlikeler gözlenmekte duyulmakta eğitimciler arasında aslı görevini yapanlar yakın an tarihlerinde iftiralarla doğu ve batı bölgelinden ya istifa yada tayinlerini isteyerek başka yerlere gitseler de buradaki  fenomen kokuları salanla gene karşılaşacak..

Artık çekilmez olanlara her şeyiyle teslim edecek ve şimdiki yönetimi ve gelecek yönetimler zora sokacak genç nesilleri ayrı ayrı ideolojilerini aşılayacak ve parçalanma hayallerini gene yapmakta geri kalmayacak ve bir yanda çok eskiden gelen kutucuk yöneticiler ve din adamlarına kadar yayılıp hep korkan Halktan halkı ekonomi alın gücü yaşama gücü mağdur bırakarak halkın arasına kadar daha derinlere sızarak halkı bir birine düşman etme planları şimdiden ikinci güç kaynağı olarak eğitimciler arasına sızmışlar ve gerçek tarihe altın harflerle yazılmış insanların kahramanların arkalarına saklanarak ideoloji fikirleri  çok farklı ve dış dünya ajanları ,Türklüğü ,Atatürk ,Osmanlıyı ,dini ve sonun da Türk...Yok etme planları tekrar başlamıştır...Türk uyan...Türk ordusu uyan ..Türk ve Türkiye yöneticileri uyan, Türk eğitimcileri, din adamları ,Aslı yönetim ibare çiler uyan.. Ufak bir araştırma sizleri nerelere götürecek ve neler bulacaksın... .

En doğusundan en batısına ve neler görecek ne ler duyacaksınız.. Belki korkuyor iftiraya giderim dersin ama bil senin neslin Türk ,Türk toplumu olarak özgür hür olacak.. Şu anda uyanmazsan...Bil 20 yıl sonra dış dünyaya esaret içinde olacaksın..

Ama şunu da bilin ki Sahada tam takım olursan ne güç olursa olsun sahada eşit sayılırsın...Sır onlar için korkudur.. Şeytan iblislerin korkusu korkusuzluk tur.. Çoban yaşı 62 .62 yaş ihtiyar aklı değil daha sahada sıfır km akıldır. Şunu da bilin ki Türk'te U dönüşü konulmamıştır....Bazıları vardır U mıknatıstır eğilir bükülürler sökülür diktirirler...Ustaya varırlar iğne battı mı ver yansın der başka gidecek yer ararlar...Biter mi bitmez bu mektup... 

İster batılı ister doğulu ol ister A parti ister B parti.. Dış dünyaya eğilir bükülürsen ezilir ve neslini ezer geçersin.. Şu anda yanlış düşünen var ise benim için bir vatan bayrak hainidir.. Çünkü bu vatan senin se birilerini beklemek bil ki o beklediğinde birileri olursan sen bu vatanda el gibi olursun.. Bu vatan seninse birilerine bekleyerek dik durana ver yansın ediyorsan  bil ki sen dış dünyaya çalışan bir ajandan farkın olmaz.. Sen veya kananlar görüp te nefis yoluna koşuyorsan ne vatan nede bayrak hiç olmayan halkına başka insanlara sırttın dan vuran bir kalleşten veya her yöne dönen bir sarhoş tekerlek farkı yoktur..

Dış dünyaya dik duran A parti B parti belki bir kanadı kıra bilir ,hain saldırılarınla ve gelecek nesli aklını çala bilirsin,  Sen ben yada hiç kimse hayat kadar sert vuramaz .Fakat önemli olan hayatın sana nasıl vurduğu değildir .Önemli olan senin aldığın darbelere karşı ilerleyebilmektir .Ne kadar darbe aldığın ve ilerleyebilmendir.

İşte böyle kazanan olursun  .Acı geçicidir. Acı bir dakika, bir gün hatta bir yıl sürebilir. Fakat acı  sonunda dinecektir. Ve başka bir şey acının yerini alacaktır. Önemli olan senin ne kadar sert vurduğun değil, Önemli olan nasıl vurulduğun ve buna karşı ilerleye bilmendir. Geçmişi hatırlaya bilmen ve bilmektir. Ayağa kalk , ve asla pes etme. Burada kalabilir ve kendimizi harcatabiliriz. Ya da savaşarak ışığa ve sağlığa geri dönersin. İmanla, hakla ,adaletle vatan bayrağına…

Kanat kırılmışta olsa hayat sana bir şey öğretmiştir ,tekrar kant sağlamlaşmış kanadı kıranla bir kanadını yok edenlere net görmüş ve bu kardeşlik hak ve hakkı için tekrar kanatları kırılanlara çok ağır darbelerle vererek tekrar kardeş kanatları birleştirmiş iç ten hain maskeleri bertaraf etmiş olarak sahada tekrar olman sana daha güç gelerek bu darbeleri açanlara kanadın açık bir el Tokattı gibi atması sıkılmış yumruğu bertaraf edişidir..

Gecikmiş hainleri bir daha bul aramızdalar, görünmekteler vatan bayrakmış gibi senden gözükürler, sınsın bir kendini belli etmeyen kelime oyunlarıyla eğitimci yönetici bunlar o ülkeyi yok etme planları ana temel eğitimden geçeceğini iyi bilen iş veren aktörlerdir.. 

Sana sadece 10 20 30 yıl sonrasına sadece yıkmak köle etmek için yerleş tırılmış eğitici planlayıcı, danışmanlar, sistem kadrolarıyla ülkeyi ele geçirme planları olan yaprak dökümü misali hain nesilleriyle kademe kademe yenin etmiş iblislerdir. Bu mektup ne burada biter nede bunların yaptıkları kaos kutucuklar...Hala hareketteler..  

Hareketleri bitmeyenler her türlü oyunu hazırlarlar bir yandan eğitim bir yandan ayrımcılık bir yandan ekonomi.. Dış ticaret dünyada bitti.. varmış gibi.. Parti yapanlar bizden başka yok diyenler bir ülke parti pastasını kesenler birileri koltuğunu hızlı çekilmiş gibi çizgiler kendi ülkesine yansımış.. Pasta üzerindeki renkler beyaz kırmızıya yansımış ne oluyor derken bir bakmışlar ki pasta değil yüzleri pastaya yansımış. .Kendilerini sahada görenler Baş dönmesiyle ay yıldızları saymaya başlamışlar "hakem saymaya "başlamış...Sayma, sayma daha erken daha 9 ay 10 güne var...Yok yok vahim erken doğum. .Bu saha adama 9 doğurtur bilmen gerekirdi yok öyle kafana göre gitmeden görmeden tanımadan gezmeler bu işler kafalara göre işler değil şeytan bile bu sahada ters dönmüş sen hangi akılla ahmaklık yaptın. .Akıllı ol bir daha ki ne Türk halkı ahmak aklını alır.. Yok öyle ver misketleri oynamayacağım.. Dünyada bu kadar karşıt varken bir de halkını karşı alırsın.. Bunlarda hem diş dünyanın hem içteki hal hareketleri..

İşte bu yüzden hem içten hem dıştan çöreklenmiş yönetici ve idarecilerin yer değiştirme zamanları gelmiş geçmektedir.. Her yer değiştirme YENİ Türkiye DAHA VERİMLİ Türkiye olur.. Çünkü çöreklenmişler her gittiği yerde güçleri biter....ve yenilerle o bölgeler daha güçlü olmaya başlar.. ve oda kısa zamanda palazlanır ,sonra baston nereye düşerse davulunu hazırlar..

Şimdi ise helal iş yapan yöneticiler bir şekilde iftiraya uğrar pastaları, baklavaları yiyemeyen çöreklenmiş yönetim ve idareciler ,her türlü sahtekarlığı yaparak helal görevini yapanı bir şekilde tayin ettirirler.. veya istifaya.. Ondan sonra ver gelsin koçlar koyunlar. .İnanın baştan aşağıya öyle salkım saçaklı var ki sen şimdi dolar dolar dolar diye tutuşurken çöreklenenlerin han hamamları kat ve yatları olur.. Şunu tekrar söylemek isterim inanın sosyal yardımlar % 60 gerçek yerini bulmamakta. .Buda yok oluşlardan bir tane sebebiyettir..

Sana gelen her haberin %60 yalan Önce suçluyu bulmak için bir suçsuz bul inan kısa zamanda tüm suçluları bulursun. Her kes vatan bayrak halk için çalışmamakta öncelikle nefis ve dünya malı için çalışmaktalar.. Ondan sonra nerde vatan nerede bayrak sadece halk bekler durur sabırla bir dahaki 15 temmuzlarda bu sefer hesabı ve cezası çok ağır olur.. Ya var ol başladığını bitir, yada bu kadar yeter dersen ne neslin kalır nede halkın..

Bu mektup ve iş burada biter mi bitmez...yaşam zamanım az kalmış olabilir bölümlerde daha derinlere inilecek yazılmış sadece son nefesi bekler şifre çözümü... 

Sen ne yaparsan yap tas aynı hamam aynı...Biter mi dedik ya bitmeyen kısa dönemde nefis ve dünya malını nereye götürdüğünü anlardı... Pek çok insan dünya hayatının geçici ışıltısına aldanıp bitmeyen istek ve arzularının peşinde yok yere tüketir ömrünü. Tıpkı bir yaprak misali savrulur durur yaşam içinde. Bir gün öleceği gerçeğini unutup ölüm sonrası için kayda değer bir hazırlık yapmadığı gibi değersiz ve anlamsız bir şekilde yaşar hayatını. 

Ömür, anne karnı ile toprak altındaki iki karanlık arasında yakılan bir kibrit alevi gibidir. Alev almasıyla sönmesi an meselesidir. Göz açıp kapar gibi geçecek ve bir gün son bulacaktır. 

Uyanmak için uyumak gerekiyordu önce. Ölmek için yaşamak. Ve biz yaşıyorduk. Yaşıyorken de uyuyorduk. Derin bir uyku içindeyken kendimizi, yaşıyor sanıyorduk. Bu gerçek ile yüzleşmeye,  dünya uykunuzdan uyanmaya ve yaşamınızı sorgulamaya cesaretiniz var mı..  YOK nedeni apaçık meydanda..

Şimdi önümüzde yerel seçimler var şimdi O yörenin a takımları sahnede bizim için kim nereye yerleştirelim fikir oranın A takımları karar verir. Halk hala uyanamamış hayat yaşantısından gömülü verir başı sıkıştığı zaman onun yanına koşanlar sanki o kurtaracakmış misali veya geçmişten gelen gebelik, veya geçmişten gelen çöreklenmiş iş bitiricilerin aklına uyarak sadece kendini düşünen bir halk olarak görür...

Geridekileri hiç düşünmeyen halk artık içten köle olmuşlardır...O da diğerleri gibi bazen sosyaliz bazen liberal bazen de cumhuriyetçi gözükenler yedi sülalesine yetecek kadar malı mülkü ederler nerede petrol yakıt istasyonları şehir içi bayilikler ve döviz kuyumcu ne ararsan var olan sahip olan  zihniyet ve oraya yeni gelenleri okuyanları tuzaklarına düşürüp.. Kendilerine bağlayan bir şeytanı ruh yapılarıyla her telden çalan A takımları...Şimdi sahnedeler.. Bunlar hiç çekinmezler senden önce Tanrı evine koşarlar..

Kanıt mi istiyorsunuz otur etrafına bak ne kadar ahmaklık yaptığını göremiyorsan matematik muhasebe yapamıyor ve  hak ve adaleti göremeyecek kadar bil inan doğanın dul avrat otu suyu içirilmiş büyüsüne hayali rüyalarda olduğunu göreceksin.. Üstüne bir kilo baklava ye açılırsın.. Baklava üzeri biter mi mektup bitmez...Daha sahnede ne şirketler ne holdingler var.. Seni yok etmek için sahnedeler..  

Öyle edebiyatçılar tanırım ki hayatları bir mücadele içinde tam bir sosyalist ve vatan bekçileriydi şimdi emperyaliz olmuş yaşlılığını ölümünü beklemekte tarihe damga vuracaklar şimdi torun sevmekteler.. Torunlarının torunlarını kim sevecek düşünmeden sadece yapılanları yazmamakta direnmekte. .Bir gecede yüzlerce sayfa yazacakken ne neyi bekler durursun.. Bak yarın evrenden sana da mektup gelecek..  

 Bak..SAAT 05 15 Zaman çok kısa dün bu gün yarınlar sonu olmayan mektubun içinde....İdeolojiyle felsefeyle edebiyatlar siz kafalarınızı karıştıran sistemlerle devlet ülke kurtaramaz sadece içte ve dışta kaos kutucuklara çalışan eleman olursunuz...Zamanında 6 filoyu denize dökmek ,Amerika plakları dinlemekle ,Beyazıt kulesine kızıl bayrakla çekmekle ne ülke halkı kurtaramaz siniz.. ..

Bak geçmişe onlar sizler için asıldılar dış kanunların oyunlarıyla şimdiki zamandan geçmişi düşün bak diş dünyanın oyunlarıyla darbeler yapıldı biraz daha içlere girdiler. Bak şimdi neredesin beklersin mektubu köşede oturmuş geçmişlerini kağıda dökmezsin dökemezsin hala ondanmış gibi gözüküp onlardansın yazamazsın.. Hiç bir zaman bu Vatan Bayrak Halkı için dik durana erdem olamazsın..

Anlayanlar ve kaosa sokmak isteyenler daha önceden planlanmış 30 40 yıl içeriye, içeriye ajan yetiştirme taktikleriydi.. Ve amaçlarına da ulaştılar ta 15 temmuza kadar...Ama bir Türk tek adam önceden görünen kılavuz onların taktikleri gibi tek kişilik orduyla girdi...Sizler sadece bir yüzükle göstere göstere ağır adımlarla önce kendini küvet eştirdi maddi manevi, sonradan onlar gibi gözüktü ,onlar gibi yaşadı çünkü öyle talimatlıydı ,onu kimse bilemez, ve her zaman tek adam olarak hem gücü hem de halkı arkasına gücünü aldı.. İşte gerçek halkçı işte gerçek Atatürk düşüncesi, işte gerçek milliyetçilik ,işte gerçek demokrasi işte gerçek Türk...Yok öyle fasulyeden dış dünyaya teslim olmak....

Bak sen zamanında güçlere direniyordun ama güç olmayınca başkaların maşası olunca şimdi şimdi köşede haince plan içinde yaşıyorsun ama gene dış dünyaya çalışarak ne halkı nede vatanı düşünmeden hala planlar yapmaktasın gerçek vatan seversen dik olarak erdem bir şekilde bu vatanı bayrağı ve halkını ilelebet götürmen gerekirken hala dış dünya ajanlığından çıkamıyorsun.. Başaramadınız Başaramayacak Başaramayacaksınız..

Evet biter mi bitmez.. Çöreklenme bitmedikçe bu zihniyet bitmedikçe hala kaoslar olacak ,ama gene halkın gücü kazanacak... onlarda dış dünya biliyor amaç seni büyütmemek dolarlarla ezmek...Yani hala dış dünyaya mecbur etmek.. Yol bu kadar başarıya yaklaşmışken sen nefis dünyasına dünya malına yaşamın kadar yaklaşacaksın ve sonrası sevdiğin torunlar gene açılar içinde savaşacak..

Sen dünya yaşamında sadece yaşamak istiyorsun sen neslini yaşatmak istemiyorsun sen bu dünyaya bu vazifenle gelmedin sen yaşatmak için geldin...İnan bu mektup buralarda bitmez bak sabaha karşı evrenden bir zarf senin için ine bilir yolu uzatma yol başarmışken sonu olmayan devrimi getir.. Bıraktığın devrim güçleşir güçleşen devrimde sonsuz devrimi getirir..

 Saat 03 30 Sana devrimi yaptırmamak için ...Diş dünya başka tezgahlara girmiştir. .Daha önce de yazdım bölümleri okusaydın bu günleri çok net görürdün yanı tezgah aynı oyunlar.....Dedim seni yok etmek için her türlü sahtekarlar türeyecek taşeron firmalar eksik inşaatlar ,işverenler, şirketler ,bankalar ,holdingler ,hatta içinde işçi sendikaları memur zihniyetliler, sadece kendini dünya malını düşünen toplum aile yapısı çok geçmişlerde olduğu gibi grevler her türlü dolapların döndüğü geçe uyurken iş bitirenler türeyecek..

Tüm işleri yerindeyken sabah grev yürüyüş işçi eylemi oluverir, o iş yeri sizler yatarken DİŞ DÜNYADAN ZARARINI VE RÜŞVETİNİ ALMIŞ MİLYON DOLARLAR CEPTEDİR...

İş bitim dolar farkını senin sırtına yüklerler ve senle başlar. .Buda dış dünyanın oyunu ve seni ve ülkeni zora sokarlar.. Yediğim ayaklarına yatarlar.." Ülke sırtından kazanmak istenilen Her türlü tezgah kokar "

Sen arkadaş senin iş yönetimin idaren senin haklarını birkaç dolara yanı bir avuç dolara satıyor da seni maşa olarak kullanıyorsa ,sende grev deyip açlık kılığına girip medya olaylar yaratıyorsa bil ki geçmişte biz aynı filimi oyun setini gördük sen hesabı devlete değil hükümete de değil senin ilk önce patronuna sonra sendikana sonrada hakka ket hakkın yeniyorsa aranızdan rüşvet yemeyen bir başkan hatta birkaç başka seçerek merkeze iletmen bunlardan daha hayırlı olur...
Evet yapmak istersin ama yapamaz korkusu yaşamaktasın sonra patron duyar sendika duyar korkusu yaşamakta işsiz kalırım korkusuyla bu günde grevde halay çekerimle kalır.. Bir avuç dolara dış dünya vatan bayrağını halkını çektiğin kendini bilmez halay başını bile yakar atarsın..

Evet hayat böyle geçer gider, ama bilin ki pes ettiremezsiniz...Sizler oyun içinde oyuncuların figüranısınız yanı hiç siniz onların gözünde.. İş durdu verdiler tazminatı işten çıkarıldınız, hatta iş te iptal edildi, uzun ara feste edildi, HANİ ÇALIŞMAKTA BAŞARI VARDI işlerinizin geleceği yok artık yok bitti. .sen birkaç paraya sattın ,iş sahipleri birkaç milyon dolarla rüşvet aldı taşeronunuz borçlanmış tır oda bildiği için birkaç milyon aldı, oralardakiler ,etraftan kendine bakmaz hainler baş kaldıranlarda birkaç milyon aldı....ya sonra....

Geldiler dış dünya ve işe de sahip çıktılar sen nerede gelecek mektubu bekliyorsun acaba.. Sen yoksun arkadaş onlar gözünde sen işine sahip çıkmaz isen bir avuç dolara satarsın ülkeni...

Ama dış dünya yaptığı ile kalır ,işleri aksatır ,seni ve toplumu zora sokar ,ama bilsinler ki bu geride kalan toplum sizleri hiç affetmez...Sen işin çıbanısın ülkeyi bir avuç dolara satmakla seni eline bir şey geçmez sadece sen ve neslin dış dünyaya esaret içinde yaşarsın.. Ama geride kalan bu asıl toplum sana bir daha çok sert cevap verir.. Bunu da aklından hiç çıkarmayasın.. 

Bak bil ki her kez mektup bekler durur dış dünyaya dik duranlarda bekler ,sen ve dostların ülken için dik duranla bir olmaz isen bir gün dış dünyaya esaret ve köle olarak yaşamana hazırlan...Bil o zamanda mektup alacaksın.. Geçmiş gelecek zamanlara hayal peşinde olanlar bakliyeni bekleyenler bekleyende gelse de kimi bekleyecek bil mektubu...Yaratan çok iyi görmekte olan olacak yapılan tuzakları o tuzaklar içinde alacaksınız son mektubu... Evet siz alsanız da son mektubu bu mektup bitmez...

Salgın.. Hayvanlardan ve göçmen kuşlardan geçecek salgın ise dışarıdan getirilen ve içeride meralarda hayvanların çok sıkı kontrol yapılarak kesim yerlerin çok dikkatli ve kontrolü yapılarak kesilmesi uzman heyetler tarafından kesim gözlenmesi..

Kesim yapılacağı zamanda aynı heyetin gitmemesi ve oradan doğacak gelecek tehlikelerde o görevliyi ilerde doğacak sorunları üstlendiği bilmesi.."Yok öyle bir tepsi baklavaya sağlık"..

Her yazdığın bir kelime içice geçmiş kaos kutucuk..

Dağlardaki düzensiz hava değişikliği Kırgınlık ve yorgunluk..05 09 2018 de. Halsiz yorgun kaldım ..Dört gün yaşadım erken geldi.. Portakal ,nar ,ekşimsi orman yemişleri az kaya tuzlu ,nane limon hiç yemek yemedim bu sabah vücut aş erdi.. Bir tarhana çorbası içtin,boğaz kuruluğu için de,bir bardak çayın içine bir çay kaşığı tereyağı koyarak boğaz kuruluğu için ve şimdi ayaktayım...

İlaç kullanmadan yaşam bu işte evet kemik vücut tamamen ağrımakta halsın durumda da olsan. terler bir yandan boşalırken sık üstümü değiştirmen 13 09 2018 Artık vücut kendi ameliyatını bitirmiş artık iş sana kaldı dercesine dikkat etmemi ister...

Her kes hasta olur biraz dikkat etmek lazım.. İşte Gün bakımı her şey yolunda saat 05 30 bir çorba daha biraz sabah yürüyüşü işlen tamam..

İnsan boyutu 6,7 yaş arası 29, 30 arası 60, 67 arası dikkat ettiği süre “Yaratan daha yaşamın var dercesine sana yaşam verir.. Allah'a çok şükür.” Hiç kimseye gerek kalmadan ameliyat biter..Sadece onların şifa duası yeter..Bu dünyadaki ağrı sızılar sana bir ibadet ya orada.

Bazen dünya üç günlük deriz bak 63 yıl geçti bu dünyada..Ya bedenden ayrıldı mı diyeceğin şu daha dün buradaydım ki zaman... Daha işlerim bitmedi..EVET..Bitmedi aslı vazifen orada başlıyor bu senin zamanındı...

Geldiğin evrensel zamanda saat tarih yok BURADA ,Adalet, Hak, Hukuk,yaşam var..Şimdi geç sıraya..Şimdi ateşler içinde dünyada gördüğün kabusları bir hatırla,şimdi aslı olanları gör..VE dünyada yaptığın ebediyeti gör ve hisset..O çürüyen bedendi yaşam ve hissin acı içindeydi..

İlaç kullanmadan yaşamı ve diğer bölümleri okumak isteyen olursa. Aşağıda ki adreslerdeyim.."TÜM İNSAN OĞLUNA ŞİFA DİLERİM YARATANIM DAN" 

                               selcuk uysal çoban saklı şifa 

Sonrası yazılmış yayına geçmemiş sonu olmayan son mektup ama bilim ki eninde sonunda herkese gelecek.. Sonunda ölüm varsa eğer şimdiden boynun dik olmak sonradan sonrasında açı çeker ölmekten iyidir..

DEVAM EDECEK

 Sonu yok sırlar kitabin da 




















https//Ziyaret istatistiği
Aktif Ziyaretçi3
Bugün Toplam3
Toplam Ziyaret1035376
https://Döviz Kuru
AlışSatış
Dolar5.69875.7216
Euro6.40416.4298
https://Hava Durumu
Anlık
Yarın
25° 28° 13°