• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  
   https://www.sakli-sifa.com      https://www.sakli-sifa.com   

              Evren dengesini yakalamak hasta olup çare aramak değil hasta olmamak için hastalığa sebepleri yok etmek.      

SAKLI ŞİFA TV VİDEOLAR
Envidatoken
 https://www.sakli-sifa.com
Drive Mining
 https://www.sakli-sifa.com
Site Menusu
Site Haritası
Takvim

BİTKİSEL KULLANIŞ PRATİK BİLGİLER YAPILIŞI HAZIRLANIŞI TARİHÇELERİ

BİTKİSEL KULLANIŞ PRATİK BİLGİLER YAPILIŞI HAZIRLANIŞI TARİHÇELERİ

SABIR SAKLİ ŞİFAYI VEREN VE ALAN “YARATAN ALLAH “DIR”
Hastalık sabreden için dert değil belki bir nevi dermandır.” Hastalıkla geçen bir ömür, Allah’tan şekva etmemek şartıyla mümin için ibadettir.”
Hastalık hiç aldatmaz bir nasih ve ikaz edici bir mürşittir.” Hastalık ahreti hatırlatır. Vücudumuz bizim mülkümüz değildir. Allah mülkünde istediği gibi tasarruf eder.
Hakkımız şekva değil şükürdür.” Hastalık uyandırıncaya kadar sabra çalış. Hastalık vazifesini bitirdikten sonra,   Rahim inşallah sana da şifa verir.”
Buda geçer de şekva yerine şükret.”
Hastalıkta ki manevi ibadet ve uhrevi sevap cihetini düşün, zevk almaya çalış.”“İllet olmazsa afiyet zevksizdir. Maraz olmazsa sıhhat lezzetsizdir. (yani hastalık olmazsa sıhhatin kıymeti anlaşılamaz.)
Ermiş ağacı silkmekle nasıl meyveleri düşer, imanlı bir hastanın titremesi de öyle günahları silker.” “hastalığın hafifleşmesini istersen… Hastalığın faydalarını, sevabını düşün merakı kaldır, hastalığın kökünü kes. Merak hastalığı ikizleştirir. “
“Hastalıktan elem ve korkmak ise, hastalık bazen ölüme vesile olduğu cihetindedir… Ehli iman için ölüm rahmet kapısıdır, ehli adalet için ebediye kuyusudur.”
“Farzı mümkün mertebede yerine getiren mutlak bir mümin hastalık sebebiyle yapamadığı virdinin sevabını hastalık zamanında yine kazandırır .”Hastalık gafleti dağıtır, ahreti düşündürür, ölümü hatırlatır.”
Acır, şefkat ede hiç olmazsa şer ’an sünnet olan keyfine sormak için ziyaretine gideriz.” (hasta ziyaretinin ehemmiyetini hasta olunca anlarız.)
Hastaların keyfini sormak, fakat hastayı sıkmamak şartıyla ziyaret etmek sünnet-i saniyedir.” “hastanın duasını alınız onların duası makbuldür.”
Senin elin kırık ise kesilmiş ellere bak. Bir gözün yoksa, iki gözü de olmayanlara bak Allah’a şükret. ”Hastalık vazifeli gelmiştir, inşallah vazifesini çabuk bitirir gider.”
Allah her derde bir deva yaratmıştır, derdi o verdiği gibi şifayı da o veriyor. İlaçlara hasiyetleri veren ve tesiri var eden ancak Allah’tır.”
Etrafındaki insanlar hastalık sebebiyle sana hizmetkarlık ettiklerinden, efendilerine efendi oldun.”
Hastalık, dünyanın zevalini ve insanın fani olduğunu ihtar ediyor, daha dünya seni boğamıyor. Gaflet senin gözünü kapamıyor. ”Hastalık en katı kalpleri rikkate getirir, nazar ı şefkati celbe der.”
Masum çocukların hastalıkları, o nazik vücutlarına bir idman, bir riyazet ve ilerde dünyanın dağdağalarına mukavemet verdirmek için bir şırınga ve bir terbiye rabbaniyedir.” (çocuklara ve çocuk hükmündeki ihtiyarlara bakmak ibadettir.) hasta bakıcılar buna dahildir.

YARARLI OTLA TEDAVİNİN TARİHÇESİ
Dünyanın her yerinde ilk aşiretler yararlı otlara ilişkin bilgileri sınama ve yanılma işlemleriyle topladılar. Çocuk taşıyan kadınların kısıtlı hareketliliğiyle otları toplama görevini üstlendiği varsayılırsa, bilim öncesi çağda tıbbın bir kadın mesleği olduğu sonucuna varılır.
İlk insanlar saplıyı düzeltme ile kadının yeni bir yaşamı oluşturma yeteneği arasında bir bağın varlığını da görmüşlerdi. Tedavi sanatı ve bitki bilgileri, anneden kız evlada intikal ediyor; bu sistemin verimliliği, hem insanların gözlemlerinin doğruluğu hem de işe kalkışan kişinin tedavide başarısına bağlı kalıyordu.
Bu konuda belleklerine yardımcı olmak için göçebe aşiretler her otun görsel katkısını kullanımı ile birlikte seçiyorlardı.
Bitkileri tanımlama ve onların anımsanmasının güçlüğü yazının icadı ile azalırken İ.Ö. 3000’li yıllara gelindiğinde Çin, Babil, Mısır ve Hindistan’da birbirine paralel uygarlıkların tıbbında kullanılan bitkilerin kaydına başlanmıştı.

ÇİN’DE YARARLI OT UZMANLIĞI
Yararlı ot tıbbı geleneği hiç kopmadan en uzun süren ülke Çin’dir. İ.Ö. 2698 yılında öldüğü zaman ‘Efsanevi İmparator’ Shen Nung en az ‘yüz yararlı otu’ denemiş bulunuyordu. Yararlı Otlar Yasası adlı yapıtında imparator 252 tür bitkiyi ele almış, şimdi de çoğu kullanılan otların saklanması ve kullanılmasını anlatmıştı.
Yüz yıl sonra Sarı İmparator Huang Ti. Nei Ching adını taşıyan kitabında o günlerde bilinen insan hastalıklarına ilişkin bilgece düşüncelerini şöylece ileri sürmüştü: “ hastalıkları tedavi ederken tüm koşulları araştırmak, belirtileri iyice incelemek, duygu ve davranışları gözlemlemek gerekir. Eğer kişi hayalet ve ruhların varlığından söz ederse, o kişi tedaviyi ağzına alamaz.” Bu, iyimser bir kitaptı. Bilgilerin artışıyla tüm hastalık türlerinin sonunda iyileştirilebilir duruma geleceğini ileri sürüyordu.
Nei Ching adlı kitap sık sık yenilenmiş ve yedinci yüzyılda, yani Batı basınının icadından 800 yıl önce Tang Hanedanı, Düzeltilmiş Yaralı Otlar Yasası’nı  da bastırıp tüm Çin’de dağıttırmıştı.
1758 yılında Li Shizhen dünyada ünlü Tıp Gereçleri Özeti adlı 1.800 tedavi edici öğe ile 11.000 tarif ve bileşeni içeren kitabını tanımlamıştı.

UZAKDOĞU’DAN ORTADOĞU’YA
İ.Ö. 3000 yıllarından kalma kil tabletleri Babil’e dışarıdan gelen yararlı otlardan söz ediyor ve Çin ile Babil arasında ginseng ticaretinin başladığına ilişkin kanıtlar ortaya çıkıyordu. Badillilerin 1.400 tür bitkiyi içeren farmakoloji listeleri vardı.
Haşhaşı uyuşturucu ve rezeneyi sindirici ilaç olarak kullanıyorlardı. Eski Yunanlı tarihçi Herodotos her Babil’inin amatör bir tedavi uzmanı olduğunu, hastaların sokakta yatıp gelen geçenlerden yardım istediğini yazmıştı.

Eski Mısırlı ilk tedavi uzmanı ve aynı zamanda ilk piramitleri tasarlayan İmhotep tanrılaştı.

İ.Ö. 1550 yılından kalan Ebers papirüslerinde sağlığa yararlı pek çok ot ve onlara eşlik eden büyüler yer alıyor ve aynı zaman diliminde astroloji ve Mısır tıbbı birleşiyordu. Mısırlı tedavi uzmanları 900 tür yararlı dolayında yararlı ot üzerinde çalışıyor, uyguladıkları insan mumyalama teknikleriyle bedeni çok iyi tanımaya başlıyorlardı.
Aşağı yukarı aynı dönemde, Hintli hekimler tanı ve ameliyat yöntemlerinde ustalaşıp tedavi işleminde yüzlerce otu kullanıyordu. Çinliler gibi onlar da tanı yaparken beş duyudan yararlanıyor: soluk alma, nabız atışları ve cilt kokularına ilişkin pek duyarlı değerlendirmeleri gerçekleştiriyorlardı.

ESKİ DÜNYADA YARARLI OT UZMANLIĞI
Eski Yunanlılar yararlı otlara ilişkin bilgileri Hindistan, Babil, Mısır ve hatta Çin’den aldılar. İ.Ö. on üçüncü yüzyılda yararlı otlara tıpta kullanılan Asclepius adlı uzman yaşadı. Bu uzman, tedavi yöntemleri oluştururken sistemin insanları yaşadığı deneyimlerle eski düşünce kalıplarını değiştirmelerini de amaçlamıştı. Asclepius ve kızı Hygenia’nın tedavi yöntemleri mucizeler yaratmaya başlamıştı.
Sonunda Asclepius da tantılaştırıldı ve Eski Yunan’da tedavi tapınakları çoğaldı. Asclepius’un yöntemleri birkaç yüz yıl boyunca uygulandı. Bazı düşünceleri bugün bile sağlık merkezlerinde geçerli olmaktadır.
İ.Ö. altıncı yüzyılda filozof ve matematikçi Pisagor ileri bilgileri öğretmek üzere bir üniversite kurarken yararlı otlar ve özellikle güzel kokulu bahçeler, yüksek öğrenimin önde gelen iyileştirme ve bedeni eski haline getirme konusunda önemli rol oynuyordu.
Hipokrat (İ.Ö. 460-377), Batı tıbbına tanı ve tedavi konularında bilimsel bir çerçeve getirdi. Hastalığın tanrılardan gelen bir ceza olduğu fikrini silip besin, iş ve iklim koşullarının hastalıklarda önemli etkin olduğunu ileri sürdü. Kişinin kendi kendini iyileştirmesinde diyet ve bitkisel besinlerin yer tuttuğuna inandı ve günümüzde çağdaş dünyanın doktorları tarafından saygı duyulan doktorların yeminini oluşturdu.

KARANLIK ÇAĞLAR
İran, karanlık çağlar boyunca seçkinliğin merkezi oldu. Nesturi mezhebine bağlı Hıristiyanlar ünlü bir okul ve hastane kurup orada Eski Yunan metinlerini Arapça ve Acemce’ye çevirdiler.
Aynı dönemde Avrupa’da tıp uygulamaları Hıristiyan kilisesi tarafından engelleniyor; bilimsel eğitime saygı duyulmuyor, hiç kimse deney yapmaya yüreklendirilmiyor ve orjinalite tehlikeli bir değer sayılıyordu. Daha da önemlisi kilise, hastalıkları günahın cezası olarak görmekteydi. Oysa yararlı ot tıbbının manastırlarda rahipler ve uzak köylerde “Yararlı ot uzman kadınları” tarafından uygulanması sürüyordu.

RÖNESANS
On beşinci yüzyılda Batı’da matbaacılığın gelişmesiyle yararlı otların altın çağı başladı. Bu, Rönesans’ın başlangıcı, eski düşüncelerin yeniden gözden geçirilmesi, eskimiş inançların yasaklarından kaçırılması ve keşif yapmaya yeni heveslerin doğması zamanı oluyordu.
Tıp biliminde yeni bir bilisel yaklaşım tavrı yaygınlaşıyordu. Sonunda yararlı otla ilgili tarifler daha sağlıklı olarak gözlenmeye ve tuhaf ilaç tariflerinin elden çıkarılmasına başlandı. Ne tuhaftır ki, aklın geliştiği bu çevrede en acımasız düzene başkaldırma avları da yaşanmıştı.
Kadınların araştırma yapması yasaklanıyor, meslekten olmayan tedavi uzmanları saygı görüyordu. Bu yüzden günümüzde bile bazı insanlar yararlı otları boş inançlarla, şakra tanlık ve büyücülük ile bir tutarlar.

GÜNÜMÜZDE YARARLI OT TIBBI
On dokuzuncu yüzyılda bilimin ilerlemesiyle ilaçlardaki bitki öğeleri ve yoğun dozların yapay olarak elde edilmesine başlandı. Yirminci yüzyılın ortalarında yararlı otların tıptaki kullanımı en alt düzeye indi. Oysa şimdi, ilaçların yan etkilerine karşı duyulan ilgi, çevreyi tanıma ve kişilerin kendi sağlığına karşı daha büyük sorumluluk alma isteği nedeniyle yararlı ot tıbbı şaşırtıcı bir canlandırmayı yaşamaktadır.
İlaç şirketleri bir taraftan yararlı otların değerlerini tanıyıp beklenmeyen enerjiyle bitki bilimi araştırmaya eğilirken öte yandan tıp ürünleri üzerindeki yüksek kazanç tekellerini korumak istiyorlar.
Bu arada bazı ilaç şirketleri iyileştirme alanında yararlı otları çıkarıp atmayı da denediler. Kullandıkları bir taktik, bir yararlı ottaki zararlı öğeyi bulup yalıtarak dikkatleri onun üzerine çekmekti.
Bu olay birkaç yıl önce adaçayı üzerinde yaşandı. Ancak bu yararlı otun kullanımını yok etme yolundaki girişimler daha sonraki araştırmalarda adaçayının içerdiği diğer maddelerin bu zehirli öğeyi yok ettiğinin bulunuşuyla geçersiz kaldı.
Yararlı otları güvenlikle kullanmak için, mantıklı bir orta yolu bulmaya gereksiniyoruz. Bir çözüm, kural kitapların yayınlanması hakkında olmak üzere Kanada’dan geldi. Bu öneri yeni bir ‘halk tıbbı’ sınıfı yaratmak içindir.
Ger ürün bitki bilimsel adıyla, kullanılan bitki bölümü ve kullanma tipiyle etiketlendirilecektir.
Burada kullanılan öğeler saflık ve yoğunluk yönünden standartlara uymalı, yapılacak reklamlar çok abartılı savları ileri sürmemelidir. Böyle bir sistem piyasadaki yararlı ot ilaçlarının güvenliğini garantileyecek ve insanların iyileştirici bitkileri rahatça kullanmasına olanak sağlayacaktır.
 
 
GELENEKSEL TIP
Geleneksel Tıp, başlangıcı insanlık tarihi kadar eski, kadim bilgiler üzerine kurulu bir ilimdir. Bu ilim binlerce yıl boyunca filozof hekimler tarafından geliştirilmiştir. Yaklaşık 2500 yıl önce Anadolu topraklarında Hipokrat, hocası Akman’dan öğrendiği tabiat felsefesini geliştirmiş, tıbbı felsefeden ayrı bir bilim olarak tanımlamıştır.
Modern tıbbın kurucusu Hipokrat, doğadaki tüm maddelerin ve insan vücudunun dört temel unsurdan/elementten oluştuğunu bildirir: Toprak, su, hava ve ateş.

GELENEKSEL TIBBIN TEMELLERİ: DÖRT ELEMENT
Kadim sağlık kitaplarında vücudun sağlık ve hastalığının kaynağı olan dört unsurdan bahsedilir. İnsan vücudunda bu özelliği taşıyan dört temel hılt (maddesi sıvı) bulunur. Osmanlı Tıbbında Anasırı Erbaa olarak anılan dört temel unsur; Kan, balgam, sevda ve safradır.
İnsan bedeni 4 element ve onların taşıdığı sıcaklık, kuruluk, soğukluk ve nemlilik olmak üzere 4 nitelikten meydana gelir. Her şey bu maddelerin belirli oranlardaki karışımıdır.
Besinlerin sindirilmesiyle karaciğerde safra, dalakta sevda, beyinde balgam toplanır ve kana karışarak tüm bedene dağılır.
Ancak bunlar bilinen anlamda vücut sıvılarına karşılık gelemez. Hıltar daha çok 4 temel unsurun karakteristiği taşıyan maddesilerdir. Örneğin kan, hava unsurunun özelliklerini taşımaktadır ve bu hıltın en iyi örneği kan sıvısıdır.

KAN: Tabiatı sıcak ve rutubetlidir. Kan tabii havadan meydana gelir. Vücuttaki yeri karaciğerdir. Tabiatı kuru ve soğuk olan bütün gıdalar kanın ilacıdır. Adale, kalp ve mideye kan akışını gerçekleştirip damarlarda basınç yaparak vücut sıcaklığını korur.
Balgam ve sevda hırlılarının aşırı yükselmesini önler. Oksijen iletimini sağlar. Kan hıltı yüksek veya anormal ise yüz şekli yuvarlak, pembe beyaz hatta kırmızıdır. İdrar kırmızı ve az olur. Bedenleri sıcak, hafif terleme mevcuttur.
Dil kırmızı, ağız çok tatlı, boyun kısa, göz beyazı kırmızı. gözbebekleri büyük, Kişi kısa ve düzdür. Çıban ve sivilcelere yatkınlardır. Uykuları kolay gelir, esner ve gerinirler. Burunları kanamaya yatkındır.
Tükürük çok, damarlar dolu, renk kırmızı idrar ve ağrılar şiddetli olursa vücuda kan galip olmuştur. Hastalık kandandır. Kalp çarpıntısı, baş ağrısı, halsizlik, ayakların ve vücudun ağırlaşması, kalp ve damar hastalıkları, yüksek tansiyon, boyun kireçlenmesi, mide hastalıkları şişlikler, duygu organlarında tembellik, vücutta ve başta ağırlık ve bayılmalar meydana gelir.
Bu hallerin meydana gelmesi ise daima yağlı, tatlı ve tabiatı sıcak, kan yapıcı gıdaların yenilmesi ile ortaya çıkar.
Kan ve kandan meydana gelen hastalıklara karşı; ekşi nar, ekşi meyve suları ve sirkeli gıdalar yenmelidir. Bu gıdalar bir müddet alınırsa kan normale döner ve kandan meydana gelen hastalıklar da ortadan kalkar.

SAFRA: Tabiatı sıcak ve kurudur. Tabii kan unsurundan meydana gelir. Besinleri parçalar, hazmı kolaylaştırır. Balgam ve sevda hıltının sertleşme, soğutma etkisini kılcal damarlara girerek önler. Safra kesesinde depolanır. İhtiyaç halinde on iki parmak bağırsağı ile salınır.
Safra hıltı yüksek veya anormal kişiler buğday tenli olurlar. Bu kişilerde safra kesesi ve karaciğer hastalıkları, ateşli hastalıklar, baş dönmesi, baş ağrısı, uykusuzluk, nabız yükselmesi, mide bulantısı, migren, aşırı sinir, hızlı hareket gözlenir. Vücutları sıcak, nabızları hızlıdır. Ağız tatları acı ve susuzluk hissi fazladır. İştahları azdır. Uykusuzdurlar. Mideleri kolay bulanır.
Göz beyazı sarı, cilt sarımtırak, idrar sarı, dil ortasındaki kısım sarı ve yapışkanımsı görünür. Yürüyüş hızlıdır. Dil ve burunda kuruluk, ağızda kuruluk ve acılık, soğuk havadan hoşlanma, başta çıban ve sivilcelerin oluşması, daimi bir sıkıntı hali gibi rahatsızlıklar varsa; renk sarı ise vücudu safra istila etmiştir. Hastalık safradadır.
Safranın ve safradan meydana gelen hastalıkların ilacı tabiatı soğuk ve rutubetli olan gıdalarla birlikte şeker, keçi yağı, arpa suyu-ekmeği, hıyar, karpuz, demirhindi şerbetidir. Bu maddelerden biri ve ya birkaç tanesi ağız yolu ile alınmaya devam edilirse safra normale döner safradan meydana gelen hastalıklar da ortadan kalkar.

BALGAM: Tabiatı soğuk ve rutubetlidir. Su unsurundan meydana gelir. Vücuttaki yeri akciğerlerdir. Vücutta taşıyıcı olarak görev yapar. Sevda ile safra hırlılarının tıkanıklık oluşturmasını engeller.
Balgam halttı yüksek olan kişiler genellikle şişmandır. Beyaz ve renksiz tenli olurlar. Bedenleri soğuk, kasları gevşektir. Nabızları hafif atar. Susamazlar. Çok uyur ve tembel hareket ederler. Gayretsiz ve durgundurlar.
Balgam halttı yüksek veya anormal ise renk beyaza yakın, ağız tatsız, dil kalın, büyük ve beyaz, gözbebeği küçük, göz beyazı büyük, idrar renksiz olur.
Vücudu balgam istila ederse ağızdan su akar, vücutta fazla su ve ödem olur. Hafıza kabiliyeti düşüktür. Yürüyüş dengesizdir. Uyku çok fazladır.
Halsizlik, horlama, eklem ağrısı, böbrek iltihabı, idrar yolu iltihabı, idrar tutmada zorluk, solunum yolu hastalıkları, sedef, soğuktan olan baş ağrısı, kaşıntı, ağız ve ter kokusu, yapışkan tükürük çokluğu, vücut soğukluğu, yemeğe isteksizlik, sıcağı sevme, mide zafiyeti, hazımsızlık, ağızdan ekşi gaz çıkarma, unutkanlık, tembellik, çok uyuma, idrarın beyaz oluşu balgamdan meydana gelen hastalıkların birer belirtisidir.
Damarlar tazyikli, olduğunda, susuzluk azaldığında, hareket zorlaştığında, ağrılar daha çok dizde ve belde olduğunda, cinsel isteksizlik ve yetersizlik hissedildiğinde renk kurşuni olduğunda vücudu balgam istila etmiştir. Hastalık balgamdandır.
Bal, zencefil, günlük, mesteki, karabiber, susam, mısır ve tabiatı sıcak ve kuru olan bütün gıdalar balgam ve balgamdan meydana gelen hastalıkların ilacıdır. Bu maddelerden yeteri kadar almaya devam edilirse balgam normale döner ve balgamdan meydana gelen hastalıklar ortadan kalkar.

SEVDA: Tabiatı soğuk ve kurudur. Toprak unsurundan meydana gelir. Vücuttaki yeri dalaktır.
Görme, işitme, sinir sistemi, beyin faaliyetleri, tırnak, kemik ve kıkırdakları besler. Vücudun bağışıklık sistemini uyarır ve hastalıklardan korunmasını sağlar.
Sevda hıltı yüksek kişilerin kanları kıvamlıdır. Bedenleri zayıftır, ciltleri kara sarıdır. Yüzlerinde parlaklık yoktur. İştahlıdırlar. Uykuları gelmez. Düşünceli ve kederli olurlar, karamsardırlar.
Sevda kanın yanmasından, mercimek, mısır, sığır eti, patlıcan, tuzlu, ekşili, fasulye ve sevdiği gıdaların çok yenmesinden meydana gelir. Sevda hıltı yüksek veya anormal ise renk beyaza yakın, dil küçük ve siyah, ağız ekşi, idrar saman rengi, siyaha yakın ve düzensizdir.
Kişide aşırı sinir gözlenir. Yürüyüş dengesizdir. İştah fazladır; kişi hep yemek ister. Sinirsel baş ağrısı, mide sarkması, kist, sinir hastalıkları, alerjik hastalıklar ve kanser gibi rahatsızlıklara zemin hazırlar.
Belirtileri; Beden zayıf ve yaramaz, tırnak ve kıllar zayıf olur, idrar az olursa, vücudu kuruluk vücutta durgunluk, uyku azlığı, şiddetli susuzluk, gözlerde kuruluk, çok su içme, kanın koyu ve siyah oluşu, düşünce bozukluğu, vesvese, idrarın kırmızıya boyanması, kuru öksürük, dalak sancısı, sıkıntı, keder, uykuda korkulu rüyaların görülmesi, her şey den korkma sevdanın vücudu istila ettiğinin birer belirtileridir.
Bir bardak süzme bal şerbetine 3’er gr. çekilmiş zencefil, karabiber ve mestteki ilave edilerek içilmelidir. Şekerli inek sütü, tereyağı, şeker, pırasa, koyun sütü gibi tabiatı sıcak ve rutubetli gıdalar alınması ile birlikte sevda normale döner ve sevdadan meydana gelen hastalıklar ortadan kalkar.
Hılt dengesi sağlık için büyük önem taşımaktadır. Geleneksel Tıp felsefesine göre sağlık, hıltların vücutta dengeli dağılımıdır. Birinin azlığı veya fazlalığında sağlık bozular, hastalıklar ortaya çıkar.
Ancak bu dört hılt vücutta eşit oranda dağılmazlar. Her kişinin bedenindeki hılt dengesi kendine özeldir. Bu da insanların mizaçlarını belirleyen en önemli faktördür.
Mizaç nedir: Hayati sıvıların (kan, safra, sevda, balgam) kişiye özel oranda karışarak meydana getirdiği tabiattır.

4 TEMEL MİZAÇ TİP VARDIR:
Demevi Mizaç: Bu kişilerde kan hıltı baskındır.
Safravi Mizaç: Safra hıltı baskındır.
Balgami Mizaç: Balgam hıltı baskındır.
Sevdavi Mizaç: Sevda hıltı baskındır.

Geleneksel Tıp hekimi hıltları ve mizaçları çok iyi bilir. Hangi hıltın hangi organda ne oranda olması gerektiğini anlar ve müdahaleyi /tedaviyi buna göre şekillendirir. İnsan bedeninde olduğu gibi hayvan, bitki ve madende de aynı mizaç yapısı bulunur. Yani canlı ve cansız maddelerde mizaçtan bahsetmek mümkündür.

Geleneksel tıp hekimi ilaçlarını seçerken bu noktalara dikkat eder. Örneğin safra hıltı fazla olan birine bu hıltı dengeleyecek mizaçta bir bitki önerir. Aksi halde hıltın dengesizliği artıp hastalığı şiddetlendirebilir.

BİTKİLERLE TEDAVİ
Fitoterapi kısaca “bitkilerle tedavi” Geleneksel Tıp tedaviler arasında en yaygın ve bilinenidir. Bitkisel çaylar ve bitkisel ilaçlar ile yapılan bu tedavi Avrupa ülkelerinde çok yaygındır. Cerrahi alanları dışındaki tüm hastalıkların tedavisinde uzmanlarca faydalanılmaktadır.

Bitkiler, muayene ve belli testlerden sonra ortaya çıkan teşhise göre kullanılır. Hastalığın teşhis edilmesinden sonra hemen bitkisel ilaçlarla tedaviye geçmek tercih edilmez. Bunun yerine önce zararlılar terk edilir, gıda terk edilir veya azaltılır, sonra mizaca göre besleyici gıdalar kullanılır.

Modern tıb, mizaca göre tedaviyi bugün kan gruplarına göre tedavi olarak uygulamaktadır. Gerektiği miktarda ve kullanım dozajı uzmanlar tarafından belirlendikten sonra uygulanacak bitkisel tedavinin çare olamayacağı hiçbir hastalık yoktur.

Bugün birçok saygın sağlık kuruluşu ve üniversite, tamamlatıcı veya alternatif tıp konusunda seminer ve eğitimleri yönlendirmekte ve desteklemektedir. Yurt dışında bazı sağlık sigorta şirketleri alternatif tıp giderlerini karşılamaya başlamıştır.
Avrupa Parlamentosu bitkisel tedavide kullanılan tüm bitkiler için etkinlik ve güvenlik kontrolüne dair yasalar çıkarmıştır. Çin’de ve Japonya’da tıbbi bitkiler üzerine kontrollü çalışmalar yapılmaktadır. Almanya’da bitkisel tedavileri genellikle doktorlar düzenlemektedir.

Bitkisel tedaviler göründüğü veya sanıldığı kadar basit değildir. Ayrıca kullanılan bitkilerin doğal olduğu için daha güvenilir sanılması da doğru değildir.
Eğer kullanmayı düşündüğünüz veya kullanmanız için size önerilen bitkinin faydaları, güvenilirliği, yan etkisi hakkında yeterli bilgi edinemiyorsanız şunlara dikkat etmelisiniz:
Kullandığınız şifalı bitkinin halk hekimliğindeki yeri, kullanımı ve denemişliği ne ölçüdedir Bitkisel ürünün içindeki bazı bileşiklerin kanseri, ülseri tetikleme veya karaciğer yetmezliğine neden olma riski var mıdır

Bitkisel ürünü hangi doz ve sıklıkta kullanmak gerekir Bitkilerin içinde bulunan tüm aktif etken maddeler nelerdir Bunların etkileri nasıldır Bu bitkisel kaynaklı maddelerin başka ilaçlarla etkileşimleri ve tedavisi hedeflenen hastalıktan başka var olan diğer bir hastalığa olumsuz etkisini var mıdır

Örneğin; Hepatitte faydalı olduğu düşüncesiyle meyan kökü tüketen bir hastada yan etki olarak oluşan vücutta sıvı birikimi var olan hipertansiyonunu daha da kötüleştirebilir.

Diğer taraftan meyan kökü antidepresanların erkeklerde neden olduğu cinsel fonksiyon bozukluğunu daha da artırır. Kısaca kullanılan bitkisel maddeler kullanılan ilaçların etkilerini artırıcı veya azaltıcı yönde etki gösterebilirler.

Kullanılan bitkisel ilaçların olumsuz etkileri aylar veya yıllar sonra ortaya çıkabileceğinden takibi de zordur.

Hasta çoğunlukla kullandığı bitkisel ilacı hatırlamayacaktır.
Başka bir bilinmez de, bitkisel ilaçların içindeki etken madde miktar olarak standardize değildir.

Yani aynı miktar bitkide veya bitki ekstra tında farklı miktarlarda aktif madde vardır ve etkileri de farklı olacaktır.

Yapılan testlerde bazı bitkisel karışımlarda steroidler, trankilizanlar, ağrı kesiciler, toksik ağır metaller kan pıhtılaşmasını engelleyen ve kan şekerini düşüren maddelerin yanında, tehlikeli olabilecek bakteriler de tespit edilmiştir.

Bitkilerin tedavi bilinçli olarak yapılmalıdır. Bazı bitkilerin, faydalarının yanında, zararlı etkileri de olabilmektedir. Bu nedenle, bitkiler iyice araştırılarak ve mümkün olduğunca uzman kişilerden yardım alınarak kullanılmalı ve beklenmeyen bir etki görüldüğünde kullanılan dozu yeniden ayarlanmalı ya da gerekiyorsa kullanımı tamamen kesilmelidir.
Bitki kullanımında çocukların, hamilelerin, yaşlıların ve bazı hastalıkları olanların durumlarına özel hususlara dikkat edilmelidir. Örneğin; meyan kökü ülser şikâyeti olanlar için faydalı olmakla birlikte yüksek tansiyon şikâyeti olanların tansiyonunu daha da yükseltebileceği için ya ülsere karşı başka bir alternatif kullanılmalı ya da meyan kökünün yanında tansiyonu dengeleyici olarak sarımsak alınmalıdır. Ayrıca, bebeklerde, çocuklarda ve hamilelerde her türlü bitkisel ve sentetik ilacın kullanımının çok sınırlı olduğu bilinmelidir.

BİTKİSEL İLAÇLAR
Hangi kültürden, hangi tedavi sisteminden olursa olsun insanlar hastalıklarını iyileştirmede yakın çevrelerindeki bitki ya da bitkilerin faydalı kısımlarını su ile kaynatarak, yağda bekleterek, lapa yaparak, ya da bitki tozunu balla karıştırarak hazırladıkları ilaçları kullanmışlardır.

Zamanla doğrudan bitki kısımları yerine bitkilerin tedavi edici değere sahip kısımlarından (droglardan) hazırlanan ekstreler, tentürler ve destinasyon ürünleri (uçucu yağlar) kullanılarak pomad, damla, şurup, kapsül, draje, tablet gibi bitkisel ürünler geliştirilmiştir.

İlaç yapımında kullanılan doğal ürünler içinde en fazla kullanılanlar şifalı bitkilerdir. Yaşadığımız basit rahatsızlıklar için bitkilerden hazırlayacağımız reçeteleri kullanmamız ilaç tüketimimizi azaltarak vücudumuza daha az kimyasal madde girmesini sağlayacaktır.

Bitkilerin kullanım çeşitleri saymakla bitmez. Şifaya kavuşmak için, bitkilerin kullanım şekillerini ve kullanılan yöntemleri çok iyi bilmek gerekir.

Tedavi amacıyla kullanılan şifalı bitkilerin kalitesi de çok önemlidir. İlaç yapımında kullanılacak bitkilerin yaprakları temiz, lekesiz ve sağlam olmalı; en çok etkin maddeyi içerdikleri dönemde toplanmalıdır. Kurutulmuş yeşil otlar, tıbbi yeterliliğini 6 7 ay sonra; kök, tohum ve kabuklar ise 2  3 yıl sonra yitirirler.

Bitkisel droglar (bitkilerden kurutularak veya özel metotlarla toplanarak el  de edilen madde) ilaç olarak alınabilmek için uygun bir şekle konulmalıdır. En basit yol drogu toz ederek veya bir güllaç içinde almaktır.
Bununla beraber alma şeklindeki kolaylık ve alınan miktarın tespiti bakımından hap, in füzyon ve şekilleri de kullanılmaktadır. Bu ilaç şekillerinden başka tentür, hulasa, draje, tablet vs. gibi şekiller de bulunmakta ise de bu şekiller ancak bir eczacı tarafından hazırlanabilir.

İLAÇ TARİFLERİ VE DOZAJ :
Tek doz ilaç yapmak için dolu bir çay kaşığı (yarım tatlı kaşığı) ince kıyılmış bitki, orta boy bir su bardağı dolusu suya yeterlidir. Değişik durumlarda ve bitkilerde bu miktarlar değişebilir.

Bir günlük dozaj yapmak isterseniz 2 yemek kaşığı kuru ot ve 2 su bardağı suyu buna ekleyin. Küçük çocuklar, zayıf ve çok yaşlı kişiler için şifalı bitki miktarı (eğer etkili şifalı bitkiler kullanılıyorsa) yarı yarıya indirilmelidir.

Bir difüzyon genel olarak yemeklerden önce ve üç kez alınır. Eğer ilaca ihtiyaç duymuyorsanız bu dozajı azaltın ve kesin. Şifalı bitkileri “nasıl olsa doğal maddedir, fazla alsam da zarar etmez” düşüncesi doğru değildir.

BİTKİSEL İLAÇ HAZIRLANIŞ ŞEKİLLERİ:
İn füzyon ya da çay: Drogların ilaç olarak kullanılmasında en çok kullanılan şekli in füzyondur. İndüksiyonu hazırlamak için öncelikle sertlik derecesi dengeli, klor oranı düşük iyi kalite içme suyu kullanılmalıdır.

Çay demlemeyi bilen kişi, bir infüzyonun nasıl yapılacağını da bilir. Bu yöntem şifalı bitki kullanımında uygulanan en basit yöntemdir ve kurutulmuş bitkiler kadar taze bitkiler de kullanılır. 1 ölçek kuru bitki, 3 ölçek taze bitkiye eşittir. Aradaki bu fark, taze bitkinin içerdiği su miktarından kaynaklanmaktadır.

Yani etki bakımından, 1 tatlı kaşığı dolusu kurutulmuş ve ince kıyılmış bitki, 3 tatlı kaşığı ince kıyılmış taze bitkiye eşittir.

İn füzyon için su kaynatılır, ufalanmış şifalı bitki parçaları içi kaynar su dolu cam veya metal olmayan kapalı bir kaba atılır ve sık sık karıştırılarak, 10 dakika beklenir. Arada bir otları dibe doğru bastırmakta fayda vardır. Sıvı bir gün dinlendirdikten sonra ince bir tülbent veya süzgeç yardımıyla süzülür. Çay açık sarı veya açık yeşil olmalıdır.
Kullanılacak drog miktarı genellikle 100 gr su için 2 gramdır. İstenirse meyan kökü, esmer şeker veya balla tatlandırılır.

İnfüzyonlar her defasında taze olarak hazırlanır. Tatlandırıcı olarak içlerine bir miktar bal konulabilir.

Dekoksiyon: Bitki kısımları üzerine soğuk su dökülüp sık sık karıştırılarak 30 dakika tutulduktan sonra ve sıcakken sıkılıp süzülerek hazırlanan çözeltiye dekoksiyon denir.
Sert veya odunsu bitkilerin şifasından faydalanabilmek için dekoksiyon tercih edilmelidir. Kökler, odunlar, ağaç kabukları ve bazı tohumların etken maddelerinin açığa çıkarak suya karışabilmeleri için yüksek dereceli ısıya ihtiyaç vardır. Bu yüzden bu tür droglar belirli bir süre boyunca kaynatılmalıdır.

Dekoksiyon hazırlamak için kurutulmuş olan bitkiler ya çok ince kıyılmalı, ya da toz haline getirilmelidir. Taze olan bitkiler ise ince ince kıyılmalıdır. Hazırlanan bitki kısımları üzerine yeteri kadar soğuk su konulur ve hafif ateşte sık sık karıştırılarak yarım saat ısıtılır ve sıcak iken ince bir tülbentten süzülür.

Dekoksiyonlarda kullanılacak drog miktarı genellikle 100 gr su için 2 gramdır. Dekoksiyon lar da in füzyonlar gibi taze hazırlanarak kullanılmalıdır. Tatlandırmak için bal veya şeker kullanılabilir.

Belirtilmiş oranda kök, gerekli görülen süre boyunca soğuk suda bekletildikten sonra, kısa süre kaynatılır ve 3 dakika kadar demlenmeye bırakılır. Günlük çay miktarı bir termosa konur ve gün boyunca ağır ağır yudumlayarak içilir.

Mazerasyon: Soğuk suda demlemedir. Bazı bitkiler, kaynatılmamalı ve haşlanmamalıdır.

Bu tür bitkilerden elde edilen çaylar soğuk su ile hazırlanır. Belirtilen ölçüde bitki, soğuk suda 8 12 saat süre ile bekletilir (Genellikle geceleri).

Süre dolduktan sonra içilebilecek derecede ısıtılarak, önceden kaynar suyla çalkalanmış bir termosa doldurulur.

Soğuk suda bekletme ve haşlama karışımından oluşan çay türü ise, şifalı bitkilerden en iyi faydalanma biçimi olarak belirtilebilir. Bitkile r belirtilmiş su miktarının yarısının içinde gece boyunca bekletilir ve sabahleyin süzülür.

Suyu süzülmüş olan bitkiler, belirli su miktarının öbür yarısı ile haşlanır kaynatılmaz ve yeniden süzüldükten sonra, soğuk ve sıcak çay karıştırılır. Bu yöntemle hazırlanan çaylarla, yalnızca soğuk veya sıcak suda eriyebilen maddeleri kazanabilme olanağını elde edebiliriz.

Mazerasyonlar soğuk sütle de yapılabilir, ama kişinin süte karşı hiçbir alerjik tepki vermediğinden emin olmak gereklidir.

Tartı ve ölçü imkânları bulunmayan durumlarda, İn füzyon, dekoksiyon veya mazerasyon tipi preparatlar, aşağıda bildirilen yollar ile kolaylıkla hazırlanabilir.
Çiçek, ince yaprak veya uçucu yağ taşıyan droglar: Kaba toz edilmiş drogdan bir çay kaşığı bir su bardağı içine konur ve üzerine kaynar su doldurulur. Üzeri kapatılır ve 5 dakika dinlenmeye bırakılır. Bu müddetin sonunda pamuktan süzülür.

Kaba yaprak veya yumuşak meyveler: Bir çay kaşığı dolusu drog, bir bardak su ile bir cezve içinde, 1-2 dakika kaynatılır. 5 dakika dinlendirilir ve sonra pamuktan süzülür.
Kök, kabuk, sert meyve ve tohum drogları: Bir çay kaşığı dolusu, kaba toz edilmiş drog, bir bardak su ile bir cezve içinde 3 5 dakika kaynatılır. 5 dakika dinlenmeye bırakılır ve sonra pamuktan süzülür.

Bir çay kaşığı dolusu miktar genellikle bir defada alınacak miktardır. Bir günlük 2 3 bardak) in füzyon veya dekoksiyon hazırlamak için bir çorba kaşığı miktarında drog ve yarım litre su kullanılır.

Önemli not: Hiçbir bitki üzerine kaynar su dökülerek demlenmez. Önce fincana kaynar suyu dökeceksiniz, ardından bitkiyi içine atacaksınız. Bitkilerin demleme süreleri de farklıdır.

1 dakika demlenecek bitki vardır, 25 dakikaya kadar çıkacak demleme süreleri olan bitkiler vardır. Bazı etkin maddeler vardır ilk 1 dakikada suya geçer, onlar bizim için faydalıdır. 2. dakikadan sonra onu kaynatmamamız gerekir, hemen sıcakken süzmek en doğrusudur.

Bitki çaylarını etkisinin kaybolmaması için şekersiz içmeniz gerekir.
Özsu Çıkarma: Bitkilerin taze özsuları, damla biçiminde kullanılmaya veya hasta organları nemlendirmeye uygundur. Bu özsular, evlerde kullanılan meyve sıkma aleti ile de elde edilebilirler. Bitkilerin özsuyu her gün taze olarak sıkılabilir.

Ağzı iyice kapalı şişelerin içinde, buzdolabında bir kaç gün saklanabilir.
Hap: İnce toz halindeki drogun bir yardımcı madde (sıvıyağ) yardımı ile hap haline getirilmesi ile elde edilir. Sıvıyağ olarak bal, nişasta, leblebi unu, Arap zamkı, meyan balı gibi tedavi etkisi bulunmayan maddeler seçilmelidir.

Drog tozu uygun sıvıyağ maddesi ile hamur haline sokulur, bu hamur avuç arasında döndürülerek uygun uzunlukta bir çubuk yapılır, çubuk bir bıçak ile uygun büyüklükte parçalara bölünür ve her bir parça yuvarlanarak hap haline sokulur. Hapların birbirine yapışmaması için aralarına meyan kökü tozu veya talk tozu konulur.

Tozlar: Bitkilerin kök, kabuk ya da kalın bitki sapları gibi iri ve sert bitki bölümleri parça büyüklüklerine göre kaba, orta ve ince olmak üzere üç kısma ayrılırlar. Sonra bunlar kurumuş yaprak ve çiçeklerle birlikte madeni bir havanda dövülür ya da kahve öğütücüsünde öğütülür. Böylece elde edilen bitki tozları içecek ve çorbalara katılır ya da yemeklere baharat gibi serpilir.

Tozların alınmasında kullanılacak en kolay yol, ince tozun yarım bardak kadar su içine dökülmesi ve karıştırıldıktan sonra karışımın içilmesidir.

Şuruplar: Bunlar özellikle hoş kokmayan şifalı bitki ilacını çocuklara verirken kokuyu maskelemek için ve öksürük ilacını kolay almak üzere kullanılır. 570 ml şifalı bitki in füzyonunu ya da kaynama ile elde edilmiş bitki özünü 2 4 yemek kaşığı bal ile karıştırıp şurup kıvamına gelene kadar ısıtın. Sonra, soğutarak bunu buzdolabında saklayın.

Merhem ve kremler: Katı yağ, sıvı yağ (zeytinyağı, badem yağı), lanolin ve vazelin gibi sıvıyağlar ile yapılan ve dışarıdan kullanılan ilaç şekilleridir. Merhem hazırlamak için, merhem içine konulacak madde veya maddeler önce havanda iyice toz edilir. Sonra az bir miktar sıvı yağ ile ezilir ve içine ilave edilir ve iyice karıştırılır.

Şifalı bitkinin güçlü bir in füzyonu ya da kaynama ile elde edilmiş yoğun bitki özünü hazırlayıp süzün. Buna soğuk pres yöntemiyle elde edilmiş saf ayçiçeği yağı gibi bir bitkisel yağı ekleyin. Sıvı halindeki bu karışımı buharları çıkıp artık içinde kabarcık görünmeyene kadar kaynatın ancak, faydalı maddeleri içinde kalsın.

Buna bir seçenek olarak in füzyonu elde edilmiş şifalı bitki yağını kullanın. Krem halinde katılaştırmak üzere 25’er gramlık balmumu, lanolin ve kakao yağını eritip karıştırarak buna 110 gr. bitki veya şifalı bitki yağını katıp bu karışıma 25 gram seçilmiş otu ekleyin ve 10 dakika ağır ağır ısınırken kaşıkla sürekli karıştırın. Geniş ağızlı ve kapaklı bir kaba çift kat muslin kumaşla süzün. Günün tarihini de yazarak etiketleyin. Bir damla aselbent sakızını ya da mürüsefanın eriyiğini buna damlatmak ömrünü uzatacaktır.

MERHEMLER KAPALI KAPLARDA VE SERİN YERLERDE SAKLANIR.
Esans Yağları: Bunlar genelde buharla damıtma ile çıkarılmış yoğun bitki esanslarıdır. Evde küçük miktarları elde etmek mümkündür. Kaynağından satın almak isterseniz saf, içine başka hiçbir şey katılmamış esans yağlarını satan yerleri bulmanız çok önemlidir.

Bitki yağı hazırlamak için, çiçekler veya yapraklar gevşek biçimde bir şişeye doldurulur ve bitkilerin iki parmak üstüne çıkacak miktarda, sızma zeytinyağı eklenir. 14 gün boyunca güneşte veya sıcak bir ortamda bekletildikten sonra tülbentten geçirilerek süzülür. 

Yara lapaları: Bunlar sıcak kompreslere benzer. Ancak farkı, öz ya da infüzyon yerine bitkilerin kendilerinin kullanılmasıdır. Taze bitkiyi ezin ve bir kap içinde çok az suyla birlikte biraz ısıtın.

Ya da bitkileri kaynar suyla karıştırın, Oluşan lapayı vücudun dayanacağı sıcaklıkta doğrudan doğruya cilde uygulayın. Sargı beziyle lapayı orada tutun.

Kurumuş şifalı bitki kullanırsanız onu önce toz haline getirin ve biraz kaynar suyla karıştırıp macun yapın. Eğer bu macun cildi rahatsız edecekse, onu iki kat kumaş arasına koyarak uygulayın.

Tıbbi yağ: Genellikle haricen kullanılan bir ilaç şeklidir. 10 kısım kuru drogun 100 kısım zeytinyağı veya haşhaş yağı içinde iki hafta kadar güneşte tutulması ve sonra bezden süzülmesi ile elde edilir. Kantaron yağı, Sedefotu yağı, Papatya yağı, Kudret narı yağı gibi yağlar bu yol ile elde edilir.

Kokulu yağ: Kokulu çiçek veya bitki parçalarının 1 3 gün zeytinyağı veya susam yağı içinde tutulması ve sonra süzülmesi ile elde edilir. Bu şekilde hazırlanan yağlar kuvvetli kokuludur. Romalılar devrinden beri Anadolu’da elde edilmekte olup haricen kullanılır.
Tentür: Bitkisel materyalin su, alkol veya eter gibi çözücüler ile tüketilmesi ile elde edilen sıvı preparatlardır. Tentürleri hazırlamak için genlikle aşağıdaki yöntem kullanılır.

1 kısım kurutulmuş ve toz edilmiş drog 5 kısım alkol ile kapalı bir şişe içinde ve sık sık çalkalanarak 10 gün tutulur ve sonra süzülür. Bekletme karanlık bir yerde ve normal sıcaklıkta yapılmalıdır. Etkisi kuvvetli olan droglar için, 1 kısım droga 10 kısım alkol hesap edilmelidir.

Hulasa: Bitkisel materiyelin su, alkol veya eter gibi uçurulabilen çözücüler ile tüketilmesi sonucu elde edilir solüsyonun belirli bir orana kadar uçurulması ile elde edilen preparatlardır. Bunlar genellikle bal kıvamında veya toz halinde preparatlardır.
Toz, in füzyon, dekoksiyon, hap ve merhem gibi basit preparatlar drogu kullanan tarafından hazırlanabilir ise de tentür ve hulasa gibi preparatların hazırlanması için bir eczacıya müracaat etmek ve preparatı ona hazırlatmak çok daha faydalıdır.

GELENEKSEL TEDAVİ YÖNTEMLERİ
Binlerce yıldır şifa kaynağı olarak kullanılan hacamat ne yazık ki unutulmaya yüz tutmuş durumda Çin`den İngiltere`ye, Güney Amerika`dan Moğolistan`a dünyanın her yerinde bin yıllardır kullanılan bir tedavi metodu biliyor musunuz.

Binlerce yıldır dünyanın her yerinde uygulanmasına rağmen hiçbir yan etkisine rastlanmayan doğal, etkili ve kolay bir tedavi olabilir mi. Batılı doktorlar bir insanlık mirası olan hacamat terapisini keşfetmeye başlıyor.

Tarihi neredeyse insanlık tarihi kadar eski olan bir tedavi yöntemi: Hacamat. Batılı bilim adamlarının kupa terapisi olarak tanımladığı bu tedavide amaç vücutta akıcılığı olmayan kirli kanı ve dokular arasındaki sıvıda (ekstravasküler sıvı) biriken atıkları dışarı almak.

Hacamat terapisinin temelleri kupalarla oluşturulan vakumun vücuttaki atıkları deri yüzeyine çağırmasına dayanıyor. Sonra terapist iz bırakmayan 2 mm.`lik çiziklerle bu sıvıları dışarıya alıyor.

Dünyada coğrafi olarak oldukça yaygın kullanılan bu iyileşme metodu İslam tıbbında çok önemli bir yere sahip. Hz. Muhammed (s.a.v.) bizzat hacamat olmuş ve ümmetine tavsiye etmiştir. Güvenilir hadis kaynaklarında oldukça kuvvetli rivayetler bulunmaktadır.

Miraç`ta hangi melek cemaatine rastlasam bana: `Ey Muhammed (s.a.v.), ümmetine hacamat olmayı emret` dediler.

BİNLERCE YILLIK ŞİFA HACAMAT..
Günümüzde geleneksel tıp deyince akla gelen pek çok tedavi yöntemi vardır. Bu yöntemlerden belli başlıları teknik gelişmelerden dolayı şekil değiştirmiş olsa da günümüzde de kullanılmaktadır.

Bunların başında “akapunktur”, “kupa terapisi”, “sülük tedavisi” ve “bitkilerle tedavi” gelir.

1 KUPA TERAPİSİ Hacamat Kuru Islak: Bitkilerin ülkelere, coğrafi durumlara göre değişiklik gösterdiği görülse de “kupa terapisi” dünyanın pek çok yerinde her kültürün uyguladığı bir tedavi şeklidir.
Uzak Doğudan Güney Amerika’ya, Afrika’dan Avrupa’ya her yerde “kupa terapisi” uygulamasına rastlamak mümkündür. Ülkemizde bu tedavi halk hekimliğinde çok önemli bir yer tutar ve “şişe çekme, bardak vurma vs” adlarıyla da uygulanır.
Bugün sağlık profesyonellerinin de ilgi duymaya başladığı “kupa terapisi”, birçok araştırmaya konu olmuştur. Güvenilir tıp dergilerinde üstüne yazılar yazılmakta, batı üniversitesinde çeşitli hastalıklar için başarıyla uygulanmaktadır.
Kupa terapisi, yaş ve kuru olmak üzere ikiye ayrılır. Kuru olanı, ağrıyan bölgeye bardak/şişe çekme işlemine denir. Daha çok vücutta masaj etkisi yapar.
Peygamber Efendimiz ’in “Tedavi olduğunuz şeylerin en hayırlısı hacamattır.” diye önemini vurguladığı vücuttan kan akıtılarak yapılan işlem ‘yaş’ olanıdır.
Uygulama alanı daha fazladır ve daha çok hastalık tedavi edilir. Bu uygulamayla vücutta hastalıklara sebebiyet veren atık maddelerin biriktiği belli noktalardaki tıkanıklık, kılcal veya ince damarlardan kirli kanın akıtılması sağlanır.
5 bin yıl önceye ait en eski tıbbi bilgileri içeren Eber papirüslerin da bahsedilen hacamat, yüzyıllar boyunca kültür ve din farkı olmadan bütün insanlığa bir rahmet gibi gönderilmiş çok basit, çok etkili, çok pratik bir uygulamadır.
Modern tıbbın babası Hipokrat bile bu tedaviyi anlatmıştır. Tedavinin Müslümanlar içinse ayrı bir yeri vardır. Peygamber Efendimiz (sav) bu olayı hadis i şerifinde şöyle buyurur: “Miraç’tan inerken hangi melek cemaatine rastlasam, ‘Ey Muhammed! Ümmetine hacamat olmalarını emret!’ dediler.” buyurmaktadır.
Hacamatın bugüne kadar herhangi bir yan etkisi tespit edilememiştir. Ruh problemlerinden diyabet gibi bağışıklık sistemi hastalıklarına, endokrin sistemlerinden kalp damar sistemi hastalıklarına kadar pek çok hastalığın tedavisinde kullanılmış ve sonuç alınmıştır Hacamatı ilkbahar ve sonbaharda yaptırmak sünnettir.
Geleneksel olarak boynuzla, cam kupalarla veya çağdaş aletler yardımıyla yapılabilir. Kan vücuttan çıktığında yerine plazma adı verilen bir vücut sıvısı geçecek ve kanın sulanması sağlanmış olacaktır.

Hacamatla damardan kan aldırmak farklıdır. Çünkü hacamatla kan aldırılmaz; bağışıklık sistemimizi felç eden kirlenmiş, kan özelliğini kaybetmiş sıvı; vücudun dışarıya atamadığı ağır metaller, toksinler, serbest radikaller, ve kullanılan ilaçların vücutta bıraktığı kalıntılar dışarı atılır. Bundan dolayı akışkanlığı artan kan, beyin ve karaciğerdeki dolaşımı da düzeltir.

Romatizma kulunç ve adale ağrılarının en iyi ilacı hacamattır. Hacamat her şeyden önce bir kan verme eylemi olduğundan kan vermenin tıbbi faydaları başlığında bütün faydalara haizdir. Hacamat kanserden kısırlığa kadar birçok hastalığa karşı hem koruyucu hem de tedavi edici özelliğe sahiptir.

Kırmızı kan hücrelerini (alyuvarları) büyüten kanı katılaştıran, dolaşımı bozan fazla asitleri hacamatla vücuttan dışarı atabiliriz. Kan ve dokulardaki gaz ve toksinleri atar, ödemleri çözer, kan üretimi ile görevli organları uyarır, beyin fonksiyonlarını canlandırır, ağrıları giderir. Tansiyon, Migren, eklem ve romatizma ağrıları için birçok ilaçtan daha tesirli olup ilaçlar gibi hiç bir yan etkisi de yoktur. Bel, boyun fıtığı, karaciğer, kalp hastalıklarının tedavisinde yardımcı olur. Göze canlılık verir, gözün görme kabiliyetini artırır.

Başından hacamat olan bir insan bunu hemen fark eder. Çünkü hacamatın etkisi hemen ortaya çıkar. Unutkanlık ve dikkat eksikliği olanlar; okuduğunu zor anlayanlar için kafadan hacamat çok faydalıdır.

Hacamat ezber kuvvetini artırır. Baştan hacamat olmak ayrıca; delilik, cüzzam, gece körlüğü, alaca, baş ağrısı, diş, göz, kulak gibi hastalıklara ve daha birçok hastalığa şifadır.

Değişik nedenlerden dolayı vücudun belli noktalarında biriken toksinler dışarı alındığında vücudun biyoelektrik enerjisi ve aurası yoğunlaşır. Bu da daha az uyku ve daha dinç hayat demektir.
Çocuklarda ve gençlerde hacamat daha dengeli bir ergenlik geçirmelerine yardımcı olur.
Lenfatik sistemi (mikroplarla savaşan lenf sistemini) harekete geçirir.
Depresyona maruz, psikolojik rahatsızlıkları olanlar, uykusuzluk, ilaç bağımlılarını hacamatla başarıyla tedavi etmek mümkündür.
Hacamat yaptıranların bağışıklık sistemi hastalıklara karşı daha dirençli olur. Düzenli Hacamat yaptıranlar kolay grip ve soğuk algınlığına yakalanmaz, daha sağlıklı ve daha dinç görünüme sahip olurlar.
Yüksek kan basıncını düşürücü ve dolaşımı düzenleyici etkisi vardır. Aşırı kilo başta olmak üzere birçok hormonla ilgili konularda çok etkilidir. Kansızlık, şeker ve kan hastalıklarından birisi bulunan kişiler usta bir hacamatıyla en uygun yerden hacamat olmalıdır.
Bir insan bünyesine, dayanıklılığına ve vücudunun kan oranının azlığına ya da çokluğuna göre 1 yerinden, 4 yerine kadar aynı anda hacamat olabilir.

2. SÜLÜK TEDAVİSİ: Sülük, kirli kanı bulan ve emen salgısını bırakan bir hayvancıktır, tıbbı sülüklerden hariç başka sülük olmaz

Tıbbi Sülükler sanıldığı gibi kirli kanı emerek tedavi yapmazlar. Tedavi edici özelliği kanın alınmasında değil kan emilirken vücuda verilen salgıda gizlidir.

Ayrıca sülüğün salyası bakterilere karşı koyucu antibakteriyel özelliğe sahiptir.
Bıraktığı ilaçlar…Hirudin ,Destabilase , Hirustasin , Bdellins, Hyaluronidase,  Tryptase inhibitor , Eglins , Factor,Xainhibitor , Complement inhibitors , Carboxypeptidase A inhibitors, Histaminelike substances , Acetylcholine , Anesthetics subsctance
Sülük tedavisi, bugün de başvurulan; mikro cerrahide, kan sulandırıcı veya tıkanıklık açıcı olarak kullanılan geleneksel tedavi yöntemidir.

Sülük Tedavisi, atardamar ve toplardamar tıkanıklıkları başta olmak üzere birçok dolaşım sistemi hastalığında kullanılır. İktidarsızlığı giderici, cinsel güç arttırıcı etkisi vardır.

Üreme organı rahatsızlıkları ve kısırlık, varis, iltihaplı ve iltihapsız eklem romatizmalarında, epilepsi çeşitlerinde, yumuşak doku romatizmalarında başarıyla kullanılmaktadır.

Sedef ve egzama gibi cilt hastalıklarında, hemoroitte, göz tansiyonu (glokom) ve buna bağlı görme kayıplarında, migrende ve her türlü baş ağrısı, yüksek tansiyon, tiroide bağlı şişmanlık, astım ve bronşsal hastalıklar, yanık vakaları, iyileşmeyen yaralar ve ameliyat izleri, kangren ve bazı işitme kayıplarında da  sülük tedavisi oldukça faydalı sonuçlar vermektedir.

Kopuk organ tamirlerinde de tüm dünyada yaygın biçimde kullanılmaktadır.
Yılda bir defa yapılan sülük tedavisi, o yıl içinde enfeksiyonlar başta olmak üzere birçok hastalığa karşı koruyucu etki göstermektedir.

3.PERHİZ/ORUÇLA TEDAVİ: Günümüzde doğal beslenme ve diyetin önemi her geçen gün biraz daha ön plana çıkmaktadır. Geleneksel Tıp’ta ise perhiz, sağlığı korumada ve hastalıkların tedavisinde en önemli bir etkendir.

Geleneksel Tıp hekimleri perhiz programını hastanın mizacına uygun olarak düzenlerlerdi. Bugün yapılan kan grubu diyeti de mizaca uygun beslenmenin çağdaş yorumudur.

Vücudun bağışıklığının ortaya çıkabilmesi, sindirim ve boşaltım gibi sistemlerine enerji harcanmaması için belirli aralıklarla gıda alımı kesilir. Çoğu zaman sadece suyla, bazen de taze meyve ve sebze suları ile oruç/açlık yapılırsa kısa zamanda şifaya kavuşulur.

4. HAREKET TEDAVİSİ (Egzersiz ve Spor): Bazı hastalıklar için dinlenmek iyileştirici iken, bazı hastalıkların iyileştirilmesinde ise spor ve hareket tavsiyelidir. At, binicilik, ok atma, yüzme gibi vücudun tamamının kullanıldığı sporlar hareket tedavisinde öne çıkmaktadır.

5. HİDROTERAPİ: Geleneksel Tıp hekimleri hamam, kaplıca, ılıca ve içmeleri hastalık tedavilerinde etkin şekilde kullanırlardır.

6. BİYOTERAPİ: İyileşmeyen yaralarda kurtçuk tedavisi; omurilik hastalıklarında atla tedavi; sinir sistemi hastalıklarında arıyla tedavi, cilt hastalıklarında kullanılan balıkla tedavi) günümüzde uygulaması ve araştırmaları devam eden geleneksel tıp yöntemlerindendir.

7. BEDEN TEMİZLİKLERİ ARINMA TEDAVİSİ: Geleneksel Tedavi usullerinde temizlik içten dışa doğru gerçekleşir. Vücuttan atılan her şey vücut için sağaltıcıdır. Her organın müshili vardır. Bunu sağlamak için bitkiler, lavman ile bağırsak temizliği ve kusma yöntemleri kullanılır.

Osmanlı hekimleri beden temizliğinde önemli hususlara riayet ederdi. Vücuda zarar veren maddenin bilinmesi, Bu maddenin atılması gereken miktarının bilinmesi, uygun yöntemlerle çıkartılması, fazlalık olan maddenin doğru zamanda çıkartılması için farklı yöntemler kullanırlardı.

İbni Sina “Can bağırsaktadır” derken Hipokrat “Bütün hastalıklar bağırsakta başlar” der Ölüm bağırsakta başlar” sözüyle özetler.

8. RUHSAL TEDAVİ: Psikosomatik ve psikolojik hastalıklarda dua ve ibadetin iyileştirici etki gösterdiğine inanılır. Günümüzde birçok modern hastanede iyileşmeye yardımcı olması amacı ile din görevlileri bulundurulmaktadır. Bazı kanser vakalarının “inanç tedavisi” ile iyileştirildiği rapor edilmiştir.

9. AROMATERAPİ KOKU TEDAVİSİ: Maddeler içinde nüfuz etme gücünün en yüksek olduğu haldir. Maddenin en latif halidir. Bu yönleriyle tüm organları katı ilaçlardan daha hızlı etkiler. Özellikle gül, ıtır, günlük kokuları kullanılmıştır. 

10. SESLE TEDAVİ: Ruhsal tedavilere ek olarak kullanılırdı. Kur’an okuma, su sesi, doğa sesleri ve müzik aletleri kullanılır eski radyo dinleme .
.
SES DİNLEME TEDAVİSİ..
Sizlere bir tedavi şekli ..Yarınlarınız farklı olacak.. Dinleme tedavisi...
Kulak çevresinde 69 gözle görünmeyen hücre delikleri vardır .Görsel ve telefonlarınızı bir kenara bırakın hatta kapatın..

Eski bir radyonuzu acın kısık sesle yaşa göre eskiler yeni nesiller kendi söyleşi müzik eski müzikleri dinleyerek karanlığın ses sisliğine bırak geçmiş yanlış doğrular seni derya denizine bırakacak ve sabaha farklı ve sağlıklı kalkarak geçmiş yanlışları yapmayarak doğru işleri yapmaya kararlı işleri yapmaya başlayacaksınız bilhassa öğrenciler şifa arayan hastalar yarınki işe ve toplantılara hazırlananlar ..Şimdi okuyorsanız bu akşam yapın..

Ben her gün geçmiş eski müzikleri dinleyerek yarına hazırlanıyorum. .Bir eksik olarak eskiden "arkası yarın "dizileri beklesem de onlarda akıllı telefonlarla yorum bekleseler de onlarda eskileri unutmaktalar.. Hep yenilik yapmaktalar..

Sadece dinleyicileri yoldaki yol arkadaşlar ,aslında unuttukları eskilerle tedavi.. Ama sabah radyomu alarak ağıla gidip kuzuları sesi anneleriyle buluşturmak artı tedavi ediyor..

11 MÜZİK TEDAVİSİ: Her insana göre değişir..

12 SEVGİ ANLAYIŞ SADECE DOĞRULUĞU DÜŞÜNEREK TEDAVİSİ:
Yazılımın başından beri şifalı bitkileri daha iyi tanımanız, içindeki maddeleri, hangi hastalıklara iyi geleceği, nasıl kullanılacağı gibi konularda bilgiler verdik.
Bu bölümde ise yaklaşık otuz beş yıllık tecrübelerim sonucu kazandığım deneyimleri, bizzat uygulayarak ve çevremdeki hastalara tavsiye ederek kullanmalarını sağladığım ve şifalarını gördüğüm, gözlediğim reçeteleri sizlere sunacağım.

Burada okuduklarınızın da yardımıyla elimizde olmadan meydana gelen kaza, vücuttaki ağrı sızılara karşı, evinizde en pratik şekilde, doktora ve Hasta haneye yetişene kadar yapıla bilinecek basit müdahaleleri yapabileceksiniz.

Benim burada vereceğim reçeteler. Günlük hayatımızda sık rastladığınız sağlık sorunlarına pratik çözümler getiren uygulamalardır. Bizzat denemiş ve sonuç alınmıştır. Bu açıdan gönül rahatlığı ile kullanabilirsiniz.

Bu bilgilerin ışığında sizlere pek çoğunu başka kaynaklarda bulamayacağınız reçeteleri sunacağım. Burada şifalı bitkilerle evde yapılan, tedaviye karşılık veren bazı yaygın hastalıkların bir listesini göreceksiniz.

Daha ciddi sorunları kendi kendinize tedavi etmeye kalkmayın. Pek çok şikâyetin de çoğu kez yanlış diyet, stres ve diğer dış etkenler yüzünden oluştuğunu akıldan çıkarmayın.

Şifasından faydalanılacak bitkiler burada yalnızca adlarıyla verilmiştir. Daha ayrıntılı bilgi için doktorlara ve bitki uzmanlarına başvurmalısınız.

Şifalı bitkilerin bazıları yüksek oranda zehir içerdiği için kullanırken bitki türünden tamimiyle emin olmalısınız. Tam dozajı uygulamadan önce, herhangi bir ilacı küçük miktarda almak her zaman tavsiye edilir. Eğer ters bir reaksiyon olur ya da şikâyetiniz kötüleşir veya devam ederse, uzmanından profesyonel yardım isteyin.

PRATİK BİLGİLER
AŞIRI TERLEME
Böbrekler rahatsız olup, idrarı atamazsa vücut hiç yok yere terler durur. Bunun için böbreği çalıştırıcı kürler uygulanır. Böbrek yetmezliği ve böbrek kumlarında tavsiye ettiğimiz kürler uygula Göreceksiniz terlemeniz geçecek.
Adaçayı kaynatılıp balla tatlandırılarak günde 3 kere çay su bardağı ile içilir.
Mersin yaprağı yukarıdaki tarif üzere içilir.

ATEŞ DÜŞÜRME:
Ateş bir hastalığın belirtisidir. Genellikle soğuk algınlığı, grip, farenjit enfeksiyonlu iltihaplı virüslerin etkisiyle ortaya çıkar. Üşüme, baş ağrısı, titreme, kabızlık, sayıklama gibi belirtileri vardır. Önce doktora danışmalı, onun tavsiye ettiği çözüme ilave olarak şifalı bitkilerden faydalanılmalıdır.

Vücudunuzu tanıyın, dengesiz beslenmeyin organik gıdalar alın; yapay, paket gıdalardan uzak durun.

Vücuda, sirkeyle pansuman yapılır. 2 yemek kaşığı sirke 1 bardak soğuk suya katılıp içilir. Sirkeye batırılmış bezler bilek ve ayak altlarına konur.

Kınaya sirke katılarak macun yapılır ve ayak tabanına sürülürse vücut ısısı düşer.
Sirke, vişne, limon, ekşi erik, kızılcık, ekşimsi ürünler yedirildiğinde ateşi düşürür.
Yoğurtlu sarımsak ayakaltına bağlanırsa ateşi çeker.

Kızılcık ağacı kabuğu demlenerek içilir.
Vücut gülsuyu veya sirkeyle serinletilir.
Akasya çiçeği yaprakları ve dalları kaynatılır baş bunu suyla yıkanır.
Arpa ve papatya kaynatılır 1 bardak içilir.
Aspirin ve kolonya karıştırılıp vücut ovulur. 

AYAK ŞİŞİ, BURKULMA

Böyle hallerde soğan doğranır, biraz tuz ve zeytinyağı katılıp şiş olan yere bağlanır. Kırık çıkık var mı diye filim çektirmeyi ihmal etmeyiniz.

Bedende oluşan küçük şişme ya da berelenmelere (bir kimyacıdan alacağınız) damıtık acı fındık suyunu mümkün olduğu kadar gecikmeden pamuğa dökerek uygulayın. Bu işlem şişmeleri durduracaktır.

Karakafes otu yağı ya da aynı otun merhemi çizilme, berelenme ve burkulmalara iyi gelir. Karakafes otu yapraklan bu tür yaralanmaların verdiği acıyı azaltır ve iyileşmeyi hızlandırır. Ancak, bu şifalı bitki derin olan yaralarda kullanılmalıdır. Çünkü karakafes otu iyi bir doku iyileştiricisi olduğundan üst deriyi iyileştirir ve yara daha derine işleyebilir.

Bin bir delik otu ile öküzgözü bileşimiyle yapılan merhem, berelenme ve burkulmalara özellikle deride acı ve yangı varsa çok iyi gelir. Aynısefa çiçeği taçyaprakları, kasıkotu ya da mürver çiçeği yaprakları bere, burkulma ve küçük yaralar için rahatlatıcı olur.

ALBUMİNÜRİ HASTALIĞI:

Böbrek bozukluğunda idrarda albümin görünmesine “albümini” denir.

Demir hindi bol içilir (tarçınlı.)

Kuru soğan, sarımsak bol yenir (başka hastalık yoksa.)

Koyun ağacı, ökse otu, civanperçemi, avokado çay gibi demlenerek içilir.

2 tatlı kaşığı susam ile 1 kahve kaşığı sarısabır karıştırılır, iyice dövülür. Bu karışımdan 1 kahve kaşığı alınır ve her sabah aç karına, bir bardak su ile içilir. Bu işlem, şikâyetler geçene kadar tekrar edilir.

Orta büyüklükte bir lahana haşlanır, suyu süzülür, yemeklerden önce birer su bardağı içilir.

2 avuç katırtırnağı sapı ve çiçekleri 10 bardak suya konur, üzerine bir baş soğan rendelenir. 15 dakika kaynatıldıktan sonra küçük bir leğene süzülür. Bu su ile sabah akşam el ayak banyosu yapılır.

4 bardak suya, 1 avuç dereotu konur. 15 dakika kaynatılır. Sonra da ince ve temiz bir tülbentten süzülür. Her gün, 1 su bardağı içilir.

AKINTI

Kadınlık hormonlarının etkisi ile rahim ağzındaki sıvının bir mantar, en fek veya enfeksiyona bağlı olarak dışarıya akmasıdır. Genellikle ağrılı, kaşıntılıya sebep olur, kötü bir kokusu vardır.

Meşe palamudu, günlük, kuru üzüm, kantaron, mastaki toz haline getirilerek macun yapılır ve sabah öğle akşam yenir.

Bitkisel tedavi ile iltihaplanma ve mikropların üremesini engellenir.

Doğal yoğurt yenir, yoğurdun doğrudan vajinaya uygulanması da iyi gelebilir.

Civan perçemi, aslan pençesi, sinirli otu, altın otu, ısırgan tohumumu toz haline getirilerek karıştırılır. Karışım sabah ve akşam günde iki defa bir su bardağı kaynamış suyun içerisine bir tatlı kaşığı atıldıktan sonra 5 dakika bekletilir daha sonra süzülerek içilir. Tedaviye en az 20 gün devam edilir.

1 orta boy beyaz soğan 4’e bölünür. Önceden kaynatılmış olan 2 su bardağı suya konulur ve 5 dakika kaynatıldıktan sonra suyu öğle ve akşam yemeklerinden önce 1’er bardak içilir. Kürün uygulandığı 2 ve 3. günden itibaren akıntıların fazlalaştığı çözüldüğü görülecektir.

Bu soğan suyu kürü 15 günden fazla uygulanmamalıdır.

İki avuç ince kıyılmış olan meşe kabukları 3 litre suyun içerisine atılır, üzeri kapatılıp, 3 saat bekletilir. Bu işlemden sonra su ısıtılır ve banyo suyuna süzerek ilave edilir. Bu su ile her gün 15-20 dakika banyo yapılır. Ya da küvetin içine normal su ile karıştırılır, meşe banyosu yapılır.

Ardıç da vajinal akıntılara iyi gelmektedir. 2 bardak suyun içerisine bir avuç ardıç kattıktan sonra kaynatılır. Buhar çıkmaya başladıktan sonra bu buhar ile vajinal alan bölgesine teması sağlanır. Buharlar üzerine gelmeli.

Bir litre suyun içerisine bir avuç böğürtlen koyduktan sonra kaynatılıp süzülür. Her öğünden önce bir fincan içilir.

Kurutulmuş ve ufalanmış civan perçemi otu, kaynar suyun içine bırakıldıktan sonra on dakika bekletilir. Süzülerek elde edilen sıvıya, şurup kıvamına gelinceye kadar bal ilave edilerek karıştırılır. Hazırlanan bu şurup hastaya yemeklerden sonra bir bardak içirtilir.

Sinameki, ökse otu sarı kantaron ve tere otu macunu yenir, çayları ve suları içilir.

Kuzukulağı rahim yoluyla, fitil yapılıp kullanılır.

Oğulotu macunu yenir, çayı, suyu ve hülasası içilir.

Pıtrak kaynatılıp suyu içilir.

Bir litre suyun içine bir avuç ince kıyılmış ceviz yaprağı katılıp kaynatılmasının ardından süzülerek günde üç öğün birer çay fincanı içilir.

2 kahve kaşığı anason, tavada iyice kavrulup yenir.

Küçük bir piknik tüpünün üzerine, ağzı geniş ve içi su dolu bir tencere oturtulup, içine bol miktarda (4 5 demet) maydanoz katılıp kaynatılır. Kaynama derecesi buhar çıkartmaya başlayınca belden aşağısı çıplak olarak bu buharın üzerine yirmi dakika kadar çökülür.

Vajinal akıntı ve kaşıntılarda maydanoz suyuyla temizlik yapılması hem de kaynatılmış posasıyla pansuman yapılması faydalı olacaktır.

İnce kıyılmış 100 gram ot veya 50 gram çiçek üzerine 1 litre kaynar su ilave edilir, kabın ağzı kapalı olarak 20 dakika bekletilir, süzülür. Sulu kısım 19 litre suya ilave edilip oturma banyosu yapılır.

2-3 yemek kaşığı çiçek üzerine yarım litre kaynar su ilave edilir, kabın ağzı kapalı olarak 10 dakika bekletilip süzülür. 10 litre suya ilave edilerek oturma banyosu yapılır.

ADET (AYBAŞI) DÜZENSİZLİKLERİ VE AŞIRI SANCILAR

Kadınların aybaşı hali öncesi yaşadıktan hafif baş ağrısı, sinirlilik, depresyon, sıvı tutma ve acılı göğüs şikâyetleri için en iyi ilaç eşekotu yağıdır.

Ihlamur çiçekleri çayı yatıştırıcı ve aybaşı dönemi öncesi rahatsızlıkları azaltıcı olur. Belirtileri azaltmak için şifalı bitki çaylarını günde üç kez almak gerekir.

Aybaşı krampları için sarıpapatya ya da kediotu in füzyonunu günde üç kez yarım fincan olarak veya koyungözü çayını günde iki kez alınız.

Ağırlık hissiyle birlikte kramplar için ahududu yapraklanın sıcak in füzyonu salık verilir.

Aybaşı ağrıları ve ağır kanamayı azaltıp kişiye yardımcı olmak üzere aslanpençesi yaprakları ile iki kat yoğun hazırlanan infüzyoııu günde üç kez alınız Bu ilaç ayrıca menopoz sorunlarını da rahatlatır.

Mazı dövülerek içilir, ayva yenir.

Pirinç lapası yenir, zeytinyağlı yemeklerden sakınılır.

ADET ZORLUĞU

Adet hali geç olduğunda civanperçemi çayı, şahtere ve karahindiba çayı, anason çayı, çemen (boy otuyla) içilir.

Civanperçemi, ökse otu, kırk kilit otu, maydanoz yaprağı, papatya, gül hat mı, hayıt tohumu, çemen, rezene, mine çiçeği, tere otu, gelin otu, aynısefa, ardıç meyvesi bu bitkiler toz halinde veya parçalanarak kullanılır, sıcak suda bırakılarak demlenir ve içilir

AŞIRI ADET KANAMALARI

Yedikardeş kanı tozu, havlıcan tozu, çörek otu, yumurta kabuğu tozu, karıştırılarak yutulur.

Keten tohumu, udi hindi, kitre, iki kardeş kanı, havlıcan, mazı toz halinde yutulur.

Kereviz, maydanoz, kişniş, nane, demirhindi kaynatılarak suları bolca içilir. Çemen et suyu ile yenir. Tahin pekmez yenmeye devam edilir.

ALERJİ KAŞINTI

Mart nisan mayıs ayların da çiğdem çiçeği cay ağacı yağında bekletilir kaşanan yerlere sürülür

Bulgur ürünleri yemeye on gün ara verilir.

Ebegümeci kaynatılarak az sirkeli banyo yapılır

Üstüne kristal tuz sürülür

Kısa süre perhiz yapılır.

Kullandığın şey alerji yapmıştır. (Alerji testine bakınız)

AZDIRICI

Tatula, çakşır çoban çökerten, alıç çiçeği, mührü Süleyman komplesi, tentür şeklinde hazırlanması çok kuvvetli azdırıcı olur. (Kadın yedisi uyanır.)

(Hamile olanlar damar sertliği kalp hastası kullanamaz)

AĞIZ YARASI

Karahindiba toz halde ağızda çiğnenir.

Sinirli otu toz halde ağızda çiğnenir.

Zeytin yaprağı çiğnenir, ağızda gezdirilir.

Ağızda nöbet şekeri gezdirilir.

Karadut pekmezi ve yaprağı ağızda gezdirilir.

Papatya, söğüt yaprağı, hatmi yaprağı, biberiye, lavanta, aynısefa ayrı ayrı iç demlenerek içilir.

Kekik suyu, karbonat veya adaçayı suyu ile gargara yapılır.

Doktor ve klinikte kan testinizi yaptırıp B vitaminin eksikliğine baktırın. Karaciğer hararetini giderici, karaciğeri destekleyici besinler alınır. Karaciğere zarar verecek gıdalardan kaçınılır. (Çikolata, Cola asitli ürünler, nikotin ürünleri, Kırmızı ürünler

ANTİSEPTİK YAĞLAR

BİTKİSEL: Sadece birkaç bitkiyle sınırlıdır:

Oda ökse (Altındal) kuşburnu öksesi eski yerleşim alanlarında tarihi sit bahçelerde kuşburnu üzerinde bulunur (Aynı diğer ökselerle benzer) Renk yapıcı pigment (melalin hücreleri yeniler) plağa vitili goya tek renk yapıcı hücre kan temizleyici ve denge otu Altındal öksedir

Bir gün bu bitkiye laboratuvarlar da inceler ve gerçek ilaç gerçek ilaç türüne sokarak dünya insanlarına fayda gösterir

Kullanım tarifi: 5 6 dal yaprak akşamdan sıcak yapılır akşam içilir 6ay 12 ay içilir

(Keten tohumu da kuru yapılır Kiloya göre her iki ayda bir ay yapılır)

AĞRI VE SANCI

Tereyağı eritilir ve yün üzerine konur. Bu yün sıcak olarak ağrıyan organın üzerine bağlanırsa ağrıyı giderir.

Zeytin yağından, ağrıyan yere sürülürse şifaya kavuşturur.

İç ağrısı: Yelden, amelden, iç basurdan, çıban gibi şeylerden olursa karabaş otu; tıkanıklıktan olursa papatya kaynatılır ve içilir.

Ağrılar, çıban iltihap gibi sebeplerden olursa, günlük ile zeytin yağına karıştırılmış udindi içilir. Ağrılar amelden ise pirinç lapası yenir; ayvanın yaprağı kaynatılır, suyu içilir. Bağırsaklarda amel varsa, dört defa birer bardak koyu bal şerbeti içilir.

Neft yağı ile ağrıyan yer ovulur; havlıcan ve zencefil kaynatılarak balla tatlandırılır, çay gibi içilir.

Çörek otu, zencefil, kebe biye, karanfil, keten tohumu (beyaz fıstık çam fıstığı) bolca karıştırılarak yenir.

Havlıcanı, Zencefil kaynatılıp çay gibi içilir. Üzerine Antep fıstığı yenir. “Bu karışım romatizmaya da iyi gelir.

ARI SOKMASI:

Sokma yerinin üzerine buz gibi suda çözülmüş karbonat de soda uygulanır. Arının iğnesini çıkamayın unutulmamalıdır.

Acı veren şişmeyi önlemek için o noktaya bir damla temiz lavanta ya da okaliptüs yağı damlatın. Uzun süren rahatsızlığı azaltmak için ya aynısefa çiçeğinin ispirtolu eriyiğini kompres yapın ya da gene aynı çiçeğin merhemini oraya uygulayın.

Isırganın yakmasını önlemek için: Bir labadanın taze yapraklarını yanan alanların üzerinde ovuşturun.

AKNE

Yüzü yıkayıp iyice temizledikten sonra temizleyici olan sarıpapatya zehirleri atmaya yarayan civanperçemi, antiseptik olan kedinanesi, rahatlatıcı ve antiseptik olan lavanta ya da güçlü bir mikrop kinci olan kekik in füzyonları ile durulayın.

Limonun suyu yüzdeki hafif lekelen temizler, yangılar azaltır ve kan dolaşımını geliştirir. Yüzdeki yangılar azaltmak ve yerel tedaviyi gelişi üzere aynısefa çiçeği merhemi sürünüz

BAGIRSAK İLTİHABI KOLİT

A 2 gr kına, 50 gr kavrulmuş fındık, 100 gr pekmez karıştırılarak yenirse bağırsak iltihaplarını giderir. (Bir müddet devam edilir.)

B 5 gr. Sarısabır dövülerek 3 gr. sakıza karıştırılır, yenirse bağırsak tıkanıklığını giderir.

BALGAM:

Balgam söktürücü: 1 ölçek keten tohumuna, 2 ölçek bal katılıp yenir.

Bamya pişirilip yenmeye devam edilir.

Meyankökü ve incir kaynatılıp içilir. Bala kaya tuzu katılıp yenirse balgamı kurutur.

Balgam tedavisinde kullanılan bazı şifalı bitkiler: ak köpek otu, bayır turpu, bin bir delik otu, çemen otu, çuhaçiçeği, ebegümeci, fesleğen, gelincik, günlük, hatmi, hodan, karakafes otu, kekik, kuş otu, maydanoz, melekotu, hercai menekşe, karabaş lavantası, meyankökü, mineçiçeği, mürver, öksürükotu, sabunotu, sarımsak, sığırkuyruğu, zula otu.

BAŞ AĞRISI

Çeşitli hastalılara bağlı olabilir. Öncelikle bir kliniğe gidip baş ağrısının sebebi tespit ettirilmelidir.

Papatya, lavanta ve melisa gibi sakinleştirici özelliği olan şifalı bitkiler sinirleri yatıştırır, stresi azaltır, baş ağrısına iyi gelir.

Alıç suyu şerbet yapılıp içilirse baş ağrısını keser.

Öğütülmüş zencefili sıcak suya konup içilirse baş ağrısını azalır rahatlama sağlanır.

Defne tohumu balla macun yapılıp yenildiğinde baş ağrısını ve migreni geçirir.

Çiğ kabak çekirdeği ve acı biber yemek de baş ağrısı için faydalıdır.

Sabah, akşam yemeklerden iki saat sonra birer bardak taze sıkılmış havuç suyu içilir. 20 gün sonra sadece akşam yemeklerinden sonra içilir. Kür iki ayda tamamlanır.

Çuhaçiçeği, fesleğen, kakule, hayıt çiçeği, kedinanesi, kediotu, kokulu menekşe, koyungözü, lavanta, limon, öksürükotu, sedefotu, yabani mercan köşkü.

Baş ağrınızın boyun bölgesinden kaynaklandığını hissediyorsanız bir havluyu sıcak suyla ıslatın ve boynunuza yerleştirin.

BÖBREK YETMEZLİĞİ

Böbrek hastalarının beslenmeleri mevcut kan değerleri, böbrek hastalığının çeşidi, hastanın sahip olduğu diğer hastalıklar, yaş, boy, ağırlık gibi birçok etkene bağlı olarak hazırlanır. Dolayısıyla her hastanın diyeti o kişiye özeldir ve beslenme programı mutlaka diyetisyen tarafından hazırlanmalıdır.

BÖBREK KANAMASI

Atkuyruğu, meşe yaprağı, servi kozalağı karışımı kaynatılıp balla tatlandırılarak günde 3 kere 1’er su bardağı içilir

Keten tohumu, çam sakızı öğütülüp balla macun yapılarak aç iken l’ er tatlı kaşığı yenmeye devam edilir.

Civanperçemi kaynatılıp balla tatlandırılarak 1’er su bardağı içilmeye devam edilir.

BOĞAZ AĞRISI

Hatmi çiçeği boğaz ağrısı tedavisinde oldukça etkilidir. Hatminin hem köklerini, çiçeklerini ve yapraklarının dan yapılacak in füzyon ile boğaz ağrısından kurtulabilirsiniz.

Şakayık çiçeğiyle servi kozalağı ezilerek karıştırılır, bal ilave ederek reçel kıvamının gelmesi sağlanır. Hazırlanan karışım her yemek öncesi ve sonrasında birer çorba kaşığı yenir.

Kedi otunun saçakları kurutularak ezilir, on dakika süreyle suda kaynatıldıktan sonra süzülür. Süzülen sıvı bal ile tatlandırılarak şurup kıvamına gelinceye kadar karıştırılır. Hazırlanan şurup ısıtılarak tedavi süresince günde üç bardak içilir.

On dakika kaynar suda bırakılan ada çayı otu demlenerek süzülür. Süzülen çay bal ile tatlandırılarak şurup kıvamına gelinceye kadar karıştırılır. Hazırlanan şurup ısıtılarak günde üç fincan içilir, gargara yapılarak kullanılır.

Bir kupa kaynar suyun üzerine meyan kökü, anason, ıhlamur, ada çayı bitkilerinden yarımşar çay kaşığı konularak 5 dakika bekletip içilir.

Soğuk algınlığı veya nezlenin yol açtığı boğaz ağrısı, aşağıdaki şu uygulamalarla biraz azaltılabilir

Hatmi bitkisinin yaprakları sirke ile kaynatıldıktan sonra süzülür. Süzülerek elde edilen su ile gargara yapılır.

Hatmi bitkisinin tohumu, on dakika sıcak suda bekletilir. Süzüldükten sonra elde edilen sıvı şurup kıvamına gelinceye kadar karıştırılır. Hazırlanan şuruptan hastaya ılıtılarak içirtilir.

Mersin ağacının çiçekleri kurutulduktan sonra demlenir, bal ilave edilerek tedavi süresince yemeklerden önce bir fincan içirilir. Mersin ağacının meyvesinden ezilerek elde edilen pelte, bal ile karıştırılarak yemekten önce hastaya bir çorba kaşığı yedirilir.

BAĞIRSAK TEMİZLİĞİ

Yeni sağılmış sütü kaynatılır, bir su bardağı sütün içine dövülmüş sarımsak katılarak iki gün sabah, öğle, akşam içilirse 2. gün sonunda anne doğumundan kalan tüm kurlar, zararlı virüsler, bakteriler dışarı çıkar ve tüm hastalıktan kurtulunuz. Yalnız bu karışımı ülser ve kolit hastaları kullanamaz

Bağırsaklarda dezenfekte için bal, sirke, çörek otu karışımı içilir. Bu karışım dezenfekte eder. Papatya çayı içilir. Üstüne sarımsaklı ayran içilir. Bu karışım mide ve dezenfekte için çok iyi bir karışımdır.

BURUN KANAMASI:

Burun kanamaları ön ve arka burun kanamaları olarak iki başlık altında incelenebilir. Çocuk ve genç erişkinlerde daha çok ön burun kanamaları, yaşlı kişilerde damar sertliği ya da hipertansiyonu olan kişilerde daha çok arka burun kanamaları görülür.

Burun karıştırılması, kuvvetli sümkürme, karaciğer hastalıkları, yüksek tansiyon, burun eğrilikleri, burun kırılmaları sonucu meydana gelir

Burun kanamasını veya kanamanın tekrarlamasını önlemek için burun karıştırılmamalı ve sümkürülmemeli, çok sıcak su ile banyo yapılmamalı, aspirin veya benzer ilaçlar alınmamalıdır. Kanamanın durmadığı durumlarda bir tampon yapılarak veya küçük bir müdahale ile damar pıhtılaştırılarak kanama durdurulabilir. Eğer burun kanaması tekrarlarsa, mutlaka kulak burun boğaz doktoruna başvurulmalıdır.

Bakla unu buruna çekilir.

Sırt üstü yatılıp istirahat edilir.

Çobançantası az suda kaynatılıp süzülerek buruna çekilir.

BAYILMA

Açlık, yorgunluk, korku, heyecan, aşırı sıcaklık, kansızlık, gibi sebeplerden beyin damarlarına yeterli temiz kan gelmediği için şuur kaybı olur, buna bayılma denir.

Bayılanın ağzına 1 yemek kaşığı sirke ya da limon sıkı1ır.

Hastanın düğmeleri çözülüp, nefes aldırılır, yüzüne başına soğuk (sirkeli olabilir) su dökülür. Biberiye kaynatılıp balla tatlandırılarak 1’er su bardağı içilir.

Kırmızı kuru soğan bol yenir.

BAŞ DÖNMESİ

Tedavi için önce baş dönmesinin sebeplerinin tespit edilmesi gerekir. Bunun için en uygunu bir sağlık kuruluşuna gitmektir.

Kolesterol, damar sertliği, safra kesesi ve kalp hastalıkları başta olmak üzere pek çok sebebi vardır. Bu kitaptaki testi kullanarak baş ağrısının sebebini bulabilirsiniz.

İncir, hünnap, karabaş otu, menekşe çiçeği, anason su ile kaynatılır her gün bir fincan içilir.

Şahtere, arpa suyu, demir hindi, limon suyu kaynatıp süzülerek içilir.

BAĞIRSAK KURTLARI

Nohut sirkeyle yenir, yavşan otu içilir. Andız kökü suyu içilir

BÖBREK KUMLARI

Zeytinyağı, limon içilir

Kereviz suyu içilir,

Safran ve çörek otu balla karıştırılarak yenir

Avokado içilir

Gire Bolu bol içilir

BÖBREK ZAFİYETİ, BÖBREK YARALARI

İçin yapılacak işler sadece klinik vakalardır rasgele kullanılmaz neticeyi öğrendikten sonra aktar ve herbalistler doktor çareleri var doğada şifası çoktur acı, tuzlu, baharatlı yenilmez su fazla kullanılmaz.

BÖBREK İLTAHABI

Susam ve susamlı şeyler yenir. Günlük, Tahan helvası yenirse böbreklerdeki iltihabı giderir.

Demir hindi şerbeti, Arap suyu, semizotu suyu, elma suyu, hindiba suyu, rezene, anason suları; karanfil şurubu içilir.

Kavun çekirdek, karpuz çekirdek, hıyar çekirdek bol bol yenir.

BÖBREK İLTİHABI

Aç karnına tere tohumu yenirse böbrek ağrısını giderir.

Ardıç tohumu, bal ile karıştırılır yenirse, böbrek sancısını, idrar yollarındaki hastalığı giderir.

Böbrek hastalığı çok çeşitli olduğundan tespit ettikten sonra kullanırsanız vücuda zarar vermezsiniz.

BÖBREK KUMLARI

A vitamini yetersizliği ve az su içiminden kaynaklanır. Vücut kendisi de a yapabilir. Dikkat edilmesi şarttır.

Papatya, kerevize ayrı ayrı kaynatılır, bol bol içilirse kumları döker, iksirdir.

Bol bol geri Bolu kullanılır; kereviz suyu, çörek otu, turpu suyu, elma kabuk suyu bol içilir.

Maydanoz, limon kaynatılıp ba1la tat1andınlarak günde 3 kere ’ler su bardağı içilir. Maydanoz rendesi, turp rendesi salata yapılıp yenmeye devam edilir.

Zeytinyağı, limon karışımı yenmeye, içilmeye devam edilir.

BOY UZATMA PENİS UZATMA İLTİHAP BEZELERİ YOK ETME:

Çemen zeytinyağında dinlendirildikten sonra süzülür. Süzülen yağın içine; Pelesenk, sarısabır, havlıcan, zencefil, az miktarda karabiber yağı, menekşe katılır. (Kasık ve alttan kamış ucun kadar masaj yapılır.)

Uyarı: Boy uzatma çocuklarda sakıncalıdır. İlerde sorunlar yapabilir.

BAĞIRSAK SOLUCANI

Besin kaynakları tamamen organik olarak yenir ve güzel dezenfekte edilirse (yeşillikler ve etler hijyenle kapta sirkeli su içinde dezenfekte edilirse) bilin ki hem yemek tatları kızartma tatları değişecek ve vücuda yarayacak şekilde de kızartılan etlerin iyi pişmesini sağlayın.

Bulantı, iştahsızlık, uyuşukluk, yorgunluk dolaşım bozukluğu, ruhsal depresyon belirtiler olur.

Yapılacak işler dezenfekte sirkeli su Sarmısaklı süt kürü yapılır. (Ülser ve kolitler haricinde)

Eğrelti otu suyu sabah, öğle, akşam içilir. Çiğ kabak yenir (sirkeli) çekirdeği de yenir.

Semizotu, havuç zeytinyağında kavrulur; yoğurt, sarımsak, sirke salatası yapılır ve yenir.

Fındık yağı sabah akşam içilir. Anason, rezene, kimyon, mürver, tarhun, toz halinde yoğurda dökülerek yenir.

Sarımsak ve zeytinyağı karın kısmına konur.

BADEMCİK VE İLACI

Udi hindi, toz yapılır da enfiye gibi buruna çekilirse, şiş olan bademcikleri patlatır, şifaya kavuşturur.

BEL GEÇİCİ

Karabiber tarçın hardal tohumu 1l suda kaynat süz tekrar 500 gr zeytinyağı koyularak kaynatılır su bitene kadar kaynadıktan sonra kolonya ile ovalanır.

(Yaşı istersen zerdeçal ile macun yağ azaden yere sür yaylanla bağla) eklemler için idealdir

Tuğladan ateş görmemiş tuğlayı soda üzerinde ısıtarak yağın nasırı kurutur.

ÇOCUKLARDA İSHAL

Gül, kimyon, anason, kereviz buğu olarak tutulur

Anason, kimyon, sirke karın kısmı ve taban kısmı ovulur

ÇOCUKLARDA KABIZLIK

Keten tohumu kaynatılır yoğurtla yedirilir. Elma lapa yedirilir

Bal şerbeti yedirilir (içirilir)

ÇOCUKLARDA ALTA İŞEME

Fellik yemişi tavada kavrulur toz hale getirilir günlük toz hale getirilerek balla yedirilir. Üstüne kantaron çayı içirilir tatlandırma nöbet şekeriyle içirilir. Havlıcan tertibi yapılır.

ÇOCUKTA KULAK ve GÖZ AĞRISI:

Anne sütünden 2 3 damla kulağa ve göze damlatılır.

ÇIBAN ve YARALAR

Çıbanın baş vermesi için limonun suyu uygulanır ya da haşlanmış yarım soğanın ortasındaki ilk tabaka çıkarılıp çıbanın üzerine minik bir kubbe oluşturacak şekilde oturtulur.

Çıban ve yaraya mikrop kırıcı kedinanesinin yapraklarından hazırlanan lapa; gene mikrop kırıcı olan planetin muzunun yaprakları ya da çemen otunun tohumları yangıyı azaltmak ve yerel iyileştirme sağlamak üzere uygular.

Eğer bir yerimizde yangı ve mantar iltihabı varsa, aynısefanın taçyapraklarının merhemi güvenlikli bir iyileşme sağlar.

Mart nisan mayıs aylarında çiğdem çiçeği ide cay ağacı yağında bekletilir pamukla pansuman yapılarak her gün cıdan üzerine konulur ve her gün yenilenir. 3 gün içinde yok olur.

Uyarı: Eğer bedende çıbanlar yinelerse uzman doktora başvurun.

CİLT LEKE VE YARASI (BELLİ OLAN)

Soğan suyu misvak şalgam söğüt defne dere otu zakkum (su ve lakasını yaparak virüslü olan yere koyulur (söğüt yaprağı kulu zeytin yaprağı bakımının krem yapılır kullanılır.

DUDAK ÇATLAMASI

Çatlak dudaklar gül suyu ile yıkandıktan sonra ateş üzerinde Tavuk yağı ve bal mumu eritilerek çatlaklara sürülür. 

DÜŞÜK TANSİYON

Günde en az iki litre su içilmelidir.

Tuzlu ayran içmek düşük tansiyonu düzene sokar.

Bitter çikolata, bal yenir.

Kaya tuzunun “sole” sinden faydalanılır.

Ökse otu akşamdan suya konur, sabah içilir; sabah konur akşam içilir.

Eğer herhangi bir rahatsızlık vermiyorsa sabahları bir-iki fincan kahve içmek tansiyonu yükseltir.

DİŞ AĞRISI:

Karanfil ağacının kurumuş çiçeği güçlü bir yerel antiseptik ve hafif ağrı kesicidir. Kısa süreli önlem olarak bir damla karanfil yağını hidrofil pamuğa damlatıp ağrıyan diş ya da yakınına dokundurun.

Buna seçenek olarak bir kurumuş karanfil ağacı çiçeğini dilin içme ve ağrıyan dişin yakınma koyun ve etkili olduğu sürece orada bırakın.

Çin yağı, mersin, ardıç, karanfil yağı suyla karıştırılarak gargara yapılır.

DALAK

Kuru üzüm, kara üzüm hoşafı ve kişniş iyi gelir.

Karabaş otu, kekik, mürver içilir

İnek sütü, deve sütü, salep içilir

Aftiminum, kuru üzüm demlenerek içilir.

Menekşe kokusundan faydalanılır.

Ravent çini, kereviz suyu içilir

Karahindiba, turp, bal şerbeti içilir

DAMAR TIKANIKLIĞI

Damarların iltihaplanması sonucu çeşitli mikroplar kanı pıhtılaştırır bu sebeple damar tıkanır.

Biberiye ve zerdeçal damar tıkanıklığı için kullanılan şifalı bitkilerdendir.

Rezene, nohut, anason, acı badem toz haline getirilir, yenir.

Kabak, dolmalık sirke ile kaynatılır yenir.

Keten tohumu kürü uygulanır.

Karabaş otu çayı, melisa çayı, alıç çiçeği çayı, kekik suyu içilir.

DAMAR SERTLİĞİ KALP

Kırmızı lahana, tere, soğan, marul, salatalık, turp, domates, yer elması olmasa olmazlardan maydanoz limon ve saf yetin yağı ve lifli yemekler birlikte hepsini salatını her yemekten 30 dakika önce yiyiniz.

Şeker tansiyon kolesterol kanı temizler damar açar hazmı kolaylaştırır (trigliserit ve trombosit) faydalıdır.

Ağzı buruşturacak tam yemişler, kızılcık, kuşburnu, ahududu, alıç, nar, ardıç kırmızı vb. dır

Kabak lapa haline getir sirkeyle yenir. Mevsime göre karpuz yenir. Kara üzüm bolca ye. Salata yer elması, maydanoz, turp, havuç, saf zeytin ya limon sıkılır yemek öncesi 30 dk. önce yenirse kolesterole, kanı temizler, damar açar)

Baş sürekli ağrır, sabah akşam sürekli uyku gelir, hazım zorluğu olur, sabah zor kalkar, el ayak üşür, başta yanma olur, enseden başa doğru çıkan ağrı olur, dele tutulur, unutkanlık zihin hareketlerinde azalma görülür. Hep ayrı ayrı sebepleri vardır

En iyisi perhizdir. Yiyerek doyarak lokmayı çiğneyerek yemek...

DEPRESYON SİNİR

Öncelikle depresyonun sebebi bulunarak rahatlarsınız Solunum, dolaşım, kan kış migren sebepleri olabilir Kan testinizi takip edin sebebiyetinizi kitap yardımcı olacaktır (şifası çoktur)

Kedi otu, lavanta, melisa, çay olarak içilir.

Lavanta çiçeği in füzyonu günde üç kez alındığında etkili bir canlandırıcı içecek olur. Özellikle biberiye ya da ile birleştirilirse bu etki daha da artar. Biberiye psikolojik gerginlikle sonuçlanan veya hastalık sonrası hissedilen bitkinlik durumlarında da çok iyidir. İn füzyonu hazırlanır ve içilir.

Gribi izleyen melankoliyi iyileştirmek üzere mineçiçeği in füzyonu içilir.

DOKU DARATMA

Madımak, civanperçemi, ada çayı, çobançantası, deniz üzümü, amber bariz Selvi kozası, misk otu, ebe gümeci,

Tüm tertipler kaynatılarak destinasyon suyu ve yağı dokuyu çok daraltır (içilmez) buharıyla ve suyu ile makat, vajina daralır

EGZAMA

Kuşburnu ve kuşburnu öksesi suyu içilir.

Yer elması suyu ve marmelat yapılır

Şahtere otu ve kurtpençesi demlenerek içilir

Ardıç katranı krem haline getirilerek egzamalı yere sürülür.

Lahana, enginar, ayrık otu, mayasıl otu, karabaş otu, lavanta, aynısefa çiçeği kaynatılarak egzamalı yere pansuman yapılır.

FARANJİT

Farenjit, yutağın enfeksiyonudur. Altta yatan nedenler ortaya konularak sebebe yönelik tedavi yapılmalıdır. K.B.B Uzmanına muayene olmanızı tavsiye ederiz.

Kristal tuz eriyiği ile gargara yapılması

Bitkisel tedavi:

Göğüs yumuşaması içinde Çemen (boy otu)incir kullanınız.

FAZLA YEMEKTEN KALP SIKIŞMASI:

Kalp hastalarının zaman zaman yaşadığı sorunlardan biri de fazla hamurlu yediklerinde, midelerini tıka basa doldurduklarında kalplerinin sıkışmasıdır. Çünkü kalp midenin üzerindedir.

Midenin 1/3’ünün boş bırakılma sünneti seviyesi bunun içindir. Mide fazla şişerse kalbe yaklaşır ve kalbi sıkıştırır, sancıya, ağrıya sebep olur. Böyle durumlarda 1 su bardağı sıcak bal şerbeti (Hazım kolaylaştırıcı) içtikten sonra sırt üstü yatılır, mide serbest kalır, kalbi sıkıştırmaz. Yürümek veya koşmak da uygundur. Sıcak bal şerbetini içilir, yürüme ve koşma gibi sporlar yapılır.

GÖZDEKİ ARPACIK

İtdirseği de denir, göz kapaklarının kenarlarında çıkan iltihaplı çıbandır.

Soğuğa maruz kalanlarda, zayıf kimselerde daha çok görülür. Bir göz uzman hekimine görünmelidir.

Soyulmuş sarımsak kesilip sürülür.

Bal petekli kısmı eritilir arpacık üzerine konur.

Patates kes konur.

Doğal maden sodasıyla temizlenir, pansuman yapılır.

GERGİNLİK HALİ

Sakinleştirici ilaçların tersine, sinirsel gerginliği rahatlatmaya ek olarak şifalı bitkiler merkezi sinir sistemini düzene koyup canlandırırlar.

Burada en iyi iki tedavi şekli takke otunun pek çok sinirsel şikâyete iyi gelen çiçekli tepesi ile ve kediotu ile yapılan; sinirsel spazmalar, ürpermelere, fobilere, uykusuzluk ve huzursuzluk hallerine iyi gelen iyileştiricilerdir. Bu iki faydalı ot birlikte çok iyi iş gören bileşim oluşturur. Bu otlar ayrı ya da bileşim olarak in füzyonları hazırlanıp içilir. Ağır stres halinde günde üç kez 1 fincan ya da her üç saatte yanın fincan içmek faydalıdır. Ama, bu tedaviyi çok uzun sürdürmeyin. Hodan yapraklanın standart in füzyonu böbreküstü bezleri için tonik olup streslere karşı tepki gösterir. Hodanın çiçek ve yaprakları cesaret artırmada geleneksel üne sahiptir.

Çok heyecanlı ve telaşlı geçen bir günden sonra ginseng ya da ıhlamur çiçeği veya lavanta çayını merkezi sinir sisteminizi rahatlatıp düzene koymaları için içiniz. Ihlamur çiçeği ve lavanta sinirsel yorgunluğa karşı savaşmak üzere çok iyi bir bileşim oluştururlarken oğul otu depresyona karşı beden etkinliğini hafifçe artırıp gerginliği azaltır. Oğul otu da lavanta ve ıhlamur çiçekleri ile iyi bir bileşim oluşturur. Gerektikçe bu bileşimin çayını sabah ye akşamlan birer fincan içiniz.

GEÇİCİ FELÇ

Mersin yaprağı, tarçın, karanfil , 1 litre suda kaynatılıp süzülür. Zeytinyağı konur, su uçasıya kadar tekrar kaynatılır. Geride kalan yağ bir şişeye konur, azalı yeri ovalanır.

GÜNEŞLENME

Güneşlenmeye gidince sırtınızın yanmaması için, kakao yağı, ya da parafın (mum) sürün, güneş kremlerinin temel hammaddesi parafindir.

GAZ ve MİDE ŞİŞKİNLİĞİ:

İncir, çemen, anason, hardal kaynatılarak aç karnına içilir veya incirinin içine anason konularak yemeklerden sonra 3 4 adet yenirse bağırsakları yumuşatır. Çocuklarda ayak

altına elma yağı sürülür, tabandan parmak uçlarına kadar ovalanır. Elma yağı göbek altına da sürülür.

Nane, rezene, ya da çörek otu ıhlamur gibi kaynatılıp balla tatlandırılarak 1 su bardağı içilir.

Yemeklerde soğan ve hardal yenir.

Anason kaynatıp içilir.

Papatya oğul otu karışımı kaynatılıp balla tatlandırılarak ılık olarak birer su bardağı içilir.

Eğer soğuk algınlığı var ise bu çaylar sıcak içilir ve karın boşluğuna sıcak su torbası bağlanır.

GUT HASTALIĞI

Romatizmalı hastalıklar içinde en şiddetli ağrıya sebep olanıdır. En fazla ayak başparmağın yakalar. Diz, dirsek, el bileklerinde de görülür.

Ardıç meyvesi, oğul otu, yaban mersini, kuşkonmaz, hayıt tohumu, huş ağacı, bodur nohut, papatya, mısır püskülü, okaliptüs demlenir içilir

Keten, lahana, limon aspirin lapası sarılır.

Tuzlu bez sarılır (kaya tuzu)

GÜNEŞ YANIKLARI

Güneş yanığı ya da hafif yanıklar için sarısabırın yapraklarının suyu serinletici ve iyileştiricidir.

Doğrudan doğruya yanık yere uygulanır. Bu konuda kuzukulağının da serinletici etkisi vardır. Günde l fincan Kuzukulağı çayı güneş çarpması ve bitkinlik hallerinde yardımcı olur,

Bin dir delik otunu   yağının sıcak suda elde edilen eriyiği de hafif yanıklara iyi gelir.

Havuç lapası ezilerek yanık üzerine sürülür.

Çiğ yumurta sarısı yanıklara sürülür.

Ceviz yağı havuç yağı kakao yağı buğday yağı sürülür

HIÇKIRIK

Karanfil çiğnenir, karanfil kaynatılıp günde 2-3 defa suyu içilir.

Nane çiğnenir, ayva ve nar suyu içilir.

2 3 tadat karabiber ağza alınıp çiğnenir.

1 bardak kaynar suyun içerisine 1 tatlı kaşığı kadar çekilmiş dereotu tohumu atılır ve 10 dakika demlenmesi beklendikten sonra süzülüp içilir.

1 bardak kaynar suya bir parça portakal kabuğu doğranır ve 15 dakika bekletildikten sonra içilir.

HAMİLELİK ve DOĞUM

Hamilelik sırasında güçlü etkileri olan ve özellikle rahmi uyaran altın mühür gibi faydalı otların alınmasından kesinlikle sakınılmalıdır.

Doğum ağrılarının ilk aşamalarda süngere emdirilen gülsuyu, lavanta suyu ya da biberiye in füzyonu ile bedeni silmek hem rahatlatıcı hoş bir koku hem de hafif antiseptik etkiler sağlar.

HİZLİ KAYNAMAK İÇN KIRIK BACAK

Burçak lapası   ve zeytinyağı ile kısa zamanda kaynar (eski tertipte)

HARARET SOĞUK TER SICAK TER

Çörek otu, papatya, karabaş otu, anason otu demlenerek içilir bardak ,bardak içilir.

-Kara üzüm ile hoşaf yap, anason ve tarhun koyarak hoşaf olarak iç

HEMOROİD/BASUR

Hafif hemoroitler için ilk seçenek basurotudur. Anüs çevresindeki şişmiş damarları büzüp rahatlatır. Bu otun kökünün in füzyonu içilir ya da yoğun in füzyonuyla hazırlanan merhem yerine uygulanır. Atkestanesi yemişlerinin in füzyonu günde üç kez içilir ya da kompres yapılırsa damarları güçlendirir ve hemoroit tedavisine yardımcı olur.

Vazelin, ardıç kökü tozu, menekşe yağı, sirke, etil alkol, mentol toz, pamuk tohumu karıştırılarak krem haline getirilir ve sürülür.

Andız kökü tozu, kara halile, sinameki, üzerlik tohumu, sinirli ot, rezene, zencefil, tarçın, karanfil, günlük, mastaki, zalumba, acı badem, mürver çiçeği, andız, pekmeziyle macun yapılır. Leblebi unuyla karıştırılarak lokum haline getirilir ve sabah öğle akşam nohut büyüklüğünde yutulur.

Zalumba, karahalile toz haline getirilip kullanılır.

Kısa Mahmut tozu, karahalile, zalumba tozu, atkestanesi, andız kökü andız pekmeziyle karıştırılarak macun yapılır ve her gün bir çay kaşığı yenir.

Mürver çiçeği yaprağı merhemi basura iyi gelir. 1 birim taze yaprağa 2 birim petrol jölesi karıştırılır ve yapraklar kıtır kıtır olana kadar ısıtılır. Karışım süzülür ve kaba konarak etiketlenir, gerektikçe kullanılır.

HARİCİ YARALAR:

Sinirli otu lapası sarılır

Kudret narı zeytin yağda eritilerek sürülür

Hava cıva iç yağ bölümünü hariçten sürülür

Söğüt yaprağı veya söğüt yaprağı tozu serpilir

GASTRİT

Hardal tozu, pirinç, ekşi hamur, kuru nane, nane yağı ve kekik çorba yapılarak içilir.

Kantaron nane papatya, kısa Mahmut, biberiye, hatmi çay gibi demlenip içilir; anason, kimyon, mastika, günlük bala karıştırılarak yenir.

TOPUK VE EL ÇATLAMALARI

1 kg kuyruk yağını suda kaynatın üstüne çıkan köpükleri kaşıkla toplayın ve bir kavanoza koyun. Elde ettiğiniz kuyruk yağı eriyiğini çatlamış olan topuklarınıza sürdüğünüzde kısa bir süre içinde çatlakların kaybolduğunu göreceksiniz.

Tam terebentini, gliserin karışımı ile eller yağlanır.

IKALI BURNU AÇMAK İÇİN

Sarıpapatya ya da okaliptüs buharını solumak iyi gelir. Bir tutam fesleğeni buruna çekmek de koku alma duyunuzu geriye getirebilir. Beden ısınız normale dönünce tırmanıcı yoğurtotunun sıcak in füzyonunu günde üç kez rahatça terlemek, mide rahatsızlıklarım önlemek ve huzurlu

uyku uyumak için alın.

Meyve suları ve evde hazırlanmış sebze çorbaları, taze meyve ve salatayı yemeye, içmeye başlayın. Şimdi de duyarlı olan sindirim sisteminize yükleme yapmamak için ağır besinleri almayın.

TROİD BEZLERİ İÇİN

Troid hastalığı, troid bezinin fazla çalışarak fazla miktarda troid üretmesiyle vücut dengelerinin bozulmasına yol açan bir hastalıktır.

Fazla terleme, sıcağa karşı tahammülsüzlük, kilo kaybı, saç dökülmesi, yorgunluk, kalp ritmi bozulması, kas zayıflığı, uykusuzluk, sinirlilik, huzursuzluk rahatsızlıklarına yol açar.

Bu hastalığın tedavisi için baharlı tere tohumu belirli bir süre sabah aç karnına kullanıldığında tiroid hormonu faaliyetlerini düzenler hastalığı ortadan kaldırır. Bunun için bir kavanoz bala 3 çorba kaşığı dövülmüş keten tohumu karıştırın ve her sabah aç karnına 1 çorba kaşığı yiyin.

Bu tedavi sonunda dolaşım bozukluğunuz düzene girer, ruh sağlığınız düzelir, hırıltı ve geniz akıntınız, varsa KOAH durumunuz, kemik erimeniz, bazı rahatsızlığınız azalır ya da tamamen yok olur.

Ayrıca bu rahatsızlık için koku tedavisi öneririz. (-iyon tuzları)

TEDİRGİN VE BELİRSİZLİK

Mide şişer, hazmı bozulur, kulağı çınlar, gözler kararır, baş ağrısı, kalbi çarpıntı yapar, sıkıntı başlar, burada yapılacak tek şey karaciğer hararetini söndürmek bol havuç suyu, nar suyu, limon suyu hayreti söndürür vişne ekşi türler yenir ve içilir.

TAŞ DÜŞÜRME

Safra kesesinde taş olan kimse bir hafta müddetle sabahları aç karnına 50- 100 gr. halis zeytinyağı içmelidir.

Şalgam tohumu, turpun içine konur, hamur içinde pişirilip yenirse kumları eriterek düşür

Çınar kabuğu kaynatılarak içilirse kumları döker.

Mesanesinde taş olan kimse bir fincan tavuk yağı içerse hem sancı gider hem de taşlar kolaylıkla çıkar.

Zeytinyağı ve limon bir fincan sabah aç karnına içilir. Bol bol kereviz suyu ve Hazan bel suyu içilir.

Fındıkkabuğu, hatmi çiçeği, çörek otu, kekik karışımı kaynatılıp balla tatlandın arak günde 3 kere l’ er su bardağı içmeye devam edilir.

Ayrık kökü, hatmi kaynatılıp aç karına birer su bardağı içilir.

Böbrek taşının verdiği böbrek sancılarının giderilmesinde yarım çay bardağı halis zeytinyağına 1 adet limon sıkılıp günde 3 kere içmeye devam edilir.

Selvi kozalağı, limon karışımı kaynatılıp ba1la tatlandırılarak 1’er su bardağı içilir.

TUVALET KOKU

Lima cam ardıç okaliptüs kekik biberiye komple su ve yağları temizleyin

TEMİZ HAVA

Karahindiba otu misk pelin otu lavanta limon biberiye greyfurt suları ve otular bulursanız bir kısmi yağı olabilir.

TÜM SAÇLAR İÇİN

Dulavrat otu, şimşir ağacı, ceviz yaprağı, biberiye, sarımsak, soğan, okaliptüs, lavanta, karahindibayı suda kaynatılır, saç yıkanır. (Tüm ishal edici otlar suyu çıkartılarak saçta kullanılabilir

NASIR:

Nasır tedavisinde en bilinen yollardan biri bayat ekmeği elma sirkesine batırıp nasırlı bölgenin üzerine koymak ve gece boyunca orada tutmaktır. Sabah kalktığınızda nasırın veya sertliğin kaybolmuş olduğunu görürsünüz.

Bir başka yol ise ılık suyun içine yarım bardak sirke koyup, yarım saat süre ile nasırlı bölgeyi bu suda bekletmek ve daha sonra bir havlu ile kurulayıp ponza taşı ile bölgeyi ovuşturmaktır

Taze ağaçtan alınan çam sakızı sürülür.

Sarmaşık hamurla pişirilir, iç yağla karıştırılıp nasırlı yere sarılır.

Soğan rendelenir, zeytinyağı ile karıştırılarak nasıra sarılır.

Eski evlerdeki sarı çam veya çam ağaç dileme veya kesilmiş bu doktorlardan reçine çıkar reçine nasır üzenimde konursa nasırı kurutur. Bu reçine diz ağrılarına da çok iyi gelir.

NEFES DARLIĞI

Nane Otu dik vaziyette kolları aşağı alarak soluk alışverişlerinize dikkat edin

Hardal tohumunu ezerek göğsünüze koyun nefesinizi mümkünse burnunuzdan alıp verin.

Karanfil darufultur, karabiber, zencefil, tarçın, ayva yaprağı çay olarak demlenir ve içilir

Okaliptüs sınırlı ot sığırkuyruğu Habur çiçeği

Öksürük otu, andız kökü hafif çiçeği Öksürük otu buğusu

Melekotu, sinirli ot, biberiye çay gibi demlenerek içilir.

Turp ve limon rendelenir beklet süzülür ve içilir.

Yatak odanıza 5-6 kg kristal tuz koyun

Yatak odanızda televizyon telefon elektrik bulunmamasına dikkat edin.

Odanızı lavanta suyu ile temizleyin

Kesinlikle deterjan kullanmayın

Odanızda aydınlatma avizende beyaz tasarruf ampul olacak sarı veya mavi ışık gece lambası koyun

Akdiken, papatya otu, ökse otu, rezene, lavanta, mercan, oğul otu, karabaş otu, mentol, nane, sığır kuyruğu, okaliptüs, alıç demlenerek içilir.

NEZLE

Göğse uygulamak üzere yeni öğütülmüş hardal tohumunu kullanarak bir lapa hazırlayın. 110 gram ezilmiş hardal tohumunu ılık suyla karıştırıp koyu kıvamda bir macun elde edin.

Bunu iki: katlı gazlı bezin arasına yayın. Ancak, alttaki gazlı bezi ıslatın ki, cilde yapışmasın. Bu lapayı yalnızca bir dakika süreyle göğsün üzerinde tutun. Hardalla birlikte keten tohumu da nezleyi hafifletme işleminde yardımcı olur.

Plantain muzunun yaprakları da hafif bir balgam söktürücüdür. Çin anasonunun da balgam söktürücü ve mikroplara karşıt güçlü bir etkisi vardır. Ayrıca bu şifalı bitki diğer öksürük ilaçları ile çok iyi bileşim sağlamaktadır.

MİDE EKŞİMESİ

Mide ekşimesi önemli sorunlara işaret olabileceğinden mutlaka bir doktora başvurmalısınız. Doktora gittiğinizde bu yönde altta yatan başka neden çıkmadıysa şu tedaviyi uygulayabilirsiniz:

Bir çay kaşığı kimyon, bir çay kaşığı zencefil ve bir çay kaşığı rezeneyi iki çay bardağı su ile porselen demlikte 10 dakika demleyerek. Gün içerisinde istediğimiz gibi tabi özellikle yemeklerden sonra içerek mide ekşimesi problemimizi azaltabiliriz.

Mide ekşimesinin bitkisel tedavisinde uygulanabilecek bir ilaç da şudur: Civanperçemi ve kantaron karışımını kaynatıp balla tatlandırarak günde 3 su bardağı içmeye devam ediniz.

MENOPOZ

Genelde 40 yaşından sonra, yaklaşık 55 yaşa kadar geçen süre içinde görülen önceleri âdet kanamalarının düzensizleşmesiyle, daha sonraları ise kesilmesiyle biten bir dönemdir. Bir kadının adet görmediği süre üst üste on iki ay olmuş ise menopoza girmiş demektir.

Bu dönemde meydana gelen bazı değişiklikler kadının hayatını kötü etkileyebilir ve birçok hastalığın oluşmasına zemin hazırlar. Bu durum kadının yaşam kalitesini ve mutlu bir hayat sürdürmesini engeller.

1 çay kaşığı hayıt yemişi on beş dakika süreyle demlenir, günde üç kez birer fincan içilir. Bu yemişler doğum kontrol hapı alan kadınlarda aybaşı hali öncesi bedenin doğal dengesini kurmaya da yardımcı olur.

Aslankuyruğu da menopoz döneminin sorunlarını azaltır.

Belirtiler sinirlilik ve endişeli oluşu da içeriyorsa, bin bir delik otu tavsiye edilir. Bu otun çiçekli tepesinden yapılan in füzyonu günde üç kez içilir.

En hafif şekilde atlatabilmek için yapılacak tertipler:

Ada çayı, ıhlamur demlenerek içilir.

Ökse otu suyu içilir.

Rezene, anason, nane, Selvi kozası, kırk kilit otu, bodur nohut, civanperçemi, papatya, fesleğen, lavanta, ökse otu çay gibi demlenir, içilir.

Menopozun ağrılı olması ve hararet basması hallerinde çörek otu, papatya, karabaş, rezene, kebabiye, kara üzüm macun yapılarak yenir. Yeni sütle de .

MİGREN

Tedaviden önce migreni tetikleyen sebepler bulunmalıdır. B12 içeren gıdalar bolca kullanılmalıdır. Bir uzmana danışarak alınacak olan B12 vitaminlerinin de çok faydası vardır.

Oğul otu, karabaş otu, melisa otu, mentol, nane, ökse otu, okaliptüs, fesleğen, anason, lavanta, ıhlamur, papatya, menekşe çiçeği... Bütün bunlar çay gibi demlenerek içilir.

Bir tencereye eşit miktarda su ve elma sirkesi konup kaynatılır. Daha sonra altını kısarak yüz buhara tutulur, bu şekilde 3 dakika kadar soluk alınır.

MİDE BULANTISI KUSMA

Taşıt tutmasına karşı, yola çıkmadan bir saat önce bulantı önleyici reçetesiz satılan bir ilaç alabilirsiniz (sürücü sizseniz, sakın bu tür bir ilaç içmeyin, baş dönmesi yapar).

Nane kaynatılıp üzerine limon sıkıldıktan sonra balla tatlandırılarak bir su bardağı içilir. Ya da elma ve ayva, ekşi nar, ekşi nar pekmezi yenir.

1 bardak kaynar suya, 2 10 gr ufalanmış adaçayı konur, 10 dk. bekletilir, günde 2-3 bardak içilir.

1 bardak kaynar suya, 8 10 gr kuru nane konur, 10 dk. bekletilir, günde 2 bardak sabah ve akşam içilir.

1 bardak kaynar suya, 2 3 gr kekik konur, 10 dk. bekletilir, günde 3 bardak içilir.

1 bardak kaynar suya, 1 çay kaşığı toz zencefil konur, 10 dk. bekletilir, günde bardak içilir.

Ihlamur haşlanır günde birkaç çay bardağı içilir.

1 bardak demirhindi şurubu içilir.

Lavanta mercan köşk melisa kaynatılır Demleme suyu içilir

Kokulu nane karanfil tarçın toz halde kullanılır

Demirhindi şurubu içilir.

MEME  DÖL YATAĞI

Civan perçemi çayı, sarı kantaron çayı, biberiye çayı, mürver çiçeği, tarhun, keten tohumu, soya fasulyesi, buğday, karabaş otu (şerbetçi otu çayı)

Kadınlarda yumurtalık doğum için çok önemlidir. (Civan pençemi bir ataktır) yanında ökse otu idealdir. Üremek için ketendir.

MEYVE ŞURUPLARI

İbni Sina’ya göre genellikle meyvelerden elde edilen şuruplar mideye ve bağırsaklara kuvvet verir; kusmayı keser, hamile kadınlara iyi gelir.

KURU KAŞINTI

Birçok şeyler yazılır, çizilir çok anlatmak isterim ama zamanla birçok şeyler öğrenilecek. Birçok insanlar yani bizler her gün geçen bir hastalık olması şu anda bazı bizler vücudumuzun her yerini bir kaşıntı tutar.

Hep bir bahane buluruz. Ama yediğimiz bazı ürünler bizi rahatsız ediyor demeyiz. Köyde şehirde bir ebe gümeci, ısırgan, yöresel, çayırda bayırda yenecek ot görsek hemen börek, çörek çorba yaparız. Demeyiz ki bu bize do kandı. (Aman be bir şey olmaz, atın ölümü arpadan olur deriz.) Her yediğimiz şeye karşı vücut savunma yapar. Yediğimiz şey kanınızda hali bir pıhtılaşma varsa hemen hızlandırır.

Tansiyonunuz varsa hemen yükseltir. Kalp yorgunsa kalbi sıkar. Vücut ödem atamazsa   görevini yapmıyor ritim bozuksa bilin ki vücut kaşınacaktır...mineral eksikliği, vitamin eksikliğine bakabilirsiniz.

Haydi size geçmiş olsun...Çekip gitme yok! Ne yediğinizi ne içtiğini bileceksiniz.

Not. Toplarsanız da yola yakın yerlerden mümkün olduğu kadar toplamamanız.

Size Geçici Kaşıntı Kür

-1 kg sirke ,250 gr arpayı kaynatarak mayi si çıkartılır. Kaşınan yere sürülür.

-Yediğimiz ebegümecini kaynatıp suyu sürülür.

-Tuzlu suyla vücut yıkanır.

-Çay ağacı yağı ile sulandırılır. Pansuman yapılır.

-Çok acil toz kil, saf zeytin yağı veya çocuk pudrası kullanılır.

-Limon kabuğuyla birlikte kaynatılır. Suyu sürülür ve 1 fincan içilir.

-Mart nisan mayıs ayların a çıkan çiğdemler toplanır cay ağacı yağı la da bekletilerek kaşınan yerlere sürülür. Hele illet bir çıban var ise 3 gün sürün yok olduğunu görecek siniz. Bu bitkiler boşa gönderilmedi.

-Site menüsünden pratik delgiler bitkisel reçeteler bölüme bakınız

En yakın klinik veya doktorunuz baş vurmanız gerekir.

KAŞINTI:

Alerji, egzama, böcek ısırması, mantar ya da ilaçların yan eklerinden dolayı ortaya çıkan belirtilerden biri olarak, bazen yediklerimiz (acılı, turşu vs.) dokunduğunda vücudunuzun herhangi bir yeri çok fazla kaşınır. Öncelikle kaşıntının sebebini öğrenmek üzere bir doktora görünmede fayda vardır. Acil durumlarda 1 su bardağı suya, 1 limon sıkıp içerseniz kaşıntının etkisini azaltacaktır. Ayrıca taze fesleğen, aynısefa birisi ve papatya çayı ve çay ağacı yağını kaşınan bölgeye sürerseniz faydası görülecektir.

KANAMA:

Eliniz herhangi bir yerimiz kesilince, kanımız akar, “Akacak kan damarda durmaz.” diyemeyiz. Eğer akik yüzük takıyorsanız, akiği hemen kanayan yere bastırınız. Ya da ayva meyvesi varsa ayvanın üzerindeki tüyler kanayan yaraya basılır, ya da bakla, meşe palamudu kanayan yere basılır.

Kasap elini keserse; hayvanın böbreğini ortadan kesip kanayan yere basılır. (İki araştırmacı bilim adamı kan durdurucu iğneyi, kasabın bu pratik çözümünden hareketle icat etmişlerdir.)

KESİK ve YIRTILMALAR

Antiseptik bir şifalı bitki in füzyonu ile yaranın üzerinden incitmeden hafifçe ıslatılır. Bu konuda mürver çiçeği çok iyidir. Kanamayı durdurmak üzere ilk aşamada aslanpençesi in füzyonu kompres olarak yaraya uygulanabilir.

Yavaş iyileşen yaralarda karakafes otu ya da civanperçemi otlarının kompresini veya lapasını yaraya uygulanır. Eğer açık yaraya lapa uygun görüyorsanız mikropları kırmak üzere yaprakları önce kaynar suya sokun. İki hafta süreyle bir kenara bırakın.

Süzüp şişeleyin. Bir hafta buzdolabında tuttuktan sonra çalkalayarak kullanın. Tedaviye devam etmek üzere karakafes otu, aynısefa çiçeği ya da kasıkotu iyileştirici olur.

Sarmaşık özünü çırpın ve içine esansları katmadan önce soğumasını bekleyin. Esansı bunun içme ağır ağır dökerken kaşıkla sürekli karıştırın.

Süt ürünleri yumuşatıcı ve hafif ağartıcı niteliklere sahiptir. 1 yemek kaşığı faydalı ot yerine 1 yemek kaşığı kaymaklı süt kullanabilirsiniz.

1 tatlı kaşığı balı iyileştirici nitelikleri nedeniyle katınız.

Limonun birkaç damla suyu cildin asit örtüsünü yenilemeye yardımcı olacaktır.

Kuru ciltler için bir yumurtanın sarısını, yağlı ciltler için çırpılmış yumurta akını da ekleyin.

Ezilmiş salatalık, çilek, domates, limonun suyu ve greyfurt suyu da büzücü olarak iyidir. Avokado ve olgun şeftali ise, güçlü nemlendiricilerdir.

Devetabanı yaprağı veya tatula yaprağı az suda kaynatılıp sarılır. Kesik ya da yaraya sık sık pansuman yapılır.

KEMİK AĞRILARI

Sarımsak, hardal, karabiber, anason, kaynatılmış kuyruk yağın köpüğü 1lt suda kaynatılıp süzülür üzerine az saf zeytin yağı Pele selek mersin yağ, biberiye, defne tohum yağı eklenir içindeki su bitinceye kadar kaynatılır çıkan yağ bekletilir kemikler ovalanır adeleler ovalanır naylon ile sarılır.

Bu şekilde 20 dakika 4 dakikalık masaj 30 dakika tuz kil tuz kum konarak istirahat edilir. Kalkarken ayrı masaj

KABAKULAK İLACI

Kabakulak olan yer üzerine kına ile mayalı hamur konacaktır.

El sirkeye batırılarak kabakulak olan yere sürülecektir.

KARACİĞER ZARİYETİ, SANCI, DAMAR TIKANIKLIK

Koyun otu aynı zamanda ses tellerini onarır. Koyun otu suyu, rezene suyu, acı pelin suyu, karahindiba suyu, şahtere suyu, kuru üzüm hoşafı bol içilir. Karaciğer için harareti düşürür, ayva ve konsantre armut özsuyu, tarçın karaciğer için idealdir.

Dalakla karaciğer damarlarına en iyi gelecek acı badem, çemen su ile 4,5 kere acı suyu alınınca saf olarak kullanmak hem şeker, karaciğer, dalağa fayda görür pelin suyu, kereviz suyu, rezene suyu, anason suyu da güzel fayda sağlar

Deve sütü de hindiba suyu ile içilirse çok makbuldür.

Sancı ve ağrılar için pelin otu demleme, kişniş suyu şifadır.

Karaciğer sancıları için ravendini, kişniş suyu, pelin suyu sancıları izole eder.

KEMİKTEKİ AĞRILARI ALMAK İÇİN

Sarımsak hardal karabiber anason kuyruk yağı (kuyruk yağ yapışı: 1 l suda kuyruk yağını kaynatarak üste çıkan köpükleri topla toplanılan yağı diğerleriyle karıştır kaynat su bitene kadar) kalan yağı şişeye koy kemikleri ovala

KOLESTEROL

Yulaf kepeği ve keten tohumu, etkili kolesterol azaltıcılardır. Günde 50 gr yulaf kepeği veya yarım fincan keten tohumu kullanılarak etkin bir kolesterol kontrolü sağlanabilir.

Ayrık otu ardıç tohumu kekik ile biberiye ( ayrıca biberiye zerdecal toz yemek için üstüne kat)

Sarımsak enginar soğan pırasa havuç kereviz soya fasulye hinbibağı lahana tere maydanoz turp taze fasulye bezelye domates kabak salatalık şalgam patates bal kabağı bol yeşil salata kiraz limon elma çilek üzüm şeftali armut kayısı erik hurma incir ahududu portakal greyfurt kavun diyabet perhizle olanlar şeker hastaları diyet çıkararak yiyecekler

Zerdeçal ve biberiye yemeklerin üzerine serpilir

Keten kürü yapılır

Bal şerbeti çörek otu sirke ile şerbet yapılarak içilir. Iki kaşık keten tohumu tavada ısıtılır, yoğurdun üstüne koyarak yenir (üstüne de bir elma yiyin.)

Trigliserid Ldl Hdl

KEMİK ERİME VE EKLEM AĞRILARI

Kadınlarda dönemden sonra başlayan bir tür rahatsızlık ortaya çıkar Doğal kalsiyum (yumurta kuru) yapılır (2. kur balı yumurta kuru)

Şekere kalsiyumu yok etkiyi için kemik erimesi ve eklem ağrıları peyda olur Onun için 48 saat seker kullanmayarak ayda 3 kere tekrarlanır Limon içine 6 adet aspirin koyarak ateş içine koyup pişmiş halde dize bağlanır bu her türlü eklem ağrılara koyulur.

Ayrıca alabalık yağı sürülür Kendiniz yaparsanız daha güvenceli olur Yapılışı alabalık parçalara süzüldükten sonra yağ elde edilir Hibuskus kekik çayları içilir 40 kilit çaylarımda yaparak diğer kısımlarda faydalı duruma düşerek bu hastalıklardan kurtulursunuz.

Limon rendelenir, 1 litre suda kaynatılır karışım afiyetle yenir.

Genel kontrol olunması lazımdır Sebebiyet doğada çoktur.

Sarımsak, karabiber, günlük, defne yemişi veya çiçeği pişirilerek yenecektir.

KAN KATILAŞMASI

Domates çiğ lahana erik vişne kızılcık portakal bol kullanılan karaciğer, böbreklere, mesane bağırsakları faydalı şifalar kullanın Kan temizlemesi ve kanın temiz kalmasını sağlar.

Siz siz olun ev hanımları toz kırmızı ve pul biberi evinizde sizler yapın baharatı bile toz olarak almayarak toz haline sizler getirin

KAN TEMİZLEME

Tavşan, kekik, yoğurt, kara üzüm, elma, karpuz, kiraz, nar, armut, ayva, greyfurt, incir, üzüm, hurma, kabak, pırasa, tere, enginar, marul, sarımsak, salatalık, soğan, maydanoz

Kekik, mersin, çörek otu, zeytin yaprağı, yavşan, pelin, civan pençemi, karahalile, sığır kuyruğu, biberiye, ada çayı, sinirli ot ardıç, ayrık otu, ballı baba, böğürtlen, ceviz yaprağı, çakal erik çiçeği yaprağı, çuha çiçeği, funda, sâri halile, karahindiba, yarpuz (çördük)

Bu bitkiler kanı çok iyi temizler ve beyne oksijen sağlar. Kandaki yağlar karşı

KANSERE KARŞI

Perhiz listesinde soyunma gıdaları bol yenir, haşlanmış suları içilir.

Kekik demlenir, elma sirkesi ilave edilerek içilir.

Karabaş suyundan günlük içilir.

KİREÇLENME

1 kg kuyruk yağı suda kaynatılır, üstüne çıkan köpükleri kaşıkla toplanır ve bir kavanoza konur. Bu eriyen bal ve yaprağı yünle vücudun kireçlenmiş bölgesine sarılır. Üç gün sonra vücuttaki değişim fark edilecektir.

KAN LEKESİ CIKMAYAN LEKE

Burçak helvacı otu (çöven otu) çivit otu lekesi bir den suyunu sür yok et

KARACİĞER YETMEZLİĞİ

Ravendini, rezene, pelin, hindiba, şahtere, kereviz toz haline getirilerek bir karışım elde edilir.

Bol bol kara üzüm yenir.

KARACİĞER AĞRILARI

Ravendini kişniş, şahtere

KARACİĞER DAMAR AÇICI

Acı badem, çemen, pelin, koyun otu, toz halde kullan karışım

KALP RAHATSIZLIĞI

Safran, karanfil, kakule, oğul otu, alıç çiçeği, kişniş, andız kökü, okaliptüs karışım

 

KALBİ KUVVETLENDİRME

Biberiye, mentol, nane, oğul otu, karabaş otu, ökse otu, kuş konmaz, akdiken, maydanoz, lavanta, fesleğen, mürver ciğeri, papatya, alıç çiçeği çay demler gibi demlenir, az az konarak içilir hepsi veya bir kısmı Çörek otu sirke bal karıştırılarak bir fincan içilir.

Hekim ve doktorlarla görüşülerek alternatif tıpta çaresi çoktur.

KULAĞA SU KAÇMASI

Tatlı badem yağı kulağa damlatılır

Haşhaş kabuğu, biberiye, papatya, hatmi, arpa unu, keten tohumu sütle kaynatılır ve tülbentle kulağa sarılır.

KULAK İLTİHABI

Kekik, papatya, biberiye, kimyon, çörek otu,

Hepsinden lapa yap, kulağa bağla. KURDEŞEN VE İLACI

-  Bu hastalık insanın vücudunda birdenbire çıkar. Şiddetli kaşıntı yapar. Bunun sebebi: Sevda, kan, safra veya tuzlu balgamdan olur.

-Şahtere, gelincik çiçeği, ravent, karahalile ve koruk şerbeti, peynir suyu ile içilir.

-Uyuz kaplıcasına bol gidilir (Yozgat/Yerköy)

-Pırasa suyu, lahana suyu, kompres yapılır

-Kilermeni kükürt ve tartar krem yapılarak sürülür.

Şahtere, karahindiba, kurtpençesi, yavşan otu, çay gibi demlenir, içilir.

İshal edilecek ve dezenfekte edilip bol hindiba şerbeti, peynir suyu, şahtere suyu kullanılarak ve perhiz yapılıp yeşillik yenmeyecek diyetisyenden fikir alınıp ne yiyeceğin tespit edilip perhizle tedavi edilecek.

İnanılması güç bir şey ama gerçek. Köy veya köyünüz var ise oralara giderek, nasıl denize gidip, kumlarda yatıyorsanız oralara giderek toprak üstünde yatın toprağa gömün kendinizi, kafa kısmi dışarıda tutarak topraklanın kısa müddet yapın, bir hafta içinde hastalıktan kurtulduğunuzu görecek ve inanmayacaksınız. (Serce kuşların su ve toprakta oynadığı gibi)

KABIZLIK (PEKLİK):

Kabızlık genellikle yanlış beslenme, az su içme, hareketsizlik, bağırsak tembelliği, sinirsel gerginlik ve duygusal endişe halleri kabızlığa sebep olur.

Kabızlık hallerinde sıcak bal şerbeti içilir.

1-2 çay kaşığı dolusu sinameki yaprağı, 1 bardak kaynar suda 20 25 dakika demlenir, süzüldükten sonra balla tatlandırılarak sıcak olarak içilir. Aç karnına içildiğinde etkisi daha çabuk görülür.

Bu konuda gerektikçe alınan incir şurubu değerli bir ilaç olur. 34 adet kuru incirin üstüne, akşamdan 1 bardak su konulduktan sonra sabaha kadar bekletilir. Sabah aç karnına incirler yenir üzerine de incir suyu içilir.

Ezilmiş keten tohumunun in füzyon da rahatlatıcı müshil etkisi vardır. Bundan sabah akşam birer fincan içilir.

Meyankökü hafif ve hoş bir müshildir. İstendikçe bir kök çiğnenir ya da 1 çay kaşığı kök tozunun 1 fincan kaynar suda elde edilmiş özü günde üç kez içilir.

Hünnap, incir, kayısı, alıç macun yapılıp yenir.

Uyarı: Uzun süreli peklik durumu ya da bağırsak işlevinin değişmesi halinde uzman doktor ya da faydalı ot uzmanına başvurulmalıdır.

KARINDA SU TOPLAMA

Nohut kereviz maydanoz hepsini kaynatılarak yemeğini yap ye (yağsız tuzsuz)

Papatya çayı (veya papatya tanesini ye

Nohut, kereviz, maydanoz, kimyon, çerez niyetine yenir.

Papaya ağızda bol çiğnenir.

SİNÜZİT

Saçınızı ıslak tutmayın jöle kullanmayın. Başınızı sıcak tutun, şapka giyin.

Denizde tuzlu suda, temiz suda ters takla atın, genzinize akan suyu çıkarın Biberiye, papatya, mentollü nane, lavanta, oğul otu, mentol, okkalı otu çay gibi demlenerek içilir veya buğusu yapılır. (Mentol çıkartılır) Buğu, burunda ve gözde meydana gelen ağrıların giderilmesinde etkili olur.

Civanperçemi, pelin otu kaynatılıp buruna çekilir. Bu işleme sabah akşam devam edilir.

Çörek otu yağı buruna 2-3 damla damlatılıp sırtüstü yatılır.

SUSUZLUK:

Susadıkça, yazın sıcağında vücudumuz hararetten bitap düşünce, Cola gazoz, gibi hararetimizi artıcılar değil, serinletici ve soğutucu içecek alın.

Hararet karaciğerden kaynaklanır. Ekşi gıdalar susuzluğu giderir. 1 su bardağı soğuk suya, 1 adet limon sıkıp içiniz. Susuzluğunuz gidecektir. Salatalık, ekşi nar yiyiniz

SOĞUK ALGINLIĞI

Ardıç civanperçemi, okaliptüs, oğul otu, karabaş otu, aynısefa çiçeği, mürver çiçeği, tarçın, lavanta, mentollü nane, limon kabuğu, ayrı ayrı bolca içilir. Limon kabuğu da üstüne yenirse daha şifalıdır.

Zencefil, zerdeçal, darı, fülfül, carele otu, kebabiye, tarçın, hardal tohumu buna tohumu, karanfil toz haline getirilip macun yapılır ve yenir. Çam bal ile yapılırsa daha çok şifalıdır

SEDEF Hastalı

Şahtere otu kaynatılarak içilmeye devam edilirse sedef hastalığından çabuk kurtarır.

Ebegümeci banyosu yapılır

Kristal tuz sürülür.

Karaciğer hastalık Bolüne uygula

Keten kürü yapılır

Sirke, bal, çörek otu şurubu içilir.

 

SAÇ BAKIMI:

Mersin yağı

Biberiye yağı

Isırgan yağı,

Lavanta yağı Susam yağı

Yukarıdaki yağlar karıştırılarak parmak uçlarınızla saçınıza 15 dakika friksiyon yapılır, daha sonra saç yıkanır Dulavrat otu suyu Karakafes otu suyu

Mürver çiçeği suyu

Sinameki suyu

Papatya suyu

Maydanoz suyu

Soğan suyu

Sarımsak suyu

Fındık külü

Biberiye suyu

Yukarıdaki sular fındık külü karıştırılarak krem haline getirilir saça 15 dakika süreyle friksiyon yapılır, daha sonra saç yıkanır.

Biberiye yağı

Isırgan yağı

Kekik suyu

Lavanta suyu

Atkuyruğu suyu

Kaz otu suyu

Gül hatmi suyu

Aynısefa yağı

Sarı papatya suyu

Yukarıdaki yağ ve sular karıştırılarak saça friksiyon yapılır.

SAÇTA BEYAZLIK:

Natron tozu ve gül kurusu yakılır, külü sarımsak külü fındık külü ile sarımsak yağı ve zeytinyağı ile krem yapılır, saçlara sürülür. İçine bir miktar bal ilave edilirse daha tesirli olur. 30 gün sonra diplerden siyahlık gelir.

SAÇ UZATMA

Üzüm bağı kesilen bağlarda kesilen kısmından akan suyu biriktirilir, saça sürülür. Turp suyu da koyarsanız daha iyi olur.

SAÇ DÖKÜLMESİ

Şahtere, Mürver, sinameki, karakafes otu, kırk kilit otu kaynatılarak saça 15 dakika süreyle friksiyon yapılır.

Ada soğanı çam sakızından birer parça alınarak bir kaba konulur, zeytinyağı ile karıştırılarak merhem haline getirilir. Saçların döküldüğü yerlere sürülür. Bu karışım hatmi çiçeği, kına, kişniş ve turp suyu ile de yapılabilir.

Üç tutam ısırgan otu, üç tutam adaçayı, iki tutam dulavrat otu, iki tutam mercan köşkü, iki tutam çördük otu beş bardak su ile beraber bir kaba konur ve kaynatılır. Kaynatılan malzemeler soğumaya bırakılır ve soğuduktan sonra saç diplerine masaj yapmak suretiyle uygulanır.

Çınar yaprağı, karabaş otu, çitlembik, kına yaprağı, kitre, gelincik, ceviz kabuğunu iyice kaynatılır saçın döküldüğü yere sürülür.

SARILIK

Papatya, enginar, mersin yaprağı, hindiba tohumu, biberiye karabaş, kurtpençesi, şahtere, pelin otu, bardakla içilir.

SOĞUK ALGINLIĞI VE GRİP

Soğuk algınlığından korunmak için; günde üç kez birer dış sarımsak yenir ya da sıkılarak suyu içilir. Şifalı bitkilerin esans yağları da zararlı bakteri ve virüsleri yok etmede çok etkilidir. Bunlar ayrıca buhar soluma ve oda havasını tazeleme de faydalı olurlar.

Kuşburnu çayı C vitamini içerir ve soğuk algınlığı ile diğer iltihaplanmalara karşı direnç oluşturur. Toz acı biber de kan dolaşımı ile sindirim sistemini uyardığı gibi, soğuk algınlığını savuşturmada çok iyidir. 1/2-1 çay kaşığı toz acı biberi 1 fincan kaynar suda 10 dakika süreyle demlendirin, süzün. Bundan 1 yemek kaşığı alıp sıcak suya katarak gerektikçe ya da yemeklerden önce için.

Mürver çiçeği ile nane ve civanperçeminden yarımşar çay kaşığı 1 fincan kaynamış suya konur 20 dakika süreyle demlendirilir. Süzün ve buna 1 çay kaşığı bal ve çay kaşığının ucuyla toz acı biber katılır. Bu in füzyon soğuk algınlığı ve gribe çok iyi gelir.

Köpekayası yapraklarından 9 tane alıp kıyarak bunu 1 yemek kaşığı bal ile birlikte yemek olur. Gripten sonra iştahı açmak için köpekayası çayı iyi gelir. Eğer gribi uyuşukluk ve depresyon halleri izliyorsa oğul otu ya da mineçiçeği çaylarını için. Sıcak limon ve bal karışımını için.

SİNEK BÖÇEK KOVUCU

Maydanoz ardıç ceviz yaprağı acı ağaç bit otu karanfil ebe gömeci kâfur lavanta pelin otu (tütsü ve buğusu) evdeki haşeratları yok eder (hepsi birlikte) tüm mikropları öldürür.

Solucan otu yarpuz pelin otu fesleğen ceviz yaprağı lavanta sedir ağacı (bu tertipler eve kolları sürüldüğünde bir sinek bile gelmez

SİĞİL

Okumadan önce siğil tükenmez kalemle daire içine alınır. Soğan uçları kesilerek, siğil üzerine sürülür, işaret parmakla siğilin üzerinde tutularak, dua okunur, inanılması güç amma gerçek dua tedavisi.

-Manevi açıdan tedavisi; iyi geleceğine inanarak bir miktar tuza 3 ihlâs 1 Fatiha okunur, siğiller ovulur, bu tuz toprağa gömülür, tuz eridikçe siğiller kurur.

-Sarımsak ezilir, suyu çıkarılır, soğanın beyaz sütü, limon kabuğu sıkılır, biraz da limon suyu ilave edilip bu karışım siğillere günde 3 kere kuruyana kadar sürülür.

-Siğilin kökü açılarak karahindibanın sütü sürülür.

-Kalp ve Akciğer enfeksiyonlarına dikkat etmek, karaciğer hararetini düşürmek gerekir. Yatak istirahati önemlidir.

SİVİLCE

Erik sirkesi ile şahtere suyu sürülür Kurutulur.

Arpa ile kaynatılır sirkeyle terbiye edilerek süzülen su sürülür kurutur

SAMAN NEZLESİ

Saman nezlesi ve benzeri alerjilerin sıkıntısını çekenler golden od’ un in füzyon faydalanabilirler. Bu in füzyon günde dört kez 1/2 fincan (125 ml.) olarak alınır. Tahriş olmuş mukoza zarı zufaotu, mercanköşkü, lavanta ya da kekiklin ılık in füzyon dan biri içilerek rahatlatılıp hafifletilir.

Acı fındığın 1 biriminin 4 birim su içinde kaynatılarak hazırlanan soğuk kompresi gözleri rahatlatır. Sıcak sığırkuyruğu ile gözlük otu çayı, gözlerdeki aşırı çapağı yok eder ve gözlük otu gözlerin etrafındaki kırmızılığı azaltır. Bunlar, günde üç kez içilir. Ancak, kızarmış ve ağrıyan göz kapakları başka etkenlerin sonucu da olabilirler.

Uyarı: Eğer bu belirtiler ısrarla devam ediyorsa, uzmanına başvurunuz

SARA

Kırmızı soğanı elma gibi yenir.

Demirhindi

Bal içilir, tarçın, karanfil.

Sabah, öğle, akşam kırmızı soğan suyu içilir.

Günlük, çörek otu üzerine karanfil kokulu pekmez dökülerek yenir (andız pekmezi daha iyi olur)

Sabah 1 kasık saf zeytin yağı içine limon sık içilir.

Demirhindi şurubu içilir.

ŞİŞMANLAMAK İÇİN VE ZAYIFLAMA KANSIZLIK

Mide ve bağırsakları dezenfekte ederek (zayıflama kurunu tersine yaparsanız bilin ki zamanında kuralında yaparsanız bilin çok başarılı olursunuz vücut gelişim bozukluğunuz bağırsaklarınız sinir sisteminiz beyin tansiyon bitkinlik çok uyumak dış sağlığınız kan hücreleri artması kansızlığın kolesterolünüzün vücut direnciniz konser yemek karaciğer sağlıklarınızı saç dökülmesi dengeye girecektir. Bu uygulama aynı zamanda size dayanmış asit ve B.1.2.3.6.9.12 vitamin sağlayacaktır. Tertip ve kurlar yapılması lazımdır. (Mide ve bağırsaklar temizlenmesi lazımdır) Vücut taşıyacak kadar şişmanlık verecek, aynı zamanda kalsiyum depolayacaktır

Sandalız sakızı, kitre yemek öncesi kullanılırsa yemek yedirmez

ŞEKER HASTALIĞI

Şekerli içecekler ve şeker endeksli gıdalar alınmaz.

Salata kürü ve keten tohumu kürü ayrıca elma kabuklarını kaynatarak günde 2lt 21 gün yapılması fazla sayılımmış elmaları rende yapıp az limon tuzu ile 100 gr sarımsakla kovalamazlar bu kürü de salataları ve bir damla suya damlatıp içilebilir.

Sarımsak kurusu şifalı kürüdür (bu kür kavanozda 10 gün bekletildikten sonra kullanılır.)

Hardal kimyon anason kişniş çörek otu karabaş otu içilir 17 gün azaltılarak içilir 3 su bardakla başlayarak 1 fincana kadar içilir. Mide bozukluğu karaciğeri bozarak şekere hastalığı çıkar (buda genetik olarak bünyenizi kontrol ederek savunma hazırlayın)

Ardıç tohumu ağızda çiğnenir.

Et suyu ile çemen yapılır, baharatsız şekilde yenir.

Karaciğer harareti düşürmek için limon sıkılır ve içilir.

Nar ekşisi, nar suyu içilir. Şeker ve tansiyon dengeye alınır,

Kuru ökseotu sabah, akşam içilir.

10 güne bir 48 saat şeker ürünlerinden üretilmiş gıda perhizi yapılır.

Keten kürü yapılır.

Sinameki, mürver, hardal, kimyon, anason, kişniş, çörek otu, karabaş otu nar ekşisi ile macun hazırlanır ve yemeklerden önce yenir.

Biberiye ve zerdeçal baharat olarak yemek üzerine serpilir.

Kekik, tarçın, hibiskus çayı içilir.

ÖKSÜRÜK:

Öksürük ve soğuk algınlıklarında önemli olan bir şifalı bitki de öksürükotudur. Bu bitkinin yaprak ve çiçeklerinden demlenen çay ciğerlerdeki hava geçitlerini rahatlatır,

Çuhaçiçeği şurubu ya da bunun kökünün 5 dakika süreyle kaynatılarak elde edilen bitki özü günde 3 defa dl’ler fincan içilir. Öksürükotu ve anason birlikte alınırsa daha faydalıdır.

Andızotunun ufalanmış kökünden 1 çay kaşığı alıp in füzyonu hazırlanır günde 3 defa 1’er fincan içilir.

Bir elmanın kabuğunu soyun, birkaç da çekirdeğini koyun, birazcık ıhlamur, bir iki karanfil, bir tarçın kabuğu, bir dilim de limon... Üşüttüğünüz günlerde kaynatıp sıcak sıcak ve bolca için, çocuğunuza içirin (1 yaşından büyük çocuklar için balla tatlandırabilirsiniz.)

Ihlamurla ve ayva yaprağı beraber kaynatıp verilirse öksürüğe çok iyi gelir.

Büyükçe bir diş sarımsağı ezip balla karıştırın. Soğanı soyduktan sonra cücüğünü oyun. Alttan yorgan iğnesiyle derin delikler açın. Soğanı bir çay fincanına ya da bardağa oturtun. Yaptığınız karışımı oyduğunuz kısma doldurun. Bal bardağa süzülene kadar bekleyin. Bardağa süzülen sarımsaklı bal sabah akşam birer kaşık alınırsa öksürüğü keser, solunum yolu hastalıklarına da çok iyi gelir. Bal boşalınca soğanın içini aynı sarımsaklı baldan bir kez daha doldurun. Balın iki kez süzülmesi yeterlidir. Sonra soğanı atabilirsiniz. Bu miktarı bir gün içinde tüketin. Tedaviye 2-3 gün devam ederseniz öksürük tamamen geçecektir.

PROSTAT BÜYÜMESİ

Ayrık otu, bodur nohut, altın otu, sığırkuyruğu, maydanoz, brokoli, civan perçemi, hayıt, kereviz yaprağı, yavşan otu, çay gibi demlenerek sabah akşam içilir.

Kereviz suyu bol içilir. Hazan bel ile olursa daha iyi olur

Tarhun çay gibi içilir

Aktar ve eczanelerde bulunan kereviz macunu kullanılır.

Keten tohumu (kuru), soya fasulyesi ve taze bezelye bol bol yenir.

Hazan bel kökü, kereviz kaynatılarak çay gibi içilir; toz haline getirilerek çam balı, çiçek balı veya pekmez ile macun yapılır

Bir litre suya 100 gr. servi kozalağı konur, beş dakika kaynatılır. Karışımdan günde üç defa birer bardak içilir.

Kaynamakta olan bir litre suya, 100 gram iğde yaprağı atılır, beş dakika kaynatılır. Karışımdan günde üç defa birer bardak içilir, meyvesi yenir.

Sabahları bir avuç kabak çekirdeği yenir. Öğle sonraları 250 gram iğde yenir. Yemeklerden önce ve sonra birer fincan kekik suyu içilir. 

PARKİNSON:

Ökse otu sabah aksam içilir (Akşamdan koy sodalı iç 5 6 yaprak sıcak suya koy)

Kara üzüm suyu bol içilir.

Karabaş otu, oğul otu, biberiye, mentollü nane, kantodan çiçeği, papatya, lavanta, ardıç meyvesi, alıç çiçeği karma olarak çay gibi demlenerek içilir

RAHATLATICI:

İstendiği anda içilebilen sarıpapatya ve stresle ilgili gerginlikleri yatıştırıp rahatlatıcı olan çuhaçiçeğinin (Prim ula veriş) in füzyonlarını alın. Bunların taçyaprakları ile hazırlayacağınız in füzyonu günde 3 kez birer fincan olarak içebilirsiniz.

Bunlar istenirse ıhlamur çiçekleri ile bileşim yapılabilir. Gerginliği azaltmak için:

Bin bir delik otunun standart in füzyonu ağrı kesici ve yatıştınız etkiye sahiptir. Depresyon hali olmadıkça, endişeyle ilgili kötü durumlarda sinirleri yatıştırır. Öte yandan sinir sisteminin uyarıcısı olan biberiye, depresyona neden olan gerginlikleri atlatmada faydalıdır.

İDRAR YANMASI

Tuzlu baharatlı çok tatlı gıdalardan uzak durulur.

Karnıyarık tohumu, arpa suyu, kereviz tohumu suyu, haşhaş suyu bol bol içilir.

Tavuk suyu ile pişmiş kereviz çorbası yapılarak içilir.

Hazan bal, kereviz tohumu ile çay demlenip içilir.

İDRAR KAÇIRMA

İdrar kaçırma, sidiğin istemsiz olarak vücuttan atılmasıdır. Genellikle uyku sırasında gerçekleşir ve daha çok erkek çocuklarda görülür. Ergenlik çağına kadar sürebilir.

Bu durumdaki çocuklara geceleri az sıvı verilir, idrar kesesi kaslarının güçlendirilmesi amacıyla soğuk su banyosu yaptırılır, sert bir yatakta az örtülü olarak yatırılır.

Mersin tohumu, pelit, mazı, havlıcan, mastaki, günlük kaynatılıp içilir.

Selvi kozalağı suyu içirilir

Bele karasakız sarılır

Kasık otu, Meryem ana dikeni tohumu yenir, çiçekleri çay gibi demlenerek içilir.

Çekem otu tanesi 5-10 adet toz halinde yutulur

Havlıcan macunu yenir (aktar ve eczanelerde bulunur), üstüne kantoron çayı içilir (Kırmızı kantoran)

Palamut tozu nöbet şekeriyle tatlandırılarak kullanılır (Sandoloz koyarsanızda daha güzel olur)

İDRAR YOLU İLTİHABI

Bir klinikte uzman doktora görünmenizde fayda vardır. Ayrıca idrar yoları iltihabının alternatif tıpta şifası çoktur. (Öncelikle kan testi yapılmalıdır)

Ayva çekirdeği, haşhaş tohumu, kabak çekirdeği, mastaki, kereviz yenir.

Salatalık çekirdeği, yeşil kavrulmamış kahve, turp tohumu, çam tere bent, zeytinyağı, hazenbel, kereviz ayrı ayrı kullanılır.

Hıyar çekirdeği turp tohumu çam terebentin, saf zeytinyağı hazırlanıp kullanılır. Hazan bel, tarhun, elma kürüyle yapılırsa tüm iltihabı alır

Sistit ve diğer idrar yolu iltihaplarını önlemek ve sistemdeki fazla sıvıyı atmak üzere huş ağacının in füzyonu yapılır ve içilir.

Sweet jo Pye’nun kaynatılmasıyla elde edilen bitki özünü günde üç kez içmek, de idrar yolu iltihaplarına iyi gelir. Civanperçeminin in füzyonu da antiseptiktir ve idrar yolları iltihaplarından kurtulmaya yardımcı olur.

İDRAR TIKANIKLIĞI, SIK SIK İDRARA ÇIKMA

Civanperçemi kaynatılıp balla tatlandırılarak günde 3 kere birer su bardağı içmeye devam edilir.

Maydanoz, limon kaynatılıp balla tatlandırılarak günde 3 kere birer su bardağı içmeye devam edilir.

Kereviz yaprağı, kiraz çöpü ve biberiye kaynatılıp balla tatlandırılarak günde 3 kere birer su bardağı içmeye devam edilir.

İDRAR ZORLUĞU:

Havuç tohumu, şalgam tohumu, turp tohumu, lahana tohumu toz haline getirilerek balla ya da yoğurtla karıştırılarak yenir.

Kereviz tohumu, rezene tohumu, safran, nohut, acı badem, hıyar çekirdeği

Hazan bel, kereviz çayları da içilir.

Pırasa suyu, kabak suyu içilir; siyah turp suyu, dereotu, tere otu, nohut suyu, kereviz, rezene suyu da içilir. Bunlar ayrı ayrı veya kokteyl yapılarak da kullanılabilir.

İSHAL

Birçok sebepten kaynaklanır. En yakın kliniğe gidilerek sebebi araştırılmalıdır. Ayva, mersin, hindiba, narçiçeği, mazı, sirke hünnap demlenir, süzülerek kara üzümle karıştırılıp sabah, öğle, akşam içilir ve yenir. O suyla karın ovalanır. Şalta yağı karna sürülür, ayak altı ovalanır.

Birer adet ayva yaprağı ve kayısı yaprağı ayrı ayrı çiğnenir.

Mersin suyu az olarak içilir.

Ayrıca demirhindi şerbeti içilir.

Kuru kahve çiğnenir üstüne limon suyu sıkılarak içilir.

Kereviz, nohut ve maydanoz lapa halinde yenir

Hindistan cevizi, zencefil tozu, kuru kahve balla karıştırılarak yenir.

Yan tesiri olmayan gül kaysı kara kaysıdır. Birlikte anasonla veya rezene ile yanarsa yemek sonrası 3-4 adet yenirse şifalı olur. Çok ishal olursanız Rabbim onun şifasını da vermiştir Kayısı ishal yaprağı kabız yapar.

Her şey değerlidir. Fıstık ishal, kabuğu kabız fındık isal kabuğu kabuk oluşu rastlantı değildir, bir işarettir.

İshal durumlarında, bir fincan kahve içine limon sıkılıp içilir.

Soğuk bal şerbeti içilmeye devam edilir. Ekşi gıdalar yenir. 2 adet kayısı yaprağı yenir.

Mersin otu, adaçayı, kimyon, nohut unu ayrı ayrı içilir ve yenir. Karahindiba, kereviz, maydanoz, okaliptüs, papatya, ıhlamur bol içilir

ISITMA ÜŞÜTME

Kabuk haşlayarak sirkeyle yenir

Demirhindi şerbeti içilir.

Tarçın, karanfil kaynatılıp bolca içilir.

LEKE

Zambak suyu udi kahrı çöven otu helvacı otu kaynatıp yüzüne pansuman yap

İŞTAHSIZLIK:

Frenk kimyonu ile ginseng güçlü uyarıcılardır. Bunlardan birinin standart in füzyonu istendikçe her yemekten yarım saat önce içilir. Köpekayası çayı günde üç kez 1 fincan alınırsa, grip ya da iştahı kesen diğer hastalıklardan sonra sindirim sistemini uyarıp iştahı açar.

El ve ayakları ısıtmak için onları ılık suda ıslatılmış hanımeli çiçeğinin sıvısıyla hafifçe ıslatıp masaj yapın. Bu işlem, deri yüzeyine kan akışını sağlayacaktır. Bedende kötüleşmiş kan dolaşımı yüzünden soğuk olan ayaklardaki kan dolaşımını geliştirmek için 1 yemek kaşığı yeni öğütülmüş hardal tohumunu 2 litre suya karıştırın. Acı biber tohumu tozu da kan dolaşımı uyarmak üzere güçlü bir ilaç olur, el ve ayak uçarına kan akışım sağlar. Mayasılın düzelmesi için de bunlarla yapılan merhem kullanılır.

Kötü kan dolaşımım geliştirmek için gülün çiçek tabanı ile atkuyruğu karışımı ya da karabuğday  çayını her gün kılcal damarları güçlendirmek üzere için. Bazı baharat türleri ve güçlü kokulu faydalı otlar; sözgelişi karabiber, karanfil ağacı çiçeği, tarçın, kişniş, kimyon, yeni öğütülmüş zencefil kökü, sarımsak, mercanköşkü, biberiye ve kekik kan dolaşımım geliştirirler. Bunları sık sık, özellikle kış ayların da diyetinize katıp kullanın.

ÜLSER

Keten tohumu udi hindi müşteki sakız damla günlük üzüm çekirdek

Toz haline getirerek şekere var ise toz halinde yoğurda dökerek ye yok ise bal ile karıştırarak kullan

 

UYKUSUZLUK

Şerbetçiotu çayı içmek iyi gelir. Gerginlik ve endişeleri azaltmak üzere buna kediotu ve çarkıfelek çiçeği eklemek de iyi bir bileşim oluşturur. Sarı papatya çayı ve kedinanesi çayı da geleneksel bir rahatlatıcı ve endişeleri yok edici olup yatmadan önce alınan şifalı bitki ilaçlarıdır. Çarkıfelek ve portakal çiçeği çayları da uykusuzluğa iyi gelir.

Demirhindi, ceviz, tarçın, hıbuskus ve kakule uyku yapar

Kahve, patlıcan, mercimek gibi uykuyu kaçıran gıdalar yenmemelidir.

Elma, havuç, armut, nar, meyve suları vücudu rahatlatır.

Sinirsel durumlarda kediotu, lavanta, kakule demlenir ve çay olarak içilirse vücut sinir uçları rahatlar ve vücuda rahatlık verir, uyku gelir.

UYARICI

Anason vanilya safran İran rezene kakao

-Vanilya safran tercin tozu beyaz karabiber rezene karanfil kesi boynuz tozu cam balı çiçek balla karıştır

-Demleme çay: Ada çayı anason mentol nane oğul otu mercan köşk lavanta yarpuz ökse otu ayrı ayrı içilir Hangisinden tercih edilirse 2 3 L su karıştırabilirsiniz.

4 RİTİM

SAFRA Ateş (21-17) Mart(saç)Temmuz(ağız)Kasım(omurgalar)

KARACİĞER Toprak (21-17) Nisan(alın)Ağustos(çene)Aralık(karın)

KAN Hava (21-17) Mayıs(gözler)Eylül(omuzlar)Ocak(tenasül)

AKCİĞER su (21-17) Haziran(burun)Ekim(göğüs)Şubat(bacaklar)

(Her ay 21-17sinden 21-17sine hesapla)

Burada dikkat edeceğiniz aylara 17’sinde 21ine kadar dönem mevsimleriniz 4günlük korumasızın kan ve bağışıklık sisteminize 4 mevsime göre hazırlayacak

-Tuz -şeker -un perhiziyle

(4gün-4gün-4gün)

-Bu dört gün içinde kesinlikle şeker-tuz-un kullanmayın

-Bilhassa WBC enfeksiyon durumları +4- -10+

 

YÜKSEK TANSİYON

Kolesterolü arttıran gıdalardan uzak durulur, kolesterol, tansiyonu da etkiler. Eğer böbreğiniz rahatsız ise böbreğinizin tedavi edin. Böbrek tedavi olmadan tansiyonunuz düşse bile tekrar çıkar. (Böbrek hastalıklarına bakınız)

Tansiyonun en iyi ilacı incir yemektir. Düşüğü çıkarır, yükseği indirir. Yani dengeler. Her gün düzenli olarak 200 gr. incir yenmelidir.

Mümkünse zeytin ağacında yetişen ökse otu, zeytin yaprağı (daha az) ve kekik karışımı kaynatılıp balla tatlandırılarak günde 3 su bardağı içilmeye devam edilir.

Eğer tansiyonunuzun stresle ilişkisi varsa oğul otu, karabaş otu (daha az) karışımı kaynatılıp balla tatlandırılarak günde 3 su bardağı içilir.

Elma sirkesi yüksek tansiyondan korur.

Günde 3  4 diş sarımsak yemek tansiyonun düşürür. Sarımsak şurubu yapılıp içilir.

Sabahları aç karnına 4  5 adet ceviz içi yemek, tansiyonun düşmesinde faydalıdır.

1 bardak kaynamış suyun içerisine 1 çay kaşığı biberiye konur ve demlenerek içilir.

1  2 çay kaşığı ince kıyılmış ökse otu 1 bardak soğuk suda 8 10 saat bekletildikten sonra hiçbir tatlandırıcı koyulmadan sabahları aç karnına içilir.

Zeytin yaprağı, oğul otu, ökseotu, lavanta, alıç demlenip içilir.

Hünnap, kekik, okaliptüs, şahtere demlenip içilir.

Limon kabuğu ile yenmeye devam edilir, limonata içilir.

Alıç çiçeği, zeytin yaprağı, ökse otu, biberiye, oğul otu, hibiskus demlenip tok karnına içilir.

Civanperçemi, az pelin otu karışımı içilmeye devam edilir.

Turunç, greyfurt tansiyonu düşürür.

K an aldırmak ve Hacamat yaptırmak tansiyon için faydalıdır.

İki kaşık keten tohumu tavada ısıtılır, üstüne yoğurt dökülerek yenir.

YANIK ve HAŞLANMALAR

Yanık günlük hayatta karşılaştığımız yaralanmaların arasında en yaygın olanlarından dır. Derecesi ne olursa olsun mutlaka dermatoloji uzmanlarına ve plastik cerrahi doktorlarına başvurulması gerekir. Ancak evinizde ilk müdahale olarak başvurabileceğiniz yöntemler de vardır.

Yanıkların şiddetine göre tedavisi değişir. Hayatı tehdit edecek derecede büyük yanıklar üçüncü derecede yanıklardır. Üçüncü derecedeki yanıklar hastanelerin yanık ünitelerinde tedavi edilmelidir. Bu tür yanıklara zamanında müdahale edilmezse ölümcül olabilir. Birinci ve ikinci derecedeki yanıklar ise nispeten evde tedavi edilebilir özelliktedir.

Bu durumlarda, yanığa diş macunu sürmek ilk akla gelen tedavi yöntemidir. Oysa bu müdahale yanığın sadece hararetini alır, yanığa hiç bir fayda sağlamaz.

Bir yanığa ilk yapılması gereken şey bölgedeki sıcaklığın azaltılmasıdır. Yanan bölge 15-30 dakika kadar su içinde tutulur. Lavanta yağı yanığın acısını alır.

Yanık için pek çok bitkisel reçete önerilebilir. Bunlardan birkaç tanesi aşağıdadır:

Eşit miktarlarda içyağı (kuyrukyağı) ve zeytinyağı bir miktar bal ilave edilerek karıştırılır ve yanıklara sürülürse ağrı sızı ve iz bırakmaz. Bu karışım yaranın düzgün kapanmasını sağlayacak ve enfeksiyonu engelleyecektir.

Yumurta akı yanık iyileşme ve iz tedavisinde mükemmel bir alternatiftir. Yanık oluştuğunda, 1 saat yumurta akının yanık deri üzerinde kalması ile cildin kendini tekrar onarması için gereken ortam sağlanır.

Yanık alana çiğ patates dilimleri uygulanır. Yanık alana zaman zaman soğuk süt damlatılmalıdır. Yanık alana kesilmiş domates kapatılıp bir süre bekletilir.

Elmayı özellikle eksi yeşil elmayı rendeleyip yüzünüze maske yapıp 1 saat bekletin. Yanık izlerinin geçtiğini göreceksiniz.

Kaynar sızma zeytinyağının içinde saf balmumu eritin. Yaptığınız merhemi yanığa sürün. Çok çabuk iyileştiği gibi iz de kalmadığını da göreceksiniz.

Yanığa maruz kalan kişiler yüksek protein ve bol kalorili beslemelidir. Düzgün beslenme yanıkta büyük önem taşır.

Küçük yanıklarda gecikmeden sarısabır (Aleo vera) yaprağının kabuğunu kaldırıp iç kısmını acıyı azaltmak ve iyileşmeyi hızlandırmak üzere yanık yere uygulayın. Daha sonra aynısefanın soğuk kompres ya da merhemini aynı yere bir kez daha uygulayım.

Uyarı: Büyük yanıklar acil vakalardır. Hemen profesyonel bakımı gerektirirler. Beklerken yanığı soğuk (ama buzlu olmayan) suyla serinletin ve hastaya kendine güvenmesini telkin etmeye çalışın.

ZATÜLCENB VE İLACI

Zatülcenp hastalığı, hacamat olmamaktan, vaktinde amel şerbeti içmemekten (Sinameki içmemekten) ileri gelir. Abur cubur yiyip mideyi bozmaktan da olabilir. Bunun ilacı: Udi hindiyi toz haline getirerek bir fincan zeytin yağının içine konup aç karnına içilir.

Keten tohumu, bir tülbent içine konacak meyan kökü, incir, bir arada kaynatılarak elde edilen bu sudan içilecektir. (İyi olana kadar devam edilir.)

ZEHİRLENMELER:

Organizmalarda fizyolojik bozukluklara sebep olan kimyasal maddelere zehir denir  Vücudun herhangi bir şekilde zehirden etkilenerek sürekli veya geçici olarak bozulmasına zehirlenme denir. Zehirlenme insan hayatında kaza, yanma gibi sık rastlanan durumlardır.

Bitkisel tedavi: Zehirlenmeler karşısında doktora gitmeden önce kendiniz bir karışım hazırlıya bilirsiniz.

Dövülmüş sarımsak, keten tohumları ile birlikte lapa kıvamına gelinceye kadar yoğurt ilave edilerek karıştırılır. Hazırlanan lapadan hastaya bol bol yedirilir.

Ihlamur çiçekleri, 15 dakika süreyle kaynar suda demlemeye bırakılır. Süzülerek elde edilen sıvı, bir kaba boşaltılarak dinlendirilir. Dinlendirilen sıvıdan ısıtılarak hastaya bol bol içirilir.

Tütün gibi kıyılan enginar yaprakları, sütlü suda 20 dakika süreyle kaynatılır. Sıkılarak elde edilen posa, lapa kıvamına gelinceye kadar, dövülmüş maydanoz ilave edilerek yoğurulur.

Bal şerbeti (Bir kâseden büyükçe olarak içilecek

ZOR KAYNAYAN KIRIKLAR VE KAYNAMASI

En iyi ilacı burçak lapası sarmaktır. 48 saat bağlı kalsın, en yakın kliniğe başvurunuz.

 

 

---------------------------------------------------------------------------------------------------------

PIRATİK BİLGİLER 2

Burada yararlı otlarla evde yapılan tedaviyle karşılık veren bazı yaygın hastalıkların bir listesini göreceksiniz. Daha ciddi sorunları kendi kendinize tedavi etmeye kalkmayın.

Pek çok şikayetinde çoğu kez yanlış diyet, stres ve diğer dış etkenler yüzünden oluştuğunu akıldan çıkarmayın. Daha az yaygın olan ve türler arasında karıştırılacak olan olan otlar burada bitki bilimindeki adlarıyla verilmiştir.

Daha ayrıntılı bilgi için A dan Z ye Yararlı otlar bölümüne bakın. İstenen sonuçlar almak üzere melez, kültür ya da değişikliğe uğramış olanların yerine ana tür bitkileri kullanın.

Bazıları yüksek oranda zehir içerdiği için kullanırken bitki türünden tamamıyla emin olmalısınız. Tam dozajı uygulamadan önce herhangi bir ilacı küçük miktarda almak her zaman tavsiye edilir.

Eğer ters bir reaksiyon olur ya da şikâyetiniz kötüleşir veya devam ederse yararlı otlarla ilgili tıp uzmanından profesyonel yardım isteyin.

SOĞUK ALGINLIĞI VE GRİP:

Soğuk algınlığından korunmak için günde üç

Kez birer diş sarımsağı yiyin ya da sıkarak suyunu için. Yararlı otların esans yağları da zararlı bakteri ve virüsleri yok etmede çok etkilidir. Bunlar ayrıca buhar soluma ve oda havasını tazeleme de yararlı olurlar.

Kuşburnu çayını çok fazla C vitamini içerdiği ve soğuk algınlığı ile diğer iltihaplanmalara karşı direnç oluşturduğu söylenir.

Toz acı biber de kan dolaşımı ile sindirim sistemini uyardığı gibi, soğuk algınlığını savuşturmada çok iyidir.1/2 çay kaşığı toz acı biberi 1 fincan kaynar suda 10 dakika süreyle demlendirin, süzün. Bundan 1 yemek kaşığı alıp sıcak suya katarak gerektikçe ya da yemeklerden önce için.

Soğuk algınlığının ilk belirtisi görüldüğünde mürver çiçeği ile nane ve civanperçemi karışımını hazırlayın. Bu 3 yararlı otun 1/2 şer çay kaşığını 1 fincan kaynamış suya koyup 20 dakika süreyle demlendirin.

Süzün ve buna 1 çay kaşığı bal ve 1/4 çay kaşığı toz acı biber katın. Bu in füzyon bileşimi soğuk algınlığı ve gribin yoğunluk ve bedende yarattığı rahatsızlıkları hafifletecektir. Eğer bu bileşim size iyi gelirse, kış için bu yararlı otları kurutup karıştırarak saklamak doğru olur.

Aynı durumda bir başka ilaç, en kısa sürede köpekayası yapraklarından 9 tane alıp kıyarak bunu 1 yemek kaşığı bal ile birlikte yemek olur. Bu yararlı ot ilacını gerektikçe yaparak alın. Soğuk algınlığı ve griple mücadele etmek için Limonun bakterilere karşıt özelliğinden yararlanmak üzere istedikçe sıcak limon ve bal karışımını için.

Soluk alışını rahatlatmak ve ateşi düşürmek için mürver çiçeği, nane ve civanperçemi karışımı çayını sık sık için. Mürver çiçeği ayrıca nezleden dolayı burunda oluşan yangıları azaltmada da faydalıdır.

Eğer bu durumda üşümede eşlik ediyor ise mürver, oğul otu, zencefil kökü ve toz acı biberi de ekleyin. Yemeklere serpilen karabiberde aynı faydalı etkiyi yaparken ayrıca hardal tohumu in füzyonunu benzeri amaçla alabilirsiniz.1/4 çay kaşığı hardal tozunu 5 dakika süreyle 1 fincan kaynar suda demlendirin. Bunu günde 3 kez için. Ya da 4 litrelik bir hardal in füzyona hazırlayarak banyo suyuna katın.

Nezle ve grip için bu durumlarda antiseptik nitelikler taşıdığı için iyidir. Nezleyi temizler ve yangıları azaltır. Bu yararlı otun çiçek başaklarının kurusundan 2 çay kaşığını alıp 10 dakika süreyle kaynar suda demlendirin. Ve günde 3 kez 1er fincan için. Ayrıca nezleyi hafifletmek ve geçirmek için hodan, öksürük otu, karakafes otu ya da yer sarımsağı in füzyonları da iyi gelir.

Tıkalı burnu açmak için sarı papatya ya da okaliptüs buharını solumak iyi gelir. Bir tutam fesleğeni buruna çekmek de koku alma duyunuzu geriye getirebilir. Beden ısınız normale dönünce tırmanıcı yoğurt otunun in füzyonunu günde 3 kez rahatça terlemek, mide rahatsızlıklarını önlemek ve rahat uyku uyumak için alın. Meyve suları ve evde hazırlanmış sebze çorbaları, taze meyve ve salata yemeye, içmeye başlayın. Şimdi de duyarlı olan sindirim sisteminize yükleme yapmamak için ağır besinleri almayı erteleyin.

Gripten sonra iştahı açmak için köpek ayası çayı iyi gelir. Eğer gribi uyuşukluk ve depresyon halleri izliyorsa oğul otu ya da mineçiçeği çaylarını için. Eğer durum birkaç gün daha sürerse profesyonel uzmandan yardım isteyin.

AKNE

Yüzü yıkayıp iyice temizledikten sonra temizleyici olan sarı papatya zehirleri atmaya yarayan civanperçemi antiseptik olarak kedi nanesi rahatlatıcı ve antiseptik olan lavanta ya da güçlü bir mikrop kırıcı olan kekik infüzyonlarıula durulayın. Limonun suyu yüzdeki hafif lekeleri temizler, yangınları azaltır ve kan dolaşımını geliştirir. Yüzdeki yangınları azaltmak ve yerel tedaviyi geliştirmek üzere aynısefa çiçeği merhemi sürünüz. Akneye diyette değişiklik yapılarak ta yardımcı olunabilir. Bu nedenle hangi yiyecekleri alacağınızı düşünün. Şekerli yağlı ve sütlü besin tüketimini kesin.

AYBAŞI HALİ

Kadınların aybaşı hali öncesi yaşadıkları hafif baş ağrısı, sinirlilik, depresyon, sıvı tutma ve acılı göğüs şikayetleri için en iyi ilaç eşekotu yağıdır. Londra Hastanesi'ndeki testlerde araştırma yapılarak %85 inde iyileşme olduğu belirlenmiştir. Diğer yararlı ot olan yetiştirilmesi kolay ama tohumundan yağ çıkarılması zor bir işlemdir. Bu nedenle kapsülleri sağlıklı ürün satın alınır. Ayrıca bu konuda yararlı diğer otlar bunlardır: Alman papatyası da denilen bir tür sarı papatyanın çayı yatıştırıcı ve aybaşı dönemi öncesi rahatsızlıkları azaltıcı olur. Bu yararlı ot in füzyonlarını günde üç kez belirtileri azaltmak için alınız.

-Aybaşı krampları için sarıpapatya ya da kedi otu in füzyonunu günde 3 kez yarım fincan (125 ml) olarak veya koyungözü çayını günde 2 kez alınız.

-Ağırlık hissiyle beraber kramplar için ahududu yapraklarının sıcak in füzyonu salık verilir.

-Aybaşı ağrıları ve ağır kanamayı azaltıp kişiye yardımcı olmak üzere aslan pençesi yaprakları ile 2 kat yoğun hazırlanan in füzyonu günde 3 kez alınız. Bu ilaç ayrıca menopoz sorunlarını da rahatlatır.

-Menopoz belirtilerini azaltmaya yardımcı olmak için: hayıt ağacının seks hormonunu düzenleyen kuru yemişlerini deneyin. Bunlar ayrıca doğum kontrol hapı alan kadınlarda aybaşı hali öncesi bedenin doğal dengesini kurmaya yardımcı olur.

Bir çay kaşığı ha yit yemişini 15 dk. süre ile demlendirip bunu günde 3 kez birer fincan olarak için. Aslan kuyruğu da menopoz döneminin sorunlarını azaltır. Belirtiler sinirlilik ve endişeli oluşumda içeriyorsa, bin bir delik otu salık verilir. Bu otun çiçekli tepesinden yapılan infüzyonu günde 3 kez içiniz.

BAŞ AĞRILARI VE MİGREN

Burada yararlı otlar nedenini ortadan kaldırmasa bile rahatlama getirir. Koyun gözü migren için birincil dereceden savunulabilir yararlı ot haline gelmiştir.

Küçük ya da orta boy taze ya da donmuş yaprağını ekmek arasında günde 3 kez yenilirse vakaların %70'de  (genellikle başı ısıtılınca rahat eden hastalar) rahatlama sağlamaktadır.

Ancak ,bunun çok duyarlı kişilerde ağız ülseri  yaptığı saptanmıştır. Koyun gözünün çıkardığı sonuçlar bedende birikme niteliğindedir.

Yani, sonuç vermesi için  bazen 6 ay geçmesi beklenebilir. Seçenek olarak ,bu otun yaprağının infüzyonu günde 2 kez yarım fincan içmek migren ağrılarını azaltır.

Lavanta da stresle ilgili baş ağrılarında yararlı olur ve kedi otu ile iyi bir bileşim oluşturur. Lavanta çiçekleri ile yapılan infüzyonu günde 3 kez içiniz. Kedi otunun standart in füzyonu gerginlikten gelen baş ağrılarına rahatlama getirir. Gebelik sırasında rahmin uyaracağı için koyun gözü almayınız.

BOĞAZ AĞRILARI

Limonun mikroplara karşıt oluşu özelliği okaliptüs gibi doğal bir antiseptik ile birlikte in füzyon olarak hazırlanıp alındığında daha da artırılır. Kekik güçlü bir mikrop kırıcıdır. Boğaz ağrısı, bademcik iltihabı ve larenjit için iyi bir gargaradır.

Çemen otunun standart çayı ile yapılan gargara, kasıkotu ya da veya yılan kökü boğaz ağrısına ağız ve il yangınları ile larenjite çok iyi gelir. Alman papatyası da denilen sarı papaya türünün yangınlara karşıt oluş ve antiseptik nitelikleri boğaz ağrıları, ağız iltihapları ve bunlara eşlik eden diş eti iltihaplarına çok iyi gelen bir gargara elde etmenizi sağlar. Bu belirtileri rahatlamak için iki kat yoğun sarı papatya in füzyonu hazırlayın. Nanede bulunan mentol de çok hoş kokulu bir antiseptik sağlar.

-Boğaz ağrıları için adaçayı ya da kekik sıcak kompres hazırlanıp atkı gibi boğazı sıcak tutmak üzere sarılır. Ayrıca bu amaçla meyankökü de çiğnenebilir.

ÇIBAN VE YARALAR

Çıban baş vermesi için limonun suyu uygulanır ya da haşlanmış yarım soğanın ortasındaki ilk tabaka çıkarılıp çıbanın üzerine minik bir kubbe oluşturacak şekilde oturtulur. Çıban ve yaraya mikrop kırıcı kedinanesinin yapraklarından hazırlanan lapa; gene mikrop kırıcı olan planetin muzunun yaprakları ya da boy

otunun(çemen)tohumları yangını azaltmak yerel iyileştirme sağlamak üzere uygulanır. Eğer bir yerimizde yangın ve mantar iltihabı varsa, aynısefanın taç yapraklarının merhemi güvenlikli bir iyileşme sağlar.

DEPRESYON (DÜŞKÜNLÜK)HALİ

Lavanta çiçeği in füzyonu günde üç kez alındığında etkili bir canlandırıcı içecek olur. Özellikle biberiye ile birleştirilirse bu etki daha da artar. Biberiye psikolojik gerginlikle sonuçlanan veya hastalık sonrası duyumsanan bitkinlik durumlarında da çok iyidir. Standart in füzyonu hazırlanır. Ayrıca iyi bir bileşim oluşturulur.

DİŞ AĞRILARI

Karanfil ağacının kurumuş çiçeği güçlü bir yerel antiseptik ve hafif ağrı kesicidir.

Kısa süreli önlem alarak 1 damla karanfil yağını hidrofil pamuğa damlatılıp ağrıyan diş ya da yakınına dokundurun. Cin yağı ile karanfil yağını karıştırıp pamukla sürün

Buna seçenek olarak bir kurumuş karanfil ağacı çiçeğini dilin içine ve ağrıyan dişin yakınına koyun ve etkili olduğu sürece orada bırakın.

GAZLI OLMA HALİ

Anason tohumu, firenk kimyonu ya da rezene gaz çıkarma durumunda teker teker etkili iken, bunların bileşimi daha da etkili olur.3 yararlı otu karıştırıp in füzyon hazırlayarak her yemekten 30 dk. önce birer fincan içiniz.

Birçok baharat tohumu da gaz çıkarmaya yardımcı olur iken, istenilen sıklıkla karanfil ağacı kurumuş çiçeği veya yeni bahar tohumları çiğnenir ya da in füzyonları içilir. Yemeğe serpilen karabiber de gazı çıkarır. Zencefil kökü kakule ve kişnişin çok hoş kokuları olup bunlar gaz ve neden olduğu ağrıları geçirirler.

Oğul otu gazlı olma halinin bedende yol açtığı spazmları rahatlatır ve 1/2 çay kaşıklık bir dozluk toz halindeki melek otu kökü mide ve karın boşluğundaki gazları çıkartır.

GEBELİK VE DOĞUM

Gebelik sırasında güçlü etkileri olan ve özellikle rahmi uyaran altın mühür gibi yararlı otların alınmasından kesinlikle sakınılmalıdır.

Doğum ağrılarının ilk aşamalarında süngere emdirilen gül suyu, lavanta suyu ya da biberiye in füzyonu ile bedeni silmek hem rahatlatıcı hoş bir koku hem de hafif antiseptik etkiler sağlar.

GERGİNLİK HALİ

 Sakinleştirici ilaçların tersine, sinirsel gerginliği rahatlamaya ek olarak yararlı otlar merkezi sinir sistemini düzeye koyup canlandırırlar.

Burada en iyi iki tedavi şekli pek çok sinirsel şikâyete iyi gelen çiçekli tepsi ile kediotu ile yapılan: sinirsel spazmlara, ürpermelere, fobilere uykusuzluk ve huzursuzluk hallerine iyi gelen iyileştirmeleridir. Ne iyidir ki bu iki yararlı ot birlikte çok iyi bileşim oluşturur. Bu otların ayrı ya da bileşim olarak in füzyonlarını hazırlayın.

Ağır stres halinde günde üç kez 1 fincan ya da her 3 saatte yarım fincan içiniz. Matbu tedaviyi çok uzun sürdürmeyin. Hodan yapraklarının standart in füzyonu böbrek üstü bezleri için tonik olup streslere karşı tepki gösterir. Hodanın çiçek ve yaprakları cesaret artırmada geleneksel üne sahiptir. Bir şarap kadehi in füzyonu stres halinde sinir sistemini rahatlatır.

Çok heyecanlı ve telaşlı geçen bir günden sonra ginseng ya da ıhlamur çiçeği veya lavanta çayını merkezi sinir sistemimizi rahatlatıp düzene koymaları için içiniz. Ihlamur çiçeği ve lavanta sinirsel yorgunluğa karşı savaşmak üzere çok iyi bir bileşim oluştururlarken oğul otu depresyona karşı beden etkinliğini hafifçe artırıp gerginliği azaltır. Oğul otu da lavanta ve ıhlamur çiçekleri ile iyi bir bileşim oluşturur. Gerektikçe bu bileşimin çayını sabah ve akşamları birer fincan içiniz.

Kestere merkezi sinir sistemini güçlendirir ve hafif yatıştırıcı olurken özellikle baş ağrısı ve nevraljilere iyi gelir. Günde üç kez birer fincan in füzyonunu içiniz.

Rahatlatıcıları istendiği anda içilebilen sarı papatya ve stresle ilgili gerginlikleri yatıştırıp rahatlatıcı olan çuha çiçeğinin in füzyonlarını alın. Bunları taç yaprakları ile hazırlayacağınız in füzyonu günde 3 kez birer fincan içebilirsiniz. Bunlar istenirse ıhlamur çiçekleri ile bileşim yapabilir.

Gerginliği azaltmak için bindirteli otunun standart in füzyonu ağrı kesici ve yatıştırıcı etkiye sahiptir. Depresyon hali olmadıkça, endişeyle ilgili kötü durumlarda sinirleri yatıştırır. Öte yandan sinir sisteminin uyarıcısı olan biberiye, depresyona neden olan gerginlikleri atlatmada yararlıdır.

GÜNEŞ YANIKLARI

 Güneş yanığı ya da hafif yanıklar için sarısabır yapraklarının suyu serinletici ve iyileştiricidir. Doğrudan doğruya yanık yere uygulanır. Bu konuda kuzukulağı da serinletici ve iyileştiricidir. Kuzukulağı çayının güneş çarpması ve bitkinlik hallerinde yardımcı olacağı ve günde 1 fincan alınması gerektiği söylenir. Bin bir delik  otunun yağının sıcak suda elde edilen eriyiği de hafif yanıklara iyi gelir.

HEMOROİD (BASUR)

Hafif hemoroit vakası için ilk seçenek basur otudur. Anüs çevresindeki şişmiş damarları büzüp rahatlatır. Bu otun kökünün standart in füzyonun için ya da yoğun in füzyonuyla hazırlayacağınız merhemi yerine uygulayın. Hemoroit kanamaları için yararlı otun merhemini sürün. At kestanesi yemişlerinin difüzyonu günde üç kez içilir ya da kompres yapılırsa damarları güçlendirir ve hemoroit tedavisine yardımcı olur.

-Sarıhalile ve karahalile zeytinyağında yumuşatılır.

-Toz haline getirilir.

-Mercimek büyüklüğünde yutulur.

-Meşe odunu kül haline getirilir. Çay ağacı yağıyla krem haline getirilerek pansuman yapılır.

İÇKİ SONRASI RAHATSIZLIKLARI

Limonlu su ya da fazla C vitamini içeren portakal suyu, sıcak nane veya yabani kekik çayı bu gibi rahatsızlıkları azaltabilir.

Civanperçemi ve mermer çiçeği çayı da bedende bulunan tüm toksin maddeleri atar.

İŞTAHSIZLIK

Frenk kimyonu ile ginseng güçlü uyarıcılardır. Bunlardan birinin standart in füzyonu istendikçe her yemekten yarım saat önce içilir. Köpekayası çayı günde üç kez 1 fincan alınırsa, grip ya da iştahı kesen diğer hastalıklardan sonra sindirim sistemini uyarıp iştahı açar.

KUSMA VE MİDE BULANTILARI

Yeni öğütülmüş zencefil ya da tarçın kabuğu in füzyonu yapılır ve gerektikçe alınır. Ya da bunlar normal çayın üzerine serpilip içilirse kusma ve mide bulantısını yatıştırır. Karanfil ağacı kuru çiçekleri yemek ve içeceklere hoş koku verirken, infüzyonunu hazırlayıp içilirse sindirim sistemini uyarıp mide bulantısını bastırır. Bunun için 10 karanfil ağacı çiçeğini 1 fincan kaynar suda demleyin ve gerektikçe içiniz.

MAYASIL KAN DOLAŞIMI VE SOĞUK AYAKLAR

El ve ayakları ısıtmak için onları ılık suda ısıtılmış hanımeli çiçeğinin sıvısıyla, hafifçe ıslatıp masaj yapın. Bu işlem, deri yüzeyine kan akışını sağlayacaktır.

Bedende kötüleşmiş kan dolaşımı yüzünden soğuk olan ayaklardaki kan dolaşımını geliştirmek için 1 yemek kaşığı yeni öğütülmüş hardal tohumunu 2 litre suya karıştırın. Acı biber tohumu tozu da kan dolaşımını uyarmak üzere güçlü bir ilaç olur, el ayak uçlarına kan akışını sağlar

Mayasılın düzelmesi için bunlarla yapılan merhem kullanılır.

Mürver çiçeği yaprağı mayasıla iyi gelir.1 birim taze yaprağa 2 birim petrol jölesi karıştırın ve yaprakla kıtır kıtır olana kadar ısıtın. Karışımı süzün ve kaba koyarak etiketleyin. Gerektikçe kullanın.

Kötü kan dolaşımını geliştirmek için  gülün çiçek tabanı ile atkuyruğu karışımı yada  karabuğday  çayını her gün kılcal damarları güçlendirmek üzere için. Bazı baharat türleri ve güçlü kokulu yararlı otlar söz gelişi, karabiber, karanfil ağacı çiçeği, tarçın, kişniş, kimyon, yeni öğütülmüş zencefil kökü, sarımsak, mercanköşkü biberiye ve kekik kan dolaşımını geliştirirler. Bunları sık sık özellikle kış aylarında perhiz katıp kullanın

MİDE AĞRILARI

Hastalığa neyin sebep olduğunu bilenler için; koşullar izlendiği sürece yararlı otlar o kişiye yardımcı olabilir.

Rahatlatmak, iyileştirmek ve midenin duyarlı mukozasını takviye etmek için yangı azaltma etkisi bulunan sarı papatya ya da gülhatmisi çayını gerektikçe içiniz.

Sindirim bozuklukları bu tür karaağacın kabuğunun satın alacağınız tozunu ilaç gibi kullanabilirsiniz.1/2 ila 1 yemek kaşığı toz ağaç kabuğunu soğuk suya katarak macun yapın. Sonra 1 fincan ılık süt ya da su ve tatlandırıcı olarak bal ile karıştırıp iyice kaşıkla çevirdikten sonra içiniz. Midede uzun süreli ve şiddetli ağrılar bir tıp uzmanın tanısını gerektirir.

Sindirim izlikten doğan mide krampları için antiseptik olan kedinanesinin in füzyonunu için.

ÖKSÜRÜKLER

Bronşlardaki iltihaplanma ile mücadelede güçlü antibiyotik içeriği nedeniyle sarımsak yiyin. Akciğer ve hava geçitlerindeki hava ve ısıyı çıkartmak için ilk seçenek köpek ayasıdır. Bunun standart ve ılık in füzyonunu günde üç kez içiniz. Öksürük ve soğuk algınlıklarında önemli olan bir yararlı ot da öksürük otudur. Bu otun yaprak ve çiçeklerinin in füzyonu ciğerlerdeki hava geçitlerini rahatlatır, doku iyileşmesini destekler ve duyarlı mukoza zarlarını daha fazla zarar görmekten korur.

Öksür spazmlarını rahatlamak ve mukozayı temizlemek için çuhaçiçeği şurubu ya da bunun kökünün 5 dk. süreyle kaynatılarak elde edilen bitki özünü günde 3 kez 1'er fincan içiniz. Öksürük otu ve anason birlikte alınır. Bu karışımın balgam söktürücü özelliği vardır. Ve öksürüklere karşı alınan bu karışım daha fazla damak tadı içerir.

Rahatsız edici öksürükler için aşırı nezle ve balgam çıkarma durumlarında andızotunun antiseptik etkisi, bitki özünün rahatlatıcı niteliği ile çok iyi bir ilaç oluşturur. Bitkinin ufalanmış kökünden 1 çay kaşığı alıp in füzyonunu hazırlayın ve her 9 saatte bir 1 fincan için. Böylece günde aşağı yukarı 3 kez içilir. Rahatsız edici öksürük gülhatmisi kökünün tozunun in füzyonu ile hafifletilir. Bu in füzyonu ile hafifletilir. Bu in füzyona köpekayası ve meyan kökü de eklenebilir.

Çok kuru öksürükler için köpekayası in füzyonunu sağır kuyruğu ile birleştirin.

Nezleyi hafifletmek için göğse uygulamak üzere yeni öğütülmüş hardal tohumunu kullanarak bir lapa hazırlayın.110 gr ezilmiş hardal tohumunu ılık suyla karıştırıp koyu kıvamda bir macun elde edin. Bunu iki katlı gazlı bezin arasına yayın ancak alttaki gazlı bezi ıslatın ki cilde yapışmasın. Bu lapayı yalnızca bir dakika süreyle göğsün üzerinde tutun. Hardalla birlikte keten tohumu da nezleyi hafifletme işleminde yardımcı olur. Planetin muzunun yaprakları da hafif bir balgam söktürücüdür. Bu yararlı ot özellikle Rus ecza şirketleri tarafından üretilmektedir. Çin anasonun da balgam söktürücü ve mikroplara karşı güçlü bir etkisi vardır. Ayrıca bu yararlı ot diğer öksürük ilaçları ile çok iyi bileşim sağlamaktadır.

 PEKLİK

Diyette lifli besinlerin yer alması ve düzenli spor yapma bağırsakların sağlıklı çalışması için önemli etkenler olurken, sinirsel gerginlik ve duygusal endişe halleri pekliğe neden olurlar. Yararlı otlar bu konuda kişiye yardımcı olabilirler.

Ancak olayın altında yatan nedenler araştırılmalıdır.

Bu konuda gerektikçe alınan incir şurubu değerli bir ilaç olur. Ezilmiş keten tohumunun in füzyonunun da rahatlatıcı müshil etkisi vardır. Bundan sabah akşam birer fincan içilir.

Meyankökü hafif ve hoş bir müshildir. İstendikçe bu kök çiğnenir ya da 1 çay kaşığı kök tozunun 1 fincan kaynar suda elde edilmiş özünü günde üç kez içiniz

Ancak bunun fazla dozları güçlü reaksiyon yapar. Gül çiçeğinin tabanı da hafif bir müshildir. İkiye bölünmüş gül tabanlarının kaynar suda bitki özünü çıkarın ama bedeni rahatsız edecek tohum ve tüyleri atmak üzere iyice süzün. Bu bitki özünü gerektikçe içebilirsiniz.

Uzun süreli peklik durumu ya da bağırsak işlevinin değişmesi halinde uzman doktor ya da yararlı ot uzmanına başvurulmalıdır.

SAMAN NEZLESİ

Saman nezlesi ve benzeri alerjilerin sıkıntısını çekenler   kedinanesi in füzyonundan yararlanabilirler. Bu in füzyon günde dört kez 1/2 fincan olarak alınır. Tahriş olmuş mukoza zarı zula otu mercan köşkü, lavanta ya da kekik ılık in füzyonlardan biri ile içilerek rahatlatılıp hafifletilir.

Acı fındığın 1 biriminin 4 birim su içinde kaynatılarak hazırlanan soğuk kompresi gözleri rahatlatır. Sıcak sığır kuyruğu ile gözlük otu çayı, gözlerdeki aşırı çapağı yok eder ve gözlük otu gözlerin etrafındaki kırmızılı lığı azaltır. Bunlar günde üç kez içilir. Ancak kızarmış ve ağrıyan göz kapakları başka etkenlerin sonucu da olabilir

Eğer bu belirtiler ısrarla devam ediyorsa yararlı ot uzmanına başvurunuz.

SİNDİRİM

Yemeklerde en çok tat ve baharat katan yararlı otlar aynı zamanda mide ve bağırsaklarda salgılanan sindirim sularının akışını uyarır ve bu uyarımla alınan yağların yağ asitlerine dönüşü ve besinlerin beden tarafından emilişindeki verim artar. Yemeklere yararlı otların klasik eşliği iyi bir gerçeği yansıtır.

Biberiye, yağlı koyun eti, rezene yağlı balıklar ve bayır turpu sığır etinin sindirimine yardımcı olur. Kokulu yararlı ot tohumlarından çoğu iyi sindiricilerdir.1 yemek kaşığı anason tohumunu alıp 1 fincan süt ile birlikte kaynatın ve bunu sindirim sisteminizi geliştirmek üzere için.

Kakule, tükürük akışını artırır ve sindirim sularına hoşnutluk veren bir koku katar. Her yemekten önce 1 fincan in füzyonunu içiniz. Sıcak nane çayı da yemeklerden sonra alınabilir. Hint yemeklerinin sonunda anason, frenk kimyonu, dereotu ve rezeneyi içeren bir in füzyon sunulur ve bu çok güçlü besinlerin sindirimine yardımcı olur.

Eğer hastalık dışında, sindirimde sürekli güçlükler çekiyorsanız nedenleri hızlı yemek yeme dengesiz beslenme ya da yaşadığınız ruhsal gerilimler olabilir. Böyle durumlarda sorunlarınızı yararlı otların etkisiyle azaltmayı düşünün.

Eğer sindirimle birlikte ısrarlı ve şiddetli  ağrı varsa bir yararlı ot uzmanı ya da uzman doktora başvurun.

SİSTİT

Sistit ve diğer idrar yolu iltihaplarını önlemek ve sistemdeki fazla sıvıyı atmak üzere siğili huş ağacının standart infüzyonualınır. Bu in füzyon aynı zamanda ayıüzümü ile bileşim haline getirilebilir.

Sweet Jo Pye'nun kaynatılmasıyla elde edilen bitki özünü günde üç kez içmek, sistiti de içermek üzere idrar yolu iltihaplarına iyi gelir. Civanperçeminin standart in füzyonu da antiseptiktir ve sistitten kurtulmaya yardımcı olur.

UYKUSUZLUK

Depresyon hali dışında uykusuzluk çeken kişiler için yatmadan önce faydalı bir yatıştırıcı olan şerbetçiotunun çayını içmek iyi gelir. Gerginlik ve endişeleri azaltmak üzere buna kedi otu ve çarkıfelek çiçeği eklemek de iyi bir bileşim oluşturur. Sarı papatya çayı ve kedi nanesi çayı da geleneksel bir rahatlatıcı ve endişeleri yok edici olup yatmadan önce alınan yararlı ot ilaçlarıdır. Çarkıfelek ve portakal çiçeği çayları da uykusuzluğa iyi gelir.

VARİSLİ DAMARLAR

Damarların varisle kapanmasını önlemek üzere çok şey yapılabilir; Pekliği geçirin diyetinize B, C ve E vitaminlerini katın, daha çok spor yapın, sigara içmeyi bırakın; çok sıcak suyla banyo yapmaktan ve uzun süreler ayakta kalmaktan kaçının.

Dolaşımı uyardıkları için zencefil ve toz acı biber gibi baharatı kullanın. Rutin adı verilen kılcal damarların esnekliğini artıran karabuğday, alıç yemişi ve at kestanesi gibi yararlı bitkilerin in füzyonlarını için. Bunları günde üç kezdin fazla almayın. Ya da kompres veya losyon olarak uygulayın.

Eğer damarlarınız ağrılı ya da yangılı ise aynı sefa çiçeği kompresi ve acı fındığın ispirtolu eriğini de ağrıları ve yangıyı azaltmak amacıyla kullanabilirsiniz.

 

 

Devam edecek 
ZİYARET İSTATİSLİĞİ
Aktif Ziyaretçi3
Bugün Toplam58
Toplam Ziyaret1249122
SAAT NERDE NE ZAMAN
HAVA DURUMUNU BİL
ALTIN GÜMÜŞ BAKIR DAN ŞAŞMA
AlışSatış
Dolar17.919417.9912
Euro18.320018.3934
ENVİDA TOKEN
 https://www.sakli-sifa.com
DRİVE MİNİNG
 https://www.sakli-sifa.com