https://www.sakli-sifa.com  https://www.sakli-sifa.com                   https://www.saklisifa-piriiworld.com           

Evren dengesini yakalamak hasta olup çare aramak değil.

Hasta olmamak için hastalığa sebepleri yok etmek.

https://Site Menusu
https://Takvim
Yenileniyor
 

CİLT GÜZELLİĞİ VE HASTALIKLARI

                      

               https://www.sakli-sifa.com   https://www.sakli-sifa.com  

          Arı zehir i gençleştiren iksir Polen İksir Propolis İksir       

 AKNE

Yüzü yıkayıp iyice temizledikten sonra temizleyici olan sarı papatya zehirleri atmaya yarayan civampercemi antiseptik olarak  kedi nanesi  rahatlatıcı ve antiseptik olan lavanta yada güçlü bir mikrop kırıcı olan kekik infüzyon larıyla durulayın.

Limonun suyu yüzdeki hafif lekeleri temizler, yangınları azaltır ve kan dolaşımını geliştirir.

Yüzdeki yangınları azaltmak ve yerel tedaviyi geliştirmek üzere aynısefa çiçeği merhemi sürünüz. 

Akneye diyette değişiklik yapılarak ta yardımcı olunabilir. Bu nedenle hangi yiyecekleri alacağınızı düşünün. Şekerli yağlı ve sütlü besin tüketimini kesin. vitamin ve mineral bölümleri okuyun, merhem doğal yapmak isterseniz bitkilerin 9 çeşit yapımını okuyun site menusun den, sizlere yardımcı olacaktır. 

Hayvan ve bitkilerden kurutularak veya özel metotlarla toplanarak elde edilen, eczacılık ve kısmen sanayide kullanılan ham veya yarı ham madde. DROG  denir.        

Doğal maddelerden elde edilen ve tedavi amacıyla kullanılan ilaç ham maddesi de denir.   

MERHEM. Katıyağ, sıvı yağ  zeytin ,badem yağı ,lanolin ,vazelin gibi sıvı yağlar ile yapılan ve dışarıdan kullanılan ilaç şekilleri dır. Merhem hazırlamak için ,merhem içine konula çak  veya maddeler önce den havanda toz edilir .Sonra az bir sıvı yağ ile ezilir ve sonra maddesi  katı sıvı maddesi le ,lamolin vazalin  azar ,azar etkili madde  üzerine ilave edilir  ve mikserle iyice karıştırılır  merhemler  kapalı kaplarda  serin yerlerde  muhafaza edilir  merhemlere diğer adı pomat ismi verilir .BUNADA MERHEM YAPIMI DENİR. 

İNFUSYON. .Drogların ilaç olarak kullanılmasında en çok kullanılan bir hazırlanış tır. İnfusyonu hazırlamak için ufalanmış nedat parçaları üzerine  sıcak su dökülür karışım kapalı bir kap da sık ,sık karıştırılarak .Çok hafif ateş üstünde  10 dakika tutulur ,soğuduktan sonra inçe bir tülbent ten  süzülür .Kullanılacak drog miktarı  genellikle bir tutam dir .kimileri ağır kimileri afif olduğun dan gr belirtilmez .Genellikle 50 gr 100 gr denir

Bu şekilde gösterilmiş tir. Yapılacak suya göre hazırlanır .İnfusyonların  hazırlanması için  kolay olan diğer usul de anlatır sak daha iyi olacak Kaba toz haline getirilmiş  üzerine kafi miktarda soğuk su konur  karışım kaynayın caya kadar ısıtılır kaynamaya başlar başlamaz  karışım ateşten çekilir. Soğuduktan sonra  temiz pamukla veya tülbentle süzülür.

İnfusyonlar  her defasında taze olarak hazırlanır. tatlandırıcı olarak şeker otu kullanılır, kaliteli bal, tonik olarak ta kullanılırsa sade  pansuman yapılır. BU HAZİRLANİŞA İNFUSYON DENİR.

Kerem tonik yapmak için ve de maske yapmak için cilt hastalıklar sebepleri malzemeler bölümümü okuyun..

Bazı deniz yosunlarından elde edilen jölemsi maddedir. Bu deniz yağındaki tek hücreli deniz yosunlarından oluşmuş çok ince gri renkli özel bir tozdur. İyi kalite yüz maskeleri yapımında kullanılır   

                        HASTALIK SADECE AKILDADIR  
         HASTA OLDUĞUNDA PES ETMEDEN  ŞİFASINI  

       ARIYA BİLİRSİN. HER ŞEY KENDİ İRADENDEDİR UNUTMA    

                       Selcuk uysal çoban sakli şifa            

                               CİLT HASTALIKLARI

Ciltte görülen, kaşıntı, sivilce, çıban, uyuz, siğil, yanık, yara, bere, ben egzama, selülit, sedef hastalığı, cilt çatlakla siyah noktalar çiller, kırışıklık, leke ve sivilce izleri, , zona, cilt alerjileri, çıban, cilt kanseri, kurdeşen, kellik, nasır, saçkıran, sakal iltihabı, sıraca, siğil, şirpençe, temriye, uçuk, uyuz, yılancık gibi rahatsızlıklardır.

                                         YAĞLI CİLT  

Cilt yağlanması kandan kaynaklanmaktadır. Dıştan yapılan kremler, maskeler ciltteki yağlanmayı geçici olarak önler. Cilt yağlanması kolesterolle doğru orantılıdır.

Bitkisel Tedavi: Kekik, ıhlamur gibi kaynatılıp balla tatlandırarak günde 3 su bardağı içilir. Limon içilir. Maydanoz kaynatılıp balla tatlandırılarak günde 3 su bardağı içilmeye devam edilir. Kükürtlü sabun kullanılır. (uzun süre) Greyfurt yenmeye devam edilir.   

                                      CİLT LEKELERİ

Vücut derisinde oluşan renk değişimleridir. Beslenme bozuklukları, iklim şartları, hormon dengesizliği gibi sebepler sonucu da meydana gelir. Güneş lekeleri ve hamilelikten kaynaklanan cilt lekeleri gençlerin büyük derdidir.

Cilt lekeleri her yaşta oluşabilir. Cildin pürüzlü ve cansız görünmesine neden olan bu lekeler sıklıkla yanaklarda, çene bölümünde ve alın bölgesinde oluşmaktadır. Başta yüz olmak üzere en sık göğüs, el, sırt ve omuz bölgelerinde görülmektedirler. Cilt lekelerinin sağlığımızı olumsuz etkileyen bir durumu yoktur. Ancak görüntü bozukluğu nedeni psikolojik sıkıntılara neden olabilir.  

Cilt lekeleri en fazla derimizin güneşle temas ettiği bölümlerde oluşmaktadır.

Açık renk cilt lekeleri aldınız mı ve beyaz leke  isimli hastalıklara yol açabilir. Hücrelerin görevlerini yerine getirememeleri ve ölmeleri halinde oluşan bu sıkıntılar için mutlaka doktor desteği alınmalıdır.

En fazla görünen cilt lekeleri şunlardır: çil, et benleri, normal deri benleri, yaşlılık beni, doğum lekesi, hamilelik lekesi...

Bitkisel Tedavi: 1 yumurtanın akı ile limon kabuğunun rendesini karıştırarak elde edilen karışım duş öncesinde lekeli bölgelere masaj yapılarak yedirilir.

Killi toprak, zeytinyağı ve havuç suyu karıştırılarak krem yoğunluğuna getirilir. 2 güne bir lekeli alanlara sürülür.

Limon suyu ile karıştırılan elma suyu içerine zeytinyağı ve süt ilave edilerek kaynatılır. Soğuduktan sonra vücuda masaj ile uygulanır.

Bal ve nişadırdan elde edilen karışım her gün 2 defa olmak üzere uygulanması tavsiye edilir.

3 günde bir tekrarlanmak üzere, 1,5 bardak suya 3 kaşık elma sirkesi ilave ederek kaynatılır. Baş üzerine bir havlu konularak lekeli yüzün buhara tutulması fayda sağlar. İşlemin sona ermesinin ardından su ile karıştırılarak inceltilmiş olan elma sirkesi ile yüzün silinmesi tavsiye edilir.

1 tatlı kaşığı yoğurt ile 1 çay kaşığı kabartma tozu karıştırılarak cilde sürülür. Her 15 dakikada bir aynı işlem tekrarlanır. 1 saat sonra yüz yıkanarak işlem sonlandırılır. Bu uygulamanın haftada 1 defa  yapılması faydalıdır.

Rendelenmiş patatesin içerisine 1 çay kaşığı zeytinyağı, 1 kaşık süt ilave edilerek krem kıvamına gelene kadar yulaf unu eklenir. Bu karışım yarım saat yüzde bekletilir. Cilt, sık sık kükürtlü sabunla yıkanır.

Cevizin yeşil kabuğu ezilip suyu ile lekeler pansuman yapılır. Cevizin yeşil kabuğu cildi kına gibi boyar.

Maydanoz suyu sıkılıp ciltlere pansuman yapılır. Kavun kabuğu ile cilt lekelerine pansuman yapılır. Kiraz cilt lekelerine sürülür.

                               ERGENLİK SİVİLCELERİ

Ergenlik sivilceleri genellikle karaciğerle ilgilidir. Yağlı gıdalar vücutta sivilce olarak ortaya çıkar. Eğer basit bir sivilce ise aşağıdaki bitkisel kürler 1 haftada sivilceleri kurutur. Tekrar çıkarsa karaciğer tedavisine başvurulur.

Bitkisel Tedavi: Önce cilt kükürtlü sabunla yıkanır. Şap, zeytinyağında eritilip cilde sürülür. Çakaleriği, sirke içinde kaynatılıp cilde sürülür. Pelin otu kaynatılıp cilde pansuman yapılır.

                                      Sivilceler sıkıntı olanlara   

                                      Günüm sıkıntısı       

Doktorunuzun  önemi ,kadın hastalıklarına ,diyetisyen, beslenme ,önem taşır ,hormonlu  gıda uzak,kalori,spor,30 perhiz ,sindirim  sistemine önem verin sıkıntılardan kurtulun ,yaşama düzen verirseniz bilin hiçbir sıkıntınız kalmaz.. Düşünceleri içinde sız den kötüleri düşünün.. Mevsime göre gıda kullanın vücut kendini, yeniye çek…vücudunuza her yabancı madde derin yaralar açabilir… Diyetisyen doktorunuz sıkıntıları çözecektir..

Temizledikçe alttan daha fazla çıkacaktır, derim yaralar açabilirsiniz belki bu gün yüzünüzde tepecikler yanı sivilce çıkıyor diye problem edebilirsiniz, bilin kullanacağınız her ürün tehlike saçabilir sadece vücuda zarar vermeyin yeterli , olsun belki bir gün belki bir hafta, psikolojini  bozabilir ,ama bil ki gelecekte, haklıymışsın be abi diyeceksin. Hormonlar ,kemik yapılarınız ,daha önceden  aldığınız antibiyotik, çünkü vücudun rahat çalışmasına engelliyorsunuz, dışardan aldığınızla yabancı maddeyle savaşırken, kendini yenilemiyor, hep savunmaya çekiliyor, Bazen evde yalnız kalıp  korktuğun gibi bir yerde kendinizi savunmaktasınız….

Yemeyi bile unuttu günlerce beklediğiniz gibi…Aslında bilseydin senden daha çok korkan karşındakidir…Bilirsen her şey yolundadır….

O bu şu diye ayrılmaz şunu bilin ki yağ bezeleri çalışıyorsa ,arkadan gelecektir hele sıkıntı ederseniz daha çok gelmeye başlayacak, ama dert etmeyin sonunda siz galip gelecek siniz rast gele ürünler kullanırsanız bilin derin yaralar açarsınız...

Sadece sindirim sistemlerini çalıştırın. .yağ bezelerinde çalışması dayanıklılık güçlü oluşunuz ,size ömrünüze ömür katmakta gel rast gele ürünlerden kaçın doğa bırak doğa günün ürünlerini kullanınca her şey yoluna girecek. Yaşam sadece insan kendine bakmak değildir,, Dışarı da yaşam hayatın var olduğuna inanmaktır. İşte o zaman kazanan olursun …

                                      Selcuk uysal çoban sakli şifa        

                           Her şey zamanında zaman bu zaman         

                                            Alerji kaşıntı..  

                           Yaşamda tüm canlılara gönderilmiş   

Mevsime göre ve günlük aldığınız belki iğneyle yan tesir kaşıntılar olabilir bunlar bazen insan vücudu yok edemez deri üzerinde kaşıntı şeklimde sizleri rahatsız edebilir dayana bilseniz 3, 5 gün içinde geçer, ama bazen dayanılmaz tatlı kaşıntılar olabilir, ekseri  RH iltihaplı, astım ,üst solunum rahatsızlık olanlarda mevsime göre ciltte kaşıntılar meydana gelmiş ise hemen bir tanıyan varsa bitkiyi yardın iste adı ebegümeci yerde mavi çiçek açan çok dallı yere yakın bir şifalı bitki kaynatın sürün kaşınan yerlere bak sabah yok illa birilerine para, para, para vermeyin, pansumanla hiçbir yan tesiri yok ,Hele azda çoban çantası eklerseniz iz bile kalmaz aynı bir kalp şeklinde yaprak olan bir çanta koy sepete doğadan  şifa alış veriş çeki..  

Bazen de sindirim sistemlerinden karaciğer ve kana karışır bazen kaşıntı bazen de şiddetli üşütme halsizlik o zaman en yakın sağlık ocağına gitmek doktor diyetisyen cildiye gözükerek daha çok sağlığı yakalamak...Doğadaki polen ,su, hava oksijen temiz bir ortam yaratsa da ,pis ortam ,sokan insanoğlu daha da dikkatli olmak.. 

                           Selcuk uysal çoban saklı şifa..  

                                           EGZAMA                  

          EKZAMA ÇEŞİTLERİNİ OKUYUN KARACİGER BÖLÜMÜ              

Derinin çeşitli madde ve etkiler sonunda derinin sulanmasıyla meydana gelen, iltihap şeklinde görülen bir çeşit deri hastalığıdır. Çeşitli sebeplere bağlı olarak ortaya çıkabilir. Fiziki sebepler: deterjanlar, yağlar, sabunlar, asitler, antiseptikler, cila macunları, çamaşır sodası, alkaliler vb. Alerjik sebepler: çiçekler, penisilin ile diğer antibiyotik ve kemoterapötikler, bazı kumaş maddeleri, nikel, kozmetikler, boyalar vb. Strese bağlı olarak ortaya çıkan türleri de vardır.

Egzama olan vücut bölgesinde kaşıntı, sulanma, yanma, kabuklanma, içi su dolu kabarcıklar, kıl köklerinde iltihap gibi çeşitli görüntüler meydana gelir. Mikroorganizmalar bulaşıp çoğalırsa cerahatlenme de görülür.

Genellikle hasta dinlenmeli, yünlü giyecekler giyilmemeli, sık banyo yapılmamalı, vücudu tahriş eden maddeler tespit edilip temas kesilmeli, kimyasal sabunlardan kaçınılmalıdır.

Bitkisel Tedavi: Sarımsak otu sıkılır, çıkan su egzamalı yerlerin derisine sürülerek yedirilir.

İki avuç beyaz dut kurusu geniş bir tenceredeki yarım litre suyun içine atılır. 7 ,8 dakika kaynatıldıktan sonra altı kapatılır. Eli hafif yakacak kadar bekledikten sonra egzamalı el içine konur ve 15 dakika bekletilir, daha sonra çıkartılır. El yarım saat sonra yıkanır. Bu uygulama 2-3 günde bir tekrar edilir. Büyük ölçüde şifası görülecektir.

İnce defne yaprakları tohumlarıyla birlikte 2 su bardağı suda kaynatılır. Eli yakmayacak dereceye gelinceye kadar bekletilip el bu suyun içine sokulurak 15-20 dakika beklenir. Daha sonra el temiz su ile yıkanır.

A VİTAMİNİ: A Vitamini, bağışıklık sistemi, kemik gelişimi gibi pek çok faaliyette görev alan önemli bir vitamindir. Deriyi yeniler, gözleri korur; saçları, tırnakları güçlendirir. Büyümemizde, dişlerde mine tabakasının oluşmasında etkisi vardır. 

K vitamini yağda eriyen bir vitamin olması sebebiyle bağırsaklardan yağlarla emilerek karaciğere gelir, ısıya dayanıklıdır, alkali, kuvvetli asitler, radyasyon ve okside edici ajanlar tarafından etkisizleşir. Yoğurt, kefir, asitlenmiş süt bağırsaklardaki bakterilerin K vitamini üretimini artırır.

Fazla alındığında yüzde ateş basması, kızartı, kaşıntı ve karaciğer bozukluğu gibi sorunlara yol açabilir.

B10 VİTAMİNİ: Güneş ışınlarından korur. Cildi korur, pürüzsüz yapar. Deri sertleşmesini önler. Vücutta leke ve renk yapan kısmın oluşmasını önler. Tüm cilt hastalıkları için faydalıdır

BİOTİN B8: vitamini de denir. Hücre metabolizması, kan hücrelerinin beslenmesi, saç, deri ve sinirlere faydalıdır. Derinin sağlığı, kas ağrıları ve iştahsızlık için önemlidir. Dolaşım sistemleri ve cinsel bezelerin çalışmasına faydası vardır. Yağ ve şeker gibi gıdaların yakımı için gereklidir.

B6 VİTAMİNİ: Deri, saç, sinir gelişiminde rol oynar. Ana rahmindeki bebeğin oluşum ve gelişiminde çok gereklidir. Diş sağlığının korunmasında etkilidir. Kan hücrelerini arttırarak kansızlığın giderir, İnsülin ve adrenalin hormonlarının oluşmasını sağlar. Kolesterolün düşmesini sağlar. Vücudun direncini arttırarak kansere karşı korur. Romatizma, astım, diyabetlerde faydalıdır

B3 VİTAMİNİ: Bağırsakları çalıştırma, Sinir sistemleri düzenleme, Beyin fonksiyonlarını ayarlama; Bitkinlik, uyuklama, depresyon ve cildin sağlığını korumada çok faydalıdır.

Eksikliğinde çocuklarda büyüme durur. Pellegra hastalığı görülür.

B2 VİTAMİNİ: Beden biyokimyasında rol oynar, büyüme gelişmeyi sağlar. Enerji vitaminidir. Karaciğerin normal çalışmasında etkilidir. Kansızlığın giderilmesini, alyuvarların ve dokuların yenilenmesini sağlar. Ağız içi dil iltihabı, göz hastalıklarını önler. Migren, cilt hastalıkları ve ince bağırsak iltihaplarının tedavisinde çok faydalıdır 

MAGNEZYUM: Magnezyum hayati önem taşıyan mineralden belki de en önemlisidir. Vücudun kendisi bu minerali üretmediği için magnezyumun be sinler yoluyla alınması gerekir 

FOSFOR: Fosfor eksikliğinde iştahsızlık, halsizlik, kilo kaybı, huzursuzluk, gerginlik gibi ruhsal sorunlar yaşanır. Aynı zamanda eklem sertliği, kemik ağrıları, kemiklerin kırılganlığı ve duyu kusurları, büyüme yavaşlaması, kemik ve diş gelişimi geriliği gibi raşitizm benzeri belirtiler görülebilir; diş kayıpları, cilt sorunları ve eklem iltihapları ortaya çıkabilir. 

ÇİNKO: Büyüme ve bağışıklık sistemini güçlendiren, vücudun hastalıklara karşı direncini artıran bir mineraldir. Vücudun kendi kendini yenilemesi ve çeşitli görevleri için gereklidir.

Çinko eksikliğinin en önemli belirtisi iştahsızlıktır. Eksikliğinde saçlar dökülür ve vücut kılları kaybeder. Sedef hastalığı ve ciltte akneler sık görülür. Tat ve koku hissi kaybolur.

Gözde katarak oluşur. Erkeklerde erken prostat büyümesi görülür, yumurtalıkların gelişmesi aksar. Cinsel organ gelişmesi durur. İnsan organizmasının büyüme ve gelişme geriliği oluşabilir.

Ayrıca ergenlik çağında cinsel olgunluğa erişememe ,enfeksiyonlara dayanıksızlık ,,iştahsızlık ve kilo alamama, öğrenme ve dikkat eksikliği ,tat alma  duyusunda bozuklu siyah noktalar dermatit ,saçlarda incelme ve dökülme gibi cilt sorunları yaşanabilir. 

KÜKÜRT: Solunum sisteminin sağlıklı çalışmasına katkıda bulunur ve vücudun oksijen dengesini korur. Beyin fonksiyonlarının çalışmasını destekler. Saç, tırnak ve cilt sağlığı için gereklidir. Alerjik rahatsızlıklara karşı koruyucudur. Uyuz ve egzama gibi deri hastalıklarının tedavisinde kullanılır. Karaciğerin düzenli çalışmasına yardımcı olur ve safra salgılarını arttırır. B Grubu vitaminlerinin kullanılmasına yardımcı olur. Beyin fonksiyonları için gereklidir Oksijen dengesini sağlar .Bazı zararlı bakterileri öldürücü etkisi vardır. Kükürttün faydaları arasında yaşlanmanın belirtilerini azaltması da sayılabilir.

Kükürt eksikliği saçlarda zayıflık ve deride solgunluk görülebilir .Aşırı kükürt böbreklere zarar verir. İnsan vücudu fazla kükürt alması durumunda baş ağrısı, boğaz ve mide yanması, kusma gibi belirtiler gösterir. Ayrıca, alerjik deri hastalıklarına neden olur. Kükürt fazlalığı en çok astım hastalarını olumsuz etkiler. Sağlıklı saç, cilt ve tırnaklar için gereklidir. Oksijen dengesinin muhazafasına yardımcı olur. Bu da beyin fonksiyonları için çok önemlidir.

BAKIR Bakır eksikliği; bağışıklık sistemi zayıflamasına vücut direncinin azalmasına, güçsüzlük, kansızlık, sinir ve asabi bozukluklara, deride yara ve egzama gibi sorunlar ortaya çıkmasına yol açar.

Kalp hastalıkları ve kalp krizleri meydana gelir. Ayrıca, saç dökülmesi, iştahsızlık, ishal ve çarpıntı meydana gelebilir. Kemikler ve dokuların yapısı olumsuz etkilenir.

Bakırın aşırı dozda alınması, kanser riskini büyük oranda arttırmasının yanı sıra depresyon, şizofreni, bunaklık, hipertansiyon gibi ciddi zihinsel ve bedensel rahatsızlıklar meydana gelir     

                                   SEDEF HASTALIĞI:

 Kafa derisi, diz ve dirseklerde görülen; kırmızı renkli ve üzerinde sedefimsin beyaz pullar bulunan yaralara sedef hastalığı denir. Sedef, kalıcı bir deri hastalığıdır. Egzamadan tek farkı sadece karaciğerden kaynaklanmamasıdır Bir kaç döküntü ile sınırlı olabileceği gibi bunun tam tersi bir şekilde vücutta geniş alanları tutabilir. Sedef, kadınlarda erkeklerden biraz daha sık görülür. Çoğunlukla 15-35 yaş arasında ortaya çıkar. Sedef hastalığının sebebi tam olarak bilinmemektedir. Sedef bulaşıcı değildir.

Sedef sıklıkla açık kırmızı renkli lekeler şeklinde başlar. Zaman içinde genişleyerek üzerinde pullar görülür. Diz, dirsek, kasıklar ve cinsel bölge, kollar, bacaklar, avuç içi ve ayak tabanı, saçlı deri sedefin sık görüldüğü alanlardır.

Doğal güneş ışığının sedef üzerine olumlu etkisi vardır. Ancak yanacak kadar güneşlenmek sedefi alevlendirebilir. Kış aylarında nem oranının azalması derinin kurumasına ve kaşınmasına yol açar. Kaşımak da sedefi alevlendirebilir. Bu nedenle nemlendirici krem ve merhemlerin kullanılması gerekir.

Sedef hastalığına yatkınlık ebeveynlerden çocuğa geçebilir. Ancak bu çocuğun kesin sedef olacağı anlamına gelmez. Sedefe yatkınlığı olan kişilerde psikolojik stres ve sıkıntılar sedefi başlatabilir veya var olan sedefin artışına yol açabilir. Sedefin kesin tedavisi yoktur.  

Bitkisel Tedavi: Bitkisel tedaviden önce mutlaka bir doktora başvurulmalıdır. Nemlendirici kremler pullanmayı azaltır, ölü hücrelerin atılımını kontrol altına alır ve kaşıntıyı azaltır. Bazı nadir hastalar dışında diyet yapılması sedef hastalığında fayda sağlamaz.    

                                            VİTİLOGO  

Deriye renk veren pigment hücrelerinin ölümü ve kaybı nedeniyle oluşan, halk arasında ala, baraş, ebreş denilen cilt hastalığıdır. Karaciğerin kanı temizlememesi ile de ortaya çıkabilir. Derinin rengi gider. Büyük beyaz lekeler olur. En çok yüz, dudaklar, eller, kollar, bacaklar ve cinsel organlarda görülür.

Sabır isteyen ve psikolojik destekler alınarak uzun bir tedavi süreci gerekir. Mutlaka bir uzmandan yardım alınmalıdır. Bu kitaptaki teste bakarak doğru tespit yaparsanız, kullanım rahatsızlıklarınız varsa onları da gözden geçirerek önerilen tedavileri uygularsanız çok şeyin önüne geçersiniz.

Ailede gelen ağır psikolojik sorunlar, stresler, aile kaybı, deprem doğal afetlere uğrama, ailevi sorunların çocuğa yansıması da beyaz leke sebep olabilir.

 Bu hastalığın şifası mümkündür. Tavsiye edeceğimiz bitkiyi kullanın bu hastalığı yenersiniz. beyaz leke tedavisine geçmişte yaşadığınız sıkıntıları ve hastalığı yenemeyeceğiniz konusundaki karamsarlıkları unutarak başlamalısınız.

Yaşadığınız depresyonu, karamsarlığı ve stresi yenmeniz için kedi otu, lavanta karışımını veya kedi otu kapsülünü tavsiye ederiz.

Melami’n pigmenti ve melalin hücrelerinin yenilenmesi için kuşburnu öksesini kullanırsanız hastalığınızda iyiye doğru bir değişme seyrettiğini göreceksiniz.

Kan dolaşımını dengede tutan kuşburnu öksesi zona (gece yanığı) pelega hastalıklarında hücre yapımı için faydalanılabilecek en önemli bitkidir. (Laborant ve biyokimyacılar kuşburnu ökse otunu çok iyi incelerlerse tüm insanlığa hizmet edeceklerdir.)

Kanı temizleme bitkilerinden yapılan çaylar bol bol içilir. Kayısı, üzüm, incir, enginar, kereviz, havuç, domates, lahana, pırasa, şeftali bol yenir.

Çörek otu, kebabiye, anason, hazanbel, mürver, havlican, zerdeçal, keten tohumu, çam poleni, saf arı sütü, üzüm suyu ve yoğurt da alınabilecek şifalı bitkilerdendir. Keten tohumu kürü de faydalı tedavi yöntemlerindendir.

Evin için pelin, lavanta ve kekikle tütsülenir. Su buharı tütsüsü yapılır: Okaliptüs, nane, greyfurt, limon yağları... 10 damla damlat. Tütsü yap. 10 günde bir yapılırsa faydası görülür

-Site menusun de ökse yi okuyun az yar dinci olacaktır.

Yapılmayacaklar: sigara, alkol, asitli içeceklerden uzak durmak ve (teste bakarak) çamaşır suyu, deterjan, tiner metal namına bir şey kullanmayın. Yemeklerinizi güveçte pişirmeye, tahta kaşık kullanmaya dikkat edin. Perhize dikkat ederek yukarıdaki bitki kürlerini kullanırsanız 6 ay içerisinde şifasını görürsünüz.  

                                        ZONA HASTALIĞI

Daha çok yaşlılarda görülen bir cilt hastalığıdır. Çocukluk çağında yaşanan suçiçeği mikrobunun sinirlere yerleşerek yıllar sonra vücudun savunma sistemi bozmasıyla ortaya çıkan bir hastalıktır. Daha çok sırt ve göğüs bölgelerinde, nadiren bel, boyun ve baş bölgelerinde görülür.

Dokunmayla artan aşırı ağrılar ve yanma olur. Halsizlik ve ateşe sebep olabilir. Gerekli tedavisi yapılmazsa vücutta önemli hasarlara yol açabilir. Baş bölgesinde ortaya çıkan vakalarda körlüğe sebep olabilir. Zona hastalığı kas güçsüzlüğü şeklinde ortaya çıkan sinir sistemini etkileyen felçlere de sebep olabilir.

Bitkisel tedavi: Klinik vakalar ama güneş ışınları ve diğer hastalıkları yardımcı olursanız testeki sebebiyet getiren unsurları azaltırsınız. Dıştan antıseptik ilaçlar kullanılarak; bol besleyici, B1.B6 vitamini içeren gıdalardan alınarak atlatılır. Şayet hastalığa sebep olan virüsleri ortadan kaldırmazsanız hastalık yeniden ve kolaylıkla ortaya çıkacaktır.

Lahana yaprakları ezilir, lapa haline getirilerek günde 4 defa yenir.

Vücut sirkeli suyla yıkanır.

Ağrıyan yerler badem yağıyla ovulur.

4 kaşık suya 4 kaşık erimiş kuşburnu konarak 30 dakika kaynatılır. Nöbet şekeriyle tatlandırılarak günde üç defa birer bardak içilir.

"10 gün stressiz bir ortamda vücut kendini yenileyecek ve kısa zamanda kurtulacak"…  

                                             ÇIBAN

Çıban saç dibinde veya yağ bezinde başlayan bir cilt enfeksiyonudur. Çıbanlar daha çok koltuk altında, sırtta, oturulan yerlerde ve baldırda görülür. Çeşitli büyüklükte olabilir. Şeker hastalıkları, bağışıklık sistemi sorunları, kötü beslenme, ildi tahriş eden kimyasallara maruz kalma ve kötü temizliğe bağlı olarak ortaya çıkar. Çıbana sebep olan aslında bir bakteridir.

Cilt ilk başta enfeksiyon olan kısımda kızarır, ardından kabartı oluşur, bir süre sonra beyaza dönüşür ve iltihaplanır. Çıban patlayıp cerahat dışarı akınca ağrı azalır. Enfeksiyonlu bölge yara iyileşene kadar günde iki üç kez temizlenmelidir. Çıban büyükse mutlaka doktora başvurulmalıdır.

Bitkisel Tedavi: Soğan, sarmısak ezilip, kına ve zeytinyağıyla karıştırılıp çıbanlara bağlanır. Site menusun de premix okuyun.

Bal ile un karıştırılıp lapa hâlinde çıban üzerine konulduğunda çabucak olgunlaştırıp iyileştirir.

                                        BERE ve MORARMA

İncil me ve burkulmalardan kaynaklanır.

Soğan, az maydanoz ezilir, (mümkünse kıyma makinesinde çekilir) az tuz ve zeytinyağıyla karıştırıp bezenin morartının üzerine bağlanır. 2 gün bağlı kalır. Şişi ve ağrıyı alır, morluğu dağıtır Muz kabuğu ile beraber ezilip bağlanır.

                                         ÇİÇEK HASTALIĞI

Çiçek hastalığının nedeni virüstür. Solunum yoluyla geçer. Hastada halsizlik, ateş, baş ağrısı kusma görülür. Kırmızı başlayan çiçek hastalığında deri döküntüleri olur.

Bitkisel Tedavi: Çörek otu öğütülüp balla macun yapılıp günde 3 kere birer tatlı kaşığıyla yenir.

Gül çiçekleri kaynatılıp soğutulur, cilde pansuman yapılır.

Zeytinyağına sirke katılıp yenir.

Çam sakızı, antep fıstığı öğütülüp balla macun yapılıp günde 3 kere tatlı kaşığı ile yenmeye devam edilir.

Hurma, salatalık, muz yenmeye devam edilir.

Kekik kaynatılıp balla tatlandırılarak birer su bardağı içilmeye devam edilir.

  

DEVAM EDECEK

 

Bu sitede yer alan yazıların tümü, bilgi edinmek isteyen ziyaretçiler için hazırlanmıştır.

Bu bilgiler, hiç bir zaman hastalık ve diğer sorunlara yönelik teşhis ve tedavi amaçlı olarak kullanılmamalıdır..

Doktor  diyetisyen ve herbalisler tarafından yetkili eczacılar güvenilir ,yanında bitki aromatik okul mezunu veya kimyager çalıştıran, izni alınmış aktarlar tarafından güvenli şekilde kullanılmalıdır.

Sitede yer alan yazıların her türlü kullanımı ve uygulanması sonucu doğan hukuki, ahlaki,  mesleki, sağlık ve yaşamsal sorunlar sadece  bu eylemi gerçekleştiren kişilerin    sorumluluğundadır 

Bunlardan dolayı ortaya çıkabilecek hiçbir sorundan site ve yazarları sorumlu kılınamaz.

 

  

                                                                              saklisifa@gmail.com

                                                       premix12345678@gmail.com                                                                   saklisifapiriiworld@gmail.com

  

NOT:KAN BİLGİLERİNİZİ BİLMEDEN BİYOKİMYANIZI TARAMADAN,ARAŞTIRMACI DOKTORUNUZA, AKTARLARA DANIŞMADAN BİTKİ VE BİTKİ TÜRLERİNİ KULLANMANIZ TAVSİYE EDİLMEZ.

https//Ziyaret istatistiği
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam189
Toplam Ziyaret1044493
https://Döviz Kuru
AlışSatış
Dolar5.53595.5581
Euro6.13716.1617
https://Hava Durumu
Anlık
Yarın
25° 28° 13°