YAYIN TARİHİ 05/ 07/ 2013 SAYI:5007 "yıl 20" Dünya da ve ülke de
Hiç bir yerde satış yerimiz ve şubemiz yoktur
En iyi sağlıkcı insanın kendisidir akılla yolu bulmaktır
SAKLI-ŞİFA ÇOBAN GLOBAL İLETİŞİM SELÇUK UYSAL
Mesele bir hikayenin bittiği yer değil küllerin arasından hangi inançla doğduğunuz tıpkı "anka" gibi en koyu karanlıkta sabırla bekleyenler için mucize, bitişin soğuk toprağında saklanan o kadim umut mitinin sessizce filizlenmesiyle başlar.
Dünyanın tüm fırtınaları kopsa ve her şey tükense bile kutunun dibinde kalan o son şeydir umut bekleyenlerin en büyük tılsımı mucize bir yolun bittiği yerde değil sabırla nöbet tutanların o kutsal umut mitini kalplerinde yeniden uyandırdığı an başlar.
Bu durumda“zevale eren yanı batan çöküş”her şeyin ardından dehşet son kozunu oynar ve korku kendi zirvesine ulaşır lakin tam o nihayet eşiğinde ruhun en sarsılmaz kalesi yükselir korkunun bittiği o son sınırda insanın en yüce manevi tecellisi başlar "mutlak korkusuzluk"
AllahTanrı de zikret saklı-şifa Çoban selçuk uysal
ZAMANIN GERİYE DÖNGÜ YOLCULUĞU VERİLEN YAŞAM ŞİFRELER
HAZIRLIK VE GÜNEŞTEN UZAKLAŞMA (AĞUSTOS SONBAHAR GEÇİŞİ)
Zamanın geriye doğru akan o gizemli döngü yolculuğu yeniden başlıyor bunu ancak bilgeler ve doğanın dilini okuyanlar bilir; bilmeyenler ise sadece akıntıya kapılır "bilip de anlayanlar" için ise bu satırların arasında evrenin kadim şifreleri gizlidir.
Bugün 10 Ağustos 2026 esintili ve hafif rüzgarlarla birlikte, 18 Ağustos 2026'da başlayacak olan o büyük yolculuğun hazırlıkları şimdiden kendini hissettirir takvimler 18 Ağustos'u gösterdiğinde, durdurulamaz hareket başlayacak dünya, artık güneş’ten yavaş yavaş uzaklaşma vaktine girmiştir.
Bu uzaklaşmayla birlikte, aylardır kavrulan karalar ve toprak ana yavaşça soğumaya yüz tutar sıcak ile soğuk havanın amansız karşılaşması rüzgarların hızını artırır, atmosferdeki nem çoğalır ve beklenen yağmurlar birer birer başlar hava ara ara ısınacak, ara ara soğuyacaktır ancak bilinmelidir ki, güneş'ten her uzaklaşma, yeryüzündeki tüm varlıklar için yeni bir değişimin ve dönüşümün de başlangıcıdır.
KABUK DEĞİŞİMİ VE ÇETİN ÜÇ AY (KASIM KIŞ DÖNEMİ)
Doğadaki tüm bedenler, atmosferdeki bu büyük değişime doğal bir uyumla alışır; evren tüm canlı varlıkları bu yeni ritme hazırlar ağaçlar, böcekler ve tüm canlılar, nesillerini ve varlıklarını geleceğe aktarmak, korumak için kabuk aralarına larvalarını ve tohumlarını bırakarak yola koyulurlar.
Bu geçiş yolculuğu tam üç ay boyunca, 29 Kasım’ın sonuna kadar kesintisiz devam eder bu süreçte tarlalardan son mahsuller alınır, harmanlar tamamlanır ve ambarlar kapanır.
29 Kasım geldiğinde ise “Dünya, Güneş’ten” en uzak noktadaki üç aylık o derin ve karanlık evresine adım atar artık yeryüzündeki tüm varlıklar için bu üç ay oldukça çetin, soğuk ve zorlu geçecek bu inziva ve sabır dönemi, yeni bir yolculuğun uyanış hazırlığına kadar amansızca sürer.
BÜYÜK UYANIŞ VE ŞAŞMAYAN TERAZİ (ŞUBAT, MART BAHAR DÖNGÜSÜ)
Kışın o sert yüzü devam ederken; 17 Şubat, 21 Şubat ve 5 Mart tarihlerinde doğada yeniden gizli bir hareketlilik ve hazırlık başlar dünya, güneş’e doğru olan o sıcak ve canlandırıcı yolculuğuna geri döner.
Tam bu esnada, mevsimin son sert havaları yaşanır; karlar erir, rüzgarlar, fırtınalar ve boralar her yeri sarar toprak altındaki obruklar, boşalan yerler bu büyük enerjiyle hareketlenir ve yer değiştirir bu büyük göç ve uyanış yolculuğunda, bir önceki mevsimde kabuk aralarına bırakılan o canlı larvaları ve tohumlar da yeni hayata eşlik etmek üzere uyanır.
Güneş'e dönülen o ilk üç ayda her yer yeniden yeşile bürünür toprak filizlenir, dallar tomurcuklanır ve rengarenk çiçekler açar yeryüzündeki her can canlanır; yaşamını sürdürmek, güçlenmek için beslenirken bir yandan da gelecekteki rızıklarını toplamaya koyulur.
Aslında Dünya da milyarlarca yıldır tam olarak aynı şeyi yapmaktadır atmosferini, havasını ve oksijenini toplayarak kendi yaşamını diri ve taze tutar yerküre yaradan tarafından kurulan ve kurgulanan evrenin o muazzam matematiksel hesabına her an harfiyen uyar ve her döngüde bu hesabın sağlamasını yapar günün sonunda evrenin yükü, dengesi ve hesabı netleşir; tıpkı milim şaşmayan o adil terazi gibi ne ne kadar giderkende gelirkende ne varsa varlıklar süpürsede evren terazisi hepsini denkleme alır
Allah Tanrı de zikret her denge sorguklama şifresi gibi hesap defterinde yekünü var Saklı-şifa Çoban
Selçuk uysal
ŞİFA HEYBESİNDEN BİLGE DÜŞÜNCELER
YARATILIŞIN KUSURSUZLUĞU VE İNSANIN SINAVI
Sen bu dünyayı muazzam bir güzellikte, tertemiz ve "kusursuz yarattın" tohumu toprağa, suyu nehre, nefesi göğe mizan ile yerleştirdin fakat biz insanoğlunun eliyle, bitmek bilmeyen hırsıyla ve cehaletiyle yeryüzü; iyinin ve kötünün, doğrunun ve yanlışın karıştığı bir imtihan alanına döndü. İnsan, kendi eliyle bozduğu terazinin altında ezilir oldu.
GÖNÜL TEMİZLİĞİ VE BASİRET
Zihinlerimiz yalanlarla, kalplerimiz ise dünyanın kiriyle yoruldu biliniz ki; gözün gördüğü hile, kalbin gördüğü hakikati örtemez bu mübarek geceye, gündüze dönen günlerin hürmetine dualarımızı kabul, kalplerimizi pak eyle bizleri her türlü kirliliğin, fitnenin ve asılsız bilginin ortasında hakkı hak bilip ona uyan, batılı batıl bilip ondan kaçınan basiretli kullarından eyle unutulmasın ki; gerçek şifa, bedenden önce kirli bilgiden ve kibirden arınmış bir zihinde başlar.
YOL VE İSTİKAMET
Yolumuzu her daim iyiliğe, doğruluğa ve senin rızana ulaştır kalbimize genişlik, ömrümüze bereket, niyetlerimize ihlas nasip et dilimizi yalandan, zihnimizi kirlilikten, ruhumuzu kötülükten muhafaza buyur iyiliği yayan, doğruluğu yaşayan ve senin adaletini ayakta tutan salih kullarının arasına bizleri de ilhak eyle çünkü insan, sadece tükettiğiyle değil, yeryüzüne bıraktığı adalet ve merhamet iziyle yaşar.
VESİLE OLMAK VE PAYLAŞMAK
Hayırlı, bereketli nimetlerine aç, açıkta ve yolda kalanları ulaştırmanı, bizleri bu hayra "vesile kılmanı" niyaz ederiz işlerinde kolaylıklar ve kalplerinde huzurlu gece ve gündüzler eyle şifayı veren de, dermanı sevk eden de O'dur isimler değişir, diller değişir ama kalpteki o tek sızının yöneldiği yön değişmez: "Allah Tanrı de zikir ederim, amin."
son söz ve sır
Ey insanoğlu! Unutma ki yaşam sırrınız, kâinatın her zerresine nakşedilmiş olan SIRLAR KİTABINDA harfiyen yazılmıştır.
"İlk adım sevgidir; sevgi yoksa zihin arınmaz, aşkla sevmeyen sırra ve hakikate eremez, şifa beyhudedir."
“İnsan ömrü çoçukluk olgunluk yaşlılık ve yolunun sonuna yaklaşım”
Allah Tanrı de zikret Saklı-Şifa Çobanı Selçuk Uysal
Toprağın İzinde, Hakikatin Sözünde...
GENÇLİĞİNDE KURNAZLIĞIN
Tohumunu ekip herkesi aldatabileceğini sanan fani hayatın bir çember olduğunu ve kurduğun tuzakların yaşlandığında sığınacağı ev olaçaganı unutur oysa güçlüyken dürüstlüğü seçmeyen zayıfladığında ne merhamet bulabilir ne de zamanın ona hazır ladığı en büyük aldanıştan kaçabilir işte böyle başlar
ÇOCUK YAŞTA BÜYÜĞÜ "KANDIRIRSIN"Masumiyet ve Hoşgörü: Çocukların yalanları veya kandırma çabaları genellikle sevimlilik, ihtiyaç ya da masum bir hayal gücünden beslenir.
Büyüğün Göz Yumması: Yetişkinler aslında çocuğun ne yaptığını bilir ancak sevgi, şefkat ve onu koruma içgüdüsüyle bu kandırma çabasına bilerek "kanmış gibi" yaparlar burada güç ve kontrol hala büyüktedir.
YAŞ İLERLEDİKÇE "KANDIRMAYA BAŞLARSIN"
Çıkar ve Strateji: İnsan yetişkinlik dönemine (gençlik ve orta yaş) adım attığında, dünya telaşı ve hırslar devreye girer kandırma eylemi artık masumiyetini kaybeder; iş hayatında, sosyal ilişkilerde veya kişisel çıkarlarda bir hayatta kalma ya da yükselme stratejisine dönüşür.
Güç İllüzyonu: İnsan bu dönemde aklıyla, kurnazlığıyla ve enerjisiyle dünyayı ve insanları yönetebileceğini, herkesi kandırabileceğini sanır egonun ve gücün zirve yaptığı, insanın kendini en "akıllı" sandığı dönemdir.
İHTİYARLAYINCA "KANDIRILIRSIN"
Rollerin Değişmesi: Yaş kemale erip beden ve zihin yorulduğunda döngü tersine döner kişi, tıpkı çocukluğundaki gibi korumasız hale gelir.
Güç Kaybı: Bir zamanlar dünyayı kandırabileceğini sanan insan; değişen teknolojiye, gençlerin hızına veya art niyetli insanların kurnazlıklarına karşı savunmasız kalır bu evrede insan, bazen saflıktan, bazen yalnızlıktan, bazen de sadece gücü yetmediğinden kolayca kandırılan tarafa geçer.
"ARTIK GERİSİNİ ANLAR BİR YOL BULURSUN..."
Selçuk Uysal sözün sonunu açık bırakarak topu tamamen insanlığa atıyor bu döngüden çıkarılacak en büyük ders şudur:
Hayat bir bumerang gibidir orta yaşta başkalarına attığın kandırma taşları, yaşlandığın da sana geri döner.
KALICI OLAN KURNAZLIK VEYA GÜÇ DEĞİL, DÜRÜSTLÜK ERDEM VE SEVGİDİR.
Son evrede incinmemek ve "kandırılan" aciz bir duruma düşmemek için, ikinci evredeyken (güçlüyken) adaleti, dürüstlüğü ve tevazuyu seçmek gerekir.
ARTIK BUDAN SONRADA SÖZ VE İFADELERE VE YAZMAYA GEREK YOK
Sadece Allah Tanrı de doğru adımı seç her adım da zikret
Saklı-şifa Çoban
Selcuk uysal