• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  
   https://www.sakli-sifa.com      https://www.sakli-sifa.com   

              Evren dengesini yakalamak hasta olup çare aramak değil hasta olmamak için hastalığa sebepleri yok etmek.      

 

 https://www.sakli-sifa.com   sakli-sifa.com    https://www.sakli-sifa.com

               Yeni ürünler bölgesel veri tarama      Yeni ürünler bölgesel tarama  veri toplama      Yeni ürünler bölgesel tarama veri toplama                         
SAKLI ŞİFA TV VİDEOLAR
Envidatoken
 https://www.sakli-sifa.com
Site Menusu
Site Haritası
Takvim

BİTKİSEL MACUNLAR VE SALATA TÜRLERİ SAĞLIKLI ŞURUP İÇECEKLER

BİTKİSEL MACUNLAR VE SALATA TÜRLERİ SAĞLIKLI ŞURUP İÇECEKLER  

 Bu özel bu yılların son 10 yılın bir 10 yıl daha

Boğazdan gelen kaşıntılar zamanla olur bu yaşam tarzında zaman yoksa hemen yapmak için zencefil ve karanfil kabuklu limon sıcak suda demlenir içilir ara sırada gargara yapılır bazen olur tekrar ağıza yaralar çıkar nöbet şekeri ile emilir gene tetikleyen burumda korku yapar bünye der sin yoksa hastalanıyor muyum der yok hastalanmıyorsun sadece panik stres nabzı yükseltir hemen kanı dengeleyen ökse otu kullanarak kan sakinleşir.

Yapımı ise sabah sıcak suya koyulur akşam içilir akşam sıcak suya konulur sabah içilir gene bayan erke arsında farklılık vardır stres depresyon sakinleşmek için ortamdan uzaklaşmak mide için önem taşır sizi tetikler abur cuburla sindirim sistemi bozar yok gene korkma o midenin yorulmasından yapar ve açlık sınırına gelmeden oruç perhiz yaparak sadece havuçlu saf zeytinyağlı sarmısaklı limonlu bir salata kafi gelecektir..

ZENCEFİL ŞURUBU ZENCEFİLLİ LİMON KABUKLU BALLI ŞURUBU
Malzemeler:
1 adet orta boy kavanozun yarısını dolduracak kadar taze zencefil
1 limon (kabuğuyla dilimlenmiş)
Yeteri kadar kaliteli bal

Yapımı:
Zencefilin kabuklarını soyulur ve incecik dilimlenir. Kavanoza yerleştirilir ve limonları da ilave edilir. Üzerine balı eklenir. Kapağı sıkıca kapatılır ve buzdolabına kaldırılır.
Kullanırken; bir çay bardağına 1 dilim kabuklu limon, zencefil şurubundan bir ya da iki yemek kaşığı koyulur ve üzerine sıcak su ekleyerek karıştırıp içilir.

Sıcak olarak içildiği gibi aynı miktardaki karışıma soğuk su ya da soda ekleyerek de içebilirsiniz.

Eklem romatizması için ideal kullanım hem yenilebilir hem sürülür sürülürken içine bir adet aspirin atılır sararak kullana bilirsiniz. 

Karışım buzdolabında 2-3 ay bekleyebilir.

Sonbaharla birlikte grip, enfeksiyon, bağışıklık hastalıklarında her ev hanımının yapacağı içecek. Ateş, boğaz ağrısı burun akıntısı, ardından gelen öksürüğü kesmek en uzun süreçtir.
 
Hazırlayacağınız şurubu soğuk algınlığına yakalanmadan önce çay gibi ailece günde bir fincan içebilirseniz koruyucu özelliğinden yararlanılır, sonrasında ise öksürüğe karşı doğal tedavi olarak kullanabilir.

Ayrıca mide üşütmelerinden araç tutmasından ya da kaynaklanan bulantılara karşı da çok etkili bir kürdür. 

 BİTKİSEL BESİNLER VE ETKİLERİ

Çoban yoğurtlu sos ..1 veya 2 kase.. Yoğurt içine bir tatlı kaşık biber salçası ,bir tatlı kaşık çoban baharat ,soğan rendele kırmızı ,havuç rendele, kırmızı lahana rendele ,zeytinyağı ve servis. .göz miktarınız ve kaç kişiye göre yapım... İstenirse üstüne sumak atın veya limon sıkın.

Çoban baharat Kişmiş, Kekik ,Nane, Pul biber, Toz biber,7 baharat ,Kori Kimyon ,çörek otu.. Hepsinden birer tutam sofraya konularak her şeye kullanılır kahvaltıda da.. İsterseniz de üstüne ekşimsi sumak atın (sumak alırsanız da tane olarak alın kendiniz çekin veya çektirin tüm tane baharatlar için geçerlidir)

Susam kavurması az yağ ile zeytin yağ ,pul biber, kekik, nane, kimyon ,kori susam kavrulduktan sonra baharatlar karışır.

Soya fasulyesi, buğday   keten tohumu:

Bu sayfayı okuyun uygulayın hepsi faydalı.

Meme, döl yatağı ,prostat kanserinde etkilidir.

12 AY BOYUNCA HER VÜÇÜDA UYGUN İÇEÇEK SİNDİRİM

-Lahana doğranır.-Siyah havuç doğranır.-Sarı havuç doğranır.-2 yeşil elma -1 litre elma sirkesi-6-7 adet sarımsak-1 kaşık bulgur,1 kaşık nohut,1 kaşık fasulye 1 tül bentte  konulur.-5 litrelik kavanoz içine su doldurulur ve 1 kaşık karbonat konulur.

-Bunların hepsi 5 litrelik kavanoza konulur.10 gün bekletilir.11. gün içindeki tülbent çıkarılır. Bolca içilir.

-Tüm hastalıklardan korur. Sindirimi çalıştırır .Şeker kolesterol ve dolaşım sistemlerini çalıştırır. Bağışıklık sistemini güçlendirir.

-Kolesterol ve tgiliserit var ise 2 adet ceviz yaprağı koyun.

SALATA TARİFİ; (HER DERDE DEVA)

1;Limon 1-2 adet rendelenir.2;Havuç 1-2 adet rendelenir.3;Kırmızı turp 1 adet rendelenir.(ORTA BOY)4;Kırmızı lahana 1 adet.(NORMAL ORANTILI)5;Kırmızı soğan 1 adet.(NORMAL BOY) 6;Zeytin yağı .(NORMAL DÖKÜLÜR)7;1 kase yoğurt.8;İsteğe bağlı kaliteli pul biber.9;Bir diş sarımsak. 10;Yoğurt üzeri nar ekşisi.(SAF)

Muntazam la yemek menüsüne yanına salata hazırlanır yenirse hastalıkları uzak tutarsınız bağışık sistemleriniz güçlenir.  

SALATA TARİFİ  (HER DERDE DEVA)

1;   Vücudun ihtiyaç duyduğu çeşitli ve değişik gıdaları sebzeleri ve meyveleri mevsiminde yemeliyiz. Salata yemeğini ihmal etmemeliyiz.

2; Lahana ,kırmızı lahana, tere, soğan, marul, salatalık, turp, domates yer elması ,maydanoz karıştırılarak salata yapılır.

3;.Limon ve zeytinyağı ilave edilir. Yemeklerden 30 dakika önce yenir. Şekeri düşürür, tansiyonu ve kolesterolü dengeler, kanı temizler, damarları açar ve hazmı kolaylaştırır.

4; Lifli besinler olduğu için şişmanlatmaz.

5;Bir kase yoğurtla yenilirse şifa 10 kat artar.

BAY VE BAYANLAR İÇİN

Tuzlu tereyağlı incir rendelenir. Rendelendikten sonra kızartılır .Kızartılan incirin üzerine bal ,fındık, fıstık ,badem bolca ceviz konulur. Üzerine muz doğrayın ve afiyetle yenir.

Bu deva erkeklerde sperm ,kadınlarda yumurtalık görevini başlatır. İlerleyen saatlerde önceden veya sonradan  sumaklı kırmızı soğan  salatası tarifi yenir.

SALATA DEVA

Avokado  Yoğurt Kırmızı biber Kabuklu limon  Sarımsak Kırmızı soğan Mısır(haşlanmış)  Sumak  

FAYDALARI A,C ve E vitamini bakımından zenginlik içerir. Kalp ve damar sağlığını korur.Kandaki kötü kolesterolü düşürür. Zararlı radyasyonun vücuttan atılmasını sağlar. Üreme sisteminin sağlıklı çalışmasında katkıda bulunur.

Avokadonun içinde A,B1,B2,B3,B6,C,E,Kvitaminleri,fosfor,magnezyum, demir ,potasyum, kalsiyum ve çinko gibi minareler bulunmaktadır.

Aynı zamanda mutluluk hormonu salgılar. Ötürü ruh sağlığını da en az beden sağlığımıza olduğu kadar faydalıdır. İçerdiği yüksek potasyum dinçlik verir. Uyuşukluğu üzerinden atar.

Bağışıklık sistemini güçlendirir. Kış aylarında ideal bir salata türüdür.

Bu deva erkeklerde sperm, kadınlarda yumurtalık görevini başlatır.

HAYAT VE YAŞAM SALATASI

Kara turp ,roka, kırmızı turp, şalgam ,su teresi, semiz otu, tere otu, dere otu ,maydanoz ,rendelenmiş limon kabuklu, rendelenmiş havuç, rendelenmiş kırmızı soğan ,kırmızı biber rendelenmiş, rendelenmiş avakado, doğranmış brokoli, doğranmış karnabahar , doğranmış  kırmızı lahana, sarımsak ,saf zeytin yağ yoğurt.

(Çocuk düşünenler, direk canlı hücre) Faydaları saymakla bitmez. Haftada bir kere olsun yapın.

ŞİFALI SABAH KAHVALTI MENÜSÜ;

Biber salçası (acılı veya acısız)

Kavrulmuş susam Ceviz Kori Kekik Zeytin yağı Çörek otu                 

İstenirse peynir çökelek ,lor eklenir .Ayrıca kırmızı soğan eklerseniz daha vitaminli olur.  

GÜN SIKI ŞEKİLDE YAPILMASI

Sabah kahvaltısını ihmal etmeyeceğiz. Sabah kahvaltısını yapmazsak, vücut aç kalacağım diye tedbir alır, öğle yemeğinde yediklerimizi depolar ve iç yağına dönüşerek şişmanlatır. Aynı şey diğer öğünler içinde geçerlidir. Öyle ise öğün atlamayacağız. Yemeği zevkle, neşe içinde, az ve sık yemeliyiz.

Meyve aç karnına yenmelidir. Ara öğünlerde, şekeri yükseltme endeksi düşük olan meyveler yiyebiliriz. Yemeklerden hemen sonra meyve yemek sakıncalıdır. Hem şişmanlatır, hem de yemekten sonra yendiğinde midedeki besinlerle mayala şarak alkole dönüşür ve alkolün verdiği zararlar ortaya çıkar. Siroz gibi.

Şişmanlama endeksi yüksek olan: Bakla, Patates, Balkabağı, Beyaz pirinç, (esmer pirinç veya bulgur tercih edilmeli) Beyaz ekmek, (Kepek ekmek tercih edilmeli.) Pekmez ve Çiçek balı, (hakiki çam balı tercih edilmeli.) Muz, Kavun, Karpuz, Üzüm, Gazoz ve kol. Sütün ve yoğurdun yağsız olanı tercih edilmelidir. Bu gıdalar şişmanlatır. Çok az ve ölçülü yenebilir. Ayrıca mısırın her türlüsü, pişmiş havuç, pancar, şeker, kurabiye, kek vs. kola gazoz ve hazır meyve suları.

Kepeksiz beyaz undan yapılmış gıdaların tamamı şişmanlatır. Kepekli undan yapılırsa afiyet olsun.

Lifli gıdalar şişmanlatmaz. Enerji değeri sıfıra yakındır. Çünkü bağırsaklarda parçalanmazlar. Suda dağılmazlar, suyu çekerler. Bu sayede doygunluk hissi verirler. Bağırsakları çalıştırırlar ve kabızlığı önlerler. Midede eriyen lifler tokluk hissi verirler ve midenin boşalmasını sağlayarak, kolesterolün düşmesine yardımcı olurlar. Yağ ve şekerlerin emilmesini yavaşlatarak, yağ deposu olmayı azaltırlar. Tüm zararlı maddeleri sürükleyerek, emilmelerini önlerler ve dışarı atılmasını sağlarlar. Bu sayede kanser yapıcı maddeleri engelleyerek, kanseri önlerler.

Şişmanlamamak için, yemekten sonra egzersiz, spor veya yürüyüş yapmalıyız. Güneşli ve oksijenli ortamı değerlendirmeliyiz.

Ayakta yiyip içtiğimiz zaman, besinler midede durmadığı için doyma tokluk hissi oluşmaz. Doyma hissi oluşmadığı zaman, çok yeriz ve şişmanlarız. Sindirim açısından en güzel pozisyon, oturarak yemektir. Ayaküstü yenen, Fast Fooddan kaçınmalıyız. Şişmanlatır.

Lokmalar küçük olmalı ve çok çiğnemeliyiz. Çok çiğnemek beyindeki tokluk hissini uyandırır ve yemeye ara verilir. Yani, tokluk hissi çok çiğneme ile alakalıdır.

Vücudun ihtiyaç duyduğu, çeşitli ve değişik gıdaları sebzeleri ve meyveleri mevsiminde yemeliyiz. Salata yemeğini ihmal etmemeliyiz. Lahana, tere, soğan, marul, salatalık, turp, domates, yer elması, maydanoz karıştırılarak salata yapılır. Limon ve zeytinyağı ilave edilir. Yemeklerden 30 dakika önce yenir. Şekeri düşürür, tansiyonu ve kolesterolü dengeler, kanı temizler, damarları açar ve hazmı kolaylaştırır. Lifli besinler olduğu için şişmanlatmaz.

Peygamberimizin buyurduğu gibi; “Acıkmadan sofraya oturmamalıyız, doymadan sofradan kalkmalıyız” Yani yerken aşırıya kaçmamalıyız. İki öğün arası en az 4 veya 5 saat olmalıdır.

Kepeği alınmış beyaz un, şeker, aşırı tuz, margarinler, bunlardan yapılanlar, ilaçlı konserveler, kimyasal mayalı gıdalar, alkollü içecekler, rafine edilmiş gıdalar. E maddeli; Uzun süre dayanabilmeleri için kimyasal maddeler katılmış, renklendirilmiş, tatlandırılmış veya koyultulmuş gıdalar şişmanlatır. Bu sakıncalı gıdalar, sağlığımız için zararlıdır, hem hasta eder, hem de şişmanlatır.

Şişmanlamamak için; bol su içmeliyiz, içme suları ilaçsız doğal memba suları olmalı. Çünkü vücutta ortaya çıkan zararlı ve zehirli maddeleri temizleyip idrarla dışarı atmak için bol miktarda su içmemiz gerekiyor. Kabızlığı önler. Tokluk hissi verir. Yağ depolanmasına engel olur. Böbrekleri çalıştırır. Günlük su ihtiyacımız 2 litre kadardır. Bitki ve meyve çayları ile, doğal meyve suları susuzluğu gidermek için idealdir.

DOYARAK ZAYIFLAMAK MÜMKÜNDÜR.

Zayıflamak için yaptığız tavsiyelerin yanı sıra, doyarak zayıflamak için şunları söyleyebiliriz. Yerken ve içerken dikkat edeceğimiz en önemli husus; yediğimiz ve içtiğimiz gıdaların, şişmanlatma endekslerini dikkat ederek, endeksi yüksek olanlardan kaçınmaktır.      

Glisemik endeksi; yani şişmanlatma ve şekeri yükseltme endeksi yüksek olan gıdalar şunlardır;           

Bakla %80 – Patates yüksek – Balkabağı %75 – Beyaz pirinç yüksek, Esmer pirinç veya bulgur tercih edilmeli. Beyaz ekmek yüksek, kepekli ekmek tercih edilmeli. Pekmez ve Çiçek balı %90 hakiki çam balı tercih edilmeli – Muz yüksek – Kavun %60

Karpuz %75 – Üzüm yüksek. Gazoz ve kola, yüksek. Sütün ve yoğurdun yağsız olanı tercih edilmelidir.

 ŞİŞMANLATMA ENDEKSİ DÜŞÜK OLAN GIDALARDA ŞUNLARDIR;

Armut, ayva, balık, biber, bulgur, çilek, domates, elma, erik, erkeç eti, greyfurt, havuç, ıspanak, kabak, karnabahar, kaysı, kepekli un ve kepekli ekmek, kereviz, kiraz, kivi, koyun eti, lahana, limon, mandalina, mantar, marul, maydanoz, mercimek, nar, nohut, patlıcan, peynir, pırasa, pirinç, portakal, sarımsak, sirke, soğan, soya, süt, şeftali, tavuk eti, tere otu, turp, yoğurt, yumurta, zeytin, zeytinyağı, salatalar ve sebzeler gibi lifli besinlerin yanında; dut, hurma, kabuklu yemişler, incir, tereyağı, kuyruk yağı, tuz gibi gıdaları da ölçülü yemek şartıyla, diyet yapanlar yiyebilirler. Şişmanlatmaz ve şekeri yükseltmezler. Ayrıca zayıflamak isteyenlere günde en az 2 litre su içmeleri tavsiye olunur.

Besinlerin kalori grafik bakın...

Bu açıklamalardan sonra sabah, öğle ve akşam yemeği için örnekler verebiliriz.       

SABAH KAHVALTISI:

Kahvaltıdan önce şişmanlatma endeksi düşük olan meyvelerden bir tane yenebilir

Kepekli ekmek yenir. Kahvaltı yaparken, şişmanlatma endeksi düşük olan meyvelerden, taze sıkılmış meyve suyu veya domates suyu içilebilir.

Şekersiz bitki çayları içilebilir. Siyah çay açık, limonlu ve şekersiz içilebilir. Zeytin, az yağlı peynir ve yoğurt yenebilir.

Kaynamış yumurta tokluk hissi verir, uzun süre midede kalır. Rafadan ekmek yedirir.

Domates, salatalık veya şişmanlatma endeksi az olan sebzeler ve gıdalar eklenebilir. Sabah kahvaltısı için tavsiye ettiğimiz, bu gıdaları bir insan yiyince, doyarak zayıflamış olur.

ÖĞLE YEMEĞİ:

Kepek ekmek Limonlu ve zeytinyağı bol yeşil salata çeşidi yenmelidir. (Sirkelide olabilir)

Izgara veya haşlama tavuk, yağsız koyun veya erkeç eti, balık, yağsız yoğurt veya ayran, şekersiz çay, maden suyu veya ilaçsız memba suyu, sertlik oranı az olmalı. Yemek arasında su içilebilir. Yemekten sonra, mide çalışıncaya kadarda içilebilir. Mide çalışmaya başladıktan sonra 2 saat su içilmez. Hararet olunca, sıcak bitki çayları şekersiz içilebilir. Çünkü pişmiş aşa soğuk katılmaz diye bir tabir vardır. Aynı kaide mide çalışırken de geçerlidir.

AKŞAM YEMEĞİ:

Kepek ekmek. Limonlu ve zeytinyağlı bol yeşil salata çeşidi yenmelidir. (sirkelide olabilir)

Sebze ağırlıklı, hafif olmalıdır. Et sebzelerin içinde olmalı. Etli olduğu zaman yemeğe ayrıca yağ konmamalı. Yemekten 2 saat sonra meyve yenebilir. Öğle yemeğinde su için tavsiye ettiğimiz şey, diğer öğünlerde de geçerlidir.

ARA ÖĞÜNLER:

Ara öğünlerde şişmanlatma endeksi düşük olan meyveler yenebilir. Ayrıca ara öğünlerde bir dilim, kepekli ekmek ve kaynamış yumurta yenebilir.

Zayıflatmak için yaptığımız önemli tavsiyeleri unutmamak için tekrar  özetliyoruz.  Şişmanlatma endeksi düşük olan gıdalar, tercih edilecek.

Öğün atlanmayacak, lokmalar küçük ve çok çiğnenecek. Ayakta yenmeyecek, lifli gıdalar tercih edilecek, yemekten sonra egzersiz, spor veya yürüyüş yapılacak.

Acıkmadan yenmeyecek, sofradan doymadan kalkılacak. Kepekli ekmek tercih edilecek, bol su içilecek. Yemekten hemen sonra meyve yenmeyecek.

SAKLİ SİFA ŞURUPLAR

1700 yıllık tarif tir peygamber zamanında kullanılan adı (şer benttin musibeti kovma anlamında).. sadece güçlendirir savaşır...  

Çörek otu bir yemek kaşığı Bir tatlı kaşık bal Bir çay kaşığı sirke ..

Mideden ve solunumdan gelen ateşli hastalıklar ve veya virüsleri alınan zararlı maddeleri dışarıya atar..

Rendelenmiş limon ve veya portakal. Bir çay kaşığı limon tuzu Bir tatlı kaşık karbonat Bir tasa ve veya geniş bir bardağa konarak tüketilir.. 

HİBİSKUS ŞURUBU (NAR ÇİÇEĞİ) 2 lt su

2-4 yemek kaşığı hibisküs 1 adet kabuk tarçın 5-10 adet tane karanfil

yaklaşık 20 dk kadar sıcak su da   dinlendirilir malzemeleri süzerek cam şişelere doldurulur buzdolabında soğutulup isteğe göre buz ilavesi ile servis yapılır.

Havalar oldukça sıcak bu yüzden  içimizi serinletecek, susuzluğumuzu giderecek hem doğal hem de lezzetli ve şifalı bir içecek hazırlanır.

NOT: Migren ağrısı olanlar tarçını kaldırabilir.

Hibisküsün yararları:

Hibuskus (nar çiçeği) ise Sudan çöllerinde yetişen susuzluk gideren bir bitkidir. Hibiskus vücuda şifa veren, ferahlatan anlamındadır. Çay gibi demlenip içilir. Sudan'ın geleneksel bir içeceğidir. 

Halk dilinde yaprakları güle benzetildiği için Mekke gülü ya da Nar çiçeği olarak da bilinmektedir.

Hibiskusun Faydaları:

Ölü hücreleri yenileyicidir. Kandaki şekeri düzenler. Yüksek tansiyonu olanlara iyi gelmektedir. Grip ve öksürükte nefes açıcı olarak kullanılmaktadır.

Böbrek iltihabına iyi gelmektedir. Kireçlenmeyi önleyicidir. Yüksek miktarda C vitamini içermektedir. 

ZENCEFİL ŞURUBU  ZENCEFİLLİ LİMON KABUKLU BALLI ŞURUBU

Malzemeler: 1 adet orta boy kavanozun yarısını dolduracak kadar taze zencefil 1 limon (kabuğuyla dilimlenmiş) Yeteri kadar kaliteli bal

Yapımı:

Zencefilin kabuklarını soyulur ve incecik dilimlenir. Kavanoza yerleştirilir ve limonları da ilave edilir. Üzerine balı eklenir. Kapağı sıkıca kapatılır ve buzdolabına kaldırılır.

Kullanırken; bir çay bardağına 1 dilim kabuklu limon, zencefil şurubundan bir ya da iki yemek kaşığı koyulur ve üzerine sıcak su ekleyerek karıştırıp içilir.

Sıcak olarak içildiği gibi aynı miktardaki karışıma soğuk su ya da soda ekleyerek de içebilirsiniz.

Eklem romatizması için ideal kullanım hem yenilebilir hem sürülür sürülürken içine bir adet aspirin atılır sararak kullana bilirsiniz. 

Karışım buzdolabında 2-3 ay bekleyebilir.

Sonbaharla birlikte grip, enfeksiyon, bağışıklık hastalıklarında her ev hanımının yapacağı içecek. Ateş, boğaz ağrısı burun akıntısı, ardından gelen öksürüğü kesmek en uzun süreçtir.

Hazırlayacağınız şurubu soğuk algınlığına yakalanmadan önce çay gibi ailece günde bir fincan içebilirseniz koruyucu özelliğinden yararlanılır, sonrasında ise öksürüğe karşı doğal tedavi olarak kullanabilir.

Ayrıca mide üşütmelerinden araç tutmasından ya da kaynaklanan bulantılara karşı da çok etkili bir şifadır

AHUDUDU ŞURUBU

Malzemeler:

25 gr limon tuzu

1 kg ahududu

1,0 kg şeker (şeker hastaları bitkisel şekerle veya bal ile tatlandırabilir.)

TARİFİ;

Ahududuyu ayıklayıp, temizleyin, sonra bol suda, yıkayın. Bir süzgeçte süzün.

Ahududuyu toz şekerle karıştıra, karıştıra yoğurun ve şekerin tamamen erimesi için bir gün buzdolabında dinlendirin.

Şeker tamamen eridiğinde ahududuyu, ince delikli bir süzgeçten geçirin ve sıkarak tülbentle süzün.

Süzgeçte kalan posaya bir su bardağı su koyun, tekrar yoğurup sıkın ve tülbentle süzün.

Elde ettiğiniz şuruba 25 gr limon tuzu katıp eritin.

Süzgeçten geçirin ve bir şişeye doldurup serin bir yerde muhafaza edin. Bir su bardağına iki parmak şurup koyun, üzerini suyla tamamlayıp karıştırdıktan sonra servis yapın. 

LİMON ŞURUBU VE LİMONATA

Malzemeler

1.Limon

2.Tatlandırıcı

3.Limontuzu

 

Rendeyle.  Kabuğuyla limonu rendeleyin havan da dövdürünüz limon tuzunu serpin, tatlandırıcı ile serpin, bir gün buz dolapta bekletin ertesi gün sulandırın ve servise hazırlayın.

C   Vitamin deposu 

DEMİR HİNDİ ŞURUBU

(HİNT HURMASI)

TIBBİ ÖZELLİK VE FAYDALARI

Ağacı ceviz ağacı gibidir. Boyu 20 25 metre civarındadır. Sıcak ülkelerde ve bölgelerde yetişir. Salkım şeklinde sarı veya kırmızı çiçekleri vardır. Meyvesi büyük ve boğumlu olup rengi esmer kırmızımtıraktır. Kullanılan yeri meyvalının içindeki öz kısmıdır. 

Buna Demir hini denir. Terkibinde ekşi maddeler, nişasta ve şekeri vardır. Halk pişirip yer. Armuttan daha hoştur.

25 50 kadar demir hindi müshildir. Kabızlığı giderir. Şerbeti susuzluğu giderir, vücuda serinlik ferahlık verir. Kusmaya fayda eder.

Ateşli hastalığı geçirir.100 gram demir hindi özü süzülür ve 500 gram şeker ilavesiyle şurubu yapılır. Çocuklara yaş başına (1 2) gram verilebilir.20 gram demirhindi bir litre suya konarak haşlaması yapılır soğutularak üç öğün birer bardak içilirse ishal yapar.

Şurubu iltihaplı hastalıklara iyi gelir. Safrayı söktürür. Mideyi kuvvetlendirir. İçilme miktarı 70 80 gr kadardır.

DEVA VE ŞİFA İÇEÇEK

Kırmızı lahana Dört te bir kadar Pırasa dörtte bir Brokoli Dört te bir kadar Ahududu                              Bir avuç içi kadar Yaban mersin Bir avuç içi kadar Siyah havuç Bir adet Sıpırıluna                             Parmak ucu kadar yani tutam

Bunların hepsini mikserde cipin 3 bardak temiz su dökün 2 saat zaman içinde temiz tülbentte süzün sabah, öğle, akşam birer bardak süzdüğünüz suyunu kullanın. Bağışıklık güçlenecek tüm hastalıktan kısa zaman da kurtulacaksınız. Ayrıntı yok tüm hastalık. NOT. Bir dilim limon kabuğuyla kullanın

12 AY İÇİN SİNDİRİM SİSTEMİNE FAYDALI OLACAK İÇECEK

Lahana doğranır. Siyah havuç doğranır .Sarı havuç doğranır.2 yeşil elma 1 litre elma sirkesi 6-7 adet sarımsak 1 kaşık bulgur,1 kaşık nohut,1 kaşık fasulye 1 tül bentte konulur. 5 litrelik kavanoz içine su doldurulur ve 1 kaşık karbonat konulur.

Bunların hepsi 5 litrelik kavanoza konulur.10 gün bekletilir.11. gün içindeki tülbent çıkarılır. Bolca içilir.

Tüm hastalıklardan korur. Sindirimi çalıştırır. Şeker kolesterol ve dolaşım sistemlerini çalıştırır. Bağışıklık sistemini güçlendirir.

Kolesterol ve tgiliserit var ise 2 adet ceviz yaprağı koyun.

Şimdi bu günlerde (son bahar ilk baharda  öncesi ve  sonra arta bilir) sık baş ağrıları ve migreni tutanlar ve sigara içenler 7 saat boyunca içmeyecek içemeyeceksiniz...Bedava ..

Buyurun yapın..250 gr cam balı 20 gr zencefil tozu taze çekilmiş 15 gr havlıcan taze çekilmiş. .Hepsini karıştırıp macun haline getirin.. Sadece sabah bir tatlı kaşık yenir...

Ayrıca bakın sadece Toros nanesi yağı başka ,başka çok konuşan olur.. kulağını kapa (sadece cin yağda olabilir ama sahte olandan değil )...Sadece kulak iç tarafına sur sadece sur. Yanınızda peçede bulundur fazla değil saatinize bakın 1 veya 2 saat içinde neler, neler çıkacak...

Sadece migren Hindistan Cevizli krem şampuanlar ve tarçınlı tatlı türleri ve kozmetik ürünler parfüm dahil kullanmayı...

Alerji virüsler tetikler )Lütfen şoför arkadaşlar araba güzel koksun diye parfüm sıkmayın bay bayan insanoğlu lütfen toplu taşımalarda parfüm kullanmayın sakken (beğenen beğenmiştir) indin mi çantan dan çıkar sur..

Hem siz de kana karışarak karaciğeri vurarak kanı pıhtılaştırarak halsiz duruma düşürür. Sonra gerisi hızlı gelir.. hem de başkaları astımı migreni baş ağrıları artar..

Bunun tedavisi yok sadece ver oradan antibiyotik veya yaz oradan ağrı kesici.. "Sadece yukarıda yazılan alternatifler  " var.. 

 BİTKİSEL SAĞLIKLI MACUNLAR OKUYUN YAPILIŞLARI TIKLAYIN

AVOKADOLU MACUN

Böbrek taşını ve kumu dökmeye faydalıdır. böbrek yetersizliğinde etkilidir. idrar yolları ve böbrek iltihabında kullanılmaktadır. safra kesesi taşlarını eriterek dışarı atılmasını sağlar. idrara rahat çıkılmasına yardımcı olur. idrar yolundaki yanmaları ortadan kaldırır. idrar yollarındaki iltihaptan dolayı ortaya çıkan ateşi düşürür. idrar kaçırmayı durdurur. 

KARABAŞLI MACUN

Karabaşlı macun düzenli kullanıldığında kalp krizi riskini azaltır. kalp ve damar tıkanıklığında damar duvarlarını onararak kalp ritmini düzenler. kan şekerini dengeler, kan basıncını dengeleyerek tansiyonu düzenler. tansiyona bağlı olarak kulak çınlamasını ve uğultusuna iyi gelir. kandaki yağlanmayı önler. ayak ödemlerini önler. 

POLENLİ MACUN

Doğal bir beslenme öğesi olan polenli macun vücut için gerekli olan mineral, vitamin, protein, karbonhidrat takviyesi sağlar. demir, potasyum fosfor ve magnezyum eksikliğini giderir. bağışıklık sistemini ve kemik gelişimini sağlamaya yardımcıdır. hastalıklara karşı direnci arttırır, kansızlığı giderir.

iştah açmaya, kilo aldırmaya, vücudu zinde tutmaya beden ve zihin yorgunluğunu gidermeye; gastrit, kolit ve karaciğer iltihaplarının tedavisinde yardımcı olur. sindirim sistemini düzenler. kemikleri geliştirir vücuda zindelik verir. 3 yaş üzeri çocukların gelişmesinde aktif rol oynar. bağırsak parazitlerini döker . 

ACI BAKLALI MACUNU

Kandaki şeker oranını düşürür. kolesterol ve tansiyonu dengeler. şekerden dolayı ortaya çıkan sindirim bozukluklarını gidermede etkilidir. pankreasın düzenli çalışmasını sağlar. uyku uyuma isteğini azaltır. 

PROPOLİSLİ MACUN

Propolis, işçi arıların değişik ağaç ve çalılardan toplayarak kendilerini soğuk ve hastalıklardan korumak amacı ile kovanı kapladıkları reçinemsi maddeye denir.polen, arıların 200 ila 3000 arası çiçekten toplayarak, kanatlarında kovana getirdikleri bitkinin erkek üreme hücresi olan doğa harikası bir bitki özüdür.arı sütü, işçi arıların vücudunda polenlerin sindirimi sırasında ortaya çıkan krem kıvamında bir sıvıdır; arıların başlarının iki yanındaki bezlerden salgılanmaktadır.

Propolisli macun, kulak burun boğaz ve solunum yolları hastalıklarında kullanılan dünyanın en doğal ve kuvvetli antibiyotiğidir. bağırsak sistemini güçlendirir. kemik erimesinde makrofajları aktive eder. kalın bağırsak tümör hücrelerini sikotinlere etki ederek yok eder. mikro organizmaların asit direncine karşı etkilidir. ateş düşürücüdür. yüksek kan basıncını azaltır. . kılcal damarların güçlendirilmesinde faydalıdır. anti bakteriyel özelliği vardır. kandaki yüksek kolesterolü düşürür. 

REDGİNSENLİ MACUN

Afrodizyak uyarıcı ve cinsel gücü artırır. kan basıncını ve şekeri düşürür. strese karşı etkilidir. kanser hücrelerinin üremesini engeller. tüm metabolizma fonksiyonlarını düzenler. sperm sayısı artırır. yaşlanmayı geciktiricidir.kalp kasının çalışmasını güçlendirir. kan yapıcı özelliğe sahiptir. halsizlik ve isteksizliği ortadan kaldırır. İçinde. 

SPİRULİNALI MACUN

Kansızlık şikâyetlerinde kan yapmada etkilidir. kalbi takviye eder düzenli çalışmasını sağlar. tansiyonu dengelemede, mide ve sindirim sisteminde, reflü de, anne sütünü arttırmada biyolojik dayanaklılığı artırır. diyet esnasında vücudun yoksun kaldığı besin maddelerini takviye eder. İçinde. 

ZEYTİN YAPRAKLI MACUN

Yüksek tansiyon, kandaki fazla şekeri düşürmede, boyun bölgesinde çıkan yüksek şekerden dolayı müzminleşen çıbanların kurutulmasında, pankreas faaliyetini düzenlemede ve tembelliğini gidermede, çalışmasını artırmada etkilidir. 

ZENCEFİLLİ MACUN

Bağışıklık sistemini kuvvetlendirir. astım bronşit nefes darlığına faydalıdır. bronşları açar. balgam söktürür. öksürüğü giderir. göğsü yumuşatır. üst solunum yolları enfeksiyonlarına faydalıdır. bademcik ve boğaz iltihabına iyi gelir. sinüzite etkilidir. ateş düşürür. antiseptik özelliği sayesinde mide bağırsak enfeksiyonlarında ve gıda zehirlenmesinde etkilidir. kolit benzeri sindirim bozukluklarında faydalıdır. 

SEDEF MACUNU

sedef, deri hastalıklarının en önemlilerinden olup, kronik, tekrarlayıcı ve sık rastlanan bir rahatsızlıktır. burada muhtevasını vereceğimiz macun sedef hastalığında, sindirim sistemini düzenlemede, karaciğer takviyesinde ve güçlendirmede merkez sinir sistemini düzenlemede sakinleştirici özelliğe sahiptir. kaşınmalarda sedef kremi kullanılmalıdır.

Tedavi süresince; baharatlı, asitli yiyecekler ve alkollü içeceklerden kaçınılmalıdır. 

YEŞİL ÇAYLI MACUN

Kanser durdurmada ve küçültmede kansere karşı vücut direncini arttırmada beta korotinden dolayı vücuttaki radyosyonu atmada yaşlılığı geciktirmede kemo ve radyoterapinin yan etkilerini azaltmada kullanılır. enfeksiyon hastalıklarına karşı vücut direncini arttırmada akut kalp yetmezliğini önleyici etkiye sahiptir.

Kötü huylu hücreleri, oksijen ve besin maddelerinden yoksun bırakarak büyümesini ve çoğalmasını engeller. 

EPİMEDYUMLU MACUN

Erkeklerde cinsel gücün artmasına yardımcı olur. sertleşme sorununu giderir. erken boşalmayı önler. afrodizyak etkisiyle erkeklerde ve kadınlarda cinsel isteğin artmasını sağlar. aktiviteden 1 saat önce 1 tatlı kaşığı alınması tavsiye edilir. 

ENGİNARLI MACUN

Karaciğer rahatsızlıklarından dolayı kaynaklanan cilt lekeleri egzama mantar kaşıntı ciltte kızarıklık vb. gibi cilt sorunlarında yardımcı olabilir. hepatit (sarılık) abc kontrol altına almada anti oksidan özellikleri sayesinde anne adayları ve bebeğin sağlığında büyük ölçüde yardımcı olur. karaciğer büyümesinde anemi ve kan yetmezliği ile ilgili hastalıklarda kullanılır.

Karaciğer salgı işlevlerini uyarır düzenler ve güçlendirir. yüksek tansiyon şeker ve kolestrolün kontrol altına alınmasına yardımcı olur. karaciğerin yağlanmasında güvenle kullanılır. sindirim güçlüğü ve gut problemlerinde etkilidir. 

FORM MACUN

Tokluk hissi vererek yemek yemeyi engeller. vücutta bulunan fazla yağların yakılmasını sağlar. tansiyonu dengeler. sindirimi kolaylaştırır. bağırsakların çalışmasını düzenler. toksitleri idrar yoluyla atarak vücudun zinde kalmasını sağlar. üriner sistemi ve sindirin sistemini düzenler. 

GUATR MACUNU

Guatr, tiroid bezinin yeterince hormon salgılayamaması ve bu eksiği kapatmak üzere büyümesidir. 

EGZAMA MACUNU

Egzama, derinin sulanması ile meydana gelen bir iltihaptır. tıp dilinde kaşıntı ve kızartı ile ortaya çıkar. 

AYRIKOTLU MACUN

bağırsakların düzenli çalışmasını sağlar. yanma ve sancıları giderir. hazmı kolaylaştırarak kabızlığı giderir. kalın bağırsak iltihabına iyi gelir. kalın bağırsak kanamalarını durdurur. 

MASİS MACUN

Kilo aldırmada cinsel güç ve sperm arttırmada, çocukların gelişiminde kullanılır .Kalp damar tıkanıklığı, astım, bronşit, nefes darlığı, prostat büyümesi ve iltihabı, karaciğer yetersizliği, hepatit c, romatizma rahatsızlıkların tedavisinde faydalıdır. 

KANTARONLU MACUN

Stres ve zihinsel yoğunluklarda etkilidir. kalp ritmini düzenler. sinirsel gastrit ve ülserde, migren ve baş ağrılarında, uykusuzluk ve halsizlik hallerinde, karaciğer ve cilt hastalıklarında, hafif ve orta dereceli depresyonlarda, bayanlarda menepoz döneminde ortaya çıkan korku gerginlik ve uykusuzluklarda etkilidir. 

HERA MACUN

vücutta bulunan bel ve basendeki yağ tomurcuklarını eriterek idrar yolu ile dışarı atılmasını sağlar. bu sebepten dolayı bedensel incelme sağlanır. tokluk hissi vererek yemek yeme içgüdünüzü bastırır. %100 doğal bitki özlerinden yapıldığı için kilo kaybı sırasında oluşacak olan güç kaybını ve halsizliği ortadan kaldırır. ödem söktürücüdür 

BİBERİYELİ MACUN

Yüksek tansiyonda kalp damar rahatsızlıklarında kandaki yağlanmayı önler. kan şekerini dengeler. kalp ritmini düzenler. sinirsel kalp çarpıntılarını önler. 

GİNKO BLOBA MACUN

Beyin damarlarında kan pıhtılaşmasını önler, konsantrasyonu sağlar. unutkanlığı önleyicidir. hafıza kaybında stres hallerinde ve zihinsel yorgunluklarda beyne daha fazla kan ve oksijen ulaşmasını sağlar. erken boşalma ve üriner rahatsızlıklarda damar sertliğinde ve atar damar tıkanıklığında yüksek basınca karşı anti alerjen ve iltihap önleyici özelliğe sahiptir. 

ERBOŞA MACUN

 Uzun süreli ereksi yon sağlamaya faydalıdır. afrodizyak uyarıcı ve cinsel güç artırmada etkilidir. sperm sayısını artırır. halsizlik ve isteksizliği giderir.

CİVANPERÇEMLİ MACUN   

Menopoz dönemindeki rahatsızlık ağrı, sancı ve sinirsel durumlarda etkilidir. kemik erimesinde adet düzensizliğinde, rahim ve idrar yolu iltihabında faydalıdır. hormonal bozukluklarda miyon kist ve tümörde etkilidir. uyku düzenleyici ve yatıştırıcıdır. sorunlu akıntılarda görülmüştür. 

ÖĞÜTÜLMÜŞ ÜZÜM ÇEKİRDEĞİ

Cilde canlı ve taze bir görüntü verir. yaşlılık belirtilerini azaltır ve yaşlanmayı geciktirir. afrodizyak özelliğe sahiptir. vücutta biriken kimyasal zehirleri atmaya yardımcı olur. damar duvarını yenileyerek kalp atışını düzenler. unutkanlık ve konsantrasyon sorunlarını giderir. e vitamininden 50 kat daha güçlüdür. hemoroid ve basurda damar sarkmasını önler.

KUDRET NARLI MACUN

Gastrit ülser ve kolit rahatsızlıklarında, mide yanması ve ekşimelerde safradan kaynaklanan acı su gelmesinde, mide ve bağırsak enfeksiyonlarında kronik kabızlıkta mide şişkinliklerinde, kalın bağırsak ve iltihaplarında hazım kolaylaştırıcı ve gaz giderici karın ağrılarını giderir. 

KEREVİZLİ MACUN

Prostat iltihabı, idrar düzensizliğinde, idrar yollarındaki iltihaplanmalarda idrar tutamama gibi problemlerde bedende biriken ödemlerin atılmasında eklem rahatsızlıklarında, bayanlarda üreme organları kaynaklı mikrobik hastalıklara bağlı olmayan sancı ve ağrılarda, bağ dokusu direncini arttırmada kullanılmaktadır. 

KEKİKLİ MACUN

Siyatik ve eklem romatizmaları ve ağrılarında etkilidir. mide bulantısını gidermeye faydalıdır. sinirsel organizma titreklikleri tedavi etme özelliğine sahiptir. iltihaplı eklem ağrılarında kullanılmaktadır. 

HAVLİCANLI MACUN

Çocukların gelişimine yardımcı olur. gece altına kaçırmayı ortadan kaldırır. bel gevşekliğine hastalıklara karşı direnç artırmada üriner sistemin gelişmesinde etkilidir. idrar tutamama gibi sorunları ortadan kaldırır. kemik yapasını geliştirir. kansızlığı giderir. iştah açar ve vücudu zinde tutar. mide ve bağırsak gazlarını alır. 

MACUNU FELASİFE

Mideyi güçlendirir, hazmı kolaylaştırır, zihni güçlendirir, erkeklik gücünü artırır, yeller giderir. 

MACUNU SEVRİNCAN

Mafsal ağrılarına, siyatiğe, idrar zorluğuna, sırt ve kalça ağrılarına, vücuttaki yellere, haya şişliklerine, basura, yüz felcine, rahim hastalıklarına, siroz hastalığına, dalak hastalıklarına şifa verir. 

MACUNU KEBİR

Damar tıkanıklıklarını açar, dimağı kuvvetlendirir, aklı ve zekâyı arttırır, vücuttaki yelleri temizler. 

MACUNU KUŞT

Bu macunun faydaları şöhreti büyük olan bu macun, soğuktan kaynaklanan bütün hastalıklara iyi gelir. vücudun nemini giderir, balgamın kökünü keser, erkekliği arttırır. felce, unutkanlığa, el ayak titremesine, nefes darlığına, öksürüğe, ses kısıklığına, damar sertliğine, yellere, mide ve karaciğer zafiyetine, makad ve rahim hastalıklarına şifa verir. idrarı söktürür, yüze kan getirir. 

SARIMSAK MACUNU

Sarımsak sütü emene kadar kaynatılır, sonra yağ ilâve edilerek bir müddet daha kaynatılır; daha sonra bal katılarak karıştırılır ve bir müddet ateşte tutularak koyu mayi haline getirilir; diğer maddeler toz haline getirilerek elde edilen macuna karıştırılır, temiz bir kaba konarak muhafaza edilir. 

AK ŞEMSEDDİN HAZRETLERİNİN TERKİP ETMİŞ OLDUĞU MACUN:

Çocuğu olmayanlara, erkeklikten kalanlara, idrarını tutamayanlara, bel ağrısına, bel soğukluğuna, baş ağrısına, kuvve i hazımaya, diz ve omuz ağrılarına, eklem ağrılarına, siyatiğe, basura, kulunca faydalıdır

  

MEYVELER BESLEYİCİ SEBZELER TEMİZLEYİCİ

BESLENME

Beslenme ,vücut için gerekli olan besinlerin dışarıdan alınması ve vücutta kullanılmasıdır.

Vücudumuzun büyümesi, dokuların yenilenmesi ve çalışması için gerekli olan besinlerin yeterli miktarlarda alınması ve vücutta uygun şekilde kullanılması “yeterli ve dengeli beslenme” denir. Besinler vücudun ihtiyacı kadar alınamazsa buna da “yetersiz beslenme” denir.

Bazen de insanlar yeterince yemesine karşı, uygun besin seçimini yapamadığı ya da besinleri yanlış pişirdiği için vücudunun ihtiyacı olan besinlerin bazılarını alamadığı zaman için sağlık bozukluğu oluşur. Bu duruma da “dengesiz beslenme” denir.

İnsanın ihtiyacı olan 40’ı aşkın besin bileşiminde yer alan maddelere ve vücut çalışmasındaki etkinliklerine göre 6 grupta toplanır. Bunlar; proteinler, yağlar, karbonhidratlar, madenler, vitaminler ve sudur.

Proteinler: Proteinler, hücrelerin esas yapısını oluşturur. Belirli hücreler birleşerek vücut organlarını ve dokuları meydana getirir. Protein, büyüme ve gelişme için en önemli besin öğesidir. Protein aynı zamanda vücutta enerji kaynağı olarak da kullanılır. Yetişkin insan vücudunun ortalama % 16’sı proteinden oluşur.

Yağlar: Yetişkin insan vücudunun ortalama %18’i yağdır. Birey harcadığından çok yediğinde vücudun yağ oranı artar, harcadığından az yediğinde ise azalır. Bu nedenle vücut yağı insanın başlıca enerji deposudur. Enerji kaynağı olmadığında, vücuttaki yağ deposu kullanılır. Vitaminlerin bir bölümü vücuda yağla alınır.

Karbonhidratlar: Karbonhidratların başlıca görevi vücuda enerji sağlamasıdır. Günlük enerjimizin çoğunu karbonhidratlardan sağlarız. Yetişkin insan vücudundaki karbonhidrat miktarı % 1’in altındadır. Başlıca karbonhidrat kaynakları; baklagiller, tahıllar, meyveler, sebzeler ve şekerli besinlerdir.

Mineraller (Madenler): Yetişkin insan vücudunun ortalama % 6’sı minerallerden oluşmuştur. Minerallerin bir bölümü iskelet ve dişlerin yapıtaşıdır. Diğer bir bölümü vücut suyunun dengede tutulmasını sağlar. Bazı madenler, vücutta besin öğelerinden enerji oluşmasında ve zorunlu oksijenin taşınması için gereklidir.

Vitaminler: Vitaminlerin bir bölümü, besinlerle aldığımız karbonhidrat, yağ ve proteinden enerji elde edilmesine ve hücrelerin oluşması ile ilgili biyokimyasal olayların düzenlenmesine yardımcı olurlar. Bazı vitaminler, kalsiyum ve fosfor gibi madenlerin kemik ve dişlere yerleşmesine yardımcıdır. Bazı vitaminler de vücut için gerekli bazı besin öğelerinin bozulmadan görevini sürdürmesi ve bazı zararlı maddelerin etkilerinin azaltılmasında yardımcıdırlar.

Su: Su, besinlerin sindirimi, dokulara taşınmaları, hücrelerde kullanılmaları sonucu oluşan zararlı atıkların ve vücutta oluşan fazla ısının atılması için gereklidir. Vücuttaki bütün kimyasal olaylar çözelti içinde oluştuğundan, vücutta yeterince su bulunması hayat için zorunludur. Yetişkin insan vücudunun ortalama %59’u sudur. Bebeklerin vücudunda su oranı yetişkinlerden daha yüksektir.

Bütün besin öğeleri birlikte alındığında vücut normal büyüme ve gelişimini, sağlıklı ve güçlü çalışmasını

GÜNLÜK ALINMASI GEREKEN BESİNLER :

Yeterli ve dengeli beslenmek için değişik yaş, cinsiyet ve özel durumlardaki insanların ihtiyaçları farklıdır.

Yediğimiz besinlerden bazıları proteinden, bazıları karbonhidrattan zengindir. Bu nedenle, besinlerimizi, besleyici değerleri yönünden 4 grup altında toplayabiliriz. Bu grup içinde yer alan besinler, birbirinin yerini tutar. Günlük beslenmemizde her gruptan besin bulunur ve bunların miktarları ihtiyacımıza uygun olursa, yeterli ve dengeli besleniriz:

1. Grup: Süt ve sütten yapılan yiyecekler: Bu grup kalsiyum için en iyi kaynaktır. Süt, yoğurt, peynir, çökelek, süt ile yapılan tatlılar bu gruba girer.

2. Grup  : Et, tavuk, balık, yumurta, kuru nohut, fasulye, mercimek ve bu besinlerden yapılan ürünler. Bu gruptaki besinler protein, B vitaminleri ve demir açısından zengindir. Enerji de verirler.

Grup 3: Taze sebze ve meyveler: C vitamini, birçok vitamin ve mineral ihtiyacımızı bu gruptaki besinlerle karşılarız. Kereviz, karnabahar, domates, patlıcan, enginar, pancar, kabak, salatalık, biber, yeşil yapraklı sebze ve otlar, havuç, her türlü meyve bu gruba girer.

Grup 4: Tahıllar ve tahıllardan yapılan yiyecekler: Bu grup temel enerji kaynağımızı oluşturur. Ekmek, makarna, şehriye, pirinç, bulgur, kuskus, börekler, un ve irmikten yapılan tatlılar bu gruptandır.

Bu gruplarda belirtilmeyen, fakat yiyeceklerimize lezzet vermek için kullandığımız yağlar, şeker, salça ve baharat vardır. (Bunların da tamamen organik olmasına dikkat edin)

SAĞIKLI BESLENME KURALLARI

Dengeli olmak, hayatta olduğu gibi beslenmede de son derece önem taşır. Bu sebeple yemek yeme alışkanlıklarımızın gözden geçirmemiz, yıllar öncesinden edindiğimiz yanlış alışkanlıklardan kurtulmamız gerekir.

Hayat için gerekli olan temel besin öğelerinin kaynağı gıdalarımızdır. Gıdalar, uygun ve doğru miktarlarda alınırsa sağlıklı bir hayat mümkündür. Ancak, yetersiz ve dengesiz beslenme durumu uzun sürerse sağlımızın bozulması kaçınılmazdır. Her insan kendini en iyi bilen ve vücudunu tanıyandır.

Sağlıklı bir hayat için temel besin grupları dikkate alınarak, sağlıklı beslenmenin kuralları doğrultusunda hayat tarzımızı yeniden tanzim etmemiz gerekir.

İŞTE BİRKAÇ TANESİ:

Beslenirken fizyolojik besin piramidine mümkün olduğunca uymak gerekir. Kalp ve beyin gibi hayati organların ve kasların ana enerji kaynağı glikoz olduğu için, normal sağlıklı beslemede de, diyabetik durumda da, diğer rahatsızlıklar da besin içeriğinin % 50 60 kadarı karbonhidratlardan alınmalıdır.

Günlük kalori ihtiyacımızın% 15 kadarını da proteinlerden alınmalıdır. Protein insan vücudunda birçok yapının temel taşıdır. Sağlıklı kas iskelet yapısı ve hormonal durum için mutlaka belli oranda tüketilmelidir. Et, balık, tavuk, yumurta ve baklagiller başlıca protein kaynağıdır.

Günlük kalorinin %15 kadarı da yağlarda alınmalıdır, ancak bunun içinde doymuş katı yağ oranı mümkün olduğunca az olmalıdır.

Alınan kalori miktarına dikkat edilmelidir. Alınan her fazla kalori, yağa dönüşerek vücutta depolanır ve birçok hastalığın oluşmasına neden olur. Besinler iyice çiğnenerek ve yavaş yavaş yenmelidir.

Enerji olarak kullanılacak kalori alımında taze meyve ve sebze tüketimine dikkat edilmelidir. Böylece vitamin ve posa alımı da sağlanmış olur. Tahıl ürünleri de belli oranda öğünlerde yer almalıdır. Hem kan şekerinin düzenlenmesi hem de doyma hissi oluşması açısından önemlidirler. Özellikle kepekli tahıllar tüketilmelidir.

Margarin yağlar yerine tereyağı ve zeytinyağı tercih edilmelidir. Zeytinyağı en iyi antioksident yağdır. İçerdiği E vitamini ile vücudun genç kalmasını sağlar. Margarinler aslında yağ değil, Bu yolla elde edilen trans yağlar sentetiktir.

Bu maddeler vücuda girdikten sonra kılcal damarlarda tıkanıklıklar yapıyor. Tıkanıklık olduğu zaman da organlara yeteri miktarda oksijen ve gıda gelmiyor ve hastalıklar başlar.

Salata yaparken mutlaka mevsimlik meyveler ve sebzeler kullanınız. Mesela; yazın havuç lahana gibi kışlık sebzeler, kışın domates, salatalık yeşilbiber gibi yazlık sebzeler kullanmayınız.

Ekmeği mümkün olduğu kadar az tüketmeye çalışın. Özellikle beyaz ekmeği hayatınızdan tamamen çıkarın. Yulaf, çavdar, mısır ve tam buğday unundan yapılmış ekmek sağlıklı ve besleyicidir.

Yemeklerin hemen arkasından tatlı ve meyve yemeyin; çay, kahve içmeyin. Siyah çayı yemeklerden bir saat önce veya bir saat sonra olmak kaydıyla mümkün olduğu kadar az içebilirsiniz. Günde 3 4 bardağı geçmemek kaydıyla bitki çayları içebilirsiniz

Bitki çaylarını tatlandırırken bal, hurma, kuru üzüm, dut gibi doğal tatlandırıcılar kullanabilirsiniz. Bitki çayınızı birkaç damla limon damlatarak daha iştah açıcı hale getirebilirsiniz.

Basit şeker ve şekerli ürünler günlük kalori içinde mümkün olduğunca azaltılmalıdır. Basit şekerler hem kan şekerini hızla yükseltir, hem de fazla kalori nedeniyle şişmanlamaya neden olur. Bal, kuru üzüm, dut gibi doğal tatlandırıcılar kullanılmalıdır.

Rafine tuz, beyaz un ve suni şekerden kaçının.

Günlük su ve sıvı tüketimi hem sindirimin düzenli olması hem de fizyolojik olayların düzgün oluşması için önemlidir. İnsan vücudundaki birçok biyokimyasal reaksiyon su ile gerçekleşir. Yemek sırasında su içmemeye dikkat edilmelidir.

Yemeklerden yaklaşık yarım saat önce ve yemeklerden en az bir saat sonra içeceğiniz su vücudunuzun toksinlerden temizlenmesinde önemli bir rol oynar.

Besin maddelerinin tazeliklerini, lezzetini korumak için saklama ve pişirme tekniklerine dikkat etmelidir. Uygun pişirilmeyen besinlerin vitamin ve protein değerlerinin azalacağı da unutulmamalıdır.

İnsan vücudunun sağlam kalması ve ideal kilo için düzenli egzersiz çok önemlidir. Özellikle yürüyüş, yüzme, bisiklete binme kas gruplarını çalıştıran egzersizler hem vücudun direnç kazanması hem de enerji harcama yönünden önemlidir

Tokluk vücut için her zaman zararlıdır. Günde iki öğün yemek sağlıklı beslenmenin önemli kurallarındandır.

İştah varken yemek yemeye son verilmeli ve yemekler iyice çiğnenerek yavaş bir şekilde yenmelidir. Bir önceki öğün sindirilmeden kesinlikle tekrar yenilmemelidir. En önemli sağlık sorunları ihtiyacımızdan fazla miktarda yemek yememizden kaynaklanır.

Fazla miktarda alınan kalori harcanmadığında bedenin farklı organlarında veya bölgelerinde yağlanmaya neden olur. Özellikle önemli organlarımızdan biri olan karaciğerdeki yağlanmanın ortaya çıkarmış olduğu sonuçlar son derece önemlidir. Böylelikle insan bedeninin sağlıklı çalışması bozulur

Sağlığımızın bozulması, çok yememizle ve yediğimiz gıdaları aynı öğünde karıştırmamızla çok alakalıdır. Değişik şekillerde sindirim vardır. Nişastalı yiyecekler (pirinç, ekmek gibi) ağızda oluşan pityalin enzimiyle sindirilir. Proteinli yiyecekler ise (et, süt ürünleri gibi) hidroklorik asit ve pepsin enzimiyle sindirilir.

İki değişik gıdanın aynı öğünde alınması enzimlerin birbirlerini nötralize etmesine sebep olur ve sindirim bozulur. Bu gıdaların karıştırılmasıyla midede mayalanma oluşur.

Asit ortamı ve mayalanmanın neticesinde alınan gıdalar kanın koyulaşmasına, dolaşımın bozulmasına yol açar. Bu tarz beslenme, uzun yıllar yapılmaya devam edildiğinde bedende birçok kronik hastalık kendiliğinden ortaya çıkar.

İnsanlar, genellikle aynı öğünde birçok değişik gıdanın tadına bakmak isterler. Oysa sağlıklı beslenmek için en önemli şartlardan biri yemek sırasında çeşit miktarını olabildiğince az tutmaya çalışmaktır.

Tek bir yemek çeşidi yenilerek kalkılan öğünlerde, insanlar, bir sonraki öğüne kadar çok rahat ederler. Tarih boyunca sağlıklı beslenen pek çok insanın imkânları olduğu halde her öğün yalnız bir çeşit yemekle yetindikleri bilinmektedir.

Örneğin yemek yeme sırasında sıcak olanları soğukla, tatlı olanları ekşi ile kabızlık yapanları yağlı gıdalar ile desteklemek yerinde olacaktır.

Mide ve hazım sorunu olanlara bu yönde beslenmeleri tavsiye edildiğinde hazımsızlıklarında, mide ve bağırsak şikâyetlerinde belirgin bir rahatlama olur. Bu yöntemi tavsiye ettiğim yüzlerce hasta bu uygulamanın faydasını belirgin derecede fark etti. Mide ağrısı çekenler, kabızlığı bulunanlar ve gaz sorunu olanlar kendilerini daha iyi hissettiler.

BİR SÖYLEŞİ İKİ KİŞİ ARASINDA GEÇEN KONUŞMA

Yoldaki bir sohbet

Burada konu o degil,62 yaşındayım hayatta bilerek  ,bilmeyerek yemekler yemekteyiz, burada bayanların yapması gereken konu şu ,hasta hastalık korkusu, hastalanma korkusu, sonuçta, kendisi, kendine bir şeyler yemesi gerekenleri, öğrenmesi lazım, birileri de, yazıp, öğrenmesi lazım ,ben dağda yaşayan bir insan olarak ,diğer yılarımda da büyük şehirlerde, yaşamış bir insan olarak,80 öncesi gıdalar ,yok,80 öncesi daha öncelerine geçersek gdo diye bir şeyler bilinmiyor ve gelecekte ön çalışmalar, için nasıl para kazanabiliriz, nasıl ucuza mal edebiliriz, derler ,ve yaparlar, ben çobanım, sizlerde benim için değerli öğretmen, eğitmen, öğrenmek için, mücadele eden ,biri olarak ,sizlere, şöyledensem ,kanser veya kansere sebebiyet taşıyan ürünlere ne der diniz ,bu günlerde yıllar öne yapılmış ürünler ,devlet kontrolü  araştırma yapmadan mevzuatlar ,bu ,bu kadar ,şu, şu kadar koyup, üretim mevzuatlardan geçerek üretilen  ürünlere yıllar sonra PARDON, bu ürünler kanser taşımakta deniliyorsa,

GDO yada, Genetiği değiştirilmiş Organizma adının kısaltılmışı olup yine aynı isimlendirmeden anlaşılacağı üzere "Genetiği değiştirilmiş yada oynanmış organik besin" anlamına gelmektedir. Denirken.

Bir zencefil, toz nohut, bir karabiber tozu kara nohut, bir pul biber içinde buğday kepeği biber yağı karıştırılmış bir toz biber içinde domates kabukları, Bir adana yerken tavuk taşlığı kıyma yapılmış, peynir 8 kilodan,4 kilo sütten yapılırsa, bir kaşar peyniri 13 sütten 6 kilo sütten yapılırsa, bir çiğköfte  soya (zararlı değildir ama çok yedirir, hazmı bozar karışım yeri değildir) ile yapılırsa, bir de nar ekşisi guargamla krema glikozla yapılırsa, yem fabrikalarında kan unu kullanılıyorsa nerden geldiği belli olmayan ve ne kesildiği silolara hangi kan alındığı vd saymakla bitmeyen ürünlerle insan sağlığını nasıl yaşatılacak, ben tevekkül eden bir insan olarak tek şunu söylesem ,konuya daha Akif oluruz….

Bitki ve ilaçlar bir bilen elinde değerlenir, bitkilerden  ayrıştırılarak çıkan yağlar ,sular, ekstralar, mucizevidir, ve şifası çok tur ,bu gümün doğa kimyasıdır, yaratanın bizlere vermiş olduğu nimet ve hikmetlerdir…

Ama gene haram zihniyet, asıl ağları ,Ayçiçek ,zeytinyağı, pamuk yağlarıyla ,kimyevi yağlarla çoğaltılmaktadır, içlerindeki şifa yağ olanda zeytinyağıdır, insanoğlu zeytinyağı  almıyor ,kekik yağ alıyor, kekik yağın kilosu 100 kilo kekikten bir kilo yağ çıkar oda bu gün fiatı 1200 tl, nasıl olurda,300 tl den satılır, gül yağ 3,5 ton yapraktan 1 kilo yağ çıkar onunda fiyatı ihale üsülüdür,1 kilo yağ fiyatı 22,000 tl dır, nasıl olurda 25 cc 10 tl satılır ,daha saymakla bitmeyen yağ gurupları, birde masaj yoluyla sürülecek, yağın en afif halıdır ,vücuda geçen yağ başka hastalıkları tetikleyecek ,bu da insanoğlunun  yanı adını siz koyun hali….Daha sulara ,macunlara gelmedik ,birde tırpanla toplanan güzelim bitkileri saymadık bunlara da ad koyun…

"Ben çoban, sadece yüzlerce ürün yapacak kabiliyetim varken, nefsime yenik düşseydim Türkiye’nin yarısını alırdım, bir laboranttım olsaydı daha görülmemiş ürünlerle Avrupa’nı bir kısmını alacak güçte olurdum"

"Senin iyi olmaman için diş güçler elinden geleni yapmak, sen araştırma geliştirme yapmadıktan sonra bil ki, tarımında olmayacak, Sen sadece koltukta olduğun süre ne koltuk nede mevkiin kalacak.".

Bunlar sadece insanoğlunun uyguladıkları, birde devletler  arası gıda sizce sonradan PARDON deniliyorsa, buğday, domates, patates, say say bitmeyen ürünler ne ne kadar insan sağlığına faydası varken, en basit Niğde de afyonda bir toprak altı yumrudan üzerinde 7 yıl ekimden sonra çıkan toprak altı üründe besin kaynağı ne olacağını oranın tarım ofisleri ne kadar bilmekte..

Benim bu şekilde yazmam biz insanoğluna, bitkilerde ,ilaçlarda zehir, olduğunu bilen kişiler karafandan korunmasını ve yapılmasını bir diploma kiralamakla  TÜRKİYENİN sanayisinde, sayısız ,tarım gübre yapanlar var ki, bilip bilmedik dışarıdan ürünler kullanılıyor ki, kullanan rahatlığı mevzuatlar de şu kadar koyacaksın ,deniliyorsa, verilenlere de ruhsat alınıyorsa, ve bunun borsası İngiltere’ye bağlıysa, size gelecek dünyanızda mesleğine göre insanoğluna ne ne kadar şeyler hatırlatın denmeyecek mi…Ben de 62 yıl içinde gördüğüm yanlış şeyleri yazarken bu yapılanlar gdo değil mi…

Benim yaptığım bir ürün sizin sağlığını bozacaksa gelecek neslinizi bozacaksa ,yaşamanın ne anlamı var…Benim  GDO çıkarın demem biraz daha dikkatli olun dememden geçer…Biraz daha derinlere gidersek 80 den sonra organik hiçbir şey kalmadığını göreceksiniz.. Kısa yıl önce kara iklimde organik ,fide yetiştirdim ,kimse yüzüne bakmadı ,çiliz, yamuk şekilde idi, bende 400 bin fideyi bedava dağıttım kimileri ya bu tutmaz deseler de, kalem gibi oynanmış fide aldılar, ne oldu biliyor musun ,yamuklar öyle domates verdi ki bol bol, onların kalem gibi fideleri tat olmayan cılız domatesler verdi…

Bir sene sonra çiliz diyen anne ,”oğlum o çiliz fideden al da gel dese de”  beni ve kara iliklim projemi kapattım sözleriyle bitirdim….İş mevzuat iş alttan destek ,iş gerçekleriyle merkezi idarenim Anadolu da sizlerin başarı göz, gözler, sizleri görmezlikten gelinirse  olmadığı süre, yemeğe kullanmaya devam edilecektir.. Artık adını siz koyun bunlara NE DEMELİ…Daha yaşayacak zaman var ise bilin ki ilaç kullanman ve yediklerime dikkat ederim ..Yanlışlıklar olsa da kendimi aldıklarımdan arındırırım.. Ben de elimden ne geliyorsa yazmaktayım kimseyle tartışma ,kimseye de küsmem, çünkü çobanım…

Genetik oynanmış, adına da organik dense de.. Hile hurdayla, Haram zihniyet var olduğu süre…100 Daha yol almamız lazımken, onların şimdiki yıllarını yakalarız ,tabi insanoğlu kalırsa..

Organik asıldır. (sebze, meyve vb. için) kimyevi gübre, hormon vb. kullanılmaksızın, doğal yolla üretilen .Asıl dururken fotokopisine ne gerek var kafayı karıştıran bu.. Sonrası PARDON…

Öncelikle  eğitimde haram, ve helali bilmek, bunları bilinmiyorsa, şükür ü arasan da bulamazsın. ÖNCELİKLE “TEVEKKÜL” .yakalamış isen doğru yoldasın.

Sibirya da o soğukta yakın yıllarda domates yetiştirecekler, ve Akdeniz deki domatesleri, çöpe gidecek ,şimdiden siz rahat yaşarken, bil ki gelecek nesil, ne yapacak şimdiden yıl çalışması yap..

Kısaca özet GDO yada, Genetiği değiştirilmiş Organizma adının kısaltılmışı olup yine aynı isimlendirmeden anlaşılacağı üzere "Genetiği değiştirilmiş yada oynanmış organik besin" anlamına gelmektedir .Denirken. .Ve gerekçe istenirken…

Şöyle başlasak, yaratan insan vücudunu, yarattığı dünyaya göre yarattı, alacağı virüs sakken var olan vücutta  vücudun  bağışıklık sistemi her zaman galip geldiği den dolayı, siz ve bizleri hasta düşürmüyordu, Ta ki insanoğlu oynamış gıdaya kadar, oynanmış olup ona da organik derseniz ,neden var olan gıdayı, oynama gerek simine girdiğinizi açıkladığınız an gdo yuğda sebeplerini bulursunuz.

Bu gün için şimdiki nine dede, guruplardan, onlardan doğan çocukları, annesinin karnındayken aldığı gıdayı, bu zamanda bulamamış ,onunda anne oluşu yediği gıdalar ,doğal kaynaktan bulamayışı, olmayışı, sebepleriyle ,ondan doğan çocuklarında, gelecekte anne baba ,oluşlarıyla, onlardan da gelecek nesilleri, hasta ,kısır, ve insanoğlunun yavaş yavaş yok oluşların sebebi ortalara çıkınca, pardon lar çoğalınca gerekçeyi daha iyi göreceksiniz..

Aslı var olan, suretine gerek var oluş aslın yok oluşu sadece insanoğlunun ,nefsinden kaynaklanan ,hırs, şan şöhret, doyumsuz istek, genetik yapının bozulduğu, eko zincirin kırıldığı ,hep benlik ,hâkimiyet, felaket zincirlerin geldiğini gösterse de hala insan oğlu gerekçe aramakta…

Gerekçe aramak  istiyorsan "tevekküle" yönlenmek. işte o zaman, gerçeği sadece gerçeği görmek SADECE HELALDIR. yarını göremeyen, bir sonrakine GÜNE  gerekçe bulamaz…Sadece zaman geçer pardon çıkar…

Bu gün kolundaki saate bakar zamanı tarihi görebilir ,o anki yaşantını, rahatlatabilir ,bir sonra ki güne değişken dünya yarına bu günü sabitleyemezsin sabitlediğinde ,gerekçe aramazsın.. Sabitlediğinde başka gerekçeler çıkmaz…

Küresel dünyada gelecek yıllarında  ise sizlerin ne nelerin getireceği hastalıklardır. “ Ama bir yol var ki gerekçe istemez oda tevekküldür “ “onun anahtarı da Helaldir ”

ilkokuldan başlar prof olur, okur diplomayı duvara asar,  zorunlu okusa da başarmıştır..   Kimileri vardır çoban dır ,hayatı okumuştur, işletme için ,muhasebe için, mimar, mühendis ,biyolog ,kendi sağlığı için doktor ,diyetisyen, hayvancılık, hak, hukuk ,adalet ,her şeyi görmüş geçirmiştir ,sonuca bakınca “ tevekkülle” yaratana inanmış ondan başka ne dost ,nede yardımcı bulamamıştır…ve yaratan yaşam diploması olarak ne aç, ne açıkta, nede ölüm korkusu yaşatmamıştır..

Maddiyat istemedim, isteseydim belki nefsime göre verebilirdi ,sadece  ve sadece istediğim dolu, dolu bilim ilim hak hukuk  istedim, yaşam ve insanlık için dürüstlük istedim, helal yedim, şükür ettim.. Bazı zaman olur ki ve oldu ki dürüstlüğünüzü  altüst edeler ,ama o hala dürüst yolundan devam eder, aldandık diyenler, nemalanan kişiler, sonradan gerçekten dürüstmüş deseler de, o bu dünyada yoktur, ve bir helalleşseydik deseler de, o sağken helal etmiştir ,onlardan gelecek nesline, ölürken bile haram yedirmemeye yaşarken, kimsenin "yaratanın" yanına giderken kul hakkıyla gitmemesine çalışmıştır…

İnsan vücudu asıldır ,sadece yaratana aittir ,yaratan dünya başlangıcından dünya sonuna kadar, çıkacak hastalık virüs ,doğacak aksiliklere  göre donatılmış savunma silahlarıyla kendi kendini koruyacak şekilde yaratılmıştır…

Doğayı da  uyun sağlayan elementler birleşimleriyle ,bitkiler, sebzeler, meyveler yaratmıştır ,ve zaman asırlar geldikçe bilinmeyen tohumlar sırayla gelecektir ,senin asrın olmaya bilir, gelecek asırlarda insan vücuduna göre asıllar toprakla birleşimler gerçekleşecek biz insanoğluna sunacaktır…Çünkü içinde insanoğluna ihtiyaç ,vitaminler ,mineraller ,le dolu insan yaşamı için ihtiyaç ne varsa bulunacak…

Şimdiki insanoğlunun da buldum duldum ne ,ne kadar dese de ,bulunan elementlerle sonsuz elementler olmadan , doğaya uygun sonsuz yaşam  vadedemez  .Kısır dünyaya getiren tohumlar, vücuda uyum sağlayamaz., sadece asıl gibi dese de asıl üretemez, asıl  gibi üretilen ürün ,dünya gelecek elementler ,ve virüslere karşı savunmasız, ve zamanla yok olmaya yüz tutmaya  zorunludur.. gelecek  tehlikede karşı  vücut savunmasız kalmıştır…

Şunu bilin her şey gerçekleşecek ve asıl değil, aslı gibi her şey üretilecek  ama hiçbir zaman sonsuz elementlere savunacak et ve kemik kan üretilemeyecek, Evrenin içinde bir zerre kadar dünya varise dünyanın içinde insanoğlu görünmüyor ise ,insanoğlunun bir pırtıyla var oluş yoktan gelen güç enerji var ise. Buldum buldum la yola çıkmak.. Sizce ne olabilir..

O sadece yaratana aittir .Asıl hiçbir zaman insanoğlunun ürettiğine  göre hazırlanmadı, çünkü ona üretilene karşı ,savunma silahı bağışıklık sistemiyle kendini koruyacak şekilde ,donatıldı ,bunları hiçe saymayan hala gerekçe arayan ,şunu bilsin ki topraktan ,havadan ,sudan, ateşten ,gelen, evrenin sıvı ,bir element yaşam olduğunu anladığı gün, onun birleşimiyle büyük patlamanın ,sağladığı birleşim, yaratanın ol demesiyle olan tüm canlılar, bu güne kadar gelen ilim bilim ,insanoğluna verilen beyinle, akılla ,sonsuz elementler ,mevcut olan elementlerle ,birleşimlerle sadece üretmek değil hızla insan oğlunu yok etmekten öteye bir adım gidemeyecekleri  gün. sonsuz  elementlerin var olduğunu anladıkları gün de ,bir yaratanın anladıkları gün olacak…

Yaratanın asılları sebzeler, bitkiler temizleyici, meyveler besleyiciliği, nimet ve hikmetleri insanoğluna bir armağanıdır,  insanoğlunun ürettikleri tüm ürünler şan şöhret hırs nefis ise ,hasta düşürmekten, insanoğlunu yok etmekten öteye varamayacaktır…,

Bunu bu yüz yılda göremezseniz bilin gelecek yüz yılarda daha iyi anlayacaklar.. Sizler kaç yaşına kadar  yaşayacağınızı  hayal etmektesiniz,  karşı tarafı küçük görmekle ,ne ,ne kadar yaşayacağınızı bilmemekle ve sonsuza kadar yaşayacağınızım hayal ediyorsunuz sadece yaratan bilir “o öldürür o diriltir”.

Vücudu rahat bırakırsanız, vücut savunmasını yaparak şifa olacaktır. Çünkü o virüs içinizde var doğuşunuzdan beri, sadece ne yiyip içmenize bağlı, doktor ,ilim, bilim senle birlikte gelmedi ,o içinde vardı sadece öncelikle şekille ,GELİŞME  kapasitenle var olan beyinle  okuyarak  anla anlaman içinde akıl ,beş duyu organınla, hissede bilmen için ,algı verdi, gerisi sana kalmış bir şey, vücuduna zararlı verirsen hasta ,faydalı şey alırsan,

Bunlar içinde de yaratana şükür etmen içinde haramla helalı ayırman içinde, iman temizliği ve tevekkül etmeni  en sevdiği insanoğluna verdi,…

Helal ve haramı Ayrılmasıyla şükür ederek sakli şifayı bularak,  yaratanın nimet ve hikmetlerinden doğaya gelen sevgi , saygı, paylaşımı, mucizevi kurtuluşlara vakıf olacağınız gün olur…

Aslı  yaratana ait şifa varoluş, aslı gibi yapanda hasta düşüren insanoğlu, sonsuza kadarda, böyle biline, bil ki sonsuz element ortamı varken ,Bazı şeyleri yakalamak istiyor isen sonsuza kadar yaşaman ve geleceğe bilgi aktarmak istiyor isen  yalanı bırakman helal haramı tanıman Şükürle yola gitmenden başlayarak gerekçeler aramadan sadece gerçeği görmenden başlar..

Çünkü görmüyor, duymuyor ,hissedemiyor, algılayamıyorsun, korkuyor, korkutuyor, korkusuzluğunu kaydediyorsun, maneviyatın güçlü olsaydı, daha kötüleri düşünseydin ,içindeki virüs bağışıklığa yenik düşüp savaşı kazanacaktın…Doğuştan gelen virüsü ,besliyor bağışıklığı bitiriyor hasta düşüyorsun ,daha sonra paniğe kapılıp ölüm korkusuyla, haplara, denliyi olmayan söylentilerle vücudunuzu tanımadan bilen kişiyle istişare etmeden, bitkilere sarılıp şifayı arıyorsun ,“Rabbim” akıl vermiş, okuyun, araştırın ,sadece gerçeği, hem kendine hem başkasına ,anlatın anlatabildiğiniz kadar ,işte o zaman gerçek saklı olan şifayı bulacaksınız ,bilin ki en büyük “şifa dua ve tevekküldür”

“İnsanoğlunun tek kafasındaki şey nasıl kazanırım ,nereye kadar nereye  götürecek, sonradan Habil Kabil”

Sizlere tüm  canlıları koruyun bir hikmet var demiş, yok  edin dememiş, sizler yok ettikçe eko zincir kırsanız da doğa kendini yeniliyor farkında değilseniz bilin eko zincir kırıldıkça doğa kendini yenilemek zorunda, işareti de yakın afetlerdir (içinde hastalıkta), dünyada evrene göre canlı, o nu koruyanda yaratan “Allah” “Tanrı” anahtarı “tevekkül  ve  Helaldir”.

Dünya içinde her şeyi yaşatıyor ise, sadece kendi hanende ve kendi dünyanda, ne kadar yaşaya bilirsin ne kadar yaşata bilirsin ,Çanın sıkılasıya kadar ,senin lüks sorumluluğuna kadar ,veya hakimin kalem kırması kadar, sadece benliğin kadar, ama dünya ben demiyor, evrenin sahibine dağlı, büyük oluşumuna, her şeyi bilen duyan, gören yanı “yaratana”

Bazen sorarsın ben dünyada yaşıyorum desende hiçbir şeye inanmasan da, yaşadığın gibi ölün anıda var. Bu dünyayı bırakmak istemeyecek korku anların başlayınca ,hayatını yeniden yazmak istesen de ,bir karanlık dünyadan geldiğini biliyor ama oradaki yaşantını bilmiyorsan ,gün dünyasında geldiğin yeri görüyor bir pırtıyla oluşumu anladığın an, oradaki yaşamı hatırlamıyorsan, ölündüğün gün ayrıldığın görecek ne neler yaptığını göreceğin gün, ayrıldığın dünyaya dönmek istesen de dönemeyecek, ve o zaman yaşadığın gibi ölümü var olduğunu hissetsen de çok geç olacağını anladığın an dünyada yaşam süresinin var oluşu orada zamanın saatin olmadığını hayat filimin bir göz kıpması olduğu andır.

Onun asrı kapanmış ,sadece gelecek nesille, elinden ne gelmişse  bırakmış ve paylaşmıştır… “ Sadece tevekkül, musallat taşı ,kabir, dua dır. Gerisi hepsi boştur” 

Yazılım deva ediyor  

 

DUYURU MODÜLÜ
ZİYARET İSTATİSLİĞİ
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam38
Toplam Ziyaret1253329
SAAT NERDE NE ZAMAN
HAVA DURUMUNU BİL
ALTIN GÜMÜŞ BAKIR DAN ŞAŞMA
AlışSatış
Dolar18.545918.6202
Euro18.341418.4149