SAKLI-ŞİFA
Global iletişim
Saklı-Şifa bünyesinde dergi, kitap ve gazete gibi yayınların basıma hazır hale getirilmesi global iletişim ağları aracılığıyla sağlanmakta ayrıca film televizyon ve radyo programlarının yapım hizmetleri sunulmakta kurumumuz çatısı altında sağlık kurutulmuş bitkiler premiks liyofilizasyon ve distilasyon üzerine araştırma ile bilgi sunum hizmetleri de yürütülmekte”Türkiye’de ve dünyada markamıza ait”hiçbir fiziki satış veya yayın kuruluşu bulunmamakta”karşılaşılan isim benzerlikleri”kurumumuzla bağlantılı olmayıp”yapay zekâ sistemlerinin hatalarından ve açıkların dan”yararlanan bilgi kirliliklerinden kaynaklanmakta markamızın bu tür yetkisiz durumlarla hiçbir bağı yoktur.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.
ÖNEMLİ YASAL UYARI VE KAMUOYU DUYURUSU
14 YILDIR kesintisiz yayın yapan SAKLI-SİFA GLOBAL İLETİŞİM platformunun kurucusu SELÇUK UYSAL olarak internet üzerinde sosyal medyada veya fiziki dünyada hiçbir ticari mağazam ürün satışım bayiliğim ya da ortaklığım eş kardeş satış yerleri KESİNLİKLE YOKTUR bu web sitesi sadece bilgi ve iletişim amaçlıdır.
Yüksek ziyaretçi trafiğimiz fırsat bilerek adımızı logomuzu ve sitemizin içeriğini taklit eden şahsımın imaji üzerinden haksız kazanç sağlayan firmalar tespit edilmiştir
Ziyaretçilerimiz “bizden alışveriş yaptığını sanarak“aldatılması açıkça suçtur ismimizi ve emeğimizi izinsiz kullananlar hakkında”dürüstlük kuralına aykırı haksız rekabet ve karıştırılmalı iltibas yaratma suçu ve isim ve kişilik haklarının ticari amaçla ihlalı” vede emeğimiz üzerinden haksız kazanç sağlama nedenleriyle hukuk mahkamelerine nezdinde yasal yasal süreç ve tazminat davaları açılaçaktır ve de süreç başlamıştır
Değerli takipçilerimizin mağdur olmaması ve dolandırılmaması için adımızı kullanarak satış yapan sahte mağaza ve internet sitelerine kesinlikle itibar etmeyiniz tek resmi yasal ve güvenilir iletişim kanalım sadece bu web sitesidir
Saygılarımla Selçuk uysal Saklı-sifa
Ben Saklı-Şifa Çoban Selçuk Uysal.
Şimdi bu dünyanın halinden ziyade, insanlığın haline hep birlikte derin bir göz atalım.
ÖNCE ŞUNU HERKES ÇOK İYİ BİLSİN VE ZİHNİNE KAZISIN
Ben vatanın, devletin ve insanlığın "savunulmasına" karşı değilim! Tam aksine, savunma insanlık için, geleceğe köle olmadan yürümek için en temel gerekliliktir. ANCAK BENİM MÜCADELEM
Kan döken, insan öldüren, lobilere pazar yaratan o eski vahşi silah tüccarlarıyladır! Bizim savunmamız can alan bombalarla değil, istilaları daha başlamadan durdu ran dijital bilgi savunmasıyla, yüksek teknikle, siber zekayla ve akılla yapılmalıdır. |
|
09.07.2026 |
|

Sayı :4950
Yıl:19 yıldan beri
"Okuyanlara okuyamayanlara ve tüm insanlığa "
BİSMİLLÂHİRRAHMÂNİRRAHÎM
"ÇAĞ MODERN, GAFLET KADİM MASKELER YENİLENDİ AMA NEFİS HÂLÂ AYNI."
Bizler bu dünyaya saf, temiz ve yüksek bir ahlakla geldik. Bölüşmenin, sevginin ve saygının bereket olduğu o güzel, eski günleri ne çabuk unuttuk unutturulduk.
Adına "modern çağ" dediler; imkanlar arttı ama nefisler doymak bilmedi gönüller körleşti,hırslar büyüdükçe ahlak küçüldü.
Bu mübarek bu günden olacaksa yarına geçeniz gündüze eşit doğam güne modern dünyanın sahte ışıklarından sıyrılıp özümüze, o temiz fıtratımıza dönmeye vesile olsun.
Rabbim bizleri gafletten ve doyumsuzluktan korusun geleceğiniz bereketli günler, sağlıklı huzurlu yollarınız daima hakikatin ışık yolu olsun.
Geçe gündüz akan anlar mübarek, tevekkülümüz daim olsun.
Saklı Şifa / Çoban Selçuk Uysal
BİSMİLLÂHİRRAHMÂNİRRAHÎM
(RAHMAN VE RAHÎM OLAN ALLAH'IN ADIYLA)
HAFTANIN TEVEKKÜLÜ: İNSANLIĞIN AYNASI VE BÜYÜK ÇÖKÜŞ
"Biz yeryüzüne saf, temiz ve ahlaklı geldik; fakat nefsimizin karanlığında kendi kıyametimizi hazırladık."
ÖZDEN KOPUŞ: DOYUMSUZLUĞUN ASIRLARI
İnsanoğlu bu yeryüzüne tertemiz bir fıtratla, yüksek bir ahlakla ayak bastı. Ancak zaman geçtikçe, dünya nimetlerini "hep benim olsun" hırsıyla yağmaladı; nefse gömüldü ve doyumsuzlaştı. Ahlak düzeni altüst oldu, insan "ne oldum delisi" bir mahluğa dönüştü. Asırlar asırları kovaladı; ne anne tanındı, ne baba... Son asırda ise tüm insanlık nefret kuşanıp birbirine girdi. Özellikle son 150 yılda kin, kibir ve kapris hayatın merkezine oturdu.
DİJİTAL ÇAĞ: KÖTÜLÜĞÜN YENİ AYNASI
Son 25 yılda ise asrın dijital gücü, akılalmaz bir boyuta ulaştı. Dijital teknoloji, aslında insanoğlunun bugüne kadar yaptığı her şeyin bir aynasıydı. İnsanlık bu muazzam buluşu, bir kurtuluş ve iyilik vesilesi yapmak yerine, kendi kötü halini besleyen bir silaha dönüştürdü. Dijital çağ, içimizdeki kötülüğü ve doyumsuzluğu daha da azdırdı. İlk zamanların o saf iyiliğinden kopuldu ve kötülüğe devasa yollar açıldı. Nefsin bu son doyumsuzluğu, zincirleme bir çöküşü başlattı: Önce ailede ahlak yok oldu, sonra mahallede, kasabada, ilde ve nihayetinde uluslarda...
GÜÇ SAVAŞLARI VE ZULÜM SALTANATI
Gücü eline geçiren uluslar, bu gücü bir koz olarak kullandı. Toplumları önce yapay savaşlara, sonra parçalanmaya ve en nihayetinde soykırımlara sürüklediler. Kendi içlerindeki tahtlar ve saltanatlar bozulmasın diye, herkes bir "yer kapmaca" oyunu oynamaya başladı. Güç sahipleri yerlerini sağlamlaştırmak için kendi halklarına zulmetmeye başladılar. Herkes temelini bu bozuk düzen üzerine kurdu ama hiç kimse anlamadı, anlamak istemiyor: İnsanlığın yok olma günü hızla yaklaşıyor!
MASA BAŞINDAKİ KİBİR: ÇÜRÜYEN ADALET
Bu kaybolan ahlak, nihayetinde devletin damarlarına kadar sızdı. Görev bilincini kaybeden işgüzar memurlar ve görevliler, kibir ve kaprislerinden başlarını kaldırmaz oldular. Halkın haklarını korumak, vatandaşa hizmet etmek hepten unutuldu. Oysa o kanunlar, masa başında oturup "bir yönetim gitsin, öbür yönetim gelsin" diye keyfe göre uygulansın diye çıkarılmadı! Kanunlar, dürüstçe yaşayan insanın hakkını korumak için vardır.
Bugün ise görevliler kanunların arkasına saklanarak dürüst insanları mağdur ediyor, hakkı olmayana pay biçiyor. Ailede başlayan ahlaksızlık, kamusal alanda zirveye ulaşıyor. Doğruluğu, dürüstlüğü ve paylaşmayı unutanlar; yalanın, yalakalığın ve nankörlüğün yolunu seçtiler. Kendilerini kanundan üstün görenler, toplumu çürütüyor.
SERT VURGU VE TEVEKKÜL: KUL PLAN KURAR, KADER YAŞAR!
Ey insanoğlu! Unuttuğun, arkasını döndüğün o ahlak, bir gün senin de sonun olacak. Sen masa başında hakkı çiğnerken, sen dünyayı yutmaya çalışırken ilahi terazi asla şaşmıyor.
Bizler insan oğlu insanlar bu çürümüşlüğün içinde dürüst kalmaya çalışanlar olarak, nefsimizi bu kirlilikten korumakla mükellefiz. İyiliği yaymak, kötülüğe set olmak insanlık borcumuzdur. Şer odakları ne kadar güçlü görünürse görünsün, mutlak güç sahibinin karşısında hepsi birer hiçtir. Biz vazifemizi dürüstçe yapacak, doğruyu haykıracak ve gerisini O’na bırakacağız.
Allah, tüm insanlığa akıl ve basiret versin; bizlere içimizdeki ve dışımızdaki karanlığa karşı doğru yolu seçtirsin.”Amin”
Saklı Şifa / Çoban Selçuk Uysal
HAYIRLI GECE VE GÜNDÜZÜNÜZ OLSUN.
"Doğa dilsiz değildir toprak yalanı kusar, evren ihaneti fısıldar" insanların birbirini ezerek kazandığını sandığı, aslında ruhunu kaybettiği bu bencil çarkın dişlisi olmayı reddeden vicdanını beyaz bir önlük gibi temiz tutan tüm ruhlara selam olsun.
Şifa sahte duvarların arkasında saklanmakta değil, toprağa, vicdana ve hakikate dönmekte dir.
Taşların şahitliği, ağaçların fısıltısı ve temiz bir vicdanın duası üzerimize olsun geceniz, gündüzünüz ve de geçmişlerinizin ruhları mekanları cennet ve her bir gününüz bolluk, bereketli ve mübarek olsun."Amin"
Allah Tanrı de zikret
Saklı-şifa Selcuk uysal
ÖNEMLİ KAMUOYU DUYURUSU
BU SİTEDE HİÇBİR SATIŞ VE TİCARİ FAALİYET YOKTUR
ZAMAN ZAMANLARIN İÇİN DE SAKLI-ŞİFA İLE BİR YOLCULUK
Bu sayfalar ve yazılar bölümler “67 yılın” içinde “52 yılı” kapsayan günden ve yaşam öykülerinden süzülmüş ve insanın iç dünyasına dair izleri taşıyarak birikimleri de izleri ni taşır.
Saklı-şifa dergi kitap ve gazeten gibi yayınların basıma hazırlanması ve bunları okuyu culara ulaştırılma sı buluşturması kadar sürecinde bir yelpazede hizmet veren hizmet sunan bir oluşumdur
Amacım bilgi ve bilinci global iletişim ağları aracılığıyla paylaşmak filim televizyon ve radyo yapımlarıy la bu bilinci görsel ve içsel dünyaya taşımak ile global iletişim ağları nı hakikati bilgiyi ve bilinci ulaştırmayı amaçladığı gibi de imkanlar el verdiği sürede filim televizyon ve de radyo programlarıyla da yaşam elverdiği süre için de geleceğe daha da aktif rol ve yol alarak aldırarak bigiyi yanlızca yazıyla değil görüntü ve sesle de geleceğe yaşatmak.
Gene bünyesin de premiks liyofilizasyon damıtma ve destilasyon gibi alanlar da bilgi paylaşım hizmetleri sunulmakta her çalışma doğanın gizli şifresini çözmek ve insanla doğa arasındaki dengeyi yeniden kurmak arzusuyla yapılırken doğanın el değmemiş sırları insanın anlayışına taşır.
Zaman uzun sandığınız bu yaşamda eğer “24 saat yaşayan bir sinek”kendi ömrünüzü kıyaslayabilseydik hayatın bir “göz kırpması”kadar kısa olduğunu anlardık yine de insan hep yarınları bugüne ekleyerek yaşar”peki ya sonra”sonrası sessizliğiişte insannın en çok düşünmekten kaçtığı kapıdır.
Bugün hiçbir yerde saklı-şifa’ya ait resmi satış noktası veya şube bulunmamaktadır ne yazık ki bazı kişiler “aynalı kaşık “misali sanal ortamlarda taklit ve dolandırıcılıkla insanları yanıtmaya çalışmaktadır
Kimileri de tıpkı “balinanın sırtında yaşayan asalak balıklar “gibi başkalarının emeğine tutunartak var olmaya var olduğunu sanır ve çalışır ama sonunda ise o balinanın yok oluşuyla kendilerini de sığ sularda kaybolurlar ve gene bazen balıklar sığ sulara bali nayı çekerken sonrası sığ sularda nefes alamayan ve de sensorleri yön bulamayınca yok olur “arkadan gelen küçüklerinde akıbeti ise zaten bellidir” ve aynı şekilde”doğa adaletini”asla bırakmaz hatayı da hiç kabullenemez bir dengedir.
Hayat bazen nefisle yapılan bir mücedele ile yer alır bazen insanın nefsiyle yürüdüğü uzun bir savaşın adıdır.
İnsanoğlu tarih boyunca doğada ki diğer canlılar gibi “çıkar fırsatr ve doyumsuzluk tuzağına düşmüş doymak bilmezlik girdabında”ders sınav hazırlık”için sınanmış olur.
Kibir ve kapris aklın bahşedildiği insana yakışmayan bir gölge bir zincir olmuştur bu zinçir devasa balinalar büyük balıkları gibi güçlü görünen ama sonunda kendi ağırlığı altında yok olan aynı “zayıflık”insanllığın içinide”zamanla kemiren”gelişimler ve bu şekilde insanlığın hikayesini de taşır
Evet bir gün zamanın geldiğinde ebediyete göçüp “yaratan’dan bir şans daha istersen ve veya hatalarımı telafi edeyim “diye yakaracaksın fakat o sonsuz sesten gelen cevap belki de şu olacak ”sana bir can daha versem bile uyandığında yine bunun bir rüya olduğunu sanırsın ama insana “fırsat “hep yaşarken defalarca verilmiştir “gidince değil”
İyiliği kelimelere dökmek kötülüğü karşı en”güçlü silahtır”her kelime”bir sırdır”her çüm le saha da bir strateji”her yazılan”her cümleler sabırla örülmüş”bir direniş”olurken bazen korku düşmanın”en büyük silahı”olur
Ne varki korku korkunun”en derindeki korkusuzluk ”ise düşmanın üzerine yürüyen ayrı bir cesarettir
Bilki düşman ne kadar güçlü görünürse görünsün kelimelerin ışığıyla bazen en güçlü düşmanı bile”diz çöktürür”kelimeler doğru elde tutulduğunda”saha da savaş meyda nında”her zaman eşit olur olunur.
"Allah Tanrı de zikret" saklı-sifa.com Çoban
Selcuk uysal
BİR BEDEN ANATOMİSİ VE YAŞAM BİYOGRAFİSİ
Yaşam biyografisi aslında her gün yeniden yazılan bir yolculuktur sitedeki tarihler bölümünde her gün anasayfada güncellenen yazılar geçmişle geleceği birleştiren bir ayna gibi yer alır yazılar tamanlandı ğında sonrasında site menisündeki ilgili bölümle re 20 yıllık ve 67 yıllık tercrübelerin birikimiyle yazılmış notlar olarak aktatılır.
Her gün yazılan içerikler bölüm seçilmese bile “Tarihlerde ne saklı“saklı-şifa kısmına da düşer günün sonunda “01 -10 “geçmişin aynası olan bu bilgiler insanın tarafsız oluşunun diliyle ana sayfadaki ilgili bölümlere aktarılır gene yazılmayan geçmiş notlar gene eski yazılar ise yine menüdeki ilişkili alanlara ve gerektiğinde arşivlere yönlendi rilir.
Bu yazılar eğrisi doğrusuyla silinmeden korunan yaşanmışlıkların bir kaydıdır insanlık doğanın ona verdiği biyolojik birleşimlerin içinde kendi tohumlarını eker fakat her sefe rinde yeniden hataya düşmeyi de başarır.
Bu dünyada yaşarken”insanlık için ne yaptın sorusu”zamanın için den gelir ve”yarın ne yapacaksın”ayrı bir soru ile eşleşir
Geçmişte de bir“yarın“vardı bugün de var bu gün telafisi münkündür fakat yarınların bir gün geleceği nokta da telafisi olmayan bir yola giresin orda artık “yarın “yoktur.
İç içe geçmiş yolların bazıları”dikemli bazıları zehirli”olsa da kurtuluşun ilacı bazen tam da onların içinde saklıdır
Peki hazır mısın bu dünyada yaşarken yeniden sorulacak “insanlık için ne yaptın”dün vardı bu gün var fakat yarınların bir yerinde artık dönüş yoktur bu hayata tıpkı“anne kapsülünün“karanlkığında geldiğin gibi ölümlede”beden kapsülünü bırakıp”ruhun ebedi yolculuğa yeni bir kapsülle yola çıkacaktır.
Sonrası olmayan henüz yazılmamış zamanlarını düzeltmek için”bir göz kırpması kadar”kısa bir vaktin olabilir zamanın içinde senden önce gelenleri ve senden sonra gelecekleri orada göreceksin “sen ne zaman geldin” sorusunun bile önemi kalmaya cak”kainatın gizemi”ister inan ister inanma hep olacak.
Sözcüklerin gücünü anlamadan insanların gücünü anlayamazsın kendi gücünden şüphe edersen şüphelerine güç kazandırırsın bilki”korkunun korkusu korkusuzluk tur”insan insanlık yine de hayat boyunca birçok şekle bürünür.
Allah Tanrı de zikret ki”görünmeyen görünümleri görebilesin”kin öfke seni yaratan’ dan uzaklaştırır sabır ise açlıktan açıktan ve ölümden korkmayanlara bir zırh olur ve musibetlerden korur.
Okyanusta rüzgarı ararım”bir rüzgar bulursam”yelkenleri açar yol alırım fırtınalar boralar dev dalgalar yolumu kapatsada girdap beni çekmeye çalışsada bir gün mutlaka”özgürlük ve eşitliğin”kıyısına ulaşırım o gün yakaladığım rüzgarın günüdür.
İşte insanlık ve doğa biyolojik birleşimler insanlık doğanın bir parçası olarak biyolojik birleşimlerle beden anatomisi ve de yaşam biyoğrafisi geçmiş ve gelecek yaşamın yaşamların içinde şifa ve kurtuluş gene özgürlük eşitlik zamanın değişim döngüsünde kendi gerçek yolculuğunu sürdürür ve sürdürecek.
Korkanların”korkuları” artık insanoğlunun “özgürlük ve eşitlik” gibi yüksek”idealler”bu yolculuğun”nihai hedefleri”olabilirken bir gün “özgürlüğe ve eşitliğe”ulaşmak insanlık adına en “büyük zafer” olacak işte o zaman “korkanlar” saklanacak yer bulamayacak.
Allah Tanrı de zikret Saklı-şifa Çoban
Selcuk uysal
ÇARK VE DİŞLİ DÜNYA DEV BİR ÇARK GİBİ DÖNÜYOR
İnsanların çıkardığı dönüşüm yasasında ise dünyayı da kaosun bilinçli olarak ”üretildiği”bir düzen şekli alırlar
İçindeki insanları ise sadece kendi çıkarları için çalışan küçük bencil dişliler olarak görerek güçleriyle dünyayı ele geçirmeye sadece kendilerine hizmet eden sistemler kurmaya çalışıyorlar ancak unuttukları bir şey var”ne kadar ben benim" deseler de hep aynı eski makaranın dönen köleleridir.
KISA VE SERT ÖZET
Dünya dev bir makine görüyorlar insanlar sadece çıkarcı dişliler görerek sistemi ele geçirdiklerini sanırlar aslında aynı çarkın içinde nefsin kölesidirler ama hepside kendi sonlarını”ürettiklerini”görmezler.
ÇARKIN DİŞLİLERİ VE ONURLU BİR ÖMÜR
67 yıllık ömür yolculuğumda bir kez daha çok net anladım ki eğer bu çarpık sistemin bir dişlisi olmayı kabul eder, ona buna dalkavukluk yaparsanız, sizi sadece boynu bükük bir köle gibi hayatta tutarlar.
Oysa mesleğine ve hayatına ihanet etmeden, dik, dürüst ve onurlu bir duruş sergileyenler, kula kul olmaz yalnızca Yaratan’ın hikmeti ve lütfuyla yaşarlar
Ne yazık ki hem geçmişte hem de bugün, insanların koyduğu kanunlar sadece kâğıt üzerinde kalıyor.
Çarkın dişlileri arasında sıkışan kitleler ise ne yazık ki modern bir esaret hayatına mahkûm ediliyor.
İnsanlığın kaybolduğu, sahte ve yapay bir düzende yaşatılıyoruz ancak vicdan gözüyle bu gerçekleri görüp, kalbimizle ve aklımızla bu oyunları boşa çıkarabiliriz.
Sahte görüntülerle örülü bu yalancı dünyadan yüzümüzü çevirip sadece Allah’a yöneldiğimizde, işte o zaman gerçek huzura ve sağlığa kavuşuruz.
Yalnızca O’nu zikredin, O’na sığının. Çünkü kuluna her an nimet, şifa, hikmet ve rızık veren yalnızca O’dur.
Saklı Şifa / Çoban Selçuk Uysal
DÜNYA KAOSUN BİLİNÇLİ OLARAK ÜRETİLDİĞİ BİR DÜZENDİR
Bu dünya kaosa sürüklenmedi kaos bilerek planlanarak ve yönetillerek üretildi büyük güçler daha büyük olmak için değil çöküşlerini ertelemek için saldırır güçünü kaybet mek üzere olan imparatorluklar yıkılmamak adına başkalarını yakar.
Garnizon devletler ileri karakollar ve vekil yapılar üzerinden savunmasız ülkeler seçilir bu saldırılar “barış demokrasi ve de güvenlik “kelimeleriyle süzlenir fakat gerçekte yapılan çıplak bir yağmadır.
Asıl “gerçekler yasası dan kopmuş” yapay çıkartılan gerçek yasasıymış gibi gösteri len“yüze şöyle bakarsak” güçlü olduğu sanılan devletler ise yanlızca vitrin vitrin içinde duran ise bir manken “asıl kararlar” seçilmişlerin değil seçilmeyenlerin masasıda alınır.
Küresel sermaye silah petrol endüstrisi enerji karterleri şirket bankalar ve borç meka nizması devletleri yöneten gerçek iktidarlardır yanı “emperyalizler ve de kapitalisler” ve bunlarla birlikte“feodal yapılar önderler tarikatlar“alt altta sıralanmış yapılaşmalar.
Bu ana yapı ve yapı yapılaşma varlığını sürdürebilmek için dünyanın üzerine bir kaos sofrası kurar ve de kurarlar çünkü düzen barışla değil krizler beslenirler.
Bu sofrada “ülkeler eşit değildir” bazıları tabaktır bazıları yemektir halkların onuru sınırlar değerler ve hayatlar bu sofrada pazarlık unsuruna dönüşür “insan hakları” yanlızca gerektiğinde hatırlanır “demokrası ise çıkar bittiğinde rafa” kaldırılır .
Sofranın devamı için ülkelerin içindeki iş birlikçiler devreye sokulur bunlar gücü kurumsallaşan halkı oyalayan ve kaosu normalleştiren yapılar ve “bu yapılar ülke için de yerli üretiçiler”dir.
Siyaset artık halk için değil halk üzerinde yapılır seçimler sonuç üretmez yanlızca yön değiştirir ve her ülke içinde kurumlar kuruluşlar medya bunlar gerçeği görseller gerçe ği değil algıyı taşıyarak yapılaşmayı taşır ve kirizler çözülemez yönetilir şelkli yer alır “çünkü çözüm ve planlananların düzenin sonu olur”
Artık her kes sahadadır ama oyunu yazan başkaları herkes de oynar sonuç ise kazananlar baş aktörler hep aynı ve bu düzen bir sona gitmez bilkerekte sonlandırıl maz çünkü bu sistemin varlık nedeni kaostur bilinmelidirki “kaos biterse bu yapılaş ma bu düzen çöker” hiç düşüne bilirmisiniz çöktüğünü
Şimdi “empati” yap bir kuyu içinde “sadece insanlar” var çıkmak için “ne yapardın”
Allah Tanrı de zikret
Saklı şifa Çoban
Selçuk uysal
KARA İLKLİMİN DE“SERA VARİL SOBA ISI”DOĞU ANADOLU BÖLGELERİ ENVİDA-S SAKLI-ŞİFA
Yeni bölümler site de okumak isterseniz
KARA İLKLİMİN DE”SERA İÇİ PERDELEME BAĞLAMA ”ANADOLU BÖLGELERİ ENVİDA-S SAKLI-ŞİFA
Yeni bölümler sitede okumak isterseniz
BİYOLOJİ HAVUZLARI İLE OTOMOSYON SAVUNMA SAVAŞ SAKLI-ŞİFA
ATMOSFER DEĞİŞİMİ AÇIL KOD RENGİNİ KENDİN SEÇ
İNSANI KIZDIRAN AMA KABAHATİ KENDİNDE OLAN BİR BEDENİN ANATOMİSİ
Tıbbi ilaçlar da doğanın şifalı kaynakları da eğer bilinçsizce ve rotasız bir şekilde kullanılırsa, şifa vermek yerine büyük bir zehire dönüşebilir yaşadığımız sağlık sorunlarında suçu ne doktorlarda ne de ilaçlarda aramalıyız çoğu zaman en büyük hata verilen o şifaları yanlış kullanım tercihleriyle, zamansızlıkla veya aşırı tüketimle kendi eliyle zehire dönüştüren insanın kendisindedir.
Bilin ki bir beyaz önlük gördüğünüzde tansiyon artar bu bu”beyaz önlük hiper tansiyon” beyin böyle algılar çünkü böyle gördünüz ve böyle büyüdünüz doktor korkusunu.
Bir dostunuz, bir çınarınız olarak yakın zamanda bizzat yaşadığım ve ders çıkardı ğım bir deneyimi, tüm insanlığa rehber olması için buraya not düşüyorum:
SAAT 11:00 HALSİZLİĞİNİN GERÇEK NEDENİ NE?
Sabah saat 06:00'da yataktan son derece dinç ve enerjik kalkıyordum. Ancak saat 11:00 civarında üzerime ağır bir halsizlik ve uyku hissi çöküyordu. Akşama doğru ise bu ağırlık kalkıyor, vücudum yeniden canlanıyordu. Tansiyonumu ölçtüğümde ise değerler cihazda "normal" (12/8 veya 11/7) çıkıyordu.
Değerler normalken bu halsizlik nedendi cevap, bedenin anatomisinde ve ilaç zamanlamasında saklıydı bakkım yazdığın bedenin 24 saat hareketine hani derler ya terzinin paçası sokuk olur aynı o durum.
İLACIN KANDA ZİRVE YAPMA SAATİ
Sabah aç karnına alınan tansiyon ilaçları, alındıktan yaklaşık 2 ila 4 saat sonra (yani tam 10:00 - 11:00 civarı) kanda en yüksek seviyeye ulaşır. İlaç damarları gevşetip tansiyonu hızlıca düşürdüğünde, cihazda değer normal görünse bile, sabahki yüksek enerjiden bu seviyeye ani düşüş beyinde ve kaslarda "pil bitmesi" gibi algılanır.
DAMAR ESNEKLİĞİ VE YAŞ FAKTÖRÜ
Yaş aldıkça damarlarımız gençlikteki kadar hızlı esneyip daralamaz. İlacın etkisiyle genişleyen damarlara vücudun uyum sağlaması birkaç saat sürer. Bu uyum sürecinde halsizlik tepe noktası yapar.
YEMEK SONRASI SİNDİRİM YÜKÜ
Kahvaltı sonrası kan, sindirime yardımcı olmak için mide ve bağırsak bölgesine toplanır. Bu da beyne ve kaslara giden kan akışını hafifçe azaltarak halsizliği tetikler.
SABAH EFORU VE YAZ SICAKLARI
Sabah enerjisiyle peş peşe yapılan ev işleri ve efor vücudu yorar. Yaz sıcağının damarları genişleten etkisi de eklenince halsizlik iki katına çıkar.
BEDEN ANATOMİSİNİ KORUMAK İÇİN NELER YAPMALIYIZ?
SABAH EFORUNU AZALTIN
Sabah dinç uyansanız bile tüm ağır işleri o saate sıkıştırmayın. İşlerinizi gün içine yayın.
SAAT 11:00'DE VÜCUDA İZİN VERİN
O saatte halsizlik çöktüğünde vücudunuzla savaşmak yerine koltuğa uzanıp ayaklarınızı hafifçe yukarı kaldırarak 20-30 dakika dinlenin.
İLAÇ VE TAKVİYELERİN KURALLARINA UYUN
İlaçların veya doktor kontrolündeki doğal desteklerin tam olarak ne zaman, ne şekilde (aç/tok) alınacağını iyi bilin. Kulaktan dolma bilgilerle, "Şu iyi geliyormuş" diyerek bedene aşırı yükleme yapmayın.
BESLENME PERHİZİNİ BOZMAYIN
İlaçların arkasından bilinçsizce abur cubur yemek veya aşırı tüketim yapmak karaciğeri baskılar; emilemeyen maddeler kana karışarak böbreklere yük bindirir. Bu da idrarda yanma, ateş, üşüme ve kronik enfeksiyonları tetikler hatta inmeye kadar derinlere iner.
NETİCE
DOKTORLA VE BEDENİNİZLE BARIŞIN
Bizler kendi raporlarımızı, tansiyon günlüklerimizi doğru tutmayıp yaşam tarzımıza dikkat etmediğimizde doktorların analizleri de zorlaşıyor. Sonucunda hasta doktora, doktor hastaya kızıyor ve sağlıkta şiddete kadar varan yanlış yollar açılıyor.
Unutmayın “beden bir emanettir” ve onun da bir kuralı vardır. Nefsimize yenilip aşırı yüklemelerle yaşam perhizimizi bozarsak kronik vakaların önünü açarız.
Kabahati dışarıda aramayı bırakıp, önce kendi bedenimizin anatomisine saygı duymalıyız.
Anlayan anlar, anlamayan kendi bilir...
Sağlıkla kalın,
Dua ve zikir ilaçtır herbir tekrarlamak sizi rahatlataçak uzanın kalben deneyin sadece Allah ve veya Tanrı de zikret
Saklı Şifa / Selçuk Uysal
UYARI VE SORUMLULUK REDDİ BEYANI
İnsan sağlığına bedene ve ruh ağlığına zarar verebilecek her türlüeylem kabul edilemez ilgili dini ve etik değerlere göre bu tür eylemler yalnızca sonuçlarını görebilecek olanlar tarafından anlaşılabilir.
Bu gün romanlar ve kitaplar sürekli olarak“okunur“hale getirilmekte ve sizlere sunul makta ne varki bu eserler genellikle”yazarın özgün metni üzerinden değil”çeviri ve editörler tarafından düzeltme yapılmış ve onaylanmış olarak sunulmakta dolayısıyla orjinal metnin yazıldığı şekilde sunulmadığı na dikkat edilmelidir.
Bu site dil ve imla hataları içerebilir ancak burada yayınlanan içerikler edebiyatçı tarih çi felsefeci ya da editörler tarafından düzeltilip onaylanmış değildir.
Slte yazarı kendi düşünceleri gözlemleri ve sahip olduğu bilgi birikimine dayalı olarak yazılarını kaleme almıştır yazılar yazarın dil becerisi ve deneyimi doğrutusunda kendi içsel doğruları çerçevesinde sunulmaktadır.
Bu sitedeki yazılar bilgi edinmek isteyenler için hazırlanmış olup gelişen teknoloji ve çağın getirileri üzerine düşünceler içerir ancak burada sunulan bilgiler hiç bir şekilde hastalıklaın terşhis ve tedavisi için kullanılmamalıdır.
DİĞER ÖNEMLİ UYARILAR
Bu site yalnızca bilgi sağlama amacı taşımaktadır ve sağlıkla ilgili her türlü teşhis tedavi ya da tedavi yöntemleri hakkında herhangi bir tavsiye vermemekte yazılar yalnızca kişisel gözlemler ve deneyimler üzerinden oluşturulmuştur
Sağlık ve güvenlik uyarısı herhangi bir sağlık sorunu ile karşılaşıldığın da ilk başvuru lacak kişi lisanslı bir doktor diyetisyen veya uzman bir sağlık profesyoneli olmalı bitki sel ürünlerin kullanımı ile ilgili olarak yalnızca güvenilir lisanslı eczacılar bitki uzmanla rı ya da yetkili aktarlar tarafından satılmalı ve kullanılmalıdır.
Sorumluluk reddi bu sitedeki yazıların kullanımı sonuncunda doğabilecek her hangi bir sağlık hukuki veya mesleki sorunlardan sadece bu eylemi gerçekleştiren kişiler sorumlu olacaktır”site ve yazar”bu tür durumlarla ilgili hiçbir sorumluluk taşımamakta dır
DİKKAT EDİLEN ÖNEMLİ NOT
Bitkisel ürünler ve ya bitki türlerinin kullanımı öncesinde her hangi bir sağlık problemi hakkında karar vermeden önce mutlaka doktorunuza danışmalı”inanan doktorunuza” kan tahlilleri ve biyokimyasal testler gibi gerekli tetkikleri yaptırmalısınız bu tür ürünle rin tıbbı bir rehberlik ve tavsiye olmaksızın kullanılması önerilmez
Her beden bir birine uymadığı gibi de”her bitkinin her türlü ilaçın”bir birine uymaz bu da önem taşıyan kan bilgileridir
Saklı-şifa Çoban Selcuk uysal