• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  
   https://www.sakli-sifa.com      https://www.sakli-sifa.com   

              Evren dengesini yakalamak hasta olup çare aramak değil hasta olmamak için hastalığa sebepleri yok etmek.      

 

 https://www.sakli-sifa.com   sakli-sifa.com    https://www.sakli-sifa.com

               Yeni ürünler bölgesel veri tarama      Yeni ürünler bölgesel tarama  veri toplama      Yeni ürünler bölgesel tarama veri toplama                         
SAKLI ŞİFA TV VİDEOLAR
Envidatoken
 https://www.sakli-sifa.com
Site Menusu
Site Haritası
Takvim

ANA SAYFA ŞABLON ARŞİV DOSYASI BÖLÜM / 1 / SAYI 01 SAKLI ŞİFA

        ANA SAYFA ŞABLON ARŞİV DOSYASI  BÖLÜM / 1 / SAYI 01  
                                SAKLI ŞİFA SIRLAR KİTABINDAN   

 “Kırıldığında insanlarla ve yabancılarla  araya mesafe koymak lazım Hissediyorlarsa yanına geleceklerdir. Gelmiyorlarsa doğru mesafeyi buldun demektir”   

Ana sayfa şablon Arşiv dosya Habil kabil 2022 2019 2016 2015 2016 2008 2005 1990 1976 1919 1825 1457 ve daha gerisinden

" Türk’e insaniyetten evvel TÜRK milletini düşün dür. İnsanların insaniyet dedikleri şey, göz boyamak için icat edilmiş bir boyadır. İnsaniyet maskesi taşıyan öyle milletler ve insanlar vardır ki maskelerinin altında canavarlar yaşar. İnsaniyeti gören olmadı. TANRIM, Türk’e sağlam, sürekli irade ver! Güçlüklerde, sabrını, tahammülünü ayni zamanda gayretini arttır .Ona esas seciye olarak vazife muhabbeti ve mesuliyet duygusu ver! Mesuliyeti TÜRK yurdundan eksik etme! En büyük kuvvetin TÜRKLÜK aşkı  olduğunu Türk’e öğret   

 Bir Türk    ÖZGÜRLÜK HAYKIRIŞI  7 ÇİHANI TİTRETİR
"Bir mıh nalı kurtarır ,bir nal bir atı ,bir at komutanı ,bir komutan bir orduyu ,bir ordu bir ülkeyi kurtarır"….Unutulmayan bir söz…Şu an aynısı yaşanmış HALK tarafin dan yaşatılmıştır

Eskiden geçmişi olan ve zamanın da  iskelet omurga yerleştirerek diş güçler  aynı  oyunlarını  73 -80 kadar arada geçen 7 sene  Kaos planlar la Kardeş kardeşi canlarını kıydılar  yorgun düşünen halk bir şekilde ölümler sussun dedi  ve planı sevindiler…
Bu günlere adım adım geldiler biliyorlardı bir türkü göğüs , göğüs se kazanamayacaklarını anladılar oyun içinde oyun kaleyi içten fethetmek için bir fesat münafık koydular  kardeşi kardeşe kıydılar….

Oyuncular  yabancılar santraca oyunu çok iyi biliyorlar hamleleri çok ileri bunların  yoluna gidilmez… Dört kitap ölüm emri verilmemişti …Nasıl bir ırk… Kanım almıyor….Şeytandan  Sakınır "ALLAHA" Sığınırım…

“İnsan, samimiliğini kaybettiği anda Allah'tan uzaktadır. Samimilik, kalbinin ALLAH yolunda  yürümek demektir.”

“Kırıldığında insanlarla ve yabancılarla  araya mesafe koymak lazım Hissediyorlarsa yanına geleceklerdir. Gelmiyorlarsa doğru mesafeyi buldun demektir”
Aynı oyun diş mihraklar plan uymayınca , bunların zamanları ve planları bitmez, çünkü fesatlar Bizleri pembe rüyalarla uyutmak , 23 e 7 yıl kala gene aynı oyunları oynamak isteyecekler. 

Bu oyunları bozun sadece bozacak. HALK ve RABBİM dır .Halk yolunda yürüyen öndere inanarak yola çıkan halk her zaman başarır Kardeşine sarıl , komşunun ,koluna gir ,Cuma günleri ve ramazan ayları gibi hatırlarını sör ,ihtiyaçları varsa yârdim et ,yemeklerden aç kalk tok yatma ,aç açıkta kalanı barındır UYUMA ,töreni ,obanı ,koru ki ,VATAN ,BAYRAK DALGALANSIN ,Her şey devletten beklenmez ,duyur ki  duyurulsun " RABBİMİN" gücü her şeye yeter…(En bük silah sarılmak) 

Dünyayı bir kere daha dize getirmek halkın gücünü bir kere daha değil ebediyete kadar….İnsan yaşadıkça anlıyor kendi halkın , kendi kayığını halkınla çekmezsen  bir yerlere gidemiyorsun…Bir önder  VATAN için BAYRAK için önder ler olsun…Yeter …
''Gözlerimizi açamadığımız bir dünyada sahip olmayı umut edebileceğiniz tek şey bir göz bağı değil miydi artık çıkarın”..

selcuk uysal Çoban saklişifa
 
BU OYUN 100 YIL GERİ GÖTÜRÜR BU ASKER İŞİ DEĞİLDİR AYIKLANAÇAK SAFRANIN İŞİ DİR  SADECE KORKUTMA HAREKETİ DİR
 
İyi olanların dünyası değil, iyi oynayanların dünyasına girdik.
"Hiçbir silah insan ırkı kadar küvetli olamaz .Silahı yapanda insan ırkıdır. Ama unutulan güç en büyük silah doğadır. ”Kimse karşı koyamaz".!!!!
 
BİR DUVAR ONU KORUYANLAR KADAR GÜÇLÜDÜR
"Korkularına boyun eğen, özgürlüğüne yaşamına sırt  çevirir
Karanlıktan geldik karanlığa gidilecek .Karar verenler  yaşı  60 ve 25 yıl sonra yaşı  85 iki karanlık arasını aydınlat ki …. Dürüstlüğün kuralı yoktur.. sadece dürüsttür.. Tarih kayıtlarında  yazar.. anılır..
 
KİRACI
Zeki bir  insan  yalnızlık tan  düşünceleri  ve hayal gücüyle” ALLAH I”  verdiği azalarla ve akılla sanata sahiptir. Sanatçılar çizer, boyar, fotoğraf  çeker , sergiler , sunum ,planlar ve sunar ,her kes bu dünyada çizer ve yapar çok güzel  eser çıkarır, bazen de ,planlar  sanatçının  adıyla anılır ve  görmeye gidilir ….
 
Peki bu güzelim dünya ve  güzelim dünya diyoruz onun  resmini yapıyor ve kiracı olarak yaşıyoruz  , Resmini yaptığınız dünyada  sahibinden izin alındımı kirası öden di mi ki ..
 
Kira bedeli  Helal ,haram ,şükür.. Dünyada  neyi paylaşılamıyor mevki  mi ,hırs mı, şan, şöhret mi  hepiniz bu güzel  Dünya yı yaratan “RABBİM”  sahibinin  yanına gideceğiz  ve  göreceğiz…
 
Tek  DOĞRU ÇİZGİYİ BULMAK-------Unutma ki  Karanlık dünyadan geldik. Karanlık  dünyaya   Gidilecek
 
Haram : İnsanın vücuduna ve ruhuna kendine ve  başkasına, zararlı şeyler veren
Helal : İse insanın sağlığına ve ruhuna kendine ve başkasına faydalı şeyler veren
Kira bedeli bu kadar….(TÜM İNSANLIK İÇİN GECERLİ)
Selcuk uysal Çoban sakli şifa     
 
KORKU  VE  STRES ETMEM 57 yaşındayım  Devlet seçimine canım pahası canımı koyarım .Ama hükümet seçimine 30 yıldan beri kontak kapalı.57 yıldan beri kasnak gibi dönüyor
 
Değişen bir şey yok.  Yoksulluğu azaltmadan, inancı yükseltmeden zenginliği arttıran ve suç işleme bakımından, sayılardan daha hızlı artış gösteren bir toplumsal şan ,ihtişam, haram zihniyet azaltılmıyorsa sistemin önünde dışa bağlılık tozlanmış dosyalar vardır..
 
Dışa bağlı yasaklık kalmadıkça.. Fikir sahibi olmaya, mal sahibi olmaktan fazla ihtiyaç duyacağımız gün, gerçek zenginliğin sırrını bulacağız ve bağımsızlık ilk adımı olacak. 
 
EN BÜYÜK HASTALIK SAVAŞ VİRÜSÜ
Kanser, ölümcül hastalık dünyada bilim adamları bir çare aramakta ,ama dünya büyükleri terör dur diyemiyorsalar ,altında muhakkak çıkar vardır  ,Dünyaya gelen dört büyük kitap ta yazar ölüm emri vermemiştir. Hele hele vahşice kıyım asla .Bunun altında bir çapanoğlu yatar,

Bu yıl bir haşere ilacı yapar ,haşereleri öldürürsün ama aynı ilaç öbür yıl öldürmez çünkü larvalar bağışıklık kazanmıştır .Bir kuvvetlisini yaparsın ve böyle gider ,savaş virüsü de aynı bir var bir yok, yok etsen de bir yeni münafıklar ,fitne ,fesat ,savaş virüsleri insan sağlığını bozar atar En kolay hastalık olanlar, aslında en beceriksiz ve korkak virüs ırklardır .

Küçük, amaca uygun savunmadan ya da intikamdan anarlar çünkü erdem olamazlar, onların nefretleri, zeka ve akıl yoksunluğundan dolayı, yok etmekten başka bir çözüm tanımaz ."Çünkü 20-30 yıl geriye gidelim bir yere gittiniz çomak soktunuz ,bir de ne göreyim sahipsiz zenginlik ,ne yapalım ,dendi ,münafıklar ,fitne ,fesat çıkarıp, yeni aynı soymuş gibi irk üretildi ,”Rabbimin” her canlı sebepsiz gelmedi ama insan oğlu öyle savaş virüsü üretti ki  Haram zihniyet dünya hakimliği ne sahip olma hırsı ,çıkar ve zenginlik ten başka bir şey değil.

Hayatta paylaşmayı bilsek ,savaş virüsü olmaz ,insanoğluna halbuki nimet ,hikmetleri paylaşın ki fitne fesat virüsleri savaş virüsleri olmasın .Çünkü hepimiz ,aynı güzelliği ,aynı anlayışı ,yaşam için sağlık için.

Belki anlayışlar ,farklı olabilir, aynı dalda olmasak ta ,aynı tohum ,aynı insan oluyoruz çünkü insan ırkıyız. Eğer başkaları yaşaması için bir şeyler yapmıyorsan ,vaktini boşa harcıyorsun..

"Kin taşımak yanan bir kömür parçasını başkasına atmak için eline almak gibidir. Sadece kendini yakarsın” Dünya sahipsiz değildir. ”RABBİM “ cevabı verir. Ya bu gün,ya yarından sonra

selcuk uysal coban saklı şifa

 

ANA SAYFA ŞABLON ARŞİV DOSYASI  BÖLÜM / 1 / SAYI 02 SAKLI ŞİFA SIRLAR KİTABINDAN

“Kırıldığında insanlarla ve yabancılarla  araya mesafe koymak lazım Hissediyorlarsa yanına geleceklerdir. Gelmiyorlarsa doğru mesafeyi buldun demektir”
Ana sayfa şablon Arşiv dosya Habil kabil 2022 2019 2016 2015 2016 2008 2005 1990 1976 1919 1825 1457 ve daha gerisinden

YOK OLMADAN AYDINLIK İÇİNDE FENER YAKARAK ARAMAK SAKLI ŞİFA
13 07 2021 eski tarih 2012 2014

Gelecek tek şey dünya birliği ,istilacılar insanlığı yok edecek aydınlık içinde fener yakarak aramak

Her ülke milliyetçidir sembolle anılır içlerinden kimleri haindir iblise çalışır çıkar şöhret için ve çığlık atar "köpek" kadar değeri olmayan (şeytan ve iblis i ) kapılarındaki zincire tasmaya bağlanmış (zebanilerin ) ta kendisidir halkı ve insanlığı insanoğlunu kışkırtır geleceği olmayan yola sokar ülkeyi ve dünyayı istila ederler. 

selcuk uysal çoban saklı şifa
 
POSTACI
09 08 2021
Sarhoş tekerlek bir çizgisi aynıda olsa insanlığın yanar dönerliyi gibi her yöne hareket eder.

İnsanlık nefis çıkar için başkaları tarafından gözlerine takılmış göz bantlıdır bir amaç uğruna ve bir kralın amacı uğruna halkını bilerek cahilleştirir ,cahilleştirir itaat etmeleri için bazen var yok bazen yanar döner bazen de “aş” verir vermez hal alarak esir esaret içine alır.

Halkın göz bantları kralın varis ve mesai dostlarını ne yediklerini görmese de aç olsalar da açıkta kal salar da yarı ölümden korkmaz halleri halkı bir şekilde yaşatır yaşatırken hayaller içindeki halk hala alkışlarla “ihanet etmez” ama “ihanete uğradığı” ise cahillikten kaynaklansa da “cahilin kurnazlığı meydanları sarsa da” cahil ihanet ,ihanet cahillik iki tarafın ihanet cahilliğin terazisi bir birlerine ağır basmaz..

Ne zamanki bir birlerinin çıkar nefisi şan şöhreti yer ve yerine gelmeyen hal alması bazen yanar döner bazen de bir sarhoş tekerlek gibi gidilen yol çizgisi ihanet yolu ise cahilliğin yerini akıl içinde kurnazlık alışı oluşunun kanıtı olup gözlerini kan para bürümüş olan çizdikleri yolun (gözleri bantlı bir insan oğlunun) aslı yolundan saptırıp kendi blok zincirinde alışları ve yazdıkları proje gereği itaat etme yolunda attıkları bir algoritma halidir bu da et ten kemikten burunmuş bu asrın robotlarıdır..

Asıl ise daha öncelerden yazılmış bu günü gösteren ikazlar ise hala insanlık aç açıkta kalma ölüm korkusundan korkan insanlığın içindeki maddeleşmemiş şeytan ve şeytanlardan bedeni sarmış olan nefis ve çıkar “yaratılışı unutmuş” maddeleşmiş kalıcı güç varlığından ebedîyi kalacağını sanan cahil bırakılan ve bildiği halde cahilleşen şu andaki yaşam farkıdır bak bir haline bir birlerine uymayan beden “kendi beden içindeki ruh gençleşirken” bu gün toprak olacak yaşlanmış beden ise geçmişlerde bıraktığın sadece cahillik ve ihanet ebedîyi kalmak ve ölüm korkusu  haydi şimdi yaşam için devam edin yolu aynı sarhoş tekerlek içinde yer alan yanar dönerli cahil kurnazlığa ve ihanet yollarına ama bir gün yok ikiz kardeş gibi uykuyla ölüm son durak ve son gidiş dönüşü olmayan bilet..

Yakın bir zamanda an ve anı belli olmayan eskiden çamda beklenen postacı gibi ..
 
saklı şifa sırlar kitabin dan akıl, son mektup, cahil ve ihanet ,ebediyet tek gidişli yol bölümlerinden kısa kısa alıntılar.
Selcuk uysal çoban saklı şifa

DAĞLARDAN GELEN ZOR YOLCULUK TA YAZILAN BİR TARİHE NOT “CAHİLLİK İHANET”
01 08 2021
Dağlardan gelen zor yolculuk ta yazılan bir tarihe not “Cahillik ihanet”
Cahillik :Bilisiz olma durumu, bilgisizlik. Gençlik, toyluk, deneyimsizlik kısaca akıl yıkanma nefis doyumsuzlukla çıkar çıkarcılar tarafında ateşe atılma .
İhanet İnsanlığın içinde ve tün canlı varlıkta bilhassa akıl şuuru olanda  Hainlik her konuda ve kaoslarda kışkırtmalarda  ve (her sevgide sevilen ) aldatma aldatılma.
İşte insanlık bu iki grupta yer alır ve insanlığın sonu gelir ve azınlıktaki devleti hükümeti olmayan ve bu günün her şeyi alan paranın gücü bu da kendilerini gelecek boyutlarda tanrı ilan eden veya tanrı yolunda saptırıp kendi tanrı modelini sergileyen “tanrının ayetlerini hiçe sayarak” şimdiden beyin yıkayan beyin (yıkatanlara çalışan ihanet guruplar) kaosun her başlangıcında her bölgelerde meseb ayrımcı din dünyada ve ülkeler içinde ayrı ayrı yazdıkları ideoloji üst akıllar ideoloji fikirleri sergileyen “ihanetin içinde cahilliği” ön planda tutan bilinçli gözüken ama kurnaz olan okumuş ve bilgisi olduğu halde nefise gömülen “açlık açıkta kalma ölüm korkusu yaşayan” bu dünyada ebedîyi kalacak düşünürler düşünenler ise düşündürenler de bir gelecek nesillerine an ve anlatımlarla dünya zenginliği ve ideolojimde kaybolmasın diye soyunan (aile soy kütükleri) bu günde yarında başka zamanlarda ve geçen ve geçecek boyutlarda Temmuz ateşi bu insanlığa insanlığı tüm canlı örtüsünü yakacak bu ne ilk nede son olacak ..

İhanetin içinde cahillik cahilliğin içinde ihanet anlat dediklerinde ise hepsi içinde ihanet ve cahilliği anlattık..

Tam 200 bin sayfa yazıldı ve yazılacak çuvallar dolusu sonu olmayan sırlar kitabin da her şey içinde olan ama insanlığı anlat dediklerinde sadece insanlık iki şeyde yok olacak yani kısaca ayağına sıkmakla binlerce sayfanın “özeti ise iki kelime ve iki satır İhanet ve cahillik..

Bir de şöyle bakalım kurulmuş bu dünya evren içinde var olan insanlık insanlığa yakışan sevgi ise nerede bu da bir insanlığa ihanet değil mi..

O kadar insanlık var oluşta tüm musibetlere karşı bir koruma kalkanı vermiş ise bir de akıl içinde şuur vermiş olduğundan bu zamana kadar ver başlangıç ilk hamlesi nefis içinde doyumsuzluk var olan zenginlik sizce var olduğu halde cahillik olmuyor mu..

Şimdi ise dünya içinde bir ülke mö ve ms Türk soy kütüğü ve 3000 yıldan beri neden ihanete uğramıştır ve yakın bir asır içinde “Osmanlı 600 sene ve Atatürk 100 sene zamanlarında hep ihanetlerle” yok edilerek ve ideolojileriyle bir hiç sayarak ve bazı kesimlerin (çıkarları doğrusunda arkasına saklanarak) kendi ideolojilerini sergileyen ve arka ,arka gelen fırsat ve fırsatları sergileyen ve gene gelen çıkarcılar fırsatçılar ülkeyi teslim derecisine getiren ve diş dünyaya teslim edecek kadar ileri giden gidenleri  ve gelenler ve getirenler tarih ve felsefeyi kendine doğru yazan yazdıranlar ve bu güne kadar her fırsatta dıştan ve içten gelen cahillik ve ihanet ve de bu topraklarda yaşamlarını geçirdikleri halde bu devlete “cahillik adında kurnazlık ihanet” olmuyor mu.

Şimdi bakın bir yanı cin seti bir yanı viyana kapıları hep söylerler Türkler geliyor aslı ise oranın halkı söylemiyor tarihleri anlatılırken çarptırarak yazdıklarından gelecek nesilleri anlatımları böyle gerçekleri yazsalardı bu gün orası şimdiki zamanda bile türk olurlardı çünkü türk mazlumları koruyandı halkına zülüm edenleri yok edendi istediği gibi özgür yaşamları varken şimdiki güçlere bakın bu gün için 300 senelik mazileri olan güçler öncelikle esir esaret içinde yaşatarak sömürme asma kesme zorla ele alma hatta kışkırtarak ülkeleri yok etmekteyken insanlık bir kere daha cahil olmuyor mu vede şimdi ise ülkesine ihanet etmiyor mu .

Bakın son anlar gene Türk’ü yok etseler de gene zaman saatler geldiğinde sema ordusu turan ordusu topraktan çıkarak tabiatın çocukları ve ordusu sahalara inince cahil kurnazları ve ihanet edenleri yok ederek “Türkler gene geliyor tarih felsefeleri yazarsa inan mayın onlar zülüm edenleri ve çıkarcıları yok etmek için geliyorlar”

Evet her kese anıt herkese plaket her kese rütbe sonrası pardon sök at yırt ve bu devlet için çalıştı diyenler ve dedirtenler esir esaret içinde dışa bağlı ihanetler kurnazlıkla cahillikler içinde ve bir gün ve yüzyıl geçen zamana baksınlar ve şimdiki zamanda ise ne şekil adlandıracaksınız cahil kurnazlık ihanet olmuyor mu be devlete ve bu dünya insanlığına.

Uyurken uyanmak yerine nefis doyumsuzluk ortaya atılan ideoloji fikirler “tatula otu tütsüsünde oturup ,bam otu şerbetiyle” görevler sergilerken bu yapılan zenginlik ve zenginlik yolunda iken ve ülke daha çok yeraltı yer üstü zenginliği varken bu ne şiddet bu telaş.ve

Biri Birilerine yapılan ihanetler ve ihanet alanındaki canlı yaşayan akıl şuur akıl şuuru olmayan karışmış dünyası

Kimlere çalışarak yoksa akıl mi yıkanmakta ve birden fazla ihanetler bak ortada her sene “Temmuz ateşi ülkede ve dünyada” eşit esen “karaların soğuması havanın ısınması birden değişen yönler havanın soğuması karanın ısınmasıyla” dört tarafa esen rüzgarın esmesi ise işte buradan (çıkan fırsatlar haydi bir birkaçı piknikten, bir kaçı anızdan, bir kaçı da canlıların kozalak üzerine dışkılarıyla bir çam parçası ve ya gözle görünmeyen hidrojen ısı faktörüyle buharlaşan rüzgarın sürtünmesiyle çıkan yangınlar ya daha başka ihanetler zinciri hayalet sempatizan cahillik bazıların kurnazlığı şimdiki zamanı yıkmak için çaba gösteren ve nefis yolunda bilinçsiz bilinçli ihanet içinde cahillikle ) çıkan çıkartılan ve sonu gelmeyen her fırsatı değerlendiren bu dünyaya ve ülkeye yapılan “ihanet cahillik değilse inanın kendinize yapılan ihanet ihanetiniz olmuyor mu.

Daha düne kadar toplanan kurum diye verilen bağışlar milyarlarca para güç motorsuz uçaklar mıydı   veya bu kadar gene toplanan bağışlar yanan fidan yerine teknoloji övünme yerine de ekip ekipman en önemlisi ise bazen söndürmek için karşı ateş acılan bazen de her yönden esen rüzgara karşı hızlı şerit açma yanı kesme ne, ne kadar var olsaydı yanacak mesafede ağaçları keserek hem yanmaktan hem de yanmayan yanı kesilen ağaçlardan alınan para güçle de yeni teknolojiyi karşılardı az personelle çok iş yapılarak sonradan çıkacak göz kabartan fırsat fırsatçılara yol açılmaz ülkenin dört bir yanını ağaçlarla kaplanırdı.

Hızla açılan şerit kilometrelerce fırlayan patlayan yeni kozalaklar hiçbir yere hasar vermeden kısa zamanda kontrol altına alınırdı ve hızla mıknatıs gibi çeken su ve su alan bölgelere hareket eden ateş ise  şerit açılan bölgede ateş kontrol altına alınırdı işte burada cahil kurnaz bilgisizlik ezbere hamle hem mala ,hem cana hem de devlete ihanet tir..

Yardım diye reklam kokan gıda ulaşım ekmek su değil yardım orda başla çalışana ekipman ve teknoloji geçmişlerde ihanetler zincirinde ne kadar şimdi kurtulacaksınız yoksa yeni ihanet zincirlerimi şimdiden atılan logolar hiç gelecekteki ateşleri söndürmez sadece en kısası ise teknoloji ateşi söndüren gerekli..

Yeniden başlayan sayfalara bakalım şimdide

Şimdi “çok başlı secim olduğunu kabul etsek” (seçilebilmek için ilaha baraj deyip düşürmek ve toplumu ve toplum çıkarlar doğrusunda parçalandığını ideoloji fikirlere bölerek ve de çıkar fırsatlara bölerek ve de düşünce düşünürleri düşünerek fırsat yolu açarken ve dış dünyanı istemiş olduğu parçalanma modeli sergilerken  cahil kurnaz ve ihanet olmuyor mu şimdiki zamanda )

Baraj yükseltip, çıkabilen iki grup için ve seçilemeyenler yanı barajı açamayanlar tekrar istedikleri “seçilen önerilen iki gruba girmeleriyle” hükümeti daha iyi “hızlı trenle” devleti  yükseltmek yerine ila seçilen ve seçilemeyen kaoslara sürüklemek “eski su buharıyla çalışan lokomotiflere dönmek” şimdiden geri kalmak değil mi şimdi bu da “ihanet cahillik” değil mi amaç neydi bu devleti korumak ama ne yazık ki devlet yerine “keser olarak kalmak “cahillik ihanet” değil mi.

Bir önder nedir
Güçlü ve ünlü oluşu, yeteneği ya da toplum içindeki yeri dolayısıyla, ilişkili bulunduğu toplumsal kümenin ya da toplumun tutum, davranış ve etkinliklerini, belli zaman ve koşullar içinde değiştirip yöneltme yeteneğini gösteren, topluluğa, topluma kılavuzluk eden, toplumu örgütleyen kimse.

“Bir toplumsal kümede, inandırıcı icraatı yetenekleri ve küme üyelerinin gönüllü benimsemeleriyle, öncülük eden kişi”

Evet şimdi bakılım
Yanlışlık nerede yapılmakta çok yönlü kümeleşmemi yoksa (sözde erdemlikle) kümeleşmeyi bir arada tutan tutum mü yoksa her fırsatta devlet arkasına alarak veya saklanarak (seçilen seçmenle) değişen toplum yanı halk halkın tarafından çıkarlar yolunda mi “ihanet cahillik” yoksa “borçlu halk toplum daha da içeri borçlandırıp ölüm açlık açıkta kalma korkularıyla parçalanma” veya seçilme seçileme durunda çok başlı canavarla ülkeyi çıkmaz yollara mi “yüz sene geçti bir yüz sene daha mi” bir İngiliz oyunuyla cahil kurnazlık la ihanet..

“Akıl nereye saklandı”
Bu ülkede yaşamıyormuş gibi “iktidar muhalefet ,muhalefet iktidar” sonu olmayan hala huzur ve barış arayan bir geri dönüşle yaşamlarına bakmaları ve “gerçek erdemlikle” yola gitmeleri yerine çok asırlar geçse de hala çıkar fırsatlar için balcık yolara girmeleri ve yolda çıkacak çok başlı canavarlar içinde olması ise oda nefise hala doyumsuz “ülkesi devleti olmayan para gücüne saplantısı mı cahil kurnazlık yapılan bu ülkeye ihanet.

“Gemmiş (kralın söylediği ekmek yoksa pasta yiyin) bu yüz yılın için dede bir önderiniz söylediği hala aklımda aklındayken çıkmadı mı yoksa sendemi bir balçıkta sın doyumsuz esir esarette misin ” Kurnazlıkla cahil ihanet oluverdin.

Bazen onlar için çalışan onlar için düzen kurulan masa başında doyumsuz zevk alan halkını borçlandıran bir ekmeğe muhtaç bırakan seçilen değil seçendir beyinleri yıkanan cahillik doyumsuzluk içinde olan ihanettir gene insanlık insanoğludur hiçbir yerde aramayın (kral çıplak olsa da gene kaftanla görürsün)

“Suçluyu arıyorsan bir suçsuz bulursanız eğer tüm suçluları bulursunuz” veya bir suçsuz bulursanız eğer tüm suçluları bulursunuz”   Cahillik yerini kurnazlığa ,ihanet yerini iyi kötü kötü iyi yerini almış yoldan ayrılın hep bir kürek çekersek bir yol alınır yoksa fikirler yani ideolojiler kılavuz kaptanlarınız çok ise kürekler kör düğüme yolunuz girdaba yol alır.

İki hamle “cahillik ihanet “
Hiç beklemeyin düzelme olmayacak “sadece zaman yıllar değişen yurt gibi  tek Sancaklı Turan sema ordusu geliyor dendiğinde Türkler geliyor eklenti olarak şükür eklenecek.

Bilin Temmuz ateşlerini söndüren olarak ve tarihe not düşün dağlardan çoban.. Tarih 01 08 2021
saklı şifa sırlar kitabi sadece iki satır yok olma cahillik ve ihanet ,ülkede yer altı ve yer üstü zenginliği görememek cahillik başaklarına vermek ve yok etmek ihanet ,devleti bir şekilde yöneten ve yönetimler ve de halkın içinde yer alan ve alacak ileri boyutta yer veren bunlara dur diyemeyen ve de yok edemeyen her fırsatlar varken yapamayan yapılamayan yaptıranları görüp te yapamayan hem cahil hem de ülkeye ve dünyaya yapılan ihanettir, akıl düşüne bilme bölümlerinden alınan kısa alıntılar.

Selcuk uysal çoban saklı şifa
 
 
BİR DE 2018 2019 DA YAZILAN SONRA 2021 OKUYALIM
08 08 2021 ve 08 08 2017
Bir gün uyanılacak ve cahil olan sonradan kurnazlık ise bilin ki bu halka uyandığında yapılan ihanetin bedeli ağır olacak.

Adım çoban aslım Alanya Oba Basırlı Toros dağla da yaşayan Yörük ve Çöl de ve yurtta dolaşan her yere bir avuç tohum atan doğusun dan batısına vatanım bayrağım diyen doğada gezginciyim..

Yaş 63.. Ya senin işin.. Çekilin bir kenara ihtiyar heyeti olun öndeki geçleri yetiştirin sizin işiniz bu olması gerek.. Hala birileri için nefise çakılmış ve hayat boyu korku içinde yüzersiniz.

Anlayana kapak.. Eskiden Türkler geliyor derlerdi .Bir gün de ansısın geldiler dersiniz. (Belki zaman gelir şükür Türkler geliyor veya geldi derle)

Bu ülke yönetim edecek dik duran uzun adam ister ,yok öyle her gittiği yerde safari resim çekimler yaparak içten tatile gönderilenleri görmezden gelip şimdide huzur deyip vatan savunmak ne.

Var mı huzur dünyada kim görmüş bir söyle hele.. Türk hayat boyu huzur görmemiştir her görmeyiş bilin ki Türk'ün bedenini çelikleştirir. .Adem den bu yana bir ırk vardır adalet terazisi Türk'tür.. Şakağınıza vurun desinler ki o işaret ne.. Ve sonra hep hatırlarsın o işareti..

Evet. O zamanları yanlış olduğundan kasalar boşaltılırken ve parsel , parsel alınırken devlet içinde devlet kurulurken birileri Afrika safarilerinde halka göz bantları takılarak filim yerine makaslanmış slayt göstermek neydi..

Şimdide gelip top yekûn slayt ve arada reklam verip bol çerez dağıtıp son sahneyi zincire vurulmuşumu The end..Göstermek bu halka...

Oturun komedi olmayın masal hikayeler anlatmayın yazın gençlere projeler sünün öğretin DESTAN OLUN. .Destan olmadan kahramanlık anlatılmaz..
Şimdi bu halka sadece rüzgârın fırtınaların olmadığı yer de yel değirmeni masalını anlatırsın.. Artık bu millet uyumuyor önceden kasırgalar afetleri gördü..

Daha zamana çok var 
Şimdi 2021
Dağlardan bir ses
Hayatı anlat derler şimdi yaş 65 oldu
Çoban der anlatayım şimdi ister 01 yaş istersen 50 sonrası 100 yaşta olsanız hayatınız benim gibi yaşamı özetlersiniz "cahillik ve ihanet "ve" şimdiki seneniz 2021 cahillik içinde kurnazlık var ise nefis çıkar şan şöhret uğruna ihanetler zincirinde olursunuz şimdi beni ve seni anlattım kısa öz her şey "sayenizde" olarak başlar "sayeniz olmaz ise" yazamaz ve okuyamazsın anlatınlar olmaz.

Şimdi bakalım..
İnsanoğlu kendini çok büyük gösteriyor, evrende ne kadar küçük olduğunu bilseydi, Kelimelerin gücünü anlardı.. Gözler, beden ve eller ,insanın karakter yapısını ve içindeki ruhu ölçer neydin ne olacaksın.

Şimdide konuşulan ortama bakalım ..
Dürüst bir insan, daima çocuk kalır... Bir fincandaki kahve gibidir hayatım. Bazen tatlı bazen değildir. Önemli olan kahvenin tadı değil zaten, onu kiminle içtiğidir.

Şimdide Değişen bir şey yok a bakalım.
Yoksulluğu azaltmadan, inancı yükseltmeden zenginliği arttıran ve suç işleme bakımından, sayılardan daha hızlı artış gösteren bir toplumsal şan ,ihtişam, haram zihniyet azaltılmıyorsa sistemin önünde dışa bağlılık tozlanmış dosyalar vardır..
Şimdide başka acıya bakalım

Yoksulluğu azaltmadan, zenginliği arttıran ve suç işleme bakımından, sayılardan daha hızlı artış gösteren bir toplumsal sistemin özünde çürümüş bir şeylerin olması gerekir..
Şimdi de savunmalara bakalım

Küçük, amaca uygun savunmadan ya da intikamdan anarlar çünkü erdem olamazlar, onların nefretleri, zeka ve akıl yoksunluğundan dolayı, yok etmekten başka bir çözüm tanımaz.

Şimdi son duruma bakarak
Sende menfaat ı çıkarı olan bir kişi seni altın semerlerde gezdirir .Çıkarlar menfaatler bitince çivili semeri senin  sırtında gezdirir .

Başkasına sadakatiniz, kendi başarı kapasitenize ihanetiniz anlamına gelmeye başladıysa, gitme zamanı gelmiş demektir.

Anlamalı ki cahilliğe anımsatarak ihanete şimdi neden çoban yanız dağlardasın derseniz kimseye ihanetin olmaz ve kimsenin cahil kurnazlığıyla bana ihaneti olmaz varın bana müsaade varsa yarınlar 66 da veya 67 görüşürüz ben yoksam eğer yazılmamışlar yazılarak okunur hale gelir okursunuz değişen hiçbir şeyin olmadığını görür belki bir şeyler değişmesine çaba harcarsınız

“Belki cahil der kendinize ihanet o an (etmez, etmez) ihanetiniz ise cahilmişiz dersiniz”
saklı şifa sırlar kitabin dan cumhuriyet. ve ilk ve son kan , anadan oğlana masallar hikayeler bölümlerinden kısa alıntı

 selcuk uysal çoban saklı şifa
 
ŞİMDİ BAKALIM SUÇLU KİM SUÇLU KİM DÖRT BUÇUK MİLYAR YIL Mİ VEYA ŞİMDİKİ ASIRLAR İÇİNDE İNSANLIK Mİ
14 08 2021
Yaşadığım edindiğim öğrendiğim bilgi şudur.. Kendi kendine yardım etmeyi bilmeyen hiç kimseye yardım edemez..

Gücünüzden şüphe ederseniz şüphelerinize güç verirsiniz..
Buda yaşam korkusu verir.. Şunu bilin ki kan ve kemik herkes de bulunur.. Farklı olan yürek ve niyettir..

Yaşan sizin elinizde size bağlı. Sen iste şifanı yaratan inan verecek. Bu dünyaya nasıl geldiğin gibi inan..
Belki sen istemedin ama seni bir vazife için yaratıldın kendini keşfet. Tüm her şey Tevekkülünde.. Hem anında kazanamaya bilirsin..

Düzen ve evren kurulduğu gibi insanoğlu da bir yapıyla kuruldu.. Zaman ve an geldiğinde yaratanın emriyle bil ki seni kimse yıkamaz..

Şunu da bil ki.. Yaşam savaşını kazanan her zaman en güçlü yada en hızlı olan değildir. Er ya da geç kazanan kişi kazanabileceğini önceden düşünen kişidir..
Başarı ve sağlık istenmediği yere gelmez...

Şimdi bakalım suçlu kim
Suçlu kim
Dört buçuk milyar yıl mi  veya şimdiki asırlar içinde insanlık mi
Dünyada yaşam sunan ve insanlık için yer yüzünü nimet hikmetlerle kılan yaratanın emri ile doğaya ol ve insanlık yaşam süresince nimet hikmetlerini tabiat sofrasını sun ve hastalıkta musibetlerde derman şifalar sunan doğanın ve evrenin en kutsal galaksiler içinde en kıymetlisi dünya ve dünya içinde yaşam ise doyumsuz zevkleri istek bitmeyen şükür ü unutan akıl şuurlu canlı türlerinden insanlık hayatı boyunca istekleri bitmeyen insan topluluğu doğaya zere kadar ve bedenine ve başka bedenlere kıymet bilmeyen insanlık, insanlık içinde fırsat fırsatlar kollayan bir nefis boyutu ve sonradan yaşamlarına musibet ve sonrası ölüm kusan insanlık sonrası ecel kader deyip kısa yolu tercih eden gene insanlık..

Yaratan insanlığa beden koruması için kalkan sunsa da beden içine musibetlere karşı koruyucu kalkanlar sunsa da gene insan oğlu içinde insan her yaşamda her fırsatta aç açıkta ölüm korkusuyla ve her pahasına bile bile afetlere bilerek insanlık afet diye abandırılan doğa döngüsü doğanın önüne “drenajlar” yapan gene insanlık bilseydi ne kadar zor “ebediyetteki köprüyü” geçmek bilirdi yaşam dünyasında daha sağlıklı köprüler ve binalar yapmayı “ecel kader” kısa yolu tercih etmezlerdi geridekiler..

Şimdi suç kimde yaratanda mı bilseydiniz var oluşunuzu demezdiniz ben dünyaya neden geldiğimi geldin sen ,sen olarak ta gelmeyebilirdin yaşam da ise nefis çıkar doyumsuzluk sonunda oluverdi ecel  kader bir birileri için ondan verdi yaratan akıl düşüne bilme ve bildirdi yerleşimleri koruna bilecek şekilde sadece insanlıkta değil tüm canlı varlıkta yaşam sundu göz ,göz evler sundu sudaki canlıyı ,sundu ormandaki yaşamı her şey yerli yerindeyken her yerlere tabiatın yolarındaki enerjileri sadece insanlık değil tüm zaman boyutuna.

Ne oldu doyumsuz insanlık ise gereken yerlere yapılması işaretleri varken işaretler olmayan yerlere sık olarak drenaj barajlar kurulurken evrenin sonsuz zaman ile dünyanın 4,5 milyarlıktık yaşamı ve insanlığın daha sık sık değişen insanlık keşfi bilinemezken nefis çıkar unutularak ve suçlu suçunu bilmez ve bir suçlu bulunamazken afete suç atılarak “ecel kader” kısa yol tercih edilerek ve sonu gelmeyen insan yapısı suçluyu bulunamazken afetlerle “ecel ve kader” bitmez..

Kalemi aldığımdan beri yazarak ne, ne kadar söylense de insan yapısı adına bilim teknoloji dense de ve devam ettikçe “ecel kaderler” bitmez..

Her zaman yanlış yollar bu gün nefis içinde yollar asılı olmadıkça her su yolu ve demir yolu ve binalar afet doğaya yenik düşecek çünkü yaşam ve doğa her zaman kendini yenilemekte ve her yapılan her yapılanma yenilenmedikçe ecel kaderler bu asır sonra çok olacak.. Suç kimde bir sorgula..

Her şey elimin altında
Ev üstünde dam da su sızdırmaz üzerine 3x3 m karede atta makineler sıcak gelmesin diye ve topraksız sadece çakıllı kum ve ağaç talaşıyla daha önce resimlerini yayınladığın günleri hatırlayın kum ve çimlenerek sadece evden çıkan erzakları meyve kabukları kavun karpuz domates salatalık çekirdekleriyle bir sonbahar başlangıcı kış ilk bahar yaz tekrar sonbahar ilk bahar yaz bitimi zamanı ve fideleri domatese salatalık ve kavun karpuz...şimdi bu nedir dersiniz...

Koltuğa yaslan düşün orada cevapları bulacaksın.. Servetleriniz yok demeyin her attığınız adım bastığın yere dikkat et.. Orada yaşamın sağlık güzelliğin var..
Yapamıyorsan bozma o yeniler.. Şunu da bilin gideceğiniz yerde bunun yarısı kadar..
Geride bırakılan her ocak türü tükenmekte olan (ısak) baykuşlar bile insan arar olur.

selcuk uysal çoban saklı şifa
 
 
 
YAŞAM VE RUH
1997 2021
İnsanlar öyle konuşma yeteneğine sahip ki var olanı yok etme çabasında uğraşır bu dünyaya atılan her yeşeren şey daha keşifler edilmemişken sonu olmayan sosluğa kadar keşif edilemeyeceğini ve de her zaman içinde yeni birleşimlerle doğaya atılan koruyucu bitki örtüleri ve maden mineraller varken  insanlığı insan olmayı insanca yaşamayı bulamamışken bir bakmışsın buldum yaptım ettim bir zaman sonra sadece özür pardon demekte öte yede varamamıştır..

“ İnsanlık ve insan oğlu çaresizdir  zenginliğiyle övünse de gene çaresizdir”
“Çaresizlik içinde oluş ise  erdemlik sevgi olmayışıdır”
“Üstün görme çabasında olan ve aynı eş insandan bekleyen beklenti si ise övme övünme kelimesidir”
“ Bu da insanoğlunun psikolojik ruh halidir”
“Sonrası ise vay ki vay haline “

selcuk uysal çoban saklı şifa

 
İŞTE HAYAT BAŞLAR KARŞINDA OKYANUS ARAMA YAŞAMDA KATIL DALGALARDA OLUR VE DOLUDUR
15 12 2021
Kaptan dalgalı denizde ve yaşamın içinde belli olur ve kimse dalgalarla ilgilenmez sadece gemiyi limana yük getirmesiyle ve gelip gelmemesiyle ilgilenirler hayatınızda okyanuslar gibi yaşam içinde de dalgalar olabilir her şeye rağmen "yaratılışın getirdiği ilkeler ve ilim içinde bilime" ulaşmaktır

“İnsanlık için hayaline hayallerinize projeyle projelerle ulaşmak” ulaşmak için öncelik dürüstlüktür bil ki bilin ki dürüst bir insan, daima çocuk kalır bir fincandaki kahve hatırı gibi hayatı yaşantısı bazen tatlı bazen tatsız olabilir önemli olan kahvenin tadı değil zaten, onu kiminle, kimlerle içtiğine kiminle ,kimlerle oturup iş yaptığına bağlıdır hayat ve yaşamlar .

Yaşamlar içinde geriye baktım “sen sakın geriye bakma” katil dalgalı denizde güçlü gemilerle yol aldık “alacaksın da” güçlü gemiler omurgaları kırılmış yükleri denize gömülmüş ama katıl dalgalar “mauna ı fındık kabuğundan tekneyi” batıramadı duru suya kavuştuk ama geride çıtınmışlar geriye baktığımızdan gönül dayanamadı vicdan tekneye yükümüzden fazla alamazdık aldık alabora oldu ama gene batmadık yükler denize dökülse de tekneyi liman a getirdik.

Tekneni onardın artık güçlü gemilerle yoldayım yoldasın seslere algılama sesler seni frekans karıştırarak vicdanını kamçılar acı çeksen de geçicidir yelkenleri aç mil hesabını yap rotanı doğruluk meridyenine getir bil ki arkadan gelecek proje içinde projelerin meltem rüzgarları hedefine hedeflerinize götürecek bu bir masal veya hikaye değil gerçek hayattan destan.

Sırlarla dolu deniz deryası denizler kanunu ,orman kanunu ,kanunlarla dolu şehir efsaneleri ,karda yürüyüp izini belli etmeyen düzen düzene ayak uyduranlar, 41 numara ayakkabı giyeni 46 47 numaraya numara aklını oynatan aklı oynatan çevirenler çevreler.

Ek 01    

Ben başaramadım demek başarısızlığa uğradım demek değil ,başardıklarım ve bildiklerimim de ise yaşam hayatında çok ders alarak “Allah korkusu” korkum insan sağlığı ben bir araştırmacı olarak bilgi topladım “tedavi edici öğretici olarak sahada bulundum ama uygulama sahasında hiç değildim” ben sadece görünen ve değerleri eleştiren eşleştiren  olarak doğadan aldığım bilgileri bilgi olarak sunmak içindi doğa çünkü “Allah korkusu “olmayanlarla günden içi fırsat fırsatçılarla haram yenenlerle rekabet edemedim edemezdim.

Dürüstlüğün kuralı yoktur.. sadece dürüsttür.. Tarih kayıtlarında yazar ..anılır. “
Unutma akılından çıkarma "Öldürmeyen acı güçlendirir." Daha vakit var deme, sevdiklerine zaman ayır sen sevdiklerine zaman ayırmazsan ,zaman seni sevdiklerinden ayırır eğer çocuğunuzu iyi yetiştirmek istiyorsanız ona harcadığınız parayı yarıya indirmeniz, onunla geçirdiğiniz vakitti ise iki katına çıkarmanız yeterlidir.

Umut ümit aksilikler ve beklentiler edinmek başınıza gelen üzücü olaylara katlanmak güç olabilir, ama onların sizi olmak istemediğiniz birine dönüştürmesine izin vermeyin şu anda acı çekiyor olabilirsiniz "Öldürmeyen acı güçlendirir  bilin ki en kolay katil olanlar, aslında en beceriksiz ve korkak yaratıklardır saldırırlar yaşam hayatınızda küçük, amaca uygun savunmadan ya da yaratılan imkanlardan anlamazlar; onların nefretleri, zeka ve akıl yoksunluğundan dolayı, yok etmekten başka bir çözüm tanımaz."

“Güçlülerin yüzüne gerçeği söylemek, ve zayıfların alkışını almak amacıyla yalan söylemekten sakınmak için bana yardım et de ,eğer bana para verirsen mutluluğumu alma de ,eğer bana güçler verirsen muhakeme yeteneğimi çıkarma de ,eğer başarı verirsen alçak gönüllüğü çıkarma de” .

Hayatın içinde ol, hayatta yanlış bir şey yoktur eğer bir şey yanlışsa, o sizin bakış açınızdan dolayıdır gözleriniz bulutlu, bilincinizin aynası tozlu onu temizleyin, daha fazla berraklık yaratın yaşantınız da ve tozlu raflarda kalmış yaşam tarzınızda yaşam yaşamak için öğren oku yaşarken hayatı bil neyin nerde yanlış yaptığını yapmayacağını verilen (söz de hiçbir zaman yalan olmaz yalan ise iyi veya kötüyü karıştırarak seni saptırır şaşırtır söz iyi ile birleşir doğru yola sokar o yol kötüde olsa)

Geleceğe  nesil aktarma bu kutsal görevi götüren öğretmen ve yaşamda yaşamı doğru yolda görenlerdir “insanlar kendi istediği gibi olamazken bizim istediğimiz gibi olabilir mi ki” insanları olduğu gibi görmezsek ilişkinin sonunda hayal kırıklığı bizi bekliyor olacak lığı bilmek tir, insan, samimiliğini kaybettiği anda da Allah'tan uzaklığını bilmesi ,samimilik ise kalbinin yolunda yürümek demektir.

En kötüsü ise , inceldiği yerden değil , sağlamlığa en güvendiğin yerden kopması öfkeye sarılmak ise birine atmak için kavradığınız sıcak bir kömür parçası gibidir; yanan aslında sizsinizdir.

Bil ki kan ve kemik tüm insanlarda bulunur farklı olan ise yürek ve iyi niyettir. Dürüstlüğün kuralı yoktur sadece dürüsttür.
selcuk uysal Çoban saklı şifa
 
BEYİN AKIL DÜŞÜNCE SAĞLIK VE GERİ SAYIM LA İNSANOĞLUNUN GECİKMİŞ YILARIMIZ DÜŞÜNCE İLE YAŞAM GELİŞME DOĞAR
13 12 2921
Adım adım geleceğe ve yaşam oksijenine insanlık insanoğlu ucundan başlayalım da nesiller gerisini getirir "Doğruluk uzun yıllara akıl yerli yerine koyar yaşama götürür" kısa yaşam ise kısa yıldır oda (aklı yerli yerine koymayıştır yanlış yoldur bu da yaşamın var yok gibisidir.

Şimdi uzun yılarla dürüst proje yol mu ,yoksa kısa yolla yanlış yaşamamı kısa yoluna mi ..
Akıl ise geliştirmeyi sunar
Birde üstüne kazan kazan kutu box kim yanlış bu zamanın klıpto suyla dijital dünya hem "teknoloji teoloji" der konuşan adamlar hem de kaç asır sonra gelir.
"Yaratan her şeyi akıl içinde teoloji olarak vermiş"
Her şey ağırda gitse sistemler eşit evrende ve doğayı akla veriliş “Teoloji” nedir derseniz yaratılıştaki yaşam için verilen akıl içindekini doğayla birliktir.
Yaş 65-50 seneden beri evrensel yaşam der ama nerde gören duyan yapan var mi duydunuz mu

Beyin tüm mekanizmaları harekete geçirir
İşitsel algının esas aşamasından sorumlu beyin bölgesidir temporal loptur ama  insanlar insanoğlu duymak istediklerini duyduğu için ve ya “mutluluk huzur özgürlük duymak istedikleri” ve dünya ekonomisinin getirdiği zor yaşam şartları olmasıyla kendisinde baskılar artıkça suç işleme yenememeği artarak “her ne kadar suçlara karışma korkusuyla kendisinden insanı oluşundan ” görsellerle duyumsal getirdiği frekans kendi beyni geçici kapatır bir başka arayış işleminden sonra bulduğu yapay sanal sözler başkaları çıkardığı frekans kendi frekansla eşleşir ama gene başka beyinler insanların bu zayıf noktasını bilmekte olup neyi algılamak üzere olduğumuza dair ilk hipotez adını taşır ve artık o beyin hipnoz olmuştur.

Artık suç işleme on na katlamışı görmez beyin her ne kadar kapatsa da beyin yorgunluğu yaşlara bağlı bilgisayardaki gibi detalar bellekler virüsler temizlenmesi gerekirken insan beyin yorgunluğu şiddetli artışını algılar her ne kadar algısallarda ekonomi şartları zorlar işte burada duymak istediklerinden gene bir şeyler görmeyişi zamanla beyin yaşlara göre yorgun düşer ve algılama eksikliği artık durdurulmaz durdurulamaz hal alır suç suçlar ve ister istemez artar.

Burada ise neyi öğrenmek değil var olan ilim yaratılışı araştırıp doğru bir hamle ile bilime geçiş araştırma yeteneğini yükseltmesiyle beyin tekrar sıfırlayarak yeni beyin şifreleri gelir ama insanlık hırsı öğrenme yerine insan safini bilen bir akıldan bir başka ezberlenmiş ve ezberletilecek şartları getirecek nakış gibi işlenecek çıkarlar çıkarları doğrusunda hal ve hareketlerden ise artık beyin o nesilden başka nesillere ezberlenmış fikir ideoloji huzur mutluluk hayalleri pembe dünyaya karışınca artık gene beyin insanlık insanoğlu beyni beyinde ağırlık hissi verecek artık o beyin hasta hastalık maduna geçerek yaşam dünyasına beyin ağırlık hissi verecek ve meşede gene ezberlemesi zor bir hayatta geçecek

Gene beynin kullanma özelliklerini kendinde kısa yolu deneyecek beynim nasıl çalıştırırım ve veya beynimi nasıl kullanırım suç oranı artık yüze çıkar işte burada en tehlikeli kararlar verir kulaklarına gelen fısıltılar başlar kaprisler kin nefret şiddet kıskaçlık akla gelmeyen şeytanı ruh yavaşça maddeleşir çeşitli uyarılar alabilen duygu organlarını yapısını da özelleşmiş hücreler yavaşça yok olmaya başlar hücreler gruplar halinde saldırır bedene yayılır stres başta gelmek üzere beden içindeki en ağır hücre yapısına mideye saldırarak doyumsuzluk başlar.

Elde edemeyen hücre yapıları gene kendi kendini yer kendini yemeye başlar gelişim bozukluğu, renk , başarısızlık ,bu güne has geçmişten gelen o bezlik ve gene elde edemeyen hücreler savaşı elde edemeyince savaşan kazanmak için var gücüyle “kötü hücrelerle savaşa direnen hücreler “ve savaşı kazanamayan yok edici hücreler yok edemeyeceğini anlar diğer “hücreler artık en ikinci hassas okta sinirlere korur “ve sinir hücrelere dayanır düşman artık savunmaya geçen sinir uçları saldırır ve bu arada dışarıdan gelen en tehlike ise (kendi ve başkasının bedenine ve ruhuna zarar) verenlere çok şiddetli tüm bedene farksa gönderir uyarıcı sinyaller.

Artık tek çare kalmıştır ya beden çoğalacak yada yok olacak tüm düşüne bilme sıfır noktaya gelmiş beden bunu bilmeden dışarıdan gelecek tepkilere karşı sinir uçları zedelenmiş her ne olursa olsun diyen beden içini dinlememekte olan savaşan hücreleri hissetmeyen beben içindeki diğer düşmanla birlikte diğer tüm insan bedenlerine zarar vermeye başlar artık yüzdeleri geçmiş düşünemez olur..

Artık düşünemez hayaller görmeye başlar ve hayallerle savaşır beden fikir düşünce kalmamıştır beyin ise hepten yok olmuş artık yeni asrın uykusuna ihtiyaç vardır sinir uçlarını sakinleştirmek için dışarıdan almış olduğu yeni asrın uykusuna saati geçince aynı şekilde yeni asrın uykusunu alır..

Artık tek “kurtuluş ise ses algısı alınmayan yüksek frekans olmayan bir yer de uzun yaşam” başlamasıdır bir şehirde yüksek frekans var ise kullandığınız yeni çağ arabaların “abes freni” tutmayacağı bilmektir işte bu yüzden şehir içlerinde frekans i yüksek alan yer oluşu bazı insanlarda psikolojik etkiler sergiler ve de böyle olmakta geri kalmaz.

Artık kaslar katılaşır bozukluk başlar damarlar bazen genişler bazen de daralır sonrası kemiklere sinyal gönderemeyen beden beyin işlemi ölü oluşu sebebiyle stresten başlayan ağrılar başlar.

Artık beden tüm virüslere açık vaziyet hal alır ve açık arayla birlikte algılama eksikliğiyle dikkat dağıtır yürüme organlarına son saldırışlar yapar bu nu genç yaşlı dinlemeyen bedenler artık çökmeye başlar artık yavaşça unutkanlığa yol alır öğrenci öğretini zorlaşır yaşlı ve beden içinde sebeplere maruz kalan hücreler hisler yavaşça kaybolma yolunda gider artık çok yüksek frekans beden algoritmasını sıralamayı hatırlamaz tekrar işler hale gelmez artık beyin yanmıştır..

Artık görüş ikiz dediğimiz görüntüler başalar karanlıktan bir den aydınlık olması na benzer bazen de karanlıkta bir ağacı dev görmek gibi artık şaşırmış tek rar çalışmasını bilip bilmeden beden başkaları tarafından beden yardım bekler beyin yanmış olması ise düşüne bilme akıl düşüncenin olmayışı karşı kişilere tepki vermemesi şaşırıp kalması düşüne bilen beyin fonksiyonların durmasıyla ya bitkisel hayata yada agzemir yanı her şey bedenin içindeki yaşam mekanizmalarına kalır artık onlarında sonlarıdır..
Adım adım geleceğe denmek ise erdemlikle dinlemek işte o zaman savaşan hücreler ortaya çıkmaz sabır ile sonu beklemek daha yazılmayan günler ise kişi ve kişilerin neler yapacağını beklemeden önceden kara vermek ise bir hastalığın sebebi olmak olması yüzde yüz bir psikolojik ruh belirtisidir.

Evet her insan doğrulukla yola çıkar ama duyumsal görseller yüksek frekanslar bir geleceği etkiler sadece bedenlerde  "Doğruluk uzun yıllara akıl yerli yerine koyar yaşama götürür" kısa yaşam ise kısa yıldır oda (aklı yerli yerine koymayıştır yanlış yoldur bu da yaşamın var yok gibisidir.

Şimdi uzun yılarla dürüst proje yol mu ,yoksa kısa yolla yanlış yaşamamı kısa yoluna mi ..
Adım adım gelecek yaşama adım ise algıları iyi bir dinleyici olmakla başlar kim kimlerin aklı çelen çelmeye çalışanları ve kendi beden içinde başka bedenlere de zarar vermemek için beden sorgular bir insana ve bedenine güzel veren şeyleri alır ve bir başkalarına da güzel bedenin ruhunu salar ve artık bu kişi kişiler yüksek frekans yaymaz akılları çelmez kendi beden düşüne bilen kötü algıları almayarak başka bir yerlerde anlatmaz anlatılmaz lığı düşünen akıl beyin hemen kötü virüsleri betasından siler aynı bilgisayar gibi silindiği gibi  o an silinen bedene zarar vermeyen bilgi ise iyi kötü kaybolmayacağı gibi blok zincirinde kayıt olur oradan silinemez bu da gelecekte iyi kötü ne anlar taşıdığıdır beden beyin betasından başka bir zincirde saklar ve kitler artık bir şifreleme modu geliştirir zaman zamanlar gelince ortaya serilir neyin nerde yanlış yapıldığı artık ortadadır..

Adım adım geleceğe ve yaşam oksijenine insanlık insanoğlu ucundan başlayalım da nesiller gerisini getirir "Doğruluk uzun yıllara akıl yerli yerine koyar yaşama götürür" kısa yaşam ise kısa yıldır oda (aklı yerli yerine koymayıştır yanlış yoldur bu da yaşamın var yok gibisidir.

Şimdi uzun yılarla dürüst proje yol mu ,yoksa kısa yolla yanlış yaşamamı kısa yoluna mi ..

Dünya şu an 2021 dense de bu kadar teknoloji üretilse de bu kadar zamandır habil kabili oynayan oynatan şah piyon sergileyenler zamanları hep geriye çekmesin den kaynaklanan yeni nesil beyinleri yok edenler ise kötü virüslerdir artık hala anlamayan insanlık insanoğlu evrensel yaşamda geri kalmışlığı hala insanoğlunu esir esaret içinde bir mahkûmiyet yaşantıları yaşamda aç kalma açıkta kalma ölüm korkusu algılarıyla yüksek frekanslarla bu güne kadar yaşamlarında nimet hikmetler var oluşunu görmeyişi anlamama kabiliyeti ise beyinin düşünebilme yeteneğinin kaybetmesiyle tarihleri geri almasıdır şuan 3021 olması gerekirken şimdi düşündükleri ise tarihi sıfırlamakta düşünürler .

Yeni düşünceleri insanlık için projeleri yok etmek için diğer düşünürlere ve insanlığa yüksek frekanslarla iyi kötüyü karıştırarak ortaya klavye şövalyeleri çıkartarak her iki yönden de kar bekleyenler ortaya çıkartır her yönden insan beynini kullanır kullandırır kötü iyiye iyi kötü karıştırarak bir frekans dalgası yayar..

Zaman teknoloji başkalarına kaptırmamak için elinde olmaması diyen bir avuç insan tüm insanları kullanır illüzyonlarla pembe dünya yayan bir avuç insan kendilerini tarihi sıfırlayarak başka senaryolarında ise göz le göremediğiniz beynin içine zamanlar, zamanlar içinde propaganda yayılır ve yayarak insan beynine yazarlar.

Artık data yazılmış beyin geri kalmışlığı duygusallığa bürünmüş en ufacık bir algıyla göz yaşı dökmeye başlar çünkü duygusallık insan bedeninde paylaşma gibidir ama insanlığı her iki yönde oluşları bire birlikte insanlıklar kin nefrete dönüşürken bir geçe sessizliğinde aynı düşman olanlar kendi beyinlerinde ıssız yerlerde duygusallaşarak ağlar ve göz yaşı döker..

Dijital dünya hem "teknoloji  hem teoloji" der konuşan adamlar ise hem de kaç asır sonra geriden gelir.

"Yaratan her şeyi akıl içinde teoloji olarak vermiş beyin içinde şifrede"
Adım adım geleceğe ve yaşam oksijenine insanlık insanoğlu ucundan başlayalım da nesiller gerisini getirir  demezler "Doğruluk uzun yıllara akıl yerli yerine koyar yaşama götürür" hiç demezler kısa yaşam ise kısa yıldır oda insan bedeni çökertirler (aklı yerli yerine koymayıştır yanlış yoldur hiç dedirmezler çıkar içinde fırsatlar vererek ve sonradan bir şekilde alarak bunu da yaşamın var yok gibisi insanlık hiç akla getirmez.

"Doğruluk ise uzun yıllara akıl yerli yerine koyar yaşama götürür"

Her şey ağırda gitse de sistemler algılatılmaz anlatılmaz (akla veriliş “Teoloji” nedir derseniz” yaratılıştaki yaşam için verilen akıl içindekini doğayla birlik te eş çalışan görünmeyen mekanizma gelecek şifresidir) O size doğuştan öte verildi geliş ruhlar aleminden beri gelen “uyku ölüm” gibi eş ikiz kardeşler gibi.

Anlamak zordur ve geri dönüşüm ise yarın yazılmamışken yapacağın değil insanlık için ne yapmaktır bir insanoğluna yardımcı olmak istek içinde değilsen sen vaktini boşa harcamaya benzer bu da yaşarken ölmüş gibi içindeki ruh körleşmiş körleştirilmiş gibi uyur gezer haldir..

Dip not
İyi olan kötüyle karışmış kötü oluk iyiliğe sağlıklı günlere iki arada kalmış kalmak üzere beyin yorgunluğu olmamak için sağlık için ilk beyin başkalığımı yapar ilk uyarı içinde mideye girer ve artık başlar tuz eridiği gibi bedeni eritir

Bağışıklık Sistemi, Sindirim sistemi, Dolaşım sistemi, Boşaltım sistemi, sinir Sistemi, Solunum sistem Lenf sistemi, Üreme sistemi ,Hareket sistemi Destek iskelet sistemidir ve sonrası tuz erimiş hali alır.

Kurtulmak  Para sesi, atm.  kağıt sesi , makine cırt ,cırt sesi , Hele , hele ihtiyaç olmadan bilgisayar kullanmayın kullanmaya devam ederseniz sizleri mutsuz edeceğini bilin Beğenme beğendirilme hastalığın dan kurtulmak, şık görünme, yüksek görünme , konuşmayı  değişiklik , her kez beni  beğenme ruh yapısı , sık ve devamlı televizyon seyretmek hele, hele burmadan takla atan programlar sizleri bir noktaya bağlama ve ruh yapınızı strese sokmakta içten içe hastalanmak, elektronik oyunlar hatta telefondan bile uzak durun sana ihtiyaçları varsa seni bulacaklar gelmiyorsalar doğru yoldasın demektir.(Bunlardan da uzak durun.)

Organik doğal yaşam yapın nerede organik bulursanız nerede doğal yaşam bulursanız kurtul senin eski diye attığın şey benim içim ve başkası için yeni olabilir kendi felsefeni yap.

Deneme 30 gün bakın sağlık nasıl yerine geliyor. Der bazen hayat takma kafana der beyin  sadece yaşamı algıla tüm bedene güzel sinyaller salarak seni Teoloji seni doğayla eşleştirecek her ay döngüsü 17 18 19 20 21 hicri miladı yanı kısaca ay döngüsü beş gün ister perhiz ister oruç yapmak sizlere bir dostluk iyi niyet bildirgesidir.
Arıca sistemler ayrı ayrı site bölümünde yazılıdır reklamsın bir şey yazarsın ilgi dişi bahis don külot çıkmaz bu da fırsatlar içinde fırsatçıların işi beyin hak hakikat adalet hukuk kanunları çiğneyen bunları kim çiğner içindeki beyin stop etmiş düşünemeyen kaoslar kusan kim olabiliri siz ekleyin..

Ek 01
Bir öncekini okumadan bir sonrası beyni yormakta kalmaz algılayamaz sigortalar karışır.

Sonrası hayatı yaşamı nasıl bakış acınla algılayacağına bağlıdır sağlık artık yerine oturmuştur  artık beyin yenilenmesiyle kavrama güç bir enerjiyle geçmişi neler yapılarak geçişliyi çok net görerek ne neler yapılması geçmişte ne hatalar yapmışlığın geçmişte kaldığını görerek ağır doğru adımlarla yol alınması  geçmişte neler kaybettiğin hiç önemli olmadığını ve bundan sonrada bazı şeyler kaybetme korkun olmayarak beyni bundan sonra daha çok kazanacağını madiği manevi çok şeyler kazanacağını net ortaya sererek boşu şeylere yormayacak beyin şifren açılarak ezberletilmiş ezberle modu kalkarak seminer ve konuşma alanı öğrenim öğretici serbestleşmiş beyi ezberlenmiş konuları konuşmayarak doğa ve yaratılışın ana temeli doğruluk ,his ,duygular, görmeler, duymalar beyin filtre ederek daha sağlıklı konuşmalar sergileyecek.

Çünkü çoban bir yandan araştırarak ve gerçekleştirerek çok şeyler yapsa da başarıya adım kala  başka beyinler eş beyin olmayarak beynimi yediler yaşam hayatımın her türlüsünü beyin saf ve temizken karşıma çıkan beyinler suç işleme oranı önce %25 sonrası suç oranı %75 baktım bu insanlık yaşamı keser olmuşlar benim beyni kıymaktalar hem arabayı parka çekerek bir çekiciyle memleket yolu tutarak bu güne kadar sergilediğim yapmak istediğimi bir ucundan tutarak bir avuç toprağımla ve teknolojinin getirdiği yapmaya ve kâğıt kalemle not aldıklarımı bilgisayar öğrenmekle başlayarak yaptıklarım haklı hâksiz notlarımı bir yandan yapacağım işler yazarak programlayarak gelecek var olacak dünyaya bırakma birileri okur edebiyatı ve akıl beyinle yazdıklarımı yazar bir gelecek nesillere aktarır hepsini yazmasa da yaşamda eksikleri yazdıklarımda bularak gerçek yaşamı yer ve doldurur.

Geçmişlerini aramıyor sormuyorsan ,ağız ucuyla selam verene daha çok selam vermiyorsan ,komşu komşuların hatırlarını hatırını sormuyor sen daha çok soruyorsan ,bir yaptıkları güzel şeyleri doğruları ve yanlışlık olacaklarını hatırlatmıyor başarı dilekleri bırakmıyorsan bil ki beyin iki yönde de duygulanır biri bugüne kadar yanlışlarına ağlar bir başka beyinde yaptıkların göğsünü kabartarak duygu seli olur.
Bunun her iki duygunun kimseni görmesine gerek kalmaz her yerde yüzüne vurur hayat yaşam bir bakarsın ardı ardına kapılar açılır bir başka yerde ardı ardına kapılar kapanır her “ikisi de aynı şer hayra hayır şer e bu da içinde sayısız yolara ayrılır ” bir başka kapıya gitmek istesen de istemesen de gidişin elinde olmasa da bazen der (ben niye geldim) aslı sen gitmedin (doğanım teolojisi ) yönlendirdi farkına varmadan emir ise “yaratanda” geldi insanlık farkına varmaz bu “kapıya neden geldiler” der oda farkına varmaz “insanlık insanoğlu yaşam hayatı hayatını ” siler atar..

İşte hayat yaşam devam eder ileri teknoloji beyin içinde başka beyinlere bakarak yaptığı işin başkalarına eşleşmediğinden bir başka beyinler diğer beyinleri yavaşlatarak başka beyinleri esir esarete kendi beyinleri ise üstün ırk sayarlar bu da şimdiki insanlığın yıların asırların dünya zamanına göre gecikmişidir..

Beyinlerin yapılandırılmasında algı andırılması da zorlanan beyinler şifası kendisinde saklı oluşu ,sağlıksız yaşama ve (bu duruma düşürenlerin) psikolojik ruh yapılarından açıl şifa olmasını sağlamak “bence sizce” buda hasta değil hastalık hastası oluş algılaması bu da şunu getirir “en iyi şifacı” her insanın kedisidir.

Devamı çok akıl beyin içinde düşüncelerinizde bölümü sistemler 30 günde değişiklik sırlar kitabında kitabından kısa alıntılar bölümü

selcuk uysal çoban saklı şifa
 

ZAMANLARIN ÖNCESİ SONRASI VE GELECEK DAHA GELMEYEN YAZILMAYAN ZAMANLAR İNSAN İÇİNDEKİ VE DOĞADAKİ HİDROJEN HALA ESKİ MODEL (ŞAH PİYON) SENARYOLAR YAZMAK

07 12 2021

Yazılan 2009 yayın 2012-2018-2019 Çıkar için insanlığı bir şekilde yok etme suçlu aramak yok çünkü her kes suçsuz bir suçlu bularsanız bil sende ben dahil suçlular ortaya çıkar şöyle bir son kez bak sonrası yargıla nerden başlayalım dersen eğer kendimizden başlamak en iyi yoldur..

Rüzgar su güneş enerjisi hidrojen raporlar kaybolan  servetler saklı şifa varamayacağını anlayacak ve güvensizlik güven ve güvenirlik kimler kimlerin attığı kaoslar her şey anlaşılıp ve yaşamda insanoğlu insanlık için sonunda başaracak

Yaratılıştan beri hiç kimse yanız değildir korkulan korkuların korkusu içinizdeki enderindeki korkusuzluğu çıkarmak semaya açıla el edilen dua yanız olanın elinden tutar ve o koruma kalkanına alır (şer ve kötüler) artık göremez. Bir kaybolan anahtar orada dursa da göremediğin gibi.

Gönül içindeki saklanmış anahtar karşına çıkar açılır artık nur ışık gibi parlar artık nimet hikmetler hakikatler serilir doğru yola adım başlar korkusuzca yeter ki iste "o ol der olur"

Yaşamdan yaşatılandan bir ibret "Allah doğru yolu göstersin" yaratanın ilkelerinden doğanın ve evremin gizemli hayatı yaşa gör duy hisset anlar yazılmamışı daha vakit varken seyret doğru yolu bularak doğru adımla yaşatmaya yaşatılmaya ilk adım atmak..

İlla ben buradayım demene gerek yok sağ veya sol elinle ekle ,çıkart bunu duyurmana gerek yok merak etme kimsede fark etmez, ama fark edilmek için ekle, çünkü bir şeyler olmak için mücadele ediyor sun..

Ama bir türlü başaramıyor şimdiki hayatın gibi.. Aslında anlayabilseydin bu kadar teknoloji karşısında başarılı olduğunu hayatta da her şeyi başaracağını bilirdin...

Nefsin sıra beklemiyor şan şöhreti hemen yakalamak istiyor, sen bil ki kendini oyalamaktalar, sen istersen ağzınla kuşta tutsan ,dış dünyanın istemiş olduğu kadar gider ,bil ki hiçbir yere gidemeyecek hiç bir şey yapamayacaksın seni ve senin gibileri sadece oyalamak, ve içindeki hareketliği hareket ettirip masa başındakileri zengin ekmek için seni kullanıyorlar, beğen, paylaş, yorum yap. Sonra hasta ederler .Bilgiye ulaşmak için önce reklamlardan geçer zihniyet.. Bir hatayı aramak içinde kendinde başla ve sert ve doğru atmanla başlama (sert ) yaratanın ilkeleridir çünkü düşman bu ilkelerden korkar.

Bak şimdiki şu an aklın da şu geçiyor kendini bir şey zannediyor buldum deyip hemen kazanma yoluna bakıyorsun “asıl bakış ise insanlığa hizmeti birlikte paylaşmak buda geleceği gösterir” ufak bir le başlamak arkası sonsuz sayılar üretimler gelir hop diye başlamak ise “matematikte dokuz” büyük sayıda olsa sağlamasında bir le başlamıştır..

İşte buda bir birilerin hep ben sistemleri ise şirketlerin kurdukları sistem ise  %90 kendisine çalıştırır geri kalan sisten de %10 yumak iplikle bırakırlar.. Seni derinlere çeker..

Bir başlangıcın ama temeli ve sonu bilgisayardan ,şiddet kaos programına geçer ,şimdi ne kadar mutlusun, yağlı kazan içine düşmüş, beni seni ve hepimizi bulmaları için ve içinde ben olmak için ,o siteden bu site açmaktan öte bir birlerini tamamlayıcı bir aracı olarak seni kullandırarak kullanırlar bir yere varılmaz varılamaz zaman seni oyalar ve bu şekilde insanlık insanoğlu bir yere varamayacak ortadan çerezleri kaldırırsan eğer o zaman sen ,sen olduğun ortada buyurur.

Akıl öylemi fikir düşünce ona benzemez o senin içindeki öz yapıcılığın.. Sen başarılı olmuşsun ama yön bulamıyorsun ila birilerini arıyorsun sanki çekirdek olmuş barut aramakta aramak şekil kalkarsa eğer ,okusaydın doğruyu ,yanlışı bilir, bilirdin içindeki enderindeki korkusuzluğu ve dışarı çıkarıp her şeyi başaracağını anlardın ve eninde sonunda anlayacak Başaracaksın..

Su duru ise ph 3 veya 4 dur enerjiye geçirmek için bir hamle yapmak lazım donarsa belirli bir şekilde erirse ph 8,5 olur su soğuk daha da soğursa ana öz sıvıyı alır taneciklere döner içinden faydalı mineralleri alırsın bir birin tetikler buz olur güneş çıkar erir, denize atılan taşta bir dalgacıktan başlar sona erer bilgisayarda bir birine veri tabanlarla bas istasyon vazifesi yapar, bir birini tetikler, iç içe geçerek sonsuz yol alır durdurulamayan blok zinciri oluşur artık durdurulamaz.

İşte burada teknolojiye insanoğlunu derinlere çeker günü gelince zihin akıl oyunları başlar bazen de çöker, arayış yaparak insanoğlunu kullanırlar ,elektrik bedava ,internet bedava der bilgisayarların içine ufak veri tabanları güçlendirerek, bir birini tetikleyecek baz istasyonları kurarak sonsuz veri tabanı yaparak sizleri kullanırlar, dışarıda gördükleriniz bas istasyonları gibi oldu sekiz milyar bas istasyonu istediklerini istedikleri gibi oynarlar..

Sizlere teşvik için para bile verirler yeter ki bilgilenmeni der dururlar çünkü sonucu nereye varacağını biliyorlar bilmemeniz için uyu uyu beğen beğen illüzyon ederler

İnsanoğlu ama bilselerdi bunun daha kolayı varı, bilirler de o teknolojileri olmadan huzur yaşamı akıl ile çözerlerdi akıl düşünme düşünemeyen (nefis) dünya malı nimet hikmetler insanlık için idi doğa hep yaşam için bedenlere uyumlu olsa bazı akıllar ise amacına iyi kötüyü kötü iyi olarak durmadan yer değiştirerek ortamı güncelleşen zamana göre ayar çekerler insan da doğayı ve kendini yok eder ve oyalanacak çok zaman ayırarak hep kısa yolu tercih ederler uyu uyu yat kalk..

Haydi bakalım 2000  yılında beri ve daha eski oyunlara yazılsa da 2008 2014  2018  okuma yetersizliği olmasaydı okunsaydı ve çıkarlara göre görseller iş yapmasaydı her kez şimdiki zamanı geçmişten hatırlardı..

İnsanlık birilerin parayı dağıtmasıyla başlar desek ki yeni borsa çobanın asası 1000 dolar diktikçe para kazanıyorsun dese buyurun çobanın asasına hayali pembe dünya para balığı kılçıkları yedikçe balığın tadını alınır.

Önüne geçilmez ise yeni dünya düzeni hep yek derler hep parayı nasıl alır malı görürüz olur iyi başlayan sonradan iyi kötü karıştırırlar insan oğlu bir başladı mı sakız olarak al aşağı yapılır 1950 den beri daha öncesinde var onlarda dünyayı ideoloji fikirlerle nasıl parçalarız 2000 ,2008 ve bitmeye ve sonrası da gelecek yıllar 2018 ilk yarısında dünya para trafiği veri tabanı güçlü olan kişinin eline geçmekte öte bir şey olmayacağını defalarca yazdık aslında dik kelimesi fazla yazdım desek daha iyi olur çünkü yayıncı tekim.

İblis küre savaşında galip gelecek ama küresel göçe maruz kalınacak çünkü amaçları insanoğlunu bir yerde havuza toplamak kaoslarla savaştırarak gene toplamak ve yok etmek bu çaba niye derseniz evet çaba niye demekte haklısın...

Şeytan ve iblisler zamanın önün de koştukça  insanoğlu nefsine yenik düşecektir ama bilselerdi  “ilim bilim içinde tevekkülle zamanın önüne geçmeyi bilirlerdi”..

Size bedava deseler de bilin o ülkenin elektriğini ve kablolu internetini kullanılarak alt yatay bilgi ve veri tabanını makine bir bilgisayar kadar büyüklüğü olsa da 2 cm kibrit kutusu kadar hacmi geçmeyen yatay yükleme ve gelecek teknoloji bir baş parmak kadar çipler (ilimi yok etmek için bilimi ) şeytanca kullanmazlardı insanlık için “ ilim içinde bilimi genişletirlerdi “

Bu da kaosun başlangıcı başlangıcın ve sonu ise başlangıcın başlaması ama hiçbir zaman da sonu olan bir şeyin bitmiş lığını kabul etmeyip nereden başladığını başlangıç noktasına giderse insanoğlu ve oradan geçmiş akılı bertaraf edip başlamak ise başarıların temeli atmış olur ama insanlık insanoğlu bildikleri halde fısıltılı duyumlar ise (bizler gibi görünenler) insanoğlunu kulağına fısıldar ve kaos ikinci kutuları açarlar aynı bir halka gibi eşleştirir.

Bir yandan korkular her iki tarafta artar hızla büyüyen teknoloji bir de hızla insanlığı yok eden musibetler teknoloji durdurulamaz lığı (şirketleri hem korkutur hem de sevindirir ) korkutur bundan çıkacak insanlığa çıkacak menfaatleri insanlık insanoğlunun ( topluluk zinciri blok zinciri ) gelecekte kullandıkları parayı yok edeceğinden ve insanlığın eline geçecek fırsatlar proje zincirliği iyi kötü şimdiden başlar nasıl mı bir bakalım.

Düşünürler düşünür gelecekte düşünen düşünürü düşünerek iyi ve kötü başlar ip yumak verilmiş oyunlar

Bir düşünür ortaya bir proje geliştirir bir amacı vardır buradan sayısal rakam ve harflerle oluşan bu günkü görünen para yerine görünmeyen para (değiştirilemez darphane gibi basılamaz) sistem gelişir ama değiştirilemez ve durdurulamaz görünür ve üretim başlar madenciler kazar (cay kaşık, yemek kaşık ,çömçe ,sonra kepçe) tabirleriyle kazmaya başlar ,bunlar sayı ve harflerle oluşan bu güne kadar çıkmamış blok zincirine ulaşmamış sayıları toplar ve toplama işinden ise o rakamlar kazıcı tarafından bir kasada tutar ve istediği gibi harcar ve ya elden ele dolaştırarak yapılan projelerde yatırım olarak bekletir al sat ile madenci rolünden hariç başka bir model çıkar ortaya buna da borsa gibi ise devlet içinde merkez bankasına kanunlarına uyumlu açılır o devlette o kanun yok ise güvenebildiğiniz işlem haç mı büyük ve veya güçlü borsa kendi kantatınızla al sat yapılır o al sat kendi kararlarınıza bağlı şekilde işler ve akıl içindeki o günkü düşüncelere bağlıdır.

Şimdi gelelim sistem makinaların kurucu projeye bakalım proje her bakından (bir kişi tarafından kuruldu dense de bir den fazla düşünürler ekip tarafından kuruluşluğu benim kanaatimdir)  mevcuttur mevcut sistem algoritması ve yazılımı yapıldıktan sonra bir birkaç çiple ve defalarca denemeler sonrası üretim ortaya çıkar değişebilir değiştirebilir düşünce ise değiştirilemez ortaya çıkar artık bu işlem sonrası insanoğlunun düşünceleri zincirleme şekilde şifreleri açar ortaya ne çıkar bir bakalım.

Çın de Makine değeri 1300 dolarken ne hikmetse diğer ülkelerde 4, 5 bin dolarlara kadar satılmakta ilk başlayan fırsatlar başlar makine satışları patlar alanlara o ülkenin yaptığı masraflara göre günde bırakacak para kâr (2014 yılına göre ) 65 tl para bırakmakta masraf çıkınca 45 tl bırakmakta “Ya makineye yatırdığın para getirisi ve kaybettiğin enerji bir o kadar internet“ dersek hepsi 20 tl. Yatırdığı para 6 ay sonra sıfırlar borç ödenir ama bazen sonrası sorunlar çıkar işte orada ne yapmak lazım dersek kullanıcı aklına bağlı..

Türkiye ye diğer ülkelerde kanunlara göre fırsat üstüne fırsat çıkıyor zaman geçtikçe kâr fazlalaşıyor düşe kalka bu seferde (akıl almaz çağıl kurnaz çoğalıyor) bu sefer nefis çok kazana çam demeye başlıyor maliyet artıkça kaçak kullanarak fırsat çıkıyor bu da bir yandan görsellere düşerek ver yansın bu nasıl iş karmaşık yer alır her iki tarafa da fırsatlar doğuyor iyi kötü güvensizliği makine çıkarmadı ne düşünür ne proje (çıkaran insan nefsindeki) hırs ve pembe hayaller.

Kulaktan kulağa GİDEN YOL İSE garantisi var mı yok bozulan parça yedeği var mı yok mu elektrik kesilince o gün çalıştırdığın boşa gitmekte zaman ,internet kesildi mi gene aynı bu gün bedava para hayalleri yaşarken geleceğe insanlığın içine insanlığı yok etmek için yatay stres akla sokulur iyi kötü kötü iyi oluverirlerken yayılmakta bırakılarak iyi yolda kötü yolda düşünürler çıkar ama hiç kimse demez ortada bir proje var varı bir şekilde yok etmek yok ettiğiniz varı kendi işletmelerinde banka işlerinde kullanarak var etme ne ayak 46 mi 47 mi.

Bu ilk para madeni değere göre güç sonrası kolay kâğıt para şimdi akıl fırtınası yapalım ilk soru (maden mi kâğıt paramı sizce güç ) düşüne durun şimdi o zamana bakalım paranın çıkışında neler yaşandı şimdiki zaman gibi (akıl fırtınaları aynı senaryoya benzer) hayal edebiliyorum kimsede o zamanı ne yaşandığını kendi çıkar felsefesine göre yazar ve şimdiki zamanlar değişti artık bizler zaman ötesindeyiz bu para modeli alış veriş ve kullanma şekilleri değişen zaman içinde şimdi hızlanır ama 30 yılı alır amaç başka yeni nesil para düşünülemez ve “dürüst zihniyet ahlak içinde insanlığa çıkartılacak” ve insanoğlunun ortaklık payı ile bu projelerden insanlığı bir adım öte taşıyacak tan kim zarar görecekler kimler dersiniz bir düşün.

Bu nu tarihe yazın anladığım kadarıyla anlatamadıklarım var mı sende var dense de sonrası yenilenen 2008 ve 09 başlayıp s 9 6 adet başka eth 12 adet çalışıyor ve para kazanarak iyi yolda düşünerek bir yandan elektrik üreterek ve her hareketten enerji üreterek başka zamanda daha iyi yolda yürümeye yol almak evet garantisi var yok arasında ama kabloları tamir ederek parçaları montesini değiştirerek iyi yolda gene yol almak kötülemek değil sadece ileri için doğru adım atmak sadece soğutucu ve sadece 2 kibrit kutusu kadar çipler monta etmek program yüklemek.

Bende ilk gün ne ,ne kar elektrik çektiğini biliyor musunuz ne, ne kadar sınırsız deseniz de internet her şeyin bir kotası var sorular çoğaldıkça kulaklarıma kulaklık takarak duymak istemedim ya sonra.

Elektrik internet yoksa bilin kazmanın sapı olursunuz derler sen kepçeyle kazarken zamana ısıya soğuğa göre işlem görmediysen bazen çay kaşıkla kazmak tayken şimdiki rampada devir siz arabaya benzer işte bunlar bir dedikodu senfoni doğru doğruda notaları eşleşme yanlış kulağa gelen fısıltılar aksiyonlara göre ritim artar çalmaya devam eden diyorlar ve de demeye devam edenler ve de etmeye deva edecekler ederler ama sene kaç asır kaç gelecek senelerde asırlarda hangi hataları düzelterek yol alacaklar önceden tehlikeyi görenlerin kulaklara fısıltısı hep gelir.

Borsa nedir al sat ..Borsa o firmanın arz ve talerdi yükseldi mi grafik yükselir..

Sadece % 40 tabanı yükselttikçe yeni kasalar projeler çoğalacak işte burada dikkat etmek ise oltalara dikkat etmek (oltacılar solucanları takınca sazanlar artacak ,balina asalak sırt balıkları balina sırtını temizlerken aç kalan balina yardımcı olanı yiyecek balina sırtında gezen balıklar ise) işte burada okumak araştırmak bilmek okumaya başlamak için pembe dünyadan çıkıp gerçek “geleceğe dinlemek balina sırtını temizleyerek balinayı sığ sulara çekip balina kıyıya vurarak intihar süsü vermek” sırta ki balık kıyıdaki balıklara ziyafet çekmesini sağlamak balıklar kurtlar kuşlar her yaratık fay dalacak bunlar bir yaşam şifredir bazen insanoğlu der (balinalar intihar) etti kimse sebebini bulamaz neden intihar etti onu oraya iten kimdi hangi varlıklar sığ kıyıya çekti.

Her iş iyi başlasa da bir geçmişe dönelim.

100 yıl önceleri de var bunlar bu zamanda insanları şah bir yanda piyon olarak gören sadece saltanatları yıkılmasın diye insanlığı piyon görerek sahaya sürerler hem devlet içi hem de devleti olmadan devlet kuranlar ise savaş için kendi ülkesiyle savaş yapana o zamanın şirketleri silah ve kömür vererek kanlı parayı bölüşürler artık savaşlar bitmiş dünyayı parçalamak için ideoloji fikirlerle bölüştürürler daha sonra devlet içinde devleti olmayan savaştan kanlı para dan kazanılan ve piyonların sırtından kazanana şirketler ise daha başka yönlere zaman içinde oyunlara baş vurarak geri kalan ganimet savaşları yok pasına vererek sen yapma biz veririz yöntemine ve daha zamanlar geçtikçe yıkılan ideoloji fikirler elindeki ganimetleri diğer ülkelerde ideoloji fikirle yayarak savaştırırlar işte burada geriye dönüp bakmayan insanlık onların deyimiyle piyonlar insanlık için çıkacak yeni fikirleri kötüleyerek her oyuna açık olurlar iyi yapsalar da kötü yapsalar da artık kaos başlamış her iki taraftan gelen paralar gene aynı kasaya girer..

Gene eskiye gitmek istememekte olup aslında yakın olan yılla başlayalım bir amaç uğruna para toplanacak ve herkes para olacak fikri atılır 1976 yılında kuponlar satarak her satılan kupona 3 adet yeni halka katmak o zamanın 10 tl siyile başlanır ve kopmaması şartı olması gerekir ve başlar ,zincir saadeti başka zamanlarda da başlanır kupon kalkar unutulur zincir bir şekilde yıkılır.

Kurulmasına benzeyen 1988 de kanada da dış ülkelerde saadet zinciri gibi 1995 97 yılarında da ülkelere sıçrar adlar soyadları değişik şekil alır ama gene iyi başlayan kötü sonuçlar alır.

Başka gene başka havuz modeli satışlar da gerçekleşmiştir getir bir ürün götür istediğin ürünler gibi dahası da yeşil sermaye dedikleri diş ülkelerden toplanan paralarda amaçları tek ti şirketler kurup ortaklarına pay dağıtmaktı ama neredeler nefis almış gitmiş her konuyu derleyip toplarsanız verenler nerede derseniz ve nerde dersen ortaklar çoğu kafayı kırdı kırmış vaziyette aslı ise iyi başlayıp kaybolmayan silinemeyen olağan üstü teknoloji sistemin gelmesi bekler oldu insanoğlu..

Bu ülkede bile var olan akıldı hep iyi niyetle başlar sonradan balık kılçık tadı alır..

Yeni versiyonu teknoloji blok zinciri aynı olacağını sezenler durdurulamaz değiştirilemez sayı harf rakam birleşen klipto çıkar daha derin veri tabanlarını ele geçirip yatay geçişle bedava deseniz de cebinizdeki parayı çalışmadan para kazanma hırsı derler artık başlar korkular kiler mi (insanlığı piyon) gören gözler fısıltılar ise yansıtmıyor mu fısıltıları çoğalır aslı ise öyle değildir başlama noktası kendimiz, kendimiz olmak tan geçer güven korkularımda (artık uyu uyu dan uyandılar)  ne yapsak la başlanır ve durdurulamaz ı ne yapmakla başlamak tek çareleri (bilim ile ilimi yok etmek) çaresi kalır.

İşte burada dünya yenilikçi projeler ortaya atılarak ye gerçekleştirilerek eskiye dönük konuşulur bu ( fısıltılar) burada bir gerçeğe bölüşür fırsatlar içinde yapamadıkları az gelirli projeler yapabilmek için taban hazırlanır bu tabana inşaatı için ön para toplama yani ön satış gelişir “zenginlik ilk ortak olanındır) tabi devletlerden izin alarak oluşur topladıkları para yeterliyse proje başlar yeterli değilse de ucundan başlanır ve gerisi gelir.

Geri kalan yeni çıkarılan parada ön satıştan alanlar ve ürettikleri para da paylarında borsaya kazma işine bırakarak borsaya halka açarlar bu da kalkına projelerde ön satış alanlar borsada kar amaçlı satarak para kazanır projeler işlem haç mı gördükçe proje değer artar asıl ise borsa al sat da olsa bazı ülkelerde alış veriş işlerinde de kullanılacak  ve kullanılacakta işte burada iş kopar ve değişen dünyada eskiler yeni bir hamle yapar acaba nasıl gir sekte biz başa geçsek derler ilk para birim önüne derler demesine de işte burada insanlığı bir hatasını beklerler (nasıl bu teknolojiyi durdururuz) kalır akıllarında ama durdurulamaz durdurmaya kalsalar da tüm sistem havada karada savunma yıkılır korkusu endişesi yaşar devletler ama devlet içinde devletler ise daha eskiye gitmek isterler (şah piyona)..

Şimdi önce sazan oluyorsunuz, içeri daldıkça oltacı olup başka solucanlar içeri çekmekte oluyorsunuz olup “soruları kulaktan kulağa gider” sonuç derler ne biliyor musunuz.

Küresel kırız her kes borçlu dev ana şirketlere tüm para bitti kağıt üzerinde borçlar başlar ve kağıt üzerinde devlet bile satın alırlar işte insanlık çöker bir yerde toplanıp ve kendinizi yok edeceksiniz derler devler yeni teknoloji göstermemek için her türlü oyunu kaosu sergiler çünkü (kıymetli paraları roma Bizans sikkesi kadar değer) kalacağından korku dehşete düşerek şahlar piyonları sürer bu teknolojiden doğacak hata ararlar bulamazlar bir hata ise fırsatçıları bir şekilde sürerek hatta elini bile sürmezler çünkü pembe dünyada yaşamak isteyen vezir olmak için fırsatı kollayanlar varken piyonları harcarlar balık mı kılçık oldu kılçık mı balık oldu.

İlk başta bende dehşete düştüm ama onların silahlarıyla oynayarak ganimet savaşı gibi teknolojiyi çalıştırdım sayı rakamlar harflerle hediye kazandığım parayla parça bile aldım emekli değilim hiçbir yeden de gelir yok aslında yapacak “marifet var üretimlerim aştı” nerden başlayayım desem de her kes olmuş imalatçı doktor iş işinin ehlinde değil ama onları “doğayı ve sağlığı anlatmak yazmak kâfi geldi hem de reklamsız” şimdi yeni parayla bozdurarak harcamalarımı yaptım yapmaktayım.

Burada dikkat edilecek ise fırsatçılar (o ülkede borsa kanunu yok ise bu sistem geçmez ) şayet “küvetli ve güvenilir borsa var ise madenciyi  ve parayı bozdurabilir yükselmesi için tutabilirsiniz” şayet o ülkede harcama var ise de harcarsınız yoksa okuyup araştırmadan ve bilmeden fırsattan fırsatçılara balık olursunuz olup U espriye yükler bir geçede yok nerde sonra kulaktan kulağa başlar vay insanoğlunun haline gene uyu uyu gelişim geliştirme okuma yok ise.

Her kez bir noktaya toplanırsa bil ki ithalat ve ihracatın var kağıt paranın yok oluşudur başkaları çıkacak mı çok firmalar çıkacak “hay insanoğlunun haline” der dedirtirler gene kelimelerin gücünü anlarsanız o gücü bulur ,bir an önce insanlık için projelere destek olmanız okuyup inceleyip hayırlısı ise bu da önce okumak bilgi edinmek ve insanlığın yok edilmeyi de önlem alırsanız nesil nesiler tarih te şeytanı iblisleri yok eder “taş altına el koymak” şimdiden yok etmiş olursunuz (biter mi bitmez) şimdi okuyan içlerinden birileri der insan insanlığı insanlığını çekemeyen der reklam yapıyor aynen böylede der.

Çünkü paranın karşılığı olmayan kağıtlar üzerinde talepler edildikçe dünya da güç altında para dönüyorsa bil ki orada kaos kargaşa ekonomi zorluluğu insanlığı zor zamanlara sokmak ve silah lobisi harekettedir sonuç nemi benim paralarım nerede derseniz size bir eskiden hatırlatmayla bakalım  “genç nesil” hatırlamaz imar bankasında, bankerleri ,ev hatırlayın “hani neredeymiş”.

Bazı musibet musibetler gündeme göre değişir ve” kaos endişedir”  “insanlık bunları önceden görmesi gerekirken (nefis dünya malına kanmış çukur içinde oluşu) hala dur diyemeyen akıl üstü aklın akıl fırtınası ve fırındak  gibi dönenmesi kaynaklanmakta buda sonuca varılmamış çarpık hal durumdur ne derler korkusuyla yaşar beden ve bedenler çöker çünkü dünya malı ve ideoloji fikirleri yapıp yapamayacağı endişesi yaşar ve sonrası korkutur korkan korku artık tehlikeli yol alır artık korkudan  gelecek tehlikeden korumak ise tek çaresi ise “inanç ve tevekküldür o her şeyi görendir”  İlim içinde bilimle keşif edersiniz

Dünya felakete çöküşü hiç böyle bir şey görmedik dersiniz yazamadıklarımı yaşayacaksınız.. Sadece biri Evrende için de enerji ve elektriğin bedava olduğu dünyasında yaşıyoruz gerisi siz bulun.

Neden eskiye bakarak hala insanlığı insanoğlunu (şah piyon) olarak yönetiyorlar yönettiriyorlar buradan fırsat içinde fırsatçılar çıkarıyorlar zaman hızla ilerledikçe zaman içinde kimse kimseye inanmayacak o zaman kimse inanmayacaksa kime inanacak.

İLK HAREKET BİR ENERJİDİR SONRASI SONSUZ ENERJİ  kimler sahip olmak istiyor sorgula

İlk hareketten sonrası çıkan artı eksi bir enerjinin başlangıcı olup su ,havada, ateşte birleşimlerden , mıknatıs zıt kutupları ,dünyanın kuzey ve güney kutupları bir şeyi fanus olarak çevirmekteki ilk hareket dünya yaratılış ta ilk hareket var olduğu gibi  bir enerji çıkacağı her kes tarafından bilinmekte .

Bu herkes tarafından bilinirken yanı yenilebilir enerji varken hala fosil yakıp kullanmak nedir sorusu hala bir şeylerin çıkar var anlamını taşımakta .Hala insan sağlığıyla oynamak neyin nesi demek derken tek bir yolu çıkar dünyaya sahiplenmek..

Kim kimler tarafından ele geçirmek isterler devamı var

Ek 01

Kim kimler tarafından ele geçirmek isterler devamı var

Şimdi bir bakalım güçlü devlet ler den başka güçlü aileler ve şirketlere bakalım artık para basmaktan öte devletler gücünü güç için kaybetmemek içinde dünya devletlerine parasını talep ettirir para yükseldikçe başka ülkelerde kendi içinde kur farklarıyla borsaya başlar ve böyle gider şimdide o devletlerin takip eden gözler vardır artık para yerine kâğıtlar konuşur gelecekte kâğıt madeni paraların geçmeyeceği zamana gelmek  2000 yıllarından beri 2004 2008 krizlerinden çıkan dünya gelecekte aritmetik çalışılır kâğıt ve para geçmeyeceği zamanları hesaplarken geçmişten gelen zincir halka ne adlandırırsanız içine sadet huzur mutun eklese de geçmişler gibi kopmayacağı bir durdurulamaz matematik gelir.

Bu nu 2005 insanlara işler halinde geleceğe çip takılarak işlem modeli gelir ve patentti de alınır araştırabilirsiniz evet 2000 de başlaya düşünceler insanların düşünürlerin aklına her projeler gelir ne olacak dünya devletleri trilyon dolar borçları para bitmiş kâğıtlara dökülmüş ya bir gün puf olursa hayalleri bu gelişim projeleri uygular işte burada insanlık bir inanış ilim içinde bilimle yol alırken bir den bilim içinde ilmi yok etme yatar.

Gene bir düşünür geçmişlerden gelen bir sistem genişletir rakamlarla harflerle 0 1 hacmini kullanarak aritmetik derslerinde bir matematiksel sisten geliştirir adına bitcoign denir gene bir başka yerde ise proje ise Programlanabilir eth adını genişletilir bir bakılır ki sistemleri bir blok zincirinde sayısal ve harflerle çakışmayan kendilerinde şaşırdığı durdurulamaz blok zinciri çıkar.

Artık insanlık ise bu iki sistemde çalışan hayata geçirmek için projeler geliştirilir projeler devlet kuruluşlarından izin alınarak hayata geçirecek projeleri halkına sunarlar veya dünya insanlığına bu projeler karşı duran şirketler bankalar devleti varmış gibi aile dünya küresel zenginler projelere destek vermeyeceğimden proje sahipleri tokken kurarak para birimi çıkartılar bunlarda bitcoing ve eth makinelerinden makinelerin güçlenmesi içinde projelere göz kırpar tokenlar projelerini ve parasını çıkarmak için halka açılır..

Artık projeler insanlık için bu güne uçuk gelecek projeler başlar işlemlere asıl bu alış veriş işlerinde para nakillerinde halka çok kolaylık getirecek projeler hayata geçer..

İşte burada iyi kötü başlar karşı duran ve fırsatlar yaratan fırsat fırsatçılara ve aynı zamanda güçlü duran güçlü sanal parayı halka açılan kısmında neden daha çok insan al sat yapmasın fikri projeler doğar her ülkede devlet merkez bankasına kayıtlı kâğıt borsalar gibi  borsalar kurulur merkez bankasına kayıtlı olmayan devletlerde de güçlü olan kurar zihniyeti bozuk olanda kurar çünkü elle tutulmayan gözle görünmeyen sadece ve sadece matematiksel ve harflerle dolaşan bir sisteme karşı koyamaz işte burada da balık kılçık ortada durur kimi balığı kılçığıyla yer kimi sadece kılçığı yer..

İşte burada insanlık çok hayal peşinde koşarken projeleri okumadan balan aynaya takılı projeler bir gün birikimini toplayarak aynı gün yıllar varmadan u piyese yükler nerede bilinmez..

Burada projeyi okumayıp sadece borsaya giren ve yeni tokken çıkaran ön satış farklı olduğunu bilmez çünkü iyi kötü çalışan görseller borsadan bu kadar zengin oldum pembe dünya aynada yansıdır asıl ise güvenip okumuş geleceğe bir yatırım var diyen ön satıştan 10 100 1000 alan kişiler borsa kayıt sonrası ortaklık payı yükselen tokandan güvenilir borsada satar ve ister bir kısmı bırakarak daha yukarlara çıkmasını bekler bir proje insanlık için daha çok işlem harcıyorsa havuz hiçbir şekilde çok hızlı bir şekilde düşmez işte burada da sırtı kaşınan balına sırtını kaşıyacak balıkları derin sulara çeker bazen de keyiflenen balina kendini sığ suda bulur..

İşte asıl küresel zenginli vezir piyon oynatırken fırsatçılara gelecek yüz yıllarda bu aritmetik dersine çalışarak çeyrek asır sonra matematik ele almak neden mi şimdiye kadar 300 yıl içinde ve geçmiş insanlık hırsı tüm insanoğluna hep sine sahip olmak değil mi..

Şimdi bir bakın fırtınalar dolaştırın borsa mi token mi yoksa aritmetik dersine çalışmış üretilmiş sisteme sahip olmak isteyenler mi..

İşte burada devletlerin ne kadar güçlü gözükse de gene küresel güce yenik düşmekte olduğu da kanıtı.

Haydi bakalım denizde babam çıksa da yerim diyen insanoğlumu yoksa sıra ile bir birini yiyen balıklar mi bil ki dünyadaki var olan zenginlik bu kadar insanoğlu zamanı boşa harcaması ise dünyaya geldiğinden beri habil kabil oluşu olmasıyla gecikmiş 1000 yılı var bir çekirdek durdurulamazken bir insan beynini durdurmak aklın neresinde yer alır..2021 değil asıl 3021 olması gerekirken oldu olmadı uyu uyu kalk kalk otur otur insanlık arasında ideolojiler ayrılıkçılar din dil saymakla bitmeyen insan oluşu öyle miydi var oluş tek tanrı ilim içinde bilime okuyun bilimi keşfetmek içinde var oluşu ilim mi genişletin.

Şimdi de bir firma kuruluşuna bakalım bir şirket ise kuruluşu kurumlar tarafından incelenir bir vergi mükellefidir adı soyadı işlemi markası iş yeri açmıştır acılan işyeri amaç kuruluşu nedir incelenme ise ve amaç dışı kullanılıyorsa her iki tarafta suç işler doğrumu dur..

Şimdi bakalım kanun ne diyor

Borsalar kanunu
Ticaret borsası kotasyonuna dahil maddelerin alım veya satımı ile uğraşanlar, bulundukları yerin borsasına kaydolmak zorundadır.
Ayrıca, merkezî borsa çalışma alanı dışında bulunmakla beraber, borsa çalışma alanı içinde faaliyet gösteren gerçek ve tüzel kişilerin, ticaret veya esnaf siciline tescil edilmiş ya da edilmemiş şube, irtibat bürosu, fabrika, temsilcilik, depo, alım satım yeri ve buna benzer ünitelerinin de borsaya kayıt olmaları gerekmektedir.

Bu  belgeleri alması içinde ne borsası merkez bankasına bağlı bir borsalar kanunumu bakılır devlet içinde merkez bankasına bağlı olmayan borsa geçerli olmaz elle tutulmayan gözle görünmeyen sadece şu olur sanal gama oyunlarından başka şey değildir..

Şimdi suç kurulan şirketin vergiye mükellef ise bir bankada işlem hacmi işlem hacmi belirlenmemiş pusulası belli olmayan paranın sistemde ( maliye para birim kontrolü )devletindir nerede uyumakta takıldık dersek ve dersek iş yapılmadığını göstermektedir..

Gerçek “projeler isterse altında dağıtsa” bir proje o insan için projeleri köreltirler ,bir kısa müddet burun kırın gider gene mutluluk umutsuzluk başlar kendinde sadet ve huzur zinciri arar görseller başlar zenginlik ,zenginlik gene insanlık okumadan araştırmadan dalar dibi görünmeyen suya ne oldu gene olan gama oyununa girer sanal parayı her bölge için geçmişteki gibi yüksek faiz vererek toplarlar bu şekil değiştirirler bu şekli okumadan projeleri okumadan resmi belgeler sunmadan nasıl “yeni nesil proje tokanlar suçlanır” bir düşünmek lazım bu projelerde okunması kanaat getirmesiyle başlanır ilk adım.

İşte gelecekte her ne kadar iyi kötü etseler de bir bakmışsın kılıf değişmiş kötü iyi oluverir insanlık projeleri ayakta duranlar savaşır olur diğerleri çöl olur ve 2021 22 23 24 25 olarak devam eder hiç gecikmiş yıl asırlar 3021 22 olmaz oldurmazlar insanlık uyanmaz ise.

Şunu bilin ki dünyaya sahiplenemezsiniz  SİZİ BİR ŞEKİLDE BATIRIR ve BİTİRİR ta ki var olan enerjiyi “rabbimin “ sizlere akıl beceri vererek insan oğluna sunasınız diye Hikmet ve nimetlerden yararlanmak için sunmuş olup ve bunlardan yararlanın diye sunarken sizler bir şeyler yaparak kaoslara sürümektesiniz.

Nedeni yoktur açık olarak bellidir .Kafa yapılarda başarı sağlamaksa son durakta EL ÜSTÜNDE gidecek siniz, Venedik te tek kollu gondola binersiniz eninde sonunda dört kürekli ye veya limuzini de konforlu yatakta. Tercih geride kalanların .

Para bile sağlığınızı getiremeyecek. Giderken de bir şey götüremeyecek siniz. Parayı var olanda yiyemiyor  bıraktığı servette gelecek nesline zülüm ediyor yok olanda geride bir şey bırakmak istemiyor.

Var olan dünyamı bozmayın, Bu gün ülke toprakları savunduğunuz ve gelecek nesiller dünya insanlığı topraklar kaybolmasın diye savunacaklar.

İşte buda “bilimi keşfetmek için ” içinde bulunan yol gösteren “İlim” olacaktır bilim içinde ilmi yok ederseniz hepten yok olacağız

Dürüstlüğün kuralı yoktur.. sadece dürüsttür.. Tarih kayıtlarında yazar. .anılır

Bu toplum insanoğlunu bu dünya topraklarda yaşayan toplumlar eski yaşamlar değişti geride bıraktırılan kültür ,tören ,ahlak düzen yapısı yıkılmak üzere çok eski modelleri (şah piyon ) yeni vizyon sergilemek isterler tüm dünya insanlığını uyutmak isterler korkutucu ideoloji fikirler ortaya atarlar bilin ki bir avuç insan topluluğu tüm dünyadaki insanlığı hepsini ister sizleri sınıflandırırlar dil ,din ,ırk ,renk aklınıza ne pembe dünya vizyon varsa beyinlerinizi yıkarlar gladyatör gibi savaştırırlar..   

HER SEFERİNDE YENİ HEDEFLER ÇİZME TEK HEDEF

Her şey adım adım yaşamda hızlı ve güçlü olan değil başarıyı önceden ve başarıyı hep birlikte yakalamak doğru adımla doğru yolda yürümektir.. Sır verilmedikçe bazı pusuya yatmış insan içindeki kapris kin nefret kışkırtıcı kişi ve kişiler doğru bilgiyle adımla yoluna taş ve nefretini kaosla kusamaz "çoban saklı şifa "

Ek 2

 

Ek 2  Tarihlerden beri gelen savaşlar yıkılan imparatorluklar sadece tuz savaşında kaybolan “mayalar” tuz savaşmak savaşa katılıp tuz alan insanlık insanoğlu için sadece güç ve zenginlikler sadece ülkelerde değil tüm küresel kıtalar geçmişte bu güne ve gelecekte sebepsiz dengesizlikler insanlığın için de (kötü veya iyi enerjiden) var olan maddeleşmemiş nefis.. Buda bir enerji Savaşlar kötü enerji iyi enerjiler

Dip notlu Ek: 10 08 1920 23 08 1923 O zamanın şartları bu günün şartları 15 07 2016 hain saldır ve gene 3 yıllık 02 08 2019 Bu zamanın toparlanışı uyanış dirilişi..
Uyumak uyutmak..

Kurulduğundan beri dünya akıl üstü zanneden iki üçü beyin yıkamayı zamanlar değişikliğin de olsa da hepsi insanlığı yok etmek köle etmek değil mi var oluştan beri Habil kabil anımsatmıyor mu.

Hala uyumakta olduğumuzu..10 08 1919 1920 Fransızların "serv anlaşması" Selçuklunun dağılıp Anadolu toprakların beylikler bölünmesi gibi..23 08 1923 "Türkün ve Türk topluluğun dirilişi Lozan" ..

Anlatın kim kimler ne nereler den alınmış Sevr ve Lozan ı anlatın ki uyanılsın şimdi ise bir bak gardaş bir bak uyan uyandıkça uyan diril diril dikçe diril. ."Türk ve Türk toplumu son sözü söylememiştir". Türkün ve Türk topluluğun son kanı bekler dünya haritaların değişmesini sen geleceğin güçlü devletisin hiç aklından çıkarma.

HER SEFERİNDE YENİ HEDEFLER ÇİZME TEK HEDEF

Her hedefe ulaştıkça yeni hedefler çizme ,sadece işine odakla hedefini genişlet genişleterek başka hedeflere ulaşmak için her seferinde sizden bir parça götürür.

Hedeflerinden geleceğe azda olsa yanındaki gençlere ve hedeflerin doğrusunda onlara da ileriye itmek, bilin ki hem gençleri onlarına hedeflerini yakalamasına yardımcı olmak sizle ruhen sıhhat ve sağlık getirir. .

Ama bu günün dünyasında oyunlar değişti herkes bir alttakini yukarıya çekmiyor aksine ayaklarıyla eziyor, paranın gücü insanlı unutturmuş ,geçte olsa insanoğlu anlayacak bil düşman yok düşman sadece şahlar onlarda piyonları sürer amaçları tek tir tüm insanlığı köle etmek..

Teknoloji üst seviyede bulundu ama insanoğlu son teknolojiyi kategorilere bölerek en alt kategoriden başlayarak her yıl yeni model çıkıyormuş gibi insanoğlunu sömürmekte masa başı zenginlik insanları ve ülkeleri nasıl hortumlarız hesaplama dertlerinde insanlık içinden çıka projeler onlar düşman gibi görür ve her türlü fırıldağı çevirir dönen fırıldağı içinde görünmezler insanlığı kışkırtır dünya ülkelerinde kışkırtılan şöyle cümleyle nokta koyar (onlar varsa der) bir batan bir şey vardır ama onların başkaları (Biz bizler bizlerin ) sloganıyla çıkarlar bu da başka şeyin sembol sözleridir görünmeyen arka perde  ise bu kışkırtmalarla kendilerini üstün ırk sayarlar..

Tabi bizlerinde katkıları var ,hastalık var ,onda var bende niye yok o bu şu yaptı yapmadı kısa yoldan hak hakları değişen hal hareketler insanlık içinden bir virüs gibi bir birlerin yer durumda içimizdeki kıskançlık kin nefret diğerler ise de onlarda arz ve talep yaparak yaptırarak sizleri zehirler zehirlenir olmak ise kendi ayağını taşa vurmak gibi akıl der taşın ne sucu var ki yerini oynatmaktasın

Yeni bir teknoloji olarak yenilebilen enerji de öyle çünkü ilk hareketten sonra sonsuz enerji elde edilir ,bitmen enerjiyi buldukları halde.

Bir örnekle yola çıkalım bu gün 3 saniyede 100 km hıza çıkan bir arabayı ,bir doluşta batarya 450 km gittiğini söylemekteler ama demezler ki bitmeyen bir enerji yaptık demezler..

Çünkü her sene bir model çıkarmak nasıl hortumlamak örnek rakam 4,5 üretim imalatçılar fabrikalar dünyayı nasıl hortumlarız hesabını yapmakla ,düşüne dursun yeni araba fabrikaları kurmak isteyen ülkelere eski teknoloji örnek rakam 3,5 milyar dolara kurulan bir fabrikayı o ülkelere kurmak isterler ama demezler daha iyi gelecek teknolojiyi kurdurmazlar ,kurup ne yapacaksın der havasıyla biz sizlere daha ucuz veririz diyerek geçmişten gelen zihniyet bir kez daha Kansa da insanlık şimdi araba yapıyoruz der...

Çünkü net kararlar yenilikçi hükümet ,hükümete hükümetlere 2023 yakışır çünkü güçlü devlet , güçlü mühendis ,güçlü iş adamları varken hükümette hala eskileri düşünürsek muhakkak bir çapanoğlu var der dururlar.

İşlere göre var yok lozan diş dünyaya lozan yok gel ne varsa götür hop dur lozan var de.. Geçin kardeşim. .Vardı bu halk ileri gitmesin diye ..Bunlara kalsa orta sahada penaltı verirler yani ister eski model teknoloji istersen yeni model teknolojiyle çık sen sen olduğun için sen yapamadığın için bir ,bir başkaları da (onlar varsa der) dururlar.

Evet vardır yoktur hikayesi bilin bu eski anlaşmalar hepsi sizleri oyalamadır 10 08 1920 Sevr anlaşması bu gün üstünde olsaydı Türkiye’n yarısında yaşardık ama Lozan 23 08 1923 yapıldı kurtuluş savaşında kazanıldı ve o gün şart nameler gerçek olsaydı bu gün kömür ocaklarını açamaz yarın asrın ve son yılların dış dünyanın iş birlikçileriyle altın maden ocakları açılamazdı ve hala açılamayan madenler gibi.

O zaman neden şu anda maden ocakları acık ve ve veya açılmayan madenler kimler işletiyor kimler açmıyor bir sorgulayın (bazen de eylem yaparak iyi polis kötü polise ne gerek var)  sadece bir sebep çıkar değil mi (bunun altında çıkar ) hep var ister başkalarıda onlardan ister ondan bundan demekle amaçları tek kese dolsun diz gelince bizim olsun zihniyetler dolu bir dünya.

Kahramanca kazanılmış Türk ve Türk toplumu halkına o zamanı geçmişleri unutturup o zamanın kişileri ve yöneticileri açılan her yeni “uçak araba traktör fabrikaları” fabrikayı ve dünyada hızla % 20 ile büyüyen bir ülkeyi dış dünya bir şekilde avuç içine alarak sizlerden daha ucuza veririz deyip ve 50 ler den buyana gelen ve acılan yerleri kapayıp şimdide “Lozan ı sürmek 23 ” geçmişi bir şekilde unutturmak değil mi ve yeniden bu ülkeyi ve ülkeleri bir yüz yıl daha geri atmak değlil mi.

Açlıktan çıkmış gibi ekmeğe tereyağı bal sürmek kim kimleri çıkarına bir baktınız mi.

Geleceği görüp bir komutan “Sevr le anlaşmalı” kalsaydı şimdi topraklarda esir esaret içindeydiniz ve ışık kurtuluş savaşı ile “Lozan masaya” yatırılmasaydı diş dünya geleceklerinden korktukları içindi Lozan hep bir türkün Türk topluluğun son söz mühür bastığı yeridir..

Geçmişlere bakalım 1941 de 2 ci dünya savaşı olduğunda bir komutan komutanlarına şöyle seslenir şu karşı topraklara 2000 tankla girersek 2 tankla çıkamayız sözleri unutulmamıştır sene yunan işgali 1941..

Hey Türk ve Türk toplumunda yaşayan halk .. Bil Artvin de ki İzmir senin toprak değil mi İzmir Artvin toprakları senin değil mi hey Edirne’deki halk Hakkâri senin değil mi Hakkâri Edirne senin değil mi Sor kendine bu vatan kardeşlik değil mi...Şimdi bir daha sor bu toprakları paylaştırmaya çalıştıranlar ,paylaşırlarsa sen kardeşin kardeşliğine atana ihanet değil mi.. Şimdi var git bir daha düşün...

Dip not: Selçuklu içten hainlikle parçalanarak Türk toprakları beyliklere bölünen 200 sene içinde toparlanıp ,Osmanlının kuruluşu 600 sene imparatorluk hükmetmesi gene insancıl güvenle insanoğluna güvenmesi gene hainliklerle 1919 da Osmanlının önüne koyulan Sevr anlaşması gene parçalanmış vaziyette konulması ve imzalanan ve aslı Türk ,Türk topluluğu kabullenmeyerek 1921 22 kurtuluş savaşıyla yenilgiye uğrayan dış düşman 1923 lazanı koyduysa ve kabul edilse de şunu aklınızdan hiç çıkarmayın diş dünyanın gelecek endişesidir..

Şunu da bilin gene içerden frenleyenler hainler yok edilmedi kavun değillerdi bilesin ve şunu da bilesin kurtuluş savaşında savaşmayıp dağlara kaçan bile vardı daha dip e dalın orada çok akıntılar var..

Fransa’nın içten ajanları silah destekleriyle vermeleri ve sözleri O görünen hainler dağlara kaçmasaydı ve frenleyenler hainler olmasaydı bu gün bir sınırımız Basra körfezi diğer sınırımız mısırdı..

Gün aynı gün değil mi 02 08 2019 haince saldırılar dış dünyaya dik duranlara sırtlarından hançerleyenler nedenimi elinizdekileri zamanlara bölüp elleriniz den almak ..

Bunu da hiç kafanız dan çıkarmayın şimdi git nefis için mi yoksa gelecek nesillerim için mi var git bir daha  düşün.

UZAK TA TEK VATAN VAR, o vatan bizim vatanımız….Orda Allah korkusu ,”rabbimin “atalarımın vermiş olduğu vatan yurt var orda.

İnsanlar huzurluysa bilin ki orda Allah korkusu eşitlik, iman ,ilim, bilim, edep ve adalet vardır .YANI KISACA Cumhuriyet vardır.

Şimdi bir bakın 97 yıl gene içten kaynatmalar o yıllardan beri parsellenmiş yer altı madenleri kiralayanlar Lozan ı lazanya havyar yaparlar sıra Türk e gelince Lozan ı ortay koyarlar söyleyin şimdi eşme sivri hisar murat dağları Artvin Balıkesir Çanakkale altın madenleri Lozan a göre dış dünyaya gelince havyarlı lazanya..

Sıra Türk e Türk topluluğuna gelince “Lozan lazanya havyar yok”, Türk acınca yapacağı sıra oldu eylem kaos içte ve dıştaki hainler bir kere daha iyi polis kötü polis oynarlar ak denizi göl dip derinlikleri şu metreden sonra delemezsin derler..

İşte buda Ayaklar biri 41 biri 42 .Türklerin ve Türk toplumunun  çılgın olduğunu sizlere biri anlatır birine 46 birine 47 giydirir başkaları da der “onlar varsa der”

Şimdi bir bak hele..
İLK 200 sene de diriliş devlet imparatorluk kuruldu 600 sene yedi cihanı hükmetti sonrası içten hainlikler ekmeğini yediği devletine hançerledi ve 3 yılda dirildi cumhuriyet kuruldu bakın bu sefer bir dahakine 200 sene 3 yılı beklemez bir geçede dünyanın haritası değişir değiştirilir bu seferde” onlar varsa yapar der dururlar”

Eskiden Türkler geliyor derlerdi şimdi gene “an sızın geldiler” dersiniz.. Bu halk vatan içi “hükümet mülküme” hiç dinlemez.

Siz hala şowh için o böyle şu şöyle deyin durun 97 yıl öncesine bakma şartlar ve şimdiki “halkın dik duruşlara bak” ve hala uyuyan uyan hala sizleri şu bu reytinglerle uyutmadalar..

Buda insanlık ve kardeşlik enerjisi dir.  saklı şifa sırlar kitabin dan Her başa şimşir akıl. enerji .bölümünden alıntı..

ENERJİ

Dünya nüfusunun sürekli artışı ve bu çoğalmanın getiren gıda gelecek yok olması düşüncelerde çalışma laboratuvarlarda deneysel sağlık ve teknoloji gelişmeler cağın öncelik yarışı ve bu artıkları çukurlara dağlarda mağaralara açık denizlere ve ya yapay göl altında kalmış eski mağaralarda saklanılan deneysel artıklar bir gün göklerden asit yağmasına sebepler taşıyan bilinmeyen yok edici virüsler ,göçmen kuşların taşıma yoluyla, küresel ısınma, sera etkisi ile yağışlarda görülen ani değişiklikler, aşırı yağışlar, uzun süren kuraklıklar, tatlı su rezervlerinin azalması, suların israf edilmesi ve aşırı derecede kirletilmesi gelecekte yaşanacak tatlı ,içme su ve toprak altından çıkan zenginlik ekonomi ve çıkar savaşlarına götürüyorsa geleceğin  karşı koyulmaz silahı parasal kırız sağlıkları etkiliyorsa göç ve göçe zorlanılıyorsa  ve de (dur denmezse) gene insanlar topluluğu yaşayan toplum uluslar görmezden gelip zorlayacaksa yapacak çarelerin hiç kalmadığını şimdiden akla yazılmalı...

Dünya bilinmelidir ki verilen nimet sonsuzdur milyarlarca insanı besleyecek kadar yeterlidir.. Yeterli olmayan ise çok kazanmak doyumsuz nefistir..

(Geçmişlerde, şimdikilerde, geleceklerde ,parmak izleri aynı olan var mı, hiç böyle bir teknoloji var mı, böyle bir güç, sadece kainatın  sahibi ) ( RABBİMDEN Başka)

PROJE YENİLEBİLİR

Çatı kat projesi yenilebilir enerji den yararlanmak çok basit ve sonsuz enerji yapıla bilir ama ne dense teknoloji varken bile ne hikmetse tek daire için mükemmel ama metropol şehirlerde çatı katları yetmiyor.

Sebebi  enerji toplayan paneller  hücre yetersiz deyip geniş hücreli paneller üretilmiyor bir daireye 42.734 k w günlük 12 tam enerji vermek için 44 panel gitmekte 5 ampul 12 saat, buzdolabı 24 saat, uydu 12 saat şarj makineleri 12 saat ,laptop 12 saat, vantilatör 12 saat ,su sebili 12 saat, elektrik motoru 5 saat , bulaşık 5 saat ,çamaşır 5 saat ,elektrik süpürge 5 saat ,diğer motorlar 5 saat toplam 42.734 kw dır.

Tek daireli evler için Mükemmel peki 12 daireli bir apartman çatısına 528 adet panel konması lazım panel boyutları 150-50 buda hemen, hemen  750 metre kare demek bir apartman dairesi bu kadar olamaz.

Dünya da bu kadar üstün teknoloji varken ne hikmetse yapılamıyor. BUNUN ALTINDA CAPANOĞLU YATMAKTA görünmüyorsa “yılarınız çalınmakta” paranız değil para bir şekilde bir cepten başka cebe girmiyor gene aynı cebe girmekte.

Düşünün elektrik ye sıcak suya para vermeden yaşamak üreticilerin işine gelmiyor, derken mevzuatların içinde yok hani nerde kaldı insanoğluna hizmet projeler.

Veya varda birileri birilerinden çekiniyor veya demode enerjileri en alt tabandan başlayıp neni modeller yaratarak hâksiz kazanç yapmaya ,kazanma ve kaybetme korkusu olanlar, fırsatlardan yararlanmak isteyenler zihniyetler ülke üzerine çok gelmekte.

İnsanlığın ortaya serdiklerini bir şekilde ar ge projeleri (tozlu raflara atmaktalar) ellerinden gelen bunu yapmaktalar işte bu da insanlık için değil şirketler için ofis boy olmaktır bu da geçmişte düşmanken gemilerine bir birine kömür satmaya benzer bu işarette şah piyon sergiler ve insanlık ülke için savaşıyorum der kahramanlık alırlar ölen ve yok ola ise insanlıktır..

Ama insanları yok edecek bombalar üret desek hemen yapılır insan zihniyeti yok etmek için yaratılmadı yaşatmak için yaratıldı kanıtı olmuyor mu..

Evet böyle bir bomba yapıldı ama kendileri de korkmakta DÜNYAYI yok ederiz korkusu iğne batınca canım denir ve sadece NASADA ve uzaya gönderilen UYDULARDA kulanı lır  Hidrojendir roket fırlatma da kullanılır dünyada bunlar olurken biz insan oğluna gördüğü halde bir göz banttı takılmış ola bilirmi.

Bir de başka enerji toplamaya bakalım .Gerçekten böyle bulunmamışsa bunu zamanında yapmış kullanmışsa projesine bir bakalım gerekirse yapılabilir bir yapın anlarsınız.

Araba arka spot lambalarını herkes bilmekte 12 volt ışıkla kilometrelerce uzaktan görmektesiniz nedeni ışık kırılması ve ışığı dağıtma onları yapan içi doğru küçük piramitler 5 cm yüzlerce piramitlerdir bir kalıptan çıkar.

Birinci aşama (arı gözü petek göz) şeklinde 20 ye 20   kalıp yapılır, ve cam olarak dökülür veya yansıtıcı çelik.

İkinci aşama( mısır piramit) şeklinde 20 ye 20 kalıp yapılır ve cam olarak dökülür çelik yasıtıcı.

Üçüncü aşama (arı gözü petek göz ,mısır piramit) iç içe geçirilir.

Dört dün cü aşama daha önce den hazırlaman panellere yerleştirilir.

Beşinci  aşama piramit uçlar güneşe ve ısıya yönlen dirilerek aydınlık ışık enerji toplamaya başlayacağından enerjinin çıkışına toplama çekirdek yerleştirilecek aparatlar  göre mühendisler ölçüm yaparak şarj cihazı ,jel aküler ,invertörler hazırlanarak .İşlem tamamlanır.

Dairesel  360 derece 24 Kör noktayı yakalayarak az panelle çok enerjiyi yakalamak ister eksi ister artı soğuk ve sıcaklarda çalışabilir enerji

Olmayan araştırmalarda elde edilmeyecek sonrası değişik durumlara ve hallere bakalım her şeyi daha iyi yapmak mı yoka dünyayı yok etmek mi.

Dünya üzerinde kuzey güney kutup arında araştırmalar yaptıkça dünya ekolojisi  bozup insan oluna gelecekte çok büyük tehlikeler ,virüsler, bakteriler, yeni canlı  türleri , üretecek olup 50,100 yıl içinde çok farklı canlılar, çıkarak ,onla kalmayıp deniz üzerinde baraj planları yapanlar dünya akış akordunu bozarak ,denizlerin nefes almasını kesip ,denizleri kurutarak ,çok büyük tuz çöllü haline getirip gelecek nesillere tehlike yaratmak tan başka hiçbir şey olmayacak.

Doğan güneşi, batıdan doğdurmak istiyorsunuz,5 milyar yıldan beri yaşayan dünya ile şaka olmaz ,insan oğlunu yok etmekten başka bir şeye yaramaz, bu gün örnekler verir sek kara barajlar göletler, kanallar gerek siz yerlere kuruldukça ,ve yer altı su yollarını bozdukça yer altı ısıtmayı akordunu bozarsanız ,hava akımları bozuldukça ,yazı yaz olarak, kışı , kış  olarak yaşayamaz saklı iklimlerin değiştiğini göremiyorsak ,gelecekte ne büyük tehlikeler olacağını göremiyorsak ,teknoloji değiştikçe ,tarım alanları kısaldıkça yer altı sularını kaybettiğimizi ,30 yıl ve yüz yılın içinde, bir damla içecek su bulamayacağımızı bilmeniz.

Bildiğiniz halde ,hala fosil yakıtlar, yakmaya çalıştırmanız, fosil yakıtlar yandığı sürece havaya salınan gazları ,dünya ekolojiyi bozduğunu ,bildiğiniz halde, hala neden…..

Bu gün spor olsun diye safari  yaparsınız ,ama gelecekte, okla mızrakla avcılık yaparsınız avcıyken av olursunuz dünya sahiplidir yaşamak içim fırsatlar veriyor.

Bilin ki şu an gecikmiş 1000 yıl geriden gelmekte var olanı ötelemek dünya yaşlandığı değil bir avuç insanın çıkarından çıkarlarından insanoğlunun yok edilmesine bir yol bu yol.

Tek gelecek çağ hidrojen çağ.  Yoksa gerileme cağ.  sonrası yok cağ.. Bu gün savunduğunuz vatan toprakları, gelecek nesillerde dünya insanlığı toprakları kaybolmasın diye SAVUNAÇAKLAR neyden “doğa ile savaş halindeyiz kazanırsa insanoğlu başlangıcın sonu olduğunu bilmeyişimiz”.

Küresel ısınmaya fren zamanı geldi önüne geçilmezse geçmiş yaşantılar yok olduğu gibi bu nesilde yok olmaya yolunda ve ısınmanın getirdiği o zamanın yaşam larvaları bu dünya üzerinde tekrar ortaya çıkması bu da yaşam hayatın hastalıklara yenik düşmesi.

Yaratan RABBİM  ikazları vermekte tabi zamanı gelince sizlerde ama nesillere anlatılmaya ve sizlerin bir yazı ile nesillerinize aktarmak birileri duyar okur  sen, ben ,bizler şimdiden herkes bir şeyler söyleyerek ikazlarla gelecek asırlar bir şeyler aktarmamız onların bir  noktaya varmasıdır.

Su  Dur ama bir yerde enerjidir Hidrojen gelecek yüz yılın yakıtıdır ısı ve patlama enerjisi gerektiren her alanda kullanımı temiz ve kolay olan hidrojenin yakıt olarak kullanıldığı enerji sistemlerinde, atmosfere bırakılan atılan ürün sadece su ve/veya su buharı olur.

Bunun dışında çevreyi kirleten hiçbir gaz ve zararlı kimyasal madde (Karbon monoksit veya karbondioksit gidi üretimi olmaz.

Gelecek yüz yıllarda deniz seviyesi 75 m bazı yerlerde 50,30,20,10,m yükseldiğinde kendi ellerimizle yok ettiğini anlayacağız, doğayla savaş yapıp doğayı yendiğimiz zaman, kendimizi yok ettiğini anlayacağız.

Fosil yakıtlar yakmadığımız sürece, karbon monoksit ,karbondioksit, yaymadığımız zaman, yaşana bilir ölçüyü geçmedikten sonra sureyi uzatarak ,gelecek nesiller bu yüz yılda düşünenler gelecek yüz yıllarda daha iyi düşünecekler.

Hem maliyetler durur,6,5 milyar insan ferah ,ve rahat yaşam sürer, ve fosil yakıt için, kavgalar, susar ,dünya barışı gelir huzur ve istikram gelir ve de biliriz gören göz bantlanmış ,doğruluğa yürüyen ayaklar sakatlanmış ,kurnazlar çağıl görünmüş.

Dünya da 5 milyar yıl dan fazla dünyanın keşfi var bu günkü keşifler, sadece insan oğlunun bilmediğini ,matematik, fizikçiler, astronomisiler, öğren ve öğret öğrenmenin ,öğretmenin yaşı yok derken ve öğrenci çok beklerken bir bakmışsın hepsi profesör olmuş)

Gelmişten öte ilimle öğretmeyi ve öğrenmeyi vesileyle değerli bilim adamlarına ve insan  oğluna sunmuş enerji keşfini vesileyle değerli bilim adamlarına, beyin ,beden azimle keşfini yaptırarak aracı olarak insanoğluna sunar (insan oğlu sadece et, kemik parçası değil, evet bir enerji) tüm din kitaplarda yazar alim ve bilim okuyun ve öğrenin buyurmuştur. (Tüm kainatın sahibi RABBİM)

Dünya üzerinde herkes bir şeyler yapmak ister ,insan oğlunun içinde var ,gelecek günleri daha kolay ,ferah ,refah, yaşamak hayalimdedir ama gelecek günlerini göremez, bilemez gelecek günlerini her kelimesin de  etmek, yapmak kelimesi eklemeye başlar ama insanlık asıl ise görmek, yaşayabilmek için içinden geçen yol projelerden r ge çalışmalar hep bu yoldan geçer ve çıkar ondan ki gelecek çocukların projelerle acın (burslar vererek sonrası esaret içine almayın) sadece ve sadece ilim  içinde bilim olarak insanlığa sunun.

Hiçbir şey imkansız değildir, ama bilmediğimiz çok şey var o kadar kör rettiler ki bizi hiçbir şeyi araştırma, geliştirme ihtiyacımız kalmadı nasıl olsa birileri yapıyor dendi veya bir işte onlar varsa dendi.

Ya ben bir şey icat ettim şöyle falan filanlar gibi sözler duyunca ne diyoruz, alemin en akıllısı sen misin, ne mühendisler, ne bilim adamları, ne profesör var onlar bulamadı da sen mi  buluyorsun git işine ya falan filan (Nikola Teslada) sıradan bir insan aynı bizim gibi evet bizim gibi, hiç araştırdınız mı veya Edison ampulü kaç denemede bulmuş ve ona onlara ne demişler gün acaba birisi bedavaya elektrik vermek istedi biriside para ile satmaya ama ikisi de bir otel odasında tek kuruşla öldüler.

Her insanın kesin bir icadı ve düşüncesi vardır buna kesinlikle eminim en basitinden düşünecek olursak bir işle meşgulken ya keşke şöyle bir şey  olsa ne kolay olurdu..

İşte tam o anda onu yapmaya çalışan insan başarılı oluyor ve mucit olarak anılıyor, illaki bir şey icat etmek için okul okumak, mühendis olmak veya profesör olmak gerekmiyor bence işine yoğunlaş ve yap evet yap senin buna ihtiyacın var ama bunu yaparken de yapılmışlara saygı göstermek kaoslar kışkırtıcı sözler daha sonunu görmeden konuşmalar bu gün insanlık ne işliyor..

Evet  bu var olan enerjiler bir doğa harikası ve gizemi koruyor, dünya kurulduğundan beri var, rabbimin hediyesi ,ama bu gücü bu enerjiyi salarken insan sağlığına  zarar vermeden yapıyor, evet bir şeyler keşif ,icatlar yapılır, var olan buluş bir vesileyle bulunur icat yatılır ama ,insan sağlığına ,dünya üzerindeki yaşayan canlılara  faydası, yaşam kolaylığı olabilir ,ama yaşayan canlılığa zararı sağlığa zararı araştırmadan gel hepsi bana gelsin zihniyet biz insan oğlu hep yok edici olmuyor mu.

Bir şeyler yapma gayretinde olanlar ,bilin hep erken yaşta ölmüşler ,beş para siz ,otel odalarında ölmüşlerdir yapılmışı kopya edip insan sağlığını düşünmeyen, uyanıklar ,kazandığını zannedip, yiyip içenler ,dünyanın enerjisi altında ezilir ler, dünya bir fanustur sonu yoktur, dünya enerjisi bir piriz, bir anahtar kadar kısasa, kısastır.

Yaratan, yaratılanın sahibi vardır;(RABBİM)Sis sadece seçilmiş vesilesiniz 

Ek 03 

SUYUN İTME GÜCÜ/BOŞA GİDEN ZENGİNLİK

Boğazlar , şelale, dağ dorukları ve deniz kıyı akıntılar

Simav Çayı (Susurluk) Gönen Çayı Meriç Ergene Bakır çay Gediz Büyük Menderes Küçük Menderes Aksu Asi Ceyhan Dalaman Çayı Göksu Manavgat Çayı Seyhan Çoruh Sakarya Yeşilırmak Kızılırmak Fırat Dicle daha bir çok nehir akarsular 100 yıllardan beri boşa akmadalar köy, kasaba, ilçe iller den geçerek boşa giden enerji 5,10,20,50,100, sonsuz KvA  elektrik enerjiler , et entegre , çitlikler , fabrikalar , kendi elektriklerini kullanabilirler ve kooperatifler kurmakla hem bölgelerine kâr ve fazlasını satmakla kara geçerek devlet kalkınmasına ve bölge zenginline katkı sağlayacak  suyun itme gücünden yararlanmak

Karadeniz'e; Sakarya, , Kızılırmak, Yeşilırmak, Çoruh ırmakları; Akdeniz'e; Asi, Seyhan, Ceyhan, Tarsus, Dalaman ırmakları; Ege Denizi'ne; Büyük Menderes, Küçük Menderes, Gediz ve Meriç nehirleri; Marmara Denizi'ne; Susurluk/Simav Çayı, Biga Çayı, Gönen Çayı dökülür.

Bazen de köyler de boşa akan sular sadece şöyle düşünür bu gün köye ne yapsam da oradan cebimi doldursam der “demez ki ben köyüme halkıma bir şeyler yapmalıyı mı “ hiç mi hiç düşünmezler. Düşünseler de kısa devre yapar..

Aslında öyle değildi akıl elektriksiz çiftlikler, dağ evleri, yazlıklar ,elektriği olmayan şehre uzak köyler deprem, doğalgaz, su gibi ölçüm istasyonları ,farklı akademik uygulamalar, ar-ge projeleri ,sanayi uygulamalarına otoprodüktör sistemleri acil iletişim sistemleri, telekomünikasyon sistemleri ,tekneler, deniz uygulamaları askeri uygulamalar.

Devlet karı düşünmek basit üretimlerle göz bantlarımızı  açmak lazım havanın çok  kirlenmemesi ve iklim değişikliğine katkı, bölgesel temiz hava ve oksijen, küresel ısınma bu oluşumların önüne geçmek elimizde ve artı yeni sektörler ,ve yeni iş sahaları. BUNLAR HEP SAKLİNET- Enerjilerimiz saklı net telekomünikasyon bunlar bitmeyen projeler le halkın içinden çıkacak insanlık için projeler illa birilerine vermek aslında insanlığı halkını köle etmek gibidir ila devletten desteği gerekmez aç önünü bu dünya dünyaları için yeşil alan yapar güçü toplar.

Elektrik üretim sistemimiz bilinen yöntemlerin dışında tamamen kendiniz üretebilirsiniz 24 saat elektrik üretir, ürettiğiniz elektriği ister kendiniz kullanın isterseniz devlete satılır.

“Bu yazılar 2009 2013 2017 yıla ait “Örnek Bir Hesaplama 50 Kw Üretim yapan bir sistemin ortalama aylık geliri 6000 TL dır.

Günümüz teknoloji dünyasında, enerji ihtiyacı her geçen gün artmakta ve bu nedenle de enerji üretmen teknikleri geliştirilmektedir. Bu amaçla, rüzgar, güneş ve buhar enerjisinden faydalanma yollarına başvurulmuştur. Ama hep amaçları başkadır.. Ne ne kadar kazanmak..

KULLANILAÇAK MALZEME

5.5 KvA sistem  2.5 kva rüzgar türbini ,şarj cihazları, Tam sinüs inverter ,3 kva güneş paneli4 adet jel 200 amp akü artı değirmenler.

SICAK SU KAYNAKLARININ KULLANIM ALANLARI

Elektrik enerjisi Üretiminde

Sıcaklığı 60-180OC arasında değişen sular, elektrik enerjisi üretiminde kullanılabilir. Bunlardan sıcaklığı 150OC üzerinde olan jeotermal kaynaklar, yüksek basınçlı bir buhar haline geldiğinden buhar makinelerini işleterek elektrik enerjisi üretecek güce ulaştırır.

Nitekim ülkemizde Afyonkarahisar Gecek, Denizli Kızıldere ve Sarayköy, Aydın Germencik, İzmir-Seferihisar ve Balçova, Kütahya-Sivas şu anda tespit edilmiş, en zengin jeotermal alanlardır. Ancak bunlardan sadece Denizli Sarayköy ve Aydın Germencik yakınlarındaki jeotermal alanlara santral kurulmuş ve üretime geçirilmiştir.

Söz konusu alanlardan Afyonkarahisar-Gecek yaklaşık120-900m derinlikte dört önemli jeotermal enerji rezervine sahip, oldukça önemli bir kesimdir.

Diğer enerji kaynakları ile karşılaştırıldığında son derece ekonomik olan jeotermal enerji için, yukarıda adı geçen diğer alanlarımızda da bir an önce santraller kurulmalıdır.

Santrallerin ekonomik işletme ömürlerinin 40-60 yıl arasında değiştiği, kapasitelerinin ise sınırlı olduğu yolundaki görüşler hatalıdır.

Çünkü jeotermal enerji, kendini yenileyen ve hammaddesi bedava olan bir enerji türüdür santral işletmeye açıldıktan 5-6 yıl sonra kendi masraflarını tamamen karşılar.

Hammaddenin bedava oluşu diğer kaynaklara oranla enerjinin, %50-80 daha ucuza mal olmasını sağlar.

Son yıllarda buharlaşma noktası düşük gazlar kullanılarak, sıcaklığı 60-90OC arasında değişen sıcak sulardan elektrik enerjisi elde edilmektedir.

Bu durum enerji açığı bulunan ülkemiz için oldukça sevindiricidir. Çünkü ülkemizde sıcaklığı 60OC ve üzerinde çok sayıda termal kaynak vardır.

Bursa-Merkez ilçe Bademlibahçe kaplıcası (53-84OC),Yalova Valide Hamamı kaynağı, Balıkesir Gönen kaplıcaları (77-83OC), Balya ilçesi Ilıcadağ kaplıcası (58-63OC),Edremit ilçesi Derman kaplıcası (54-60OC), Çanakkale Ayvacık ilçesi Gülpınar kaplıcası (38-100OC), Ezine ilçesi Kestanbol kaplıcası (62-73OC), Yenice ilçesi Hamdibey kaplıcası (38-80OC), İzmir Dikili ilçesi Bademli kaplıcası (41-70OC), Dikili kaplıcası (42-64OC), Manisa Salihli ilçesi Kurşunlu kaplıcası (52-73OC), Turgutlu ilçesi Urganlı kaplıcası (50-78OC), Kula ilçesi Şehitler kaplıcası (60OC), Soma ilçesi Menteş kaplıcası (42-62OC), Afyonkarahisar Sandıklı ilçesi Sandıklı kaplıcaları (60-70OC) ile İhsaniye ilçesi Gazlıgöl kaplıcası (60-80OC), Kütahya Simav ilçesi Eynal kaplıcası (66-78OC), Gediz ilçesi Gediz Ilıcası (57-75OC), Bolu Seben ilçesi Bağlum kaplıcası (62-73OC), Mudurnu ilçesi Sarot kaplıcası (60-63OC), Ankara Kızılcahamam ilçesi Kızılcahamam kaplıcası (44-86OC), Kırşehir Çiçekdağı ilçesi Mahmutlu kaplıcası (63-70OC) bunlara örnek oluşturur.

Adı geçen hidrotermal kaynaklardan bir kısmının şehir merkezinde yer alması (Bursa-Bademli bahçe kaplıcası), bir kısmının ünlü termal tesisler olmaları (Afyonkarahisar-Sandıklı kaplıcaları, Yalova-Valide Hamamı kaynağı, Balıkesir-Gönen kaplıcaları, Ezine-Kestanbol kaplıcası) nedeniyle santral kurulmasına uygun görünmemektedir.

Ancak bu sıcak sulardan konut ve işyeri ısıtmasında yararlanılabilir.diğer kaynaklar ise ekonomik fizibilitelerinin araştırılmasından sonra santral yapımına açılmalıdır.

SAKLI VADİDE ŞİFALİ RÜZGARLAR

SUYUN RÜZGARIN HAVANIN VE HAVA KABARÇIKLARIN

İTME GÜCÜYLE ELEKTRİK

İyi bir şekilde balansı yapılmış bir ufacık rulman suyun itme gücü ile  10,100,1000 rulmanı döndürür .

Yapılacak ilk iş  şase üzerine konumlandırılmış bilye yatakları, yanı rulmanlar, güç volanları ,ve volant milleri ,ilk hareket dinamosu , bağlantı kasnakları , bağlantı kasnak kayışları.

Birinci güç volanta montajlı sabit dişli ,alternatör , ikinci hareket destek dinamosu ,ikinci hareket destek dinamosuna bağlı büyük kasnak ,ikinci güç volantı milindeki küçük bağlantı  kasnakları sol kısım iki adet ,bir ve ikinci güç volant millerine montalı bağlantı kasnakları sağ taraf , ilk hareket dinamosuna bağlı büyük kasnak , birinci güç volant miline sağ iç tarafta montalı küçük kasnak. geriye kalan suyun itme gücü ne kalıyor .

Belki size isimler yabancı gelebilir bir tornacı, bir bobinajcı işi bilir geri kalan mucitliğinizde ,ondan sonra bak neler düşüneceksin .

BULDUM , BULDUM  deme çoktan bulundu sen sadece işletme giderlerine çare buldun arazindeki çaresizliğe bir şey yapmayı buldun. Öğle fabrikalar var ki : Bir aylık elektrik giderinde 100 personel çalıştırır. 

Sizlere geçmiş izin verilmeyen bir proje STUTTGART ALMANYA

(Sarı, mavi ,kırmızı, yeşil Renklerde çöp toplama poşetleri)

1991 - 1997 Yılında Almanya da iş gelişme için gezerken bir çöp arıtma tesisi gezerken aklıma gelen bir fikri Türkiye ye uygulama aklıma gelerek çöp arıtma tesisi kurmak istedim ama ne yazık buna müsaade etmeyerek geri çevrildim.

Rapor yüzlerce kişiye iş ,köy ,ilçe ,il ısıtması , elektrik maliyeti yarıya düşmesi  yanı kısaca doğaya ve insanlığa yararı olan projeyi geri itilmesi beni tamamen üzmesi şunu anladım ki bir gün geleceği (Çöp arıtma yakıt rüzgar türbin su itme gücü ve hidrojen soğuk vizyon) gerçekleşecek başkaları tarafından abiler dayılar varken bana düşür mi anladım .

O zamanları alkışçı olsaydım farklı olurdu kullanılmış makine getiremezsin ama ne hikmetse 6 ay ve 1 2 yıl  sonra gemiler dolusu hurdalar geldi  kimindi kimlerdi kimlerin şak şakçılarıydı..

Bir köy de çöp artığı 30 günde.. Bir ilçe de çöp artığı 30 günde .Bir il de çöp artığı 30 günde ne kadar olduğunu biliyor musunuz...Çünkü maliyet sıfır hammaddeyi insanlar üretiyordu..

GÜNEŞ PANELİ (GELECEĞİN ENERJİSİ)  RÜZGAR TÜRBİNİ

Havanın bir akışkan olduğunu hayal etmek oldukça zor çünkü hava görünmez. sıvılardan farklı olarak hava daha çabuk hareket eder ve bulunduğu ortamın her yerini kaplar.

Havanın hızlı yerleştirmesi ile içindeki parçacıkların hareketi de hızlı olur havanın bu özelliğini kinetik enerjiye dönüştürme işlemine Rüzgar Enerjisi adı verilir.

Aynı mantıkla su gibi sıvı maddelerin yer değiştirme özelliğini kullanarak enerji elde etmeye de hidro elektrik adı verilmektedir ve üretilen merkeze hidro elektrik santrali denilir.

Rüzgar enerjisinden elektrik üreten merkezlere de rüzgar Santrali denilmektedir.

Rüzgar Santralleri kurulduktan sonra pervaneler rüzgarın (havanın) hareketiyle bağlı oldukları şaftı döndürür uygun bir jeneratör ile de bu hareket enerjisi elektrik enerjisine dönüştürülür.

Rüzgar enerjisi güneşin doğmasıyla başlar gece oluşan soğuk hava tabakasının yere yakın bölümleri, güneşin ışınlarıyla hemen ısınmaya başlar fizik derslerinden de hatırlayacağınız üzere ısınan hava genleşir ve yükselir bu anda atmosferdeki soğuk hava tabakası yere doğru iner sıcak ve soğuk havanın yer değiştirmesiyle de rüzgar oluşur.

Rüzgar Türbini En basit anlamda bir rüzgar türbini 3 bölümden oluşur.

1.Pervane Kanatları:Rüzgar estiği zaman pervanenin kanatlarına çarparak onu döndürmeye başlar. Bu sayede rüzgar enerjisi ile kinetik(hareket) enerjisi elde edilmiş olur. Pervaneler rüzgar estiğinde aynı yönde dönecek şekilde tasarlanmışlardır.

2.Şaft:Parvenelerin dönmesiyle ona bağlı olan şaft da dönmeye başlar. Şaftın dönmesiyle de motor içinde hareket oluşur ve motorun çıkışında elektrik enerji sağlanmış olur.

3.Jeneratör(Üreteç): Oldukça basit bir çalışma yöntemi vardır. Elektromanyetik indüksiyon ile elektrik enerjisi üretilmiş olur. Küçük oyuncak arabalardaki elektrik motoruna benzer bir sistemdir. İçinde mıknatıslar bulunur. Bu mıknatısların ortasında da ince tellerle sarılmış bir bölüm bulunur. Pervane şaftı döndürdüğü zaman motor içindeki bu sarım bölgesi , etrafındaki mıknatısların ortasında dönmeye başlar. Bunun sonucunda da alternatif akım (AC) oluşur.

Günümüzde kullanılan rüzgar türbinleri, tarlalarda kullanılan yel değirmenlerinden daha karmaşık bir yapıdadır. Ülkemizde yel değirmenleri pek yaygın kullanılmaz.

Güneş panelleri, barındırdığı silikon hücreler sayesinde üzerine düşen güneş ışığını doğrudan elektrik enerjisine çeviren modüler yapılardır. Foto prensibine göre çalışan güneş panellerinin üzerine güneş ışığı düştüğünde panel uçlarında doğru akım üretilir. Monokristal, Polikristal yada Amorf yapıda olabilen güneş panellerinin verimleri %5 ile %20 arasında değişmekte olup, en yüksek verime sahip olan türü Monokristal dır.

Güneş panelleri istenilen güce bağlı olarak seri ya da paralel olarak bağlanabilmektedir. Güneş panelleri, şarj regülatörleri vasıtasıyla her mevsim en ideal şarj alınmasına olanak sağlarlar

Havada bulunan çok miktarda bulan bir enerjide hidrojen 150 yıl önce keşfedildi. Dünyada petrol ve otomotiv endüstrisi hidrojenden önce büyük pazarlar oluşturdular.

Hidrojenin gelişmesine de engel oldular. Şu anda hidrojene engel olunamıyor. Çünkü eskiden olduğu gibi fosil yakıtları ile enerji elde ederek yürümeyeceği anlaşıldı. Para için değil ama belki geleceği kurtarmak için insanlar alternatif çareler aramak zorunda kaldılar.

Bu nedenle hidrojen bugün daha önemli hale geldi. Diğer önemli konu da, petrol bölgelerine egemen olmak için yapılan savaşlar ve devletlere getirdiği maliyetler. Şu anda savaşların faturasını insanlar ödüyorlar. Bunun göstergesi de eskiden varili 20 dolar olan petrolün şimdi 60 dolara çıkmasıdır.

Buhar türbinlerinin de, bu amaçlarla üretilmiş olan bir sistemdir. Buhar türbini, yüksek bir basınç altında olan buharın sahip olmuş olduğu termal enerjiyi, mekanik enerjiye dönüştüren sistemin adıdır. Burada bir enerji üretimi söz konusudur. Buhar türbinlerinin en önemli kısımlarından bir tanesi, tambur şeklinde döner bir mildir.

Bu mile rotor adı verilmekle birlikte, rotor silindir biçimindeki koruyucu yapıdaki bir kılıfın içerisine konumlandırılmış durumdadır. Kazandan gelen buhar silindirden geçer ve de bir buhar jeti haline dönüşür. Ardından da rotora takılmış olan bileziğin üstündeki kanatlara çarpar. Bu çarpma işlemiyle birlikte, buharın boşa gitmesi engellenir ve de bir enerji üretilmiş olur.

En iyi sonucu alabilmek adına buharın püskürme hızının, kanatların dönme hızının iki katı olması gerekmektedir. Kazandan gelmekte olan buharın atmosfer basıncı, 14 kadardır.

Bu basınca sahip buharın buhar türbinindeki silindirden püskürme hızı ise saniyede 600 metreden daha fazladır. Buhar türbinlerinde bir ya da birden fazla rotora takılmış bilezik bulunabilmektedir.

Eğer ki türbinde bir bilezik bulunursa, saniyede 600 metrenin üstünde bir hızla buhar gelirse, buharın bütün enerjisinin alınabilmesi için kanatların oldukça hızlı bir şekilde dönmesi gerekmektedir.

Bu durumda kanatların oldukça hızlı dönebilmesi oldukça zor bir eylemdir. Bu nedenle de, buhar ilk kanar bileziğinden çıkar ve ardından silindir üzerinde bulunan başka bir kanat dizisinden geçirilmektedir.

Bu kanatların ismi ise, statordur. Yani buhar ilk kanattan ikincisine aktarılır. Ardından da ilk kanata geri aktarılır. Bu yenilenip duran bir süreçtir.

Her geçiş sırasında, buharın hızı biraz daha düşürülmüş olmaktadır. Buharın hızı azaldıkça, basınç oranı da düşmektedir. Bunun sonucunda ise, buharın türbinde kapladığı alan daha da fazla olmaktadır.

Buhar türbini, İngiliz mühendis olan Charles Parsons tarafından geliştirilmiştir. Bu mucidin geliştirdiği buhar türbini, günümüzde bütün dünyada kullanılmaktadır. Buhar türbinlerinin kullanıldığı alanlar ise öncelikle elektrik santralleridir.

Elektrik santrallerinde bulunan üreteçler, bu türbinler sayesinde çalıştırılmaktadır.

Aynı zamanda buharlı gemilerin pervanelerinin döndürülmesinde de, buhar türbinlerinden faydalanılmaktadır. Parsons un üretmiş olduğu ilk türbin, 7,5 kw gücünde bir türbindi. Bu da 10 beygir gücüne tekabül etmekteydi.

Günümüzde, ise 2000 megawattın üzerinde buhar türbinleri tasarlanmaktadır. Bu da 2.680.000 beygir gücü anlamına gelmektedir. Parsons dışında başka mühendisler tarafından da değişik türlerde buhar türbinleri tasarlanmıştır.

Bu türbinlerden birisi, yüksek hıza ve de tek dizi kanata sahip olan küçük buhar türbinidir. Bu türbin, 1882 senesinde mühendis Karl Gustaf de Laval tarafından geliştirilmiştir. Bu mühendis aynı zamanda, redüktör adı verilen dişli çark donamını da bulmuştur.

Bu donanımın bulunmasındaki amaç ise, yüksek bir hızla dönmekte olan türbin aracılığıyla düşük hızdaki bir pervaneyi döndürebilmek ya da bir makineyi çalıştırabilmektedir. Buhar türbinleri, günümüzde gemilerde oldukça yaygın bir şekilde kullanılmaktadır. Gemilerdeki buhar türbinlerinde pervanenin hızı düşürülmesi gerekmektedir. Bunun nedeni ise, yüksek hızda dönen pervanelerin veriminin az olmasıdır.

Buhar türbinleri, iki tipte olmaktadır. Bu tipler, yoğunlaştırıcısı veya yoğunlaştırıcı tiplerdir. Yoğunlaştırıcı türbinlerde, türbinden çıkan buhar, soğumak için bir yoğunlaştırıcıya gönderilmektedir.

Bu sayede buhar su haline getirilmektedir. Bundaki amaç ise, bir vakum ortamı sağlamaktır. Vakum, buharın türbin içinde püskürmesi amacıyla kullanılmaktadır. Suya dönüşen buhar, kazana pompalanır ve burada tekrar buhar haline getirilir.

Bu türbinler, gemilerde ve elektrik santrallerinde kullanılır. Yoğunlaştırıcısı türbinler ise, türbinden çıkan buhar sanayi işlemlerinde ve de binaların ısıtılmasında sık bir biçimde kullanılır.

Bizde bu teknolojiyi kendi sistemimize uyarlayıp elektrik üretim işini 24 saat sürekli hale getirip hem doğaya hem  de insanlığa faydalı olmaya çalıştık sudan elde ettiğimiz hidrojen enerjisini kullanarak elde ettiğimiz buhar enerjisinde elektrik  enerjisine  rahatlıkla çevrilir.

Neden temiz enerji

1- Tertemiz bir dünya..Fosil yakıtlar bir gün bitecek, fakat artıkları bize yaşanılmaz bir dünyayı miras bırakacak, rüzgar ve güneş ise bize sunulan , değerini bilemediğimiz  tertemiz kaynaklardır.

2- Üretimin onuru.. Temiz enerji; her evden, her tesisten, ülke üretimine yapılan bir katkıdır. Güneş veya rüzgar yeterli iken küçük yatırımlar sisteme destek verir. Güneş enerjisi açısından Avrupa ülkeleri bizden çok daha dezavantajlı durumda olmalarına rağmen konutlarda  devlet tarafından desteklenen ciddi yatırımlar gerçekleştirmişler ve bu yatırımlarına artarak devam etmektedirler.

3- Güçlü bir yedek enerji. Yapacağınız yatırım günlük kullanımlarınıza ilave olarak, size her an karşılaşabileceğiniz elektrik kesintilerinde uzun süreli yedek enerji   kaynağı olarak hizmet edecektir. Bugünden öngöremeyeceğimiz, temenni edilmeyen acil durumlarda paha biçilemeyen faydalar sağlayabilir.

En basit örnek olarak, çok önemli bir milli maçın ortasında kesilen elektrikle karşılaşıldığında, komşularla birlikte maça sizin evde devam etmenin hazzına paha biçilemez.

Bir başka önemli örnek ise elektrikler kesildiğinde çalışmayan doğalgaz kombi cihazları basit bir sistem ile çalışır halde tutulabilir. Alarm sistemleri, haberleşme sistemleri, acil  ikaz sistemleri vb. gibi çok önemli örnekler çoğaltılabilir.

4- Hayal perest değil, gerçekçi yatırım..1,5 kW 'lık bir rüzgar jeneratörü veya 300 watt'lık güneş paneli ile evinizin tüm elektrik ihtiyacını karşılarız diyenlere inanmak zor. Bilimsellikten uzak abartılı teklifler sizi yanıltacak ve  bu sistemlere karşı güvensizlik yaratacaktır.

Rüzgar jeneratörleri; yüksek ve etrafı açık olan şehir dışındaki alanlar için daha uygundur. Buna ilave olarak sisteme PV( fotovoltaik) paneller (güneş panelleri)  ilave edilmesi tavsiye olunur.

Şehir içi (yoğun yerleşimli) alanlarda  güneş panelleri  daha uygundur.

Elektriği olmayan, benzin veya dizel jeneratörle çalışan, şebekeden uzak yerler için rüzgar jeneratörü veya güneş panelleri son derece uygun ve kazançlıdır.

Yatırımların geri dönüş süresi  normal şartlarda 5-6 seneden kısa olmamaktadır. Kurulacak sistemlerin ortalama 20-25 yıl ömürlü olduğu düşünülürse, uzun vadede kârlı bir yatırımdır.

Çevreye olan pozitif katkısı ve yedek enerji olarak faydaları da düşünüldüğünde tercih edilebilecek bir yatırımdır. Bilinçsiz ve yetersiz projeler size fayda sağlamak yerine sizi uğraştıracak yeni elektromekanik çöpler yaratabilir.

Temiz enerji ne demektir..

Temiz enerjiyi kısaca kendini sınırsız tekrarlayan yenilenebilir ve hammadde bağımlısı olmayan enerji olarak tanımlayabiliriz. Temiz enerji kaynaklarının kullanımı için önemli olan diğer kriterler ise taşınabilirlik, bakım ihtiyacı olmaması, ihtiyacın olduğu yerde üretim, hiçbir atık çıkmaması, sessiz üretim olarak sıralanabilir.

Türkiye hem güneş bakımından hem de rüzgâr bakımından oldukça zengin bir ülkedir. Bu zenginliği boşa harcama lüksüne sahip olmayan yurdumuz için tükenmeyen bir kaynak olan rüzgâr ve güneş önümüzdeki yılların temel ısıl enerji ve elektrik kaynağı olmaya adaydır ama ne hikmetse gene abi dayılar başta..

Güneşten nasıl elektrik elde edilebilir..

Güneş panelleri güneş kolektörlerinden farklı olarak sıcak su değil, elektrik enerjisi üretirler. Panel yüzeyine gelen güneş ışığı, panellerin yapıldığı özel yarı iletken malzeme sayesinde elektrik üretmesini / dönüştürmesini sağlar. Sistemin çalışması için direk güneş ışığı almasına gerek yoktur, aydınlık da yeterlidir, bu sayede bulutlu havalarda dahi üretim yapılabilir.

Rüzgârdan nasıl elektrik elde edilir..

Rüzgâr türbinleri kanatları sayesinde rüzgârın kinetik enerjisini elektrik enerjisine çevirirler. Üretim kapasitesi / gücü, türbin kanatları büyüdükçe ve rüzgâr hızı arttıkça artar.

Solar enerjinin avantajları nelerdir ..

Solar enerji üretmek ve kullanmak için gerekli cihazları elde ettikten sonra güneş bizlere bedava enerji vermektedir. Bu yıllar boyu sürer. Solar eneji devamlı ihtiyaç duyduğumuz diğer enerji kaynaklarına olan bağımlılığımızı azaltır. Ayrıca güneş enerjisi temiz ve yenilenebilir bir enerji olduğu için doğayı korur.

Güneş ve Rüzgar enerji sistemleri nerelerde kullanılabilir..

Rüzgâr ve güneş enerjisi sistemleri ülkemizde şebeke elektriğinin ulaşmadığı ve/veya mevcut olduğu her yerde kullanılabilirler.

Elektriksiz çiftlikler, dağ evleri, yazlıklar. Elektriği olmayan şehre uzak köyler. Deprem, doğalgaz, su gibi ölçüm istasyonları. Farklı akademik uygulamalar, ar-ge projeleri. Sanayi uygulamalarına otoprodüktör sistemleri.. Acil iletişim sistemleri.. Telekomünikasyon sistemleri. Tekneler, deniz uygulamaları .Askeri uygulamalar Rüzgâr ve güneş enerjisinin kullanıldığı başlıca örnekler olarak sıralanabilir.

Temiz enerji sistemleri sadece elektrik olmayan yerlere mi kuruluyor..

Elektrik bulunmayan bir araziye şebeke elektriğinin çekilmesi trafo kurulması gerekebileceği ve direk dikim masrafları nedeniyle bir hayli maliyetli olmaktadır. Güneş ve rüzgârla kurulan bir sistem şebeke elektriği çekilmesinden daha ucuza gelecektir. Şebeke elektriğinin bulunduğu durumlarda ise kurulan güneş ya da rüzgâr enerjisi sisteminin kendini geri ödeme süresinin uzunluğundan dolayı şimdilik tercih edilmemektedir. Kısacası şebeke elektriğinin mevcut olmadığı yerlerde de kullanılabilir.

Bulunduğum yerde şebeke elektriği var,  ama ben yine de temiz enerji sistemi kurmak istiyorum, yasal olarak bir sakıncası var mı

Şebeke elektriği olan yerlerde güneş ya da rüzgâr enerjisi kullanımıyla ilgili yasal bir sakınca yoktur. Belediyeden veya başka bir kurumdan herhangi bir izin belgesi almanıza da gerek yoktur.

Fakat bu bölgelerde sistemin kendini geri ödeme süresi uzun olabileceğinden dolayı teoride mümkün olmasına rağmen pratikte uygulama yapılamayabilir.

Temiz enerji kaynakları ile hangi cihazları çalıştırabilirim..

Güneş ve rüzgâr enerjisi ile teoride her türlü cihazı çalıştırmak mümkündür. Fakat tüketim arttıkça ilk yatırım maliyet de artacaktır. Bunun yanı sıra, güneş panelleri ve rüzgâr türbinleri doğru akımda elektrik üretirler, günlük hayatımızda kullandığımız birçok cihaz ise ALTERNATİF AKIM (AC) kullanır.

Bu nedenle sistemlerde üretilen elektriği ALTERNATİF AKIMA çevirmek için bir invertör kullanılır. Anlık olarak çok fazla güç çeken klima, elektrikli ısıtıcı, dalgıç pompa gibi cihazlar ekipman masrafını çok arttıracak ve projenin ilk yatırım maliyetini yükseltecektir.

Hangi temiz enerji kaynağını tercih etmeliyim..

Hangi enerji kaynağının sizin için daha uygun olduğu, sistemi kurmak istediğiniz bölgedeki doğal şartlara bağlıdır. Çok güneş alan bölgelerde güneş panelleri yüksek verimde çalıştığı gibi rüzgârlı alanlarda da rüzgâr türbinlerinden faydalanılması uygundur. Fakat genel olarak bu iki kaynağın birlikte kullanılması yaz aylarında güneş panelleri ve kış aylarında rüzgâr türbini yüksek verimde çalışacağı için daha iyi bir sonuç verecektir. Rüzgâr sistemlerinin kurulumu güneş enerjisi sistemlerine göre daha ucuzdur, fakat rüzgârdan verimli faydalanılabilecek yerler güneşten faydalanılabilecek yerlerden çok daha az olduğundan iki sistem de tercih edilmekte ve uygulanmaktadır.

Ne kadar büyüklükte bir sisteme ihtiyacım olduğunu nasıl belirleyebilirim..

Ne kadar büyüklükte bir sistem kurmanız gerektiğine dair bir fikir edinebilmek için paket sistemlerimizi inceleyebilirsiniz. Bu paket sistemlerde kurulacak sistemin gücü, hangi elemanlardan oluştuğu, ne kadar üretim yaptığı, bu üretim değerleri ile hangi elektrikli cihazları hangi sürelerde çalıştırabileceğiniz ve bütçe fiyat bilgisi bulunmaktadır. Bulunduğunuz bölge, şehir ile lokal çevre şartları da ( güneş ve/veya rüzgar potansiyeli ) ilk yatırım maliyetini etkiler.

Projelendirme için size hangi bilgileri iletmem gerekecek..

Paket sistemleri inceledikten sonra bir temiz enerji sistemi kurmaya karar verdiyseniz projenin size özel detaylandırılması için bizi aramanız gerekmektedir. Paket sistem tümüyle sizin gereksinimlerinizi karşılıyor ise direkt olarak sipariş verebilirsiniz.

Proje üzerinden bazı değişiklikler yapılması istenildiği durumda ise bize, -anlık çekilen maksimum güç miktarı (W)- ve -günlük toplam tüketim (Wh/gün)- verilerinizi ulaştırdığınız takdirde projenize ait teklif en kısa zamanda size ulaştırılacaktır.

Bu verileri kendiniz elde edemiyorsanız, projenin yapılacağı yerde kullanılacak elektrikli cihazların tam bir listesini ve kullanım alışkanlıklarınızı (hangi cihazı kaç gün ne kadar süreyle kullandığınız gibi) yazarak bize gönderirseniz tüketim verileriniz hesaplanarak size uygun bir proje hazırlanacaktır.

Temiz enerji sistemi nelerden oluşur, bütün bu cihazları sizden temin edebilir miyiz..

Temiz enerji sistem birimleri.. Üretim Elemanı güneş paneli ya da rüzgâr türbini.. Akü / Batarya (üretilen enerjiyi depolayabilmek için opsiyon el.. Şarj Kontrol Cihazı akülerin şarj seviyesini ayarlayabilmek için İnverter doğru akımı ALTERNATİF AKIMA çevirebilmek için Metal Konstrüksiyon. .PV Konektör, Solar Kablo ve diğer …

Olarak sıralanabilir. Rüzgâr enerjisi sistemlerinde şarj kontrol birimi türbine dâhil olduğundan ayrıca kullanılması gerekmez. Sistem için gereken bütün cihazları firmamızdan temin edebilirsiniz.

Hava kapalı olsa ya da rüzgâr dursa da yine kesintisiz olarak gece-gündüz elektrik kullanmaya devam edebilir miyim..

Sistemlerimiz asgari 2 gün süreyle hiç üretim yapmasa dahi kesintisiz (gece-gündüz) elektrik kullanmanıza olanak verecek şekilde hazırlanmaktadır. Bu 2 günlük süre sizin isteğinize veya ihtiyaca göre arttırılabilir...

Bahçe ya da tarla sulama için güneş veya rüzgâr enerjisinden faydalanmak mümkün müdür..

Sulama sistemlerinde kullanılan geleneksel pompa cihazlarının anlık çektiği güç miktarının yüksek oluşu sistem maliyetini çok arttırmaktadır, bu nedenle pratikte uygulama yapılamayabilir, yani ekonomik olarak cazip olmayabilir. Temiz enerji sistemleri için özel ekonomik pompa sistemleri bulunmaktadır, eğer siz bu pompalardan edinebilirseniz rüzgâr ve güneş uygulaması yapılabilmektedir.

Evimin ısıtma ihtiyacını güneş veya rüzgâr enerjisinden sağlayabilir miyim..

Elektrikli ısıtıcılar çok yüksek miktarda akım çektikleri için yatırım maliyetini büyük oranda artırmaktadırlar, bu nedenle ısıtma amaçlı bir sistem kurulması mantıksızdır. Fakat sadece ısı pompası sistemi uygulandığı takdirde ısı pompası için gereken enerji güneş ve rüzgârdan temin edilebilir ya da güneş kolektörleri kullanılabilir. NORM ENERJİ nin ısı pompası veya güneş kolektörü vb. TERMAL alanda çalışmaları bulunmamaktadır.

Ürettiğim elektriği devlete ya da başka bir kuruma satabilir miyim..

Avrupa ülkelerinde uygulanan çift yönlü sayaç sistemi ülkemizde henüz uygulanmamaktadır. Bu sistem ürettiğiniz elektriği akülerde depolamaya gerek kalmadan şebekeye satıp kullanacağınız elektriği de yine şebekeden satın almanız prensibine dayanır.

Bu sayede akü / batarya ve şarj kontrol masrafı ortadan kalkmakta ve temiz enerji sistemlerinin şebeke elektriği bulunan yerlerde de uygulanmasına olanak sağlanmaktadır.

Çift yönlü sayaç sistemlerinde eğer üretiminiz tüketiminizden fazla ise fatura ödememenin yanı sıra ürettiğiniz enerjiden gelir elde etmeniz de mümkündür.

Bu sistemin Türkiye’de ne zaman faaliyete geçeceği hakkında kesin bir bilgi olmamakla beraber enerji kanunlarında son dönemde yapılan değişiklikler böyle bir uygulamaya giden yolu açmıştır. Tarifeler ile altyapı ve uygulamalara yönelik yönetmelikler / düzenlemeler beklenmektedir.

Güneş enerjisini aydınlatma için nasıl kullanabilirim..

Güneş panellerinden gündüz boyunca elde edeceğiniz enerjiyi aküler vasıtasıyla depolayarak gece boyunca da kullanabilirsiniz. Ev, bahçe, ofis, teras, park vs kullanım alanlarında bedava aydınlatma sağlama imkanına sahip olabilirsiniz. Bu sayede kesintisiz aydınlatma yapabilirsiniz.

Alarm, güvenlik sistemleri ile afet vb. acil durumlar için de son derece güvenlidir. Özellikle şebeke elektriğinin olmadığı yerler ile CFL, LED gibi tasarruflu / ekonomik aydınlatma ürünleri ile ideal sonuçlar almak mümkündür.

Güneş panellerini taşınabilir olarak kullanmak mümkün müdür.. Örneğin, karavanımın üst kısmına monte ederek kullanma imkanı var mıdır..

Elektriğinizi yanınızda taşıyabilirsiniz. Karavanınızın üst kısmına panelleri yerleştirerek gündüz boyunca eklektiğinizi kullanabilir ya da akü yardımıyla depolayabilirsiniz. Bu sayede karavan içindeki cihazlarınızı kolaylıkla çalıştırabilirsiniz.

Satın alacağım güneş panellerinin ömrü ne kadardır ..

Güneş panelleri 50+ yıl çalışabilmektedir. İlk 20 / 25 yıl süresince anma kullanma koşullarında ve fabrikasyon imalat hatalarına karşı performans garantileri mevcuttur.

Eğer ürünlerinizden satın almak istersem nasıl sipariş verebilirim..

İhtiyaç duyulan güç ve bunu karşılamak için gerekli panel, regülatör, akü ve inverter ya da direkt kendi istediğiniz herhangi bir ürün için teklifinizi bize yazılı olarak iletmeniz yeterlidir. Sizinle mail ya da telefonla irtibata geçilecektir.

Yenilenebilir enerji ile çalışan bir sistem kurduğumda sürekli bakım yapmam gerekir mi ..

Güneş panelleri ve rüzgar türbinleri sürekli bakım gerektirmez. Güneş panellerinin arada bir temizlenmesi, rüzgar türbinlerinin de yağlanması gerekebilmektedir. Bunun dışında özel bir bakıma ihtiyaç duyulmamaktadır. Akülü sistemlerde batarya seçimi, uygunluğu ve işletme ömrü önemlidir.

Bazı güneş panelleri ile diğer ekipmanın fiyatları ucuz, bunun sebebi nedir ..

Güneş panelleri yüksek verimli, kaliteli, belgeli, garantili ve uzun ömürlü olmalıdır. İnvertör ve regülatör gibi ürünlerde de verimin yüksek olması çok önemlidir. Akümülatörler ise solar uygulamalara uygun yapıda, uzun işletme ömrüne ve yüksek döngü (şarj-deşarj) sayısına haiz olmalıdır.

Markası, üreticisi ve menşei belli ürünler tercih edilmelidir. Çok uzun yıllar boyunca kullanacağınız güvenilir ekipmanlar ile uzun vadede ilk yatırım ve bakım-işletme maliyetiniz çok daha ucuza gelecektir.

Ek 04 Ek 05

Bölüme geçmeden önce gene eskilerden bir hareket varsa insanlar da su ve doğada orada bir enerji vardır bir köprünün altından geçen su bir köyü aydınlatır tarlaların kenarlarındaki motorları çalıştırır ,bir insan en işlek caddede yürümesiyle alta kaldırıma dizili dizilmiş sıralanmış basküller bile basma ile dükkanların bir kısımlarını yol ışıkların aydınlatmasını sağlar.

Kara yolarındaki araba geçiş yerlerinde dizili basküller aynı işi görecektir viyadüklerin tünellerin enerji akıntısı çoktur akla saymakla bitmeyen enerji boşa giden enerjilerdir aklıma gelen 1941 savaşlarda kullanılan sallamalı el fenerleri geldi ve sonradan yasaklandı sebebi ise düşmana yerini belli etmekti kantarlarda ölçünleri arabanın ağırlığı kadar elektrik harcar ve ölçer.

Yanı boşa giden enerjiler yapılması basit olduğu “kadar kolay” ve (şirketlere göre zordur) ve de insanlık için gerçekleşmez daha geniş bilgi çok vardır sırlar kitabin da ve üretim geniş bilgide ve saklı olan enerji bölümlerinde ayrıntılı olarak yazar..

ŞEBEKE BAĞLANTILI / ON-GRID / GRID CONNECTED sistemler nedir, nasıl çalışır

Tüm dünyada ve Avrupa ülkelerinde yaygın uygulanan çift yönlü sayaç veya çift sayaç sistemi ülkemizde henüz etkin uygulanmamaktadır. Bu sistemde ürettiğiniz elektriği akülerde depolamaya gerek kalmadan şebeke ile karşılıklı alışveriş imkanı mevcuttur.

Ürettiğiniz fazla elektriği şebekeye satmanız, üretiminizden fazlasına ihtiyacınız olduğunda ise fazla elektriği yine şebekeden satın almanız prensibine dayanır. Bu sayede akü ve şarj kontrol masrafı ortadan kalkmakta, çevre dostu temiz enerji sistemlerinin şebeke elektriği bulunan yerlerde de uygulanmasına olanak sağlanmaktadır.

Çift yönlü sayaç sistemlerinde eğer üretiminiz tüketiminizden fazla ise, fatura ödememenin yanı sıra ürettiğiniz enerjiden gelir elde etmeniz de mümkündür. Bir diğer olasılık da karşılıklı mahsuplaşma olabilmektedir.

Bu sistemin KKTC ise ne zaman faaliyete geçeceği hakkında kesin bir bilgi olmamakla beraber, enerji kanunlarında son dönemde yapılan iyileştirmeler / değişiklikler ile böyle bir uygulamaya giden yol açmıştır.

Yoğun ve uzun güneşlenme potansiyeli olan bu coğrafyada enerjide özgürlüğe giden en kolay, pratik, ekonomik ve kesin çözümdür.

Sistemler yaz-kış kullanıma müsaittir. Kendi santralınıza sahip olabilirsiniz BAĞIMSIZ / OFF-GRID / STAND ALONE sistemler nedir, nasıl çalışır..

Bu sistemlerde ise prensip olarak yedek enerjiye, yani gündüz güneşten sağlanan elektrik enerjisini depolamaya ihtiyaç vardır. Bu amaçla uygun akümülatör / batarya grupları kullanılır.

Fotovoltaik modüller ile aküler arasında özel solar şarj regülatörleri bulunur. Depolanan enerji direkt dc olarak örneğin 12, 24, 48 volt gibi kullanılabilir. 220 volt ac gerilim gereken yerlerde solar serisi dc / ac invertörler kullanılır.

Hatta 380 VAC - 3 Faz elektrik enerjisi elde etmek bile mümkündür. Uygulama ve ihtiyaca bağlı olarak, kapalı havalar da öngörülmektedir. Asgari 2-3 günden başlayan otonomi (kapalı hava) süreleri için önlem alınır.

Gündüz depolanıp gece kullanılan uygulamaların yanı sıra 7 / 24, yaz / kış kesintisiz çalışacak şekilde tasarım ve projelendirme yapılabilir. Genellikle şebeke enerjisinin hiç olmadığı yerlerde kullanılır.

Ancak elektrik enerjisi olup da sık kesinti veya ciddi voltaj problemleri yaşanan yerler için de güvenli ve ideal çözümdür.

Kendi ürettiğiniz bağımsız, kesintisiz ve güvenli elektrik enerjisine sahip olabilirsiniz..

Yukarıdaki hususlar bağlayıcı olmayıp, güncel mevzuatlara ve teknolojik gelişmelere göre revize edilebilir.

Bir yazı dizisi var olan güç rabbimden insan oğluna verilen nimet vesileyle yaşa diye hikmet biz insan oğlu ne yaptık dünya yaşayanlarına .İzin verdi bu dünya hepimizin rüzgar, güneş ve sudaki  enerji hidrojen

Günümüz teknoloji dünyasında, enerji ihtiyacı her geçen gün artmakta ve bu nedenle de enerji üretmen teknikleri geliştirilmektedir. Bu amaçla, rüzgar, güneş ve buhar enerjisinden faydalanma yollarına başvurulmuştur.

Buhar türbinlerinin de, bu amaçlarla üretilmiş olan bir sistemdir. Buhar türbini, yüksek bir basınç altında olan buharın sahip olmuş olduğu termal enerjiyi, mekanik enerjiye dönüştüren sistemin adıdır. Burada bir enerji üretimi söz konusudur.

Buhar türbinlerinin en önemli kısımlarından bir tanesi, tambur şeklinde döner bir mildir. Bu mile rotor adı verilmekle birlikte, rotor silindir biçimindeki koruyucu yapıdaki bir kılıfın içerisine konumlandırılmış durumdadır.

Kazandan gelen buhar silindirden geçer ve de bir buhar jeti haline dönüşür. Ardından da rotora takılmış olan bileziğin üstündeki kanatlara çarpar. Bu çarpma işlemiyle birlikte, buharın boşa gitmesi engellenir ve de bir enerji üretilmiş olur.

En iyi sonucu alabilmek adına buharın püskürme hızının, kanatların dönme hızının iki katı olması gerekmektedir. Kazandan gelmekte olan buharın atmosfer basıncı, 14 kadardır. Bu basınca sahip buharın buhar türbinindeki silindirden püskürme hızı ise saniyede 600 metreden daha fazladır.

Buhar türbinlerinde bir ya da birden fazla rotora takılmış bilezik bulunabilmektedir. Eğer ki türbinde bir bilezik bulunursa, saniyede 600 metrenin üstünde bir hızla buhar gelirse, buharın bütün enerjisinin alınabilmesi için kanatların oldukça hızlı bir şekilde dönmesi gerekmektedir.

Bu durumda kanatların oldukça hızlı dönebilmesi oldukça zor bir eylemdir. Bu nedenle de, buhar ilk kanar bileziğinden çıkar ve ardından silindir üzerinde bulunan başka bir kanat dizisinden geçirilmektedir. Bu kanatların ismi ise, statordur. Yani buhar ilk kanattan ikincisine aktarılır. Ardından da ilk kanata geri aktarılır. Bu yenilenip duran bir süreçtir.

Her geçiş sırasında, buharın hızı biraz daha düşürülmüş olmaktadır. Buharın hızı azaldıkça, basınç oranı da düşmektedir. Bunun sonucunda ise, buharın türbinde kapladığı alan daha da fazla olmaktadır. Buhar türbini, İngiliz mühendis olan Charles Parsons tarafından geliştirilmiştir.

Bu mucidin geliştirdiği buhar türbini, günümüzde bütün dünyada kullanılmaktadır. Buhar türbinlerinin kullanıldığı alanlar ise öncelikle elektrik santralleridir. Elektrik santrallerinde bulunan üreteçler, bu türbinler sayesinde çalıştırılmaktadır.

Aynı zamanda buharlı gemilerin pervanelerinin döndürülmesinde de, buhar türbinlerinden faydalanılmaktadır. Parsonsun üretmiş olduğu ilk türbin, 7,5 kw gücünde bir türbindi.

Bu da 10 beygir gücüne tekabül etmekteydi. Günümüzde, ise 2000 megawattın üzerinde buhar türbinleri tasarlanmaktadır. Bu da 2.680.000 beygir gücü anlamına gelmektedir. Parsons dışında başka mühendisler tarafından da değişik türlerde buhar türbinleri tasarlanmıştır. Bu türbinlerden birisi, yüksek hıza ve de tek dizi kanata sahip olan küçük buhar türbinidir. Bu türbin, 1882 senesinde mühendis Karl Gustaf de Laval tarafından geliştirilmiştir.

Bu mühendis aynı zamanda, redüktör adı verilen dişli çark donamını da bulmuştur. Bu donanımın bulunmasındaki amaç ise, yüksek bir hızla dönmekte olan türbin aracılığıyla düşük hızdaki bir pervaneyi döndürebilmek ya da bir makineyi çalıştırabilmektedir. Buhar türbinleri, günümüzde gemilerde oldukça yaygın bir şekilde kullanılmaktadır.

Gemilerdeki buhar türbinlerinde pervanenin hızı düşürülmesi gerekmektedir. Bunun nedeni ise, yüksek hızda dönen pervanelerin veriminin az olmasıdır.

Buhar türbinleri, iki tipte olmaktadır. Bu tipler, yoğunlaştırıcısı veya yoğunlaştırıcılı tiplerdir. Yoğunlaştırıcı türbinlerde, türbinden çıkan buhar, soğumak için bir yoğunlaştırıcıya gönderilmektedir. Bu sayede buhar su haline getirilmektedir. Bundaki amaç ise, bir vakum ortamı sağlamak tır. Vakum, buharın türbin içinde püskürmesi amacıyla kullanılmaktadır.

Suya dönüşen buhar, kazana pompalanır ve burada tekrar buhar haline getirilir. Bu türbinler, gemilerde ve elektrik santrallerinde kullanılır. Yoğunlaştırıcısı türbinler ise, türbinden çıkan buhar sanayi işlemlerinde ve de binaların ısıtılmasında sık bir biçimde kullanılır.

SU DAKİ ENERJİ

Atom.. ağırlığı 1,00797, yoğunluğu 0,0899 g/1, kaynama noktası -252,76°C ve erime noktası -259,06°C'dir. Sıvı hidrojenin yoğunluğu 0,070 g/cm3tür. Kristal hâlindeki yoğunluk ise 0,088 g/cm3tür. 1H, 2H, 3H şeklinde üç tâne izotopu vardır. En hafifi ve en çok bulunanı kütle numarası 1 olan (1H) izotopudur. Bu izotopa protiyum da denir.

Bir proton ve bir elektrondan meydana gelmiştir.

Döteryum ..2H olup kararlı izotoptur ve çekirdeğinde bir Proton

ile bir nötron vardır. Tabiî olarak meydana gelen hidrojen yaklaşık % 0,0156 kadar döteryum izotopu ihtivâ eder.

Aynı şekilde tabiî su, az oranda döteryum oksit (D2O, ağır su) ihtivâ eder.

Trityumun (3H) çekirdeğinde 2 nötron 1 proton bulunur. Trityum radyoaktif element olup, yarılanma süresi yaklaşık 12,5 yıldır.

Trityum tabiî olarak eser miktarda bulunur. Nükleer reaktörlerde elde edilir ve "reaksiyon mekanizmasını inceleyen ilim adamları tarafından geniş ölçüde kullanılır.

Hidrojen, iki atomlu moleküler yapıya sâhiptir. Hidrojen molekülünden serbest hidrojen atomu elde etmek için çok büyük enerjiye ihtiyâç vardır. Serbest hidrojen atomları tekrar molekül vermek üzere birleşirken çok miktarda ısı ve enerji salar (103,4 kcal). Bir tâne olan elektronunu kaybetmiş hidrojen atomu 1+ yüklü olur ve buna proton denir.

Proton dâimâ bileşik hâlindedir. Yalnız başına bulunmaz. Ancak iyonlaştırılmış gaz içinde bulunabilir. Suda iyonlaşma sonucu meydana gelen proton, su molekülü ile birleşerek hidronyum iyonunu (H3O+) meydana getirir.

Hidrojen atomları arasındaki bağ hemen hemen kovalenttir.

Moleküllerde iki hidrojen çekirdeği arasındaki mesâfe 0,74 Å'dur. Hidrojenin indirgen özelliği vardır. Metal oksidleri metale kadar indirgeyebilir. Doymamış organik ve azot bileşikleri hidrojen ile doyurulabilir.

Bulunuşu: Hidrojen tabiatta çok yaygın olarak bulunur.

Bileşikleri yönünden de en zengin elementtir. Dünyâyı meydana getiren elementler arasında atom yüzdesi olarak, 15,5, ağırlık yüzdesi olarak da 0,8'dir. En çok, su bileşiğinde, azotlu bileşiklerde ve karbonlu bileşiklerde bulunur.

Hidrojen serbest hâlde az olarak tabiî gaz kuyularında, kömür depolarında ve organik bozulmalarda Atmosferin yüksek kısımlarında daha yoğundur. Güneş ve yıldızlarda da mevcut olduğu spektral analizlerle anlaşılmıştır.

Elde edilişi: Hidrojen ticârî olarak en çok hidrokarbon yakıtlarından, çeşitli metodlar uygulanarak elde edilir. Metan, etan ve bâzı hafif hidrokarbonlar, 650 ilâ 1000°C arasında nikelin katalitik etkisi ve buhar ile muâmele edilir. Bu işlemin sonunda hidrojen ve karbonun oksidleri elde edilir.

Kızgın kok üzerinden sıcak su buharı geçirilerek karbonmonoksit (CO) ve hidrojen elde edilir ki bu karışıma su gazı denir.

Kömürün koklaştırılması sırasında da hidrojen elde edilir. Laboratuvar çapında hidrojen aktif metallere asit etki ettirmekle:

Zn + H2SO4 ® ZnSO4 + H2

ve suyun elektrolizi ile elde edilir:

2H++ 2e ® H2 (katodda) 2OH--2e ® H2O+ 1/2O2 (anotta)

Keşfedilişi: 1776 yılında Sir H.Cavendish tarafından çinko, kalay ve demire seyreltik sülfat veya hidroklorik asit etki ettirilerek elde edildi. H.Cavendish hidrojenin hava ile karışımının su buharı vermek üzere patladığını gördü ve bu elemente tutuşucu hava ismini verdi.

1783'te Atoine Lavoisier bu elemente hidrojen ismini verdi ki bunun mânâsı su meydana getirici demektir. Hidrojenin kendinden daha ağır iki izotopu olan D ve T, 150 yıl sonra keşfedildi.

Döteryum 1931'de ağır sudan elde edildi. Trityum ise 1934'te bulundu.

Bileşikleri: Hidrojenin bileşikleri diğer elementlerinkinden daha fazladır. Çünkü, asal (necip) gazlar hariç bütün elementler ile reaksiyon verir. Hidrojenin herkes tarafından bilinen ve tabiatta çok miktarda bulunan bileşiği sudur.

Su ve karbondioksid bileşiklerinde hidrojen, daha elektronegatif olan elemente kovalent bağla bağlıdır.

Mamafih hidrojen atomları daha elektro pozitif olan alkali metallerle ve kalsiyum, baryum gibi, elementlerle iyonik bileşikler teşkil edebilir.

Ortaya çıkan ve hidrür denilen bileşikler suda hidrojen vererek ayrışır.

Hidrojenin flor, klor, brom veya iyot ile yaptığı bileşiklerin sudaki çözeltileri asittir.

Diğer yaygın asitlerin bileşikleri nitrat (HNO3), sülfat (H2SO4) ve fosfat (H3PO4) asitleridir. Hidrojen iyonlarının bir çözeltideki konsantrasyonu pH cinsinden ifade edilir. ( PH cetveli)

Reaksiyona girme kabiliyeti pek fazla olmamakla beraber ısı veya güneş ışığı gibi bazı şartlar altında oksijen ve klorla patlama şeklinde reaksiyon verir. İçerisinde % 4 ile % 74 arasında hidrojenle ihtiva eden hava yanıcı ve patlayıcıdır. Hidrojen, oksijen ile yakıldığında çok yüksek sıcaklıkta bir alev elde edilir.

Oda sıcaklığında hidrojenle oksijen arasındaki reaksiyon, çok tanecikli platin katalizörü olmadığında çok yavaştır. Hidrojen 700°C'de pratik olarak ânında tutuşur.

Halojenler, bor ve benzeri elementlerle, verdiği bileşikler uçucudur. Metallerin elektropozitif karakterlerine bağlı olarak iyon bağlı veya kovalent bağlı bileşikler verir.

Kullanılışı: Hidrojen üretiminin üçte ikisi amonyak elde edilmesinde kullanılır. İkinci derecede önemli kullanma alanı petrol rafinasyonunda ki katalitik parçalama işlemidir.

Üçüncü derece kullanıldığı alan metan ol imalatıdır. Bundan başka yağların hidrojene edilmesinde de kullanılır. Doymamış, yağların hidrojenlen dirilmesi ile margarin elde edilir ( Hidrojenlendirme).

Hidrojenlendirme işi aynı zamanda birçok organik bileşiklerin imalatında da kullanılır. Plastik madde yapımında plastifiyan olarak kullanılır. Metalurjide kaynak işlerinde yakıt olarak kullanılır.

Hidrojen yandığı zaman çevreye kirletici artıklar vermemektedir. Bu yüzden otomobillerde yakıt olarak kullanılmak istendiğinden bu konuda çalışmalar yapılmaktadır.

Atom numarası:   1 Simge:   H Kütle numarası:   1.00797 Kaynama Noktası (C):   -252.7 Erime Noktası (C):   259.2 Yoğunluk:   0.071 Buharlaşma Isısı:   .108 Kaynaşma (Füzyon) Isısı:   0.014 Elektriksel iletkenlik:   Isıl iletkenlik:   0.0004 Özgül Isı Kapasitesi:   3.45

Özellikle suyun bileşimine giren gaz halindeki basit cisimdir.

Hidrojen, Evren'de en bol bulunan elementtir. Güneş'in ve yıldızların maddesinin büyük bir bölümü hidrojenden oluşur. Dünyada hidrojeni serbest halde bulmak kolay değildir.

Havada pek düşük miktarda hidrojen vardır, ancak volkanların fışkırttığı gazlarda veya doğal kaynaklardan fışkıran gazlarda geniş oranda hidrojen vardır.

Atmosferin yüksek kesiminde, hidrojen, hidrojen tacı adı verilen bir örtü meydana getirmiştir.

Maddelerin En Hafifi

Renksiz, kokusuz bir gaz olan hidrojen, bütün maddelerin en hafif olanıdır (havadan 14 kat hafiftir).

Böylece bütün öteki gazlara oranla, gözenekli duvarlardan, hatta akkor durumuna gelecek derecede ısıtılmış demir gibi bazı maddelerin içinden bile, daha hızlı geçebilir, iyi bir ısı ve elektrik iletkenidir ve sıvı hale getirilmesi pek güçtür.

Kimyasal yönden hidrojen basit bir maddedir (bir hidrojen atomu tek bir çekirdek veya proton ile bunun çevresinde dönen tek bir elektrondan oluşur).

Isıtılmış halde birçok elementle karışır. Bu çeşitli tepkileri, sanayide geniş uygulama alanları bulmuştur.

Oksijenle birleşince su (doğal halde pek çok bulunur) meydana getirir. Oksijen ve su karışımı, oksihidrik üfleçte de (kaynak makinesinin alevinin mavi rengi, yanan hidrojenin özelliğidir) kullanılır.

Azot ile birleşince, yapay gübre ve patlayıcı maddeler üretiminde kullanılan amonyak oluşur. Başlıca sanayi gazlarından olan metan, hidrojen ile karbon karışımıdır.

Güdümlü Balonlar ve Füzeler

Eskiden hidrojen, hava gemilerini (balonlar, güdümlü balonlar v.b.) şişirmekte kullanılırdı, ama çabuk alev aldığından, yerini helyum gazına bıraktı.

Silâh sanayii günümüzde hidrojeni, füze yakıtı olarak kullanmaktadır. Gerçekten de, sıvı halde (üretimi ve depolanması güç bile olsa), çok yüksek bir enerji verme gücü olmasına karşılık az yer kaplar.

Nihayet, insanların yarattığı en öldürücü silâhlardan birinin, korkunç hidrojen bombasının da yapımına girer.

Hidrojen, evrenin kütlesinin %75'ni oluşturan ve evrende en çok bulunan elementtir.

Ana hatta bulunan yıldızların çoğunluğu plazma halinde olan hidrojenden oluşur. Elementel hidrojen dünyada az bulunur. Endüstride

Metan gibi Hidrokarbonlardan üretilebildiği gibi, pahalı olsa da suyun elektrolizinden de üretilebilir.  Hidrojenin en yaygın doğal izotopu, nötronsuz protiyumdur.

Hidrojen pek çok elementle bileşik verebilir, suda ve pek çok organik molekülde bulunur. Suda çözünen moleküller arasındaki Asit-baz tepkimlerinde önemli rol oynar. Schrödinger denkleminin analitik olarak çözülebildiği tek nötral molekül olduğu için, hidrojen atomunun enerji basamakları ve bağ özellikleri Kuantum mekaniğinin gelişmesinde önemli rol oynamıştır.

Ek 05 Hidrojenin tarihi

Hidrojen 1500'lü yıllarda keşfedilmiş, 1700'lü yıllarda yanabilme özelliğinin farkına varılmış, evrenin en basit ve en çok bulunan elementi olup, renksiz, kokusuz, havadan 14.4 kez daha hafif ve tamamen zehirsiz bir gazdır.

Güneş ve diğer yıldızların termonükleer tepkimeye vermiş olduğu ısının yakıtı hidrojen olup, evrenin temel enerji kaynağıdır. -252.77°C'da sıvı hale getirilebilir.

Sıvı hidrojenin hacmi gaz halindeki hacminin sadece 1/700'ü kadardır. Hidrojen bilinen tüm yakıtlar içerisinde birim kütle başına en yüksek enerji içeriğine sahiptir. 1 kg hidrojen 2.1 kg doğalgaz veya 2.8 kg petrolün sahip olduğu enerjiye sahiptir.

Ancak birim enerji başına hacmi yüksektir.

Hidrojen gazını yapay olarak ilk defa T. Von Hohenheim (ayrıca Paracelsus, 1493 - 1521, olarak da bilinir) tarafından güçlü asitlerle metalleri karıştırarak elde etmiştir.

Bu kimyasal reaksiyon sonucu elde edilen bu yanıcı gazın yeni bir element olduğunun farkına varamamıştır. 1671 yılında hidrojen Robert Boyle tarafından demir çubuk ve seyreltik asit çözeltilerinin reaksiyonu sonucu üretilerek yeniden keşfedilmiştir. 1766 yılında Henry Cavendish metal asit reaksiyonuyla elde edilen, havada yanan, yandığı zaman su açığa çıkaran hidrojenin ayrı bir element olduğunun farkına varmıştır.

Cavendish'in hidrojenle tanışması cıva ve asitlerle yaptığı deneyler zamanında olmuştur. Başlangıçta hidrojenin cıvayı oluşturan birimlerden biri olduğunu, cıvanın asitle reaksiyonundan ortaya çıktığını düşünmüş, buna rağmen hidrojenin pek çok önemli özelliğini gerçekci şekilde tasvir edebilmiştir.

1783'te Antoine Lavoiser Laplace ile Cavendish'in bulduklarını tekrarlarken, yandığı zaman su üreten bu gaza hidrojen adını vermiştir. Hidrojenin ilk kullanım yerlerinden biri balonlar ve daha sonraları zeplinlerdir. Bu amaçlar için hidrojen metalik demir ve sülfürik asidin reaksiyona girmesiyle elde edilmiştir.

Hidrojen Hindenburg adlı, havada yanarak yok olan zeplinde kullanılmıştır. Balonlarda daha sonraları oldukça patlayıcı olan hidrojenin yerine inert helyum kullanılmıştır.

Hidrojenin keşfi

Hidrojen gazını yapay olarak ilk defa T. Von Hohenheim (ayrıca Paracelsus,

1493-1521 olarak da bilinir) tarafından güçlü asitlerle metalleri karıştırarak elde etmiştir.

Bu kimyasal reaksiyon sonucu elde edilen bu yanıcı gazın yeni bir element olduğunun farkına varamamıştır.1671 yılında hidrojen Robert böyle tarafından demir çubuk ve seyreltik asit çözeltilerinin reaksiyonu sonucu üretilerek yeniden keşfedilmiştir.

1766 yılında Henry cavendish metal asit reaksiyonuyla elde edilen, havada yanan, yandığı zaman su açığa çıkaran hidrojenin ayrı bir element olduğunun farkına varmıştır. Cavendish'in hidrojenle tanışması cıva ve asitlerle yaptığı deneyler zamanında olmuştur.

Başlangıçta hidrojenin cıvayı oluşturan birimlerden biri olduğunu, cıvanın asitle reaksiyonundan ortaya çıktığını düşünmüş, buna rağmen hidrojenin pek çok önemli özelliğini gerçekci şekilde tasvir edebilmiştir.1783 te Antoine Lavoiser Laplace ile Cavendish'in bulduklarını tekrarlarken, yandığı zaman su üreten bu gaza hidrojen adını vermiştir. Hidrojenin ilk kullanım yerlerinden biri balonlar ve daha sonraları zeplinlerdir.

Bu amaçlar için hidrojen metalik demir ve sülfürik asidin reaksiyona girmesiyle elde edilmiştir. Hidrojen Hindenburg adlı, havada yanarak yok olan  zeplinde kullanılmıştır.

Balonlarda daha sonraları oldukça patlayıcı olan hidrojenin yerine inert Helyu kullanılmıştır.

Kuantum teorisinin gelişmesindeki yeri 1 proton ve 1 elektrondan oluşan hidrojen atomu, basit atomik yapısı, ışık emilim ve yayma spekturumu sayesinde atomik yapının geliştirilmesinde önemli rol oynamıştır.

Hidrojen molekülünün ve ona karşılık gelen H2+ katyonu basit yapısı kimyasal bağların doğası hakkında önemli bilgiler vermiş, bunu 1920'li yılların ortalarında hidrojen atomunun kuantum mekaniği uygulaması izlemiştir.

Evrende hidrojen

Hidrojen evrenin kütlece %75'ini, atom sayıca %90'nı oluşturur ve bu oranlarıyla evrende en çok bulunan elementtir.

Bu element yıldızlarda, dev gaz gezegenlerinde büyük miktarda bulunur. Moleküler hidrojen bulutları yıldızların oluşumuyla bağlantılıdır. Hidrojen yıldızların proton-proton

Nükleer füzyon reaksiyonuyla enerji üretmesinde önemli rol oynar.

Evrende hidrojen atomik ya da plazma halinde bulunur. Plasma hali atomik halinden oldukça farklıdır. Bu halde hidrojen elektronu ve protonu bağlı değildir ve bu oldukça yüksek elektrik iletkenliği ve ışık yayılımına (güneş ve diğer yıldızlar ışık yayar) sahiptir.

Yüklü partiküller elektrik ve manyetik alanlarda oldukça etkilenirler. Mesala, güneş rüzgarında dünyanın magnetospheri ile etkileşerek Birkeland akımları ve auroraya yol açarlar. Uzayda hidrojen nötral atomik halde bulunur.

Normal şartlar altında hidrojen biatomik gaz (H2) halinde bulunur. Hafifliği nedeniyle diğer daha ağır gazlara göre yerçekimi kuvvetinden kolayca kurtulur. Bu nedenle dünya atmosferinde hidrojen gazı oranı oldukça düşüktür hacimce 1ppm

Hidrojen atomu ve H2 molekülü uzayda bolca bulunduğu halde dünya da bunların üretimi ve saflaştırılması oldukça güçtür. Bütün bunlara rağmen hidrojen dünyada en çok bulunan üçüncü elementtir. yeryüzündeki hidrojen su, hidrokarbonlar gibi kimyasal bileşiklerin içinde bulunur.

Hidrojen gazı bazı bakteri ve algae tarafından üretilir. Günümüzde methan gazı önemi artan bir hidrojen kaynağıdır.

Hidrojen Atomu Izotopları

Hidrojenin doğada üç izotopu vardır. Bunlar 1H, 2H, ve 3H. Oldukça kararsız diğer izotoplar (4H - 7H) laboratuar koşullarında sentezlenmiştir.

1H %99.98 ile hidrojenin doğada en çok bulunan izotopudur. Bu izotop çekirdeğinde yanlızca bir proton içerdiğinden protium denilmiştir.

2H `hidrojenin diğer kararlı izotopudur.

Döteryum olarak da bilinir. Çekirdeğinde 1 proton ve 1 nötron içerir. Deuterium yeryüzündeki hidrojenin %0.0184'nü oluşturur. Radyoaktif değildir ve belirgin bir kirliliğe yol açmaz.

Suyun içinde hidrojen yerine deuterium bakımından zenginleştirilmiş suya ağır su denir. Deuterium ve bileşikleri kimyasal reaksiyonlarda radyoaktif olmayan etiketlemelerde ve 1H-NMR da çözücü olarak kullanılır.

Ağır su nükleer reaktörlerde nötron kontrolü ve soğutucu olarak kullanılır. Deuterium ayrıca ticari çekirdek füzyonda olası yakıttır.

3H ayrıca tritium olarak da bilinir. Çekirdeğinde 2 nötron ve 1 proton içerir. Radyoaktiftir ve 12.32 yıl yarı hayatıyla beta bozulmasıyla Helyum-3 e dönüşür. Azmiktarda trityum cosmik ışınların atmosferik gazlarla etkileşmesi sonucu ortaya çıkar. Ayrıca nükleer silah testlerinde de havaya salınır. Tritium kimya da ve biolojide radyoetiketleme deneylerinde kullanılır.

Hidrojen, izotoplarının değişik isimleri olan tek elementtir. IA grubu elementleri, Ca, Sr,Ba gibi aktif metallerin su ile reaksiyonu sonucunda hidrojen gazı elde edilir.

Ca(k) + 2H2O à Ca2+ (aq) + 2OH-(aq) + H2 (g) Uygulamaları Hidrojen zehirsiz ve havadan 14,4 kez daha hafif bir gazdır.

Güneş ve diğer yıldızların termonükleer tepkimeyle vermiş olduğu ısının yakıtı hidrojen olup, evrenin temel enerji kaynağıdır.

-252,77 °C'ta sıvı hale getirilebilir. Sıvı hidrojenin hacmi gaz halindeki hacminin sadece 1/700'ü kadardır. Hidrojen bilinen tüm yakıtlar içerisinde birim kütle başına en yüksek enerji içeriğine sahiptir (Üst ısıl değeri 140,9 MJ/kg, alt ısıl değeri 120,7 MJ/kg). 1 kg hidrojen, 2,1 kg doğalgaz veya 2,8 kg petrolün sahip olduğu enerjiye sahiptir.

Petrol yakıtlarına göre ortalama 1,33 kat daha verimli bir yakıttır. Buna karşın, enerji olarak kullanılabilmesi için doğadaki bileşiklerden ayrıştırılması gerekir. Üretilmesi de göz önünde bulundurulduğunda petrol gibi hazır yakıtlar kadar kârlı değildir.

Ancak hidrojenin diğer yakıtlardan önemli bir farkı, güneş veya rüzgar enerjisinin yardımıyla sudan üretilebilmesi ve kullanıldığında tekrar suya dönüşebilmesidir. Bu özellik hidrojenin herkesin üretimine ve kullanımına açık bir yakıt olmasını sağlar.

Hidrojen doğada serbest halde bulunmaz, bileşikler halinde bulunur. En çok bilinen bileşiği ise Su  Dur:Hidrojen gelecek yüz yılın yakıtıdır.

Isı ve patlama enerjisi gerektiren her alanda kullanımı temiz ve kolay olan hidrojenin yakıt olarak kullanıldığı enerji sistemlerinde, atmosfere atılan ürün sadece su ve/veya su buharı olur.

Bunun dışında çevreyi kirleten hiçbir gaz ve zararlı kimyasal madde karbon monoksit veya karbondioksit gidi üretimi olmaz.

Gerçeğin geleceği teknoloji bundan gerekli ama insanlar bir şekilde kullanılmaması için hala ısrar etmekte sebep ise arkada bulunan her devleti satın alacak kanunlar çıkaracak kişiler bir sonraki asırlarda bilim içinde ilmi yok edip kendilerini nesillerini inandıkları bile meçhul olan sözde güçlü kutsal ırk adına çıkardıkları güç bu inanca bile sahip değiller önce “Müslümanlığı arkadan sıra ile tüm dinleri “yok etmek tüm dinleri yok edip kendi yaşam dünyalarını kurup kalan insanlığımda esir köle etmek..

Korkular ve hayali batıl inançları ortaya serip insanları her yönden çağıl bırakmak ve hayali cennetler yıldızlar verme illüzyonlarla pembe dünyada yaşatmalarını sağlamak insanoğlunu.

“Ama bu gizemli evren yaratan her şeyi görmekte bu nimetler boşa gönderilmedi en iyi şekilde kullanın ve yaşayın yaşatın bırakılan dünya buydu gene bu olacak”

Gene insanlık yapacağını yapacak çünkü nefis doyumsuzluk bitmeyecek..

Gizemli bir şekilde insanlık yapan yaptıranlar cezalarını bulacak..

Sırlar kitabindan bazı eklemeler ve kaynak bilgiler ve yapılan tasarımlar 2009 2013 2017 2019 yıllarında yazılmış hidrojen ve sudaki hareket enerji her hareket bir enerji  bölümlerinden kısa alıntılar

selcuk uysal çoban saklı şifa

İNSANLIK İÇİN ŞİRKETLER İÇİN DEĞİL

10 12 2021

Sözcüklerin gücünü anlamadan, insanların gücünü anlayamazsınız gücünüzden şüphe ederseniz, şüphelerinize güç verirsiniz dürüstlüğün kuralı yoktur sadece dürüst dür tarih kayıtlarında yazar anılır

Doğru adım insanlık için hiçbir şey yapmıyorsan eğer vaktini boşa harcamaktır boşa geçen zaman ise nefis seni saptırır

Yaşam savaşını kazanan da , her zaman en güçlü ya da en hızlı olan değildir er ya da geç kazanan kişi, kazanabileceğini önceden düşünen kişidir. “Başarı istemediği  İstenmediği akıl içindeki yere gelmez”

Sen ,sen ola ki akın öfkeden sakın ve kaçın çünkü o şeytan nefsine girmiş girmeye çalışan sebepler arar bulur ve doğruyu yanlışı kavrayamayan düşük akıllılıktır.

Seni inanışına yaklaştıran ilim bilime şeytan sebep arar ateşten uzaklaştırdığını sezer, inancından uzaklaştıranın da ateşe yaklaştırdığını bilir

Bunlar durmadan akan, yağlı kazan ,çamura benzeyen cıvık ve kaygan bir yerde ve ya yolu tanımadan çöllerde labirentte yürüyen kimselerdir, yanılmış batmış ola ki çıkabilmek için ve ya çıkmaman için içine çekerler.

İlim bilim içinde sana çok uzak gelen ve ulaşması zor olan bir zirveye yükselmeye çalışıyorsun çalışabilirsin çalışmaktasın çalışacaksın da işareti olmayan yolda yürüyorsan eğer “aklının önceden doğru yolu çizdiğine göre hareket et” yollar da çok kavşaklar çıkar kararsız adım ise seni saptırır önceden çizdiğin “yaratanın ilkeleri den ayrılma” ihtimalinde karşına iki yol çıkar bilemezsin iyi mi kötümü her iyinin içinde şerler her kötünün içinde ise hayırlar olur sen sadece “ahlak ve dürüstlüğün den ayrılma yeter o sana yeter nesline de artar.

Kötü ve şerlerin içinde onlar saptırıcı sapıklar ve hata işleyip insanı hataya sevk edenlerdir şaşırtıcı hal alırlar kendilerini başarısızlığı bir başakların hakkını çalan sonradan hak it dağ edenlerdir.

Bunlar renkten renge giren, her türlü entrikayı çeviren, her yoldan değişkendir iyi şekille başlar karşıdakilerin aklını çeler her gözetleme yerinde pusuya yatar gözetleyenler ruhları hasta sinsi sinsi yürür, görünmeden gizlice hareket ederler bunlar çaresiz hak yiyenler ve fırsatçılar fırsat arayanlardır dir.

Bunlar başkasının başkalarının hak ve hakikatleri kendine çevirir başkalarının hak ve hakkını da üzerinde hakkı iddia ederler (bil bilesin birinin üzerinde hakkı olan, ama başkasının kendi üzerinde hakkı olmayan biri olsaydı bu (yaratıkları değil,) ancak “münezzeh olan yaratanın yaratan olurlardı” .inancından yaratanın yolundan ayrılma her zaman doğru yola sokar.

Bu durumda yaptığın işlerde gönlünüzde gönlünde gizlediğiniz şu asabiyet kin nefreti ateşini söndür ve yaratana bırak “sabır şükür yolunda ol ” cahiliye cahilliğine ver kinini söndürün çünkü Müslüman’daki bu yersiz kıskançlık, şeytanın tehlike oyunu  tekebbür, bozgunculuk ve şeytanın üflemesindendir “

Övünmeyi ve kibri bırak, kabri hatırla, çünkü varacağın yer oradan geçer, ne yaparsan onu bulursun, ne ekersen onu biçersin, bugün ne hazırladıysan, yarın sana o sunulur adımına yer hazırla, o gün elini semaya aç bir şeyler gönder “Tövbe şükür” bil ki işin işiniz nesiller boyu ebediyete düşünürlere blok edilmiş anahtarlar bırakırsın bırakırsınız.

Bil ki akıl akıllı, her şeyi  layık olduğu yere koyandır cahili de tarif et diyenlere dememe gerek kalmaz önceden sözcüklerin içinde cevabı var “Akıllıyı tarif etmekle” (cahili de tarif ettim de yeter)

Bil ki nesline servet bırakma telaşına girme insanlık için ,insanlığa bir şey sunmuyorsan eğer vakit boşa harcamaktır insanlık için geleceğe bir şey veriyorsan eğer her saniyen vakit an ise senin dürüstlüğünden dürüstlüğünüzden sen ve neslin de aynı yolu alırlar.

Çünkü çocuklar çocukları da neslin nesiller de servet dünyalık istemezler ilim bilim okumak okutmak ister insanlık için “ilim bilim” değilse eğer onlara bırakacağınız servet zenginlik onların günahlarını arttırır ve bir nevi her geçen saniyen nesline zülümdür.

Unutma İlim içinde bilim bir noktadır cahiller onu çıkar için çoğaltmış kendine yontarlar her yeni günde bilimi önde tutarak ilim içinde çıkarları doğrusunda kendilerine yontarlar anlamayış anlayamadıkları ilmi önde tutmadıkları okumadıkları akıl içindeki ve beden içindeki ruhlarını insan oğlunun ne kadar yetersiz anlayış ve körlüğü ise kavrama anlama yetersizliğimdendir ”.

Allah’ın bizlere bağış etmiş olduğu beynimizi kullanmadan (önce yapılan işler ilim bilim yanlış emellere ulaşılması acizi yet için de yer olduğumuz) yer aldığımız aldığımızı anlatılan anlaşılan anlattığı gibi “ilim bilim içinde hak hakikati öğrenmek” aynı zamanda var oluştur yaratanın ol demesiyle temel taşı. “İşte burada cahil yoktur sadece o kurnazdır bir gün gerçekler ortaya konulacak “

Doğru adım her ne kadar zayıfta olsa beden ondan verilen senin olanlar sonunda hak hakikatler sana ulaşır ,yanlış adım eğer ne kadar güçlüde olsan olsalar hızlıda olsan olsalar zararına olan şeyleri kendinden uzaklaştıramazsın.

Kaç para kaybettiğim değil, Kaç insan kazandığım önemli parayı kolay kazanırsın ama insanı zor.

Ondan ki sana selam verildiğinde ,sen daha güzel bir şekilde selam ver, sana doğru iyilikle uzanan ele sen daha üstün bir şekilde karşılık ver ,her halükarda üstünlük ,ilk iyilik yapanındır şer ve kötüler yol değiştirir sen adımını bilirsen.

Allah’a yemin olsun ,etraf sarılsa da onların karşısına tek başına çıksam onlarda bütün yeryüzünü kaplamış olsalar da yine korkmam beden içindeki enderindeki korkusuzluk iste o çıkarır “rabbimle yakın ile birlikteyim de Allah’a  kavuşmayı özlüyorum de O’nun güzel karşılığını ümit ediyor bekliyorum de” o senin için zaman içinde şer ve kötülüklerden korur ve her şeyi zamana bırakır..

İşte insanlık için yapılacak projeleri şu an insanlık istese de insanlığın kulağına gelen ses şeytanların üflemesi  insanlık için gecikmiş dazı güçler ve her kez tarafından bilinmekte  “hidrojen çağı” şu an ellerindeki servetlerin biteceğinden korkmaktalar “gazın bedava enerjinin bedava” oluşunu bir düşün seniz (çıkarları fırsatların biteceği zaman gecikmiş insanlık için projelerdir ) içlerinde nefis içinde çıkarı olan kim kimseler istemez “insanlık için projeleri “şer kötü olarak insanlığın kulağına üflemesini üflenen kulak akıl yetersizliği değil mi.

Petrol den ilk önce bulundu hidrojen zamana yakın petrol işlemi daha kolay geniş zamana geniş işler de hacim güç elde etmek için dünyada kendilerini daha güçlü kılıp aynı asırda bulunan petrolü hidrojen yer değişti işlerine göre daha sonraki asırlara ittiler hidrojeni ve çıkarlarına göre de şu an kullanılmakta..

Hidrojen 1500'lü yıllarda keşfedilmiş, 1700'lü yıllarda yanabilme özelliğinin farkına varılmış, evrenin en basit ve en çok bulunan elementi olup, renksiz, kokusuz, havadan 14.4 kez daha hafif ve tamamen zehirsiz bir gazdır.

Keşfedilişi: 1776 yılında Sir H.Cavendish tarafından çinko, kalay ve demire seyreltik sülfat veya hidroklorik asit etki ettirilerek elde edildi. H.Cavendish hidrojenin hava ile karışımının su buharı vermek üzere patladığını gördü ve bu elemente “tutuşucu hava” ismini verdi verdiler..

Bunların hepsi bilinmekte ve tüm araştırmalarda “Yozgat sorgunda soğuk hava seralarda” yapının da geliştirmek için “Çın den küçük aparatlar” getirerek iyonize suyu depolamayla iyonize su aparat ucundan sıkıştırarak gaza dönüşle ve ateşe çevirerek enerji ettim kaynak işinde de kullandım “çoban bunu yaptıysa suyu ateşe” çevirdiyse bir de yukarıyı düşünün petrol ne ki dersiniz ama sadece insanlık der yoksa bu kadar dünya şirketler demez.. İşte şirketler projelere hep karşı buracak sizler yaşama anlam veremeyecek durumda bilgi okuma yetersizliğinden kaynaklanır hayat su yaşam.. Hidrojeni tanımak için bir sonraki hidrojeni okuyun dünyadaki kaynaklardan ve pratik uygulamalardan alıntılar Okuyun ..

Selcuk uysal çoban saklı şifa Sırlar kitabından araştırma bölümlerinden kısa alıntılar..

  https://www.sakli-sifa.com


HUZUR ,MUTLULUK, SAĞLIK ,UMUTSUZLUK, UMUT ETMEYİŞ AYNI ÖLÜM VE UYKU GİBİ İKİZ KARDEŞLER GÖREMEYİŞ GÖRMEYİŞ OLMAMIZ SIKICA BAĞLI GÖZ BANTLARINIZ

Büyüyen ve genişleyen evren içinde elips galaksiler gibi bir galaksi içinde dünya dünyadaki deniz hava da karada an anlar yüzyıllar içinde biriken baloncuklar.

Dünyada dolaşan gazların çoğu dünyaya oluşum sağlayan faydalı, faydasız gazlar bir birlerini tamamlar  ama canlı türlerin, insan oğlu geldiğinden ve oluşumundan ve doğadaki hava şartlarına ve yerleşim alanlarındaki yaşam ve bitki örtüleri ne kadar canlı ve biyolojik türler stres altındadır..

Deniz diplerindeki yumurta gibi yaşam dünyası gibi evrenden gelecek tehlikeleri kalkan halinde tutan dünyayı koruyan atmosfer deniz diplerindeki kalkan atmosferler de bir anda patlamayı bekleyen gaz oluşumlarıyla dolu baloncuklar evrendeki elips galaksiler gibi deniz diplerindeki doğanın  metan gazi ve kirliliği toplayan balonlar başladı zamanla patlamaya başlayacak fazla deniz seviyesinden aşağıda bulunan Hollanda ,Bangladeş, Malezya ,Hint deniz ,büyük okyanus adacıklar  ,melekler şehri büyük okyanus kıyıları deniz diplerinde zamanı gelmiş asırlar içinde bu güne gele son yüz yılda daha çok artan insanların bıraktığı kirlilik geleceğini düşünmeyen insanlık ve politika da  gelip gitmeler olacak afetlerden dünya habersiz olamaz.

Habersiz olamazlar tam başlarken bir başkasını bekleyen projeler (o olmaz bu olur bu olmaz) şu olur der derler ve karşı dik duran koruyalım der derlerken bir yandan destekler bir yanda sinsi sinsi destekleyenlerin arkasından kay bolurlarken içlerinde birisi demez hep beklemedeyiz onlar gidici bizler kalıcı bir bardak taşla dolar mi dolmaz üstüne kum koyarlar gene dolmaz su koyalar gene dolmaz dolmayan olmayan oldurmayan varsa eğer insanoğlunun canlıların doğa örtüsünün son sonlar gelmiş olup dolmayan doymayanlar  nefis çıkarlara doymayanlardır

Bu gün 10 ,20 yılda kaybolmayan 100 yıl dilimler halinde katmer, katmer çoğalan şehirlerde 20 cm kalıcı baloncuklar 60 cm havadan hafif ucu gazlar (bir tuz oluşumu 1mm dilimler halinde 100 yılları bulan) gibi zaman zamanlar geldikçe yaşanmaz şehirlere dönüşen ve şimdi anlaşılmayan ve gelecek nesiller zor ünlere itmekte olan gene insanoğlu her yapılan işi işleri başarılamaz kılan gene insanoğlu..

Kinse doğaya bırakmaz doğa düşmanı varken ,kimse sanayi kısıtlama si atık gazları salımı ,azaltılması ve veya belirli saatlerde günlerde kesilmesi evet kimse taşın altına el atmaz çünkü politika ve baskılar ve de maliyet külfeti altından kalkınmaz düşüncelerle dolu bir dünya akıl içinde ne düşünülür sorusu geliştiricilik ve bu zaman diliminde ne ,ne yapılır ilimle bir çalışan bilimine girmezler olan ortada olsa da görünen elle tutulan olsa da “insanlığın destekleyeceği projelere” şirket ve zenginlik öncelikleri kaptırmaz bir kulp takarlar.

İşte burada insanlık taş altına el koyma başlar “projeler her projeler insanlık için destekli olsa” da insanlığın içinden art niyetli (insanlığa benzeyen gezen sinsiler gibi oturup, yatan ,kalkan, giyinen süslenip püslenen şirketlere bağlı ben bir şey yapıyorum diye klavye şövalyeleri Donkişotlara oluşur)  ortaya çıkan türerler bir garip hal alır ortaya ve ortada yapılanı gözleriyle görseler de evet  gerçeği görse de gene kafası kumdadır ne yapalım bunlarında ruh ve psikolojik halleridir şahlar sahaya piyon sürmesi gibi

Bazen de bir garip olaylar vardır bir bakalım

"İnsanlık bir şey bekliyor sağlık ümit ,umut mutluluk ve huzur"

Bitecek işlerini hayra niyet et ki acele edip nefis şaşırtmasın ,çok iyi dinleyici ol çok az konuş ki anlatanlar yıpranmasın ,kusursuz olmak ne bekleyen nede bekletilen ol bekleyen birilerin sayesinde yani gölgesinde giden ve bekletilen ise çaresiz bir başkasının gölgesinde yürümektir ,her ikisi de aklını çeler asıl ise yaptığın kararlar ve işlerde iz bıraktığın gölgelerdir (bekleten ve bekletilmeye maruz bırakanlar ) artık onlar senin gölgeni arar durur "Hey güzel insanoğlu"

Başka sahneye geçelim.

Bir filim çekilecektir senaryo okunur iyi veya kötü karar vermez analiz eder ve sadece çekerim çekmemle kalır ve inandığı senaryoyu çeker çektikten sonra yorumculara cevap vermez çünkü inandığı senaryodur ve veya projedir her zaman arkasında durur aynısı sanatçılar ve insanlığı düşünen, iş adamları ,genç projeciler , için de geçerlidir..

Ama yeni dünyada dijital dünyası bu işlere föne men meraklı kişi ve kişiler “sanat ve kariyer” için değil sadece gel sinde e gelirse gelsinler ve abone olması içinde klavye şövalyelere Show menlik yapmakla çekimle kalınır.

Demez (ben bir şeyler yaparak bu işi meslek edinip daha iyisi olmak için ihtiyaçları var ve konularımı beğenen gelsin hiç aklından geçirmez) geçirmez mesleği edinmediği gibi şövalyelere yorumlarına cevap verir karşısındakinin ak mi karamı olduğunu bilmeden (yorumlarına bir daha böyle reklam almaman gerek galiba derle yetinir) buda gelecek yaşamında çaresizlik güvensizlik tir..

Filim veya Reklam çekmek ve veya vermek sanat fikirler sergilemek veya bir ürün ya da hizmet duyum medya imkânlarını kullanarak geniş kitlelere tanıtılmasıdır.

Bu tanıtım, insanları belli bir yere yönlendirmek, dikkatlerini bir ürüne ya da hizmete vermek ve veya çekmek, bu ürün ve hizmetler hakkında bilgi vermek amacını güder tanıtım.

Yaşamın her teknoloji ,gıda ve bilgi “sadece doğruyu araştırıp kendinde kanaat getirip “bildiği “  bilgileri insan ruhuna bedenine güzel şeyleri vermek anlatmak bilgilendirmek ilgilenmek doğru adımla bilgiler vermek haktır ve sonrası aranan kişi grafikte yükselen kişidir.

İnsan araştırıp kanaat getirilmemiş bedenine ruhuna kötü şeyler vermek sonrası endişelere yaratmak ise kaos kışkırtıcı hak hakikatleri bilip bilmeden yorum sunun ve veya sunmak ise her iki tarafında haklarını yemiş münafıklık işlemiş sayılır.

Aynı filim reklam gibi senaryo yazan ve çekmeden veren verilecek bilgilere inanması gerekerek inandığı şey çekim ve yayın sonrası yorumlarda her noktasına cevap verecek bilgiye sahip olması inanması gereken ise her üç tarafın işin devamı ve sanatını sergilemek inanmak başarabileceği işi yapmak ve güvendiği güven verdiği ürünleri almaktır işte burada inancın en ince noktası durur.

Sonrası yoktur tanım tamım lama olmadan yapılan işler ve işlerden kaynaklanmakta buda sonuca varılmamış çarpık hal durumdur hal alır ne derler korkusuyla yaşar beden ve bedenler artık çöker çünkü dünya malı ve sanat fikirleri kulağına gelen fısıltılar yapıp yapamayacağı endişesi yaşar ve sonrası geçmiş korkuları korkutur korkan korku artık tehlikeli yol alır artık korkudan gelecek tehlikeden korumak ise tek çaresi ise inancı ve önceden araştırıp geniş bilgiler inandığı yaptığı işten enim adımla yürümesinden geçmiş korkuları kaybolur  korku ise beden içinde enderindeki korkusuzluğun çıkmasını istemez “imanla inancıyla” çıkar beden korkusuz olur..

Bir gerçek projelere tanımadan bilmeden ve gerçekleri tanımadan hem kendini hem de yaptığı programlardan ez bere yaptığı seyredenlerin istekileri Show menliğe soyunur bu da zamanla klavye şövalyelerine yenik düşer.

Proje ise yaptığı insanlık için ve de sportmen tavşan hoplar zıplarken , ağır sıklet kaplumbağa misali yaşam savaşında “kaplumbağa ağır ilerken az çoktan büyük” olduğunu analar yaşam proje ilerler..

İşte hayat böyle devam eder devam eder kimileri bu yaşam dünyada (ben şahım padişahim) hep ister der az temizle yetinmez vezirlerine bana halkım karşısına çıkacak elbise yapın der yoksa sizler yaşatmam bu halkıda yaşatmam der.

Vezirler şövalyeler birleşir ne yapalım der derler biri oradan “görünmez elbise” yapalım halk karar versin der yoksa hepimizin başı gider ve gün gelir efendim sizlere görünmez elbise yaptık der o zaman giydirin der bir elbise giydirir gibi elbiseyi giydirirler herkes ağızlarını kapatarak aaaa hayrete düşer kral herkes hayret ettiğine göre halk ne der ve halkın arasına karışır bakamaz ağızlarını kapatarak aaaa der.

Oradan soytarısı kral delirmiş kral delirmiş o zamanın kanunlarında soytarıya ne yaparsa yapsın ceza verilmez iken hemen şamar oğlanı çağırın der şamar oğlan gelir bak bakalım üstümde ne var der doğruyu söylemekte olan şamar oğlan çıplaksınız kralım der..

Vurun başını der kral bu sıra da halk der bu kafayı yemiş delirmiş yoksa bizlerimde vurdurur kafalarımızı derken kralı al aşağı ederler kral ordusu halktan gelmekte olduğu içinde kralı zindana atarlar sonra kral düşünür şan şöhret peşinde koşar iken ne hallere düştük der anlar kral deli değilmişim mi der.

Evet her kes işini yapması düşüncesini sergilemek ve hak hakikati bilmeden ortaya çıkarmak kimsenin yorumu değil oluşumunu ve zaman her şeyin anahtarı olduğunu anlar (Böyle olacağı biliyordum ve veya Demiştim size ) kelimeleri ortadan kalkar .

Ama bu yaşam içinde halkın arasından çıkan “halk akıl düşünürü” her zaman tehlikeli yolu göz önüne alır yok etmek için çaba harcar iki yönlü çalışan güçler var olduğunu bilir.

Esir esarette yaşayanları bildiğinden ve olanları bildiği için esir esarette yaşatanları her fırsatı “insanlık için değil” de kendisi için bu insanlığı esir esaret olması köle olması için var gücüyle harcayanları ve harcadıkları her kuruş her iki yönden de  kasasına kasalarına girer iyisi de kötüsü de “yapılanı ve veya yapılmasını” istemeyen bir birileri insanlığa iyi hizmete sokmasını istemeyen halkını elleri bağlanmış mevzuatlarla zorlaştırılmış köle esir esaret sanal zincire vurulmuş şekilde hal alır aldırır.

Serbest etmez korku endişe içinde yaşar onlar için ve insanlık için iyi olanı onlara (kötü düşünce gelir getirir ) ve en küçükten en büyüğüne kadarı insanlığın kulağına fısıldarlar..

Onlar kim derseniz eğer nefise gömülen başarıyı sağlamayan başkasının başarısını benimsemeyen bizler gibi insanlar gibi dolaşan kan emicilerdir.

Hayatım boyunca yaşamım boyunca çoban onlarla savaştı ,savaştım hala savaşmaktayım kazanan onlar olsa da kaybeden ben olsam da.

“Zamana bırakılan ,okuna bilen, düşündürülebilen bir pusulalarla ” şişe içinde ,toprak altın da teknolojinin her noktasında notlar yazıldıkça bu gün okunmasa da yakın zamanda halk insanlık gelecekte geleceğe bir not bırakmak ve (gelecek an ve zamanlar vakitler yazılmamış) olsa da kıyıya vurmuş notlar geçmiş yaşam yazılmışları yazılan notları “bir gün olursa” eğer okunur ve düşündürür.  

Bir sistem gelişir blok zinciri senkronize “yazan bedeni aynı bedenlere aynı ahlak dürüstlüğü inanca sahip olması ve düşüncenin çoğaltılması gibi “etmek için amaç yoğun kitleyle genellikle teknolojik aletler arasındaki eşleşme durumunu tarif etmek için kullanılmak ta olup buna göre her türlü güçlü bilgisayarların ve akıllı telefonlardaki bilgileri başka bir telefona atmaya ve bu aktarım işine çoğaltıcı santrallere bilgi akımıyla senkronize etmek yoğun kitleye ulaşmak burada ekibin inanması ahlak yapısı ve dürüstlüğüdür önem taşıyacağı “insanlı yaratılıştaki gibi temiz bedenle gelişi” gibi zamanlar gelip geçse de  gerçek projelerin ar-ge lerin de algoritmaları da yazarken insanlığın ilk doğuşu gibi olması gerekir (yazan beden bedenlerle uyum içinde çoğalırken uyumsuzluk ise yok edici duruma) geçer.

Buda ölüm uyku ikiz kardeş her uyanış bir doğumdur her doğuş ise bir umuda bir ümide taşır..

Ümit ettikleriniz başarılar umut etiğiniz mutluluğa taşır ve taşınır insanlık için projeler kurtuluştur insanlığı ileriye taşır (çıkar şirketler beklentiler ise gayeler sayesindeler) ise sizleri mutsuzluğa huzursuz yaşama sürükler.

Yazılar konular karışıkta olsa insanlık yaşamı karışık olduğundandır “unut veya huzur “ sadece bunları yazsak ta okusak da tüm yazıda ayrı ayrı bir yaşam hikayesi masalı destanı çıkar.

Anlamak çok basit olması gerek bir yaşam boyutu fark edilmekte değil ise göz bantlarıyla sıkıca bağlanmıştır..

 

Ek 01

Ön satış projeler bir nevi halka proje satmak ve ortak etmek gibidir Projeler kendi ürettiği bir ürünü piyasaya sürmek için daha çok geliştirmedir kimileri vardır çok güçlü kimileri vardır gene halka açılır üretimi var ama fazla üretmek gerekir gene halka açılır kimileri vardır filas kaynağı azdır gene halka satış yapar .

Bunun için projeler gerçekleşir çoğalması için token parası çıkartır token çıkarmak için projeden bu aşamaya gelişi 300 bin 500 bin dolar arası genel masraf yaparak hazırlar ve o ülkenin devlet kontrolüyle ön satışa ortaklığa sunar ve topladığı para artık bankada yatar yapacağı alt yatırım ve üretim için masraf yaptıkça çeker bu masrafları devlet görmekte kontrollü bir şekilde piyasaya ve ya yapacağı projeyi ayağa kaldırarak sonrası devlete kayıtlı borsaya kayıt olarak halka ön satış sonrası arz eder bu da buda ön satış ortakları zengin eder ister hisseyi “çoğaltır ister satar” bu da al sat borsası (kağıt borsalar gibi halka açılır)

Token projeler insanlığa sunumu ürettiği ve insanlığa faydalı modeli insanlığa para kazandıracak halka sunarak borsadaki değerler artarken hızla ürettiği projeyi kazan kazanla satışa sürerken hem de insan sağlığa hizmet eder..

Anlaşılmayan kafa karıştıran anlatımlar anlayacağı dil değil kendisinin de anlayamayacağı dille anlatım

Anlatımlar ise bu gün hastanelerde Latin harflerle yazılı neyi nereye gidilecek bulunamaz haldeyken projelerin çıkardığı tokenler “yontma taş devri gibi anlatılır” sanki onlarda kendilerine rant biçerek ilerler sadece (konuşan adam fenomen koşar ) sadece masa ve arka pano ve çekim için kamera bir de konuşan adam üslenir sonradan çıkışta sonunda abone ve rant için abone ol token ona benzer hediye ederler bitirir.

Projeler çok yönlü hareket ederler her şeyin iyi si varken kötüsü de çıkar hangi yolları alırlar dersek borsalar ve kuruluş içinde projelerin bazıları keser vaziyeti olmasıdır hiçbir zamanda testere olmazlar bana burmadan gelsin diye yatırımcılar ise rende olurlar.

Borsa devlet devletler arası bir döngüdür devlet ve devletlerde "para birimi koruma yasası vardır" her devlette bazı devletler de "merkez bankasına bağlı borsalar vardır “yasalar ve izin verilmeyen ve veya yasa olmayışı dan ( elle tutulmayan gözle görünmeyen sanal paralar devlet içinde izin verilmeyen devletlerde) ise diğer devletler gibi borsası da vardır olur ama bu borsalar kendi" gücünde küvetli borsalardır adı duyulmuş işlem hacmi küvetlidir gerçek tüm bilgiyi sunarlar  "zihniyeti bozuk borsalar ise müşterilerin harfler sayısal tokenlarını alır bir geçede gider işte gidenler “ağır adımlarla ilerleyen projeler kötülenir” sonrası yontma taş devri başlar her gelen klavye şövalyesine başlar..

İşte buda projeler okunmadan bir işlem hacmine girilmez suçlu kim token mi ,borsa mi okunmamış projeler mi ,işte burada borsaya girmeden ilk satış yanı ön satış başlar ve projelere projeye güvenen ön satıştan alır ön satışta çok gelir getirecek alt yapıdır ön satış başlar.

Çakarlı yanıp sönen medyalar bu şekilde anlatmaz aynı Nasrettin hoca kulak tarifi gibi iki kelimeyle destan olmadan beş kelimeyi beş kere şekil değiştirerek anlatımlarla kafaları karışır yatırımcıları destekleyeceği öğreteceği şekil almaz alsa da birkaç başka tokenleri destekler bu grupta sövir sunuculuğa soyunur ve bilgi akışını sağlıya sağlıklı şekilde anlatmaz 3 dakikalık videoyu 20 Dakka’da anlatınlar hazırlarlar sonra da abone ol lafları kalır hediye dağıtırlar yanar döner sarhoş tekerlik şekli alır.

Projeler sahipleri ne diyenlere bakmaz ön satış imkan olsa ,olmazsa da projeye devam eder (sportmen tavşan çakar lı medya adında koşarken zamanları yakın olur ,ağır sıklet kaplumbağa projeler ise ağır gitse de hedefe zamanında varır ) geri kalan sportmenler ise finişten uzak hiç görünmezler sonradan kılıf değiştirerek bukalemun rengi vermeden gene sahaya inerler..

Yaşam savaşını kazanan, her zaman en güçlü yada en hızlı olan değildir.   Er ya da geç kazanan kişi, kazanabileceğini önceden düşünen kişidir.  Başarı İstenmediği Yere Gelmez

Ek 02 Devamı


Şimdi ortama bakalım “ortadaki pasta “Sadece o gün için ekmek peşinde koşmak

Bir pasta yapılacaktır dünyada eşi benzeri olmayan un şeker tuz yağ yumurta vanilya malzemeler var ama pasta hamle yapılmamış tır ustayı beklerler usta gelir pastayı eşi benzeri olmayan tat çıkar 5 yukarı 6 7 tat üstü pasta yapmıştır.

Devamını yapmak isterler ama usta var yetecek malzeme yoktur bir düşünce gelir pastayı dört te bölerler ve dilim ,dilim adım adım satarlar her parçada eksikler alınır alındıkça daha önce yapılan ürün ve pastalar çok katlı yaparlar çoğaldıkça satışa devam ederler öncülükler dışı onlarda tatlarına bakmak ister yetmez öncü ve öncülerinden ellerinde eşi benzeri olmayan pasta tatlar talep artar önce paylaşırlar ama sonra bakarlar ki eksilen yerine koymak için satışa geçerler her satış Ahmet ten memede  Fatma’ya geçerek hem tat hem de üretimler için yeni yeni projeler gerçekleşir tat üzerine tat koyarak her kesiz yüzü güler..

Buda yüz yıllar önce halk ekmek ,ekmek bağırırlar (kral der ekmek yoksa pasta yesinler der) gene daha yakın yılarda yarın asır on kala yönetime yöneticide (ekmek yoksa pasta yesinler der) ,bir ayrı yöneticide “un şeker yağ varken helva yok ne demek der” derler ne kadarda bu günün her şeyi varken biri birileri nefis zenginlik gidecek diye insanlık projelerine yok der.

Bazen olur uçuk projeler denir asıl ise geçmiş projelerdir akıl anahtarları  yeni yeni çıkan teknoloji aklı çeler asıl ise kaybolmayan ve dünyadaki nimet hikmetleri vereni düşünemez yetersizliği var oluşudur bu günün teknoloji öncesi şuan adına blok zinciri denilse de dünya var oluşundan beri var göremeyiş ise enerji içindeki düşünürlük enerji var ise orada bir enerji vardır.

İşte düşünür düşünürlerin düşündüklerini yaparak ilim bilime  ilerler işte orada hep bir sek özgürlük huzur mutluluk vardır.

Buda öncelikle ahlak ve erdemlik yatar ne dedikleri ne bakma ,bakmayın da onlar senin yapamaz edemez başarısız olmanı ,olmanızı, olmanız için kulağına gelen fısıltılardır..

İşte burada dikkat et edin ki (bukalemun gibi renk şekil değiştirerek içinize karışmak isterler en derindeki sırlarınıza iner bilin ki sır vermedikçe değişkenlerle sahada daha güçlü olursun ebediyet kapıların kapılarınız açılır ve kalp gözleriniz açılarak akıl şifreleri ortaya çıkar..

Mesela bir baskül elektriği yoktur ağırlık noktası basıldıkça enerji alır ağırlık noktası enerjidir yüzlerce geçen bir trafikte arabaların ağırlığı bir enerji çıkararak elde ettiğin elektrik enerjisi şimdi sizlerin aklında ampul yandığını görebilirsiniz..

Bu da bir projedir bir düşünmek gerekir sakken var olan bir sürtünme enerjisi dır daha başka bir tanesine daha geçelim yolda giden bir araba etraftan topladığı bir anten ile depoya giden su yakıt haline yanı doğanın yaptığı iyonize saf suyu hidrojene dönüştürerek enerjide edebilirsiniz  daha var olan hikmetler sizin kalp gözünüzde olacak..

Bunlar içinde güçlü alt yapıdır güçler gücü vermemek için insanlık güçlü olmak için onların raflarında tozlanırken insanlık bir el olmayacağayım düşünerek senin özgürlüğünü alarak esi esaret içinde çalışmanı sağlarlar işte ondan ki insanlık için ahlak yapısı projelere el koymasından taş altına el koymasından kazan kazan ile daha çok özgürlüğe adım atılır.

Ms 2021 geçti Mö çok yılar onların tarihler sen bilmen kadar öğretirler daha henüz 10 yılda bir aaaa insanlık çok eskiymiş der dururlarken insanlığın kafasını kuma sokarak görme duyma ne öğretilirse duy ne gösterilirse gör acıyı eşit hisset ki hep yaşam hayatından kork derler ve insanlığı korku salarak huzuru insanlık bulamaz bunlar hepsi içinizdeki korkular ama beden içinde “yaratanın” beden içinde en derinde korkusuzluk ise senin yaşamın akıl düşünce de her şey musibetlerden korunmak için verildiğini ve “korkusuzluk” yattığını çıkartmazlar.

İşte on dan ki içinden içlerinden fırsat fırsatçıları çıkartırlar.. Zaman ve zamanları monoton hayata bağlarlar gelişim geliştirme olmaz yat yat uyu uyu kalk kalk git git koş koş e sonra .

Selcuk uysal çoban saklı şifa Sırlar kitabından araştırma bölümlerinden kısa alıntılar..



YANINIZDAKİ AKÇE

Nakit kerdi veya puanlarınız biter tatildeyken veya bir yerden bir yere giderken unutmayacağınız unutamayacağınız soğuk kasadaki drive mining envida paranız daha çok yollara drivemining   "Akıl tektir mantık düşünebilme insan bedenine ve ruhuna acı hissedebildiği gibi başkasına ve veya başkaları tarafından tüm dünya canlılarına acı vermeme ve vermemektir "

Her zaman yanınızda güneş her kese eşit doğacak geleceğe kararları insanoğlu da verse evrendeki galaksi güneş siz tenindeki dünyayı yaratıldığı gibi dünyanın geleceğini "o yaratan " belirleyecek

Bu gün beden içine girip insanlığı hükmetme başka birileri tarafından incelemeden ve yaşam şartları ve de bu işin içinde olmadan sadece duyumsal görse işim işlerim kaybolmasın diye bir birilerin "bak ifademi belittim der" yanlışı doğruyu bilmeden yaşam şartlarında "erdem olamayışları" çok tür insan içine girmiş olup "tüketilen gaz miktarları" doğa şartlarına haykırı düzen ise insanoğlunun aşırı tüketiminden ve bu gün dağlarda yaşadığını bilselerdi nemlerin dağları aştığını ,alçak yerlerin çöle döneceğini, denizlerin asit oluşunu, daha yüksek yerlere yağmurların taşıdığı plastik parçalarını bu gün insanoğlu bilmese de nesiller çok iyi bilerek atalarının geçmişte ki pembe dünyalarını erdem olamayışları nesillerin erdemliği kabul edip ilk yapacakları yaşam şartlarını değiştirmek olacaktır "akıl mantık dersin hatta mantıksız da "düşünülme yetenek kaybolmuşsa eğer sağlıksız yaşam başlamıştır şifası ise düşünülme yeteneğidir.

Sanal madencilik dünya "alış verişlerinde tasarruf ve hızlı ödeme şekli" ile azınlıkta bir çok kişinin istenmeyen "kabusu" dünya insanlığını esir esaret içinde sadece yaşama şartlarını daha çok zorlaştırmak ve dünya ekonomisini zor şartlara sokarak kendi havuzlarını boşalmamasını önlemek için her yol ise iyisi de kötüsü de zamanlarına girmek istemeleri gelecek insanlığı kör eden düşünce farklılığı elindeki "güçle dünyayı" bir kaç küresel güce elde etmeleri sağlamak işte burada insan insanlık ise "yaratanın oku ve bilimde geride kal nede ileri git " Algoritman da doğuştan gelen yazılım şifrelerin akıl içinde düşünce düşünürlük mantıkla yol almasını sağlar on dan ki göz bantlarınızı çıkarın daha iyi geleceğe yol almak drive mining yaşam hayatına sür..

Dijital dünyada ve günün teknolojisi kılıpto sanal madencilik zaman geçtikçe bir şey farkına varılır yüksek frekans hava da karada yüksek elektrik tüm canlılar ve bitkiler örtüsüne zarar vereceği gibi bu gün araba kullandığınız en modern arabalarınız güven duyulmaz bir yüksek yayılım ise yanınızdan geçen yüksek yayılım abs frenleri tutmaz "a der b ise kaderinize ve aklınıza bağlı" drivemining teknolojisi yolda zarar vermeden en aza indirmiştir ( bu güne kadar sizler kullanıcılar farkında mısınız ) ve ayrıca senyörler sayesin de ise çevre sağlığınızı ne kadar bilmektesiniz işte bunlar hep yanımızda olacak.

"Akıl tektir mantık düşünebilme insan bedenine ve ruhuna acı hissedebildiği gibi başkasına ve veya başkaları tarafından tüm dünya canlılarına acı vermeme ve vermemektir "


Nakit kerdi veya puanlarınız biter tatildeyken veya bir yerden bir yere giderken unutmayacağınız unutamayacağınız soğuk kasadaki drive mining envida paranız daha çok yollara drivemining takip edin  


 ÇOBAN DER EVLAT

Çoban der evlat :İnsanlarla anlayabileceği şekilde konuş ki meyve veren ağacı taşlamasınlar duvarda asılan diplomalı gözükse de bazen de “eğitim desek te cahildir desek te” bil anlamayanlar anlayamayanlar çok kurnazdır (yere atılmış muz kabuğu gibidirler) zaman yenilenme birileri başka birileri zamana göre yarışıp mantıklı iş yapmış der içlerindeki birileri zamana karşı geri kalmışlığın mantıklı yapanda mantıklı iş yapmış diyende meyveyi taşladığı gibi yürürken ayağını kafasını taşa vurur taşı suçlu yapar hatta yapılan iş bile taştan kin nefret alır taş yerinde durmakta taşın ne sucu var ki akıl mantık ile taşı suçlar.

Öyle projeler var ki akıl der uçuk der derler ama geleceğin tasarımları mantık kabul eder ve edilir işte düşünürlük bu dur erdem olmak bu dur ama akılın destekçileri bazen olur ki  ondan olmayan şeyi kabullenmez birde işlerinden çalıştığım pembe dünyadan olurum diyen yıllar sonra bakar ki aklı erdiği zaman düşünürlük mantık erdiği haklıyı haksızı ayırt etmemişim der.

İşte dünya böyle geri kalmışlığı bir avuç azınlık dünya insanlığını elinde tutarak esir esaret içinde yaşatır artık devlet devletler yoktur para güç kimdeyse devlet o dur gerektiğinde yıkar gerektiğinde iç kanunlara kadar çıkar menfaatti için kanunlar çıkartır tabi kendi düşünürlüğü yanında ofis boy yapanlarda ondan yana olur onun her yaptığı dünyada kanundur der işte bu zaman içinde olmak ise insanlığın mantık li mantıksız çıkarına göre karar verenler verenlerin yanında olmasından dünya insanlığı ve insanlık ekonomi zorluğu yaşar işte buda mantıklı düşünemediğinden kaynaklanır..

Artık dünya yeni nesil bilin ki şimdiden ne neleri görmeyip göz bantlarınızla kapatılmış ise ebediyete gidiş son durağınızda “ne neleri nasihat ederseniz edin” sizlerin görmediği görüp te pembe dünyanız şan şöhretleriniz bırakamayacağım korkusundayken keşke o zaman içinde gördüğüm halde bir şeyler yapamadım ne ,ne kadar deseniz de geri dönüş bilet yok sizlerin nesilde aynı şekilde yola esir esaret içinde yaşamaya mahkûm edersiniz liginiz kör cahil bırakan nesiller arasında nesilden nesle gelir..

Hani derler ya millet uçuklarla yola çıktılar aya ulaştılar o yetmedi marsa gitti biz hala her ipi atana koştuk an ve anlar yazılmamışken yarın var olacakmış gibi hayat kop yeler çekmekle meşgulken gelecek nesillerimizi ya kaptırdık yada kör ettik şimdi kendine bak tarihler yaz geride gerçek tarihini yaz varsın birileri okur bir umutla gider gittiği yerde bir taşla karşılaşır ama umudunu yitirmez orada başka bir şey keşfeder işte yaşam uçuk değil yarın ne olabilir aklından geçir bakarsın uçuk dediğin şey olursa eğer “her şeyi bilen değin anlayan” olursun işte “erdemliğin” ilk kanunu olmalı ki gerçeklere ulaşılsın..

sırlar kitabin dan yarınlar uçuk değil,babadan oğula bölümünden alıntılar

selcuk uysal çoban saklı şifa 

 

DRİVEMİNİNG ENVİDATOKEN TAŞIN ALTINA EL KOYMAK GELECEK DÜNYA ÇÖL OLMADAN 

Her hareket güvence altında

Çevre sağlığı için her kes bir yerden kaynak arar durur hep sözde kalır kimse özde olamaz amaç her kes düşüncesi ise çevreyi biraz daha korumak ama nasıl işte drivemining hem çevre hem de kendi blok zinciri sayesinde tüm dünyayı kapsayacak devrim açtı  sür kaz programıyla hem çevreyi 00 flasman la hem tarayacak hem de her takılan drivemining le kazan kazanla kazandıracak kardeşi token envidatoken ile ve 11 token la  çevre koruma daha bir yaşama sürecekler bu daha başlangıç dahası ise ileriki yıllarda yerlerde şehir içlerinde 30 cm dağlarda 10 cm buzullarda 5 cm biriken co2 gazları ve daha sonrası hava katmanlara zara verecek tehlikeleri blokzinçiri sayesinde duyarlı şöför arkadaşlara ve evlere takılan modelleriyle uyarıcı sinyaller sayesinde o bölgelerde biriken gazlar uyarı olarak iletip daha çok ilerde dediğimiz göz açıp kapanasıya gelen güneş ve evrenden gelecek tehlikeleri önlemek dünya çöl olmadan şimdi kara sizin dünya birilerinin yapılması nasıl yapılması beklemeden her insanlık kazan kazanla elini taşın altına koyması şu zamanda başka dünyanız yok ama dünyanın dünyası var 7.5 milyardan beri yeniledi kendisini zaman ise verilen akıl içindeki kendimizi yenilemek her uyarı 2 mt kare blok zinciri içinde biz önlemi alırsak dünya atmosferi hava katmanlar bize yardım ederek daha tehlikeli afetleri yok ederek bize yaşam için zaman verecek..

selcuk uysal çoban saklı şifa
 İŞLER VE KARMAKARIŞIK DÜZEN GÖSTERİLEN İLLÜZYON YANLIŞ DEĞERLENDİRMELER İLE AKIL KARIŞIK

 

24 11 2021 zamanlar içinde durdurulamaz ekonomi bilerek kasti işler işlemler ve içimlerinden ne konuşması der konuşan adamlar karaciğer panik ataklarla konuşup konuş olduğu anlamayan ve kendisi de bilip bilmeden konuşan gerçeği yansıtmayan konuştum adam oldum sanan ve birilerine birilerin gölgesinde gayesinde konuşan sonradan arkasını dönüp ne aldığını sayan bir konuşan adamlardan bahsedelim.

Dijital dünya geçmeden İzmir yolunda durdurulamaz yapıyı der demiştik kendim ettim kendim buldum der misali herkes de keyif der misali 24 11 2021 saat 13 45 bir petrole yanaşırım depoyu fuleliyeyim derim satış durdu der  pompa orada mazotta depoda bu günün dijital dünyasında o depo stoklarını göremiyorsalar yetkililer depolardaki (sadet zincirine) ne demekle başlamadan gündem değişen değiştirilen ve bu tarih bir gün öncesi  yol alış verişinde tezgahtar harici bir oradaki yetkili kasa ya sorar bu etiketteki Fiat artışı yanlış mi  der ve kasaya okutarak güncelleşir bir önceki Fiat 27,75  diğer etiket ise 49 95 üründe şaşırtıcı bir saç spreyi peki aradaki stok sadet zinciri değil midir artı gerisini sizlere bırakmaktayım.

Bir lokantaya durmakta olup bir çay söylerim çay gelir sohbet ederken işletme sahibine söylerim aynen şimdi petrol zam gelecek diye yakıt yok acaba yarın savaş mı var yoksa darbemi der işletmeci şaşırarak baka kalır yok yok her kes manifestosunu yazmakta oda kendilerine sadet zinciri kurmaktalar işletmeciye gene sorarım şimdi mazot 8 ,87  sabah mazot 3, 87 olsa ne olurdu bu (sadetler zinciri )ne hal olurlardı işletmeci aynen şunu söyler yağmurdan sakınırken dolu ile karşılaşırlardı hem de karpuz kadar büyüklüğünde bir daha yerlerinden kalmazlardı der işletmeci..

İşte dijital dünyadan korkanlar ne işler yaptığını bilmeyen konuşan adamlar gümden konuşması ile gündeme yer arayanlar neyin ne olduğunu bilmeyen konuştuğunu bile anlamayan insan topluluğu.

Coing veya token bunların ikisi sanal para ve projeler ,projeler olmadan sanal para birimi olmaz olmadığı gibide proje olmaz iç içe geçmiş hiç kaybolmayan “0 ile 1 arasında harflerden” oluşan sonsuz blok zinciridir..

Ortaya projeler konularak ve birkaç zenginin dünyaya ihtiyacı var olanı yapmamak için insanları bir şekilde esir esaret içinde yaşatmak ve cahil kurnaz fırsatçı piyonlar sergileyerek her türlü oyun sergilerler.

“ insan sağlığına ,evren araştırmasına ,insanlığa faydalı modelleri gerçekleştirmek dünyada devlet gözetimde projeler adım adım onaylandıkça toplanan coinğ ler token lar yatırım yapanlar blokta kayıtlı olup projeler genişledikçe ar-ge ler adım adım sahalarda sürüldükçe dünya da hak kılınan yaratan tarafından verilen akıl içindeki projeleri gerçekleştirmek için ve gerçekleşen”

Bazı kişileri rahatsız ettiğinden görseler de sadece arka perdede ön sahada kuklalarını oynatan ipe bağlanmış hayatı boyunca da bazı kişilerin gölgesinde yaşayan bu gelişen dünyada bunlara köle denmek bile az demire yapışmış sümüklü böcek desek te soğuğa bir den atılan ve büzüşen ve tedirginlikle salgısını atan ve bu akılla gezen kişiler ise bu biyoloji kavramında yeri olmayan yaratıklardır..

Öğrenmek öğretmek bilgiler yerine birilerin ayağına taş düşerken birileri ayağını taşa top gibi vurmak isterken canı acısa da oradaki taşın suçu ney akıl ise vuran dan..

Çok zengin olmak  çok çabuk zengin olmak değildir projeler gelecek vaat eden toplum ailesi aileleridir  blok zinciri bitcoing  bir toplama yeri olarak düşünürseniz diğer projeli tokenlar değer kalkınma hizmet alanında insanlığa en iyi hizmet için ve değerini arttırmak için ar-ge lerini genişleterek token değerini kaldırarak yaptığı projeler değer kazanarak (bitcoingin ) harcama değerlerinin bir panteri olarak ve bunların alış verişimde blok zincirindeki sayısal rakamlar altında algoritması bir yazılım programlar bir gelecek vaat eden bir sahibi olsa da zaman içinde toplum aile birliği olur ve projeler kim kimler projeyle kalkınmasına fayda edenler ise o projelerin sahibidir.

Toplam 6500 token vardır ve zaman geçtikçe çoğalırlar ve aralarından kimisi elenir ama gereken projeleri hızla gündeme gelirse eğer o token hamlesi olur bu da zamanlar elenen tokenlar da projelerini elden geçirerek zamanla oda zirvelere koşar.

Evet fırsatı fırsata çeviren ve proje almadan merkezi belli olmayan devlet ,devlet merkezine bağlı olmayan (borsa fırsat kuruluşlarının) fırsat bilip ve karıştıran karışık düzene hal sokan yatırımcıları da (ha bak gördünüz mü ) halesini gerçekleştiren cahil gözüküp kurnaz olan bir akıl dünyasında geriden gelen ayak izlerini silen karda yürüyüp izini belli etmeyen illüzyonla sayıyı büyültüp küçülen gerçek kâğıt üzerinde güçlü paraları talep ettirip kurlardan kazanan ve sonradan geleceğini düşünmeyen sanal akıllardan bahsedelim.

Bunalar hiç biri gelecekten “huzur ve doğruya az gayret etmeyip” sadece ve sadece ademden buyana gelen (Habil kabil) ile uzanan şan şöhret çıkar tarih ve felsefeleri ila birilerinin gayesinde ve gölgesinde yaşarlar tek kürekle hiçbir yere varamayan dünyasında olan insanlık ve fırsatçılık sizleri sadece oyalar.

Hiçbir nesil geri düzende erişemez huzur a yaşama yaşam kadar ölümde bir basamaktır “çıkın artık ” insanlık yaşam içinde ölümüne kadar bir sonrasına bırakacağı yaşam ar-ge si çalışma projeler var ise o sizleri “Habil kabil” dünyasından bir sonraki neslinizi huzur bir yaşama götürür yaşam içinde huzur umudu yaşadıkça kötü musibetler üremez ve çoğalmaz insanlık yaşam için ar-ge çalışması bitmez..

Yapılan her şeyi kötü görür” iyi bir teknolojinin” fırsatını yakalamak istemez projeler üretmez sadece kötü yazılım daha önceden algoritması yazılı kapalı göz banttı ile koşar bu da kışkırtıcı müsrifliği yer açar hep talep ettirilir o iyi bu iyi der dururlar talep ettirildikçe ithal durum getirir ve üretimler ve üretme akıl ar-ge ler sonuç getirmez  artık her şey bitmiş durum alır buda gelecekte daha çok girdap içine çekilir..

Bunun doğrusu ney derseniz yazılanları anlaması anlaşılması değişmeyen ise anlaşılması kolay olsa da  hala göz bant tının çıkarılmayışıdır bir başka faktör ise erdem olamayış doğruyu yazmaya kalsam da ila cümle eksikliği olsa da sonradan yazdıkları yazılanları daha iyi anlatımla yazılması benim için onur verirken bir başkaları ise o bilmiyor ben daha iyi biliyorum der Show sırası der kale fille atın arasında tek hamlede şah mat olurlar

Devamları başka bölümlerde blok zinciri içinde bir birine bağlıdır.. Çoban

selcuk uysal çoban saklı şifa 

 

MANİFESTO SEYİR DEFTERİ 10 06 2021

Yenilenen 18 11 2021

Çalıp oynayan manifestolar her manifesto zamanlar ve zamanlar içinde yerini alır inandırıcı inanmak içinde yer alan inanılan kısım ise her kesin menfaati ve çıkarı için inanır bu da küreksiz kayığa benzer ne nereye gideceği henüz belli olmasa da  kayı çeken şey ise  girdaptır. 

Sarıl sarılabildiği kadar hayal manifestolar boş geç akıllı dijital ve teknolojiyle bir adım önde ol güçlü olmak ise yenilenen dünya içindeki akıllı fırsatlardır (saraylar hamamlar sadece yaşam içinde illüzyondur) kayığı olup kürekleri olmayan ne nereye gidecek yön bulamazsın yaşam ölüm gibi. 
 

Toprakları her karışını ekin ve dikilecekleri dikin eğer yapmaz sanız bilin sadece hükümetlerden beklentileriniz olur  ve daha sonra toprağınızın hırsızı olursunuz ondan sadece çıkar dekler gıdalarınız en geç yarınlar varise şimdi ekmeyi 3 derken 5 yersiniz para da olsa ekmek bulamazsınız sadece ekmek mi  daha sonra şimdiden tamponlanan dış dünyasının gerçek gücü yok olduğu halde talep edilen sadece parasını yükseltir kendi halkı geçici refah yaşarken şimdiden battıklarını görmez ve diğer ülkelerde içeride kaos olmasın diye güçlü parayı yükselmesiyle birkaç milyar güçlü parayı kura göre bozdurarak iç borçlanmayı kapatarak dış dünya borçları yükselterek kaosun geçmesiyle iç maaş enflasyona göre arttırsalar da fiyatların ve göstermelik( güçlü paranın düşmesini illüzyon gösteriyle gözler doyansa) da daha tehlikenin başında olduğunuzu az bir zaman la anlayacak daha çok toprakların hırsızı olarak kalacaksınız şimdi sorun kendinize ülke hükümetlerimi suçlu yoksa yan (gelip Osman dan mı). 

Uyan bir karış toprağı olan. Dünyada var olan bilerek yok sayılan bilerek yok edilen kendi kendine çalıp oynayan kendi manifestosunu doldurup boşaltan varı yok edip varı varmış gibi gösterip yoklar içinde yazılan manifestolar hiç olmadık yerde bir ülkeyi parçalamak için din dil pazarlamacı devletler ir yerden pazarlar amaçları silah ilaç önce yardım ediyormuş gibi gösterir dağılan devletten almasa da kurdukları kendilerine çalışan kuruluşlar yanı NATO dedikleri bir silah pazarlama ya kolundan tahsil ederek kanlı paraya manifesto yazarlar ve bir yanda da ülkeler içinde ekonomi halkın alım gücünü zorlaştırarak o ülke kaos yer alır ve her türlü gıda satarak ayrı bir manifesto yazarlar  bu burada bitmez bir bahanelerle koruyamıyorsunuz tutamıyorsunuz yardım etmiyorsunuz kelimelerle geleceğe bir ülkeye gedik açan manifestolar. 

Manifesto daha tehlikeli daha çok geçmişte yaşadığımız 75 sent kasa ihtiyacı gelmiş diş dünyanın ülke içindeki şirketlere kefil olursa yardım ederiz hala şimdiden kulak çınlatmakta aynı geçmiş oyun manifestolar.
 

Hala uyanamazsan uyanmaz isen daha sonrada maaş yerine devlet tahvilleriyle dışarıdan ithal edilen kişiyle kişilerle düzü çıkacak zannedilen ve son kaoslar erken gelen seçimler dış dünyanın istemiş olduğu kişiler geldiğinde ülke düzlüğe çıkmakta iken gene ters düşen dik dururken gene istila edemeyen dış dünyanın girdap manifestosuna düşen halk. 

Hala uyanamayışı (toprağını hırsızı ve yan gel Osman dan ve bedavadan karlı iş yapıyorum) diye sol eliyle verip sağ eliyle alan haramı çok iyi bildiği halde hala nefis içinde boğulan hala var yok olduğu halde başkalarını güçlü gören ve parasına talep ettikçe kendi çukurunu kazmak olmuyor mu bu da yırttık donla kendi manifestosunu yazmak değilse ne olabilir. 

Halk ve halkını yok etmekle yoku var edip kendini küreksiz bir kayıkla nereye gide bilir sadece girdap içinde sadece kendini yok edebilir pazarlamacı devletlerin sonu çok yakındır arkadan başka ülke onun arkasında başka ülkeler. 

Bu yaşam yaşamak ve uyku ,ölüm gibi bu toplum ve toplumlar aynı gemide birlikte kürek çekmekle var olur var olursa kendine ve topluma birlikte yazmış ve yazılmış manifestoyla yaşam içinde yer alır 

“Bazen düşünüyorum yaratan insan ırkını çok sevdiği” için insanlığa kimsenin ulaşamayacağı evren içinde dünya yarattı bura da yaşayın evren içinde her yaşamda içinizdeki nefsi atamıyorsunuz hep Habil kabil etmektesiniz yaşam içinde yaşayın ve sonra gerçek yaşama dönersiniz yaşamak yaşam ve ölüm sonrası gibi sorgularım kendinizi manifesto yazılır (acaba) “başka boyuttan bu yaşam boyutundan gelmesini isteyen başka, başka boyutlar mı var ) bu gerçek var oluş nimet hikmetlere yetinmeyen doyumsuz bu insanlık ve insanoğlu olamaz. 

saklı şifa sırlar kitabin dan daha önce hatırlatıp sonradan dünyadaki manifestolar yazılar bölümünden kısa alıntılar


selcuk uysal çoban saklı şifa

  https://www.sakli-sifa.com

 

TEKNOLOJİ HATIRLATIR GEÇMİŞLERİ (YOK ÖYLE PARA KİMDE YAZILIM ORDA) DEĞİL GEÇMİŞTEN GELEN YAZILAR YAZILMIŞ HATIRLATILMIŞ GEÇMİŞLERİ SORGULAMANIZ SORMANIZ YETERLİ

"9 önce ve 5 yıl öncede şimdiki yılda yazıldı hatırlatıldı anlamak için kayın olmak gerekmez sadece verilen ve yaratılışta verilen akıl sorgulamıyorsa burada yaratılışı insanlığı suçlamamak gerek." 


Teknoloji hatırlatır geçmişleri (yok öyle para kimde yazılım orda) değil geçmişten gelen yazılar yazılmış hatırlatılmış blok zincirine geçmişleri sormanız yeterli

21 09 2021

Alın size geçmişten

Bilin görseller bir gün hayal olacak okunmayan il gazeteleri gibi içinde sadece devlet reklamına çalışan eşit pay alalım diye uğraşanlar bir gün basınlarınız da susacak susma devlet tarafın dan muhalefet tarafından değil global dünya teknolojileriyle sizler VATAN BAYRAK varken ne bu telaş devleti halkıyla yok etmek.. Bunu kayıt edin okursunuz.. Yok edebilmek için çabanızı.

Not: “Birinde alışkanlık gazete biri okurken biri etraftan gazeteye bakmak spor bahis bulmaca magazin birinde ise herkesin elinde duvarları görmeden yürümek.

Bir birleriyle günlenecek genleşecek ve magazin reklam kokan yalan haber yerine, birileri birilerine yalan haberler fenomen toplumu ilgisi bulacak dijital asra hoş geldiniz güne merhaba” Dünya toplumu karışık halde yalan oldu yaşam der..

20 09 2019 dan

Bir ülke vatan bayrak halkı için bağımsızlık için dış dünyaya dik duruyor ise dünyada var gücüyle bütün okları çeker esir be esaret içinde yaşamanız için her türlü oyuna girer hatta içten ajanları tarafından yönetimi gerektiğinde fırsat bulduğunda ülkeyi parçalarla. .

Bir insan hiç bir kimseyi hiç bir yeri ve arkasına almadan vatan bayrağı halkı için bağımsızlık için var gücüyle tek başına mücadele ediyorsa bilin ki yanız değildir o vatan bayrak için halkı da arkasındadır.

Bu gün varsa yaşamınız sağlığınız yerindeyse kahvaltınız hemen hemen dünküne yakında olsa şükür edebilmek..

Her aldığınız her bir lokmasını aç insanları düşünerek yeniyor ise ayıracak her lokma bereketlerle dolacak bunları yerine ulaştırmak ise ahlakı helal lokma her halkına yedirmek olacak.

Bil ki o zaman dışarı çıktığında onların istemiş oldukları gibi esir esaret içinde yaşamayacaksın..

Esir esaretten kurtulmuş bağımsız özgürce yaratanı "ilkelerinde bağımsız" olarak yaşayacak yaşatılacak sın..

Her ne olursan ol ki her dinden her ırktan her renkten insan her dilden farklı yaratması akıl şuurun erdemli tartışıp konuşması için ve bir enerji kaynağı üretmesi için yanız kaldığında basiret kalp gözü açılması ve hissedebilecek eden verdi işlev görmesi içinde iyi enerji ruh verdi.. Güncellemek içinde doğuş batış verdi..

Şunu da bilin ki yaratan evrende gelecek karanlık tehlikeyi korumak için insanoğlunu bu dünyayı evren ve galaksi den gelecek tehlikeler için bu mavi gezegeni yarattı..

Senin ne nereden geldiğin yeri bilemediğin gibi aradan zaman sonra rüyayı ortadan hatırladığın gibi sana akıl şuur sundu..

Bilin ki insan araştırma kısa zamanda 10 bin yılı gösteriyorsa eğer sizin bu düşüncelerinize bir yenisi ekleniyorsa bu gün buldum buldum la yol alıyorsanız daha yeni doğmuş bebek gibisiniz ta ki akıl şuur yerini alasıya kadar..

Hala var olan güçlü enerjiyi keşfedemiyorsanız da bilin nefis çıkar benlik yalan ile içinizdeki madeleşmemiş şeytanı hareket ettirmektir.

Hareket ettirmek ise gene geri dönüşüm kötü enerjiyle yeni bir sürüm ile karanlık enerjide içindeki şeytanı hareketlendir men ise gene şeytanı dürtme işidir..Akıllı şuurlu düşünmek ise akıl ve ahlaktır...

saklı şifa sırlar kitabin dan karanlıkta kaybolan bölümünden kısa alıntılar selcuk uysal çoban saklı şifa

21 09 2019

Her kes tartışır ama hep uzatılır. Nedense kararlar alınırken hükumette yerel yönetimde hatta aile meclisinde istişare edilip kararlar istikrar istikrar için bu kadar önemli şeyin altına kayıt imza atılıyor ise kimin haklı kimin haksız olduğu bir belgesi olmuyor ise her kes bir kafadan geliyor gidiyor ise haklı haksızı eşit tartışmalara kanaat getiremiyorsanız bilin kandırılmış kanmış karmakarışık ortam çıkarıyorsanız bilin ne hükumet nede yerel yönetimlerle ve görsel yayınlar kaos karmaşaya sarı keçi kara keçi inadına inatçılıkla ve bu duruma malzeme olmuş yasam savaşında mücadele eden hâksiz ve haksızlığa net cevap vererek haklıyı haksızı aralık aralıklar göremiyorsanız benlik çıkar nefis ve gelecek zamanda kendi çıkarını ve işlemi gelecek zamanlara yer yapmak ve oradan çıkacak bu devleti rihter ölçümü 9.9 son ken 10 depremde bir sallantıya hazırlamak değil mi.. Bu dünya yalan blöf sallamakla geçmekte.

Ortam şeffaf bir ortamda iyi polis kötü polis rol sahneleriyle şimdiden şimdi yıkmak sonradan devlet temeline zemini zayıf temel yerleştirmek değil mi sizce..

Ne kadar basit devlet yönetimi illa yönetimi devirmek değil mi..O gidip bu gelme geçmiş 79 yıl hiç mi ders alınmadı...

Şimdi çocuklar gibi sevinmek ne.. İlla bu balı tattık bu tadı tekrar dış dünyanın emirleriyle tadın tekrar tadalım ne evini yıkmak toprağını parçalamak ne..

Bu bir takla devam edecek sizlerin görev bitimi sonrası başka işleriniz olmayışı aslı temeli yerinden oynatma yetiştirilmiş ajanlar dışa bağlı ofis boylar olmuyor mu bu ne lahana turşusu olmuş raflara kaldırılmış kandırmaya kandırılmaya meyil oluşunuz vatan bayrak halka hainliği değil mi.. Devamları sırlar kitabin da..

saklı şifa sırlar kitabin dan çıkarlara göre fırsatlar adaleti değil mi bölümünden kısa alıntılar

20 09 2021

Verilen nimet hikmetler bir birileri tarafından öteleniyorsa eğer yerlere yağ dökülmüş kaymak kaydırılmamak korkusu için de sadece nefsini düşünen kişilerdir halk toplum bir birileri tarafından 100 yıllardan beri ayakları kaydırılıyorsa eğer hala uyanamayan çocuk gibidir sadece beşikte masalla avunurlar..

21 09 2017

Her şey hatırlatılmış.. Sadece Tevekkül.. Temizlik ,korunmak, size yaşam gücü için verilmiş kalkanlarınızı koruyun koruduğunuz kadar, işte bir gün gelir biz neler yaptık ki dünya ve yaşan alanımız bu oldu dersiniz.

Geçmişten notlar yıl 2017 Ne mi düşülmüyorsun 1 /2..

Tarih 26 08 2017

Kitapların okuyarak anlasalardı, Her kim şer işlemiş ise, şer başından eksik olmayacak.. Her kim hayır işlemiş ise hayır ve bereketli günleri olacak.. Gelen kitapların içinde ,ve son kitapta ,okuyup anlamış olsalardı.. Kitapların içindeki ayetlere gerek kalmayacaktı..

Haram.. İnsan ruhuna ,bedenine kendine ve başkasına zarar veriyorsa ...Helal ..İse kim insan ruhuna kendisine, ve başkasına faydalı sağlık veriyorsa...Hikmet ve nimetlerden fayda görecek..

Terazi hassas karanlık dünyaya geçişinde, aydınlık istiyorsan eğer ,bırakacağın dünyaya yaptıklarına dikkat et..

Okuyup anlamasalar bile...

Kendine batıracağı ve acıyı hissettiği gibi, "Anlaya bilseydi" bir başkasının da acıyı hissettiğini anlardı...

Sevdiğini kaybettiği acıyı hissettiği gibi "Anlaya bilseydi ",bir başkasının sevdiğini kaybettiğini acıyı anlaya bilirdi...

Anlaya bilmek için acıyı hissetmek mi lazım, Hissede bilmek için bir şeyler mi kaybetmek lazım...

İnsanoğlu olduğunu bilseydi Kendini anlaya bilseydi bunlara hiç gerek yoktu...

Bunları bir arada tutsaydı "nefsine hakim olup", maske takmış şeytanları yok edecekti..

Yarını olmayan dünyada ,yarınki zamana geçenler, gene aynı kasnak gibi kasnaklar dönecek.. Kim ,Kime...

Şunu bilin ki her şey akıl içinde yaşamınız yerleştirilmiş ve her şey hatırlatılmış.. Sadece Tevekkül.. Temizlik ,korunmak, size yaşam gücü için verilmiş kalkanlarınızı koruyun koruduğunuz kadar, işte bir gün gelir biz neler yaptık ki dünya ve yaşan alanımız bu oldu dersiniz hep bir şey yapalım derken yanlışlar zincirine girer ve labirentten kutulanamaz insanlık evet okumaz sorgulamaz bir sonraki güne kendini hazırlamaz.

Çoban oturmuş hesap yapar, hep yanlış çıkar...Emmi ne yaparsın...Hesap yaparım her gün yaptım yanlış çıktı....Bu günkü hesabın nasıl çıktı...Bu gün " Tevekkülle sağlamasını " yaptım ...Eeee...Şimdi doğru çıkar...

Ne düşünüyorsun 1..

Tarih 25 08 2017

Sağlık varsa para yok misali...Her gün yıldızlar kayıyor.. İnsanoğlu maske takmış şeytanlardan geçilmiyor.. Yardımcı ne ,ne kadar olacaksın...Bilselerdi Tevekkülü bilirlerdi "helali ve şükür ü" .kurtulurlardı ebediyi cehennemden...Sen kaç kişiye şifa verecek.. Hiç...ben kaç kişiye şifa verecek ..hiç..

Hap yap kara kazan misali ,maskeler takılacak, oyunlar tekrar oynanacak sonradan pardon la geçilecek...Bilselerdi yarını olmayan dünyada işlerini bırakmazlardı yarına, bu günden tevekkül etselerdi ,bir bardak suya, bir güzel söze ,bir hatır sormaya ,bilirlerdi ,yarınlara şifalı günler olacağını.. Yarına bak kim yalanı bırakacak...HER KES BEN BEN BEN.. Benlikten öte gidilmeyecek..

Evet sıra ile hastalık virüsler ortaya çıkarak çıkartılarak daha sonra arabanıza yakıt aldığınız enerji gibi vücuttaki kanı devam ettiren bölüm ise artık her türlü dışarıdan gelecek tüm virüslerle önce alerji sonradan şiddetli kaşıntılar yüz şişmeleri beden sağlam ise yola zayıf ise yetmezlik işte insan ,insan olma ne nerede bir sor gelecekte..

Ya sonra..

selcuk uysal çoban saklı şifa 

 

NEDEN DÜŞERİZ İNSANLIK OLMAK VEYA OLMAMAK İNSANLIKTAN BERİ GELEN FISILTI

Kulağına gele fısıltıdan korkma gelen fısıltılar sadece korkuları yıkmak için çırpılmışları ve kaçarken ayak sesleridir.

İnsanoğlu bir günde iki hamle yapar zamanlar için de vakitlerde bir birine çakışmayan sözlerle ifade eder kısa yolu tercih eder “sen kaybedince ben demiştim” diye vakit zamanlarında yaşar yarısı da “sen kazanınca ben zaten biliyordum” diye yaşamaya devam eder..

İşte ondan ki Kulağına gele fısıltıdan korkma gelen fısıltılar sadece korkuları seni yıkmak için çırpılmışlarıdır.

Yaşam savaşını kazanan her zaman en güçlü yada en hızlı olan değildir er yada geç kazanan kişi kazanabileceğini önceden düşünen kişidir başarı ise istenmediği yere gelmez saklanmış anahtarı bulmak en kısa yolu ise "yaratanın doğruluk ve ilkeleridir" o her kapıyı açar.

Bilin ki bildiğin biliyorsunuz dünya her zaman güneşli ve gök kuşaklı değildir.

Senin nasıl düşündüğün insanlığın umurunda değil beden içinde maddeleşmemiş iblis sana diz çöktürecek ve eğer ona izin verirsen seni orada tutacak.

Sen ben yada hiç kimse yaşam ve yaşamın hayat kadar sert vuramaz fakat önemli olan hayatın sana nasıl vurduğu değildir.

Önemli olan senin aldığın yaşam darbeler ,darbelere karşı ilerleyebilmektir ne kadar darbe aldığın ve yaşamda ilerleyebilmendir her seferi bir tecrübedir.

İşte böyle kazanan olursun acı geçicidir acı bir dakika, bir gün hatta bir yıl sürebilir fakat acı sonunda dinecektir ve yerini bir başka bir şey acının yerini alacaktır.

Bilin ki eğer vazgeçersen bu sonsuza kadar sürer çok küçük bir hata demek istediğim yarım adım erken ,ya da geç attığında başarımıyım başaramam çelişkiler yerini alır ama inancınla imanınla kendi güveninle başaramayabilirsin “yarım saniye yavaş ya da hızlı tereddüt ise başarıyı yakalayamazsın” içindeki enderindeki korkusuzluğu elde edişin yetişmişliğin santimetreler bize etraftaki “hak hakikat ilkeler ve adalet ” her şeyde gerekli oluşu ise cehennemden kurtuluşundur.

İşte yaşam hayalindeki “bir hayalin var” ve onu koruman gerek insanlar bir şeyi “yapamayacağında sana da yapamayacağını” söylerler kulağına fısıldarlar, eğer bir şeyi istersen “hak hakikat ve adaletle” al bu kadar basit “tevekkül de” sakın hata yaparım yapmaktan ve korkma içindeki doğruluğun hak hakikat yolunu açar.

Şunu da bil ki gelecek vakitlerde senin için yapılacak işler hayırlı değilse her zaman kazanamazsın “o bil ki yerli yerine koyandır” fakat yenilgilerin kararlarını değiştiremezsin farklı bir şey yaparak yeniler her defasında yapabileceğine inanmalısın olabileceğini söylese de olamayacağını söylese de genellikle geleceğin neslin için “o “ haklıdır zaman vakit geldi mi "ol der"

İnsan oğlu yaşamları değişiktir kimileri dünya malına tapar kimileri sema yolunda ilkeleriyle doğru yolda yürür çünkü bu bir terazidir diğer yaşamlar ağır bassa da “nefsin başkaları” gibi havalı olmak istediğin kadar istemiyorsun isterse bazen de başaramama korkusuyla ” uyumak istediğin” kadar başarmak istemiyorsun (en derindeki korkularımız aslı ise zayıf değildirler en derindeki korkularımız gücümüzün ötesindedir) işte bu yol başarı yolun başlangıcıdır.

Bak yarın gene güneş insanlığa eşit düşecek kararı sen verse de iyi kötü oluşunu insanın elinde olacak kararları ne kadar sen versen de yaşam sağlığını kaderin belirleyecek kader yolu ise inancın imanın tevekkülün doğruluk ilkelerin elinde olacak.

Bu bizim ışığımızdır bizi korkutan karanlığımız değildir derine inmelisin ve kendine sormalısın kim olmak istiyorsun sen neyin mutlu ettiğini kendinde bulmalısın diğer insanların kulağına derince ses gelmesinin bir önemi yok bir tercih yap, sadece karar ver.

Ne olacaksın kim olacaksın ,bunu nasıl yapacaksın neden olmasın neden hayatta her şeyin en iyisini yapmayayım ben bir neden görmüyorum neden, neden yapamam la (bir birilerin sayesi aramak) yerine neden "senin kendi sayende" olmasın başkalarından fazla "ilke" gücün var "o sana" yeter..

Önemli olan yaşamda dedik senin ne kadar sert vurduğun değil, önemli olan nasıl vurulduğun ve buna karşı ilerleye bilmendir geçmişi hatırlaya bilmen ve bilmektir her seferinde tecrübedir.

Ayağa kalk ve asla pes etme burada kalabilir ve kendimizi harcatabiliriz harcatabilirsin ya da savaşarak ışığa ve sağlığa geri dönersin imanla, hakla, adaletle cehennemden tırmanarak çıkabiliriz çıkabilirsin her seferinde bir santim tırmanarak her an tecrübeyle her an mümkün.

İşte ondan gene başarının başlama çekirdeğindesin noktası ve hedefin işaretidir galaksi içinde güneş sistenim de tüm canlılara eşit doğacak güneş..

Bil evren içinde milyarlarca galaksiler vardır bilinmeyen bilinemeyen evrende gök kubbelerde galaksiler gibi evrenler de olabilir ondan ki insanlık evrenler içinde gözle görünemeyen canlı varlıklar ise büyüklük veya küçüklük ve ya zenginlik fakirlik daha si ise güçlü güçsüz bil ki senle eşit sayılır üstünlük ise iman ve inançtır “o sana” yeter manevi üstünlük sayılır ve ki yazılmayan nasip rızık “o ışık” doğuşu da kapına gelen de “o “göndermiş tır yarınlara zamanlara ve vakit ise güneşin ilk düştüğü eşit düştüğü insanlığa ve canlılar eşit düştüğü andır.

Ne olacaksın bunun için ne feda edeceksin yaşam dünyasında önce teraziyi görmelisin görmeyişin veya görmek istemeyişin ondan başarılı olamıyorsun çünkü yorulduğunda pes ediyorsun yaşam felsefeler var ” tarih ve matematiğin iyi değil” bu doğru çünkü sen hiç matematik tarih çalışmamışsın tarihte yaşanan aklı okumamışsın ve ezbere dalmış şiirde iyi değilim dersin  “çünkü daha önce hiç şiir yazmadın ezberleyerek hayat yaşamı kopyalamışsın ama (aslı ise doğuştan yeteneklisin “töre kültürün inancın tevekkülün “le sadece gizli yeteneğini) sadece anımsamak ve hatırlayarak çalışarak geliştirebilirsin sadece hatırlamak ve doğru yolda ilerlemek her adım sana verilmiş çekirdek içinde beyne yazılmış hayat şifrende. 

İnancınla eğer başkalarının yaşaması için bir şeyler yapmıyorsan, vaktini boşa harcıyorsun ve pes ediyorsun devam etmek için acıya katlan zaten acı çektin, zaten yıprandı bunun karşılığını al marifet birinciyi geçmek veya güçlüyü yenmek değil insanlığı görmek insanoğlunu görerek insanlık sonunda görecek hak hakikat ı anlayacak anlayarak acı dinecek.

Bil ki bilinmeli ki eğer senin için neyin değerli olduğunu “inancınla ve tevekkülünle” biliyorsan git ve onu al “yaratan” her zorluklara rağmen her kolaylığı açar istekli ve doğru yolda olman gerek ve hedeflerine ulaşamayacağın için hiç kimseyi suçlayamasın (her kes sayeler altında yaşatmak ister) ve (kin nefret ise kendini ateşe atmak gibidir ele alınmış kora benzer sadece kendini yakarsın) bu güne kadar yaptığın inançlarına sırt çevirmiş olursun.

İşte bunu korkaklar yapar ve sen korkak değilsin sen onlardan daha iyisin ve güçlüsün “her gün dolan iman şarjörlerin” var bir eksilmez her gün yeni bir gün her an yeni bir an öyleyse git ve onlara kim olduğunu göster imanla, hakla, hukukla, adaletle.

Şimdi ne yapacaksın çünkü sınırlar korkular gibidir sıklıkla sadece gördüğün bir illüzyon dur başarı iki elin avucu içinde, aklında ,kalp vicdan la doğru yolu bulmaktır semaya acılan ellerin sema ordusu içindir etrafın yer altı yer üstü doğun batın "Turan sema ordusuyla dolar"..

Çoban der ki.. Her türlü oyuna hazır sandıkta duran iman gücü şarjörler siyah ve beyaz inçiler gitse de imanla asılıdır, duvarda “Zülfikar ilmin bilimin keskin gücü”.

Tevekkülle inanır aldığı her nefes, borç olduğunu, insanoğlun nesli için vatan bayrak halkı için saklar (bilir birileri maske katmış şeytanlarla savaşır) çoban vereceği son nefesini fragmanı hiç olmamıştır hele şiir hiç bilmez, hikayeler hayatı boyunca dinlese de şu anda ensendeki bir son nefessi aslı gibi ürperirsin çobanın son destanında.

Çoban der ki ..Korkarsan başı beladan kurtulmaz ,gözlerin bağlanmış çözemezsin ipe vurulmuş ellerini esaret içinde kalır soyun oğuzların Cengizlerin Osmanlının son kurtuluş Atatürk’ün bırakılan toprakları gözleri bağlamış ezilirsin her değişik fikirlere kapılırsın pembe dünya dan çıkamazsın.

Çoban der ki Kuramazsın obanı, korkusuzca akmaz ise kanın dikemezsin al bayrağını, sonra ararsın vatanını düşünmüşün 65 yıl geçmiş atalarımın asil kanlarını ve gelecek neslimi düşünerek kazanmışım, “yer altındaki Turan sema ordusunu “asil kanı son kanda olsa bilirim ilk kan doğacağını ve dünyanın son kanı olacağını bilmezler bu vatana bu bayrağa mazlumları koruyacak dikilecek sancaklara “kefenle çıktığımızı” (gayri sonrasını şeytanı oyun kurucular ) düşünmesini ..

Çoban sadece selcuk uysal Çoban saklı şifa 

NEDEN DÜŞERİZ İNSANLIK OLMAK VEYA OLMAMAK İNSANLIKTAN BERİ GELEN FISILTI

Kulağına gele fısıltıdan korkma gelen fısıltılar sadece korkuları yıkmak için çırpılmışları ve kaçarken ayak sesleridir.

İnsanoğlu bir günde iki hamle yapar zamanlar için de vakitlerde bir birine çakışmayan sözlerle ifade eder kısa yolu tercih eder “sen kaybedince ben demiştim” diye vakit zamanlarında yaşar yarısı da “sen kazanınca ben zaten biliyordum” diye yaşamaya devam eder..

İşte ondan ki Kulağına gele fısıltıdan korkma gelen fısıltılar sadece korkuları seni yıkmak için çırpılmışlarıdır.

Yaşam savaşını kazanan her zaman en güçlü yada en hızlı olan değildir er yada geç kazanan kişi kazanabileceğini önceden düşünen kişidir başarı ise istenmediği yere gelmez saklanmış anahtarı bulmak en kısa yolu ise "yaratanın doğruluk ve ilkeleridir" o her kapıyı açar.

Bilin ki bildiğin biliyorsunuz dünya her zaman güneşli ve gök kuşaklı değildir.

Senin nasıl düşündüğün insanlığın umurunda değil beden içinde maddeleşmemiş iblis sana diz çöktürecek ve eğer ona izin verirsen seni orada tutacak esir esaret içinde yaşayan yaşatılan yaşattırılan gölgelerinde yaşayan beceriksiz yeteneği olmayan bozgunculardır.

Sen ben yada hiç kimse yaşam ve yaşamın hayat kadar sert vuramaz fakat önemli olan hayatın sana nasıl vurduğu değildir.

Önemli olan senin aldığın yaşam darbeler ,darbelere karşı ilerleyebilmektir ne kadar darbe aldığın ve yaşamda ilerleyebilmendir her seferi bir tecrübedir.

İşte böyle kazanan olursun acı geçicidir acı bir dakika, bir gün hatta bir yıl sürebilir fakat acı sonunda dinecektir ve yerini bir başka bir şey acının yerini alacaktır.

Bilin ki eğer vazgeçersen bu sonsuza kadar sürer çok küçük bir hata demek istediğim yarım adım erken ,ya da geç attığında başarımıyım başaramam çelişkiler yerini alır ama inancınla imanınla kendi güveninle başaramayabilirsin “yarım saniye yavaş ya da hızlı tereddüt ise başarıyı yakalayamazsın” içindeki enderindeki korkusuzluğu elde edişin yetişmişliğin santimetreler bize etraftaki “hak hakikat ilkeler ve adalet ” her şeyde gerekli oluşu ise cehennemden kurtuluşundur.

İşte yaşam hayalindeki “bir hayalin var” ve onu koruman gerek insanlar bir şeyi “yapamayacağında sana da yapamayacağını” söylerler kulağına fısıldarlar, eğer bir şeyi istersen “hak hakikat ve adaletle” al bu kadar basit “tevekkül de” sakın hata yaparım yapmaktan ve korkma içindeki doğruluğun hak hakikat yolunu açar.

Şunu da bil ki gelecek vakitlerde senin için yapılacak işler hayırlı değilse her zaman kazanamazsın “o bil ki yerli yerine koyandır” fakat yenilgilerin kararlarını değiştiremezsin farklı bir şey yaparak yeniler her defasında yapabileceğine inanmalısın olabileceğini söylese de olamayacağını söylese de genellikle geleceğin neslin için “o “ haklıdır zaman vakit geldi mi "ol der"

İnsan oğlu yaşamları değişiktir kimileri dünya malına tapar kimileri sema yolunda ilkeleriyle doğru yolda yürür çünkü bu bir terazidir diğer yaşamlar ağır bassa da “nefsin başkaları” gibi havalı olmak istediğin kadar istemiyorsun isterse bazen de başaramama korkusuyla ” uyumak istediğin” kadar başarmak istemiyorsun (en derindeki korkularımız aslı ise zayıf değildirler en derindeki korkularımız gücümüzün ötesindedir)

İşte bu yol başarı yolun başlangıcıdır kulaklara gelen fısıltı aldırma onlar sinsi sinsi yürürler başkalarını kölesi esareti altında ve gayeler altında ve de gölgesinde yaşarlar fısıltı içinde başarısızlık çığlıkları atarak gezerler.

Bil ki yarın gene güneş insanlığa eşit düşecek kararı sen verse de iyi kötü oluşunu insanın elinde olacak kararları ne kadar sen versen de yaşam sağlığını kaderin belirleyecek kader yolu ise inancın, imanın, tevekkülün ,doğruluk, niyet ,ahlak ilkelerin elinde olacak işte bu yol başarının anahtarı olacak.

Bu bizim ışığımızdır bizi korkutan karanlığımız değildir derine inmelisin ve kendine sormalısın kim olmak istiyorsun ,sen neyin mutlu ettiğini ,kendinde bulmalısın, diğer insanların kulağına derince ses gelmesinin bir önemi yok bir tercih yap, sadece karar ver.

Ne olacaksın kim olacaksın ,bunu nasıl yapacaksın neden olmasın neden hayatta her şeyin en iyisini insanlık için yapmayayım ben bir neden görmüyorum neden, neden yapamam la (bir birilerin sayesi aramak) yerine neden "senin kendi sayende" olmasın başkalarından fazla "ilke ve ilklere " gücün var "o sana" yeter.

Bil ki fısıltılar yabancılaşmış ötekilerdir hiçbir zaman başarıya ulaşamamış çocuklukları karmaşık dünyadan geldiklerinde kendini ve toplumunu benimsemez bilmez okumamış bilgi edinmemiş ve dünyaları yalan söyleyerek yaşamışlıklarıdır yalan söylemekle çıplak kralı oynarlar.

Önemli olan yaşamda dedik senin ne kadar sert vurduğun değil, önemli olan nasıl vurulduğun ve buna karşı ilerleye bilmendir geçmişi hatırlaya bilmen ve bilmektir her seferinde tecrübedir.

Ayağa kalk ve asla pes etme burada kalabilir ve kendimizi harcatabiliriz harcatabilirsin ya da savaşarak ışığa ve sağlığa geri dönersin imanla, hakla, adaletle cehennemden tırmanarak çıkabiliriz çıkabilirsin çıkabilirsiniz her seferinde bir santim tırmanarak her an tecrübeyle her an mümkün.

İşte ondan gene başarının başlama çekirdeğindesin noktası ve hedefin işaretidir galaksi içinde güneş sistenim de tüm canlılara eşit doğacak güneş..

Bil evren içinde milyarlarca galaksiler vardır bilinmeyen bilinemeyen evrende gök kubbelerde galaksiler gibi evrenler de olabilir ondan ki insanlık evrenler içinde gözle görünemeyen canlı varlıklar ise büyüklük veya küçüklük ve ya zenginlik fakirlik daha si ise güçlü güçsüz bil ki senle eşit sayılır üstünlük ise iman ve inançtır “o sana” yeter manevi üstünlük sayılır ve ki yazılmayan nasip rızık “o ışık” doğuşu da kapına gelen de “o “göndermiş tır yarınlara zamanlara ve vakit ise güneşin ilk düştüğü eşit düştüğü insanlığa ve canlılar eşit düştüğü andır.

Ne olacaksın bunun için ne feda edeceksin yaşam dünyasında önce teraziyi görmelisin görmeyişin veya görmek istemeyişin ondan başarılı olamıyorsun dur çünkü yorulduğunda pes ediyorsun yaşam felsefeler var ” tarih ve matematiğin iyi değil” bu doğru çünkü sen hiç matematik tarih çalışmamışsın tarihte yaşanan aklı okumamışsın ve ezbere dalmış şiirde iyi değilim dersin  “çünkü daha önce hiç şiir yazmadın ezberleyerek hayat yaşamı kopyalamışsın ama (aslı ise doğuştan yeteneklisin “töre kültürün inancın tevekkülün “le sadece gizli yeteneğini) sadece anımsamak ve hatırlayarak çalışarak geliştirebilirsin sadece hatırlamak ve doğru yolda ilerlemek her adım sana verilmiş çekirdek içinde beyne yazılmış hayat şifrende.

İnancınla eğer başkalarının yaşaması için bir şeyler yapmıyorsan, vaktini boşa harcıyorsun ve pes ediyorsun devam etmek için acıya katlan zaten acı çektin, zaten yıprandı bunun karşılığını al marifet birinciyi geçmek veya güçlüyü yenmek değil insanlığı görmek insanoğlunu görerek insanlık sonunda görecek hak hakikat ı anlayacak anlayarak acı dinecek.

Bil ki bilinmeli ki eğer senin için neyin değerli olduğunu “inancınla ve tevekkülünle” biliyorsan git ve onu al “yaratan” her zorluklara rağmen her kolaylığı açar istekli ve doğru yolda olman gerek ve hedeflerine ulaşamayacağın için hiç kimseyi suçlayamasın (her kes sayeler altında yaşatmak ister) ve (kin nefret ise kendini ateşe atmak gibidir ele alınmış kora benzer sadece kendini yakarsın yakarlar ) bu güne kadar yaptığın inançlarına işlerine sırt çevirmiş olursun.

İşte bunu korkaklar yapar ve sen korkak değilsin sen onlardan daha iyisin ve güçlüsün “her gün dolan iman şarjörlerin” var bir eksilmez her gün yeni bir gün her an yeni bir an öyleyse git ve onlara kim olduğunu göster imanla, hakla, hukukla, adaletle.

Sen bu yola adım attın doğru doğruları buldun manevi cesaretin iman ve hak hakikatler yolunda ilerliyorsun yeter ki inandığın inanmak başardığını başarmakla o sana yeter başarmak istediğini başardın her şey ortada fısıltılar “s 9 lar gibi öter dururlar”

Fısıltılar sadece başarını yıkmakla sinsi sinsi yürürler “başardığını sergilemek” İse tekrar sinsiler başka yola baş vururlar bunlar sadece köle esaret başkalarını gölgesinde yaşarlar ve de kimileri de konuşan adamlar vardır yaptığı işlerden konuştuğu, anlattığı, yaptığı işlerinden aldığı işleri inandığı için yapmaz onlar nefise bakar ve beğenme beğendirme yolunda ilerler işte burada bir şer vardır bakarsın şer hayır çıkmış hayır şer e dönüşür aynı iyi dediğin kötü kötü dediğin iyi her ikisinde de hayır şer iyi kötü vardır..

“Dünyayı değiştireceksen önce kendinden başlamak gerek korku bir illüzyondur, sana sadece gizlenmiş görüntüleri beyne işlerler sonradan korkuturlar, bilirsen eğer, korkunun korkusu korkusuzluk bilirsin, cesareti varsa eğer tattırırsın özgürlük nesline zaferi o da sende var.

Kaptan dalgalı denizde belli olur. Ve kimse dalgalarla ilgilenmez. Gemiyi limana gelip gelmemesiyle ilgilenirler. Hayatınızda da dalgalar olabilir. Her şeye rağmen ilime, bilime ulaşmaktır  “Hayallerinize ulaşın.

Saklı şifa sırlar kitabin dan Ben biliyordun, nasıl düşeriz ,korkular ,başarma başarısızlık oyunları, illüzyon, kem küm diyenlerden uzak dur o yolu şaşırtır şaşırt tırır onlar sadece nefse çalışır bölümlerinden kısa alıntılar selcuk uysal çoban saklı şifa

KÂR SATILAN KULLANILAN EK DEĞER DİR VE KER İSE “KÜVET KUDRET” DİR 

İnsanlık adına doğru adımla atılan ve şimdiki zaman gelecek zamanlarda böyle ağır yük ar-ge çalışmasına işletme kurumlar baş edemiyorsa ar-ge projeyi icraatlarına da elle tutulan gözle görünen bir sistem ortaya sergilenmiş ise böyle projede çalışanların düşüncelerine insanlık el atmış ise ve de katkı sağlamışlar ise gelecekte kısa zamanda doğru atılan iyi niyetle yola çıkılan ve bu yolda yükü taşıyanlara omuzlayanlar küçük büyük hak hakkı gelir olarak dağıtılıyorsa o insanlık için helaldir ve de devam etmesi içinde yeni projelere adım atmaya devam edilirse de insan yaşamına sağlığına kâr (satılan kullanılan ek değer )dir ve ker ise “Küvet kudret” dir

İşte burada sağlık varsa para yok zihniyeti kalkar evren içindeki hastalığa sebep olanları yok eder içte hasta olup çare aramak değil çareyi insanlık ilk adımla başlar. 

”Başkasının hakkı hakkını benimmiş gibi gösterenler ve hakkı olmadığı halde hak ibda edenler kar edip hakkı ve hakları hak etmiş gibi gösteren kar edenler şahıs toplum” haram” işler” vicdanı rahat olamaz sadece kendini yakar ve hiç huzur bulamaz hiç beklemediği gün helalleşse de o hakkı hakikatliyi şahız ve toplumu bulamaz .

Ondan ki bu kadar yükü taşıyamaz iseniz kervanlara yüklediğiniz yükleri hafifletin hak ve hakikatleri sahiplerine geri verin ki hak hakları işte o zaman şahız ve toplum nesiller boyu kervanıyla “helal” yola yol alır.

Çoban söylemiyor yaşadığı yaşam hayatı içinde söylüyor hak ve hakikatleri zaman için de bazen çoğalsa da  bazen de yok edicidir can bedenin be olduğu gibi.

İşte orada "yaratanın ilkeleriyle" “kâr ve ker” vardır..  

sırlar kitabi %100 olan geri kalan %75 yaşam devam eder bölümünden kısa alıntılar

Selcuk uysal çoban saklı şifa 

SENİN OLMAYAN HER ŞEY BEN VE BENİM DEMEK BENİMMİŞ GİBİ KULLANMAK SİZCE NE OLABİLİR

”Başkasının hakkı hakkını benimmiş gibi gösterenler ve hakkı olmadığı halde hak ibda edenler kar edip hakkı ve hakları hak etmiş gibi gösteren kar edenler şahıs toplum haram işler” vicdanı rahat olamaz sadece kendini yakar ve hiç huzur bulamaz hiç beklemediği gün helalleşse de o hakkı hakikatliyi şahız ve toplumu bulamaz .

Bu kadar yükü taşıyamaz iseniz kervanlara yüklediğiniz yükleri hafifletin hak ve hakikatleri sahiplerine geri verin hak hakları işte o zaman şahız ve toplum nesiller boyu kervanıyla yol alır.

Çoban söylemiyor Hak ve hakikatleri zaman için de bazen çoğalsa da  bazen de yok edicidir can bedenin be olduğu gibi.

Yaşam için tüm çabanızı harcadınız şansınızı denediniz “BİR DE BEDENİNİZİ TANIYIN “ işte o zaman yaşam şansınız bakış acınız %100 olmasa da %75 ile yaşama devam edersiniz.

"Sahibi saklı şifa çoban blok zinciri Merkez istasyonlar sorgun Yozgat, Silifke ,Anamur ,Alanya ,Muğla Ula, Mudanya Trilye, global dünyada ise “Nesli ve soyu Berlin Drive Mining envidatoken dır”

Yaşamı boyunca inandığı şey 55 sene yaratanın ilkeler yolundan ayrılmadan insan ruhuna bedenine zarar vermeden vermiş olduğu ilim bilim yaşarken öğrenmek nimet ve hikmetler den yararlanmak ve korumak ŞÜKÜR etmektir internet yayını 2013 Metal yaşı 1956 dır "

Diğer saklı şifalar diğerleri Karanlık Başarısızlık korkusu yaşayanlar nefsine dünya malına gömülmüşlerdir “saklı şifa hiçbir zaman ürün yapmaz satmaz bilgi için yaşam ve yaşamından sonrada geride bırakılmış yazılımlar yüklenmiş kayıtlar zamana göre kayda geçer yeni yazılımlar devam eder ve edecek sadece bilgidir”

Neden ürün yapmaz her insanın beden ve çildi değişiktir ve kıtalar arası da değişir örneğin bir krem içindeki maddeler ve içinde % 30 gerçek yağı olan ve ya şampuan her beden için değişkendir.

Ürün kazanında hiçbir zaman sabit ph bulunamazken (sıvı akıcı her zaman yer değiştiren partikül sabitleyemezken kazan içinde maddelerin mikroskobik parçacıklarına dönüşürken ) ph hiçbir zaman sabitlenmez ,olması gereke ise özel sipariş şekliyle olur çoban gene satış ve yağ yapmaz bilgilerle öğretip kendilerinin yapmasını ister.

Yapsa da satışı hazırdır bu güne kadar 9 yıl dan beri siteyi ziyaret eden her teknoloji gibi site girişleri kayıt eder 3 sitede toplam 20 milyon ziyaretçi (kayıplar ip a lar) var olmasına rağmen ziyaretçi hakları korumak vardır ve aynı zamanda blok zincirinde kayıtlar tutulur ister istemez blok zinciri silinemez.

Ufak bir yazılımla 20 milyon ziyaretçiye ulaşılır bu da “hakka tecavüz sayar çoban” öyle fırsatçı fırsat arayanlar var ki ellerindeki (sitelere ziyaret ip ları satan ) bile var her site ziyaret ettiğiniz reklamları ip numaranıza yapışır bu nu siler ama virüsleri de sonradan siler ama onlar böyle zamanlarda fırsat arar ararlar ip numarası ellerinde kayıtlıdır onlar karanlık dünyalarında başarısızlık korkusuyla yaşar yaşatır yaşayanlar hep saldırır saldırgandır.

Projeler ar-ge geliştiremez var olan içlerindeki enerjiyi kötü amaçlara kullanırlar çünkü yaşam hayatlarını düşüne bilme kabiliyetleri yok olmuşluğudur.

“Sadece yürü ilkeler seni doğru yola götürür yoluna engellerde çıkar (onlardan sakın) rabbime sığın onları bir sebeple bertaraf eder”

"Yaratanın Hak kıldığı her dinden ne olursan ol tüm hastalıkları yenmek dua sevgidir aynı zamanda bu bir ibadettir ve evrendeki dengeyi yakalamak hasta olup çare aramak değil ,hastalığa sebep olan virüsleri yok etmek ,çaresi ise yaratılışta verilen beden içindeki yok edici temelleri (yani bağışıklığı) verilmiş saklı anahtarı ilim bilim içinde nimet hikmetler de ara sağlığı (meyveler besleyici sebzeler temizleyicidir)

"Bilin ki yarın güneş her insan için aynı doğacak" "İyi ve Kötü olmak içinde insan elinde olacak" "Kararı sen versen de belirlediğin kaderin belirleyecek" Doğruyu aydınlatan verilmiş akıl şuurdur ya çoğalmayı ya da zamanla yok olmayı belirler.

“Amel ettiğinde zarara uğramayacağın şu dört husus önem taşır En büyük zenginlik akıldır içinde ilim bilim birlikte hareket eder ne önüne geçer nede arkasında bulunur ,en büyük yoksulluk ise yaratılış ilkeleri uymayıp başkalarının arkasında ve gölgesinde veya sayesinde aklı kullanmadan yürüyen (okuyup öğrenmeden) beynini yıkatan ahmaklıktan ve saptırıcı yolara düşerek yoksulluk yaşar , en korkunç şey kendini beğenmektir ben ,ben diyen şahıs ve toplumdur , en değerli büyüklük güzel ise ERDEMLİK ve AHLAKTIR kimseye ders vermek değil yaşamış olduğum yaşamakta olduğun hayatı anlatmaktır.

Selcuk uysal çoban saklı şifa 

SANCI 


Akıl içinde araştırmadan korkutulan korku sizce aklı kullanamamak mı ne den verildi akıl insanlık tan beri gelen takasla alışveriş yerini demir maden kâğıt aldı buna buluş derken kinse bu paraya haram demedi ama (içinde ise ne neler döndü ve dönmekte hala ) şimdiki dijital sanal kriptoya ise takas döneminde paraya geçişteki gibi bazılarına sancılar tuttu.

Bir Tokenler ne yapar oyu içinde oyun der haram derler “akıl içinde ise projeler insanlık için bir şey yapar aldığı arabanın parasını geri öderken insan sağlığına fayda verirken ,gelecek asırlara not bırakılırken ,vd, on binlere ulaşan projeler ”bu projelere akıl üstü akıllar bazılarını cahili kurnaz yaptırırlar aklı ise binler çe parçaya bölerler ileriye adım derken ,geriden gelen saptırma ideolojilerine esir ederler.

Akıl ise ilk adem den buyana öğren öğret der ilk önce oku ile başlar “Yaratan insanlık yaşam için araştırarak öğrenerek hisler vermişken eşi benzeri olmayan bir insan verirken bu dünyanızda sevgili elçiler gönderirken gelecek ayetlerle ebedîyi yapını kur bu dünya geçiş yurdudur derken hala bir şeylerin çıkar için çoğaltmak ney derseniz.

Geçmiş zamanda hatırlatılan bu güne söz şöyle

” İlim bir son noktadır değiştirilemez Kurnaz Cahiller ise onu çıkar için çoğaltmış insan oğlunun ne kadar yetersiz bu dünyada şimdiki zamanda anlamayışı anlayış körlüğü kavrama yetersizliği dir”

” Bilim ise insanlık için evren gibi genişler Allah’ın bizlere bağış etmiş olduğu beynimizi kullanmadan acizi yet için de olduğumuzu anlattığı gibi gördüğün gibi yaratılışı anlayamayıştır aynı zamanda var oluş, evrenin sonsuz genişlemesi bilim ve keşfin yaşama boyutunun bir sonraki nesillere anlatılması ve büyük patlamayla ulaştırır”

Ondan ki hatırlatırlar “Sapıklık olacağından korktuğun bir yola girme. Çünkü sapma ihtimali olan yollardan kaçınmak, o korkunç yerlere girmekten daha iyidir. Marufu emret ve ona uyanlardan ol, münkeri elinle ve dilinle ortadan kaldır. Münkeri yapanlardan tüm çabanla sakın ve uzaklaş”

Münafıklar hakkında şöyle söylenir “Onlar saptırıcı sapıklar ve hata işleyip insanı hataya sevk edenlerdir. Renkten renge giren, her türlü entrikayı çeviren, her yoldan sizi kasteden, her gözetleme yerinde sizi gözetleyenlerdir. Kalpleri hasta, zahirleri ise yaratılıştan temizdir daha sonra temiz gözükse de içleri değişkendir . Zamanla sinsi sinsi yürür, görünmeden gizlice hareket ederler”

“Akıllıyı bize tarif et” dediklerinde söyle söylediler “Akıllı, her şeyi layık olduğu yere koyandır.” “Cahili de tarif et “dediklerinde ise “Akıllıyı tarif etmekle cahili de tarif ettim” buyurdular.

Diyor ki Çocuklarınıza servet bırakma telaşına girme çünkü çocuklar Salih evlatlar ise servet dünyalık istemezler yok Salih değilseler onlara bırakacağınız servet onların günahlarını arttırır ve bir nevi zülümdür..

"Eğer çocuğunuzu iyi yetiştirmek istiyorsanız ona harcadığınız parayı yarıya indirmeniz, onunla geçirdiğiniz vakitti ise iki katına çıkarmanız yeterlidir.” ''Ona bir yaşam kurmayın çocuğunuzun, kendi yaşamının mimarı olmasına yardımcı olun önce ilimi genişleyen bilimi anlatın .''

İnsan bedeninden çekilemeyen nefis ve benlik ve ben olmaktır “asıl ise ben gidici nesli nesiller ise aslı yapıyı korumakla vazifelidir” i hep unutur unutturulur şimdiki yaşamında ise şah padişah olmakta yatar gelecekte “var oluşu yaratanı unutturulur”

Şimdi ise (şans oyunları )insanın akıl içindeki dünyalıklarına umut eklerler daha önceleri ise yüksek faizle ortaklık parası toplarlar gündem çıkarlara göre haram olmaz bankalar bankerler eskiden beri gelen katmerli haram ise çıkarlar içinde haram olmaz bir yandan kısa yol olarak döviz büroları kuyumcu ,kur farkları haram olmuyor gerçek üretken projeler hele insanlık için projeler haram oluyor..

Bir de şimdiki zamanlara bakalım durdurulamaz dedik grafik yukarıya doğru çıktı akıl oyunuyla kur farkıyla milyarcıklar bozularak kapandı iç borçlanma yok ,dış borç ise zirvede buda geleceği gören anlayan dış dünya ülkem benim 2 ci ülkem diyen koştu koşacaklarda.

Grafik çık tıktıkça mal satan bir den satmaz oldu yakıta zam diye onu da satmadılar bir yandan etiket değiştirenler coştu her kes ağlamakta ben çe( timsah göz yaşları ) bunlar yapacağı evin kapısını yapmadığından ,araba tamirinde kapı pencere fiyat olduğundan değiştiremediğin den saymakla bitmeyen istekler ve sancılar..

Geçen gün araba muayenesinde frenden kaldım değiştirmek için açıl yapar mısınız dedim derler haftaya salı güne kadar doluyum , bu arada kapı biraz çürümüş içten burayı taşlıyayım dedim çoban amca sen yabancı değilsin seni sıraya alım dedi ve her şey bittiğinde gene ,kaportaya gittim sıra geldi mi dedim az kaldı 20 gün geçti gene gittim sıra gelmek üzere dedi.

Doğmamış çocuğuna ev alamadığından yem pahalı diye fırsatçılar et peşindeyken mal sahipleri değeri iki kat olduğunu fark eden yakında fark edemeyenler ağlasa da ve bitmeyen politikalar seçim, seçim diye yağlamakta aslında hepsi farkında ama hacısından hocasından bir de ne göreyim kuyumcu döviz büroların önünde yetmeyen kur alış verişleri bekleyenlerden almakta ve kuyumculara satmakta.

Sosyal yardım ihtiyacı olmadığı halde yardım alan banka önlerinde bol keseden para alanları hiç görmediniz değil mi hala ağlamaktasınız sonra gerçek haber sunuyor diye başlık atıp ver yansın kışkırtma sözlerle ülkeyi karıştırıyor kalmayıp ülkeyi ver yansınla talan etmekle de kalmayıp gelim pusulayı biraz bekleyin veya bekleyelim demeden yolda giden kararsız sürücü gibi anı manevralar yaparak televizyonlara ekran oluyorsunuz şimdi bunlar çıkara göre bir hamle ve haram değilse sizce nedir..

Bu arada sahte ürünler peyda olur bunları yapanda kimyagerdir görsellerde gözleri yok eder korkuturlar yapanlar fırsatçıdır başkalarının markasından çok para kazanmak isterler zamanları yoktur aslı ise harama dokunma dan bir adım atsalardı kazançları her yönden gelirdi sadece markadır (markayı korumaktır ) ama burada %50 Fiat altında satış yapıyor yarıdan fazla kazanıyorsa markayı incelemek gerekir bir sahte ürünün ham maddesi değişken değildir az çok farklı olsa da ph 5 dır ürünlere göre çilde göre değişir ve nitekim madenler giderek dışarıya ham maddesi olarak döner bu ülkeden işlenerek ülkeye gelmesiyle markalar altında fahiş fiyatla satılması malın kalitesi değil kimyagerin araştırarak ortaya güzel ürün çıkarmasıdır saymakla bitmeyen markaları kullanarak sahte ürünler dolaşmaktadır sadece bu mu gıda olarak ta 1-3 kilo sudan bile peynir yapılmakta süt değerinin içindeki maddeler birleşerek üretilmekte gerçek dediğiniz ürün içinde bile kimyasal yoğunlaştırıcı ham maddeler vardır ve saymakla bitmeyen fırsatçılar fırsata teşvik eden fırsatlar bunlarda ortadan kalkması gerekenler çok basittir mevzuatlar (şirketlere göre kolay) genç düşünürlere ve yapmak isteyip yaptırmayanlar işi yokuşa sürmekte ve sonradan cahil eğitim der fırsattan fırsatçı kurnaz yetiştirirler "dedik ya toprak hırsızı hak hırsızı hakikat hırsızı işyeri sahibi de olsak kendi emeğimizin hırsızı olmaktayız" sonrası herkes manifestosunu yazar suçlumu ülkede bir tane suçlu bulun tüm suçluları bulursunuz çünkü herkes masum suçsuz dur sebepleri vardır..

Şimdi fiyat artışlarından korkma İSRAFI KES bir müddet ithal ürünlere kapılma al benidir yarın ve yarından sonra çöpe atarsınız TASARRUF ET bir çuval un pahalandığında isyan etme bir çuval undan yüzlerce pizza yapabilir ekmek yapabilirsiniz otur hesapla bir ekmek pide pizza geldiğini evet dersiniz şimdi kim uğraşacak ama bilin bunları yapamaz iseniz esir esaret içinde yaşar bir dilime el açarsınız maya bulamazsanız eğer bir avuç nohutla maya yapılır sen yeter ki kolları sıva bir evet bu da projedir çok basit bir programla saniyenin en altında bir algoritma bir yazılımla bu zamanın teknolojisinde çok basit ne nerede bulunur yapılır bu da insanlık için projedir şimdi bu ar-ge ler insanlık içinse buna da gelecekte batıl inançla haram diyenler der durur kısaca bir kulp takar gene ithal kesilmesiyle başlar güçlü devlet çünkü var bu ülkede akıl ham maddelerde bu gün yapmazsanız eğer bu ülke yok ve esir esaret içinde olmanızı isterler dış ve içerdeki hain guruplar..

Daha önce de yazıldı bir evin varken 2 yi alma paylaş yoklarla öncelikle tasarruf et müsriflik yapma, satılmayan pazarlarda “akçe tezgahlar” kur çöpe dökme israftan kaçın peki yoklar varsa oradan alsın gününe az kalmış gıdalar çöpe atma yarı Fiat’ına çok hızlı hızlı tüketim kampanyalar yap en önemlisi ise hükümetin İTHALİ kes ve üretime geçmek için şimdiye kazananlar ise geçmişte kazandıkları karlarından %20 geçici süreyle işletme payına koy ve halka düşen ise müsriflik yapmadan tasarruf geçerek 24 ay içinde ise senin hayvanlarına besleyeceğin yem pahalı olsa da hayvanın yemi pahalılığı %50 düşer bir illüzyondur para değeri düşse de kısa zamanda yükselişe geçer istersen ,sıfırlar atılır güçlü para eski yerine oturur alım gücü artar ve gevşeme gene devam ederse bir 20 yıl sonra gene aynı olur..

Tabi hükümet içinde hükümetler olursa eğer pusula şaşar eskisi gibi eskiden dış dünyada sözü geçen ( tekel ) şirket yıllarca sömürüldü daha sonrası ise deri piyasası her iki elde iyi polis kötü polis oynayarak halkı kandırdı ,o yetmedi zam üstüne zam karaborsalar geldikçe geldi bunlarda politikacılardı politikacılar ne zamandan beri Çankırı’da et testsizleri kurmakta kalmayıp sonradan kendi grubuna satışla kalındı, bol keseden atanlar iç içe geçmiş kutucuklar ve arkasından yabancı arabalara binmek günah haram diyenler kıvrıldıkça fırındaki et kızarsa da kim senin yüzü kızarmadı veya hacı yatmaz oluverdiler karasız şoförler olsa da çıkarcılar görseller raftaki tozlu dosyaları ortaya sergilemediler bilin ki raflardaki tozlu dosyalar gün yüzüne çıkarılmadıkça yeni nesille hatırlatılmayınca hatırlatmak istemeyenler bilinmeli ki hala içerde toz içinde kalmış dış dünyanın ve içerdeki hainlerin hala bu ülkeyi batırmaya çalışanlar ve gün geçmeden keseleri dolduranlar kısaca çıkar karlarına gündeme göre kıvırmalar karalamalar sancı başlar sancılara da ilacı ise kısaca haran derler.

Biz bunları aştık projeler insanlık içinse yapılan her proje verilen akılla yapılmakta amaç huzur ve sağlık mutluluk ve projelerden istek ve insanlığın arayıp bulamadığı işler işlevler her destek bir projeyi tamamlar zamanla 10 binleri bulan token lar istekler talepler doğrusunda bulunan bulunamayan tokenlarda elenerek azalır ve yok olmaz ve zamanla oda zamanı gelince yükselir miras mirası olarak bir gün blok zincirinde soyu çıkar ve her blok zincirinde yeni yazılım algoritmalarında 1 veya 10 sene içinde cüzdanda giriş yapamayanlar 2 ci şifre devreye girer ilk şifreler verildiğinde pin punk gibi 1 çi şifre ancak 1 veya 10 sene devreye geçer bir düşüncedir ve bu şekilde miras korunur blok zinciri değiştirilemez silinemez bunları fark eden teknoloji durdurulamaz ı sayı ve harflerle “bir düşünür” bu sistemi geliştirir ve gelişir şimdiki ana blok zincirinden 3 geçmeyen bir blok zincirine geçse de alttan gelen tokenler devreye geçer hep si ise güçlü çiplere entegreler ana blok zincirine bağlıdır ve zamanla daha güçlü çipler yer alır ve onlarda ana blok zincirini yeniler ilk hareket değişmez değiştirilemez ve geleceğe taşır bu projeler mi haram.

Bu da evrende hızla genişleyen bir işarettir “sesler yüz” yıllar asırlarda geçse kaybolmaz öyle projeler var ki ses ve görüntüyü blok zincirine yüklemekle kalmayıp kaybolmamasını sağlamaktalar.

Şimdi bunu haram insan ırkını geleceğe taşımak oturun düşünün yaratılıştan beri 127 bin peygamberler geldi son kitap kuran da 25 peygamber 2 salih yazılı daha geçen asırlarda insanlık daha iyi anlaşılması içinde 4 kitap hak kılındı şimdi zamandasınız etrafımız sarılmış şeytanlıkla bu ayetleri kitapları geleceğe taşımak mı haram bunlara alt yapı için kurum kurumlar kaynak bulamaz toplansa da kendilerine yemekten korunamaz iken gelin bir projeyle destek olalım desek ve bozulamaz yıkılamaz blok zincirinde “nanen naklen” kaybolmaz ve dünyadaki her insana bolluk gelir bu bir olmayan token proje birileri algoritmasını yazsa da yazan kişi zamanla elinden çıkarak blok zincirine geçer buda mi haram.

“Tarih 26 11 2021 aslı tarih 20 06 2008 hayvancılık projesi ve dünyadaki 8 milyar kişiye bolluk aynı anda nakit Akçe bank tabi çoban yaşar ise ve nesli bu projeyi uygularsa eğer banka lisans ile ülkeler arasında bir bankacılık şubesi sadece internet üzerinden anlaşmış olduğu banka ve Akçe banka kartı çıkartarak müşterinin parası olsun olmasın ve dünyanın neresinde olsa da kartları vermek ve anında hesabına ihtiyacı kadar token coing kripto para yatırarak hangi ülkesinde ne para kullanıyor ise çekmesini ve alış veriş yapmasını sağlamak (şirketler piyonlar bulup haram dedirtmez) ise izin verilmeyen ülkelerin kaybı çok ve geliri çok büyük olur (bu proje bitmeyen enerji hayvancılık ve soğuk vizyon yazılı bloktur” insanlık için yapılan her hareket zaman zamanlara göre fırsatçı fırsatçılar projelere haram derler.

Şimdi bir bakalım bir başka projeye neslimden neslime geçen araştırmacı neslime ağaçtaki meyve ağaç dibine düşer.

Benim için bilgisayar uzmanı olmana gerek yok arabaya ihtiyacın ve sağlık ihtiyacın var herkes bir şey yapmakta ama kurumlar bir yere kadar ilerler ama insanlık taşın altına elini koyarak kendi güç kaynağını sağlayan altyapı ile sonsuzluğa çevreyi bir asır a taşmak bir asır sonra nesiller projeyi sırtında taşıyarak başka gelecek nesillere taşır işte bir zamanda bir proje..

Drivemining sür kaz madenci sadece dünyadaki karada denizde havada gidebilen her gidişe ihtiyaç var kimin sürdüğü önem taşımasa da sürücünün insanlığın sağlığı ve çevresel kalkana envidatoken sağlık altyapı projesine ihtiyaç var 1 araba 2 metre kare birleşen blok zinciri ile dünyayı çevreleyen kalkan matematikte 9 büyük rakamdır derler ama 1 rakamı başladı mı sonu gelemez.

Matematik dersimi yoksa bir aritmetik mi hoca yok akıl var

3550 veya 4000 dolara aldınız .

Arabaya takılan ve hazırda “ ar-ge plot 50 “yakın aylarda ilk etap 1000 arabada hareket halinde iken ve arabanıza "drivemining sür kazan madenci " takmanızla ayda 355 dolar maden yaparken ve kazandırırken ve de kendi token veya 11 çeşit token kazarken ve de 10 ay sonra arabanız kaça gelir sağlamada sıfır olabilir mi

Birde yaşam havamızı tanıyalım.

Bir de sensörlü sağlık için 2 mt kare kalkana ne demeli bir düşünme düşüne bilmek lazım akılcı ve mantıklı Enerjimizin %56’lık kısmını soluduğumuz havadan elde ederiz.

Günümüzde temiz hava ararken kirletilen yerleri kirletilen yerlerden uzaklaşmak isterken yıllarca mücadele edilirken ve bir türlü alt yapı yapılamazken neyin nerde fazla olduğunu tespit edilemezken ortaya çıkan bir proje sizce filansa ihtiyaç kalmadan kazan kazan nasıl olur..

Bu yüzden soluduğumuz havanın kalitesi sağlığımız açısından çok önemlidir. Kaliteli hava alerji, toz, duman, kirletici madde ve diğer zararlı unsurları içer-memelidir. Tüm bunların dışında hava eksi iyonlar bakımından zengin olmalıdır.

Şelalelerde, deniz kıyısında, dağlık alanlarda ve yeşil vadilerdeki hava. Kalabalık şehirler ve endüstri merkezlerindeki havadan daha temiz ve ferahtır. Bu fark eksi iyonların daha yüksek veya daha az olmasına bağlıdır.

Sigara, zararlı gazlar, iletişim ağı, elektrik iletim hatları, uydu, televizyon, bilgisayar, cep telefonu gibi alet ve cihazlar ile klima, fan gibi çalışan motorlar tarafından üretilen artı iyonlar; akciğerlerimizin derinliklerine girerek bağışıklık sistemimizi zayıflatabilir, yorgunluk ve zayıflık hissi verir; konsantrasyon kaybına, endişeye, migrene, uykusuzluk gibi psikolojik rahatsızlıklara, astım ve benzeri her türlü solunum problemine yol açabilir.

Eksi iyonlar ise rüzgâr, güneş ışını, dalga, şelale ve sağanak yağış tarafından doğal olarak yaratılırlar. Eksi iyonlar havanın vitaminleridir. Deniz kıyısında ya da dağların yüksek yerlerinde fırtınadan sonraki ferah, dinlendirici hava; havada eksi iyonların aşırı yoğunlaşmasıyla oluşur.

Havanın kalitesini yenilemek için artı iyonların azaltılması, azalan eksi iyonların havaya bırakılması gerekir. Arı Kovanları bu görevi kolay ve mükemmel bir şekilde yapar. Astım atakları, alerji, kistik fibrozis, akut solunum yolu hastalıkları, amfizem, KOAH, burun tıkanıklığı, orta kulak iltihabı, kronik bronşit, zatürree, bronşektazi, öksürük, hırıltı, sigara içicilerin yakalandığı hastalıklar, mukozal ödem, soğuk algınlığı, grip, sinüzit, tonsilit, egzama, sedef hastalığı, saman nezlesi...

ilk önceleri uzun aralıklı sonraları kısa aralıklı kişinin vücudu kendisini belirler. Bu şekilde arı kovan seansları yapılır. Önem verilen konu hastanın doktor kontrolünden sonra yapılması, diğer hastalıkların atağa geçmemesi, önem tar. insen vücudu tesadüf yaratılmamıştır, bugün ki teknoloji ve doktorlar tarafından, öneri ler alınarak yapılırsa, daha mükemmel sonuçlar alırsınız. O KOVANLARDA BİN BİR DEVA VARDİR. Çünkü dünyaları bir kovan. Arıcılar için güzel bir projedir.

İşte bunların bildiri merkezi uyarıcı bilgi kaynakları şimdiye kadar yapılmadı yapılamaz da ama flaş kaynak bir aparatla bu uyarıcılar yetkililere bildirilerek uyarı nitelikte kısa süre içinde elini taşın altına koyanlar kendi kendini amor ta eden ve kimseye gerek kalmadan kazan kazanla birlikte hayat yaşam ve yaşatma var olan enerji.

Bu günün teknoloji öyle + iyon salarlarken çalışmalar kablosuz elektrik üretimleri tasarım düşünürken dünyanın var oluşumundan beri var olanı enerji, dünyanın fanus bitiş noktası olmayan ,ve böyle sınırsızca çalışmalar, dünyanın canlı oluşumu ve kendisi içinde - iyonların varı kaybetmemesi için verilmiş güç ve küvetle doğal afetler, yağmurlar şimşeklerden sonra çıkan temiz hava .+ iyonlardan çıkan virüsleri yok etmek için gönderilen bir hikmeti.

" İnsan aldığı gıdalara bir baksın Biz yağmuru gökten bol bol yağdırdık. Sonra toprağı nasıl yardık ,Kendinize ve hayvanlarınıza bir gıda ve fayda olması için yeryüzünde ekinler ,üzüm bağları, yoncalar, zeytinler ,hurmalar, iri ve sık ağaçlı bahçeler ,meyveler ve çayırlar bitirdik yerden sizin için üretip türettiği çeşitli renklendiricileri de fayda .Şüphesiz bunda düşünen bir toplum için ayetler var. "

Bunları bırakılan insanlık için insanlığı korumak yardımcı olmak mi haram ve sancılar başlar.

İlim nokta değişmez bilim evren gibi genişler kimileri bilim içinde kendilerini çıkara göre ayrıştırır yakın asırda kendilerini tanrı ilan ederler yaratılışı unuttururlar "ilim ve bilim birlikte hareketin " siler atarlar odan ki araştırıp doğruyu okumak verilen dünyada her şeyi bulacak hikmet ve nimet arasında ilim ve bilimin anahtarını bulacak kaybettiğiniz saklanmış sandığı bulut açmakla içinde keşfettiğin şey unutulan unutturulan güzel ruh açığa çıkarak her açığa çıkan anahtarlar ise yeni keşifler anahtarları olacak keşfedilmeyi bekleyen sandıklar bulacaksın doğruluk zenginliktir.

Çoban sadece ve sadece nimet hikmetlerden yararlanır insanlık için elinden ne geliyorsa yazar belki son günlerim ama bu site genişleyen üretim dosyaları insanlık içindir binlerce ürün yapabilirim ama alamayanları düşünerek kendilerinin yapmasını isterim ben sadece çobanım mesleğimde çoban. 

saklı şifa sırlar kitabin dan akıl oyunları geniş üretimler ve projeler çobanın ruhu bitmeyen sonsuz sırlar kitabin dan çoban ruhu bölümlerinden kısa alıntılar

selcuk uysal çoban saklı şifa  

ÇATALLAŞAN HEP İKİ YOL HER İKİ YOLDA SORGULAMA YAPMADAN GERÇEK ASLI YOLU BULAMAZ

Ne olacağımız değil önce ne olduğumuzu bilmek dedik ya ve de hiç sorgulamadan yola koyulmak evet başlar böyle bir gelecek (önce fikirle başlar ideoloji sonra dışarı destekli) kaoslar başlar önce (bir geleni bir gideceği kötüler) durur iplere bağlanmış kuklalar fikirlerle halkı yanına alır alır öncü birlik ipe bağlı kuklalar hayat şartı benim iyi olsun gerisi ne olursa olsun zihniyetler bir bakarsın yanar döner sarhoş tekerlek gibi bir oyana bir oyana derken kilitlenir ipler bir bakmışsın ki hepsi bir arada  (ayrı fikirler toplanmış) ve çıkarcılar için de fırsatlar için (yenilerden ne koparabiliriz) diyenler ve  (rahat saltanatı varken ) yerini şan şöhretini kaybetmemek için hançeri alır eline ipe bağlı akıl içinde ise fikri için saplar dostuna ve bir yere toplanır kör olmuş kör düğümler.

Amaçlı aklı hin olan kişi ve kişiler der döner dururlar (iyiyken kötü olmuş) ne den mi “ne olduğumuzu” dış kaynaklı amaçlar içinde hiç düşünmeden ne olancam endişesine giren zihniyet sizce ne kadar “ne kadar bu vatana bu bayrağa bu topluma faydası olur sizce her “seferinde 60 yıldır derler biz gelirsek te” kalırlar sizce ne kadar ileri gider bu halk (nefis çıkar ayrılıkçı bölücü zihniyetle ) yol alan 54397 sayılı tren her kes sorar bu “sefer sayılı” açıkla der tren içinde (muhtarlar belediyeler mevkiler ve önder toplam sayısı ülke de 54397 kişiler) peşlerinde fırsatçı ihaleciler ve yardım alacak mevki bekleyen nefis içinde çıkara doymamış ve gerisinden gelen dış dünyanın iplerine bağlanmış kuklalar..

Tren içinde herkes (okları çevirmiş yönetime dış dünyanın da amacı ülkene ne kadarını alırsam ve hepsini alsan mı acaba der duranlar) dedik ya 60 yıldan beri önce iyi olur sonra hançerlenir kimler mi kral olan ülkede içinde oynayan pembe dünyada rüyalar gören baldırı çıplak krallar ve fikirleri ayrı ayrılıkçı zihniyetler (velakin geldiler) bu sefer plak ters döner önce kral olur sonradan yanı başındaki vezirler yok eder ve sonra bir bakarsın plak arkası döner durur 60 yıldan beri döndüğü gibi bir yüz yıl daha döner durur..

Her kes yeniler ne verecek peşine koşar kim kimlerden ne alacak dururken “ne olduğumuzu fark etmeden” “ne olmamız lazımken” insan olmayı bir türlü yakalayamazken oluvermişiz evre dışı bir toplum..

Bunları bilemezken verirler Truva atı atın içinde gizlenmiş yok ediciler yıllardan beri 2 lı oyunlar olmuş 3, 4 ,5 ,8 oyunlara yeni sahneler yeniden senaryolar savaş virüsleri kaos terör başlar artık toplum gideni arattırır 60 yıldan beri arattırılan senaryolar hep iyi polis kötü polisi oynar ip cambazları her seferinde ağızları sulanır (bu sefer oldu der aynı 15 temmuz gibi)

Öncesine tarihlere dönelim daha önceden hazırlanan plan yeni sahne alır dış dünyanın gözü bu toplum da ve topraklarda dedik ya sayılı oyunlar başlar artık kimin ne, ne zaman gelir fikirleri her fikirleri satın almış tır önceden bu yapraklar bir birlerini tanımaz gibi davransa da hepsi bir birlerini tanır (bundan sonrada ne olacağı gibi ) vatan bayrak sevgisi eskilerden birileri hep ileriyi görse de burmadan kafasına, kafasına vururlar tehditler ve gruplarını dağıtırlar artık eskilerden biri birileri iç içe geçmiş dayanışma ve sonradan kavga etseler de hem fikri ideolojisi ayrıda olsa “önce vatan bayrak sevgisi olan” kişi (kör düğüme girer) girmesi zor da olsa yönetim için seçilmiş oyuncular (biri gider biri gelir hesabi ver takke der) çıkar kanunlar bir günlük e sonradan vezirken kral olan kralken suçlu suçsuz karışmış vezire teslim eder.

Sonrası karışır işler daha sonradan sonra (artık sen git ben geliyorum oyun içindeki zihniyet) (cübbeyle gelecek) yeni bir oyuna sergilenen sahne bir anda sayfalar kaybolur (artık yeter diyen zihniyet bu sefer oldu harekatı plan başlatır ) içinde “vatan bayrak” için fikirlerine ters düşen düşünülenlere düşünene daha çok önce hazırlanmış ve yerleş tırılmış kışkırtıcı planlarla (bu sefer oldu harekatına başlayan ) hamleler sıra ile gelir artık kaos başlar yapraklar birbirini tanımaz ve gelen talimatlarla halkı kışkırtarak oyun içinde oyunlar başlar insana halka ne olmuş onlar için önemli değil zihniyet yakınları özel yerlerde yaşarken ve seyrederken ipe bağlanmışlar sahnede oynar..

Artık ipler kördüğümü çözmek için (çok eskiler gibi bizim çocuklar başardı) sahnesi başlar başlamadan bir bakarlar “halkın demokrasi halkın tek yumruğu ile” acılan çukurlara dolarlar..

Artık diğer bitmeyen sahneler başlar gene 54397 sefer sayılı tren gelmesini bekleyen zihniyet bir öncesi tren düz yolda (keklik gibi geleceği yerde kargalar) gibi zıplayarak gelir.

Tüm oklar ve dış dünya ve içerideki iplere dizilmiş öncü birlikler dış kaynaklı ve destekli tüm 83 milyonu temsil edercesine oyunlara başlarlar artık (tek bir ordu tek bir düşman) varmış gibi saldırı üstüne sadır ı başalar sizce (ne olduğumuz belli oluyor mu sonradan ne olacağımızda belli değil mi ) şimdi bir sorgulayın kendinizi (kışkırtıcı muhalefet gibi değil) insanca insan “aklı içinde bir düşünce” sorgulaması yaparak..

Şimdi zamana bakalım bir önce ki hamle gibi “vezirken kral olmak kralken vezir olmak” iyiyken kötü etmek kötüyü iyi etmek öncü ipler hal ve hareketler içinde (biz gelince yapacağız) derken halkın içinde bir birini sorgulama da ve içinde her kes vatan bayrak derken ve aynı bayrak altındayken aynı yurt içinde yaşarken (artık seçimler bu zamanda bu asırda bir kaos olmuyor mu ) şöyle dünyaya bak para varsa para dünyada talep ediliyorsa ve kanunlar paraya bakıyorsa kralda sensin vezirde sensin ila birilerini getirip birilerini götürmek se eğer vezirken kral kralken vezir olmak sonrası da (bu bayrağa vatana hainlik yapanlar 15 temmuz gibi rezil olmak) geçmiş gibi (bu sefer tam olacak diyen zihniyet) bayrağını ve vatanını kaptırmak hangi sınırlar içinde yaşamak sizce ne kadar (o iplere bağlanmaktır veya bağlanmamaktır bir sorgula)

Bağı ve ipi elinde görürsen eğer "artık ne olmak istediğin apaçık meydandadır" “oklara göğsünü siper etmiş olur vatan bayrağınla dik olursun” ve sonrası yönetmene yönetime istenilen sayfaların yok olduğu ve yeniden yaşam sorgulaması yaparak daha dik daha huzur yolunda olursun işte “ne olduğun ne olacağın belli olarak hepimiz” olur..

Çok yıprandık çok ta yıpratacaklar akıl oyunları başladı mı beyni (biz gelince deyip duracaklar) ve sonradan bir bakmışsın “yumurta seçmiş isen yumurta içinde başkası çıkacak” Bazen de akıl iyice giderek horozdan yumurta bekleyecek, bizim köydeki gözleri bağlı elleri hayal dolu okuz altında süt akmasını bekleyip duracaksın ve sonrası vay ki vay.

Gene aldandın aldatıldın der akıl ama gören gözler var “aslı gören göz ise” hak ve adaleti bir emirle verir bil ki ummadığın umamayacağın “göklerde ve yer altında geçmiş demokrasi yumrukları” iman dolu şarjörleri var..

Uyan ülke “ülkem uyan” hangi fikre ,hangi ideolojiye ,hangi dine ,hangi görüşe sahipsen bil artık dünyadaki seçimler sadece bir aldatmaca tam 150 yıldır temeli olan para varsa o ülkede senin kanun (onun kanunu) var senin zihniyet var ise (onun zihniyeti ) var olması, sadece “akıl içinde düşünmende yer var ve sorgulamada yaparak” görmen ve uyanman uyanmaz isen “ne olursan ol “ esir esaret içinde köle sin geçmişlere bakmanız kafi gelir..

Yoksa aynı gelir aynı gider “birilerinin muhalefeti sadece kendi çıkarlar içindir kaos ve kışkırtıcıdır, sistemi yıpratır, halkın gözü halkın sorgulaması ise var olan eksikleri eşit olarak net gösterir tamamlayıcıdır..

Kralken vezir olanlar ,vezirken kral olanlar, sonradan çıkar baldırı çıplak ,çıplak krallıkla rezil olanlar, “insanlık tek sorgulama eksikliğiyle dünyadaki seçim seçilenler biz yaparız” deyip sahneye çıkanlar hepsi de şan şöhrete esir olmuş dünya da para varsa eğer ülke ülkelerde kanunlarda senin olur artık insanlık esir esaret kaos kışkırtma ile yer değişir ve yaşam benlik ise daha iyi yer aramak için avare dolaşarak göç başlar..

Zaman çok yakın "uyanın hey insanoğlu" kendi zamanınız bir göz kırpması kadar bu kadar uzun olduğuna bakma uzun oluşu sadece pembe dünyalarındasın bak dünya yaşına hala yeni ne insanoğlu geçti hep bir gün huzur yok sadece ve sadece "Habil kabil" her kitapta hatırlatır sadece kısa yol yaşamak için “bilim ilim ve sevgi ile yaşat” son hiç görülmedi bu yaşam sadece sınav sınavlara hazırlanmak ise sadece korkarak gördükleriniz..

Korkuyla devam edersen sorgulamadığın yola bir esir olarak hep kılavuza ihtiyacın olur “aslı gideceğin yere öyle kısa yollar vardır ki” (kılavuz hep seni paralı yola ) sokar .

Sırlar kitabı dan dik duruş ,halkın gözü kaybolan servetler, karda yürüyüp izini belli etmeyenler bölümünden yeni ve eski yazılımlardan kısa alıntı

selcuk uysal çoban saklı şifa 

HER İNSANIN YAŞAMI FARKLI DA OLSA “GELDİĞİ YER VE GİTTİĞİ YER AYNI OLACAKTIR”

“Dünya zenginlikleriyle doluyken” insan yaşamı hayatlarında akıl beden ve ruha yokmuş gibi yoksul yaşaması içindeki doyumsuz nefis aç gözlülüğüyle “israfa yol alması” gelecek yaşam yıllarında neyin ne şekilde olacağını bilmeden beden yaşam yaşama yıllarına (çıkar şan şöhret) için satması ve zamanla beden ruh çöküşü ve akıl gençleşirken yaşam da yaptıklarını filim şeridi gibi geçirirken neyin yanlış olduğunu bilmeden her şeyi nefisi için harcamış olduğu yıllarını hatırlamak ve ya hatırlamamak istemeyişi (bu gün pişman olduğu değil sadece yaşam dünyasını ebediyetten göremeyeceğidir)

Ruh dünyaya geldiği gibi dururken ve beden daha da yaşlanırken “akıl zaman geçtikçe gençleşirken” beden ve ruh a bu sefer her şeyin bittiğini akıl ikaz eder artık yakın zamanda ben yokum yerimi ruhum alacak artık beden çökmüş ruh son yolculuğa hazırlanırken akıl ruh yapısına bedene son özü söyletir ve hatırlatır “yaratanın var olduğunu ve getirilişinden beri onun var ettiği yere giderken beden toprağa çürürken enerji ruhun ebediyete olduğu yere gideceğini artık dünyada ki son sözü hatırlatır ve hatırlatırlar ve içindeki (yaşamın boyunca arayıp bulamadığın) gerçek kişiliğin gerçekleri söyler “ben ne yaptım” der evet son anın gerçek kişiliğin gene “ruhun son kalan aklın bedene son sözü söyletir”

İşte hayat bu kadar kısa .

Dönüşü olmayan son ve tek gidişli son durakta aldığın bilet ise son mektubun bu hayattaki muhasebe grafik cetveli kararı verecek olan dünyadaki yaşamında “yaratanın ilkelerini çiğnemiş olduğun adalet te ” korkudan insanlığın çıkarmış olduğu adaleti çiğnemeden itiraz etmeyişinde akıl ruhun u kapayıp beden diliyle bir başka beden yolunda gitmen ise “kişi ve kişiler sayesinde sayeler altında yaşamış olduğun” ve  fırsat fırsatlardan yaşamış olduğun hayata esir esaret kula kulluk etmen ve her atılan ipe tutuşun her fırsatta fırsatlar yakalayarak başkalarını hak ve haklarını kullanman ve amaçları belli olmayan sayeler sayesinde (sindekilerde) başkaları n  amaç ve doğruları yanlışları sayesinde sayeleriyle sayeler zincirinde yaşaması yaşamda ise aldığın son mektubun başlığı ise ” kul hakkıyla” gelme mühür ü oluşunda geri dönüş olmayışını yaşam boyunca “ruh vicdan hatırlattığı  “yaşam boyunca “ben ne yaptığın” pişmanlık olmuş ve her yattığın yaşamına iz bırakmış ve geleceğe hatırlatmış olsa da nefis doyumsuz dünya yaşamındaydı..

Yaşam ve çizgi her şey geçmiş değildir son anın bile.. “O her şeyi gören dir” “Yaratanıma sığınır” (şeytan ve iblislerden sakınırım)

Selcuk uysal çoban saklı şifa 

ÇATALLAŞAN İKİ YOLDA İLERLEMENİZ EBEDÎYİ DÜNYADA HEP KARŞINIZA ÇIKAR

20 11 2021

“Akıl tektir mantıklı düşüne bilme insan bedenine ve ruhuna acı hissedildiği gibi başkasına ve veya başkaları tarafından tüm dünya canlılarına acı vermeme ve vermemektir ”

Akıl var ise aklın içinde ,helal ihtiyaç hepsi var ,o bana yeter, “Yola giden adama sormuşlar" Yol harçlığın var mı diye "İdare eder yeter der"…

Çok para vardır akıl yoktur harama çalışır ,çok akıl vardır para yoktur, ama şükür ü bilmez, "Akıl, helal, şükür var ise kafi sana da nesline de yeter”

Bilim zamanla yarışır ilim ise bakidir nimetlerin hikmetlerini tanıma yolunda atacağımız her samimi adım bize tüm şifalı sırların akıl içindeki tüm kapıları şifreleri açarak açılan şifreler inşallah kâinatta ve içimizde saklı olan enerjiyi keşfedip aralarındaki ilahi münasebete vakıf oldukça her şey daha iyi anlaşılacaktır daha iyi yol alınacaktır.

Şimdi bakalım nasıl yol alırız

Bakkalın insanların yararına olan beden ve ruhuna güzel şeyler veren mi ve ruhuna bedenine kötülük veren mi  iki yol var sizce hangi yol tercih edersiniz ilk adım.

Belki verdiniz belki vermediniz karar iyi olanı seçtiniz ama kısa sür sonra kulağınıza gelen fısıltı gelecek bir kavşakta (gene sorgulamada) nefis gene (sizi sorguladı )ama ilk adımı atmıştınız gene iyi yolu seçtiniz yol alırken her iyiliği her kötülüğü gördünüz yaşam da gene aynı yolda bir kavşak (gene sorgulama ) çıktı iki, kulağa gelen fısıltı ise bir birlerine karışmış içlerinde bir kamuflaja durunmuş sizi kandırmakta “iyiyi kötü kötüyü iyi “ etmiş bir tercihle seçtiniz ama derin (sorguya inmediniz) yolunuza hep aksiliklerle karşılaştınız bu yaşamı da sorgulamadınız ben nerde hata yaptım..

Siz hiçbir hata yapmadınız iyi olanı da bilemezsin kötü olanı da çünkü zaman bir birine karışmış söylendi ve elçiler tarafından söylendi artık son hatırlatma insanlık yaşamından beri tüm tebligat name bir kitaba kondu “son kitaba kuran “ ama insanlık kıskançlık kin nefret irk dil din sizlere eşit olsun diye “dört hak kitabi” insanlığa kildi sebebi ise “tek yaratan varı bilmek” insanlığa en iyi şekilde sunmak bundan sonra hiç bildiri gelmeyecekken.

Bu sorgulamayı yapmadan yola çıkman yaşam boyu çok önüne çıkacak kavşaklar var olması ve “bilmezlik senin hiç hata yapmayışın sebebi oluşu” ruhunu bunla rahatlatıyor ama yolda giderken bir karıncayı eziyorsun misal yanı.

Şimdi bakalım neler yapıyoruz

Sabah kalktın dualar ettin ama bir gözünde insanlık yararına bir şey yapmadan yaşam şartında (akçeyi yanı para) nasıl çoğaltırım hesabi yaparak günün borsasını takip ettin ve hiç emek sarf etmeden günü kurtardın ve geride kimlerin ekmeğine aşına zarar gelecek düşünmedin peki ( zamana uygun kazandığını) sor kendine kazandığın akçeyi bilim içinde ilimi le kar fazlasını kim kimlere vererek iş güç sahibi ettin hiç sorguladın mı (evet sorguladın) ben kimseye kötülük yedirmem kısa geçtin peki sabah halin neydi ilk adım “bunu da sorguladın mı” buda iki taraflı değnek olmuyor mu .

Şimdi bir de yardım toplayanlar

Bir gün sanayideyim ama daha öncede tesadüf ya toplu bir şekilde çarşıda gördüm arada bir saat farkıyla elinde bir kâğıt yardım toplar vurur vicdan kamçısını her keste o günü rahatlamak ve yediği vicdan kamçısından kurtulmak için verir yardımı..

Aradan bir hafta geçer gene sanayideyim aynı yere giderim “çoban amca ne oldu biliyor musun anlatmasan nerden bileyim derim ) kişiyle felekten bir gece geçirmek istedik  ( eeee) yardım ettiğimiz ve bir çok arkadaşlarıyla gittiğimiz mekandalar ben rahat durur muyum ihbar ettim polise bildirdim aynı anda geldiler hepsini topladılar içlerinden biride memur oğluymuş gazetelik manşetli oldular..

Devam edelim

Gene her market yardım sandıkları görmektesiniz ve durmadan içinizdeki Vicdan kamçılar hiç “sorgulamadan” demeyiz bu aktive nerde ne yapmakta hiçbir gün ve sandık o kadar yakınken kendilerini sadece sandıkta görürsünüz  ve yıllarca yardım çeşitli sebeplerle toplanır bu gün bu güne kadar toplanan yardımlar bu gün ülkenin her yerinde yoksulluk kalmaz ve de hiç fakir kalmazdı hala vicdanlar kamçılanır sende sorgulamadan atarsın hiç demezsin ben yardım atıyorum ama gidip bir yerlerini göreyim demez hala kamuflaja burunmuş iyilik kötülük bir birine karışmış dünyada ve atmaya devam edersin evet dersin bunları nasıl takip ederiz desende (54397 tren sayılı 50000 muhtar olan kişilere bu görev sizinle sizden izin almadan kasa önüne koyulmaz demeniz icap eder) ama öğleki köy meydanı veya girişinde tabela yazar ( hurdacı dilenci satıcı giremez )

Yıllar önce 40 yıl kurban derileri thy toplanırdı başkaları tarafından yasaktı ve kurum satılan para ile bu gün yangın söndürme malzemeleri alsaydı bu güne kadar daha güçlü (kurum olurdu) o zaman herkes devlet bilirdi çünkü (tek el vardı gözler bağlı eller ise zincirli korku salan adalet) vardı (asıl ise gene yakın zaman da silaha dönüştü bu seferde o paralar halka sıkıldı) mesela yani bunlarda sorgulanmadı hala sorgulanmaya ihtiyaç duymadığımız zaman da eğer varsa yarın yarında sorgulayamayacağız..

Birde gün içine bakalım

Ama bilseydik bil sekte nefis rahat durmayacak kulağa üfleyecek sabah kalkar kalmaz bir güzel kahvaltı ettiniz işe gittiniz akşam döndünüz essiz sofra hazır yediniz ve şükür ettiniz tamam buraya kadar güzel şükür etmeden önce oturduğun evin 20 metre sağında solunda arkasında aç yatacak yoksul içinde yardım bekleyen varken veya bilmeden araştırmadan o evde oturman ”helal ve şükür “olmaz (dersin bu zamanda)  ben de derim bu zaman halde “helal ve şükür” insanlık tarihinde beri gelmekse eğer şükürde helal de bu zamana fazla olmuyor mu (senin söylediğine bu zamanda ) göre de şükür helal olmaması gerek.

Yardım önce aile içi sonra oturduğun yer ev apartman köy ilçe il ve ülke “yakınları yanaştıramaz yardımlaşamaz isen uzaklara ulaşamazsın” yapılan yardımları göremez isen sadece kendi vicdanını rahatlatır insan ve yardımı bekleyenlere ulaşamaz kendine bakamadığın ve göremediğin gibi başkalarını göremezsin ve de gününü boş harcıyorsan eğer başkalarına ulaşamaz ve ülkene hiçbir yardım edemediğin gibi bir gün manevi yardım bekleyen olur her yanındaki yardım bekleyen fert bir gün senin cankurtaranın olabilir..

Kim uğraşacak dersin evde öyle bireyler var ki üç kişiyi geçmeyen herkes o mahalleyi tanır kötüyü çok iyi bilerek o mahallede evden eve dolaşan dedikodular olurken iyi tarafı yardımlaşmayı bilmiyor bilemiyorsak eğer “ülke içi masraf tasarrufu müsrifliği” hiç bilemiyor demektir.

Buda ekonomi, zora sokmak bir de buna bakalım

Bazen deriz devlet var ya devlet var baki hükümetler geçici ve her şeyi yapmaktayken (sosyal yardımı var ya der) kısa geçeriz % 20 yardım bekleyenlerden önce %80 içinde %30 yardıma ihtiyacı yokken yardım alıyorsa eğer enflasyona şikayet etmeyin şayet bunun %70 ihtiyacı yokken yardımı daha çok alıyorsa eğer (döviz tamponlu devalüasyonu) kapıda olur bunları yapan fırsat ve fırsatçılar aramızda ise burmadan dövize talep eder her gelen yönetimi dışlanır onlarda (biz gelince refah huzur ülke yaparız la çıkar) artık “yontma taş devri gelir” durmadan yontulur (aç sefil zengin) hepsi bir arada ülke arar durursunuz çünkü ülke gitmiş yerini gözü olanlarındır artık esir esaret desin sadece “yanı başındaki yardımı bekleyeni görmediğinden kaynaklanmaktadır”

Diğerleri ise masa başlarında veya çekmecelerindeki bayrağı indirir dolabındaki başka devletin bayrağını koyar yeni bir yönetime hoş gel dinle başlar önceden (altın döşekte yatarken çivili yatakta yatarsın) ama “öncesi altın yatakta yatmadan önce yardımları bekleyenlere koş saydın altın nede çivili yatak olmaz kuş tüyünde yatardın ve huzurlu yattığın gibi halkında huzur refah olurdu..

Ha gene aynı tas aynı hamam (ne olduğuna bakma) “ne olduğumuza bakman” kafi gelir (ne olduğumuzu bilirsek) “ne olacağım değil ne olacağımız” belli olur geç kalınmış değildir yaşam devam ettikçe her şey baştan olur  ama (o iki yol ve kavşaklar) hayat boyu çıkar (kararı her ne kadar versen de) ortamların gündem sosyal yaşam yaşantıların hep kulağına fısıldar.

Birde nefis doymak bilmezken tasarruf olur mu hesaplar denk üşer mi tabi ki enflasyon devalüasyon (gel kemal derviş eskilerden ithal)

Her kes çalmakta yapılan yardımlarla ekim tarlalarında ülke buğday kıtlığı çeker mi çeker  yardıma bak bir de toplam tarlaya ne oldu 100 dönüm yardım mazot falan ,falan 10 ekilen dönüm oldu, süt köyden deri gelen süt mü su mu sorusu ve bunlara da talip varsa eğer şehirlere iner bir kilo sudan peynir ,adam 2 yılda memur oduncu ormancı kat hamam sahibi 5 dönüm kesilecekken ne olduysa 10 dönüm kesilen erzak çabası parti eğlence vardı,5 tırı var bir kamyon odun yardımı ,baktılar katlar hamamlar çoğaldıkça çoğaldı, devlet binalarında bastona düşmüş 1 maaş yerine 5 maaş alanlar, ihale gına gitmekte 60 yıldan beri benim memurum işini bilir birileri devlet bütçesi kadar gel ecem der, birileri gelir halkına silah çektirecek kadar ileri gelir ,gelir birisi dünyaya dik durur düzelteç em diye hayatını halkına verir arkasın da bir kendisi yok ki veya fotokopi gibi koyup çoğaltamaz ki aynı akıl aynı düşünceyle olsun işler yemeden gitsin dostu bile arkadan hançer fikirler dünyasındayız ki  deme gitsin le ve (biz gelince huzur) gelecek demekle bu işler olmuyor ve de (devlet var demekle de) olmuyor sen yardım bekleyen haklarını yersen bil senin neslinden fazlasıyla çıkar

Şimdi yok “o kadar “dediğin gibi haydi bakalım bir gününe bakalım ,devam edecek  ama bu arada güne gününüze bakın  yarın yaşamak varsa yazarız yoksa arkadan gelecekler yazar devam edecek

Sırlar kitabin dan Hak ve adalet ,psikolojik savaş dünyasından, yaratılış ilkeleri ,Kaybolan servetler ,ee biliyordunda ne işin var o yollarda bölümlerinden kısa alıntılar

selcuk uysal çoban saklı şifa 

NE OLACAĞIMIZ DEĞİL ÖNCE NE OLDUĞUMUZU BİLMEK

22 11 2021

Ne olacağımız değil önce ne olduğumuzu bilmek ne olduğumuzu bilirsek gelecek nesillere bir şeyler bırakabiliriz hala ne olacağımız yolda devam edersek gelecek boyutlara bir şey bırakamaz ve nesil geçmiş yaşama bir anlam çıkaramaz bizler geçmişimizi bilemediğimiz gibi zaman ve tarihler çıkara göre yazılmaz şimdiki zamana göre beyinler yıkanmaz ise idi etrafımızda dolaşan gözle görünmeyen iblisleri görür ve beden içinde şeytanı maddeleşmez di.

Evet yaşam şimdiki zamanda şu an ne yapmaktaysanız bilin hep yıkıcı yakıcı nefret kin içinizde doğulurken bir anda yaşamak için nefrete dönüşür ve geri alınmaz sarılmaz durum alır ve an ve an önce insanların çıkardığı adalet zinciri korku basarak endişe ve şimdi ne olacağım korku endişe sarar ama geçmişleri bir yazan ve ayetlerle bildireni bilseydin okusaydın (içindeki maddeleşmemiş şeytanı görürdün) şöyle hatırlatır “nefretler bir ateş kör gibi eline alır sadece kendini yakarsın Allahtan uzaklaştırır şeytan ve iblise yakınlaştırır”

Artık beden musibettir musibete yenik düşer hasta bırakır artık bedenden ilk ayrılan şeytan iblistir bedeni yenmiş bir başka bedenlere saldırmak için yol alır nefret kin hinleşir hinleşen beden arar artık (geride kalan musibet beden ise) kimsenin ve iblis şeytanın ulaşamadığı kapıya beden yönelir burası “tövbe eman kapısı” yetişe bilirse eğer yaşam sağlık sır kapıları açılır açılmadan önce ise gözle görünmeyen insan gizem evren yaşamında hak ve adalet tartısın da tartılır beden insan yaşamında gerçek tövbe etmiş ise bir yaşam şansı verilir aynen “şöyle bizi beni Allah korumuş verilmiş sadakamız ve sadakan vardır der.

Artık karar ise verilmiş sözde “kalp gözü açılmış iblis ve şeytanı net şekilde görür yaşam artık ol der olur” Artık nefret kin kalmış yapanları net görmekte beden içi iman yolunda enerjiyle dolmuş zalim zulüm edenleri bertaraf ederek her geçen gün insanlık enerjisi alarak sadece ve sadece “Allah yolunda “insanlığa adım atmak atarak gelecek nesillere ve nesiller yaratılışın var olduğunu insanlığın önemini daha çok iyi anlayacak.

Ama “şu zaman diliminde görmek görmezden gelmek” ise şimdi ki zaman da “insan olmasına” din dil ırk ayrılarıyla nefret kin koşanlar galip gelirlerse eğer (bir sorgulamak gerek insan olmayışını ) “yaratılışı ve yaratanı unutturmak” için kendi fikir ve ideolojileri ile tanrılaşma yoluna giderler ve derler nesillerimiz ne şekilde imiş le kalırlar kalmayıp beden içinde doğulurlar.. 

Önde iki yol var Tarihler sadece insanların çıkardığı her çağlarda bir tarihle doğar iblislerin çiğlik sesleri (yeni tarih sıfırlaması) ise yeni bir algoritmanın yazılım sıralamasını net göre bilmek artık “insan akıl şuur bedenler” musibet virüsler sarmış ise insana verilen düşünme düşünebilme akıl içindeki “erişilmeyen bir beyin çekirdek şimşekler çakar bir ampul gibi” artık o sizin yolunuzdur.

İblisin her hamlesi insanlığı daha çok yok etme, karşı hamle ise insanlığı yaşatma yaratılış tarafından verilen bu dünya ebediyetin son adalet sınav yeri , iblis ile birlikte yaşaması sizlere bırakılan bu dünya son intihan yeri.

Dünya cennet gibidir yaşamasını bilene toplumlar daha çok güzel yer için doyumsuz nefislere doğulmuş çöllerde avare gibi dolaşırlar çünkü gördükleri pembe dünyaları ise çöldeki serap gibidir insanlık geçmişleri bilmek sizin ayrıştırırlar şimdiki yaşamını çölü yeşil vadi gibi görürler gösterirler..

Yeşil vadiyi çöl yapanlar geçmişleridir ayrışan iki yolda akıl kavramları sıfırlanmış kararsız kalmış dünya malı kaybetme korkusu yaşarken kaybetmeme korkusunu yenmek için uğraşanlar her türlü sapık saptırma yolunu tercih ederken hala akıl karışık oluşu ile kısa yola başvurur tarif yol gösterenleri dinler kamuflaja burunmuş iblis yoluna girer “yaşam hayatını sorgulamayan akıl ise” yaşamımda hep hata yapıyorum la kalır (ben nerde eksiklik yapıyorum) der yaşam ise insanların çıkardığı kamuları ve kanunları (sorgulamaya) ceza verir insanlığın tek eksik yanı sorgulamadır oda suç sayılır.

Şimdiki yaşam hatalar ise sorgulamadan yapan ilk yanlış adımdır “yaratılış ve ayetler ise der danış istişare et der sabah ola hayır ola der akıl bereketli bol rızık helal olsun der bir bakarsın beklerken şer olur, şer beklerken helal olur, bir yaprak küçüktür deme yumrusu büyük olur, büyük yaprak seçerken yumrusu küçük olur ,gene de küçük deyip atma büyükten güçlü olur ,şükür ve sabır et yeter yeteri kadar olur bunlarda  var olmanın yolu olur.

Selcuk uysal çoban saklı şifa

SİZCE KAOS GÜNDEME GÖRE DEĞİŞİR KISA ADI YIKICILIKTIR SAKLI ŞİFA SIRLAR KİTABİN DAN KISA ALINTILAR

30 11 2021

Yeni yazı dizisi 2008 den alıntı kısa yazılar "insanlık bir şey bekliyor umut ve huzur"

-Bitecek işlerini hayra niyet et ki acele edip nefis şaşırtmasın.

-Çok iyi dinleyici ol çok az konuş ki anlatanlar yıpranmasın.

-Kusursuz olmak ne bekleyen nede bekletilen ol bekleyen birilerin sayesinde yani gölgesinde giden ve bekletilen ise çaresiz bir başkasının gölgesinde yürümektir her ikisi de aklını çeler asıl ise yaptığın kararlar ve işlerde iz bıraktığın gölgelerdir (bekleten ve bekletilmeye maruz bırakanlar ) artık onlar senin gölgeni arar durur "Hey güzel insanoğlu" 

Her konuşur birileri de der ki (günden içinde kaos yaratır) “yaratılış yaratan” umut unutulur yaratandan başka güçler var olduğuna inanarak (seni ve insanlığı bile koruyamaz derken) konuşan kişi kişiler başka gezegenden gelen istilacıların sesi sesleri olup giderler.. 

Amaçları gündeme göre kaos yıkıcı kışkırtıcı sözlerle seni ve insanlığı derken hiç kendisini ortaya koymaz çünkü onlar yıkıcı yok edici kan içicilerdir tek amaçları vardır yaşam topluluğunu birilerine esir etmektir (kendi ve kendileri) sadece toplumu parçalamak vazifelidir (yönetim yönetmeyi) hiç düşünmezler çünkü tek amaçları dış dünyaya köleleştirmektir..

Sizce

Sizce bu dünya ne den var

Sizce başka dünya var mı

Sizce bu yaşam dünyasına ne den geldiniz

Sizce yaşamınız ebediyet mi

Sizce yaşam sonu göz kırpması kadarsa

Sizce yaşam boyu bu telaş ne

Sizce bu yaşam için kaos ne

  “Akıllıyı bize tarif et” dediklerinde Hz Ali  (a s) buyurdu ki “Akıllı, her şeyi  layık olduğu yere koyandır.” “Cahili de tarif et “dediklerinde ise “Akıllıyı tarif etmekle cahili de tarif ettim” buyurdular.  

“Doğru idrak eden  ilmin derinliğini kavrayan da şeriat (Kanun ve adalet ) kaynağından benimsemiş olarak döner  ,Hilmi sahibi olan yaptığı işlerde aşırılığa kaçmaz ve insanlar arasında övgüye  layık bir şekilde yaşar.”

Buna göre Hilmi; yumuşak huyluluk, sabır göstermek, tahammül etmek, öfke anında kendini tutmak ve vakur olmak, gücü yettiği hâlde intikam almaktan kaçınmak anlamına gelmektedir. Hilmi sahibi olmak genel ifadeyle; yumuşak huyluluk ve tahammül kâr bir üslup ile davranışlara yansıyan olumlu bir özelliktir.

Şimdi 83 milyon

Geçmişte 8 milyon nüfuslu orduyduk, şimdi 80 milyon her kez de et kemik vardır ama iman yoktur. Bazıları mesai saatine bakar  , bazıları şehadet saatine  .Bazıları joystick destek bekler, Bazıları  namusunu vatanını  ben den sonra  korunacağını bilir, bilir benden  sonra yerini  dolduracak imanlıyı beklemeden .Dünya gelen dört kitaba inanarak …Alla hu Ekber der.   “Allaha zikreder Allah de zikret”

“Müslüman kişi elhamdülillah Müslümanım der” hiç kimse (İslam’ım demez) İslam ülkeler arası görüş fikirlerle ideolojiler ayrılış ve iç içe ayrılmış ve toplanarak toplanmış olarak zorlamayla ortaya atılan insanlıkta akılı yok sayan iç ve diş düşmanların kaos oyunlarından krallık veren verilen sapkın ödüllere kapılan görüştür..

“Asıl ise insanlar huzurluysa bilin ki orada Allah korkusu eşitlik, iman ,ilim, bilim, edep ve adalet vardır .YANI KISACA Cumhuriyet vardır. İşte bu İslam devletidir. elhamdülillah böyle toplumca yaşadığım İslam devletime”  

Cumhuriyet gücü “yaratanın adaletin ve ilkeleri ” den ve insanlara vermiş olduğu güçten gelir. Kan ve kemik tüm insanlarda bulunur. Farklı olan yürek ve niyettir
Erdem olmak anlamak  

Halkın arzularını yerine getir ,onlara güzel övgü de bulun ,tahammül ettikleri zorlukları sürekli dile getir .Çünkü yaptıkları güzel işler çokça zikretmek yiğitlikleri hareketlendirir geri kalmış olanları işe teşvik eder. Öncelik le tanıtma tanıtındır.

“İnsanlık pembe dünya ya kapılan hayaller içinde yaşamak isterken bir korkusunda aç kalmak açıkta kalmak ve toplumun kendi kendine çıkardığı ölüm korkusuyla yaşamak sadece unutulur çan veren alan “Allah’tır” nimet hikmetleri de veren “o dur ki” bu dünyada geldiysen eğer gene rızkı veren” o “dur”.   

Sizce kin nefret kusmak bu yaşam insanlığına  nedeni ne

Sizce neden nedenleri bilip ,bilmeden her yapılan işi başarı başarısız görmekteyseniz

Sizce her doğuş ve yok oluşa kadar her defasında insanlık daha yaşamı yeni keşfetmek değil mi

Sizce teknoloji her asırda yenilenirken insanlık et kemikken akıl ise geri gitmekte değil mi

Sizce her kes teknoloji robotu beklerken veya insanlığını unutup birilerinin et kemikten robotu değil mi

Sizce yol gösteren rehberiniz ölüm emretmediyse insanlık yok olma yolunda çölde yürümeye benzemez mi  

Her kim “Allah yolunda” yürüyen  kimseyle  uğraşılırsa bilsin ki . Parçalanacak ülke beklerken parçalanacak ülke olursunuz “ Allah” yolundaki samimiyetiniz  yok ise İçinizdeki parçalanma zamanınız  gelmiştir.

20 Milyon altın verip devlet kurmadık, hainlerin kaoslarıyla kışkırtmalarıyla “Bu devlet bayrak altında yaşamak korumak için kardeş kanları dökülerek kuruldu bu topraklar”   

Bu topraklara vatan bayrak ve namus  için bundan sonra bedel ödenecek ise vereceğimiz can ve kandır..  

Sadece Dağlarda yaşayan çoban gerisini siz düşünün Bir gider Bin gelir...  

Hz Ali   (a.s)  Buyurdu ki Zaman iki türlüdür. Bir gün lehine ,Bir gün de aleyhinedir Dünya elden ele gezen bir yurttur .Her ne kadar zayıfta olsa ondan senin olanlar sonunda sana ulaşır her ne kadar güçlüde olsan zararına olan şeyleri  kendinden uzaklaştıramazsın. 

               Kaç para kaybettiğim değil, Kaç insan kazandığım önemli.

                             Parayı kolay kazanırsın ama insanı zor.     

 Hayat devam eder    

Bazı musibet musibetler gündeme göre değişir ” kaos ve endişedir” “insanlık bunları önceden görmesi gerekirken (nefis dünya malına kanmış balcık çukur içinde oluşu dur) çok önceden yazılsa da her seferinde söylemek geliyor.

Hastalık musibet öncesi musibetler ve hastalıklar gelmekte evren dengesini kavrayıp hasta olmadan sebepleri yok etme ve hasta olup çareler aramak hiç değil yer ve zamanlar çok önceden ayrıldı insanoğlu geleceği hatta üstüne bir de patentler alındı akıl ise sizlere verilen illüzyon korku idi aç kalmak açıkta kalmak kültürel yapıyı bozarak geriye doğru adım arttırmak ileriye doğru adım ise kültürel yapıyı daha ileri bilime taşıma yerine korkuyla korkutarak ilerde yaptıkları olağan üstü işlerine aaa adamlar yapmış demekten ve yok olmadan başka çaresizlikten öte..

Kendilerinden kabul edilmeyen tüm insanlığı yoklara sokarak bir musibetle şaşkına dönen (ülkeler içerdeki hazineyi güçlü parayı tamponlara bekletilen paraları halkına vererek muhalefet yapısı ülke hainler ordusu içerisinde ve korkuyla ne derler korkusu yaşayan yaşatılmaya maruz bırakılan o ülkeler geçmişte teğet geçen de olsa dış dünya hainleri o oyunu da düşünerek kurmuşlardır..

21 sonların da ve 22 ye az kala tüm ülkeleri ekonomik yapıyı zora sokarak gene kendi talep edilen parayı dünyaya korku salan akıl üstü akıl hiçbir ihracat yapmadan içerdeki halkına geçmişler gibi içeriye trilyonlar borçlu da olsa güçlü devletin parası diğer ülkelerde güçlü parayı talep ettirdikçe ve içerideki o ülkenin fırsatçı fırsatçıları halkı o paraya talep ettikçe ettirildikçe ve önceleri ise kaos savaşlar ve diğer ülke içindeki hainlerle ve yardımlarıyla ayakta duran güçlü devlet gene diğer ülkeleri ekonomik yapıdan kafalarını kaldıramayan o ülke halkı ve ülkelere baskı politikası değişmiş hiç kimsenin suçlu suçluyu bulunamayan bir oyun içinde oluş farkına varılmayan 2005 ten buyana insanlık akıl Q daha ileri zamanlarda daha hızlı akılları yok etmek.

Yok olmayan ise hala oyunların bitmeyişi ise bu seferde açlık kırız yaşatmak açlık krizlerde zamanları olmayan dünyada 21 22 23 yılarında ise savaş kaos kırız ve kendi insanlıklarını düşünmeyen dünya göçü ilticalar ve kaçışlar ülke içeri muhalefetler ve iktidarlar yılına hoş geldiniz der o yıllar ve ilerideki daha sonraki yıllar bundan daha da felakete yer alır parçalanmaya parçalatmaya meyil olanlar ise sınırlar değişir ve musibetler daha hızlı artar ve gündeme göre değişir musibetler..

Artık bu nu düşünen hala dur diyemeyen akıl üstü aklın akıl fırtınası ve içlerinde hala eskiye dönük kral olancam demesi ve hala kral olmamak için vezire vezir olmak için kale ,piyon, at ne varsa sürer sahaya olan halka insanlığı düşünmez bazı fırsatçılarda fırsatı kollar ortada fırındak gibi dönenmesi kaynaklanmakta şirketler yönetimler ülke içi muhalefetler fikirler ideolojiler buda sonuca varılmamış varılamayacak çarpık hal durumdur dış dünya oyunlarından kurtarmak yerine ve kimilerinde imkanlar varken ne derler korkusuyla yaşar beden ve bedenler artık çöker çünkü dünya malı

İdeoloji fikirleri yapıp yapamayacağı endişesi yaşar ve sonrası korkutur korkan korku artık tehlikeli yol alır artık korkudan gelecek tehlikeden korumak ise tek çaresi ise “inanç ve tevekküldür ü  ve o her şeyi görendir hepten unutur unutulur” o ülke ve ülkeler halkı içerdeki para karşılığı hazinesi gücü altın buğday olan kimisini ithal kimisini ihracatta son haleleriyle daha çok tamponlanmayan çalışılması ise (güçlü parayı daha güçlü hale getirerek ülkeler ülkeleri bir kaosa sürüklemek) asıl amaçları ise dış dünyanın bu hamleyi bekler olması..  

Tasarruf etmedikçe müsriflik yapmadan ve de yok etmedikçe ve bir şey talep edilmedikçe ve o ülkede yaşamak istiyorsan eğer" inancına doğruluğa adım atmadıkça" ve bunlar yok ise sonun esir esaret ve kaçış göç.

Devamı var aynı şablonda

saklı şifa sırlar kitabin dan alınan bölüm 2008 tarihli yabancılaştırmaktan ,Sizce, Akıl ,Ayetler İslam’ın güzel sözlerinden , Bir gider bin gelir ,Kardeş ve kardeşler omuz omuza savaşmaya kan gölüne çevirmeleri ,huzur ve istikrara ,akıl zenginliği ülke zenginliği yok edilmesi ,Kaybolan servetler kısa alıntılar alınlar

selcuk uysal çoban saklı şifa 

SADECE SONSUZA KADAR MUSİBETLER YAŞAMAZ EVREN VE YARATANIN YAŞAM İLKELERİ DE İNSANLIĞI SONSUZA KADAR YAŞAR YAŞATIR

25 11 2021

Korku, endişe, kaygı ,kin ,kibir, nefis ,kışkırtma,  fesat, kan emiciler  ,bunlar hep şeytan ve iblisin insanlığı insanı yok etmek için (anahtarları) iblis ve şeytan sonsuza kadar ölümsüz ise bilin ki sadece onlar ölümsüz değildir insan ve insanlık ülkeler devletler pembe dünya hayallerine kapılıp, kanma kandırılma yolunda (anahtarı çevirmeyip ,çevirmedikçe ) insan nefise, insanlık korku endişe kaygı ,ülkeler ve devletler kışkırtmaya fesatlığa ve (iblisin şeytanın anahtarını ) insan, insanlık, ülke ve devletler içindeki ,içlerindeki hain ve kan emicileri yok eder bertaraf ederse insan yaşamında huzur yaşararak ,insanlık ise ebediyete kadar ,ülkeler ve devletler sonsuza kadar yaşar ve insanlığı yaşatır “ yaratanın kısa yol tevekkül ve inanç ” dır.

Seni şaşırtan ise insan bedenin deki nefis ve doyumsuzluktur ve şeytan beden içinde maddeleşir (her şey bir le başlar bir kere başladı mı) ne huzurlu yaşam ,nede (Habil kabil) biter insan insanlık ülkeler devletler geçici yurt ta benzer sınırlar hep değişir zamanlar sonra açlık sefalet ve ölüm göç o zaman ne sınır kalır nede insanlık.

“Şimdiki zamanda açlık açıkta kalma ölümden korkarken” gelecek zamanlarda kan emicilerden ve ölümden korkmaya başlarsınız saklanacak ne sığınak ne de aş bulabilirsiniz avcıyken av olur nesillerinizde yok olur gidersiniz şunu da bilin ki dünya insanlık için verildi sonsuza denk yaşam ve yaşayabilmek için de “nimet hikmetler” verdi sonsuza kadar , insanlığı anlayın , yaşayın ,yaşatın diye.

Yaşam içinde ise ders olarak musibetler bıraktı insanlık ise her musibetten yaşam gündemine göre nefise kapılıp musibetler doğursa da onun içinde de “akıl şuur “ ile düşüne bilmek verdi .saklı şifa sırlar kitabin dan akıl, akıl oyunları sonsuza denk yaşam bölümlerinden kısa alıntılar .

selcuk uysal çoban saklı şifa

EVRENDE NE EKSİK NE FAZLA VARDIR HEPSİ ADALETLİ ŞEKİLDE YER ALIR VE EŞİT ŞEKİLDE YER ALARAK ÇOĞALIR

20 11 2021.

Sonsuz evren ve  galaksiler içinden güneş sistemine yaklaşan blok zincirine bağlanmış geleceğin teknolojisi geliyor Drivemining & EnviDAtoken 

“Evrendeki karanlıktan daha karanlık korkunç sesi duyabilseydik bir saniyeden az yaşam olurdu ve dünya içindeki gerçek aynı sesi yaratılış mekanizmamızdaki sesleri duya bilir insan beyni o sesleri duysa da beden hissettirmez hissetseydi eğer yaratan başka boyutlara yer verirdi”

Bilim ve ilim ile verilen şifreler gerçek yaşam hayata şimdide ulaşırdı beyne yerleşen akıl ise şimdiden her şey sıra ile geleceği düşünür ve düşündükleri düşünürler.

Akıl şuur sayesinde iki dünya arasındaki dönüşü hissedirler ama şimdiden hissedemediğimiz gibi bazı uçuk projeler dense de insan beynine yerleşmiş gerçek projelerdir.

Bazen düşünemeyen akıl ise ben biliyordun (olur olmaz der) bu gün dünya içindeki sesler aynı bir kâğıda not alınmış kaybolmadığı gibi sistem içinde kaybolmaz ..Envidatoken 

Dünya var olduğundan beri var olan “evrendeki kaybolmayan sesler” ve şu anın teknolojisinde ise frekans bir yansıtıcıyla uzaklara gitse de sizlere bir çağrı olarak dönmekte kısa ip uçunu bulmak ise akıl içinde saklı olsa da gözle görünmeyen bir iletişimdir sizlere her gün seslenir..

Devam edecek gelecek yüz yılar en derinler   

 selcuk uysal coban saklı şifa 

BİLİN Kİ EVREN GENİŞLEDİKÇE İYİLİKLER VE KÖTÜLERDE ÇOĞALIR ÇOĞALAN KÖTÜLÜKLER BAŞKA MUSİBETLERİ GETİRİR

22 11 2021

Sözcüklerin gücünü anlamadan, insanların gücünü anlayamazsınız  Gücünüzden şüphe ederseniz, şüphelerinize güç verirsiniz.."Korkunun ,Korkusu, Korkusuzluk tur."    

Bilin ki evren genişledikçe iyilikler ve kötülerde çoğalır çoğalan kötülükler başka musibetleri getirir bunları hepsini bir araya getirebilseydik bu seferde gündeme göre yaşam içinde içlerinden bir tanesini (suçlu) diye alsak ta ben (suçsuzum) derdi” “söyleyin kim masum”

"Her şey geç değil bu gün işleriniz bitmediyse olacak yarınlarınız da işleriniz erken biter"

Her kes işin erken bitmesini ister erken bitmemesi bir sebep aranır zamanın veya vaktinin içinde iyi gördükleri hep iyi yöne yönelseler de bazen hayat yaşaman için kötü imajla kötüyü insan içindeki heyecanlanma ile kötü şans der veya ne kötü gün hay aksilik der der gider zaman vakit içinde bun dada hayır var bazen denir bazen denmez “bilselerdi her şey dengede” hesapları yaparlardı “havadaki tozun hesabını”

Evren genişledikçe galaksiler de hareket halindeler insanlık bir cıvatayı elinle sıkamazken evren içinde insanlık tozken oluşumundayken insanlık ilk zamanlarından yaşam geçtikçe düşünür düşünceler “dünya bir tepsi üzerinde veya bir boynuzun üzerinde denirken “ asırlar geçtikçe yıldızlar vakitlere geldiği geçmiş düşünürleri düşünen o zamanın insanları ellerinde ki “şu kurtçukları görebilseydim” veya düşünür bu kelimelerle yola çıkarak o zaman da kendi zamanına 600 sene geçen kendi zamanın düşünürü “kurtçuğu mikrop” “görebilseydim mikroskopu” keşfederek bunları takip eden düşünürler çok büyük teleskopları keşfederek kendi yaşam içinde teknolojileriyle sonraki asır kendi teknolojilerini genişleterek ve şimdiki ve sonraki nesiller bir birini düşündüklerini düşünerek hareket sağları sağladıklarını bir biri arkasına dizilmiş domine taşları her sonrasını yıkarak buldum buldum diyerek koşar..

Geride yıkılan taşlar başka şeylerde söylese de her buldum diyen iyinin içinde (saklanmış kılıflara burunmuş kötüyü görmezler görmezden) gelirler..

Bir kubbe düşünün birde düşünürü düşünün kubbe ortasından yere doğru ip sallar uçunda ağır sivri uçlu demir, demir ucu kuma değecek kadar yakındır sabitler ama sabitlenmediğini görür ve saatler sonra günler sonra yere çizilmiş dünyanın kendi ekseninde döndüğünü fark eder kayıt notlar alır bir sonraki düşünüre not iletir..

Her düşünür düşündükleri astronomi biyoloji bilim ilim her hareket bir işareti tamamlar ve ilk önce düşünürler keşfeder ondan sonra ne olur artık bunda güç doğar ver doğan güç ise içinde doyumsuz hal alır nefis esir olur kimi nefse yenik düşenler yol alırken kötülükler başlar içinde kötü imaj edilenler ise içleri iyi olduğundan yoksul olarak hotel odalarında başka notlar bırakarak başka düşünürler ise sıfır elektrik maliyet ve kaybolmayan iç içe geçmiş önce telgraf telefon ve sonradan kaybolmayan enerji kablosuz iç iççe geçen ve kendileri bile sonlandırılamayan bilgisayar ve şimdiki aşıra gelinse de bir sonraki asır nesillerimiz bizlere çok işret bırakılmış dense de gene kötünün içinde iyi iyinin içinde kötüyü bulmak imkânsız hal alır..

Çünkü her düşünürü onu kesiktir yapılmaz yaptırılmaz yapılamaz denir ve ondan ki “iyilerin çoğalmasını istemeyen” kötüler bilirler (bu dünya insanlık insan oğlu için yaratıldı verilen nimetler her gelen için çok fazlasıyla varı bilmekte ve gelişme geliştirme genişleyen evreni keşfetme yolunu kapatmaları) hikmetleri görmemesini sağalmak için çok sıkı göz bantları “yaratılıştan uzaklaştırmak” ve  (kötülüğe saptırmak  akıl oyunlarıyla yapma ideolojileri insanlığın aklını yıkamak yıkayarak ) nimet hikmet ilim bilim evren fiziği fikir düşüncelerini önünü kesmek ve buda kötülerin güçlenmesini onunu açarak yaratılış insanlığı insan olmayı unutturmak .

Tüm insanlık insanoğlu bir astronot olsalardı dünyayı dünya dışından görebilselerdi karanlıktan daha karanlık kuvars renkli nur ışığı baka kalsalardı akıl şifreleri dünyaya geldiklerinde insanlığı kucaklardı “bu gün bu asırda keşfeden gözleriyle gören astronotlar ifadeleri” yaşanmaz yaşatılamaz ifadeler çok az gelir bu ifadeleri bile telaffuz edemez haldedirler ve ondan ki bu asrın kaosları ölüm saçan kan yağmurları güçlenmek için durmadan yapay musibetler gündeme göre değişen ve dünya insanlığından beri gelen savaş o ilk insanlıktan beri sossuz keşiflere ulaşılmasın diye her türlü münafıklığı yapacak ve yaptıracak.

Bu gün yaşaman için her ekonomi savaşlarıyla gıdanıza ekim alanlarına köylerde şehirlere inecek inerek açlıktan açıkta kalmaktan ölümlerden sizleri korkutarak gerçek yaşamdan saptıracak saptıracaklar saptanlar bir virüs gibi saptırmaya saptırarak açlık açık kalmamak ölüm korkusuyla içinde içlerinden zincir gibi çoğalarak fırsat fırsatlar fırsatçılar doğarak iyilerin içindeki his ve duygular da nefise yeni düşerek düşürülerek iyi ve kötülerin içinde yer alması iyi ile kötü karışarak ta hangisi iyi hangisi kötü akıl içindeki doğruluğu silmek düşündürmemekte.

“Yaratılış ve insanlık” bu dünya sadece insanlık için evren içinde kıymetli bir geçiş köprüsü “temiz bir evren içinde genişleyen” gerçek ebedîye geçiş noktası ve “inanış inanç son insanlığın sınav köprüsü için bu dünyadaki akıl içine saklanmış tevekkül ilkeleri” bu ilkeleri bozmak için evren içine dağılmış şeytan ve iblislerin “giremedikleri kutsal yerlere” insanlığımda her kötülükleriyle sokmamak için ve sokmayışları için önünüze serilen şeytan sofraları.

Her şey yapmak isteyip yapamadığınız yapıp bir türlü bu yaşam dünyasında başarılı olsanız da başarısız sayıysanız da onların istedikleri gibi olacak ,olacak çünkü onlar için bu dünya tepsi üzerinde ve onlar için hala boynuz üzerinde duran dünya.

İnsanlık için ise bir geçiş yurdu bilirsen eğer ne ,ne kadar insanlık için yaptığına bağlı görebilmen içinde nimetleri var olanı görebilmede ,göremeyişin ise sadece korkutuluşun ve korkudur korkuyu yenmen içinde “tanıma yolunda beden içinde nimet hikmetler ilim bilim beden içinde anlamak ve en derindeki korkusuzluğu çıkarmana bağlı bunlar bir kontrol de koordineli çalışır akıl içinde düşünürlükte düşüncelerde geçmişten gelen “notlar ve ayetler” içinde saklıdır.. Devan edecek

 

Not :Serin ve yağmurlar nem artışı birlikte gelen yağışlar ve soğuklar grip musibetler insanlığın ortaya attığı fırsat fırsatlardan çoğalan ve her ne kadar atılsa da evren genişlemesiyle dünyaya değişim musibetleri yok etmek için atılan gelecek nesillere korumak için eşit düşen nimetler nimetlerden yararlanmak..

Birinci tarif=10 veya 15 dış soyulmuş dış sarmisak ,bir bardak su ,bir bardak limon ,bir avuç kadar ceviz hepsini robottan geçirin .

Bir tabak içinde avuç rendeleyin ,maydanoza ,isteğe göre avokado ,ve yukarıda yaptığınız sostan da iki yemek kaşığı dökerek ve saf zeytinyağı eklenerek yenir.

Ayrıca köy yumurtasını haşlayın kabuğu 45 derece 10 dakika fırınlayın toz haline getirerek tabağa cay kaşık arka sapıyla da yumurta tozundan dökün 1 veya 2 dökebilirsiniz.

Bu iki tarif li 3000 yıllık çın tableti bir o zamanın hekimleri tarafından yapılır İsviçre’de ve Japonya da çok eskilere dayanır ipek yolu güzergâh konaklarında balık et tavuk yemek üzerlerine dökülerek yenir Türkiye de çok eskiden beri Akdeniz sahillerinde balık üzerine dökerler yanı her yerde bir at alır .

Japonya da ise çok acı yeşil biberle robottan çekerler (eski ise havanda döverek yaparlardı ve yapmışlardır) 

(Artık gerisi size kalmış yap gör ne kadar faydalı girip mi yok sadece sabah evden dışarı çıkarken dikkatli olun soğuğa karşı kazak ceket giymiş gibi yapar) yanlışlıkla giymemişte olabilirsiniz.... 

İKİNCİ TARİF=    1 Kg kavanoz ,250 gr soyulmuş sarımsak, bir adet limon,3,5 parça limon tuzu ve su ekleyerek 10 gün bekletiyor sunuz bekleme süresin de konsantre olan öz suyunu temiz tül bentten geçirerek, posasını atarak kullanma şekline uyarak kullanmanızı tavsiye dır. Vücudun hayatıdır. Tümör oluşumunu   yok eder.  

1 Cİ    GÜN   SABAH  1 DAMLA    ÖĞLEN 1 DAMLA        AKŞAM  1 DAMLA

2 Cİ    GÜN   SABAH 2 DAMLA     ÖĞLEN 2 DAMLA        AKŞAM  2 DAMLA

3 CÜ GÜN     SABAH 3 DAMLA     ÖĞLEN3 DAMLA         AKŞAM  3 DAMLA

4 CÜ   GÜN    SABAH 4 DAMLA     ÖĞLEN 4 DAMLA        AKŞAM  4 DAMLA

5 Cİ   GÜN   SABAH 5 DAMLA      ÖĞLEN 5 DAMLA        AKŞAM  5 DAMLA

6 Cİ   GÜN   SABAH 6 DAMLA      ÖĞLEN 6 DAMLA        AKŞAM  6 DAMLA

7 Cİ    GÜN   SABAH 5 DAMLA      ÖĞLEN 5 DAMLA        AKŞAM  5 DAMLA

8 Cİ    GÜN   SABAH 4 DAMLA      ÖĞLEN 4 DAMLA        AKŞAM  4 DAMLA

9 CÜ GÜN     SABAH 3 DAMLA      ÖĞLEN 3 DAMLA        AKŞAM  3 DAMLA

10 CÜ GÜN    SABAH 2 DAMLA      ÖĞLEN 2 DAMLA        AKŞAM 2 DAMLA

11 Cİ GÜN    SABAH 1 DAMLA      ÖĞLEN 1 DAMLA        AKŞAM 1 DAMLA

Bir tarih biçilir her yıl veya beş yıl için de tekrarı yapılır. Ayrıntı olarak sofranızdan sar misak, sirke, limonu eksik etmeyin birde susam tahini bulundurun. Sofralarda susam tahini karaciğer dostudur. Fıstık tahini sindirim sitemlerine faydası vardır, oda bir şifa dır. Topraktan çıkan hiçbir şey sebep sis gönderilmedi. Site menusun de 4 önemli sar misak sayfasını   okuyabilirsiniz. 

  

Selcuk uysal çoban saklı şifa 

 DÜNYADAKİ ÜLKELERDEKİ OYUN KURUCULARI VE YÜZ YILDAN BERİ DEĞİŞMEYEN OTOMATİK ARKALI ÖNLÜ PLAKLARIN VAATLERİ

19 11 2021

Bir ülkede fiyatlar ileri gidiyor kaos endişe var ise bilin diş dünyanın parmağı vardır onlar batmakta iken birilerini de çekerek veya sırtına basarak tırmanırlar bu da diğer ülkeler de  içlerinde kaosa götürür.

Asil ise ülke içlerinde fiyatlar artsa da içteki iktidar muhalefet ve tırmanmaya çalışan ideoloji fikirler geçmişten gelen önce yıkılan sonra kamuflaja bürünerek şirin mi şirinler  yıkanarak veya yoğurt çalarak karadan beyaza çıkarlar  ,gene içlerinde saklanmış şeytanı dış dünyanın akıl üstü akılları var sanan ve o ülkeyi ( şimdi altüst ederiz çın fikirliler ) ellerini avuçlayarak (yeni seçilmek için 54397 tren sayılı seferi beklerler) ve artık bir yerlere geliriz diyen (küçük cinler doğar)

Vay anasına bu sıra ney her kes bir devlet kapısı peşinde koşanlar kuyruğa girenler kimlerin sayesinde bekler dururlar ,hükümet ve hükümetler geldikçe gerileyen zihniyetler durmadan değişen (daha masasına  yerleşmeyen yetkililer) ve geçmiş ten gelen birileri bastona düşmüş, birileri masa başlarında poker oynayan ,birileri iş görgüsüyle gelip lay loy yaparak ,arasına daha masasına oturur oturmaz ve kalkar kalmaz İŞLER VER YANSIN sonradan 2li 5 li maaşlar bu maaşlara yapılamayan işler o ülkenin iktidarı muhalefeti alınan ihaleler bir akarsın kavga gürültü arka kapı kol kola gezen zihniyet hav şetmi vahşet.

Gelen gideni derken birilerini başka ,başka başkaları önce yüzlerine sahte gülen arkasından kuyularını kazanlar yerel yönetimler de il ilçe de büyük ilerde şimdiden yönetime girmek isteyip makamlarını başkalarına yer verenler gözleri boyanmış arkasında kaosa yol açacak şimdiden gizlice çukur kazanlar.

Ülkeyi kontrol dışı bırakmak isteyenler ve ekonomi krizlerini ortaya atanlar şimdiden iktidar olmamak için hep muhalefet kalmak isteyen ve aşağıları santraca oyunu ı gibi dizilmiş dizdirilmiş piyonları öne sürenler BİR ARA hep birlik olup iktidarı devirmeye iş yaptıramaz hale getirenler  ve o ülkenin en önem verdiği bir kararda arka masalarda perdeler arkasında anlaşıp (sen hayır sen evet ver) diyenler.

Bir ülkeyi yanı içlerinde bunlara eşleşen ülkeyi zor zamanlara sokmak isteyen GEÇMIŞTE KAN KUSANLAR YAPAMADIKLARINI şimdiden oyuna oturanlar haydi biraz daha zorlayalım halkı ekonomiye sıkıştıralım diyen zihniyetler ve zihniyetler sormak lazım sizler hangi ülke hainler ordususunuz

Evet geri kalsın da daha da ileri ki zamanlarda ülke içindeki halkı galeyana getirmek için uğraşan hem içte hem dışta oyunları da görmezden gelen ve fırsattan fırsatçılara boş meydanlarda konuşarak kimin konuştuğu belli olmayan fırsattan fırsat bekleyen sivrilen bu ülkeye yabancı değil yabancıların ofis boyutuna eşleştiriyor der demi yen fırsatı fırsata çeviren kim mesela (uyan Türk halkı ve o ülkede yaşayan insan ve insanlık)

Geçmişte o ülkede 1974 76 yılarında iki büyük şirketler stok  (yağ gaz mazot satarak kan gövdeyi götüren sağ sol fikirler) ve daha sonra bir den bir her şeyin bolluğu sizlere gelecekte ve geçmişte göz kırpmıyor mu şimdi o ülkeye bakalım eskiden sayılı dükkanlar varken ve şimdiki zamanda ellerinde kalemle her gün Fiyat yazanlar değiştikçe değişen ve katlanan ve bu haldeyken fiyat öncesi bu kadar alışveriş yokken ne hikmetse her seyahat gidişimde ve şimdi bile para yokken dışarıda yemek ve son model arabalar şehir içi ve şehir yakın dağ lokantalarda  yer bulmak için ve yer açmak için uğraşan “valeler” eski arkadaşımla yollara düşerek 90 geçmeyen yanı başımdan geçen 140 180 giden arabalar tıka basa yol oto bantlar doluyken (kavşaklarda) kitlenen bu kişi ve kişiler su mu yakmaktalar..

Hele fiyatlar artsın diye çöpe dökülen Pazar sentlerde yerlere dökülen sonradan fotoğraf çekip manşet yapanlar o döken döktüren kişi insanlık ve tasarruf yapsaydı ve dökmeden bir tezgaha koyup satsaydı, bir pazarcı sabahtan akşama kadar 5 tl satarken son bir anda 1 tl deseydi ne çöpe gider nede fiyatlar artması için çın fikir olmazdı aslı ise suç işlemekteler milliği serveti çöpe atmak gibi belinki her şeyin müşterisi vardır ve pazara getirdiğin domates sağlıklı 2 ,3 günlük ise çürük değil eziktir çürük ise sizlere “bir ayet le Müslümanlığın” (Pazar ve satıcı ahlakı hakkında da hak kılınan elçilerin kanunları vardır) ama yerel  belediyelerin döken ve döktürenleri ceza cezaya geçici o tezgâhı  kapatma kararı alması gerekirken işi baştan kaosa sürükleyenler ve hainler ordusundayız lığı akla getirmeyen bu dünyada üretici olmayıp sadece ve sadece hükümetlerden geçinen doyumsuz insanlık vardır..

Eskiden rahmetli ve arkadaşları önce sabahtan fiyatlara bakardı daha sonra akşam saatleri ucuzlayan mallara giderler alış verişlerini yaparlardı bu mu ayıp veya (et ney but ney) ki herkes kendini self çeker gibi müsriflik “adı eşek eşektir ama gözleri güzeldir kim kimi hava atmak”

Hele eskiden1972 de kooperatif  kurmak isterken bu bir ideolojiyi anımsatmakta diyen akıl üstü akıllar her fırsatı değerlendire ve traktör alet satmak için uğraşan kışkırtan pazarlama sektörü Ahmet’te var neden bende yok zihniyet  alet malzemeyi kullanan kullanacak 1 ay da 11 ay bekletilen ,10 dönüm sürüp 100 dönüm süren mazot destek alanlar ,her türlü süt verip paraya para katanlar,25 bin tl le düve 35 bin TL leye çıkan kişi ve kişiler fiyat artışını kafalarına koyma sebebi ise aynen şöyle (evi tamamlayamamış arabayı tamire veremeyiş olma sebepleri bir ve iki  tanesi ) her kesin cebinde yabancı para artacak bekleyen (kim kimler de ve kimde yok ) artık siz çoğaltın.

Önce de Avrupa ülkesi kooperatif çok eskiden beri gelen ülke Hollanda’ya ülke dünyaya ihracat etmekte ve değişmeyen fiyatlar bir bak herkes buğday ekti diye buğday ekmiyor ektirilmiyor “gelsin mazot destekleri” sizlerin bir köyün ne eksiği var toprak ise hem 10 kat büyük hem de gübresiz ekim yapılacak verimli yerler varken hala gübre desteği ,”sizlere bir soru hiç tarlanızı” analiz yaptırdınız mı veya 30 50  cm tarlanıza boynuz attırıp o derinlikte kistleşen tabakayı kırdınız mı tarlanızın nefes almasını sağladınız mi  ve tarlanızı harman sonrası sürdünüz mü sürer sürmezden ve kaybolan 52 mineralleri tamamlayacak verim sağlayacak bilginiz var mı. ”Yok”

Hükümetler yapıyor felsefesi değil içlerindeki mekanizmaların biri gitsin biri gelsin ve sonra gitsin yardım almayıp alamayan aldıkça almaya çalışan hala ver yansın diyen zengin olup ta hala yoksul parası alan (vermiyorlar feryat esenler ) çoğalan sesler ve  çoğalan ve çoğaltan kaosa sürükleyen bu içimizdeki doyumsuz nefis olmuyor mu..

Hükümet ve hükümetleri çalıştırılmayan mekanizma ise gene iç ve dış dünyanın feryatları ve kaybolan devlet içinde servetler zengin olan halkın fakirleştiren ise verdikleri vaatler o halk yardım aldıkça ister durur tarlayı sürecek mazot bulamadım der bu nu artsın artmasın der yetecek “şükür ü” unutmuştur gözleri ise devlet ne olursa olsun zihniyet yavaş yavaş  uyuşturulmuş tembel bedene sokmaya çalıştırırlar önce şirin mi şirin gözükürler sonra da gelecek getirilecek hükümetlere hükümete yetkili bekleyen vaatler beklerken (şöyle der hizmet yaptığın kadar gelirin var olacak hizmet yoksa sefilsin derler)

Artık gene isyanları oynar gelen gideni arattırır derken gene başkalarından vaatler almak istesen de artık o ülken yok bir bakmışsın esir esaret olmuşsun hala 100 yıldan beri görmemişin hala görmez oluşun artık dünyalarda seçim sadece maskaralık olduğunu çoban gibi 65 yaşında anlarsın ama çoban bundan 30 yıl önce anladı ve arabayı parka çekerek çekici çağırıp memleket yolunu buldu ve o günden bu güne kadarda insanlığı bol keseden vaatler atarak bekleyen o ülkenin insanlığı uyuttukları  uyutaraktan çağıl ama fırsat kollayan kurnaz yetiştirdiler..

Her zaman dış dünyaya dik durursan dış dünya “ordusu dan” değil o ülkenin halkından korkmuştur bir türlüde o ülke insanın ister istemez bir birileri tarafından “devletini ve bayrağını ezdirmemiş” ama hep nefisten bol keseden yemekten vazgeçememiştir (on dan ki iç ve dış dünya bunu fark etmiş) hep aç kalma korkusuna açıkta kalma korkusuna sokarak (sıkılan yumruklara ) ise bu halkın  “demokrasi tokattı sallamış” olmasından hainler geri kalmış ve ( bir dahakine der ) evet ölüm korkusu ise hainlerin panik içinde kaçarken de birkaç masunu insanları çukura çekmiştir.. Deva mi   var

 

3000 YIL ÖNCE YAZILMIŞ BİR TABLET CİN DE BULUNMUŞTUR

11 011 20114

18 11 2021

Yemek öncesi ve sonrası sarmısaklı soslar 

Sözcüklerin gücünü anlamadan, insanların gücünü anlayamazsınız  Gücünüzden şüphe ederseniz, şüphelerinize güç verirsiniz. ."Korkunun ,Korkusu, Korkusuzluk tur."    

Not :Serin ve yağmurlar nem artışı birlikte gelen yağışlar ve soğuklar grip musibetler insanlığın ortaya attığı fırsat fırsatlardan çoğalan ve her ne kadar atılsa da evren genişlemesiyle dünyaya değişim musibetleri yok etmek için atılan gelecek nesillere korumak için eşit düşen nimetler nimetlerden yararlanmak..

BİRİNCİ TARİF = 10 veya 15 dış soyulmuş dış sarmisak ,bir bardak su ,bir bardak limon ,bir avuç kadar ceviz hepsini robottan geçirin .

Bir tabak içinde avuç rendeleyin ,maydanoza ,isteğe göre avokado ,ve yukarıda yaptığınız sostan da iki yemek kaşığı dökerek ve saf zeytinyağı eklenerek yenir.

Ayrıca köy yumurtasını haşlayın kabuğu 45 derece 10 dakika fırınlayın toz haline getirerek tabağa cay kaşık arka sapıyla da yumurta tozundan dökün 1 veya 2 dökebilirsiniz.

Bu iki tarif li 3000 yıllık çın tableti bir o zamanın hekimleri tarafından yapılır İsviçre’de ve Japonya da çok eskilere dayanır ipek yolu güzergâh konaklarında balık et tavuk yemek üzerlerine dökülerek yenir Türkiye de çok eskiden beri Akdeniz sahillerinde balık üzerine dökerler yanı her yerde bir at alır .

Japonya da ise çok acı yeşil biberle robottan çekerler (eski ise havanda döverek yaparlardı ve yapmışlardır) 

(Artık gerisi size kalmış yap gör ne kadar faydalı girip mi yok sadece sabah evden dışarı çıkarken dikkatli olun soğuğa karşı kazak ceket giymiş gibi yapar) yanlışlıkla giymemişte olabilirsiniz....

İlk belirtisi burundan giren tüm musibetleri beyne gitmeden dışarı atar burun akmasıyla gözle görebilirsiniz tümör oluşumunu önler.

Ceviz çok koyarsanız  tansiyonu dengede tutar az koyarsanız tansiyonu düşürür kısaca her şey yerinde yapar çok küvetli gıda “örneğin balık” ta kullanırsanız direk vitaminleri kana verir.

Kandaki mikropları çamuru alır üstüne kaynamış su içine ceviz yaprağı demleyip içmeniz ise kan pıhtılaşmayı önler

Sağlıklı günler sizle birlikte olur bir deneyin farkı görün..    

 

İKİNCİ TARİF=    1 Kg kavanoz ,250 gr soyulmuş sarımsak, bir adet limon,3,5 parça limon tuzu ve su ekleyerek 10 gün bekletiyor sunuz bekleme süresin de konsantre olan öz suyunu temiz tül bentten geçirerek, posasını atarak kullanma şekline uyarak kullanmanızı tavsiye dır. Vücudun hayatıdır. Tümör oluşumunu   yok eder.  

1 Cİ    GÜN   SABAH  1 DAMLA    ÖĞLEN 1 DAMLA        AKŞAM  1 DAMLA

2 Cİ    GÜN   SABAH 2 DAMLA     ÖĞLEN 2 DAMLA        AKŞAM  2 DAMLA

3 CÜ GÜN     SABAH 3 DAMLA     ÖĞLEN3 DAMLA         AKŞAM  3 DAMLA

4 CÜ   GÜN    SABAH 4 DAMLA     ÖĞLEN 4 DAMLA        AKŞAM  4 DAMLA

5 Cİ   GÜN   SABAH 5 DAMLA      ÖĞLEN 5 DAMLA        AKŞAM  5 DAMLA

6 Cİ   GÜN   SABAH 6 DAMLA      ÖĞLEN 6 DAMLA        AKŞAM  6 DAMLA

7 Cİ    GÜN   SABAH 5 DAMLA      ÖĞLEN 5 DAMLA        AKŞAM  5 DAMLA

8 Cİ    GÜN   SABAH 4 DAMLA      ÖĞLEN 4 DAMLA        AKŞAM  4 DAMLA

9 CÜ GÜN     SABAH 3 DAMLA      ÖĞLEN 3 DAMLA        AKŞAM  3 DAMLA

10 CÜ GÜN    SABAH 2 DAMLA      ÖĞLEN 2 DAMLA        AKŞAM 2 DAMLA

11 Cİ GÜN    SABAH 1 DAMLA      ÖĞLEN 1 DAMLA        AKŞAM 1 DAMLA

Bir tarih biçilir her yıl veya beş yıl için de tekrarı yapılır. Ayrıntı olarak sofranızdan sar misak, sirke, limonu eksik etmeyin birde susam tahini bulundurun. Sofralarda susam tahini karaciğer dostudur. Fıstık tahini sindirim sitemlerine faydası vardır, oda bir şifa dır. Topraktan çıkan hiçbir şey sebep sis gönderilmedi. Site menusun de 4 önemli sar misak sayfasını   okuyabilirsiniz.

ŞALGAM İMALATI(FABRİKASYON ) ve organik yapınlar

MADDELER; MİKTARI;

Setik(bulgur unu) 45 gr

Ekmek mayası 5 gr

Su 950 gr

Tuz Yeterli miktar

Siyah havuç Yeterli miktar

İŞLEM;

Bir kap içerisine setik konularak üzerine hamur olacak kadar su eklenerek hamur haline getirilir ve ekmek mayası eklenerek tekrar yoğurulur. Sonra bu hamur kapalı bir ortamda ekşimesi için bekletilir. Tam olarak ekşidikten sonra hamur bir bidon içerisine konur ve üzerine mevcut su ilave edilerek bekletilir. Ara sıra tadına bakılarak gerekli olan kadar tuz eklenir .İstenilen kıvama gelince içerisine siyah havuçlar kesilerek su renklendirilir.

ORGANİK YAPIM TARİFİ; Sadece farkı mayası birer tutam halinde bulgur nohut fasulye ile yapılır hepsi bir tülbentte konur 25 gün bekletilir ve tülbent çıkarılarak servise hazırdır..

Not = Organikte ekmek mayası koymayabilirsiniz bu işlen nohut maya görevi yapar  

 selcuk uysal çoban saklı şifa  

ZORLU YOLDA ÇATALLAŞAN YAŞAM VE HAYATIN İÇİNDEN KENDİLERİNİ KRALIN KRALLIKTAN ÖTE SANA KRALLAR.

Birinin üzerinde hakkı olan, ama başkasının kendi üzerinde hakkı olmayan biri olsaydı, bu yaratıkları değil, ancak münezzeh olan (Yaratan Allah olurdu) Güçler türedi ve aralarında ise onların gölgesinde yanı (saye sayelerinde) gruplar da türedi bu durumlara dur diyemeyen insanlıkta acizlik korku disiplinsizlik ve psikolojik balcık çukurlarına saplanmış ruh halleri oluşundan.

“Barış huzur için “savaşmak lazım derken” yurt ,vatan ,bayrak için ve insanlık zulüm baskı politik baskılar kaldırmak ve yaşam içinde yaşamayı ve yaşatılması için güçlü denilenlerle kralcıdan ,kral olanlarla savaşarak (huzur barış ve evrensel “yaratanın ilkeleri” gelir ) gelir derken bu (ilaha silahla olmaz) en derindeki korkusuzluğu çıkarmakla başlar oda yaratanın vermiş olduğu güç”

Bazen de derler (barış için savaşmak)  savaşmak tamam ama savaştırmak nesi sorgulamadan yapılan savaş (birilerinin eskiden beri gelen) ölüm tarlaları ve yağmur gibi yağan kan dökülen kan la gelen barış içinse arada kalan mazlumların sucu ney ki, hani huzur barış içinse yönlenen yönlendiren yönetilen huzur içinse ve içinde kalıyorsa düşünce ideolojileri başkalarına göre ters düşünceler var ise (başkasının kendi üzerinde hak iddia edip hakkı olmayan biri olması sizce neyi anımsatıyor ve anımsatılan kişilerinden peşinden gitmek size ne olabilir) ve de  barış için ve huzur için savaşmak ney olabilir kısaca bence (cinayettir) ve bir kördüğümden olmuşların ip ve dip kopukluğudur işte bu korkunun vermiş olduğu düşüncesi saldırıdır..

İşte buda çıkarlara göre akıllarında tek yönlü yol dedikleri evrensel ve demokrasi arkalarına saklanan (birilerini üzerinde hak iddia) edenler bunlar yönetilen yöneticiler yer değişen krallar ve kralın kralları olmuyor mu artık gerisini sizler gün içinde görecek ve bazen de hissedecek siniz.

Şimdi dünkü yol veya dönüş yolumuza bakalım sizlerde o gün yaptıklarınıza

Çoban gene zorlu dağlarda mola verip bastonu kenara koyup ocağı çıkararak domatesli sarmısaklı soğanlı bol biberli melemen hazırlayıp afiyetle sizlerde evde yapmışsanız sizlere de afiyet sıhhat sağlık olması dileğiyle benimki bu kadar bitirmiştik ama oraya gelesiye kadarda şu nu atladık hepiniz görmüş yol kenarında satıcılar bende yol alırken zorlu yolları çıkarken bir su kenarında durup ve oradaki satıcı bir kardeşimden bir şeyler alıp yola koyulmak.

“selamünaleyküm” kolay gelsin bol bereket olsun aleykümselam hoş geldin yeğen ..yaş kaç arkadaş  (yaş 55 ) bende 64 65 dayandık ne satar kaç para kilosu (doğruyu söylemek istersek akşam saati yaklaştı az çeşitlerde kaldı ama gene sana yetecek var) bir kilo domates ver biraz biber incirde bir kilo ver yeter bu gün yeter ( yaş benden büyüksün atık amca demek lazım amca para istemez iki üç tane salata üç dört tane patlıcan azda kabak kaldı vereyim helaldir) olmaz kardeşim ama söylemen bile yeter sen tart ona da üç beş veririz sen dağın başında ikram ederken çarşılarda çok gördüm çöpe giden ürünleri üstlik ertesi güne saklayıp bir de elinde kalemle gezen esnafları sanki borsa ama şurada bir çay gördüm akşam çayı ondan içerim..

Çay içerken rafta zeytin yağı zeytin turşu raftakileri sen mi yapı yon (hayır Amca köyden bir arkadaşın annesi köy çeyizde onlarda yaylalarında kendi zeytinlikleri var kendilerine göre satmaktalar) Fiatları ney  (zeytin yağı 25 tl saf) dur dur gerisini söyleme sen oradan bir tep te kaç kilo (üç kilo ) bir pet ver, birde zeytin ,birde turşu tamam dır biraz yükün afiflesin (kesene  bereket amca) (amca çay içerken sen ne iş yaparsın emekli misin )değilim ama gün olarak 1500 2000 gün çıkar bu yaştan sonrada bir kapıda beklemek koyar adama bu kadar görünümden sonra aslı ise çok insan var bu durumda bekleyen kanunlar çıksa da gene olmam emekli önce doymak bilmeyeler doysun bu dünyada yardım olmadığı halde yardım alanlar ellerinde her gün eskiden stok vardı derler gördük o günleri şimdi değişti görmezden gelirler neden dersen eskiden tek el olan üretim şimdi çok başlı üretim kim kimi kontrol edecek disiplin olmadıktan sonra ha belki çıkar kanunlar derler şu kadar getiren emekli olacak olmayan para ise bankaya esir ederler yaşam bu yaştan sonra ne kaldı ki) ondan sonra eski den Almancılara ne den almayadasın dediklerinde sağlık için derlerdi şimdi her şey güzel olsada şimdi ise hasta olmadan hasta ederler doktor yazmaz ilacı ilaç sektörü yazar ilaçları şimdiki dünyada geçelim onlar yemeğe devam etsin biz başlayalım lafımıza amcam.

Şöyle başlamak gerekirse her yolda durduğum yerde nerelisin ne iş yaparsın der dururuz işte bu milletin toplumun en güzel tarafı çok sevmekteyim.

Ben çoban amcan olarak 40 yaşında kendimi sağa sinyal çekerek park ederim oradan bir çekici çağırır o zaman bu kadar modern hayat yoktu yollarda çok azdı arabayı samanlığa koyarak sadece dağları yurt içi yurt içi seyahatlere çıkarak aslı iş yapmak için bir üretim yapmak için çalmadığım kalmadı sistemleri getirdiğim halde makamlar makamlardan geçiremedim hep Sümen altı dosya arası rüşvetten öte bir adım atamadım bir adama bağlı kalmak ve o nun izniyle olmadan sanki hep ötelediler “Allah a şükür  ve şükür halime “şimdi ise başka kulaktan iş görmekteler ama olsun bir iş yeri veya bir üretim yapmak için yol alırsın ama gene seni tırpanlarlar eğer anlamışındır.

Paraya gelince dünyanın % elliye yakın gezdim yurt içini de %99 unu belki buradan sadece gidişim olan yerden çok geçtim kısmet bu güneymiş tanışmak evet şimdi ise birikintim var iş olarak ama içlerinden hepsi şifa görmekteler ama ben hekim değilim herkes işini yapsın der geçerim ayrıca yıllarca önce (akıllı krem çıkardım) şimdi ise değişti “akıllı yağ “yaparım her kese şifa olsun derim giderken de “sana hediye olarak bir tane hediye verecem” ( olur mu amca bu kadar alış veriş yaptın ) olsun her şey para değil aldıklarımın ve senin hürmetin yeter bir de yolda kazanarak geldim ama şifaları ayaklarına geldi şimdi bu bir ağrı kremi çok az sür bir nohut büyüklüğünde çok sürersen eğer bağırdığımı şu dağlar arkası duyarım ama acı biter ve sonra ben niye bağırdım der Allah razı olsun der ve hep yolumu gözlersin..

Birde arabanın tepesindekini görüyor musun oda benim emekliğimi sağlar önceden depoda yapardım şimdi “samanlıktan çıkardığım arkadaşımın araba tepesinde gezer arabama arkadaşım derim işte oda bir kazıcı maden madenci o kazar günlük nafakam çıkar ve dağ bayır paralarda nasip olur (amca bu kriptomu sanal para dedikleri) yok bu kazıcı maden sayısal para yazma ise sanal parada olmaz üzün bir gün olurda siteme girip okursan anlarsın bu bir 20 yıl sonra veya 40 yıl sonra şu paralar talep edilen paralar kalkar yerini çok eskilerden para olmadığı zamanlarda tuz savaşı çıktığı gibi şimdi kullanılan paralar kanla kazanılmış yağmur gibi ölüm tarlalarını sular ve geleceği olmayan verim alırlar buna da güçler vadisi içinde ekilir biçerler..(Amca çok derin konuşmaktasın ) evet çok ederin haydi bana eyvallah son söylenecek kelimeyi kullandık ( tekrar gelişinde bana uğra amça yolun açık olsun) kısmet varsa yarınlar bir gün nasip bir lokma yeriz buralarda..

Çoban bastonu ve arkadaşıyla yola çıkar ya bismillah evet şimdi gelelim siz ne yaptınız sorgulayamam ama benin yazdıklarıma kendi kendinizi yorumlarsanız o yeter.. Fiatlar ,yarın dan sonra ,şimdi olmadı, hastalık hastası, depresyon ,işlerim olmadı ,sayeler sayesi kapısına giderek aşındırma işte bu da hepsi sırlar kapısında yazmakta x yollar ,savaş virüsleri ,karda yürüyüp iz belli etmeyenler, zor yolculuk zor yerlerde yapmak ,yeni ve eski bölümünler den kısa alıntılar

selcuk uysal çoban saklı şifa. 

BU GÜN ÇATALLAŞAN YOLDA NE ÇIKTI SORGULAMA YAPTIN MI ÇATALLAŞAN İKİ YOLDA İLERLEMENİZ EBEDÎYİ DÜNYADA HEP KARŞINIZA ÇIKAR

Kaç para kaybettiğim değil, Kaç insan kazandığım önemli. Parayı kolay kazanırsın ama insanı zor.

Şimdi yok “o kadar “dediğin gibi haydi bakalım bir gününe bakalım ,ama bu arada güne gününüze bakın yarın yaşamak varsa yazarız yoksa arkadan gelecekler yazar.

Şimdi başlayalım

Dünya yaşlanıyor desek te aslı gençleşiyor asıl olan insanlar genç doğarken gittikçe yaşlanan ve orasını burasını düzelterek ebedîyi kala çam psikolojik gençlik ise yaşlanmamak için elinden geleni yapsa da nafile şimdi bir bakalım sen kaç yaşında olursan ol sadece “yaşam yaşatma ve yaşantına bak uzun gördüğün ebediyet yaşam için çırpınış bir göz kırpması kadar.

Farkına vardıysan eğer yırtık gömlek te ipeğe dönüşür yüze toprakta sürsen yaşam güzelliğinize güzellik katar işte aynı beden yaşlanmaz ve yaşatma yolunda her adımı bolluk bereket kısmetlerle dolar ve de önceden hatırlatılmıştır

Bildirilen “ayetler” ve (birbirini takıp eden düşünceler) ve sonradan düşünürleri düşünen düşünceler gene ayrılan çatallaşan yol “düşünen düşünceleri haykırarak düşündüklerini buldum” diyenler birde var olanı (buldum buldun diyen akıllar)

Hatırlatılan Ayetler ve düşünceler

Bir asırlara bakalım birde sonradan buldum diyen düşünceye “birde insanoğlunun var olduğundan beri sevgili elçilerin ayetlerine”

“İlim sabit duran çekirdek noktadır.

Cahiller onu çoğaltmış insan oğlunun ne kadar yetersiz anlayış körlüğü kavrama yetersizliği dir”.” Allah’ın bizlere bağış etmiş olduğu beynimizi kullanmadan acıziyet için de olduğumuzu  anlattığı gibi, aynı zamanda var oluş, büyük patlamayla ulaştı”

Düşünceler düşünürü düşünür kılan çekirdek noktalar buda bir keşiftir

İzafi hareket nedir ya da nispi, bağıl veya relatif hareket

Belirli iki   halindeki iki cismin, birinin diğerine göre nispeten hareketine izafi hareket denilir. Yani iki cismin hızlarının farkı izafi hareketin hızını vermektedir...

İzafi hareket ya da nispi bağıl veya relatif hareket  belirli iki hızda hareket halindeki iki cismin, birinin diğerine göre nisbeten hareketine izafi hareket denilir. Yani iki cimin hızlarının farkı izafi hareketin hızını vermektedir “En istein’ın” en meşhur keşfi İzafiyet Teorisi’dir.

Fizikle ciddi bir şekilde ilgilenmeyen birçok kişi hâlâ bu teorinin ne demek istediğini anlayabilmiş değildir. Oysa  “Kuran ancak bu teoriyle anlaşılabilen gerçeklere 1400 yıl önce işaret etmektedir”

Einstein, izafiyet ile ilgili açıklamalarını “özel İzafiyet Teorisi” ve “Genel İzafiyet Teorisi” diye iki çalışmada toplamıştır.

Dedi ki “Yeryüzünde kaç yıl kaldınız” Dediler ki “Bir gün veya bir günün birazı kadar kaldık, sayanlara sor.”

Onları toplayacağı gün sanki sadece birbirleriyle tanışacakları gündüzün bir saati kalmışlar gibi gelir .

İnsanlık neden övünmekte veya kaos kışkırtıcı kin nefret psikolojik ruh halleri ne ,ne kadar

“Dünyanın yüceliği ve övüncü hususunda yarışmayın.

Ziynet ve nimetlerine aldanmayın. Derdinden, mihnetinden sızlamayın. Zira izzeti de övüncü de bir gün biter. Dünyadaki her müddetin sonu gelir. Her diri, sonunda fani olur”

“Dünya kalmak yurdu değil geçiş yurdudur

Orada iki tip insan vardır. Biri özünü  (nefsi  isteklere )satarak kendisini satarak helak eder ,diğeri  de özünü  (Allah’a ) satarak kendini (azaptan) kurtarmış olur “

“Sapıklık olacağından korktuğun bir yola girme.

Çünkü sapma ihtimali olan yollardan kaçınmak, o korkunç yerlere girmekten daha iyidir. Marufu emret ve ona uyanlardan ol, münkeri elinle ve dilinle ortadan kaldır. Münkeri yapanlardan tüm çabanla sakın ve uzaklaş”

Münafıklar hakkında buyurdu ki:

“Onlar saptırıcı sapıklar ve hata işleyip insanı hataya sevk edenlerdir. Renkten renge giren, her türlü entrikayı çeviren, her yoldan sizi kasteden, her gözetleme yerinde sizi gözetleyenlerdir. Kalpleri hasta, zahirleri ise temizdir. Sinsi sinsi yürür, görünmeden gizlice hareket ederler”

Başkasının kendi üzerinde hakkı olanın da, başkası üzerinde hakkı vardır.

Birinin üzerinde hakkı olan, ama başkasının kendi üzerinde hakkı olmayan biri olsaydı, bu yaratıkları değil, ancak münezzeh olan (Yaratan Allah olurdu)

“Amel  ettiğinde zarara uğramayacağın şu dört hususu dikkat edin”

En büyük zenginlik  akıldır, en büyük yoksulluk  ahmaklıktır, en korkunç şey  kendini beğenmektir, en değerli büyüklük güzel AHLAKTIR..

“Üzerinde yamalı gömlek görüp nedenini sorduklarında şöyle buyurdular”

”Bununla kalp mütevazı  olur ,asi nefis ram olur ve müminler ondan örnek alır.

Dünya ve ahiret iki uyumsuz düşman ve iki farklı yoldurlar. O halde kim dünyayı sever ve gönül verirse ,ahirete tartısında tartılır yaşam sınavında kim ( buğzeder anlamı düşmanlık etmek, kin nefret kışkırtma bir komşu bir komşusuna bilerek bilmeyerek iftira atmak beslemek ve ona düşman kesilir bunlar doğu ve batı gibidirler gerçek adalet tartısında muhasebesi çıkar”

“ Dürüstlüğün kuralı yoktur.. sadece dürüst dür ..

Tarih kayıtlarında yazar. .anılır. Sözcüklerin gücünü anlamadan, insanların gücünü anlayamazsınız  Gücünüzden şüphe ederseniz, şüphelerinize güç verirsiniz”

“Rabbim ihtiyacımız olduğunda yanımızdasın ,

Biz çölde avare dolaşan  insanoğluna doğru yolu gösteren,  Karanlıkta yol gösteren bir ışıksın, ve düşmanlarımızı ,yerle bir eden bir kılıçsın , dürüstlük yolumdan ayrılmayan, yalansız Dünya ,ve  insanoğlu ..Nasip et…Çoban

Evet bunlar geçmiş ten gelen hatırlatmalar bunlara bakarak (yazımızın başında yazdığımız bu güne) bakalım la başlayalım “ya bismillah” attığımız adıma neler yaptık ben le başlı yalım

Yol sabah 04.30

Bu gün şükür namazımı kılarak nasip yola koyulduk her zaman güler yüz ve samımı davranış ilke edine aynı firmadan petrolden alarak yola devam şafak sokmuş bu yola gittiğimde dağ çamlık temiz havada dinlenerek azda karnımı doyurarak benim 93 model eski dostum arkadaş im “arabaya diyorum” o da dinlenerek üzüm dağları üzümün cennet yerinde Salihli de gene çelikçi dostumdan bir parça yaptırarak tekrar yollara düştük çoban bastonu attı yol güzergâh Muğla eski yadigâr arkadaşımın “araba” hiç dönüş yolundan gitmez içindeki de belirli yere kadar yolu bilmekte olarak geri kalan yolu sorarak yol alırız (Diyeceksin yol gösteren teknoloji varyok çoban da yok teknolojiyi bilir ama kullanmaz çünkü o gösterdiği yol (paralı yol ve biraz yakıt yaksın ayağı yapar birilerine çalışır) kendi yakıtımıza baktık gerçi daha var ama önde yolda var desek te kendi her zaman petrolüme yaklaşır her zaman gibi Güleryüz hizmet temiz hijyen pompacıya yaklaşarak petrolümüz var ama sen depoya kadar doldur her zamanki güler yüzle..

Marketine gidip aynı şekilde çay ve alışveriş yaptık ve bir şey sormak icap etti sorduk her şeyi anlattı ama gene dışarıya soralım dedi ve pompacıya sordu pompacıda aynı şekilde güler yüzle ifade etti gene aynı şekilde abi bir de market önündeki abiye soralım dedi ben yok dedim selam verdik almadı o hiç cevap vermez gene yardımcı oldun selam vererek tam ayrılacaktım pompacı bana yardım için gene o adama sordu ben dönerken (adam elini sallayarak aman der misali asık süratli insanlık ruhu olmayan adama bir cevap vermen gerektiğini aklımdan geçti ) anında sorguladım araba içinde az dönerek adama yaklaştım kardeş sen buranın elamanımınsın suratın asık biliyorum bilmiyorum cevabı verebilirdin ( bu adam birde başkasının yeri önünde üzüm satmakta) tekrar yola koyularak pompacı koşar araba arkasından buyur kardeşim abi neden sordunuz elamanımınsın diye her şey çok güzel ama bir adım geri bir adım ileri sana hiç puan getirmez 95 ten 100 puana ulaşamazsınız der demez 95 ten neden 96 ya çıkamadıklarını anlarlar..

Ben her zaman böyle durumlarda başkasının yerinde müsaade etmiş olarak ürün satıyorsa o kişinin yükünü hafifletmek için bir kilo değil bir kasa alırım hatta arabamda hediye kuru üzümler olsa da..

Yola koyulduk Denizli aydın yolundan naziliyle geldik coğrafi yapıya göre güneyimdeki dağlar arkası Muğla hoca gibi ters kulağa gitmek ne der trafik sıkışıklığından yanım da ki arabaya ne kadar işaret etsen de adam telefonda leyla bir bakarım tabela şehir içinde Muğla der durur mu çoban sapar.

Tam yola girerken bir çay molası verir mantık hesabi yaparak tam 80 km kısa bu yol ama mücadeleli bir yol asfalt rampalı (eski arkadaşımla istişare ederiz hey çoban biz ne yollar ne rampalar gördük beraber bu yeni yolar ne ki) yola devam eski arkadaş coşar tam aradığım yolar gibi dercesine zorlu bir rampa yol kısa diye hafriyat kamyon sıralı ne geçebiliyoruz nede kendilerinde haklı yol veremiyorlar rampa biter kamyonlar gelecek rampada zorlamasınlar diye bir köyün girişinde çınar altında kahve hemen dalarım mola verir arabada dinlensin diye tabi sevinir yolda su koyuvermediğine..

Yanaşır yanaşmaz en sevdiğim yanı bizim koy “yaşamı dostlarım hoş geldin kim varsa hoş geldin der yanı birde ne satarsın lafları bir de hürmet ”..

Yok yarenler bir şey satmam sadece bu yolu bilmediğimden ve arabanın dinlenmesi için mola verdim biraz hoş beş derken ya kardeş emekli değilsin çalışmıyorsun da nasıl bu kadar gezersin der bir meraklı kişi..

Kardeş her şey anlatılmaz benim tabi ki geçim kaynağım var Allaha şükür o bana yeter dağlarda arılarım var Muğla’da onlarda pamuk tarlalarına zehir atmışlar tarlaya giden gelmedi hem onlara hem de kedimin “yaptığı akıllı yağ” var belirli arkadaşlarıma sadece gidişi olan yolda satmaktayım der birisi akıllı yağ ne der bende bel ayak fıtık ağrıları için derim hemen birisi der kardeş şuan duramıyorum burası dağ havası belime iyi gelir mi der ama derim ki sizler hürmetti unutmamışınız ama ikramı unutmuşunuz derim orda hepsi birden hakikaten hepsi bir çay su açmışın der derler “bir ara unutmuşlar ikramı desem de yanılmışım derim aklımdan”

Adamı der çoban ağrıyan kısmı gösterir çoban oradan der yoksa çoban sen doktor musun yok derim adama bir beline ağrıyan yere sürer 10 dakika sonra ne olduğunu söyle derim bir mi 2 kişiye daha bu arada arabaya bakım yaparak kısaca göz gezdirerek bir daha çay söyler içerken ne oldu yarenler yandınız mı hem de nasıl ağrı var mı yok teşekkürler der haydi bana eyvallah derken kardeş arabanda varsa bir tane verir misin der var derim kaç para der 100 tl ama size 75 tl olur derken 3 de alır kardeş akşama kal toplanırlar burada çok satarsın der ben yok derim önümdeki yolu bilmiyorum akşam zorlanırım gün batmadan Muğla’ya atayım derim peki dönüşte uğra der ben dönüşüm yok bir daha gelirsem eğer karşı yolda bekleme hep geldiğim yoldan gelirim ne zaman olur onu “Allah bilir” der demez muhtar gelir kısa sohbet der demez benden 5 adet alır muhtar ısrar eder misafir hanemiz var orda kal der sabah gidersin dese de çoban yol der.. Bir da ki sefer der yola çıkar..

30 km kalan yol zorlu yolda dağ yolundan biter Muğla görünmüş ula ilçe sine gelerek işlerimizi kolaylaştırıp arı ve bal olmayan kovanları az çok toplayıp “şükür ve sabır” bileyerek kamyonu memlekete yollarız..

Çoban gene zorlu dağlarda mola verip bastonu kenara koyup ocağı çıkararak domatesli sarmısaklı soğanlı bol biberli melemen hazırlayıp afiyetle sizlerde evde yapmışsanız sizlere de afiyet sıhhat sağlık olması dileğiyle benimki bu kadar.

Evet siz bu gün ne yaptınız..   devam edecek

Sırlar kitabin dan Müslümanın ve İslam’ın gizemli ve anlamlı ruh açan ayetleri, o yıllardan bu yıllara ,zor yollarda zorlu yolculuk yeni ve eski bölümlerden alıntı

selcuk uysal çoban saklı şifa 

NE OLACAĞIMIZ DEĞİL ÖNCE NE OLDUĞUMUZU BİLMEK

Ne olacağımız değil önce ne olduğumuzu bilmek ne olduğumuzu bilirsek gelecek nesillere bir şeyler bırakabiliriz hala ne olacağımız yolda devam edersek gelecek boyutlara bir şey bırakamaz ve nesil geçmiş yaşama bir anlam çıkaramaz bizler geçmişimizi bilemediğimiz gibi zaman ve tarihler çıkara göre yazılmaz şimdiki zamana göre beyinler yıkanmaz ise idi etrafımızda dolaşan gözle görünmeyen iblisleri görür ve beden içinde şeytanı maddeleşmez di.

Evet yaşam şimdiki zamanda şu an ne yapmaktaysanız bilin hep yıkıcı yakıcı nefret kin içinizde doğulurken bir anda yaşamak için nefrete dönüşür ve geri alınmaz sarılmaz durum alır ve an ve an önce insanların çıkardığı adalet zinciri korku basarak endişe ve şimdi ne olacağım korku endişe sarar ama geçmişleri bir yazan ve ayetlerle bildireni bilseydin okusaydın (içindeki maddeleşmemiş şeytanı görürdün) şöyle hatırlatır “nefretler bir ateş kör gibi eline alır sadece kendini yakarsın Allahtan uzaklaştırır şeytan ve iblise yakınlaştırır”

Artık beden musibettir musibete yenik düşer hasta bırakır artık bedenden ilk ayrılan şeytan iblistir bedeni yenmiş bir başka bedenlere saldırmak için yol alır nefret kin hinleşir hinleşen beden arar artık (geride kalan musibet beden ise) kimsenin ve iblis şeytanın ulaşamadığı kapıya beden yönelir burası “tövbe eman kapısı” yetişe bilirse eğer yaşam sağlık sır kapıları açılır açılmadan önce ise gözle görünmeyen insan gizem evren yaşamında hak ve adalet tartısın da tartılır beden insan yaşamında gerçek tövbe etmiş ise bir yaşam şansı verilir aynen “şöyle bizi beni Allah korumuş verilmiş sadakamız ve sadakan vardır der.

Artık karar ise verilmiş sözde “kalp gözü açılmış iblis ve şeytanı net şekilde görür yaşam artık ol der olur” Artık nefret kin kalmış yapanları net görmekte beden içi iman yolunda enerjiyle dolmuş zalim zulüm edenleri bertaraf ederek her geçen gün insanlık enerjisi alarak sadece ve sadece “Allah yolunda “insanlığa adım atmak atarak gelecek nesillere ve nesiller yaratılışın var olduğunu insanlığın önemini daha çok iyi anlayacak.

Ama “şu zaman diliminde görmek görmezden gelmek” ise şimdi ki zaman da “insan olmasına” din dil ırk ayrılarıyla nefret kin koşanlar galip gelirlerse eğer (bir sorgulamak gerek insan olmayışını ) “yaratılışı ve yaratanı unutturmak” için kendi fikir ve ideolojileri ile tanrılaşma yoluna giderler ve derler nesillerimiz ne şekilde imiş le kalırlar kalmayıp beden içinde doğulurlar.. 

Önde iki yol var Tarihler sadece insanların çıkardığı her çağlarda bir tarihle doğar iblislerin çiğlik sesleri (yeni tarih sıfırlaması) ise yeni bir algoritmanın yazılım sıralamasını net göre bilmek artık “insan akıl şuur bedenler” musibet virüsler sarmış ise insana verilen düşünme düşünebilme akıl içindeki “erişilmeyen bir beyin çekirdek şimşekler çakar bir ampul gibi” artık o sizin yolunuzdur. 

İblisin her hamlesi insanlığı daha çok yok etme, karşı hamle ise insanlığı yaşatma yaratılış tarafından verilen bu dünya ebediyetin son adalet sınav yeri , iblis ile birlikte yaşaması sizlere bırakılan bu dünya son intihan yeri.

Dünya cennet gibidir yaşamasını bilene toplumlar daha çok güzel yer için doyumsuz nefislere doğulmuş çöllerde avare gibi dolaşırlar çünkü gördükleri pembe dünyaları ise çöldeki serap gibidir insanlık geçmişleri bilmek sizin ayrıştırırlar şimdiki yaşamını çölü yeşil vadi gibi görürler gösterirler..

Yeşil vadiyi çöl yapanlar geçmişleridir ayrışan iki yolda akıl kavramları sıfırlanmış kararsız kalmış dünya malı kaybetme korkusu yaşarken kaybetmeme korkusunu yenmek için uğraşanlar her türlü sapık saptırma yolunu tercih ederken hala akıl karışık oluşu ile kısa yola başvurur tarif yol gösterenleri dinler kamuflaja burunmuş iblis yoluna girer “yaşam hayatını sorgulamayan akıl ise” yaşamımda hep hata yapıyorum la kalır (ben nerde eksiklik yapıyorum) der yaşam ise insanların çıkardığı kamuları ve kanunları (sorgulamaya) ceza verir insanlığın tek eksik yanı sorgulamadır oda suç sayılır.

Şimdiki yaşam hatalar ise sorgulamadan yapan ilk yanlış adımdır “yaratılış ve ayetler ise der danış istişare et der sabah ola hayır ola der akıl bereketli bol rızık helal olsun der bir bakarsın beklerken şer olur, şer beklerken helal olur, bir yaprak küçüktür deme yumrusu büyük olur, büyük yaprak seçerken yumrusu küçük olur ,gene de küçük deyip atma büyükten güçlü olur ,şükür ve sabır et yeter yeteri kadar olur bunlarda  var olmanın yolu olur.

Selcuk uysal çoban saklı şifa 

ANLAŞILMASI ZOR BİR DÜNYA “İNSANLIĞIN İÇİNDEN” ÇIKAR İDEOLOJİLERLE SAHİP OLMAK

Evet insanlık din ırk kavramı bir birlerine düşüren kışkırtma dini üstün saydıkları  kendilerine göre kutsal sayılan ve yaptıkları hatalarla dolu dizgin giden bir topluluk sadece kışkırtmayla ayakta tutmak isteyen  başka dinleri öteleme çabaları ise ve de bu toplumda başkaları tarafından silah her türlü cinayet örgütlerine verilen destek ise kendilerini ortaya çıkardığı ve toplum insanında korku endişeler yaratarak “Müslümanlığı kötü şekilde empoze ederek” diğer dinler gibi “yaratanın gönderdiği sevgili elçilerin insanlığı yaratan aşkı ve ruh bir arada tutabilmek” ve anlaşılması zor insanlık zoraki insanlık ayrılıkçı mesedlere bölünmüş kendi üstünlük ideoloji fikirleriyle çalkantılı yaşamları sadece ve sadece (nefis çıkar insanlığı hükmetmek  ve de bunları destekleyen hiçbir dine ilgisi olmayan azınlık ise (ideolojilere krallık saltanat hatta daha ilerisi halifelik ruhu aşılamak) ve bunlarında daha sonradan kullanarak yok edecek azınlık toplum bu toplumu göremeyecek kadar kör gözleri bağlanmış dünya yaratılan insanlığın meydanlarda toplanan bu topluluk cahil kandırılmış olmaları..

Hiçbir dinde ölüm yoktur yasaklanmıştır ve bildikleri halde ne yazık ki her iki tarafı kışkırtan bu azınlık meydanlara gelen “kandırılmış hiçbir ideoloji olmayan sadece huzur içinde yaşam amaçlayan şöyle düşünmesi lazımken”

Sadece sahaya atılan (İslam hobi) ama bilselerdi bunlar kendi amaçları kendi topraklarında dışarının destekli İslam ideolojileri dayanışma destekler silah danışmanlık joystick verilerek sadece ve sadece dünyada kaoslar yaratarak kanlı savaşlar ölüm kusan korku salan görümün sağlamak ve perde arkası üstünlük sağlamak (insanlık bunları düşünemeyecek kadar kör sağar dilsizdir ban otu şerbetiyle akılları uyuşturulmuş toplum insanıdır) “akıl şuuru olan insanlık ise sadece bekler yaratanın sonraki hesabını”

İslam’ı hobi (İslam dinine ya da Müslümanlara karşı duyulan nefret, ayrımcılık, düşmanlık ve kin besleme)

Evet “Müslümanlığı kötü empoze etmek Müslümanlığın hiçbir ideolojisi yoktur sadece ve sadece Allah yolunda gitmek bilim illim nimet hikmetlerden yararlanmak ileri doğru adım atarak insanlığı sevmek saymak ondan ki her Müslüman bilir gönderilen dört hak kitaba inanır kutsal sayar ve çocuklarına gönderilen elçilerin isimlerini bile koyar ”

Evet işte şu olmaktaki azınlıklar kışkırtıcı sözlerle destek danışmanlık  ilaç silah daha çok ölüm olmasını sağlayan geçmişte (pardon) denecek kendilerini kutsal sayan ve hiçbir (hobi) yaratılmayan ve her dinde yaşam sürdüren toplum üzerine ölüm kusar ve “müslüman devletine” ve o ülkenin kendi ideoloji fikirlere ters düşen bir toplum üzerine 2 milyona yakın insanlığın ölmesine pardon dense de kimse o kandırılan kanmış toplumun içinden veya kışkırtılan toplum ve o toplumun içinden bile kimse demez ve basında ne de sahaya inmez (ne İslam devletleri nede Hristiyan devletleri ) sadece göz yumarlar( hiçbir dine mensup olmayan azınlık iblisler) insan toplumu kanmış kandırılmış görseller içinde sadece pembe dünyaları var oluşudur (nefis çıkar ) yaşam oyun dünyalarında kaybolmuşlardır..

Ama sahalarda meydanlara çıkıp meydanlardaki masum insanların kafa tasları bir ayak altındadır bu manzarayı hiç görmezler evet yaptıkları Afrika kendi kıtaları ve ezelden gelen yok edicilikleri hiç görmezler ve olan biteni hiç görmemezliğe gelecek yıllarda sadece aaaa pardon bu şu böyle miydi deyip önce islam altında ideolojiler altında kanan kanmışlara ve yok edici kamuflaja burunmuş işbirlikçileri silah fabrikaları olmadığı halde en modern silahları ellerine tutuşturan kendi önce sahalarda ölüm kusturan ve daha sonra kendilerinin yetiştirdikleri artık kendi halkına bile saldırtıp geçmiş masum insanları bile yok ettiren “EYLÜL” ayı gibi.

Ve geçmiş te o ülkeye saldırtan ve başka güçlü ülkeyi geri püskürten ve ülke içinde daha sonra gedikler açarak o ülkeye terör destekleri verip sonradan da yok eden ve yıllar sonra tekrar O ÜLKEDEN çekilen gelecekte yıllarda orada bir ÇAPAN OĞLU kokmakta

VE önceden karmaşık karmakarışık gözüken kör düğüm daha önceden ve sonra o ülkeyi sömürecek ve et raflardaki ülkelere saldırtan saldırtılacak daha sonradan tekrar veren kişiler (çok ileri gittiler sözleri (İslam hobi) kışkırtmalar) şimdiki yıllarda başlatılarak yeni savaş virüsleri gelecek yıllarda yeni sahalar açarak etraf ülkeleri savaşlara sokarak tekrar diğer ülkelere (güçlü ülkenin eli girecek ve masum insanları yok edecekler)

Şimdi sorun kendinize meydanlarınızdaki heykellere bir sorun (ayak altında kafatasları ) altında ve ölen masum insanlara timsah gözyaşı dökerek nasıl bir (İslam’ı hobi ) izlemektesiniz önce bir sorgulayın kendinizi kendi halkından ve (azınlık iblislerden) ne kadar güvenlisiniz..

Sorgulama “yaratılan akıl ne sucu” var nefis beden içindeki bozuk yapılaşma şan şöhret için gözleri bağlanmış elleri kelepçelenmiş “beyin bam otu şerbeti tatula otuyla tütsülenmiş” göremeyen görmeyen gözlerin kin nefrete burunmuş (hala evrim geçirmiş inanan) ve o yolda gidenler evrimleşmemiş önceki halleri iblis olmasın..  

sırlar kitabin dan  savaş virüsleri  bölümden eski ve yeni yazılım ekler ve kısa alıntılar

Selçuk uysal çoban saklı şifa

VİCDANIM ALMIYOR SİZCE NERDE KULLANILIR

Bir baba ailesi için kol kanat germiş  ve dışarıdan gelecek tüm zorlukları yenerek yaşama devam etmekte insanlığın töre kültür ata görmüş insanlığın % 95 i kol kanatlıdır % 5 şi ise sadece nefsi için ve kendi için yaşamına devam eder..

Bir baba günlük ve aile gelecek için insanlığın çıkarı için yaptıkları zalim zülüm ve hiçbir şekilde toplumu düşünmeyen vicdansızlara ve yaşamlarına hayatlarına karşı göğsünü siper etmiş bir baba ve hak adaletle mazlumları da korumak için vicdanlı baba vicdansızlara karşı toplum için vicdanın en derindeki korkusuzluğu çıkararak vicdansızları bir iman yumruğu ile yıkar atar bilir arkasında % 95 lik önce ailesi ve dost akrabaları ve halkın içinde gelecek mazlumları koruyacak zalimleri ezecek vicdansız olanları ezeceğini bilir hiç demez (vicdanım almıyor kelimesini çünkü “o bir baba bir ülkü bir toplum bireyi bir reis bazen babadır bazen bir anne” ) bu bir mahalle bir il ilçe bir il bir ülke işte buradan başalar bir ülke bir toplum ve bayrak..

Bilir bir ezilen kişi günlük yaşamı şart olduğunu bilir kim kimler zalimlik zülüm lük yaptığını elindeki imkân (sadece selam sabahı keser) bilir “etrafındakilere doğru yolu gösterir her dosttum insanın gıdasıyla oynama bundan kazandığın para ile sen ve ailen kurtulmaz” ve ikaz eder sadece elinden gelen bu dur..

Şayet bunları da yapamayan bir birey sadece %5 sadece kısa yola gider bir yandan kasasını doldurur bir yandan ise (vicdanım almıyor) der çünkü (o bir baba değil bir reis değildir) çünkü o yolda işi yok olsa da bene orda bulunmak ister çünkü bir sarhoş tekerlik gibidir..

Çünkü neden diyeceksiniz

Dış dünya tüm oklar bu topluma çevrilmiş yılardan beri gözleri olan bu yaşam topraklar toplumu zor şartlara sokmuş alım güçleri sıfır noktaya düşmüş kendi nefsini kurtarmak için vicdansızlara kapılarak ve bu toplumu yıkmak için % 5 ler alım güçleri sıfıra düşürerek toplum %30 vicdansızlara ve vicdansız yollara koyularak (vicdanım almıyor gölgesinde saklanarak) her türlü gıda oyunlarına girerek temelden çürüyen çürümeye gelen ve insan sağlığıyla oynayarak gıdadan ilaç vicdansızların eline düşürerek hem kendini hem toplumunu temel den yıkmak..

Nerde başlayalım gıdanın oyunlarına

Çoban eski tarihlerde ve satışları özel olan bir üretimci bir kğ kaşar peyniri 13 kilodan bir kğ beyaz peyniri 8 kilodan bir kğ yoğurttu 5 kilodan bir süzmeyi 9 kğ dan ve tam yağlı yarım yağlı ve yağsız olarak üretirken hak ve adaletle yol alır bazen çektiği orta yağlı yağsızdan kremalar ise tereyağı ve kaymakta artı kar ederek işletme giderini aşağı çeker..

Bırakalım bu gün fiyattan yap sakta  8 süt x 3 tl den 24 tl yapar 12 işletme gideri desen 36 tl yapar alt toptancı %50 fiyat bindirse 54 lira yapar.

“Çoban bu işlerden elini ayağını çekmiş bir gün pazardadır bir peynirci tezgah önünde yaşlı kadın kuzum peynir yağlımı tezgahtar yağlı teyze ne kadar olsun yaşlı kadın der yok kuzum yağsız istemiştim ,tezgahtar kıvırır tam yağlı değil hatta hiç yağlı değil der”

Birde piyasaya bakalım Fiyat bir kğ beyaz peynir 55 tl 65 tl 80 tl )

Süt fiyatı 3 tl ,kesilmiş süt 2 tl ,bozulmuş süt fiyatı 1.5 tl ve mesafeye göre de 0.75 alıcısı çok tep çok haydi bakalı bu vicdansızlar topluluğuna  (bir yabancı paraya talep artıkça tl erir ve ,ve ler başlar kısa adı dolar artı )

Çoban bir gün makineye bir motor alır fiyatı 650 tl dır her ne kadar desem de esnafa kısa yolu (dolar artı der) aradan 2 veya 3 ay geçer gene aynı motor için sipariş almaya gider motor olmuş tur 950 eli sorarım dolar ne ,ne kadarki derim 3 ay önce 6.50 idi 100 dolara eşti şimdi ise 7.85 100 dolar eşken şimdi 950 tl desem de daha sonra birisini gönderdim aynı motor için dolar 7.20 motor olmuş 1050 deniz dalga olsa da korkulmaz deniz çalkantılı ise oradan kork vicdanlıyken olmuş vicdansızlar grubu nefis..

Şimdi süte dönelim çalkantı yaratılmak için süt pervanesinin sağa sola döndüğü gibi fırsatlar ülkesi ve ülkeyi bir şekilde şirketler yönetmesine az dememek lazım artık şirketler yönetiyorsa eğer eğer ki vicdan kalmamış vicdansızlar elindedir bir bakalım nasıl oluyor olmakta asıl ise kazan büyüdükçe Fiatlar aynı olmaz daha da aşağı çekilir  vicdanı olmayan fırsatlar ülkesinde ise farklı halkı açlık yoksulluk soya bildikleri kadar soymak ve ele geçirmek..

Nasıl mı insan 3 şeyden korkar aç kalmaktan açıkta kalmaktan ve ölümden işte burada başlar vicdansızların eli ve kolu zincir şirketler kurulur talep çoktur zincir ise fabrika kurmaz çünkü hepsi kendi fabrikası gibi görür bir fabrikaya gider günde kaç ton üretiyorsun fi atin ne der üretici elini avuçlar bu kadar der fiyatı şu der zincir der günlük ürettiğin ve aylık ürettiğin ve de yılık üretimini alacağız ama giderleri düş fiyattan alalım der üretici ise düşünmeden tamam der zincir bir fabrikayla kalmaz böyle 10 fabrika daha zincire katar zincir ise genişler toplumu çeker..

Üretici ise zaman geçtikçe dolar dolar der ve bir kğ beyaz peyniri kaç kilodan çıkarırım hesabına girer artık çürükmürük dinlemez nefis şeytan girmiştir dönen pervane yetmez kazanlarda bile elinde kürek iblis misali şöyle der aklından sütü biraz daha uzaklara gider oda yetmez hiç süt olmadan bir kğ peynir yapılır mı hesabına girer sütün birleşimi neyle başlar olur kimyager var mı (böyle vicdansız )var.. 

Hiç demez yeni bir ek üretim tesisiz düşünmez sattığı peyniri hiç sütten peynir yapabilir miyim kafası hep ordadır insanlık neyine sarmıştır bedeni nefis, zincir ise talep var ve sonu beli amaçları belli bir yoldadır dur diyen olmaz sadece devlet içindeki topluma (sağlık ne diri vermekle meşgulken) devlette aldığı vergilerle devam eder zincirler bölgesel ( hal depolarında kendi hal devletini kurar) 1 ler 2 ler 3 ler kalite arasında hiçbir fark yok olarak çünkü halk fark gözetmez ve çürükmürük tarihi geçmiş geçmemiş alıcı bulur sonrası beden sel yorgunluk top yekûn sağlık der derler kervanına katılır artık sağlık sektörü gel bana gel gel der.

Tabandan tavana uzanan vicdansızlar grubu çoğaldıkça çoğalır (şirketler mi devlet mi büyük) devlet yerindedir gezen bir yurttur içi ise hükümet ideoloji fikirlerle dolu bir balcık çukurudur sadece vicdanım almıyor la dış dünya seni çukurda tutar “yeni doğacak nesil” artık bu dünyada bireydir  “baba ise artık vicdanım almıyor derle kalırsa buralarda ne işim var der” hay haline vay ki vay.. 

Sadece bu mu adamın 3 ineği 2 buza var 2 si geçici süt vermiyor sütçüye her gün 60 kg süt veren adam durmak sızın 60 yerine 70 kg süt vermeye başalar sütçü süt toplayan bir şey demez çünkü ağırda sanki 10 inek parası yem alacağı var süt toplayanda oda bir şekil uydurur top yekûn vicdansızlar grubuna üye olurlar

Şimdi sütten gittik bir domatese bakalım kısa domates dışarıdan hasar görmemesi için ilaç atar( ilaç üstünde yazar 45 gün attıktan sonra toplanır) üretici Dimler mi domates tavan yapmış topla kızım topla hanım tüm aileyi çeker iblis kazanına olur hepsi vicdansızlar gurubu.

Bir de şuna bakalım son kullanma tarihi az kalmış toptancılar ise ara toptancılara ucuz vererek köy kasaba büfe kar marjı farklı satacak ve sata çam diye diye alan katılırlar vicdansızlar grubuna yakında bilin bir gün asitli  içeceklerde gün geçmiş gıdalarda zehirlenmeler olursa eğer ucuzluk pahalılık değil ulaşa bilirliğin de ondan ki önce okumak oku sakta diyeceksin ne yapalım (vicdanım ermiyor la)  kalırsın..

Evet insanlık ve bir reis bir baba vicdansızlara karşı enderindeki korkusuzluğu çıkarır vicdanım ermiyor siler dostu akrabası toplumu halkıyla arkasında dışarıdan ve içeriden gelen vicdansızları yok eder.

İşte böyle kazanan olursun orda olan bir babasın veya reis topluluğuyla hep gelecekte bir olunur "vicdanım almıyor kalkar iman yumruğu vicdansızları siler" 

Devamı var Karda yürüyüp izini belli etmeyenler ve 54 397 sefer sayılı tren bölümüne yazılmışların yazılmamışları yazılarak yenileriyle yazılacak

selcuk uysal çoban saklı şifa  

GEÇMİŞTEN NOTLAR YIL 2017 ARŞİV DOSYASIN DAN NE Mİ DÜŞÜLMÜYORSUN  1 /2..

TARİH 26 08 2017

Kitapların okuyarak anlasalardı, Her kim şer işlemiş ise, şer başından eksik olmayacak.. Her kim hayır işlemiş ise hayır ve bereketli günleri olacak.. Gelen kitapların içinde ,ve son kitapta ,okuyup anlamış olsalardı.. Kitapların içindeki ayetlere gerek kalmayacaktı...

Haram.. İnsan ruhuna ,bedenine kendine ve başkasına zarar veriyorsa ...Helal ..İse kim insan ruhuna kendisine, ve başkasına faydalı sağlık veriyorsa...Hikmet ve nimetlerden fayda görecek..

Terazi hassas karanlık dünyaya geçişinde, aydınlık istiyorsan eğer ,bırakacağın dünyaya yaptıklarına dikkat et.. Okuyup anlamasalar bile...

Kendine batıracağı ve acıyı hissettiği gibi, "Anlaya bilseydi" bir başkasının da acıyı hissettiğini anlardı...

Sevdiğini kaybettiği acıyı hissettiği gibi "Anlaya bilseydi ",bir başkasının sevdiğini kaybettiğini acıyı anlaya bilirdi...

Anlaya bilmek için acıyı hissetmek mi lazım, Hissede bilmek için bir şeyler mi kaybetmek lazım...

İnsanoğlu olduğunu bilseydi Kendini anlaya bilseydi bunlara hiç gerek yoktu...

Bunları bir arada tutsaydı "nefsine hakim olup", maske takmış şeytanları yok edecekti..

Yarını olmayan dünyada ,yarınki zamana geçenler, gene aynı kasnak gibi kasnaklar dönecek.. Kim ,Kime...

Şunu bilin ki her şey akıl içinde yaşamınız yerleştirilmiş ve her şey hatırlatılmış.. Sadece Tevekkül.. Temizlik ,korunmak, size yaşam gücü için verilmiş kalkanlarınızı koruyun koruduğunuz kadar, işte bir gün gelir biz neler yaptık ki dünya ve yaşan alanımız bu oldu dersiniz hep bir şey yapalım derken yanlışlar zincirine girer ve labirentten  kutulanamaz insanlık evet okumaz sorgulamaz bir sonraki güne kendini hazırlamaz.

Çoban oturmuş hesap yapar, hep yanlış çıkar...Emmi ne yaparsın...Hesap yaparım her gün yaptım yanlış çıktı....Bu günkü hesabın nasıl çıktı...Bu gün " Tevekkülle sağlamasını " yaptım ...Eeee...Şimdi doğru çıkar...

Selcuk uysal çoban sakli şifa

Ne düşünüyorsun 1..

Tarih 25 08 2017

Sağlık varsa para yok misali...Her gün yıldızlar kayıyor.. İnsanoğlu maske takmış şeytanlardan geçilmiyor.. Yardımcı ne ,ne kadar olacaksın...Bilselerdi Tevekkülü bilirlerdi "helali ve şükür ü" .kurtulurlardı ebediyi cehennemden...Sen kaç kişiye şifa verecek.. Hiç...ben kaç kişiye şifa verecek ..hiç..

Hap yap kara kazan misali ,maskeler takılacak, oyunlar tekrar oynanacak sonradan pardon la geçilecek...Bilselerdi yarını olmayan dünyada işlerini bırakmazlardı yarına, bu günden tevekkül etselerdi ,bir bardak suya, bir güzel söze ,bir hatır sormaya ,bilirlerdi ,yarınlara şifalı günler olacağını.. Yarına bak kim yalanı bırakacak...HER KES BEN BEN BEN.. Benlikten öte gidilmeyecek.. 

Evet sıra ile hastalık virüsler ortaya çıkarak çıkartılarak daha sonra arabanıza yakıt aldığınız enerji gibi vücuttaki kanı devam ettiren bölüm ise artık her türlü dışarıdan gelecek tüm virüslerle önce alerji sonradan şiddetli kaşıntılar yüz şişmeleri beden sağlam ise yola zayıf ise yetmezlik işte insan ,insan olma ne nerede bir sor gelecekte..
Ya sonra..

.                                       selcuk uysal çoban sakli şifa 

DÜNYANIN İKİLİ PARA KAYNAĞI

15 07 2021

Dünya da güçlü olmak için ve gücü yakalamak için baskı zülüm silah gücü ve kendi ülkesinde halkını rahat huzur içinde kalmasını sağlayan karanlık hiç aydınlığı görmemiş ve gücünü kaybetmemek içinde ilaç silah kışkırtıcı dünya insanının yerle bir edecek lobiler ve aynı eş değerde dünya şirketler kanlı parayı tek elde tutmak için karşılığı olmadığı halde para basan ve bu parayı güçlü kalabilmek için diğer ülkelere parasını talep etmesini mecbur kılar..

İşte iş burada başlar trilyonlarca karşılığı olmayan para ise talepler doğrusunda al sat ve kısa adı borsayı şirketler tarafından da mecbur kılındığından mecbur bırakılan paralar zirve yapar aslına bakacak olursak dünya ithal ihracat grafikte aşağılara inmekteyken dünyanın diğer taraflarında kana susamış krallık çıkar nefise dünya malına boyun eğmiş esir esaret içinde yaşayanlar ve buranın halkını hep zora sokan açlık sefalet hiç bitmeyen kışkırtmalar tetiklendikçe karşılığı olmayan paralar bu ülkelerde zirve yaparak zaman olmayan daha yazılmamış günleri kazanmak için gündem oluşturarak hasta adamları ayakta tutmamaya çalışan aracı bankalar ise yeni ,yeni personeller yöneticiler alarak ve şubeler açarak hakkı hakları insanları biraz daha zora sokarak gününde ödeyenleri hiçe sayarak gününde ödemeyenleri tercih edenler ise o ülkeyi biraz daha balçık çukuruna çek..

Bu düzeni halk görmez sadece borcu borç olarak ödeyerek gün ve zamanları kapar ama alacaklı bankalar ve şirketler son hızla talebi artırarak kâğıt üzerinde grafikleri yukarı çekerek batan bankaları ve şirketleri bu düzeni hazırlayan küresel zenginlerin her ülkede trilyon alacakları bir yandan yükselen ve zirve yapan şirket gruplar ise günü salam tutmak için her yolu dener sadece ve sadece dünya insanı elindeki paraları bankalardan  çekmesi  ve harcamaması bu şirketlerin 30 60 90 günde dünya ekonomisi  batış göstermesiyle insan halkının bu güne kadar zor yaşantısı ve tasarruf müsriflik yapmamasıyla ekonomi dengelerin talep etmedikçe her ülke kendi aslı paraları güçlü ülkeleriyle eşleşir ve halkın huzuru yerine geldikçe bu gün ülkelere baskı zülüm yapanların ülkeler ise karşılığı olmayan paraların hesabını veremez iken başka ülkeleri parçalamak isteyen ülkeler artık parçalanmaya başalar..

İşte burada kısa yıllar önce çıkan kripto para bincoing ve blok zincirinde alt tokınlar devreye girmesiyle bu para biriminin sahibi olmayan madencilerin ürettikleri sayısal para birimi ise güçler dengesini korumakta artık bu para devreye girişi ise şirket ve bankaların iş yapamaz hale gelişi yanar döner atar tutar arasında kalışları ve dünya ülkelerini baskılarla ülke içinde merkez bankalarına bağlamayışlarını sağlayarak ülke içinde fırsatları fırsata çeviren borsa kuruluşları ise hem devleti hem de halkı zor durumlara sokulmasını sağlamak ve bu yüzden çok para kazanmak isteyen bir an önce zengin olmak hayali kuranlar bu fırsatçıların eline düşerek bu sistemi kötü imaj ederek gelecek bu düzeni insanlardan uzak tutmak.

Uzak tutularak sanal klipto paralar talep olmayınca maliyeti artan madenciler ise sistemi durdurmak zorunda kalarak ve de güçlü olmayan makineleri başka yollara iterek fazla enerji tüketiyor olmaları ve düşünür düşünürler ise enerji az çok fazla kazan makineler üretmek için ve maliyeti aşağı çekmekte olan makineler hızla gelmekte..

Evet neden kripto eşit ülke dirimi zalim zülüm ülkeler yerine herkese eşit hak payı diğer düzende ise bankalardan bir an çekilen paralar ve tasarruflar dünya kaosuna yol açmak ve de açmamak için ,için bu kripto sanal para dünyadaki dengeyi korur ve artık insanlığı yok etmemek için gözler evrene dikilir araştırma geliştirme..

Deriz “Allahtan ecel kader” der ama yapılan yapılacak hataları görmeyiz kim bilir daha önceden “aktif yanar dağlar “şimdi insanlık yaşam yılarında sönmüş ama an ve anlar yazılmayan yılarda neden “faaliyet göstermesin” bunlara hazır misiniz.

Bugün var yarını bilmeyen insanlık ise evrende yok denecek kadar toz yerine bir samanyolu kadar ise hala bu dünyada insanlık büyüteçle kendini göstermekte bir gün yanlışlıkla karanlık dünyasında büyük gösterirken “bir ışık nur aydınlıkta” ise bu evrimleşmemişler yanacağını bildiği halde insanlığı yormakta..

Herkese eşit düşen güneş bu gün ve gün içinde “nefis çıkar” için kendi kaderini çizerken başkaları ecel kader der..

Yaratan eşit vermiş sevgi ile yaşayın diye.. Bak sene ay yıl geçmekte beden ise yaşlanmakta kim kimler nerede gör görebildiysen. 

Evet her şeyin bitişi olduğu gibi yeni bir başlangıcın adımıdır yeni başlangıç tekrar bitmeyecek anlamına gelmez kararlarlar senin adımınla başlar seni şaşırtan nefis çıkar şan şöhret o yaşadığın gün dikkat edip şükürle muhasebeyi kapadın mi yeter yeter deyip le bırakır helal haram sağlamasını yapmaz isen eğer varsa bir gün sonrasına attığın adıma hep dikkat et orda hep başlangıç çizgisi olacak

Saklı şifa sırlar kitabin dan asrın savaşları ve kanlı paralar dijital dünya birimleri ve eşit yaşam bölümlerinden kısa alıntılar. selcuk uysal çoban saklı şifa

2023 DE

14 07 2021

Dünyada artacak göç yolları kirli oyun tekrar sahnede bir ülkede başka ülkelere giden göçmenler yakalanıyor aynı ülkeye giren göçmenler yakalanamıyor ise o ülkede kirli oyunlar an meselesi olabilir ve bu sebebiyete yol verenler ise geçmiş oyunların tekrarlanmasın sebep taşır ateşle oynamak gibi.

Göçü engellemek çok basitken bazı güçler çıkar menfaat kanlı para ölüm kusan kan emici insan var olup bunlara dur denmiyor zalim züllüme baskı kurulacak yerine aynı ülkeden refah ülkeye göç edenleri kucak açarak karşılıyor ise (zalim züllümle bilerek bilmeyerek bir çalışan elamanlar gibi eş değerdir ) aynı ülkede biri kucak açarken biri itiraz edip muhalefet yapıyor ise oda gelecekte kendine yer hazırlamak gibidir.

Evet derler korkusu yaşayan her ikili oyun bu sefer 3 5 8 oyunlara yol açılır evrensel der demokrasi der göçe mecbur bırakılan ülkelere baskı zülüm ederek göçü daha şiddette yol açar işte “yaşam sadece çok kısa yol” (gerçekler asıl ayırt edilemeyen mazlumların) arasında kaos planlayıcıları kurdukları kandırılmış piyonlar devreye girer.

Hatırlatır sadece çoban

selcuk uysal çoban saklı şifa

SİSTEMLER

Madenciler denetçi olarak yaptıkları işlerin karşılığını alıyor. Bitcoin işlemlerinin meşruiyetini doğrulama çalışmalarını yapıyorlar. Bu kongrenin Bitcoin kullanıcılarını dürüst tutmak için olduğu ve Bitcoin ' in kurucusu Satoshi Nakamoto tarafından hamile kalındı. İşlemleri doğrulayarak, madenciler ′′ çift harcama sorununu ′′ önlemek için yardımcı

YAKINDAN DA YAKIN 17 07 2021

Her şey yenilendi daha güçlü madenciler ve daha hızlı yolda hızlı hiç yıkılmayan yıkılmayacak güçler daha temiz bir ortan yakından da yakın gelecek takip etmeye devam edin . drivemining

saklı net telekomünikasyon saklı şifa ve saklışifa-piriiworld kuruluşudur

17 07 2021 
Tesla CEO ' su Elon Musk Pazar günü, madencilerin makul temiz enerji kullanımı olduğunu onayladığı zaman şirketin bitcoin işlemlerine devam edeceğini söyledi. 

′′ Madenciler tarafından makul (~ % 50) temiz enerji kullanımı pozitif gelecek eğilimine sahip onaylandığında, Tesla bitcoin işlemlerine izin vermeye devam edecek."

selcuk uysal çoban saklı şifa 

15 07 2021  

Her şey güzel olacak ve temiz atmosferle işlemler yola devam edecek yolu uzatanlar ise "cahillik" içinde kurnaz olanlar ve kendi çıkarları için insanlık kazanma yolunda insanlara insan oğluna yaşam atmosferi bırakamayanlar ise kendi (asrın yeni dünyası gücün de) "ihanetlerinde" boğulurlar.. Takip edin Drive Mining

Tesla CEO'su Elon Musk Pazar günü yaptığı açıklamada, şirketin madenciler tarafından makul temiz enerji kullanımı olduğunu onayladıktan sonra bitcoin işlemlerine devam edeceğini söyledi.⠀

Çevresel verilerin dokunulmaz bir defter üzerinde toplanması ve kullanımı manifold fayda sağlamaktadır, bu kirleticilerin çevre yetkilileri veya STK ' lar tarafından güvenilir bir izlenimini sağlar. Ayrıca, Drive-Maden sahiplerinin bu verileri kullanımı olan şirket ve kuruluşlara değiştirmelerini sağlayabilir.

Sistemler yavaş yavaş hareketlenir işte o zaman üzülen yüzler yerini gülen sevine neşeli günler olacak..

Sadece çoban saklınet telekomünikasyon

 

YANAR DÖNER HAL DURUM

ZOR YOLCULUK NEREDEN BAŞLAMAK ARİFE GÜNÜ
13 07 2021 

Evet her şey hazırlanmış zor yolculuğa çıkarken 5 ay öncesi

Kedimiz ilk doğumunu yaptı ve dört adet kedi dünyaya getirdi çok iyi bakarak onları hem doğaya alıştırdı hem de yapması gereken temiz yaşantıları öğrendi   artık birilerinin ayrılma zamanı gelmiş  fedakar anne burada iyi bakılır diye düşüncelerini bilmediğimiz onlarında yaşamlarına bilemediğimiz anne evden yanlarından ayrılır artık kediler kendini kurtaracak şekilde sütten kesilmiş halde hem av hem de bakanlar tarafından mükemmel şekilde doğanın şartlarına göre bakar artık kediler dört aylık olmuş büyümüşlerdir..

Şimdiki zaman arife günü bakıcı çoban artık zor yolculu ha belki son yolculuğuna hazırken beş veya buçuk aylık kediler “gönül yakın mesafe uzak” yere daha güzel bir ortama götürme kararıyken içlerinden “kara panter” çobanla kalmak ister ama nafile onu çok yorar ve ayak bağı olur ve yaşamı çok zorlanır düşünceli olan çoban arkadaşın özel arabası bayramın birinci günü gelecek olan araba beklenirken büyütüp terk eden önce “evi terk eden kedi anne” gelir yavrularını büyütürken hamile kalmış olacak ki özel hazırlanmış kutunun içine girer ve beni de götür dercesine.

Evet o kadar ortalıkta gözükmeyen anne kedi o kadar yer varken kutuya girip beş adet yavru daha yapar  artık çoban bunda da bir hayır vardır der artık hava karaların erken soğuması ile rüzgarın şiddeti artar ve hava akımıyla hayvanlarda tedirginlik başalar düşüncesi gelir akla çobanın.

Bayram birinci günü saat 23 30 araba gelir ikişer şekilde büyümüş yavrular üçü biz hazırız diyen kediler kara panter inat eder ikna ederek oda kutuya girer oradan arkadaş seslenir çoban emmi yeni doğan kediler sen yokken ölürler onlarda gelsin der..

Ha yaşayasın selim kardeş ben söylemeden sen söyledin der ve onlarda annesiyle yola çıkarlar ve kısa bir saat sonra haber gelir arkadaş arkayı kontrol için durmuş ve durumlarına bakmış bir kedinin eksik olduğunu bana iletir ben derim kara kedi orda mı yok eder  mesafeniz kaç kilometrede baktın 25 km de baktım merak etme selim kardeş sen yola devam et o gelir..

Bayramın ikinci günü artık son hazırlıklar başladı son kontroller yapılarak baktım arkamdan miyavlayan kara panter nasıl ağalanmakta dışarıya su yem bırakmış olduğun kaplara bir yamularak doyurur benim gideceğimi anlayan kedi arabaya bir atlar arabaya binme saati 13 00  serinlik çökmesini bekleyen çoban saat 18 00 kadar oturur ve yatar beni de yanında götür veya kardeşlerimin yanına der misali  çoban yavru kediyi huylandırmadan yönü arkadaşının çiftliğidir..

Geçe geç saatlerinde 00 30 da çiftlikteyiz önce inmek istemez bir bakar kardeşleri orada miyav sesine diğerleri de koşar artık kediler kendilerini daha güvenli hissederler ayaklara sürtünürler koşar oynarken yorgun olacaklar ki ve diğer annede yavruları konforlu kutu içinde uyurken kendisi de kutu dışında uyumaktayken çoban 03 00 çiftlikten ayrılır..

Gene çoban ilk çıktığı yere döner ve tekrar kontrol yapar ve gene yola çıkarken selimde bir telefon daha gelir çoban emmi anne kedileri emdirmiyor ve “galiba sütü yok bir içeri bir dışarı çırpınıp durmakta ben ne yapacağım derken” (süt anne ararcasına ) hanim sağlıkçı dezenfekte ederek ellerini bizim finoyu çağırın gelsin der fino biliyormuş gibi yatar onunda yavruları var ve yeni kesilmiş ve finoda daha süt var olduğunu tespit ederek yavruları yanına koyduk ve yavrular arayıp bularak emmeye başladılar biraz fino huylansa da emdikçe rahatlayan fino uyudu ve sana söylemedik şimdi fino gene geldi ağlayan yavruları emzirmekte her dört saatte bir gelip kontrol yaparak emdiriyor anne kedi nerde bilmiyoruz

Selim böyle devam edin anne bazen unutkanlığı var bazen zehir gibi bazen de bir gidiyor bir gün bakmışsın beş gün ama gene gelir dönüp bollaşacağı yer orası yavruları var yavruları olmasaydı benim yere gene gelir 400 km olsa da onlar öyle yetişti ama yavrularını hiç unutmaz önceki yavrularda aynı yaşama alışıklar bazen oldu 2 gün ağladılar anne yok ben bir türlü anlam veremedim selim kardeş yakındır nem dağları aştı karalar erken soğuyor geçici sert yağmur ve fırtınaları bastırmadan  yağmurların önüne geçmen gerek gecikmiş 48 saat farkı kapaman gerek süt anneliğine devam etsin gelişimde hediyesini getiririm sağlıcakla kal .. Tamam çoban emmi..  Saklı şifa sırlar kitabi zor yolculuğa başlangıç eski bölümlerine yeni bir eklenti kısa anlatım bölümünden selcuk uysal çoban saklı şifa 

2018 2019 2021 DEN 2023 E STRES SONSUZA KADAR DEVAM EDER BEDEN NEMİ OLUR SONUNA KADAR OKUYUN

12 07 2021 

Stres (Her şeyi tetikleyen sağlık huzur barışı ne oldu ne olacak)

Beynin duyduğu senin duyamadığın sesler var ki hayal bile edemezsin senin yapamadığın daha öncede yaşamışlığın gibi hisseder ve hatırlayamazsın o neydi der stresli dünyana dönersin..

Dünyayı blöflerle karanlık gölge oyunlarıyla illüzyon gösterirler her sene mazlumları yok ederek ilerlerler bir üstünlük sağladın mı sesi çıkmayanlar şeytanların çığlığını duyarsın bu bunlar bir psikolojik çıkar savaşları asker sürmeden eğitim danışmanlığıyla kardeş kardeşi Müslüman ırkı bir birlerine düşürürler topraklarını ellerinden alırlar .

Krallık başkanlık yönetim kendi çıkarı sadece ailesi ve yanında alkışçılarıyla zenginliği baronluğu kaybolmasın diye halkını devletini düşünmeyen sadece ve sadece nefsi çıkarlarıyla vatan bayrağı dış dünyaya ekonomi oyunlarıyla yok pahasına şikayet eden ve kaos karmaşasıyla olaylar yaratan son kes etrafına bir baksın bilin ki sizlerin düşündüğü gibi değil bu devlette yaşayan insanlık dünyada yaşatılan insanlık bir şeyi anlamazsanız her şeyiniz yok olacak.

Haksız şekilde sadece kaba kuvvet şiddet uyguluyorsa düşünmeden davranış şekli çıkar için akıl ve düşüncesi olmayan kendini haklı gören kendinde akıl şuur varken filtre edecek sabır ve erdemlik yok ise o sadece patlamamış veya yorgun mermi gibidir barutu olup çekideki bulamayan çıkar ve çıkarcılar tarafından bulunduğu ve bulduğu anda sadece ARTIK O bir kaostur.

Gelecek hastalıklar hastalık savaş virüsleri insan elinden çok önce kademeli yapılarak gelecek silah lobisi ilaç lobisi bir kolektif çalışan ikizlerdir kendi aralarında bile 8 li oyunlar vardır..

Biraz da sağlıktan bu sefer anmak

(Gene stresten anlamamak her şeyin başı stres)

Doğa hali sizlere bir iki ilacı yüzünüz çok mu yanmak istersiniz veya çok yandınız sizleri rahatsız ediyorsa en yakın bir asma bulun taze yaprağını iki elin arasında ovalayın sıvısını yana yerlere sürün ve rahatlayın..

Hava değişikliği den dolayı ilk vardığınız yerde bir çorba ve soğanın göbek kısmını yenir ve hasta olmazsınız.. veya et yemeği yediniz keçi eti olabilir lezzetlidir ama alışmayanlar rahatsız edebilir, isal olursunuz hemen kayısı isal eder ama yaprakları bir iki tanesi 15 dakikada kabız yapar yaprağı iyice yıkayın ağzınızda çiğneyin bolca üstüne bir dilim kabuklu limon yenir veya bir nohut kadar limon taşı emilir..

Birde dikkat edin o bölgede tavuk taşlığı para ediyorsa bilin döner veya adana yeniliyorsa maliyet ucuz olsun diye tavuk taşlığı yersiniz.. Adana mı karışık tavuk taşlığı mı sis bilirsiniz tercih sizin..

Eve dönüş yolculuğunuz da lütfen kullandığınız eşyalarınızı tekrar giymeden eve varışlarınızda yıkayın ne neden neler gelecek virüsleri ve tehlikeleri bilemezsiniz.

İnsan insanlık insanoğlu (nefis yolunda) her şeyi göze alır yaşam yaşamı yaşatmayı "yaratılışın yaratanın ilkelerini " bilmez..

Sağlık için Bol bol orman yemişleri yenir.

Evet her şey stres iyiler ve kötüler

Her şey başladığı, yerde biter, bittiği yerde tekrar başlar  “Fazlalıklar ve eksikler”

Resûlullah (s.a.v.), ahir zaman alametleri hakkında buyurdu ki: “Münker (kötü) maruf (iyi) olacak, maruf da münker olacak, haine güvenilecek, güvenilen kimse ihanet edecek, yalan söyleyenler tasdik edilecek ve doğru söyleyenler de yalanlanacaklardır”

Musibetleri bir birlerin akası kesilmez bir sonrası gene gelir gene stres işte burada insanlık üç şeyden korkar aç kalmaktan açıkta kalmaktan ve ölümden gene insanlık üç şey yapar yemek yer tuvalete gider ve uyur insanlık gene de üç şeyi yapmaz erdemlik saygı ve sevgi bunların içleri hep doludur çıkar şan şöhret mantıklı der sonrası mantıksız her şey sil baştan önce kabul edilen sonrada fırsat ,fırsatlar çıkmayınca kabul etmeyen bir gruplara ayrılmış bir insan oğlu kimin doğru kimin yanlış söylediği bir insanların hayalindeki bir dünya  evrendeki toz tanesi kadar gözüken dünya içindeki insanlık elindeki tüm silahlarıyla evrene saldırması (bu gün romanlardaki gibi yel değirmene saldırması gibi )

Evet doğan stresler insanlığı bir şekilde etkiler neler mi  sadece birinden başlayalım..

Bu günlerde D vitamini yüksek çıkan insanoğlunu bir öğreniyor ki ölüm korkusu sarmakta her kes sarılıyor bilgisayara ama D yi düşürecek bir site yok vay ki vay dünya malını kaybederim korkusu sarmakta kalmayıp hala bağışıklığı küvetli olduğu halde bu seferde musibetlerden korku salarak vücudunu tanımadan bir birilerin tavsiyesiyle kollarını süzgece çeviren ineler serumlar ve gene tavsiyeler üzerine dengesiz beslenmeye ,görsellerden ne bulursa depolamaya başlayan ve daha sonraları önceden aldığı D yi D yi düşürmek için her şeyi “dene Allah dene” .

Bir doktor tavsiyesi almadan sanalda yazdıkları korku panik bu seferde sedefe kadar ölüm korkusu korkusuyla yaşamak istemeyen telaş telaşe hastalığı olmadığı halde tetikleyen kan hücreleri ver yansın alerjiye kaşıntı olmadığı halde “şimdi desem ki bit pire “ kaşınmaya başlarsınız bu hal durumunda kan hücreleri tetiklenerek olmadı korku salan yakınlarını kaybeden ben de olancam korkusu salan ve görsellerde albenili bu depolar şu depolar konuşan adamların figüründe ortaya çıkan, önceleri can kurtaran şoförlüğü yapan, kırtasiye ,aktar oyuncakçı akla gelen her iş dalı soyunur bu işe.

“Hani bir işe girerken derler ne iş yaparsın der her işi yaparım” günün fırsatçıları alır sahneyi ve sahneye oyun adı “evet eğitim deriz birisine çağıl birisine keriz deriz geçer bu dünya insanlığı ve ağlayacağımız yerde güler geçer.

Güler ama sonuç (gerçek mesleğini yapanda yapmak isteyip yapamayan geleceğini  düşünerek “ya işinde yada temelli işinden olur” kim bunlar derseniz Hipokrat yemini etmiş sağlıkçılar ) kimse demez en yakına her mahallede olan sağlık merkezlerine gidip danışmaz.

Kısa önce D nedir sorusunu bulması gerekirken ve geriye dönük var oluşa gidebilirse o zamanı akıl şuurla yaşamış olsa insanlık tarihinde gelişte ”mevsimleri ,gece gündüzü gün vakti ve her musibeti bertaraf eden mekanizmayı yaratılışta verdiğini kabullenseydi” var olduğunu kabul etseydi, hastalıkta bağışıklık savunması karşı koyacağını bilseydi ,daha önceleri bedenine (hap hup) içmeseydi ,yaratan verdiği sonradan tüm hastalıkları beden tamir edeceğini ve sadece kendine bedenine zarar vermeden korunmayı bilseydi, her şeyi bilir hastalıkları yenerdi.

Eskiden gelerek yanılma yöntemleriyle tedavi başladı şu bu dehalarca deneyerek iyi olanı kayıt kötü olanı kayıt ederek aslı ise nimet hikmetler şifa içindi “zehir içinde derman saklıydı ,ulaşılması güç yerlerde saklı olan şifa saklı olanı da insanoğlu saklayarak fırsat şifreler akıl şuur açıldı insanlığa hizmet yolu altında yol alırken “sağlık varsa para yok felsefesi geldi” şimdi sor sağlık ne kadar var sadece duyacağınız kadar.

Her şeyin fazlası kadar azıda sağlık getirmezi ve akıl şifreler açıldıkça önce beslenmeyi ,sonradan günün verdiği vakitler insan yanılma bölümleriyle neyin ne zaman vakitte kullanılacağını en iyi bilen kendi bedenin “en iyi doktor kendisi “ kendine güven duymayan hastalık hastası olan gene akıl zararı veren “beden senin”  onu bulmak ise hiç araştırıp okumamak ve çocukken lego oynamayışınız veya ezbere gazetelerde bulmaca çözmeniz  sizleri şartlandıran ortamlarınızı hazırlayan siz akıl içinde boşa geçen zamanları vakit geçirmek için sallanan sandalyeye oturmanızı sağlayan (akıllı akıl fırsatlar zincirine bloklaşan) “etten kemikten robot yapmalarını “ sağlayan senin akıl ve bedenin.

Hiç “beklemeyin mekanik robot dünyası gelecek diye” olursun bir robot otur derler oturursun şunu yapacaksın derler yaptırırlar bu olmazsa hiçbir hizmetten yararlanamazsın derler derler de derler aslı ise kendileri de bilmez çünkü hep si bir dünya küreseline dağlı emperyalizmlerdir.

İster emperyalizm, ister vatan sever ,kimisi de milliyetçi kimileri solcu halkçı  hepsi bir ideoloji fikir le çıkar ortaya ama yıkılmamak için ila birilerini araya koyarak onlar bilir sahaya sürülür daha insan oluşumu keşif edilmemişken ver oradan antibiyotik ver oradan güçlendirici ver de ver “hop oradan lobilere lobiler ne mi savaş ilaç başka yerlerden ülkelerini korumak adına o ülkelerden para alan arkalarındaki lobilerin kolları bir ipe bağlanmış kuklacılar aslı ise onlarda ben, ben diyen grupta olanlar ” paylaş paylaşabildiğin kadar iş burada bitmiyor temeli bozan her ne olduğunu bilmekteyken bilmemek daha keşfedilmemiş beden ne yapsın sadece derki akıl şifresi akıl şuur der akıl..

Şimdi gelelim basit bir yola ne fazla ne eksik beden yormadan yorulmadan işleme eşit mineral vitamin  eksikleri fazlalıkları bu asrın sağlık hikayesi .

Bunların fazlalıkları temizlemek ise 30 günde tedavi 7 günde tedavi ,avura çakra, kaloriler alma verme, beslenme bozukluğu ,insan bedenin 24 saat çalışma vitaminler mineraller ayrı ayrı bölümlerde okumanız kafi (yazmaya kalkarsam “belki  bin belki 3 bin sayfa” attım değil mi yok atmadım okursanız anlarsınız sadece bu bölümler için hepsi çok da çok sayfa çünkü sırlar kitabı ) yok öyle reklam ,reklam üzerine çıkmaz bu sitede.” İşte o zaman ne stres kalır nede ağrı nede sedef sağlık yerine gelir” ya akıldan yok et stresi yada stres yaratacak ortamı terk et ) Dedik ya erdemlik sevgi  her türlü barış insanlık bir türlü anlayamayışlarıdır hastalık oysa öyle sağlığı bulmak kolay ki her şeyi bertaraf etmesini akılla ata bilseydi akıl sağlık hepsi yerinde olacaktı.

65 yaşın hiç ilaç kullanmadan yaşam hikayesi ve 45 senelik yaşam serüveni adım soyadım belli hiçbir yerde sağlık kaydım yoktur 1976 sigortalı vizite alarak hastaneye gittim “iş kaytarmak için” doktor görmeden verdiğim makbuz bölümünden bir kutu as pırın “haydi naaş” devamı var oda uzun..

Bir de EN ÖNEMLİSİ hicri takvime göre her ayın “17 18 19 20 21 tarihlerinde evrenin dengesini yakalamak kafi oruç fazlalıkları atmak mı istiyorsunuz veya almak mi “sadece oku hayatın nasıl yaşam güzelliğini gör stres yok sallanan sandalyede yok kim ne yapmış yanlışlıkları görme yok “insanlığın yok olan insanlığa hizmeti sadece görme var oluşu görmenizi sağlar” işte buda insanlığın özüne gelmektir her şey mevsime göre yaşam nimet hikmetler sofrası oturmaktır..

Hz Ali a.s Şöyle buyurdu insanlığa  " İnsanlarla konuşun insanların akıllarının erebildiği kadar." Her şeyi anlatırken yavaş anlat ki anlaya bilsin

Akıllıyı bize tarif et” dediklerinde Hz Ali  (a s) buyurdu ki topluma  “Akıllı, her şeyi  layık olduğu yere koyandır.” “Cahili de tarif et “dediklerinde ise “Akıllıyı tarif etmekle cahili de tarif ettim” buyurdular

Hz Ali   (a.s)  İnsanlığa buyurdu ki zaman iki türlüdür. Bir gün lehine ,Bir gün de aleyhinedir .Dünya elden ele gezen bir yurttur .Her ne kadar zayıfta olsa ondan senin olanlar sonunda sana ulaşır her ne kadar güçlüde olsan zararına olan şeyleri  kendinden uzaklaştıramazsın..

Hz Ali a.s  Şöyle Buyurdu insanlığa “Dünya kalmak yurdu değil geçiş yurdudur .Orada iki tip insan vardır. Biri özünü  (nefsi  isteklere ) satarak kendisini satarak helak eder ,diğeri  de özünü  (Allah’a ) satarak kendini (azaptan) kurtarmış olur “

“Yaratılıştan ve inanıştan beri gelen toplanarak son kitapta yazan rehberiniz kuran  gelecek musibetleri “gönderilen sevilen kalpleri semaya dönük olan “Hz elçiler tarafından son kitaba aktarılsa da” sizleri yollarınızdan, kardeş kardeşi düşman düşüren her asırda insanlığın dünya malını için beynini sıfırlayan bir avuç toplumdan “başkaları değildir” gözle görünmeyen kamuflaja burunmuş musibetlerden bir birkaç gruba ayrılmış insan beyninde ve bedeninde maddeleşmemiş şaşırtıcı şeytanı fikirler sunan iblis ve zebanilerdir.

saklı şifa sırlar kitabin dan İslam’da ki güzel insanlık için sözler  ,sağlık ,hastalıktan korunma ,akıl oyunları ateşle dans ,illüzyon 2013 ten 2023 savaş virüsleri hastalıklı virüsler ,soğuklar gibi sıcaklarda tehlikelidir stresli yaşam bölümlerinden kısa alıntılar..

selcuk uysal çoban saklı şifa

 

BİR ÜLKE VE BİR BAŞKA ÜLKE 

12 07 2021 

İnsanı yaşatmak Vatan bayrak için ölmek Gelecek tevekkülle yaşamak

Bu yaratanın ayeti kısa özü Fetih süresi

Yürümek silahsız ve çok kişi yok olsa da zalim zulüm yapan kişide kalmaz

5 yıl öncesi İki ay önce dünya ülkesinden bir ülkede

Bir ülke dünyada ki nüfusu 12 milyon ise ülkesinden ayrılmayan 5 milyon kişi ise ve karşısında 9 milyon kişi ise ve çoğu bu zulümlere yapmayın desende diyenlerin sesini kesen içerde yemin etmiş iblislerden başkası değil kendi halkını bile çekemeyen bir topluluktan bahsediliyor ise orak çekiç balta sapan kürek ne varsa ölümüne gitmek düşmanı o anda püskürtmektir..

Örneği düşmana karşı elinde hiç silahı olmayan Urfa Maraş Antep o zamanda başka ülkelerden gelen iblislerle dolu zamandı ve karşılarında siyah çarşaflı kadınlar ve onlara isi bile kaçarken takmışlardı kara Fatmalar geliyor canı seven kaçsın diyenler şimdi evrensel demokrasi deyip arkasına saklananlar şimdi şu züllümü hiç görmezden gelirler her yıl çocuk nesil yok edilirse kalan 5 milyondan 10 sene sonra 2 milyon kalır bundan 50 yıl önce ye bakı sizleri bir şekilde nefise doyurup ve ülkenizden kaçarken hele şimdi “her Cuma sonrası” kanla bulanıyorsa artık silahsız yürüme zamanı gelmiştir..

Her keste kan kemik vardır ama içindeki iman ve inanç kendine bağlı olarak bitmeyen tükenmeyen şarjörlerle doludur olmak olmamak gibi ya var yada yok olmak..

Ne kadar vatan bayrak halk ve halkını düşünen kişi ve kişiler ayrım olmadan ölüme gitmek en güzel vatanı bütün etmektir işte o zaman kazanan olursun ..

Karşındaki züllüme zalime sesi çıkmayanlar huzurluyum diyenler gelecek zaman içlerinde yataklarında huzuru bulamazlar .. Çünkü istedikleri dünya toplumunu terör savaşlarına itmek çünkü birileri güçlü  küreseller arkalarına güç vermekteler.

Bri devlet olmaya çalışırken 70 yıldan beri  birileri de 70 yıldan beri ülkesini terk ederek yok olmada yollarında diğerleri dışarıdan güçler alarak birlik beraberlikte yol alırken birileri de uzaktan kendi topraklarını davulun sesiyle hareket halinde ..

Ama gelecek için ikisi de tehlikeli oyunlarında farkında değil hele sesi çıkmayanlar ise onlardan beteri olmaya adaylar..

Bu ilkte olmayacak sonda gelen zamanlar ise karanlıktan daha karalık ülkesini savunmayanlar için

saklı şifa sırlar kitabından sır vermeyen sahada güçlülerle eşit sayılır, yaratan sevgi barış ile yaratılmış olan insanlık karşı iblisle savaşarak yok etmek tüm insanlık toplumuna huzur getirmektir, 15 07 2016 dik duruş gelecekte yok olmadan şimdiden yürümek işte zaman var oluştur , yok öyle öncüler gitsin biz arkada kahve içelim sonra gerekeni yaparız la hiç olmaz, bölümlerinden kısa kısa alıntılar

Selçuk uysal çoban saklı şifa 

İKİ İLERİ BİR GERİ (YILANIN KIVRILMASI )

TARİH YENİ ÇAĞ SAVAŞ VE PARA

Tarih 21 05 2021

Dünyadaki 5 tırıl yon dolarlık sanal dijital para daha fazlası da var hareketi için dünya büyük balıklar ters hamle ile tüm sistemi toplayıp kendi aralarında payları paylaşmak nasıl mı oluyor elektrik masrafı çok oluyor diye ha (keten çok) maç oyun bu değil mi senaryonun başlangıcı madencilerini susturur Asya dan başlayan hamleyle dünyayı sarar üretilmeyen sanal para değer kazanır düşünen ve düşünmeyen kişiler.

Burada yanılgıya uğrar hızla ellerindekini çıkaran küçük balıklar (onların gözüyle) her proje para kazdıranlar sabit tabana oturasıya kadar yılan kıvrılır belki 3 ay belki de 6 ay ufak tefek hareketler olsa da bazı ülkede elektrikler ucuz olduğundan fark eder ta ki sayılır şekilde üretilmeyen dijitaller artık birkaç havuzda toplanmış yılan iyice kıvrılmış kendi aralarında yüksek değerlenen para artık arayış içindeyken ve de her ülkede bu değerle madenciler çalışır hamlesiyle çok düşük paralar birden artışıyla madencilerin çalışmaya başladı durumda artık havuzların boş oluşu ve dolmaya başlayan paralar al sat la ve yılanın kıvrılarak geçmiş topladığı paralarla ve toplayacağı havuzdaki parayı piramidin gözüne gelince (konuşan adamlar konuşarak) tekrar zirve yaptırarak  bir den günlük kullanın parasına çevirmek için bir geçede yılan ok gibi fırlar..

“Şimdi sıra ile kapanan fabrikalar yenin çağın karşılamak için bekler..Yenilenen bloklardaki maden makinaları artık kepçeyle kazarken yeniden revizyon edilmiş olarak akla gelmez kepçelerle kazmaya başlar madenci varsa sisten hep var olacaktır .

Artık kapanan fabrika madencileri tek tek açılır daha güçlü olarak daha modern tasarlanmış olarak”

Şimdiki oturan zaman evet küçük balık tuzağa girmiş hayaller için ağlardan kurtulanlar ise 10 100 100 1000 1000 bir milyon olmuş şekilde reklam basan bilerek çıkartılan sayısallar balıklar reklamları görsellerde çıkarak aldık milyoner olduk (kaz gelecek yerden tavuk esirgenmez ) düşünceler ve de madencilerin sabit tabana oturmuş dijital para elektrik kurtardığından madenciler (sayısal üretmek için yeni yeni güçlü makineler almaya başlar ) zamanlar kısaldıkça üretim yavaş şekilde devam ederek hızla al sat  başlar ta bir da ki sefere kadar gene yeni coşan balıklar kendi döngüsünde dönerde döner..

En tabandan fazla düşürmeden alan elindekini bekler bekleyen “balık tek gezen küçük balık bekler” ve bekledikçe kar eden “balıklar kervanına” katılır..

Bu işin sonu yok ve dünya bunun üzerinde artık “her şey çoktu” (sadece ilaç LOBİLERİ silah LOBİLERİ ülkelerinden kaçıp kimilerinde ülkelerini ve başka ülkeleri kışkırtan ve onları da kışkırtan LOBİLER kaldı) iş sadece para kazanma halleri kaldı ve insanlık satılığa çıkarılmış kedi fare gibi oynayan lobiler ve gittikçe sıfırlanmakta  korku panikleri yeni bir çağ.

Tarih

(30 yıl öncesi ve sonra 2005 yılı Hayalleri gelecek cağın ilk adımı asıl yıl 0000 ay 00 gün 00)

Asıl yıl 0003 sonrası dünya ekonomi çöküşü         2008

Asıl yıl 0006 dünya kaosu kargaşa                         2011

Asıl yıl 0011 ülkeler arası darbeler                          2016

Asıl yıl 0018 ülkeler arası savaş virüsleri                2023

Asıl yıl 0030 Kurmak istedikleri çağın ikinci adımı  2035 yeni bir başlangıç anlamak zor zor yolculuktayız şimdilik pembe dünyada olduğunuzdan farkında değiliz..

saklı şifa sırlar kitabından Drevir Mining hiç masrafı olmayan madencidir ,sanal dijital para ise dünyada sahibi olmayan harcaması ve en kolay masrafsız aracısız bir para birimidir ,savaş virüsler bölümlerinden kısa alıntılar

selcuk uysal çoban saklı şifa 

 Sırası gelen yazlır ve devam eder 
DUYURU MODÜLÜ
ZİYARET İSTATİSLİĞİ
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam37
Toplam Ziyaret1253328
SAAT NERDE NE ZAMAN
HAVA DURUMUNU BİL
ALTIN GÜMÜŞ BAKIR DAN ŞAŞMA
AlışSatış
Dolar18.545918.6202
Euro18.341418.4149