Bugün hiçbir yerde SAKLI-ŞİFA®’ya ait resmi satış noktası veya şube bulunmamak ta 14 yıl kesintisiz yayın sadece 67 yıl yaşamında 49 yıl notlar terçrübe ve 20 yıl sırlar kitabına geleceğe dönüşüm içerikli bilgiler ve dergi kitab gazete gibi yayınların basıma hazır hale getirilmesi ve okuyuculara ulaştırılmasıyla ilgili hizmetler “global iletişim ağları aracılığıyla sağlamak ayrıca filim televizyon ve radyo programlarının yapım hizmetleri de sunulmakta ve bünyesinde sağlık ve kurutulmuş bitkiler üzerine araştırma liyofilizayon danıtma destilasyon bilgi sunum hizmetleri de bulunmakta yayına girmemiş sırlar kitabından kısa notlar içerir Saklı-sifa Çoban Selçuk uysal

Allah Tanrıde zikret Saklı-şifa Çoban Selcuk uysal
Allah Tanrı de zikret Saklı-şifa Çoban Selcuk uysal
FANUSTAKİ İNSAN: Sarsılan Dünyanın Akıl Tutulması
Giriş: Doğanın Sessiz Öğretisi
HER ŞEY DOĞAYI, O SESSİZ VE KUSURSUZ NİZAMI İZLEMEKLE BAŞLADI
Toprağın üzerinde, kendi yollarında giden çeşit çeşit karınca türlerini seyrettim farklı renklerde, farklı yapılardaydılar ama bir arada, barış içinde hareket ediyorlar ta ki o görünmez sınır, yani bir fanus onları hapsedene ve bir el o fanusu acımasızca sallaya na kadar o an o barışçıl canlılar can havliyle birbirine saldırdı çünkü sarsıntıyı yanın dakinden bildiler.
İŞTE O AN DURDUM VE DÜŞÜNDÜM
İçinde yaşadığımız bu koca dünya da bir fanus değil miydi ve bizler, her sarsıntıda birbirinin boğazına sarılan insanlık, o karıncalardan ne kadar farklıydık
GELİŞME: KARINCANIN REFLEKSİ, İNSANIN SEÇİMİ
Doğadaki canlı, sarsıntı anında saf bir hayatta kalma içgüdüsüyle hareket eder karıncanın aklı, camın arkasındaki devasa eli algılayacak donanıma sahip değil o sarsıntıyı en yakınındaki diğer karıncanın bastığı adımdan sanır burada bir suç yoktur, sadece doğanın kaçınılmaz bir refleksi vardır.
FAKAT İŞ AKIL SAHİBİ İNSANA GELDİĞİNDE, BU FELSEFİ DENKLEM TAMAMEN DEĞİŞİR.
İnsan, karınca gibi kör değil camın arkasını görebilecek, dünyayı kimlerin, hangi çıkarlar uğruna salladığını anlayabilecek bir "akla" sahiptir siyasetin, medyanın, küresel güçlerin veya sosyal medyanın o fanusu ne zaman çalkaladığını aslında bilir. ama traajedi burada insan, fanusu sallayan gizli ele öfkelenmek yerine, yanı başındaki kardeşine, komşusuna, farklı renkteki insana saldırmayı seçer karınca içgüdüsüyle körleşir, insan ise iradesiyle zalimleşir.
SONUÇ: FANUSU KIRAN AKIL
Bugün dünya coğrafyası, yapay krizlerle, üretilmiş nefretlerle durmadan sallanan dev bir kavanozdan ibarettir ekonomi sarsılır, insanlar birbirini suçlar; inançlar çarpıştırılır, toplumlar bölünür.
Hey insanoğlu bugün toplumsal kutuplaşmadan bahsediyoruz ama unuttuğunuz bir şey var fanus sarsılmadıkça karıncalar barış için de yaşar kaosun gerçek sebebi tırnaklarını birbirine geçirenler değil”o camı elinde tutanlar”biz insanoğlu kavga ederken yukarıda bir yerde bu cam fanus kavanozu sallayarak güç kazanan gizli elleri gözden kaçırmanız bu da”nefis için çıkar fırsat “içinde geçen geçmişten gelen içsel ruh içinde kalanlar yer alır
İŞTE BU DA BU DÜNYAYI BİRİLERİ YAYIK GİBİ SALLAMASI GİBİ DOĞADAN İNSANA GEÇİŞİNİZİ ANLATAN ŞÖYLE BİR SÖZBU DURUMU ÇOK İYİ ÖZETLER
Doğadaki canlı sarsılınca can havliyle saldırır”akıl sahibi insan” ise sarsıntıyı fırsat bilip nefretiyle saldırır karınca camı görmez insan ise camı elinde tutana piyon ve ya köle olur esir esaret için de yaşar
EĞER İNSANI HAYVANDAN AYIRAN O YÜCE AKIL BİR İŞE YARAYACAKSA
O da sarsıntı anında yanımızdakine vurmayı bırakıp kafamızı yukarı kaldırmaktır bilgece olan, sarsıntının acısıyla feryat etmek değil, "Kavanozu kim sallıyor" diye sorabilmek çünkü bizler karınca değiliz; fanusun farkına vardığımız gün, onu sallayanların oyununu bozacak güce de kavuşacağız.
Sadece "Sırlar kitabından kısa alıntı"
Allah Tanrıde zikret Saklı şifa Çoban
Selçuk uysal