SAKLI-ŞİFA
Global iletişim
Saklı-şifa dergisi kitab gazete gibi yayınların basıma hazır hale getirilmesi ve okuyuculara ulaştırılmasıyla ilgili hizmetler “global iletişim ağları aracılığıyla sağlamaktır” ayrıca filim televizyon ve radyo programlarının yapım hizmetleri de sunulmakta ve bünyesin de sağlık ve kurutulmuş bitkiler üzerine araştırma ve premix liyofilizayon danıtma destilasyon bilgi sunum hizmetleri de bulunmaktadır
İnsanlığa soracak olursak bilsinler ki adalet öncelikle “hanede” sonra ise “kurulan düzende” sağlanır “adaletin ne olduğunu” en iyi adaletin görevi onlara soralım “hadi bakalım adalet nerede diye" bir soralim kendimize dersek “adaleti yönetenlere de bir sormak gerek değil mi bağımsız olan adaleti ”!!!
Evren gizzemi yaratanı allah’ı”idrak kavrayamayan”bireysel olarak içi boş çöküntü kutlanış”pisikolojik ruh” için de ahlak yitirmiş “ihrak”anlamını taşıyan sadece”mankafa yanı kafa derisi yüzülmüş” içi boş sadece komut alan”sinsi kişiye dönüşür”pisikolojik ruhen de yalan iftiralarla karşı insanları korku endişe içinde yaşatır.
Korkanların”korkuları” artık insanoğlunun “özgürlük ve eşitlik” gibi yüksek”idealler”bu yolculuğun”nihai hedefleri”olabilirken bir gün “özgürlüğe ve eşitliğe”ulaşmak insanlık adına en “büyük zafer” olacak işte o zaman “korkanlar” saklanacak yer bulamayacak.
Kazandık diyenler bir gün gerçekler yasasında insanlığını kaybeder kaybettiği gibi de insanoğlunu yok eder.
Geçmiş asrın ve bu asrın insanoğlu insanlığa“zulum”edenler buna da insanlık“karşı duramıyorlarsa”örümcek ağı kapanına bağlanmış kozaya sarılmış”gelecek“nesilleriyle zulum edenlerin”soyu soyları nefsin kötülüğü”ile bu gün zulum edenler zulum edenlerin kozadan ortak çıkmış hali fırsatlar içinde yer alır
”Allah Tanrı de zikret” saklı-şifa Çoban

Sayı :6506
Yıl:18 yıldan beri
ZAMAN ZAMANLARIN İÇİN DE SAKLI-ŞİFA İLE BİR YOLCULUK
Bu sayfalar ve yazılar bölümler “67 yılın” içinde “52 yılı” kapsayan günden ve yaşam öykülerinden süzülmüş ve insanın iç dünyasına dair izleri taşıyarak birikimleri de izleri ni taşır.
Saklı-şifa dergi kitap ve gazeten gibi yayınların basıma hazırlanması ve bunları okuyu culara ulaştırılma sı buluşturması kadar sürecinde bir yelpazede hizmet veren hizmet sunan bir oluşumdur
Amacım bilgi ve bilinci global iletişim ağları aracılığıyla paylaşmak filim televizyon ve radyo yapımlarıy la bu bilinci görsel ve içsel dünyaya taşımak ile global iletişim ağları nı hakikati bilgiyi ve bilinci ulaştırmayı amaçladığı gibi de imkanlar el verdiği sürede filim televizyon ve de radyo programlarıyla da yaşam elverdiği süre için de geleceğe daha da aktif rol ve yol alarak aldırarak bigiyi yanlızca yazıyla değil görüntü ve sesle de geleceğe yaşatmak.
Saklı-şifa sadece global iletişim sağlamamakta aynı zaman da bünyesinde sağlık doğa bilimleri ve kurutulmuş bitkiler üzerine araştırmalar yürütür ve de yürütmektedir.
Gene bünyesin de premiks liyofilizasyon damıtma ve destilasyon gibi alanlar da bilgi paylaşım hizmetleri sunulmakta her çalışma doğanın gizli şifresini çözmek ve insanla doğa arasındaki dengeyi yeniden kurmak arzusuyla yapılırken doğanın el değmemiş sırları insanın anlayışına taşır.
Zaman uzun sandığınız bu yaşamda eğer “24 saat yaşayan bir sinek”kendi ömrünüzü kıyaslayabilseydik hayatın bir “göz kırpması”kadar kısa olduğunu anlardık yine de insan hep yarınları bugüne ekleyerek yaşar”peki ya sonra”sonrası sessizliğiişte insannın en çok düşünmekten kaçtığı kapıdır.
Bugün hiçbir yerde saklı-şifa’ya ait resmi satış noktası veya şube bulunmamaktadır ne yazık ki bazı kişiler “aynalı kaşık “misali sanal ortamlarda taklit ve dolandırıcılıkla insanları yanıtmaya çalışmaktadır
Kimileri de tıpkı “balinanın sırtında yaşayan asalak balıklar “gibi başkalarının emeğine tutunartak var olmaya var olduğunu sanır ve çalışır ama sonunda ise o balinanın yok oluşuyla kendilerini de sığ sularda kaybolurlar ve gene bazen balıklar sığ sulara bali nayı çekerken sonrası sığ sularda nefes alamayan ve de sensorleri yön bulamayınca yok olur “arkadan gelen küçüklerinde akıbeti ise zaten bellidir” ve aynı şekilde”doğa adaletini”asla bırakmaz hatayı da hiç kabullenemez bir dengedir.
Hayat bazen nefisle yapılan bir mücedele ile yer alır bazen insanın nefsiyle yürüdüğü uzun bir savaşın adıdır.
İnsanoğlu tarih boyunca doğada ki diğer canlılar gibi “çıkar fırsatr ve doyumsuzluk tuzağına düşmüş doymak bilmezlik girdabında”ders sınav hazırlık”için sınanmış olur.
Kibir ve kapris aklın bahşedildiği insana yakışmayan bir gölge bir zincir olmuştur bu zinçir devasa balinalar büyük balıkları gibi güçlü görünen ama sonunda kendi ağırlığı altında yok olan aynı “zayıflık”insanllığın içinide”zamanla kemiren”gelişimler ve bu şekilde insanlığın hikayesini de taşır
Evet bir gün zamanın geldiğinde ebediyete göçüp “yaratan’dan bir şans daha istersen ve veya hatalarımı telafi edeyim “diye yakaracaksın fakat o sonsuz sesten gelen cevap belki de şu olacak ”sana bir can daha versem bile uyandığında yine bunun bir rüya olduğunu sanırsın ama insana “fırsat “hep yaşarken defalarca verilmiştir “gidince değil”
İyiliği kelimelere dökmek kötülüğü karşı en”güçlü silahtır”her kelime”bir sırdır”her çüm le saha da bir strateji”her yazılan”her cümleler sabırla örülmüş”bir direniş”olurken bazen korku düşmanın”en büyük silahı”olur
Ne varki korku korkunun”en derindeki korkusuzluk ”ise düşmanın üzerine yürüyen ayrı bir cesarettir
Bilki düşman ne kadar güçlü görünürse görünsün kelimelerin ışığıyla bazen en güçlü düşmanı bile”diz çöktürür”kelimeler doğru elde tutulduğunda”saha da savaş meyda nında”her zaman eşit olur olunur.
BİR BEDEN ANATOMİSİ VE YAŞAM BİYOGRAFİSİ
Yaşam biyografisi aslında her gün yeniden yazılan bir yolculuktur sitedeki tarihler bölümünde her gün anasayfada güncellenen yazılar geçmişle geleceği birleştiren bir ayna gibi yer alır yazılar tamanlandı ğında sonrasında site menisündeki ilgili bölümle re 20 yıllık ve 67 yıllık tercrübelerin birikimiyle yazılmış notlar olarak aktatılır.
Her gün yazılan içerikler bölüm seçilmese bile “Tarihlerde ne saklı“saklı-şifa kısmına da düşer günün sonunda “01 -10 “geçmişin aynası olan bu bilgiler insanın tarafsız oluşunun diliyle ana sayfadaki ilgili bölümlere aktarılır gene yazılmayan geçmiş notlar gene eski yazılar ise yine menüdeki ilişkili alanlara ve gerektiğinde arşivlere yönlendi rilir.
Bu yazılar eğrisi doğrusuyla silinmeden korunan yaşanmışlıkların bir kaydıdır insanlık doğanın ona verdiği biyolojik birleşimlerin içinde kendi tohumlarını eker fakat her sefe rinde yeniden hataya düşmeyi de başarır.
Bu dünyada yaşarken”insanlık için ne yaptın sorusu”zamanın için den gelir ve”yarın ne yapacaksın”ayrı bir soru ile eşleşir
Geçmişte de bir“yarın“vardı bugün de var bu gün telafisi münkündür fakat yarınların bir gün geleceği nokta da telafisi olmayan bir yola giresin orda artık “yarın “yoktur.
İç içe geçmiş yolların bazıları”dikemli bazıları zehirli”olsa da kurtuluşun ilacı bazen tam da onların içinde saklıdır
Peki hazır mısın bu dünyada yaşarken yeniden sorulacak “insanlık için ne yaptın”dün vardı bu gün var fakat yarınların bir yerinde artık dönüş yoktur bu hayata tıpkı“anne kapsülünün“karanlkığında geldiğin gibi ölümlede”beden kapsülünü bırakıp”ruhun ebedi yolculuğa yeni bir kapsülle yola çıkacaktır.
Sonrası olmayan henüz yazılmamış zamanlarını düzeltmek için”bir göz kırpması kadar”kısa bir vaktin olabilir zamanın içinde senden önce gelenleri ve senden sonra gelecekleri orada göreceksin “sen ne zaman geldin” sorusunun bile önemi kalmaya cak”kainatın gizemi”ister inan ister inanma hep olacak.
Sözcüklerin gücünü anlamadan insanların gücünü anlayamazsın kendi gücünden şüphe edersen şüphelerine güç kazandırırsın bilki”korkunun korkusu korkusuzluk tur”insan insanlık yine de hayat boyunca birçok şekle bürünür.
Allah Tanrı de zikret ki”görünmeyen görünümleri görebilesin”kin öfke seni yaratan’ dan uzaklaştırır sabır ise açlıktan açıktan ve ölümden korkmayanlara bir zırh olur ve musibetlerden korur.
Okyanusta rüzgarı ararım”bir rüzgar bulursam”yelkenleri açar yol alırım fırtınalar boralar dev dalgalar yolumu kapatsada girdap beni çekmeye çalışsada bir gün mutlaka”özgürlük ve eşitliğin”kıyısına ulaşırım o gün yakaladığım rüzgarın günüdür.
İşte insanlık ve doğa biyolojik birleşimler insanlık doğanın bir parçası olarak biyolojik birleşimlerle beden anatomisi ve de yaşam biyoğrafisi geçmiş ve gelecek yaşamın yaşamların içinde şifa ve kurtuluş gene özgürlük eşitlik zamanın değişim döngüsünde kendi gerçek yolculuğunu sürdürür ve sürdürecek.
Korkanların”korkuları” artık insanoğlunun “özgürlük ve eşitlik” gibi yüksek”idealler”bu yolculuğun”nihai hedefleri”olabilirken bir gün “özgürlüğe ve eşitliğe”ulaşmak insanlık adına en “büyük zafer” olacak işte o zaman “korkanlar” saklanacak yer bulamayacak.
Allah Tanrı de zikret Saklı-şifa Çoban Selcuk uysal
GEÇMİŞLER HATALARINI TABLEP TAŞA KAZIYARAK AKIL İÇİN DE MÜREKEP KAĞITA”GEÇMİŞLER GELECEK GÜNLERE”KAZDILAR VE YAZDILAR
ŞİMDİKİ ZAMAN DA İSE GENE TABLET BİLGİSAYARA KLAVYE İLE PARMAK UÇLARIYLA İLE YAZILIYOR YAPAY ZEKAYA AKTARILIRKEN GEÇMİŞTEN GELECEĞE MİRAS BIRAKILIYOR BUNE KADAR OLDUĞU GİBİ
Bu güne kadar doğanın”nimet hikmetlerine şükür deyip dua edenler “ve de “etmeyen ler”doğanın nefse kapılıp”yol alanlar son zamanlar gelince bu güne kadar da yaşamları için de”ders ve sınava girecekleri“gün bu dünyayı korkularından üstleneme yen“yer yüzü ve dağlar doğa gökyüzü “akıl insanlığın üstlendiği ve de yaşam için de”son sınava girerken”yer yüz altından kayarken dile gelecek ve dağlar bir birbirine yaklaştı ğında her şeyi bir pressin sıklaştığını hatırlatacak ve insan korkusun dan taş ağaç arkalarına saklansa da”hepsi dile gelecek”
Burda burdalar artık gölgesi bile kaçamayaçak olan”insan ve insanlık” dizleri bağlı titreyerek”gökyüzü bedeni dünyada bırakırken”insan ruhuna gel gel dediğinde ruhları titreyerek karanlıktan daha karanlıkta yaşam dünyaların da”kormayan korku”işte son tebligatta da”o korku başlayacak.
Enderindeki korkusuz ruh ise her adımı doğru olarak yer aldığı”bu dünya da beden kalırken”ruhu gökyüzünün”nur ışığı”ile son yolculuğuna sınavı na huzur içinde yol alacak.
“Allah Tanrı de zikret” o ki yaşayan yaşatan her yere ulaştırır.
Saklı-şifa Çoban Selçuk uysal
DÜNYA KAOSUN BİLİNÇLİ OLARAK ÜRETİLDİĞİ BİR DÜZENDİR
Bu dünya kaosa sürüklenmedi kaos bilerek planlanarak ve yönetillerek üretildi büyük güçler daha büyük olmak için değil çöküşlerini ertelemek için saldırır güçünü kaybet mek üzere olan imparatorluklar yıkılmamak adına başkalarını yakar.
Garnizon devletler ileri karakollar ve vekil yapılar üzerinden savunmasız ülkeler seçilir bu saldırılar “barış demokrasi ve de güvenlik “kelimeleriyle süzlenir fakat gerçekte yapılan çıplak bir yağmadır.
Asıl “gerçekler yasası dan kopmuş” yapay çıkartılan gerçek yasasıymış gibi gösteri len“yüze şöyle bakarsak” güçlü olduğu sanılan devletler ise yanlızca vitrin vitrin içinde duran ise bir manken “asıl kararlar” seçilmişlerin değil seçilmeyenlerin masasıda alınır.
Küresel sermaye silah petrol endüstrisi enerji karterleri şirket bankalar ve borç meka nizması devletleri yöneten gerçek iktidarlardır yanı “emperyalizler ve de kapitalisler” ve bunlarla birlikte“feodal yapılar önderler tarikatlar“alt altta sıralanmış yapılaşmalar.
Bu ana yapı ve yapı yapılaşma varlığını sürdürebilmek için dünyanın üzerine bir kaos sofrası kurar ve de kurarlar çünkü düzen barışla değil krizler beslenirler.
Bu sofrada “ülkeler eşit değildir” bazıları tabaktır bazıları yemektir halkların onuru sınırlar değerler ve hayatlar bu sofrada pazarlık unsuruna dönüşür “insan hakları” yanlızca gerektiğinde hatırlanır “demokrası ise çıkar bittiğinde rafa” kaldırılır .
Sofranın devamı için ülkelerin içindeki iş birlikçiler devreye sokulur bunlar gücü kurumsallaşan halkı oyalayan ve kaosu normalleştiren yapılar ve “bu yapılar ülke için de yerli üretiçiler”dir.
Siyaset artık halk için değil halk üzerinde yapılır seçimler sonuç üretmez yanlızca yön değiştirir ve her ülke içinde kurumlar kuruluşlar medya bunlar gerçeği görseller gerçe ği değil algıyı taşıyarak yapılaşmayı taşır ve kirizler çözülemez yönetilir şelkli yer alır “çünkü çözüm ve planlananların düzenin sonu olur”
Artık her kes sahadadır ama oyunu yazan başkaları herkes de oynar sonuç ise kazananlar baş aktörler hep aynı ve bu düzen bir sona gitmez bilkerekte sonlandırıl maz çünkü bu sistemin varlık nedeni kaostur bilinmelidirki “kaos biterse bu yapılaş ma bu düzen çöker” hiç düşüne bilirmisiniz çöktüğünü
Şimdi “empati” yap bir kuyu içinde “sadece insanlar” var çıkmak için “ne yapardın”
Allah Tanrı de zikret
Saklı şifa Çoban Selcuk uysal
KÖRDÜĞÜM
Geçmiş asrın ve bu asrın insanoğlu insanlığa“zulum”edenler buna da insanlık“karşı duramıyorlarsa” örümcek ağı kapanına bağlanmış “kozaya sarılmış”gelecek“ nesilleriyle zulum edenlerin” soyu soyları“nefsin kötülüğü”ile bu gün zulum edenler ve zulum edenlerin kozadan ortak çıkmış hali fırsatlar içinde yer alır
GECE SESSİZ BİLİNKİ DÜNYA SESSİZ DEĞİL
Görünmeyen eller haritaları yeniden çizerken insanlık olanı biteni çoğuzaman fark etmeden yaşar .
Kimi zaman savaşların kimi zaman ekonominin kimi zaman da barış söylemlerinin arkasında saklı oyunlar oynar.
Tarih boyunca nice imparatorluklar yükseldi nice krallıklar yıkıldı ama değişmeyen tek şey vardı güç isteyenlerin kurduğu oyunlar ve o oyunların ortasında kalan insanlık.
Her çağda bir perde açıldı her perdede başka yüzler göründü kimi kahramanoldu kimi zalim fakat perde arkasında ki oyun çoğu zaman aynı kaldı.
İşte bu yüzden bazı sorular asırlar boyunca cevapsız kaldı hep birileri tarihleri istedikleri gibi asırlardır yazdı çizdi her konudaa çıkarları için hep yazdı yazdırıldı yazıldı.
Kimi iyi kim kötü kim yönetiyor kim yenetildiğini sanıyor belkide insanlık çok uzun zamandır farkında olmadan aynı düğümün içinde yaşamakta her seferinde geçmişler geleceği söylemekte o günde kördüğüm olan bu düğüm bugün de hala çözülemedi işte bu yazı “varanlar bölümünden ve tarihte ne saklı bölümlerinde”alıntı olarak yazılım tarihi 2021 2023 ve 03/02/2026 ve şimdi 06 03 2026 şimdi başlayalım kördüğüm
Gece sessizdir fakat dünya sessiz değil göremediğimiz görünmeyen eller haritaları soylarından aldıkları yeniden günçelleyerek çizerken insanlık çoğu zaman olanı biteni fark etmeden yaşar kimi zaman savaşların kimi zaman ekonominin kimi zaman da barış söylemlerinin arkasında saklı oyunlar oynar oynanır
Bu asra kadar tarih boyunca nice yarı tanrı adlandırılanlar impartatorluklar yükselse de yüksetilsede nice de krallıklar yıkıldı fakat değişmeyen soyların getirdiği larvalar kozalar cıkarak değişilmemiş değişmeyen tek şey kallır müsibetler oda var ve olan bu asrın kozalardan çıkmış evrimleşmeyen varlıklar
Hep güçü elinde tutmak ister ve tutmak isteyenlerin kurduğu oyunlar ve o oyunların ortasında kalan insanlık.
Her çağda bir perde açılır her perdede başka yüzler”görünür görünür göründüğünde” kimi kahraman olurken kimi zalim fakat perde arkasındaki oyun çoğu zaman aynı kaldı ve kalır ve bu yüzden bazı sorular asırlar boyunca hepside cevapsız kaldı şimdi “kim iyi kim kötü”ve kim kimler yönetiyor kimler yönetmeye kalkıyor toplar için de“kim yönetildiğini sanıyor” belkide insanlık çok uzun zamandır farkında olmadan sarmalan mış aynı düğümün içinde yaşamakta.
Varanlar bölümünde yazılan 2021 2023 2026 2028 ve 2032 geçmişler geleceği söylermekte o günde kördüğüm sarmalanmış haliyle ve bu düğüm bu gün de hala çözülmedi gelecektede çözülemeyecekte “çözülme formulu ise sadece psikolojik ruh vakası”verilen şayet evrimleşmiş akıl bu formulu çözer “yoksa vay ki vay” !!!
Bu kördüğüm birbilmece gibi adeta santraç gibi bir oyundur gemilerkorku salar denizlerin hakimi”tarihlerde yazıldığı yazdırıldığı”gibi poseydon misali güç gösterir
Adına kimi iyi der kimi kötü kim iyi kim kötü derken arkaperdede ekonomiyi kıskaca alırlar bir den değerli madenleri alıp satarak piyasaya çakarlar ve korku salarak istila edilen ülkenin tiçari yollarını ganimet olarak alarak o güne kadaryaptıkları masrafları çıkartırlar
Sonra akla hayale gelmeyen kışkırtmalar diğer ülkelere kışkırtarak oyunlar sahnelenir ve az bir zaman sonra da sahneler değişir fakat oyun hiç bitmez.
Ülkeleride ğiştirmek için elini hiç sürmeden konuşan adamlarla demokrasi bahanesiy le yeni kaoslar için de istilalar başlar adına” ister iyi ister kötü” kılıf bulur tıpkı “iyi polis kötü polis “oyunu ve oyununda olduğu gibi”geometri şekilleri”çizer gibi haritalar yeni den çizilir çizerler çizdirirler
Dünyaya kabul ettirmek için sopalar vurulur hizayasokulur ve gözdağı verilir aslında birçok ülke çoktan istila edilmiş egemenlikleri ellerinden alınmıştır fakat göstermelik ateşler yakılır ve başka ülkelere de akıllarınca“aklınızı başınıza alın”yoksa sıra size de gelir”mesaji “verilir.
Bunun üzerine ülkeler endişe çaresiz panik içine girer kimi saltanatını kaybetmemek için eğilir el etek öper kimi de “garnizon devletleri” firsat kolar “el etek öptürür” başlar yanında ki yandaşları pastadan köparmak için yalakalarla dolup taşar.
Bir o yana bir bu yana”savrulan sarhoş tekerlek”gibi dönüşüm başlar nehir akışı gibi sürüklenirler sonra o ülkeler de sırası gelince parçalanır her evde pişen patlıcan kızarması gibi”tavalar ateş” alır ve o ateş haklı insanları da yakar
Komşular birbirine karşı kışkırtılar yan ülkeler araç çark dişlileri haline getirilir garni zon kukla devletler kurulur daha önce yerleştirilen gladyatörler harekete geçerler geçirirler.
Kandırılmış insanlar krallık ve özerlik vaatleriyle”çarkın dişliler kullanılır” hem istila edilecek ve başka ülkelerde nükleer silahları yok etmek bahanesiyle de “başka ülkeyi de kaosa sokarak işgal ederler
Oysa amaçları nükleer güce sahip olmamak için santraçın hamlesini hazırlar ve diğer yalaka devletleri de ülkelerinin halkına içindeki toplumunaher türlü kirli bilgileri aşılar ırk din mesep her türlü yelpazeleri hazırlarlar”insanlığı”korkutmak kışkırtmak için diğer firsat yandaş ülkeleride harekete geçer ve “diğer bir çok devlet” bunu görmez korkularıyla kabuğuna çekilir bazılarıda güçlü devletlerde “insanlığın ölüm tarlası ve kan parasından”servet elde ederek “insanlık yaşamına sırt çevirirler”işte burda kafata sında beyin”bir an çok küçülür”ama bilmezler ki”evrenin zinciri sonları”zülüm görenler zülüm edenler “başkaları tarafından ”farklı” olmayacaktır
Parave servet içinde yaşayanlar “bunu anlamaz” ama bir gün“bütün ülkeler” kandırıl dıklarını fark edecektir”görünmeyen” bir bir seraret içinde yaşadıklarını anlayacak güçlü devletler önceden “anlaşmış”gibi fırsatcı ölüm tarlalarında ölen zülüm görenlerin”kan pazarından” emalanırlar
İsatila ettikleri ülkelerde ileri karakollar ve kaleler kurarlar fakat bir gün kendi ülkelerin de de planlı kaos üretirler çünkü hedefleri büyüktür “tek merkezli bir dünya düzeni” kurmak adım adım ilerlerler parseller alır gibi”dünyayı paylaşırlar” sonra bu sefer kendi kendilerini yemeye başlarlar.
Buraya gelmeden öncede kendi ülkelerinbde bile iyi polis kötü polisoyunları oynanır oyun içinde oyunlar kurulur koza zamanı gelince önceden yerleştirilen ve veya bu oyuna çok figüran çıkar iş kaparlar ve yeni fragman yeniden gösterirler artık kozayı buharlı suya atarak zamanı gelince yerleştirilecek hainler ajanlar suikasciler uyandıra rak türetirler artık bunlar 24 saat yaşayan sinekler böcekler olurlar.
Bazen kendi piyonları bile bu işlerde “kırık ok” misali bazende göz dikilen ülkelere o janlar tarafından”sahte bayrak” operasyonları ve çapraz savaş stratejileri devreye girer.
Artık dağlarda aslan kalmadı diye kalmayınca aslan görümlü kediyi kedileri illüzyon ile aslan gösterirler “halkını ve insanları kendine bağlı insanlarını” bilerek ateşe atar lar artık“maskeli balo başlar”şantaşlar propagandalar bir kurgu olarak döner çarklar çalışır insanlık o çarkın dişlisi olur
Herkes bir sebep arıyor”ne den”büyük balık küçük balığın peşinden koşuyor insan heme şunu düşünür”yemek için yok”öyle değill büyük balık sırtı kaşınır ondan yarar lanmak için büyük balığın sırtını temizler aynı “büyük balığın sırtındaki asalak” çünkü bunlar insanlığı asalak görür ve”her türlü oyunları oynar”büyük balığı sırtını temizler ken nereye gittiğini bilmez ceheneme çeker fark etsede aynı “sığ sulara”da bulur ve artık büyük balık”sığ sularda sensorleri çalışmaz” artık kendisini intahara girişir neden lerin bir tanesi dersek düşünülen hepsini içerir.
Geçmişte istila edilen kıtalar bu siztemde adına özğürlük demokrası deyip ve ülkele rinde başa çıkamayan gropları o kıtaya gönderilip oradaki masum insanları yok ederek kıtaya sahip olurlar.
Oldukları gibi ve orada palazlanıp vede güçlenip “bu asrın ülkelerde” nedenler karıştırılıp kaoslar içerikli olarak bir de “eskiye dağların arkasından inerek jeolojik ve jeopolitik” içeren ve geçmİşleri ayna gibi yansıtıp bu güne uyarlanarak geçmİşleri tekrar açarak ellerindeki güç ile el sürmeden garnizonlara ve karakolları ile içinde bulunan piyon ve galdyatörleri savaşa sürükleyerek santraçı hamlelerini hızla sürer
Artık geri dönüş yoktur”nehrin akışı”gibi bazen sert bazen duru hale gelsede bu su nehir akar taki yerinden”kurutulmadıkca”ve “bu korkuları”nehirin akışını dırı tutmak için devamlı açık tutmak için kaoslar için de kandırmacalar devam eder.
Bu gün kendi uzak diyarlarda kendi ülkelerini parçalar o kıtaya yeni karakollar kurar ve kurulur ve bir dünya kontrol merkezi hayali büyütülür bu gün gene diğer güçler elleri bu gün“avuçlasalar da gödeklerini kaşısalar”da bu günden tuzağa çekildiklerini anlamazlar çünkü o ülkelerin içindede”koza içlerinde larvalar çıkmayı bekler”zaman için de büyüyen hayal “bir piramit şeklinde feodal yapı çıkar”yarı tanrı moduna” geçer ler şimdiden o hayali görmeye başlarlar.
Oysa kurdukları feodal yapı “piramit”şeklinde“bir ters çevirerek”sarmalanmış dünya sarmalanmış insanlık hayaller için de diğer “piramitin üstüne koyarak” her yere ulaşan bir “yarı tanrı yıldızı”oluştururlar.
Oysa kurdukları hayallerindeki “omurga” o zamanın “kırılaçaksınız yok olacaksınız” anlamını taşır “o sembol” ise yok oluşların yıldızı olduğundan“korkularıyla”bu gün kurulan omurganın aslında “bir kıkırdak kadar zafıy” olduğunu bilmezler bu gün hem insanlığa hem de toplumlarına illüzyon içinde yaşatırlar yaşarlar
Diğer insan sayılamayan insanlık korku ve çaresiz içinde sessiz kalır ölüm korkusuyla görmezden gelerek yaşar ve esaret zincirinde bağlı olduğunu fark etmez kendi nevsi kaybolacağından korkar buna para hırsdı vepara eşitliği yer alır fakat kasalar yavaşca boşalinca devlet ve veya devlet kasalarına ve ya yer altı zenginliklerine yönelir yönelti lerek yaşamı toz pembe gösterir gösterilir şeklinde diğerinsanlıkları umursamaz.
Daha yetmeyince toplumlardan istenir bu sefer halkta istediğinden daha fazlasını savunma silahlarından ister önceden kılıf geçirilmiştir kendi amaçlı olan insanların her firsatı değerlendirerek doymayan saltanatın doymayan gözüde bedenide doymaz”her şan şövret” için “hem kral olur hem de şamar hem de soytarılığa yer eder “nedenleri çok olan yaşam yaşamlar “içindesiniz.
Her kes radikal kendi yasalarında olsada bir birlerini sevmediği gibi ülkelerin için de de ideolojiler konuşulur ama kimsede gerçegi konuşmaz her kes kendine göre gercekten konuşulan ise içlerinde saltanatları geçmiş dinsel radikal yapılar ve ve işin sonrsı hep “yarı tanrı ve para para”yönetmek ve de sonuçta hep bana .
Buna merkez güç olarak her şeyi haraça bağlar ve sonrası gene deli dümlülar çıkar ve daha sonrası insanoğlunu boş vaatlerle avutulur avut dağların arkasından gelen masallar anlatılır hep bir gün geleçek diye”fakat bir gün fark edilir ki” eğer bu gün sonrasaı “tedbir”alınmazsa alınmamışsa ülkeler bu sefer istila edildiğini anlasalar da meğer çoktan istila edilmiş bir varmış bir yokmuşla masal biterken o çoktan uyumuş uyutulmuş olur.
Güçlü ülkeler aslında halkın ayağa kalkmasından korkar bu yüzden içleri çürümüş olduklarını göstermeden korkuyayılır kaoslar içten içe larvalaruyandırılır kendi ülkesine yırtratma senearyosu yazar o larvayıda oraçıkta ezer yok eder sahte kahraman iş başına geçer karşı koyaçagı yerlere savaşlar çıkartır çıkartırır ve halkına ve insanları her şekilde sahte kahraman kral ve veya önder halkını vaatlerle oyalar insanlıkta oyalanır.
Az giderken mızıkcılık çıkartarak başka perde de de demokrasi ve özgürlük barış sözleriyle dillere dillerde dolaşır bu gün soyler yarı varsa söylemedim ben böyle söyledim santraçta kafa karıştırıcı hamleler surer çünkü alışılmış “mızık” oyununda hep galip geleçegeni hayal eder.
Bunlar feleçekte ki kaosların yolunu açarak gider son anda açar artık insanlık bayğınlık gelir hep narkoz altında yaşar tüm insanlığı piyon gibi kullanır sonra insanları böçek gördüğünden”sahte kahraman kral krallar”toplumun üstüne basarak ve insanlıkta içinden içlerinden birbirlerini sırtına basarak yok eder.
Dünya her zaman yaşı daha geç ve de gençleştirirken evrendeki gizem dolu dünya içinde bu güne kadar zaman yasası”yanı tarihler“göstermiştirki insanlığın aklı düşü nürlükleriyle yaptıkları yıkılmaz sanılan piramitler bile çürür aynı bu sefer dönüşüm yasasında dilim dilim asırlarda nice imparatorluklar krallıklar ve devletler zulümle yükselmiş fakat yine zulümle yok olmuştur o zamanın düşünürleri bildirimler yazarak bu güne bildirimler ve ayetler yazsada insanlık geçmişin geleceğine tabletler üzerine duvarlara taşlara yazsalarda insanlık düzeltme yerine değiştirilerek kendileri ne zulüm makinesi geliştirmiş olmalarından bu güne kadar gelinmekte yer etmişler
Buna tek şey söylemek”evrenin zinçiri gizemli”yaratılışın”yaratanın yaratan”bu tip psikolojik ruh vakalara “evrimleşmemiş akıllarına” normal düşünürlük “aklı”versin.
Evrenin zinçiri için de yaratılışın yasası vardırki bu güne kadar hiç kimse başkasının hakkını sonsuza kadar yiyemez çünkü dönüşüm yasası er yada geç işler.
Bu gün zulmedenler yarınb yok olaçaktır ve her yeni asır yeni bir başlanğıçta doğacaktır
Bu gün gölgelerinden korkarak insanlığı korku yaşatanlar yarın aynı korkuyu yaşayaçaktır eğer insanlık uyanmazsa her gün bir illüzyonun parçası gibi olanı biteni azlameye devam edecektir.
Fakat tarih yanı gerçek zaman yasası göstermiş gösterecektirki yıkılmaz denilen piramitlerbile içten içe çürüyüp yok olaçaklardır
Bunla bitmeyeçek gölgesinden ağaçın arkasından taşın altından bile “hatta örneği var olan taşın içinde rıskıile yaşayan böcekler” gibi taşın içine saklansada “rıskı gelmediği “gibi kendi kendini yok edecek”bu güne kadar”asırlarca duyduklarınız ve gördükleriniz okuduklarınız yok oluşları yok olunuş gibi.
“Allah Tanrı de zikret” evrenin zinciri yaratılışın yasası “hiç kimse başkasının hakkını sonsuza kadar yiyemez bazende“sonsuza kadar”her yapılan işler”sonsuza” kadar sürmez çünkü “dönüşüm yasası” er yada geç işler bu gün zulmedenler yarın yok olacaktır ve her yeni asır yeni bir başlanğıçla doğacaktır
Saklı-Şifa Çoban Selcuk uysal
UYARI VE SORUMLULUK REDDİ BEYANI
İnsan sağlığına bedene ve ruh ağlığına zarar verebilecek her türlüeylem kabul edilemez ilgili dini ve etik değerlere göre bu tür eylemler yalnızca sonuçlarını görebilecek olanlar tarafından anlaşılabilir.
Bu gün romanlar ve kitaplar sürekli olarak“okunur“hale getirilmekte ve sizlere sunul makta ne varki bu eserler genellikle”yazarın özgün metni üzerinden değil”çeviri ve editörler tarafından düzeltme yapılmış ve onaylanmış olarak sunulmakta dolayısıyla orjinal metnin yazıldığı şekilde sunulmadığı na dikkat edilmelidir.
Bu site dil ve imla hataları içerebilir ancak burada yayınlanan içerikler edebiyatçı tarih çi felsefeci ya da editörler tarafından düzeltilip onaylanmış değildir.
Slte yazarı kendi düşünceleri gözlemleri ve sahip olduğu bilgi birikimine dayalı olarak yazılarını kaleme almıştır yazılar yazarın dil becerisi ve deneyimi doğrutusunda kendi içsel doğruları çerçevesinde sunulmaktadır.
Bu sitedeki yazılar bilgi edinmek isteyenler için hazırlanmış olup gelişen teknoloji ve çağın getirileri üzerine düşünceler içerir ancak burada sunulan bilgiler hiç bir şekilde hastalıklaın terşhis ve tedavisi için kullanılmamalıdır.
DİĞER ÖNEMLİ UYARILAR
Bu site yalnızca bilgi sağlama amacı taşımaktadır ve sağlıkla ilgili her türlü teşhis tedavi ya da tedavi yöntemleri hakkında herhangi bir tavsiye vermemekte yazılar yalnızca kişisel gözlemler ve deneyimler üzerinden oluşturulmuştur
Sağlık ve güvenlik uyarısı herhangi bir sağlık sorunu ile karşılaşıldığın da ilk başvuru lacak kişi lisanslı bir doktor diyetisyen veya uzman bir sağlık profesyoneli olmalı bitki sel ürünlerin kullanımı ile ilgili olarak yalnızca güvenilir lisanslı eczacılar bitki uzmanla rı ya da yetkili aktarlar tarafından satılmalı ve kullanılmalıdır.
Sorumluluk reddi bu sitedeki yazıların kullanımı sonuncunda doğabilecek her hangi bir sağlık hukuki veya mesleki sorunlardan sadece bu eylemi gerçekleştiren kişiler sorumlu olacaktır”site ve yazar”bu tür durumlarla ilgili hiçbir sorumluluk taşımamakta dır
DİKKAT EDİLEN ÖNEMLİ NOT
Bitkisel ürünler ve ya bitki türlerinin kullanımı öncesinde her hangi bir sağlık problemi hakkında karar vermeden önce mutlaka doktorunuza danışmalı”inanan doktorunuza” kan tahlilleri ve biyokimyasal testler gibi gerekli tetkikleri yaptırmalısınız bu tür ürünle rin tıbbı bir rehberlik ve tavsiye olmaksızın kullanılması önerilmez
Her beden bir birine uymadığı gibi de”her bitkinin her türlü ilaçın”bir birine uymaz bu da önem taşıyan kan bilgileridir
Saklı-şifa Çoban Selcuk uysal