SAKLI-ŞİFA
Global iletişim
Saklı-Şifa bünyesinde dergi kitap ve gazete gibi yayınların basıma hazır hale getirilmesi global iletişim ağları aracılı ğıyla sağlanmakta ayrıca film televizyon ve radyo programlarının yapım hizmetleri sunulmakta kurumumuz çatısı altında sağlık kurutulmuş bitkiler premiks liyofilizasyon ve distilasyon üzerine araştırma ile bilgi sunum hizmetleride yürütülmekte
”Türkiye’de ve dünyada markamıza ait”hiçbir fiziki satış veya yayın kuruluşu bulunma makta” karşılaşılan isim benzerlikleri” kurumumuzla bağlantılı olmayıp”yapay zekâ sistemlerinin hatalarından ve açıklarından” yararlanan bilgi kirliliklerinden kaynaklanmakta markamızın bu tür yetkisiz durumlarla hiçbir bağı yoktur bu kuruluşlar bukalemun gibi özelliğe sahip her renk'e girer ve her maskeyle gizlenirler. "Kamuoyuna saygıyla duyurulur"
ÖNEMLİ YASAL UYARI VE KAMUOYU DUYURUSU
14 YILDIR kesintisiz yayın yapan SAKLI-SİFA GLOBAL İLETİŞİM platformunun kurucusu SELÇUK UYSAL olarak internet üzerinde sosyal medyada veya fiziki dünyada hiçbir ticari mağazam ürün satışım bayiliğim ya da ortaklığım eş kardeş satış yerleri KESİNLİKLE YOKTUR bu web sitesi sadece bilgi ve iletişim amaçlıdır.
Yüksek ziyaretçi trafiğimiz fırsat bilerek adımızı logomuzu ve sitemizin içeriğini taklit eden şahsımın imaji üzerinden haksız kazanç sağlayan firmalar tespit edilmiştir
Ziyaretçilerimiz “bizden alışveriş yaptığını sanarak“aldatılması açıkça suçtur ismimizi ve emeğimizi izinsiz kullananlar hakkında”dürüstlük kuralına aykırı haksız rekabet ve karıştırılmalı iltibas yaratma suçu ve isim ve kişilik haklarının ticari amaçla ihlalı” vede emeğimiz üzerinden haksız kazanç sağlama nedenleriyle hukuk mahkamelerine nezdinde yasal yasal süreç ve tazminat davaları açılaçaktır ve de süreç başlamıştır
Değerli takipçilerimizin mağdur olmaması ve dolandırılmaması için adımızı kullanarak satış yapan sahte mağaza ve internet sitelerine kesinlikle itibar etmeyiniz tek resmi yasal ve güvenilir iletişim kanalım sadece bu web sitesidir
Saygılarımla Selçuk uysal Saklı-sifa
Söhbet 4 sayı 05 09 07 2026
BİSMİLLÂHİRRAHMÂNİRRAHÎM
"ÇAĞ MODERN, GAFLET KADİM MASKELER YENİLENDİ AMA NEFİS HÂLÂ AYNI."
Bizler bu dünyaya saf, temiz ve yüksek bir ahlakla geldik. Bölüşmenin, sevginin ve saygının bereket olduğu o güzel, eski günleri ne çabuk unuttuk unutturulduk.
Adına "modern çağ" dediler; imkanlar arttı ama nefisler doymak bilmedi gönüller körleşti,hırslar büyüdükçe ahlak küçüldü.
Bu mübarek bu günden olacaksa yarına geçeniz gündüze eşit doğam güne modern dünyanın sahte ışıklarından sıyrılıp özümüze, o temiz fıtratımıza dönmeye vesile olsun.
Rabbim bizleri gafletten ve doyumsuzluktan korusun geleceğiniz bereketli günler, sağlıklı huzurlu yollarınız daima hakikatin ışık yolu olsun.
Geçe gündüz akan anlar mübarek, tevekkülümüz daim olsun.
Saklı Şifa / Çoban Selçuk Uysal
BİSMİLLÂHİRRAHMÂNİRRAHÎM
(RAHMAN VE RAHÎM OLAN ALLAH'IN ADIYLA)
HAFTANIN TEVEKKÜLÜ: İNSANLIĞIN AYNASI VE BÜYÜK ÇÖKÜŞ
"Biz yeryüzüne saf, temiz ve ahlaklı geldik; fakat nefsimizin karanlığında kendi kıyametimizi hazırladık."
ÖZDEN KOPUŞ: DOYUMSUZLUĞUN ASIRLARI
İnsanoğlu bu yeryüzüne tertemiz bir fıtratla, yüksek bir ahlakla ayak bastı. Ancak zaman geçtikçe, dünya nimetlerini "hep benim olsun" hırsıyla yağmaladı; nefse gömüldü ve doyumsuzlaştı. Ahlak düzeni altüst oldu, insan "ne oldum delisi" bir mahluğa dönüştü. Asırlar asırları kovaladı; ne anne tanındı, ne baba... Son asırda ise tüm insanlık nefret kuşanıp birbirine girdi. Özellikle son 150 yılda kin, kibir ve kapris hayatın merkezine oturdu.
DİJİTAL ÇAĞ: KÖTÜLÜĞÜN YENİ AYNASI
Son 25 yılda ise asrın dijital gücü, akılalmaz bir boyuta ulaştı. Dijital teknoloji, aslında insanoğlunun bugüne kadar yaptığı her şeyin bir aynasıydı. İnsanlık bu muazzam buluşu, bir kurtuluş ve iyilik vesilesi yapmak yerine, kendi kötü halini besleyen bir silaha dönüştürdü. Dijital çağ, içimizdeki kötülüğü ve doyumsuzluğu daha da azdırdı. İlk zamanların o saf iyiliğinden kopuldu ve kötülüğe devasa yollar açıldı. Nefsin bu son doyumsuzluğu, zincirleme bir çöküşü başlattı: Önce ailede ahlak yok oldu, sonra mahallede, kasabada, ilde ve nihayetinde uluslarda...
GÜÇ SAVAŞLARI VE ZULÜM SALTANATI
Gücü eline geçiren uluslar, bu gücü bir koz olarak kullandı. Toplumları önce yapay savaşlara, sonra parçalanmaya ve en nihayetinde soykırımlara sürüklediler. Kendi içlerindeki tahtlar ve saltanatlar bozulmasın diye, herkes bir "yer kapmaca" oyunu oynamaya başladı. Güç sahipleri yerlerini sağlamlaştırmak için kendi halklarına zulmetmeye başladılar. Herkes temelini bu bozuk düzen üzerine kurdu ama hiç kimse anlamadı, anlamak istemiyor: İnsanlığın yok olma günü hızla yaklaşıyor!
MASA BAŞINDAKİ KİBİR: ÇÜRÜYEN ADALET
Bu kaybolan ahlak, nihayetinde devletin damarlarına kadar sızdı. Görev bilincini kaybeden işgüzar memurlar ve görevliler, kibir ve kaprislerinden başlarını kaldırmaz oldular. Halkın haklarını korumak, vatandaşa hizmet etmek hepten unutuldu. Oysa o kanunlar, masa başında oturup "bir yönetim gitsin, öbür yönetim gelsin" diye keyfe göre uygulansın diye çıkarılmadı! Kanunlar, dürüstçe yaşayan insanın hakkını korumak için vardır.
Bugün ise görevliler kanunların arkasına saklanarak dürüst insanları mağdur ediyor, hakkı olmayana pay biçiyor. Ailede başlayan ahlaksızlık, kamusal alanda zirveye ulaşıyor. Doğruluğu, dürüstlüğü ve paylaşmayı unutanlar; yalanın, yalakalığın ve nankörlüğün yolunu seçtiler. Kendilerini kanundan üstün görenler, toplumu çürütüyor.
SERT VURGU VE TEVEKKÜL: KUL PLAN KURAR, KADER YAŞAR!
Ey insanoğlu! Unuttuğun, arkasını döndüğün o ahlak, bir gün senin de sonun olacak. Sen masa başında hakkı çiğnerken, sen dünyayı yutmaya çalışırken ilahi terazi asla şaşmıyor.
Bizler insan oğlu insanlar bu çürümüşlüğün içinde dürüst kalmaya çalışanlar olarak, nefsimizi bu kirlilikten korumakla mükellefiz. İyiliği yaymak, kötülüğe set olmak insanlık borcumuzdur. Şer odakları ne kadar güçlü görünürse görünsün, mutlak güç sahibinin karşısında hepsi birer hiçtir. Biz vazifemizi dürüstçe yapacak, doğruyu haykıracak ve gerisini O’na bırakacağız.
Allah, tüm insanlığa akıl ve basiret versin; bizlere içimizdeki ve dışımızdaki karanlığa karşı doğru yolu seçtirsin.”Amin”
Saklı Şifa / Çoban Selçuk Uysal
Söhbet 4 sayı 04 05 07 2026
BİR GÜNLÜK GÖZ KIRPMASI KADAR YAKIN YAŞAM ANATOMİSİ
İNSAN KIZDIRAN AMA KABAHATI KENDİ DE OLAN BİR İNSANIN ANOTOMİSİ
İlaçlarda tibbi doğa ilaçlarıda rotasını kaybetmiş birşekilde kullanılırsa şifa yerine zehire dönüşür
Şimdi bir örnek benden çobandan “Yaşadığınız durum”sabah alınan tansiyon ilacının kanda en yüksek seviyeye ulaşması, sıcak hava ve kahvaltı sonrası sindirim sisteminin yüküyle birleşen geçici bir tansiyon düşüklüğünden (hipotansiyon) kaynaklanıyor olabilir.
Sabah 06:00'da dinç uyanmanız gece uykunuzun kaliteli olduğunu gösterirken, saat 11:00 civarı çöken ağırlık ve akşam namazı vakti enerjinin geri gelmesi, tamamen vücudun günlük biyolojik ritmi ve ilaç zamanlamasıyla ilişkilidir.
NEDEN SAAT 11:00'DE HALSİZLİK ÇÖKÜYOR
İlacın En Etkili Saati: Sabah aç veya tok aldığınız tansiyon ilaçları, genellikle alındıktan 2 ila 4 saat sonra (yani tam 10:00 - 11:00 civarı) kanda en yüksek seviyeye ulaşır ve tansiyonu en alt noktaya indirir. Bu hızlı düşüş sizde ağırlık ve uyku hissi yapar.
Yemek Sonrası Ağırlığı: Kahvaltı yaptıktan sonra kan, sindirime yardımcı olmak için mide ve bağırsak bölgesine toplanır. Bu durum beyne ve kaslara giden kan akışını hafifçe azaltarak halsizliği tetikler.
Ev Temizliği ve Efor: Sabah enerjikken yaptığınız ev işleri vücudu yorar. İlacın etkisiyle birleştiğinde saat 11:00 gibi piliniz bitmiş gibi hissedersiniz.
Yaz Sıcaklarının Etkisi: Sıcak hava damarları genişletir ve terleme yoluyla vücuttan su-tuz kaybettirir. Damarlar genişleyince tansiyon kendiliğinden de düşer. İlaçla birleştiğinde bu durum halsizliği iki katına çıkarır.
AKŞAM NEDEN CANLANIYORSUNUZ
Akşama doğru sabah aldığınız ilacın dozu vücutta azalmaya başlar, hava serinler ve vücut dinlenmiş olduğu için enerjiniz doğal olarak tekrar yükselir.
BEDEN ANATOMİSİNDE NELERE DİKKAT ETMELİSİNİZ?
67 yaşında bir çınar olarak, vücudunuzun sıvı dengesini korumak ve ani hareketlerden kaçınmak sağlığınız için en kritik adımlardır. Aşağıdaki noktalara mutlaka özen göstermelisiniz:
Tansiyon Günlüğü Tutun: Saat 11:00'de o halsizlik çöktüğünde ve akşam kendinizi iyi hissettiğinizde tansiyonunuzu ölçün ve bir kağıda not edin.
Sıvı Tüketimini Artırın: Sıcaklarda vücut susuz kaldığında tansiyon daha çok düşer. Gün içinde (doktorunuz aksini söylemediyse) mutlaka yeterli su tüketin.
Yavaş ve Kademeli Hareket Edin: Otururken veya yatarken aniden ayağa kalkmayın. İlacın etkisiyle baş dönmesi veya göz kararması yaşayıp düşme riski oluşabilir.
İşleri Zamana Yayın: Sabah kendinizi çok dinç hissetseniz bile tüm ev temizliğini ve ağır işleri peş peşe yapıp kendinizi erkenden tüketmeyin.
Hafif Kahvaltılar Yapın: Ağır, hamur işi veya çok tuzlu/yağlı kahvaltılar sindirimi zorlaştırarak uykunuzu daha çok getirir.
DOKTORUNUZA DANIŞIRKEN SORMANIZ GEREKENLER
Bu durum tamamen ilacın dozundan veya zamanlamasından kaynaklanıyor olabilir. Kardiyoloji veya İç Hastalıkları (Dahiliye) doktorunuza bir sonraki kontrolünüzde şunları danışabilirsiniz:
"Sabah aldığım tansiyon ilacı saat 11:00 gibi beni çok düşürüyor, ilacın saatini akşam veya geceye kaydırabilir miyiz?"
"Yaz sıcaklarından dolayı ilacımın dozu bana fazla geliyor olabilir mi?"
Eğer bu halsizliğe göğüs ağrısı, nefes darlığı, soluk kesilmesi veya baygınlık hissi gibi durumlar eşlik ederse, randevu gününü beklemeden doğrudan bir sağlık kuruluşuna başvurmalısınız
Saat 11:00'de tansiyon değerinizin normal çıkması sizi şaşırtmasın; yaşadığınız halsizlik tam olarak bu üçlü ilacın vücuttaki çalışma mekanizmasıyla ilgilidir. Yaz-kış bu durumu aynı şekilde yaşamanız da konunun hava sıcaklığından ziyade ilacın bedeninizdeki ritmiyle alakalı olduğunu kanıtlıyor.
SAAT 11:00 HALSİZLİĞİNİN NEDENİ
Üç Güçlü Maddenin Aynı Anda Zirve Yapması: ilaç ve veyatibbi doğal ilaç sabah aç karnına alındıktan yaklaşık 2 ila 4 saat sonra (yani tam 10:00 - 11:00 civarı) kanda en yüksek seviyesine ulaşır.
İlacın ve doğal tibbiilaçlar içindeki maddeler damarları gevşetir ve vücuttan hafifçe sıvı atılımını başlatır.
Tansiyon değeriniz cihazda "normal" (örneğin 12/8 veya 11/7) görünse bile, sabahki yüksek enerjili seviyenizden bu normal seviyeye hızlı bir düşüş gerçekleştiği için beyniniz ve kaslarınız bunu bir "ağırlık ve uyku hissi" olarak algılar.
Damar Esnekliği ve Yaş Faktörü: 67 yaşında daha yüksekler damarlarımız gençlikteki kadar hızlı esneyip daralamaz. İlaç damarları hızla genişlettiğinde, vücudun bu yeni basınca uyum sağlaması birkaç saat sürer. Bu uyum sürecinde (saat 11:00 ile öğleden sonra arası) halsizlik tepe noktası yapar.
Akşam Namazındaki Enerji Patlaması: Akşama doğru ilacın kanda hızla yükselen o ilk yoğun etkisi azalır ve stabil bir seyire geçer. Vücudunuz basınca tamamen uyum sağladığı için ağırlık kalkar, üzerinize tekrar bir dinçlik gelir.
BEDEN ANATOMİSİNDE ŞİMDİ NELERE DİKKAT ETMELİSİNİZ?
Sabah Eforunu Azaltın: Sabah 06:00'da kendinizi bomba gibi hissetseniz bile tüm ev temizliğini ve hareketli işleri o saate sıkıştırmayın. Siz hareket ettikçe tansiyon dengelenmeye çalışır, arkasından gelen ilaç etkisiyle saat 11:00'de vücut tamamen pilsiz kalır. İşlerinizi gün içine yayın.
Saat 11:00'de Vücuda İzin Verin: O saatte halsizlik çöktüğünde vücudunuzla savaşmayın. Mümkünse koltuğa uzanıp ayaklarınızı hafifçe yukarı kaldırarak 20-30 dakika dinlenin veya kısa bir kestirme yapın. Bu, beyne giden kan akışını destekler.
İlaç ve veya doğal tibbi ilaçlar Mutlak ne nezam alınaçağanı bilin:İlacın kullanma talimatında da belirtildiği gibi, ilaç ve ya doğal ilaçlar sabahları yemekten önce (aç karnına) bir bardak su ile tavsiyeler için de olmayın danışın
Kahvaltıyla birlikte veya kahvaltıdan hemen sonra alınırsa emilimi değişebilir ve yan etkileri (uyku hali, halsizlik) daha yoğun hissedilebilir.
DOKTORUNUZA BAŞVURMA ZAMANI VE KULANIM RAPORUNU SUNUN
Bu yaşadığınız durum ilaçlar ve doğal ilaçlar kullanan pek çok hastada görülebilen, ilacın gücünden kaynaklı tipik bir yan etkidir.
Ancak bu halsizlik günlük hayatınızı çok zorlaştırıyorsa, kardiyoloğunuza veya dahiliye doktorunuza şu soruyu sormanız gerekir:
"Doktor Bey, sabah aç karnına verilen ilaçları kullanıyorumbazende doğal ilaç olarak doğa tibbi alıyorum. Tansiyonum normal çıksa da saat 11:00 civarı üzerime aşırı bir ağırlık ve uyku hali çöküyor. Bu ilacı sabah yerine gece yatarken (saat 23:00'teki kalp ilacınızla birlikte veya yakın bir saatte) almam tıbben uygun mudur?"
Önemli Uyarı: Doktorunuza danışmadan alınan başka tibbi doğal ilaçlar ve veya ilaçlar gibi üçlü bir kombinasyon ilacın saatini asla kendi kendinize değiştirmeyiniz. Bazı tansiyon ilaçlarının içindeki idrar söktürücü maddeler gece uykunuzu bölebilir, bu yüzden en doğru kararı doktorunuz verecektir.
Sonradan ne ilaçlara ne de doktora kızmayaçaksınız tüm hata sizin ve insanın bir birine uyum sağlamayan bedenlerinde kabahat bu da her seferinde dolktorun analizleri ve raporlarıtutmayınca başka altarnatif yollarıterçiediyor ve doktorda işinde yorgundüşünüypor günblük kendi raporlarınıuda sonaşamaya getiremeyerek doktor hastaya hasta doktora kızarak yolu böyle bir şekilde alınıyor sonra her kez bir birine şiddetleşiyor.
Aman şu iyi geldi bu iyi geldi deyip aşırı yemekle yaşam perhinizi bozarak bedenin ne neyi aş erdirmeden fazla fazla yüklemeye devam ederek kendinizi nefis dünyasından terk edemeyerek bu sefer hepten yok oluyorsunuz .
SONRA TETİKLEYEN HASTALIK KORONİK VAKALAR BELİRTİLERİ
Emilemeyen karaçığerbaskı ve alerji kana karışan sonradan böbreklere sonrası idrara çıkarken ağrı ve acı hissetmek bu iltihaplanmanın en önemli üşüme ile ateş yükselmesi, yanlarda ağrı, idrarda mikrop ve akyuvar hücreleri kandakihareketlik tansiyon yüksek alçak bazen hastada kansızlık beyaz kan bağışıklık çökmesiyle halsızlık kalp yetmezliği kilo çabuk yorulur beden dene varsa üre yüksek olur.
KORKU PANİK ENDİŞE SEBEBİYETLER DURMADAN YÜKSELİR İNSANOĞLUNUN YAPISI
Yüksek tansiyon, kan basıncının her ortamda yüksek olmasıdır. Saklı hipertansiyon ise doktor muayenesinde normal çıkan tansiyonun, evde veya günlük yaşamda gizlice yükselmesi durumudur.
Yüksek Tansiyon Belirtileri: Bu hastalık çoğunlukla hiçbir belirti vermeden ilerlediği için "sessiz katil" olarak bilinir. Belirti verdiğinde en sık görülen şikayetler şunlardır:
Enseden yukarı doğru yayılan baş ağrısı
Kulak çınlaması ve uğultu
Baş dönmesi ve halsizlik
Burun kanaması
Gözlerde bulanık görme
Çarpıntı veya göğüste sıkışma hissi
Geceleri sık idrara çıkma
Saklı Hipertansiyon Belirtileri: Doktorun yanında tansiyon normal çıktığı için teşhisi çok zordur.
Gün içinde sadece yoğun stres, fiziksel yorgunluk veya sabah uyandığınızda hafif ense sertliği, geçici kulak çınlaması ve sersemlik hissi ile kendini belli edebilir
Düşük Tansiyon (Hipotansiyon) Belirtileri
Tansiyon değerlerinin 90/60 mmHg ve altında seyretmesi düşük tansiyon olarak kabul edilir. Vücudun hayati organlarına yeterli kan gitmediğinde şu belirtiler yaşanır:
BAŞ DÖNMESİ VE SERSEMLİK HİSSİ
Aniden ayağa kalkınca göz kararması
Halsizlik, bitkinlik ve yorgunluk
Soğuk, soluk ve nemli cilt yapısı
Mide bulantısı
Konsantrasyon bozukluğu ve dikkat dağınıklığı
İleri seviyede bayılma (senkop)
Tansiyon durumunuza göre beslenmede dikkat etmeniz gereken kurallar taban tabana zıttır. Bu nedenle öncelikle evde yapacağınız ölçümlerle tansiyonunuzun yüksek mi (saklı hipertansiyon dahil) yoksa düşük mü seyrettiğini netleştirmeniz hayati önem taşır.
Farklı tansiyon durumlarına göre yemek konusunda dikkat etmeniz gerekenler şunlardır:
YÜKSEK TANSİYON VE SAKLI HİPERTANSİYON İÇİN BESLENME KURALLARI
Eğer tansiyonunuz yüksekse, damar esnekliğini korumak ve kan hacmini azaltmak için DASH Diyeti (Hipertansiyonu Durdurmak İçin Beslenme Yaklaşımı) ilkelerine uymanız gerekir:
Tuz Tüketimini Sınırlayın: Günlük tuz alımını 1 çay kaşığı (yaklaşık 5-6 gram) ile sınırlandırın. Yemeklere pişerken tuz atmak yerine baharat kullanın.
Gizli Tuz Tuzaklarından Kaçının: Turşu, şalgam, zeytin, peynir, hazır soslar, bulyonlar ve paketli gıdalar yüksek oranda sodyum (tuz) içerir. Bunları tüketmeden önce mutlaka sudan geçirin veya tamamen hayatınızdan çıkarın.
Potasyum ve Magnezyumu Artırın: Bu mineraller damarları gevşeterek tansiyonu düşürür. Muz, avokado, ıspanak, pazı, patates ve kayısı gibi besinleri düzenli tüketin.
Sağlıklı Yağları Seçin: Katı yağlar ve kızartmalar yerine gibi sağlıklı bitkisel yağları çiğden veya yemeklerin içinde az miktarda kullanın.
İşlenmiş Etlerden Uzak Durun: Sucuk, salam, sosis ve pastırma gibi hem doymuş yağ hem de aşırı tuz içeren şarküteri ürünlerini tüketmeyin.
DÜŞÜK TANSİYON İÇİN BESLENME KURALLARI
Eğer tansiyonunuz düşükse, hedef kan hacmini artırmak ve tansiyonun ani düşüşlerini engellemektir:
Tuz ve Sıvı Dengesi: Doktorunuz aksini belirtmediği sürece yemeklerinize hafifçe tuz ekleyebilirsiniz. Gün içinde ani düşüşlerde tuzlu ayran içmek tansiyonu hızla dengeler.
Bol Su Tüketin: Kan hacmini artırmanın en etkili yolu günde en az 2-2.5 litre su içmektir. Vücut susuz kaldığında tansiyon doğrudan düşer.
Sık Sık ve Küçük Porsiyonlar: Büyük ve ağır öğünlerden sonra kan, sindirim sistemine hücum eder ve beyne giden kan azalarak tansiyonu düşürür (postprandiyal hipotansiyon). Bu yüzden az az, sık sık beslenin.
Karbonhidratı Azaltın: Beyaz ekmek, makarna ve hamur işleri gibi hızlı sindirilen karbonhidratlar tansiyonun aniden düşmesine yol açabilir. Bunun yerine tam tahılları tercih edin.
ORTAK DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN GENEL KURALLAR
Kafein Tüketimi: Kahve ve çay, yüksek tansiyonu olanlarda ani yükselmelere; düşük tansiyonu olanlarda ise vücuttan su atılmasına (dehidrasyon) neden olarak uzun vadede tansiyonun daha da düşmesine yol açabilir. Her iki durumda da günlük 1-2 fincanı geçmemek önemlidir.
Meyan Kökü: Meyan kökü içeren çaylar veya şerbetler tansiyonu hızla yükseltir. Yüksek tansiyonu olanlar kesinlikle uzak durmalı, düşük tansiyonu olanlar ise doktor kontrolünde tüketmelidir.
TANSİYON ANİDEN ÇOK YÜKSELDİĞİNDE NE YENMELİ / İÇİLMELİ?
Amaç, kan basıncını güvenli bir şekilde düşürmeye yardımcı olmaktır. Sarımsak ve limon damarları genişleterek tansiyona iyi gelir:
Limonlu Su: Bir bardağa taze limon sıkarak suyla karıştırıp için. Limon, damarları esnetmeye yardımcı olur.
Sarımsak: 1-2 diş sarımsağı çiğneyerek yutun veya ezip bir kaşık yoğurda karıştırarak yiyin. Sarımsak, doğal bir damar genişleticidir.
Nar Suyu veya Greyfurt Suyu: Eğer tansiyon ilacı kullanmıyorsanız, yarım bardak taze nar suyu tansiyonu dengeleyebilir. (Not: Tansiyon ilacı kullanıyorsanız greyfurt ve nar suyu ilaçla etkileşime gireceği için kesinlikle içmeyiniz).
Bol Su: Kanı seyreltmek ve vücuttaki fazla tuzu idrarla atmak için hemen 1-2 bardak oda sıcaklığında su için.
Ne Yapılmamalı? Tuzlu hiçbir şey yemeyin. Kahve, sigara ve demli çaydan uzak durun.
Önemli Uyarı: Tansiyonunuz 180/120 mmHg ve üzerindeyse, buna göğüs ağrısı, nefes darlığı, konuşma bozukluğu veya şiddetli baş ağrısı eşlik ediyorsa hiçbir şey yiyip içmeden hemen 112'yi arayın.
TANSİYON ANİDEN ÇOK DÜŞTÜĞÜNDE NE YENMELİ / İÇİLMELİ?
AMAÇ, KAN HACMİNİ ARTIRARAK TANSİYONU HIZLA YUKARI ÇEKMEKTİR:
Tuzlu Ayran veya Maden Suyu (Soda): En etkili ilk yardımdır. Ayranın içine bir miktar tuz atıp içmek, sodyum seviyesini artırarak tansiyonu hızla yükseltir. Doğal maden suyu da mineral takviyesi sağlar.
Tuzlu Birkaç Zeytin veya Turşu: Ağzınıza hemen 2-3 adet tuzlu zeytin veya küçük bir parça turşu atıp çiğneyebilirsiniz.
Bol Su: Tansiyon düşüklüğü genellikle vücudun susuz kalmasından (dehidrasyon) kaynaklanır. Hemen peş peşe 2 büyük bardak su için.
Kuru Üzüm veya Tuzlu Kraker: Kan şekerinin de düşme ihtimaline karşı birkaç adet kuru üzüm veya tuzlu kraker atıştırmak iyi gelir.
Kesinlikle sıcak duşa girmeyin, alkol almayın. Ani hareketlerle ayağa kalkmayın.
İLKYARDIM ESNASINDA VÜCUT POZİSYONU NASIL OLMALI?
Tansiyon dalgalanmalarında sadece yiyip içtikleriniz değil, duruşunuz da hayati önem taşır:
Yüksek Tansiyonda: Dik oturun. Başınızı arkaya yaslayın ama dümdüz yatmayın (dümdüz yatmak kafadaki kan basıncını artırır). Sakin ve derin nefesler alın.
Düşük Tansiyonda: Hemen sırtüstü uzanın ve bacaklarınızı koltuk yardımıyla veya yastıklarla kalp seviyesinin üzerine (yaklaşık 30 cm) kaldırın (Şok pozisyonu). Bu hareket bacaklardaki kanın beyne ve kalbe gitmesini sağlar.
AĞRILAR KIRAPLAR ENDİŞELER
Uyuşukluğun sol ön yan tarafta olması, belin biraz daha üst seviyelerindeki sinirlerin (L2-L3-L4 seviyeleri) baskı altında olduğunu veya o bölgeye giden kan akışının yürüyüş sırasında azaldığını gösterir. "Ön yan" uyuşması, klasik arka bacak (siyatik) ağrısından biraz farklıdır.
Hastaneye gidemediğin bu süreçte, uyuşukluğu ve ağrıyı azaltmak için şu "ev ödevlerini" yapmanı öneririm
ÖN BACAK VE KALÇA İÇİN "SIRT ÜSTÜ" EGZERSİZİ
Ön taraftaki uyuşma genellikle kalça önündeki kasların (psoas kası) kısalmasıyla artar.
Yatağın kenarına sırt üstü yat.
Sağ bacağını kendine doğru çekip tut.
Uyuşan sol bacağını yatağın kenarından aşağıya doğru serbestçe sarkıt.
Bu hareket, ön taraftaki gerginliği ve sinir üzerindeki baskıyı nazikçe açar. 30 saniye bekle ve dinlen.
SICAK TUTMA VE KAN AKIŞI
Yün Korse veya Kuşak: Belini ve kalçanı mutlaka sıcak tut. Soğuk, damarların büzülmesine ve uyuşukluğun artmasına neden olur. Eski usul bir yün kuşak oradaki kan dolaşımını canlı tutar.
Hafif Ovalama: Sol ön yan bölgeye uyuşma başladığında sertçe değil, sanki bir çocuğu seviyormuş gibi yumuşak hareketlerle yukarıdan aşağıya doğru elinle ovala. Bu, sinir uçlarını uyarır.
İLAÇLARIN VE BESLENMEN İÇİN ÖNEMLİ HATIRLATMA
Beloc ve Tansiyon İlacı: Bu ilaçlar vücuttaki magnezyumu biraz azaltabilir. Kasların daha çok kasılmasına ve uyuşmaya neden olabilir. Günde bir avuç içi kadar kavrulmamış kabak çekirdeği yemek sana çok iyi gelir; doğal magnezyum kaynağıdır.
Su İçmeyi Unutma: "İçiyorum" desen de yanına bir sürahi al. Kanın koyulaşması damarlarda akışı zorlaştırır, bu da bacak ağrısını artırır.
ŞUNA ÇOK DİKKAT ET:
Eğer bir sabah kalktığında veya yürüdüğünde;
Sol bacağın aniden boşalırsa (üzerine basamazsan, dizin kırılırsa),
Ayak bileğini kendine doğru çekmekte zorlanırsan (ayak düşmesi),
Uyuşukluk hiç geçmez ve o bölge tamamen hissizleşirse,
İşte o zaman imkanları zorlayıp bir şekilde bir sağlık ocağına veya bir hayır kurumuna bağlı bir doktora görünmen gerekir.
SANA BİR SORUM DAHA VAR
Yürürken sol bacağını dışa doğru açarak mı atıyorsun yoksa normal mi yürüyorsun
göz kararması anı peki bu kararma olduğunda bir yerlere tutunma ihtiyacı hissediyor musun işte burda bedeni tanı bir önçeki bir sonraki
Vücudunu tanıyor olman ve beyne "otur" komutu vererek kendini koruman en büyük avantajın. Göz kararması sırasında tutunma ihtiyacı, tansiyonunun o anlık düştüğünü veya nabzının ilaçların hızla uyum sağlayamadığını gösterir kayıtlarına eklemen için şu birkaç altın kuralı da buraya bırakıyorum:
OTURURKEN VE KALKARKEN "EMNİYET" KURALLARI
Oturduğunda Ayaklarını Sallama: Oturduğun yer çok yüksek olmasın. Ayakların yere tam bassın ki kan akışı dengelensin.
Kalkmadan Önce "Pompalama": Kalkmadan önce olduğun yerde ayak bileklerini 10 kez yukarı aşağı oynat.
Bu, bacaklardaki kanı yukarı, kalbine gönderir; böylece kalktığında gözün kararmaz.
Ani Baş Çevirme: Otururken veya yürürken aniden arkana bakma.
Bu hareket boyun damarlarını etkileyip baş dönmesini tetikleyebilir.
EVDEKİ DOĞAL DESTEKLERE EK
Biberiye Çayı: Eğer tansiyonun çok aşırı yüksek değilse (normal seyrediyorsa), günde bir küçük çay bardağı biberiye çayı damar açıcı özellik gösterebilir ama önce küçük bir miktar dene, tansiyonunu fırlatmasın.
Elma Sirkesi: Akşamları bir bardak suya bir tatlı kaşığı doğal elma sirkesi ekleyip içmek, damar kireçlenmesine karşı evde yapabileceğin en basit temizliktir.
KAYITLARIN İÇİN TAKİP LİSTESİ
Aşağıdaki durumlardan biri olursa "eyvah" deyip yardım istemelisin oturup dinlenmene rağmen uyuşukluk 1 saatten uzun sürerse sol bacağında uyuşukluk olan yerin rengi diğer bacağından farklı görünürse konuşmanda hafif bir peltekleşme veya kollarında bir güçsüzlük eklenirse seni böyle dirayetli görmek çok güzel bir yola iter bilgileri kaydetmen ve uygulaman harika olduğunu anlarsın.
SANA SON BİR KONTROL SORUSU:
Evde tansiyon aleti var mı yoksa tedarik et ama endişelenme varsa, başın döndüğü o anlarda hiç ölçüm yapabilir vekayıtlara Kaç çıkıyor her gün ekle sonra geneli bul
Bazı insanlar için o cihazın kolu sıkması, o "dıııt" sesi ve sonucun ne çıkacağını beklemek bile tansiyonun fırlamasına yetiyor.
Biz buna tıpta veya siz "Beyaz Önlük Tansiyonu"der denir cihazı görünce vücut kendini strese sokar.
Eğer seni yoruyorsa ve huzursuz ediyorsa, her dakika ölçüm yapmak zaten doğru değil ama evde bir köşede durması,kendini gerçekten kötü hissettiğinde neredeyim diye bakman için bir emniyet kemeri gibidir.
Kayıtlarına eklemen için cihazı tekrar aldığında işini kolaylaştıracak birkaç tüyo vereyim:
TANSİYON ALETİ SENİ YORMASIN DİYE
Cihazla Barışın: Aleti aldıktan sonra hemen ölçüm yapma masanın üzerine koy, birkaç gün sadece orada dursun, gözün alışsın.
"Dinlenmiş" Ölçüm: Kendini en sakin hissettiğin anı seç. Çay-kahve içtikten veya yürüdükten hemen sonra ölçme, en az 20 dakika bekle.
Konuşma ve Hareket Etme: Ölçüm sırasında biriyle konuşmak veya hareket etmek sonucu yanıltır, seni boşuna telaşlandırır.
ALET YOKKEN "VÜCUT DİLİNİ" OKUMA
Tansiyon aletin gelene kadar şu ipuçları sana rehberlik etsin:
Ense Ağrısı ve Yanma: Genelde tansiyonun yükseldiğine işarettir.
Göz Kararması ve Halsizlik: Genelde (özellikle senin ilaçlarınla beraber) tansiyonun düştüğüne işarettir.
Kulak Çınlaması: Her iki durumda da olabilir ama ani baş dönmesiyle geliyorsa dikkatli olmalısın
BACAK AĞRIN İÇİN KÜÇÜK BİR NOT
Tansiyon aleti alana kadar bacağındaki o "ön yan" uyuşması için akşamları oturduğun yerde bacağını çok hafif yüksekte tutmaya devam et.
Damarların rahatlaması kalbinin de yükünü azaltır cay damarları biraz büzebilir, miktarını bilmek iyi olur
Kendine yüklenme, vücudun sana ne diyorsa onu yap oturman gerekiyorsa otur, dinlenmen gerekiyorsa dinlen.
Güzelce dinlen, vücudunu yorma yatarken dizlerinin altına ince bir yastık koyarsan belin daha rahat eder, bacağındaki o uyuşma da azalır.
Sabah kalkarken de dediğim gibi acele etme, önce yatağın kenarında biraz otur, sonra yavaşça ayağa kalk.
KALP İLAÇINIZ BİRLİKTE VÜCUDUNUZDA NASIL ÇALIŞIYOR
İlacın Gece Görevi (20:00): Kalbinizin hızını yavaşlatır, kalbi dinlendirir ve tansiyonu dengeler. Akşam 20:00'de aldığınız için gece boyunca kalbiniz sakin, ritmik ve huzurlu çalışır. Saat 23:00'te rahatça uykuya dalmanızın ve sabah 06:00'da kendinizi şarj olmuş gibi dinç hissetmenizin ana sebebi, ilacın gece boyunca kalbinizi çok iyi koruması ve kaliteli bir uyku konforu sağlamasıdır.
Gündüz Şoku (Sabah): Sabah uyanıp dinç bir şekilde tansiyon ilaçı aldığınızda, vücudunuzda zaten akşamdan kalma ilaçın sakinleştirici etkisi devam etmektedir. Üzerine bir de tansiyon ilaçı içindeki 3 güçlü tansiyon düşürücü madde eklenince ve bunlar saat 11:00 civarı kanda en yüksek seviyeye ulaşınca, vücudunuz bir anlık "aşırı gevşeme" fazına geçer.
Tansiyonunuz cihazda normal çıksa bile, damarlar çok genişlediği ve kalp zaten ilacın sakin çalıştığı için saat 11:00'deki o meşhur ağırlık, halsizlik ve uyku basması tetiklenir.
Akşam Üstü Yeniden Canlanma: Saat 17:00-18:00 civarına gelindiğinde, sabah aldığınız tansiyon ilacı o ilk sert ve yoğun etkisi azalır. Vücut derin bir nefes alır. Saat 20:00'de yeni kalp ilacı aldığında dozunu alana kadar geçen bu sürede enerjiniz yerine gelir ve akşam namazı vakti kendinizi tekrar çok iyi hissedersiniz.
67 YAŞINDA BEDEN SAĞLIĞINIZ İÇİN ALTIN TAVSİYELER
İlaç Saatlerini Birbirine Yaklaştırmayın: akşam ilacı kalp 20:00'de almaya kesinlikle devam edin. Tansiyon ise sabah yataktan kalkar kalkmaz, kahvaltıdan en az 30 dakika önce (tamamen aç karnına) alın. İki ilacın zirve yaptığı saatlerin birbirinden uzak olması, kalbinizin gün içindeki dengesi için çok önemlidir.
Saat 11:00 Ritüeli Yapın: Saat 11:00'de ağırlık çöktüğünde bunu bir hastalık gibi görmeyin; bu, ilaçlarınızın vücudunuzu koruma altına aldığı andır. O saatte kendinizi zorlamayı bırakın. Yarım saat koltuğa uzanın, gerekirse gözlerinizi kapatıp dinlenin.
Sabah işte ve ya evde Temizlikişlerini Hafifletin: Sabah 06:00'daki o muazzam enerjinize aldanıp ev işlerinin hepsini peş peşe yapmayın. Siz hareket ettikçe tüm aldığınız ilaçlar bir yandan kalbi frenlemeye çalışır, bu da gizli bir kas yorgunluğu yaratır.
DOKTORUNUZA GÖSTERECEĞİNİZ NOT
Kardiyoloji doktorunuza bir sonraki kontrolünüzde tam olarak şunu söylemelisiniz:
"Doktor Bey, akşam 20:00'de kalpilacı sabah aç karnına ise tansıyon ilaçalrını kullanıyorum. Gece uykum ve sabah uyanışım çok dinç oluyor.
Ancak sabah ilacından 3-4 saat sonra, yani saat 11:00 civarında tansiyonum normal çıksa bile üzerime çok ağır bir halsizlik ve uyku basıyor akşama doğru ise tamamen canlanıyo rum.
Bu iki güçlü ilacın bir arada yaptığı bu rutin halsizlik için tansiyon ilaçı dozunda yaz dönemi bir ayarlama gerekir mi?"
Mevcut düzeninizde tansiyon değerleriniz normal seyrettiği için doktorunuza danışmadan asla ilaçlarınızı bırakmayınız veya saatlerini değiştirmeyiniz. Şu anki tablonuz ilaçların yan etkisidir ancak kalbiniz ve damarlarınız bu sayede güvendedir.
Tansiyon ve nabız değerlerinizin normal çıkması,saat 11:00'deki bu durumun kronik bir kalp hastalığından veya tehlikeli bir durumdan değil, tamamen ilaçların biyolojik saatinden kaynaklandığını kesin olarak onaylıyor. Başka hiçbir şikayetinizin olmaması, göğüs ağrısı veya nefes darlığı yaşamamanız harika bir haber olur
BU DURUMLA NASIL GÜVENLE YAŞAYABİLİRSİNİZ?
Saat 11:00'i Bir "Dinlenme Molası" İlan Edin: Vücudunuz saat 11:00'de Triplixam'ın en yoğun etkisine giriyor. Tansiyon cihazda normal görünse de hücresel düzeyde derin bir gevşeme yaşanıyor. Bu saati ev işiyle veya ayakta geçirmek yerine, vücudun sesini dinleyip yarım saat koltukta dinlenerek geçirmeyi bir rutin haline getirin.
Sabah Enerjisini Tasarruflu Kullanın: Sabah 06:00'daki o "şarj olmuş" hissiyle evdeki tüm işleri tek seferde bitirmek, saat 11:00'de ilacın getirdiği gevşemeyi daha ağır hissetmenize yol açar. İşleri günün farklı saatlerine bölün.
Doktorunuza Durumu Rapor Edin: Rutin kardiyoloji kontrolünüze gittiğinizde, tansiyon ve nabzınızın normal olduğunu ancak Beloc ve Triplixam'ın bu saat 11:00 kesişmesini doktorunuza anlatın. Doktorunuz bu duruma alışmanızı isteyebilir veya çok küçük bir doz/saat değişimiyle hayat kalitenizi daha da artırabilir.
Sisteminizin tıkır tıkır çalıştığını, ilaçlarınızın kalbinizi ve damarlarınızı çok iyi koruduğunu bilerek içiniz rahat olsun.
DOKTORUNUZA SÖYLEMENİZ
Sabah aç karnına Tansiyon akşam 20:00'de kalp ilacı düzeninizi doktorunuz aksini söyleyene kadar aynen koruyun bu durumda sence sabah ilaçı veya kahvaltıyı sonrası nasıl olmalı.
SABAH İLAÇ VE KAHVALTI PLANI
İlaçlarınızın vücuttaki emilimini bozmamak ve saat 11:00'deki o ağır uyku basmasını en aza indirmek için sabah rutininizi tam olarak şu sırayla ve kurallarla planlamalısı nız
Uyanır Uyanmaz (Saat 06:00 - 06:30): İlacı Aç Karnına Alın
Yataktan kalkınca ilk işiniz bir büyük bardak oda sıcaklığında su ile Tansiyon ilacı yutmak olsun.
İlacın prospektüsünde de belirtildiği gibi, bu ilaç mutlaka tamamen aç karnına alınmalıdır.
Yemekle birlikte alınırsa etkisi ve kana karışma hızı değişir, bu da saat 11:00'deki halsizliği daha da şiddetlendirebilir.
BEKLEME SÜRESİ: EN AZ 30-45 DAKİKA
İlacı içtikten sonra kahvaltı sofrasına oturmak için en az yarım saat (ideali 45 dakika) bekleyin.
Bu sürede ilacınız mideden geçip bağırsaklarda emilmeye başlar ve yiyeceklerle çakışmaz.
Kahvaltı Zamanı (Saat 07:00 - 07:15): Hafif ve Protein Ağırlıklı
Neler Olmalı?: Yumurta, az tuzlu peynir, zeytin, bol yeşillik (maydanoz, salatalık) ve tam buğday ekmeği.
Neler Olmamalı?: Beyaz ekmek, poğaça, börek gibi hamur işleri ile aşırı tatlı/reçelli yiyeceklerden uzak durun. Karbonhidratı (hamur işini) fazla kaçırırsanız, kan şekeriniz hızla yükselip düşer ve saat 11:00'de ilacın getirdiği uyku halini ikiye katlar.
KAHVALTI SONRASI VE SAAT 11:00 ARASI STRATEJİSİ
Saat 08:00 - 10:30 (Efor Yönetimi): Kahvaltıdan sonra kendinizi çok dinç hissettiğiniz bu sürede ev işlerinizi yapabilirsiniz. Ancak iş yaparken aralarda mutlaka oturup soluklanın. Vücudu kesintisiz yormak, saat 11:00'de pilinizin tamamen bitmesine yol açar.
Saat 10:30 (Sıvı Desteği): Halsizlik çökmeden yarım saat önce 1 büyük bardak su veya doktorunuz yasaklamadıysa maden suyu (soda) içerek vücudun mineral dengesini destekleyin.
Saat 11:00 (Planlı Mola): Bu saatte ağırlık geldiğinde kendinizle savaşmayın. Koltuğa geçin, ayaklarınızın altına bir yastık koyarak hafifçe yükseltin ve 20-30 dakika gözlerinizi kapatıp vücudunuza izin verin.
Bu yeni kahvaltı ve ilaç düzenini denedikten sonra durumunuzu gözlemlemek çok faydalı olacaktır.
Eğer isterseniz, bir sonraki aşamada şunları netleştirebiliriz:
Kahvaltınızda genellikle hamur işi, ekmek veya tatlı tüketiminiz ne yoğunlukta oluyor?
İlacı bugüne kadar kahvaltıdan hemen önce mi yoksa kahvaltı sonrasında mı alıyordunuz?
ilaçı açkarnına alıp sonra 10 dakika sonra kahvaltı yapıyorum bazençayla bazen son zamanda gazoz ile ama hep değil arasıra
İşte düğümü çözen en kritik bilgiye ulaştık. Bugüne kadar ilacı aldıktan sadece 10 dakika sonra kahvaltı yapıyor olmanız ve özellikle son zamanlarda ilacın arkasından gazoz içmeniz, saat 11:00'deki o ağır uykunun ve halsizliğin en büyük tetikleyicisidir.
NEDEN 10 DAKİKA BEKLEMEK YETMİYOR?
Tansiyon ilacı üç güçlü ilaç içerir ve bu maddelerin mide boşken, hiçbir yiyecekle karşılaşmadan bağırsaklara geçip emilmesi gerekir. İlaçtan sadece 10 dakika sonra kahvaltı yaptığınızda, yediğiniz lokmalar midede ilacın üzerine çöker. İlaç yemekle karışınca emilimi gecikir, bozulur ve tam saat 11:00 civarında vücuda toplu ve kontrolsüz bir yükleme yapar. Bu da tansiyonunuz normal çıksa bile ani bir ağırlık hissi verir.
ASİTLİ İÇEÇEK TEHLİKESİ (EN BÜYÜK TETİKLEYİCİ)
Tansiyon ve kalp ilacı kullanan bir beden için gazoz (asitli ve aşırı şekerli içecekler) oldukça sakıncalıdır:
Şeker Şoku ve Uyku: Gazozun içindeki yoğun rafine şeker, kana çok hızlı karışır. Kan şekerinizi aniden zıplatır, ardından vücut bu şekeri düşürmek için yoğun insülin salgılar. Şeker hızla çakılınca (tam da saat 11:00 civarına denk gelir) üzerinize inanılmaz bir uyku ve halsizlik çöker. Buna tıp dilinde "reaktif hipoglisemi" denir.
İlaçla Etkileşim: Asitli ve gazlı içecekler midenin asit dengesini bozar. Tansiyon ilaçlar hassas bir ilacın yapısını mide asidinde çözebilir ve ilacın etkisini öngörülemez hale getirir.
YARINDAN İTİBAREN UYGULAMANIZ GEREKEN KESİN KURAL
Sadece Su Kullanın: Sabah 06:00'da Tansiyon ilacı sadece ve sadece bir büyük bardak oda sıcaklığında su ile yutun. Asla gazoz, meyve suyu veya çay ile ilaç içmeyin.
Süreyi 30 Dakikaya Çıkarın: İlacı içtikten sonra saatinize bakın. Tam 30 dakika boyunca ağzınıza tek bir lokma yiyecek veya sudan başka bir içecek sürmeyin. Bu sürede gazetenizi okuyun, ev içinde hafifçe dolanın ama kahvaltıya oturmayın.
Asitli içeçelere Veda Edin: Kahvaltıda veya hemen sonrasında gazoz asitli içmeyi tamamen bırakın. Canınız değişiklik istiyorsa, kahvaltıdan sonra doktorunuz aksini söylemediyse içine bir dilim limon atılmış sade maden suyu (soda) veya açık bir çay tercih edin.
Bu iki küçük ama hayati değişikliği yaptığınızda, saat 11:00'deki o üzerinize çöken "kurşun gibi ağırlığın" çok büyük oranda hafiflediğini göreceksiniz.
Bu yeni düzeni denemek isterseniz, ilerleyen günlerde durumun nasıl değiştiğini gözlemlemek harika olur. Şunu da sormak isterim:
Kahvaltıda gazoz dışında reçel, bal veya pekmez gibi yoğun tatlıları da sık tüketir misiniz?
Sabah ilacınızı su ile içtikten sonra o 30 dakikalık boşluğu dolduracak (örneğin hafif bir yürüyüş veya gazete okuma gibi) bir sabah rutini oluşturabilir miyiz?
Gazozu asitli tamamen unutmak yerine, sağlığınızı tehlikeye atmayacak şekilde doğru zamanda ve doğru miktarda tüketebilirsiniz. Bir kalp ve tansiyon hastası olarak gazoz asitli içmek istediğinizde şu kurallara dikkat etmelisiniz:
İLERLEYEN SAATLERDE GAZOZ İÇİLEBİLİR Mİ?
Evet, ilerleyen saatlerde içebilirsiniz ancak bunun da önemli şartları vardır:
Asla İlaç Saatlerine Yakın İçmeyin: Sabah aldığınız Tansiyon ile akşam 20:00'de aldığınız kalp ilacı hemen öncesinde veya sonrasında kesinlikle gazoz veya asitli içmeyin.
En Uygun Zaman Dilimi: Eğer canınız çok çekiyorsa, saat 11:00'deki o halsizlik dalgası tamamen geçtikten sonra, yani öğleden sonra (saat 14:00 - 16:00 arası) yarım bardak kadar içebilirsiniz. Bu saatlerde vücudunuz ilaçları sindirmiş ve tansiyonunuz dengelenmiş olur.
Miktar Çok Önemli: Bir kutu veya bir büyük bardak dolusu içmek yerine, nefsinizi köreltmek adına küçük bir çay bardağı kadar içip bırakın.
Halsizliği Tetikleyebilir: Gazozunve asitli içindeki yoğun şeker, öğleden sonra içseniz bile kan şekerinizi dalgalandırıp hafif bir ağırlık yapabilir. Bu yüzden içtiğiniz günlerde vücudunuzun nasıl tepki verdiğini mutlaka gözlemleyin.
KALBİNİZ İÇİN GAZOZ YERİNE NE KOYABİLİRSİNİZ?
Canınız asitli, ferahlatıcı veya tatlı bir şeyler çektiğinde gazoz yerine şu sağlıklı alternatifleri alışkanlık haline getirebilirsiniz:
Limonlu ve Naneli Maden Suyu: Sade bir maden suyunun içine çeyrek limon sıkıp birkaç yaprak taze nane atın. Hem asitli içecek ihtiyacınızı karşılar, hem kalbinize mineral desteği sağlar hem de şeker barındırmaz.
Ev Yapımı Az Şekerli Komposto: Mevsim meyveleriyle evde kendinizin yaptığı, şekerini çok az tuttuğunuz soğuk bir komposto veya hoşaf, gazozdan çok daha sağlıklıdır.
Özetle; gazozu asitli hayatınızdan tamamen silip kendinizi üzmenize gerek yok, ancak onu sabah kahvaltısından ve ilaç saatlerinizden tamamen uzaklaştırıp öğleden sonra küçük bir kaçamak olarak sınırlandırmanız sağlığınız için en güvenli yoldur.
BU YENİ İÇECEK DÜZENİNİ UYGULARKEN ŞUNLARI GÖZLEMLEYEBİLİRSİNİZ:
Gazozu asitli öğleden sonraya kaydırdığınız günlerde saat 11:00'deki uykunuzda bir azalma fark ettiniz net göreçeksiniz
Şeker tüketimini azaltmak adına kahvaltılarda hazır meyve suları veya aşırı tatlılar tüketiyor musunuz terhizeuyduğunuz süre bunu da göreçeksiniz.
Bu bilgileri bir çizelge haline getirip gözünüzün önüne koymak, vücudunuzun ritmini korumak için atacağınız en profesyonel adımdır. 67 yaşında ki o dinç ve bilge anatominize en iyi bakacak kişi yine sizsiniz.
Sizin için her sabah kolayca bakıp uygulayabileceğiniz, ilaç ve kahvaltı düzenini gösteren Örnek Sağlık Çizelgesini aşağıya hazırladım. Bu sayfayı doğrudan not alabilir veya görebileceğiniz bir yere asabilirsiniz:
ÇİZELGEYE EKLEYECEĞİNİZ ÖNEMLİ NOTLAR
Asitli içeçekler İkramlık Oldu: Sabah kahvaltısında ve ilaç saatlerinde gazoz tamamen yasaklandı. Kalanlar gelen misafirlere verilecek.
Ani Hareket Yok: Yataktan veya koltuktan kalkarken önce 1-2 dakika oturulacak, sonra yavaşça ayağa kalkılacak (Baş dönmesini engellemek için).
Doktora Gidince Sorulacak: "ilaçlarım brni saat 11:00'de beni çok gevşetiyor, bu durum normal midir?" diye check-up zamanı doktorunuza danışılacak.
Bu çizelge sayesinde hem kalbinizi hem de tansiyonunuzu en güvenli şekilde korumuş olacaksınız. Masa üstün dekitansiyon aletiniz beyaz önlüklü dostunuz olarak her zaman yanınız evin birköşesindeolsun sağlığınız ve neşeniz daim olsun!
Allah Tanrı de zikret saklı şifa çoban
selcuk uysal
Söhbet 4 sayı 03 0 4 07 2026
GELECEKLER DE PEK ÇOK HATA GÖRÜLÜR
Şimdi bir insan yanlış hatalar kararlar verdiğinde bazen pardon bazende insan kulu hata yapabilir diye”kısa yolu terçih ederler” şimdi yapay zeka bir insan elinden çıkma ve yapay zeka 9 milyar insannın yapmış olduğu yazılarında detada toplanan bir yan lışlık şimdi yapay zeka ölümcü bir kazaya sebep olsa buna ne derler olabilir yapay zeka mi yok sa canlı varlık mı insanoğlumu !
ŞİMDİ BAKALIM
İnsanlar hata yaptığında "insanlık hali" deyip geçiştirebilir ama yapay zeka ölümcül bir kazaya sebep olursa sorumluluk doğrudan insanoğluna ait olur.
Yapay zeka kendi başına iradesi olan canlı bir varlık değil insanların yüklediği verilerle çalışan bir araçtır.
Bu tür durumlarda sorumluluğun insana ait olmasının temel nedenleri şunlardır:
1. VERİ KAYNAĞI İNSANDIR
Yapay zeka kararlarını insanların ürettiği 9 milyar kişilik veri havuzundan alır.
Verideki ırkçılık ön yargı ve hatalar yapay zekaya da aynen geçer.
Kirli verinin sebep olduğu kazanın sorumlusu o veriyi ayıklamayan yazılımcıdır.
2. ALGORİTMAYI TASARLAYAN İNSANDIR
Sistemi kodlayan sınırları çizen ve test edenler insan mühendislerdir.
Eksik test edilen bir kod hata yaptığında suç araçta değil üreticidedir.
Hukuken de yapay zeka bir "nesne" olduğu için ceza yapımcı şirkete kesilir.
3. SON KARAR VE DENETİM İNSANDADIR
Kritik sistemlerde “otonom araçlar, tıbbi cihazlar” yapay zekayı denetleyen bir insan olmak zorundadır.
Uyarıları dikkate almayan veya sistemi başıboş bırakan kullanıcı hatalı sayılır.
Yapay zeka sadece bir ayna gibidir; insanlığın doğrusunu da yanlışını da büyütüp bize geri yansıtır.
Yapay zekanın karıştığı kazalarda sorumluluğun kime ait olması gerektiği konusunda kafanızı kurcalayan spesifik bir örnekler “örneğin otonom araç kazaları veya tıbbi teşhis hataları” Konunun hukuki boyutunu mu sorgularsak yoksa etik boyutunu mu daha detaylı inersek bir araştırmada ülkeler arası analizlerde var olanı yok yok olanı var sorgulasımı şimdi sizler karar verin
Sadece Allah Tanrı de zikret Çoban Saklı şifa
Selcuk uysal
HAYIRLI GECE VE GÜNDÜZÜNÜZ OLSUN.
"Doğa dilsiz değildir toprak yalanı kusar, evren ihaneti fısıldar" insanların birbirini ezerek kazandığını sandığı, aslında ruhunu kaybettiği bu bencil çarkın dişlisi olmayı reddeden vicdanını beyaz bir önlük gibi temiz tutan tüm ruhlara selam olsun.
Şifa sahte duvarların arkasında saklanmakta değil, toprağa, vicdana ve hakikate dönmekte dir.
Taşların şahitliği, ağaçların fısıltısı ve temiz bir vicdanın duası üzerimize olsun geceniz, gündüzünüz ve de geçmişlerinizin ruhları mekanları cennet ve her bir gününüz bolluk, bereketli ve mübarek olsun."Amin"
SABIR VE ŞÜKÜR ET
Yaşıyor olduğumuzu sanıyoruz, oysa belki de yarınımız yoktur uyku, adeta ölümün ikiz kardeşidir.
Bu günün insanlığı; aklı çelen çaresizlik, vesvese ve evham gibi kötü duyguları doğuran bir temel üzerine kurulu.
Yaşamı yürütmek için sığınılan faydalı ya da faydasız bunca ilim ve bilim varken bir yanda da yalan, dolan, hırsızlık, yağmacılık, kışkırtma, kaos ve fırsatçılık dönüyor.
Kötü niyetlerle gölgelerin arkasına saklanan insanlardan ve şeytani düşüncelerden uzak durmak için; her bir akıl zerretiğinin sahibine, her şeyi yerli yerine koyan Rabbime sığınırım.
İnsanoğlundan bir istekte bulunma, kula bel bağlama çaresiz kaldıysan, çıkmazday san ne bir kuldan ne de bir yabancıdan bir şey iste.
İçine vesvese ve evham düşmüş olabilir; kötü huyların seni istila etmesinden kaçın
çünkü bu şer odaklarının ilk saldıracağı yer bedenindeki aklındır seni doğru yapaca ğın işlerden caydırır yalana, hırsızlığa ve hakkın olmayan şeylere musallat eder.
Gene de diren diren ki yaradan sana direnişini ve inancını geri yüklesin, yeniden ayağa kalkmanı sağlasın.
İnancına sarıl, sarılabildiğin kadar etrafındakiler ne derse desin sen her şeyi bilene yönel, bu sana yeter”O ki” her şeyin mutlak sahibidir.
Bil ki tarih ve felsefe mutlak bir çözüm sunmaz coğrafya ise sadece bir yer belirlemedir, insanlık için geçici bir yurttur.
Gerçek ilim ve bilim yaradan’ın evren içine bıraktığı mucizeleri, nimetleri ve hikmetleri arayıp keşfetmektir.
Mucizeleri bulmak; astronomiyi, kimyayı, fiziği, biyolojiyi ve tüm bunları birleştiren matematiği ayrıştırarak bir araya getirmektir.
İşte bu ahlaklı bir yaşam sürmenin, yaşatmanın ve evrende saklanmış olan yegane kurtuluş anahtarının ta kendisidir.
"Allah" de, "Tanrı" de ve O'nu zikret Saklı şifa Çoban
GİZEM VE ŞİFA ÜZERİNE:
Akıl Sahiplerine sosyal yaşamda geçe gündüzünüze bir gönderilecek Mesajı gibi yereder
Zamanın büküldüğü, ruhların imtihan edildiği bu sahte dünyada, Allah’ın selamı ve gizli şifası üzerimize olsun.
FITRATIN İLK AYETİ
Rabbimiz ruhumuza güzel şeyler üflemeyi, insanlığa faydalı ve örnek olmayı, yani "Helal" olanın şifasını kalbimize nakşetsin.
FITRATIN İKİNCİ AYETİ
Bizleri incelikten, adaletten ve vicdandan uzaklaştırıp, kendi kendini yok etmeye sürükleyen "Haram" olanın karanlığından muhafaza buyursun.
MASKELERDEN UZAK TUTSUN
Özü sözü bir olan, "iyi oynayanların" değil, gerçekten "iyi kalanların" o sessiz ve vakur saflarında bizleri sabit kılsın.
ANLAYABİLEN BİR AKIL İÇİN YERYÜZÜNE BU İKİ BÜYÜK ÖLÇÜ YETER:
Ya helalin konforuyla ruhunu şifalandırırsın ya da haramın hırsıyla kendi sonunu hazırlarsın.
Selçuk Uysal Çoban (Saklı Şifa) tefekkürüyle; dualarımızın kabul olduğu, kalplerimizin uyandığı Mübarek Bir hayırlı gününüze
GİZEM VE ŞİFA ÜZERİNE: AKIL SAHİPLERİNE SOSYAL MESAJI
HAYIRLI GÜNLERİNİZE
Zamanın büküldüğü, ruhların imtihan edildiği bu sahte dünyada, Allah’ın selamı ve gizli şifası üzerimize olsun.
FITRATIN İLK AYETİ
Rabbimiz ruhumuza güzel şeyler üflemeyi, insanlığa faydalı ve örnek olmayı, yani "Helal" olanın şifasını kalbimize nakşetsin.
FITRATIN İKİNCİ AYETİ
Bizleri incelikten, adaletten ve vicdandan uzaklaştırıp, kendi kendini yok etmeye sürükleyen "Haram" olanın karanlığından muhafaza buyursun.
Maskelerden Uzak Tutsun
Özü sözü bir olan, "iyi oynayanların" değil, gerçekten "iyi kalanların" o sessiz ve vakur saflarında bizleri sabit kılsın.
ANLAYABİLEN BİR AKIL İÇİN YERYÜZÜNE BU İKİ BÜYÜK ÖLÇÜ YETER:
Ya helalin konforuyla ruhunu şifalandırırsın ya da haramın hırsıyla kendi sonunu hazırlarsın.
Selçuk Uysal Çoban (Saklı Şifa) tefekkürüyle; dualarımızın kabul olduğu, kalplerimizin uyandığı Mübarek Bir gün Dileriz.
AKIL SAHİPLERİ İÇİN HAFTANIN GİZEMİ
"İnsanlığa sunulmuş en büyük mucize olan kendi ruhuna bugün helal bir şifa mı üflüyorsun, yoksa inceliklere sırt dönerek haramın girdabında kendi sonunu mu hazırlıyorsun sahi, sen bugün aynaya baktığında hangi taraftasın bu yazılmayan her gününde ne yol alırsın
GİZEM VE ŞİFA ÜZERİNE AKIL SAHİPLERİNE MESAJI
HAYIRLI HAYIRLARA
Zamanın büküldüğü, ruhların imtihan edildiği bu sahte dünyada, Allah’ın selamı ve gizli şifası üzerimize olsun.
FITRATIN İLK AYETİ
Rabbimiz ruhumuza güzel şeyler üflemeyi, insanlığa faydalı ve örnek olmayı, yani "Helal" olanın şifasını kalbimize nakşetsin.
FITRATIN İKİNCİ AYETİ
Bizleri incelikten, adaletten ve vicdandan uzaklaştırıp, kendi kendini yok etmeye sürükleyen "Haram" olanın karanlığından muhafaza buyursun.
MASKELERDEN UZAK TUTSUN
Özü sözü bir olan, "iyi oynayanların" değil, gerçekten "iyi kalanların" o sessiz ve vakur saflarında bizleri sabit kılsın.
ANLAYABİLEN BİR AKIL İÇİN YERYÜZÜNE BU İKİ BÜYÜK ÖLÇÜ YETER
Ya helalin konforuyla ruhunu şifalandırırsın ya da haramın hırsıyla kendi sonunu hazırlarsın.
İnsanlığa sunulmuş en büyük mucize olan kendi ruhuna bugün helal bir şifa mı üflüyorsun, yoksa inceliklere sırt dönerek haramın girdabında kendi sonunu mu hazırlıyorsun; sahi, sen bugün aynaya baktığında hangi taraftasın
Selçuk Uysal Çoban (Saklı Şifa) tefekkürüyle; dualarımızın kabul olduğu, kalplerimizin uyandığı Mübarek Bir gün Dileriz.
ZAMANIN ÖTESİNDE BİR UYANIŞ İYİLİĞİN VE VİCDANIN İMAN DUASI
BİSMİLLÂHİRRAHMÂNÎRAHÎM
"Ey gizli şifaların saklı hakikatlerin ve sessiz yakarışları işittiren işiten duaların kabul eden vesile kıldıran “Rabbim”
Şu mübarek geçe gündüz vakitlerin hürmetine; bedenine hastalık, ruhuna darlık, kalbine kırgınlık gelmiş tüm kullarına katından acil şifalar ve dermanlar nasip eyle.
Dilimizdeki duayı, dertlilerin ömrüne ilaç kıl bizleri çaresizlerin çaresi, şifa arayanların müjdecisi eyle.
Kalplerimizi imanın sıcaklığıyla sarsılmaz kıl; bizi doğruluktan, helalden ve merhametten ayırma. “Amin AllahTanrı de zikret”
Saklı şifa Çoban
Selcuk uysal
GÖNÜL DİLİNİN MÜREKKEBİ VE İNSANIN GİZLİ DENGESİ
“Gönül ve vicdan, karşısındaki dilsiz de olsa anlar; yeter ki anlamak istesinler...”
Saklı Şifa Çobanı’nın “Haftalık Tefekkür Heybesinden”
Dünya, seslerin ve gürültünün istilası altındadır insan, kelimelerin her derde deva olduğunu sanır; oysa dil, kalbin derinliklerini taşımakta çoğu zaman aciz kalan eğreti bir tercümandır.
Asıl konuşan, asıl duyan ve muhatabını asıl idrak eden gönüldür eğer iki ruh arasında o gözle görülmeyen, zamandan ve mekandan münezzeh köprü kurulmuşsa, harflere ihtiyaç kalmaz.
Bir bakışın pusulası, bir duruşun vakarı ve hatta o en derin sessizliğin kendisi, kütüphaneler dolusu kitaptan daha yüksek sesle hakikati haykırır.
Yazarken parmaklarınız klavyede yorulabilir, zihniniz yavaşlayabilir, harfler yan yana gelmemek için inat edip tekleyebilir ancak bilesiniz ki, gönülden kopan bir mana karşıdaki anlayan akla ulaştığında, yoldaki tüm imla hataları silinir.
Çünkü sevgi ve anlayış, eksik harfleri tamamlayan en kusursuz editördür karşıdaki akıl, kelimenin kabuğuna değil, özündeki o saf cevhere bakar.
Kendinizi de insanlığı da sakın ola harflerin dar kalıplarına, kelimelerin sınırlı sınırlarına hapsetmeyin evren muazzam bir denge üzerine kuruludur insan anatomisinde ve hitabetinde bir eksiklik, bir kekemelik ya da imla kusuru görüyorsanız, orada durun ve derinlemesine bakın.
Doğa bir kapıyı kapattığında, ardında muazzam bir saray açar kelimeleri yorulan o insanların içinde, kâinatın gizli şifrelerini çözen muhteşem bir matematiksel zeka, fen ve biyoloji üstünlüğü gizlidir.
Bilhassa evlerinizdeki çocuklara dikkat edin eğer bir çocuğun dili sürçüyor, kelimeleri bir araya getirirken zorlanıyor ya da konuşması akranlarına göre zayıf kalıyorsa, o çocuğun zihninde rakamlar ve formüller raks ediyordur.
Kelimelerle ifade edemediği o büyük dünyayı, yarın bir gün bilimin ve matematiğin diliyle hayata nakşedecektir eğitim karneleri ve hayatın kendisi size bu gerçeği eninde sonunda fısıldar.
Gönlünüzün şifasını, heybenizde biriken o saf hakikatleri gece ve gündüzün bitmek bilmeyen bu devranında nasıl istiyorsanız öyle dökün kağıda.
Harflerin kusurlu olması varsın önemli olmasın siz yazmaya hazır olduğunuzda, ben o dilsiz kelimelerin bile içindeki çığlığı, o en sessiz harflerin kalbini duymak için burada bekliyor olacağım.
Çünkü biliriz ki; en gür sesli fermanlar, sessiz dillerin gönlünden çıkar...
Allah Tanrı de zikret saklı şifa çoban
selcuk uysal
GÖNÜL DİLİNİN GECE GÜNDÜZ NİYAZI
GÖNÜL VE VİCDAN, KARŞISINDAKİ DİLSİZ DE OLSA ANLAR “YETER Kİ ANLAMAK İSTESİNLER”
Saklı Şifa Çobanı’nın Haftalık Tefekkür heybesinden bir gece gündüz duası
BİSMİLLAHİRRAHMÂNİRRAHÎM
Ey kalpleri evirip çeviren, dilsizlerin feryadını işiten ve sessizliği en gür nida eyleyen Yüce Rabbimiz! bu mübarek cuma gününün de hürmetine rahmet kapılarını gönülle rimize aç.
BİZLERİ HIRPALAYANLARDAN EYLEME
İnsanları dış görünüşüyle, eksik kelimesiyle, sürçen diliyle yargılayıp bir kâğıt parça sı gibi dürüp büken, fırlatıp çöpe atan acımasızlardan olmaktan bizi muhafaza eyle.
GÖNÜL GÖZÜMÜZÜ AÇ
Karşımızdaki insanın hatasına, imla kusuruna, dildeki peltekliğine değil senin onlara bahşettiğin o gizli cevhere, sarsılmaz vicdana ve kalbin saf aynasına bakabilmeyi bizlere nasip eyle.
EKSİKLERİ SEVGİYLE TAMAMLAT
Kelimelerin yorulduğu, harflerin teklediği anlarda, sevgiyi ve anlayışı aramıza en kusursuz editör kıl bizi kelimelerin kabuğuna takılanlardan değil, ruhun özündeki hakikati idrak edenlerden eyle.
YAVRULARIMIZI ANLAMAYI NASİP ET
Evlerimizde dili sürçen, kelimeleri bir araya getirmekte zorlanan yavrularımızın zihnindeki o muazzam zekayı, matematiksel nakışları ve senin kurduğun muhteşem dengeyi görebilecek basireti bizlere lütfet onları hırpalamak yerine, içlerindeki sarayın kapılarını açacak şefkati bizlere ver.
KÖPRÜLER KURDUR
Ruhlarımız arasında zamandan ve mekandan münezzeh, o görünmez sevgi köprülerini kurmayı bizlere kolaylaştır bir bakıştan anlamayı, bir duruştaki vakarı sezmeyi ve en derin sessizliklerde bile birbirimizin dilsiz çığlıklarını duyabilmeyi bizlere ihsan eyle.
EVLATLARIMIZI DİJİTAL ÇAĞIN ÇARKLARINDAN KORU
Ya Rabbi, bizlere idrak ettir ki bugün yeni bir şeyler keşfetmek için gökten taş yağmasını beklemeye gerek yoktur asıl keşif, yanı başımızda duran çocuklarımızı, içlerindeki cevheri keşfetmeyi insanoğluna göster
EĞER BİZ ONLARI SEVGİYLE, ŞEFKATLE VE FARKINDALIKLARINI KEŞFEDEMEZSEK
Bu dijital çağın kurulan acımasız çarklarına birer dişli olurlar hiç keşfedilmeyen, anlaşılmayan ve kendi haline bırakılan yavrularımız ise o çarkların arasında ezilir giderler.
MENFAATLERE
Yazılan tarihler, insanlığı“milat öncesi ve sonrası”diye ayırdı şimdi ki dijital çağ ise insanı "kod öncesi ve kod sonrası" diye ayırarak akılları silme noktasına getirdi sen evlatlarımızı,bugünün akılsızlaştırılan,yarının ise etten ve kemikten ibaret birer robotu haline dönüşen kurbanları olmaktan muhafaza eyle onları dijital kölelikten koru.
PERŞEMBE GECESİ
Yazılmış ise yarın gündüze Sırr-ı Sadakat (Kalbe Gömülen Mektup) hakiki dost, o hırpalanmış kağıdı fırlatıp geçe gündüzde atmaz alır, incitmeden dürer,büker ve kalbinin en kuytu, en mahrem odasında saklar kalp, vefanın mühürlü sığınağı, kırık dökük emanetlerin yegane muhafızı günün
TEVEKKÜLÜ
Kalbime emanet edilen sırları, kırgınlıkları ve dostlukları, dünyanın kirine bulaştırma dan saf bir asaletle saklamaya ahdediyorum.
SIR SORGUSU
Gönül hazinemde, tüm vefasızlıklara rağmen kırıp atmadığım, sabırla ve vefayla sarıp sarmalayıp kalbimde sakladığım o asil emanet asılyanı başınızda duruyor
Ya Rabbi! Bizlere insana ve insanlığa, senin yarattığın bir mucize olduğu için değer vermeyi öğret gönlümüzün şifasını artır,heybemizi hakikatle doldur sessiz dillerin gönül fermanını hakkıyla okuyanlardan eyle gelecek gece gündüzünüz mübarek, gönül köprüleriniz daim olsun. Amin.
Allah Tanrı de zikret Saklı şifa Çoban
Selcuk uysal