• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  
 
   https://www.sakli-sifa.com  https://www.sakli-sifa.com  https://www.saklisifa-piriiworld.com                            

Evren dengesini yakalamak hasta olup çare aramak değil.

Hasta olmamak için hastalığa sebepleri yok etmek.

          https://www.sakli-sifa.com     https://www.sakli-sifa.com     https://www.sakli-sifa.com   https://www.sakli-sifa.com
Site Menusu
Takvim
İdeal Minir ve sür kazan
https://www.sakli-sifa.com 

https://www.sakli-sifa.com

 https://www.sakli-sifa.com

https://www.sakli-sifa.com
Bitmeyen akü aparatı
https://www.sakli-sifa.com
Sanal kripto
https://www.sakli-sifa.com


 https://www.sakli-sifa.com
Arwen
https://www.sakli-sifa.com

https://www.sakli-sifa.com

https://www.sakli-sifa.com

 https://www.sakli-sifa.com


https://www.sakli-sifa.com 

https://www.sakli-sifa.com

https://www.sakli-sifa.com

https://www.sakli-sifa.com

https://www.sakli-sifa.com

https://www.sakli-sifa.com



Akıllı yağ
https://www.sakli-sifa.com
Vücutta var olan iyiler ve kötüler ama dışarıdaki tüm virüsler aynı değişen hava değiştiren ise insanoğlunun yaptıkları. saklı-şifa

Vücutta var olan  iyiler ve kötüler ama dışarıdaki tüm virüsler aynı değişen hava değiştiren ise insanoğlunun yaptıkları.

Virüs atmosferde serbest dolaşan bir bakteri bunları tetikleyen ise doğa hareketi ve iyiden kötüye kötüden iyiye doğru hareket etse de hava da bulunan gazların dağılmaması yerden 60 cm yüksekte yoğunlaşmasıyla toplu alanda gezintilerle hareket haline gelerek ve  çok katlı binalarda da  zeminlere 60 cm mıknatıs gibi burmasını sağlayan odadaki ve alandaki  kirli ortamda sabit kalmasını sağlar ve dezenfekte veya hijyen yapılmaz ise solunum yolu ile akciğerlere ve  boğazdan geçerek astım yolu ile ve buralardan tüm vücuda dağılarak kan damarcıklara geçmesiyle insanın bir birine uymayan yapısı değişik hastalıklara yol açacağı gösterir virüs aynı ama virüsü şiddetlendiren insanların çalışma üretme ve neyi neyle birleşimleri veya ne şekilde depolanacağını bilmemekle ve her defasında yeni bir başarılara ulaşmak için defalarca gelişim buluş yapa bilmek ve bu ortamı nelerin getireceğini bilmeden bu gün ve her sene virüse isimlendirmek insanın kendi kendine virüsler üretmesini sağlamakta.

Evet geniş acıyla Hava oksijen ve kullandığınız bir elektronikler ve yaşam için hazırlanan gıda vd. insanlık kendisinde ne virüsü üretmekte..

ORTAM Bu kimyasal özellik yüksek konsantrasyondaki vücut dışındaki organik bileşiklerle reaksiyon vermesini sağlar. Bu sağlık sorunlarına sebep olur. ORTAM DA Solunduğunda akciğere zarar verir. Düşük miktarda göğüs ağrısı, öksürük, nefes darlığı ve boğazda tahrişe neden olur.

Astım gibi kronik solunum yolu hastalıkları daha da kötüye gidebilir ve solunum yolu enfeksiyonları ile mücadelede vücudun yeteneğini azalır. İnsanların hassasiyetleri farklıdır ORTAM DA maruz kaldığında sağlıklı insanlar bile solunum problemleri yaşayabilir.

Egzersiz sırasında ORTAM DA maruz kalmak, daha fazla ORTAM solunduğundan daha fazla olumsuz etki eder. ORTAM zararlı etkilerinden kurtulmak, ORTAM düşük yoğunlukta kısa süreli maruz kalınmasıyla da olur. Yüksek yoğunlukta veya uzun süre maruz kalındığında sağlığı daha fazla etkiler ve iyileşme ihtimali azalır.  .

“Enerji verilmiş oksijen”, “saf hava” gibi ifadeler sanki ORTAM oksijenin sağlıklı bir türüymüş gibi anlamlar ortaya çıkarır. ORTAM oksijenden çok farklı kimyasal ve maddeler özelliklere sahip zehirli bir gaz lar üretir.    

Evet sonradan neden sağlık ve sağlığımızı neden kaybediyoruz  “ Dersek insanlık kendi kendine virüs üretmekte buna göre de organlarımızı normal sağlıklı fonksiyonlarından uzaklaştıran sebepler nelerdir gibi sorular hepimizin merak ettiği konulardır.

“Endüstriyel gelişim ile birlikte, binlerce kimyasal bileşen doğaya atılmaya başlandı. Sigara, yediğimiz işlemden geçmiş hazır gıdalar, bilgisayar, televizyon ve cep telefonları, suni gübreli tarım ürünleri, içtiğimiz su ve aldığımız her nefes vücudumuza yeni virüslerle taşımaktadır.”

Virüsler ciddi sağlık riski yaratabilecek olup, haklarında çok az şey bilinmektedir, hep bir çare aramaktan başka çünkü üreten karıştıran insan ırkıdır  üstelik de, iki veya daha fazla virüs bir araya geldiğinde daha güçlü bir etkiye sahip olup sağlığımızı etkilemektedir.

Birde neler yaparak güçlendiriyoruz.

Dişlerimizdeki cıvalı dolgular, kök kanallarında anaerobik bakteri, antibiyotik kullanımına bağlı bağırsaklarda anormal bakteriyel flora, kurşunlu benzin kullanıldığı dönemde kemiklerimizde birikmiş olan kurşun, kanımızda dolaşarak karaciğer metabolizmasını bozan ilaçlar her geçen gün artmaktadır. 

Sigara, alkol, hava kirliliği, stres, hormonlu gıdalar gibi daha sayamadığımız pek çok etken vücudumuzda virüs birikimine neden olur. Bu virüsler  zamanla vücudumuzun düzenini etkilemekte ve başka hastalıkları tetiklemektedir eklem ağrıları, yaşlanma, kilo, şeker gibi pek çok hastalığa davetiye çıkarmaktadır.

İşte size bazı virüsler kaynakları.

 

Besinler ve İçecekler: İşlemden geçmiş hazır yiyecekler, kafeinli içecekler ve atıştırmalık şekerli gıdalar bunların içine birleşimlerle saklanmış ve havadaki serbest dolaşan virüslerle eş bulan birleşirler..

 

Hava Kirliliği: Egzoz dumanı, sigara dumanı, yakılan kömür ve sanayi dumanlarından oluşan sis hava da ağırlaşan gözle görünmeyen eş bulanla birleşerek çoğalırlar.

 

Radyasyon: Bilgisayar, televizyon ve cep telefonları bunlarda hava da bulunan serbest dolaşan la şarzlaşır  elektrolize ederek solunum yoluyla kötüyü alarak içerideki iyi virüs savaşarak seni bedenin yorgun düşürür aldığın besin emme kapasitesini, dinlenmesini ve kendini onarmasını engeller ve sonra hasta eder..

 

En tehlike ise kronik bir yorgunluk hali, sık sık acıkma bazen geceleri açlık hissi ile uyanma ,Mide ekşimesi, gaz, hazımsızlık, şişkinlik ve geğirme yakınmaları, Vücutta ödem şikayetleri (şişlik),Aşırı ve sık yemek yeme arzusu, Baş ağrısı ya da migren nöbetleri. Rahatsız ve yetersiz uyku.

Gereksiz, aşırı hiddet, öfke hali. Sık sık değişen ruh hali (gün içinde mutluluk, mutsuzluk, sakinlik, öfke dalgalanmaları) Depresyon veya bunaltı ve kararsızlık hali, unutkanlık belirli bir sebebe bağlı olmaksızın kilo alma ve verme. Tırnak değişikliği, tırnaklarda çatlama, beyaz lekeler, çabuk kırılma.

Saçlarda kırılma, kuruma ve aşırı dökülme tekrarlayan sırt ve boyun ağrıları, eklem ağrıları, kas güçsüzlüğü kramplar. egzersize karşı isteksizlik sık sık idrara çıkma. aşırı ve kötü kokulu terleme.

Göz altlarında koyu halkalar, gözde sulanma ve kaşıntı tekrarlayan deri döküntüleri, isilik, kırmızı lekeler, pullanmalar, kurdeşen atakları uzun süren öksürük boğazda yanma ve batma.

Endüstrinin giderek gelişmesiyle artan toksinler, insan metabolizmasının kendini temizleme kapasitesinden çok daha hızlı bir şekilde birikime yol açmaya başladığını gözlemlemek ve psikolojik ruh haline gelmesi.

Yediğimiz hormonlu gıdalar, soluduğumuz düşük oksijenli hava, içtiğimiz sular sonucunda bedenimiz kendisini temizleyemez hale geldi. Bunun sonucunda, vücudumuzun PH dengesi bozuldu; alkalik ortamdan asidik ortama doğru bir değişim yaşadık ve mükemmel vücudumuz da bizi korumak için oluşan bu asitleri yağ hücrelerinin içine hapsetmeye başladı virüsler.

Virüsler bunla kalmayıp kan ve doku kirliliği oluşturdu kan kirliliği de diğer mikroplar için gerekli olan üreme ortamını yarattığını fark etmek sizin ve biz de farkında olmadan bu “atılan atıkları” taşımaya başladık.

Zaman içinde de kilo almış, iç organları yağlanmış, metabolizması yavaşlamış, ruh sağlığı bozulmuş, günden güne yaşlanan bedenler haline geldik.

Vücudumuzda oluşan hastalıklardan kurtulmanın yolu aradık aşılar keşfetmek için kolları sıvadık hep bir şeyler bulmak için çaba gösterdik hiç demedik nerde son ve son neden olduğunu ve artık başladığımızı başlattığınız ana dönelim demedik başkaları için..

Virüsten KURTULMAK DEĞİLDİ Öncelikle kan zehirlenmesinden kurtulmaktı. Her şey kanla başlar ve kanla biter demedik.

Birçok hastalığın nedenlerinin arasında kanın normal seviyesinin üzerinde virüs mikroplar “can boğazdan ölüm ise mideden başladığı ilk virüs yüklenmesi sonucu olarak görmedik” Ağzımız ve mide buradan başlar ve diğer organların çalışması için kana ihtiyaç var olduğunu yaşayan insanlar daha keşfedemedi çocuk yaştan buyana eğitim “ne olancan” demekle başladı..

Vücudumuzda oluşan dışarıdan gelen virüsler , asitler ve serbest dolaşanlar  bir bölümü deri, böbrek, ciğer ve bağırsaklar yoluyla doğal olarak vücuttan atılır, fakat tamamı atılamaz , elektroliz yöntemi sayesinde ise çoğalır, bedenimizde kalan atık maddeleri sağlıklı bir biçimde vücudumuzdan atma ihtimali azalır ve artık vücuttan atmak için “her türlü şifa” aramakla geçer.. 

Her türlü şifayı yapar uygular ve her şeyi yerinde yaparsanız tamamen kalkar diye bir şey yok turu görmeniz sizleri karamsar çaresizlik yoluna iter evet nerede yanlışlık yapıyorum hiç denmez ve ne yapsa da ne nerede yanlışlıklar yapıyoruz akla gelmeyen okumak  öğrenmek danışmak demeden hep tavsiyelerle yol alırız..

Evet bol yürüyüş ,orman gezintileri, deniz kenarları evi sıkça havalandırmak bol temiz tütsülerle evi tütsülemek ve evin içinde oluşacak elektronikleri yattığınız odada bulundurmamak çoğunu diğer odalardakilerinde yatarken kapamak la başlar..

 

Spor yaparken orman ve deniz kenarlarını tercih edin ve yanız kalmayı ...Vitrinleri gezerek spor olmaz hele matematik hesap işler de olmaz .Birde bakın ben buradayım hele benlik hiç olmaz düşünce ve düşüncenize vakittiniz olmaya bilir.. Sadece adımının sesini duy kalbin atışını dinle terlerini hisset, ve korun koruna bildiğin kadar bu nefis çıkar dünyasında.. Neden .mi 

“Dünya nüfusunun sürekli artışı ve bu çoğalmanın getiren gıda gelecek yok olması düşüncelerde çalışma laboratuvarlarda deneysel sağlık ve teknoloji gelişmeler cağın öncelik yarışı ve bu artıkları çukurlara dağlarda mağaralara açık denizlere ve ya yapay göl altında kalmış eski mağaralarda saklanılan deneysel artıklar bir gün göklerden asit yağmasına sebepler taşıyan bilinmeyen yok edici virüsler ,göçmen kuşların taşıma yoluyla, küresel ısınma, sera etkisi ile yağışlarda görülen ani değişiklikler, aşırı yağışlar, uzun süren kuraklıklar, tatlı su rezervlerinin azalması, suların israf edilmesi ve aşırı derecede kirletilmesi gelecekte yaşanacak tatlı ,içme su ve toprak altından çıkan zenginlik ekonomi ve çıkar savaşlarına götürüyorsa geleceğin  karşı koyulmaz silahı parasal kırız sağlıkları etkiliyorsa göç ve göçe zorlanılıyorsa  ve de dur denmezse gene insanlar topluluğu yaşayan toplum uluslar görmezden gelip zorlayacaksa yapacak çarelerin hiç kalmadığını şimdiden akla yazılmalı.. Dünya bilinmelidir ki verilen nimet sonsuzdur milyarlarca insanı besleyecek kadar yeterlidir. Yeterli olmayan çok kazanmak nefistir”

Akla getirerek önce kendinden çok komşunu çocukları ve yakınları düşünerek bırakacağın dış dünya atıkla başlaman..

Akciğerler vücudumuz için gerekli oksijeni sağlayan, kirli havayı temizleyen en önemli organlarımızdan biridir. Solunum sırasında ciğerimize çektiğimiz havanın kirli ve soğuk olmaması gerekir. Burun duvarında bulunan kıllar, içerideki yapışkan sümük maddesi, havadaki tozları, kirli maddeleri süzer, burun içi kıvrımlar içeri giren soğuk havayı ısıtır.

Yüce Yaratan burnumuzu bu nitelikte yaratmıştır. Abdest alırken günde beş kere temizlenmiş bir burun, bu görevi daha iyi görür. Sigara ile devamlı tütsülenen burun ve boğaz; katran deposu haline gelir. Ziftle dolmuş bir baca misali, görevini yapamaz olur, zamanla pek çok hastalığa sebep olabilir.

Nezle, anjin, bronşit gibi üşütmeden ileri gelen rahatsızlıklara soğuk algınlığı adı verilir. Soğuğa karşı, sıkı giyinmek gerekir. C vitamini içeren besinlerin bolca tüketilmesi gerekir.

Bu dönemde dinlenme, temizlik, el ve ayakların sıcak tutulması, bulunduğunuz yerin güneşlen dirilmesi ve havalandırılması da en az beslenme kadar önemlidir.

Aksiler ise virüsleri iyi kötü artık savaşlara girmişlerdir.. Ateş, baş ağrısı, eklem ve kas ağrısı, akan ya da dolu burun, hapşırma, yorgunluk hissi, boğaz ağrısı, göğüs doluluğu.

Boğaz iltihabına yol açan çeşitli faktörler değişik hastalıkları tetikler  vardır. Bunlarda mikroplar ve metabolizmaya bağlı nedenler olmak üzere iki ana grupta bulunur. Bazı durumlarda ise bulunulan ortamın ısısına, ortamda yer alan toza bağlı olarak boğaz iltihabı yaşanabilir. Boğaz iltihabı her yaşta insanda sıklıkla görülen sorunlar arasındadır. Ama en çok 4-7 yaş arası çocuklarda rastlanılır

Bazı bulaşıcı bir hastalık olup, hastanın kullandığı çatal, kaşık, bardak, havlu gibi gereçler ayrı tutulmalı ve eller sık sık yıkanmalıdır.

Belirtileri kişi den kişiye farklılık gösterebilir. Boğaz iltihabına yol açan en büyük etmen virüsler ve bakterilerdir. Virüse bağlı boğaz iltihabında genel olarak yüksek ateş görülmez fakat bakteriye bağlı iltihaplar yüksek ateşe yol açabilir.

Bu durumlarda tehlikeli olabilir ve önlem alınması gerekebilir. Yutkunma zorluğu, ses kısıklığı, öksürük, boğaz hafif yanma, yorgunluk, nefeste koku, burun akması, tozlu ortamda sorun yaşanması da belli başlı belirtilerindendir.

Üst solunum yolları enfeksiyonudur. Hastalığa sebep olan farklı virüsler tespit edilmiştir.

En iyi ilacı, “Hasta olmadan önce sağlığın kıymetini bilin” hadis-i şerifine ve “Bütün, (çoğu) hastalıklar soğuktan kaynaklanır” hadis-i şerifine uyup, sıkı giyinmek, soğuktan korunmaktır.

Lokman Hekim, “Ayağını sıcak tut, başını serin” demiştir. Ayağımıza ince naylon çoraplardan değil, kalın yün çoraplardan giymeliyiz, Özellikle hanımların vücudu ısıtmasına güvenerek giydikleri naylon çoraplar, soğuk hastalıklarına davetiye çıkarır.

Rastgele yemek yememeli, mide ve karaciğeri yoracak bir şey yapmamalı, mideyi çok iyi korumalı ve kalp akciğer enfeksiyonlara dikkat etmelidir. Çok iyi terlemek ve yatak istirahati önemlidir.

Belirtileri: ateş, baş ağrısı, kırgınlık, öksürük, burun akıntısı, üst solunum yolu iltihabı, mukoza iltihabı, kusmalar.

Adaçayı kürü boğaz iltihabı oluşumuna karşı gerçek bir koruyucu ve önleyicidir. Gün boyunca birkaç defa yapacağınız adaçayı gargarası boğazınızda iltihap oluşumunu engelleyecektir. İlerleyen günlerde haftada birkaç defa bu gargarayı tekrarlamak ve her gün bir çay bardağı adaçayı içmek sizi boğaz enfeksiyonlarına karşı koruyacaktır.

Asırlardan beri çeşitli kültürlere mensup insanlar maya mısırlılar , bitkisel kokuların ağrı kesici, mikrop öldürücü, iltihap kurutucu, kramp giderici, ruh yatıştırıcı tesirlerini keşfetmişlerdir.

Mısırlılar, ölülerini mumyalarken; katran ve mür ağacının anti bakteriyel özelliklerinden faydalanmışlar.

Başka milletler ise hasta odalarını biberiye, kekik, yavşan, günlük ile tütsüleyerek dezenfekte etmişlerdir.

Resulullah (s.a.v.) Efendimizin “Evlerinizi kekik ve yavşan otu ile tütsüleyiniz” Hadis-i şerifinin öneminin bu bilgilerle biraz daha açığa kavuşacağı kanaatindeyiz.

Soğuk algınlığından korunmak için günde üç kez birer diş sarımsağı yiyin ya da şiraz nar sıkarak suyunu için . Yararlı otların esans yağları da zararlı bakteri ve virüsleri yok etmede çok etkilidir .Bunlar ayrıca buhar soluma ve oda havasını tazeleme de yararlı olurlar .Kuşburnu çayını çok fazla C vitamini içerdiği ve soğuk algınlığı ile diğer iltihaplanmalara karşı direnç oluşturur.

Sağlıklı kalmak için kemikleri sağlamlaştırmak ağrı ve sızıları azaltmak ..Kuş burnu bitkisi 700 gr 150 gr bamya tohumu ilaçsız ,100 gr siyah ardıç tohumu ,1 demet çıvan pençeni ,30 gr reyse mantar ekstrat ı hepsini toz ederek ister yoğurtla ister meyve suyu ile sabah akşam bir tatlı kaşık kullanarak kısa zamanda ağrıları alarak iltihabi kandaki virüsleri temizleyerek rahata kavuşacaksınız .

Hibisküs ardıç tohumu şeker otu karbonat ve limon tuzu toz hepsini yoz edin toz halinde bardağa bir kaşık koyarak soğuk veya sıcak için suda için çıkan posayı soğuk olarak anlınıza koyun 10 dakika içinde ateş düşer..

Tadı vişne şurubu gibi olur şifası saymakla bitmez. şeker hastası değilseniz balla tatlandıra bilirsiniz. .Aynısını (Hibisküsü kaldırıp zencefille yaparsanız) boğaz iltihabı 1 saat içinde diner ağrıyı alır şifası saymakla bitmez....

Aynısını (Hibisküsü kaldırıp zencefille yaparsanız) boğaz iltihabı 1 saat içinde diner ağrıyı alır.. Şayet içine sinir uçlarını sakinleştirecek karanfil tozu koya bilirsiniz her iki tarife.. Yaptığınız toz  TOZ bir uçuşmayla döllenen vardığı yerde birleşimlerle olan bir enerji. İlk hareket..

Kan şekerinin ve yüksek tansiyonun dengelenmesinde yardımcı olur. Ayrıca iyi huylu kolesterolün yükseltilmesinde de yardımcıdır. olarak da bilinir. Kafeinsiz olan ve yüksek C vitamini içeren bağışıklık sistemini güçlendirir.

Terletici bir tıbbi toz olduğu için vücutta biriken fazla suyu boşaltmaya yardımcı olur. Romatizma şikayetlerini azaltır. Solunum yollarını açıcı etkisi ve içerdiği C vitamini ile soğuk algınlığına karşı faydalıdır.

Yapılan toz merhem deri üzerine sürülerek ovulursa, cilt hastalıklarına iyi gelir. Toz terletici bir toz olduğundan romatizma ve soğuk algınlığına iyi gelir .Kandaki şeker miktarını düşürür nefes kokularını giderir kansızlığa iyi gelir .İdrar söktürür.

Toz sirke içine konup bekletildikten sonra bir bezle alın üzerine sarılırsa baş ağrılarını giderir. Elde edilen toz şurup öksürüğe çok iyi gelir çayı zayıflamak için kullanılır.

Kanı temizler, bunun için ilk gün bir BARDAK İÇMEYLE Sonra her gün bir tane artırılarak 12 gün devam edilir. On ikinci günün sonunda birer adet azaltılarak 12 günde böyle yemeye devam edilirse kanı temizler.                                

Ateş ..Vücut ısı gördüğünden 10 derece düştüğü zaman vücut üşür  vücudu hasta düşürür sıtma gibi  vücut ısısını ne fazla sıcak yapın nede soğuk..

Soğuk algınlığından korunmak için günde üç kez birer diş sarımsağı yiyin ya da şiraz nar sıkarak suyunu için .Yararlı otların esans yağları da zararlı bakteri ve virüsleri yok etmede çok etkilidir .

Bunlar ayrıca buhar soluma ve oda havasını tazeleme de yararlı olurlar .Kuşburnu çayını çok fazla C vitamini içerdiği ve soğuk algınlığı ile diğer iltihaplanmalara karşı direnç oluşturur.

Toz acı biber de kan dolaşımı ile sindirim sistemini uyardığı gibi, soğuk algınlığını savuşturmada çok iyidir.1/2 çay kaşığı toz acı biberi 1 fincan kaynar suda 10 dakika süreyle demlendirin, süzün .

Bundan 1 yemek kaşığı alıp bir bardak sıcak suya katarak gerektikçe ya da yemeklerden önce için.Bir cay kaşığı leğen içine sıcak su koyarak ayağınızı koyun..

Boğaz ve mideden geçen ayrışan ve kan damarlarından geçerek hastalıkların başlayacak noktasına adın atar kan ve her şeyin başlangıcı kan

Kan hücrelerinin veya hemoglobin'in ilikteki üretimlerinde bozulma. .Kan hücrelerinin yıkımlarının hızlanması. Kan hücrelerinin işlevlerinin bozulması .Kanın pıhtılaşmasının bozulması. Kanın damar içinde gereksiz yere pıhtılaşması. Kanın üreten ilik hücrelerinin ven lenf bezi hücrelerinin kanserleşmeleri,

Kırmızı kan hücrelerini (alyuvarları) büyüten kanı katılaştıran, dolaşımı bozan fazla asitleri hacamatla vücuttan dışarı atabiliriz. Kan ve dokulardaki gaz ve toksinleri atar, ödemleri çözer, kan üretimi ile görevli organları uyarır, beyin fonksiyonlarını canlandırır, ağrıları giderir.

Ayrıca limonun içeriğinde bulunan  bir kaç doğa birleşimleri kadınların yumurtalık kanseri riskini de düşürdüğü ,. Limonun, bakteri enfeksiyonları ve mantarlara karşı olduğu, Bağırsaklarda bulunan kurt ve parazitlere karşı etkili olduğu . Ayrıca yüksek tansiyonu dengeleyen meyvenin, stresle savaşan, sinir bozukluklarına iyi gelen SİNİR SİSTEMİNE etkisi de bulunur   kalp ve damar hastalıkları reçetesi mucizevi sonuçlar verir.

Her şeye uygun tarif...1-Bir kaşık Bal, Bir fincan sirke, Bir tatlı kaşık çörek otu...2-Üstüne acı 5 adet baden, Bir tatlı kaşık çörek otu, az miktar bir tutam taze zencefil. Balla macun yap kullan. .Her sabah mevsim başlangıç 21 gün uygula...Artık ağızdan giren mide öğütücüden geçerek karaciğere ve oradan temiz kan dağılımı başlar..

 

Evet  İnsan oğlunu ya bu şekilde, yada , bölgelerde şan ve ihtişam için kaoslar parçalanmalar la yok etmeyi planlayanlar ama unutmasın ki her bir filiz ,her ezdiğimiz çim her kopardığımız yaprak her kırdığımız dal vücudumuzun bir parçasıdır insanlar insanlık gibi her bir canlıya eziyet çıkar anlatımlar sizleri karanlık dünyaya götürecek…

Her kopardığınız parçalar sizlere yüreğinize ,kalbinize iğneler gibi saplana çak işte o zaman yaşamak istiyorum haykıracaksınız ve sağlık diyeceksiniz. Bugün yada geç olmadan yarından sonra.

Denizlerin suların enerjisi yanı doğayı besleyen antibiyotikleri bitince öncelikle GÜN AY YILARDA  dip hareketleri ve yıllar sonra denizlerin asitte dönüşmesi yağan yağmurların insanlığın ve canlıların yok oluşları..

Geçmiş dünya diğer canlıların yok olup yeni bir canlı türlerin var oluşları bu asırların bir farklılığı aklı şuuru olan insan ırkı geçmişlerdekileri ne yapmışlarla anılacaklar ve geleceklerine emin adımlarla yürüyecekler... 

Bu var olan insanlık sonu gelse de yaratan bu dünyayı hep var edecek sadece insan ırkı var zannetmeyin gözle göremediğiniz yaşayan canlı dünya iyiler kötülerle dolu bir virüs..

Site bölümlerinde Okumak kafi

Bağışıklık sistemi güçlendirme     Bu bölümü Öncelikle okuyun  

VUCÜDÜMÜZ VE HAVA 

Dolaşım, dokunma, ağız vb. yollardan giren her şey için de    (bağışıklık) sistemimiz bir virüs taraması yapmaktadır.

Tespit ettikleri ile de savaşarak yok etmeye çalışır. Ancak maalesef her zaman bu işte başarılı olmayabiliyor. 

Başarılı olamamasının birçok sebebi var beslenme, aşırı ilaç kullanma, radyasyon, kirli hava, stres gibi faktörler bağışıklığın zayıflamasına neden oluyor. 

Özellikle de maruz kaldığımız soğuk  ve sıcak hava birçok bakteriyi ve virüsü beraberinde getiriyor. 

Bu kadar çok etkene maruz kalan bünyemiz ise koruma noktasında tabi ki yetersizlikler kalabiliyor.

Bağışıklık sistemimizi  doku organları dediğimiz dalak, lenf düğümleri, bademcik, kırmızı kemik iliği, timüs bezi, karaciğer ve bağırsaklardaki  plaklar oluşturmaktadır.

Bu sistem vücudumuzda hücresel ve sıvısal olmak üzere iki türlü bağışıklık oluşturur ve her insanda iki çeşit  bağışıklık halde gözükür.  

Doğuştan kazanılan bağışıklık: Bu bağışıklık sistemi genetik faktörlerce farklılık gösterebilmekle beraber doğuştan var olan bir sistemdir.

Sonradan kazanılan bağışıklık: Bu sistem ise organizmanın kendi kedine ürettiği ve dışarıdan hazır olarak üretilmiş, vücuda takviye edilen antikorlar olarak tanımlanabilir. 

Vücudumuza dışarıdan giren mikroorganizmalar (bakteri, virüs, asalaklar vb.) bağışıklık sistemimizi harekete geçirmektedir.

Bazı bakteriler ise diğer mikroorganizmalara karşı koruyucu olması için bağışıklık tarafından   dönüştürülürler Bunların dışındakiler ise vücuda zarar veren mikro organizmalardır.

Vücudun ürettiği antikorların yetersiz olması durumunda ise kronik enfeksiyonlar, deri döküntüleri, sıklıkla soğuk algınlığı, tekrarlayan yaralar,  şişkinlikler ,yüksek ateşler, kemik iltahabi apseler diğer apseler gibi rahatsızlıklar ortaya çıkacaktır.

Bunu önlemek adına bağışıklık dediğimiz sistemi kuvvetlendirmemiz ve kanda ki savaşan antikorlar  yüksetmek gerekmektedir. Devamını bölümde okuyun


Sağlıklı beslenme saklı-şifa 

Hastalıktan korunma

Vitaminler

 Mineraller

30 günde sağlık

7 günde sağlık

Şifalı içecekler

Tütsülerle dezenfekte

Akciğer solunum

Yüksek sıcaklar  gibi soğuklarda çarpar önümüzdeki günler hem sıcak hem soğuk  dikkat edin bu günlerde dikkat soğuk algınlığı ve grip hastalık virüse çağrı yapan sadece insan ırkı. Diğer canlıların korkuyla yaşaması tek sebepleri.. İnsan ırkıyla birlikte yok olacaklar.. Ama dünya yaşayacak..

Bilnmelidir ki. 

Aşı bulunasıya kadar ve aşı üretesiye kadar bilimle ilimle araştırmacı ve bilimin getirdiği eğitimcilerle bir olup el birlikle olmak aç kalmaktan açıkta kalmaktan ölüm korkusunu atarsanız bilin virüsü de yenersiniz STRES kaygı virüse ödül verirsiniz vücuttaki antikor artık ruh yapınızdan korkar ve savaşı kaybeder sizler ve insanlık birbirlerine güvenirse bilin bu virüsler bu hava sahasını terk eder.

İnsanlar hep kaygı eder birlik olmaz tek tek yok olurlar birlik olsalardı tek tek yok olmakta az yok olmayla virüsleri kireç çukurlarına toprağa denize dökerler ve gömerlerdi..

Yaşam sadece sağlık da değil toplum huzurun da yaşam dada virüsler vardır içten ve dıştan saldırırlar ülkeyi istila ederler kendi ülkende esaret içinde yaşar zaman sonra ırkınla yok olursun..  

saklı şifa sırlar kitabin dan önce canlılar ve yaşam, hastalıktan korunma ,doğanın dengesi, her şeyin çıkar olmayışı nefis yolundaki balçık çamurlar manen görünmeyenler madden görünenler  bölümün den kısa alıntılar..

                                                                 selcuk uysal çoban saklı şifa

Bu sitede yer alan yazıların tümü, bilgi edinmek isteyen ziyaretçiler için hazırlanmıştır.  Bu bilgiler, hiç bir zaman hastalık ve diğer sorunlara yönelik teşhis ve tedavi amaçlı olarak kullanılmamalıdır..

Doktor  diyetisyen ve herbalisler tarafından yetkili eczacılar güvenilir, yanında bitki aromatik okul mezunu veya kimyager çalıştıran, izni alınmış aktarlar tarafından güvenli şekilde kullanılmalıdır.

Sitede yer alan yazıların her türlü kullanımı ve uygulanması sonucu doğan hukuki, ahlaki,  mesleki, sağlık ve yaşamsal sorunlar sadece  bu eylemi gerçekleştiren kişilerin    sorumluluğundadır

Bunlardan dolayı ortaya çıkabilecek hiçbir sorundan site ve yazarları sorumlu kılınamaz. 

NOT:KAN BİLGİLERİNİZİ BİLMEDEN BİYOKİMYANIZI TARAMADAN,ARAŞTIRMACI DOKTORUNUZA, AKTARLARA DANIŞMADAN BİTKİ VE BİTKİ TÜRLERİNİ KULLANMANIZ TAVSİYE EDİLMEZ.

 

 

 

  
141 kez okundu

Ziyaret istatistiği
Aktif Ziyaretçi2
Bugün Toplam141
Toplam Ziyaret1091098
Döviz kuru ve ASLI Altın Günüş Bakır
AlışSatış
Dolar6.05396.0781
Euro6.53826.5644
Bahçeler ve yağlar
okaliptüs bitki ve yağlar
Mersin bitkisi yağlar
Biberiye bahçesi ve yağlar
Defne yağ
Lavanta fibeleri Adana
Lavanta bal
LAVANTA BAL

https://www.sakli-sifa.com
Balların nöbetçisi

https://www.sakli-sifa.com

 https://www.sakli-sifa.com